Kalp Ritim Bozukluğu

Kalp Ritim Bozukluğu
Kalp Ritim Bozukluğu

 

Kalp atışının rutin düzeninde olmaması, ritim bozukluğunun meydana gelmesi rahatsızlığı. Aritmi adı ile bilinen bu rahatsızlıkta kalbin çok hızlı bir şekilde atması ya da olağandan yavaş atması söz konusu olur. Hızlı atma durumuna taşikardi, yavaş atma durumuna ise bradikardi adı verilir.

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Zekeriya Küçükdurmaz

Kalp Ritim Bozukluğu Hakkında

Çeşitli türleri olan kalp ritim bozukluğu, genel anlamda hayati tehlike meydana getirmez ancak ileri seviyelerinde mutlaka doğru ve erken bir tedavi uygulaması gerektirir.

Kalp Ritim Bozukluğu Nedir?

Kalp ritim bozukluğu, kalp kaslarının sinir sinyalleri iletilmeme durumu ile karşılaşıldığında meydana gelir. Sinir sinyallerinin aktarılmamasının sebep olduğu bu anormallik kalp ritmini olumsuz etkiler ve kardiyopulmer sistemde bir takım semptomların oluşmasının kaynağını oluşturur. Sıklıkla artri kişinin ciddi bir sağlık sorunu ile karşılaşmasına sebep olmamakla birlikte eğer ritim bozukluğu ciddi bir seviyede ise hayati tehlikeye neden olabilir. Ritim bozukluğundan kaynaklı olarak taşikardi yada bradikardi söz konusu olduğunda vücuda yeterli oranda kan pompalanmayabilir. Bu eksikliğe bağlı olarak oksijen taşınamaması başta beyin olmak üzere çeşitli organlarda hasara neden olur. Aritminin meydana geliş şekli, sıklığı ve bozukluk türü kişiden kişiye değişir. Aritmi hastalığı çoğunlukla kolaylıkla tedavi edilebilen bir hastalıktır ve erken teşhisinde hayati bir tehlike yaratmadan giderilebilir.

Bebeklerde Kalp Ritim Bozukluğu

Bebeklerde ve küçük yaştaki çocuklarda karşılaşılabilen bir hastalık olan kalp ritim bozukluğu, erken teşhis edilmezse kalbe ve beyne ciddi hasarlar verebilir. Çocuklarda çarpıntı şeklinde karşılaşılan aritminin belirtileri; çabuk yorulma, göğüs bölgesinde ağrı, aşırı terleme, bayılma, soluk almada güçlük olarak karşımıza çıkar. Bebeklerde ise; bitkinlik, hızlı soluk alıp verme, ten renginde değişme, emerken çabuk yorgunluk gibi belirtiler gösterir. Teşhis edilemeyen aritmiler bebekler kalp yetmezliği ve diğer şok komplikasyonlara neden olabilir.

Aritmi Çeşitleri

Kalp ritim bozukluğunun çeşitli türleri bulunur. Bunların ana başlıkları hızlı çarpma (taşikardi) ve yavaş çarpma (bradikardi) olarak tanımlanır. Bu türlere ait alt aritmi türleri ise şu şekildedir:

Sinüs Taşikardisi

Özellikle sıklıkla agresif tutum sergileyen, sinirli kişilerde ortaya çıkan sinüs taşikardisi, psikoloji ile doğrudan ilişkilidir. Bu tür aritmi durumu genellikle aşırı heyecan, öfke, panik, stres gibi unsurlar neticesinde ortaya çıkar. Bazen anksiyete, anemi, enfeksiyon, hipoksi, hipovolemi ve alevlenmeler de sinüs taşikardisini tetikleyebiliyor. Ayrıca bir takım kimyasal maddelerin de taşikardiyi tetiklediği bilinmekte. Bunlar arasında kafein, amfetamin, nikotin, kokain, atropin, aminofilin yer alıyor. Baş dönmesi, bayılma, soluk almada güçlük, göğüs ağrısı sinüs taşikardisinin belirtileri arasındadır.

Artrial Fibrasyon

Kalp kulakçıklarından kaynaklanan aritmi türü olan Artrial Fibrasyon en sık karşılaşılan aritmi. Kalp kulakçıklarının tüm bölgelerinde elektriklenme olmasıyla tetiklenen bu aritmide kalp düzensiz ve hızlı atım gösterir. Artrial fibrasyonda, rutin halinde dakikada 60-100 defa çarpması gereken kalp, 120-150 arasında bir atım yapıyor. Özellikle ilerleyen yaş gruplarında görülen bu aritmide belirtiler aritminin standart semptomlarıyla aynıdır. Pıhtılaşma ile beraber ortaya çıkan aritmi, pıhtıyı beyin damarlarına itebileceğinden inme riski oluşabilir.

Ventriküler Taşikardi

Bu tip aritmide kalp karıncıklarında elektriklenme söz konusu oluyor. Karıncıklarda ortaya çıkan anormal elektrik sinyalleri kalp atış hızını da anormalleştiriyor. VT’nin erken tedavisi hayati tehlikenin önüne geçebilmek adına çok önemli. Erken tedavi edilmeyen ventriküler taşikardi, ventriküler fibrasyonun ortaya çıkmasına sebep olabilmekte ve bu durum hayati tehlikeye sebep olabiliyor. Ventriküler taşikardi kalbin çok hızlı atmasına ve oksijenli kan hücrelerinin vücuda doğru pompalanamamasına sebep olur.

Ventriküler Fibrasyon

Bu aritmi türü hayati tehlikeye yol açabilen en kritik kardiyat aritmi durumlarından birisidir. Ventriküler fibrasyonda kardiyak arestte söz konusu olur ve kalp durması kaynaklı ani ölüm meydana gelir. Bu aritmide kalpteki alt odacıkların içinde meydana gelen anormal elektriksel uyarılmalarla başlar ve kalp atışları hızlanır. Söz konusu aktivite kalp krizi, boğulma ve elektrik yöntemi ile gerçekleştirilen idamlarda meydana gelir. Aritminin kaynağı tam olarak bilinememekle beraber kalpteki hızlanmanın sebebi ventriküllerde meydana gelen anormal elektriklenmedir. Atak süresi 30 saniye ve üzerinde sürebilir. Bilhassa kalp hastalarında, kalp kası rahatsızlığı bulunanlarda, uyuşturucu ve bağımlılık yapan madde kullananlarda, elektrikle idam edilen kişilerde bu atağın meydana gelmesi bu nitelikleri taşımayan diğer bireylere göre daha yüksek olasılık taşır. Rahatsızlığın en belirgin semptomları kan basıncının düşmesi ve organlara kan pompalanamamasıdır.

Wolf-Parkinson- White Sendromu

Artri türler arasında sinoatriyal düğümden çıkan uyarılar, AV ileti yolu yerine aksesuar yolu izler ve ventrikülleri böyle depolorize eder. Bu durum kalpte ani hareketliliklere neden olur. Wolf Parkinson White Sendromu gerçekleştiğinde ventriküllere uyarı hızı arttığından kalbin ritminde hızlanma ve anormallikler belirir. Rahatsızlığın giderilmesinde aksesuar yolun ortadan kaldırılması çözümü getirir. Ablasyon uygulaması ile aksesuar yolun kaldırılması, sinyallerin normal AV yolundan ventriküllere geçmesinin yolunu açar.

Kalp Bloğu

Bu tip artrinin nedeni, kalbin elektriksel iletimlerinin kalp iletim sistemi yolu ile aktarılmasında bir engelin ortaya çıkması ile olur. Blok adı verilen bu engellemeler kalp ritminde bozukluk yaratır. Bu tip artri doğuştan olabileceği gibi koroner arter, kalp kapakçıklarında meydana gelen bozulmalar ve kalp kaslarındaki rahatsızlıklar kalp bloğunun kaynağı olabilir. Öte yandan kalp hastalığı tedavisinde kullanılan dijital ilaç da kalp bloğuna sebep olabilir. Kalp ileti sistemi bloğu (artriyovenküler blok) ve dal bloklar olmak üzere iki farklı türü bulunur.

Supraventriküler Taşikardi

Kalbin belirli olmayan aralıklarla, egzersiz, panik, ateşlenme dışındaki nedenlerle hızlı atmasıdır. Bu atağın başlaması anında kalpteki elektrik sisteminde aksaklıklar söz konusu olur. Atak çok ani gelişip, kısa sürede sonlanabilir. Kalp atım hızı SVT atağı esnasında 100 ile 300 arasında bir atım hızına ulaşır ancak müdahale edildikten hemen sonra ritim normal seviyesine geri iner. Atak süreci bayılma, baş dönmesi, soluk alamama gibi etkilerle kendisini gösterir. SVT’de diğer artri türlerinde olduğu gibi belirgin bir elektriklenme sorununun bir sebebi ortaya konulamaz.

Kalp Ritim Bozukluğu Tedavisi

Hayati tehlikeye kadar uzanabilen geniş bir komplikasyon perdesi olan kalp ritim bozukluğunda, tedavinin erkenden başlaması çok kritik. Öte yandan artri ile karşı karşıya kalan birey bu durumu dikkate almaması halinde, hayati tehlikeyi ortaya koyan bir sinyali dikkate almıyor olabilir. Artrinin türünün tespiti, tedavinin başlatılması ve sürecin izlenmesi hayati tehlikeyi ortadan kaldırmada önemli rol oynar. Ani beliren bir rahatsızlık olması sebebiyle artri ile kişisel olarak baş etmek mümkün değildir ve ölçümler ile birlikte tedavinin sürdürülmesi gerekir.

İlaç Tedavisi

Kalp ritim bozukluğunda kullanılan ilaçlar antiaritmiktir. Bu ilaçlar kalpte meydana gelen çeşitli elektriksel aktivite bozukluklarını düzenlemek ve anormallikleri gidermek için kullanılır. Öte yandan aritmi tedavisinde, kardiyoloji alanında kullanılan diğer ilaçların da kullanılabilmesi mümkün. Bu ilaçlar kalbin çalışma hızını ve iş yükünü hafifletirler. Antiaritmik ilaç kullanan kişilerin bu ilaçları hayat boyu kullanabilmeleri söz konusu olabilir. İlacın kullanımına uzman bir doktor karar verir ve reçeteli olarak alınır. İlacın yanında farklı rahatsızlıklara yönelik ilaçlar kullanılıyorsa mutlaka bu bilgi doktor ile paylaşılmalı. İlaç tedavisinde görülebilen bazı yan etkiler; aritmi artışı, alerji, göğüste ağrı, baygınlık, solunum güçlüğü, baş dönmesi ve halsizlik, öksürük, güneş hassasiyeti, iştahsızlık.

Kalp Pili

Ölüm riski olan aritmi durumlarında sıklıkla tercih edilen kalp pili tedavisi, modern dönemde oldukça gelişmiş bir yapıya sahip. Bu cihazlar intrakardiyak şok sağlarlar ve kalbin ritmini düzene sokarlar. Bu uygulama genellikle kalbin ritminin yavaş olması durumunda gerçekleştirilir. Geçici ve kalıcı olmak üzere iki farklı türde kalp pili vardır. Geçici kalp pilleri, kalp ritminde bozukluğa neden olan anormalliğin giderileceğinin düşünülüyor olması durumunda takılır. Kalıcı kalp pili ise kalpteki anormalliğin giderilmesi söz konusu olmadığında takılır. Kalp pili takılırken lokal anestezi yapılır ve sağ el kullanılıyorsa sol, sol el kullanılıyorsa sağ tarafta köprücük kemiğinin 1-2 santimetre altında cilt altına batarya yerleştirilecek büyüklükte bir cep açılır. Açılan cepten kalbin büyük toplar damarının içinden lead adlı iletiyi sağlayacak olan ince teller kalp odacıklarına yerleştirilir. Daha sonra bu elektrotların cilt altına konumlandırılacak olan jeneratöre bağlanır.

Kardiyoversiyon ve Defibrilasyon

Kardiyoversiyon, aritmi durumu ile karşı karşıya kalan kişilerin kalp atışlarını normale döndürmek için yapılan bir uygulama. Genel uygulamada göğüs üzerinde konumlandırılan elektrotlarla kalbe şok uygulanır. Uygulama genel olarak hızlı bir şekilde kalp ritmini normale çevirebilen bir operasyondur ve hastanede gerçekleştirilir. Taşikardi ve fibrilasyon durumunda ortaya çıkan aritmiyi gidermede kardiyoversiyon oldukça etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkar. Kardiyoversiyon planlanmış bir uygulamadır ve çok nadir olmakla beraber acil durumlarda uygulanır. Bu uygulamanın riski kalp pıhtısının varlığı ile meydana gelebilecek komplikasyonlardır. Kardiyoversiyon uygulamasında artri durumundaki kişinin kalbinde pıhtı var ise, elektrik şoku bu pıhtıyı hareketlendirerek akciğer yada beyine ulaştırabilir. Bu durum inme ve ani ölüm gibi riskleri de beraberinde getirir.

Defibrilasyon, kardiyovesiyona kıyasla çok daha yüksek akımlı elektrik enerjisinin uygulanması ile olur. Bu uygulamada kalp atımı oldukça düzensiz ve durum acildir. Uygulanan elektrik akımı ile kardiyak disritminin sinüs ritmine dönüştürülmeye çalışılır.

Kateter Ablasyon

Kateter Ablasyon tedavisi ile kalp içinde ritim bozukluğuna sebep olan kaynağın ortadan kaldırılması amaçlanır. İlgili bozukluğu tetikleyen bölgenin yakılması radyo dalgaları ile gerçekleştirilir. Öte yandan kateter ablasyon kriyoterapi ile soğutma yöntemi ile de ortadan kaldırılabilir. Bu uygulama genellikle ilaç tedavisinin etkinliğini yitirdiği durumlarda gerçekleştirilir. Ayrıca hayati tehlike boyutundaki aritmi rahatsızlıklarında da ablasyon uygulaması doğrudan tercih edilebilir.

Cerrahi İşlem

Kalbin dokusunda meydana gelen bir enfeksiyon, bölgesel yağlanma veya bir tümör söz konusu ise kardiyoloji branşı tarafından uygulanan cerrahi operasyonlar aracılığı ile bu faktörlerin ortadan kaldırılması hedeflenir.

Hayat Tarzında Değişiklikler

Aritmi ile karşı karşıya olan kişilerde sıklıkla günlük yaşantıda yoğun fiziksel aktivite, sigara kullanımı, aşırı stres gibi faktörler görülür. Bu unsurlar yoğun olmasa dahi aritmi taşıyan kişilerin bu unsurlardan uzak kalması çok önemlidir. Özellikle taşikardi cinsi aritmi ile karşı karşıya olan kişilerin, yoğun fiziksel aktivite ile kalp atmını sürekli hızlı tutması, sigara içenlerin kalpte pıhtılaşmayı tetiklemesi ve yoğun stres unsuru atakların gelişmesine neden olabilmekte. Aritminin başlangıç evrelerinde bu unsurları dikkate almayan kişiler, rahatsızlık ilerlediğinde bu unsurlardan uzak kalsa dahi kalp rahatsızlığının önüne geçilebilmesi zorlaşabiliyor. Ani ataklar ile seyreden aritmi rahatsızlığı olan kişilerin ele aldığımız negatif faktörlerden uzak kalmaya özen göstermelidir. Özellikle yoğun fiziksel aktivite gerektiren işlerde çalışılmaması, sigara kullanımının sona erdirilmesi ve stres kaynaklı faktörlerden uzaklaşılması tedaviyi kolaylaştırır.

Erken Teşhisin Önemi

Aritmi, gerçekleşmeye başladığı süreçten itibaren kalpte deformasyonlara neden olur. Ataklar, kan ile taşınan oksijeni engelleyeceğinden ve kan akışı etkinliğini yitireceğinden organlar da bu durumdan payını alır. Belirli sıklıkla tekrarlayan bir kalp çarpıntısı yaşıyorsanız mutlaka bir kardiyoloğa başvurarak detaylı bir şekilde rahatsızlığınızı bildirmeli ve muayeneye girmelisiniz. Muayene sonuçlarına göre kalp atımınızdaki düzensizlikler tespit edilerek, buna neden olan unsurlar belirlenecek. Ardından doktorunuz ilgili soruna yönelik tedavi sürecini başlatacaktır. Erken teşhis edilemeyen aritmi vakalarında, kalp ventriküllerinde deformasyon, pıhtı atımı ve kalp fibrilasyonu riski artar.

Kalp Ritim Bozukluğu Nedenleri

Kalp ritim bozukluğu yaşayan hastaların belirgin bir takım özellikleri; geçmişte bir kalp krizi öykülerinin bulunması, yoğun olarak stres altında kalmaları, teşhis edilmiş bir kalp kası ve kalp damar tıkanıklığı rahatsızlıklarının olması ve bir takım aritmiye sebep olabilecek ilaçları kullanıyor olmalarıdır. Bu etkenlerden birçoğunun tedavisi ve ortadan kaldırılabilmesi mümkün olabilmekle beraber bazılarının ömür boyu devam etmesi nedeniyle tedavinin de uzun süre devam ettirilmesi gerekiyor.

Kalp Krizi

Geçmişte kalp krizi öyküsü bulunan kişilerde aritmi görülmesi olasılığı daha önce kalp krizi geçirmemiş olan kişilere göre daha yüksek. Kalp krizinin kaynağı tespit edildikten sonra gelecekte oluşabilecek olan kalp ritim bozukluklarına karşı önlem alınabilir ve tedavi süreci bu öyküye göre izlenebilir. Öte yandan kalp krizi, kalpte doku bozukluğuna sebep olan bir etken olduğundan kriz sonrasında tetkiklerin değerlendirilmesi önem taşır.

Yüksek Tansiyon

Bilhassa uzun yıllar yüksek tansiyon ile karşı karşıya olan kişiler zamanla kalp kaslarının doğru çalışmasına ve doku yapısına zarar verir. Yüksek tansiyon sebebi ile kalp kaslarında kalınlaşma oluşabilir. Bu nedenle yüksek tansiyon vakalarının ilerleyen yıllarda belli aralıklarla EKG çektirmesi, olası bir kalp ritim bozukluğunun önceden tespit edilmesinde önem taşır.

Stres

Psikolojik anlamda stresin vücuda verdiği zararlar çok çeşitlidir. Yoğun olarak stres altına kalan bireylerin aritmi yaşaması olasılığı normal şartlarda daha düşük stres oranına sahip olan kişilere göre daha yüksektir. Stresin yarattığı vücuttaki gerilmeler anormal elektriklenmelere ve dokusal hasarlara zarar verebilmekte olduğundan stresten kaçınmak, aritminin ortaya çıkma olasılığını düşürmek açısından önem arz eder.

Şeker Hastalığı

Şeker hastalığının, kalp ve damar hastalıkları ile ilişkisi oldukça kritik. Şeker hastaları genel anlamda yüksek tansiyona, kolesterol ve trigliserit yüksekliğine daha yatkındır ve kan şekerinin ayarlanamaması nedeni ile de anormal pıhtılaşmaların ortaya çıkması olağan. Bu tip bozukluklar nedeni ile şeker hastalarının damarsal ağ açısından yoğun olan kalp, böbrek ve göz gibi organlarında bozukluklar olabiliyor. Şeker hastalığına bağlı anormal pıhtılaşmalar nedeni ile damarlarda meydana gelebilecek olan tıkanıklıklar, kan ihtiyacı çok yüksek olan kalp kaslarında güçsüzleşmeye ve zamanla anormal hareketliliklere yol açar ve göğüs ağrısı ile beliren kalp ritim bozukluğu meydana gelir.

Uyku Apnesi

Uyku apnesi, çeşitli nedenlerle uyku esnasında meydana gelen solunum durması ve horlamadır. Kalitesiz uyku faktörü olarak karşımıza çıkan uyku apnesinin birçok nedeni olabilmekle beraber genel anlamda burunda ve boğazdaki kaslarda uyku esnasında kasların gevşeyerek solunum yolunu kapatmasıdır. Bu durum sebebiyle solunum uyku esnasında defalarca tekrar etmek üzere 10-15 saniyeliğine durur. Bu durum akciğerlere oksijenin taşınamamasına ve organların ihtiyacı olan oksijeni alamamasına neden olur. Oksijenin ilgili organlara taşınamaması başta beyin ve kalp olmak üzere çeşitli organlarda hasara sebebiyet verir. Kalp ihtiyacı olan oksijeni alamadığında daha güçlü çalışarak kan üretimini arttırmaya çalışır. İş yükü bu şekilde artan kalp kısa vadede yorgunluk gösterir, büyüme başlar ve kalp ritim bozukluğu ortaya çıkabilir.

Madde Bağımlılığı

Kimyasal maddelerle üretilen uyarıcı özellikli uyuşturucu maddelerin kullanımı, beyinde fonksiyonların yanlış şekilde yönetilmesine sebep olur. Öte yandan kana karışan bu kimyasallar kalp damarlarında ve kalp kaslarında hasara sebebiyet vererek aritminin ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Uyarıcı maddelerin beyinde yarattığı etki ile vücudun panik, korku, stres, aşırı heyecan gibi hislere bağlı tepkiler vermesi kalpte ritmin hızlanmasına ve daha şiddetli boyutlarda kalp krizine sebep olabilir.

Hipertiroidi

Hipertiroidi, tiroid bezlerinin yüksek bir tempo ile çalışması ve aşırı hormon salgılaması nedeni ile ortaya çıkan bir durum. Her yaş ve her cinsiyet grubunda ortaya çıkabilen hipertiroidi aritmiye neden olabilecek bir rahatsızlıktır. Özellikle yaşlılarda meydana gelen hipertiroidi de kalp yetmezliğinin ve kalp ritim bozukluğunun sık görüldüğü ortaya konulmakta.

Kalpte Damar Tıkanıklığı

Kalp damarlarında meydana gelebilecek tıkanıklıklar otomatik olarak kalp kaslarının çalışma sistemini de olumsuz olarak etkiler. Bu tip bozukluklar doğrudan kalbin dokularında ve kaslarında hasara sebep olabileceği gibi kalbin daha yüksek iş yükü il çalışmasına sebep olur. Tıkanmanın boyutuna bağlı olarak kalbin rutinini korumak adına ortaya koyduğu efor zamanla kalp ritim bozukluğuna sebep olabilir.

Kardiyomiyopati

Kalp yetmezliğini tetikleyen bir kalp kası hastalığı. Dilate, hipertrofik, restriktif olmak üzere üç türü bulunan kardiyomiyopati, zamanla kalbin pompalama fonksiyonuna zarar verir. Pompaya zarar verilmesi sonucunda kalpteki sol karıncıkta kan basıncı yükselir ve kalbin genişlemesi söz konusu olur. Kalp duvarlarının belirli bir seviyeye kadar kalınlaşması yeterli kanın pompalanamamasına sebep olur, kalp esnekliği düşer ve kan doldurulamaz. Kalbin asimetrik bir biçimde kalınlaşarak genişlemesi kasların görevlerini yerine getirmesinde güçlük yaşamasına sebep olur. Kardiyomiyopati teşhis edilip tedavi edilmediği durumda genişleme ve kalınlaşma süreceğinden bir süre sonra aritminin ortaya çıkması olası.

Enfeksiyon

Kalp bütünüyle kaslardan meydana gelen fiziksel yapıya sahip bir organ olduğu için bu organda meydana gelebilecek enfeksiyonlar ölümcül sonuçlara neden olabilir. Kalbin atımına zarar verebilecek enfeksiyonların ortaya çıkması ile birlikte kalp kasları işlevini yerine getirmede güçlük çeker ortaya çıkan verimsizlikle beraber dokuda gelebilecek hasarlar sebebiyle kalp ritim bozukluğu ortaya çıkabilir.

Yüksek Ateş

Sistemik bir rahatsızlık olan yüksek ateş vücutta beta adlı mikroorganizmaların başlattığı bir hastalıktır. Tüm vücudun etkilendiği yüksek ateşin meydana gelmesinde etkili olan bu mikroorganizmalar genellikle üst solunum yolları ile vücuda girer. Bağışıklık sistemine üstün gelen bu mikroorganizmaların etkisiyle vücut güçsüzleşir ve ateşlenme başlar. Yüksek ateşin ciddi komplikasyonlara neden olduğu kalpte çarpıntı, kapak yetmezliği ve kalp yetmezliği gibi durumlar meydana gelebilir. Yüksek ateş etkisiyle kalp kapaklarında meydana gelebilecek bir zayıflama, göğüs ağrısı, öksürük, iştahsızlık gibi belirtiler ortaya koyar. Dinleyerek anlaşılabilecek kalp çarpıntısı aritmi belirtisidir ve ateş sonrasında da tekrar edebilir.

Kansızlık

Kansızlık yaşayan kişilerde kırmızı kan hücreleri sağlıklı değillerdir ve organlara yeterli seviyede oksijen taşıyamazlar. Bu durumda kalp, hücrelere daha fazla kan sağlayabilmek için çalışmasını hızlandırır ve taşikardi söz konusu olur. Zamanla artan kalp iş yükü kalp kaslarında sertleşme ve kalpte büyümeye sebep olur. En sık karşılaşılan aritmi nedenlerinden birisi de kansızlık olarak ortaya konulmakta.

Bazı İlaçların Yan Etkileri

Herhangi bir sağlık sorununa dayalı olarak temin edilen ilaçların kullanımı aritmiye sebep olabilecek yan etkilere sahip olabilir. Bu ilaçların kullanımı, dozu ve ne zaman kesileceğine dair mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Diğer yandan aritminin tedavisinde kullanılan antiaritmi ilaçlarının da yan etkilerinin daha şiddetli aritmi olabileceği unutulmamalı. Bu anlamda tedavi sürecinde kullandırılan ilaçlar doğru seçilmeli, doktor ve EKG tetkikleri düzenli olarak değerlendirilmeli.

Koroner Arter Hastalığı

Koroner arter hastalığında kalbin oluşumunu sağlayan kas dokusuna ihtiyaç duyulan kanı taşıyan koroner arterler sorunlu olur. Arter duvarında meydana gelen sertleşme ve sertleşme nedeni ile damar çeperinin daralması/tamamen tıkanması kalbin ihtiyacı olan kanı temin edememesine sebep olur. Bu, koroner arterin en sık görülen nedeni olmakla beraber meydana gelen damar çeperindeki daralma ve tıkanıklıklar doğrudna kalp ritim bozukluğuna da etki edebilir.

Kandaki Elektrolit Dengesizliği

Kalp ritim bozukluğunun neredeyse tüm türlerinde genel etken elektrolit düzensizliğidir. Karın içi ve kulak içi alanlarda meydana gelen elektriklenmelerin dengesizleşmesi kalp ritminin de bozulmasına sebep olabilir. Öte yandan bu bozuklukların ileri seviyelerde gerçekleşmesi ventriküler taşikardi ve daha ileri boyutta ventriküler fibrasyona sebep olur.

Kalp Kası Hastalıkları

Kalbin genel yapısı kastan oluşmakta olduğundan, kaslarda meydana gelebilecek hastalıkların kalp ritminde bozuklukları tetiklemesi olasıdır. Bu hastalıkların erken teşhisi ve kasların ciddi deformasyon görmeden iyileştirilmesi, aritminin önüne geçebilmek için oldukça kritik. Öte yandan kalp kası ile ilgili rahatsızlıkların birçoğu erken teşhis edilememekte olduğundan, yılda en az 2 defa EKG veya check-up yaptırmak bu tip bir hastalığın teşhisi ve tedavisi için kritiktir. Kalp kaslarındaki rahatsızlıkların belirtileri arasında; göğüs ağrısı, uykusuzluk, iştahsızlık, öksürük, nefes alıp vermede güçlük, stres gibi genel hastalıklarla da örtüşen durumlar yer alır.

Kalp Ritim Bozukluğu Belirtileri

Kalp ritim bozukluklarında belirtiler geniş bir yelpazede yer almakla beraber genel anlamda kalbin yer aldığı bölgede ağrılar, öksürük ve nefes alıp vermede güçlük şeklinde paralel belirtiler baş gösterir. Bu belirtilerin her biri farklı rahatsızlıklardan da kaynaklanıyor olabileceğinden mutlaka tetkiklerin gerçekleştirilmesi ve takip edilmesi gerekir.

Çarpıntı

Çarpıntı, kalpte meydana gelen ani hızlı atımlardır. Birçok nedene bağlı olarak gelişebilecek çarpıntı, özellikle yoğun fiziksel aktivite, stres, korku, heyecan gibi durumlarda ortaya çıkabileceği gibi sebepsiz beliren çarpıntılar kalp ritim bozukluğunun varlığına işaret edebilir.

Hızlı Kalp Atışı

Herhangi bir yoğun fiziksel aktivite, heyecan ve panik olmaksızın kalbin hızlı atmaya başlaması ve bir süre sonra kendiliğinden normal atım seyrine dönmesi aritmi işareti olabilir. Özellikle taşikardi cinsi kalp ritim bozukluklarında hızlı kalp atışının belirli aralıklarla tekrar ettiği görülür.

Yavaş Kalp Atışı

Baş dönmesi, bitkinlik ve bayılma hissi gibi durumlara neden olabilen yavaş kalp atışı bradikardi cinsi aritminin işaretçisi olabilir.

Göğüs Ağrısı

Kalp kaslarında meydana gelen rahatsızlıklar göğüs ağrısı ile kendisini gösterir. Kalbin yeterli kanı pompalayamaması veya kan alamaması nedeni ile fazla çalışma göstermesi kalp kaslarında yorgunluğa, sertleşmeye ve göğüs bölgesinde ağrıya sebep olur.

Nefes Darlığı

Kalp görevini yerine getiremediği ve yeterli kan pompalayamadığı durumlarda oksijen hücrelere taşınamaz. Kalp ve akciğere yeterli oksijen taşınamaması ile kalp hızlı çalışmaya başlar. Bu durumun gerçekleştiği anlarda kişi genellikle nefes darlığı yaşar ve havaya doyamaz. Nefes darlığı akciğerle ilgili rahatsızlıklarla ilişkili olduğu kadar kalbin ve beynin normal çalışmasında da etkili olan oksijenin sağlanmasına dayalı aksaklıklara neden olabileceğinden mutlaka doğru teşhislerle muayene edilmesi gerekir.

Baş Dönmesi

Kalpte meydana gelen ritim bozukluğu nedeni ile beyin, kalp ve çeşitli organlara zarar verir. Kanın organlara doğru bir şekilde taşınamaması ve oksijenin iletilememesi nedeni ile baş dönmesi gerçekleşebilir. Ayrıca ritim bozukluğuna bağlı olarak efor harcayan kalbin yorulması da baş dönmesine sebep olabilecek bir etken. Bu anlamda sebepsiz olarak gün içinde aniden başlayan baş dönmelerinin kaynağının tespiti ve varsa aritmi ile olan ilişkisinin ortaya konulması önemlidir.

Terleme

Aritmiye bağlı olarak kalbin özellikle taşikardi ataklarında yoğun efor sarf etmesi, kalp kaslarının ve diğer kasların buna bağlı olarak çalışması terlemeye neden olur. Özellikle hiçbir fiziksel aktivite ve terleme belirtisi gösteren rahatsızlığı yoksa ve terleme meydana geliyorsa bu durumun aritmi ile ilişkilendirilebilme olasılığı daha yüksektir ve tanı bildiriminde mutlaka belirtilmesi gerekir.

Halsizlik

Kalbin vücuttaki organlara yeterli seviyede kan pompalayamaması ve oksijenin taşınamaması organların daha fazla çalışmasına sebep olur. Bu durum nedeniyle kasların fazla efor harcaması ise vücutta halsizliğe ve fiziksel aktivite olmaksızın yorulmalara sebebiyet verir. Gün içerisinde stres veya fiziksel aktivite olmaksızın kronik olarak beliren halsizlikler ile ilgili olarak mutlaka muayene ve aritmi kontrolleri yapılmalı.

Soluk Cilt

Cildimize kalp tarafından sağlanan kan cildin renginin pembelik kazanmasını sağlar. Kalp ritim bozukluğu olan kişilerde ise kan doğru bir şekilde pompalanamadığından cilt rengi pembeden beyaza doğru evrilir. Sürekli olarak cilt renginin soluklaşması ve dudakların daha koyu bir renk alması kalp kaynaklı bir hastalığına bağlı olabilir.

Bayılma

Kalpte meydana gelen ritim bozuklukları ile ilişkilendirilen bayılmalar genellikle başka bayılma öyküleri olmadığında söz konusu olur. Bu tip bayılmaların nedeni genel anlamda kanın beyne doğru ve verimli bir şekilde iletilememesi ile söz konusu olur. Kalp ritim bozuklukları; epilepsi, şok, bayılma gibi belirtileri sıklıkla göstermekle beraber genellikle bradikardi durumlarında baygınlık görülür ve bayılmayı öncesinde halsizlik hissi seyreder.

Ani Kalp Durması

Ventriküler Taşikardinin ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan ventriküler fibrasyon (kalp krizi) aritminin en ileri seviyede ve en tehlikeli halidir. Bu ana gelindiğinde kalp ritmi o kadar yükselir ki, kaslar hareketsizleşir ve titreşim şeklinde hareket gösterir. Özellikle geçmişte kalp krizi öyküsü olan hastalarda kalp ritim bozukluğu teşhisi bu tip belirtilerle ortaya çıkar.

Kalp Ritim Bozukluğunun Teşhisi ve Tanısı

Kalp ritim bozukluğu tedavi edilmediği takdirde oldukça büyük komplikasyonlara sebep olabilen bir sorun olduğundan dolayı teşhisinin de hızlı ve kesin olarak yapılması gerekir. Teşhisin ilk aşamasını hastanın çeşitli belirtileri vermesi oluşturur. Belirtiler kısmında tarif edilen durumların ortaya çıkmasıyla hasta, acilen doktora başvurmalıdır. Yapılan fiziksel muayenelere ek olarak çeşitli ölçüm teknikleriyle kalp ritim bozukluğu ve bozukluğun mahiyeti ortaya konur.

Kalp ritim bozukluğunun tespit edilebilmesi için hastadan hastaya göre değişmekle birlikte EGK, ritim holter, event recorder, efor testi, ekokardiyogram ve elektrofizyolojik çalışma gibi testler uygulanır. Ritim bozukluğunun ayırıcı tanısının yapılması için genelde EKG yeterli olsa da bazı durumların bu yeterliliği ortadan kaldırması söz konusu olabilir. Bu durumda da diğer testlere başvurulur.

EKG

EKG (Elektrokardiyografi) kalbin ritmini, frekansını, kalp atışlarının ortaya çıkardığı elektrik sinyallerinin yayılımını, yayılıma verilen tepkileri ve sinyallerin ortadan kaybolmasını ölçer. Ölçüm işlemi gerekli bölgelere bağlanan elektrotlar yardımıyla yapılır. Bilindiği üzere kalbin kulakçık ve karıncıkları kasılma ve gevşeme fonksiyonlarını yerine getirerek kalbin sağlıklı olarak çalışmasını sağlar. Elektrik üretiminde, iletiminde veya kaybolmasında sorunlar ortaya çıkması kalbin sağlıklı işleyişini aksatabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir. EKG, elektrotlar yardımıyla aldığı verileri en ufak ayrıntısına kadar döküme alan oldukça gelişmiş bir cihazdır. Tüm sinyal iletim sisteminin haritalandırılmasını sağlar. Haritalandırma sayesinde sorunun nereden ve nasıl kaynaklandığı büyük oranda ortaya çıkarılabilir.

EKG cihazları mobil olmalarından dolayı kolayca taşınabilir. Gerekli durumlarda hastanın ayağına kadar kolayca götürülebilir. Bu tanı yönteminin oldukça basit şekilde gerçekleştirilebiliyor olması da büyük bir avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastaya en ufak ağrı ya da acı vermeden kalbinin tüm atım haritası kolayca alınabilir. Hastanede gelişmiş EKG cihazları ile yapılan ölçümler genelde on ile otuz dakika arasında sürer. Bu süre boyunca hastanın sırt üstü yatması, kımıldamaması ve konuşmaması gerekir. Ayrıca kalp ritminde ekstrem olaylara neden olabilecek durumlardan da kaçınmalıdır.

Bazı durumlarda hastanın yirmi dört saat boyunca kalp ritminin ölçülmesi, günlük faaliyetleri sırasında kalbinin nasıl tepkiler gösterdiğinin ortaya çıkarılması gerekir. Sabit ve gelişmiş EKG cihazları bunu yapmak için yeteri kadar mobilize olmadığından dolayı ölçümlerin ritim holter adı verilen taşınabilir EKG cihazları ile yapılması gerekir. Bu cihazlar hastanın günlük faaliyetlerini aksatmadan kalp ritminin ölçülmesini sağlar. Genelde dinlenme pozisyonunda ortaya çıkmayan; efor sarf edildiği anlarda ortaya çıkan kalp ritim bozukluklarının teşhis edilmesi için kullanılırlar.

Ayrıca çok daha küçük yakınmaları olan, yakınmaları yirmi dört saatten daha fazla sürelerde ortaya çıkan hastalar için de event recorder adı verilen kayıt cihazları kullanılır. Bu cihazlar yapı olarak ritim holter cihazları ile oldukça benzer olmalarına karşın sürekli kayıt tutmazlar. Hasta şikayetin varlığı anında komut vererek cihazın kayıt özelliğini çalıştırır. Oldukça portatif, sökülüp takılabilen bir cihaz olmasından dolayı sıkça kullanılır.

Efor Testi

Kalp ritim bozukluğunun tespit edilebilmesi için kalbin zorlanması gerekebilir. Bu durumda hasta efor testine alınır. Yapılacak efor testinin iyi planlanması, hastalığın ortaya çıkarılması açısından oldukça büyük önem taşır. Hasta koşu bandına alınır ve sürekli olarak EKG ile izlenir. Koşu bandı üzerinde artan bir tempo ile hareket etmeye başlar. Kalbin yüksek baskı altında kalması, sistemin işleyişine dair sorunların ortaya çıkmasını sağlar. Test uygulanırken tanı maliyeti oldukça düştüğünden dolayı sıkça tercih edilir.

Ekokardiyografi (EKO)

Kalbin atımlarının görüntüsünü elde etmek amacıyla ultrason tekniğinin kullanıldığı bir görüntüleme tekniği olan EKO testi sayesinde kalp ritim bozukluğu kolayca ortaya çıkartılabilir. Özel olarak bir durumdan şüphelenildiği takdirde farklı varyasyonları uygulanabilir. Genelde EKG’nin ikamesi olarak kullanılır.

Elektrofizyolojik Çalışma (EPS)

Ablasyon tedavisine geçilmeden önce kalp ritim bozukluğunun varlığını ve eğer var ise çeşidini belirlemek amacıyla kullanılan gelişmiş bir tanı yöntemidir. Tedavinin sınırlarının çizilmesinde büyük önem taşır. Ağrısız ve acısız bir yöntemdir. Tüm tanı yöntemleri içerisinde oldukça ufak da olsa cerrahi müdahale yapılan tek yöntemdir. Kasık bölgesinden girilen damar yolu aracılığıyla kalbe kadar uzanan kateter yerleştirilir. Kateterden gelen bilgiler bağlı olduğu anjiyo cihazı aracılığıyla görüntülenir ve kalp ritim bozukluğunun türüne ve şiddetine dair bilgiler elde edilir. Doğrudan damar içerisinden iletiliyor olması ve kalbe olabileceği en yakın bölgeden temas ediyor olmasından dolayı sonuçları oldukça güvenilirdir.

Damar yoluyla kalbe gönderilen kateter sadece bilgi toplamaz. Gerektiği durumlarda ufak elektrik şokları vererek kalbi efor açısından yükseltir. Uygulama açısından bakıldığında EKG ve efor testinin birleştirilmiş hali gibidir. Kalbin yük altında çalışma performansı en ince ayrıntısına kadar kolayca ölçülebilir. Genelde yarım saat kadar sürer; eğer bir aksilik ile karşılaşılmazsa ablasyon tedavisi de aynı seans içerisinde yapılır. Operasyondan sonra risk oluşma ihtimali oldukça düşük olduğundan dolayı sıkça tercih edilir.

Kalp Ritim Bozukluğu Risk Faktörleri

Kalp ritmindeki bozuklukları tetikleyebilecek unsurların doğru tespiti, hastalığın doğru tedavisinde oldukça önemlidir. Ayrıca kalbin dokusal yapısında hastalığa bağlı olarak meydana gelmiş olan deformasyonların da doğru bir şekilde tespitinde, risk faktörlerinin doğru bir şekilde elenmesi gerekir. Bu risk unsurlarından yaşam tarzına bağlı olanları hayatından uzaklaştıran kişilerin aritmi ile karşılaşma olasılığı düşmekte.

Genetik

Aile bireylerinde kalp rahatsızlığı olan kişilerin gelecekte aritmi ile karşılaşma olasılıkları, aile bireylerinde bu rahatsızlık ile karşılaşılmayan diğer kişilere göre yüksektir. Kalp hastalığı olan aile bireyleri söz konusu olduğunda, kişinin belirli aralıklarla muayene yaptırması ve kalp ritmindeki düzenin kontrolünün sağlanması aritminin gerçekleşmesinin önüne geçebilmede önemli rol oynar.

Sigara Tüketimi

Sigara, içerdiği kimyasal maddeler nedeniyle akciğerde ve kalpte deformasyonlara neden olur. Sigara kullanan kişilerin akciğerlerine verimli bir şekilde oksijen taşınmadığından kalp de bu durumda daha fazla çalışma gösterir ve ayrıca bu çalışmanın yanında kirli kan oranı daha fazla olduğundan kalp kas ve dokuları hasar görür. Bu durum zamanla kalp kaslarında sertleşmeye ve kalpte büyümeye yol açarak aritminin tetiklenmesine sebep olur.

Hipertansiyon

Hipertansiyon, kan basıncı yüksekliği rahatsızlığıdır. Özellikle genetik ve fazla tuz kullanımına bağlı nedenlerle ortaya çıkabilen hipertansiyonun meydana gelme sebepleri çok fazla. Hipertansiyonda kan basıncı o kadar yüksektir ki, damar duvarlarına yüksek bir basınç uygular ve bu durum damar yollarında deformasyona, tıkanmaya, yırtılmaya neden olabilir. Kandaki bu tip anormal hareketlilik doğrudan kalbin iç basıncı ve pompalanmasında anormallik meydana getirir ve hipertansiyona bağlı aritmi ortaya çıkabilir.

Kolesterol

Kolesterol hastası olan kişilerde damarların tıkanıklık olasılığı yüksek olmakla beraber kandaki pıhtılaşma oranı da fazla. Bu durum nedeniyle kalp doğru bir şekilde kan pompalayamadığından yüksek bir çalışma gösterir ve ritim bozukluğu zamanla kaslarda meydana gelen deformasyona bağlı olarak ortaya çıkar.

Diyabet

Şeker hastalarında anormal kan pıhtılaşmaları görülebiliyor. Böyle bir etken ise özellikle böbrek, kalp ve akciğer gibi yoğun damar bulunduran organlarda kanın doğru bir şekilde hareket ettirilememesine ve buna bağlı olarak da kalpte deformasyona sebep olabiliyor.

Obezite

Obezite durumundaki bireylerin vücutlarındaki fazla yağlar, göğüs bölgesinde basınç yaratır. Kalp bu nedenle sıkışık bir alanda çalışmalarını sürdürürken yine fazla efor sarf etmek durumunda kaldığında ritim bozukluğu meydana gelir. Kalbin dış bölgesinden kaynaklanan basınç ayrıca kasların normal çalışma düzenini de zorlaştırır veya anormallik oluşmasına sebep olur.

Alkol Kullanımı

Yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konulan bulgular, belirli bir düzeyin üzerinde alkol kullanan kişilerde artrial fibrilasyon olasılığı kullanmayan kişilere göre 2 kat daha fazla. Alkol kullanan kişilerde meydana gelen bu aritminin en tehlikeli türü ayrıca pıhtı oluşumu ve bu pıhtının atımına sebep olabildiğinden inme ve ani ölüm riskini de beraberinde getiriyor.

Hareketsizlik

Kalp kasları sürekli olarak düşük bir ritim ile çalışmasını sürdürdüğünde zamanla kalp kasları zayıf düşer. Özellikle fiziksel olarak hareketsiz kalan kişilerde hem vücut hem de kalp kasları gelişmeyeceğinden bu durum kalpte ritim bozukluğunu tetikleyebilir. Gelişmeyen kalp kasları, herhangi bir uyaran nedeni ile hızlı çalışma gösterdiğinde anormallikler ve buna bağlı hızlı veya yavaş kalp atımı olabilir.

Kalp Ritim Bozukluğu Komplikasyonları

Ölüm

Kalp ritim bozukluğunun özellikle erken teşhis edilmeyen ve tedavi edilmeyen şekillerinde kalp artık yorgun ve anormal bir çalışma haline bürünür. Buna ek olarak çeşitli hastalıklara bağlı kalp deformasyonları da aritminin riskini artırarak ani bir ölüme sebep olabilir. Keza uzun süren aritmi durumlarında kalp beyne zarar verebilecek kan akışına sebep olabilir.

Felç

Bilhassa sigara kullanan, anormal kan pıhtılaşmasına sahip olan ve şeker hastaları, ventriküler taşikardi veya fibrilasyon ile daha sık karşılaşırlar. Bu tür taşikardi ataklarında kalpte pıhtılaşmanın meydana gelmesi ve pıhtının beyne atması inme veya felç ile sonuçlanabilir.

Diğer Organlara Zarar Vermesi

Kalbin ani olarak kan pompalamasında meydana gelen anormallikler organların ihtiyaçları olan kanı sağlayamamasına veya daha fazla kanın sağlanmasına sebep olabileceğinden organlarda deformasyon meydana gelebilir. Bu noktada en büyük risk altında olan organlar en fazla damar yoğunluğuna sahip olan beyin, kalp ve böbreklerdir.

Dokuların İyi Beslenememesi

Aritmiye bağlı olarak kalbin kan akışını doğru ve verimli bir şekilde gerçekleştirememesi otomatik olarak dokuların ihtiyaçları olan oksijeni kandan sağlayamaması ile sonuçlanır. Bu durum zamanla dokularda deformasyona ve güçsüzlüğe neden olabileceği gibi farklı rahatsızlıklarında ortaya çıkmasına sebep olur.

Kalp Ritim Bozukluğu Nasıl Önlenir

Aritminin önlenmesinde kişiye bağlı en kritik unsur düzenli egzersiz yapmak ve sigaradan uzak durmaktır. Bunun yanında stresten ve yoğun fiziksel aktiviteden kaçınmak da aritminin önüne geçebilme de önemli rol oynar.

Sağlıklı Beslenme

Vücudun ihtiyacı olan vitamin, mineral ve yağ asitlerinin doğru bir şekilde alınması kalp kaslarının ve dokularının güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar. Sağlıklı beslenen kişilerde aritminin meydana gelmesi, sağlıksız beslenen kişilere göre daha düşük oranla söz konusu olur.

Sigaradan Uzak Durma

Sigara kan ile ilişkili birçok rahatsızlığın kaynağıdır. İçeriğindeki kimyasalların ve sigara dumanının oksijen alımını engellemesi etkisi ile kalpte meydana gelebilecek deformasyonlar aritmiye sebep olabilir.

Uyuşturucu Maddelerden Uzak Durma

Uyuşturucu maddelerin içeriğindeki kimyasallar ve uyaranların beyinde yarattığı etki kalp üzerinde ciddi bir baskı ve basınç oluşturur. Kan basıncını da etkileyen bu kimyasallar nedeni ile kalbin çalışma ritminde aksaklıklar meydana gelir. Öte yandan uyaran etkileri ile vücudun panik, korku ve heyecan hissi ile gösterdiği kasılmalar kalbin hareketliliklerini de etkileyerek sonuçları ventriküler fibrilasyona kadar uzanan bir riski oluşturabilir.

Spor ve Egzersiz

Düzenli spor ve egzersiz, vücut kaslarının yanında kalp kaslarının ve dokularının da sağlıklı olmasını sağlar. Ayrıca nefes alıp verme sıklığı ve gücü artacağından oksijenin taşınma oranı artar. Kan hareketliliğini de etkileyen spor ve egzersizler doğru bir şekilde organlara kanın taşınmasını, damarlardaki tıkanıklıkların engellenmesini sağlar.

Düzenli Yaşam

Düzenli ve stressiz bir yaşam doğrudan beyin ve kalp hastalıklarının ilacı olarak bilinir. Yüksek stres altında kalan kişilerin kalp rahatsızlıkları ile karşılaşma olasılığı yüksek olmakla beraber bu kişilerde sıklıkla gerginlik, panik ve anksiyete gibi duygu durumlarının meydana gelmesi kalpte ani kasılmalar ile birlikte gelen aritmiye sebep olabilir

Sık Sorulan Sorular

Kalp Ritim Bozukluğu Neden Zor Teşhis Edilir?

Kalp ritim bozukluğunun rutinde gösterdiği belirtiler sıklıkla diğer birçok hastalığa bağlı semptomlara benzer. Öte yandan atakların gerçekleşme şekli muayene esnasında kendisini hiç göstermeyebilir. Bu nedenlerle aritmiye bağlı olan nedenlerin aynı anda birçoğunun bulunması teşhisi daha kolay kılar.

Hangi Tedavi Yöntemi Daha Avantajlı?

Aritmiye neden olan unsura bağlı olarak tercih edilecek olan tedavilerden Katater Ablasyon modern dönemde en çok tercih edilen ve kalıcı çözüm veren bir yöntemdir. Ancak katater ablasyon, aritminin kalbin aksesuar yol üzerinden elektrik akımını ilettiği durumlarda uygulanmakta. Bu anlamda sizin için en avantajlı ve doğru yöntemi muayenenizi gerçekleştiren doktor tarafından sağlanacaktır.

Ritim Bozukluğu Yaşayanlar Nasıl Beslenmeli?

Aritmi ile karşı karşıya olan bireyler, aşırı yağlı yüketmeden yani kolesterolden, aşırı şekerli tüketmeden yani diyabetten ve aşırı tuzlu tüketmekten yani tansiyon hastalıklarından kaçınmalıdır. Bu üç unsur damarlarda tıkanıklığa ve kan basıncında anormalliklere neden olabilmekte ve aritmiyi tetikleyebilmektedir.

Ritim Bozukluklarını Kafein Nasıl Etkiler?

Kafein uyaran bir madde olması nedeni ile kalbin hızlı çarpmasına sebep olabilir. Ancak yüksek miktarda kafein alımı olmadığı zamanlarda genel olarak aritmi söz konusu olmaz. Eğer sıklıkla tekrar eden bir aritminiz var ise bu durumda kafein alımınızla ilgili olarak mutlaka bir uzman doktor önerisi almanız gerekir.

Kalp Ritim Bozukluğu Yaşayanlar Hangi Egzersizleri Yapmalı?

Kalbinde ritim bozukluğu olan kişilerin izlemesi gereken egzersizler kas kuvvetini arttırmaya ve damar sisteminin iyileştirilmesine yönelik olur. Bu anlamda yüzme, bisiklet, yürüyüş aritmi hastalarında kasların doğru ve düzenli bir şekilde gelişmesinde faydalıdır.

Tamamen Tedavi Edilebilir mi?

Aritmiye sebep olan unsur eğer kalpteki bir enfeksiyon yada tıkanıklığa bağlı ise bu unsurlar giderildiğinde genel anlamda aritmi de engellenmiş olur. Ancak hiç kimse için aritmi görmeme olasılığı sıfıra indirilemez. Çok fazla parametresi olan aritminin meydana ne zaman ve nasıl geleceği genel olarak kestirilemez sadece aritmiye dayalı olarak ortaya çıkan semptomlar ve riskler ortadan kaldırılabilir ve aritminin oluşma olasılığı azaltılabilir.

Kalp Ritim Bozukluğu Yaşayanlar Nelere Dikkat Etmeli?

Bu hastalığa ilişkin kişinin kendisine bağlı olan üç çok önemli unsur doktorlar tarafından sıkça ifade edilmektedir; sigara ve uyuşturucu madde kullanmamak, stresten uzak durmak ve dengeli beslenerek egzersiz yapmak. Bu üç faktör yerine getirildiğinde yalnızca kalp değil birçok organ ve vücut kasları sağlıklı bir şekilde işlevlerini yerine getirir. Öte yandan aritmi genetik bir nedenle baş gösteriyorsa, aritmiye neden olabilecek ele aldığımız risk faktörlerinden kaçınmak ve tedavi süreci söz konusuysa bu noktada doktorun verdiği önerilere özen göstermek çok önemli.

Kalp ritim bozukluğu nelere yol açar?

Kalp ritmi, kalbin atım hızını ifade eden bir terimdir. Sağlıklı bir insanın kalp ritmi, fiziksel özelliklerine göre bazı değer aralıklarında yer alır. Bu değerlerin üzerine çıkılması da altına inilmesi de tehlikelidir. Kısa süreli değişiklikler pek etki oluşturmasa da uzun vadeli ritim bozuklukları birçok kalp – damar hastalığının ana sebebidir. Kalp ritim bozukluğu damar sağlığının bozulması, metabolizma sorunlarının ortaya çıkması, kalp krizi ve hatta ölüm gibi durumlara yol açabilmektedir.

Kalp ritim bozukluğu ne kadar sürer?

Ritim bozukluklarını sürekli ve süreksiz olarak iki tür şeklinde incelemek mümkündür. Süreksiz ve akut olarak gelişen ritim bozuklukları genelde birkaç dakika ile birkaç saat arasında sürmektedir. Ekstrem bir koşul olmadıkça da tekrar riski yoktur. Sürekli kalp ritim bozuklukları ise bazı kapakçık hastalıklarından, damar hastalıklarından ve kalp hastalıklarından dolayı kaynaklanmaktadır. Hastalık devam ettiği müddetçe ya sürekli olarak ya da belirli aralıklarla devam etmektedir.

Kalp ritim bozukluğu için hangi bölüme gidilir?

Kalp ritim bozukluğuna sebep olan faktörlerin neredeyse tamamı kalp ile ilgilidir. Kalp ritim bozukluğuna dair belirtilerden birini ya da birkaçını birkaç defa hissedenlerin mutlaka doktora başvurmaları gerekmektedir. Eğer bulunulan bölgede kardiyoloji bölümü var ise doğrudan bu bölüme başvurulmalıdır. Eğer yok ise aile hekimlerine ya da dahiliye bölümüne başvurulması da yeterlidir. Yapılan incelemelerin ardından gerekli sevk işlemleri bu bölümler tarafından gerçekleştirilecektir.

Kalp ritim bozukluğu kendiliğinden geçer mi?

Kalp ritim bozuklularının yüzde doksan kadarı bir kez ya da birkaç kez tekrarladıktan sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Kendiliğinden ortadan kalkmalarının sebebi, kalp ritim bozukluğuna sebep olan faktörün geçici olmasıdır. Eğer kalp ritim bozukluğu kendiliğinden geçmiyorsa altında çok daha ciddi bir sebep yatmaktadır. Hayat tarzı değişiklikleri, ilaç ya da cerrahi uygulamalar ile bu tür kalp ritim bozuklukları da ortadan kaldırılabilir.

Kalp ritim bozukluğu sonradan olur mu?

Kalp ritim bozukluğunun sebepleri arasında çevresel faktörler çok daha büyük bir yer kaplamaktadır. Genetik olarak bir hastalığa sahip olunmasa ve yatkınlık bulunmasa dahi çevresel faktörlerden dolayı kalp ritim bozukluğunun sonradan gelişme ihtimali bulunmaktadır. Bu ihtimali ortaya çıkaran faktörler genelde kalp ve damar sağlığını bozucu etkiye sahiptir.