Uçuk (Herpes) Tedavisi

Uçuk (Herpes) Tedavisi
Uçuk (Herpes) Tedavisi

 

Herpes uçuk hastalığının diğer adıdır. Hastalık herpes simpleks virüsünden kaynaklandığı için bu adı almıştır. Cilt ve mukozalarda ortaya çıkan içi su dolu keseciklerdir. Bulaşıcı bir hastalıktır. Üç tip uçuk vardır. Bunlardan ilki HSV 1’dir. Genellikle ağız, burun ve çevresinde ortaya çıkar. İkinci tip uçuk ise HSV 2’dir. HSV 2 genital bölgede oluşur. Son olarak ise HSV 3, sinirlere yerleşen ve zona adı verilen bir hastalığa neden olan tipi sayılabilir. HSV 3 hastalığın diğer tiplerinden daha farklı belirtiler gösterir. Uçuk genellikle içi su dolu keseler olarak bilinir. Ancak burada kızarıklık ve iğne batması şeklinde ortaya çıkarken, daha ağrılı bir dönem yaşatır. Virüs belirli bir bölgeye yerleşir. Zaman içerisinde ciltte döküntüye yol açar. Ama tedavi ile önce ağrılar, sonra döküntü izi kaybolur.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Mehmet Karahan

Uçuk Tedavisi Hakkında

Bireylerde hastalıkla ilgili çalışma tam olarak gerçekleştirilemediği için yaygınlığı hakkında tam bir bilgi yoktur. Virüs bireye yerleştikten sonra belirti göstermeden hastayı taşıyıcı durumuna getirirler. Taşıyıcıların yüzde altmış beşi bunun farkında değildir. Hastalığının farkında olan bazı hastalar ise utanç ve korku duygusuyla hareket edip gizlemeyi tercih ediyorlar. Virüsü taşıyan hasta sayısı bu gibi nedenlerden dolayı tespit edilemiyor. Hastalığın görülme yüzdesi sosyokültürel seviye düştükçe artış göstermektedir. Bunun nedeni hastalık hakkında bilgi sahibi olmamak ve yeteri kadar önlem almamaktır. Hastalığının farkında olmayan ya da ciddiyetini anlamayan bireyler hastalığı hızla etraflarına yayarlar. Kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak hastalığın görülme şekli ve şiddeti değişmektedir. Bazı hastalar süreci hiç fark etmeden atlatırken, bazıları ise yılda dört defa atak geçirirler.

Uçuk Nedir?

Uçuk, herpes simpleks virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Üç tipi mevcuttur. Hastalığın en sık görülen tipi ciltte ve mukozalarda içi su dolu keseler halinde ortaya çıkar. HSV 1 ve HSV 2 içi su dolu keseler formunda oluşan tiplerdir. HSV 1 ağız ve burun çevresinde oluşurken HSV 2 genital bölgede oluşur. Hastalığın diğer bir oluşma şekli ise kızarıklık ve iğne batıyormuş gibi hissettiren HSV 3’tür. Bu hastalık tipi belirli bölgede oluşur ve zaman içerisinde hiçbir iz bırakmadan tamamen iyileşir.

Herpes virüsü vücuda girdikten iki ile on iki gün arasında belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Hastanın bağışıklık sistemine göre vücutta yayılma süreci değişiklik gösterir. Hastaların çoğunda hiçbir belirti ortaya çıkmaz. Ancak virüs vücuda yerleşmiş vaziyettedir ve başka kişilere bulaşabilir. Hastalığın görülme seyri kişiden kişiye değişiklik gösterir.

Birincil Enfeksiyon

Birincil enfeksiyon aşamasında virüs cilde ve mukoza zarına yerleşir ve yara, ateş gibi belirtiler göstermeye başlar. Bazı hastalarda ise hiçbir belirtiye yol açmadan varlığını sürdürebilir. Kişinin uçuk geçirdiğini anlamadan virüsü taşımasına asemptomatik enfeksiyon adı verilir. Belirtiler göstererek ilerleyen hastalığa göre tekrarlama riski iki kat fazladır. Sadece insanları etkileyen bir virüs türüdür. Bulaşıcılığı yüksektir.

Pasif Dönem

Pasif dönem, virüsün vücutta ilerleyip, üreyip, tekrar pasif hale geldiği bir dönemdir. Virüs öncelikle bulunduğu bölgeden omurgada bulunan dorsal kök ganglionu denilen sinir dokusuna geçer ve yerleşir. Sinir dokusunda üremeye başlar. Yeterli üreme olduktan sonra tekrar pasif hale gelir. Bu dönemde genellikle kişiler vücutlarında bir farklılık hissetmezler.

Nüks

Virüsün tekrar ortaya çıktığı dönemlerdir. Bu dönemler bazı kişilerde yılda en az dört defa tekrar eder. Hastalığın tekrar ortaya çıkmasındaki en büyük etken strestir. Duygusal ve fiziksel stres hastalığı tetikler. Pasif haldeki virüsler vücut direncinin düşük olduğu noktalarda aktif hale gelir. Hastalığın hızlı atlatılabilmesi için belirtiler ortaya çıkar çıkmaz müdahale edilmelidir.

Dudak Uçuğu

Herpes simpleks virüs 1 tipi yaygın olarak dudak çevresinde görülür. Virüs vücuda yerleştikten ya da tetikleyici bir olay olduktan birkaç gün sonra içi su dolu kabarcıklar şeklinde ortaya çıkar. Kısa bir süre sonra da kabarcıklar açılmaya, üzerleri sertleşmeye başlar. Ülserler zaman içinde sarı beyaz renkte kabuk bağlar. Kabuklar yumuşadığında kendiliğinden döküleceği için ekstra bir şeye gerek görülmez. Bu dönemde yaralara dokunmamak gerekir. Uçuk iyileşme noktasına geldiğinde önce kahverengi lekeye, sonra da kahverengi ize dönüşür. Uçuk beraberinde boğaz ağrısı, ateş, yorgunluk, kas ağrısı ve sinirlilik de yapabilir. Bu dönemde stresten uzak durmaya, dinlenmek için vakit ayırmaya çalışmalısınız. Bol bol su içilmelidir. Dudakta oluşan kuruluk ve tahriş uçuğun tetikleyicisidir.

Genital Bölge Uçuğu

HSV 2 tipi uçuk genital bölgede ortaya çıkar. Oluşum bakımından dudak çevresindeki uçuğa benzerdir. İçi su dolu kabarcıklar şeklinde görünür ve ateş, yorgunluk, kasık ağrısı, sinirlilik gibi belirtiler meydana gelir. Kadınlarda dış dudaklarda, iç kısımda, anüs ile vajina arası bölgede, rahim ağzında su kesecikleri hissedilir. Erkeklerde penisin gövdeye yakın kısmında ortaya çıkar. Bazı erkeklerde nadiren de olsa penis başında, testislerde ve kalçalarda çıkabilir. Su kesecikleri bir süre sonra patlar. Sığ, gri ülser şeklinde açık yaraya dönüşür. Sonra kabuklanmaya başlar. Kabuklar gittiğinde yerini kahverengi lekelere bırakır. Virüs bulaşıcı niteliktedir. HSV 2 tipi uçuk öpüşme, cinsel ilişki, aynı eşyaları kullanma gibi nedenlerle taşıyıcıdan diğer bireylere bulaşır. Hastalığın bulaştığı kişide belirtiler hemen ortaya çıkmayabilir. Yapılan tedavi sonrasında virüsler ölmez. Sadece belirtilerin en az düzeyde ortaya çıkmasına yardım eder.

Uçuk Nedenleri Nelerdir?

Uçuk enfeksiyon sonucu vücutta bağışıklık sisteminin güçsüz olduğu bölgede ortaya çıkar. Enfeksiyona neden olan herpes simpleks virüsüdür. Hastalık en çok dudak ve burun çevresinde meydana gelir. Ancak bazı hastalarda bu alanlarla sınırlı kalmaz. Uçuk kişilerde, üst dudak ile burun arasındaki bölgede, burun içinde ve dışında, çenede, boyunda, yanakta su kesecikleri halinde meydana gelebilir. Organ nakli geçiren ya da kanser olan hastaların bağışıklık sistemleri daha güçsüz bir hal aldığı için uçuk gözde de oluşabilir. Bu durum hasta için büyük tehlike taşır. Gözde çıkan uçuk, kişide görme engeline neden olabilir. Hastalığın vücutta ortaya çıktığı diğer bir alan genital bölgedir. Virüslerin genital bölgede oluşma nedenleri ise cinsel ilişki, aynı havluyu, aynı bardağı kullanmak gibi hijyen şartının tam gerçekleşmediği durumlardır. Hastalık siyahi ya da hispanik etnik kökenli kişilerde daha sık ortaya çıkmaktadır. HIV enfeksiyonu da hastalığa yakalanma riskini artıran diğer bir etmendir. Yaşın ilerlemesi, düşük gelir seviyesi, yoğun stres, kadın olmak, erkek eşcinsel faaliyetler de hastalığın görülme riskini artırır.

Uçuk Belirtileri Nelerdir?

Uçuğa neden olan virüsle vücudun ilk temasından sonra kişinin ağzında yaralar ortaya çıkar. Bu yaralar hastalığın tekrarladığı dönemlerde görülmeyebilir. Virüsün vücutta kuluçkaya yattığı bir süre vardır. Bu üre iki ile on iki gün arasında değişiklik gösterir. Bebeklerde ve çocuklarda bu süre uzayabilir. Su kesecikleri oluşmadan önce dudakta ve etrafında kaşınma, deride yanma ve karıncalanma, ağrı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bazı bireylerde bu süreç daha zorlu geçer. Hastalığa yakalanmak üzere olan bireylerde boğaz ağrısı, ateş, yorgunluk, kas ağrıları, baş ağrısı, boyun lenf bezlerinde şişlik, yutma sırasında ağrı ve sinirlilik ortaya çıkar. Bu hastalıkların görülme yoğunluğu kişinin bağışıklık sistemi direncine göre farklıdır. Gençlerde genellikle boğaz ve bademcikler üzerinde de belirtiler meydana gelir. Hastaların bir kısmında diş etinde dahi değişikliklere yol açtığı gözlemlenmiştir.

Uçuk Tedavi Türleri

Uçuk tedavisinde virüsün yayılmasını sınırlandıran ve enfeksiyonun tekrarlama olasılığını azaltan bir tedavi süreci oluşturulmaya çalışılır. Herpes simpleks virüsünün tamamen vücuttan atılması gibi bir ihtimal yoktur. Bu nedenle öncelikli olan hastalığa yakalanmamak için alınması gereken tedbirlerdir. Kişilerle temasta bulunurken dikkatli olmak, cinsel ilişkide prezervatif kullanmak, havlunuzu başkasıyla paylaşmamak gibi önlemler sizi en alt risk seviyesinde tutar. Eğer virüs size bulaştı ve artık bir taşıyıcı iseniz bu konu hakkında temas halinde olduğunuz bireyleri bilgilendirmelisiniz. Hastalığın yayılması ve sürekli tekrar etmesi ciddi sorunlara yol açabilir. Yaşamına getireceğiniz ufak değişiklikler ile virüsün aktif hale geçmesini önleyebilirsiniz.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisinde ilk amaç enfeksiyonun neden olduğu ağrıları azaltmak ve hastalığın sık sık ortaya çıkmasına engel olmaktır. Virüslerin tamamen yok edilmesi gibi bir durum mümkün değildir. Ancak antiviral, antimikrobiyal ve bağışıklık güçlendirici bileşikler sayesinde virüsün yayılması engellenebilir. Bu ilaçların kullanım şekli ve miktarı kişiye özel olarak hazırlanır. Hastalığın kişide yarattığı ağrı ve rahatsızlığa göre bir tedavi süreci hazırlanır. Hastalardan birine uygulanan yöntem diğerinde başarıya ulaşmayabilir.

Probiyotik Tüketimi

Hastalıkların birçoğu beslenme hatalarından ve stresten kaynaklanmaktadır. Probiyotik besinlerden karşılanabilen ve vücut direncini uçuğa neden olan virüse karşı dirençli hale getiren bir kaynaktır. Probiyotikler ayran, şalgam, boza, bitter çikolata, elma sirkesi ve lahana turşusunda bolca mevcuttur. Her gün düzenli olarak tüketilmesi gereken peynir ve yoğurt bol miktarda probiyotik barındırır. Çok sık tüketilmeyen ancak probiyotik bakımdan zengin olan kefir, keçi ve koyun gibi hayvanların sütü mayalanarak elde edilir. Sütle kıyaslandığında daha fazla prebiyotik içerir. Bu besinler düzenli olarak tüketildiğinde uçuğun oluşumu önlenir.

E Vitamini Açısından Zengin Beslenme

Ciltte rahatlama sağlayan E vitamini sayesinde uçuktan kaynaklanan ağrı ve rahatsızlıklar azalır. E vitamini antioksidan içeren temel vitaminlerden birisidir. Bu özelliği sayesinde cildi onarır ve iltihaplanmada azalma sağlar. Doğal halde badem, ıspanak, tatlı patates, avokado, ayçiçeği çekirdeği, bitkisel yağlar, çerezlerde bulunur. Düzenli ve sağlıklı beslenen kişiler e vitaminini gıdalardan yeterli oranda alacaklardır.

Yüksek C Vitamini İçeren Gıdalar

C vitamini hayvanlarda endojen olarak sentezlenebilirken, insanlar bu vitamini dışarıdan gıdalarla almak zorundadır. C vitamini alabileceğimiz gıdalar meyve ve sebzelerdir. Portakal, kırmızı biber, yeşil biber, lahana, brüksel lahanası, brokoli, greyfurt, çilek, kivi gibi sebzeler mevsiminde tüketildiklerinde vücuda bol miktarda c vitamini desteği sağlarlar. Güçlü bir bağışıklık sistemi virüsün ciltte bıraktığı hasarları önler. İyileşmeyi hızlandırır.

Çinko

Çinko inflamasyonu azaltır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için vücudu harekete geçirir. Çinkonun uçuk tedavisinde başarı sağlayıp sağlamadığı alternatif tıp tedavisi araştırmacıları tarafından araştırılmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde çinkonun uçuk tedavisi için uygun olduğuna ulaşılmıştır. Çinko oksit içeren kremler, çinko takviyeleri dudak, ağız ve burun çevresi uçuğunda etkili bir tedavidir. Düzenli kullanımda ağrıyı azaltıp, iyileşme süresini hızlandırmaktadır.

Uçuk Tedavisi Öncesi

Uçuk vücutta meydana gelmeden önce birtakım belirtiler ortaya çıkar. Kabarcıklar oluşmadan önce oluşacağı bölgede kaşıntı, yanma, ağrı, karıncalanma hissedilir. Bu dönemde kişi hormonal değişiklikler yaşıyor olabilir. Güneş altında kremsiz bir şekilde kalınan süre çok uzun olabilir. Yüksek ateşe bağlı bir hastalık yaşıyordur ya da yoğun stres altında kaldığı bir dönemdedir. Bütün bunlar uçuk oluşumunun farklı şekilde ilerlemesine neden olur. Bu nedenle yapılacak müdahale kişiden kişiye farklılık gösterir. Ancak yüksek ateş tehlikeli bir durumdur ve hastalığın ileriki aşaması beklenmeden başvurmak gerekir. Normalde hastalar birkaç gün içerisinde hastalığı müdahale olmadan atlatabilir. Kanser ya da organ nakli gibi durumlarda vücut direnci düşük olduğu için doktor muayenesi şarttır.

Fizik Muayene

Fizik muayene sırasında uçuğun durumu incelenir ve daha önce benzer bir durum yaşanıp yaşanmadığı sorulur. Herpes virüsü tedavisinde amaç hızla iyileşme sağlayıp, tekrar oluşmasını en aza indirmektir. Virüsün tamamen tedavi edilmesi mümkün değildir. Hastaya ilk olarak laboratuvar testi yapılır. Bu su kesecikleri ya da kabuklanan kaşıntılar ile ilgili kültür testi yapılır. Yüksek ateş ve baş ağrısı için ayrıca bir ilaç tedavisi gerekli görülebilir. Hasta aynı zamanda gebe ise daha önce herpes virüsünün vücutta belirti gösterip göstermediğine bakılır. Eğer vücut virüse karşı bağışıklık kazandıysa hamilelik döneminde de bir sorun olmayacaktır. Ancak vücut virüsle ilk defa hamilelik döneminde karşılaşırsa farklı bir yol izlemek gerekebilir. Ayrıca genital bölgede oluşan uçuk bebeğe bulaşabileceği için sezaryen tercih edilir. Muayene sırasında tüm bunlar göz önüne alınarak dikkatli bir tarama yapılır.

Uçuk Tedavi Sonrası

Uçuk genellikle en fazla üç hafta içerisinde iyileşme sağlanan bir hastalıktır. Nadiren çok ciddi sorunlara yol açmaktadır. Virüs tamamen vücuttan atılamayacağı için iyileşen bireyler için en büyük risk bakteriler nedeniyle hastalığın kolayca tekrar oluşmasıdır. İkinci defa yakalanıldığında vücut bağışıklık kazandığı için daha güçlü olabilir ve hızla iyileşebilir. Ancak bunun aksi de ihtimaller arasındadır. Hastalık daha ağır bir şekilde ve daha geniş bir alanda tekrarlayabilir. Bu nedenle hastalığın belirtileri hissedilmeye başlandığında kağıt havlu kullanmak, temastan kaçınmak gibi önlemler alarak hijyen konusunda titiz davranılmalıdır. Hastalığın belirtileri iyi bilinmeli ve diğer hastalıklar ile karıştırılıp, yanlış bir müdahale yapılmamalıdır.

Sağlıklı ve Düzenli Beslenme

Hastalık sürecinde dikkat edilen sağlıklı ve düzenli beslenme alışkanlık haline getirilmeli, iyileştikten sonra da devam ettirilmelidir. Vücut direncini artırmak için E ve C vitamini alımına dikkat edilmelidir. Yoğurt, süt, kefir, yeşil yapraklı sebzeler gibi probiyotik içeren besinlerin düzenli olarak tüketilmesi gerekir. Öğün atlamadan ve hiçbir ürünün tüketiminde aşırıya kaçmadan yeteri miktarda tüm besinlerden tüketilmelidir. Besinlerin mevsim ürünü olmasına da dikkat edilmelidir. Her mevsim için E ve C vitamini içeren farklı organik yiyecekler mevcuttur. Cilt sağlığını geliştirmek ve uçuğun tekrar ortaya çıkmasına engellemek için bol bol su tüketilmelidir. Özellikle spor yaptıktan sonra ya da gebelik döneminde normal zamanda olduğundan daha fazla su tüketmek gerekir. Sağlıklı bir cilt virüsün tekrar aktif hale gelmesine izin vermeyecektir.

Ortak Eşyaların Kullanımı

Ortak eşya kullanımı hastalıkların yayılmasında en etken faktörlerden biridir. Herpes virüsü taşıyıcılarının bunu çevresiyle paylaşıp, ortak eşya kullanmamaları gerektiğini anlatmalıdır. Özellikle daha önce uçuk rahatsızlığı yaşamamış gebeler, hamilelik süreci boyunca dikkatli olmalıdırlar. Ortak havlu kullanmamalı, hastalarla temasta bulunmamalıdırlar. Çünkü herpes virüsünün bebeğe bulaşıp bulaşmadığı tespit edilememektedir. Bu durum anne adayı ve bebek için ciddi sorunlara yol açabilir. Hastalığın aynı evde yaşanan bir bireyde ortaya çıktıysa kağıt havlu kullanılmaya başlanabilir. Hastalık genital bölgede ise ayrı tuvaletler kullanılması da riski azaltmak için önemli bir tedbir olacaktır. Hastalığın tekrarlayabileceği hep göz önünde bulundurulmalı ve buna göre yaşam standardı yükseltilmelidir.

Prezervatif Kullanımı

Herpes simpleks virüsü 2 tipi uçuk hastalarının özellikle dikkat etmesi gerekir. Virüs tamamen tedavi edilemediği ve bulaşıcı olduğu için korunmasız ilişki sırasında partnerinize bulaşır. Hastalıktan utanmamalı ve karşısındaki bireye bu konuda bilgi vermelidir. Karşı tarafta hastalığın belirtilerinin görülmemesi virüsün bulaşmadığı anlamını taşımaz. Virüs bağışıklık sisteminin en zayıf olduğu anda hissedilmeye başlanır. Erkek bireyde HSV 2 virüsü oluşmuş ve eşi hamile ise mutlaka doktora başvurmalıdırlar. Bebeği ve anne adayının sağlıklı bir süreç geçirmesi için cinsel bir birliktelik geçirmemeleri istenebilir. Kadınlarda rahim ağzında oluşan uçuk cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir ve yaralardan akıntı gelebilir. Bu nedenle tedavi sürecinde birlikte olmamalı ya da prezervatif kullanmaya dikkat edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Uçuk (herpes) tedavisini aşama aşama tüm ayrıntılarıyla ele aldık. Hastalığın nasıl oluştuğunu, nelere yol açabileceğini, tedavisini anlatırken hastaların tedavi sürecinde bilgi sahibi olarak daha hazırlıklı olmaları amaçlanmıştır. Ayrıca konu ile ilgili sık sorulan sorular bir araya getirilerek cevaplandı.

Uçuk hangi vitamin eksikliğinden çıkar?

Uçuk E ve C vitamini eksikliğinde ortaya çıkar. Ancak bu vitaminler eksik olduğu için değil. Vücuda önceden yerleşmiş virüsler nedeniyle oluşur. Bu vitaminlerin alınmaması ile vücut direnci düşer. Virüsün tetikleyici bir olay olduğunda hemen belirtiler göstermeye başlar. E vitamini alınabilecek besinler; ıspanak, tatlı patates, avokado, ayçiçeği çekirdeği, zeytinyağı ve çerezlerdir. Beyaz kan hücrelerini canlandırarak vücut direncini artıran c vitaminini ise kırmızı biber, yeşil biber, lahana, brokoli, çilek, greyfurt ve kividen karşılanabilir.

Uçuk nasıl geçer?

Uçuk oluşumuna neden olan virüs aktif hale gelmeden önce bazı belirtiler hissedilir. Uçuğun çıkacağı bölgede kaşıntı, uyuşukluk ve yanma bunların birkaçıdır. Kişiler bu belirtileri hissettiğinde bazı doğal ürünleri uygulandığında su kesecikleri oluşmadan hastalık atlatılabilir. Sürülebilecek doğal ürünlerden biri sarımsaktır. Sarımsak ezildikten sonra kaşıntı ve yanma olan bölgeye sürülür. Bu işlem günde en az dört defa tekrarlanır. Diğer bir uygulama ise bal ve arı sütü karışımıdır. Bunlar karıştırıldıktan sonra kaşıntı hissedilen yere gün içerisinde iki defa sürülür. Organik vanilya yağı da kaşıntı ve karıncalanma hissini önlemektedir.

Dudak uçuğu bebeğe geçer mi?

Dudak uçuğuna neden olan herpes simpleks virüsü 1 tipidir. Hastalığa neden olan virüs temasla bulaşabilir. Bebeklerin bağışıklık sistemi henüz güçlenmediği için bulaşan virüsün aktif hala geçme ihtimali yüksektir. Bu nedenle eğer vücudunuz uçuk hastalığına dair belirtiler ortaya çıkmaya başlıyor ise insanlar ile temas kurmayın. Özellikle bebekler, hamileler, kanser hastaları ve organ nakli ameliyatı geçirenler bu virüse karşı daha hassas durumdadırlar.

Uçuğu tetikleyen yiyecekler nelerdir?

Uçuğu tetikleyen yiyecekler genellikle asit oranı yüksek olanlardır. Yüksek asit oranına sahip olan yiyecekler; kahve, siyah çay, kakao, bal, reçel, hardal, soya sosu, sirke, et, yumurta, balık, ıstakoz, peynir, pizza, çikolata, maden suyu olarak sıralanabilir. Alkol, sigara, gazlı içecekler, ketçap, mayonez, sosis, salam ve işlenmiş gıdalar ise tüketilmemesi gereken asitli yiyecekler grubunda yer almaktadır.

Uçuğa diş macunu sürmek iyi gelir mi?

Diş macununun uçuğun neden olduğu kabarcıkların ya da rahatsızlığın giderdiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Uçuğa neden olan herpes virüsü hiçbir zaman tamamen tedavi edilip, vücuttan atılamaz. Sadece ilaçlar ile iyileşme sağlanır ve tekrarlanmaması için önlemler alınır. Kişisel eşyaların ortak kullanılmaması, sağlıklı ve düzenli beslenme bu önlemlerden birkaçıdır.

Uçuğa en hızlı çözüm nedir?

Uçuğun hızla geçmesi için gün içerisinde sık sık soğuk kompres uygulanabilir. Bunun dışında aloe vera jeli de uçuk üzerinde etkilidir. Aloe vera bitkisi enfeksiyon oluşumunu önleyen çeşitli hormonlara sahiptir. Elma sirkesi, nane yağı, çay ağacı yağı ve sarımsak hastalığın hızla iyileşmesine yardımcı olacak diğer organik ürünlerdir. Uygulamadan önce cildin temiz olmasına dikkat edin.

Uçuğa sigara külü iyi gelir mi?

Halk arasında yaygın olan bir bilgi olmasına karşın bu uygulamanın alternatif tıp içerisinde de bir yeri yoktur. Açık haldeki bir yaraya bilinçsizce sürekli bir şeyler uygulamak yaranın büyümesine yol açabilir. Bu nedenle öncelikle doktora başvurulmalıdır. Doktor sürecinden önce rahatsızlığı gidermek için sadece doğal maddeler kullanılmalı ve muayene sırasında doktora, tedavi için denenen yöntemler söylenmelidir.

Uçuk, burun ameliyatına engel midir?

Burun ameliyatından bir hafta önce doktorunuz son bir muayene daha yapar. Bu sırada yüksek ateş, üst solunum yolu enfeksiyonu, boğaz ağrısı, grip, nezle ve uçuk bulgusu ile karşılaşırsa ameliyatı erteler. Bu durum zaruridir. Hastanın tercihine bırakılamaz. Hastanın tedavi süreci göz önüne alınarak, yeni bir tarih belirlenir.

Bebeğe uçuk bulaştığı nasıl anlaşılır?

Bebeklerde uçuk belirtisi en çok ağız içi yaralar şeklinde ortaya çıkar. Virüs dudakları, diş etlerini, dili ve yanakların iç kısmında ortaya çıkabilir. Bunun dışında yüksek ateş ve yutma sırasında ağrılar olabilir. Herpes virüsü öpmeyle, aynı eşyaları kullanmakla, temasla bulaşan bir virüstür. Bu nedenle eğer virüs taşıyıcısı temas halinde bulundu ise doktora başvurulmalıdır.

Genital bölgede uçuk neden çıkar?

Genital bölgede çıkan virüsün birçok nedeni vardır. Yaşın ilerlemesi bunlardan biridir. Cinsel partner sayısının artması ya da prezervatif kullanılmaması hastalığın yayılmasına neden olur. Oral seks ile HSV 1 virüsü genital bölgeye yerleşebilir. Virüs hemen belirti göstermeyebilir. Ancak vücutta tetikleyici bir durum olduğu zaman aktif hale gelir. Bu nedenle hastalığın bulaştığı kişi bunun bilincinde olmalı ve vücut direncini artıracak sağlıklı bir beslenme programı uygulamalı, hastalığın yayılmaması için korunmalıdır. Herpes virüsü bulaşan hasta aynı yolla başka bir takım virüslerin de bulaşabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak testler yaptırmalıdır. AIDS ve frengi bu yolla bulaşan, tehlike barındıran hastalıklardır.

Uçuk kaç günde geçer?

Uçuğun iyileşme sürecinde hastanın yaşı, hastalığın daha önce de görülüp görülmemesi, tedavi aşamasında izlenen yol etkili olmaktadır. Hasta ilaçlarını düzenli kullanır, hijyen standartlarını artırır ve sağlıklı beslenirse en geç üç hafta içerisinde hiç iz kalmayacak şekilde iyileşir. Ancak hastalığın tekrarlaması için temizliği ve sağlıklı beslenmeyi hayatının bir parçası haline getirmesi gerekir.

Kimler kronik uçuk hastası grubunda yer alır?

Kişide uçuk yılda altı defadan fazla tekrarlarsa bu kişiler kronik grubuna dahil edilir. Yılda bu kadar sık aralıklarla uçuk çıkması yoğun stresin göstergesi olabilir. Bunun dışında AIDS hastalarında da uçuk çok sık nüks edebiliyor. Kanser tedavisi görenlerde, kansızlık yaşayanlarda ve regl dönemindeki kadınlarda bu durum kronik bir hal alabilir. Deri bütünlüğünün bozulması da hastalığın bir diğer tetikleyicisidir. Kısaca herpes virüsü bağışıklık sisteminde bir açık bulduğu an tekrar ortaya çıkıyor.