Hipofiz Adenomu Tedavisi

Hipofiz Adenomu Tedavisi
Hipofiz Adenomu Tedavisi

 

Vücudumuzun kontrol merkezi olarak kabul gören hipofiz bezinde oluşan adenomlar büyük oranda iyi huyludur. Adenomların oluşum nedeni tam manasıyla bilinmemekle beraber tedavisi mümkündür. Hipofiz Adenomlarının tedavi yöntemleri çeşitlidir. Tedavi yönteminin belirlenmesi adenomun boyutuna, hormon salgılama seviyesi, adenomun yayılıp yayılmadığına, hastanın yaşına ve sağlık durumuna göre değişkenlik gösterebilir. Beyin cerrahisinde karşılaşılan tümör yapılarından en az seviyede zarar veren tümör olarak gösterebilir. Bunun sebebi ise adenomları boyut olarak ileri seviyelere ulaşmadığı sürece hastalara ciddi zararlar vermemesidir. Aynı zamanda hipofiz adenomu vücutta diğer bölgelere yayılım göstermez. Dolayısıyla cerrahi tedavi, ışın tedavisi ve ilaç tedavisi gibi yöntemlerle hipofiz adenomlarından kurtulmak mümkündür. Kanserleşme riski çok düşüktür. Hipofiz adenomları boyutu 10 mm den küçük ise mikroadenom 10 mm den büyük ise makroadenom dolarak isimlendirilir.

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Aşkın Şeker

Hipofiz Adenomu Tedavisi Hakkında

Hipofiz Bezi kafatasının tam ortasında, güneş görmeyen bölge olarak adlandırılan kısımda yer alır. Takriben göz çukurlarının arka kısmında burnun üstünde bulunmaktadır. Hipofiz Bezinin ağırlığı 600 mg’dır. Ağırlık Kadınlarda ve erkeklerde farklılık gösterebilir. Genel olarak kadınlarda hipofiz bezi daha ağırdır. Hipofiz bezi ön hipofiz ve arka hipofiz pituiter sap olarak üç kısımdan oluşur. Tıbbı anlamda ön hipofize adenohipofiz denir. Arka hipofize ise posterior hipofiz denir. Pituiter sap ise hipofiz bezinin omuriliğe bağlı olduğu kısımdır. Hipofiz bezinin büyük bölümünü ön kısım oluşturur. Hipofiz bezi vücudun işleyişini ve dengesini sağlayan hormonları salgılar. Salgılanan hormonlar ise vücutta yer alan birçok salgı bezinin çalışmasının sağlar. Bu nedenle hipofiz bezi vücutta yer alan tüm hormon dengesinin merkez noktasıdır. Hormon işleyişini yöneterek vücut dengesini sağlamaktadır.

Hipofiz Adenomu Nedir?

Adenom tıp dilinde salgı bezlerinin yapısında bulunan ve salgı bezlerinden kaynaklanan kötü huylu olmayan tümörlerdir. Hipofiz adenomları ise birçok hormonun salgılanmasını sağlayarak vücudun işleyişi açısından önemli bir yere sahip olan hipofiz bezinden kaynaklanan adenomlardır. Genel olarak iyi huylu tümörlerdir. Hipofiz Bezi Adenomlarının ortaya çıkış sebebi radyasyon, hormonal yapı, kalıtsal nedenlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Hipofiz adenomları hipofiz bezinin aşırı şekilde hormon salgılamasına sebep olabilir. Oluşan Adenom zamanla büyüyerek hipofiz bezinin çalışmasına zarar verebilir. Dolayısıyla hipofiz adenomunda gerçekleşen büyüme göz sinirlerinin zarar görmesine neden olur. Yıpranan göz sinirleri göz hareketlerinin kontrolsüz bir şekilde hareket etmesine yol açar. Aynı zamanda hormon dengesini sağlayan hipofiz bezinin işlevini yapmasını engelleyebilir.

Hipofiz Adenomu Oluşumunda Etkili Olan Sebepler?

Hipofiz Adenomu birçok sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilir. En önemli etken genetik yapıya bağlı olarak ailesel geçişlerdir. Aile öyküsünde hipofiz bezi adenomu bulunan kişilerde görülme olasılığı yüksektir. Adenom oluşumunda etkili olan sebeplerden birisi de çevresel faktörlerdir. Kimyasal maddeler, travmalar ve stres sebep olarak gösterilebilir.

Hipofiz Adenomu Beyin Tümörü müdür?

Hipofiz adenomu aslında bir beyin tümörü değildir. Hipofiz bezi yapı olarak beynin altında yer alan bir sap ile beyine bağlı olarak bulunur. Bu sebeple oluşturmuş olduğu adenomlar beyin tümörü olarak algılanabilir. Beyin tümörleri genelde kötü huyludur ve diğer organlara yayılırsa farklı hastalıklara yol açar. Ancak hipofiz tümörleri iyi huylu tümörler olduğundan diğer organlara yayılmazlar. Hipofiz adenomunun yayılması sadece bulunduğu bölgede çap olarak büyümesidir. Hormonal dengenin bozulması ve hipofiz bezinin zarar görmesi önemli etkileri olarak görülmekte. Tedavisi ise beyin tümörlerine oranla çok daha kolay yapılır.

Hipofiz Adenomu Kanser midir?

Hipofiz Adenomu bir kanser türü olarak değerlendirilmez. Bunun sebebi diğer organlara zarar vererek yayılım göstermemesidir. Aynı zamanda tümörün iyi huylu olması kansere neden olmaz. Hipofiz adenomu zamanla büyüme gösterirse göz sinirlerine zarar verebileceği için görme kayıplarına renk ayrımı yapamama gibi sonuçlar doğurabilir. Bir diğer sonucu ise hipofiz fonksiyonlarının azalması yani hormon salgılayan bezlerin görevini yerine getirmeyerek fazla hormon salgılaması ya da hormon yetersiz salgılanması gibi sorunlar yaratabilir. Ancak bu sonuçların oluşması hipofiz adenomlarının kanserleşebileceğini göstermez.

Hipofiz Tümörlü Hastaların Şikâyetleri Nelerdir?

Hipofiz Tümörü hastalarının en büyük şikâyetleri şiddetli baş ağrıları olarak ortaya çıkar. Baş ağrılarının çok şiddetli geçmesi genelde migren gibi yorumlansa da bir hekime başvurmak gerekiyor. Kadın Hastalarda adet düzensizliği emzirme döneminde olmasa bile göğüsten süt gelmesi görülür. Erkek hastalarda ise göğüslerde büyüme gözlenir. Genel olarak hastaların el ve ayaklarında büyüme görülebilir. Bu durum hastanın büyüme hormonun aşırı salgılanması sebebinden kaynaklanır. Hastalar seyrek de olsa diş etlerinde çekilme dişlerde ayrılma şikayeti ile doktora başvurabilir. Hipofiz adenomu büyüme göstermeye başladığında ise göz sinirlerine uygulamış olduğu baskıdan dolayı bulanık görme, renkleri ayırt edememe gibi şikâyetler oluşturabilir. Her iki gözdede görme kaybı yaşanabilir. Bu şikâyetler ile karşılaşıldığında acilen bir beyin cerrahına muayene olmak gerekiyor.

Hormon Salgılayan Adenomlar

Hormon salgılama adenohipofiz (ön hipofiz) tarafından yapılmaktadır. Ön hipofiz bezinden salgılanan hormonlar insanın hayatına dengede tutmaya yarayan önemli hormonlardır. Bunlar süt hormonu, büyüme hormonu, kortizol salınımı, tiroit uyarıcı ve cinsiyet hormonlarıdır. Bu Hormonların salgılanmasında oluşan bozukluklar ciddi sağlık sorunlarının oluşmasına zemin hazırlar. Örneğin tiroit uyarıcı hormonun salgılanmaması veya aşırı salgılanması saç dökülmelerine guatr hastalığına sebep olabilir. Büyüme hormonun aşırı salgılanması ise devleşme ve vücut gelişiminde orantısızlığa neden olur. Hastaların bu tip sorunlarla karşılaşması oldukça zor bir durumdur ve yaşam kalitesini etkiler.

Prolaktin Salgılayan Hipofiz Adenomu

Prolaktin salgılayan adenom hipofiz adenomları arasında en çok karşılaşılan adenom çeşididir. Prolaktin Hormonu süt hormonunun fazla salgılanmasından kaynaklanmaktadır. Prolaktin Hormonu vücuttaki cinsellik fonksiyonun yönetmektedir. Fazla salgılanması durumunda kadınlarda adet düzensizliği ya da âdetin tamamen kesilmesine sebep olur. Bunun yanında ise göğüste süt oluşumunu artırarak göğüsten süt gelmesine neden olur. 40 yaş ve üzeri erkeklerde ise göğüslerin büyümesine neden olmaktadır. Prolaktin aynı zamanda cinsel arzu kontrolünü de elinde tutan bir hormondur. Hormonun fazla salgılanması kişinin cinsel isteksizliğine neden olur. Aşırı salgı durumunda bu sonuçların yanında erkeklerde iktidarsızlığa da neden olmaktadır.

Büyüme Hormonu Salgılayan Adenomlar

Büyüme hormonu sağlayan hormonlar metabolizmayı kontrol ederek gelişim döneminde sağlıklı bir şekilde boy uzaması ve vücudun gelişmesini sağlar. Büyüme Hormonu salgılayan hipofiz adenomları ise çocuklarda hızlı bir gelişim göstermeye neden olur. El ve ayaklarda hatta burunda ve çenede normalden fazla büyüme görülür. Belli organlarda büyüme görülmesi vücutta orantısızlığa sebep olur. Bazı kişilerde devleşmeye neden olabilir. Yetişkinlerde büyüme hormonunun fazla salgılanması ise akromegali hastalığına neden olmaktadır.

ACTH (Adrenokortikotropik Hormon) Salgılayan Hipofiz Adenomu

ACTH hormonu Böbrek üstü bezlerde kortizon salgılanmasını sağlar. Görülme oranı diğer adenom çeşitlerine göre daha yüksektir. Böbrek Üstü bezleri salgıladığı hormonlar glukokortikoidlerdir. Adrenokortikotropik hormonu CRH hormonun kontrolünde salgılanır. Adrenokortikotropik hormonu kortizol ile birlikte değerlendirilir. Aşırı salgılama gerçekleşirse bazı hastalıklara yol açabilir. Bunlar arasında en belirgin olanı cushing hastalığıdır. Cushing hastalığı ACTH hormonunun kontrolsüz bir şekilde kortizol üret emriyle böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışmasına neden olur. Dolayısıyla kortizol hormonun seviyesi yükselir. Hastalarda ani kilo artışı şeker hastalığı yüksek tansiyon gibi belirtilerin görülmesi ACTH hormonuna bağlı olarak görülebilir.

TSH (Tiroid Uyarıcı Hormon) Salgılayan Adenomlar

TSH hormonu tiroid hormonlarının salgılanmasını sağlamaktadır. İştah ve kilo kaybı, sürekli uyku hali, unutkanlık gibi problemler TSH hormonun yetersiz çalışmasının belirtisidir. TSH hormonunun yetersiz çalışmasına hipotiroidi denir. Hipotiroidi çocuklarda gelişim geriliğine neden olurken erişkinlerde ise sürekli yorgunluk ve halsizlik, tırnaklarda kırılma, işitme kaybı, el ve ayaklarda uyuşma gibi durumlara sebep olur.

Hormon Salınımı Baskılayan Adenomlar

Hormon Salınımının baskılanması hipofiz yetmezliği olarak adlandırılır. Hipofiz yetmezliği hipofiz bezinde oluşan tümörün hipofizin bağlı olduğu sapa baskı uygulayarak hormonların salgılanmasını azaltmak ve engellemektir. Büyüme Hormonun az salgılanması çocuklarda gelişim geriliği ve cüceliğe neden olur. ACTH hormonun az salgılanmasında ise hayati riskler ortaya çıkabilir.

TSH (Tiroid Uyarıcı Hormon) Azalması

TSH Hormonun yetersiz olması önemli hastalıkların oluşmasında büyük rol oynar. TSH yetersizliği hipotiroidi sebebidir. Hipotiroidi oluşmasının sebepleri arasında yetersiz iyot alımı bulunur. İyot yetmezliğinin sonucu ise guatr hastalığıdır. TSH hormonu vücut için büyük önem taşımaktadır. TSH hormonun az salgılanması erkeklerde sperm kalitesinin düşmesine kadınlarda doğurganlığı azaltabilir. Hipotiroidi mide ve bağırsak sorunlarına, kalp zarının sıvı toplamasına ve akciğer zarında sıvı birikmesine neden olur. Hipotiroidi hastalığının ilerlemesi beyin fonksiyonlarında azalmaya sebep olarak ciddi riskler arz etmektedir. TSH hormonun yükseltilmesi besinlerle iyot alımı düzenli egzersiz ve takviye hormon alımı ile gerçekleştirilir.

Bası Etkisi

Bası etkisi, hipofiz tümörü boyutunun zamanla artarak hipofiz bezine baskı yapması olarak tanımlanır. Görmeyi sağlayan optik sinir hipofiz bezine paralel olarak bulunur. Hipofiz adenomunun büyümesi optik sinire baskı yaparak görme sorunlarını ortaya çıkarır. Görme sorunları, görme alanında azalma, bulanık görme, renklerin farklı olarak görme, görme kaybı olarak sıralanabilir. Bası etkisinin artması cerrahi tedaviyi kaçınılmaz kılar. Bası etkisi oluşturan adenomların endoskopik yöntemle alınması mümkün olmayabilir.

Hipofiz Tümörü İçine Kanama

Hipofiz tümörü içine kanama riskli bir durum oluşturur. Adenom içerisinde bir kanama gelişmesi adenomun hızlı bir şekilde büyüdüğünü gösterir. Kanamanın oluşması hastaya şiddetli baş ağrısı olarak yansır. Hastanın acilen ameliyat edilerek tümörün alınması gerekir. İçe kanamanın ve adenomun hızla büyümenin neye bağlı olduğu bilinmemektedir.

Hipofiz Adenomu Tedavi Türleri

Hipofiz Adenomu Tedavisi Tümörün tipine göre belirlenmektedir. Tümörün boyutu, salgıladığı hormon tipi ve boyutu tedavi konusunda belirleyicidir. Hipofiz Adenomu tedavisine beyin cerrahisi ve endokrinoloji bölümü ortak bir karar verir. Tümörün boyutu uygulamış olduğu bası etkisi beyin cerrahisinin istemiş olduğu manyetik rezonans görüntüleme ile teşhis edilir. Endokrinoloji bölümünün yapmış olduğu kan ve hormon testleri tedavi yönteminin belirlenmesinde yardımcı olur. Endokrinoloji ve Beyin cerrahisinin yapmış olduğu tetkiklere göre adenomun tedavi şekli belirlenerek uygulanır. Hipofiz adenomlarının tedavisi İlaç tedavisi, cerrahi ve radyoterapi tedavisi ile yapılır.

İlaç Tedavisi

Medikal tedavi adenomların boyut olarak küçük olduğunda ve hastaya ciddi rahatsızlıklar vermediği durumlarda uygulanır. İlaç Tedavisi uygulanan adenomlar beyne baskı yaparak hastayı rahatsız etmez ancak hormon salgılarını kontrol etmek adına uygulanır. Aynı zamanda belirli aralıklarda MR çekilerek adenomun boyutu izlem altında tutulmalıdır. Aşırı hormon üretimi ilaçlarla kontrol altına alınır. Prolaktin hormonunu üretimini baskılamak için bromokriptin kullanılır. Büyüme hormonu salgılayan hormonları baskılamak oldukça zordur. Genellikle yapılması tercih edilen cerrahi yöntemdir bu durumlarda. Cerrahi işlem sonrası bazı ilaçları kullanmak gerekebilir. Aşırı Hormon salınımının kontrolü adına ilaçlar kullanabilir ancak adenomun büyüme göstermesi ve ilaçların yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi tedaviye başvurulur. Prolaktin hormonunun aşırı çalışmasını engellemek için kullanılan ilaçlar hasta hamile kalmak istediğinde kesilmek zorundadır. Bunun sebebi ise ilaçların bebeğe yan etki olarak zarar vermesidir. Hipofiz adenomu olan hastaların bazı ilaçları ömür boyu kullanması gerekebilir.

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavinin gerekliliği adenomun artık boyut olarak 1 cm geçmiş olması ve beyne ve çevresinde bulunan sinirlere zarar vermesidir. Özellikle optimum göz sinirine zarar vererek hastanın görme kaybı yaşamasına ve görme alanının küçülmesine sebep olur. Artık hormon salınımının ilaçlarla kontrol edilememesi cerrahi tedaviye başvurulmasının gerektirir. Adenomun 1 cm den fazla büyümesi içe kanama riskini artırır. İç kanama hayati riskler oluşturduğundan hasta ameliyata alınarak tümörlü yapı çıkartılır. Cerrahi tedavi yöntemi kolay bir operasyondur. Hastaların çoğu açık ameliyat olarak düşündükleri için durum biraz ürkütücü gelebilir. Gelişen teknoloji ve tıp tümörden kurtulmayı kolaylaştırmıştır. Tabi ki bir çok hastalığın tedavisinde olduğu gibi komplikasyon oluşma riski vardır ancak günümüzde kullanılan yöntemler hastalar için daha kolaydır. Günümüzde bir KBB uzmanı ve beyin cerrahi işbirliğiyle burun deliğinden girilerek endoskopik yöntemle hipofiz bezi içerisinde oluşan adenomlar çıkarılmaktadır. Endoskopik işlemin hastalara sağladığı avantaj ise herhangi bir ameliyat izi kalmadan tedavinin bitmesi. Aynı zamanda burun içi hasar görmez ve cerrahi sonrası buruna tampon uygulanması bile gerekmez. Hastalar Aynı gün içerisinde taburcu olabilir. Eğer adenomlar burun deliğinden çıkarılmayacak kadar büyüdüyse ve riskli bir konuma geldiyse açık ameliyat gerekebilir. Açık ameliyat yöntemine kraniotomi denir. Kraniotomi yöntemi ile hipofiz adenomlarının çıkartılması işlemi riskler taşısa da başarı oranı yüksek ameliyatlardır. Ameliyatlarda oluşan risklerden biride içeride adenom parçası kalma ihtimalidir. İçerde kalan parçalar için gamma knife tedavisi uygulanabilir. Gamma knife tedavisi bir tür ışın tedavisi şeklidir. Tek seans gamma knife uygulaması tedavinin tamamlanması için yeterli olur.

Radyoterapi

Hipofizi adenomu bulunan hastalar için genelde radyoterapi ilk tedavi tercihi olmaz. Radyoterapi yani ışın tedavisi uzun süreli bir yöntemdir. Işınlar bölgeye yayılım göstererek adenomun yok eder ancak bu zaman zaman yıllar alabilen bir tedavidir. Radyoterapi daha çok cerrahi sonrası kalan parçaları yok etmek ve başka sağlık sorunları nedeni ile cerrahi operasyon yapılamayan hastalarda kullanılır. Radyoterapi tedavisinde farklı yöntemler bulunuyor. Yöntemin belirlenmesi ise hastanın durumuna tümörün boyutuna ve yerine göre değişkenlik gösterebiliyor. Bu Yöntemler Cyber Knife, Gamma knife, Linac olarak sıralanabilir. Bazı yöntemlerde ışınlar adenoma direkt olarak uygulanırken bazı yöntemlerde ışın yayılarak verilmektedir. Boyut olarak büyümüş ve optik göz sinirine baskı uygulayan tümörlerde ışın yöntemi kullanılmaz. Çünkü bölgeye verilen ışınlar optik sinire çok yakın olduğu için optik sinirin tahrip olarak hastanın tamamen görme kaybı yaşamasına neden olabilir. Riskli bir durum olduğun için bu durumda radyoterapi tavsiye edilmez.

Hipofiz Adenomu Tedavi Öncesi

Hipofiz adenomu tedavi edilmeden önce hastanın şikayetleri değerlendirilir. Doğru tanıyı koymak adına bazı testler yapılır. Hastaların birçoğu şiddetli baş ağrısı şikâyeti ile doktora görünür. Kadın hastalarda ise genel olarak şikâyet adet düzensizliği ve adet kesilmesi olarak görülmektedir. Adet düzensizliği sebebi ile hastalar genelde jinekoloğa başvurur ancak jinekolojik muayene sonrası hipofiz adenomu şüphesi olan hastalar beyin cerrahisine yönlendirilir.

Beyin Cerrahisi Muayenesi

Hipofiz Adenomu yavaş ve sessiz olarak gelişim gösterir. Her üç kişiden ikisinde olduğu ancak birçok hastada rahatsızlığa yol açmadığı görülüyor. Toplum içerisinde çok fazla duyulmayan bir tanım olan hipofiz adenomu belirtilerini gösterene kadar sessiz olarak varlığını sürdürür. Beyin cerrahisine başvuran hastaların öncelikle manyetik rezonans görüntüleme işlemi yapılarak adenomun fiziksel olarak yapısı incelenir. Bunun yanında hasta şikâyetleri değerlendirilerek endokrin muayenesine yönlendirilir. Hastanın sorulan belli başlı sorular, Memeden süt geliyor mu? Adet düzensizliği yaşıyor musun? Tırnaklarda kırılma oluyor mu? Diş etlerinde çekilme var mı? El ve ayaklarda görülür bir büyüme var mı? Hastanın cevapları değerlendirilerek kan testleri ve tetkikler için endokrin muayenesi yapılır.

MRI Görüntüleme

Manyetik rezonans görüntüleme işlemi beyin cerrahisinin talebi üzerine gerçekleştirilir. MRI işleminde beyin görüntülenerek hipofiz bezindeki adenom incelenebilir. MRI damar yoluyla ilaç verilerek gerçekleştirilir. İlaç verilmesindeki amaç sadece adenom olan bölgeyi daha ayrıntılı inceleyebilmektir.

Endokrin Muayenesi

Endokrin sistem vücudumuzun iç salgı bezlerini yöneten sistemdir. İç salgı bezlerinin görevi hormon sentezi ve hormon salgısı yapmaktır. Hormonlar vücuttaki cinsellik, metabolik sistem ve gelişim gibi birçok aktiviteyi denetler. Hormonlar vücut fonksiyonlarını kontrol ederken bu fonksiyonlar için enerji desteği sağlar. Endokrin muayenesi ile iç salgı bezlerinin kontrol merkezi olan hipofiz bezinin doğru çalışıp çalışmadığını öğrenmek mümkün. Endokrin muayenesinde istenmiş olan kan ve hormon testleri ile tiroit, böbrek üstü bezleri, üreme hormonları gibi birçok salgı bezinin durumu analiz edilir. Bu durum hipofiz de oluşan kistin ne derece etkili olup olmadığını ölçmeye yarar. Muayene sonucunda hastanın tedavi yöntemi belirlenir. Öncelikle ilaç tedavisi uygulanarak hormon salınımlarını normal seviyeye ulaştırmak amaçlanır. Yetersiz olduğu durumda cerrahi önerilir.

Hormon Testleri

Endokrin Muayenesinde hastadan kan ve idrar tahlilleri istenir. Kan testi ve idrar tahlili için sonuçlar gün içinde farklılık gösterebileceği sabah aç karnına yapılır. Testler yapılmadan önce 12 saat herhangi bir şey tüketmemek gerekir. Ayrıca sigara ve alkolde alınmamalıdır. Kan testi ve idrar tahlili ile hastanın TSH Büyüme hormonu ACTH Kortizol bulguları değerlendirilir.

Göz Muayenesi

Hipofiz adenomunun büyümesi görme açısından riskli bir durum yaratıyor. Beyin cerrahisine başvuran hastalar endokrin muayenesinin yanında göz polikliniğine de yönlendirilir. Bunun sebebi ise göz sinirlerinin zarar görüp görmediğini ve bundan kaynaklanan kayıpların olup olmadığını değerlendirmektir. Göz Muayenesinde hastanın gözlüğü varsa numarası öğrenilir ve tekrar bir testten geçirilir. Göz numarasının doğal ilerlemesinden farklı olarak yüksek bir görme kaybı olup olmadığı kontrol edilir. Bunun yanında hipofiz bezinde oluşan adenomun bası etkisinden kaynaklanan bir etki söz konusumu belirlemek için görme alanı testi yapılır.

Görme Alanı Testi

Görme alanı gözün görme açısına giren herşeydir. Görme açısının daralması göz sinirlerinin zarar görmesinden kaynaklanır. Görme alanı testi bilgisayarlı optik bir cihaz ile gerçekleştirilir. Hasta teste alındığında cihaza başını yaslar ve elinde bir buton olur. Test başladığında cihaz bazı noktalara ışık yansıtır hasta ışığı gördüğünde butona basar bu sayede hastanın ışığı görüp görmediği ve ışığın rengini ne kadar algılayabildiği test edilmiş olur.

Tedaviyi Belirleyen Faktörler

Hipofiz Adenomu tedavisinde tedaviye yön veren belli başlı faktörler vardır. Tümörün salgı bezlerine olan etkisi, tümörün boyutu ve ne kadar alana yayılım gösterdiği tedavi şeklini belirler. Bunun yanında tedavi uygulanırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus hastanın yaşı ve sağlık durumudur. Öncelikle hormon dengeleyici ilaçlar kullanılırken hastanın şeker diyabet tansiyon ya da kalp hastalıkları olup olmadığı teyit edilmelidir. İlaçlar yan etki göstererek hastaların ciddi sorunlar yaşamasına neden olabilir.

Tümörün Hormon Üretimi

Hipofiz bezinde oluşan adenomlar salgı bezlerinin aşırı çalışmasına veya hiç çalışmayarak hiçbir fonksiyon göstermesine neden olabilir. Tedaviye başlanmadan önce bu durumun saptanması gerekir. Aşırı hormon salgılanmasının kontrolü ya da hormon salgılanmaması farklı ilaçlar sayesinde gerçekleştirilir,

Tümörün Boyutu

Hipofiz adenomunun boyutu hayati önem taşımaktadır. Boyut arttıkça risk artar. Hastaya verdiği zararlar ileri boyuta taşınır. İlk olarak adenom oluşumunda hipofiz bezine zarar vermediği için zararları hissedilmez ancak boyut büyüdükçe hipofiz bezinin işlevini yerine getirmesini engeller. Hipofiz bezinin normal boyutu 1 cm uzunluğunda 1,5 cm genişliğindedir. Adenomun hipofiz bezinin boyutunu geçmesi hipofiz bezinin çalışmasına zorlaştırır. Aynı zamanda çevresinde bulunan yapıları tahrip ederek zarar verir.

Tümörün Yayılması

Hipofiz bezinde oluşan adenomlar iyi huylu olmakla beraber yavaş büyüme gösteren yapılardır. Hipofiz adenomları çevresindeki yapılara ya da diğer organlara yayılım göstermezler. Doğuştan oluşan adenomlar ilerleyen yaşlarda etkilerini gösterebilir. Bu durumun sebebi ise bazı adenomların hiçbir fonksiyon göstermemesidir.

Hastanın Yaşı ve Genel Sağlık Durumu

Tedavinin Belirlenmesinde hastanın yaşı ve sağlık durumu büyük önem arz etmektedir. İleri yaştaki hastalarda farklı sağlık problemlerinin olması ilaç kullanımını ve cerrahi müdahaleyi engeller. Genç hastalarda tedavinin uygulanması daha basittir. Genç hastalarda hormon etkili adenomlar görülürken iler yaşlardaki hastalarda non-fonksiyonel adenomlar etkilerini göstermektedir.

Hipofiz Adenomu Tedavisi Sonrası

Hipofiz Adenomu Cerrahi Komplikasyonları

Hipofiz adenomu tedavisinde en çok kullanılan yöntem olan transsfenoidal yöntem kullanılmaktadır. Yöntemin yetersiz kaldığı durumlarda ise cerrahi yöntemlerde adenomlar alınmaktadır. Bu iki tedavi şeklinde de farklı komplikasyonlarda ortaya çıkabilir.

Anestezi Komplikasyonları

Uygulanan Anesteziye bağlı olarak hastada bulantı baş dönmesi ve kusma gözlemlenebilir. Anesteziye bağlı hafıza kaybı görülse de geçici ve kısa sürelidir. İleri boyutlarda sorunlara yol açan bir komplikasyon değildir.

Karotis Arter Yırtılması

Karotis arter halk dilinde şah damarı olarak bilinen damardır. Kalpten beyne kan gitmesini sağlar. Hipofiz adenomları karotis artere yakın bir bölgede yer aldığı için tahribata ve yırtılmaya neden olabilir. Cerrahi operasyonlarda karotis arter yırtılma riski olasıdır. Görülme oranı ise %1,1 dir.

Beyin Dokusunda Hasar

Hipofiz adenomlarının tedavisi endoskopik işlem veya cerrahi işlem gerektirir. Endoskopik işlemde nadir olsa da açık ameliyatlarda beyin dokusunun zarar görmesi olası bir komplikasyondur. Bu durum hasta açısından risk arz etse de düşük ihtimalle karşılaşılır.

Görme Kaybı

Cerrahi Operasyon hipofiz adenomunu boyut olarak büyümesi nedeniyle yapılmaktadır. Boyut olarak büyük olan adenomlar bası etkisinden dolayı göz sinirlerine zarar verir. Cerrahi operasyon sırasında göz sinir merkezi olan optik sinire zarar verilirse tamamen görme kaybı oluşabilir.

Göz Hareketlerinde Felç

Göz Hareketlerini kontrol eden sinirler hipofiz bezine çok yakın bir bölgede yer alır. Açık ameliyatlarda bölgenin açılması ve öncesinde hipofiz bezinin uyguladığı baskı ile sinirler yıpranarak işlevini yitirebilir. Dolayısıyla göz hareketlerinde felç oluşur.

Beyin Omurilik Sıvısı Kaçağı

Hipofiz bezi üzerinde sella adı verilen kemik bulunur. Cerrahi ameliyatın gerçekleştirilebilmesi için bu kemik açılır ve hipofiz adenomu temizlenir. Ameliyat bitiminde ise sella üzerinden açılan delik kemik dokusu ile kapatılır. Kapatma işlemi için yapışkan etkili bir madde kullanılır. Bu madde omurilik sıvısının beyin ve buruna sızmasını engeller. Bu işlem esnasında yapılabilecek teknik hatalar omurilik sıvısının sızmasına sebep olarak komplikasyona neden olur. En çok karşılaşılan komplikasyon omurilik sıvısı kaçağıdır.

Menenjit

Menenjit Hastalığı kusma bulantı baş ağrısı gibi belirtiler göstererek meydana gelen bir hastalıklardır. Hastalığın sebebi ise beyin zarı iltihabıdır. Hipofiz adenomu ameliyatları sonrasında beyin zarında iltihap oluşması muhtemeldir. Menenjit olma riski beyin omurilik sıvısı kaçağı ile ilgilidir.

Burun Kanaması

Hastaların bir kısmında ameliyat sonrası burun kanaması görülebilir. Ek tedavilerle burun kanaması önlenebilir.

Ölüm

Ameliyat esnasında zarar gören karotis arterin zarar görmesi ölüm riskini yükseltiyor. Bu durumun sebebi ise kalpten beyne kan akışının engellenmesi ve inmeye sebep olması. Nadir olarak görülen bir komplikasyondur. Ameliyat esnasında veya ameliyat sonrasında görülebilir.

Radyasyon (Işının) Yan Etkileri

Radyoterapi her ne kadar ağrısız ameliyatsız çözümler sunsa da istenmeyen yan etkiler oluşabiliyor. Radyoterapi esnasında ciltte bozulmalar görülebilir. Tedavi sürecinde hasta kilo kaybı yaşayabilir. Dengeli beslenme ile kilo kayıpları önlenebilir. Hastalarda radyoterapi tedavi sürecinde yorgunluk halsizlik yaşar. Başka hastalarda da arada saç veya tüy dökülmesini meydana getirebilir. Tedavi sonrasında saçlar tekrar uzar. Radyoterapinin yan etkileri genel de 3-5 yıl sonra ortaya çıkar. Hipofiz adenomunda uygulanan radyoterapi bir süre sonra hipofiz bezinin tamamen hormon üretimini durdurabilir. Bu durumda hasta hormon takviyesi alarak hayatına devam eder.

Tedavi Sonrası Hastalığın Tekrar Nüksetmesi

Hipofiz bezinde oluşan adenomların tedavi sonrası tekrar etmesi mümkündür. Adenom ameliyatı olan hastaların ortalama 5 yıl sonrası adenomun tekrar oluştuğu saptanmıştır. Hipofiz ameliyatı olan hastaların rutin kontrolleri devam ettiğinden teşhis koymak daha kolay olacaktır. Dolayısıyla teşhis edilen adenomlara zamanında müdahale edilerek olası zararlar önlenir. Gereken ilaçlar verilerek hormon dengesi sağlanır gerekirse tekrar bir ameliyat uygulanarak tümör temizlenir.

Tedavi Sonrası İyileşme Süreci

Hipofiz Adenomu tedavisinde iyileşme süreci uygulanan tedavi yöntemine göre değişkenlik gösterir. İlaç Tedavisinde hasta rutin olarak kontrollerine devam eder. Kontrollerde kan testi yapılarak hormon değerleri ölçülür ve ilaç dozajı değiştirilebilir. Endoskopik tedavi de yani burundan girilerek adenomun temizlendiği tedavi yönteminde hasta tetkikleri tamamlanarak iki gün içerisinde taburcu edilebilir. Hastanın iyi hali göz önünde bulundurularak aynı gün bile taburcu olabilir. Yalnız bu durum açık ameliyatlar için geçerli değil bu yüzden iyileşme zamanı da uzamaktadır. Ameliyatta veya ameliyat sonrası herhangi bir komplikasyon oluşmadıysa iyileşme süreci kolay atlatılır. İyileşme sürecinde en önemli etken istirahat. Doktorun verdiği ilaç ve kontrol düzenine uyarak 2-3 ay içerisinde iyileşme görülür. Tedavi sonrası kontrollerin ihmal edilmemesi gerekiyor. İyileşme sürecinde bazı komplikasyonlarla karşılaşılması durumunda doktor müdahalesi gerekmektedir. Dengeli beslenme istirahat ve kontroller iyileşme sürecini hızlandırır.

Hastanın Dikkat Etmesi Gerekenler

Hipofiz adenomu tedavi sonrası dikkat edilmesi gerekenler dengeli beslenme istirahat ve doktor kontrolleri olarak sıralanabilir. Bunların yanında hastaların bir süre ağır işlerden kaçınmak gerekir. Hastaların iyileşme sürecinde stresten uzak kalarak kendilerini çok yormamaları gerekir. Açık ameliyatlarda olası kanama durumlarına karşı önlem almak gerekiyor. Taburculuk sonrasında hareket kabiliyeti ve görme sorunları düzene girene kadar otomobil kullanmaktan kaçınmalı uçakla seyahat edilmemesi hastanın yararına olur.. Dikkat edilmesi gereken konulardan biri de hastanın uyku düzeni ve uykudaki pozisyonu. Hasta uyurken başı yüksekte kalacak şekilde uyumalı aynı zamanda burun üzerine yatmamalı. Burun üzerine yatmak kanama riski taşıdığı için dikkat edilmelidir. Hasta ameliyat sonrası aşırı sıcak ortamlarda kalmamaya özen göstermeli. Tedavi sonrası Güneşlenme solaryum gibi aktiviteler tavsiye edilmez.

Sık Sorulan Sorular

Hipofiz Adenomu Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hipofiz adenomu daha öncede bahsedildiği gibi hayati olarak önem taşıyan hormonlarının salgılandığı bir kontrol merkezidir. Hormonların düzenli olarak salgılanmaması yaşam kalitemizi etkiler. Örneğin prolaktin hormonun aşırı salgılanması adet kesintisine neden olarak psikolojik ve fizyolojik sorunlara yol açar. FSH ve LH hormonlarının salgılanmaması ya da aşırı salgılanması cinsel istek ve aktiviteyi etkiler. Bu durum ikili ilişkileri olumsuz etkiler. Tedavi edilmeyen hormon salgılaması birçok hastalığı beraberinde getirir. Bunlardan bazıları cushing hastalığı akromegali hastalığı guatr gibi hastalıklar. Adenomun zamanla büyümesi ise körlüğe sebep olarak üzücü durumlar yaratabilmektedir. Tedavinin ihmali adenomun kanama riski bası etkisi ve hormon dengesinin bozulmasıyla ölüme sebep olabilir.

Hipofiz Adenomları Tümörleşir Mi?

Hipofiz adenomları daha öncede bahsedildiği gibi iyi huylu ve yayılım göstermeyen tümörlerdir. Beyin tümörleri gibi başka organlara ve dokulara sıçrayarak risk oluşturmazlar.

Hipofiz Adenomu Nasıl Anlaşılır?

Hipofiz adenomları genelde hastaların şiddetli baş ağrısı göğüsten süt gelmesi erkeklerde ise göğüs büyümesi gibi şikâyetlerle ile doktora başvurmaları ile ortaya çıkmaktadır. Kadınlarda daha sık görülen hipofiz adenomu adet kesilmesi ve adet düzensizliği şikâyeti ile de kendini belli eder.

Hipofiz Adenomu Tedavisi Ne Zaman Yapılmalıdır?

Hipofiz adenomu teşhis konulur konulmaz tedavi süreci başlar. Tabi ki tedavi adenomun durumuyla ilgili belirlenir. Endokrinoloji hekiminin hormon ilaçları ile tedavi başlatılabilir. Boyut açısından büyük ve beyne baskı uygulayan ileri seviyeye gelmiş olan adenomlar acil olarak ameliyata alınır.

Hipofiz Adenomu İçin Hangi Bölümde Tedavi Olmak Gerekir?

Hipofiz Adenomu tedavisi için beyin ilk etapta cerrahi bölümüne başvurmak gerekir. Hipofiz adenomu tedavisi beyin cerrahisi (nöroşirurji) ve Endokrinoloji bölümü tarafından ortaklaşa çalıştığı bir tedavi şeklidir. Beyin cerrahisi adenom teşhisi koyduğunda endokrinoloji bölümü hormon salınımını kontrol eder. İlaç tedavisi endokrinoloji bölümü tarafından devam ettirilirken Cerrahi tedavi beyin cerrahları tarafından gerçekleştirilir.

İyi Huylu Hipofiz Adenomlarının Takibi Nasıl Yapılır?

Hipofiz adenomlarında takip çok önemli bir faktördür. Adenomların büyümesi uzun süreçler alsa da ani büyümeler ve içe kanama durumları hayatı riskler taşımaktadır. Bu sebeple hastaların teşhis sonrası her ne kadar adenomla ilgili büyük sorunlarla karşılaşılmasa bile rutin olarak kontrole gitmeleri gerekir.

Hipofiz Adenomu İçin Uygulanan Tedavilerde Riskler Nelerdir?

Hipofiz Adenomu tedavisinde uygulanan radyoterapi ışınlarının vücuda birçok zararı vardır. Saç dökülmesi kilo kaybı halsizlik yorgunluk gibi durumlar hasta açısından risk arz eder. Açık ameliyat sonrası bayılma kanama ödem oluşumu enfeksiyon gibi durumlar gelişerek hastayı rahatsız edebilir. En Büyük riskler ise cerrahi esnasında oluşabilecek şah damarı yırtılması olarak görülür. Şah damarı yırtılması yaşanırsa hastanın ölüm ve felç kalma riski oluşur. Cerrahi esnasında göz sinirleri zarar görürse görme kayıpları oluşur.

Hipofiz Adenomları Ölümcül Mü?

Hipofiz adenomları doğru ilaçlar kullanılarak hormon takviyesi sağlanırsa ölüm riski taşımaz. Cerrahide de ani gelişen komplikasyonlar oluşmadığı sürece ölüm riski düşük bir ihtimal olarak görülür.

Hipofiz Adenomu Kendiliğinden Yok Olur Mu?

Hipofiz adenomu maalesef tedavi edilmediği sürece kendiliğinden yok olmaz.

Hipofiz Adenomu Şiddetli Baş Ağrısı Yapar Mı?

Hipofiz adenomları bazı hastalarda ciddi baş ağrıları yapsa da bazı hastalarda yapmayabilir. Adenomun büyüklüğü ve yapısı bu konuda önemli bir faktördür.

Hipofiz Adenomu Görme Kaybı Yapar Mı?

Hipofiz adenomunun en büyük risklerinden biri görme kaybı oluşturmasıdır. Zamanında ve doğru müdahale edilmesi görme kaybı oluşmasını önler. Görme bulanıklığı renkleri ayırt edememe gibi sorunlarla karşılaştığınızda doktora başvurmalısınız.

Hipofiz Adenomu Genetik Mi?

Hipofiz adenomu tedavisinde ailesel geçişler önemlidir. Ailede hipofiz adenomu görülen hastaları mutlaka genetik analiz yaptırmalıdır. Hipofiz bezinde gerçekleşen genetik mutasyon adenom oluşumuna neden olabilir. Dolayısıyla aile öyküsünde hipofiz adenomu hastalığı olanlar bu konuda tedbirli olmalı ve muayenelerini yaptırmalıdırlar.

Hipofiz Adenomu Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Hipofiz adenomlarının tedavisinde adenomun durumuna göre tedavi seçeneğine karar verilir. Çoğu zaman ilaçlı tedaviler yaklaşık iki ay boyunca uygulanır. Eğer ilaç tedavisine cevap alınamazsa cerrahi müdahaleye geçilir. Cerrahi müdahaleler yirmi dakika kadar sürer ve iyileşme süresi bir haftadır. Günümüzde ise en çok ışın tedavileri tercih edilmektedir. Bir ya da birkaç seans şeklinde uygulanan bu tedaviler sayesinde hipofiz adenomları tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Yani en uzun hipofiz adenomu tedavisi dahi iki ay kadar sürmektedir.