Adet (Regl) Düzensizliği

Adet (Regl) Düzensizliği
Adet (Regl) Düzensizliği

 

Adet düzensizliği her kadının hayatının belli bir döneminde karşılaştığı sorunlardan biridir. Stres ve üzüntülü dönemler, menopoz öncesi dönem, adet kanamasının başlangıç döneminde adet düzensizliği görülebilir. Adet düzensizliğinin sebeplerine bağlı olarak farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir. Adet düzensizliğinde yaşam tarzı en önemli faktörlerden biridir. Yaşam tarzına bağlı olarak hormonal dengede yaşanan bozukluklar adet periyodunu etkiler. Aktif cinsel yaşam adet düzeni açısından büyük önem taşımaktadır.

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Mehmet Akif Sargın

Adet Düzensizliği Hakkında

Doğurganlık döneminde sağlıklı bir kadının aylık düzenli olarak adet kanaması görmesi gerekmektedir. Fiziksel veya psikolojik nedenlere bağlı olarak aylık kanama süresi değişkenlik gösterebilir. Ay içerisinde birden fazla kısa kısa veya rutin süreçten daha uzun süre de adet kanaması gelir. Adet kanamasındaki gecikme veya seyrelmeler geçici gibi görünse de bazı riskler taşır. Adet düzensizliği kanser belirtileri arasında yer almaktadır. Aynı zamanda adet dönemindeki düzensizlik doğurganlığı da etkileyebilir.

Adet Görmek Ne Anlama Gelir?

Adet görmek tıbbı anlamda rahim iç dokusunun kanama ile yoluyla dışarı atılmasıdır. Rahim iç dokusu neden dışarı atılır? Sağlıklı bir kadın potansiyel bir gebelik adayıdır. Uterus hormonlar vasıtasıyla döllenmiş bir yumurta almaya çalışırken kan dolaşımı artar. Döllenmenin gerçekleşmediği durumlarda kanı dokulardan serbest bırakır ve kanama oluşur. Her ay düzenli olarak rahim duvarı kalınlaşır. Kalınlaşmanın sebebi ise gebelik durumunda döllenmiş yumurta için bebeğin büyüme ve gelişmesini sağlayan kısım olmasıdır. Yumurta döllenmezse rahim eski haline geri döner. Rahim içinde oluşan kalın doku dışarı atılır ve adet kanaması oluşur.

Menstrüel kan yani adet kanı normal kandan farklı bir bileşime sahiptir. Adet kanı vajinal florayı oluşturan bakterilerden oluşmaktadır. Menstrüel kan sodyum ve potasyum içerir. Aslında adet kanı vajina yapısında bulunan salgılar, eski hücresel doku ve kırmızı kan hücrelerinin kana karışmasıyla oluşmaktadır. Kana karışan yapılar evrelerden geçerek önce opaklaşır ve daha sonra berrak bir sıvı haline gelir. Adet kanının koyu renkli veya açık tonda olması bu evrelemeye göre değişir. Çünkü adet kanı her kadına özgü farklılık göstermektedir. Bu farklılığın oluşmasını sağlayan faktör kadının yaşıdır. Rahim kalınlığı yaşla birlikte değişir. Rahim kalınlığı adet kanının içeriğini de etkilemektedir. Adet kanının içerisindeki ph seviyesi 7,2 dir. Aynı zamanda adet kanı içerik olarak normal kandan daha düşük değerlere sahiptir. Normal kana oranla içerikte daha az demir ve hemoglobin(kana kırmızı rengi veren madde) bulunmaktadır. Adet kanı pıhtılaşmaz normal kana göre sıvı kalmaktadır. Adet kanı içerisinde pıhtılaşmayı sağlayan protrombin fibrinojen ve trombin bulunmaz.

Düzenli Adet Periyodu Nasıl Olmalıdır?

Vajinal kanama tıbbı ismiyle Menstrüel kan normal adet dönemi sırasında ovulasyon döngüsünün bir parçası olarak endometriumun normal olarak dışarı atılmasından kaynaklanmaktadır. Sağlıklı bir kadında normal adet döngüsü 21-ile 35 gün arasında değişkenlik gösterebilir. Adet döngüsü normal olan bir kadının adet akış miktarı 10 ile 80 ml aralığında olması gerekir. Normal adet kanının rengi farklılık gösterebilir. Farklı renklerde kan rengi görülmesi tamamen adet başlangıcı ve bitiş dönemiyle ilgilidir. Adet başladığında kahverengi kan gelebilir. Adet günü ilerledikçe kan renginde seyrelme gözlenebilir. Tam aksine adetin rengi adetin son günlerinde koyulaşarak siyah bir renk olabilir. Bu durum kadının sağlık durumuyla ilgili değişkenlik gösterebilir.

Kadınlarda en çok şikayet edilen konulardan biri de adet kanamasında oluşan kokudur. Adet kanaması kirli kan değildir. Ancak dışarıya atılan yapı vücutta oluşan bir fazlalıktır. Adet kanı koku oluşturmaz ancak ped üzerinde uzun süre kalan kan koku yapabilir. Adet döneminde kokunun oluşumunu engellemek için ped sık sık değiştirilmelidir. Adet döneminde rahatsız edici seviyede bir koku ile karşılaşıyorsanız bu durum enfeksiyon veya farklı bir hastalığın belirtisi olabilir.

Seyrek Adet Görme (Oligomenore)

Normal adet döngüsünün suresi 21- ile 35 gün arasında olması gerektiğini biliyoruz. İki adet arasındaki gün sayısı 35 günden fazla sürüyorsa oligomenore yani seyrek adet görme görülür. Seyrek adet görmenin birçok nedeni bulunmaktadır. Başlıca nedeni yumurtlamanın olmaması veya düzensiz olarak yumurta oluşumudur. Süt hormonlarının aşırı salgılanması sebepler arasındadır. Korunmak amacıyla alınan aylık iğneler ve doğum kontrol ilaçları da adetin seyrelmesine yol açmaktadır. Seyrek adet görmenin nedenlerinden bir diğeri de rahim içi zarının yeterli kalınlıkta olmamasıdır. Rahim içinde yapılmış olan operasyonlar ve kürtaj rahim içi zarının tahrip olmasına yol açar ve seyrek adet görmeye neden olur. 45-50 yaş aralığındaki kadınlarda menopoz dönemine girmek üzere olan kadınlarda östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak adetin seyrelmesi ve zamanla kesilmesi gözlenir. Adet döngüsü içerisinde yumurtlamanın gerçekleşmemesi dışında tiroid hormonlarının salgılanmaması da adet görmeyi etkileyen durumlar arasındadır. Yoğun stres, aşırı kilo kaybı. mevsim değişiklikleri, yapılan ağır egzersizler de seyrek adet görme nedenleri arasında görülmektedir. Aynı zamanda beyin de oluşan tümörler adet düzensizliğine neden olmaktadır.

Sık Adet Görme (Polimenore)

Normal seyreden bir adet döngüsünün 21 ile 35 gün aralığında olması gerektiğini belirtmiştir. 21 günden az süren adet aralıklarına tıp dilinde polimenore yani sık adet görme denir. Adet olma süresi 3 gün ile 7 gün arasında değişim gösterir. 21 günden az süren döngü ilk adetin başlangıç günü ile ikinci adetin başladığı gün arasında olmasına gereken süredir. Kadınlar ayda iki kez adet görme olarak nitelendirilen bu durumun sebebi her kadında farklılık gösterir. En önemli sebeplerden biri hormon salınımında görülen değişiklerdir. Bazı hastalıklar veya stres üzüntü gibi çevresel faktörler polimenore ye sebep olmaktadır. Aynı zamanda polimenore yani sık adet görme gebelik açısından sıkıntı arz edebilir. Hamile kalmak sık adet gören kadınlarda daha zor olabilir. Ancak bu durum hamile kalamayacakları anlamına gelmez. Sık adet gören kadınların yumurtlama takvimlerini takip ederek yumurtlama testi yaptırmaları gerekir. Doğum kontrol hapları iki adet arasındaki süreyi uzatabilir ancak yumurta oluşumunu engelleyeceği için ilaç kullanmak riskli hale gelebilir. Vajinada oluşan bazı enfeksiyonlar sık adet görme nedenidir. Oluşan enfeksiyonlar vajinal kaşıntı, idrar yaparken acı ve yanma hissi ve akıntıya neden olabilir. Enfeksiyonların tedavisi antibiyotiklerle yapılarak önlem alınabilir. Menopoz döneminde karşılaşılan hormonal değişiklikler bazı kadınlarda sık adet görmeye neden olabilmektedir. Bir kadının kalıcı olarak adet döngüsünün bitmesi öncesinde hormonlarda oluşan değişimler adet döngüsünde değişikliklere neden olurken ruh halinde de değişimlere neden olur. Ruh halindeki değişimler hormon salınımına olumsuz olarak geri dönüş yapar. Bu nedenlerin yanında eğer kişide kronik bir hastalık varsa, psikolojik olarak zor bir dönem yaşıyorsa veya hipofiz bezi kaynaklı sorunları varsa adet döngüsünde sıklık gözlenir.

Adetin Fazla Olması (Menoraji)

Kadınların aşırı adet kanaması olarak nitelendirdiği durum tıp dilinde menoraji olarak adlandırılır. Bir kadın normal şartlarda adet dönemi içerisinde 40 ml ila 80 ml aralığında kan kaybeder. Ancak bu miktar farklı nedenlere bağlı olarak artış gösterir. 80 ml üzerinde kan kaybı menoraji yani adetin fazla olması anlamına gelmektedir. Kadınların adet miktarını ölçmek çok mümkün bir durum değildir. Ancak kullanılan günlük ped miktarına göre kabataslak bir tahmin yürütülebilir. Normal bir adet döneminde kullanılan ped sayısı en az 2 en fazla 6 adettir. 6 adetten fazla ped kullanıyorsanız adetin fazla gelmektedir. Aşırı adet görmenin birçok nedeni bulunmaktadır. Bu nedenler arasında özellikler vajinal ve rahim içi sorunlar yer alır. Rahim içinde oluşan polipler, miyom oluşumu, endometriozis ve pelvik inflamatuar hastalıklar adetin fazla olması nedenleri arasında yer alır. Doğum kontrolü amacıyla takılan spiraller de adet döngüsünün bozulmasına yol açar. Kadınların sahip olduğu hastalıkların tedavi sürecinde de sık adet kanaması görülebilir. Kemoterapi ve bazı ilaç tedavileri bunların başlıca örnekleridir. Kadınların fazla adet görme aşırı kan kaybına sebep olarak anemiye neden olur. Adet döneminde aşırı kan kaybeden kadınlarda yorgunluk halsizlik ve çarpıntı gibi belirtiler görülmektedir. Menoraji yani adet kanamasının fazla olması tehlikeli bir durumdur. Aşırı adet kanamasına neden olan durum araştırılmalıdır. Aşırı kanamanın nedeni hayati risk arz edebilir. Bunlardan en önemlisi rahim kanseridir. Kanser riski dikkate alınarak tedavi olunmalıdır.

Menoraji sık adet görme tedavisi neden olduğu duruma göre yapılmaktadır. Adet döngüsünde yumurtlama gerçekleşiyorsa yani herhangi bir ek neden bulunmuyorsa ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisi adet görüldüğü dönemde alınmaktadır. Adet kanaması süresince kullanılan ilaçlar ağrı kesici nitelikte ilaçlardır. Hastalara kalıcı ya da kısmı herhangi bir zarar vermez. İlaç tedavisiyle kanamanın düzene girmediği durumlarda ise cerrahi tedavi uygulanmaktadır.

Metroraji

Metroraji ara kanama anlamına gelmektedir. Normal adet döngüsü içerisinde yani 21-35 gün aralığında seyreden döngüye zaman zaman dahil olan sürpriz kanamalardır. Adeti 7 gün süren birinin adet kanamasından temizlendikten sonra ara kanama görmesi durumuna metroraji denilmektedir. Peki, bu sürpriz kanamaların görülme sebebi nedir? Ara kanamalar ne yazık ki kanser belirtisi olabilir. Tabi ki bu yapılan tanı ve teşhislerle netleştirilebilir. Gebeliğin farkında olmayan kadınlarda ara kanamalar görülebilir. Hipofiz bezi kaynaklı olarak hormonlarda meydana gelen dengesizlikler iki adet döngüsü arasında lekelenmelere neden olabilir. Risk arz eden durumlardan biri de cinsel ilişki sonrası görülen hafif de olsa görülen kanamalardır. İlişki sonrası görülen kanamaların artış göstermesi durumunda muayene olmak gerekir. Aynı zamanda vajinal travmalar ve vajinada oluşabilecek kuruluk ara kanamaların nedenleri arasında yer alır. Kontrolü dışında hamile kalarak düşük yapan ve dış gebelik yaşayan kişilerde ara kanamalar görülmektedir. Doğum kontrolü amacıyla kullanılan ilaçların ara kanama yapması durumunda ilaçlar değiştirilir veya ilaç tedavisine son verilerek farklı tedavi yöntemleri uygulanır. Yine doğum kontrol amacıyla takılan spiraller ara kanamanın yanı sıra vajinal yırtılmalara neden olmaktadır. Dolayısıyla spiraller çıkarılır ve farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Lekelenme (Hipomenore)

Adet kanamasının normal döngüye nazaran daha az olması yani hem miktar olarak az olması hem gün olarak 3 günden daha az sürmesine tıp dilinde hipomenore denir. Hipomenore görülen kişilerde kanama 2 gün sürer. Kanama miktarı ise normal adet kanamasına göre çok daha azdır. Az adet kanaması gören kadınlar 2 günde en fazla 4 adet ped kullanmaktadır. Kadınlarda adet başlangıcında ilk 2 yıl bu tip düzensizliklerin görülmesi normaldir. Zamanla ve artan yaş ile adet kanaması artar ve düzene girer. Ancak aktif bir cinsel hayatla birlikte kadınlarda korunma ihtiyacı doğar. Korunmak için kullanılan doğum kontrol hapları adetin seyrelmesine ve aynı zamanda miktar olarak azalmasına neden olur. Adet döngüsünde normal sınırın altına düşen kanamaların araştırılması gerekmektedir. Özellikle 1 gün kanama gören kadınların acil muayene olması önemlidir. Yaş olarak ilerlemiş menopoz dönemine girmek üzere olan adetlerinde zamanla seyrelir ve azalır. Menopozda döneminde ise kanama tamamen seyrelir. Olağan durumlardan biri olan menopozun tedavisine gerek duyulmaz ancak genç hastaların az kanama sebebi araştırılarak tedavi edilmesi gerekir. Bazı hastalarda ilaç tedavisi yeterli olurken bazı hastalarda cerrahi müdahale yapılabilir. Cerrahi müdahalenin nedeni ise rahim içi operasyon sonrası rahim duvarlarının birbirine yapışmasından kaynaklanabilir. Rahim içi operasyonlar ise miyom, rahim içi polip veya kist için yapılan müdahaleler veya kürtaj olabilir.

Adet Görememe (Amenore)

Adet görememe sorununu toplumda pek çok kadında görülen sorunlardan biridir. Amenore, hormonal nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi stres ve yaşam tarzına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Amenore, primer ve sekonder olmak üzere ikiye ayrılır. Düzenli adetin belli başlı unsurları vardır. Bu unsurlar hipofiz bezi, vajina, rahim ve hormon salgılarıdır. Sağlıklı bir adet döngüsü için bu unsurların sistemimize olarak çalışması gerekir. Beyinde bulunan hipofiz bezi FSH ve LH hormonlarının salgılayarak yumurtalıkların uyarılmasını sağlar. Uyarılan yumurtalıklar östrojen ve progesteron hormonu salgılar. Bu hormonlar ise rahim iç tabakasını uyararak adet kanamasına neden olur. Ancak gelişim çağında sistemik düzende yaşanan hormonal problemler 14 yaşına gelmiş ergenlik belirtisi olan göğüslerde büyüme ve belirtilerin başlamış ancak adet görmeye başlamamış kızlarda primer amenore görülür. Sekonder amenore ise daha önce normal adet döngüsü oluşmuş kişilerin en az 3 ay süreyle adetlerinin kesilmesidir.

Amenorenin sebepleri primer ve sekonder olmasına göre değişir. Primer amenorenin sebepleri genel olarak bahsetmek gerekirse yapısal gelişimin gecikmesi, kızlık zarında açıklığın bulunmaması, rahmin doğuştan gelişmemiş olması veya vajinada perde olması olarak sıralanabilir. Sekonder amenore sebepleri ise hipofiz bezinde oluşan adenomlar, gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, süt hormonlarının aşırı üretimi, kemoterapi, polikistik over sendromu,radyoterapi olarak sıralanabilir.

Amenore tedavisinde hormon ilaçları kullanılır. Eğer hastada anatomik bir bozukluk varsa bu durum cerrahi operasyonla çözülebilir.

Adet Düzensizliği Nedenleri

14 Yaşından itibaren ergenlik çağına giren her kadının adet görmeye başlar. Adet görmeye başlayan her kadının hayatından zaman zaman adet düzensizliği görülebilir. Adet düzensizliğinin nedeni her kadında farklılık gösterir. Bazı kadınlarda düzensizlik uzun aralıklarla adet görememe şeklinde görülürken bazı kadınlarda çok sık adet görme şeklinde değişebilir.

Doğum Kontrol Hapı Kullanmak

Doğum kontrol hapları hipofizden kaynaklanan hormonları baskılayarak yumurtlamaya engel olur. Rahim iç zarının ince kalmasını sağlayarak yumurtlamaya engel olur ve hamileliğini önler. Doğum kontrol hapları korunmada en çok kullanılan yöntemlerden biri olmasına rağmen düzensiz kanamalara yol açabilir. Özellikle kadınlar doğum kontrol ilaçlarını bırakarak hamile kalmak istediklerinde adet düzensizliği artış gösterir.

Polikistik Over Sendromu

Polikistik over sendromu yaygın olarak görülen bir kadın hastalığıdır. Hipofizden bezinden salgılanan FSH ve LH hormonlarının salınımdaki bozukluklardan kaynaklanan bir hastalıktır. Östrojen ve progesteron hormonlarında oluşan dengesizlik yumurtalıklarda bir veya birden fazla iyi huylu kistin oluşmasına neden olur. Oluşan kistler zamanla adet kanamasını yani yumurta üretimini azaltır. Polikistik over sendromu görülen hastalar yılda en fazla 8 kez adet döngüsü yaşar. Polikistik over sendromu tedavi edilerek adet düzensizliği önlenebilir.

Menopoza Yakın Dönemde Olmak

Menopoz kadınlarda üretilen östrojen hormonunun üremeyi sağlayan yumurtalıklar tarafından artık üretilmemesi ve kadınının doğurganlık döneminin tamamen bitmesi anlamına gelmektedir. Ortalama 45-50 yaşına kadar doğurganlık dönemi menopoz dönemi ile birlikte sona erer. Menopoz dönemine girmeden önce hormon salınımının yavaşlamasıyla birlikte iki adet arası dönemde süre uzamaya başlar. Adet kanaması zamanla azalır ve tamamen kesilir. Bu dönemde görülen adet düzensizliğin menopozun habercisidir.

Spiral Taktırmak

Bir doğum kontrol yöntemi olan spiraller çeşidine bağlı olarak adet düzensizliğine neden olabilir. Bakırlı spiral kullanımında kadınlarda adet kanamalarının artmasına neden olmaktadır. Hormonlu spiral kullanan kadınlarda ise adet kanamalarında seyrelme görülerek kanama miktarlarında da azalma görülmektedir. Spiral kullanımı koruma amaçlı olarak en güvenilir yöntem denilebilir. Ancak spiralin adet düzensizliği oluşturması ve rahim içi zedelenmelere neden olarak doğurganlığı tehdit edici olduğu da unutulmamalıdır.

Tiroid Hormon Bozuklukları

Tiroid hormonları adet döngüsünün sistematiğinde en önemli etkenlerden biridir. Hipotiroidi ve hipertiroidi durumunda adet düzensizliği yaşanır. Hipotiroidi, tiroid bezlerinin az çalışması anlamına gelmektedir. Az çalışan tiroid bezlerinin adet sıklığını azaltarak adetlerde oluşan kanamanın miktarının artmasına neden olur. Hipertiroidi ise tiroid bezinin normalin üstünde çalışması anlamına gelmektedir. Aşırı çalışan tiroid bezinin adet kanama miktarının artmasına neden olur. Tiroid bezinin az çalışması yumurtlama bozukluğu oluşur. Bu duruma bağlı olarak gebe kalma şansında azalma görülür. Tiroid bezi yetmezliği durumunda ise gebe kalınsa bile düşük yapma riski vardır.

Doğum Sonrası İlk Dönemler

Doğum sonrası dönemde adet düzensizliği görülmesi prolaktin hormonunun salınımına bağlı olarak gelişim göstermektedir. Yeni doğum yapan kadınlarda doğumdan sonra 6 haftalık dönem lohusalık dönemidir. Lohusalık döneminde kadınlar kesintisiz olarak 6 hafta kanama görür. Emzirme dönemine bağlı olarak ilk adet kanamalarını 6. Aydan sonra görürlerdir. Tabiki bu durum emzirme suresi, emzirme sıklığı gibi etkenlerde 1 yıla kadar çıkabilir. İlk adet sonrası adet dönemlerinde uzun aralıklar oluşabilir. Zamanla bu durum düzene girecektir.

Rahimde Miyom ve Polip Varlığı

Rahimde oluşan miyom ve polipler kadınların %50 sinde bulunan iyi huylu rahim yumruları olarak tanımlanır. Miyomlar genel olarak zararsız yapılardır. Çoğu kadın miyomu olduğunun farkında bile olmayabilir. Miyomların zararları, sayıca arttıklarında ve hacim olarak büyüme gösterdiklerinde ortaya çıkmaktadır. Miyomlar büyüme ve çoğalma göstermediği sürece belirti vermezler. Belirtiler oluşmaya başlarsa yani büyüme ve çoğalma gerçekleşirse adet döngüsündeki farklar ile kendini belli etmeye başlar. Adet döngüsü içerisinde daha fazla kanama, daha uzun ve sık adet dönemleri gibi belirtiler verir. Adet döneminin çok ağrılı geçmesine neden olur. Adet dışı zamanlarda vajinal kanamaları yaşanıyorsa miyom varlığı dikkate alınarak tıbbı yardım alınması gerekir.

Obezite

Obezite yani aşırı kilo alma durumu adet düzensizliğin tetikleyen faktörler arasında yer alır. Kiloya bağlı adet düzensizliğinin nedeni ise vücuttaki yağ hücrelerinin östrojen ve progesteron dengesini bozulmasından kaynaklanmaktadır. Hormon dengesindeki bozulmalar yumurtlama sorunlarına yol açarak adet düzensizliğine neden oluyor. Tedavi edilmeyen adet düzensizliği ise aşırı kiloya bağlı olarak kısırlığa neden oluyor. Kilolu olan kadınların kilo vermesi ve beden kitle endeksini normal seviyede tutması adetin düzene girmesini sağlayacaktır.

Adet Düzensizliği Belirtileri

Adet döngüsünün süresi kanama miktarı kanama rengi her kadında kendine özgüdür. Adet düzensizliğin belirtileri de her kadın da farklı olarak seyredebilir. Düzensizliğin nedenine bağlı olarak belirtilerde değişkenlik gösterebilir. Yorgunluk, cilt rengindeki değişimler, nefes almada zorluk ve baş dönmesi gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler adet düzensizliğinde normal olarak görülen belirtilerdir. Zamansız kanama gelmesi ve cinsel ilişki sonrası gelen kanama anormal belirtiler arasında yer alır.

Normal Belirtiler

Adet düzensizliğinin normal belirtileri uyku düzenindeki bozulmalar, kas ağrıları, yorgun ve halsiz hissetme olarak sıralanabilir. Bu belirtiler görüldüğünde adet erken veya normalinden daha geç gelebilir. Özellikle baş ağrısı belirtisinde adet kanamasının ağrılı ve az miktarda gelmesi görülebilir. Bu belirtiler geçici düzensizliklerde görülür. Beslenme, psikolojik durum ve yaşam tarzına bağlı olarak gelişebilir. İki adet süreci arasında görülen lekelenmeler, adet süresindeki değişiklikler, iki adet süresi azalma ve artmalar adet düzensizliğinin belirtileri arasında yer almaktadır.

Anormal Belirtiler

Adet düzensizliğinde normalin miktardan fazla görülen belirtiler sağlık açısından risklidir. Normalin miktardan daha fazla gelen kanamaların yanında, cinsel ilişki sonrasında gelen kanama, menopoz döneminden sonra gelen kanamalar ve hamileyken gelen kanamalar ciddi risk arz edebilir. Bu tip kanamalar şiddetli acı ile gelir. Aynı zamanda kişinin vücut ısısı yükselir. Bu kanamaların görüldüğü dönemde kilo kaybı veya aşırı kilo alımı, saç dökülmesi, sivilce oluşumu yaşıyorsanız acil olarak bir jinekoloğa başvurmanız gerekecektir.

Adet Düzensizliği Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Adet düzensizliğinin tanı aşamasında kullanılan yöntemler ultrasonografi ve gebelik testleridir. Aktif bir cinsel hayatı olan kişilerde gebelik testine öncelik verilir. Bakire ve gebelik şüphesi olmayan hastalarda ayırıcı tanı konulur.

Jinekolojik Muayene

Adet döngüsünde yaşanan sorunlar için jinekoloji bölümüne giderek muayene olmak gerekir. Jinekolog tanı koyabilmek için bazı testler ve tetkiklere yönlendirerek adet düzensizliğinin neden kaynaklandığını araştırılacaktır.

Ultrasonografik Muayene

Ultrasonografik inceleme jinekolojik muayene açısından en önemli tanı aracıdır. Rahim içerisinde miyom veya kist varlığı ultrasonografik muayene ile belirlenebilir. Aynı zamanda gebelik durumu söz konusu ise ultrasonografik muayene ile saptanabilir.

Tam Kan Sayımı

Eğer hastada hormon bozukluğu şüphesi bulunuyorsa kan tahlilleri gerçekleştirilir. Hormon ölçümleri adetin 2. Veya 3. günü yapılır. Hastanın sabah aç karnına gelmesi gerekir. Şayet hasta uzun süreden beri adet görmüyorsa herhangi bir gün test yapılarak değerleri incelenebilir.

Adet Düzensizliği Risk Faktörleri

Her kadının adet döngüsü kendine özgüdür. Adet düzensizliği ise her kadının hayatının belli bir döneminde karşılaşabileceği bir durumdur. Ancak bazı kadınlar yüksek risk grubunda yer alır.

Eksik Kiloda Doğum

Doğum kilosu eksik olarak doğan kız çocuklarında ergenlik döneminde bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Örneğin aşırı kilo artışı, yoğun sivilcelenme, kıllanmanın artması ve saç dökülmesi gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu sorunların yanı sıra adet düzensizlikleri de ilk adet görmeye başladıkları dönemden itibaren kronik olarak devam edebilir.

Kalıtımsal Nedenleri

Adet düzensizliğinde risk faktörleri arasında kalıtımsal nedenler görülebilir. Doğuştan rahim şekil bozuklukları adet düzensizliğine neden olabilir. Özellikle çift rahimli doğan kişilerde adet döngüsünde sorunlar yaşanmaktadır.

Adet Düzensizliği Komplikasyonları

Adet döngüsünde görülen düzensizlikler hastanın vücudunda istenmeyen durumlara yol açabiliyor. Adet düzensizlikleri tedavi edilmediğinde kısırlık, yumurtalık kanseri, rahim kanseri ve kalp hastalıklarına kadar ilerleme gösterebiliyor.

Vücut Dengesini Bozulması

Pek çok kadın adet periyodundaki düzensizlikleri çok fazla önemsemez. Dolayısıyla beraberinde getirmiş olduğu etkiler ortaya çıkar. Adet düzensizliği vücut dengesindeki bozulmalara neden olabilir. Rutin olmayan adet döngüsü hastanın yaşına bağlı olarak kilo artışına, saç dökülmesine, yumurtalıklarda kist oluşumuna, aşırı derecede kıllanmaya ve yüksek tansiyona neden olabilir.

Kanser Riski

Yumurtalıklarda oluşan her kist kanser riski taşımaz. Genellikle ilk kez adet görmeye başlayan kişilerde ve menopoz döneminde olan kişilerde oluşan kistlerin kötü huylu olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle kistler tedavi edilmezse yumurtalık kanserine dönüşebilir. Adet düzensizliği görülen kişilerin jinekolojik muayene sonrası kist oluşumlarını dikkate alarak tedavilerini sürdürmeleri gerekir. Rahim kanseri ve rahim ağzı kanserleri oluşabilecek komplikasyonlar arasındadır ve kısırlığa da yol açabilir. Her kadının normalden fazla ya da az adet görmesi durumunda veya adetin de görülen seyrelmelerde ve artışlar da mutlaka tıbbı destek alması gereklidir.

Adet Düzensizliği Nasıl Önlenir?

Adet düzensizliğinin önlenmesi dendiğinde akla gelen ilk konu adet gecikmesinin engellenmesidir. Adet gecikmesini engellemek için genelde bitkisel yöntemlere başvurulmaktadır. Çok sık adet görmeyi engellemek için doğum kontrol yöntemlerinin değiştirilmesi gerekebilir. Doğum kontrol ilaçları maalesef adet kanamalarında artışa neden olabilir. Normal seyirde görülen adetlerin döngüsünde görülen bozulmaları engellemek alışkanlıkları değiştirmek ve korunma yöntemlerini kontrol altına alarak yapılabilir.

Düzenli Yaşam Şekli

Düzenli yaşam dediğimizde yaşamımızdaki her şey adet döngüsünün normal düzeyde ilerlemesinde bir etkendir. Örneğin kadınlarda uyku düzeyi çok önemlidir. Bir kadın için adet görmek her ne kadar fizyolojik bir olay olsa da daha çok psikolojik nedenlere bağlı olarak adet döngüsünde bozulmalar yaşanabilir. İş yerindeki stresli ortam, sınav kaygısı veya ailevi problemler adet düzensizliğine neden olabilir. Çünkü adet kanaması vücudumuzdaki hormonların değişimine bağlı olarak gelişim gösterir. Günlük hayattaki stres kontrolü uyku düzeni beslenme şekli adet döngüsü için önemli faktörlerdir.

Egzersiz ve Spor

Egzersiz ve spor insan sağlığı açısından birçok hastalıktan korunmaya yardımcı olur. Düzenli olarak yapılan spor aynı zamanda motivasyonu sağlayarak hastanın iyi hissetmesine neden olur. Hormon salınımının aktif olarak çalışması için spor önemli bir faktördür. Düzenli spor yapamayan günlük yürüyüşler yaparak günlük aktivitesini artırabilir.

Sağlıklı Beslenme ve Kilo Kontrolü

Sağlıklı beslenme hayatımızın olmazsa olmaz kurallarından biridir. Düzenli beslenmenin yanında adet söktürücü olarak bilinen bitkilerin tüketilmesinde fayda vardır. Bitki çayları adet döneminde görülen ağrılar için de oldukça faydalıdır. Sağlıklı beslenmenin yanında kişilerin kilo kontrollerini sağlaması gerekmektedir. Aşırı yağlanma vücuttaki hormon yapısını etkileyerek adet düzensizliğine neden olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Adet Düzensizliği Gebelikten Sonra Düzelir Mi?

Doğum sonrası 6 haftalık döneme lohusalık dönemi denir. Lohusalık döneminde aralıksız kanama görülür. Lohusalık dönemi bittikten sonra adet düzensizliği görülür. Doğum sonrası prolaktin hormonlarında görülen artış adet düzensizliğine neden olur. Annenin emzirme süresi, emzirme sıklığı gibi nedenler adet düzensizliğine neden olur. Doğum sonrası ilk adet kanaması 6 ay sonra başlar. Emzirmeye bağlı olarak bu süre uzayabilir. Adet kanaması başladıktan sonra da adet düzensizlikleri görülebilir. Düzenli ve sık emziren annelerin adet döngüsünde gün olarak artış görülebilir. Bu durum sadece emzirmeye bağlı olmayabilir. Tekrar oluşan gebelik de adetin kesilmesine neden olmuş olabilir.

Adet Düzensizliği Zamanla Kendiliğinden Düzelir Mi?

Adet düzensizliği adetin görülmeye başladığı ilk 2 yıl, menopoz dönemine yakın dönemlerde ve gebelik sonrasında yaşanması normal olan bir durumdur. İlk adet görmeye genç yaşlardaki kişilerde adet düzensizliği eğer fizyolojik bir soruna bağlı düzensizlik göstermiyorsa zamanla düzelir. Menopoza yakın dönemde ki düzensizlik ise adetin tamamen kesilmesi ile son bulur. Gebelik sonrası adet düzensizliği ise emzirmeye bağlı olarak 1 yıl içinde kendiliğinden düzelme gösterir. Ancak adet düzensizliğinin nedeni rahim içerisinde bulunan miyom kist vb. yapılara ve kürtaj, düşük gibi nedenlere bağlı olarak görünüyorsa tıbbı müdahale yardımıyla düzene girer.

Adet Düzensizliği Psikolojiye Bağlı Mı?

Günümüzde stres kontrolü hastalıkların önlenmesinde en önemli etkenlerden biridir. Stresi kontrol altına almak ise oldukça zordur. Stres ve sıkıntılı işlerde çalışan kadınlar sürekli olarak yoğun tempo içerisinde olanlar normal olarak adet düzensizlikleri yaşayabiliyor. Duygu durum geçişleri, yaşanılan olayların kişi üzerinde bıraktığı etkiler vücudundaki metabolik formun bozulmasına ve hormon salınımını bozulmasına yol açarak adet düzensizliğine neden olmaktadır.

Düzenli Adet Görmek İçin Vücut Nelere İhtiyaç Duyar?

Düzenli adet görmek için 4 ana faktör vardır. Bunlar rahim, vajina, tiroid bezi ve beyinde yer alan hipofiz bezidir. Bu 4 faktörün sistemik olarak çalışması sağlıklı bir adet düzeni sağlar. Hipofiz bezinden salgılanan hormonların tiroid bezi tarafından uyarılmasıyla yumurtalıklarda oluşan rahim zarı denilen yapı düzenli olarak dışarı atılır. Düzenli olarak adet olmak için vücut bu dengenin kurulmasına ihtiyaç duymaktadır.

Düzensiz Adet Görmek Zamanla Adetin Kesilmesine Neden Olabilir Mi?

Düzensiz olarak adet görmek tamamen adet kesilmesine neden olabilmesi için rahimde kanser gibi ciddi sorunların olması gerekir. Aynı zamanda beyinde oluşan tümörler adetin tamamen kesilmesine neden olabilir. Vücudumuz sürekli kendini yenileyen bir yapıdır. Tedavi edilebilecek her sorun sonrasında vücut kendini yeniler ve adet döngüsü devam eder. Adetten tamamen kesilme durumu menopoz döneminde görülür. Menopoz dönemine girmeden önce kadınlarda adet düzensizliği görülmesi oldukça normal bir durumdur.

Düzensiz Adet Görmenin Zararları Nelerdir?

Düzensiz adet görmek her kadının karşılaşabileceği durumlardan biridir ancak düzensiz adet görülmesi durumunda kadınlarda bazı sorunlar oluşabilir. Saç dökülmesi kısırlık şişmanlık hamile kalma problemleri gibi durumlardır. Düzensiz adet tedavi edilmezse beraberinde getirmiş olduğu sorunlar ile birlikte kişiye hem fiziksel hem de psikolojik zararlar verebilir.

Adet Düzensizliği Kıllanmaya Neden Olur Mu ?

Aslında adet düzensizliği nedeniyle kıllanma görülmez. Vücutta aşırı derecede kıllanma görülmesi adet düzensizliğinin bir belirtisi değildir. Aşırı kıllanma polikistik over sendromunun bir belirtisidir. Polikistik over sendromuna bağlı olarak adette düzensizliği yaşanır. Genelde bu durumu yaşayan kadınlar kıllanmanın artışını adetteki düzensizliğe bağlar. Eğer polikistik over sendromu yaşıyorsanız hormon dengesine bağlı olarak kıllanma da artış görülecektir.

Şok Diyetler Adet Düzensizliğine Neden Olur Mu?

Kadınların kilo verme ve kilo kontrolü amaçlı yapmış olduğu birçok diyet tipi vardır. Şok diyetler kısa zamanda hızlı bir şekilde kilo vermeyi hedefler. Dolayısıyla vücutta dış görüntüde olan hızlı değişim iç sistemde de hızlı bir şekilde yaşanır. Yani metabolizmanın yaşamış olduğu her değişiklik hormonal dengede değişimlere neden olur. Bu nedenle adet döngüsünde düzensizliklere yol açmaktadır. En sağlıklı kilo verme şekli egzersiz yapmak ve diyetisyen yardımıyla yapacağınız sağlıklı diyetlerdir.

Adet Düzensizliği Cinsel İsteksizliğe Neden Olur Mu?

Normal şartlarda bazı kadınlarda adet döneminde cinsel istek daha yoğun bir şekilde görülür. Kadınlar adet dönemlerinde hormon değişikliği nedeniyle duygu durum değişiklikleri yaşarlar. Normalin üstünde sinirli ve gergin olabilirler. Adet kanaması sonrasında bu duygu durum değişikliği normale döner. Adetlerinde düzensizlik yaşayan kadınlar dönemsel olarak isteksizlik duyabilir. Özellikle adetleri çok kısa aralıklarla gelen ve adet dönemi uzun süren kadınlarda bu his daha fazladır. Nedeni ise kadınlar adet dönemlerinde kendilerini partnerlerinden uzak tutmalarıdır. Kendilerini temiz hissetmedikleri için temastan kaçınırlar. Bu durum eğer süreklilik haline gelirse eşlerin birbirinden uzaklaşmasına ve cinsel isteksizliğe neden olabilir. Tabi bu durum inanışa ve yaşam tarzına göre değişiklik göstermektedir.

Adet Düzensizliği Evlendikten Sonra Düzelir Mi?

Ergenlik döneminde ilk kez adet görmeye başlayan kızlarda hormonların değişimine bağlı olarak adet ağır ve sancılı geçebilir. İlk adetin görülmesiyle birlikte kızlarda göğüslerde büyüme gibi fiziksel değişimlerde meydana gelmektedir. İlk adet görmeye başlayan kızlarda metabolizmadaki ve hormonlardaki değişimler dengeye ulaşıncaya kadar adet düzensizliği görülmesi oldukça normaldir. Bu tip şikayetler durumunda toplumda “adetin evlenince düzelir merak etme “ gibi bir algı oluşmuştur. Oysaki cinsel ilişki adet düzeninde bir etkiye sahip değildir. İlk adet döneminde düzensizlikler zamanla düzene girmiyorsa ve ağrılı geçiyorsa bir jinekoloğa gidip muayene olmak gerekir. Ağrının ve düzensizliğin nedeni araştırılarak gereken tedavi uygulanmalıdır.

Adet Düzensizliği Nasıl Tedavi Edilir?

Adet düzensizliğinin tedavisinde dikkate alınması gereken en önemli konular, hastanın yaşı, düzensizliğin tipi, adetin miktarıdır. Her kadının adeti kendine özgüdür. Her kadının adet düzensizliği nedeni kendine özgüdür. Dolayısıyla tedavi aşamasında hastanın şikayetleri değerlendirilerek uygun tetkikler yapılır. Adet düzensizliğinin nedeni araştırılır. Daha sonra nedene bağlı olarak tedavi uygulanır. Adet düzensizliğinin nedeni şayet farklı bir hastalıksa o hastalığın tedavisine öncelik verilmelidir. Düzensizliğin nedeni rahim içinde oluşan polip, miyom kist gibi yapılar ise cerrahi tedavi uygulanabilir. Hormonlara bağlı bir rahatsızlık söz konusu ise ilaç tedavi uygulanır.

Hangi Hastalıklar Adet Düzensizliği Yapar?

Hormon dengesini bozan her türlü hastalık adet düzensizliğine sebep olabilmekle birlikte bazı hastalıklar bu konuda mimlidir. Özellikle orta yaş ve üzerinde yavaş yavaş ya da bir anda ortaya çıkan düzensizliklerin sebebi çeşitli hastalıklardır:

  1. Hiperplazi; hormon salgılayan bazı dokuların aşırı şekilde büyümesi sonucu hormon üretiminin de artmasını ifade eden hastalıktır.
  2. Polip, miyom ya da kist; rahim içi, rahim kanalı yumurtalıklar gibi bölgelerde çeşitli ve istenmeyen yapılar oluşabilir. Bu yapılar da hormon salgısı üzerinde etkilidir.
  3. Kanser; adet döngüsünün herhangi bir yerinde bulunan bölgelerde ortaya çıkan kötü huylu hücreler hem fonksiyonel bozulmaya sebep olmakta hem de hormon salgısını değiştirebilmektedir.
  4. Tiroid hastalıkları; hormon dengesinin sağlanmasında en önemli bez olan tiroid, çeşitli adenomlarla tehdit ediliyor olsa hormon dengesini bozacak şekilde hareket edebilmektedir.
  5. Diyabet; kilonun artmasına ve kilo problemine bağlı adet düzensizliğinin ortaya çıkmasına sebep olur.

    Adet Düzensizliğinde Hangi Hormonlara Bakılır?

    Adetin başlaması, rahim içinin atılması, yeni yapının oluşturulması ve döngüye yeniden başlanması birçok hormonun kontrolünde gerçekleşmektedir. Bu hormonlardan birinin az ya da fazla olması adet düzensizliğinin başlıca sebebidir. Şikayetlerle doktora başvurduktan sonra FSH, TSH, LH değerlerine bakılır. Ayrıca prolaktin seviyesi de kontrol edilir.

    Adet Düzensizliği Kaç Yaşına Kadar Normaldir?

    Adet düzensizliğini ortaya çıkaran onlarca faktör bulunmaktadır. Bu faktörler de yaş fark etmeksizin ortaya çıkabilmektedir. İlk adetten itibaren bir düzenin olması beklenir. Ancak çoğu zaman bu düzen sağlanamaz. Beslenme alışkanlıkları, çeşitli hastalıklar veya sendromlar başlıca düzensizlik sebebidir. Vakaların yüzde doksan kadarında düzenli cinsel ilişki ile birlikte adet düzeni sağlanır. Kesin bir yaş vermek ise mümkün değildir. Ayrıca uzun süre düzenli giden adet menopoz dönemine yaklaştıkça bozulabilmektedir.

    Adet Düzensizliği Nelere Yol Açar?

    Adetin düzenli olması vücudu kontrol edenler de belirli bir düzen içinde salgılanmasını sağlamaktadır. Adet düzensiz olduğunda hormon dengesi de bozulmakta; bozulan hormon dengesi birçok fizyolojik ve psikolojik sorunu ortaya çıkarmaktadır. Başlıca stres kaynakları arasında adet düzensizliği yatar. Ayrıca cinsel birleşmede isteksizlik, çeşitli kuşkular, kansızlık ile ilgili sorunlar da adet düzensizliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir.

    Adet Düzensizliği Neyin Belirtisidir?

    Adet düzensizliği en basit anlamda hormon dengesizliğinin belirtisidir. Bu sorun daha detaylı incelendiğinde ise ciddi bir hastalığın belirtisi olduğu bile görülebilir. Hormon dengesini sağlayan bezlerdeki kitleler, kanserler; adet düzeninin bir parçası olan noktalardaki kistler, miyomlar, polipler; ciddi kanserler ve üreme fonksiyonu bozukluklarının belirtisi olabilme kapasitesi vardır.

    Adet Düzensizliği Olan Hamile Kalabilir Mi?

    Adet düzensizliğini ortaya çıkaran onlarca faktörden birisi de üreme fonksiyonlarındaki bozukluklardır. Doğrudan adet düzensizliği hamile kalmaya engel olmasa da adet düzensizliğini de ortaya çıkaran ana sebepler gebelik önünde engel oluşturabilmektedir. Eğer böyle bir faktör yok ise adet düzensizliğine rağmen hamile kalınabilir çünkü yumurtalama fonksiyonu sorunsuz olarak devam etmektedir. Tek sorun yumurtalama döngüleri arasındaki dengesizliklerdir.

    Adet Düzensizliği Ne Kadar Sürer?

    Adet düzensizliğinin ne kadar süreceği, onu ortaya çıkaran sebebe bağlıdır. Psikolojik bazı sorunlara bağlı olarak ortaya çıkan adet düzensizlikleri birkaç ayın ardından düzelebilmektedir. Seyahat, havalardaki sıcaklık değişimleri, ilaç kullanımları da geçici adet düzensizlikleri ortaya çıkarmaktadır. Çok daha kompleks sorunlarda ise adet düzensizliği ilgili sorunun tamamen ortadan kaldırılması ile geçer. Yani belirli bir süreden bahsetmek imkansızdır. Hasta özelinde inceleme yapılması gerekir.

    Adet Düzensizliğinde Kilo Alınır Mı?

    Adet düzensizliğine sebep olan hormonlar ile iştahı artıran hormonlar bazen kesişebilmektedir. Kesişmeseler bile aynı zincirin parçaları olmalarından dolayı, adet düzensizliği yaşayanların kilo alma eğiliminde olmaları normaldir. Bazı durumlarda ise tam tersine zayıflama eğilimi görülmektedir ki temel sebep tiroid hormonlarıdır.

    Çocuk Emzirirken Adet Düzensizliği Olur Mu?

    Bebeğin beslenmesi için süt üretimi hormon dengesindeki değişmeler sayesinde mümkündür. Emzirme devam ettiği sürece adet düzensizliği de devam eder. Ne zaman ki süt üretimi azalır ve biter; yani emzirme sona erer, o tarihten üç – dört ay sonra adet düzensizliği de ortadan kalkar. Yani emziren annelerin adet düzensizliği konusunda endişe etmesine gerek yoktur.