Cilt Kanseri

Cilt Kanseri
Cilt Kanseri

 

Cilt kanseri, genellikle güneş ışınları nedeniyle oluşan ve ciltte anormal değişikliklere yol açan tehlikeli bir kanser türüdür. Cilt kanseri güneş ışığına maruz kalan bölgelerde görülebileceği gibi diğer bölgelerde de oluşabilir. Erken teşhis ile bu kanserin tedavisi mümkündür. Cildinizde anormal değişiklikler olduğunu düşünüyorsanız, hemen bir doktora başvurarak muayene olmanız, kanserli hücrelerin varlığının erken teşhis edilmesini sağlayacaktır.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün

Cilt Kanseri Hakkında

Cilt kanseri, cildin hemen hemen her bölgesinde görülebilen bir hastalıktır. Bu hastalığın 3 ana grubu bulunur. Her bölge için farklı isimlendirilen cilt kanserinin tedavisi de evrelerine göre yapılır. Kanserin normalde 4 evresi bulunur ve tedavinin en başarılı olarak yapıldığı evre, 1. Evredir. Cilt kanseri her yaştan insanda görülebileceği gibi her ten rengine sahip insanda da görülebilir. Cildinizde renk değişikliği varsa, özellikle siyah benlerde ve et benlerinde artış olmuşsa ve güneş lekeleri sıklaştıysa, cilt kanseri olma ihtimaliniz bulunur ve erken teşhis için muayene olmanız gerekir.

Kanser Nedir?

Kanser, vücuttaki herhangi bir doku ya da organda gelişebilen, anormal hücrelerin bölünerek çağlamasıyla oluşan kötü huylu tümörlere verilen isimdir. 100’den fazla çeşidi olan kanser, anormal olarak bölünüp çoğalarak başlar ve vücudun organlarını işlevsiz hale getirir. Kanserin ilerlemesi, kişilerin ölümleri ile sonuçlanabilir. Günümüzde kanserin tedavisi için çeşitli yöntemler uygulanır ve kanser tedavisinde büyük bir başarı yakalanmıştır.

Derinin İşlevi ve Katmanları

Deri, vücudun iskelet sisteminden sonra en geniş, en ağır ve en büyük organıdır. Vücudumuzun tamamını örten deri, bazı yerlerde ince bazı yerlerde ise kalındır. Derinin ince olduğu yerler göz kapakları, en kalın olduğu yerler ise ayak tabanlarıdır. Derinin yapısında kıl kökleri, kan damarları, yağ tabakası ve ter bezleri bulunur. Ayrıca pek çok sinir hücresi de mevcuttur. Deri, dokunma duyusunu yerine getiren organdır. Kalınlığı 1 ile 4 cm arasında olan bu organ, vücut ağırlığının yetişkin bir insanda ortalama %14-16’sını oluşturmaktadır. Derinin görevi vücudun ısı dengesini sağlamaktır. Terleme ile soluk alan deri, vücudun termostatı olarak anılır. Deri, üç katmanda oluşmaktadır. Bunlar; epidermis, dermis ve hipodermis şeklindedir.

Epidermis

Epidermis, derinin en üst kısmında bulunan tabakasıdır. İçerisinde çeşitli hücreler bulunduran bu katmanda %5 oranında keratinosit bulunur. Keratinosit, keratin ismi verilen proteini yapmakla görevlidir. Damar bulunmayan bu yapıda su bulunur ve içerisinde bulunan su miktarı, epidermisin kalınlığını değiştirmektedir.

Dermis

Derinin yaşlanması ile ilgili olan bölümdür. Bu bölüm epidermisin hemen alt kısmında bulunur ve epidermis ile arasında serbest yağ dokusu bulunmaktadır. Dermisin büyük bir kısmı liflerden meydana gelir. Bu bölümde derinin elastikiyetini sağlayan elastik bağ dokusu ve derinin sağlamlığını sağlayan kollagen bağ dokusu bulunur. Derinin bu kısmında kan damarları ve lenf damarları da yer alır. Bunlarla birlikte acı, basınç, soğuk gibi çevresel etkenleri algılayan sinirlerin sonlanma yeri de bulunur. Dermisin yapısında ter bezleri, yağ bezleri, kıl kökleri ve kıllar da önemli yer tutar. Derinin yaşlanmasını sağlayan su ve yağ miktarı, dermis bölümündeki azalmaya bağlıdır. Bu bölümde bulunan elastik ve kollagen liflerin özelliğini yitirmesi ya da gevşemesi sonucunda yaşlanma etkileri ortaya çıkar. Yaşlanmanın tamir edilmesi ise dermisde bulunan liflerin tamir edilmesi ile gerçekleşir.

Subkutis

Derinin en alt tabakası olan subkutis, hipodermis ismiyle de anılmaktadır. Bu bölgede zengin yağ dokuları ile birlikte kan ve karbonhidrat bulunur. Bu kısımda bulunan kalın yağ tabakası, iç bölgeleri soğuklara karşı korur. Ayrıca derinin bu katmanı, iç organları koruyan bir tampon görevindedir. Cildin beslenme deposu olan bu bölümün kalınlığı, kişini beslenme şartlarına göre değişiklik gösterir.

Cilt Kanseri Türleri

Cilt kanserleri bulunduğu tabakaya ve ciltte bulunduğu bölgeye göre değişiklik gösterir. Ayrıca bu kanserlerin oluşum nedenleri de türlerini belirlemektedir. Cilt kanserlerini bazı türleri tedavi edilebilirken bazılarının tedavisi mümkün olmayabilir ve tedavi edilemeyen kanserli dokular, cildin tükenmesine sebep olur. İç organların ve vücudun dış etkenlerinden korunmasını sağlayan derinin zarar görmesi ya da yok olması ise kişilerin ölümü ile sonuçlanır.

Bazal Hücreli Karsinom

Bu kanser türü genellikle boyun ve yüz gibi güneşe daha çok maruz kalan bölümlerde görülür. En sık görülen cilt kanseri türüdür ve epidermisin en dış tabakasında bulunan bazal hücrelerinin normal yapılanması soncunda meydana gelir. Bu kanser türü ciltte kırmızı lekeler, pembe lekeler, inci ya da sedefli lekeler, parlak yüzeyi olan yumrular ve yara izleri oluşturabilir. Bu izler çok nadir olarak yayılma gösterir ancak yayıldığı zaman oldukça tehlikeli olabilir. Bu kanser türünün en sık rastlanılan belirtisi ciltte sürekli kanayan açık yaralar olması, bu yaraların kabuk bağladıktan sonra tekrar kanaması ve acı vermesidir. Bu kanser türünün güneşten gelen zararlı ışınlar ile birlikte yapay bronzlaşma lambalarında ve solaryumlarda bulunan radyasyon sonucunda da oluştuğu düşünülmektedir.

Skuamöz

Derinin skuamoz hücrelerinde meydana gelen cilt kanseri türüdür. Bu kanser, en çok güneş gören yerlerde ortaya çıkar. Özellikle el sırtı, sigara içen kişilerde alt dudak ve kulak gibi bölgelerde görülmektedir. Bu kanserden korunmak için uygun miktarda güneş kremi kullanmak gerekir. Bu kanser türü kısa sürede gelişebilir ve ilerler. Çocukları güneşten korumaya özen gösterilmeli, şapka ve şemsiye gibi önlemler alınmalıdır.

Malign Melanom

Günümüzde en sık rastlanılan deri kanseri çeşididir. Yaz aylarında güneş ışınlarına bağlı olarak gelişen güneş lekeleri, bu kanser türünü tetikler. Kötü huylu olan bir kanser türüdür ve derinin ölmesi sonuçlanabilir. Bu kanser türü göz çevresi ile bağırsak ve saç derisinde de görülmektedir. Sıcak iklim bölgesinde yaşayan insanlar risk altındadır. Erkeklere oranla bayanlarda daha fazla görülür. Açık tenli, beyaz tenli, güneşe hassas olan ve çilleri bulunan kişiler ve ailesinde bu cilt kanseri bulunan kişiler risk altındadır. Vücuttaki benler ile kendini gösteren bu hastalık erkeklerde sırt bölgesinde kadınlarda ise bacak bölgesinde oluşmaya başlar. Akral, yüzeysel yayılan, lentigo ve nodüler olmak üzere 4 çeşidi bulunur ve bu çeşitler, vücuttaki benlere göre sınıflandırılır. Erken teşhis edilmeyen bu hastalık ölümle sonuçlanabilir. Bu nedenle vücudunuzda farklı benler gördüğünüzde hemen bir doktora muayene olmanız gerekir.

Kaposi Sarkomu

Derideki lenf damarlarını saran dokularda oluşan tümöre verilen isimdir. Lenf ve kan dolaşımı yoluyla vücudun farklı bölgelerine yayılabilen bir tümördür. Deride başlayan ve iç organlarda devam eden tümörler ile kendini gösteren bu hastalık deri üzerinde mor ve kahverengi kabarcıkların oluşmasına neden olur. Bağışıklık sisteminin zarar görmesi, organ nakli ya da çeşitli ilaçlar nedeniyle bu hastalık oluşabilir. Genellikle erkeklerde görülen bu kanser türü sıklıkla ayaklarda ve bacaklarda ortaya çıkar. Bağışıklık baskılanması ile ilişkili, Afrika, Klasik, Epidemik ve non-epidemik gibi türleri bulunmaktadır. Deride meydana gelen mor, pembe, kahverengi ya da kırmızı kabarcıklar ile birlikte açıklanamayan öksürük, göğüs ağrısı, mide ağrısı ve bağırsak ağrısı ile kendini gösterir.

Merkel Hücreli Karsinom

Deride nadir olarak görülen bu hastalık, hızlı büyüyen ve agresif olan bir tümördür. Derinin güneş gören bölgelerinde sıklıkla görülmekle birlikte en çok baş ve boyun bölgesinde meydana gelir. Yüz, kol ve bacaklar ile birlikte vücudun her yerinde ortaya çıkabilir. Bu kanserin nedeni derinin dokunmayı algılama kısmında bulunan Merkel hücrelerinde kanser meydana gelmesidir. Bu kanser türü kadınlar ve erkeklerde aynı sıklıkta görülmekle birlikte her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Sık görüldüğü yaş gurubu ise 65 yaş ve üstüdür. Deride ağrısız ve hızlı büyüyen lezyonlar şeklinde görülür ve lezyonlar kahverengi, kırmızı gibi pek çok renkte olabilir.

Cilt Kanseri Görülme Sıklığı

Cilt kanserinin görülme sıklığı geçmiş yıllara göre %1000 kat artmıştır. Tüm kanserler içinde en sık rastlanılan kanser grubudur ve %40 gibi büyük bir orana sahiptir. Görülme sıklığı 5 kişide 1 kişi olarak belirlenmiştir.

Cilt Kanserinde Yaşam Kaybı Oranı

Cilt kanseri yaşanılan bölgeye göre değişen görülme sıklığına sahiptir. Cilt kanserinin çeşitli türleri vardır ve ölümle sonuçlana türleri genel olarak sıcak iklimde yaşayan insanlarda görülmektedir. Cilt kanserinde ölümle sonuçlanan vakalar 100 kişide 1 kişi olarak kaydedilmiştir.

Cilt Kanseri Tedavisi

Cilt kanseri tedavisi genellikle kanserli dokunun cerrahi yolla çıkarılması ile yapılır. Bu cerrahi işlem ile kanserli yapının tamamen alınması ve kanserin yayılmasının önlenmesi sağlanır. Büyük başarı ile gerçekleştirilen bu yöntem, vücudun her yeri için uygulanamaz. Cilt kanseri tedavisi kişiye özel olarak ve kanserin bulunduğu bölgeye göre farklı şekillerde yapılabilir.

Radyoterapi

Cerrahi ile yapılan kanser tedavisi ile fazla iz kalabilecek bölgeler için uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemin uygulanabilmesi için kanserin, ışınlar ile kontrol edilebilecek düzeyde olması gerekir. Bazal hücreli cilt kanseri türlerinde uygulanan bu tedavi yöntemi genel olarak yüz, burun, sırt ve yanak gibi bölgeler için kullanılır. Cilde verilen ışınlar ile kanserli hücrelerin yok edilmesi sağlanır.

Kriyocerrahi

Kar tedavisi olarak da bilinen bu yöntem kanserli dokuların dondurulması ile yapılan bir işlemdir. Genellikle küçük tümörlerin tedavisi için tercih edilmektedir. Tümörlü bölgenin üzerine sıvı likit nitrojen gazı verilir ve tümörün donması sağlanır. Bu donma ile birlikte kanserli hücreler ölür. Oluşan buzların çözülmesi ile birlikte kanserli hücreler vücuttan ayrılır.

Küretaj

Küretaj kazıma anlamına gelir ve deride bulunan kanserli hücreler, küret adı verilen bir aletle kazınır. Kazıma işleminin ardından özel bir cihazdan yardım alınarak bu bölgeye elektrik akımı verilir ve kanama durdurulur. Kanserli hücrelerin bu işlem ile öldürülmesi sağlanır.

Lokal kemoterapi

Yüzeysel cilt kanseri türlerinin tedavisinde uygulanan bir yöntemdir. Kanserli olan bölgeye krem ya da losyon şeklinde tedavi uygulanır ve bu tedavi ile kanserli hücrelerin zaman içinde ölmesi sağlanır.

Cilt Kanseri Evreleri

Cilt kanseri çeşitli evrelere ayrılmıştır ve bu evrelere göre tedavi seçenekleri uygulanır. Her kanser türünde olduğu gibi cilt kanserinde de ilk evrede teşhis etmek, tedavinin başarı oranını artırmaktadır.

Evre I

Cilt üzerinde boyutları 2 cm’den daha küçük lezyonların oluştuğu evredir. Kanserin başlangıç aşaması olan bu evrede teşhis edilmesi, tedavi başarısını yükseltir.

Evre II

Cilt üzerindeki lezyonların 2 cm’den büyük olduğu evredir. Bu evrede cilt kanserinin teşhis edilmesi ihtimali daha yüksektir. Lezyonlar 2. Evrede daha büyük olduğu için ilk evreye göre tedavi ihtimali biraz azalır.

Evre III

Bu evrede, cilt üzerinde oluşan tümörler kemik, kas ve yağ gibi bölgelere yayılmış durumdadır. Bu nedenle tedavisi çok zor olan bir evredir.

Evre IV

Bu evrede kanser tüm vücuda ve tüm dokulara yayılmış durumda olduğu için tedavi imkânı yoktur ve hastalara ev istirahati verilir.

Cilt Kanseri Hastalığının Nedenleri

Cilt kanseri, ciltteki hücrelerin yapısının bozulması nedeniyle meydana gelir. Bu hücreler kontrol edilemez anormallikte ve bozuklukta büyüyerek lezyonlara neden olurlar.

Cilt Hücrelerinin Anormal Büyümesi

Cilt hücreleri epidermis adı verilen en üst katmanda gelişir. Epidermisde bazal, melanosit ve skuamöz hücreleri bulunur ve bu hücrelerde meydana gelen anormal değişimler kansere neden olur. Kanserin teşhis edilebilmesi için hangi hücrede meydana geldiğinin bilinmesi önemlidir.

Cilt Kanseri Hastalığın Belirtileri

Cilt kanserinin en önemli belirtisi, deride meydana gelen anormal lezyonlar, benler, yaralar ya da lekelerdir. Bunların dışında görülen belirtiler de vardır. Kanserin çeşidine göre belirtiler de değişiklik gösterir.

Bazal hücreli karsinomun belirtileri

Bu kanser türünü en sık görülen belirtisi deride kanamalı olan, açık yaraların oluşmasıdır. Bu yaralar uzun sürede iyileşir ve iyileştikten sonra tekrar açılarak kanamaya başlar. Bunun sonucunda kalıcı ve iyileşmeyen yaralar ortaya çıkar. Yüz, omuz, bacaklar, kollar ve göğüs bölgesinde oluşan kızarmış yama şeklindeki lekeler, inci gibi yarı saydam renkte olan ve yumru şeklinde görülen benler, kabuklanmış ve pembe görünümde olan yaralar, parlak ve sarı renkte görülen oluşumlar, bu hastalığın diğer belirtileri arasında yer alır.

Skuamöz hücreli karsinomun belirtileri

Bu cilt kanseri türünün belirtileri arasında; kabuklanan derinin arasında büyüyen ve kahverengi ya da kırmızı renge sahip olan lezyonlar görülmesi, dudakların kuruyup çatlamasına neden olan lezyonlar, dilin ya da ağzın üzerinde görülen beyaz lekeler yer alır.

Melanomanın belirtileri

Cilt kanserinin bu türünde, farklı renk ve boyutlara sahip benler ile renk değişikliği görülür. Vücutta bulunan iltihap görünümlü, kanamalı olan, kabuk tutmuş, rengi değişen, sürekli olarak büyüyen, sürekli değişen ve düzensizleşen, kaşıntılı ya da ağrılı olan çok sayıda ben, en yaygın belirtileridir.

Kaposi sarkomu belirtileri

Sıklıkla yüzde, boyunda ve kulakta görülen yüksek ya da çukurlaşmış, kırmızı, mor, kahverengi ya da pembe renge sahip olan lezyonlar, bu hastalığın belirtileridir. Lenf sisteminin tıkanması nedeniyle oluşan şişlikler, ishal ya da kabızlık, açıklanamayan göğüs, karın, mide ve bağırsak ağrıları, sebebi olmayan öksürük gibi belirtileri de bulunmaktadır.

Merkel hücreli karsinom belirtileri

Vücudun güneş alan bölgelerinde görülen ve genellikle tek olan lezyonlar, bu hastalığın en yaygın belirtisidir. Yüz, kol ve bacaklarda, 2 cm’nin altında oluşan tümörler kabarık ve kubbe görünümündedir. Bu tümörler kırmızı, pembe ya da koyu renklerde olabilir.

Cilt Kanseri Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Cilt kanserinin en yaygın belirtisi, deri üzerinde yeni bir leke oluşması ve bu lekenin renk değiştirmesidir. Var olan benlerin büyümesi, yumru oluşturması ya da şekil değiştirmesi de kanser belirtisi sayılabilir. Bunların dışında cilt üzerinde kabarcıklar oluşması, leke olan bölgelerde kaşıntı ve ağrı olması, kendi kendine yara oluşması, iyileşmeyen yaraların bulunması ve kesiklerin oluşması gibi belirtiler görülmesi durumunda da hemen bir doktora başvurulmalıdır. Çünkü cilt kanseri olan kişinin tedavisi açısından erken teşhis hasta sağlığı açısından çok önemlidir.

Kendi Kendine Muayene

Kişinin, cildinde olan değişiklikleri fark edebilmesi çok önemlidir. Bu nedenle en az ayda iki kez vücut muayenesi yapılmalıdır. Aynanın karşısına geçerek ve iyi aydınlatılmış bir odada kendinizi muayene edebilirsiniz. Vücudunuzun kör noktalarını küçük bir ayna ile görüntüleyebilir ve bu bölgelerdeki leke ve benleri kontrol edebilirsiniz.

Dermatoskopi

Dermatoskopi, cildin deri mikroskobu ile incelenmesi anlamına gelir. Bu tanı yönteminde deri yüzeyi yağlanır ve ışık kullanılarak dermatoskop yardımıyla derideki benler ve lekeler incelenir. Daha önce bu tanı yöntemi ile vücuttaki benler ve lekelerin fotoğrafları çekilirdi ancak günümüzde bilgisayar ile görüntü alınmaktadır. Bu teknoloji ile vücuttaki benlerin haritası çıkarılır ve bir sonraki kontrolde benlerdeki değişimler gözlemlenir. Kötü huylu cilt kanseri türleri, bu yöntem ile %90 oranında erken teşhis edilebilir.

Cilt Biyopsisi

Vücutta şüpheli bir bölge, lezyon ya da ben bulunuyorsa, bu oluşumların incelenmesi için parça alınarak laboratuvar ortamına gönderilir. Yapılan bu işleme cilt biyopsisi adı verilir. Bu biyopsi, şüpheli görülen oluşumların kanser olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yapılır ve farklı türlerde gerçekleştirilebilir. Yapılacak olan biyopsi türü, farklı oluşumların vücutta bulunduğu yere, büyüklüğüne ve tahmin edilen kanser türüne göre değişiklik gösterir.

Cilt Kanserinde Erken Teşhisin Önemi

Cilt kanseri, gözle görülebilen ve fark edilebilecek bir kanser türüdür. Bazı türleri oldukça tehlikeli olduğu ve cildin ölümü ile sonuçlandığı için erken teşhisin önemi çok büyüktür. Erken teşhis ile cilt kanseri önemli ölçüde tedavi edilebilir ve tedavinin yan etkileri büyük ölçüde azaltılabilir.

Cilt Kanseri Risk Faktörleri

Cilt kanserinin en önemli risk faktörü, uzun süre güneş altında kalmaktır. Güneşten gelen zararlı ışınlar cilt üzerindeki hücrelerin yapısının bozulmasına neden olarak cilt kanserinin gelişmesinde rol oynar. Bunun dışında pek çok kişi risk grubundadır ancak yapılan araştırmalar, sıcak iklim bölgelerinde olan kişilerin daha fazla cilt kanseri riski altında olduğunu kanıtlamıştır.

Açık ten

Açık ten rengine sahip olan kişilerde melanin pigmenti diğer ciltlere göre daha azdır. Bu pigment, cildin korunması ile görevlidir. Açık ten rengine sahipseniz ve vücudunuzda çiller ya da güneş lekeleri oluşuyorsa, cilt kanseri için risk grubundasınız demektir.

Çok sayıda nevüs ve çil

Nevüs, vücutta doğuştan var olan ya da sonradan gelişen benlerdir. Vücuttaki benlerin büyük bir kısmı zararlı değildir ancak bazı kanser türlerinin gelişmesinde benlerin etkisi vardır. Vücudunda çok sayıda beni olan, benlerin büyüklükleri farklı olan, avuç içinde büyük benlere sahip olan ve vücudunda çok sayıda çili bulunan kişiler, cilt kanseri olma riski taşır.

Genetik

Birinci ya da ikinci dereceden akrabalarında cilt kanseri olan kişiler, risk grubundadır. Ailenizde cilt kanseri olan biri varsa, sizin de olma riskiniz %10’dur. Yaşam biçimine bağlı olarak ailenin güneşte kalması ve açık tenli kişilerin çoğunlukta olduğu bir ailenin olması da genetik faktörler arasında yer alır.

Solaryum

Solaryumda cildin bronzlaşmasını sağlayan UV lambaları bulunur. Sürekli UV ışınlarına maruz kalmak ise cildin erken yaşlanmasına ve cilt kanserine davetiye çıkarır. Düzenli olarak solaryuma gidiyorsanız, yılda en az iki kez cilt kanseri için muayene olmanız gerekir.

Bazı kimyasallar

Arsenik gibi tehlikeli ve zararlı maddelere maruz kalan kişilerde, cilt kanseri gelişmesi olasılığı yüksektir.

Kontrolsüz güneşlenme

Güneş kremi ile ya da güneş losyonları ile korunmayan ciltlerin uzun süre güneş ışınlarına maruz kalması, cilt kanseri riskini arttırmaktadır.

Cilt Kanseri Komplikasyonları

Cilt kanseri tedavisinde kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemler ile birlikte cerrahi yöntemler de uygulanır. Tedavi için kullanılan kemoterapi ve radyoterapinin farklı komplikasyonları olabilir.

Seksüel Yetmezlik

Cilt kanseri tedavisi sonrasında hastaların hem psikolojik hem de fiziksel durumları nedeniyle, seksüel yetmezlik yani cinsel isteksizlik yaşanabilir. Buna etki eden faktörler ise suçluluk duygusu, fiziksel değişimler, korku, hastalık ve tedaviyle birlikte gelişen ağrı ve tedavi sonrası hissedilen yorgunluk olabilir. Cinsel isteğin ilaç tedavisi, kemoterapi ve değişen hormonlar nedeniyle azaldığı belirtilmektedir. Bazı insanlarda ise istek artabilir.

Cilt Komplikasyonları

Cilt kanseri için uygulanan tedaviler sonrasında ciltte bazı komplikasyonlar gelişebilir. Cildinizde kızarıklık fark edebilirsiniz. Bununla birlikte kuruma ve döküntü de görülebilir. Nadir olarak da su toplanması ya da sulu yaralar oluşabilir. Bunları önleyebilmek için doktorunuz tarafından verilen tedavi sonrası kurallara mutlaka uymanız gerekir.

Torasik Komplikasyonlar

Torasik komplikasyonlar, cilt kanseri tedavisi sonucunda akciğerde görülen komplikasyonlardır. Bu komplikasyonlar hastalığın ve tedavinin çeşidine göre değişiklik gösterir.

Vena Ceva Superior

Vena ceva superior, baş bölgesinin üst kısmından gelen ve oksijen bakımından az olan kanı, kalbe alan atardamardır. Bu damarın tıkanması sonucunda sendrom oluşur. Cilt kanseri bu sendromun en önemli nedenleri arasında yer alır.

Malign plevral efüzyon

Cilt kanseri olan hastalarda akciğerlere tek taraflı ya da iki taraflı olarak sıvı birikmesi görülmesi sonucunda bu hastalık meydana gelir. Bu sıvı birikmesi bronşlarda da olabilir. Bu hastalık nefes darlığı ve öksürüğe yol açar. Ayrıca hastalarda iştahsızlık, kilo kaybı ve halsizlik gibi bulgular da görülebilir.

Perikardiyal-miyokardiyal metastazlar

Cilt kanseri türlerine bağlı olarak kalpte tümör oluşması anlamına gelen bir hastalıktır. Bu hastalık genellikle akciğer ve meme kanserinden sonra görülür ancak karsinom ve malign melanoma gibi cilt kanseri türleri sonucunda da görülmektedir.

Radyasyona bağlı perikardit ve pankardit

Perikardit kalbi saran kılıfta bozulma, pankardit ise kalbin tüm yapısal fonksiyonlarında bozulma olması anlamına gelir. Cilt kanseri tedavisinden sonra kalpte bu perikardit ve pankardit durumları görülebilir. Bu durumlar, tedaviden aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilir.

Nöromüsküler Komplikasyonlar

Nöromüsküler hastalıklar, solunum kaslarında meydana gelen hastalıklarıdır. Cilt kanseri tedavisinden sonra kalıcı öksürük ve solunum yetmezliği gibi durumlar yaşanabilir.

Cilt Kanseri Nasıl Önlenir

Cilt kanserinin önleyebilmek için bazı kurallara uymak gerekir. Yapılan araştırmalar, cilt kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu doğrulamıştır. Buna göre güneşten, solaryumdan, güneş banyolarından ve cildinize zarar veren kimyasal maddelerden uzak kalırsanız, cilt kanserini önemli ölçüde engelleyebilirsiniz.

Muayene

Cildinizde olan değişiklikleri sürekli takip edin. Vücudunuzun bir yerinde bulunan lekelenmeyi, ben büyümesini, cilt değişikliklerini ve kendi kendine oluşan yaraları sıklıkla kontrol etmeniz gerekir. Var olan doğum lekelerinde ya da cilt benlerinde büyüme ve değişiklikler oluyorsa, bunları hemen doktorunuza bildirin. Ayrıca göremediğiniz bölgelerin kontrolü için ikinci bir aynadan yardım alabilirsiniz. Sırt bölgesi, boyun, kulak ve saçlı bölgelerin de kontrol edilmesi gerekir. Cilt kanserinden korunmak için yılda bir kez doktor muayenesi de olabilirsiniz. Vücudunuzdaki benlerin haritası çıkarılacak ve herhangi bir değişme olması durumunda hemen saptanacaktır.

Güneşten korunma

Güneşten gelen zararlı ışınlar, aslında vücudumuz tarafından tüm yıl boyunca emilmektedir. Bulutlar, güneşin bu zararlı ışınlarını çok az miktarda bizlerden koruyabilir. Bu nedenle yaz aylarında ağırlıklı olmak şartıyla, kış aylarında bile zararlı ışınlara maruz kalırız. Doktorların önerdiği saatlerde yani 10:00 ile 14:00 arasında, güneş ışınlarından uzak durmaya özen gösterilmelidir. Güneşten korunmak için yaz ve kış ayları dahil olmak üzere tüm yıl boyunca güneş kremi kullanmaktan kaçınmamanız gerekir. Özellikle sık terliyorsanız mutlaka 2 saatte bir olmak üzere kremi tekrar sürün. Dudaklar, el üstü, boyun gibi güneşe en çok maruz kalan bölümleri bol bol kremleyin. Güneş kremlerinin en az 15 faktörlü olmasına dikkat edin. Güneş kremleri her zaman tam olarak koruma sağlamayacağı için güneşten korunmak adına uzun ve ışığı kıran renge sahip kıyafetler giymelisiniz. Güneş gözlüğü kullanmalı ve kenarları geniş olan şapkalar takmayı tercih etmelisiniz. Solaryumda bulunan UV lambaları, cilt kanserinin başlıca nedenleri arasında yer alır. Bu lambalardan ve bunlara uzun süre maruz kalmaktan korunmanız gerekir. Bazı ilaçlar güneş ışınlarına karşı hassasiyetin artmasına neden olabilir. Antibiyotikler ve düzenli kullanılan ilaçların yan etkilerinin mutlaka okunması ve güneş hassasiyeti yapabilen ilaçların kullanımında, mutlaka ek önlemler alınması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Cilt kanseri, sıklıkla görülen bir hastalıktır ancak hastalığın belirtileri ve tedavisi kişiden kişiye göre farklılık gösterebilir. Bu konuda aklınıza takılan tüm sorular için doktorunuzdan detaylı bilgi almanız, tedavi sürecine olumlu katkıda bulunacaktır.

Cilt Kanseri Ölümcül Mü?

Diğer tüm kanser türlerinde ölüm riskinden bahsedileceği gibi cilt kanserinde de bahsetmek mümkündür. Ancak bu risk, kanserin evrelerine göre değişir. Cilt kanserinde ölüm genellikle 3. ve 4. Evrede görülmektedir. Ayrıca skuamoz ve bazal hücreli cilt kanseri türlerinde de ölüm riski yüksektir.

Cilt Kanseri Ameliyatı Ağrılı Mı Geçer?

Cilt kanseri ameliyatı ağrılıdır. Ameliyattan sonra uygulanan kemoterapi ve radyoterapi sonrasında da ağrı görülebilir. Bu ağrılar için doktorlar tarafından ağrı kesici ilaç tedavisi uygulanır.

Cilt Kanseri Tedaviden Sonra Tekrarlayabilir Mi?

Cilt kanserinin tedaviden sonra tekrar edip etmemesi, tedavinin tam olarak yapılıp yapılmadığına göre değişir. Kanserli hücrelerin tam olarak temizlenmesi halinde yayılma ya da tekrarlama görülmez.

Cilt Kanseri Günlük Hayatı Nasıl Etkiler?

Cilt kanserinin belirtileri türlerine göre değişiklik gösterir. Genel olarak cilt kanseri ağrı ve sancı vermez ancak cilt üzerinde oluşan yaralar nedeniyle hastalar sıkıntı yaşayabilir. Cilt kanseri olduğu tespit edilen kişinin yaşam tarzı tam olarak değişir. Tedavi için uygulanan kemoterapi ve radyoterapi sonrasında hastalarda saç dökülmesi, halsizlik, yorgunluk gibi durumlar yaşanır. Tedavi süresi boyunca hastaların hayat kaliteleri düşebilir ancak tam tedavi sağlandığında, hayat standardı tekrar yükselir ve hastalar eski yaşamlarına dönebilirler.

Cilt Kanseri Yaraları Nasıl Olur?

Cilt kanseri yaraları, uzun süre kalıcı olan yaralardır. Bu yaralar kanamalıdır ve iyileşmesi uzun sürer. Kabuk bağlayan yaraların tekrar açılması ve kalıcı olması söz konusudur.

Cilt Kanseri Yayılır Mı?

Cilt kanseri türlerine göre lenf dokularına, kemiklere ve yağ tabakalarına yayılabilir. Ayrıca akciğer, mide ve bağırsak gibi organlara yayılan cilt kanseri türleri de vardır. Yayılmanın önlenebilmesi için erken teşhis önemlidir ve tedaviye erken başlanması gerekir.

Cilt Kanseri Hangi Yaş Aralığında Görülür?

Cilt kanseri genellikle 65 yaş ve üzerinde görülmekle birlikte her yaş grubunda rastlanılan, oldukça yaygın bir hastalıktır. Cilt kanserinin yaygınlaşması sonucunda bazı türlerinin 20 yaşa kadar indiği bilinmektedir. Erkekler ve kadınlar arasında görülme sıklığı aynıdır.

Cilt Kanseri Evde Tedavi Edilebilir Mi?

Cilt kanserinin evde tedavi edilmesi mümkün değildir. Ancak hastalığın ilerlemesini önlemek ve hastalıktan korunmak için bazı önlemler alınabilir. Cilt kanseri riskini azaltmak ya da yayılmasını önlemek için doğal antioksidanlar kullanılmalıdır. Sarımsak, yumurta sarısı, narenciye, lahana, yeşil çay ve Antep fıstığı gibi yiyeceklerin bol miktarda tüketilmesi gerekir. Patlıcan, cilt kanseri tedavisinde etkin rol oynayan besinlerden biridir. Patlıcanın çiğ ya da pişmiş olarak tüketilmesi, kanserin azalmasına yardımcı olabilir. Patlıcanın yanında biber ve domates gibi besinler de cilt kanseri önleyici olarak tüketilebilir. Cilt kanserine karşı koruma sağlayan diğer besinlerde Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri içeren besinlerdir. Yapılan araştırmalar zerdeçal bitkisinin de cilt, kolon ve prostat kanserlerinin iyileşmesinde büyük etkisini olduğunu kanıtlamıştır. Cilt kanserinin tedavisinde ilaçlar ile birlikte zerdeçal da kullanılabilir. Cilt kanserinin yayılmasını engellemek için yeşil yapraklı sebzelerin ve renkli meyvelerin tüketilmesi, sarımsak tüketiminin arttırılması ve günde 2 bardak yeşil çay içilmesi tavsiye edilmektedir.

Cilt Kanseri Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Cilt kanseri ameliyatı açık olarak yapılıyorsa, ortalama olarak yarım saat sürer. Bu süre, kanserli bölgenin büyüklüğü ile bağlantılı olarak değişebilir. Kapalı yapılan ameliyatlarda ise ameliyat süresi 10 ile 15 dakika arasında değişir.

Cilt Kanseri Saç Döker Mi?

Saç diplerinde görülen cilt kanseri türlerinde, saçların döküldüğü görülmüştür. Ayrıca tedavi için uygulanan kemoterapi sonrasında da saçlarda dökülme olur.

Cilt Kanseri Vücudun Hangi Bölgelerini Etkiler?

Cilt kanseri genellikle güneş gören yerlerde sıklıkla görülür. Yüz, boyun, kollar ve bacaklar ile birlikte sırt bölgesinde de meydana gelebilir. Cilt kanserine vücudun her bölgesinde rastlanabilir. Cilt kanserleri yayılma yaparak vücudumuzdaki organları etkileyebilir. Mide, bağırsak, akciğer gibi organların cilt kanserinden etkilenmesi mümkündür.

Cilt Kanseri Olan Kişinin Lazer Epilasyon Yapmasının Bir Sakıncası Var Mı?

Lazer epilasyon ışınlarının güneş ışınlarına benzer bir yapısı vardır ancak bugüne kadar lazer epilasyon nedeniyle hiçbir hastanın kanser olduğu bilgisine rastlanmamıştır. Epilasyon için kullanılan bu cihazların deriye bir zararı olmaz. Kullanılan ışının dozu ve kullanılan cihaz da bu etki üzerinde etkilidir. Lazer ışınları doğru ayarlandığında ve doğru cihaz ile uygulandığında cilde zarar vermez. Cilt kanseri olan birinin cildinde de ikinci bir hasara neden olmaz. Ancak hastalar yine de bu konuya temkinli yaklaşmaktadır. Cilt kanseri olan hastalarının lazer epilasyon yaptırmadan önce doktoruna danışması daha faydalı olacaktır.

Cilt Kanseri Cinsel Yolla Bulaşır Mı?

Kanser hastalıkları cinsel yolla bulaşmaz ancak cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kansere neden olabilirler. Cinsel yolla genel olarak enfeksiyonların bulaştığı görülmektedir. Cilt kanseri hastalığı da cinsel yolla bulaşmayan hastalıklar arasındadır.

Cilt Kanseri Olan Kişi Nasıl Beslenmeli?

Cilt kanseri olan bir kişi beslenme düzenine önem vermeli, sağlıklı beslenme programı yapmalı ve bol bol antioksidan almalıdır. Yeşil çay ve zerdeçal bitkilerinin cilt kanserini önleyici etkisi olduğu bilindiği için bu bitkilerin günlük kullanılmasına önem verilmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler ve sarımsak tüketimine ağırlık verilmelidir.

Cilt Kanserine Hangi Bölüm Bakar?

Cilt kanserine sebep olan faktörlerin birçoğu ve kanserin gelişim alanı cilttir. Cilt üzerindeki her türlü sorunla da dermatoloji uzmanları ilgilenmektedir. Cilt kanserinden şüphelenen hastalar hastanelerin dermatoloji polikliniğine başvurmalıdır. Gerekli tetkiklerin ardından cilt kanseri konusunda uzman olan dermatologlar tarafından, onkoloji uzmanlarının da desteğiyle cilt kanseri tedavisi gerçekleştirilecektir.

Cilt Kanseri Teşhisi Nasıl Konur?

Cilt kanserine dair emareler cilt üzerinde kolayca fark edilebilir. Tanı aşamasına başlangıç kişinin kendi vücudunu izlemesiyledir. Belirtilere dair bulgular aranır. Sonrasında ise doktora başvurulur ve fiziki muayene gerçekleştirilir. Teşhisi, kesin bir tanıya dönüştürmek için ise çeşitli tetkiklerden yararlanılır. Pigment durumunu ve cilt yüzeyini incelemek için dermatoskopiden yararlanılır. Şüpheli alanların en genişinden örnek alınarak biyopsi işlemi uygulanır ve cilt kanseri tanısı konur.

Cilt Kanseri Tehlikeli Mi?

Cilt kanserinde tedavi ve kesin iyileşme oranı oldukça yüksektir. İstatistiksel çalışmalar her yüz vakadan yalnızca bir tanesinde ölüm olduğunu göstermektedir ki bu kanser vakaları içerisinde en iyi oranlardan bir tanesidir. Tedavi edildiği takdirde oldukça konforlu ve uzun bir yaşam söz konusu iken tedavi edilmediği takdirde metastaz ihtimali dahi bulunan tehlikeli bir hastalıktır.