Yutma Güçlüğü (Disfaji) Tedavisi

Yutma Güçlüğü (Disfaji) Tedavisi
Yutma Güçlüğü (Disfaji) Tedavisi

 

Yutma eylemi normal olarak istemli ve istemsiz olmak üzere iki fazda gerçekleşir. Ağza alınan besinin çiğnenmesi ve tükürük ile karıştırılıp lokma haline getirilerek boyutlarının küçültülmesi istemli fazda gerçekleşir. Lokmanın yutak ile yemek borusunun üst kısmına hareket etmesi, yemek borusundan mideye iletilmesi ise istemsiz fazda gerçekleşir.

Yutma güçlüğü (Disfaji) ise ağızdan alınan besinin mideye iletilmesinin mekanik şekilde engellenmesi, yutma eylemini sağlayan kaslarda güç azalması ya da koordinasyon bozukluğu ile gelişen bir semptomdur. Bu sorun yutmanın orofaringeal ya da özofageal aşamalarında yaşanabilir. Yutma güçlüğü (Disfaji) tedavisi sorunun hangi aşamada yaşandığının değerlendirilmesinden sonra planlanır. Ayrıca yutma güçlüğüne neden olan bir hastalık teşhisi yapılırsa hastalığın tedavisi de yapılır.

Orofaringeal yutma güçlüğü genellikle nörolojik, metabolik ve kas gevşemesi nedenlerinden gelişebilir. Yutak ve yemek borusunun üst kısımlarının fonksiyonlarının etkilendiği hastalıklara bağlı olarak orofarinks gelişebilir. Yutma güçlüğünün orofaringeal nedeniyle oluştuğunu işaret eden belirtiler yutkunma sırasında öksürme, besinlerin geriye kaçması, yutkunmaya başlamada zorluk çekilmesidir. Bazı durumlarda burundan konuşma ve konuşma bozuklukları da görülebilir. Ayrıca besinlerin soluk borusuna kaçması nedeniyle sıkça tekrarlayan pnömoni, zatürre gibi akciğer enfeksiyonları da gelişebilir.

Özofageal yutma güçlüğü ise genellikle yemek borusu hastalıklarından dolayı gelişebilir. Yemek borusu geçidi, yemek borusundaki büzücü kaslar ya da midenin başlangıcının etkilendiği hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan hareket gücü ya da mekanik bozukluklarından oluşabilir. Özofageal yutma güçlüğü belirtileri genellikle göğüs kemiğinin alt kısmında ya da mide çukuru kısmında rahatsızlık hissi olarak gelişir. Bazı hastalarda göğüs kemiğinin altında ya da üst yemek borusu kısmında besinlerin takılma hissi oluşabilir.

Yutma güçlüğü sorununun değerlendirilmesindeki amaç yutma bozukluğunun belirlenmesi dışında bu sorunun nedenlerini belirleyerek en uygun tedavi yaklaşımının oluşturulmasını sağlamaktır. Yutma güçlüğü tanısında çeşitli klinik gözlem ve değerlendirme ile görüntüleme yöntemi kullanılır. Hastanın klinik değerlendirilmesinde var olan sorunu hakkında genel bilgiler elde edilir. Gözlem sırasında ise herhangi bir müdahale yapmadan hastanın dışarıdan izlenmesi ile bilgiler elde edilir.

Hastanın genel durumu, beslenme şekli, postürü, solunum desteğine gerek duyup duymadığı gibi bulgular kayıt altına alınır. Yutma güçlüğü tedavisi için hastanın iyi değerlendirilmesi gerekir. Bunun için farklı branşlardan doktorların görüşleri de alınmalıdır. Hastanın öyküsünde genel durumu, medikal ve cerrahi geçmişi, ailesinin tıbbi geçmişi, yutma sorunu bilgileri kaydedilir.

Yutma güçlüğünün başlangıcı, şiddeti ve süresi tespit edilir. Bunun dışında ağız, boğaz, yutak ve yemek borusu evrelerine ait belirtiler sorgulanır. Yutma sırasında öksürme, tıkanma, yutmanın başlatılmasında güçlük, boğazda ya da göğüste besin batması hissi, nedeni açıklanamayan kilo kaybı, ses ve konuşmadaki değişim, beslenme alışkanlıklarındaki değişim, burundan yemek gelmesi, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları gibi bulgular da kaydedilir.

Hastaların fiziksel değerlendirilmesinde ağız, boğaz, yutak ve boyun bölgesinin anatomisi de yapılır. Yutmada işlevi olan diğer yapıların da fonksiyonel hareketleri izlenir. Dil, damak, dudak fonksiyonlarına bakılır. Oral duyu ve farkındalık testi yapılır. Klinik değerlendirmenin ardından hastanın beslenme şekli belirlenebilir. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve sessiz aspirasyon öyküsünde yutma güçlüğü şüphesini kaldırmak amacıyla görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Bu görüntüleme yöntemleri anatomik ve fizyolojik olarak hastaların yutma fonksiyonunun değerlendirilmesini sağlar. Yutmanın engellendiği ya da zorlandığı alanlar bu yöntemler yardımıyla belirlenebilir.

Video endoskopi ve video floroskopi ile yapılan yutma değerlendirilmesi uygulamada en fazla kullanılan görüntüleme yöntemleridir. Özellikle videofloroskopi ile yapılan yutma çalışmaları yutma güçlüğü tanısında altın standart olarak kabul edilir. Yutma çalışmaları sırasında sandalyeye oturtulan hastaya opak madde ile karıştırılmış olan sıvı, puding kıvamında ve katı kıvamda besinler farklı miktarda verilir ve değerlendirme yapılır. Test sırasında hastalara sıvı, puding, katı kıvamdaki besinler sırayla düşük dozdan başlayarak verilir. Giderek besinlerin kıvamı ve miktarı arttırılır. Bu esnada yan taraftan hastanın yutma eylemi izlenir. Bu şekilde ağızda, boğaz, yutak ve yemek borusundaki fazda olan bozukluklar tespit edilir. Yutma güçlüğü tedavisi hangi fazda sorun varsa buna göre planlanır.

Video endoskopi ile yapılan yutma çalışmasında yani fiber optik yutma çalışması sırasında ise burundan yutağa ve mideye kadar uzatılan fiber optik tüple yutma alanındaki yapılar değerlendirilir. Bunların dışında manometrik çalışmalar, EMG, Ph metre, ultrason, sintigrafi gibi teknikler de yutma güçlüğü tanısı sırasında kullanılabilir.

Yutma güçlüğü (Disfaji) tedavisi planlamasında hastanın değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Tedavide hangi stratejinin uygulanacağına bu değerlendirmeler yol gösterir. Yutma güçlüğü tedavisinde kullanılan tedavi yöntemleri arasında diyet modifikasyonu, telafi edici manevralar, dolaylı yöntemler, doğrudan yöntemler, elektriksel uyarı tekniği ve duyusal uyarma teknikleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra yutkunma güçlüğüne neden olan hastalıklar varsa bunlar için de tedavi planlaması yapılır.

Diyet modifikasyonunda amaç hastanın ihtiyacı olan besinlerde en uygun kıvamın belirlenerek güvenli yutmasını sağlamaktır. Dolaylı yöntemlerde ise amaç hastanın ihtiyacına uygun olacak şekilde ağız ve yüz motor hareketlerinin geliştirilmesi ile yutmanın olumlu şekilde etkilenmesini sağlamaktır. Telafi edici manevralarda ise amaç besinlerin kolay ve güvenli olarak yutulmasını sağlamaktır. Buna pozisyonel yutma tedavisi de denilmektedir.

Doğrudan yöntemlerde ise hastanın beslenme güvenliği sağlanmaya çalışılır. Bunun için çeşitli manevralar kullanılarak hastanın besin ve içeceği soluk borusuna kaçmadan yutması sağlanır. Duyusal uyarma tekniklerinde amaç hastanın yutma refleksinin uyarılması, ağız boşluğunun duyusal farkındalığının artması, oral faz ile faringeal faz geçişindeki gecikmenin azaltılmasıdır. Yutma güçlüğü tedavisi sırasında en etkili yöntem ise elektriksel uyarı tekniğidir. Burada amaç yutma güçlüğü olan hastanın yutkunma sırasında rol oynayan kaslarının elektrik simülasyonu yardımıyla uyarılmasıyla rehabilite edilmesidir. Yutma güçlüğü tedavisi hastada belirlenen yutma sorunlarına uygun şekilde en uygun tedavi türlerinin uygulanması ile gerçekleştirilir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Eda Aydın

Yutma Güçlüğü Tedavisi Hakkında

Yutma besinin ağza alınması ile başlayan mideye iletilmesi ile tamamlanan bir eylemdir. Yutma sırasında dil, dudaklar, yutak, boğaz, yemek borusu kaslarının koordineli bir çalışma yürütmesi gerekir. Bu çalışma oral faz, faringeal faz ile özofageal faz adı verilen üç fazda tamamlanır. Yutma sırasında normalde alt solunum yolları korunmaktadır. Yutma aşamalarının herhangi birinde bozukluk olması halinde tıpta disfaji denilen yutma güçlüğü sorunu yaşanır.

Yutma güçlüğünün en sık rastlanan nedenleri arasında nörolojik hastalıklar, doğumsal anomaliler vardır. Yutma güçlüğü genellikle aspirasyon ile gelişir. Aspirasyon besinlerin soluk borusuna girmesi ile gelişir. Sessiz aspirasyon ise öksürük olmadan besinlerin aspire edilmesidir. Daha çok nörolojik rahatsızlıklardan etkilenen hastalarda görülür. Yutma güçlüğü nedeniyle gelişen aspirasyon belirtileri öksürük, hırıltılı solunum, morarma, ses değişimi, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları olarak sayılabilir.

Nörolojik açıdan anormal bulgusu olmayan fakat tekrarlayan akciğer enfeksiyonları bulunan, aspirasyon şüphesi olan hastalarda mutlaka yutma fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir. Hastalarda aspire edilen yiyecekler, mide asidi ve salya neticesinde tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, beraberinde akciğer hasarı nedeniyle solunum yetmezliği izlenebilir. Nörolojik yutma güçlüğünün en sık nedeni serebral palsi rahatsızlığıdır. Bu rahatsızlığı olan hastaların yaklaşık %60-90 kadarında yutma güçlüğü olduğu belirlenmiştir. Özellikle hasta olan ve sürekli yatmak zorunda kalanlarda yutma bozukluğu ile akciğer problemlerine sık rastlanır.

Gastroözefagial reflü de aspirasyona neden olan sorunlar arasındadır. Bu hasta grubunda alt yemek borusu kaslarında bozukluk görülür. Yutma güçlüğü olan hastalarda yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi için videofloroskopi ile yutma çalışmaları yapılmalıdır. Video endoskopi ile yutmanın gözlenmesi de tanı sırasında kullanılabilir. Akciğer grafileri, akciğer tomografileri de aspirasyon olan hastalarda akciğerlerin değerlendirilmesi için kullanılabilir. Reflü şüphesi olan hastalarda ise Ph monitorizasyonu yapılması önerilir.

Yutma güçlüğü tedavisinde hastaların beslenme pozisyonlarının düzenlenmesi, besinlerin kıvamının ayarlanması, yutma eğitimi verilmesi, gastrostomi ya da ND tüp ile beslenme yöntemleri uygulanabilir. Ayrıca gastroözefagial reflüsü olan hastalarda bunun tedavi edilmesi, tükürük salgısının azaltılması için tedavi uygulanması ve yutma güçlüğünün altında yatan nedene yönelik tedavilerin uygulanması gerekebilir. Sıkça akciğer enfeksiyonu geçiren hastalarda antibiyotik tedavisi yapılması gerekebilir. Ayrıca akciğer hasarı olan hastalarda ve solunum yetmezliği bulunanlarda oksijen ve mekanik ventilasyon, trakeostomi tedavilerine gerek duyulabilir.

Yutma Güçlüğü Nedir?

Tıpta disfaji olarak bilinen yutma güçlüğü besinin ağız boşluğundan yemek borusuna ve mideye geçişini engelleme, gecikme ya da yanlış yol izleme nedeniyle nefes borusuna kaçması olarak ortaya çıkan bir durumdur. Yutma güçlüğü (Disfaji) nöroloji alanında sıkça rastlanan, hastalık gidişatını kötüleştiren bir semptomdur. Yutma güçlüğü ile mücadelede öncelikle elektro fizyolojik olarak bunu ortaya koymak gerekir. Disfaji limiti ve tek lokma analizi gibi kolay ve zaman almayan nörofizyolojik yöntemler sayesinde bu sağlanabilir. Bunun sonucundan yutma güçlüğü varlığı yanında tanı, tedavi ve disfaji seyri hakkında önemli sonuçlar elde edilebilir.

Kompleks bir olaya olan yutma istemli ve istemsiz devinimler içermektedir. Belli bir zaman sıralamasında dudaklar, ağız tabanı, dil, yumuşak damak, yutak, gırtlak, yemek borusu ve solunum kasları aktivasyonu sonucunda gerçekleşir. Yutma olayına santral sinir sisteminde serebral korteksten başlayarak yutma olayına katılan pek çok yapı bulunmaktadır. Santral sinir sistemi yapıları, çizgili kaslar ve kranial sinirler orofaringeal yutma işlevini gerçekleştirirler. Bu yüzden yutma güçlüğü serebral korteks ile kranial kaslara kadar herhangi bir yerde hastalık nedeniyle ortaya çıkabilir.

Yutma sırasında besin ses telleri düzeyine inerse penetrasyon, ses tellerinin altına inerse aspirasyon denilen ciddi bir durum oluşur. Aspirasyon besinlerin nefes borusundan akciğerlere kaçması olarak geliştiğinden oldukça tehlikelidir.

Yemek yerken bazen tıkanarak yutma güçlüğü çekilebilir. Ancak sağlıklı kişiler besin nefes borusuna kaçtığı zaman ani bir öksürük refleksi ile boğazını rahatlıkla temizleyebilir. Bazı kişiler ise çeşitli hastalıklar ve sorunlar nedeniyle aynı durumda boğazını temizlemeye bilir ve ciddi ölümcül sonuçlarla karşılaşabilirler. Yutma güçlüğü adı verilen bu sorun her yaştaki kişiyi etkileyebilir. Bunun gelişimi nörojenik (sinirsel), psikolojik, mekanik etkenler, kas hastalıkları gibi sebeplerden kaynaklanabilir.

Yutma güçlüğü oral, faringeal ya da özofageal nedenlerle akut ya da kronik şekilde gelişebilir. Daha önceden herhangi bir sorunu olmayan hastada akut şekilde gelişen yutma güçlüğünün nedenleri arasında yabancı cisim yutma, enfeksiyon, kostik madde alımı, kullanılan ilaçlar olabilir. Kronik yutma güçlüğü ise doğuştan olan yapısal anatomik sorunlardan, yemek borusu hastalıkları, primer ve sekonder motilite hastalıkları gibi nedenlerden kaynaklanabilir.

Klinik olarak yutma güçlüğü değerlendirmesine alınan hastanın öyküsü dinlenir, fiziksel muayenesi yapılır. Ayrıca beslenme sırasında hastanın gözlemi yapılır. Tek lokma analizi ve disfaji limiti adı verilen tanıyı destekleyici kolay çalışmalar yapılabilir. Oral beslenmeye yönelik aletsel değerlendirme yapılması tedavi planlamasında ve güvenli beslenmenin oluşturulmasında faydalı olur. Yutma güçlüğü tedavi kararları beslenme, medikal ve cerrahi yöntemler, davranışsal ve psikososyal etkenlere göre alınmalıdır.

Yutma güçlüğü tedavisinde amaç hastanın oral beslenme oranının artırılması ya da yutma becerilerinin geliştirilmesi ile besinlerin kıvamlarında çeşitlilik sağlamaktır. İstemli nörolojik kontrol altında olan çene, yanak, dudak, damak, dil yutmada oral fazı ilgilendirmektedir. Yutmada bu fazda sorun yaşanıyorsa besinlerin tadı, kıvamı, ısısı gibi özelliklerinde değişikliğe gidilebilir. Gerekirse vücut duruşu ve pozisyon değişimi ile oral beceriler ve kontrol sağlanabilir. Ayrıca bazı tekniklerle mekanik, refleks, duyusal özelliklerin daha yoğun kullanılması sağlanabilir. Bunun dışında yutma güçlüğüne neden olan enfeksiyon, reflü, tümör gibi hastalıklar teşhis edildiyse bunlara yönelik bir tedavi planı da uygulanır.

Yutma Güçlüğü Belirtileri Nelerdir?

Yutma insanların doğumdan itibaren sahip olduğu, nasıl yapacağını düşünmeden gerçekleştirdikleri bir işlemdir. Günde ortalama 580-2400 arasında gerçekleşen yutma işlemine fazla önem verilmez. Bunun başlıca nedeni yutmanın sadece kısmen bilinçli ya da istemli kontrol mekanizması altında gerçekleşmesidir. Ağızdan besin, sıvı ve tükürük yutma ile mideye iletilir. Besinlerin bazen genize doğru kaçması söz konusu olabilir. Ancak güçlü ve kısa bir öksürük refleksi ile bu sorun giderilir. Yutma güçlüğü çekenler ise bunu yapamadıkları için sorun yaşarlar.

Boğazda yapısal olarak solunum ve yutma yolu kesişmektedir. Yutulan besinlerin mideye iletilmesi ve sinir, kas, organ ve solunum sisteminin korunması için pek çok mekanizma devreye girmektedir. Bu mekanizmaların sorunsuzca gerçekleşmesi için bütün yapıların ince bir ayarla ve zamanla ile çalışması gerekir. Bunlarda bir aksaklık olursa yutma güçlüğü adı verilen sorun yaşanabilir.

Yutma güçlüğü belirtileri bunu anlamamıza yardımcı olacaktır. Yeme içme sırasında ya da yeme içme sonrasında öksürmek, bu aşamalarda sesin hırıltılı ve ıslak olması, besinlerin çiğneme ve yutma aşamasının uzun sürmesi, bunun için fazla çaba ve zaman harcanması belirtiler arasındadır. Ayrıca içeceklerin, yiyeceklerin ağızdan dışarıya akması, ağız içinde besin birikmesi, yemekten sonra göğüste sıkışıklık hissi olması, zatürre gelişimi ve yeteri kadar besin alınmadığından dolayı kilo kaybı yaşanması, sıvı kaybı nedeniyle dehidrasyon gelişmesi de yutma güçlüğü belirtileri içindedir.

Yutma güçlüğü belirtileri bebeklerde de görülebilir. Emmeye karşı isteksiz olma, emme ya da beslenme sırasında zorlanma ve huysuzluk, terleme, morarma, yediğini çıkarma, kusma belirtiler arasındadır. Ayrıca bebeklerin yaşıtlarına göre daha az kilo alması da yutma güçlüğüne işaret edebilir.

Yutma Güçlüğü Nedenleri Nelerdir?

Yutma güçlüğü sorunu yutmanın herhangi bir aşamasında gelişebilir. Yutma güçlüğü oral fazda gelişirse çiğnemede, besinleri ağızdan yutağa göndermede güçlük yaşanır. Faringeal fazda yutma güçlüğü gerçekleşirse yutmayı başlatmakta, besinleri yemek borusuna göndermede, besinler yanlış yönde gittiğinde nefes borusuna kaçmasını önlemek için nefes borusunun kapatılmasında güçlük çekilmesi şeklinde ortaya çıkabilir. Özofageal fazda yutma güçlüğü ise yemek borusu ile midede kasılma ve gevşeme hareketlerinde, besinleri yemek borusundan mideye göndermede sorun şeklinde ortaya çıkabilir.

Yutma güçlüğü nedenleri yutmanın fazlarında işleyişi olumsuz etkileyen hastalıklar ve sorunlar olabilir. Pek çok hastalığın seyri sırasında yutma güçlüğü gelişebilir. Beyin hasarı, inme, multipl skleroz, Parkinson, serebral palsi, ALS, Alzheimer gibi sinir sisteminin hasarına neden olan hastalıklar yutma güçlüğü yapabilir. Gırtlak, ağız içi, yemek borusu kanserleri, ağız hijyeni sorunları, aft yaraları, uygun olmayan protezler, enfeksiyonlar, eksik ve çürük diş, baş ve boyun travmaları, kanserleri gibi hastalık ve sorunlar da yutma güçlüğü yaşanmasına neden olabilir. Bunların dışında pek çok durum, hastalık, cerrahi girişim gibi nedenler yutma güçlüğüne yol açabilir.

Enfeksiyon

Enfeksiyon yutma güçlüğü nedeni olarak gösterilebilir. Yutmanın gerçekleştiği alanda gelişen enfeksiyonlar buna sebep olabilir. Yani ağız boşluğu, boğaz, yutak, yemek borusu, mide enfeksiyonları yutma güçlüğüne yol açabilir. Bu tür yutma güçlüğüne enfeksiyonların tedavi edilmesi halinde yutma normale dönecektir.

Nörolojik Nedenler

Yutma güçlüğüne neden olan etkenlerin başında nörolojik nedenler gelmektedir. Yutma güçlüğü çeken hastaların pek çok çoğunda nörolojik nedenler tespit edilmektedir. Çocuklarda görülen yutma güçlüğünün en fazla rastlanan nedeni budur. Sinir sistemini etkileyen serebral palsi, multipl skleroz, Parkinson, Alzheimer, inme gibi hastalıklar beraberinde yutma güçlüğüne neden olabilir. Bu tür hastalıklar nedeniyle yatalak olan hastaların çoğunda yutma güçlüğü olduğu belirlenmiştir.

Metabolik Nedenler

Doğuştan ya da sonradan gelişen metabolik nedenler yutma güçlüğü yaşanmasına neden olabilir. Metabolik hastalıklar bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle hastalarda yutma alanındaki organlar da sorun yaşanabilir. Bunu belirleyebilmek için hastaların yutma güçlüğünün değerlendirilmesi gerekir.

Tümörler

Yutma güçlüğü tümörler nedeniyle de gelişebilir. Yutmada rol oynayan organ ve yapıları etkileyen iyi ya da kötü huylu tümörler yutkunmayı zorlaştırabilir. Özellikle yemek borusu ve boğazda gelişen tümörler yutma bozukluğu gelişmesinde etkili olabilir. Başlangıçta katı besinlerde sorun yaşanırken, tümörlerin büyümesi halinde hastalarda sıvı besinlerde de yutma güçlüğü görülebilir.

Doğumsal Sorunlar

Yutma alanındaki doğumsal sorunlar nedeniyle yutma güçlüğü yaşanabilir. Damak, dil, dudaklar, boğaz, yutak, yemek borusu gibi yutmanın gerçekleştiği organlarda olan doğumsal anomaliler yutmayı zorlaştırabilir. Bu tür yutma güçlüğü tedavisinde cerrahi girişime gerek duyulabilir.

Psikolojik Sorunlar

Yutma güçlüğü sorunu olan bazı hastalarda bunun nedeni psikolojik sorunlar olabilir. Endişe, kaygı, anksiyete, korku gibi duygu durumları, ruhsal sorunlar yutmayı zorlaştırabilir ya da engelleyebilir. Bu etkenler hastalardaki var olan yutma güçlüğü sorununun kötüleşmesine de neden olabilirler. Bu hasta grubunda uygulanacak terapiler oldukça faydalı etkiler yapabilir.

Yutma Güçlüğü Tedavi Türleri

Yutma güçlüğü tedavi türleri buna neden olan etkene uygun şekilde belirlenir. Bunun için hastaların dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmesi ve uygun tedaviyi belirlemesi gerekir. Yutma güçlüğünün medikal sebepleri için de bir doktora başvurulması gerekir. Yutma güçlüğü tanı ve tedavisinde dil ve konuşma terapistleri, doktorlar ve diğer sağlık uzmanları birlikte çalışırlar. Tedavi seçenekleri yutma güçlüğünün nedenine, belirtilerine, türüne göre farklılık gösterir. Hastalarda yutmayı kolaylaştırıcı egzersizler, stratejiler ve pozisyonlar yapması önerilebilir. Ayrıca yutması kolay olan, güvenli kıvamda olan besinler belirlenebilir.

İlaç Tedavisi

Yutma güçlüğü nedenlerine yönelik tedavi edilebilen bir sorundur. Bu yüzden tedavi türlerinin belirlenmesi için hastaların detaylı değerlendirilmesi gerekir. Reflü nedeniyle oluşan yutma güçlüğü sorununda ilaç tedavisi uygulanabilir. İlaç tedavisinin amacı midedeki asidin salgılanmasını kontrol altında tutmaktır. Çünkü mide asidi reflü nedeniyle yemek borusuna kaçarak yutmayı zorlaştırır. Hastalar ilaç tedavisinden oldukça fayda görürler. Ancak reflü tedavisinin de aksatılmaması gerekir. Reflü dışı nedenlerde yemek borusunun dinlenmesi amacıyla ilaç tedavisi de uygulanabilir.

Fizik Tedavi

Yutma güçlüğü tedavisinde fizik tedavi kapsamında egzersizler uygulanmaktadır. Orofaringeal yutma güçlüğü tedavisinde uygulanan egzersizlerin amacı yutma refleksini ve kasları etkileyen sinirleri uyarmaktır. Ayrıca hastalara yutma teknikleri de öğretilmektedir. Bu sayede besinler daha kolay yutulabilir. Hastalara besinleri ağızda çiğneme, yutma eğitimi verilir. Bu aşamada hastalara vücut duruşu hakkında da bilgilendirme yapılır.

Cerrahi Tedavi

Yutma güçlüğü tedavisi kapsamında yutma yeteneğinin yeniden kazandırılması ya da yapılacak rehabilitasyon tedavilerini destekleyecek şekilde cerrahi tedavi seçenekleri de uygulanabilir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artan ve yutma güçlüğüne neden olan yutma alanındaki tümörler, kistler, apse, uyku apnesi cerrahisinin ardından görülebilen yumuşak damak defektleri, kas ve duyu fonksiyon kaybı ile gelişen yutma güçlüğünde, doğuştan yapısal anomalilerde görülen yutma güçlüğünde cerrahi tedavi uygulanması gerekebilir. Cerrahi girişimler tamamlayıcı ya da düzeltici tedavi türleri arasında yutma güçlüğünün tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır.

Kemoterapi Tedavisi

Yutma güçlüğü yutmada etkin rol oynayan organların kanserlerinden kaynaklandığı takdirde tedavi sürecinde kemoterapi tedavisi de uygulanabilir. Yemek borusu kanseri, gırtlak kanseri gibi yutma bozukluklarını gündeme getiren kanserler bu şekilde tedavi edilebilir.

Yutma Güçlüğü Tedavi Öncesi

Yutma güçlüğü tedavi öncesi hastaların sorununun detaylı olarak değerlendirilmesi gerekir. Yutma güçlüğünün nedeni belirlendikten sonra tedavi aşamasına geçilmelidir. Çeşitli sebepler ve hastalıklar yutma bozukluğuna neden olabileceği için bunun belirlenmesi son derece önemlidir. Tanı için kullanılabilen Video Floroskopi, manometrik ölçümler yutma güçlüğü olana bazı hastalarda yapılması zorunlu olabilir. Ancak bu yöntemler pahalı olduğu kadar oldukça zaman alıcı tanı yöntemleridir. Tedavi planlaması yapılabilmesi için yutma güçlüğünün nedeni belirlenmelidir.

Fizik Muayene

Hastaların fizik muayene sırasında tıbbi öyküsü ve şikâyetleri dinlenir. Bunun yanında yutmada rol oynayan dudaklar, çene, dil, damak gibi organ ve yapıların kas gücü ve hareket kabiliyeti detaylı bir şekilde değerlendirilir. Yutma sorunlarının değerlendirilmesi için ağız boşluğunu ve boğazı ilgilendiren bazı testler yapılır.

Tetkikler

Yutma güçlüğü tedavi öncesi tanı aşamasında hastanın tıbbi öyküsü ve fiziki değerlendirme sonuçlarına uygun şekilde laboratuvar tetkikleri belirlenir. Yutmayı engelleyen yabancı cisim ve yemek borusu araştırılması için göğüs ve yan boyun direkt grafileri çekilebilir. Mukozal patolojilerin değerlendirilmesinde ve yabancı cisim tedavisinde endoskopik incelemeler yapılabilir. Histopatolojik incelemeler, 24 saatlik Ph ve empedans çalışmaları, motilite çalışmaları yutma güçlüğü nedenlerinin belirlenmesinde kullanılabilir.

Yutma güçlüğü tanısında yararlanılan tek lokma analizi ve disfaji limiti denilen değerlendirmeler de yapılabilir. Normalde bireyler 20 ml suyu bir defada yutabilirler. Ancak yutma güçlüğü olan bireyler bunu yapamaz. Bu bireyler 8 saniye içinde 20 ml ya da bunda az miktardaki suyu iki ya da daha fazla sayıda yutarlar. Bunu belirlemek için disfaji limiti ölçümü yapılır. Disfaji limiti değerlendirmesi bireylerdeki yutma güçlüğü tanısının kesinleştirilmesi için yapılabilir. Her yaş grubunda yutma güçlüğü etiyolojisi aydınlatılarak tedavinin planlaması gerekir.

Fiberoptik Endoskopik Yutma Çalışması (FEES)

Fiberoptik endoskopik yutma çalışması sırasında hastanın burnundan geçirilen ucunda fiber optik kamera olan ince tel yutma güçlüğünün değerlendirilmesi için gırtlak, ses telleri ve soluk borusu görüntülenir. Ancak bu test sırasında aspirasyon sadece yutma öncesinde ya da sonrasında oluyorsa belirlenebilir. Bu testi dil ve konuşma terapisti ile kulak burun boğaz uzmanı yapabilir. Testin sonucuna göre hastadaki yutma güçlüğünün olduğu alan belirlenebilir.

Video Floroskopi (VF)

Yutma güçlüğü tanısında Video Floroskopi (VF) en kapsamlı bilgi alınabilecek testtir. Yutma güçlüğü tanısında altın standart olarak kabul edilir. Konuşma terapisti ve radyolog eşliğinde yapılan test sırasında hastalara baryum ile karıştırılmış olan farklı kıvamda yiyecekler verilir. Yiyecekler yutma sırasında röntgen ışığı altında görüntülenir. Değerlendirme sırasında penetrasyon ve aspirasyon rahatlıkla gözlenebilir. Ayrıca bütün yutma fazları görülebilir.

Testin sonucuna göre hastalara uygun beslenme programları ve uygulanacak terapiler planlanır. Test sırasında hastaların uyanık halde olması, yiyeceği kendi isteği ile ağzına normal sürede götürmesi, belirli bir süre ayakta ya da oturur pozisyonda kalması gerekir. Bu testin hedefi sadece aspirasyon olduğunu belirlemek değildir. Bu test ile hastadaki yutma güçlüğüne neden olabilecek fizyolojik ve anatomik anormalliklerin belirlenmesi, hastanın etkin ve güvenli şekilde beslenmesini sağlayacak stratejilerin belirlenmesi ve uygulanması amaçlanır.

Endoskopi

Yutma güçlüğü değerlendirmesi sırasında yutma alanının gözle görülmesini sağlayan endoskopi incelemesi yapılabilir. Endoskopi sırasında boğazdan sokularak mideye ilerletilen ve ucunda ışıklı kamera olan tüp ile yutma güçlüğü oluşturan sorunlar tespit edilir. Kamera sayesinde yutma ile mideye iletilen besinlerin ağızdan mideye kadar geçiş yolu değerlendirilir, gerekirse tedavi de uygulanabilir.

Manometri

Manometri yutma güçlüğü değerlendirilmesinde yemek borusuna yerleştirilen küçük bir tüple inceleme yapılmasını sağlar. Bu test sırasında yemek borusu kaslarının kasılmaları ölçülür. Testin sonucunda yutma güçlüğünün yemek borusundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenebilir.

Yutma Güçlüğü Tedavi Sonrası

Yutma güçlüğü tedavi sonrası hastaların bazı konulara dikkat etmesi gerekir. Özellikle iyileşme sürecinde beslenmesine özen göstermeleri gerekir. Bu konuda hastalar doktorun ve konuşma ve dil terapistinin önerilerine uymaları gerekir.

Cerrahi Sonrası Komplikasyonlar

Doğumsal anomaliler gibi nedenlerle yutma güçlüğü tedavisi gören hastalara cerrahi girişim uygulanabilir. Bu durumda hastaların cerrahi sonrası komplikasyonlar için önlemlerini alması gerekir. Hastalar her cerrahi girişimde olan komplikasyonlara hazırlıklı olmalıdır. Hastalar cerrahi girişim öncesinde doktoru tarafından bu konuda bilgilendirilirler.

Anestezi kaynaklı riskler dışında enfeksiyon, kanama gibi riskler için antibiyotik tedavisi ve kanamayı durduracak önlemler alınmalıdır. Hastalar iyileşme sürecinde bir süre beslenmede de sorun yaşayabilirler. İyileşme sürecinde bazı besinleri yemekte zorlanabilirler. Bunu aşmak için doktorunun tavsiye ettiği şekilde diyet listesine uymaları gerekir.

Beslenme Ve İyileşme Süresi

Yutma güçlüğü tedavi sonrası hastaların iyileşme süreci boyunca beslenmesine dikkat etmesi gerekir. Bu süreçte önerildiği gibi rahat yutabilecekleri kıvamda olan besinler tüketilmelidir. Ayrıca hazmı kolay besinlerin tercih edilmesinde de yarar vardır. Sert olan yiyecekler, pütürlü içecekler diyet listesinde mümkün olduğu kadar yer almamalıdır. Hastanın kolay ve güvenli bir şekilde yutkunmayı yapabileceği yiyecek ve içeceği tercih etmesi gerekir. Bunun yanında çay ve kahve gibi içecekleri de mümkün olduğu kadar az tüketmeleri önerilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yutma güçlüğü tedavisi olan hastaların iyileşme sürecinde dikkat etmesi gereken bazı konular bulunmaktadır. Yutma güçlüğünün nedenine bağlı olarak tekrarlanmasına engel olmak için yeme içme alışkanlıklarına, yutma güçlüğü belirtilerine dikkat etmelidir. Yemek yeme sırasında herhangi bir sıkıntı yaşanırsa, besini yutmakta zorlanma, yutamama, nefes borusuna besin kaçması, sıkça tekrarlayan zatürre gibi akciğer enfeksiyonlarının olması gibi yutma güçlüğünden kaynaklanabilen belirtilerde mutlaka doktora bilgi verilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Yutma güçlüğü (Disfaji) tedavisi hakkında makalemizde detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Tedavi öncesi ve sonrası yapılması gerekenler hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu bölümde ise yutma güçlüğü tedavisi ile alakalı merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

Yutkunma Güçlüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Yutkunma güçlüğü mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur. Yutma güçlüğü çeken kişiler yeteri kadar besin ve içecek alamadıkları için hızlı bir şekilde kilo kaybına uğrayabilirler. Yeterince beslenemedikleri için vücutlarında sıvı kaybı yani dehidrasyon ile beslenme yetersizliği meydana gelebilir. Ayrıca yutma güçlüğünün nedenine bağlı olarak ciddi ölümcül sorunlar yaşayabilirler. Besinlerin nefes borusuna kaçması gibi nedenlerle oluşan aspirasyon ya da sessiz aspirasyon nedeniyle tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına maruz kalabilirler. Bu yüzden yutkunma güçlüğü yaşayanlar bunu mutlaka tedavi ettirmelidir.

Yutkunma Güçlüğü Konuşma Sorunları Oluşturur Mu?

Yutkunma güçlüğü farklı sebepler yüzünden ortaya çıkabilen bir semptomdur. Kişiler besin ve içecekleri yutmada zorluk çekebilir, yutkunma engellenebilir. Altında yatan nedene göre yutkunma refleksini yapmamızı sağlayan kaslarda fonksiyon kaybı olabilir. Bu etkiler kişilerde ses ve konuşma sorunlarını da beraberinde getirebilir. Islak ses, hışırtılı ses gibi problemler de yaşanabilir.

Yutkunma Güçlüğü Nefes Darlığına Neden Olur Mu?

Yutkunma güçlüğü nedenlerine bağlı olarak hastalarda nefes darlığı sorunu gelişebilir. Bu daha çok baş ve boyun bölgesini etkileyen kanserlerin bir etkisidir. Aslında yutkunma güçlüğü nefes darlığına neden olmaz. Yutkunma güçlüğüne neden olan kanserler aynı zamanda nefes darlığı sorununun gelişmesini sağlar. Bu yüzden yutkunma güçlüğüne eşlik eden nefes darlığı, ses kısıklığı, boyunda şişlik gibi belirtiler de oluyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Yutkunma Güçlüğü Görülme Sıklığı Nedir?

Yutkunma güçlüğü her yaştan kişiyi etkileyebilmektedir. Bebeklerde, çocuklarda, yetişkinlerde ve yaşlı kişilerde farklı sebeplerle yutkunma güçlüğü görülebilir. Nörolojik sebepler, baş ve boyun hastalıkları bu sebeplerin en yaygın olanıdır. Bunlar doğuştan ya da sonradan gelişebilir. Nedenlerin fazla olması yüzünden toplumda yutkunma güçlüğü görülme sıklığının yüksek olduğu söylenebilir.

Yutkunma güçlüğü toplumda hatırı sayılır oranda görülür, önemli oranda sağlık sorunlarına ve ölümlere neden olur. Yutma güçlüğü yaşlı kişilerde %59-69 oranında, hastanede yatarak tedavi görenlerde ise %10-30 oranında görülmektedir. Acile gelen hastaların %13-14 kadarında yutma güçlüğü belirlenmiştir. Genel olarak ise toplumda %6 oranında yutkunma güçlüğü görülmektedir. Bu oranlar nörolojik ve nörolojik olmayan bütün yutkunma bozukluklarını içermektedir. Bunların içinde nörolojik hastalıklardan kaynaklanan yutkunma güçlüğü görülme sıklığı ise %75-80 oranındadır.

Yutkunma Güçlüğü Gırtlak Kanserine Neden Olur Mu?

Yutkunma güçlüğü bir semptom olarak ortaya çıkar. Bu yüzden yutkunma güçlüğünden ziyade gırtlak kanseri hastalarda yutkunma güçlüğüne neden olabilir. Baş ve boyun kanserleri genellikle hastalarda yutma güçlüğüne neden olur. Bu hastalarda kanser tedavisinden sonra bozulan yutma refleksinin düzeltilmesi için terapi uygulamalarının yapılması gerekmektedir.

Yutkunma Güçlüğü Nasıl Önlenir?

Yutkunma güçlüğünü önleyebilmek için buna neden olan hastalıkların tedavi edilmesi, durumların ortadan kaldırılması gerekir. Hastaların güvenle ve kolaylıkla yiyebileceği besinlere, içeceklere yönelmesi gerekir. Kolay yutabilecekleri kıvamda besinleri belirlemeleri gerekir. Besinleri ağız boşluğunda iyi çiğneyerek yutma hareketini yapması gerekir. Ağızda çiğneme fonksiyonuna engel olacak çürük dişler, eksik dişler ve uygun olmayan protezler varsa bunlar da düzeltilmelidir. Ayrıca bu konuda dil ve konuşma terapistinden de destek alınabilir.

Yutkunma Güçlüğüne Neden Olan Hastalıklar Nelerdir?

Yutkunma güçlüğüne neden olan hastalıklar oldukça çeşitlidir. Yutma faaliyetinde etkin rol oynayan organların, yapıların enfeksiyon, metabolik, tümöral, nörolojik, doğumsal ya da başka nedenlerle fonksiyonlarını bozacak her hastalık yutkunma güçlüğü sorununa neden olabilir. Diş, ağız, bademcik, dil ve yutak iltihaplarında ağrılı bir yutkunma güçlüğü ortaya çıkabilir. Bu tip yutkunma güçlüğü iltihabın tedavi edilmesiyle düzeltilebilir. Tonsilit, farenjit, dil ve diş apsesi gibi enfeksiyonlar da yutmada güçlük çekilmesine neden olabilir. Ağız ve yutağı etkileyen aftlar ise kulağa kadar vuran ağrılı yutkunma güçlüğüne neden olabilir. Beyin ve sinir sistemini etkileyen hastalıklar ise yemek borusu ve yutakta bulunan kasların çalışmasını olumsuz etkiler. Bu rahatsızlıklar hastalarda katı besinler dışında sıvı besinlerin yutulmasında da sorun çıkarabilirler.

Sonradan edinilmiş ve doğumsal kas hastalıkları da yutkunma güçlüğü nedeni olabilir. Hastalarda yutkunma güçlüğü eşliğinde tükürük ve besinlerin nefes yoluna kaçması nedeniyle öksürük sorunu yaşanabilir. İlerleyen aşamada hastaların katı besinleri yutmada zorluk çektiği izlenir.

Yutkunma zorluğu katı besinlerin yutulmasında yaşanıyorsa genellikle yutma organlarını etkileyen iyi ya da kötü huylu tümörler bunda etkili olabilir. Tümörün büyümesi durumunda hastalarda sıvı gıdaları da yutmakta zorluk çekilebilir. Gırtlak kanserleri ve dil kökünde yemek borusu girişindeki kanserler de kitlenin büyüklüğüne bağlı olarak yutkunma güçlüğüne yol açabilir. Doğumsal yemek borusu ve dudak damak yarığı gibi anomaliler de çocuklardaki yutkunma güçlüğüne neden olan hastalıklar arasındadır. Ayrıca baş ve boyun travmaları da yutma güçlüğüne yol açabilir.

Yutkunma Güçlüğü Tedavisi İçin Hangi Bölüme Muayene Olmak Gerekiyor?

Yutkunma güçlüğü tedavisi için farklı branşlarda doktorlardan oluşan bir ekip ile değerlendirilmelidir. Hastalar ilk etapta bir kulak burun boğaz uzmanına görünebilir. Ayrıca gastroenteroloji uzmanı, dil ve konuşma terapisi uzmanı ile diğer sağlık uzmanlarının da görüşleri alınmalıdır. Bunun yanı sıra yutkunma güçlüğüne neden olan bir hastalık varsa hastalığın branşı olan doktora da muayene olunmalıdır. Görüldüğü gibi yutkunma güçlüğü kapsamlı bir sorundur ve tedavisi için uzman görüşlerine ihtiyaç vardır.

Yutkunma Güçlüğü Doğuştan Olabilir Mi?

Yutkunma güçlüğü doğuştan olabilir. Bebeklerde görülen yutkunma güçlüğü genellikle doğuştan olan yapısal anomaliler ya da hastalıklar nedeniyle gelişir. Doğuştan damak dudak yarıkları, nörolojik rahatsızlıklar, yemek borusundaki anatomik bozukluklar yutma güçlüğünün doğuştan olan sebepleri arasındadır.

Yutkunma Güçlüğüne İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?

Yutkunma güçlüğüne iyi gelen yiyecekler her hasta için farklı özellikte olabilir. Çünkü yutkunma güçlüğü her hastada farklı seviyelerde etkili olabilir. Hastalar farklı kıvamdaki yiyecekleri yutmada zorluk çekebilir. Bu yüzden yutma çalışmaları yapılarak hasta için en güvenli olacak, en uygun kıvamdaki yiyecekler belirlenmelidir. Bu yutkunma güçlüğü tedavisi için önemli bir aşamadır. Hastaların en güvenli şekilde yutkunmayı gerçekleştirebilmesini sağlayacak yiyecekler belirlenmelidir. Bu yiyecekler her hastada farklılık gösterebilir. Bu yüzden dil ve konuşma terapisti ile görüşerek yutkunma güçlüğüne iyi gelen yiyecekler belirlenebilir.

Yutma Güçlüğü İçin Bitkisel Tedavi Yöntemleri Var Mıdır?

Yutma güçlüğünü ortaya çıkaran sebeplerin bitkisel yöntemlerle ortadan kaldırılması mümkündür. Bağışıklık sistemini güçlendirecek brokoli, enginar gibi sebzeler tüketilmeli; boğazın ferahlatılması için ise fesleğen ve nane gibi otlar kullanılmalıdır. Ekstra bir kür uygulanmasına gerek olmasa da ılık olarak hazırlanmış çeşitli sebze suları da yutma güçlüğüne iyi gelebilmektedir.

Yutma Güçlüğünde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Yutma güçlüğü eğer sürekli değilse üst solunum yolları enfeksiyonunun ya da bademcik şişmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Yutma güçlüğünün ortaya çıkmasından sonra beslenme alışkanlığı radikal olarak değiştirilmelidir. Olabildiğince ılık – sıcak ve sıvı beslenilmelidir. Katı besinler ise kesinlikle tüketilmemelidir. Ayrıca sıvı tüketimi sadece su ile veya yeşil çay ile sağlanmalıdır. Asitli ya da kafeinli içecekler kesinlikle tüketilmemelidir.

Yutma Güçlüğü Nasıl Tedavi Edilir?

Yutma güçlüğünün tedavisi, yutma güçlüğünü ortaya çıkaran sebebin tedavisi şeklinde gerçekleştirilir. Yüzde doksan ihtimalle bademcik şişmesinden kaynaklanan bir sorun olduğundan dolayı tedavi antibiyotik ilaçların kullanılmasıyla yapılır. Ayrıca beslenme alışkanlıkları değiştirilmeli, istirahat edilmeli ve soğuk ortamlardan uzak durulmalıdır. Boğazın sürekli olarak nemli tutulması da başlıca tedavi yöntemidir.

Yutma Güçlüğü Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Yutma güçlüğünü ortaya çıkaran sebepler tedaviye başlanmasından yaklaşık olarak bir – üç gün sonra ortadan tamamen kalkar. Bu sorunların ortadan kalkmasından daha önce de yutkunma güçlüğü azalarak biter. Eğer güçlüğün devam ettiği süre boyunca boğaz aşırı zorlanmamış ise daha da önce ortadan kalkması gerekir.