Tüberküloz Tedavisi

Tüberküloz Tedavisi
Tüberküloz Tedavisi

 

Tüberküloz hastalığı, halk arasında verem olarak bilinen ve mycobacterium tuberculosis isimli bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Dünyada her yıl milyonlarca insan tüberküloz hastalığına yakalanır. Tüberküloz hastalığı vücutta farklı organları etkileyebilir ancak çoğunlukla akciğerlerde görülür. Tüberküloz solunum yolu ile bulaşır ancak ilaç tedavisine başlayan hastalarda bulaşma ihtimali azalır. Hasta ile aynı odayı paylaşan insanlar bulaşıcılık açısından risk altında olmakla beraber bu durum içinde bulunulan ortam koşullarına göre değişiklik gösterir. Büyük ve iyi havalandırılan bir ortamda hastalığın bulaşma ihtimali daha az olurken; küçük, çok sayıda insanın bulunduğu havalandırma imkânı kısıtlı olan bir ortamda hastalığın bulaşma ihtimali daha fazla olur. Tüberküloz tanısı konulan hastaların yakınlarının da hastalığın bulaşma ihtimaline karşı kontrol edilmesi yararlı olur. Hastalığın bulaşıcılığı genelde hastayla uzun süre aynı ortamı paylaşan aile, iş arkadaşları gibi yakın çevrede bulunan insanlarda yüksektir. Ayrıca vücut direnci düşük yetişkin bireylerde ve beş yaşın altındaki çocuklarda mikrop bulaştıktan sonra hastalık gelişme ihtimali daha yüksek olur.

Tüberküloz hastalığı yavaş ilerleyen bir hastalıktır ve belirtiler uzun bir süre anlaşılamadığında hastalık iyice ilerler bu da bulaşıcılığın da artması anlamına gelir. Hastalığın en bilinen belirtisi iki haftadan daha uzun süren öksürük ile beraber balgam, kanlı balgam veya kan gelmesidir. Bunun dışında tüberküloz hastalarında göğüs ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, kiloda azalma, nefes darlığı şikâyeti ve akşam vakti yükselen ateş görülür. Bu tür şikayetlerle sağlık kuruluşuna başvuran hastalara kan tahlili, PPD testi, balgam incelemesi ve akciğer tomografisi gibi tetkikler yardımı ile tanı konulur.

Tüberküloz hastalığının tedavisi ilaçlarla yapılır. Tedavide dört çeşit ilaç kullanılır. Tüberküloz hastalığı ilaç tedavisi ile minimum altı ayda tamamen iyileşir. Bazı hastalarda tedaviye daha uzun süre devam etmek gerekebilir. Tedaviye ilk iki ay dört ilaç türü ile başlanıp üçüncü aydan itibaren yapılan kontroller sonrası ilaç sayısı azaltılır. Tüberküloz tedavisinde genellikle rifampisin, pirazinamid, isoniazid ve ethambutol maddelerini içeren ilaçlar kullanılır. Tüberküloz tedavisi sırasında hastaların hastanede yatmaları gerekmez. Ancak ilaçlarını bir sağlık personeli refakatinde almaları tedavinin etkin olması açısından önemlidir. Bu tedavi yöntemine doğrudan gözetimli tedavi adı verilir. Tüberküloz tedavisi için kullanılan ilaçlar sağlık bakanlığı tarafından ücretsiz karşılanmaktadır. Hastalar ilaçlarını verem savaş dispanserlerinden temin edebilir. Bazı durumlarda bazı tüberküloz hastaları uygulanan ilaç tedavisine rağmen iyileşmezler ve ilaca dirençli tüberküloz ortaya çıkar. Bu durumda hastaya ek bazı ilaçlarla tedavi düzenlenir.

Tüberküloz hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçları bazı yan etkileri görülebilir. Bunlar genelde görme bozukluğu, ciltte döküntüler, eklem ağrıları, idrar renginin kırmızı olması ve ototoksisite gibi şikayetlerdir. Hastalıktan korunmak için güneşli ve temiz hava, sağlıklı beslenme, yeterince dinlenme önem taşır. Ayrıca çocuklarda verem aşısı (BCG) uygulanır.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Sevinç Bilgin

Tüberküloz Tedavisi Türleri

Tüberküloz hastalarının tedavisinde temel dört adet ilaç kullanılır. Bu ilaçlar genellikle verem savaş dispanserlerinde hastalara bedelsiz olarak uygulanır. Tüberküloz yavaş ilerleyen bir hastalıktır ve tedavisi de uzun zaman alır. Hastalığın tedavisi en az altı ay sürer. Hastaların dinlenmesi, doğru beslenmesi, temiz hava ve güneş alması, stresten uzak durması tedavi için önemlidir. Hastanın ilaçlarını düzenli kullanması hem kendi sağlığı hem de hastalığın bulaşmasının engellenmesi için gereklidir. İlaçların düzenli kullanılmadığı, ilaçların ve tedavi süresinin yetersiz kaldığı durumlarda hastalık ilaca dirençli hale gelebilir. Bu durumda hastaya farklı ilaçlarla yeni bir tedavi düzenlenmesi gerekir.

Doğrudan Gözetimli Tedavi

Doğrudan gözetimli tedavi hastaların ilaçlarının bir sağlık personeli tarafından içirilmesi yöntemidir. Tüberküloz tedavisinde hastaların ilaçlarını düzenli almaları hastalığın tamamen iyileşmesi için önemli bir etkendir. Bu sebeple hastaların ilaçlarını aldığından emin olmak ve tedavinin etkin olması için ilaçlarının bir sağlık görevlisi tarafından içirilmesi önemlidir.

Tanı

Tüberküloz hastalığında tanı muayene, tüberkülin (PPD) testi, akciğer röntgeni, balgam örneğinin incelenmesi ve kan tahlilleri ile konulur. Tüberküloz hastalığı muayenesinde hastanın akciğer sesleri dinlenir, lenf bezlerinde ödem olup olmadığı kontrol edilir. Tüberkülin testinde hastanın önkolunun iç kısmına deri altına PPD solüsyonu enjekte edilir ve üç gün sonra koldaki reaksiyon kontrol edilir. Test yapılan bölgedeki sert ve kabarık bölgenin büyüklüğü ölçülür. Bu sert ve kabarık yapıya endürasyon denir. Ancak daha önce verem aşısı olanlarda test sonucu pozitif olabilir. Hastaya akciğer filmi, balgam kültürü ve kan tahlili yapılır. Akciğer filminde hastalığa bağlı olarak farklılıklar gözlenir, hastadan alınan balgam örneğinde tüberküloz basilinin varlığı tanı koyulması için yeterli olur. Bazı hastalarda ilaca karşı dirençli tüberküloz gelişmiş olabilir, balgam kültürü ile bunun tespiti de yapılır. Kan testi ise T-spot ve QuantiFERONTB Gold in Tube testleridir. Bu testlerle hastalarda tüberküloz basilinin var olup olmadığına bakılır. Tüberkülin testine oranla daha net sonuç verirler, bunun nedeni ise verem aşısından etkilenmezler. Bu testler tanıya yardımcı olmak için diğer tanı yöntemleri ile birlikte yapılır.

Gözetim Planı

Tüberküloz tedavisinde hastaya ilaçları verilirken doğrudan gözetimli tedavi uygulanır. Bu uygulama için gözetim yapacak kişiler önceden eğitimlere alınır ve nasıl uygulanacağı anlatılır. Tüberküloz tedavisi alan hasta da ilacını nerede ne zaman ve nasıl alacağı konusunda bilgilendirilir. Hastaların yaşam koşulları, işi, yaşı gibi faktörler de göz önünde bulundurularak gözetim planı hazırlanır ve bu plana uyması gerektiği mutlaka anlatılır. Hastanın ilaçları hastanede, verem savaş dispanserinde veya sağlık ocağında bir sağlık personeli tarafından içirilir. Hafta sonları ise bir aile bireyi tarafından ilaçlar içirilir. Bu planlamalar yapıldıktan sonra ilaç ne şekilde ve kim tarafından içirilecek ise hazırlanan gözetim planı o kişiye verilir. Hasta sağlık kuruluşuna gelemeyecek durumda ise bir sağlık görevlisi hastanın bulunduğu yere gidip ilaçlarını içirir. Hasta sağlık kuruluşu bulunmayan bir yerde ise ilaçlarını içirmesi için hastanın fikri alınarak gönüllü bir kişi eğitilir ve gözlem formu o kişiye teslim edilir.

Denetim

Doğrudan gözetimli tedavi alan hastalar ile ayda bir kez verem savaş dispanserinde görüşülerek tedavisinin nasıl gittiği, şikayetlerinin durumu sorgulanarak tetkikleri tekrarlanır. DGT ile ilgili sıkıntısı olup olmadığı sorgulanır. Hastaların yaşayabileceği adres değişikliği gibi durumlarda gözetimin nasıl yapılacağı tekrar planlanabilir. Gerekli durumlarda gözetim yeri ve gözetim uygulayan kişinin değişikliği için tekrar planlama yapılır. Hastanın ilaç gözetimini yapan kişi ile yine ayda bir görüşülerek gözetim formu kontrol edilir, hasta ile ilgili bir sıkıntı olup olmadığı sorulur ve hastanın ilaçları teslim edilir. Hasta eğer ilaçlarını evde alıyorsa gözetim formu ve ilaç sayıları kontrol edilir. DGT alan hasta ilacını içmek için sağlık kuruluşuna gelmez ise telefonla arayarak çağırır. Hastanın ilacını içmeye gelme konusunda sıkıntı olur ise verem savaş dispanserine bilgi verilir. Hastanın ilaçlarını iki gün üst üste almaması durumunda ailesi ile birlikte eğitim için verem savaş dispanserine çağırılır. Sorunun devam etmesi durumunda hasta hastaneye yatırılarak tedavi edilir.

Sonlandırma

Doğrudan gözetimli tüberküloz tedavisi gören hastaların tedavi süresince ilaçlarını düzenli ve doğru dozda kullanmaları sağlanır. Hasta için belirlenen tedavi süresi bittiği zaman hastadan son balgam örneği alınır ve film çekilerek incelenir. Alınan örnekte herhangi bir problem olmaması durumunda hastanın tedavisi sonlandırılır.

İlaca Dirençli Tüberküloz

Tüberküloz tedavisi sırasında hastaların ilaçlarını düzenli kullanmaması, yanlış veya eksik ilaç kullanılması veya tedavi süresinin yetersiz kalması nedeni ile vücutta ilaca karşı direnç oluşur ve kullanılan ilaç tüberküloz mikrobu üzerinde etki etmez. Bu durum dirençli tüberküloz olarak adlandırılır. Bu durumda hastalara tüberküloz tedavisinde rutinde kullanılan ilaçlar dışında farklı ilaç tedavisine başlanır. İlaca dirençli tüberküloz hastalarının tedavisi diğer hastalara göre daha uzun sürer.

İlaca Karşı Dirençli Tüberkülozda Kullanılan İlaçlar

İlaca dirençli tüberküloz hastalarının tedavisinde dirençli olunan ilaç kullanılmaz, bunun yerine farklı ilaçlar ve ilaç kombinasyonları kullanılır. Kanamycin, amikacin ve capreomycin haftanın beş günü kullanılır. Bu ilaçlar böbreklere toksik etki yapabilir, ayrıca denge ve işitme bozukluğuna da neden olabilirler. Ethionamide günde iki veya dört defa alınır. Mide bulantısı, kusma, iştahsızlık ve eklem ağrıları gibi yan etkileri vardır. Cycloserin etkisi zayıf bir ilaçtır. Santral sinir sistemi üzerine yan etkileri olabilir. Kinolonlar ilaca dirençli tüberküloz tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Bilinen yan etkileri mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı, ciltte döküntüler ve uykusuzluk. Fenazinler, makrolidler, thiacetazone, rifamycinler ve para-aminosalicylic asid kullanılan diğer ilaçlardır.

Hamilelik Döneminde Tedavi

Hamilelik döneminde tüberküloz tanısı konulan hastanın tedavisine olabildiğince hızlı başlanmalı. Hamilelik döneminde tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçlar kullanılabilir, ancak streptomisin plasenta yolu ile bebeğe geçebildiğinden bu ilaç kullanılmaz. İzoniazid, etambutol ve rifampisin hamilelik döneminde güvenle kullanılabilen ilaçlardandır.

15 Yaş Altı Çocuklarda Koruyucu Tedavi

Tüberküloz tanısı almış kişilerle aynı evi paylaşan ya da farklı ortamlarda karşılaşan kişilere, bağışıklığı zayıf kişilere ve çocuklara hasta olmamaları için koruyucu tedavi başlanır. Koruyucu tedavi başlamadan önce çocuklara gerekli tetkikler yapılarak hastalığın oluşup oluşmadığı kontrol edilmeli, ilaçlara direnç gelişiminin önüne geçilmeli. Koruyucu tedavide izoniazid altı ay boyunca kullanılır.

AIDS Virüsü Taşıyan Verem Hastalarının Tedavisi

AIDS virüsü taşıyan hastalar enfeksiyonlara ve diğer hastalıklara daha açıktır. Tüberküloz da hastanın yakalanabileceği hastalıklardan biridir. AIDS virüsü taşıyan kişinin tüberküloza yakalanması halinde erken teşhis ve tedavi önem taşır. Hastalığın fark edilmeyip tedaviye başlanmaması çok ciddi sonuçlar doğurabilir. AIDS virüsü taşıyan hastalarda aynı zamanda tüberküloz varsa en az altı aylık bir tedavi ile hastadaki tüberküloz iyileştirilir.

Tüberküloz Tedavisi Öncesi

Tüberküloz hastalığı şüphesi taşıyan bireylere çeşitli yöntemler kullanılarak tanı konulur. Tanı konulduktan sonra doktor tarafından hastaya uygun bir tedavi düzenlenir. Tedaviye başlanmadan önce hastanın özel bir durumu olup olmadığı öğrenilmeli, tedavi bu doğrultuda belirlenmelidir. Tüberküloz hastası aynı zamanda gebe, AIDS hastası veya böbrek hastası olabilir ve bu durum kullanılacak ilaçlar bakımından farklılık yaratabilir. Tüberküloz hastası ile yakın temasta bulunan insanlar taramadan geçirilir. Ayrıca tüberküloz hastalığından korunmak için iki ayını dolduran bebeklere BCG aşısı yapılır ve bazı durumlarda koruyucu tedavi yöntemleri de uygulanır.

Tüberküloz Hastasının Temaslılarının Taranması

Tüberküloz bulaşıcı bir hastalıktır ve hastanın yakın temasta bulunduğu insanlara hastalık bulaşma riski vardır. Hastanın yakın temasta bulunduğu insanlara hastalığın farklı oranlarda bulaşma riski bulunur. Bu insanlar hastanın aynı evi paylaştığı insanlar, arkadaş çevresi, ailesi, akrabaları ve aynı ortamda çalıştığı iş arkadaşları. En yüksek bulaşma ihtimali hastanın aynı evi paylaştığı insanlarda görülür.

Tüberküloz hastalığında hastalık teşhis edilene kadar başka insanlara da bulaşabilir, bu nedenle hastalığın erken teşhisi ve tedavisi önemlidir. Tüberküloz teşhisi konulan hastanın temasta bulunduğu kişilerin taramadan geçirilmesi ve hastalık enfeksiyonu kapanların koruyucu tedavi görmesi, hastalığı kapanların da tedavisinin yapılması gerekir. Bu temaslı taraması hastalığın teşhis ve tedavisinin erken dönemde yapılmasının yanı sıra hastalığın daha fazla yayılmasının da önüne geçilmesini sağlar.

Verem (BCG) Aşısı

Tüberküloz hastalığından korunmak için verem (BCG) aşısı uygulanır. Verem aşısı genellikle yeni doğan bebekler iki aylık olduğunda yapılır ve hayat boyu bir kez yapılması yeterli olur tekrarına gerek olmaz. Verem aşısı kemik veremi, akciğer veremi, böbrek veremi ve menenjit gibi türlerden korur. İki aydan daha büyük bebeklerde aşı yapılmadan önce tüberküloz cilt testi yapılır. Verem aşısı akciğer tüberkülozuna karşı yüzde elli oranında koruma sağlar. Tüberküloz cilt testi pozitif çıkanlara, immun yetersizliği olanlara, cilt hastalığı olanlara, tüberküloz hastalığını geçirmiş olanlara ve ateşli hastalık geçirenlere ve ağırlığı iki kilonun altında olan bebeklere verem aşısı uygulanmaz.

Gebelerde Verem Tedavisi

Gebelerde verem tedavisi hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından önem taşır. Hamile hastalarda verem erken teşhis edilemezse ciddi problemler ortaya çıkar. Bazı durumlarda verem belirtileri ile gebelik belirtileri benzediği için hastalığın teşhisi gecikebilir. Verem teşhisi konulan gebe kadının hemen tedaviye başlaması gerekir. Gebelikte verem tedavisinde streptomisin adlı ilaç kullanılmaz; ancak diğer ilaçlar kullanılabilir.

Tüberküloz Tedavisi Sonrası

Tüberküloz tanısı konulan hastanın vakit kaybedilmeden tedavisine başlanır. Tedavinin hastalar üzerinde çeşitli yan etkileri olabilir. Bunların en bilinenleri cilt lezyonları, görme bozukluğu, eklemlerde ağrı, vücut sıvılarının renginin kırmızıya dönmesi ve ototoksisitedir. Hasta bu durumlara karşı takip edilmelidir. Tedavi sonrasında da tedavinin amacına ulaşıp ulaşmadığı, hastalığın tekrar edip etmediğinin kontrol edilmesi gerekir. Tedavinin başarı durumu bazı koşullara göre değişir, bu koşulların en önemlisi ilaçların düzenli kullanılması olarak bilinir.

Tedavinin Yan Etkileri

Tüberküloz hastalığının tedavisi çeşitli ilaçlar kullanılarak yapılır. Çoğu tedavide olduğu gibi tüberküloz tedavisinde de bazı hastalarda birtakım yan etkiler görülebilir. Tedavi devam ettiği süre boyunca hastalar takip edilmelidir. Yan etkiler görüldüğü takdirde ilaca devam edilip edilmeyeceğine duruma göre doktor karar verir. Tüberküloz tedavisinde görülen yan etkiler genellikle görme bozukluğu, ototoksisite, cilt lezyonları, akut böbrek yetmezliği, eklem ağrıları, idrar ve gözyaşı renginin kırmızıya dönmesi ve parestezilerdir.

Ototoksisite

Ototoksisite, tüberküloz tedavi gören hastalarda denge ve işitme problemlerine neden olan bir yan etkidir. Hastada iç kulak bölgesini etkileyerek hasara neden olur. Yaşı ilerleyen hastalarda ototoksisite daha fazla görülür. Hastada başta yüksek frekanslı sesleri duymada azalma şeklinde ortaya çıkabilir, bunun yanında kulak çınlaması da görülebilir. Denge kaybında ise baş dönmesi, mide bulantısı, kusma ve hasta ayağa kalktığında denge sağlayamama gibi problemler görülür.

Görme Bozukluğu

Tüberküloz tedavisinde ortaya çıkan yan etkilerden biri de görme bozukluğudur. Görme bozukluğu çoğu zaman bulanık görme, görme keskinliğinde azalma, gözde kaşıntı, kızarıklık ve batma şeklinde olur. Bu tür yan etkiye sahip ilaç kullanımında hastanın düzenli göz kontrolü yaptırması önerilebilir. Hastada ilaca bağlı görme bozukluğu olursa doktor tarafından ilacın kesilmesi söz konusu olabilir.

Cilt Lezyonları

Tüberküloz tedavisi gören hastalarda ciltte lezyonlar, kaşıntı, kuruluk, pullanma ve cilt renginin koyulaşması gibi yan etkiler görülebilir. Hasta bu yan etkiler görüldüğünde doktora başvurmalıdır. Hastaya tüberküloz tedavisi yanında cilt lezyonları için de tedavi uygulanır, buna rağmen lezyonlarda iyileşme olmazsa tüberküloz ilaçları kesilir. Hastanın cilt problemleri düzeldikten sonra tüberküloz tedavisi için ilaçlara tekrar başlanır.

Akut Böbrek Yetmezliği

Akut böbrek yetmezliği tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri arasındadır. Tedavi sırasında gelişen akut böbrek yetmezliğine genelde Rifampisin adlı ilaç sebep olur. Akut böbrek yetmezliği gelişen hastalarda buna sebep olan ilaç tedaviden çıkarılır ve tedaviye tekrar dahil edilmez.

Eklem Ağrıları

Tüberküloz tedavisi gören hastalarda kullanılan ilaçlara bağlı oluşan yan etkiler nedeni ile eklem ağrıları görülebilir. Tedavide kullanılan pirazinamid adlı ilaç hastanın ürik asit seviyesini yükselterek buna sebep olabilir; ancak eklem ağrıları ürik asit seviyesinden bağımsız olarak da görülebilir. Tüberküloz tedavisinin yanında hastada görülen eklem ağrılarının da tedavisi yapılır.

Kırmızı İdrar

Hastaların bazılarında vücut sıvılarının renginde değişimler görülür. Tüberküloz hastalığının tedavisinde kullanılan Rifampisin adlı ilaç hastanın idrar ve gözyaşı gibi vücut sıvılarını kırmızı – pembe renge dönüştürebilir. Bu yan etkiye neden olan ilacı kullanacak hastalar bu konuda önceden mutlaka bilgilendirilir.

Paresteziler

Parestezi ciltte oluşan karıncalanma, yanma, uyuşma ve iğnelenme hissi olarak bilinir. Hastaların çoğunlukla ellerinde, kollarında, ayaklarında ve bacaklarında görülür. Tüberküloz tedavisi gören hastalarda da parestezi yan etkiler arasındadır. Hamile kadınlar, alkol bağımlıları ve şeker hastalarında görülme riski daha fazladır.

Tedavi Sonrası Takipler

Tüberküloz hastalarının tedavi sırasında ve sonrasında takip edilmeleri gerekir. Tedavi sırasında bazı hastalara doğrudan gözetimli tedavi uygulanır, hastalar için takip kartları oluşturulur. Tedavi sonrasında da tedavinin başarıya ulaşıp ulaşmadığı, hastalığın nüks edip etmeme durumu tedavi sonrası takipler sayesinde incelenir. Herhangi anormal bir durum oluşmadığı sürece tedavi sonrası hastanın kontrolleri üçüncü, altıncı, on ikinci ve yirmi dördüncü aylarda yapılır.

Tüberküloz Hastalığında Başarı Oranı

Tüberküloz hastalığının tedavisinde başarı oranının yüksek olması hastalığın erken teşhisi ve etkili tedavisi ile mümkün olur. Tüberküloz zamanında teşhis ve ilaç kullanımı ile tamamen iyileşebilir. Ancak bazı gelişmemiş ve yoksul ülkelerde maalesef hastalıkla daha sık karşılaşılır. Yoksulluk, ilaca dirençli tüberküloz ve HIV salgınları hastalığın kontrol edilmesini zorlaştırır. Tüberküloz tedavisinin başarılı olmasını sağlayacak en önemli etken ilaçların düzenli kullanılmasıdır. Özellikle ülkemiz çapında yapılan tüberküloz hastalığının tedavisi çok başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Başarı oranı yapılan çalışmalara göre %90 civarındadır. Geçtiğimiz yıllara göre her yıl tüberküloz hastalarının sayısında düşüş görülür. Bunda hastaların tedavisinde doğrudan gözetimli tedavi yönteminin kullanılması ve ilaçların ücretsiz olarak verem savaş dispanserlerinden verilmesinin de etkisi vardır.

Tüberküloz Hastalığına Yardımcı Kuruluşlar

Tüberküloz hastalığında hastanelerin göğüs hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları bölümleri ve doktorları, aile hekimleri ve aile sağlığı merkezleri ve verem savaş dispanserleri hastalığın tedavisini üstlenirler. Bunların yanı sıra verem savaş dernekleri de kurulmuştur ve bu konuda çalışmalar yapar. Tüberküloz Daire Başkanlığı ülkedeki tüberküloz hastalığının kontrolünü yapar, hastalık konusunda politikalar belirler, eğitimler verir ve ilaç temini yapar. Hastalığın tanısının koyulmasına yardım eden tüberküloz laboratuvarları da tüberküloz hastalığına yardımcı kuruluşlardandır. Ayrıca belediyelerin sosyal yardım işleri, verem savaş dernekleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü ve kaymakamlıklara bağlı sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları hastalara maddi yardımda da bulunabilir.

Tüberküloz Hastalarının Hayati Riskleri

Tüberküloz hastalığı eski dönemlerde olduğu kadar ölümle sonuçlanmıyor ve günümüzde ilaçla tedavi ile tamamen iyileşebiliyor. Ancak bazı hastalarda ve bazı durumlarda hastalık ciddi sonuçlar doğurabilir. Hastalığın erken teşhis edilemediği ve tedavi edilmediği durumlarda hastalık ilerleyerek vücutta ciddi problemlere neden olur. Bazı araştırmalar tüberküloz hastalarının hayatlarının ileriki dönemlerinde akciğer kanserine yakalanma oranının diğer insanlardan daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle tedavi sonrası hastaların yaşam tarzlarına çok dikkat etmesi gerekiyor. Böbrek yetmezliği olan hastalarda, HIV virüsü taşıyan hastalarda, bağışıklık sistemi baskılanan hastalarda tüberküloz hastalığı daha riskli bir hal alıyor. Bunların yanında ilaca dirençli tüberküloz hastalarında tedavi daha uzun sürüyor ve diğer tüberküloz hastalarına göre tedavi başarısı daha düşük olabiliyor.

Sık Sorulan Sorular

Tüberküloz hastalığı zamanında teşhis ve etkili tedavi ile tamamen iyileşebilir. Hastanın ilaçlarını düzenli kullanması sürecin en önemli parçasıdır. Hastalığın tedavisi, tedavinin yan etkileri, özel durumlarda tedavi, tüberküloz tedavisinde yardımcı kuruluşlar ve tedavi sonrası dönem sürecin daha sağlıklı ilerleyebilmesi için tüberküloz hastaları ve hasta yakınları tarafından bilinmesi gereken bilgilerdir. Bu nedenle tüberküloz hastalığının tedavisi ile ilgili sık sorulan soruları ve cevaplarını sizler için bir araya getirdik.

Tüberküloz Hastalığının Tedavisinde Cerrahi Yöntem Kullanılır mı?

Tüberküloz hastalığının tedavisi ilaçlarla yapılır. Ancak bazı durumlarda cerrahi yöntem ilaç tedavisine yardımcı olarak uygulanabilir. İlaç tedavisi uygulandığı halde tamamen iyileşmeyen hastalarda, hastalığın ciddi semptomlarının görüldüğü hastalarda, ilaçlarını düzenli kullanmayan ve doktorla işbirliği yapmayan hastalarda cerrahi yöntem de uygulanabilir.

Tüberküloz Hastaları Hangi Bölüm Tarafından Tedavi Edilir?

Tüberküloz hastalığı ile ilgili merak edilen konulardan biri de hastaların hangi bölüme başvurmaları gerektiğidir. Tüberküloz hastaları göğüs hastalıkları kliniğinde tedavi edilir. Eğer tüberküloz hastalığı olduğuna dair bir şüphe duyuluyorsa mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir.

Tüberküloz Hastalığı Yanındakilere Bulaşır mı?

Tüberküloz hastalığı öksürük, hapşırık, konuşma ile etrafa yayılan basillerin solunum yolu ile diğer kişiler tarafından solunmasıyla bulaşır. Tüberküloz hastalığının bulaşıcılığı tedaviye başladıktan ortalama üç hafta sonra ortadan kalkar. Tüberküloz basilini alan kişilerde hemen hastalık görülmeyebilir, ancak vücut direncinin düşmesi ile hastalık oluşabilir. Hastanın aynı evi paylaştığı insanlar, ailesi, arkadaşları, aynı ortamda çalıştığı iş arkadaşlarına hastalık bulaşma ihtimali vardır. Bu nedenle tüberküloz teşhisi konulan hastanın yanındaki insanların da önlem olarak kontrol edilmesi gerekir.

Tüberküloz Hastalarının Yakınları Önlem Olarak Ne Yapmalıdır?

Tüberküloz hastalarının yakınları hastalığın bulaşma ihtimaline karşı mutlaka gerekli tetkik ve kontrollerini yaptırmalı, doktor gerek görürse koruyucu tedaviye başlanmalı. Hasta yakınları özellikle çocuklar ve bağışıklığı düşük olan kişiler göğüs hastalıkları uzmanı tarafından tüberküloz hastalığı yönünden kontrol edilmeli ve koruyucu tedavi uygulanmalı.

Tüberküloz Hastaları Psikolojik Destek Almalı mıdır?

Tüberküloz tanısı alan hastalara eskiden beri süregelen bir ötekileştirme, dışlama davranışları vardır. Tüberküloz tedavisinin uzun ve zor olmasının yanı sıra toplumda dışlanma gibi nedenlerden dolayı hastaların ve ailenin psikolojik destek alması önemlidir. Bunların yanı sıra toplumun da tüberküloz hakkında bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi hastalara ve hastalığa bakış açısının değişmesi açısından önemli bir adım olur.

Tüberküloz Hastalığının Toplum Tarafından Dışlanmasının Sebepleri Nelerdir?

Tüberküloz hastalığı eski dönemlerden beri var olan bir hastalıktır. Eskiden hastalığın ilaçla tedavisi olmamasına bağlı ölümle veya sakatlıkla sonuçlanması insanlarda böyle bir etki bırakmıştır. Ancak günümüzde hastalığın ilaçlarla tamamen iyileşmesi sağlanmaktadır. Ayrıca hastalığın bulaşıcılığı konusunda bilgi eksikliği olması da dışlanmaya sebep olabilir. Hasta tüberküloz tedavisine başladıktan sonra hastalığın bulaşıcılığı azalarak biter.

Tüberküloz Hastaları Askerlik Yapabilir mi?

Tüberküloz hastalığını daha önceden geçirmiş olanlar ve aktif tüberkülozu olup tedavisi devam eden kişiler askere alınmamaktadır. Askeriyede toplu yaşam koşulları içinde hastalığın bulaşıcı olması nedeni ile askerlik öncesi yapılan muayenede askerliğe elverişli değildir raporu ile askere alınmazlar. Eğer hastalık askerlik yapılan süreçte tespit edilirse hasta kişinin tedavisinin yapılmasının ardından askerlikle ilişkisi kesilmektedir.

Tüberküloz Hastaları Tedavi Esnasında Çalışmaya Devam Edebilir mi?

Tüberküloz tedavisi alan kişilerin bulaştırıcılık süreleri geçene kadar istirahat etmeleri önerilir. Bulaştırıcılığı geçen kişilerin doktorun uygun görmesi ile çalışmalarında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Hastalığın iş yerinde bulaşma ihtimali çalışılan ortam koşullarına göre farklılık gösterir. Geniş, havalandırması iyi olan ve güneş alan bir ortamda hastalığın bulaşma ihtimali daha düşük olur.

Tüberküloz Hastalığının Bitkisel Tedavisi Var mı?

Tüberküloz tedavisi eski zamanlarda bitkisel yöntemler kullanılarak yapılmış ancak hasta ölümlerinin önüne geçilememiştir. Tüberküloz tedavisinde başarı ilaç tedavisinden sonra olmuştur. Bitkisel yöntemlerle mevcut ilaç tedavisine katkı sağlamak isteyen hastaların doktora danışmaları gerekir. Tüberküloz tedavisinde kullanılan bitkisel yöntemler çam ve okaliptüs ağaçlarıdır. Ayrıca muz, ananas ve sarımsak da kullanılan bitkiler arasındadır.

Tüberküloz Tedavisinde Beslenmede Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tüberküloz hastalarında hastalığın vücut direncinin düşmesi ile ortaya çıkması nedeniyle ve kilo kaybı olması nedeni ile kilo kontrolü ve düzenli beslenme önemlidir. Hastalara vücut direncini artıracak vitamin ve mineral bakımından zengin besinler verilmeli. Hastanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için C vitamininden ve proteinden zengin yiyecekler yemesi önemlidir. Hastaların düzenli beslenmesi de önemli bir etkendir. Hastaların öğün atlamaması, hazır gıdalardan, alkol, sigara ve asitli içeceklerden uzak durması gerekir. Ayrıca bol sıvı tüketmesi de önemlidir. Beslenmede yumurta, kırmızı et, yeşil sebzeler ve kuru baklagil tüketilmelidir.

Tüberkülozun Sebep Olduğu Diğer Hastalıklar Nelerdir?

Tüberküloz çoğunlukla akciğerlerde ortaya çıkar ancak beyin, karaciğer, sindirim sistemi, kemik ve böbrek gibi vücudun diğer organlarında da görülebilir. Tüberküloz tedavi edilmediği takdirde hastaya ciddi zararlar verebilir. Tüberküloz hastalığına yakalanan ve tedavi gören hastaların hayatlarının bir döneminde akciğer kanserine yakalanma ihtimallerinin diğer insanlara göre daha yüksek olduğu bazı araştırmalarla ortaya çıkmıştır.

Tüberküloz Tedavisi Gören Hamilelerin Düşük Riski Var mı?

Tüberküloz tedavisi gören hamile kadınlarda erken doğum ve düşük riski görülebilir. Ancak erken teşhis edilen ve düzenli tedavi uygulanan gebelerde anne ve bebek zarar görmeden hastalığın iyileşmesi mümkündür. Hamile hastaların tedavisinde streptomisin adlı ilaç hariç diğer ilaçlar kullanılabilir ve bebeğe zarar vermez.

Tüberküloz Genetik mi?

Tüberküloz hastalığı genetik bir hastalık değildir. Tüberküloz hastası olan kişilerin çocukları sağlıklı bir ortamda tüberküloz basili ile karşılaşmadığı sürece bu hastalığa yakalanma riski olmaz. Ancak toplum içinde tüberküloz hastası olan kişilerle karşılaşması sonucu bu mikrobu alabilir ve tüberküloz hastalığına yakalanabilir. Bu ihtimal bütün insanlarda var olan bir durumdur.

Tüberküloz Cinsel Yolla Bulaşır mı?

Tüberküloz hastalığı solunum yolu ile bulaşan bir hastalık olması sebebi ile cinsel yolla veya kan yolu ile bulaşıcılık yoktur. Tüberküloz hastası ile aynı ortamda uzun süre bulunulması ve aynı havanın solunması hastalığın bulaşmasında etkendir.

Tüberküloz Tedavisiyle Hastalıktan Tamamen Kurtulmak Mümkün mü?

Tüberküloz hastalığına sahip hastaların hastalıktan tamamen kurtulması mümkündür; ancak bunun olması için bazı şartlar gerekebilir. Hastalığın erken teşhisi ve doğru tedavisi tamamen iyileşme için önemli etkenlerdir. Hastalığın tamamen iyileşmesi için tedavi boyunca hastanın ilaçlarını mutlaka düzenli şekilde kullanması gerekir. İlaca dirençli tüberkülozda, bağışıklık sistemi baskılanan hastalarda, tüberküloz yanında başka hastalığı olanlarda ve ilaçlarını düzenli kullanmayanlarda tedavi başarısı farklılık gösterebilir.

Emziren Annelerde Hastalık Bebeğe Bulaşır mı?

Tüberküloz hastası olan emziren anneler tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçları kullanabilir. Hastalık solunum yolu ile bulaşır, anne sütü ile bulaşma söz konusu değildir. Ancak annenin çocuğu emzirirken maske kullanması önerilir. Bebeğin annenin yanında kalmasında bir sakınca görülmez. Bebek hastalık konusunda kontrol edilir; hasta ise tedaviye başlanır, hasta değil ise de koruyucu tedavi uygulanabilir.

Tüberküloz Tedavisinde Özel Bir Diyet Uygulanır mı?

Tüberküloz tedavisinde özel bir diyet uygulanmaz; ancak hastanın vücut direncinin yükselme veya yeterli kiloya ulaşması için sağlıklı ve düzenli beslenmesi gerekir. Tüberküloz hastalığı bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda daha kolay ortaya çıkar bu nedenle hastanın bağışıklığını güçlendirmek faydalı olur. Hastanın beslenme programı yeterli vitamin, mineral ve protein almasını sağlayacak şekilde düzenlenir. Hastanın paketli hazır gıdalar, asitli içecekler, alkol ve sigara tüketmesi önerilmez.

Tüberküloz Hastalarının Ne Kadar Süre Hastanede Kalması Gerekir?

Tüberküloz hastalarının tedavisi bazı durumlar dışında hastaneye yatırılmadan yapılır. Hastanın genel durumu çok kötü ise, çok fazla kan tükürüyorsa, komplikasyonu fazlaysa, tüberküloz dışında ek bazı hastalıkları varsa hastanede tedavi edilmesi gerekebilir. Hastanede kalma süresi hastanın genel sağlık durumuna ve tedavinin ilerleyişine göre farklılık gösterir.

Tüberküloz Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Tüberküloz yani verem tedavisi ilaçlarla yapılmaktadır. Günümüzdeki ilaçlar oldukça etkili olduğundan dolayı tedavi süresi de kısadır. Tüberküloz ilaçları, veremin hangi evrede olduğuna göre değişmekle birlikte yaklaşık üç hafta ile beş hafta arasında kullanılır. Bu süre boyunca hayat tarzının değiştirilmesi, istirahat edilmesi, sıcak – soğuk dengesine dikkat edilmesi de oldukça önemlidir.

Tüberküloz Tedavisi Olan Nasıl Beslenmelidir?

Kişinin, ihtiyaç duyduğu kadar kalori almaması ya da yanlış beslenmesi tüberkülozu çok daha etkili ve dirençli hale getirmektedir. Tedavi başladıktan sonra hastanın yapması gereken şeylerin başında beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi gelir. Günlük öğün sayıları standart olmalı ve ihtiyaç duyulan kadar kalori alınmalıdır. Et ve sebze dengesi iyi kurulmalı; gerekirse de vitamin ve mineral desteği alınmalıdır. Az yağlı etler tercih edilmelidir. Enginar, brokoli, pırasa gibi sebzelerin tüketimi ise olabildiğince artırılmalıdır.

Tüberküloz Tedavi Sonrası Tekrarlar Mı?

Tüberküloz hastalığının yegane tedavisi ilaçlar iledir. Verilen ilaçların tamamlanması halinde tüberküloz tamamen ortadan kalkar ve dikkat edildiği takdirde tekrarlaması da imkansızdır. Ancak, tedavi tamamlanmaz ve yarıda bırakılırsa tüberküloz çok daha şiddetli ve dirençli biçimde tekrar kendini gösterir. Yani tekrarlayıp tekrarlamayacağı konusundaki belirleyici, ilaç tedavisine ne kadar bağlı kalındığıdır.