Tetanoz Tedavisi

Tetanoz Tedavisi
Tetanoz Tedavisi

 

Tetanoz, tedavisi birkaç haftadan aylara kadar uzayabilen bir hastalıktır. Tedavinin hastane ortamında ve hekim gözetiminde yapılması şarttır. Önlem alınmadığı takdirde hastanın ölümüyle sonuçlanır. Bu yüzden hastanın yaralanma durumundan sonra mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekmektedir.

Eğer tetanoz hastalığı ilerlemiş ise hasta boğulma hissi yaşar. Hastanın boğulmaması için trakeostomi denilen nefes borusunu kesme prosedürü uygulanması gerekir.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Mehmet Karahan

Tetanoz Tedavisi Hakkında

Tetanoz tanısı mutlaka hekim tarafından konulmalıdır. Hastaneye tetanoz şüphesiyle gelen bir hastaya yapılacak detaylı bir muayeneden sonucunda veya hekimin vakayı inceledikten sonra tetanozdan şüphelenmesi sebebiyle yapılacak detaylı bir muayene ve sonrasında hastadan veya yakınından alınacak detaylı bir anamnez (yaralanmanın hangi şartlarda olduğu gibi) ile tetanoz teşhisi konulabilir. Akabinde derhal hastane ortamında tedaviye başlanır.

Tetanoz hastalığının tedavisi aylar sürebilir. Enfeksiyonun bağlandığı sinir uçlarını tedavi etmek ne yazık ki mümkün değildir. Yeni sinir uçlarının oluşması gerekir. Buda zaman alan bir süreçtir. Bu sürede hekim hastalığın ilerlemesini durdurmak ve semptomları hafifletmek için bazı önlemler alır. Bunlar şu şekildedir:

  • Yara temizlenir. Ölü dokular tetanozun üremesi için uygun ortam sağladığından ölü dokuların mutlaka temizlenmesi gerekir.
  • Antitoksin verilir. Tetanoz immünglobulini vücutta dolaşan tetanoz toksinlerini durdurur.
  • Tetanoz aşısı yapılır. Bu aşı sadece enfeksiyon kapmış hastalara değil önlem amaçlı hastalığı olmayan kişilere de yapılır.
  • Kas spazmları ve ağrıyı yatıştırmak için sakinleştiriciler ve kas gevşeticiler uygulanır.
  • Hekimin uygun görmesi durumunda kas spazmlarını önlemek için başka ilaçlarda reçete edilebilir.

Tetanoz Hastalığı Nedir?

Tetanoz, clostridium tetani isimli bakterinin yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Çene kilitlenmesine ve hastanın ağzını açamamasına sebep olduğu için halk arasında kazıklı humma olarak da bilinir. Mikrop vücuda girdikten 3 ile 20 gün sonrasında belirtileri görülmeye başlanır. Çoğu vakada belirtilerin ortaya çıkması iki hafta sürer. İki haftanın altında ortaya çıkan belirtilerde tetanoz çok hızlı sirayet etmiş demektir. Buda hastanın durumunun ciddiyetini artırır.

Clostridium tetani bakterisi, beyin ve sinir sisteminin düzgün çalışmasını engelleyen bir toksin üretir. Kaslarda ağrılı spazmlar şeklinde kendini gösterir. Bu bakteri oksijeni az olan, nemli ortamlarda kolayca barınabilir. Sindirim sistemlerinde, gübre, toprak gibi ortamlarda uzun yıllar canlılığını sürdürür.

İnsanlara genellikle kesici ve delici alet yaralanmalarıyla bulaşır. Özellikle paslı ve pis bir ortamda bulunmuş bıçak, çivi, iğne gibi metallerden bulaşma riski yüksektir. Bunların dışında açık yaraların kapatılmaması yüzünden, yanıklardan veya trafik kazası gibi travma yaralanmalarından sonra oluşan ölü dokulardan mikrop uygun ortamı bulduğu için gelişme şansı yakalar.

Tetanoz hastalığı dört ana grupta incelenir:

  • Jeneralize (Yaygınlaşmış) Tetanoz: En çok görülen tetanoz türüdür. Bu türde genel huzursuzluk hali, baş ve boyunda ağrı, yara üzerinde ağrı, kaslarda istemsiz sertleşme, taşikardi, terleme ve hipertansiyon gibi semptomlar görülür. Hastalık esnasında bağışıklık desteklenmelidir. Aksi durumda bağışıklığın zayıflaması sebebiyle hastalığın tekrar etmesi mümkündür.

  • Neonatal (Yenidoğan) Tetanoz: Yenidoğan bebeklerde görülen tetanoz türüdür. Steril olmayan uygulamalarda, özellikle göbek bağından alınan kültürlerde ve bağışıklığı düşük annelerin bebeklerinde bulaşma riski vardır. Yenidoğanlarda sinir hücreleri yetişkinlere göre daha kısa olduğu için kuluçka zamanı daha kısadır. Genellikle doğumdan sonraki 10-15 gün içerisinde süt emmede ve beslenmede zorlanma, kaslarda spazmlar şeklinde gözlemlenir.

  • Sefalik Tetanoz: Kafa travmalarından sonra görülür. Beyindeki sinirlerde tutunur.

  • Lokal Tetanoz: En nadir görülen tetanoz çeşididir. Tek bölgedeki kas grubunda tutunur. Tedavi edilmezse jeneralize tipe dönüşebilir.

Tetanoz Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Tetanoz mikrobu dirençli ve uzun süreler canlılığını koruyabilen bir mikrop olması sebebiyle pek çok şekilde insanlara veya hayvanlara bulaşabilir. Bunlardan en sık görülenleri şu şekildedir:

  • Delici Yaralanmalar: Pis ve nemli ortamda kalmış paslı çivi, bıçak, şiş, dikenli tel veya iğne gibi metallerde sık sık tetanoz mikrobuna rastlanır. Bu delici metaller açık yaraya temas ettiklerinde yada bu metallerle gerçekleşen yaralanmalarda cisim üzerinde bulunan sporlar vücuda giriş için uygun ortamı bulmuş olur.

  • Cerrahi Yaralanmalar: Hastane ve tıp merkezlerinde bulunan cerrahi aletler pek çok sterilizasyon sürecinden geçirilir ve birden fazla kez kontrol edilir. Buna rağmen cerrahi aletlerden tetanozda dahil olmak üzere pek çok hastalık bulaşabilir. Cerrahi aletler kullanılsın veya kullanılmasın, genellikle hastaların veya sağlık personeli dışındaki personelin ulaşamayacağı ortamlarda tutulur. Ancak bazı durumlarda kullanılmış ve sterilizasyondan geçmemiş aletlere yanlışlıkla temas eden bir hasta veya hastane personeli buradan hastalığı kapabilir. Çok nadir görülsede hastalık bulaşması açısından risk olduğu için hiçbir tıbbi alet veya cihaza görevli personel olmadan dokunmamak gerekir.

  • Enjeksiyon İle Alınan Uyuşturucu Maddeler: Damardan alınan uyuşturucu maddeler kana enjektör vasıtasıyla zerk edilir. Enjektörler paketlenmeden önce sterilizasyondan geçer. Ancak uyuşturucu bağımlıları sık sık umumi tuvalet gibi hijyenik olmayan ve mikrobun rahatlıkla yaşayabileceği ortamlarda uyuşturucu aldıkları için enfeksiyonu kapma riskleri çok yüksektir.

Çoğu uyuşturucu bağımlısı kullandığı enjektörü tekrar kullanmak için saklar. Buda enjektörün sterilizasyonunu yok eder ve mikrop enjektör üzerine yerleşir. Kan ile temas ettiğinde ise vücuda rahatlıkla girer.

  • Hayvan Isırıkları: Tetanoz mikrobu insanlarda yaşayabildiği gibi hayvanlar da yaşayabilir. Çoğunlukla sokakta yaşayan ve çöp, gübre, toz, paslı metaller gibi yollarla mikrobu kapmış bir hayvanın ısırması sonucu tükürük yoluyla yaradan kana karışabilir. Bunun haricinde mikrobu taşıyan bir hayvanın tırnaklarıyla cildi yaralaması ile yine mikrop vücuda girebilir.

  • Enfekte Olmuş Ayak Ülserleri: Ülserler kapanmayan yaralar oldukları için enfeksiyon kapmaya çok müsaittirler. Özellikle ayak, bulunduğu ortam sebebiyle tetanoz gibi mikrobik hastalıkların üremesi için çok müsaittir. Ayakkabı içinde terleyen, oksijensiz kalan ayak tetanoz mikrobunun yerleşmesi ve üremesi için uygun bir ortam sağlar. Enfekte olmuş ülserin sebep olduğu açık yara vasıtasıyla vücuda taşınan mikrop kana karışır.

  • Diş Enfeksiyonları: Dişler ve diş etleri ağız içerisindeki sıcaklık ve nem sebebiyle enfeksiyona müsait ortamlardandır. Diş etlerinde ortaya çıkacak bir yara veya başka bir insandan öpüşme, aynı bardaktan içme, aynı çatal kaşığı kullanma, temiz olmayan çatal bıçağı kullanma gibi yollarla bulaşacak mikrop tükürük içerisinde rahatlıkla hayatta kalır. Tükürük vasıtasıyla ağız içine yayılan mikrop Diş eti kanaması, diş çektirme, dolgu tedavisi, kanal tedavisi, diş eti yaralanması gibi kana karışabileceği bir ortam oluştuğunda kan vasıtasıyla bütün sinir sistemine yayılabilir.

Tetanoz Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Tetanoz, kuluçka süresi 3 ile 20 gün arasında değişen bir hastalıktır. Yani yaralanmadan hemen sonra bir belirti görülmez. Bu yüzden ufak gibi görülen riskli yaralanmalardan sonra yara temizlenmeli ve mutlaka uygun bir anda hasta hekim muayenesinden geçirilmelidir. Hastanın gösterebileceği tetanoz belirtileri şunlardır:

  • Yüksek ateş ve terleme: Tetanoz hastalığı bir enfeksiyon olduğu için vücudun bağışıklık sistemi hastalıkla savaşmaya çalışır. Bu esnada yükselen ateş ve terlemeler en belirgin semptomlardandır.

  • Yüksek tansiyon: Tansiyon en basit anlamıyla kalbin temiz kanı vücuda gönderirken damarlara uyguladığı basınçtır. Tetanoz kaslarda spazmlara yol açtığı için kalp kasında da fazla yada ritmik olmayan kasılmalara ve buna bağlı olarak tansiyonun yükselmesine sebep olur.

  • İdrar Kaçırma: İdrar kaçırma, kontolsüz olarak ve istem dışı idrarı tutamama durumudur. Mesanede bulunan idrar mesane boynu vasıtasıyla üretraya gider ve buradan dışarı atılır. Üretra ve mesane boynunda idrar tutmaya yarayan kas grupları bulunur. Bunlar; mesane kası, iç büzük kası ve dış büzük kasıdır. Bu kaslar tetanoz mikrobu yüzünden kontrolsüz kasılmaya başlarsa hastada idrar tutamama durumu görülür.

  • Çene Krampları: Tetanozun halk arasında kazıklı humma olarak bilinmesinin sebebi özellikle çene ve boyun kaslarının kasılı kalmasıyla hastanın deyim yerindeyse kazık gibi kilitlenmesidir. Mikrobun en belirgin özelliklerinden birisi çene ve boyun kaslarında sürekli bir kasılma durumu yaşatmasıdır.

  • İstem Dışı Kasılmalar: Vücudun çeşitli yerlerinde hastanın kontrolü dışında kasılmalar olur. Tetanozun tipine göre değişmekle beraber kasılma belirtileri aynıdır. Kontrolsüz ve ani gelişen kramplar şeklinde görülür. Lokal tetanozda tek bir bölgede görülebilen kasılmalar, jeneralize veya sefalik tetanozda vücut geneline yayılabilir.

  • Salya Akması: Salya akması pek çok sebebe bağlı olarak görülebilir. Bademcik enfeksiyonu, sinüzit, reflü, gastrit, alerji, tarım ilacı zehirlenmesi gibi sebeplerden vücut salya üretimini artırabilir. Tetanoz mikrobuna bağlı salya akıtma ise diğer tetanoz semptomlarıyla birlikte görülür. Vücudun enfeksiyona karşı salya üretimini artırması sebebiyle tetanoz bulaşan hastalarda görülen bir semptomdur.

Tetanoz Tedavisi Türleri

Tetanoz tedavisi hastane ortamında yapılır. Uzun bir süreç olduğu için hastaya ilaç tedavisinin yanı sıra bu tedaviyi destekleyecek diğer tedavilerde uygulanır. Hastanın beden ve ruh sağlığının tam olarak korunabilmesi için sadece ilaç tedavisi yeterli değildir. Teşhis konulduktan sonra başlanacak tedavi süreci şu şekildedir:

İlaç Tedavisi

Tetanoz hastane ortamında tedavi edilmesi gereken bir enfeksiyondur. Hekim tarafından teşhis konulduktan sonra ilk yapılacak tedavi hastalığın yayılmasını durdurmak için antioksin verilmesi olacaktır. Antioksin yayılmayı durdurduktan sonra hastanın spazmları daha ağrısız atlatması için çeşitli kas gevşeticiler, gelecek spazmları azaltmak ve mümkünse engelleyebilmek ve kas hareketlerini yeniden düzenleyebilmek için magnezyum sülfat içeren ilaçlar verilir. Tetanoz bakterisini yok etmek için antibiyotikler ve tetanoz aşısı yapılır.

Fizik Tedavi

Tetanoz mikrobu kaslarda kontrolsüz kasılmalara yol açtığı için bundan etkilenen kaslarda sıklıkla hareket kabiliyetinde kısıtlanmalar, hareket kaybı ve yoğun kas ağrıları sık sık görülmektedir. Hareketi kısıtlanan veya tamamen hareketsizleşen kasları yoğun bir fizik tedavi süreciyle eski durumuna getirmek mümkündür. Genellikle ilaç tedavisinden sonra başlanılır. Bazı hastalarda ufak hareket kısıtlanmaları olabilirken bazı hastalarda yürüyememe, el kol hareketlerinde ciddi kayıplar gibi günlük hayatı fazlasıyla etkileyecek sorunlara yol açtığı için hasta mutlaka fizik tedavi sürecinden geçirilir. Fizik tedavi uzmanı ve nöroloji uzmanı hekimlerin hazırlayacağı rapora göre kaslar istenilen düzeye geldiğinde süreç bitirilir ve hasta taburcu edilir.

Psikolojik Destek

Tetanoz kas gruplarındaki kontrolün kaybı, nefes alamama, boğulma hissi, tansiyon, taşikardi gibi semptomlarıyla hastayı hem bedenen hemde zihinsel olarak yıpratan bir hastalıktır. Hasta bu belirtileri tecrübe ettikten ve fizik tedavi almasını gerektirecek hareket kayıpları yaşadıktan sonra mutlaka psikolojik destek verilmelidir. Aksi takdirde hastalığı atlatamama endişesi, kontrol edemediği uzuvların yarattığı sakat kalma düşüncesi, tedavi esnasında yaşanan karantina süreci gibi süreçler geçiren hastada anksiyete bozuklukları, öfke nöbetleri, içine kapanma, psikoz ve depresyon gibi pek çok psikiyatrik hastalığın ortaya çıkmasına yol açabilir. Tedavi ile birlikte başlatılacak psikolojik destek programı hem tedavi sürecinin hasta için daha rahat geçmesini sağlayacak hemde hastanın daha sonra daha başka ciddi sorunlar yaratacak psikolojik problemler yaşamasının önüne geçecektir.

Tetanoz Tedavisi Öncesi

Tetanoz teşhisi klinik muayene ile konulur. Laboratuvar tahlilleri teşhis koyarken yararlı değildir. Bazı semptomları ile menenjit, diş apsesi, temporomandibuler artrit, akut batın gibi hastalıklarla benzeşir. Hekimin ayırt edici bulguları gözden kaçırmaması için detaylı klinik muayene gereklidir.

Fizik Muayene

Teşhisin en önemli kısmıdır. Tek başına laboratuvar sonuçları teşhis koymada yetersizdir. Hasta hastaneye terleme, yüksek tansiyon, taşikardi, çene kilitlenmesi, ense sertliği, karın kaslarında sertlik gibi semptomlarla gelirse hekim detaylı bir muayene yapar. Hastanın kendisinden veya yakınından alacağı bir anamnez ile yakın zamanda geçirilmiş bir yaralanma olup olmadığını öğrenmeye çalışır. Varsa yarayı inceledikten sonra hekim, tetanoz şüphesi olması durumunda tedavi sürecini başlatacaktır.

Tetkikler

Tetanoz tanısı koymada laboratuvar tetkikleri fayda sağlamaz. Tanı hasta veya hasta yakınından alınacak detaylı bir anamnez ve detaylı fizik muayenesinden sonra konulur. Yapılacak klinik muayeneyi destekleyecek birkaç laboratuvar tetkiki mevcuttur. Elisa testi ve yara üzerinde bakteriyolojik inceleme yapılabilir ama bu sonuçlara göre tetanoz teşhisi konulamaz. Tetanoz teşhisi konulan hastaya bu testler yaparak teşhisin sağlaması yapılmaya çalışılır. Her laboratuvar tetkikinde tetanoz açısından net sonuçlar çıkmadığı için bu tetkiklere çok güvenilmemektedir. Esas teşhis hekimin fizik muayenesinden sonra konulmaktadır.

Tetanoz Tedavisi Sonrası

Tetanoz geçirmiş hastanın hastanedeki tedavi süreci bittikten sonra dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Tetanoz hastalığını geçirmiş olmak veya aşısını yaptırmak ömür boyu koruma sağladığı anlamına gelmez.

Tetanoz Aşısı

Aktif olarak bağışıklığın sürdürülmesi için hekim önerisine bağlı olarak genellikle iki ay arayla tetanoz aşısı yaptırmak gerekir. Bu önleyici ve bağışıklığı güçlendirici bir yöntem olduğu için amaç kişinin hastalanmış ise tedaviden sonra tekrar hastalanmasının önüne geçmek, hiç tetanoz geçirmediyse mikrobun hastalığa yol açmasını engellemek için gereklidir. Tetanoz ölüm oranı çok yüksek bir hastalık olduğu için ülkemizde doğumdan sonra ikinci dördüncü ve altıncı aylarda ve 18 ila 24 ay arasında bir doz daha olmak üzere her çocuğa aşılama yapılmaktadır.

İlkokul çağındaki çocuklara rutin olarak bir doz daha yapıldıktan sonra erkeklerde askerlik esnasında bir doz daha yapılır. Kadınlarda gebelik esnasında dördüncü ayda aşılama yapılır. Bundan bir ay sonra bir doz daha yapılır ve altı ay sonra bir aşılama daha yapılır. Sonrasında her yıl birer kez olmak üzere iki kere daha yapılan aşılama ile ömür boyu bağışıklık kazandırılır.

Eğer kişi bu dozları düzenli şekilde alamamış ise her on yılda bir aşılama yapılarak bağışıklık sürdürülebilir.

Hijyen Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tetanoz mikrobu doğası gereği hijyenik olmayan ortamlarda kolayca barınabilir. Bu ölümcül mikrobun önüne geçmek için basit birkaç hijyen alışkanlığı ve aşılama yeterli olacaktır. Paslı veya temizliğinden emin olunmayan cisimlere dokunmaktan kaçınılması, kullanılmış çatal bıçağın bulaşık deterjanıyla yıkanmadan tekrar kullanılmaması, enfekte yaraların tedavisinde yara temizliğine önem verilmesi, mümkün mertebe antibakteriyel sabunların kullanılması, düzenli aşılama yaptırılması gibi basit önlemler bu ölümcül mikroptan kişiyi koruyacaktır.

Tetanoz Hastalığı Nasıl Önlenir?

Tetanoz son derece ölümcül ancak engellenmesi de birtakım önlemlerle oldukça kolay olan bir mikroptur. Aşılama en kolay ve hayat standardını düşürmeden alınabilecek önlemdir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı bütün hastanelerde ve sağlık ocaklarında ücretsiz olarak tetanoz aşısı hizmeti vermektedir. Ancak bilinçsizlik ve aşılamayı önemsememek ne yazık ki bu mikrobun ölümle sonuçlanan hastalıklara yol açmasına sebep olmakta. Mesleki olarak tetanoz aşısının mecburi olarak yapıldığı askerlik, hemşirelik, sağlık memurluğu, yurt dışında çalışan dışişleri bakanlığına bağlı memurlar gibi meslekler dışında 40 yaş üstü aşılamalarda düzensizlik ve aşıyı önemsememe çok sık görülmekte. İlkokul çağında %80’lere varan aşılama oranları 40 yaş üstünde maalesef %20’ler seviyesine düşmekte, 60 yaş üzerinde bu oran %3 seviyesine gerilemektedir.

Düzenli aşılama ile önüne geçilebilecek hastalıklardan biri olan tetanozun ölüm oranı aşılama kampanyaları ile birlikte neyse ki 1970’lerden günümüze oldukça düşmüştür.

Sık Sorulan Sorular

Tetanoz hastalığı toplumda yeterince bilinmeyen, önlem alınmazsa ölümcül seyredecek bir hastalıktır. Ancak tetanozdan korunmak mümkün ve basit önlemler alındıktan sonrada oldukça kolaydır. Bu önlemler hem kişinin kendisini bilinçlenmesiyle hemde çevresini bilinçlendirmesiyle oluşabilecek can kayıplarının önüne geçecektir.

Tetanoz hastalığı ölümcülmüdür?

Tetanoz hastalığı hastane ortamında tedavi edilmezse veya hastaneye gitmekte geç kalınırsa solunum güçlüğü yaratır ve hastanın boğulmasına sebep olarak ölümle sonuçlanır.

Tetanozun tedavisi var mı?

Tetanoz hastalığının tedavisi mümkündür ancak mikrobun yerleştiği sinir uçlarının tedavisi mümkün değildir. Enfekte sinir uçlarının yenilenmesi ve toksinin vücutta yayılmasının önüne geçilmesiyle hastalık vücuttan atılabilir. Ağır vakalarda tetanoz hastası yoğun bakımda tedavi edilebilir.

Tetanoz aşısının yan etkileri nelerdir?

Tetanoz aşısı her ne kadar ölümcül enfeksiyonu durdursada bazı yan etkilere sahiptir. Bunlar; genel yorgunluk hali, hastalık hissiyatı, kırgınlık, kas ağrıları ve yorgunluk hissidir.

Tetanoz tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir?

Tetanoz hastalığını tedavi edebilecek bir ilaç ne yazık ki yoktur. Bunun sebebi tetanoz mikrobunun bağlandığı sinir uçlarının iyileştirilmesinin mümkün olmamasıdır. Ancak yeni sinir uçları oluşunca tam iyileşme sağlanır. Bununla birlikte tetanoz tedavisi esnasında hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmak için antibiyotikler, antitoksinler ve istemsiz kasılmaları azaltmak için magnezyum sülfat içeren yardımcı ilaçlar verilebilir.

Tetanoz belirtileri nelerdir?

Tetanoz mikrobu vücuda girdikten ve kuluçka dönemini bitirdikten sonra hastada yüksek ateş, terleme, yüksek tansiyon, idrar tutamama, çenede kramplar, istem dışı kas spazmları gibi belirtiler görülür.

Tetanoz Hastalığı Nasıl Önlenir?

Tetanoz son derece ölümcül ancak engellenmesi de birtakım önlemlerle oldukça kolay olan bir mikroptur. Aşılama en kolay ve hayat standardını düşürmeden alınabilecek önlemdir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı bütün hastanelerde ve sağlık ocaklarında ücretsiz olarak tetanoz aşısı hizmeti vermektedir. Ancak bilinçsizlik ve aşılamayı önemsememek ne yazık ki bu mikrobun ölümle sonuçlanan hastalıklara yol açmasına sebep olmakta. Mesleki olarak tetanoz aşısının mecburi olarak yapıldığı askerlik, hemşirelik, sağlık memurluğu, yurt dışında çalışan dışişleri bakanlığına bağlı memurlar gibi meslekler dışında 40 yaş üstü aşılamalarda düzensizlik ve aşıyı önemsememe çok sık görülmekte. İlkokul çağında %80’lere varan aşılama oranları 40 yaş üstünde maalesef %20’ler seviyesine düşmekte, 60 yaş üzerinde bu oran %3 seviyesine gerilemektedir.

Düzenli aşılama ile önüne geçilebilecek hastalıklardan biri olan tetanozun ölüm oranı aşılama kampanyaları ile birlikte neyse ki 1970’lerden günümüze oldukça düşmüştür.

Tetanoz aşısını kaç kez yaptırmak gerekir?

Tetanoz aşısı birkaç farklı yolla yaptırılabilir. Ülkemizde çocuklara rutin olarak yapılan aşılar arasında tetanoz aşısı da vardır. Bebek doğduktan sonra 2. 4. Ve 6. Aylarda aşılama yapılır. 18 ile 24 ay arasında tekrar bir doz daha aşılama yapılır. Daha sonrasında ilkokul çağına gelen çocuklara rutin aşılama kapsamında bir doz daha aşı yapılır. Erkeklere askerlik hizmetine başlarken 1 doz daha kadınlara ise gebelikte dördüncü ayda başlayan toplamda 5 doz aşılama daha yapılmaktadır. Bu aşılar düzenli yapılamazsa her 10 yılda bir rapel(yeniden aşılama) önerilmektedir.

Gebelikte tetanoz aşısı nasıl yaptırılmalıdır?

Gebelik başladıktan sonra dördüncü ayda başlayan bir aşılama sistemi vardır. Gebeliğin 4. ayında ilk doz, 5. Ayda ikinci doz, bu dozdan 6 ay sonra üçüncü doz, bu dozdan 1 yıl sonra 4. doz, bu dozdan 1 yıl sonra 5. doz aşılama yapılması gerekir. Bu aşılar aksatılmadan yapılırsa anneye ömür boyu bağışıklık kazandırır. Bu 5 doz tamamlanamazsa annenin her 10 yılda 1 tekrar aşılama yaptırması gerekir.

Tetanoz aşısı ağrı yapar mı?

Tetanoz aşısı enjeksiyonun yapıldığı noktada birkaç gün ağrı yapabilir. Ancak bu ağrı geçicidir. Nadiren enjeksiyon noktasında şiddetli ağrı görülebilir. Buda ilerleyen günlerde azalarak bitecektir.

Tetanoz aşısı kaç yıl korur?

Tetanoz hastalığını geçirmiş olmak kişiye bağışıklık sağlamaz. Hastanın tetanoz bağışıklığı sağlaması için çocukken yapılan aşıların üstüne en az 3 doz aşı yapılması gerekmektedir. Çocukken yapılan aşılamalar aksatılmadıysa ve bundan sonra her 10 yılda bir rapel(yeniden aşılama) yapıldıysa kişiyi ömür boyu tetanozdan korur.

Tetanoz cinsel yolla bulaşır mı?

Tetanoz insandan insana bulaşan bir hastalık değildir. Bu yüzden doğrudan cinsel yolla bulaşan hastalıklardan değildir. Tetanoz yaralanma ve yaranın kirlenmesi ile bulaşmaktadır. Yaraya temas eden enfekte bir cisim yoluyla bulaşmaktadır. Ancak hijyenik olmayan ortamlarda cinsel ilişkiye girmek bir risk faktörüdür. Kişinin önemsemeyeceği küçük bir kesiden kolaylıkla bulaşabilir.

Camdan veya tahtadan tetanoz bulaşır mı?

Cam tahta metal gibi tetanoz mikrobunun üstünde yaşayabileceği ortamı sağlayabilen maddelerden tetanoz bulaşır. Kirli cam kırıkları, pis ortamlarda bulunan tahta kıymıkları gibi kesi yapabilecek maddeler tetanozun bulaşmasında etkilidir. Toz veya hayvan gübresi gibi tetanoz mikrobunu barındırabilecek ortamlarla temas etmiş her madde tetanoz mikrobunu bulaştırır.

Tetanoz etkilerini ne zaman gösterir?

Tetanoz mikrobunun kuluçka süresi 1 hafta ile 60 gün arasında değişmektedir. Genellikle bulaşmadan sonraki 2. haftada hekim için ayırt edici nitelikte tetanoz semptomları görülmeye başlanır. 1 haftanın altında kuluçka süresi çok ağır vakalarda ve çok nadir görülmektedir. Bu vakalarda hastalık çok hızlı seyreder. Eğer zamanında hastaneye gidilmezse hastanın ölümüyle sonuçlanır.

Tetanoz aşısı ücreti ne kadar?

Tetanoz aşısı ülkemizde diğer pek çok ülkede olduğu gibi ücretsiz ve yaygın şekilde dağıtımı yapılan bir aşıdır. Sağlık bakanlığı tüm devlet hastanelerinde, ana sağlık dispanserlerinde, sağlık ocaklarında ve tüm istasyonlarında ücretsiz olarak aşılama hizmeti vermektedir. Sigortası olsun veya olmasın her vatandaş ücretsiz aşı olma hakkına sahiptir.

Tetanoz emzirme ile bulaşır mı?

Tetanoz mikrobu emzirme yoluyla bulaşmaz. Ülkemizde gebelikte rutin yapılan koruma aşıları içinde tetanoz aşısı da vardır. Aşılama doğumu takip eden aylar içinde düzenli olarak devam eder. Bu aşılar düzenli yaptırılırsa anneye ömür boyu koruma sağladığı için tetanoz hastalığı annede görülmez.

Fizyolojik tetanoz nedir?

Fizyolojik tetanoz kısa aralıklarla kasların sürekli kasılması ve bir müddet sonra bu kasılmaların kasın gevşemesine izin vermeyecek kadar hızlanmasıyla kramp haline kilitlenip kalmasıdır. Fizyolojik tetanoz ağırlıklı olarak çizgili kaslarda görülür. Hekimin vereceği magnezyum sülfat içerikli ilaçlarla bu kontrolsüz kasılmalar düzenlenmeye çalışılır.

Tetanoz immunglobulin nedir?

Tetanoz immunglobulin kişinin tetanoza bağışık olması durumudur. Düzenli yapılan aşılamalar ile vücutta dolaşan antikorlar tetanoza karşı bağışık hale gelen vücudun savunma sistemi olmaktadır. Tetanoz immünglobulini sağlamış kişi 10 yılda 1 yaptırılan rapel aşılamaları aksatmadığı sürece tetanoza karşı bağışıklık geliştirmiş demektir.

Tetanoz aşısı kimlere yapılır?

Tetanoz aşısı bağışıklık geliştirmeyi hedefleyen bir aşı olduğu için yeni doğan bebeklerden yaşlı insanlara kadar her yaştan kişiye yapılabilir. Yenidoğan, çocuk, genç yetişkin, yetişkin ve ileri yaşlı kişiler için farklı dozları vardır. Aşı karnesi ile takibi sağlanmaktadır. Çocuk ana sağlık merkezlerinde ve sağlık ocaklarında kayıtlar tutulmakta ve takibi yapılmaktadır.

Fazla doz tetanoz aşısı alırsam ne olur?

Fazla doz tetanoz aşısı kişinin aşılama takvimini takip edememesi durumunda görülebilir. Kişi en son ne zaman aşılandığını bilmiyorsa aşı takvim düzeni bozulacağı için yeni bir takvim oluşturulur ve aşılama yeniden başlar. Bu aşılamadan sonra her 10 yılda 1 aşılama daha yaptırmak gerekir. Aşı takvimi bozulan hastanın ne yazık ki ömür boyu bağışıklık kazanması mümkün değildir.

Tetanoz hastalığının kan tahlili var mı?

Tetanoz laboratuvar ortamında kan tahlilleriyle tanı konulabilecek bir hastalık değildir. Çok sınırlı sonuçlar veren ELİSA veya mikrobik inceleme testi gibi testler ancak fiziki muayene bulgularını desteklemek için kullanılır. Doğrudan sonucu veren bir kan testi olmadığı için laboratuvar sonuçlarından ziyade fizik muayene bulgularına güvenilir.

Lisede tetanoz aşısı yapılıyor mu?

Ülkemizde lisede aşılama uygulaması vardır. Ancak bu aşılar hepatit-b kızamıkçık aşısı gibi aşılardır. Her 10 yılda 1 yapılması gereken tetanoz aşılaması 20-21 yaşlarında rapel önerildiği için lise döneminde yapılan rutin aşılamalar arasında yer almaz. Erkeklere askerlik hizmeti başlangıcında rutin yapılan aşılardan birisi de tetanoz aşısıdır.

Lokalize tetanoz nedir?

Lokalize tetanoz en nadir görülen tetanoz türüdür. Bu türde mikrop sadece tek bir bölgede etki gösterir. Ancak ilerleyen zamanda sıklıkla jeneralize(yaygınlaşmış) tetanoza geçiş yaptığı görülür. Lokalize tetanozda kasılma kramp uyuşma gibi belirtiler sadece vücudun mikroptan etkilenen kısmında görülmektedir.

Tetanoz mide bulantısı yapar mı?

Tetanoz hastalığı kuluçka evresindeyken hafif hafif kendini göstermeye başlayan belirtiler arasında mide bulantısıda vardır. Eller ve ayaklarda istem dışı kasılmalarla beraber mide bulantısı, yüksek ateş, yüksek tansiyon, terleme gibi belirtilerde de artış gözlenir. Başlangıçta genel hastalık ve kırgınlık hissiyatından ayırt etmesi zordur ancak belirtilerin artması durumunda en yakın hastaneye başvurulmalıdır.

Tetanoz zoonoz bir hastalık mıdır?

Zoonoz hastalık hayvan ve insanda görülebilen, hayvandan insana bulaşabilen hastalık demektir. Tetanoz mikrobu hayvan salyasında ve sindirim sisteminde hayatta kalabilir. Hastalığın en sık görülen bulaşma biçimlerinden biriside hayvan ısırığı veya tırnak yoluyla vücutta açılan kesilerdir. Bu yüzden tetanoz zoonoz bir hastalıktır.

Tetanoz ölüm oranları nedir?

Tetanoz hastalığında mortalite oranları artan aşılamayla birlikte epey düşmüştür. 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre yıllık ortalama yetişkin vaka sayısı 54 tür. Bununla birlikte yenidoğanlarda ölüm oranı hala yüksek seyretmektedir. Neonatallerde ölüm oranı maalesef %44 seviyesindedir. Bunun sebebi doğu ve güneydoğu anadolu’da aşı bilincinin istenilen düzeyde olmaması ve yenidoğanlarda hastalığın kuluçka süresinin çok kısa olması sebebiyle bebeğin hastane ortamında müdahale edilemeden ölmesidir.

Tetanoz üşüme yapar mı?

Tetanozun yan etkilerinden birisi de yüksek ateş ve üşüme hissidir. Hasta vücudun enfeksyionla savaşması sebebiyle yükselen ateşiyle beraber üşüme hissi yaşar. Bu durumda hastanın battaniye benzeri bir örtüyle örtülmesi üşüme hissini geçirmeyeceği gibi ateşin daha da yükselmesine sebep olur ve konvülziyon başta olmak üzere yüksek ateşin sebep olduğu ciddi rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olur. Bu durumda yapılacak en doğru şey hastaneye gitmek, hastaneye gitmek mümkün değil ise 112’yi arayarak yardım istemektir. 112 personeli olay yerine ulaşana kadar size telefonda danışmanlık yapacak sağlık personelinin direktiflerini uygulayarak hastanın yüksek ateş sebebiyle geçireceği rahatsızlıkların önüne geçilebilir.