Adet Görememe (Amenore) Tedavisi

Adet Görememe (Amenore) Tedavisi
Adet Görememe (Amenore) Tedavisi

 

Adet fizyolojik bir olaydır. Kadınlarda düzenli olarak rahim iç yüzeyinde oluşan damar ve dokuların kan ile vücuttan atılması olayıdır. Kadınlar dışında bazı yüksek dişi primatlarda da meydana gelmektedir. Doğurganlık sisteminin aktif hale gelmesini sağlayan hormonal bir davranıştır. Üreme ve döllenme için gereklidir. Adet döngüsü, her ay düzenli olarak endometrium tabakasına ait doku parçalarının ve rahimden gelen bir miktar kanın vücuttan atılmasıdır. Üreme sistemi sağlıklı olduğu sürece adet döngüsü gerçekleşir. Adet döneminde gelen kan kesinlikle pis kan değildir. Gebelik için de gerekli ortamı sağlayan rahim, vücudun steril bir parçasıdır. Bu da burada oluşan kanın pis olma ihtimalini ortadan kaldırır. İlk olarak ergenlik döneminde başlayan adet, sağlıklı bir bireyde menopoz dönemine kadar düzenli aralıklar ile görülmeye devam eder. Adetin zamanından erken ya da geç olması adet döngüsünü olumsuz etkileyerek adet düzensizliğinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu durumun yaşanmasında birden fazla etken rol alabilir.

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Mehmet Akif Sargın

Adet Görememe (Amenore) Tedavisi Hakkında

Adet, üreme dönemine giren kadınlarda 21 – 35 gün aralıkları ile düzenli olarak meydana gelen bir döngüdür. Bireyin ilk adetin sonra yaklaşık on iki ile on sekiz ay boyunca düzensizlikler devam edebilir. Bu olayda sağlık açısından sorun yaratacak bir durum yoktur. Adet düzensizliğinin normal olduğu bir diğer durum ise menopoz dönemidir. Menopoz döneminde de gecikmeler meydana gelebilir. Üreme döneminde olan sağlıklı bir kadının 5 -7 gün aralığında ortalama 28 günde bir regl olması gerekir.

Eğer adet döngüsü otuz altı gün ve daha uzun ise seyrek adet dönemi yaşanıyordur. Adet döngüsü yirmi bir günden kısa ise sık adet döneminden söz edilir. Vücudun bir ya da birden fazla bölgesinde meydana gelen sorunlar adet döngüsünün bozulmasına yol açabilir. Adet görememe durumunda öncelikle hastanın sağlıklı dönemindeki adet döngüsü hakkında bilgiler alınır. Kişilerin ilk adetten itibaren adet görme günlerini, sıklığını ve kanama miktarını kontrol etmeleri, hatta tarihleri not almaları istenir. Bunlar hastalığın fark edilmesi, tanı ve tedavi aşamasında büyük katkı sağlayacak ayrıntılardır.

Adet Görememe Nedir?

Adet görememe diğer bir deyişle amenore, kadınların normal adet döngüsü zamanında adet kanamasının olmaması durumuna denir. Adet kanamaları arasında zamansal farklar oluşur. Bu nedenle otuz günde bir gerçekleşmez. Adet döngüsü ortalama yirmi sekiz gündür. Birçok faktöre bağlı olarak adet görememe ortaya çıkabilir. Yaş etkeni adet görememede bazı farklılıklar yaratır. 20 – 45 yaş aralığında yani üreme çağında olan kadınlarda adet görememe durumu genellikle hamilelikten kaynaklanmaktadır. Bu nedenle hamile olma ihtimali olan kadınlarda adet görememe durumunda öncelikle hamilelik testi yapmaları istenir. Bazı kişilerde tüm testler yapılmasına rağmen adet görmesine engel olacak bir durum bulunamayabilir. Böyle zamanlarda hastanın psikolojik etkenlerden dolayı adet görememiş olabileceği ihtimali göz önüne alınır. Psikolojik nedenler dışında ani kilo değişimi, yoğun egzersiz, yaşanan travma ve mevsim değişimi gibi olaylar da adet görememe üzerinde etkilidir.

Primer Amenore

Primer amenore, ilk adet dönemi gelen bir kadının adet görmemesi durumuna denilir. Adet döneminin ilk başlama yaşı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Ancak on sekiz yaşına gelmiş ve hala adet başlamamış ise primer amenore olarak adlandırılır. Primer amenore yol açan başlıca iki neden vardır. İlki genetik faktördür. İkincisi ise hormonal sorunlar yaşanmasıdır. Bu sorunun yaşandığı bazı kişilerde koku alamama durumu da görülmektedir. Hastalığın çıkış nedeni ve yaş durumu farklılık gösterebileceği için tedavi süreci kişiye özeldir. Koku alamama durumu hormonal ise hormon tedavisi ile kişi normal düzeye ulaştırılabilir.

Sekonder Amenore

Sekonder amenore, kişilerin adet döngüsü bir düzen içerisinde olurken adet görememe sorununun başlamasına verilen addır. Sekonderin başlıca nedeni gebelik döneminin başlamış olmasıdır. Sıkça ortaya çıkan diğer bir neden ise menopoz dönemine girmiş olmasıdır. Menopoz döneminin başlangıcı çok erken yaşlarda da gerçekleşebilir. Kadınların aile hikayesini öğrenmesi bu nedenle önemlidir. Eğer aile bireylerinde erken menopoz karşılaşılan bir durum ise kadınların gelecek için yumurtalarını dondurtması önerilir. Sekonder amenore durumunun görülmesine neden olabilen hastalıklar arasında tiroit, yumurtalıkta meydana gelen kist ve tümör de yer almaktadır. Yumurtalıkta meydana gelen kist ve tümör için cerrahi müdahaleye başvurulur. Diğer durumlar için hormonal tedavi uygulanır. Ancak hastanın yaşı ve hastalığın derecesine göre uygulanacak tedavi yöntemi değişir.

Fizyolojik Amenore

Fizyolojik amenorede kesin bir bulgu olmayıp hastalığın nedeni fizyolojik bulgulara bağlı olmasıdır. Ergenlik öncesi dönemde ortaya çıkan adet görememe durumunun nedenleri arasındadır. İlk adet normal bir döngüde gerçekleşmesine rağmen sonrasında bir yıl boyunca olmaması da fizyolojik nedenlere bağlı olabilir. Hamilelik döneminde ve emzirme döneminde adetin kesilmesi fizyolojik amenore grubuna dahil edilir. Kadınların belli bir yaştan sonra menopoz dönemine girmesiyle adet döngüsünün sonlanması fizyolojiktir.

Yalancı Amenore

Yumurtalıkta ve rahimde bir herhangi bir sorun olmayıp, bütün döngünün gerçekleşmesine rağmen vücuttan atılması gereken kan ve dokuların bir tıkanıklık nedeni ile vücuttan atılamaması durumuna yalancı amenore denilmektedir. Hastalığın tıp dilindeki adı ise kriptomenoredir. Kişiler hastalığın belirtilerini gözlemledikten sonra farklı hastalıklara yol açmadan bir uzmana başvurulması gerekir.

Hipotalamik Amenore

Hipotalamik amenore vücutta meydana gelen ani değişimler sonrasında adet görememe halidir. Düzensiz beslenme sonucu aşırı kilo kaybı yaşamak adet döngüsünün bozulmasına neden olabilir. Ani duygusal değişimlerin yaşanan ya da yoğun stres altında kalınan dönemlerde adet görememe hipotalamik amenore grubuna dahil edilir. Vücudun fazla egzersiz ile zorlandığı dönemlerde de ortaya çıkar. Bazı kişilerde yaşanan şiddetli hastalıkların hipotalamik amenoreye de yol açtığı gözlemlenmiştir.

Adet Görememe (Amenore) Nedenleri Nelerdir?

Adet görememenin başlıca nedeni kadının gebelik, emzirme ya da menopoz döneminde olmasıdır. Antidepresan ilaçları, doğum kontrol hapları ve alerji ilaçları da adet döngüsünü bozarak uzun süre adet görememeye neden olabilmektedir. Vücuttaki hızlı kilo alımı ya da aşırı zayıflama adet görememenin nedenleri arasındadır. Kilo alımı ve zayıflama için düzenli beslenme ve egzersiz tercih edilmelidir. Ancak çok sıkı egzersizlerin de adet görememeye yol açtığı tespit edilmiştir. Genetik faktörler diğer bir adet görememe faktörüdür. Bu nedenle adet görememe halinde aile hikayesi hakkında bilgi alınır. Bazı kişilerde adet görememe yumurtalık ve rahimdeki sorunlardan kaynaklanır. Yumurtanın serbest kalmaması yani anovülasyon adet görememeye neden olur. Asherman sendromu ise rahim içindeki yapışıklıklardır. Adet döngüsünün gerçekleşmesine engel olur.

Primer Amenore Nedenleri

İlk adetin on altı yaşına kadar gerçekleşmemesi haline verilen addır. Bu durum anne karnında dişilik organının gelişmemesinden kaynaklanabilir. Hipotalamus, hipofiz, yumurtalık yetmezliği, yumurtalıkların kusurlu gelişimi (gonadal disgenezi) primer amenorenin nedenleri arasındadır. Steroit yapılı östrojen ve androjen gibi hormonlarda meydana gelen bozukluklar adet döngüsünü yıkabilir. Primer amenore neden olan diğer durumlar; kızlık zarında yeterli açıklığın olmaması, galaktozun kanda biriktirdiği kalıtsal bozukluk, vajinanın doğuştan gelişmemiş olması, rahim ağzının ya da rahmin gelişmemiş olması, cushing ve kallmann sendromu olarak sıralanabilir. Hastalığa yol açan nedenler farklı tedavi yolları ile ortadan kaldırılmaktadır.

Sekonder Amenore Nedenleri

Skendor amenorenin başlıca ortaya çıkış nedeni gebeliktir. Gebelik süreci yumurtalığın çatlayıp içinde bulunduğu folikülün östrojen hormonu salgılaması ile rahim içi duvarı endometrium olası gebelik için kalınlaşması ve rahme doğru ilerleyen yumurtanın sperm ile karşılaşması sonrası tamamlanır. Bu durum gerçekleştiği andan itibaren adet kanaması görülmez. Emzirme döneminde de aynı durum devam eder. Menopoz döneminin başlangıcı kadından kadına farklılık gösterir. Ancak adet kanamasının kesilme tipi hepsinde sekonder amenore olarak adlandırılır. Hipofiz bezi tümörü, tiroid bezi, tıbbi tedaviler, kemoterapi, radyoterapi, antipsikotik ilaçlı tedaviler adet döngüsünü olumsuz etkileyebilir. Östrojen ve testosteron hormonlarındaki dengesizlik de adet görememe nedenleri arasındadır. Aşırı kilo ya da zayıflık, beslenme bozukluğu, stres ve depresyon dönemleri sonrasında oluşan adet görememe de sekonder tipi amenoredir. Sheehan sendromu, hiperprolaktinemi, empty sella sendromu, hipotiroidizm, hipertiroidizm, cushing sendromu, diyabet, siroz sekonder tip adet görememe hastalığına yol açan faktörlerdir.

Adet Görememe (Amenore) Belirtileri Nelerdir?

Adet görememenin (amenore) başlıca belirtisi adet döngüsünde vaktin gelmiş olmasına rağmen adet olmamaktır. Kadınların emzirme döneminde olmamasına rağmen memeden süt boşalır ise amenore belirtisi olarak kabul edilir. Bir anda başlayan saç dökülmeleri adet görememenin diğer bir belirtisidir. Ani baş ağrıları, akne ve aşırı kıllanma adet göremeyen kadınlarda sıkça ortaya çıkan durumlardır. Adet döngüsünün bozulduğu dönemlerde pelvik ağrısı dayanılmayacak seviyeye ulaşabilir. Amenorenin başlaması ile kadınlarda aşırı kilo alımı ya da kaybı başlayabilir. Bütün bu belirtiler ve amenore altta yatan başka bir hastalığın işareti olarak meydana gelebilir.

Adet Görememe (Amenore) Tedavisi Tedavi Türleri

Adet görememe tedavisine başlamadan önce nedenini belirlemek yani doğru tanıyı koymak çok önemlidir. Adet görememe farklı nedenler ile ortaya çıkabilir. İlk adet döneminin vakti gelmesine rağmen gerçekleşmemiş olabilir. Adet döngüsü düzenli bir şekilde devam ederken birden adet görememe durumu başlayabilir. Hastalık farklı belirtileri de beraberinde getirebilir. Kişinin adet görebilmesi için çalışan sistem sayesinde salgılanan hormonlar beyinde yaşanan bir sıkıntı sonrası salgılanmaz ise hastanın psikolojik durumu incelenir. Rahimle ilgili bir sorun yaşandığı tespit edilmiş ise buna yönelik bir tedaviye başlanır. Sorun yumurtalıktan kaynaklanıyor ya da menopoz dönemi başlangıcı ise bunların tedavisi mümkün değildir. Kadın üreme dönemindeyse ve böyle bir ihtimal var ise gebelikten şüphelenilir.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi ile hormonal denge ve yumurtlama fonksiyonları düzenlenmeye çalışılır. Adet döngüsünün gerçekleşmesini sağlayan sistemi düzenlemek için dopamin agonistleri ile tedavi uygulanır. Eğer erken yumurtalık yetmezliği var ise hormon replasman tedavisine başlanır. Gebelik ihtimaline bağlı olarak adet döngüsünde aksama meydana gelecek ise oral kontraseptiflere başvurulur. Doğum kontrol yöntemleri ve gonadotropin ilaçları adet görememe sorunu yaşayan kadınlara uygulanan diğer ilaç tedavileridir. İlaç tedavileri kişiye özel olarak hazırlanır. Hastanın yaşı, hastalığın başlama nedeni ve daha önce uygulanan tedavi yöntemleri izlenecek olan yöntemin belirlenmesinde önemli faktörlerdir. Kontroller sırasında başlanan ilaç tedavisi bırakılmasına ve yeni bir ilaç tedavisinin uygulanmasına karar verilebilir. Böyle bir yol izlenmesinde hastalığın ilaçlara cevap vermemesi ya da vücut direncinin ilaca uygun olmaması etkili olabilir.

Cerrahi Müdahale

Cerrahi müdahaleler genellikle ilaç ile tedavisi mümkün olmayan adet görememe nedenleri için seçilen bir yöntemdir. Ameliyat ve radyasyon tedavisine başvurulmasını gerektiren hastalık sebepleri hipofiz ve hipotalamik tümörleridir. Rahimde yaşanan sorunlar için de cerrahi yönteme başvurulabilir. Rahim yapışıklığı bunlardan biridir. Tedavisi için hasarlı dokunun tamamen temizlenmesi gerekir. Adet döngüsünün bozulmasına ya da hiç başlamamasına neden olan durumlar genetik veya anatomik anormalliklerden ortaya çıkabilir. Cerrahi yöntem ile tedavisi sağlanabilir. Önemli olan kadınların adet tarihlerini düzenli olarak takip etmesidir. Adet sürekli gözlemlemeli ve bir değişiklik yaşandığında ihmal edilmeden doktora başvurmalıdır.

Radyoterapi

Radyoterapi bir ışın tedavisidir. Kanser hastalığının iyonize radyasyon aracılığı ile tedavi edilmesi olayıdır. Kanserli hücreleri öldürür ve bölünüp çoğalmasına izin vermez. Kanser hücreleri normal hücrelere göre çok daha hızlı büyür ve çoğalır. Bu nedenle mücadele için radyoterapiye ihtiyaç duyulur. Seans süresi günlük on beş ile yirmi dakika aralığında olmaktadır. Hastanın sadece o anda iyi olması için değil hastalığı atlattıktan sonra yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle sadece kanserli hücreyi hedef alan ve sağlıklı hücrelere dokunmayan bir yol izlenir. Birçok kanser türü için uygulanabilen bir yöntemdir. Bazı hastalıklarda cerrahi sonrası tercih edilebilmektedir. Uygulamada iki yöntemi vardır. İlki dıştan (eksternal) diğeri ise içeriden (internal) uygulama yöntemdir. Radyoterapi seansları sonrası hasta radyasyon yaymaz. Bu konuda hastanın ve çevresinin endişe duymasını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Işınlar sadece uygulanan bölgelerde etkilidir. Tedavi ile yan etkiler ortaya çıkabilir. Ancak bunlar hastalık atlatıldıktan sonra ortadan kalkacak türden sorunlardır.

Adet Görememe (Amenore) Tedavisi Tedavi Öncesi

Adet döngüsünde yıl içerisinde 1 ya da 2 defa düzensizlik ortaya çıkması normal karşılanmaktadır. Adet döngüsü düzeni kadından kadına farklılık gösterebilmektedir. Ancak belirli bir kriter aralığı mevcuttur. Adet döngüsü süresinin yani iki adet arasındaki zaman farkının 21 günden az 35 günden daha fazla olmaması gerekir. 22 günde bir adet olunması ne kadar normal ise 34 günde bir adet olmak da o kadar normaldir. Adetin süresi de tedavi gerekliliği değerlendirmesinde önemlidir. Adet süresinin iki günden az olması ya da yedi günden uzun sürmesi bir sorunun işareti olabilir. Bu durumda bir doktora başvurulması gerekir. Adet başlangıcı on dört yaşına kadar olmayabilir. Normal bir durumdur. Ancak meme büyümesi ve kıllanma başlamış ve yaş on altıya gelmiş ise mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Fizik Muayene

Tanının iyi konulabilmesi için fizik tedavi önemlidir. Hastaya normal zamanda iki adet arasındaki zaman farkı, adetin kaç gün sürdüğü gibi sorular yöneltilir. Ailesinde adet görememe sorunu yaşayan biri olup olmadığı sorulur. Kullandığı ilaçlar sorulur. Menopoz başlangıcı olabileceği için yaş bilgileri alınır. Sonrasında hasta fizik ve jinekolojik muayene için özel bölüme alınır. İnceleme sonrası ultrason ve histeroskopi ile rahim detaylı bir şekilde incelenir. Eğer doktor hastasında rahim ağzı kanseri olabileceğinden şüphelenirse smear testi yapmasını isteyebilir. Smear testi ve biyopsi kanser şüphesini ortadan kaldırmak için gereklidir. Kadınların adet döngüsü, süresi ve miktarı konusunda farkında olmaları tedavi sürecini kolaylaştıracaktır.

Tetkikler

Doktorunuz fizik ve jinekolojik muayene yeterli görmezse birtakım tetkiklere başvurabilir. Öncelikle hastaya ultrason ve histeroskopi yapılır. Böylelikle rahim içi ile ilgili bilgilere ulaşılabilir. Sonrasında rahim ağzı kanseri şüphesini yok etmek için smear testi yapılır. Gerekli görülürse biyopsiye de başvurulabilir. Yumurtlama sorunu olduğu düşünülüyor ise serum progesteron testi için hasta yönlendirilir. Ayrıntılı laboratuvar testleri ile yapılan tetkikler desteklenir. Hastada adenomyozis olabileceğinden şüpheleniliyorsa MR ile detaylı bir inceleme sağlanır. Sorunun kandaki pıhtılaşmadan olabileceği ihtimaline karşın testler yapılır. Radyolojik tetkikler ve laboratuvar testlerinin sonuçları doktora ulaştıktan sonra hasta ile birlikte bir değerlendirme yapılır. İzlenecek uygun tedavi yoluna karar verilir. Hastaya bu süreçte dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verilir.

Adet Görememe (Amenore) Tedavisi Tedavi Sonrası

Adet görememe (amenore) tedavisi ilaç ya da cerrahi yöntem ile yapılabilmektedir. Hastaların tedavi sürecinde ve sonrasında dikkat etmesi gereken durumlar mevcuttur. Bunlar hastalığın hızla atlatılması ve tekrarlamaması için önemlidir. Adet düzensizliğin başlıca nedenleri arasında yaşanan stres, yeme düzeninin kaybolması gibi durumlar vardır. Adet sistemi ruh hali değişiminden ilk etkilenenler arasında yer alır. Gerginlik ve üzüntüden uzaklaşmak hastaların sağlıkları eskisi gibi olduktan sonra uzak durması gereken şeylerdir.

Hormon Seviyelerinin Takibi

Östrojen, androjen ve progesteron gibi steroit yapılı hormonlarda oluşan bozuklukların tedavisinden sonra hastaların düzenli kontrole gelmesi istenir. Bu kontrollerde hormon dengesinin aynı şekilde devam edip etmediğine bakılır. Hormon dengesizliği adet miktarını, vücuttaki kıllanmayı ve gelişimi olumsuz etkileyebilir. Günümüzde hastalar testleri kısa sürede yaptırabilir ve sonuçlarına hızla ulaşabilir. Bu nedenle kontroller ihmal edilmemeli, gün içerisinde kısa bir zaman ayırarak testler yaptırılmalıdır. Hormonlardaki ani değişimler başka hastalıkların belirtisi olabilir.

Stresten Uzaklaşma

Stres hormonal dengeyi tamamen bozan bir faktör haline gelebilmektedir. Tedavi sonrasında yaşam kalitesini artırıp stresten uzak durmak için çabalamanız gerekmektedir. Bireysel olarak baş edilemeyen bir sorun haline geldiyse ve kontroller sırasında hormonal dengesizliklere yol açtığı fark ediliyorsa doktorunuz bir uzmandan yardım almanız için sizi yönlendirebilir. Bir danışman yardımıyla gündelik hayatta ve iş hayatında stres yaşamanıza neden olan durumları değerlendirip üstesinden gelebilirsiniz. Kadın doğum uzmanı ile psikoloğunuzun birlikte yürüteceği bir çalışma ile adet döngüsünde standart bir seviyeye ulaşmanız sağlanır.

Kilo Kontrolü

Kişilerin genellikle öz saygısını yitirmesi sonrası kilo kaygısı yaşadığı gözlemlenen bir durumdur. Çok hızlı bir sürede aşırı kilo vermek vücutta birçok yan etkiye yol açabilmektedir. Bu yan etkiler arasında ciddi sorunlara yol açabileceklerden biri de adet görememe (amenore) hastalığıdır. Beyinde ilk uyarıyı oluşturan bölgede aşırı kilo verme sonrası etkilenip adet sisteminin çalışmasında da sorunlara neden olur. Aşırı kilo alımı da aynı şekilde vücut dengesini bozarak hastalığın ortaya çıkmasına yol açabilir. Kilo takıntı haline gelmemelidir. Kilo alırken de verirken de bir uzmana başvurulmalı ve düzenli spor, sağlıklı beslenme ile süreç devam ettirilmelidir.

Ağır Sporlardan Kaçınma

Adet görememe (amenore) ağır antrenman yapan profesyonel sporcularda karşılaşılan bir durumdur. Sıkı egzersizler adet sisteminin çalışmasını olumsuz etkileyebilmektedir. Dayanıklılık sporunun bu konuda daha etkili olduğu yapılan araştırmalar ile ortaya çıkmıştır. Uzun mesafe antrenmanı yapan atletlerde de adet görememe sık sık karşılaşılan bir durumdur. Hatta profesyonellik seviyesi daha yüksek olan sporcunun diğer sporculara göre daha sık sorun yaşadığı bilinmektedir. Ancak bu durumun tersinin yaşandığı ülkeler de vardır. Macar ve İsveç sporcular arasında bu durumun tersinin yaşandığı yapılan araştırmalar ile ortaya konulmuştur. Farklı ülkelerde ve farklı spor dallarında gözlemlenen sonuçlar değişse de adet kanaması geç başlayan kadınlarda başarı oranının daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Bu konuda bireyleri etkileyebilecek birçok faktör olduğu için kesin bir yargıya varmak mümkün olmamıştır.

Sağlıklı Beslenme

Son yıllarda kilo vermek adına uygulanan diyetler büyük hastalıklara neden olmaktadır. Özellikle hızlı kilo verdirmeyi vaat eden diyetler bu tür sonuçlara yol açmaktadır. Bugün görülmüştür ki büyük hastalıkların çoğu mutfaktaki yanlışlıklardan kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda kalp krizi, alzheimer gibi hastalıkların çözümünün de mutfakta olduğu sonucuna varılmıştır. Sağlıklı beslenmenin bir yaşam tarzı haline getirilmesi kaçınılmaz bir bilgi haline gelmiştir. Gün içerisinde tüketilen yiyeceklerin karbonhidrat kısmı yüzde kırka, protein kısmı yüzde otuza ve yağ kısmı yüzde otuza denk getirilmelidir. Bunu hesaplamak başlangıçta zor gibi gelse de düzenli yapıldıktan sonra alışkanlık haline gelecektir. Atıştırmalık seçimi de önemlidir. Acıktığınız anda sağlıksız şeyler yerine çiğ ceviz ve badem yemeyi alışkanlığa dönüştürebilirsiniz. Sağlıklı besinleri düzenli öğünler halinde tüketmek aşırı kilo alımı ya da kaybından ve beraberinde getireceği hastalıklardan sizi koruyacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Adet görememe (amenore) hastalığının belirtilerini, ortaya çıkış nedenlerini, tedavisini ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenleri başlıklar halinde ayrıntılı bir şekilde inceledik. Hastalığın kimlerde daha sık ortaya çıktığını ele aldık. Uygulanan tedavilerin kalıcı hale gelmesi için dikkat edilmesi gerekenleri sıraladık. Adet görememe (amenore) hakkında merak edilen soruları derledik.

Adet görememe kürtaj sonrası başladı ise tedavi edilebilir mi?

Kürtaj sonrasında rahim içinin temizlenmesi gerekir. Bu işlem sonrasında rahim duvarının tekrar kalınlaşması vakit alabilir. Kürtaj sonrasında vücudun eski halini alabilmesi ve adet düzeninin başlaması 1 ya da 2 ay sürebilir. Bu süreç değişiklik gösterir. Bazı kadınlarda iki adet arasındaki zamanda bazılarında ise miktarında sorun yaşanabilir. Ancak adet görememe ve düzensizlik üç aya yaklaştığında mutlaka doktora başvurulması gerekir.

Psikolojik nedenler adet görememeye neden olur mu?

Yoğun stres, gerginlik ve kaygı adet görememeye yol açabilir. Bu gibi duygular beyindeki noktayı baskılayarak adet sistemini olumsuz etkiler. Hastaların tedavi sırasında ve sonrası gerginlikten uzak durması istenir. Hastalığın tekrarlaması vücut için yıpratıcı bir hal alabilir. Bu nedenle gerekli görülürse hastalara psikolojik destek alması da tavsiye edilir.

Sekonder amenore hamile kalmaya engel midir?

Amenore eğer doğuştan ya da genetik etkenlerden kaynaklanıyorsa önlenemez. Ancak kişinin yaptığı yoğun diyet ve spor sonrası ortaya çıktıysa uygulanacak tedaviler ile amenorenin önüne geçilebilir. Hastaya yeni bir beslenme ve spor programı uygulanır. İlaç tedavisine başlanır. Eğer eksik hormon varsa takviye sağlanır. Böylece yardımlı üreme tekniği ile hamile kalınması sağlanabilir. Ancak genetik faktörlerden kaynaklanan turner sendromu varsa ya da yumurtalık yetmezliği ve doğal menopoz var ise kendi yumurtaları ile hamile kalma ihtimalleri olmaz.

Adet görememe baş ağrısı yapar mı?

Adet görememe halinde baş ağrısı yaşanabilir. Bununla birlikte erkek modeli kıl büyümesi, saç kaybı, memeden süt boşalması, görme bozukluğu gibi durumlar da meydana gelebilir. Ancak en önemli belirtisi adetin kesilmesi ya da iki günden az olmasıdır. Adet döngüsünde yaşanan bozulmalar ve diğer belirtiler meydana geldikten sonra tedavi için bir uzmana başvurulmalıdır.

Adet görememe zararları nelerdir?

Adet görememe eğer tedavi edilmezse kısırlığa neden olabilmektedir. Adet on altı yaşına kadar başlamamış ya da düzenli giderken 2 – 3 aya yakın süre düzensizlik yaşanmış ise hastalığa neden olan faktörlerin belirlenmesi ve tedavi edilmesi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanına gidilmelidir.

Aşırı zayıflık adet görememe nedeni midir?

Kilo vermek adına yapılan yanlış diyetler sonrası aşırı zayıflayan kişilerde adet görememe hastalığı ile karşılaşılır. Sağlıksız beslenme sonrası vücut dengesi bozulur ve direnci azalır. Vücutta yaşanan bu olumsuz değişimler adet sisteminin de bozulmasına yol açar. Bir hastalık sonrası zayıflayan kişilere tedavilerinden sonra uygun bir beslenme düzeni hazırlanır ve bu durum sonlandırılmaya çalışılır.

Adet görememe kilo aldırır mı?

Adet sisteminin bozulması vücutta istenmeyen durumlar yaratabilir. Bunlardan biri de kilo değişimidir. Ancak bu durum her kadında farklı şekilde sonuçlanabilir. Sıkı egzersiz sonrası adet görememe sorunu yaşayan kişide kilo alımına neden olduğu gözlemlenmezken başka bir kadında kilo alımına neden olduğu tespit edilebilir. Bu nedenle uygulanacak tedavi ve besin programları kişiye özel hazırlanır.

Adet görememe sorununda hangi doktora gidilmelidir?

Adet görememe sorunu yaşayan kadınlar kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalıdır. Eğer doktoru yapılan tetkikler sonrası gerekli görürse diğer alanlardaki uzmanlara yönlendirir.

Genç kızlarda adet görememe neden olur?

Adet görememe nedeni genetik ya da doğuştan gelen nedenlerden olabilir. Hormon bozuklukları, yumurtalıkların kusurlu gelişimi, vajinanın ve rahmin doğuştan gelişmemiş olmasından kaynaklanabilir. Adet görmeyi sağlayan beyindeki hormon salgılanan bölümde sorun yaşanıyor olmasıdır. Adet görememe dış etkenlerden kaynaklanıyor da olabilir. Sıkı egzersiz programları, düzensiz beslenme ve stres de adet görememe hastalığının nedeni olabilir.

Adet görememenin vücuda etkileri nelerdir?

Adet görememe halinde baş ağrısı, saç kaybı, kıllanma, akne, aşırı kilo alma ya da zayıflama, vajinada kuruluk, sıcak basmaları ve düzensiz uyku yaşanabilir. Bu etkiler vücudun her daim yorgun hissetmesine yol açabilir.

Adet görememe ödem yapar mı?

Ödem vücutta şişme ve su toplanması haline denir. En sık göz kapakları, ayaklar ve ellerde ortaya çıkan bir durumdur. Adet görememe sorunu yaşayan menopoz dönemindeki kadınlarda da sıkça karşılaşılır. Hormonal dengenin bozulması sonrası meydana gelir. Genellikle vücutta su ve tuz dengesinin bozulmasının neticesidir.

Adet görememe ve akıntı neyin belirtisidir?

Adet döngüsü ile belli zamanlarda kokusuz, yanma hissi oluşturmayan, şeffaf akıntı gelmesi doğal bir olaydır. Hormonların etkisi ile gelen bu akıntı müdahale gerektirmez ve bir süre sonra kendiliğinden geçer. Ancak peynir kesiği şeklinde gelen, yanma hissi oluşturan ve rengi yeşil ile kahverengi arasında ise mutlaka doktora başvurulmalıdır. Adet görememe ve akıntı sorununun kaynağı birçok nedene bağlı olabilir. Bunun için gerekli tetkiklere başvurulur ve anatomik olup olmadığı incelenir. Eğer anatomik bir sorun yoksa psikolojik etkenler üzerinde durulur.