Deri İltihabı Tedavisi

Deri İltihabı Tedavisi
Deri İltihabı Tedavisi

 

Vücudun her yerini kaplayan hem esnek hem dirençli organa deri denir. Deri, hissedilen sıcağın veya soğuğun beyne iletilmesini sağlayan sinir uçlarına sahiptir. Bu sayede vücut kendini dış etkenlere karşı korur. Derinin sağladığı koşullar sayesinde vücutta kıl, tırnak ve saç oluşabilmektedir. Vücuttaki bu oluşumların ve organizasyonun sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için derinin bakımına, korunmasına ve tedavisine gösterilen özen büyük önem taşır. Derinin yapısı ve kalınlığı vücuttaki bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Kalınlığı bir buçuk mm ila dört mm arasında değişiklik göstermektedir. Ancak mikroplara karşı olan direnci her bölgede aynı şekilde yüksektir. Fiziksel travmalara karşı koruyucu rol üstlenen deri aynı zamanda vücutta oluşan atıkların terleme yolu ile atılmasını sağlar. Deride meydana gelen istenmeyen değişiklikler iç organlarda oluşan bir hastalığın ya da ruh sağlığındaki sorunların habercisi olabilir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün

Deri İltihabı Hakkında

Çevresel faktörlerden dolayı vücutta oluşabilecek hastalıklara karşı vücudun savunma mekanizmaları mevcuttur. İltihap bunlardan biridir. Vücutta meydana gelen mikroplar, zararlı maddeler, ölü deriler gibi vücuda zarar veren ya da faydası olmayan organizmalara karşı savaş açar. İltihabın görülme biçimi ve süresi oluşum nedenine göre değişiklik gösterir. O bölgede oluşan enfeksiyon, yaralanma veya kimyasal madde kaynaklı zarar vücudun direncine de bağlı olarak iltihaplanma ile yok edilmeye çalışılır. Bu iltihaplanmalar bir anda başlayıp hızla iyileşebilir. Akut olarak adlandırılan iltihaplanmalarda durum böyledir. Ancak kronik iltihap olarak adlandırılan iltihaplanmalarda yavaş yavaş ilerlediği ve hasta için uzun süreli bir tedavinin gerektiği görülür. Bu tür kronik iltihaplanmalar için kortizon türü ilaç tedavisi uygulanır. Daha hızlı iyileşme görülen akut iltihaplanmasında ise antibiyotik ilaç tedavisi uygulanır.

Hastalıklarda belirtiler bölgesel kızarıklık, şişlik, ısı artışı, ağrı veya fonksiyon kaybı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Deri İltihabı Nedir? Nasıl Oluşur?

Deri iltihabı, farklı nedenlerden dolayı ciltte meydana gelen iltihaplanma türüdür. Dermatit olarak da adlandırılan deri iltihabının belirtileri olarak deri üzerinde kızarıklık, pul pul dökülme, şişlik oluşur.

Genellikle bulaşıcı değildir. Tedavi süresi iltihaplanmanın oluşum nedenine bağlı olarak değişmektedir.

Dış etkenlerden kaynaklanan yüzeysel deri hastalıklarında günlük hayatı aksatmayacak tedaviler ile kısa sürede sonuç alınabilmektedir. Ancak bazı deri hastalıklarının oluşma nedeni iç organlardaki başka hastalıklardır. İç organlarda meydana gelen hastalıklar veya ruhsal bozuklar deride meydana gelen değişiklikler ile belirti gösterebilir. Bunların belirtisi ise uzun tedavilere rağmen geçmeyen deri iltihaplanmalarıdır. Eğer vücudunuz tedaviye cevap vermiyor ise başka hastalıklar üzerinde de durulması gerekir. Bunun için doktorunuz farklı uzmanlara yönlendirip, yeni testler isteyebilir.

Gün içerisinde birçok mikroorganizma ile karşı karşıya kalan derinin savunma mekanizması oluşturan üç katman mevcuttur. Bunlar epidermis, dermis ve cilt yağ dokusudur. En dış katmanda epidermis, onun alt kısmında dermis ve en alt kısımda cilt yağ dokusu yer alır. Maruz kalınan hastalığa göre iltihaplanmanın oluştuğu doku katmanı farklılık gösterir. İltihaplanmaya neden olan ısı veya kimyasal maddenin şiddeti ya da maruz kalma süresi derinin dokularında oluşacak zararı belirler. Alt tabakaların dahi zarar gördüğü hastalıklarda tedavi süresi uzar. Yüzeysel deri iltihaplanmalarında ise tedavi ve iyileşme süresi daha kısa olabilmektedir.

Deri İltihabı Tipleri Nelerdir?

Deri kalınlığı 1,5 -4 mm arasında değişiklik göstermektedir. En dış kısmında bulunan, yaklaşık 1 mm kalınlığı olan epidermisdir. En ince dokudur. Onun altında yer alan dermis kan damarlarının, lenfatikler ve kıl foliküllerinin oluşumunu sağlayan bir yapıya sahiptir ve dışarıdan gelecek zararlara karşı uyarıcı görevindedir. En alt kısımda yer alan cilt yağ dokusu ise darbe veya çarpma olduğunda tampon görevi görür. Böylece vücutta meydana gelebilecek zarar en aza indirilir. Deriyi en çok etkileyen dış faktörlerin başında ısı, kimyasal maddeler, zehirli bitkiler ve kişiye alerji yapan maddeler yer almaktadır.

İltihaplanmanın derecesini bu durumlara maruz kalma süresi de etkiler. Deride farklılık gözlemlenmesine rağmen tedavi olunmaz ve bu dış etkenlere maruz kalmaya devam edilirse hastalık tedavi süreci uzun ve zorlu bir hal alır.

Atopik Dermatit (Egzama)

Her yaş grubunda farklı şekillerde ve derecede oluşan bir deri hastalığıdır. Süt çocuğu olarak adlandırılan 0 -2 yaş arası dönemde yüz bölgesinde, saçlı deride, dizde, dirseklerde ve kulak arkasında gözlemlenir.

Bebeğin yaşamını olumsuz yönde etkiler. Ebeveynler tarafından görülebilecek düzeyde iltihaplanmalardır.

İki yaşından büyüklerde genellikle el ve ayak bileği çevresinde, dirsek önü, diz arkası ve boyunda deride kalınlaşma, kabalaşma olarak başlar. Derideki çizgilerde belirgin bir hal alma görülür. Bu oluşumlar çocukta cilt rahatsızlığı başlangıcının habercisidir. Ergenlik döneminde meydana gelen cilt hastalıkları ise kaşıntı, deride kalınlaşma gibi belirtilerle ortaya çıkar. Egzama sonrası ciltte meydana gelen değişimi ortadan kaldırmak için yeni bir tedaviye başlanması gerekebilir. Burada uygulanacak tedavi yöntemi doktor ve hastanın ortak kararı ile belirlenecektir.

Kontakt Dermatit

Ciltte meydana gelen dökülmelerdir. Ciltte meydana gelen bu dökülmelere neden olarak genellikle uzun süre kimyasal içeriği yüksek olan deterjan veya kozmetik ürünlere maruz kalınması gösterilir. Zehirli bitkilerle temas halinde olunması da diğer bir etkendir. Belirtiler oluşmaya başladığında kişi bunları görmezden gelip, tedavi olmaz ve temas halinde olmaya devam eder ise cilt hastalığı şiddetini artırarak ilerlemeye devam eder. Hastalığın belirtileri gözlemledikten sonra nedeninin tespiti ve tedavisi bu nedenle büyük önem taşır.

Seboreik Dermatit

Seboreik dermatit hastalığı, genellikle vücudun yağlı bölgeleri olan yüzde, üst göğüs bölgesinde ve sırtta meydana gelmektedir. Belirtileri bölgesel olarak ortaya çıkan pullu lekeler, deride kızarıklıklar, uzun süren kepeklerdir. Kişiler sık sık vücutlarını gözlemler ise oluşan bu değişimleri ilk aşamada iken fark edebilirler.

Başlangıç aşamasında fark edilen ve tedavi görülen hastalık kısa sürede iyileşebilmektedir. Tedavi olunmayan cilt hastalıkları remisyon ve alevlenme dönemine geldiğinde artık kısa süreli tedaviler ile iyileşme sağlanamaz. Bu dönem itibariyle hastada sonuç alabilmek için uzun süreli tedavi ve cilt bakımı uygulanır.

Deri İltihabı Neden Olur?

Deride oluşan iltihaplanma birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkabilir. Kişilerin vücudunun alerjiye yatkın olması ve sık sık bu durumla karşılaşması deri iltihabı oluşumuna neden olur. Bu vakalarda alerjiye neden olan maddenin bulunması için tıbbi müdahale şarttır. Çünkü normal şartlarda insan vücuduna zararı olmayan maddeler alerjik insanlarda tepkiye neden olur. Hastaya yapılan testler sonucunda hangi organik maddelere karşı vücudunun hassas olduğu belirtilir. Bunun dışında doğayla iç içe olan insanların haşere ısırıklarına ve zehirli bitkilere maruz kalması sonucunda da deri iltihaplanması oluşur. İlaç reaksiyonları, kimyasal madde oranı yüksek deterjanlara temas, kozmetik ürünlerin yanlış kullanımı kişilerde deri iltihabı görülmesine neden olan diğer faktörlerdir. Düzenli olarak temizlenmeyen ve bakımı ihmal edilen ciltlerde deri iltihabı ile karşılaşma riski daha yüksektir.

Temizlik Ürünleri

Temizlik maddeleri alınırken yapılan yanlış seçimler alerji, solunum yolu rahatsızlıkları ve cilt hastalıklarına yol açmaktadır. İçerisinde zararlı kimyasal madde barındıran temizlik ürünleri hem temizliği yapan kişiyi hem temizlik yapılan yerle temas halinde olan kişileri etkilemektedir. Özellikle de henüz bağışıklık sistemi tam olarak gelişmemiş olan çocuklarda yan etkileri hızla ortaya çıkmaktadır. Temizlik ürünleri seçilirken içeriğine dikkat edilmelidir. Bir temizlik ürünü ile ortamın dezenfekte edilmesi kimyasalların karışmasını önlemek adına önemlidir. Bazı farklı temizlik ürünlerinin karıştırılması sonucunda oluşan kimyasal tepkimeler zehirlenmelere ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle temizlik ürünlerinin seçimi ve kullanım şekli önemlidir.

Kozmetik Ürünleri

Kozmetik ürünler seçilirken organik içeriğe sahip olmasına dikkat edilmelidir. İçerisinde yüksek miktarda kimyasal madde olan ürünler ciltte iltihaplanmaya neden olabilmektedir. Hatta belirtiler dikkate alınmayıp ısrarla kullanılması cilt kanseri gibi ciddi hastalıklara neden olmaktadır. Cildin sağlıklı bir şekilde görevlerini yerine getirebilmesi için nefes almaya ihtiyacı vardır. Zararlı kimyasal madde oranı yüksek olan ürünler cildin nefes almasına engeldir. Vücutta terleme bir ihtiyaç iken koltuk altına uygulanan kimyasal içeriği yüksek ürünlerin bunu engellemesi o bölgede cilt hastalıklarına neden olmaktadır. Bu bölgelere uygulanacak ürünlerin organik içerikli olmasına özellikle dikkat edilmelidir.

Seçilen ürünlerin organik olması kadar sonrasında yapılacak olan temizlik de önemlidir. Ürünler ne kadar cildinize uygun olursa olsun çok uzun süre cildinizde kalmaması gerekir. Özellikle yatmadan önce mutlaka cilt temizliği yapılmalıdır.

Cilt Kuruluğu

Cilt kuruluğunun başlıca nedeni yeterli miktarda su tüketilmemesidir. İnsanların gün içerisinde en az iki buçuk litre su tüketmesi gerekmektedir. Güneş kremi kullanmadan uzun süre güneşte kalması vücut nem dengesini bozmaktadır. Aynı şekilde sık sık solaryuma girmek de ciltte hastalıklara neden olmaktadır.

Çünkü solaryumda da UV ışınlarından yararlanılmaktadır. Asıl kaynağı Güneş olarak görülen UV ışınlarına uzun süre maruz kalınması ciddi cilt hastalıklarına yol açabilmektedir. Duş sırasında kullanılan ürünlerin yanlış seçilmesi de ciltte kuruluğa yol açmaktadır. Duş için seçilen ürünün cilt tipine uygun organik içerikli olması önemlidir. Duştan sonra da yine vücudun yeterince nemlendirilmesi gerekir. Temizlik ürünleri kullanırken direkt temastan kaçınılmalıdır. Ürünlerin içeriğine dikkat edilmelidir. Cilt tipine uygun ürünlerin seçimi ve cilt bakımının aksatılmaması henüz ilerlememiş olan cilt kuruluklarını önleyecektir.

Egzama

Ciltte kuruluğa, kaşıntıya ve kabarcığa neden olan egzama bir deri hastalığıdır. Neden oluştuğu tam olarak bilinmemekle birlikte hastalarda birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Görülme nedenine bağlı olarak egzama ciltte farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Görüldüğü yaş aralığına ve şiddetine göre egzama türlere ayrılmıştır. Bunları; atopik egzama, seboreik dermatit, asteatotik egzama, kontakt egzama, numuler egzama, gravitasyonel egzama olarak sıralayabiliriz. Halk arasında en sık görülen egzama çeşitleri ise; saç egzaması, kulak egzaması, elde egzama, yüzde egzama, ayakta egzama ve stres egzamasıdır. Egzamanın vücuttaki belirtisi kaşıntıdır. Bu kaşıntıların şiddeti uykudan uyandırma derecesinde olabilir. Vücutta herhangi bir kızarıklık, leke olmasa da kaşıntı egzama şüphesi yeterlidir.

Teşhis için muayene ve yama testi gereklidir. Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. Bu yüzden hastalıktan korunmak birinci önceliktir. Doktorun uygulayacağı tedavi ile şikayetlerin azaltılması amaçlanır. Önerilen nötral sabunlar, ilaçlar ve kremler ile derinin güçlendirilmesi hedeflenir. Vücudun nemli tutulması önemlidir. Banyo sıklığı mevsime göre ayarlanmalı ve sert lifler ya da keselerden uzak durulmalıdır.

Temizlik yaparken eldivenin ihmal edilmemesi gerekir. Yeterli miktarda su içilmeli ve sağlıklı beslenmelidir. İlaçlar doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bulaşıcı bir hastalık değildir.

Sedef Hastalığı

Sedef hastalığı, kronik seyirli bir hastalıktır. Görülme oranı dünya üzerinde yüzde bir ile üç arasında olan bu hastalığın tedavisi yoktur. Deride plaklar ve kepeklenme belirtileri ile ortaya çıkar. Bazı hastalarda kendiliğinden iyileşme gerçekleşmektedir. Ancak stres, alkol, sigara, virüsler, bakteriyel enfeksiyonlar gibi faktörlere bağlı olarak hastalıkta alevlenme dönemleri görülebilir. Hastada plakların yanı sıra kaşıntı, vücut ısısını koruyamama, titreme, protein tüketiminde artış meydana gelebilmektedir. Hastalığın genellikle diz, dirsek, saçlı deri, genital bölgede oluştuğu gözlemlenmiştir. Tırnakta sedef hastalığı oluşması halinde tırnak kalınlaşır ve renk değiştirir. Tırnaklarda minik çukurcuklar da oluşur. Deri lezyonlarının oluşturduğu farklılıklar nedeniyle belirtileri hakkında bir genelleme yapılamaz. Sedef hastalığı tedavisine başlamadan önce hastada başka hastalıkların olup olmadığı tespit edilir. Sonrasında hasta ile birlikte hastanın yaşam kalitesini düşürmeyecek bir tedavi planı yapılır. Tedavi için en sık tercih edilen sedef hastalığının türüne uygun kremlerin uygulanmasıdır. En önemlisi yine derinin nemli kalmasını sağlamak ve stres yaratacak durumlardan uzak durmaktır.

Deri İltihabı Belirtileri Nelerdir?

Deri iltihabı belirtileri oluştuğu bölgeye göre farklılıklar göstermektedir. Deri, mikrobik bir durumla karşı karşıya kaldığında savunma mekanizması devreye girer. O bölgede ısı artışı hissedilmeye başlanır.

Görüldüğü bölgeye göre kızarıklık ve ağrı şiddeti değişebilmektedir. Bacaklarda meydana gelen deri iltihabı genellikle deri altında sıvı birikmesi ile başlar. Kıl köklerinde oluşanlar ise kaşıntı ve pul pul dökülme belirtileri gösterir. Ağız etrafında meydana gelenlerde de yine kızarıklık ve kaşıntı ile başlar.

Bebeklerde ve çocuklarda meydana gelen deri iltihabı genellikle yüzde, kollarda, kulak arkasında yaşamlarını olumsuz etkileyecek derecede olan kaşıntılar ile kendini gösterir. Deri iltihabı yüzeysel olabileceği gibi deri altı da olabilir. Yüzeysel olan deri iltihabının tedavisi daha kolay ve iyileşme süresi daha hızlı olabilmektedir. Dış etkenlere bağlı oluşan deri hastalıklarının iyileşmesi daha uzun sürebilir.

Tedavi sonrasında derinin eski görünümünü kazanması için ayrıca müdahaleye ihtiyaç duyulabilir.

Deri İltihabı Tedavi Türleri

Cilt hastalıkları bazen kısa süren tedaviler ile atlatılabilirken bazen de dönüşü olmayan riskler getirebilmektedir. Bu nedenle kişilerin öncelikle deri iltihabına yakalanmamak adına yapması gerekenleri uygulaması gerekir. Hastalık başlangıç aşamasında iken doktora başvurulup deri iltihabının neden kaynaklandığı araştırılmalıdır. Eğer güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmaktan kaynaklandığı tespit edilmiş ise hastanın güneşin dik açıyla geldiği saatlerde güneşlenme veya yürüyüş yapma eylemlerinde ısrarcı olmaması beklenir. Aynı şekilde solaryuma giren kişiler de UV ışınına maruz kaldığı için hastalık belirtileri gözlemlendiğinde bunun terk edilmesi beklenir. Temizlik yaparken ısrarla eldiven kullanmamak da eldeki cilt sorunlarını ileri seviyeye taşıyacaktır. Cilt sağlığı için en iyi yöntemlerden biri kişinin sık sık cildindeki değişimleri kontrol etmesidir. Bir sorun hissettiği zaman doktoruna başvurup sebebinin araştırılmasını istemelidir. Sorun tespit edildiğinde yanlışta ısrarcı olmayıp tedavinin kalıcı hale gelmesi için cildini korumasıdır.

İlaç Tedavisi

Çevresel etmenler, kimyasal maddeler, alerjenler gibi etkenler sürekli dış ortamla temas halinde olan deriye zarar verebilmektedir. Ciltte meydana gelen zarar günlük yaşamı olumsuz etkileyip zorluklara neden olabilmektedir. Bu nedenle kişiler derilerinde gözlemledikleri değişimler için dermatoloji yani cildiyeye başvururlar. Dermatologlar, 6 yıllık tıp eğitimi ardından 4 yıllık uzmanlık eğitimi alan hekimlerdir.

Tedavi aşamasına geçilmeden önce hastalığın oluşmasında etkili olan faktörler üzerinde durulur. Verilen ilaçların yeni alerjik durumlara yol açmaması için öncesinde alerji testi yapılır. Sonrasında doktorunuz alerjinin ve kaşıntının etkisini azaltmak için antihistaminik, difenhidramin gibi ilaçlar verebilir. Kuru ciltlerin nem oranını artırması için krem ve losyon uygulanması istenir. Yoğun kaşınma ciltte enfeksiyona yol açabileceğinden kaşıntının önlenmesi için ıslak bezle cildin serin tutulması istenebilir. Cilt hastalıkları bazen psikolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu durumun tespit edilmesi halinde hastanın tedavisi farklı alandaki uzmanlarla birlikte yürütülür.

Deri İltihabı Tedavi Öncesi

Deri iltihabı tedavisinden önce hastalar, doktoruna kendini daha iyi ifade edebilmek için yaşadıkları sorunları bir liste haline getirebilirler. Bu sayede tedavi süreci daha hızlı ilerleyebilir. Listeye ilk olarak ne kadar süredir bu hastalığa maruz kaldığınızı ve varsa önceden gördüğünüz tedavileri yazabilirsiniz.

Hastalık meydana gelmeden önce herhangi bir kimyasal içerikli madde veya zehirli olabilecek bir bitki ile temasınız olup olmadığını hatırlamaya çalışın. Deri hastalıkları alerjik nedenlere dayanabileceği için bu yönde yaşadığınız bir sorun var ise mutlaka notlarınıza ekleyin. Tedavi gördüğünüz bir hastalık var ise bunun için kullandığınız ilaçları belirtin. Deri iltihaplanması fark edildiği andan itibaren doktor görüşmesine kadar iltihaplı bölgenin temizliğine özen gösterilmelidir. Bölgenin kaşınması yeni enfeksiyonlara yol açabileceği için kaşınma hissini azaltacak ilaçlar alınabilir.

Muayene

Deri iltihabı tedavisinde öncelikle hastanın şikayetlerini sıralaması istenir. Daha önce benzer bir hastalık yaşayıp yaşamadığı sorulur. Şu an tedavi görmekte olduğu başka bir hastalık olup olmadığı bilgisi hastadan istenir. Bu deri hastalığını tetikleyen durumun başka bir hastalık kaynaklı olup olmadığını öğrenmek adına önemlidir. Sonrasında iltihaplanma görülen bölge incelenir. Hastalığın üst deride mi yoksa alt deride mi meydana geldiğine karar verilir. Bunun belirlenmesi tedavide izlenecek yolun belirlenmesinde büyük önem taşır. Hastalığın kremler ve antibiyotikler ile tedavi edilebileceğine karar verildikten sonra reçete yazılır ve doktor tarafından nasıl uygulanacağı anlatılır. Kremler uygulanırken bölgenin temizlenmiş olması ve direkt temastan kaçınılarak hijyenik bir pamuklu kulak çubuğu ile uygulanması istenebilir. Bazı durumlarda doktorunuz hastalığın asıl nedenine ulaşmak için tetkikler isteyebilir. Bu alerji oluşturan maddenin tespiti için olabilir. Hastalığın oluşmasında iç organlarda başka bir hastalığın başlamasının neden olduğundan şüphelenilmesi durumunda da farklı tetkiklere başvurulabilir.

Tetkikler

Deri iltihabının yüzeysel olmadığına karar verildikten sonra ilk istenen testlerden biri alerji testidir.

Vücudun alerjen grubundan hangisine karşı hassas olduğunu öğrenmek için yapılan bir testtir. Alerjenler; çevresel, böcek, besin, ilaç ve mesleki olmak üzere beş gruba ayrılır. Kişiler bu gruplardan bir veya birkaçına dahil olabilir. Bu vücudun organik maddelere karşı hassasiyetine bağlıdır. Hastaya uygulanabilecek üç tip alerji testi vardır. Bunlar prick, patch ve kan testidir. Prick testi, cilt üzerine uygulanan, yirmi ila otuz arası alerjen madde tespiti yapabilen bir yöntemdir. Testin sonuçları 30 dakikada doktorunuzun elinde olur. Patch testi, genellikle egzama hastalarına uygulanır. Bir bant üzerine kimyasal maddeler dökülür. Bant hastanın sırtına yapıştırılır. Hasta iki gün banda su temas ettirmeden gündelik yaşamına devam eder. İki günün sonunda bant çıkarılır. Sırtta oluşan kızarıklık ile hangi maddenin alerjen olduğu bulunur. Kan testinde ise IgE antikoru ölçülerek hastanın alerjen olup olmadığı tespit edilir. Bu yöntemlerin yanı sıra hastada görülen iltihaplanma sıvı şeklinde ise iğne ile örnek alınır. Bu yöntem sayesinde bakteri türü tespit edilir. Hastaya verilecek olan antibiyotiğin türü bu test sayesinde seçilir.

Verilen antibiyotikler doktorun söylediği zaman zarfı dışında kullanılmamalıdır. Bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç kazanmaması için kullanım süresi önemlidir.

Deri İltihabı Tedavi Sonrası

Deri iltihabı tedavisi süresince doktorun söylediği tavsiyelere uyulması, ilaçların düzenli kullanılması ve alerjen maddelerden uzak durulması gerekir. Bu süreçte hafif kızarıklıklar veya yanmalar görülebilir. Tedavi süreci uzun olabileceği için hastalarda yorgunluk hissi oluşabilir. Hem fiziksel hem psikolojik olarak yorulan hastaların hormonlarında değişim meydana gelebilir. Hastalar bu belirtileri sürecin getirdiği doğal komplikasyonlar olarak kabul etmelidirler. Hormonal değişim bazı hastalarda cinsel isteksizliğe bazılarında ise cinsel istekte artışa neden olabilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Cilt hassasiyeti kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Öncelikle kişinin bedenini tanıması ve risk faktörlerini belirlemesi gerekir. Rutin bir şekilde cildini kontrol edip şüphelendiği bir durum gözlemlendiğinde dermatoloğa başvurmalıdır. Alerjisi olduğu besinler var ise aldığı ürünlerde içerik kısmını mutlaka okumalıdır. Deri iltihabına yol açan faktörlerden biri de cilt kuruluğudur. Bunu önleyebilmek için günlük su tüketimine dikkat edilmeli ve özellikle duştan sonra vücut nemlendirilmelidir.

Güneşin dik açıyla geldiği saatlerde dışarı çıkmak zorunda kalırsanız UV ışınlarını %99 önleyen güneş gözlüklerini ve en az 30 faktöriyel olan güneş kremlerini tercih edin.

Solaryum ve Güneşlenme

Solaryum ve güneşlenme bronzlaşmanın sağlanabilmesi için vücudun ultraviyole ışınlara maruz bırakılmasıdır. Güneşlenme sırasında doğru zaman diliminin seçilmesi önemlidir. Özellikle güneşin dik açı ile geldiği saatlerde güneşlenmekten kaçınılmalı ve gölge yerler tercih edilmelidir. Seçilen güneş kremleri en az 30 faktöriyel geniş spektrumlu olmalıdır. Geniş kenarlı şapkalar ve UV ışığını engelleyen gözlükler ihmal edilmemelidir. Güneş kremleri uzun süre koruma sağlayamayacağından iki saatte bir tekrar sürülmelidir. Solaryumda kullanılan ultraviyole lambalar sayesinde UV ışınları elde edilir. Cilt bu ışınlara direkt maruz bırakıldığı için sık sık solaryuma giren insanlarda cilt kanseri oluşma riski yüksektir. Düzenli olarak solaryuma giren kişilerin cilt kontrollerine daha sık gitmesi gerekir.

Hijyen ve Eldiven Kullanımı

Gün içerisinde cilt birçok mikrop, kimyasal içerikli madde ve alerjen ile karşı karşıya kalır. Bu bazı insanlarda işinden dolayı daha yoğun bir şekilde gerçekleşir. İşi gereği kimyasal maddelere veya kimyasal içerikli maddelere maruz kalan insanların maske, eldiven, gözlük gibi koruyucu kıyafetleri kullanmayı ve sonrasında bu eşyaların temizliğini ihmal etmemesi gerekir. Kimyasal maddelerden korunmak için kullanılan eşyaların steril hale getirildiğinden emin olunması gerekir. Bu ürünlerin kullanılması tek başına yeterli olmaz. İşten döndüğünde tüm vücudun dezenfekte edildiğinden emin olunmalıdır. Kişi sık sık hafif deri iltihaplanması yaşıyor ise duşta kullanmak üzere antibakteriyel özellikli sabunları tercih edebilir.

Kişisel bakım yaparken de bulunan ortamın ve kullanılan aletlerin steril hale getirilip getirilmediğine dikkat edilmelidir. Epilasyon aleti ve jilet gibi kişisel eşyalar ortak kullanılmamalıdır. Her kullanımdan sonra dezenfekte edilmelidir.

Kozmetik ve Temizlik Ürünlerinin Kullanımı

Kozmetik ve temizlik ürünü seçilirken içerik kısmı mutlaka okunmalı ve zararlı kimyasal madde barındırmadığından emin olunmalıdır. Kozmetik ürünlerin içerisindeki zararlı maddeler ciltte tahrişe, enfeksiyona neden olabilmektedir. Deride oluşan değişime bakılmaksızın kullanıma devam edilmesi halinde hastalık tedavi edilemeyecek hal alabilmektedir. Sağlıklı bir cilt için organik ürünler kullanılmalı ki deri nefes alabilsin. Bu cildin fonksiyonlarını yerini getirebilmesi için önemlidir. Örneğin koltuk altı için kullanılan ürünlerin yoğun kimyasal madde barındırması terlemeyi engellemektedir. Temizlik ürünlerindeki kimyasal maddeler ise cilt sorunları ile birlikte solunum yollarına da zarar vermektedir.

Temizlik ürünlerinin seçimi elinizde değil ise mutlaka eldiven ve maske kullanarak kimyasal içerikli maddelerden korunun. Oluşacak tahrişler ciltte iltihaba dönüşebilir.

Sık Sorulan Sorular

Deri iltihabı tedavisini, öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenleri başlıklar halinde ele alarak bilgi verdik. Derinin bütünlüğü bozulduğu zaman oluşabilecek riskleri ele aldık. Son bölümde deri iltihabı tedavisi ile ilgili sık sorulan soruları derledik ve cevaplandırdık.

Deri iltihabı tehlikeli bir hastalık mıdır?

Deri iltihabı birçok türü olan ve genellikle ayakta tedavi edilebilen bir hastalıktır. Cerrahi müdahale hastaya cilt kanseri teşhisi konuldu ise söz konusu olur. Cerrahi müdahale uygulanacak hastaya lokal anestezi yapılır. Tümörlü olan doku alınır. Cilt kanseri tedavisinde cerrahi müdahale ile birlikte kemoterapi, immunoterapi ve radyoterapi uygulanabilir. Bazı durumlarda ise cerrahi tedavi yerine sadece bu tedaviler yapılabilmektedir. Cilt kanserinden kurtulmak tedavi ile mümkündür.

Deri iltihabı bulaşıcı bir hastalık mı?

Deri iltihapları genellikle temas veya aynı eşyanın kullanılması ile bulaşmaz. Ancak deri iltihabı sıvı şeklinde ise hastanın vücudunun diğer bölgelerine yayılmaması için iltihaplı bölgeyi sık sık ılık suya batırılan gazlı bezle temizlemesi gerekir. Sıvının yayılması iltihaplanma görülmeyen bölgelere de hastalığın yayılmasına neden olabilir.

İyileşme süresi ne kadar?

Deri iltihabının iyileşme süresi hastalığın başladığı bölgeye ve evresine göre değişiklik göstermektedir. Hastada deri iltihabı dışında kronik bir rahatsızlık var ise uygulanacak tedavi yöntemi ve süresi değişir.

Bazı hastalarda ise sadece krem ve antibiyotik ile tedavi sağlanır. Başlangıç aşamasında olan deri iltihaplanması için 6 -7 günlük tedavi yeterli olur. Hastada görülen iltihaplanma ilerlemiş ise 2 -3 ay boyunca krem ve antibiyotikleri düzenli kullanması istenir. Bu sürenin sonunda kontrollerde doktorunuz iyileşmenin tam olarak gerçekleşmediğine kanaat ederse tekrar tedaviye başlayabilir. Bazı tedaviler sonrasında derinin eski görünümüne gelebilmesi için yeni tedavi yöntemleri uygulanmaya başlanır.

Deri iltihabı kendiliğinden iyileşir mi?

Deri iltihabının birçok türü mevcuttur. Yüzeysel kızarıklık ve kaşıntılar evde yapılacak basit uygulamalar ile atlatılabilir. Örneğin gazlı bezi sıcak suya batırıp o bölgeyi tampon hareketlerle temizlenir veya yaranın etrafına tentürdiyot uygulanır. Bu yöntemler ileri düzey olmayan iltihaplanma için geçerlidir. Egzama gibi deri hastalıkları ise bir uzman tarafından tedavi edilmedikçe atlatılamaz. Aşırı kaşıma bu tür hastalıklarda enfeksiyon oluşmasına neden olur. Hastalık daha ciddi bir hal almadan mutlaka bir uzmana gidilmelidir.

Deri iltihabı tekrar eder mi?

Uygulanan tedaviler ile hastalık tamamen atlatılabilir. Ancak hastaların iyileştikten sonra hastalığına yol açan faktörlerden uzak durması gerekir. Hasta iyileştikten sonra alerjen maddeleri tekrar hayatına dahil ederse aynı sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Kimyasal maddeler nedeniyle cildinde sorunlar oluşan hasta iyileştikten sonra eldiven, gözlük, maske kullanmayı ihmal ederse tekrar aynı sorunları yaşar. Hastalar iyileşme aşamasında dikkat ettikleri faktörleri yaşamlarına dahil etmelidirler. Ellerinin, vücutlarının dezenfekte olduğundan emin olmalıdırlar. Yemeleri yasak olan ürünleri hayatlarından çıkarmalıdırlar.

Deri iltihabı için alternatif tedavi yöntemleri var mı?

Öncelikle hastalığın neden kaynaklandığının tespiti için mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. Hastalık iç organlardaki bir hastalığın yansıması ise yapılacak testler ve tedavi süreci farklılaşır. Ancak yüzeysel bir deri iltihaplanması ise hasta evde yapılacak ufak uygulamalar ile o bölgedeki kaşıntı ve yanma hissinden kurtulabilir. İltihaplanma görülen bölgenin temiz tutulması önemlidir. Bunun için gazlı bezi sıcak suya batırıp o bölgeye tampon hareketlerle uygulanabilir. Deri hastalıklarında önemli olan başlanan tedavinin düzenli uygulanmasıdır. Aloe vera bitkisinin içinden çıkan jel de deri iltihaplanmasında düzenli kullanımda fayda sağlamaktadır. Bunun yanı sıra zerdeçal ve zeytinyağı karışımı da düzenli kullanımda deri iltihaplanmasına çözüm olmaktadır.

Tedavi sonrası bölgede iz kalır mı?

Deri iltihabı tedavisi sonrasında ciltte izler kalabilmektedir. Dermatoloğunuzu iltihap tedavisinden sonra leke tedavisine başlayacaktır. Lekeler için krem tedavisi ya da lazer tedavisi uygulanabilmektedir. Krem tedavisi uzun sürecek bir tedavidir ve düzenli kullanım gerektirir. Hasta, doktorunun önerdiği gibi düzenli şekilde kremlerini kullanırsa iyileşme sağlanabilir. Lazer tedavisinde ise daha kısa sürede sonuç alınır. Lazer tedavisi sayesinde hasta, lekelerden tamamen kurtulabilir.

Deri iltihabı tedavisi için hangi bölüme muayene olmak gerekir?

Deri iltihabı tedavisi için hastaların dermatoloji bölümüne yani cildiyeye başvurmaları gerekir. Dermatoloji bölümünde, altı yıllık tıp eğitimi ardından dört yıllık uzmanlık eğitimi alan dermatologlar tarafından tedavi sağlanmaktadır. Deri ve zührevi hastalıklar bölümü kapsamında deri, saç, tırnak, vücut giriş kapıları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar tedavi edilmektedir.

Deri iltihabı cilt kanserine neden olur mu?

Günümüzde en sık görülen kanser türlerinden biri cilt kanseridir. Birçok faktöre bağlı olarak ciltte oluşan kötücül büyümedir. Kanserin oluşum nedeni oluştuğu bölgeye göre değişiklik göstermekte ve bu da kanserin türünü belirlemektedir. Cilt kanserinin bazıları tedavi edilebilmektedir. Bazıları ise oluştuğu dokunun tükenmesine neden olduğu için tedavi edilemez. Cilt kanseri; melanom cilt kanseri, bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinom olmak üzere üç türe ayrılır. Melanom kanseri doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilir. Erken dönemde teşhis edilmesi ile hastanın tedavi olabilme şansı yükselir.

Sıkça karşılaşılan cilt kanseri türünden biri de bazal hücreli karsinomdur. Hemen kanayabilen tümsekli, pembe bir yapıya sahiptir. Skuamöz hücreli karsinom kanseri görülen hastaların derisinde yumruya benzeyen sert, üstü pul pul olan bir doku ile karşılaşılır. Hastalığın tedavisi için erken teşhis önemlidir.