Kızıl Hastalığı Tedavisi

Kızıl Hastalığı Tedavisi
Kızıl Hastalığı Tedavisi

 

Streptokok bakterilerinin neden olduğu kızıl hastalığı, halk arasında kızılcık hastalığı olarak da adlandırılıyor. Bu bakterinin vücut içerisindeki yerleşimine son verilmediği takdirde apse ve kulak iltihabı gibi farklı hastalıklar da meydana gelebiliyor. Bu durum çocuklarda olabildiği gibi yetişkin insanlarda da rastlanabilen bir hastalıktır. Sağlıklı ve düzenli beslenmenin yanı sıra ilaç tedavisi ile de 14 gün gibi bir süre zarfında bu hastalıktan kurtulmak mümkündür.

Kızıl hastalığı, ilk evrelerde kendini belli eden bir hastalık değildir ve tetkikler ile birlikte gün yüzüne çıkartılacaktır. İlaç tedavisi en etkili yöntemlerden bir tanesidir ancak bununla birlikte bol yoğurt ve sıvı tüketimi de hastalığın tedavisinde önemli bir yere sahiptir.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Mehmet Karahan

Kızıl Hastalığı Tedavisi Hakkında

Boğaz ağrıları, dilde beyazımsı yapılanma ve kızıla çalan görüntü ile birlikte kendini belli eden hastalığın tedavisinde antibiyotikler önemli bir yer ediniyor. Güçlü antibiyotik desteği ile birlikte hastalık 2 haftalık süreç içerisinde tedavi ediliyor. İstirahat ve düzenli beslenme ile birlikte bu süreci hızlandırabiliyorsunuz.

Bakterinin kuluçka dönemi oldukça hızlı ve bu dönemden sonra vücudun farklı bölgelerine de daha kısa sürede erişim sağlıyor. Hastalık tedavi edilmediği takdirde vücudun farklı bölgelerine de etki edeceği için birçok hastalığa da sebebiyet verdiği ifade ediliyor. Vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almalı ve tedavi için harekete geçmelisiniz. Özellikle çocuklarda çok daha şiddetli bir şekilde görüldüğünü de belirtmek gerekiyor.

Kızıl Hastalığı Nedir?

Streptokok bakterilerin vücutta yaşam alanı oluşturması ve hava ile bütünleşmesi neticesinde meydana gelen hastalık, yalnızca çocuklarda değil, yetişkinlerde de gözlemlenen bir hastalık türüdür. Ciltte beyazımsı ve kızıla çalan bir yapılanma ile birlikte net bir şekilde tespit edilebiliyor ancak klinik testlere her daim ihtiyaç vardır.

Dilde meydana gelen renk değişimi de hastalığın en önemli belirtileri arasında gösteriliyor. Kızıl hastalığı ne yazık ki bulaşıcı bir hastalık. Mümkün olduğu sürece bu hastalığa yakalanan kişilerden uzak durmanız gerekmektedir çünkü sizlerinde bu hastalığa yakalanma riskiniz oldukça fazladır. Aynı havayı solumak ve hatta hasta kişinin kullandığı eşyaları kullanmak da bulaşması için yeterli olacaktır.

Kızıl Hastalığının Sebebi Nedir?

Strep bakterileri en önemli neden olarak karşımıza çıkıyor. Bu hastalığa sahip olan kimseler ile aynı ortamda bulunmak da hastalığın oluşum nedenlerinden bir tanesidir. İlkbahar ve sonbahar ayları en riskli dönemler olarak nitelendiriliyor ve büyük bir çoğunluk kızıl hastalığı ile bu dönemde karşı karşıya geliyor.

Kızıl hastalığının bir diğer nedeni ise sağlıksız ve düzensiz beslenmedir. Dolaylı yoldan büyük bir etkiye sahip olduğunu ifade etmek gerekiyor çünkü bu sayede bağışıklık sistemi zayıflıyor ve bakteriler için kusursuz bir yaşam alanı oluşturuluyor. 5 ila 15 yaşları arasında olmanız da riski artırıyor ancak yetişkinlerin de risk grubunda yer aldığını belirtmekte fayda var.

Kızıl Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Boğaz ağrıları hastalığın en önemli belirtileri arasında gösteriliyor ancak tek başına bir sonuç elde edemeyeceğimiz için diğer belirtileri de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Dil bölgesinin beyazlaması ve derinin kızıla yakın bir görüntü sergilemesi de hastalığı daha net bir şekilde teşhis etmemize yardımcı oluyor.

Özellikle yanak ve koltuk altı bölgesinde kızıl renkli oluşumlar da hastalığın bu ismi almasına neden oluyor. Halsizlik ve bazı hastalarda mide bulantısı durumu da söz konusudur. Bu belirtiler ile karşı karşıya geldiğiniz takdirde hiç vakit kaybetmeden bir hekimden yardım almalısınız.

Ani Başlayan Ateş

Gün içerisinde devam eden ve kimi zaman şiddetli bir hal alan ateşlenme durumu da hastalığın belirtileri arasında gösteriliyor. Kızıl hastalığı, birçok hastalığı taklit edebilir ve ilk evrelerinde kendini net bir şekilde ortaya koymaz. Bakterinin kuluçka dönemi hızlı bir sürece sahip olduğu için ilerleyen evrelerde hastalığın teşhisi çok daha mümkün ve kolay bir hal alacaktır.

Ani başlayan ve hızlı bir şekilde şiddetlenen ateşlenme durumu çocuklarda çok daha sık görülen bir belirti olarak karşımıza çıkıyor. Yetişkinlerde ise ateşlenme daha hafiftir ve istirahat ile birlikte bu sorun ortadan kaldırılabilir. Ani başlayan ateş bazı hastalarda iştahsızlık ve halsizliği de beraberinde getiriyor ve gündelik hayatları olduğu gibi iş hayatını da olumsuz etkiliyor.

Titreme, Kusma ve Baş Ağrısı

Gribal enfeksiyona yakın bir hastalık gibi görünse de tamamen aykırı ve farklı bir hastalıktır. Titreme, kusma ve baş ağrısı gibi belirtiler, hastalığın farklı hastalıkları taklit ettiğini daha net bir şekilde ortaya koyuyor. Yine bu sorunlar da çocuklarda çok daha şiddetli bir hal alıyor ve gün içerisinde rahatsız edici bir seviyeye ulaşabiliyor.

Titreme ve kusma ile birlikte daha zayıf bir beden ve daha halsiz bir vücut yapısı söz konusu hale gelecektir. Antibiyotik tedavisi ile birlikte devam eden bu sorunlar da en aza indirgeniyor ve hastanın rahat bir nefes alması sağlanıyor.

Yutkunma Güçlüğü

Boğaz ağrısı ve şişlik durumu özellikle yutkunmayı çok daha sıkıntılı hale getiriyor. Katı gıdalar tüketmek yerine sıvı gıdalara ağırlık verebilir ve daha yumuşak gıdalar ile beslenebilirsiniz. Antibiyotik tedavisinde bu sorunu ortadan kaldıracak ilaçlar da mevcut ve düzenli kullanım ile birlikte yutkunma güçlüğünden kurtulmak da mümkündür.

Sigara ya da alkol tüketimine devam ettiğiniz takdirde bu sorun çok daha şiddetli bir hal alacak ve gündelik hayatlarınızı da olumsuz etkileyecektir. Hastalığın belirtileri arasında gösterilen yutkunma güçlüğü, yine çocuklarda daha şiddetli bir hal alırken yetişkinlerde daha zayıf bir halde karşımıza çıkıyor.

Dilde Renk Değişimi

Hastalığa ‘’Kızılcık hastalığı’’ nitelendirmesi yapmak için belki de en önemli belirti dildeki renk değişimidir. Kızıl hastası olan kişilerde dil rengi beyaza yakın bir renge sahiptir ve kızıla çalan görüntü de zamanla gözle görülebilir bir hal alıyor. Pullu yapının yanı sıra gözenekleri daha rahat bir şekilde tespit edebiliyorsunuz. Bahsi geçen belirtilerle karşı karşıya geldiğiniz takdirde hiç vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almanız gerekiyor. Bulaşıcı bir hastalık olduğunu da unutmamakta fayda var ve bu hastaların kalabalık insan topluluklarının arasında bulunmaması daha doğru olacaktır.

Dilde renk değişimi ve diğer belirtiler ile birlikte kendini ifade etmeyi başaran kızıl hastalığı, yalnızca çocuklarda değil, yetişkinlerde de sık rastlanan bir hastalıktır ancak bu hastalığı bir kez geçirdikten sonra tekrarlama riski karşınıza çıkmıyor.

Deride Soyulma

Güneş yanığı sonrası meydana gelen soyulma durumu, kızıl hastalığının belirtileri arasında da yer alıyor ve buna benzer bir soyulma karşınıza çıkıyor. Derideki soyulma şiddetli bir hal aldığı takdirde deri zayıflayarak daha hassas hale geliyor. Özellikle çocuk yaştaki hastalarda bu kısımlara dokunulduğunda acılı ve ağrılı bir durum da söz konusu olacaktır.

Bazı hastalarda daha şiddetli bir şekilde gözlemlenirken bazı hastalarda ise bu sorun hiçbir şekilde meydana gelmez. Deri, bir süre sonra pullu bir yapıya dönüşür ve kırmızı renk daha hakim bir şekilde karşımıza çıkar.

Boyun Tutulması

5 ila 15 yaş arası çocukların büyük bir kısmında görülen kızıl hastalığı, bakteriyel bir hastalıktır ve ilgili bakterinin kuluçka süreci ile birlikte kendini belli etmeye başlayacaktır. Ateşli ve ağrılı bir hastalık olmasının yanı sıra görsel olarak da rahatsız edici bir tavra sahiptir. Derideki kızıla yakın pullu yapılanma, estetik açıdan hoş bir görüntü oluşturmaz ve soyulmalar başladığında daha kötü bir görüntü meydana gelebiliyor.

Hastalığın birçok belirtisi var ve bu belirtilerden bir tanesi de boyun tutulmalarıdır. Yetişkinlerde çok daha sık rastlanır ve gündelik hayatı olumsuz etkileyen sorunlardan biridir. Tedavi ile birlikte bu tür belirti ve komplikasyonlar da kısa süre içerisinde ortadan kaldırılıyor.

Kızıl Hastalığı Tedavi Türleri

Kızıl ya da kızılcık hastalığının tedavisinde ilaç tedavisi öncelikli müdahale yöntemlerinden bir tanesidir. Güçlü ve ağır antibiyotiklerin kullanıldığı tedavide yan etki ve komplikasyonlar ile karşı karşıya gelmeniz de gayet normal bir durumdur. Bu konuda nasıl hareket etmeniz gerektiğini ve nasıl daha çabuk iyileşebileceğiniz konusunda doktorunuz sizlere en iyi bilgilendirmeyi yapacaktır. Bir diğer tedavi yöntemi ise doğru ve düzenli beslenme ile birlikte istirahat olarak karşımıza çıkıyor. Yoğurt ve süt ürünlerinin ağırlıklı tüketileceği beslenme düzeninde sıvı tüketimi de normale oranla iki kat arttırılmalıdır. Uygun tedavi yöntemi belirlendikten ve doğru bir şekilde yürütüldükten sonra başarılı sonuçlar elde etmek mümkün.

İlaç Tedavisi

Yüksek ateşin önüne geçmek ve bu sorunu kontrol altına almak için ateş düşürücüler kullanılıyor. Birçok hasta ne yazık ki kulaktan dolma bilgi ve tavsiyeler ile ilaç tüketimi gerçekleştiriyor. Bu hataya düşmemeniz için bir kez daha uyarmak istiyoruz. Doktorunuzun hazırlayacağı reçetenin dışına çıkmamanız sizlerin lehine olacaktır.

İlaç tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç grubu ise güçlü antibiyotiklerdir. Ateş düşürücü olmalarının yanı sıra boğa ağrısı ve şişme gibi sorunların önüne geçmek için de bu ilaçlardan yardım alınıyor. Hastalık, doğru tedavi yönteminin düzenli ve doğru bir biçimde uygulanması neticesinde 14 günlük süre zarfından insan vücudunu tamamen terk ediyor ve gündelik hayatlarınıza kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.

Ateş Düşürücüler

Kızıl hastalığı, yüksek ateş sorununu da beraberinde getiriyor ve hatta hastalığın en önemli belirtilerinden bir tanesi de yüksek ve ani ateşlenmelerdir. Doktorunuzun sizinle paylaşacağı reçetede ateş düşürücüler de yer alıyor ve düzenli bir kullanım neticesinde başarılı sonuçlar elde etmeniz de mümkündür. Ateş düşürücülerin yanı sıra antibiyotik destekli bir tedavi yöntemi karşınıza çıkacaktır.

İlaçlarınız bittiği halde hastalık devam ediyorsa ya da birtakım şikayetler ile karşı karşıya iseniz doktorunuza başvurabilirsiniz. Tedavi süresi boyunca düzenli doktor kontrolleri de devam edecek ve gerekli incelemeler en iyi şekilde yapılacaktır. İlaç tedavisi en etkili tedavi yöntemlerinden biri ve başarılı sonuçlar elde etmek de mümkündür.

Antibiyotikler

Antibiyotik tedavisi ile birlikte kızıl hastalığı ve hastalığın ortaya çıkardığı komplikasyonlar da kısa sürede yok edilecektir. Öneriler ya da kulaktan dolma bilgiler ile ilaç kullanmak yapacağınız en büyük hatalardan bir tanesidir. Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmamanız gerekiyor. Antibiyotik tedavisi ağır bir tedavi sürecini de beraberinde getiriyor ve çok sayıda yan etki ve komplikasyon ile karşı karşıya gelmeniz de söz konusudur.

Antibiyotik tedavisi ile birlikte karşılaşacağınız sıkıntılar için yine doktorunuzdan yardım alabilirsiniz. İlaçların büyük bir kısmı ağır dozda uygulanacak ve bu da vücutlarınızın tepki vermesine neden olabiliyor. Bu tepkiler azaltmak için neler yapmanız gerektiği de doktorunuz tarafından sizinle paylaşılacaktır.

Penisilin

Streptokok enfeksiyonlarının vücuttan atılmasında ve bu enfeksiyonların ortaya çıkardığı hastalıkların giderilmesinde antibiyotik tedavisi en etkili yöntemlerden bir tanesidir. Penisilin de bu grupta yer alıyor ve doğru uygulama ile birlikte etkisini en kısa sürede gösteriyor. Hastalığın seviyesi ve hastanın durumu tespit edildikten sonra uygun dozda penisilin verilir ve etki süresinin de çok hızlı olduğunu ifade etmek gerekiyor.

Yapılacak tetkikler neticesinde uygun dozun belirlenmesi de kısa sürüyor ve tedavi süreci hızlı bir şekilde başlatılıyor. Penisilin de ağır ilaç gruplarından bir tanesidir ancak kızıl hastalığının tedavisinde en etkili tercih olmasından ötürü birçok doktor bu uygulama türünü tercih ediyor.

Amoksisilin

Penisilin alerjisi olan hastalarda genellikle eritromisin tercihi yapılıyor ancak herhangi bir alerjik durum söz konusu değilse penisilin kesinlikle en etkili uygulama olacaktır. Penisilin uygulamasının yanı sıra amoksisilin tabletler de kızıl hastalığının tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Yetişkinlerde çok daha başarılı sonuçlar elde edildiğini görebiliyoruz, çocuklarda ise sıvı antibiyotik uygulaması daha fazla tercih ediliyor. Hastalığın teşhis edilmesi ile birlikte hastanın genel sağlık durumu değerlendiriliyor ve bu değerlendirme neticesinde en uygun tedavi yöntemi kısa sürede belirleniyor. Doktorunuzun uyarılarını göz ardı etmediğiniz ve ilaç tedavisini düzenli bir şekilde devam ettirdiğiniz takdirde başarılı sonuçlar elde edecek ve hastalıktan kısa bir süre içerisinde kurtulacaksınız.

Eritromisin

Penisilin, kızıl hastalığının tedavisinde en etkili uygulama yöntemi olarak lanse ediliyor ve sonuçlar incelendiğinde bunu daha net bir şekilde görebiliyoruz. Bazı bünyelerin penisiline karşı alerjisi olduğu biliniyor ve bu tür durumlarda eritromisin tabletlere başvuruluyor. Güçlü antibiyotiklerden bir tanesidir ancak başarı oranının diğer tedavi yöntemlerine nazaran daha düşük olduğunu da belirtmek gerekiyor.

Penisilin alerjinizin olup olmadığını bilmiyorsanız bu konuda doktorunuzdan yardım alabilirsiniz ve ilgili tetkikler neticesinde bu durum tespit edilecektir. Doktorunuz, tedavi öncesinde bunu sorgulayacak ve sizlerden bilgi alacaktır, aksi takdirde bilinçsiz bir uygulama farklı sorunları ve hastalıkları da beraberinde getirebilir. Penisilin tedavisinin uygulanamadığı hastalarda ise eritromisin ile sonuç elde etmeye çalışılacaktır.

Bakım Tedavisi

İlaç tedavisine ek olarak hastanın beslenme konusunda da doğru ve düzenli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Süt ve süt ürünleri, insan vücudu için her zaman büyük bir öneme sahiptir ancak hasta olduğunuz dönemlerde bu gıda grubuna daha fazla ihtiyaç duyuyorsunuz. Kızıl hastalığının tedavisinde de süt ve süt ürünleri en büyük yardımcılarınızdan bir tanesi olacaktır.

Bağışıklık sistemini güçlendirme konusunda en etkili gıda grupları arasında gösteriliyor. Bununla birlikte su tüketimini de iki kat oranında artırdığınız takdirde ilaç tedavisinin etkisini daha hızlı bir şekilde görecek ve sağlığınıza da daha kısa süre içerisinde kavuşacaksınız.

Bol Sıvı Tüketimi

Doğru ve düzenli beslenme insan vücudu için büyük bir önem taşıyor ve yalnızca hasta olduğumuz dönemlerde değil, sağlıklı dönemlerimizde de vücudu daha diri tutmak adına bu düzene ve disipline ihtiyacımız olacaktır. Tükettiğiniz gıdaların farkında olmanız sizlerin lehine bir durum ve hastalık döneminde bunun önemi iki kat daha artıyor.

Bağışıklık sistemini güçlü tutmak adına sağlıklı beslenmek zorundasınız ve kızıl hastalığının tedavisi de buna bağlıdır. Sıvı tüketimi de arttırılmalı ve özellikle su tüketimi konusunda daha dikkatli ve bilinçli davranmalısınız. Evde kendiniz hazırlayacağınız doğal meyve suları da iyileşme sürecine katkıda bulunacak ve ilaç tedavisi ile birlikte etkisini çok daha kusursuz bir şekilde ortaya koyacaktır.

Yoğurt ve Süt Ağırlıklı Beslenme

Vücuttaki bakterilerin atılımında en etkili gıda gruplarından bir tanesi olarak bilinen süt ve süt ürünleri, kızıl hastalığının tedavisinde de önemli bir yere sahiptir. İlaç tedavisi ile birlikte yoğurt ve süt ağırlıklı beslenmeyi güçlendirerek tedavi sürecini daha hızlı ve daha sağlıklı hale getirebilirsiniz.

Süt ve süt ürünlerinin etkisi ve başarısı kanıtlanmış durumda ve kızılcık hastalığına sahip hastalara tavsiye edilen gıda gruplarından bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte sıvı tüketiminin de artırılması gerekiyor ve doğru beslenme ile buluştuğu takdirde ilaç tedavisi de etkisini daha hızlı bir şekilde gösteriyor.

Kızıl Hastalığı Tedavi Öncesi

Kızıl hastalığı, tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bulaşıcı olması bu hastalığı daha tehlikeli ve sıkıntılı bir hale getiriyor bu yüzden daha dikkatli davranmakta fayda vardır. Tedavi öncesi dönemde hastanın şikayetlerine başvurularak hareket edilmeli ve en uygun tedavi yöntemi de ilgili tetkikler neticesinde belirlenerek uygulanmalıdır. Bu tetkikler neticesinde hastalığın altında yatan farklı nedenler de daha kısa süre içerisinde ortaya çıkartılıyor ve sorunların çözümü daha basit bir hal alıyor. Şikayetlerinizi doktorunuz ile paylaşabilirsiniz ve tedavi süreci öncesi kullandığınız ilaçları da yine doktorunuz ile paylaşmanız gerekiyor. İlaç tedavisi ve doğru beslenme ile birlikte tedavi edilebilecek olan bu hastalık, çocuklarda çok daha şiddetli bir hal alırken yetişkinlerde daha zayıf bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Belirtilerin Değerlendirilmesi

Kızıl hastalığı, belirtileri ile birlikte kısa sürede tespit ve teşhis edilebilen bir hastalıktır. Bulaşıcı olması bu hastalığı çok daha tehlikeli bir hale getiriliyor ve bir an önce tedavi edilmesinde fayda vardır. Tedavi öncesi dönemde belirtiler değerlendirilirken hastanın şikayetlerine de yer veriliyor ve bu bağlamda uygun tedavi yöntemi belirleniyor.

Çocuklarda ve yetişkinlerde görülen bu hastalık, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında çok daha sık karşımıza çıkıyor. Bakteriyel bir hastalık olduğunu da söyleyebiliriz ve antibiyotik tedavisi ile birlikte bakterilerin vücuttan tamamen atılması da 14 günlük süreyi kapsıyor. Doğru ve düzenli ilaç kullanımı ile birlikte başarılı bir tedavi dönemi geçirmek mümkün.

Hastaya Uygun Tedavi Yönteminin Seçilmesi

Antibiyotik tedavisi, kızıl hastalığının tedavisinde en çok tercih edilen tedavi yöntemlerinden bir tanesidir. Bu yöntem başarılı bir şekilde uygulandığı takdirde olumlu sonuçlar elde edilecektir. Bununla birlikte süt ve süt ürünleri tüketimi ve bol sıvı tüketimi de tedavi yöntemlerinden bir diğeri olarak karşımıza çıkıyor. Hastaya uygun tedavi yönteminin belirlenmesi ise tetkikler neticesinde mümkün hale gelecektir.

Hastalığın altında yatan farklı nedenler var ise eğer öncelikli olarak bu nedenlerin tespit edilmesi ve tedavinin de buna bağlı olarak uygulanması gerekiyor. Bu konuda sorumluluk alacak kişi de tahmin ettiğiniz gibi hekimlerdir.

Kızıl Hastalığı Tedavi Sonrası

Kızıl hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır ancak tekrarlama riski yoktur. Bir kez bu hastalığı geçirdikten sonra yeniden hastalığa yakalanmanız pek de mümkün değil! Tedavi sonrası dönemde karşı karşıya geleceğiniz herhangi bir şikayet durumu ya da ilaç kullanımı ile birlikte oluşacak komplikasyonlar neticesinde doktorunuza başvurabilirsiniz.

Tedavi tamamlandıktan sonra da beslenme düzenine ve tükettiğiniz gıdalara dikkat etmeniz gerekiyor. Süt ve süt ürünleri, bağışıklık sistemini daha güçlü hale getireceği gibi bakterilerin vücutta yer etmesine de izin vermeyecek ve gerçek bir kalkan görevi görecektir. Sağlıklı ve düzenli beslenme yalnızca tedavi sürecinde değil, insan hayatının her döneminde büyük bir önem taşıyor ve uzmanlar da bu konuda sizleri uyarmaya devam ediyorlar.

Kontrol Süreci

Tedavi tamamlandıktan sonra doktor kontrolleri belli aralıklarla gerçekleştirilecek ve bakterilerin vücuttan tam olarak atılıp atılmadığı da yine bu kontroller neticesinde ortaya çıkacaktır. Kontrolleri aksatmamanız tavsiye ediliyor ve verilen tarihlerde klinikte olmanız sizlerin lehine olacaktır. Tam iyileşme gerçekleştiği takdirde kontroller de sona erecektir. Tedavi sürecinde ağır ilaçlar kullanacağınız için yan etki ve komplikasyon gibi durumlar söz konusu olabiliyor ve bu tür sorunlar ile karşı karşıya geldiğinizde doktorunuzu da bilgilendirmeniz gerekiyor.

Sık Sorulan Sorular

Kızıl hastalığı ile ilgili merak ettiğiniz tüm soruların yanıtını doktorunuzdan alabilir ve tedavi süreci ile ilgili de bilgi edinebilirsiniz. Bulaşıcı bir hastalık olduğu için vakit kaybetmeden tedavi edilmesinde fayda vardır.

Kızıl hastalığı tedavisi neye yöneliktir?

Kızıl hastalığı tedavisinde asıl amaç, ilgili bakterinin vücuttan tam anlamıyla uzaklaşmasını ve ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. Güçlü antibiyotikler ve doğru beslenme ile birlikte bunun başarmak mümkündür. Burada bir diğer detay ise doğru tedavi yöntemi ve doğru ilaçların belirlenmesidir. İlgili tetkikler ile birlikte doktorunuz bu konuda gerekli süreci başlatacaktır.

Kızıl hastalığı, bulaşıcı bir hastalıktır ancak tekrarlama riski bir hayli düşüktür. Kızıl hastası kişilerin kalabalık insan topluluklarının bulunduğu yerlerden uzak durmaları çok daha doğru olacaktır. Tedavi edilebilen bir hastalık ve uygun tedavi yöntemi ile birlikte 14 günlük bir süreç karşınıza çıkıyor.

Tedavi kaç gün sürer?

Hastalığa ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak tedavi süresi de değişiklik gösterecektir. 14 günlük süre zarfında bakterinin vücuttan tam olarak atıldığı biliniyor ancak bazı hastalarda bu süre çok daha kısa olabiliyorken bazı hastalarda ise çok daha uzun olacaktır. Genellikle ilaç tedavisi tercih ediliyor ve ilaçların doğru bir şekilde kullanılması başarılı sonuçlar doğuracaktır.

İlaçlarınız bittiği takdirde doktor kontrolü ile birlikte tedavinin tamamlanıp tamamlanmadığı tespit edilecek ve henüz tam iyileşme gerçekleşmemişse yeni bir reçete hazırlanacaktır. Güçlü antibiyotikler ve penisilin tedavisi ile birlikte bu hastalıktan kısa bir süre içerisinde kurtulmak mümkündür.

Tedaviye başlandıktan sonra belirtiler ne zaman kaybolmaya başlar?

Kızıl hastalığı tedavisine başlandıktan yaklaşık 1 hafta sonra ilaçlar etkisini göstermeye başlar ve hastalığın belirtileri de ortadan kaybolur. Çocuklarda çok daha şiddetli bir şekilde görülen bu hastalığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bir kez daha hatırlatmak gerekiyor ve hiç vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almalısınız.

İlaç tedavisi etkisini hızlı bir şekilde gösteriyor ve kişi gündelik hayatına kaldığı yerden devam edebiliyor. Görülme sıklığı çok fazla olan bu hastalık, yaşam kalitesini de düşürüyor ve bağışıklık sistemini zayıflatmanın yanı sıra estetik açıdan da hoş olmayan bir görüntü yaratıyor.

Tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri nelerdir?

Tedavi öncesi alerji testi yaptırmanızda fayda var çünkü penisilin bazı hastalarda ters tepki yaratabiliyor. Penisiline alerjiniz varsa eğer farklı bir ilaç grubundan yardım alınacaktır. Tedavide kullanılan ilaçların ağır antibiyotikler olduklarını da belirtmek gerekiyor ve yan etkilerinden bir tanesi de halsizlik durumudur. Gün içerisinde erken saatlerde sık sık uykunuz gelecek ve yorgun olduğunuzu fark edeceksiniz.

İlaçların bir diğer yan etkisi ise alerjik reaksiyonlardır ve test yapılmasına rağmen bazı bünyeler geç tepki verebiliyor. Yan etki ve komplikasyonlar ile karşı karşıya geldiğiniz takdirde hiç tereddüt etmeden doktorunuzdan yardım alabilirsiniz. Endişe etmenize gerek yok çünkü gerekli tedavi kısa sürede sağlanarak yan etkiler de ortadan kaldırılacaktır.

Kızıl hastalığı tedavi edilmezse ne olur?

Hastalık, kendiliğinden geçecek ya da hafifleyecek bir hastalık değildir. Tedavi edilmediği takdirde apseler ve kulak iltihabı gibi hastalıklara da davetiye çıkartabiliyor. Bu durum çocuklarda çok daha sık karşılaşılan sorunlardan bazılarıdır. Bağışıklık sistemini günden güne zayıflatan bu hastalıktan bir an önce kurtulmanız gerekiyor.

Bir diğer sorun ise deride meydana gelen soyulmalardır. Hastalık tedavi edilmezse derideki soyulmalar daha şiddetli bir hal alacak ve kısa bir süre sonra estetik sorunlar da meydana gelecektir. İlaç tedavisi ile kısa sürede tedavi edilebilen bir hastalık olduğu için vakit kaybetmemeniz öneriliyor.

Tedaviden sonra hasta tamamen iyileşir mi?

Tedavi tamamlandıktan sonra hasta tamamen iyileşecek ve gündelik hayatına kaldığı yerden devam edecektir. İlaçlarınızı bitene dek kullanmanız tavsiye ediliyor ve bu sayede tedavi sürecine de katkıda bulunmuş olacaksınız. Tedavinin birtakım yan etkileri söz konusudur ve doktorunuz tedaviden önce bu konuda gerekli bilgilendirmeleri yapacaktır.

Yan etki ya da farklı bir şikayet ile karşı karşıya geldiğinizde tedaviyi gerçekleştiren doktordan yardım alabilirsiniz. Hastalık, belirtileri ile birlikte kendini net bir şekilde ortaya koyuyor ve bu belirtiler şiddetli bir hal aldığı takdirde sorunlar da baş gösterecektir. Tedavi tamamlandıktan sonra hastalık ile bir kez daha karşı karşıya gelme ihtimaliniz çok düşük ve hastalığın tekrarlama riski de bir hayli azdır.

Tedaviden sonra hastalık tekrarlar mı?

Kızıl hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır ancak tekrarlama riski yok denecek kadar az… Bakteriyel bir hastalık olan kızıl hastalığı, halk arasında kızılcık hastalığı olarak da adlandırılıyor. Tedavi edilmediği takdirde bağışıklık sistemini doğrudan etkileyen ve farklı hastalıklara da sebep olabilen bir hastalık olduğunu belirtmek gerekiyor.

İlaç tedavisi öncelikli tercihlerden biri ve güçlü antibiyotik desteği sayesinde sorunsuz bir şekilde tedavi gerçekleştiriliyor. Penisilin alerjiniz olmadığı takdirde herhangi bir sorun yaşamazsınız ve ortaya çıkacak yan etkile de gündelik hayatlarınızı etkileyecek büyük sorunlar değildir.

Tedavi çocuklara ve yetişkinlere aynı şekilde mi uygulanır?

Her bünyenin aynı tedaviyi kaldırmayacağını belirtmek gerekiyor. Çocuklarda daha düşük dozda ilaç tedavisi uygulanırken yetişkinlerde doz artırımı mümkün olacaktır. İlaç tedavisi, çocuklarda risk oranını da artırıyor ve özellikle yan etkiler konusunda takibin profesyonel bir şekilde yapılmasında fayda vardır. Doktorunuz bu konuda gerekli sorumlulukları alacak ve kusursuz bir tedavi süreci yaratacaktır. Kızı hastalığı yalnızca çocuklarda değil, yetişkinlerde de görülebilen bulaşıcı bir hastalıktır ve kısa sürede yaşam kalitesini düşürebildiği için bir an önce tedavi edilmesinde fayda vardır.

Hastalık tedavi edilmediği takdirde bağışıklık sistemi günden güne zayıflıyor ve farklı hastalıklar için de vücut savunmasız bir hal alıyor.

Hasta okula veya işe gitmeli midir?

Tedavi tamamlanıncaya dek hastanın okul ya da iş gibi kalabalık ortamlarda yer almaması gerekiyor. Bu durum diğer kişilerin sağlığı için büyük önem arz ediyor çünkü kızıl hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır ve çevrenizdeki insanları da riske atmış olacaksınız. Tedavi tamamladıktan ve kontroller yapıldıktan sonra doktorunuz bakterinin vücuttan tamamen atıldığını dile getirdiği takdirde gündelik hayatlarınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Kızıl ya da kızılcık hastalığı tedavi edilebilen bir hastalık ve güçlü antibiyotikler ile birlikte etkisini de kısa sürede gösterecektir. Bir uzmandan yardım almanızda her zaman için fayda vardır ve unutmadan belirtmek gerekiyor ki kızıl hastalığı evde tedavi edilebilen ya da kendiliğinden geçen bir hastalık değildir.

Hastaya yatak istirahati önerilir mi?

Birkaç gün de olsa yatak istirahatine ihtiyaç duyacaksınız ancak bu durum hastanede kalmanızı gerektirmiyor. İlaç tedavisi, istirahat ve gıda takviyesi ile birlikte iyileşme süreci çok daha hızlı bir hal alacaktır. Tedavi devam ederken iş hayatına adım atmanız ya da eğitim hayatına kaldığınız yerden devam etmeniz kesinlikle tavsiye edilmiyor. Tam iyileşme gerçekleştikten sonra tüm bunları gerçekleştirebileceksiniz.

Yatak istirahati ile birlikte daha dingin ve daha diri bir vücut yapısı sizleri bekliyor olacaktır. Hareketlilikten kaçınmak ve vücudu yormamak da yine bu dönemde büyük bir önem taşıyor. Dikkatli davrandığınız ve doktorunuzun uyarılarını göz önünde bulundurduğunuz sürece herhangi bir sorun yaşamayacak ve tedavi sürecine de katkıda bulunacaksınız.

Hastanın çevresindekiler hastalığın bulaşmasından nasıl korunabilirler?

Ailenizde ya da yakın çevrenizde kızıl hastalığına sahip birisi ya da birileri varsa eğer bu kişiler ile aynı ortamda yer almamaya gayret gösterin. Aynı havayı solumak, kişinin kullandığı eşyaları kullanmak ve fiziksel temas durumunda hastalık size de bulaşacaktır. Kişiye, tedavi süresi boyunca özel bir oda hazırlayabilirsiniz ve bu oda düzenli olarak sterilize edilmelidir.

Kızıl hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır ve aynı havayı solduğunuz anda bile bakterilerin vücudunuza yerleşme ihtimali çok yüksektir. Dikkatli davrandığınız takdirde riskleri en aza indirgeyebilir ve hastalıktan korunabilirsiniz. Kişinin kullandığı eşyalar ve özellikle yatağı da düzenli olarak sterilize edilmelidir.

Hastalığın belirtileri herkeste aynı şekilde mi ortaya çıkar?

Hastalığın kendine has belirtileri elbette mevcut ancak her hastada aynı şekilde karşımıza çıkması elbette mümkün değildir. Bazı hastalarda daha sert ve keskin belirtiler söz konusu olurken bazı hastalarda bu durum farklılık gösteriyor ve daha hafif belirtiler ile baş gösteriyor.

Tedavi sürerken alkol kullanmanın sakıncası var mı?

Kızıl hastalığının tedavisinde ilaç tedavisi tercih edileceği için alkol kullanımı da kesinlikle tavsiye edilmiyor. Alacağınız antibiyotikler ağır ilaçlar olacağı için alkol ile birlikte kana karıştıklarında zehirlenme etkisi yaratabilir ya da alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilir. Alkol kullanımı ve sigara kullanımı bu dönemde fazlasıyla tehlikeli olacaktır.

Kızıl hastalığının bitkisel tedavi yöntemi var mıdır?

Kızıl hastalığı bitkisel tedavi yöntemleri ile de kontrol altına alınabilir ancak öncelikli tercihiniz kesinlikle klinik desteği ve uzman yardımı olmalıdır. Mürver yaprakları, kızıl hastalığının tedavisinde önemli bir yere sahip ve uygulanışı da gayet basittir. Bir bardak kaynamış suya kuru mürver yapraklarını ekleyerek 20 dakika boyunca kaynatmaya devam edeceksiniz. Kaynama tamamlandıktan sonra süzme işlemine geçilir ve süzme işlemi tamamlandıktan sonra karışımın içerisine bir çay kaşığı bal ilave edilerek karıştırılır.

Günde 2 ila 3 kez oral yolla tükettiğiniz takdirde kızıl hastalığının olumsuz etkilerinden kurtulabiliyorsunuz. En etkili bitkisel tedavi yöntemlerinden bir tanesidir ve uzmanlar tarafından onay verildiğini de belirtmek gerekiyor.

Kızıl hastalığı şüphesi ile hangi kliniğe gidilmelidir?

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ile birlikte Çocuk sağlığı ve hastalıkları bölümü kızıl hastalığı için ziyaret etmeniz gereken klinik bölümlerdir. Hastalığın altında yatan farklı bir sorun mevcut ise doktorunu gerekli yönlendirmeleri kısa sürede yapacaktır.

Kızıl hastalığı, tedavi edilebilen bir hastalıktır ve belirtiler ile karşı karşıya gelindiği takdirde hiç tereddüt etmeden harekete geçmek gerekiyor. Erken teşhis ile birlikte ilaç tedavisi çok daha etkili ve güçlü bir hal alacaktır. Özellikle çocukların, ebeveynler tarafından daha sıkı bir şekilde takip edilmeleri gerekiyor. Belirtiler söz konusu ise evde tedavi yerine klinik desteği almak daha doğru olabiliyor.