Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından daha fazla bilgi için Kişisel Verilerin Korunması Kanunu sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.

Çene Kisti Tedavisi

Ağız içerisinde ve çene bölgesinde görülen patolojik oluşumlara "çene kisti" denilmektedir. Çene kistlerin diş kökenli ve diş kökenli olmaya olarak iki farklı şekli bulunuyor. Çene kistlerinin iyi huylu olması halinde çene kemiklerinde harabiyete görülebilir. Bu harabiyetin sonucunda estetik açıdan kötü görüntüler oluşabilmektedir. Aynı zamanda çenede fonksiyon bozukluğu da meydana gelebiliyor. Çene kistinin oluşturduğu bu sorunlar sebebi ile tedavisinin mutlaka yapılması gerekir. Uzmanlar, 3 hafta içerisinde kendiliğinden kaybolmayan lezyonların incelenmesi için doktora başvurmanız gerektiğini belirtiyor.

Diş ile ilişkisi olan çene kisti için öncelikle ilişkili olan dişe kanal tedavisi yapılacaktır. Diş eti açılması ve kemiklerin kaldırılması ile kiste ulaşmakta kolaylaşır. Kemik kaldırma işleminin çok hassas bir işlem olduğu gözlemleniyor. Kemiğin en az şekilde kaldırılmasına dikkat edilmelidir. Kemik tozu, kistte iltihaplanma var ise devreye girer. İyileşme sürecine de doğrudan etkisi bulunuyor. Tedavi ile alınan kist, patoloji laboratuvarına gönderilmektedir. Burada gerekli incelemeler yapıldıktan sonra sonuçlar ise uzman doktora aktarılır. Doktor ise sonuçlar üzerinden değerlendirme yapar ve hasta ile paylaşır.

Tedavi edilmeyen çene kistlerinin kötü huylu tümörü dönüşme riskinin olduğu belirtilmektedir. Düzenli diş kontrolleri yaptıramanız hastalıkların önüne geçmenizi sağlayacaktır. Erken teşhis edilen hastalıkların tedavisinde ise daha olumlu sonuçlar elde edilmektedir. Çene kisti tedavisine başlanabilmesi için tanı konulması gerekir.

İnceleyen ve Onaylayan : Dt. Mustafa Sercan Akat

Çene Kisti Tedavisi Hakkında

Kist nedir? Kist yapı olarak, kemikte bulunan içerisinde sıvı ve yarı sıvı maddeden oluşan ve etrafı bir doku ile kaplanmış olan boşluklara verilen isimdir. Kistlerin bulundukları bölgede genişleyerek büyüdüğü gözlemlenir. Ancak bu büyümenin yavaş şekilde ilerlediği belirtilir. İnsan vücudunun her tarafında oluşabilen kistler, bölge olarak ise en fazla çene bölgesinde oluşmaktadır.

Hastalıkların tedavi seçenekleri olabiliyor. Tedavisi bulunan hastalıklar arasında çene kisti de yer alıyor. Çene kisti tedavisi için ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulduğu gözlemlenmektedir.

Cerrahi kisti tedavisinde çene cerrahı tarafından kistlerin çıkarılması gerekiyor. Zamanında müdahale ise oldukça önem taşır. Çene kisti tedavisinde de erken teşhisin önemi büyük olmakla beraber, geç kalındığı durumlarda, yüzde şişlik, iltihaplanma ve tümör oluşumu gibi problemler göze çarpmaya başlamaktadır. Çene kisti ameliyatının nasıl yapıldığına ilişkin aşağıda ayrıntılı anlatım mevcuttur.

Enükleasyon ve marsüpyalizasyon isimli iki temel yöntem üzerinden çene kisti ameliyatlarının yapıldığı bilinmektedir. Enükleasyon, Çene kistinin bulunduğu bölgeden herhangi bir zarar görmeden tek parça halinde alınması işlemine verilen addır. Genel veya lokal anestezi ile yapılabilir. Diş etinin öncelikle kaldırılması ile başlar ve kistin temizlenmesinin ardından bölge dikiş atılarak kapatılır.

Kistlerin çok büyük olması halinde öncelikle küçültülmesi gerekir. Küçültme işleminin ardından cerrahi işlemle çıkarıldığı gözlemlenir. Bu işlemlere ise marsüpyalizasyon ve drenleme işlemleri denilmektedir.

Genellikle büyük kistler için uygulanan Marsupializasyon işlemi, bölgeye açılan ufak bir delikten kistin içindeki sıvının boşaltılması ve kistin basıncının azaltılması ile başlar. Kistin basıncının azaltılmasıyla küçülmeye başladığı gözlemlenmiştir. Küçülme sonrasında cerrahi müdahale yapılır.

Kistin içerisine dren yerleştirilmesine ise drenleme işlemi deniliyor. Bu işlem ile kistin küçülmesi amaçlanmaktadır. Marsüpyalizasyon tekniğindeki gibi küçülme sonrasında cerrahi müdahale yapılır.

Cerrahi işlemin ardından kist ile ilişkisi bulunan dişin ağızda bırakılmasına karar verilebilir. Bu durumda ise dişe kanal tedavi yapılması gerekecektir. Kist ile birlikte dişin çekilmesi halinde ise bölgenin iyileşmesinin ardından implant uygulamasına gidilebilir.

Çene Kisti Nedir?

Bir tür çene kistleri de çene kemiklerinin içerisinde bulunmaktadır. Ağız ve yüz bölgesinin yumuşak dokularında ise nadir olarak görülebiliyor.

Çene kemiği kistlerinin başlangıçta herhangi bir belirti vermediği tespit edilmiştir. Yavaşça ve sinsice ilerleyen çene kistlerinin teşhisine geç kalınmaması önem taşır. Çene kistlerinin tanısının geç konulması halinde harabiyete oluşumu söz konusu olur. Yüz bölgesinde ağrısız gelişen şişlikler, çene kemiği kistlerinin temel belirtisi olarak gösterilir. Alt dudakta uyuşukluk belirtisi ise kistin ilerlemiş olduğu işaret eder. Genellikle ağrısız ilerlediği gözlemlenen çene kistlerinin gelişmeden tedavisine başlanması gerekir. İlerlemiş çene kisti sebebi ile dişlerde sallanma ve alt çenede kendiliğinden oluşan kırık ile karşılaşabilirsiniz.

Çene kistleri, genellikle dişlerden kaynağını almaktadır. Bu durum aynı zamanda tükürük bezlerinde ve ağızdaki yumuşak dokularda da oluşabilecektir. Belirtileri çok zor teşhis edilmektedir. Ağrı ve şişlik ise temel belirtileri arasında bulunmaktadır. Çene kisti tanısı konulabilmesi için klinik, radyografik ve histopatolojik bulguların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Hastalığın teşhis edilmesinin ardından tedavi sürecine başlanacaktır. İlaç tedavisi ile iyileşmeyen hastalar için cerrahi operasyon ihtiyacı doğar. Çene cerrahları tarafından kistin çıkarılması gerekecektir.

Çene Kisti Oluşum Sebepleri Nelerdir?

İçi sıvı dolu kesecikler olarak karşımıza çıkan kistler, en fazla çene bölgesinde görülmektedir. Çenede oluşan kistlerin genellikle ağrıya sebep olmadığı ve belirti vermediği tespit edilmiştir. Çene kistinin teşhisinin diş hekimine gidildiğinde röntgen çekilmesi halinde konulabileceği gözlemleniyor. Genellikle alt çenede oluşum gösteren kistler, üst çenede ise çok nadir olarak görülür. Kistler, teşhis edildikten sonra mutlaka tedavi edilmelidir. Tedavi edilmemesi halinde gelişim gösterecektir. Gelişimin ardından ciddi problemler meydana gelir.

Çene kistinin oluşumunda birçok temel neden olduğu belirtilmektedir. Hastalık oluşumunun kesin olarak nedeni budur demek yanlış olacaktır. Yanlış işlem yapılmış kuronlar, alkol ve sigara tüketimi, vitamin eksiklikleri ve zararlı güneş ışınları gibi nedenlerden oluşabilir. Kalıtımsal faktörlerin, çene kisti oluşumunda etkisi olduğu da belirtiliyor. Uzman doktor tarafından çene kisti teşhisi konulduktan sonra neden oluştuğuna ilişkin sizlere bilgi verilebilir. Ancak bazen kistin neden oluştuğu hakkında net bir değerlendirme yapılamayabilir.

Çene Kisti Belirtileri Nelerdir?

Çene bölgesinde görülen patolojik oluşumlara denilen çene kistlerinin diş kökenli oluşma ihtimali bulunuyor. Çene kistlerinin iyi huylu olması ise çene kemiklerinde harabiyete sebep olacaktır. Harabiyet sebebi ile estetik açıdan hoş olmayan görüntüler oluşabilir. Çene kisti, gelişim göstermeden teşhis edilmeli ve tedavisine başlanmalıdır. Bunun farkına varılabilmesi amacıyla, bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Çoğunlukla erken dönemde belirti vermediği bilinen çene kisti, gelişim göstermesi ile çevre dokulara zarar vermeye başlamaktadır. Çene kistinin ciddi gelişim göstermesi sonucunda çene kemiği de hasar alabilir. Sinirlere baskı oluşumu halinde hissizlik gibi belirtilerle karşılaşabilirsiniz. Enfeksiyon oluşması durumunda ise ağrı görülebilir. Tedavi edilmeyen çene kistinin şişliklere de sebep olduğu gözlemlenmiştir. Çene kisti tedavisine geç kalınmamalı ve düzenli olarak diş kontrollerine gitmelisiniz. Kontrol öncesinde hastalığa ilişkin belirti görülür ise daha erken tarihte kontrole gitmeniz öneriliyor. Erken teşhis edilen çene kistinin tedavisinden daha olumlu sonuçlar alınmaktadır. Çene kistinin belirtileri ve nasıl görüldüğü ise aşağıda listelenmiştir.

  • Enfeksiyon: Çene kistlerinin kendi içerisinde farklı türleri bulunuyor. Her kistte enfeksiyon görülmediğini belirtmek gerekir. Diş kökünde oluşan ve tedavi edilmeyen kronik enfeksiyonların kist oluşmasına neden olduğu belirtilmektedir. Daha önce tedavi sırasında iyi temizlenmemiş enfeksiyonlarında çene kisti oluşumuna etkisi olabilir. Enfeksiyon oluşması ile ağrı ve ateşte kaçınılmaz olacaktır. Cerrahi işlem öncesinde antibiyotik tedavisi ihtiyacı doğar.

  • Şişlik: İlk evrelerde belirti vermeden ilerleme gösteren çene kistleri, gelişim göstermesi ile şişlik oluşmasına neden olacaktır. Şişliğin genellikle ağrısız olduğu gözlemleniyor. Ancak hastanın çenesinde enfeksiyon oluşması halinde şişliğin yanında ağrı görülebilir.

  • Ağrı: Başlangıçta belirti vermeyen çene kistleri, yavaşça ilerlemesi sebebi ile zor teşhis edilir. Gelişim gösteren kist, ağrı oluşmasına neden olacaktır. Isırma hareketi sırasında tüm çenenin şiddetli bir şekilde ağrıması ise yaşanabilen durumlar arasındadır.

  • Alt Dudakta Hissizlik: Çene kistlerinin fark edilip tedavi edilmesi gerekmektedir. Tedavi edilmeyen çene kistlerinin gelişim gösterdiği ve daha ciddi sorunlara sebep olduğu gözlemleniyor. Çene kistinin aşırı derecede büyümesi ile çevresindeki sinirlere baskı yapmaya başladığı tespit edilmiştir. Sinir üzerinde oluşan baskı ise dudaklarda hissizliğe neden olur. Alt dudakta hissizlik, tedavi sonrasında iyileşme gösterebilir. Sinirlerde kalıcı bir hasar oluşmuşsa düzelmez.

  • Alt Çenede Kırık:Genellikle alt çenede oluşum gösteren çene kistleri, sürekli olarak büyüme eğilimi içerisindedir. Büyümek için çevrelerinde bulunan dokuları zayıflatırlar ve oluşan boşluklara yayılırlar. Çene kemiğinin zayıflamasına neden oldukları bilinir. Zayıflayan çene kemiği ise kolayca kırılabilir hale gelecektir. En ufak darbe sonucunda alt çenede kırık ise kaçınılmaz olur.

  • Dişlerde Sallanma:

Sinsi bir şekilde ilerleyen çene kistleri, başlangıç aşamasında hiçbir belirti vermez. Kişinin çene kistlerinin farkına varması geç kalınabilinir. Kist, büyümesi ile birlikte diş köklerini zayıflatır. Diş kökenlerinin zayıflaması ise dişlerin sallanmalarına neden olacaktır.

Çene Kisti Tedavi Türleri

Kistlerin en fazla görüldüğü bölgenin çene bölgesi olduğu bilinmektedir. Çene kisti, yavaş ilerleyen ve belirtileri çok zor teşhis edilen bir hastalıktır. Çene kisti olduğu anlaşılan yapının, acilen tedavisine başlanacaktır. Tedavi sürecinin ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi olarak iki başlığa ayrıldığı gözlemleniyor.

İlaç Tedavisi

Birçok hastalığın tedavisinde öncelikle ilaç tedavisine başvurulduğu gözlemlenmiştir. Çene kisti tedavisi içinde öncelikle ilaç tedavisine başvurulması gerekiyor. Yapılan tetkikler ve uzman doktorun değerlendirmelerinin ardından sizler için en uygun ilaçlar belirtilecektir. Doktorun belirttiği ilaçları kullanmalısınız. İlaç tedavisi olumlu sonuç vermezse, cerrahi tedavi yöntemine geçilmesi gerekir. Kanal tedavisi ise tedavi seçeneği olarak genellikle görülmez. Ancak dişlerin duruma göre yapılması gereken bir işlemdir.

Cerrahi Tedavi

Günümüzde, çene bölgesinde en fazla görülen hastalıklar arasında çene kistinin bulunduğu gözlemleniyor. Halk arasında ise çene kistinin kanser yapacağına ilişkin yanlış bir algı bulunmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte, çene kisti cerrahi tedavisi de kolaylıkla yapılıyor. Çene altında kist oluşması durumunda cerrahi tedavinin iki şekilde yapıldığı gözlemlenmiştir. Bu işlem esnasında kist tam anlamıyla çıkarılmaktadır. Cerrahi tedavinin şeklini ise hastanın yaşı, kistin lokalizasyonu, cinsi ve büyüklüğü belirlemektedir. Yapılan cerrahi müdahalenin hemen ardından bu bölge temizlenir ve dikiş atılarak kapatılması sağlanır. Çene kisti cerrahi tedavi sonrasında kiste neden olan dişlerin kanal tedavisi gerçekleştirilecektir. Kistler, gelişim göstermesi halinde ciddi sorunlara neden olur. Belirtileri zor teşhis edilen çene kisti rahatsızlığı sebebi ile cerrahi operasyona tabii tutabilirsiniz. Çene kisti ameliyatının iki farklı yöntem ile yapıldığı bilinmektedir. Bu yöntemler ise enükleasyon ve marsüpyalizasyon olarak karşımıza çıkıyor.

Enükleasyon

Küçük kistler için yapılan cerrahi operasyona enükleasyon yöntemi denilmektedir. Enükleasyon cerrahi operasyonu, kistin olduğu bölgenin uyuşturulması veya hastanın tamamen uyutulması ile yapılıyor. Genel ve lokal anestezi çatısı altında yapılabilir. Hangi anestezi yönteminin kullanılacağına ise uzman doktor ve diş hekimi birlikte karar verecektir. Anestezi yönteminin uygulanmasının ardından kist bölgesindeki diş eti kesilir. Genel olarak bu bölgedeki kist, kapsülü ile beraber çıkarılmaktadır. Kistin çıkarılmasının ardından kistin bulunduğu bölgenin temizlenmesi gerekir. Son olarak dikiş atılır ve kapatma işlemi yapılır.

Marsüpyalizasyon

Çene kistinin belirtileri genellikle teşhis edilemez. Hastalığın gelişim gösterdiği ve geç fark edildiği gözlemleniyor. Gelişim gösteren çene kistinin tedavisi ise enükleasyon ile yapılamaz. Marsupializasyon, çene kisti büyük olanlar için uygulanan yöntemdir. Kistin büyük olması sebebi ile doğal olarak keseye basınç yapacaktır. İlk olarak kist üzerine küçük kesi yapılması gerekirken, içerisindeki cerahat bir miktar boşaltılır ve ardından daha büyük bir kesi açılır. Bu açılan kesi ile birlikte kist bölgeden çıkartılacaktır. Son olarak dikiş atılması gerekir.

Marsupializasyon yöntemi ile kistin direk olarak alınması mümkün değildir. Bunun sebebi ise kistin büyüklük ve gerginliğinden doğan basınç sebebi ile işlem sırasında patlama ihtimalinin bulunmasıdır. Patlama sonucunda cerahatin ağız ve yutağa yayılması ise kaçınılmaz olur. Bu durumda ise enfeksiyon meydana gelecektir.

Marsüpyalizasyon yönteminde kistin cerahatinin boşaltılması sırasında drene uygulanmaktadır. Cerahatin sağlam dokulara bulaşmadan ve ameliyat bölgesini kirletmeden vücuttan uzaklaştırılması sağlanır. Drene uygulanmaz ise cerahat ağız boşluğu ve yutak kısmına bulaşabilir. O zamanda enfeksiyonların oluşması ise kaçınılmaz olur.

Kanal Tedavisi

Çene kisti tedavisinde cerrahi işlemin ardından kanal tedavisi yapılması gerekebilir. Çene kisti cerrahi operasyonunun dişler üzerinden yapılması halinde kanal tedavi de şarttır. Burada operasyonun hangi yöntemle ve nasıl yapıldığına göre hareket edilir.

Çene Kisti Tedavi Öncesi

Hastalıkların veya rahatsızlıkların tedavisine başlamadan önce belirli bir süreç vardır. Bu sürecin en iyi şekilde yönetilmesi ise tedavi sürecine doğrudan olumlu katkıda bulunacaktır. Çene kisti tedavisinde de diğer tedavilere başlanmadan önceki prosedür dikkate alınmalı ve hastaların genel sağlık durumları kontrol edilmelidir.

Şişlik ve Hissizlik

Çene kisti, belirtilerini çok zor gösteren ve geç teşhis edilen bir hastalıktır. Hastalığın erken teşhis edilmemesi halinde gelişim gösterdiği gözlemleniyor. Gelişim gösteren çene kisti, çeşitli olumsuzluklara ise neden olabilmektedir. Bu olumsuzluklar arasında şişlik ve hissizlik yer alır. Alt dudakta oluşan hissizlik, çene kistinin aşırı derecede büyümesi ile meydana gelmektedir. Gelişen çene kisti, sinirlere baskı yapmaya başlayacaktır. Sinir üzerinde oluşan baskının dudaklarda hissizliğe neden olduğu gözlemleniyor. Sinirlerde ciddi bir hasar oluşması halinde alt dudaklardaki hissizliğin kalıcı olabileceğini unutmayın. Çene kistinin ilk evrelerde belirti göstermemesi sebebi ile gelişim göstermesi kaçınılmazdır. Bu gelişimin sonuçları arasında şişlikte bulunuyor. Başlangıçta ağrısız görülen şişlik, hastanın çenesinde enfeksiyon oluşması ile ağrılı görülecektir.

Fiziki Muayene

Birçok hastalığın tedavisine başlamadan önce muayene yapılması gerekir. Doktora gittiğinizde ilk olarak fiziki muayene tabi tutulacaksınız. Çene kisti hastalığı içinde fiziki muayene şarttır. Doktor tarafından yapılacak muayene ile ön bilgi sahibi olması mümkündür. Çene kisti ve diğer hastalıklarda fiziki muayenenin 4 aşamalı gerçekleştiği gözlemleniyor.

İnspeksiyon: Hastaya doktor tarafından yapılan ilk müdahaleye verilen isimdir. Hastanın istenilen vücut bölgesini soyması ile başlar. Çene kisti fiziki muayenesinin inspeksiyon ile başladığı gözlemlenir. Çene kistinin teşhis edilmesinde önemi büyüktür. Kabarıklık, şişlik, ameliyat izi, darp izin vs. unsurlara ilişkin bilgi sahibi olduğu biliniyor.

Palpasyon: Çene kisti oluşmasının ardından fiziki muayenede çene bölgenizin elle dokunularak muayene edilmesi gerekecektir. Bu duruma ise palpasyon denilir. Palpasyonun bir diğer amacı da o bölgede normal durumun dışında şişlik bulunup bulunmadığını kontrol etmektir. Uzmanlar, palpasyon tekniğinin simetrik bir şekilde yapılması gerektiğinde uyarıyor. Palpasyon tekniği ile beraber, hastalarda kalp atışları dinlenebilmektedir. Ellerin soğuk olmamasına dikkat edilmektedir.

Perküsyon: Genellikle karın ve göğüs bölgesindeki hastalıkların fiziki muayenesi için kullanılmaktadır. Çene kisti fiziki muayenesinde genellikle uygulanmaz. Perküsyon tedavisinde yapılan işlemin asıl amacı, iç organların boş alanları ile dolu alanlarının kontrol edilmesidir.

Oskültasyon: Fiziki muayene içerisinde steteskop kullanımı olmazsa olmazdır. Steteskop ile söz konusu bölgenin dinlenmesine ise oskültasyon deniliyor. Bu, genel olarak göğüs ve batında yer alan hastalıklar için uygulanmaktadır. Çene kisti fiziki muayenesinde kullanıldığı pek görülmez. Fiziki muayenesi yapılan hastanın genel sağlık durumu hakkında ön bilgi elde edildiği gözlemleniyor. Çene kisti tedavisine başlamadan önce fiziki muayenenin doktor tarafından yapılması şarttır.

Tetkikler

Hastalıkların cerrahi tedavisine başlamadan önce ilk olarak tetkiklerin uygulanması gerekir. Çene kisti ameliyatı öncesinde de bazı özel tetkiklerin uygulanması gerektiği belirtiliyor. Tetkiklerin eksiksiz şekilde uygulanması gerekirken, aksi takdirde ameliyat planlamasının yapılması da söz konusu değildir. İlk olarak 3 boyutlu tomografi çekilerek kistin bulunduğu bölge ve ölçüleri net bir şekilde belirlenecektir. Genel ve lokal anesteziden hangi yöntemin kullanılacağını belirlemek için rutin kan testleri yapılması gerekir. Yapılan bu testler ile kanama pıhtılaşma zamanı ve böbrek fonksiyonları hakkında önemli bilgiler elde edilecektir. Uygulanan tetkikler ile kist türünün belirlendiği gözlemlenir. Tetkiklerden yola çıkan uzman doktorlar, hasta için kesin bir tedavi planı oluşturur.

Çene kisti hastalığının erken teşhis edilmesi ve tedavisine erken başlanması gerekir. Ancak belirtilerin kendilerini göstermemesi ve hastalığın yavaş ilerlemesi sebebi ile genellikle erken teşhis edilemez. Genellikle ise hastanın diş hekimine gittiğinde çene kisti oluşumundan haberdar olduğu gözlemlenir. İlerlemiş çene kisti vakalarında şişlik, ağrı ve enfeksiyon gibi belirtilerle karşılaşıldığı bilinmektedir. Uzmanlar, çenede oluşan 6 çeşit kist tipi olduğunu belirtmektedir. Çene kistinin hangi türde olduğunun belirlenmesi için bazı tetkikler uygulanır. Fiziki muayene ve uygulanan tetkikler sonucunda ise hastalığın çene kisti türünün tespit edildiği gözlemlenir. Çene kisti hastalığının tipleri şunlardır.

  • Dentigeröz Kistler
  • Odontojenik Keratokistler
  • Nazopalatik Kistler
  • Lateral Periodontal Kistler
  • Paradental Kistler

Yukarıdaki bütün kist türlerinin ameliyat ile tedavisi mümkündür. Kist türünün belirlenmesinde tetkiklerin önemi tartışılamaz. Tetkikler ile kistin boyutu ve yeri de tespit edilebilir. Ameliyatların başarısına ise doğrudan etkisi olacaktır. Ameliyat planı, çene kistlerinin sınırlarının tam olarak tespit edilmesinin ardından hazırlanmalıdır. Uygulanan tetkikler üzerinden kistlerin çene kemiğine verdiği hasarlar hakkında bilgi sahibi olunduğu gözlemlenir. Tetkikler uygulanmadan tedavi süreci ve ameliyat planı oluşturulamaz.

Radyografik Bulgular

Radyografik bulgular üzerinden çene kistlerinin teşhis edilmesi ve tedavisinin planlanması mümkündür. Radyografilerde genellikle oval veya yuvarlak şekilde görünürler. Hatların düzgün olmaması halinde enfeksiyon oluşumundan söz edilir. Teşhis için röntgen ve bilgisayarlı tomografi kullanılabilinir. Büyük kistler için genellikle bilgisayarlı tomografinin kullanıldığı gözlemleniyor. Bilgisayarlı tomografi ile 3 boyutlu görüntü elde edilmektedir. Kistin sınırları hakkında net bilgi sahibi olurken, ameliyat planı daha bilinçli bir şekilde hazırlanabilir.

Histopatolojik Bulgular

Histopatoloji, hastalıklı dokuların mikroskop içerisinde incelenmesi olarak ifade edilen bir patolojik uzmanlık alanıdır. Histopatoloji ile tümörlerin iyi veya kötü huylu olup olmadıkları tespit edilir. Çene kist dokusu özel solüsyonlu bir kaba konularak patoloji laboratuvarına gönderilmektedir. Doku, patoloji uzmanı tarafından incelenir. İnceleme sonucunda detaylı bir rapor yazılacaktır. Bu rapor ise ilgili doktora gönderiliyor. Rapor üzerinden çene kisti tedavi planlaması yapılır.

Çene Kisti Tedavi Sonrası

Çene kisti tedavisinin ardından belirli bir süreç bulunmaktadır. İyileşme süreci olarak nitelendiren bu sürecin en iyi şekilde yönetilmesi gerekir. Tedavinin başarılı olmasının süreç ile doğrudan ilişkisi bulunuyor. Çene kisti tedavisinin başarısında sizlerin etkisi yüksektir.

Çene Kisti Ameliyatı Sonrası Süreç

Çene kisti tedavisinin ameliyat ile yapılmasının ardından sürecin en iyi şekilde yürütülmesi gerekiyor. Ameliyatın başarılı geçmesinin ardından %100 iyileşme sağlanacağının garantisi yoktur. Ameliyat sonrasında yara bölgesine yapılacak bakımların aksatılmaması gerekir. Çene kisti ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinde yapmanız gerekenler hakkında sizlere bilgi verilecektir. Belirtilenlere dikkat etmeli ve uygulamalısınız. Yapılan ameliyatın başarılı bir şekilde sonuçlanması için büyük önem taşımaktadır.

Uzmanlar, çene kisti ameliyatı sonrasında ağız hijyenine dikkat etmeniz konusunda uyarıyor. Belirli bir süreliğine yumuşak gıdaları tüketmekten de kaçınmalısınız. Aynı zamanda, yara bölgesinde sürtünme ve baskı olmasına izin vermemelisiniz.

Ameliyatların başarılı geçmesi halinde tamamen iyileşmek mümkün değildir. Her ameliyatın ardından belirli bir iyileşme süreci bulunmaktadır. Çene kisti ameliyatı sonrasında da iyileşme sürecinin en iyi şekilde yönetilmesi gerekir. Ameliyattan çıkan hastanın yara bölgesini koruması ve temiz tutması önemlidir. Aksi takdirde, bölgede hasar oluşumu ve ek sorunların oluşumu kaçınılmaz olur. Ameliyat bölgesine dokunmaktan kaçınmalısınız. Dikişler üzerinde baskı oluşturulması ve sürtünme ise en çok yapılan yanlışlar arasındadır. Bu durumlarda ise beklenmeyen kanamalar, ağrı ve dikişlerde açılmalar ile karşılaşırsınız.

Hastaların reçete edilmemiş bir ilacı kullanması son derece yanlıştır. Çene kisti ameliyatı sonrasında belirtilen ilaçların kullanılması gerekir. Bu ilaçların reçetedeki dozda ve sıklıkta alınmasına dikkat etmelisiniz. İlaçların yarım bırakılmaması gerekirken, eksik veya fazla doz almak ise en fazla yapılan yanlışlar arasındadır. Çene kisti ameliyatının ardından enfeksiyonu ve ağrıyı önlemek için sizlere ilaçlar verilecektir. Uzman doktorunuz belirttiği şekilde ilaçların kullanımını devam ettirmelisiniz. İlaçlara ilişkin sorularınızın cevaplarını ise doktorunuzdan alabilirsiniz. Çene kisti hastalığının belirti vermeyen bir hastalık olduğu biliniyor. Hastalığın belirtilerinin farkına varılmadığından hastalığın yavaşça gelişim göstermesi ise kaçınılmazdır. Gelişim gösteren çene kisti, ciddi sorunların oluşmasına neden olur. Bu sebeple hastalığın erken teşhis edilmesi ve tedavisine başlanması gerekecektir. Çene kisti hastalığının erken teşhis edilmesi içinde düzenli doktor kontrolüne gitmelisiniz. Ameliyat sonrasındaki dönem içinde düzenli olarak kontrole gitmeniz önemlidir. Dikişlerin iyileşmesi, ek sorunların yaşanmaması ve diğer durumlar için kontrolleri aksatmamalısınız.

Uzmanlar, çene kisti ameliyatı olan kişinin yara bölgesini darbelere karşı koruması gerektiğini belirtiyor. Ameliyat bölgesine alınabilen bir darbe sebebi ile kanama vb. sorunlarla karşılaşabilirsiniz. İyileşme süreci tamamlanana kadar daha dikkatli ve hassas olmalısınız. Çene kisti ameliyatının ardından enfeksiyonlarda görülebilir. Ameliyat bölgesinde enfeksiyon başlaması halinde acil olarak uzman doktora gitmelisiniz. Enfeksiyonların ciddi ağrılara sebep olduğu gözlemlenirken, yara bölgesinin temiz tutulmasına ve belirtilen ilaçların doğru kullanılmasına dikkat edilmelidir.

Çene Kisti Tekrar Etme Riski

Ameliyat ile tedavisi yapılan çene kistleri, ameliyat sonrasında genellikle tekrarlamaz. Çene kisti ameliyatının hangi yöntem ile yapıldığı önem taşır. Marsüpyalizasyon tekniğinin kullanılması halinde düşükte olsa tekrarlama ihtimali bulunuyor. Enükleasyon yöntemi ile yapılan çene kisti ameliyatlarının ardından tekrarlama ihtimali yoktur. Hangi yöntemin kullanılması gerektiğine ise uzman doktorunuz karar verecektir.

Çene Kisti Ameliyatları Komplikasyonları

Cerrahi operasyonların yan etkileri ve komplikasyonları bulunur. Çene kisti ameliyatı öncesinde yan etkiler ve komplikasyonlar hakkında değerlendirme yapılır. Bu değerlendirme üzerinden gerekli önlemler alınırken, bazen önlemlerin etkisiz kaldığı belirlenmiştir. Çene kisti cerrahi operasyonu sonrasında en çok görülen komplikasyonlara ilişkin aşağıda detaylı bilgi bulunuyor.

Doku Zedelenmesi: Çene kisti ameliyatının zorluğunun kistin boyutu ile doğrudan ilişkisi vardır. Çevre dokularda hasarların meydana gelmesi ise büyük kistlere yapılan ameliyatlarda görülmektedir. Cerrahın deneyimli olması halinde risk azalacaktır.

Çenede His Kaybı: Sinirler, çene kisti ameliyatı sırasında hasar alabilmektedir. Ameliyat yapılırken anestezik ilaçlarda kullanılıyor. Bu durumların çenede his kaybına neden olabileceği belirtilir. Kalıcı hasar alınmaz ise zaman içerisinde his kaybının geçtiği gözlemlenmiştir.

Yüksek Ateş: Çene kisti ameliyatının ardından görülen komplikasyonlar içerisinde yüksek ateşte bulunuyor. Kişide enfeksiyonun varlığını gösteren yüksek ateşin düşmesine yönelik tedavi yapılması gerekir. Hastanın bu noktada ise yakından takibi önem taşır.

Dişlerde Sallanma: Büyük çene kistlerinin ameliyat ile alınması gerekir. Ameliyat sırasında çevresinde bulunan dokularda hasara neden olabilmektedir. Dişler ise en fazla etkilenenler arasında bulunuyor. Dişlerin sallanması ise kaçınılmazdır.

Enfeksiyon: Çene kisti ameliyatının steril şartlarda yapılması gerekmektedir. Sterilizasyon koşullarının sağlanmaması ise hastanın enfeksiyon kapmasına neden olur. Ameliyatın ardından hastaların ağız ve el hijyenine dikkat etmeleri de ayrı önem taşır.

Diş Etinde Kanama: Diş etleri ve yara bölgesi, çene kisti ameliyatının ardından daha da hassaslaşır. Fırçalama sırasında kanamaların görülmesi ise kaçınılmaz olur. Dikişlerden kan sızması ile karşılaşabilirsiniz. İyileşme evresinde ise diş etindeki hafif kanamaların normal karşılanması gerekiyor.

Diş Etlerinde İltihaplanma: Çene kisti ameliyatının ardından yara temizliğine dikkat etmelisiniz. Diş etinde bulunan dikişlerin temiz tutulmaması ve korunmaması halinde ciddi enfeksiyonlar oluşacaktır. Ameliyat sırasında sterilizasyona dikkat edilmemesi halinde ise diş etlerinde iltihaplanmaların görülmesi kaçınılmaz olur.

Çene Kisti Ameliyat Fiyat

Çene kisti, kolaylıkla tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Tedavi seçeneği olarak ameliyat karşımıza çıkıyor. İlaç tedavisinin cerrahi tedavi ile birlikte yürütüldüğü gözlemlenmektedir. Çene kisti ameliyatının fiyatı ise çeşitli etkenlere ve unsurlara göre değişiklik gösterir. Kistin büyüklüğü, daha fazla hasarın oluşmasına neden olur. Bu durumda ameliyatın fiyatını doğrudan etkiler. Ameliyatı yapacak olan doktorun deneyimi ve ünü, hastanenin bulunduğu şehir gibi faktörlerinde fiyat üzerinde etkisi bulunur. Özel hastanelerdeki çene kisti ameliyatlarının ortalama 450 ile 900 TL arasında değişiklik gösterdiği gözlemleniyor. Devlete ait hastanelerde ve diş hastanelerinde, çene kisti ameliyatları SGK (Sosyal Güvenlik) kapsamına girmekte olup, hastalardan herhangi bir ücret talep edilmemektedir.

Sık Sorulan Sorular

Hastalıklara ilişkin sık sorulan sorular bulunurken, bu sorular ve cevapları üzerinden bilinçli bir birey haline gelebilirsiniz. Çene kistinin neden oluştuğunu, belirtilerini, teşhisini ve tedavisini öğrenmek için aşağıdaki sık sorulan sorulara bakabilirsiniz. Soruların cevapları da bulunurken, çevrenizdeki insanlara da bilgi paylaşımında bulunmanız söz konusu olur.

Çene kisti tedavi edilmezse ne olur?

Tedavi edilmeyen çene kistleri, çene içerisinde çok ciddi bir madde kaybına neden olacaktır. Aynı zamanda kistlerin içinde bulunan kan, kolesterol kristalleri ve diğer maddeler, fokal enfeksiyon odağı olarak insanın vücudunda çeşitli zararların oluşmasında etkilidir. Kistlerin gelişim göstermesi ile birlikte çok ciddi rahatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz. Çene kisti tedavi edilmezse daha da gelişim gösterecektir. Bu gelişim sonucunda ise komplikasyonların oluşması da kaçınılmaz olur. Çene kistleri, insanların günlük yaşamını da olumsuz etkiler. Çalışma hayatına zararlar verirken, gece uyumakta güçlük çekmesine neden olacaktır. Beyin sürekli olarak iltihabı sorgular. Gece istirahat etmesi gereken vücudun dinlenmediği gözlemlenir. Sabah yorgun ve halsiz kalkmak ise oluşturduğu sorunlar arasındadır.

Çene kisti ameliyatları zor mu?

Çene kistlerinin uzun süre belirti vermeden sinsice gelişim gösterdiği gözlemlenmiştir. Tedavi edilmeyen çene kistleri, büyüme devam edeceğinden ilerleyen zamanlar içerisinde tümörlere dönüşebilir. Büyümek için alana ihtiyaç duyduğundan çevre dokulara da zarar verecektir. Çene kisti ameliyatlarının ertelenmemesi ve bir an önce yapılması gerekir. Ameliyatın herhangi bir zorluğu bulunmazken, kısa süre içerisinde tamamlandığı gözlemlenmektedir.

Çene kisti ameliyatsız tedavileri yeterli oluyor mu?

Bazı hastalıkların tedavisinde en doğru ve tek seçeneğin ameliyat olduğu belirtilmektedir. Bahsettiğimiz bu hastalıkların içinde Çene kisti hastalığı da bulunmaktadır. Çene kisti oluşan bireylerin tedavilerinin cerrahi olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Ameliyatsız ilaç tedavisinin yeterli olma ihtimali çok düşüktür.

Çene kisti çok fazla ağrı yapar mı?

Çene kistinin erken teşhis edilmesi ve tedavisine erken başlanması gerekmektedir. Gelişim göstermesi halinde bazı sorunlar yaşanacaktır. Bu sorunların başında ise ağrı ve şişlik yer alır. Çene kistinin tedavi edilmemesi ile şişliğin oluşması da kaçınılmaz olur. Ameliyat ise yeterli anestezi ile ağrısız bir şekilde yapılmaktadır.

Çene kisti ameliyatlarında oluşabilecek riskler nelerdir?

Her ameliyatın belirli riskleri bulunuyor. Çene kisti ameliyatında da bazı risklerin bulunduğu gözlemlenmiştir. Enfeksiyon, ameliyatların temel riski olarak gösterilir. Çene kisti ameliyatındaki risklerin başında da yer alır. Çene kisti ameliyatlarında oluşabilecek diğer riskler ise kistin boyutuna göre değişmektedir. Gelişmiş ve büyük kistlerin ameliyatında diş kaybı, çene kemiği kırığı, kanama ve diş sallanması gibi risklerin bulunduğu belirtilir. Çene kisti ameliyatının risklerine ilişkin ameliyat öncesinde doktor tarafından hastaya bilgi verilmelidir. Ameliyat öncesinde gerekli tetkiklerin yapılması ve doktorun risklere ilişkin bilgi sahibi olması şarttır.

Çene kisti alınmak zorunda mıdır?

İlaçla tedavisi, bazı rahatsızlıklar ve hastalıklar için yetersiz kalmaktadır. Çene kistinin tedavisinde de yetersiz kaldığı gözlemleniyor. Çene kistinin alınması gerekirken, aksi takdirde gelişim göstermesi ise kaçınılmazdır. Diş kaybı ve çene kırığı gibi ciddi sorunlarla karşılaşmamak için çene kistini aldırmak gerekir.

Çene kisti kanserleşir mi?

Sürekli ve yavaşça gelişim gösteren çene kistleri, her geçen gün daha da tehlikeli hale gelecektir. Çene kemiğine ve dişlere zarar vermesi ile kistlerin tümörleşmesi mümkündür. Çene kistlerinin tümörleşmesi halinde iyi huylu veya kötü huylu olabileceğini unutmayın. Bu aşamada yapılacak patolojik testler üzerinden tedavi yöntemine karar verilecektir.

Çene kisti ameliyatı sonrası beslenme nasıl olmalıdır?

Gerçekleştirilen diş operasyonlarınız sonrasında, dikkat etmeniz gereken şeyler ve beslenmeniz konusunda detaylı bilgiyi diş hekiminizden alabilirsiniz. Çene kisti ameliyatı olan hastanın ameliyatın ardından katı ve sıcak gıdaları tüketmekten kaçınması gerekiyor.

Çene kisti ameliyatında anestezi uygulanıyor mu?

Çene kisti ameliyatı sırasında anestezi uygulanması gerekmektedir. Hangi anestezi yönteminin uygulanacağına ise uzman doktor karar verecektir. Genel veya lokal anestezi üzerinden ameliyatın yapıldığı gözlemleniyor.

Çene kisti tedavi sonrası tekrar kist oluşabilir mi?

Çene kisti ameliyatının hangi yöntem ile yapıldığı önem taşır. Marsupializasyon yöntemi ile yapılan ameliyatın ardından tekrarlama ihtimali vardır. Ancak bu ihtimalin oldukça düşük olduğu belirtilir. Enükleasyon yöntemi için böyle bir ihtimalden ise bahsedilmemektedir.

Çene kisti diş kaybına sebep olabilir mi?

Hastalıkların veya rahatsızlıkların gelişim göstermeden tedavisine başlanması gerekmektedir. Çene kistinin gelişim göstermesi halinde diş kaybı ile karşılaşabilirsiniz. Diş kaybını önlemek için hastalığın tedavisine erken başlanması gerekir. Kistin büyümesi ve gelişim göstermesi çok tehlikelidir.

Çene kisti ameliyatları için hangi bölüme muayene olmak gerekir?

Özel uzmanlık gerektiren ameliyatlar bulunmaktadır. Bu ameliyatlar arasında ise çene kisti ameliyatı da yer alıyor. Ameliyatın ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanları tarafından yapılması gerekir. Çene kisti muayenesi için ağız, diş ve çene cerrahisi bölümlerinden randevu almanız gerektiği belirtilir.

İlgili Bölümler
İlgili Ameliyatlar
İlgili Hastalıklar