Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından daha fazla bilgi için Kişisel Verilerin Korunması Kanunu sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.

Karında Kist Tedavisi

Karında kist, oluştuğu andan itibaren tedavisinin aksatılmadan gerçekleştirilmesi gereken bir durumdur. Çoğunluklu kadınlarda, yumurtalıklarda görüldüğü tespit edilmiştir. Vücutta bulunan hücreler kendilerini sürekli olarak yeniliyor olmalarıyla beraber sıvı emilim oranları da değişkenlik gösterir. Bazı hücrelerde sıvı emilimi çok fazla olduğundan dolayı, dokular üzerindeki hücrelerde normalin üzerinde sıvı oluşması meydana gelir. Vücudun tüm organlarında oluşabilmesi riski bulunan kist karında görüldüğünde farklı olumsuz sonuçların yaşanabilmesine de doğrudan etki eder. İçerisi sıvıyla dolu olduğu gibi aynı zamanda diğer organlardan kistin duvarıyla ayrılan kesecikler karında oluşan kisti tanımlar. Ödem halinde ortaya çıkıyor oldukları gibi etrafını çevreleyen bir zar bulundurmaları durumunda kist halinde vücudun içerisinde konumlanan özellikleri bulunur.

Karında kist tedavisi günümüzde başarılı şekilde tedavisi gerçekleştirilebilen bir sağlık sorunu olarak ön plana çıkar. Sorunu yaşayanların özel olarak değerlendirilmeleriyle birlikte mevcut olan kiste doğrudan müdahale olacak şekilde işlemler yürütülür. Belirtilerinin belirgin seviyede görülebilmesi olanağı bulunduğu gibi aynı zamanda az seviyede görülebilmesi de mümkündür. Kistin boyutlarına göre ortaya çıkardığı belirtileri de değişir. Karında kist tedavisinde uygulanan yöntemlerde artan başarı oranı ve düşen risk sayesinde, çok sayıda bireyin sağlıklı yaşam koşullarına geri dönebilmesi aktif olarak sağlanmış durumdadır.

İnceleyen ve Onaylayan : Op. Dr. Mehmet Toprak

Karında Kist Tedavisi Hakkında

Karında kist, ilerleyerek daha fazla sorun oluşturmaması adına mutlak suretle tedavi edilmesi gereken bir durum konumunda bulunur. Kistin boyutunun zaman içerisinde büyümeye neden olabilmesi söz konusu olduğu gibi tedavisi de zorlaşabilir. Kistin ilerlemesi sonucunda patlayabilmesi riskinin bulunuyor olması nedeniyle karında kist tedavisinin, teşhis konulmasının ardından en kısa süre içerisinde gerçekleştirilmesi önem arz eder. Kist oluşumunda ortaya çıkan belirtilerin dikkate alınmasıyla beraber bireysel olarak fark edilebilecek olduğu gibi, gerekli kontrollerin yaptırılması sayesinde nihai kararın alınabilmesi mümkündür. Kist, sadece tek tip olmadığından dolayı hangi tipte olduğunun da tespit edilmesi gerekir. Hem tedavi öncesinde hem de tedavi aşamasında yoğun olarak dikkat gerektiriyor olması nedeniyle karında kist tedavisine her zaman önem verilmesi fark sağlar. Karın bölgesine müdahale edilmesiyle kistin yüksek derecede zararlı sonuçlar oluşturmadan tedavi edilebilmesi mümkün olduğu gibi aynı zamanda hasta sağlığının da pozitif anlamda etkilenebilmesine yönelik olarak tedavi uygulaması tamamlanır.

Karında kist tedavisi öncelikli olarak belirtilerin incelenmesinin ardından kist çeşidi gibi belirlemelerin yapılacağı testlere başvurulur. Uzman doktor tarafından gerekli olan incelemelerle birlikte tedavi süreci başlatılır. Her tedavinin ortaya çıkardığı sonuçlar bakımından ayrıcalıklı olması nedeniyle, günümüzde karın kistlerinin tedavisi geçmiş yıllara oranla çok daha özel şartlarda uygulamaya uygundur.

Karında Kist Oluşumu Nedir?

Vücudun pek çok farklı bölgesinde oluşabileceği gibi karın bölgesinde de oluşum gösterebilen kistler, oluşumlarıyla birlikte farklı boyutlarda gözlemlenirler. 2-3 cm boyutlarında karın kistleri mevcut olduğu gibi aynı zamanda 20-30 cm’e kadar varan büyüklüğe sahip olabilirler. Kist oluşumunu tetikleyici farklı faktörler bulunur. Hormon dengesizlikleri, genetik hastalıklar ve kronik hastalıklar en çok oluşumlarına neden olan sorunlardır. Bir kist, bulunduğu bölgede dokunun normal olarak görülen parçası olarak tanımlanamaz. Kendisine özgün farklı bir çeperinin ve aynı zamanda bölgesinin olduğunun görülebilmesi mümkündür. Kistin ince zarlı yapıdaki dış kısmı, kist duvarı olarak tanımlanmakla beraber bölgenin kist duvarına kadar olan kısmında içi sıvı veya yarı katı dolu olan kitlenin bulunması kist oluşumunun temelidir. Karında kist oluşumunda tetikleyici olan temel faktörün tespit edilebilmesi yapılacak olan incelemelerin ardından tespit edilebilir. Kistin varlık göstermesine ve devam etmesine hangi durumun yol açtığının görülmesiyle beraber, kistin oluşumuna göre tedavinin sürdürülebilmesi mümkündür.

Belirtileri Nelerdir?

Belirtileri, tamamen kendisine özgün olmakla beraber karın kistleri bazı durumlarda hiç belirti göstermeyebilirler. Özellikle boyutlarının küçük olmasıyla beraber herhangi bir sorun yaşanmasına sebebiyet vermeden ortaya çıkıyor olmaları, ilerleyen süre içerisinde büyüyerek belirti göstermeleri için tetikleyici unsur olarak ön plana çıkar. Boyutlarına göre ortaya çıkardıkları belirtilerin birbirlerinden ayrılıyor olmasının yanında kist tiplerine göre de farklı seviyede belirti yaşanabildiği de görülür. Şiddetlerinin değişkenlik gösteriyor olması nedeniyle, her zaman dikkate alınması gereken belirtilerden oluşan durumları beraberinde getiriyor olmalarıyla ön plana çıkarlar. Karında kist tedavisine başlanabilmesine yönelik olarak belirtiler incelendikten sonra kist tipi hakkında genel olarak bir yargıya varılabilmesi mümkün olur.

Karında kist oluşmasının ardından gösterdiği belirtiler, farklı sağlık sorunlarıyla karıştırılabilir olduğundan dolayı kesin olarak kararın verilebilmesi için doktor başvurusunun gerçekleştirilmesi gerekir. Genel itibariyle tek başına ortaya çıkmayan belirtiler, birden fazlasının aynı anda yaşanmasıyla görülürler. Hastaların yüksek yüzdeli kısmı teşhisi kendi başlarına yapmaya çalışmaları dolayısıyla kist olduğunun farkına varılmaz. Karında kist belirtilerinin birden fazlasının aynı anda meydana geldiğinin görülmesiyle beraber vakit kaybetmeden doktor kontrolüne başvurulması yüksek öneme sahip olur. Karında kist tedavisi ile ilgili olarak en belirgin özellikler arasında, adette düzensizlik ve kasıklarda ağrı şikayetleri ile karşılaşılmaktadır.

Adet Düzensizlikleri

En sık görülen belirtiler arasında adet düzensizlikleri bulunur. Adet düzensizliği durumu genellikle farklı sorunlarla karıştırılıyor olsa da, diğer belirtilerin de eşlik etmesiyle karında kist oluştuğunun tespit edilebilmesinde belirleyici bir etken olarak yaşandığının görülebilmesi mümkündür. Her ay belirli süreler içerisinde adet döngüsü yaşanır. Kist oluşumu durumundaysa yumurtanın dışarı atılabilmesinde mevcut olan normal düzenin bozularak çok daha farklı bir durumun yaşanabilmesi olasılığı bulunur. Adet düzensizliklerinin görülmesi, tek ayla sınırlı kalmayarak tedavinin gerçekleştirilmediği süre boyunca devam eder. Karında kist oluşumuna bağlı olarak adette gecikmeler veya erken adet görme durumunun yaşanabilmesi olasılığı bulunur. Kistin yanı sıra, sağlık durumuna döngünün düzensiz bir şekilde devam etmesi nedeniyle olumsuz anlamda etki edebilmesi de görülebilecek en önemli sorunların başında gelir. Kadınlarda adet düzensizliğinin yaşanmasının her zaman göz önünde bulundurulması ve sürekli olarak devam etmesi durumunda doktora başvurulması zorunluluğu bulunur.

Karında Şişlik

Kistin gelişimini sürdürmesiyle beraber karında şişlik durumunun oluşabilmesi muhtemeldir. Herhangi bir şekilde kilo almaya sebebiyet verecek bir beslenme düzeninin bulunmaması veya hamilelik yaşanmaması halinde karında şişlik belirgin şekilde kendisini gösterebilecek sağlık sorunlarından biri olur. Karında kist tedavisinin gerçekleştirilebilmesinde teşhis için karında şişlik olup olmadığı belirleyici bir etkendir. Belirli bir seviyeden başlayarak sonrasında artarak devam eden şişlik durumu nedeniyle genel sağlık durumu yüksek derecede olumsuz anlamda etkilenebilir. Kist, içi dolu olarak kendisine özgün bir yapı olarak ortaya çıktığından dolayı karında şişlik oluşumuna doğrudan etki eder. Yaşanan karın şişliği sebebi belirti olarak görülebilir. Karın bölgesi incelendiğinde özellikle alt bölgeden itibaren varlık gösteren şişlik durumu, kistin ilerlemesiyle beraber şişlik boyutunun artması söz konusudur. Karında kist tedavisinin gerçekleştirilmesine kadar geçen süre içerisinde kistin varlığını sürdürerek boyutlarında büyüme görülebilmesi olasılığının yaşanabilmesi sağlığa etki eder. Hafif seviyeden başlayarak, tedavi gerçekleştirilmemesi itibariyle karında şişliği hamile karnı görüntüsü oluşturabilmesine kadar uzanan sürecin görülebilmesi mümkündür.

Karın ve Kasık Ağrısı

Karın ve kasık ağrısının yaşanması durumu da karında kist oluştuğunun göstergesi olarak tanımlanabilir. Ağrının şiddetinin değişkenlik gösteriyor olmasıyla beraber aynı zamanda bir o kadar da belirgin seviyede olabilmesi mümkündür. Aynı anda yaşanabilecek seviyede ağrının görülebilmesi mümkün olduğu gibi etkisi bakımından da son derece olumsuz sonuçlar oluşturduğu fark edilebilir seviyede olur. Karında kist oluşmasına bağlı olarak gelişim gösteren ağrı durumu vücuda doğrudan etki edeceğinden dolayı fark yaratan seviyededir. Hastaların şikayet dereceleri kistin büyüklüğüyle doğru orantılı olur. Hem karın hem de kasık bölgesinde yaşanan ağrıların şiddeti zaman içerisinde artarak devam edebilme özelliğine sahiptir. Ağrılar belirgin olarak görülüyor olmasıyla beraber, kistin büyümesi durumunda durulamayacak seviyeye ulaşabilmesi mümkündür. Genellikle ilk başlarda ciddiye alınmayan ve geçmesi beklenen ağrılar, süreklilik gösteriyor olmasıyla farklı sebeplere bağlı olarak oluşan ağrılardan ayırt edilebilirler. Karın ve kasık ağrısının son derece yüksek seviyeye ulaşabilmesi durumunda hayatın pek çok farklı anında sorun yaşanabilmesi mümkün hale gelir. Ani olarak başlangıç gösterebilen ağrıların oluşumuna zemin hazırlayan karında kist, tedavi işlemlerine başlanana kadar geçen süre içerisinde ağrıların devam etmesine neden olur.

Sindirim Sistemi Bozuklukları

Sağlıklı bireylerde sindirim sisteminin çalışma şekli standart olarak devam eder. Karında kistin görülmesi dolayısıyla en belirgin belirtiler arasında sindirim sistemi bozuklukları yer alır. Sindirimin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinde görev alan sindirim sistemi, bozukluk yaşanması durumunu ortaya çıkardığı andan itibaren sağlıksız sonuçları beraberinde getirir. Karında kistin oluşumu durumunda sindirim sistemine etki edebiliyor olması sebebiyle bozuklukların yaşanabilmesi ön plana çıktığı gibi aynı zamanda doğrudan olumsuz anlamda etkileri oluşturur. Sindirimde yaşanan sorun, besinlerin başarılı bir şekilde hazmedilebilmesinin önüne geçebilecek bir engel durumunu oluşturur. Farklı sindirim sistemi elemanlarının görevlerini tam anlamıyla yerine getirmemesi sonucunda yaşanan bir belirti olması, belirginlik kazanmasının temel etkenidir. Vücudun işlevini yerine başarılı şekilde getirmesinde etkili olan karında kist durumunun oluşumuna bağlı yaşanan sindirim sistemi bozuklukları kolaylıkla fark edilebilir. Bireysel anlamda sindirimde yaşanan güçlüklerin görülmesinin ardından doktora başvuru yapılması yüksek öneme sahip olur. Yaşanan bozukluk durumuyla beraber sorunun kaynağının net olarak görülebilmesi mümkün olduğu gibi tedavisinin gerçekleştirilebilmesi için tedavi çalışmalarına da kısa süre içerisinde başlanır. Kist dolayısıyla oluşan sindirim sisteminde bozukluk durumu, ilerleme göstererek uzun vadeli olarak sistemin çalışmasında olumsuz sonuçlar oluşturur.

İdrar Yolu Şikayetleri

İdrar yolu şikayetleri, karında kist var olduğunun göstergesi olabilen sağlık sorunları olarak tanımlanır. Sık idrara çıkma, ağrılı idrar yapma ve idrarı tutamamaya başlama gibi idrar yolu şikayetlerinin yaşanmasına sebebiyet veriyor olması, karın kistinin belirtileri arasında bulunur. İdrar yolunda şikayet oluşması durumunda hastaların sıklıkla sorun yaşayabilmesi olası durumlardan biridir. Günlük hayatın ve iş hayatının olumsuz anlamda etkilenebilmesinde doğrudan etkili olan idrar yolu şikayetleri, etkileri bakımından incelendiğinde istenmeyen durumdur. Karında kist yaşanmasının ön plana çıkardığı idrar yolu şikayetlerine sıklıkla rastlayabilmenin mümkün olmasıyla beraber, tedavi süresi boyunca idrar yolunda belli başlı problemlere rastlanır. Karındaki kistin idrar yolu açısından sahip olduğu etkilerin olumsuz olması dolayısıyla yaşanabilecek tüm problemlerin göz önünde bulundurulması önem arz eden faktörler arasında bulunur. İdrar yolu şikayetlerinin tamamı, hastalar için fark yaratan en önemli sorunlar arasında yer alıyor olması itibariyle kist tedavisinin gerçekleştirilmesiyle beraber ortadan tamamen kaldırılabilir. Başarılı seviyede çözüme kavuşturulabilme olanağının mevcut olması sayesinde kiste müdahale edilmesinin ardından idrar yolu şikayetleri de sonlanır.

Kist Çeşitleri Nelerdir?

Tek tip kist çeşidinin bulunmuyor olması nedeniyle, her hastanın özel olarak incelenmesi zorunludur. Karında kist yaşanması durumunda hangi kist çeşidinin olduğuna dair doğru verilerin elde edilmesiyle beraber gerçekleştirilecek olan tedavi yönteminin de belirlenebilmesi sağlanır. Her kist, kendisine göre farklı çözümleri getiriyor olduğundan dolayı en iyi sonuçların alınabilmesine yönelik olarak kist çeşidinin belirlenmesi öneme sahiptir. Temel olarak iyi huylu ve kötü huylu şekilde kategorize edilebiliyor oldukları gibi, kist çeşitlerine göre karında farklı kist oluşumunun yaşandığı görülür. Her kadında değişim gösterebilecek olan tipte sorunun var olması dolayısıyla, kist tiplerine göre hareket edilmesi hasta sağlığının korunabilmesinde etkili olur. Tam anlamıyla çözüme kavuşturulabilmesi muhtemel olan karında kistin hangi tip olduğunun tespit edilebilmesi için tedaviye başlanmasının öncesinde çeşitli testlere başvurulur. Uzman doktor tarafından gerçekleştirilen inceleme sayesinde sonuçlara yönelik olarak değerlendirme yapılır. Değerlendirmenin ardından hastada karında hangi kist tipinin bulunduğunun görülebilmesi mümkündür. Kist çeşitleri; folikül kisti, korpus luteum kisti ve endometrioma olarak birbirlerinden ayrılırlar. Hem oluşumu hem belirtileri hem de tedavilerinin farklı olması sebebiyle, kendilerine özgün olarak incelenebilmeleri doğru sonuçları verir.

Folikül Kisti

Kadın yumurtalığı içerisinde bulunan sıvıdan oluşan ve genel olarak boyutları 2 ila 4 cm arasında değişkenlik gösteren bir kisttir. Folikül kisti, ince duvarlı küçük kesecikler olarak da tanımlanabiliyor olduğu gibi genel yaş ortalaması olarak ergenlik sonrası ve menopoz öncesini kapsar. Bu grubun dışında kalanlarda nadir olarak görülebilir. Adet döneminde folikül çatlayarak yumurtanın atılmasında görev yapar. Karında yer alan folikülün daha da büyümesi ve bu süreç sonrasında çatlamaması, folikül kistinin çoğu zaman tıbbi açıdan zararsız olarak değerlendiriliyor olmalarıyla beraber iyi huylu kist kategorisinde yer alır. Nadiren rahatsız edici belirtileri ortaya çıkarıyor olmasıyla beraber, özel tıbbı müdahale gerçekleştirilmesi yöntemine dayanan yöntemle bulundukları bölgeden çıkarılırlar. Basit kistler arasında konumlanıyor olmalarıyla beraber karında kist sorunu olarak tanımlanan sağlık probleminin yaşanmasında etkili olurlar. Küçük çaplı şekilde ortaya çıkıyor olmalarıyla genel anlamda belirtilerinin yüksek şiddette olmaması nedeniyle göz ardı edilmeleri muhtemeldir. Ancak bazı kadınlar için belirtilerinin belirgin derecede görülebiliyor olduğu da görülür.

Korpus Luteum Kisti

Folikül kistiyle oluşum açısından benzerlik gösteriyor olmasıyla beraber, folikülün çatlamaması durumunda ortaya çıkan kisttir. Korpus luteumun içinde sıvı birikmesi durumunda kiste dönüşebilir. Büyük kistler olarak ön plana çıkmadıkları gibi 3-4 cm büyüklüğüne sahiptirler. Kendiliğinden kaybolan özelliğe sahip oldukları gibi aynı zamanda sağ veya solda tek yumurtalıkta görülür. Nadiren de olsa iki yumurtalıkta birden oluşabilme riski vardır. İçi sıvı dolu bir kese halinde ortaya çıkıyor olmasıyla beraber bazı kadınlarda sıvı şeffaf olabileceği gibi bazı durumlardaysa kan olarak tespit edilebilir. Fonksiyonel kistler sınıfında değerlendirilen korpus luteum kisti, adet düzensizliklerinin yaşanmasına sebep olur. Etki açısından karın bölgesinde ağrı yaşanabilmesini beraberinde getirdiği gibi aynı zamanda ilişki esnasında kadınların kasık bölgesinde ağrısının bulunabilmesine de doğrudan etki eder. Korpus luteum kisti, ortaya çıktığı zamandan itibaren belirtilerini hissettirebilen kistler sınıfında değerlendiriliyor olmalarıyla beraber farklı seviyede yaşanabilmeleri olasıdır. Kistin tedavi edilmemesi durumunda içi sıvı veya kan dolu kesenin patlayabilme riskinin bulunuyor olması nedeniyle, belirtilerinin görülmesinin ardından gerekli olan kontroller sağlanmalıdır. Korpus luteum kisti, genç ve orta yaş grubuna dağılım göstererek görülür.

Endometrioma

Rahimdeki zar tabakasının adet dönemlerinde kanaması ve kist durumunu alması nedeniyle gerçekleşir. Kistin içi incelendiğinde çikolata kıvamında koyu kahverengi sıvıyla dolu olması nedeniyle, çikolata kisti olarak da adlandırılır. Çevre kısmına yapışıklık gösterme özelliğine sahiptir. Cinsel ilişki sırasında ağrı, kısırlık ve yüksek ağrılı adet belirtileriyle görülür. Endometrioma sıklıkla görülen kistlerden birisi olmasıyla beraber tedavisinin gerçekleştirilmesi aşamasında cerrahi uygulama gerektirir. Oluştuğu dönemden itibaren belirtilerinin belirgin olarak ön plana çıkıyor olması nedeniyle hiçbir zaman göz ardı edilemeyecek türde bir kisttir. Tek bir adet döneminde oluşmadığı gibi, yaşanan her adet döneminde kanamaya bağlı olarak ortaya çıkmasına zemin hazırlanır. Belirli bir sürecin ardından ilgili bölgede kist oluştuğunun görülmesiyle beraber Endometrioma olup olmadığının kontrolleri yapılır. Her zaman kendi özelinde bulgular gösteriyor olması ve içi sıvı dolu olan kesenin kontrol edilmesiyle beraber rengiyle de ayırt edilebilir özelliğe sahiptir. Tamamen bulunduğu bölgeden alınarak hastanın yaşadığı sorunların tamamının ortadan kaldırılabilmesi mümkün olur.

Karında Kist Tedavi Türleri

Kist türlerinin birbirinden ayrılıyor olduğu gibi aynı şekilde karında kist tedavi türleri de farklı gruplarda incelenirler. Tedavide uygulama yöntemlerinin geliştirilmiş olmasıyla beraber, günümüzde başarıyla sonuçlandırılan kistlerin yüzdesi oldukça yüksektir. Her kiste uygun şekilde doktor kontrollerinin gerçekleştirilmesiyle beraber tedavi türleri arasından en iyi seçimin yapılabilmesi mümkün olur. Uygulama açısından değişkenliğe sahip olmaları sayesinde başarılı sonuç elde edebilme noktasında fark yaratan karında kist tedavi türleri, beklenen sonuçların alınabilmesinde etkilidir. Karında kist oluşumunun gösterdiği belirtiler ön planda tutulduğu gibi aynı zamanda kistin türü ve vücudun içerisinde ne seviyeye gelmiş olduğu durumunun da gözden geçirilmesiyle beraber tedaviye başlanabilmesi mümkün olur. Tedavinin durumunun hasta özelinde şekillendirilmesi sayesinde, başlandığı andan itibaren pozitif sonuçlar alınır. Gelişmiş olarak gerçekleştirilen tedaviler sayesinde karında kist tedavi türleri arasından hastaya en uygun olan tedavi yönteminin seçilebilmesi mümkündür. Uzman hekimin yaptığı incelemeler ve test sonuçlarına göre karındaki kist için ilaçlı veya cerrahi uygulamalar gerçekleştirilir. Her iki yöntemde de başarı oranının %90’ın üzerinde olduğu raporlanmıştır. İlaç tedavisi öncelikli olarak tercih edilse de, hastaların tedaviye yanıt vermemesi durumunda cerrahi yöntemlere başvurulur.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisinde, karında bulunan kistin zamanla kullanılan ilaçlar yardımıyla kaybedilebilmesine yönelik olarak hedef bulunur. Genellikle küçük seviyedeki kistlerin varlığı tespit edildiği durumlarda ilaç tedavisi uygulaması yöntemi kullanılır. Uygunluk durumuna sahip olan tüm hastalar için kullanılabilecek tedavi yöntemleri arasında bulunuyor olmasıyla birlikte, önerilen ilaçlar farklılaşır. İlaç tedavisinin en önemli noktası, hastalar için yan etki durumunun oluşup oluşmayacağıdır. Kist bulunan kadınlar için gerekli kontrollerin yapılmasıyla beraber bu durumun netleştirilebilmesi mümkündür. Aynı zamanda ilaç tedavisine başlanmasının öncesinde, farklı hastalıklar için düzenli olarak kullanılan ilaçların olup olmadığının da tespit edilmesi gerekir. Tedaviye başlanmasının ardından, karında kist oluşumu nedeniyle yaşanan ağrı ve sancıların giderilebilmesi mümkündür.

Tedavide her zaman en iyi sonuçların görülebilmesi için, düzenli olarak doktor tarafından kullanılması istenen ilaçların alınması yüksek öneme sahiptir. Doğru kullanımları sonucunda kadınlarda, başlangıç seviyelerinde tespit edilen kistlerin yok edilebilmesi herhangi bir sorun yaşanmadan sağlanır. İlaç tedavisi süresi boyunca doktor kontrollerinin de aksatılmadan gerçekleştirilmesi sayesinde, hastaların tedavi uygulamasına nasıl cevap verdiklerinin görülebilmesi olanağı bulunur.

Doğum Kontrol Hapları

Doğum kontrol hapları, karında kist tedavisi için tercih edilen haplar arasında yer alır. Hormonal açıdan dengelenmeyi sağlamada etkili olan doğum kontrol haplarıyla birlikte, ilaçlı tedavi başlatılarak devam eder. Etkisini tam anlamıyla gösterebilmeleri için kullanma süresi boyunca kullanımlarının aksatılmadan gerçekleştirilmesi gereklidir. Farklı çeşitlerinin bulunuyor olmasıyla beraber, doktor kontrolünde doğum kontrol haplarının tercih edilmesi en iyi seçenek olur. Her kadın için hormon tedavisinin gerçekleştirilmesi uygun olamayabileceğinden dolayı, sadece yapılan kontrollerin ardından gerekli şartları taşıyan kadınlar için doğum kontrol haplarının kullanılması sayesinde başarılı sonuçların alınabilmesi sağlanır.

Hormonal açıdan desteklenmede etkili olan doğum kontrol hapları, etkileri bakımından pozitif sonuçlar oluşturur. Karında kist tedavisi için özellikle hormonlar kaynaklı olarak görülen problemlerin çözümünde yüksek başarı oranını beraberinde getirirler. Her kist tipi için uygun olarak kabul edilmemeleriyle birlikte özellikle fonksiyonel yani diğer adlarıyla işlevsel olarak sınıflandırılan kistlerin kalıcı olarak ortadan kaldırılmalarına yönelik olarak tavsiye edilir. Karında kist tedavisinin gerçekleştirilmesinde doğum kontrol hapları, ilaçlı tedavi yöntemlerinden birisi olarak ön plana çıkıyor olduğu gibi aynı zamanda çok sayıda kadın için ilk olarak tercih edilen yöntem olur.

Antibiyotikler

Antibiyotik kullanımıyla beraber hedef öncelikli olarak hedef kistin küçültülmesidir. Zaman içerisinde ilaçların kullanımıyla birlikte küçültülen karındaki kistin tamamen ortadan kaldırılabilmesine yönelik olarak işlem gerçekleştirilmesi sağlanır. Antibiyotikler, kistin oluştuktan sonraki adımlarında aktif olarak kullanılabilir durumda olmalarıyla beraber ön plana çıkarlar. Karında kist tedavisinin başarıyla gerçekleştirilebilmesine yönelik olarak uygulanabilir özellikte olmaları sayesinde etkileri bakımından oldukça iyi derecede sonuçların görülebilmesinde etkileri bulunur. Hiçbir şekilde müdahale edilmeyen kistlerin büyüme özelliği gösterebilmesi söz konusu olduğundan dolayı, antibiyotikler sayesinde büyümenin önüne kolaylıkla geçilebileceği gibi aynı zamanda tamamen kistin de yok edilebilmesi kolaylaşır. İlaçlı tedavi yöntemleri arasında bulunan antibiyotik tedavisi, kadınların yaşadıkları kist sorununun sorunsuzca çözülebilmesinde doğrudan etkili olur.

Pek çok farklı hastalığın aktif olarak tedavisinin gerçekleştirilebilmesinde tercih edilen antibiyotikler, sahip oldukları özellikleri bakımından fark yaratan ilaçlar kategorisinde değerlendirilirler. Karında kist tedavisi için de sağladıkları katkıyla beraber benzersiz sonuç elde edebilmede benzersiz etkiye sahiptirler. Kistlerin çoğuna yönelik olarak uzun vadeli olarak değişimin görülebilmesinde rol oynar ilaçlardır.

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi, karında kist tedavisi yöntemlerinden biri olarak günümüzde uygulanmaya devam eder. Geçmiş yıllarla kıyaslandığında çok daha gelişmiş tekniklerle birlikte gerçekleştirilen cerrahi müdahalelerle beraber tam olarak hastaların beklentilerinin yanıtlanabilmesi mümkündür. İlaç tedavisine uygunluk durumuna sahip olmayan hastalarda ve kistlerinin ilerleme göstermiş olduğu hastalarda cerrahi tedavi aktif olarak uygulanır. Kistin, bulunduğu bölgeden çıkarılarak alınması esasına dayalı gerçekleştirilen cerrahi tedaviyle beraber net olarak sonuçların görülebilmesi mümkündür. İlaçlı tedaviden farklı olarak kist bölgesine doğrudan müdahale edilir. Cerrahi işlemlere karar verilmesi için tedavi öncesi dönemin iyi şekilde değerlendirilmesi ve sonrasında işlemlerin başlatılması olanağı bulunur. Karında kist için, kist türünün belirlenmesi ve büyüklüğünün görülmesinin ardından cerrahi tedavinin planlaması yapılır. Hastanın durumuna göre cerrahi işlem için uygulama yöntemi değişken olur. Laparoskopik yöntem ve açık ameliyat yöntemi, cerrahi tedavi için kullanılan yöntemlerdir.

Karında kist tedavisinin gerçekleştirilmesinde geçmişten günümüze kadar her zaman iyi derecede başarı oranının yakalanmış olması nedeniyle, cerrahi tedavinin uygulanabilirliği çok daha gelişmiş şekilde devam eder. Günümüz şartlarında kistin tamamen alınabilmesini sağlayacak olan tek yöntem cerrahi müdahale yöntemi olduğu gibi, sağlık açısından da herhangi bir olumsuz sonucu beraberinde getirmez. Sadece ilgili bölgenin açılarak kistin alınması esas alınarak gerçekleştirilir.

Laparoskopik Yöntem

Laparoskopik yöntem, son yıllarda cerrahi tedavide en çok kullanılan yöntemler arasında baş sıralarda bulunur. Kapalı ameliyat olarak da adlandırılabilen bir cerrahi müdahale şeklinde gerçekleştirilir ve elde edilen sonuçların başarı oranı son derece yüksektir. Karın bölgesi hedef bölge olarak alınır ve ortalama olarak 3-4 kesi yardımıyla işlem başlar. Küçük kesi içine laparoskop yerleştirilmesinin ardından hareket ettirildikçe kamerayla alınan görüntülerin doktorun önünde bulunan ekrana ulaşması hedef alınır. Genel anestezi altında gerçekleştirilen cerrahi müdahale yöntemi olarak, hasta hiçbir şey hissetmeden uygulamanın gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Yapılan müdahalede karında kistin alınmasına yönelik olarak işlem gerçekleştiriliyor olduğundan dolayı, ameliyat sonlandırılırken kesilere dikiş atılır ve dikişlerin üzeri kapatılır. Günümüzün modern cerrahi tedavi yöntemi olarak tanımlanan laparoskopi, başarılı bir müdahale için yüksek tecrübe gerektirdiği gibi aynı zamanda büyük bir dikkati de gerektirir. Kapalı ameliyat olarak uygulanması sayesinde hem ameliyat sürecinin daha avantajlı şekilde değerlendirilmesi hem de hasta açısından çok daha kolay şekilde ayağa kalkabilmeyi sağlar.

Açık Ameliyat

Açık ameliyat, geçmiş yıllardan bugüne kadar ulaşmayı başaran cerrahi tedavi yöntemlerinden biri olarak tanımlanır. Vücudun herhangi bir bölgesindeki dokunun tamamen açılarak, cerrahi müdahalenin gerçekleştirilmesi durumudur. Genel anestezi altında gerçekleştirilen açık ameliyat, uygulama yöntemi açısından sıklıkla kullanılır. Karında kist tedavisine cerrahi olarak müdahale edilmesi gerektiği durumda ameliyat yönteminin açık ameliyat olarak seçilebilmesi mümkündür. Uygunluk durumunu taşıyan her hastanın kistinin bulunduğu bölgeden tamamen çıkarılabilmesine olanak sağlayan açık ameliyatta, ameliyatın tamamlanmasının ardından açılan bölgenin dikişlerle kapatılması söz konusudur. Kapalı ameliyatta herhangi bir kan akma durumu veya benzer durum gözlenmediği gibi, açık ameliyattaysa belirli seviyeye kadar kan akar. Ayağa kalkma süresi hastalar için daha uzun olur. Cerrahi müdahale için açık ameliyatın tercih edilmesi artık azalmış durumda olsa da, bazı hastalar için gerekli görülebilir. Kistin bulunduğu bölgeden herhangi bir sorun kalmasına neden olmayacak şekilde tamamen alınmasını beraberinde getiriyor olması sayesinde, oldukça başarılı bir tedavi olur.

Karında Kist Tedavi Öncesi

Her hastalığın profesyonel destekle beraber tedavisinin gerçekleştirilmesine başlanmadan önceki dönemi bulunur. Karında kist bulunan hastalar için en iyi sonuçların alınabilmesine yönelik olarak bir takım değerlendirmelerin yapılması ve hastaların testlerden geçirilmesi gerekir. Aynı zamanda kistin ne durumda olduğunun görülebilmesi, tedavinin gerçekleştirilebilmesine yönelik olarak da işlemlerin gerçekleştirilmesi yüksek öneme sahiptir. Karında kist tedavi öncesi adımında, izlenecek yola karar verilmesi sayesinde başarılı sonuçların elde edilebilmesi mümkün olur. Farklı kist çeşitlerinin bulunuyor olması nedeniyle, hangi kistin aktif olarak varlığını sürdürdüğünün de tespit edilebilmesi tedavi öncesi dönemde gerçekleştirilir. Tedavi aşaması kadar önemli olan bir hazırlık aşaması olarak da değerlendirilebilecek olan karında kist tedavisinin öncesi, hasta için de hazırlık süreci olur. Tedaviden alınacak olan sonuçların en iyi düzeye ulaşabilmesi için yapılması gereken her şeyi yerine getirilmesi gerekir. Uygulanacak olan tedavi hakkında hastaların bilgilendirilmesi de doktor tarafından tedavi öncesinde gerçekleştirilir. Hasta ve doktor ilişkisinin olduğu ve aynı zamanda kist için gerekli olan müdahaleye karar verildiği bir süreç olmasıyla, karında kist tedavi öncesi aşamasının önemi büyüktür.

Hastanın Durumunun Analiz Edilmesi

Hastanın durum analizinin gerçekleştirilmesi, karında kist tedavisi öncesi aşamalarından ilki olur. Genel olarak hastanın sağlık durumundan başlayarak, kistin durumuna kadar varan kontrollerin eksiksiz olarak gerçekleştirilmesi sayesinde hasta durum analizinin başarılı seviyede tamamlanabilir. Durum analizinin yapılırken, hastaya dair tüm verilerin doktor tarafından incelenmesi gerçekleştirilir. Tedavi aşamasında herhangi bir sorunla karşı karşıya kalınmaması adına hastanın durumunun analiz edilmesi, tedavi öncesinde gerçekleştirilir ve duruma uygun olarak tedavi belirlemesi yapılır.

Hastalar, durum analizi gerçekleştirilmesi esnasında farklı sağlık sorunları bulunuyorsa doktora bildirmeliler. Tedavi uygulamalarına başlamanın öncesinde gerçekleştirilen durum analiziyle beraber tam anlamıyla istenen sonuçların görülebilmesi mümkün olur. Her hastanın durumu farklı şekilde seyredebileceğinden dolayı, tek tek yapılan değerlendirmeler sonucunda bir yargıya varmak çok daha doğru bir işlemdir. Hasta durum analizinin gerçekleştirilmesi esnasında elde edilen tüm bilgilerle en sağlıklı şartlarda hastaya yönelik olarak tedavi uygulamalarının başlatılabilmesi sağlanır.

Muayene

Karında kist tedavi öncesi aşamalarından birisi de muayene aşaması olur. Hastanın durumunun analiz edilmesine yardımcı olan bir işlem olarak gerçekleştiriliyor olmasıyla beraber hastanın muayenesi, uzman doktor tarafından yapılır. Muayeneden net olarak teşhisin koyulabilmesi mümkün olmaz. İlk bulguların değerlendirilebilmesine yönelik uygulanan muayenenin ardından eğer hastada karında kist olduğundan şüphe ediliyorsa, diğer testlerin gerçekleştirilmesi istenir.

Ultrasonografi

Ultrason kullanılarak görüntü elde edilebilmesi yöntemi olarak tanımlanabilen ultrasonografi, pek çok hastalığın teşhisi için aktif olarak kullanılır. Karında kist olup olmadığının net şekilde belirlenebilmesi için de en çok tercih edilen yöntemler arasında baş sıralarda yer alıyor olması sayesinde son derece etkili sonuçların alınabilmesine olanak sağlar. Ses dalgalarının vücudun iç kısımlarına ulaşması yardımıyla tetkik yapabilmeyi mümkün kılan bir teknoloji olduğu gibi aynı zamanda oldukça etkili şekilde inceleme yapabilme olanağını da beraberinde getirir. Ultrasonografide hiçbir şekilde radyasyon kullanılmaz. Yüksek frekansa sahip olan ses dalgalarının kist olup olmadığının görülebilmesinde etkili seviyede kullanılması anlamını taşıyor olduğundan dolayı, tedavi öncesinin olmazsa olmaz adımıdır. Farklı kist çeşitlerinin tespit edilebilmesinde etkili olmasıyla ön plana çıkıyor olduğu gibi bir o kadar da fark yaratan özelliğe sahiptir. Zararsız olmasının yanı sıra net şekilde görüntünün alınabilmesinde etkili olur. Tek başına kistin kesinleştirilebilmesinde yeterli olmaması durumunda radyolojik tetkiklerle birlikte desteklenerek, hasta özelinde kistin değerlendirmesinin yapılabilmesini mümkün kılar.

Radyolojik Tetkikler

Karında kist tedavisine başlanabilmesi için, kist olup olmadığına dair net olarak bilgiye sahip olunması önem arz eder. Radyolojik tetkikler tedavi öncesinde yüksek öneme sahip olurlar. Her zaman vakit kaybetmeden kistin yok edilebilmesine yönelik olarak gerçekleştirilecek tedavilere başlanabilmesi için radyolojik tetkikler gereklidir. Eksiksiz olarak bilginin elde edilebilmesi ve hastaların değerlendirilebilmesi için uygulanması gereken radyolojik tetkikler, yanlış sonuçların oluşumunu engeller. Kesin olarak tanının kurulabilmesinin yanı sıra hangi kist çeşidinin vücutta bulunduğunun da görülebilmesinde etkili olur. Her hasta için yapılabilir olan radyolojik tetkikler, hastalar özelinde verilerin elde edilebilmesi olanağını sunar. Başarılı bir tedavinin gerçekleştirilebilmesine yönelik olarak radyolojik tetkiklerin uygulanması gerekir.

Radyolojik tetkikler, gelişmiş cihazlarla beraber yapılıyor olduklarından dolayı, hasta açısından olumsuz durum yaşanması gibi bir durum söz konusu olmaz. Her zaman rahat ve kolay bir yöntemle gerçekleştirilen radyolojik tetkiklerin tamamlanmasının ardından tedavi sürecine başlatılır.

Hastanın Durumuna Uygun Tedavinin Belirlenmesi

Her hastanın farklı kist çeşidine sahip olmasıyla birlikte, genel sağlık durumu da farklıdır. Tek tek yapılan değerlendirmelerin hasta özelinde değişkenlik göstermesinin temel sebebi de bu durum olur. Hastanın durumuna uygun tedavinin belirlenmesi yapılır. Doktor tarafından gerekli incelemelerin tamamlanmasının ardından kistin hangi çeşidinin varlık gösterdiğinin belirlenmesi, ne durumda olduğunun görülmesi ve aynı zamanda ilerleme riskinin de ölçülmesiyle beraber tedavi yöntemi seçimi başarılı şekilde gerçekleştirilir. Hastaların durumuna uygun olarak gerçekleştirilmeye müsait olan tedavi, ilaçlı veya cerrahi müdahalelerden oluşur.

Hastanın durumuna uygun olarak tedavinin gerçekleştirilmesi başarı oranını artıran temel faktör olarak değerlendirilir. Durum analizi gerçekleştirilen hastalar için durumuna uygun tedavilerin gözden geçirilmesine yönelik olarak kararın verilmesi mümkündür. Yapılan tüm değerlendirmelerin göz önünde bulundurulmasıyla beraber, hasta durumuna en uygun tedavi belirlemesinin ardından tedavinin planlaması yapılır. Tercih edilen yöntemler birbirlerinden farklılık gösteriyor olduğu gibi aynı zamanda tedavinin gerçekleştirilebilmesi aşamasında da planlama önemlidir. Hastalar için belirlenen süre zarfında tedaviden sonuçların alınması fark yaratır. Tedavinin ilaçlı mı yoksa cerrahi yöntemlerle mi gerçekleştirileceğine dair kararının, hasta özelinde verilmesi her zaman geçerliliğini korur.

Karında Kist Tedavi Sonrası

Tedavi öncesi ve tedavi aşamasında olduğu gibi karında kist tedavisi sonrası da yüksek öneme sahiptir. Başarılı bir şekilde tamamlanan tedavinin ardından, hastaların sorun yaşamaması adına tedaviden sonraki sürecin de iyi geçirilmesi gerekir. İyileşmenin başarılı şekilde devam etmesi ve buna ek olarak hastaların karında kist tedavi sonrasında günlük hayat tempolarına geri dönebilmeleri için bu süreç her zaman başarılı bir şekilde tamamlanmalıdır. Karında kist tedavisinin sonrasındaki zaman dilimi, hastaların sağlıklarını koruyabilmeleri açısından önemli olur. Karında kist tedavisi gerçekleştirilip, tedavi sonrası döneme dikkat etmeyenlerin çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalabilmeleri olasıdır. Her zaman her tedavide olduğu gibi karında kist tedavisinde de, tedavinin gerçekleştirilmesinin ardındaki süreç doğru şekilde yürütüldüğünde eksiksiz olarak sonuçların alınabildiği görülür. Karında kist tedavi sonrasında, tüm yükümlülük hastalarda olur. Kontrollerin düzenli şekilde gerçekleştirilmesi ve aynı zamanda yapılması gerekenlere uyulması sayesinde, iyileşmenin son derece başarılı seviyede gerçekleştirilebilmesi sağlanır. Karında kist tedavi sonrasında her hasta için iyileşme süresi farklılığa sahiptir. Kısa veya uzun süreli olarak iyileşmelerin görülebiliyor olması nedeniyle en az tedavi öncesi sürede olduğu kadar tedavi sonrası süresine de önem verilmesi önem taşır.

Kontrol Süreci

Tedavinin ardından en önemli noktaların başında kontrol süreci gelir. Hastalar için uygun olarak gerçekleştirilen tedavinin sonrasında sürecin başarılı bir şekilde yürütülmesi önem arz eder. Kontroller doktor tarafından sağlanır. Belirli periyotlara dağılım gösteren kontrollerle beraber en iyi sonuçların elde edilebilmesi mümkün olur. Belirli periyotlarda devam eden kontrollerin aksatılmadan devam ettirilmesi gerekir. Düzenli kontrol sürecinin gerçekleştirilmesi sayesinde doktor tarafından da verilerin gözden geçirilmesi mümkündür. Hastaların tedavinin ardından verdikleri tepkilerin net şekilde değerlendirilmesine yönelik olarak başlatılan kontrol sürecine uyumlu hareket edilmesi durumunda, hastalarla alakalı olarak tedavi sonrasında yaşanabilecek olumsuzlukların da engellenebilmesi sağlanır. Her hasta için kontrol sürecinin aksatılmadan gerçekleştirilmesi, tedavinin ardından yapılması gerekenler arasında bulunur.

Kontrol sürecinin planlaması doktor tarafından yapılır. Hastanın tedavisiyle uyumlu olacak şekilde, gerekli olan detayların görülebilmesine yönelik olarak planlanan kontrol süreci iyileşmenin bir parçası olarak görülür. Genel bir değerlendirmenin yapılmasının ardından hasta özelinde de verilerin incelenmesiyle kontrol süreci belirli sürenin ardından tamamlanır.

Hastanın Yapması Gerekenler

Hastanın yapması gerekenler, tedavi sonrasındaki sürecin başarılı şekilde yürütülebilmesine olanak sağlar. Her hastanın kendisine karşı sorumluluğunun bulunuyor olmasıyla birlikte, iyileşme sürecinde olumsuzluklar yaşamadan oldukça başarılı şekilde tedavinin sonuçlandırılabilmesi aşamasında hastanın bireysel olarak yapması gerekenler üzerinde durulması gerekir. Dinlenme: Karında kist tedavisinin tamamlanmasının ardından öncelikli olarak hastanın yapması gerekenlerin başında bol bol dinlenmek bulunur. Vücudun kendini toparlayabilmesinde yardımcı görevini gören dinlenmenin 1-2 haftalık süreç boyunca sürdürülebilmesi gerekir. Tedaviden 3-4 günlük süre içerisinde aktif dinlenmeye geçilebilir. Ağır iş yükü ve ağır kaldırma gibi eylemlerden uzak durulması önemli faktörler olur.

Beslenme: Tedaviden sonra hem ilgili bölgenin hem de vücudun genel sağlık açısından iyi duruma gelebilmesi için beslenmenin önemi büyüktür. Protein ve lif kaynağı besinlerin tüketilmesiyle, karında kist tedavisinin ardından iyileşmenin başarılı şekilde tamamlanabilmesi sağlanır.

Egzersiz: Hafif tempolu egzersizler, sürekli olarak hareketsiz kalmaya göre çok daha sağlıklı olur. Karında kist tedavisinin ardından belirli bir süreden sonra aktif olarak evde veya açık alanda hafif tempolu egzersizlerin yapılması, hastalar açısından pozitif sonuçların alınabilmesine olanak sağlar. Kısa yürüyüşler ve vücudu zorlamayacak olan esneme hareketleri yapılabilir.

Karında kist tedavisinin ardından hastalar, yapması gerekenleri yerine getirmeleriyle oldukça başarılı sonuçları elde ederler. Tedavinin ardından geçen süre içerisinde düzenli olarak her dikkat edilmesi gereken noktaya dikkat eden hastalar için sorun yaşanması engellenir.

Sık Sorulan Sorular

Sık sorulan sorular arasında yer alan tüm sorularda, hastalığa ve tedavisine yönelik olarak detaylardan oluşan sorular bulunur. Sıklıkla dile getirilen karında kist tedavisine yönelik olarak akla takılanlar için bilimsel verilerle cevapları bularak fikir edinebilirsiniz.

İlaç tedavisi neye yöneliktir?

Öncelikli olarak her hasta ilaç tedavisine uygun değildir. Sadece uygunluk durumuna sahip olanlar için gerçekleştirilen yöntemler arasında bulunuyor olmasıyla, ilk olarak kistin küçültülmesi hedef alınır. İlaçlı tedavi olmaması durumunda kistin ilerleme göstererek büyüyebilmesi söz konusu olur. Ancak ilaçların kullanılmaya başlamasıyla beraber kistin hem büyümesinin önüne geçilir hem de sağlıklı sonuçlar elde edilir. İlaç tedavisinin temel amacı, kistin zaman içerisinde küçültülerek sonunda tamamen yok edilmesidir. Herhangi bir ekstra işlem yapılmasına gerek kalmaksızın sadece ilaç kullanımına bağlı olarak sonuçların alınması beklentisi bulunur. Çoğunlukla küçük boyutlara sahip olan iyi huylu kistlere yönelik olarak ilaç tedavisinin gerçekleştirilmesi sağlanır. Yüksek yüzdeye sahip olan başarılı sonuçları oluşturduğundan dolayı ilaçlı tedavi, günümüzde kistlerin tedavi edilebilmesine yönelik olarak kullanılan tedavilerden biri olur. Uygunluk durumuna sahip olan tüm hastalar için uygulanabilir durumda olan ilaç tedavisi, genel sağlık durumuna olumsuz anlamda etki etmemesi için her zaman doktor kontrolünde gerçekleştirilir.

Karında kist oluşumu tedavi edilmezse ne olur?

Karında kist oluşumunun tedavi edilmemesi durumunda görülebilecek sonuçlar çok yönlüdür. İçi dolu kesecikler olarak kısaca özetlenebilen kistlerin oluşum sürecinde tedavi edilerek önlenmemeleri durumunda sağlık açısından ciddi derecede sorunları ortaya çıkarırlar. Kistler büyüme yatkın olduklarından dolayı, oluşumları sürecinde önüne geçilmediğinde çaplarının genişlediğinin görülebilmesi mümkündür. Tedavi edilmemesine bağlı olarak gelişim gösteren kistler, belirli bir sınıra ulaşmalarının ardından çok sık rastlanmasa da patlayabilirler. Gelişme süresi boyunca belirtilerle kendisini gösteriyor olmaları nedeniyle, en kısa süre içerisinde tedavi edilmeleri gerekliliği bulunur. Karında kist oluşumunun tedavi edilmemesi durumunda ortaya çıkan sonuçlar sadece karın bölgesine değil vücudun genel sağlığına etki ettiğinin de görülebilmesi söz konusu olur. Özellikle patlayan kistler, yüksek derecede olumsuz durumları ortaya çıkarabilirler. Belirtilerini göstermeye başladıkları ilk anda doktora başvurmak, ilerleyen zamanlarda kist oluşumunun ve gelişiminin devam etmesine bağlı olarak yaşanabilecek tüm sorunlar için engelleyici temel faktör olur. Bazı durumlarda kistin tedavi edilmeden ilerleme göstermesi kanser oluşumunda tetikleyici faktör haline gelebilir. Oluşma şekline bağlı olarak bu durum değişken olur.

Kistin kansere dönüşüp dönüşmeyeceği nasıl anlaşılır?

Her kist kanser anlamını taşımaz. Genellikle toplum arasında kist ve kanser birbirleriyle ilişkilendirilmiş kavramlar olduklarından dolayı, yanlış bilgiye sahip olabilmek yüksek ihtimaldir. Karında kist oluşumunun kansere dönüşüp dönüşmeyeceğinin nasıl anlaşılabileceği, sık sorulan sorular arasında bulunur. Kist, oluşum aşamasında kanser oluşturmaya meyilliyse kansere dönüşebildiği gözlenir. Ancak karında kist yani yumurtalık kistlerinin çoğu iyi huylu olduklarından dolayı kanser riskini ortaya çıkarma ihtimalleri son derece düşüktür. Kistin kansere dönüşüp dönüşmeyeceğinin net şekilde belirlenebilmesi için gerekli olan tetkiklerin yapılmış olması gerekir.

Kötü huylu kistlerin kansere dönüşme risklerinin bulunuyor olması nedeniyle, oluşumlarının da göz önünde bulundurulması gerekir. Karında kist durumunun yaşanması düşük ihtimalle de olsa kanser riskini bulundurduğundan dolayı, doktor kontrollerinin geniş kapsamlı olarak gerçekleştirilmesi önem kazanır. Her hastada farklı oluşum aşamalarına ve gelişim aşamalarına sahip olan karında kist sorununun yaşanması durumuna bağlı olarak, kistin kansere dönüşüp dönüşmeyeceğinin nasıl anlaşılacağı bilinmelidir. Hastaların kistin var olması durumunda kanserle karşı karşıya kaldıklarını düşünmeleri yanlış olur. Her hastanın değerlendirmesinin yapılmasıyla kistin kansere dönüşme riskinin belirlenebilmesi mümkündür.

Tedavi yöntemleri herkese uygulanabilir mi?

Karında kist tedavisi, farklı seçeneklere sahip bir tedavidir. Kist çeşitlerinin tek tiple sınırlı kalmıyor olması nedeniyle tedavilerin birbirlerinden farklılaştıkları görülür. Karında kist oluşumu, her zaman tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu olarak kabul edildiği gibi aynı zamanda uygun tedaviyle müdahale edilmesi de öneme sahiptir. Hastaların özel olarak değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesinin ardından, herkese uygulanabilir farklı tipte tedaviler arasından seçim yapılır. Hangi hasta için hangi tedavinin uygun görüldüğüne bağlı olarak şekillendirilen tedaviyle beraber genel anlamda herkes için uygun bir yöntemin olduğu söylenebilir. Aralarında farklılıklar bulunuyor olsa da, her zaman en iyi seçeneğin tercih edilerek tedavilere başlanması sayesinde hasta açısından fark yaratan sonuçların alınabilmesi mümkün olur. İlaçlı tedavi veya cerrahi tedavi olarak temel olarak iki farklı grupta sınıflandırılan tedavilerin, her kadında karında kist sorununun çözülebilmesinde kullanımı uygun olarak kabul edilir. Tedaviler, kendi içerisinde değişkenlik gösteren uygulamaları kapsar.

Tedaviye ne zaman başlanmalı?

Tedaviye ne kadar kısa süre içerisinde başlanırsa o kadar olumlu sonuçların alınabilmesi mümkün olur. Karında kist, oluşumundan itibaren gelişim göstererek ilerleyebilecek bir kist olduğundan dolayı her zaman erken tedaviyle birlikte başarılı sonuçlar elde edilir. Tedaviye başlangıç, yapılan kontrollerin ardından kistin belirlenmesi ve kiste uygun tedavinin seçilmesinin ardından gerçekleştirilir. Geç kalınmış tedaviler dolayısıyla kistin daha büyük sorunlar oluşturabilmesi olasılığı bulunduğu gibi her zaman hayatın olumsuz anlamda etkilenmesi söz konusudur. Tedaviye başlangıç aşamasının kontrollü şekilde yapılması, başlangıcın ne zaman olacağının belirlenmesindeki temel faktör olarak değerlendirilir. Karında kist tedavisi için uygulama yöntemine göre tedaviye hazırlığın gerçekleştirilmesinin ardından tedavi başlar. Hem ilaçlı hem de cerrahi tedavinin öncesi döneminin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiş olması en önemli faktörlerin başında gelir. Tedaviye ne zaman başlanmalı? sorusuna sahip olan hastaların tamamı için, en erken süre içerisinde tedavi uygulamalarının başlatılması yüksek derece öneme sahip olarak ön plana çıkar.

Karında kist tedavisi ne kadar sürer?

Kadınlarda görülen karın kistleri (yumurtalık kistleri) farklılık gösteriyor olduğundan dolayı, tedavi uygulamalarının süresi de değişkendi. Her hastanın tedaviye cevap verme süresi aynı olmaz. Karında kist tedavisinde ilaçlı yönteme başvurulduğunda, hastalığın takip edilmesi en önemli faktördür. Düzenli olarak ilaç kullanımını gerçekleştiren hastalara yönelik olarak sağlanan takiple beraber tedavinin ortalama süresi 2 aylık süreyi kapsar. Bazı hastalar için bu sürenin değişkenlik gösterebilmesi söz konusu olduğu gibi tedaviye kısa sürede yanıt veren hastalardaysa sürecin kısalabilmesi mümkündür. İlaç tedavisinin gerçekleştirilmesinde kistin küçültülerek tamamen yok edilmesine kadar devam eden bir süre boyunca tedavi devam ettirilir. Cerrahi müdahale gerçekleştirilmesi durumunda tedavi süresi, sadece uygulamanın gerçekleştirilmesi aşamasıyla sınırlandırılabilir tedavi olur. Cerrahi işlemlerin kapalı ve açık ameliyat olarak ayrılıyor olmaları dolayısıyla 45 dakikayla 90 dakika arasında sürer. Karında kist tedavisinin gerçekleştirilmesinde tercih edilen cerrahi tedavide temel amaç kistin tamamının çıkarılarak ilgili bölgeden alınmasıdır. Müdahalenin gerçekleştirilmesi sayesinde kistin tamamen ortadan kaldırılabilmesi olanağı bulunur. Genellikle belirli bir büyüklüğe sahip olan ve ilaçla tedavisinin gerçekleştirilemez olduğu kistler için kullanılır. Cerrahi olarak işlem yapılmasından sonraki süreçte, tam anlamıyla iyileşme durumunun görülebilmesine kadar devam eden zaman zarfı tedavi süresi içerisine dahil olur. Hastalar için ortalama olarak 2-3 haftalık sürenin ardından karında kist tedavisinin tamamlanabilmesi mümkündür.

Cerrahi tedaviden sonra ağrı hissedilir mi?

Karında kist tedavisi yöntemleri arasında en etkili çözümlerden birisi olarak ön plana çıkan cerrahi tedavi, günümüzde gelişmiş tekniklerle uygulanıyor olduğundan dolayı modern tıbbın uygunluğuna göre şekillendirilir. Cerrahi tedaviden sonra hastaların ağrı hissedebilmesi durumuna genellikle rastlanmaz. Ancak tedavinin gerçekleştirilmesinden hemen sonraki süre içerisinde tedavi eğer açık ameliyat yöntemiyle uygulanmışsa belirli süre boyunca ağrının görülebilmesi mümkündür. Günümüzde tıbbi açıdan yaşanan gelişmelerle birlikte hastaların cerrahi tedaviden sonraki süre içerisinde ağrı hissetmeleri minimum seviyeye indirgenmiştir. Sağlık sorunlarının çözüme kavuşturulabilmesi için en çok tercih edilen tedavi yöntemlerinin başında gelen cerrahi tedaviden sonra ağrı yaşanabilmesi olağan bir durum olarak kabul edilir. Hastaların ağrı hissetmeleri durumunda şiddet değişken olur. Cerrahi olarak tamamlanan tedavi sonrasında hastaların ağrıdan şikayetçi olmaları durumunda mutlaka doktora bildirmeleri gerekir. Ağrı kesici ilaçların kullanılması yardımıyla yaşanan ağrıların çözüme kavuşturulabilmesi mümkündür.

Ameliyat sırasında ne tür anestezi uygulanır?

Karında kist tedavisi yöntemi olarak ameliyat uygulamasına karar verildiğinde, uygulanan anestezi genel anestezi olur. Hastaların ameliyat aşamasında hiçbir şey hissetmemelerinin sağlanması hedef alındığı gibi bir o kadar da kolaylıkla gerçekleştirilebilen ameliyatlar tamamlanır. Genel anestezi hem kapalı ameliyatta hem de açık ameliyat için her zaman uygulamaya uygundur. Ameliyat sırasında gerçekleştirilen anestezinin belirli süre sonra sona ermesinin ardından hasta uyanır.

Ameliyat sonrasında kaç gün hastanede yatış önerilir?

Hastalar için ameliyat yöntemiyle gerçekleştirilen tedavinin ardından hastanın gerekli kontrollerinin sağlanarak taburcu edilebilmesi için, hastanede yatış önerilir. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatlarda oldukça kısa süreli olarak devam eden yatış, açık ameliyat yöntemi uygulandığındaysa daha uzun süreli olur. Kapalı ameliyatın tamamlanmasının ardından hastaların hastanede kalma süreleri genellikle 2 günlük süreyi kapsar. Açık ameliyatın ardından hastaların hastanede yatış süreleriyse ortalama 5 gün sürer. Taburcu işlemlerinin başlatılabilmesi için doktor tarafından hastalara dair inceleme yapıldıktan sonra en iyi şartlar altında çıkış verilir. Karındaki kistin tamamen alınmasında avantaj sağlayan ameliyat yöntemi hem tedavi aşamasında hem de tedavi sonrasında çok dikkat gerektiren bir yöntem olarak kabul edildiğinden dolayı yatış zorunludur. Hastanede kalma süresi boyunca hastaların pansumanlarının yapılması sağlanır ve diğer gerekli değer kontrolleri de tamamlanır. Taburcu işlemlerinin başlatılabilmesinde doktorun genel olarak değerlendirmesi yapılmasının ardından karında kist tedavisinin hastanedeki son işlemleri de biter.

Hasta tedaviden sonra ne zaman iş hayatına dönebilir?

İş hayatına dönüş süresi çok kontrollü şekilde mümkün olur. Tedavinin uygulanmasının hemen ardından işe geri dönüşün yapılamaz. İlaçlı tedavi, ayakta tedavi olarak devam ediyor olduğundan dolayı bu tedavi yönteminin tercih edilmesi durumunda aktif olarak hastalar işlerine devam edebilirler. Ancak cerrahi müdahalenin gerçekleştirildiği ameliyatlı tedavilerde hem hastanın hastanede kalış süresi hem de dinlenme süresi gibi sürelerin hesaba katılarak iş hayatına geri dönüşün sorunsuz şekilde planlanması gerekir. Tedavisi tamamlanan hastalar, oturarak çalışmaları durumunda 2 haftalık sürenin ardından iş hayatına geri dönüş yapabilecekleri gibi aktif olarak fiziksel kuvvete ihtiyaç duyanlar için 3-4 haftalık sürenin ardından iş hayatına dönüş yapılabilmesi olanağı bulunur. Karında kist tedavisinden sonra bireylerin kendilerini iyi hissetmelerinin ve doktorun da onay vermesinin ardından iş hayatına geri dönüş sorunsu olmadan gerçekleştirilir.

Tedavi sonrasında kistler tamamen yok olur mu?

Tedavi uygulamalarında ana hedef kistlerin tamamen yok edilebilmesi olur. Uygulama yöntemleri değişkenlik gösteriyor olsa da tüm karında kist durumlarına yönelik olarak gerçekleştirilen tedavilerde kalıcı olarak çözüm hedefi vardır. Kadınlar için tedavinin gerçekleştirilmesinin ardından kistler nedeniyle yaşanan belli başlı sorunların yaşanması söz konusu olmaz. Tedaviden sonra kistlerin tamamen yok edilebilmesi olanağı bulunduğundan dolayı, herhangi bir şekilde sorunun varlık gösterebilmesi mümkün değildir. Tamamen yok edilebilir özellikte olan karında kist sorununun çözüme kavuşturulmasıyla çok daha sağlıklı şartlara sahip olabilme imkanı bulunur. Kistlerin tamamen yok edilmesi demek, tedavinin kalıcı olarak gerçekleştirilmesi ve hastaların aynı sorunu yaşamaması demektir. Tedavi sonrasında kusursuz seviyede sonuçlar alınabilir. Kistler tamamen yok edildiğinden dolayı, hastalar hem belirtilerle karşı karşıya kalmaz hem de genel sağlıklarını tehdit eden unsurlara sahip olmazlar. Hem cerrahi hem de ilaçlı olarak uygulanan tedavilerin tamamlanmasının ardından kistlerin tamamen yok edilebilmesi olasılığı bulunur.

Ameliyattan sonra kist oluşumu tekrarlar mı?

Karında kist sorunu yaşayan hastaların ameliyatlarının gerçekleştirilmesiyle beraber cerrahi operasyonla kistlerin bulundukları bölgeden alınabilirler. Farklı tipte kistler, oluşumları açısından değişim gösteriyor olmaları dolayısıyla ameliyattan sonra kist oluşumunun tekrar görülebilmesi olasılığı her zaman mevcuttur. Bazı hastalarda ameliyatın ardından ömür boyu herhangi bir karında kist yaşanması görülmezken, bazı hastalarda birden fazla kere ortaya çıktıklarının görülebildikleri rapor edilmiştir. Ameliyatın gerçekleştirilmesi süresi baz alındığında genellikle tekrarlama durumu ilerleyen yıllar içerisinde gerçekleşebilir. Kist oluşumunun tekrarlanması durumunda tedavi edilse bile, geçen süre içerisinde yine kendisini tekrar edebilmesi olasılığı bulunur. Ameliyattan sonraki sürecin ardından hastaların tedavilerinin tamamen gerçekleştirilmiş olduğu durumlarda bile, doktor kontrollerinin düzenli olarak devam ettirilmesi önemlidir. Karında kist yani yumurtalık kistinin tekrarlaması durumunda, rutin kontroller sayesinde erken tanının konularak tedavi edilebilmeleri sağlanır. Ameliyattan sonra kistin oluşumuna zemin hazırlayabilecek faktörler arasında en belirgini genellikle genetik yakınlıktır. Genetik açıdan kist oluşumuna yatkınlığı bulunan kadınlarda ameliyattan sonra kist oluşumunun tekrarladığı görülür.

Tedavi sürerken alkol ve sigara kullanmanın sakıncası var mı?

Alkol ve sigara her hastalığın tedavisinde olduğu gibi karında kist tedavisinde de mutlaka uzak durulması gereken zararlı içeriğe sahip olan ürünlerdir. Tedavinin gidişatını doğrudan etkilediği gibi sağlık açısından da etkilerini belirgin seviyede ortaya çıkarabilmesi söz konusudur. Hem alkolün hem de sigaranın kullanılmamaları sayesinde başarılı şekilde sonuçların alınabilmesi olasılığı artar. Bağımlılık derecesinde kullananlar için doktorla birlikte özel olarak çalışılarak tedavi süresi boyunca alkol ve sigaranın kesin olarak kullanımı engellenmelidir. Günde bir dal veya bir kadeh bile olsa alkol tüketilmesi tedavi sürecinde zararlı etkiye normalden daha fazla sahip olabileceği gibi, başarılı sonuçlar için de engel teşkil eder. Tedavi sürerken zararlı alışkanlıklardan kesin olarak uzak durulmasının önemi bir hayli yüksektir. İlaçlı veya cerrahi yöntemlerden herhangi birine karar verilmesi durumunda, tedavinin devam edeceği sürenin ne kadar olacağının doktor tarafından hastaya paylaşılmasıyla beraber alkol ve sigara alışkanlığı askıya alınmalıdır. Karında kist tedavisinin tamamlanmasının ardından belirli süre sonra tekrar kullanılmalarında yok edilen kist için herhangi bir etkiye sahip olmaz ancak genel sağlık için oluşturdukları tehditler devam eder.

Karındaki kistler kendiliğinden geçer mi?

Karındaki kistlerin çoğu zorlayıcı kistler değillerdir. Oluştukları gibi kendi kendine geçmeleri beklentisi bulunur. Her kist tipinin farklı özelliği taşıyor olması nedeniyle tamamının kendiliğinden kaybolabilmesi mümkün olmaz. Kendiliğinden geçebilecek şekilde sınıflandırılan kistler iyi huylu yapıda oldukları gibi aynı zamanda küçük boyutlardan meydana gelirler. Kendi kendine kaybolabilecek özellikte olanlar, karındaki kistlerin çoğunluğunu kapsar. Genel olarak ortalama 1-2 aylık süre içerisinde tekrar kontrol edildiklerinde tamamen yok oldukları görülür. Karında kiste rastlandığında takip sürecinin başlatılarak gerekli olan kontroller sağlanmalıdır. Kendi kendine geçmeyen yapıda varlık gösterebilecek kistler de ortaya çıkabiliyor olduklarından dolayı, kaybolmamaları durumunda ilaç veya ameliyatla yok edilmeleri zorunluluğu oluşur.

Karında kist olması gebeliği etkiler mi?

Gebelik, sağlık durumunun iyi olmasıyla beraber oldukça başarılı şekilde sonuçlanır. Karında kist olması genellikle gebeliğe engel olarak görülüyor olmakla beraber, kist tiplerine bağlı olarak farklı tanımların yapılabilmesi mümkündür. İyi huylu kistler kendi kendilerine kaybolduklarından ve boyutlarının da küçük olduklarından dolayı gebelik için herhangi bir olumsuz etkiye sahip olmazlar. Ancak karında kist olması kötü huylu olarak tanımlanan ve boyutları açısından da normalin daha üzerinde olan kistler, gebeliği olumsuz anlamda etkileyebilirler. Doktor kontrollerinin gerçekleştirilmesiyle karındaki kistler için değerlendirmenin doğru şekilde yapılabilmesi mümkündür. Her kist aynı derecede etkiye sahip olmadığı gibi her kadın için gebelikte de etkili olmaz. Karında kist olması durumunda gebeliğin etkilenip etkilenemeyeceğine dair karar doktor tarafından verilir.

Gebe kişide kist oluşumu fetüsü etkiler mi?

Gebe kadınlarda nadiren de olsa kist oluşumunun gözlemlenebilmesi olasılığı mevcuttur. Karında kist tedavisi hakkında en sık sorulan sorular arasında yer alıyor olmasıyla beraber, sorunun doğru cevabı önemlidir. Gebelikte kistin oluşumu durumunda patlama riski bulunduğundan dolayı, fetüsün etkilenebilmesi muhtemeldir. Ancak yüksek risk grubunda değerlendirilmeyen kistler fetüsü herhangi bir şekilde etkilemez. Yapılan testlerle birlikte, kistin içerisinde sadece su olması hem anne hem de fetüsün sorun yaşamamasını sağlar. Ancak su haricinde sert bir yapı da bulunuyorsa kontrol gerekliliği oluşabilir. Doktor kontrolleriyle beraber gebe kişide kist oluşumunun fetüsü etkilememesi adına özel şekilde tedavi uygulanabilmesi olanağı bulunur.

Gebe hastalara tedavi nasıl uygulanır?

Gebe hastalara yönelik olarak tedavi uygulamaları, normal hastalara yaklaşımdan farklı olarak gerçekleştirilir. Hem annenin hem de bebeğin korunabilmesine yönelik olarak ön incelemelerin tamamlanmasının ardından, zararsız şekilde uygulanabilir kabul edilen tedavinin başlatılabilmesi mümkün olur. Doktor tarafından birbirinden farklı uygulamaların tercih edilebilmesi en önemli avantajdır. İyi huya sahip olarak tanımlanan kistlere müdahale edilmesine gerek kalmadan kendi kendilerine kaybolmaları beklenir. Farklı tipteki kistler içinse gebeliğin hangi dönemde olduğunun değerlendirilmesi ve anne sağlığının kontrol edilmesiyle tedaviye başlanır. Olabildiğince az ilaç kullanımıyla tedavinin gerçekleştirilmesi gebe hastalar için çok önemlidir. Kistin durumunun düzenli olarak takip edilmesi ve gebelik dönemine özel olarak incelemelerde bulunulması tedavinin hem sağlıklı hem de başarılı olmasına etki eder.

Ne tür kistler kısırlığa sebep olur?

Kadınların sağlığını pek çok açıdan tehdit eden sağlık sorunlarından olan karında kist sorunu, kısırlık sonucuyla karşı karşıya kalabilmeye yol açabilir. En sık merak edilenler arasında, ne tür kistler kısırlığa sebep olur? sorusu bulunur. Çikolata kisti adıyla da bilinen Endometrioma tipinde olan kistler, kısırlık sebebiyet verirler. Sağlıklı yumurtalık dokusunda azalma yaşanmasına yol açtığından dolayı kısırlık oranını kadınlarda arttığı görülür. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için öncelikli olarak kistin tedavisinin gerçekleştirilmesi gerekir. Geç kalınmadan başlanan tedavi sayesinde, kistin kısırlık sorununu ortaya çıkarmadan vücuttan yok edilebilmesi mümkündür. Aksi takdirde ilerlemesi durumunda görülen kısırlık, kadınlar tarafından istenmeyen sonuçlar arasında yer alır.

İlgili Bölümler
İlgili Ameliyatlar
İlgili Hastalıklar