Tüp Mide (Küçültme) Ameliyatı

Ameliyat Özeti
Anestezi TürüGenel Anestezi
Ameliyat Süresi1 Saat - 3 Saat
Hastanede Kalma Süresi1 - 3 Gün
İşe Dönme Süresi7 - 20 Gün

Ameliyat ve tedavi süreçleri, kişiden kişiye farklılık arz edebilir. Ameliyat.com tedavi ve ameliyat özetlerinde, ortalama değer niteliği taşıyabilecek örnek tablolardan yararlanılmıştır.

Videolar

Tüp Mide (Küçültme) Ameliyatı
Tüp Mide (Küçültme) Ameliyatı

 

Tüp mide, İngilizce adıyla sleeve gastrectomy ameliyatı, obezite cerrahisi hakkında söylenmesi gereken ilk şey ise bunun cilt sarkması, vb. kozmetik, estetik amaçlı bir ameliyat ve cerrahi işlem olmadığıdır. Tüp mide ameliyatı temel olarak obez olarak nitelendirilen bireylerin fazla kilolardan kurtulmalarının kolay yolu değil obezite hastalığı tedavisidir. Bu ameliyatın seçenekler arasına girebilmesi için elde edilen veriler ile kilonun obezite sınırlarına dahil, belli bir aralıkta olması gerekmektedir. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide cerrahi operasyonu öncesinde öncelikle endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanına başvurmak büyük önem taşır. Metabolik değerler ve hormonal denge uygun değilse ilk öncelik tüp mide cerrahi operasyonu olmamalıdır. Öncelikle obeziteye metabolik olarak neden olan faktörlerin diyet, egzersiz, ilaç tedavi ve beslenme, yemek programları diyetisyen tarafından düzenlenmeli, elde edilen verilerin ışığında yok haritası çizilmelidir. Obezite nedeniyle hastalarda yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi riski durumlar görülmektedir. Bundan dolayı hastalar bunu göz ardı etmemeli ve hastanede tedavi ve işlem süresince gereken uyarıları dikkate almalıdır. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan ve aynı zamanda sleeve gastrektomi olarak da adlandırılan tüp mide ameliyatı randevu alarak hastane başvurusu yapan ve tedavi süreci başlatılan obez, fazla kilolu olarak nitelendiren hastalara obezite tedavisi amacıyla cerrahi bir kilo verdirme işlemidir. Bu cerrahi yani sleeve gastrectomy prosedürünün laparoskopik, kapalı şekilde bir kaç cm'lik kesi yardımıyla gerçekleştirilmesi ilk seçenektir. Sleeve gastrektomi cerrahi operasyonu sürecinde hastanın kontrol ve inceleme işlemi sonrası bir kaç cm'lik kesi şeklinde uygulanan laparoskopik cerrahi müdahaleye uygun olup olmaması belirlenir. Laparoskopik işlemin uygun olmadığı veya buna benzer engel durumlar da varsa hastaların tedavisi amacıyla cerrahi müdahale açık olarak da uygulanabilir. Kurumsal olarak kendini obezite cerrahisi alanında kanıtlamış hastaneler ve hastane hizmetleri bünyesinde gerçekleştirilen tüp mide ameliyatı küçük cerrahi aletlerin yer olarak yara bölgesi dediğimiz alandan yani üst karın bölgesine açılan çok sayıda küçük kesiden içeri yerleştirilmesiyle laparoskopik olarak gerçekleştirilir. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide ameliyatı sırasında, midenin yaklaşık yüzde 80'i yani fundus denilen yer cerrahi operasyon ile çıkarılır. Meydana gelen sleeve gastrektomi cerrahi operasyonu sonrasında geriye muz biçiminde, bir tüp şeklinde mide bırakılır. İşlemin ismi de buradan gelir. Tüp mide ameliyatının cilt sarkması, vb. nedenlerle yapılan kozmetik, estetik amaçlı bir ameliyat olmadığını belirtmek gerekir. Tüp mide ameliyatı sonrası midenin boyu ve hacmi küçültmek, metabolizma açısından tüketebileceğiniz beslenme çeşidini yani yeme içme miktarını sınırlar. Bu durumda hastanın protein ve vitamin takviyesi almasını sağlayacak bir beslenmeye ihtiyacı olacaktır. Bu beslenme programını endokrinoloji uzmanı da denetleyebilir. Sleeve gastrektomi operasyonu sonrası artık beslenmeye yönelik normalde tükettiğiniz ölçüde büyük porsiyonlar tüketemez hale gelirsiniz. Ek olarak, sleeve gastrektomi prosedürü bize yani hastalara yönelik kilo kaybına yardımcı olan hormonal değişiklikleri tetikler. Tüp mide ameliyatı ile midenizin iştahını artıracak hormonu üreten kısmı (fundus) çıkarılır. Bu hormonal değişiklikler aynı zamanda obezite hastalığı ve fazla kilo nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalarda fazla kilolu olmak ve kardiyoloji alanına giren yüksek tansiyon veya kalp hastalığı gibi oluşan sorunları hafifletmeye yardımcı olur. Obezite hastalığı sonucunda obez olarak nitelendirilmenize neden olan fazla kilo problemi yine obezite cerrahisi ana yöntemlerinden olan tüp mide ameliyatı ile birlikte ortadan kalkar. Birçok hastalık ile tıbbi durumda metabolik olarak iyileşmeyi tüp mide tetikler. Bu sayede aşırı kilolarınızı verme çabanıza da destek sağlamış olur. Hayati tehlike oluşturan ve obezite ile bağlantılı tıbbi durumların riski ciddi anlamda azalmış olur. Hastanın randevu alınarak başvurduğu hastanesi tarafından gerçekleştirilen tüp mide cerrahi operasyonu ile hasta, kurumsal olarak obezite tedavisi alanında kendisini kanıtlamış hastanenin sunduğu hizmetleri aracılığıyla hayatına daha iyi ve yaşam kalite ve verimliliği açısından daha etkin bir şekilde bir sorun yaşamadan devam etme şansına kavuşur. Obezite hastalığının tedavisine yönelik yapılan tüp mide ameliyatının kurumsal olarak kendini obezite cerrahisi alanında kanıtlamış hastanelerde yapılmasında fayda vardır. Hastane tarafından merkezi olarak hasta beklentileri ve fayda ele alınarak sunulan hizmet sonrası obez olarak nitelendirilen hastalar fazla kiloya elveda deme imkanına kavuşur. Fazla kilo nedeniyle ortaya çıkabilen reflü, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obstrüktif uyku apnesi, tip 2 diyabet, inme, kısırlık gibi birçok ciddi sorun kilo kaybettikçe kontrol altına alınabilir hale gelir. Tüp mide ameliyatı sonrası metabolik olarak hastanın beslenme ve yemek programlarının diyetisyen tarafından ya da endokrinoloji uzmanı tarafından düzenlenmesinde fayda vardır. Metabolizma hızı ve hacmi azalmış olan midenin beslenmeye yönelik zorlanmaması açısından metabolik olarak endokrinoloji ve diyetisyen tarafından denetlenmesi ve bu uzmanların önerileri son derece önemlidir. Hizmet aldığımız hekimin süreçte bize sunduğu kalite önemlidir. Hastalar bünyesinde meydana gelen herhangi bir sorun oldu mu hekim tarafından gerekli önlemler alınacaktır. Birlikte izlenecek yol, kullanılacak madde, soruna neden olan faktör olsun uygulanabilir ve bilinen ana yöntemler hakkında daha uzun ve gerekli genel ve ek bilgi hastaya verecektir. Obeziteye karşı sizi tamamen aydınlatmak için en az cerrahi operasyon süreci kadar tedavi ve detaylarının da daha iyi ve uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması ve hastanın temel bilgilendirmesi son derece önemli olup bu noktaya uzmanlar tarafından da dikkat edilir. Hekimlerin süreç açısından geri bilgi vermedeki tek amacı halen iyileşme sürecinde olan hastaya tavsiye vermek içindir. Bu da ona yani hastaya geri kalan hayatında tekrar yeni bir sayfa açmasına olanak sağlar. Hasta süreç açısından danışılması gerektiğinde birinci yol olarak doktoru görmelidir. Böyle bir durumda hasta kontrolü yapan doktoruna e-posta ya da telefon aracılığıyla ulaşmalıdır. Bizim yani hastaların bu süreçte kontrole dikkat etmesi ve bunu hissi bakımdan davranış olarak geliştirmesi gerekmektedir. Tüp mide ameliyatı sonrasında aynı şikayetler tekrar içerisinde olsa da doktor iletişimi çekinmeden gerçekleştirilmeli ve önemsenmelidir. Öyle ki onun izin verdiklerinin ve metabolik düzenlemelere yönelik olarak diyet, beslenme gibi verilen tavsiyelerin dışına hasta tarafından çıkılmaması gerekmektedir. Sleeve gastrektomi obezite teşhisi konulduğunda sunulan ilk seçenek değildir. Denenmesi gereken ilk yöntem ise bilinen en sağlıklı ve risksiz olandır. Obezite hastalığı nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastaların metabolik olarak öncelikle endokrinoloji uzmanı ya da diyetisyen kontrolünde diyet ile egzersiz yaparak kilo vermelerine çalışılır. Bu süreçte ise bize yani hastalar bünyesinde psikolojik destek büyük önem taşır. Bu bilinen ana yöntemden sonuç alınamazsa sleeve gastrektomi gündeme gelir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Mehmet Toprak, Op. Dr. Necat Kaplan

Tüp Mide Ameliyatı Hakkında

Vücut kitle indeksi ameliyata uygun aralıkta bulunan, diğer bilinen ana yöntemleri denemiş ve halen sonuç alamamış obezite hastaları için cerrahi operasyon olarak sleeve gastrektomi bir seçenektir. Sleeve gastrektomi obezite hastalığı nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalarda uzun süreli kilo kaybı sağlayabilir. Kaybettiğiniz ağırlık miktarı tüketilen gıda, kullanılan madde, tüketim oran ile çeşidi kapsayan yaşam tarzı alışkanlığınızdaki değişim durumunda geçerlidir. İki yıl içerisinde aşırı kilonuzun yaklaşık yüzde 60-70'lik kısmını ya da daha fazlasını tüp mide operasyonu sonrası kaybetmek mümkündür. Öte yandan tekrar belirtmek gerekirse obezite tedavisinde cilt sarkması, vb. kozmetik ile estetik işlemler tüp mide ameliyatının ana amacı değildir. Sleeve gastrektomi fazla kilo nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalarda aşırı kilolu olmakla ilgili sağlık sorunlarını kilo kaybı sağladığından dolayı iyileştirebilir oluyor. Tüp midenin fayda sağladığı başlıca sorunlar kardiyoloji alanına giren ve kardiyoloji problemlerinin başında olan kalp hastalığı, yüksek tansiyon hastalığının yanı sıra yüksek kolesterol, uyku apnesi, tip 2 şeker hastalığı, kısırlık, hormon ya da hormonu bozukluk gibi sorunlar ise çözülebilir problemlerin arasında geliyor. Bu sorunlarla birlikte tüp mide ameliyatı sonrası inme riski de azalmış olur. Laparoskopik yöntem aracılığıyla bir kaç cm'lik kesi olarak gerçekleştirilen sleeve gastrektomi ayrıca rutin gün boyu aktiviteler yapma yeteneğinizi geliştirebilir ve yaşam kalitenizi arttırmanıza yardımcı olabilir. Büyük klinik denemeler ile çalışmalar sleeve gastrektomi operasyonunun, obezite ile ilgili sağlık sorunlarının çözülmesine veya iyileştirilmesine yardımcı olduğunu kanıtlamıştır. Çalışmaların çoğu, tip 2 şeker hastalarının %60-80'inin tüp mide ameliyatı sonrası hastalık remisyonu veya iyileşme sağlayabileceğini göstermiştir. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan sleeve gastrektomi doğal olarak testosteron hormonu seviyesinin yükselmesine neden olabilir. Karaciğer yağlanması hastalığı cerrahi işlem sonrası kontrol altına alınabilir. Kanser riski azalır. Yine cerrahi işlem sonrası migren, astım, depresyon ile diğer psikososyal sorunlar, idrar kaçırma, gut gibi hastalıkların biri ya da çoğunda iyileşme gözlenebilir.

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide ameliyatı midenin %75-80'inin kitle olarak çıkarıldığı bir prosedürdür. Günümüzde dünya çapında en sık gerçekleştirilen obezite cerrahisi işlemlerinden biridir ve yaşamda köklü değişiklikler getirir. Genel olarak yaşam kalitesini artırır. Mideden yapılan ameliyattan sonraki bir yıl içinde obezite hastalığı fazla kilo nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalarda aşırı fazla kilonun yaklaşık %60-70’nin verilmesi sağlanır. Tüp mide operasyonu sonrası tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, yağlı karaciğer hastalığı, eklem ağrısı ile hiperlipidemi gibi obeziteye bağlı sağlık sorunlarının kontrol altına alınması veya iyileştirilmesi sağlanır. Genel yemek yeme arzusu ile açlık hissinde ve beslenme oranında cerrahi işlem sonrası son derece bir azalma oluşur. Bu süreçte protein açısından zengin ve beslenme konusunda seçici olmak faydalıdır. Genel olarak laparoskopik olarak gerçekleştirilen tüp mide cerrahi operasyonu ilk ortaya çıktığında “Gastrik Sleeve biliopankreatik diversiyon duodenal switch” adlı operasyonun kısıtlayıcı bir parçasıydı. Bu cerrahi işlem merkezi olarak iki aşamalıydı. Fakat yıllar içinde mide küçültmenin tek başına yeterli olduğu anlaşıldı. Obezite hastalığı nedeniyle fazla kilo problemi yaşayan ve obez olarak nitelendirilen bazı hastalar mide küçültme operasyonundan sonra yeterince kilo verdi ve planlanan ikinci aşama duodenal switch operasyonuna geçmeye gerek kalmadı. Bu bulgular cerrahların obezite cerrahisi yöntemlerinden olan sleeve gastrektomi operasyonunu bağımsız bir ameliyat olarak görmelerini sağladı. İlk kapalı tüp mide ameliyatı 2000 yılında yapıldı. Geçtiğimiz yirmi yılda elde edilen verilerin ışığında mide küçültme operasyonlarının sayısının neredeyse her yıl artmaya devam ettiğini söyleyebiliriz. Günümüzde dünyada gerçekleştirilen tüm bariatrik ameliyatların yarısından daha fazla oranında ise mide küçültme yani sleeve gastrektomi tarzında ameliyat yapıldığını söyleyebiliriz.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Mideden yapılacak ameliyatınızın özellikleri kişisel durumunuza, kurumsal olarak obezite cerrahisi alanında kendisini kanıtlamış hastane başarısına bağlıdır. Yine aynı şekilde hastane tarafından sunulan hizmetleri kullanılıp randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen hekim ve ameliyat grubu uygulamalarının önemi büyüktür. Yine aynı şekilde ameliyat grubunun sunduğu kalite de bu süreçte çok önemlidir. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan bazı tüp mide ameliyatları cerrahi işlemin uygulandığı yer olarak karın bölgesinde geleneksel büyük ve açık kesilerle gerçekleştirilir. Ameliyat yara bölgesi olarak adlandırdığımız alanda yapılır. Fakat mideden yapılacak bu ameliyat tipik olarak laparoskopik yani kapalı olarak gerçekleştirilir. Bu bilinen laparoskopik yöntem ise yer olarak yara bölgesi dediğimiz alanda küçük karın içi aletlerin üst karın bölgesindeki çok sayıda küçük kesiden nakli gerçekleştirilerek geçirilmesini içerir. Cerrah daha sonra mideyi stapler yardımıyla dikey olarak zımbalayarak ve midenin daha büyük yer olan kavisli kısmına müdahalede bulunur. Fundus denilen bu yer çıkararak dar bir kılıf oluşturur. Cerrahi işlem genellikle bir saat - iki saat gibi bir süre boyunca sürer. Gerekli birimler, hekim ve ameliyat grubu tarafından yapılan sleeve gastrektomi işleminden sonra, sağlık personelinin herhangi bir komplikasyon yaşanma ihtimali için sizi merkezi olarak izlediği bir kurtarma odasında uyanırsınız. İzleme tamamlandıktan sonraki süreçte normal odaya geçebilirsiniz. Kalite anlayışı çerçevesinde hizmet aldığımız hekim bize yani hastalar bünyesinde meydana gelen ya da gelebilecek herhangi bir sorun oldu mu, birlikte izlenecek yol, kullanılacak madde, uygulanabilir yöntemler hakkında daha uzun ve gerekli genel bilgiyi verecektir. Beklenmeyen durumlar ya da süreç açısından ek bilgi de yine tarafımıza iletilecektir. Doktorlar tarafından obeziteye karşı sizi tamamen aydınlatmak en az operasyon süreci kadar sunulan tedavi sürecinin, temel bilgilendirmenin iyi ve uzun bir sunumla anlatılması son derece önemli bir konudur. Hasta süreçte kendisinde yaşadığı durumları doktora geri bilgi vermelidir. Bu nedenle bizim yani hastaların en ufak bir gelişmede bile hissi olarak doktora ulaşma davranışını geliştirmesi gerekmektedir. Hekimlerin geri bilgi vermedeki tek amacı halen iyileşme sürecinde olan hastaya tavsiye vermek içindir. Bu da ona yani hastaya geri kalan hayatında yeni bir sayfa açmasına olanak gösterir. Bizim yani hastaların bu süreçte kontrole dikkat etmesi ve hissi bakımdan gerektiğinde birinci yol olarak e-posta ya da telefon aracılığıyla olsun kontrolü yapan hekimine ulaşmayı davranış olarak geliştirmesi gerekmektedir. Öyle ki onun izin verdiklerinin ve verilen tavsiyelerin (metabolik olarak diyet, beslenme gibi) dışına çıkmaması gerekmektedir. Obezite ve fazla kiloya yönelik yapılan operasyon sonrası yine hastanın takip edilmesi gerekmektedir. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide işleminin kozmetik, estetik kaygılarla yapılan (cilt sarkması, vb.) amaçlı bir ameliyat olmadığını belirtmek gerekmektedir.

Kapalı (Laparoskopik) Ameliyat

Kapalı cerrahi diğer adıyla laparoskopik yöntem bu tip ameliyatlarda ilk seçenektir. Sleeve gastrektomi ameliyat yöntemi yaklaşık bir saat boyunca sürer ancak bu süre değişebilir. Bu bilinen yöntemde adımlar şöyle sıralanabilir:

  1. Laparoskopik yöntemle küçük ameliyat aletlerinin yerleştirilmesi için yer olarak karın duvarında küçük kesiler açılır. Bu kesi yer noktalarından, yara bölgesi dediğimiz alandan birinden laparoskop adı verilen bir cihaz yerleştirir. Bu cihaz monitöre resim gönderen minik kameralı bir enstrümandır.
  2. Midenin muayenesi yapılır ve midenin lateral tarafındaki damar kısımları bölünür.
  3. Cerrah daha sonra diğer tıbbi aletleri ek kesiklerden yara bölgesi dediğimiz alandan geçirir.
  4. Bir Bougie tüpü mideye uygun yer ve alana yerleştirilir ve yeni mideye büyüklük kazandırır.
  5. Zımbalayıcı (stapler) yardımıyla, cerrahi olarak mideyi (fundus denilen yer) iki parçaya bölmek için kullanılır. Zımbanın sürekli ateşlenmesi mideyi oluşturan yer bölümlerden fundus denilen alanı cerrahi olarak bölmek için kullanılır. Fundus denilen yer kesildiğinden mide işlem sonucunda tamamen iki bölüme ayrılmıştır.
  6. Fundus denilen yer alındıktan sonra yeni muz şeklindeki hacmi azalmış olan mide, orijinal mide hacmi bakımından yaklaşık % 20-25'ine sahiptir. Laparoskopik olarak yapılan bu işlem nedeniyle sizin yaklaşık 2 veya 3 gün hastanede kalmanız gerekebilir. Hacmi azalmış olan mide sayesinde insanlar gerekli birimler, hekim ve grubu tarafından yapılan sleeve gastrektomi isimli ameliyattan sonra bunun etkisini birkaç haftada ya da bir ayda görür. Metabolizma açısından açlık hormonu salgılanmasının azalması gibi hormonu değişiklikler insanların daha az aç hissetmelerini sağlar. Sleeve gastrektomi adındaki cerrahi müdahale sonrası yiyeceklerin mideyi ve bağırsakları kısacası daha hızlı geçmesine olanak verecek şekilde bile artmış mide motor becerisi vardır. Gastroenteroloji alanına giren bu sindirim sistemi sürecinin hızlanması da kilo verme hızına etkisi önemlidir. Hekim hastalar bünyesinde yaşanabilecek bir sorun varsa durumuyla ilgili daha uzun ve gerekli genel, ek bilgi verecektir. Hastalara en az operasyon süreci kadar tedavi ve detaylarının da uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması son derece önemli olup bu noktaya uzmanlar tarafından dikkat edilir. Hekimlerin süreçle ilgili geri bilgi vermedeki tek amacı halen iyileşme sürecinde olan hastaya yol göstermektir. Bu da ona yani hastaya geri kalan hayatında yeni bir sayfa açmasına olanak sağlar ve yol gösterir. Bizim yani hastaların bu süreçte kontrole dikkat etmesi ve hissi davranış bakımından gerektiğinde birinci yol olarak doktoruna ulaşmayı alışkanlık haline getirmesi gerekmektedir. Bu amaçla e-posta ya da telefon aracılığıyla olsun kontrolü yapan hekimine tekrar eden sorunları hakkında ulaşması gerekir. Öyle ki bu nedenle onun izin verdiklerinin dışına çıkmaması gerekir. Obezite ve fazla kilo ya da kiloya yönelik yapılan işlem sonunda yine hastanın doktor tarafından sıklıkla takip edilmesi gerekir.

    Açık Ameliyat

    Mideden yapılacak açık ameliyat hastanın, prosedürün durumuna veya hastanesi aracılığıyla randevu alarak alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorun bilinen eğitimine göre tercih edilebilir. Bu işlemde yer olarak karın bölgesinde birçok küçük kesi açmak yerine tek bir büyük kesi açılır. İşlemde diğerindeki gibi kamera içeren cihazlar kullanılmaz. Mide diğeriyle aynı şekilde kesilir ve küçültülür. Açık operasyondan sonraki süreçte ise hastanede kalma süresi daha uzundur. Buna neden olarak bölgedeki kesinin daha büyük olması ve travma büyüklüğü gösterilebilir. Bu da iyileşme süresinin uzaması ile komplikasyon riskleri açısından artışa neden olur. Yer olarak operasyon bölgesinde ise kesinin büyüklüğü nedeniyle daha belirgin bir yara izi bırakır. Bu süreçte hastalar bünyesinde yaşanabilecek bir sorun durumuyla ilgili daha uzun ve gerekli genel, ek bilgi hekim tarafından verecektir. Hastalara en az operasyon süreci kadar tedavi detaylarının da uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması gereklidir. Bu durum son derece önemli olup bu noktaya uzmanlar tarafından dikkat edilir. Bu süreçte hastaların kontrole dikkat etmesi ve hissi bakımdan gerektiğinde birinci yol olarak doktoruna ulaşmayı alışkanlık haline getirmesi gerekmektedir. E-posta ya da telefon aracılığıyla kontrolü yapan hekimine hastanın çekinmeden ulaşması gerekir. Operasyonun başarıya ulaşması açısından onun izin verdiklerinin dışına hastanın çıkmaması gerekir. Obezite ve fazla kilo ya da kiloya yönelik uygulanan işlem sonunda yine hastanın uzman tarafından yakın takip edilmesi gerekir. Tüp mide ameliyatının cilt sarkması, vb. nedenlerle yapılan kozmetik, estetik amaçlı bir ameliyat olmadığını tekrar belirtmek gerekmektedir.

    Ameliyat Süresi

    Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan sleeve gastrektomi operasyonları genel olarak 60 dakika boyunca sürer. Ancak genel bir aralık belirtmek gerekirse tüp mide işleminin yaklaşık 40-70 dakika arası sürdüğü de söylenebilir. Bazı durumlarda operasyonun daha uzun sürmesi de mümkündür. Bu her zaman bizim açımızdan kötü bir duruma işaret değildir. Tüp mide işleminde ayrıca hazırlıktan hastanın normal odaya geçişi arasındaki süre genellikle daha uzundur. Operasyon süreciyle ilgili hastalar bünyesinde olası olarak yaşanabilecek bir sorun durumuyla ilgi doktorunuz size gerekli ve daha etkili bilgi verecektir. Bu bilgi aktarımı uzun ve genel bilgiler içerebilir. Hastalara en az fazla kiloya yönelik gerçekleştirilen işlem süreci kadar tedavi detaylarının da uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması son derece önemli olup uzmanlar tarafından hastaları rahatlatmak için bu noktaya dikkat edilir. Obezite ve fazla kilo tedavisine yönelik uygulanan operasyon sonrası yine hastanın uzmanlar tarafından yakın takip edilmesi gerekir.

    Ameliyat Ekibi

    İşlemin öncesinde, planlama aşamasında endokrinoloji uzmanı, cerrahlar, metabolik olarak diyetisyen yemek, protein takviyesi ve detaylı beslenme programları ile psikologlardan oluşan bir uzman ekip grubu tarafından mideden yapılan ameliyattan daha fazla yararlanabilecek teknik, adaylar ile birimler belirlenmeye çalışılır. Operasyondan önce ve sonra uzmanlar yoğun bir şekilde çalışarak uzun süreli bir sonuç elde etmek için uğraşır. Bu tarz teknik etki gerektiren operasyonlarda genellikle hastalar sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirleri tercih etmektedir. Ancak sizin için Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerin yanında diğer hastaneler ve hizmetleri bünyesinde bile en az bu oranda donanımlı doktorlar bulunmaktadır. Bu doktorların bulunduğu hastaneler de kurumsal hizmetler konusunda kendisini kanıtlamış olabilmektedir. Mide üzerinde belirli bir kitle alma şeklinde yapılacak obezite cerrahisinde alanında kendisini kanıtlamış kurumsal bir hastaneden ve bir psikiyatri uzmanından destek almakta fayda vardır.

    Başarı Oranı

    Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide ameliyatı hasta buna tıbbi olarak uygun olduğunda ve işlem deneyimli bir hekim tarafından gerçekleştirildiğinde genel olarak başarılıdır. Burada bir diğer önemli husus hastanın işlem öncesi ve sonrasında gerekli önlemleri almak ve uygulamasıdır. Tüp mide ameliyatı başarı oranı yaklaşık %80-90’dır. Minimal girişimsel ameliyatlar geliştikçe bu oran daha da yükselmektedir. Daha önce de bahsettiğimiz gibi hastalar bünyesinde yaşanabilecek bir sorun durumuyla ilgili gerekli önlem hekim tarafından alınacaktır. Konuyla ilgili daha uzun ve gerekli bilgi doktor tarafından verilecektir. Genel prosedürlerin yanı sıra konuyla ilgili ek bilgi hastaya verecektir. Hastalara en az işlem süreci kadar tedavi ve detaylarının da uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması son derece önemli olup bu noktaya uzmanlar tarafından dikkat edilir. Bu nedenle obezite ve fazla kilo ya da kiloya yönelik uygulanan operasyon sonrası yine hastanın bir uzman gözetiminde takip edilmesi gerekir. Hastanın tedavi ve işlem sonunda tam ne kadar miktar kilo verdiği, ek olarak mide bölgesi ve midenin ne kadar iyileştiği ve bu durum ne sürede oldu ya da olduğu (haftada, ayda) gibi takipler, bundan sonra izlenecek yol nasıl oluyor, vb. konuların izlenmesi ve hastanın aydınlatılması son derece önemlidir. Hasta süreçten kişisel gelir bakımından ne kazandığını bu ölçeklere göre belirlemektedir. Bu nedenle kişinin hastanesi ve cerrah kontrolünde bunlar incelenir ve hastalara burada süreçle ilgili gerekli geri bilgi verilir. Bu tarz teknik etki gerektiren operasyonlarda genellikle hastalar sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirleri tercih etmektedir ancak sizin için diğer hastane ve kurumsal hizmetleri bünyesinde en az bu oranda donanımlı doktorlar vardır. Bu bile tüp mide ameliyatının ne kadar yaygın olduğunun göstergesidir. Mide üzerinde kitle alma şeklinde yapılacak obezite cerrahisinde kurumsal olarak alanında kendini kanıtlamış bir hastaneden ya da bir psikiyatri uzmanından destek almakta fayda vardır.

    Tüp Mide Ameliyatı Şartları Nelerdir?

    Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide ameliyatı herkese uygulanamaz. Cerrahi işlemin başarılı olabilmesi ve hastanın sağlığına iyi yönde etki edebilmesi için bazı şartların sağlanması gerekir. Aşağıdaki şartlara uyan hastalar tüp mide işlemi geçirebilir. · Obezite hastalığı ve fazla kilo nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalarda kilo verme için ameliyat yani skeeve gastrectomy dışındaki önerilen yöntemleri, metabolik olarak diyet, egzersiz, yemek, vb. uygulamış ancak sonuç alamamış olmak · Vücut kitle indeksinin 40 veya daha yüksek olmaması; yüksekse cerrahi müdahale için uygun bir indekse ulaşana kadar metabolik olarak diyet ve uygun yemek programı ile egzersiz yapmak · Ameliyata yani skeeve gastrectomy uygun olabilmek için vücut kitle indeksinin 35-39,9 arasında olması gerekir. · Tanısı konulmuş obezitenin tip 2 diyabet, yüksek tansiyon veya şiddetli uyku apnesi gibi ciddi sorunlara yol açma ihtimali olması · Bazı durumlarda, obezite hastalığı ve fazla kilo nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalarda vücut kitle indeksi 30 ila 34 ise ve ciddi kilo ile ilgili sağlık problemleriniz varsa, belirli kilo verme ameliyatlarına hak kazanabilirsiniz. Daha sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürebilmek için kalıcı değişiklikler yapmaya istekli olmalısınız. Yaşam tarzınız ve beslenme, yeme içme, protein takviyesi, davranışınız ile tıbbi durumlarınızı izlemeyi içeren uzun vadeli takip planlarına katılmanız gerekebilir. Hatta bu süreçte bir psikiyatri uzmanından destek almakta fayda vardır.

    Tüp Mide Ameliyatı Öncesi

    Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide, skeeve gastrectomy ameliyatından önceki süreçte vücut kitle indeksinin uygun aralıkta oldu mu ya da olmadı mı sorusuna cevap verilmesi gerekir. Ardından genel sağlık durumunun ameliyat için uygunluğu çeşitli testlerle değerlendirilir. Karar verildikten sonra sağlık ekibiniz size cerrahi müdahale için nasıl hazırlanacağınız konusunda daha fazla önerge ile talimatlar verir. Gerekli birimler, hekim ve grubu tarafından uygulanan ameliyattan önce çeşitli laboratuvar hizmetleri kullanılarak testleri yaptırmanız gerekebilir. Ameliyat tarihinden belli bir süre önce kan incelten ilaçları bırakmanız gerekir. Ancak bu hastanın hastanesi aracılığıyla randevu alarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen hekim kontrolünde yapılır. İşlemin yapılacağı gün ameliyathaneye gitmeden önce hastaya bir giysi verilir. Bunun dışındaki tüm giysiler çıkarılır. Hastaya hem hastanesi aracılığıyla randevu alarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorlar hem de hemşireler tarafından birkaç soru sorulur. Ameliyathanede, cerrahi müdahale başlamadan önce size anestezi ve reanimasyon uzmanı tarafından genel anestezi nakli yapılır. Reanimasyon uzmanının anestezi nakli mideden yapılacak ameliyat sırasında sizi uykuda tutan bir sistemdir. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide yani sleeve gastrektomi ameliyatı hastanede yapılır. Ana iyileşmenize bağlı olarak hastanede kalmanız bir veya iki gece boyunca sürebilir. Bu tarz teknik etki gerektiren operasyonlarda genellikle hastalar sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirleri tercih etmektedir. Ancak sizin için diğer hastane ve hizmetleri bünyesinde bile en az bu oranda donanımlı doktorlar bulunmaktadır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi obezite cerrahisi işleminde mide üzerinde kitle alma şeklinde yapılacak ameliyat sürecinde alanında kendisini kanıtlamış kurumsal hizmet sunan hastanelerden ya da bir psikiyatri uzmanından destek almakta fayda vardır.

    Testler, Tetkikler

    Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide operasyonuna (sleeve gastrectomy) karar verildikten sonra hastane ve kurumsal hizmetleri kullanılıp randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen hekim tarafından hemen bir dizi test istenir. Laboratuvar hizmetleri ortamında incelenecek olan bu testlerin bazıları her hastaya aynı şekilde uygulanır. Diğerleri ise hastanın durumuna göre belirlenir. Laboratuvar hizmetleri ortamında incelecek olan bu testler cerrahi müdahale öncesinde rutin olarak yapılır ve sağlıklı verilerin toplanması sağlanmış olur. Laboratuvar hizmetleri ortamında incelenecek olan bu testler sonrası hemen elde edilecek olan verilerin sonuçları operasyonun planlanması ile güvenli hale getirilmesine neden olur.

    Kan Tahlili

    Damar yolu ile alınan kan testleri neden olarak randevu alınarak sürece dahil olan ve tedaviyi merkezi olarak denetleyen doktorların belirli hastalıkları ile koşulları kontrol etmesinde ona yardımcı olur. Bu sonuçlar ise laboratuvar hizmetleri ortamında olan inceleme sonrası elde edilen verilerin meydana çıkması sonucunda belli olur. Ayrıca bu testler organlarınızın işlevini kontrol etmeye yardımcı olan ve tedavilerin ne kadar iyi çalıştığını gösteren verilerin meydana çıkmasını sağlar. Damar yolu ile alınan testleri örnek kan üzerinden yapılan tüm testleri kapsayan bir terimdir. Kan üzerinden birçok farklı test yapılabilir. Neredeyse her cerrahi müdahale öncesinde hastalarda uygulanır. Genel olarak damar yolu ile alınan kan testleri ile ulaşılabilecek birçok bilgi ve verilerin hemen ortaya çıkma durumu vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir: · Böbrek, karaciğer, tiroid ile kalp gibi organların ne kadar iyi çalıştığını değerlendirmek · Kanser, HIV / AIDS, diyabet, anemi ile kardiyoloji alanına giren koroner kalp hastalığı gibi hastalıkları ve durumları hemen teşhis etmek · Kardiyoloji alanına giren kalp hastalığı için risk faktörleri olup olmadığını hemen öğrenmek · Aldığınız ilaçların işe yarayıp yaramadığını hemen kontrol etmek · Kanınızın pıhtılaşma durumunu değerlendirmek Damar yolu ile alınan kan testleri hastaneler ve kurumsal hizmetleri açısından çok yaygın olan işlemlerdir. Rutin olan kontrolleriniz varsa, randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorunuz neden olarak vücudunuzun nasıl çalıştığını görmek için hemen kan testleri önerebilir. Damar yolu ile alınan pek çok kan testi hastaneler ve hastalar açısından özel bir hazırlık gerektirmez. Bazıları için, testten önce sağlıklı verilerin elde edilmesi için 8 saat ile 12 saat boyu herhangi bir yiyecek yememeniz gerekebilir. Doktorunuz testlerine nasıl hazırlanacağınızı size bildirecektir. Hastaneler laboratuvar hizmetleri açısından testi uygulanması halinde vücudunuzdan az miktarda kan örneği alır. Genellikle kolunuzdaki bir damar noktasından bir iğne kullanılarak çekilir. Prosedür genellikle hemen gelişen hızlı ve kolay bir şekildedir, ancak kısa süreli rahatsızlık ise meydana gelebilir. Çoğu insan kanın alınması halinde ciddi tepkiler verme durumu olmaz. Laboratuvar çalışanları ise kanı alır ve verilerin toplanması için hemen analiz eder. Neden olarak kan hücrelerini saymak için tam kan kullanırlar veya hücrelerini onları içeren sıvıdan ise ayırırlar. Bu sıvıya ise plazma veya serum denir. Sıvı, kandaki farklı maddeleri ölçmek için kullanılır. Verilerin (sonuçlar) ise tedavilerin veya yaşam tarzı değişikliklerinin en iyi sonucu verebilecekleri erken dönemlerde sağlık sorunlarının saptanmasına yardımcı olan bilgi sunabilir. Randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorlar, sadece kan testleri ile birçok hastalığı ve tıbbi problemi teşhis edemez. Doktorunuz tanıyı doğrulamak için diğer faktörleri göz önüne alabilir. Bu faktörler ise belirtileriniz ile semptomlarınızı, tıbbi geçmişinizi, yaşamsal belirtilerinizi kan basıncı, nefes alma, nabız ve sıcaklık ile diğer test ve prosedürlerden elde edilen sonuçları içerebilir.

    Akciğer Röntgeni

    Göğüs röntgeni kalbin, akciğerlerin ,damar yapısının, hava yollarının, göğsün ve omurganın kemiklerinin görüntülerini üretir. Göğüs röntgenleri ayrıca ciğerlerinizdeki veya etrafındaki sıvıları veya ciğerleri çevreleyen havayı gösterebilir. Göğüs röntgeni göğsünüzdeki organların siyah beyaz bir görüntüsünü oluşturur. Radyasyonu bloke eden yapılar beyaz görünür ve radyasyonu geçmesine izin veren yapılar siyah görünür. Göğüs röntgeni bölgedeki bir hastalığı teşhis etmenin burun, ağız, nefes darlığı, vb. yaygın bir yoludur. Ancak, belirli bir tedavinin işe yarayıp yaramadığını anlamak için de kullanılabilir. Bazı insanlar bir sağlık sorununun iyileşip iyileşmediğini izlemek için zaman için de bir dizi göğüs röntgeni çektirir. Göğüs röntgeni akciğer çevresindeki boşlukta kanseri, enfeksiyonu veya havayı burun, ağız, nefes darlığı vb. gösterebilir. Ayrıca, amfizem veya kistik fibroz gibi kronik akciğer durumlarının yanı sıra bu durumlarla ilgili komplikasyonları burun, ağız, nefes darlığı, vb. de gösterebilirler. Ayrıca bu da kalp problemlerinden kaynaklanan akciğer sorunları burun, ağız, nefes darlığı, vb. hakkında ek bilgi verme imkanı oluyor. Örneğin, akciğerlerinizdeki sıvı, akciğer ödemi, kalp yetmezliğinin bir sonucu olur ya da olabilir.

    Batın Ultrasonu

    Abdominal (batın-karın) ultrason bir tür görüntüleme safra kesesi, karaciğer, vb. testidir. Karaciğer, safra kesesi, dalak, pankreas ile böbrekler de dahil olmak üzere karın içindeki organlara bakmak için kullanılır. Bazı damar yapıları da ultrason ile incelenebilir. Ultrason vücut yapılarını yansıtan yüksek frekanslı ses dalgaları gönderir. Bir bilgisayar bu dalgaları alır ve resim oluşturmak için kullanır. Röntgen veya BT taramalarından farklı olarak, bu test hastayı radyasyona maruz bırakmaz. İşlem hasta yatar pozisyondayken safra kesesi, karaciğer, vb. bölgeleri görüntülemek için yapılır. Cilde karın üzerinden berrak, su bazlı iletken bir jel uygulanır. Bu ses dalgalarının iletimi ile safra kesesi, karaciğer, vb. bölgeleri görüntülemek için yardımcı olur. Transdüser adı verilen bir el probu, karın üzerinden safra kesesi, karaciğer, vb. bölgeleri görüntülemek için hareket ettirilir. Konumunu değiştirmeniz gerekebilir, böylece farklı alanlara safra kesesi, karaciğer, vb. bakılabilir. Muayene sırasında nefesinizi kısa süre boyunca tutmanız da gerekebilir. Test çoğu zaman 30 dakikadan az sürer.

    EKG- Elektrokardiyografi

    Elektrokardiyogram, kalp atışının elektriksel aktivitesini ölçen bir tetkiktir. Her atışta elektriksel bir dürtü dalga kalbin içinden geçer. Bu dalga kasın sıkışmasına ve kalpten kan pompalamasına neden olur. EKG'de normal bir atışı, üst ile alt odaların zamanlamasını gösterilir. EKG'deki zaman aralıklarını ölçerek, bir hekim elektrik dalgasının kalbin içinden ne süre geçtiğini belirleyebilir. Bir dalganın yer olarak kalbin bir bölgesinden diğerine ne sürede gittiğini bulmak, elektriksel aktivitenin normal mi yoksa yavaş mı, hızlı mı, yoksa düzensiz mi olduğunu gösterir. İkincisi kalp kası içinden geçen elektriksel aktivite miktarını ölçerek randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen hekim, kalbin parçalarının çok daha fazla çalışıp çalışmadığını öğrenebilir. Test acısızdır, vücuda yapıştırılan birkaç yapıştırma ile çalışır.

    İlaçlar ve Takviyeler

    Cerrahi işlemden önce randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorunuza aldığınız tüm ilaçların, vitaminlerin, mineraller ile bitkisel veya metabolik olarak diyet (yemek programları) takviyelerinin bir listesini vermek riski düşürücü önemde oluyor. Yeme-içme ile hangi ilaçları alabileceğiniz konusunda kısıtlamalar olur ya da olabilir. İnceltici ilaçlar kullanıyorsanız, cerrahi işlemden önce randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorunuzla konuşun. Bu ilaçlar pıhtılaşma ile kanamayı etkilediğinden, kan inceltici ilaç rutininizin değiştirilmesi gerekebilir. Diyabet hastasıysanız, insülin veya diğer diyabet ilaçlarınızı gerekli birimler, doktor ve grubu tarafından yapılan sleeve gastrectomy ameliyatından sonra alma ya da ayarlama konusunda özel talimatlar için yine randevu alınarak sürece dahil edilen ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorla görüşün.

    Hastanın Yapacağı Hazırlıklar

    Cerrahi işlemden bir süre önce fiziksel aktivite programı başlatmanız istenir. Cerrahi işlemden 12 hafta (3 ay) önce herhangi bir tütün kullanımını durdurmanız gerekir ve gerekli birimler, doktor ve grubu tarafından yapılan sleeve gastrectomy ameliyatından önce nikotin testi yapılabilir. Cerrahi işlem sonrası iyileşmeniz için önceden planlama yaparak da hazırlanmanız gerekebilir. Örneğin ihtiyaç duyacağınızı düşünüyorsanız, evde size yardım etmesi için yakınlarınızla görüşebilirsiniz. Bunların dışında cerrahi işlem sonunda metabolik olarak uygulanması gereken bir diyet (yemek) programı vardır. Bunun için öncesinde mutfak hazırlığı yapmak faydalı olur. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide (gastrik bypass) işlemi olan insanlar genellikle dört hafta (bir ay) boyu işlerine devam etmez. Bunun için gerekli raporlar düzenlenir. Bu tarz teknik etki gerektiren operasyonlarda genellikle hastalar sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirleri tercih etmektedir ancak sizin için diğer hastaneler ve hizmetleri bünyesinde bile en az bu kadar donanımlı doktorlar ve kurumsal hizmetleri vardır. Mide üzerinde kitle alma şeklinde yapılacak obezite cerrahisinde bir psikiyatri uzmanından destek almakta fayda vardır. Tüp midenin kozmetik, estetik, cilt sarkması, vb. amaçlı bir ameliyat olmadığını belirtmek gerekmektedir.

    Şehir Dışı veya Yurt Dışından Gelenlerin Hazırlık Süreci

    Hekim tercihi veya başka sebeplerle yaşadığınız yerden başka bir yerde cerrahi işlemi olabilirsiniz. Bu nedenle başka bir şehirden gelen hastaların en az 15 gün boyu olsa da kalacakları yeri ayarlamaları gerekir. Hastanede kalış süresi bir haftaya kadar çıkabilir. Ancak sonrasında da bir süre sleeve gastrectomy ameliyatı olunan şehirde kalmak gerekir. Bu olası komplikasyonlara hızlı ve etkili müdahale etmek için gereklidir. Konu hakkında merak etiğiniz bir detayı e-posta ya da telefon aracılığıyla randevu alarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorunuza sorabilirsiniz. Bu tarz teknik etki gerektiren operasyonlarda genellikle hastalar sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirleri tercih etmektedir ancak sizin için diğer hastaneler ve hizmetleri bünyesinde bile en az bu kadar donanımlı doktorlar bulunmaktadır. Bu hastanelerin kurumsal açıdan size sunduğu hizmetler de büyük şehirlerdeki hastaneleri genellikle aratmamaktadır.

    Tüp Mide Ameliyatı Sonrası

    Cerrahi işlem sonunda hasta reanimasyon uzmanı tarafından nakli yapılan anesteziden uyandırılmak için başka bir odaya alınır. Burada kontrolleri yapıldıktan sonrak, süreçte normal odaya geçer. Hastane bünyesinden taburcu olma süresi birinci kontrole bağlı olarak 2-3 gündür. Ancak bu bazı hastalar için taburcu süresi daha uzun olur ya da olabilir. Tüm hastaların cerrahi işlemden 3 saat - 4 saat kadar sonra yürümeye teşvik edilir. Bu, kan dolaşımının düzenlenmesi ile pıhtı atma ihtimalini azaltmak için yapılır. Obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide ameliyatı, gastrik bypass sonrası 2. ya da 3. gün radyoloji tarafından pasaj grafisi çekilir. Bunun için, hastaya radyoloji bölümünde içinde kontrast madde olan bir bardak su içirilir ve yine radyoloji bölümünde aynı zamanda filmler çekilir. Radyoloji tarafından yapılan pasaj grafisinde sıvının mideden geçişi normal ise ve mideden kaçak ya da kanama yoksa önce hastaya boyalı maddeli (metilen mavisi) bir su verilir. Radyoloji tarafından yapılan testte kaçak olmadığından emin olunması halinde hasta ağızdan beslenmeye, yeme içme, protein takviyesi başlanır. Radyoloji operasyonun son durumu hakkında detaylı verilerin elde edilmesini bu yöntemle sağlar. Bu nedenle radyoloji tarafından yapılan testler çok önemlidir. Hasta taburcu olup iyileştikten sonraki hayatına yeni bir sayfa açabilir. Hastanın tedavi ve işlem sonrası işlemden sağladığı kişisel gelir verdiği kilo olarak algılanmaktadır. Hastanın tam ne kadar miktar kilo verdiği, ek olarak mide bölgesi ve midenin ne kadar iyileştiği ve zaman olarak bunun ne kadar sürede olduğu (haftada, ayda), bundan sonra izlenecek yol nasıl oluyor, vb. konuların uzman gözetiminde izlenmesi son derece önemlidir. Bu nedenle kişinin hastanesi ve cerrah kontrolünde bunlar incelenir ve hastalara burada geri bilgi verilir. Hastaların çoğu hastane bünyesinden taburcu olduktan sonraki ayda, 2-4 hafta (bir ay bulabilir) ardından işe veya okula döner. Sıvı diyet ile düşük kalorili alım nedeniyle metabolik olarak hastane bünyesinden taburcu olduktan sonra ilk iki haftada yorgunluk sık görülür. Ancak, hastaların çoğunluğu metabolik olarak diyet, yemek programının bu aşamasında aç hissetmezler. Enerji seviyesi, sleeve gastrectomy sonrası hastane bünyesinden taburcu olduktan sonra yaklaşık iki hafta olan yumuşak diyet, yemek programı uygulanmasından sonra metabolik olarak hızla iyileşir. Bazı durumlarda, hastaların cerrahi işlemin ardından hastane bünyesinden taburcu olduktan sonra haftada iki-üç gün evden çalışmaları mümkün olur ya da olabilir. Cerrahi işlemin ardından hastane bünyesinden taburcu olduktan sonra 4 hafta (bir ay) sonra hastalar çalışmaya başlayabilir. Hastanın tedavi ve işlem sonunda kişisel gelir bakımından tam ne kadar miktar kilo verdiği, ek olarak mide bölgesi ve midenin ne kadar iyileştiği ve bunu ne kadar sürede oldu veya olduğu (haftada, ayda), bundan sonra izlenecek yol nasıl oluyor, vb konuların izlenmesi son derece önemlidir. Bu nedenle kişinin hastanesi ve cerrah kontrolünde bunlar incelenir ve hastalara burada geri bilgi verilir. Hekimlerin geri bilgi vermedeki tek amacı halen iyileşme sürecinde olan hastaya yol göstermektir. Bu da ona (hastaya) geri kalan hayatında yeni bir sayfa açmasına olanak gösterir.

    Doktor Kontrolleri

    Obezite hastalığı ve fazla kilo nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalardan biri iseniz kilo verme ameliyatından sonraki ilk birkaç ay içinde sağlığınızı izlemek için sık sık tıbbi kontrollere gitmeniz gerekmektedir. Laboratuvar testlerine, kan tetkikleri ile çeşitli testlere hastalar olarak bizim ihtiyacımız olur ya da olabilir. Obezite hastalığı ve fazla kilo nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastaların vücudu sleeve gastrectomy sonrası ilk üç ile altı ay içinde ise hızlı kilo kaybına tepki verirken, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bazı değişiklikler yaşayabilir: · Vücut ağrıları · Grip olmuş gibi yorgun hissetmek · Soğuk hissetmek · Kuru cilt · Saçların incelmesi ile saç dökülmesi · Ruh hali değişiklikleri Obezite hastalığı nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalar genellikle 12 ila 18 ay içinde ekstra kilolarının % 60'ını kaybederler. Fazla kilonuz 100 kilo ise, bazıları daha az kaybederken, yaklaşık 60 kilo kaybedersiniz. Tabii ki, egzersiz ile doğru beslenme, diyetisyen tarafından hazırlanan yeme içme, protein ve vitamin takviyesi listesi, kilo verme çabanıza katkı sağlamış oluyor.

    Komplikasyonlar

    Sleeve gastrectomy operasyonunda komplikasyon riskleri ve yan etkileri ise her zaman vardır. Bu yan etkiler kusma, gastroenteroloji alanı ilgilendiği sindirim sistemi tıkanıklığı, vb. olarak sıralanabilir. Genel olarak 20 hastanın biri ve hatta azı gastrik bypass işlemi sonrası ciddi bir komplikasyon yaşar. Obezite hastalığı ve fazla kilo nedeniyle obez olarak nitelendirilen hastalarda obezitenin neden olduğu riskleri ise yüksek vücut kitle indeksi ile kilo alımıyla ilişkili tıbbi koşullar ile artar. Ancak çoğu zaman ise işlemler güvenlidir.

    Kısa Süreli veya Acil Komplikasyonlar

    Cerrahi müdahaleden sonraki süreçte bazı normal kabul edilen durumlar yaşanabilir. Ancak özellikle kapalı, laparoskopik ameliyatlardan sonraki süreçte bunlar minimum düzeydedir. Komplikasyonlardan bazıları ise acil müdahale gerektirebilir. Kısa sürede geçebilen veya acil sorunlar ise şunları içerebilir: · Ağrı: Genel olarak, ağrı obezite cerrahisi müdahalesi sonra kolayca kontrol edilebilir. Hastaya ihtiyacı olan ağrı kesiciler reçete edilir. Ancak çoğu hasta önerilen ağrı kesicilere çok daha fazla ihtiyaç duymaz. · Yara enfeksiyonu: Bunun yaşanmaması için ise bir dizi önlem almak ve uygulamak gerekir. Bunlar arasında hastanın kullanması gereken ilaçlar ile uygulanan önlemler de vardır. Dikkat edilmesi durumunda ise enfeksiyon ihtimali çok düşüktür. Özellikle kapalı, laparoskopik işlemlerde yer olarak işlem bölgesindeki yara izleri küçük olduğundan daha kolay iyileşir. · Göğüs enfeksiyonu: Diğer enfeksiyonlar gibi hasta ile randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak izleyen hekim üzerine düşeni yaptığında bu ihtimal de çok düşüktür. Ancak yaşandığında ise mutlaka hastane ile hemen iletişime geçerek randevu almak ve sorun neden, sebep tespit edilerek tedavi olmak gerekmektedir. · Kanama: Obezite cerrahisi müdahalesi sonrası kesilerin olduğu bölgede kanama alınan bir darbeden, bölgeyi zorlamaktan kaynaklanabilir. Bu durumda randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak izleyen doktora başvurmak ve kanamayı kontrol altına almak gerekmektedir.

    Anestezi Komplikasyonları

    Obezite cerrahisi müdahalesinde kullanılan ve reanimasyon uzmanı tarafından nakli yapılan genel anestezi bir süreliğine doğal solunumu değiştirir. Anestezi kaynaklı bu işlemin zarar verme ihtimalinin atlatılabilmesi için tedavi ve uygulama halinde bir dizi önlem almak gerekir. Bu neden kaynaklı anestezinin ciddi komplikasyonları çok nadir yaşanır. Yine de riskleri arasında kalp krizi, göğüs enfeksiyonları, derin ven trombozu ve pulmoner emboli, boğaz tahrişi vardır.

    Uzun Dönem Komplikasyonlar

    Etkisi uzun süre boyunca devam eden birçok komplikasyonun yaşanması ise ihtimal dahilindedir. Bunları önlemek için ise bir dizi uygulama yapılır. Mide ülseri, darlık, yapışıklıklar, ameliyat sonrası ve beslenme (yeme içme, protein ve vitamin takviyesi) yetersizliği halinde daha az tahmin edilebilir ilaç ve alkol emilimi, kısırlık, beklenmeyen hamilelik durumunda, depresyon halinde ve uyumsuz yemek yeme durumunda, kilo alımı durumunda ve obeziteye bağlı hastalıkların tekrarı halinde gibi etkiler durumunda doktorlar gerekli çabayı gösterirler ancak bu durumlar olabilmektedir.Hastanın tedavi ve işlem sonunda kişisel gelir bakımından süreçten kazanımı tam ne kadar miktar kilo verdiği, ek olarak mide bölgesi ve midenin ne kadar iyileştiği ve bunun ne kadar sürede olduğu (haftada, ayda), bundan sonra izlenecek yol nasıl oluyor, vb konuların uzmanlar tarafından izlenmesi önemlidir. Bu nedenle kişinin hastanesi ve cerrah kontrolünde bunlar incelenir ve hastalara burada geri bilgi verilir. Yaygın olanların hepsi ve bu kadar yaygın olmayan komplikasyonlar listelenmiştir. Bu ayrıntılı bir liste değildir. Obezite cerrahisi müdahalesi sonrası bunlardan herhangi biri sahipseniz, sorunu düzeltmek için bir süre boyunca daha tedavi görmek gerekebilir. Cerrah ayrıca, sizinle bu tür bir ameliyattaki tahmini ölüm oranınızı görüşecektir. Herkesin kilosuna ve diğer hastalıklarına ve obezitenin neden olduğu riskleri farklı olduğu için bu, her hasta arasında büyük farklılıklar gösterir. Ortalama yaşam riski 300'de 1 civarındadır. Nadir durumlarda laparoskopik, kapalı prosedürü mümkün değildir ve bu durumda açık, abdominal insizyon bir ameliyat yapılır, gerekli birimler, doktor ve grubu tarafından uygulanan ameliyattan önce yine sizinle görüşülür.

    Riskler

    Obezite cerrahisi müdahalesi sırasında ise nadir durumlarda midenin kesildiği zımba çizgisi boyunca bir sızıntı ya da kanama mümkündür. Bunun için bazı testler uygulanır. Ancak belirtiler hissedildiğinde randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktora başvurmak önemlidir. Obezite cerrahisi müdahalesinden hemen sonra midenin yapısında bulantı, kusma veya kabızlık yaşanabilir. Obezite cerrahisi müdahalesi sonrası beslenme, yeme içme, protein ve vitamin takviyesi ve gastroenteroloji uzmanı incelediği sindirim sistemi sorunları yaşanabilir, bu yüzden kaliteli bir yaşam için vitamin ve takviye almak zorundasınız. Randevu alarak sürece dahil edilen ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorunuz tam olarak neye ihtiyacınız olduğunu size bildirecektir. Tüm büyük operasyonlarda olduğu gibi, tüp mide, (gastrik bypass) de hem kısa hem uzun vadede kusma, sindirim sistemi tıkanıklığı (gastroenteroloji alanı ilgilenir), vb. potansiyel sağlık riskleri barındırır. Bunlardan bazıları şöyle sıralanır: · Akciğer veya solunum problemleri (burun, ağız, nefes darlığı) · Sindirim sistemi tıkanıklığı (gastroenteroloji uzmanına danışmak gerekmektedir) · Fıtıklar · Gastroözofageal reflü · Düşük kan şekeri (hipoglisemi) · Kusma · Çok nadir olarak bu işlem komplikasyonları ölümcül olur ya da olabilir. Ne olursa olsun randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorunuzun tavsiyeleri yol gösterici olmalıdır. · Cilt sarkması-fazlalığı Geçtiğimiz on yılda cerrahi tekniklerin ve cerrahların deneyiminin gelişmesiyle birlikte, obezite cerrahisi yöntemlerinden olan tüp mide, gastrik bypass işlemi genel olarak güvenli bir bariatrik cerrahi prosedür haline geldi.

    Kaçak

    Nadir durumlarda stapler yardımıyla midenin zımbalanan kısmından kaçak veya kanama oluşabilir. Cerrahi işlem sonunda stapler yardımıyla midenin zımbalanan kısmından kaçak ya da kanama durumu hastaneden çıkmadan test edilir. Ancak midenin yapısında stapler yardımıyla uygulanan cerrahi işlem sonunda böyle olası bir durumda hemen acilen hastane ve randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktordan tıbbi yardım almak gerekmektedir. Stapler yardımıyla uygulanan cerrahi müdahale sonrası midenin zımba hattından sızıntı veya kanama ciddi bir komplikasyondur. Midenin yapısında stapler yardımıyla uygulanan işlem sonrasında böyle bir durumla ilgili geri bildirilen kaçak yaşanma oranı yüzde 0,7 ila 3 arasındadır. Midenin yapısında kaçak veya kanama belirtileri ise arasında hızlı kalp atışı, baş dönmesi, nefes darlığı, ateş, kötüleşen karın ağrısı, sol göğüs veya omuz ağrısı, karın rahatsızlığı, hastalığın ortaya çıkması ve genel olarak bir şeyin çok yanlış olduğu hissi vardır.

    Besin Yetersizliği

    Besin veya vitamin eksikliği mide küçülmesine bağlı olarak gelişebilir. Bunu önlemek amacıyla randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorlar ameliyat sonrasında sizin için vitamin takviyeleri reçete eder. Sindirim sistemini (gastroenteroloji alanı) düzenleyecek beslenme, yeme içme, protein ve vitamin takviyesi programları diyetisyen tarafından oluşturulur. Bunları düzenli takip etmek önemlidir.

    Kilo Alma

    Gerekli birimler, doktor ve grubu tarafından uygulanan ameliyattan 1-2 yıl sonra, tüm bariatrik prosedürler arasında hafif bir kilo alma durumu yaygındır. Hastaların yaklaşık % 10-20'si tüp mide (gastrik bypass) ameliyatından sonra yeniden ağırlık kazanabilir. Bu çoğu zaman hafif bir kilo artışıdır. Ancak bazen hasta yeme ve hareket alışkanlıklarını değiştirmediği için ciddi kilolar alabilir. 5 yıllık bir takip süresinin ardından birçok merkez araştırmalarında, hastaların çoğunun ameliyat sonrasında kilo kaybına devam ettiği sonucuna ulaştı.

    Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Ameliyattan sonra iyileşmenin hızlı gerçekleşmesi ve komplikasyon yaşanmaması için hastaya düşen görevler vardır. Bunlardan bazıları hayati önem taşır. Ameliyat sonrası süreçte şunlara dikkat edilmesi gerekmektedir. · Uçak yolculuğu: Ameliyattan sonraki 6 hafta (bir buçuk ay) boyunca uçak yolculuğu yapmak risklidir. Bu süre sonrasında da sık sık kalkıp, zararlı kan pıhtılarını önleyebilmek için yürümek gerekir. Seyahat sırasında elastik çoraplarınızı giymeniz de önerilir. · Cinsel İlişki: Ameliyatın hemen sonrasında bu pek mümkün değildir. Yer olarak uygulama bölgesindeki yaraların iyileşmesi, yorgunluğun geçmesi ve ağrıların dinmesinin beklenmesi gerekmektedir. Hasta durumuna uygun zamanı hastanesi aracılığıyla randevu alarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktoruna danışabilir. Tüp mide işleminin kozmetik, estetik, cilt sarkması, vb. amaçlı bir ameliyat olmadığını belirtmek gerekmektedir. · İlaçların düzenli ve belirtilen süre boyunca kullanılması gerekmektedir. · Doktor kontrolleri aksatılmamalıdır. Hastane bünyesinden taburcu olduktan sonra belirli sıklıklarla süreci merkezi olarak denetleyen doktordan randevu alınarak kontroller yapılmalıdır. Kalite çerçevesinde hizmet aldığımız hekim bize yani hastalar bünyesinde meydana gelen ya da gelebilecek herhangi bir sorun oldu mu birlikte izlenecek yol, soruna neden olan faktör, kullanılacak madde, uygulanabilir ana yöntemler hakkında daha uzun ve gerekli genel bilgiyi verecektir. Gerekli durumlarda süreç açısından ek bilgi de bize iletilecektir. · Diyetisyen tarafından hazırlanan beslenme düzenine dikkat edilmesi ve metabolizma açısından yetersiz beslenme belirtileri varsa doktorun bağlı bulunduğu hastanesi tarafından sunulan kurumsal hizmetler aracılığıyla randevu alarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktora başvurulmalıdır. · Alkol: Ameliyattan sonra en az bir yıl alkol önerilmez. Sonrasında da minimumda tutmak gerekmektedir. Alkol, kilo kaybına ve uzun vadeli hedeflerinize elverişli olmayan sıvı kaloriler almanıza neden olur. Midenin bağırsağa hızla boşalması ve bundan dolayı alkolün etkisini eskisinden daha erken ve daha güçlü hissettiğinizi fark edebilirsiniz. Kalite çerçevesinde hizmet aldığımız hekim bize yani hastalar bünyesinde meydana gelen ya da gelebilecek herhangi bir sorun oldu mu birlikte izlenecek yol, soruna neden olan faktör, kullanılacak madde, uygulanabilir bilinen ana yöntemler hakkında daha uzun ve gerekli genel ve ek bilgi verecektir. Obeziteye karşı sizi aydınlatmak için en az operasyon süreci kadar tedavi detaylarının da daha iyi ve uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması ve temel bilgilendirmesi önemli olup bu noktaya uzmanlar tarafından dikkat edilir. · Hamilelik: Ameliyattan hemen sonra gebelik yaşamak hem anne adayı hem de bebek için güvenli olmaz. Güvenli ve sağlıklı bir hamilelik için ameliyattan sonra 18 ay beklemek gerekmektedir. Kalite çerçevesinde hizmet aldığımız hekim bize yani hastalar bünyesinde meydana gelen ya da gelebilecek herhangi bir sorun oldu mu birlikte izlenecek yol, kullanılacak madde, uygulanabilir bilinen ana yöntemler hakkında daha uzun ve gerekli genel ve ek bilgi verecektir. · Duş: Pansumanlarınız su geçirmez yapıdaysa ameliyattan sonraki ilk günden itibaren duş alabilirsiniz. Duştan sonra yer olarak operasyonun gerçekleştiği kesi, yara bölgesini iyi kurulayın. Pansumanları çıkardıktan sonra da duş almaya devam edebilirsiniz. Yer olarak operasyon bölgesindeki yaraları sert ovalamayın. Ameliyattan sonra iki hafta boyunca durgun su içinde uzun süre boyunca kalmayın ve yüzmeyin. Kalite çerçevesinde hizmet aldığımız hekim bize yani hastalar bünyesinde meydana gelen ya da gelebilecek herhangi bir sorun oldu mu birlikte izlenecek yol, soruna neden olan faktör, kullanılacak madde, uygulanabilir bilinen ana yöntemler hakkında daha uzun ve gerekli genel ve ek bilgi verecektir. Obeziteye karşı sizi tamamen aydınlatmak için en az operasyon süreci kadar tedavi detaylarının da daha iyi ve uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması ve temel bilgilendirmesi önemli olup bu noktaya dikkat edilir. · Araç kullanmak: Ağrı kesici ilacınızı almayı bıraktıktan 24 saat - 48 saat sonra, herhangi bir acı hissetmiyor ve vücudunuzun üst kısmını engel olmadan döndürebiliyorsanız, araba kullanmanız güvenlidir. Bu genellikle yaklaşık 1-2 hafta kadar bir zaman beklemek anlamına gelir. Kalite çerçevesinde hizmet aldığımız hekim bize yani hastalar bünyesinde meydana gelen ya da gelebilecek herhangi bir sorun oldu mu birlikte izlenecek yol, soruna neden olan faktör, kullanılacak madde, uygulanabilir ana yöntemler hakkında daha uzun ve gerekli genel ve ek bilgi verecektir. Obeziteye karşı sizi tamamen aydınlatmak için en az operasyon süreci kadar tedavi detaylarının da daha iyi ve uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması ve temel bilgilendirmesi önemli olup bu noktaya dikkat edilir. Bizim yani hastaların bu süreçte kontrole dikkat etmesi ve hissi bakımdan gerektiğinde birinci yol olarak e-posta ya da telefon aracılığıyla kontrolü yapan hekimine tekrar ve tekrar olsa da ulaşması gerekir. Öyle ki onun izin verdiklerinin dışına çıkmaması gerekir. Tüp mide kozmetik, estetik (cilt sarkması, vb.) amaçlı bir ameliyat değildir.

    Ameliyat Sonrası Beslenme Düzeni

    Ameliyattan sonra metabolik olarak diyet programının ilk yedi günü boyu şekersiz, karbonatsız sıvılarla başlar. Daha sonra üç hafta boyu saflaştırılmış yemek ve son olarak da ameliyatınızdan yaklaşık dört hafta (bir ay) sonra düzenli yemek düzenlemesine geçer. Günde iki kez multivitamin, günde bir kez bir kalsiyum takviyesi ve yaşam için ayda bir kez bir B12 enjeksiyonu yapmanız gerekecektir. Metabolizma açısından ilk haftalardaki beslenme düzeni şu şekildedir:

  7. Gün: Berrak sıvı diyeti. Bazı cerrahlar hastaların ameliyattan birkaç saat sonra su içmelerini sağlar. 2-14. Gün: Protein içeceği, yoğurt, et suyu, süt ve meyve suyu içeren tam sıvı diyet 3-5 Hafta: Yumuşak gıda (yemek) diyeti Hastalara ameliyattan 5 hafta sonra düzenli yiyecek verme işlemi başlayabilir. Her seferinde az miktarda yiyecek yemeleri ve daha sık yemek yemeleri teşvik edilir. Sonsuza kadar yeme şeklinizi değiştirmek zorunda olduğunuzu unutmayın. Bu ilk aydan sonra, yavaş yavaş yumuşak katı besinler tüketmeye başlayacaksınız. Akılda tutulması gereken diğer hususlar şunlardır: · Yutulmadan önce her şey iyice çiğnenmelidir. · Yemek yerken içecek içmeyin, çünkü bu yeni midenizin aşırı dolmasına neden olur ya da olabilir. · Bir yemeği bitirdikten yarım saat sonra içecek içebilirsiniz. · Yüksek kalorili sodalardan ve atıştırmalıklardan kaçının. · 2 veya 3 ay sonra, normal yemeklere geçebilirsiniz. Ama unutmayın, eskisi kadar yememelisiniz.

    Sık Sorulan Sorular

    Kimler Tüp Mide Ameliyatı Olabilir?

    Vücut kitle indeksi 35-39,9 arasına olan obezite hastaları, diğer zayıflama yöntemlerini deneyip başarısız olurlarsa ameliyatı tercih edebilirler. Buna engel olan bir sağlık sorunu olup olmadığı araştırılır. Obeziteye karşı sizi aydınlatmak için en az operasyon süreci kadar tedavi detaylarının da daha iyi ve uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması ve temel bilgilendirmesi önemli olup bu noktaya uzmanlar tarafından dikkat edilir.

    Tüp Mide Ameliyatı Tehlikeli midir?

    Her büyük ameliyat gibi kusma, sindirim sistemi tıkanıklığı (gastroenteroloji alanı ilgilenir), vb. bazı riskleri taşır. Tüp mide ameliyatı (gastrik bypass) da tamamen risksiz değildir. Fakat obezitenin neden olduğu ciddi riskleri nadir görülür. Burada ameliyata uygun olmak, randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorun ve hasta tarafından dikkat edilmesi önemlidir.

    Ameliyattan Kaç Gün Sonra İşe Dönebilirim?

    Normal şartlarda ameliyattan 4 hafta (bir ay) sonraki süre boyunca hastalar çalışmaya, okula gitmeye başlayabilir. Evden çalışan insanlar daha erken başlayabilir.

    Tüp Mide Ameliyatına Engel Olan Durumlar Nelerdir?

    Vücut kitle indeksinin beklenenden düşük veya daha fazla olması bazı durumlarda ameliyata engel olur ya da olabilir. Fakat bazı hastaların daha düşük bir indeksle ameliyata ihtiyacı olur veya olabilir. Bazı hastalıkların kontrol altına alınmamış olması da ameliyata engel olur veya olabilir. Obezite hastası olmayan kişilerin, kolay kilo verebilmek için bu yöntemi tercih etmesi ise sakıncalıdır.

    Tüp Mide Ameliyatı Askerliğe Engel mi?

    Gastrik bypass ameliyatları geçiren kişiler askerlikten muaf olur. Tüp mide ameliyatı (gastrik bypass) ameliyatları geçiren kişilerin askerlik yapıp yapamayacağı heyet raporu ile kişisel olarak belirlenir.

    Ameliyattan Sonra Ayda Kaç Kilo Verilir?

    Ortalama olarak, insanlar aşırı kilolarının yaklaşık % 60-70'ini kaybeder. İlk 2 hafta: 10-20 kilo kaybeder. İlk üç ay fazla kiloların % 35-45'i verilir. İlk altı ay %50-60’ı kaybedilir. Bir yılın sonunda %60-70 arası kilo verilmiş olur. Çoğu insan ameliyattan 12-24 ay sonraki süre boyunca en düşük ağırlığına ulaşır.

    Tüp Mide Ameliyatını Devlet Karşılar mı?

    Vücut kitle indeksi belli bir noktada olan hastaların hepsinin ameliyatlarını SGK karşılar. Fakat indeksi 35-40 arası olan hastaların buna eşlik eden başka sağlık problemleri var ise SGK ameliyatı karşılamıyor.

    Tüp Mide Ameliyatı Caiz mi?

    Tüp mide ameliyatı kozmetik bir işlem değildir. Ciddi ve hayati bir hastalık olan obezitenin tedavisi için etkili bir çözümdür. Sağlık sorunlarının tedavisi için yapılan uygulamaların dinen bir sakıncası yoktur.

    Tüp Mide Ameliyatı Olup Kilo Almak Mümkün mü?

    Kilo verme ameliyatından sonraki süre boyunca yeterince kilo verme durumunun gerçekleşmemesi veya kilo almak mümkündür. Tavsiye edilen yaşam tarzı değişikliklerine uymazsanız, bu ise kilo alımı olabilir. Örneğin, yüksek kalorili yiyecekleri sık sık atıştırırsanız, yetersiz kilo vermiş olabilirsiniz. Kilo almayı önlemeye yardımcı olmak için sizin diyet (yemek) programınızda kalıcı sağlıklı değişiklikler yapmalı, düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz yapmalısınız.

Kilo kaybı ameliyatından sonraki planlanmış tüm takip randevularınızı saklamanız önemlidir, böylece randevu alınarak sürece dahil olan ve süreci merkezi olarak denetleyen doktorunuz ilerlemenizi izleyebilir. Taburcu olduktan sonraki sürede (haftada, ayda) kilo verme işleminin gerçekleşmediğini fark ederseniz veya ameliyattan sonraki süreç boyunca komplikasyon geliştirirseniz, derhal süreci merkezi olarak denetleyen doktorunuza görünün. Obeziteye karşı sizi aydınlatmak için en az operasyon süreci kadar tedavi detaylarının da daha iyi ve uzun bir şekilde hekim tarafından mutlaka anlatılması ve temel bilgilendirmesi önemli olup bu noktaya uzmanlar tarafından dikkat edilir. Tüp mide hastaneler tarafından kozmetik, estetik kaygılarla cilt sarkması, vb. amaçlı yapılan bir ameliyat değildir.