Tip 1 Diyabet

Tip 1 Diyabet
Tip 1 Diyabet

 

Diyabet hastalığı gündelik hayatımızda eşten, dosttan, akrabadan ya da yakın çevremizdeki kişilerden sıklıkla duyduğumuz, günlük hayattaki tanıdıklarımızın en az birinde bile olsa görülebilen yaygın ama bir o kadar da tehlikeli ve özen gösterilmesi, tedavi edilmesi gereken bir hastalık. Diyabet denen hastalık halk arasında şeker hastalığı adı ile bilinmektedir. Ayrı çeşitleri ve birçok risk faktörü veya sebebi olan şeker hastalığının tip 1 diyabet çeşidi ile ilgili diğer tüm konulardan da bu yazımızda bahsettik.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Saip Toprak

Tip 1 Diyabet Hastalığı Hakkında

Diyabet hastalığı, tip1 ve tip2 olarak iki şekilde birbirinden ayrılmaktadır. İkisi farklı belirti ve şikayetler meydana getiren bu çeşitlerden tip 1 diyabette vücut hiç insülin üretmezken tip 2 diyabette ise üretilen insülin yetersiz gelir. İkisinin farkları bu şekilde karşımıza çıkmaktadır.

Tip 1 Diyabet Nedir?

Şeker hastalığının bir çeşidi olan tip 1 diyabet, vücuttaki pankreasın otoimmün denilen bağışıklık sistemi hastalıkları ile zarar görmesi sonucunda vücutta hiç insülin üretilememesi durumudur. Tip 2 diyabete göre daha nadir görüldüğü söylenebilir.

Diyabetin bu şeklinde, vücut, kan şekerini düzenleyen, kandaki şeker oranına göre insülin salgılayan, pankreasın ürettiği bilinen beta hücrelerine saldırarak, onları etkisiz hale getirir ve bu da zaman içerisinde hiç insülin üretilememesine neden olur. Kısacası hücreler zamanla işlevsiz kalarak bütün fonksiyonlarını kaybetmektedir. Bu da tip 1 diyabet hastalığını ortaya çıkaran asıl sebeptir.

Tip 1 Diyabet Hastalığının Evreleri Nelerdir?

Genel olarak diyabet hastalığının dört adet evresi bulunmaktadır. Bu evrelerin tamamlanması halinde kişi diyabet hastası durumuna erişmiş olur. Bahsi geçen bu dört evre ve her evrenin özellikleri şu şekildedir;

  • Birinci Evre “Reaktif Hipoglisemi”: Bu evre için kan şekeri düşüklüğü evresi de denebilir. Bu evre şeker hastalığı öncesinde görülen kan şekeri düşüklüğü ile ilgilidir. Özellikle ailesinde yani genetik geçmişinde şeker hastalığı bulunan kişilerde şeker hastalığı baş göstermeden önce daha çok yemekler sonrasında kan şekerinde düşmeler gözlemlenmeye başlar. Bununla beraber çarpıntı, terleme, tansiyon yükselmesi gibi farklı etkiler de görülebilir. Teşhisi için üç ya da dört saatlik şeker yüklemesi testleri yapılması gerekmekte. Sebebi ise yemek sonrasında insülinin fazla hızlı yükselerek kan şekerine müdahale etmesi ve bunun sonunda kandaki şeker oranını normalin altına düşürmesidir.
  • İkinci Evre “Açlık Kan Şekerinde Bozukluk”: Bu da diyabetin ikinci evresidir. Bu bozukluk evresinde kan şekeri 90 ila 126 mg/dl arasında olduğu gözlemlenir. Açlık kan şekerinde bozukluk görülen hastalarda genellikle tokluk kan şekeri normal şekilde seyreder.
  • Üçüncü Evre “Tokluk Kan Şekerinde Yükselme”: Tokluk kan şekeri en iyi yemekten sonraki ikinci saatin sonunda anlaşılır. Bu sürenin sonunda kandaki şeker oranı 140 ila 199 mg/dl arasında ise tokluk kan şekeri yüksek seyrediyor demektir. Bu tipteki hastaların birçoğu hemen olmasa da seneler içerisinde birer şeker hastası konumuna gelirler. Ayrıca tokluk kan şekerinde yükselme durumu için gizli şeker tabiri de kullanılmaktadır. Böyle durumlarda kalp, göz, böbrek gibi bölümlerde de hastalıklar görülebilir. Bu nedenle tespiti ve tedavisi oldukça önemlidir, aksatılmamalıdır.
  • Dördüncü Evre “Aşikar Şeker Hastalığı”: Bu evreye ulaştığında artık kişi şeker hastası olmuş demektir. Bu evrede açlık kan şekeri 126 mg/dl, tokluk kan şekeri ise 200 mg/dl’nin üstünde seyretmeye başlar.

Tip 1 Diyabet Hastalığı Kimlerde Görülür?

Diyabet hastalığı günümüzde artık her on kişiden birinde görülebilecek kadar sıklaşmış durumda. Bu da toplumun yüzde onuna denk gelmektedir. Ancak tip 1 diyabet, diyabet hastalığı içerisinde daha az rastlanan bir çeşit. Tip 1 diyabete neyin neden olduğu tam olarak bilinemese de genetik özelliklerin bunda çok büyük rolü olduğu söylenebilir. Tip 1 diyabet hastalığı, toplam diyabet hastalarının yalnız %5’i kadarında görülmektedir. Çoğunlukla 20’li yaşlardan evvel ortaya çıksa da ilerleyen yaşlarda da rastlanabildiği gözlemlenmektedir.

Tip 1 Diyabet Hastalığı Nedenleri

Yukarıda da belirttiğimiz gibi tip 1 diyabet hastalığına neyin neden sebep olduğu tam anlamıyla bilinmemektedir. Ancak genetik yatkınlık gibi sebeplerin tip 1 diyabet hastalığının oluşumunda büyük etkisi olduğu savunulmaktadır. Diğer bir sebebi ise otoimmün bir rahatsızlık nedeniyle pankreasta üretilen beta hücrelerinin işlevlerini yitirmesidir.

İnsülin Hormonunun Üretilmemesi

İşte pankreasta üretilen ve insülin değerini koruduğu bilinen beta hücrelerinin, bağışıklık sisteminin bazı bölümlerinin tam tersi şekilde çalışmasına neden olan otoimmün bir rahatsızlık nedeniyle, fonksiyonlarını yitirmesi halinde insülin değerleri bozulacak hatta zamanla insülin üretilemez durumuna gelecektir. Bu da doğrudan tip 1 diyabet hastalığına neden olan bir etkendir.

Tip 1 Diyabet Hastalığının Belirtileri

Her hastalıkta olduğu gibi, tip 1 diyabet hastalığının da bizi uyaran bazı belirtileri olacaktır. Tip1 diyabet hastalarının en çok dile getirdiği şikayetler ve belirtilerden bazıları aşağıda bahsedildiği gibidir.

Çok Su İçme

Belki birçok diyabet hastasından bu şikayeti duymuşsunuzdur. Ağızda ve boğazda hissedilen geçmek bilmeyen bir kuruluk olur. Bu nedenle de hasta sık sık su içerek bu kuruluğu gidermek istemektedir. Bu nedenle tip 1 diyabet hastalarının da sıklıkla su tükettiğini görmek mümkün. İlk belirtilerden biri olarak da bu fazla su içme durumunu gösterebiliriz.

Sık İdrara Çıkma

Tip 1 diyabet için belirtidir diyebileceğimiz bir diğer durum ise sık sık idrara çıkmaktır. Sıkça su içiyor olmak da bu durumu tetiklese de su içilmese bile sıkça idrara çıkma isteği görülecektir.

Konsantrasyon Güçlüğü

Hastada zaman içerisinde konsantrasyon güçlüğü de başlayacaktır. Hatta bu konsantrasyon güçlüğü zaman içerisinde daha da ilerleyerek bilinç kaybına bile yol açabilmektedir. Bu nedenle bu tür bir belirti hissediyor iseniz kan şekerinde bir problem olabileceğini unutmamak gerekir. İhmal etmeden bir kontrole gidilmesi en doğrusu olacaktır.

Göz Kararması ve Bulanık Görme

Şekerin en çok etkilediği bölgelerdendir gözler. Bu nedenle herhangi bir kan şekeri düşmesi ya da yükselmesi durumunda baş dönmesi, gözlerin kararması ya da bulanık görmeye başlama gibi şikayetler oluşur. Tip 1 diyabet için de bu durum aynen geçerlidir. Özellikle göz kararmaları sık hale gelir. Böyle durumlarda doktor kontrolü ihmal edilmemelidir.

Sinirlilik Hali

Bu da hastalığın psikolojik etkilerinden biridir. Vücutta bir şeylerin ters gitmesi insanın farkında olmadan da olsa günlük yaşantısındaki tavır ve davranışlarını da etkilemeye başlamaktadır. Tip1 diyabetin görülen küçük belirtilerinden biri de ruh hali değişikliklerin olumsuz yönde sıkça yaşanmasıdır.

Hızlı Kilo Verme

İşte bu belirti oldukça net ve barizdir. Tip 1 diyabet hastalarının hemen hemen hepsinde ani ve çok kilo kayıplarının yaşandığı gözlemlenmektedir. Bu belirti için en sık karşılaşılan ve en belirleyici belirtilerden biridir demek yanlış olmaz. Eğer kişi kendisinde ani kilo kayıpları görüyorsa derhal bir doktora görünmeli ve gereken testleri yaptırmalıdır. Böyle durumlarda tip 1 diyabetten yani şeker hastalığından şüphelenilmektedir.

Tip 1 Diyabet Hastalığı Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Yukarıda sayılan belirtilerden biri ya da bir kaçı sizi rahatsız ediyor, sık sık başınıza geliyor ya da yaşamınızı etkiliyorsa tip 1 diyabetten şüphelenmek mümkün. Ve bu tehlikeli bir hastalık. Bu nedenle bu hastalığın tanı ve teşhisinin gerçekleştirilmesi ve erkenden tedaviye başlanabilmesi gerekmektedir. Bunun içinde bir doktora başvurulur. Tip 1 diyabetin tanı ve teşhisinde genel olarak aşağıda bahsettiğimiz testler uygulanmaktadır. Bazen bu testler bazı hastalarda arttığı gibi bazı hastalar için de azalabilir. Önemli olan hastanın ve hastalığın son durumudur.

Açlık Kan Şekerinin Ölçülmesi

Tip 1 diyabetin teşhisi için gerçekleştirilmesi gereken ilk test kan testidir. Bu kan testinde hastanın açlık kan şekerinin ne durumda olduğuna bakılır. Kan testi, diyabet hastalıklarının teşhisinde oldukça önemli bir yere sahip olmakla birlikte şeker şüphesi yaratan bütün hastalara uygulanan bir testtir. Açlık kan şekerinin ölçülmesi testi de 8 ila 12 saat arası bir aç kalma sürecinin ardından verilen kanın şeker oranına bakılması şeklinde gerçekleştirilir. En az sekiz saatlik bir süre aç kalınması bu test için önem arz eder. Şeker oranının 126 mg/dl’nin üzerinde görülmesi halinde ikinci bir test daha yapılır. İkinci testin sonucu da aynı oranda seyrederse kişiye şeker hastalığı teşhisi konulacaktır.

Yükleme Testi

Diğer bir adı glukoz tolerans testi olan şeker yükleme testi, şeker hastalığından şüphelenilen kişilere uygulanan ve vücudun şekere toleransının ne derece olduğunu belirleyen bir testtir. Sonuçlar normal olabileceği gibi şeker hastalığının teşhis edilmesi de mümkün.

Yükleme testinin en başında hastadan aç karnına kan alınır. Ardından belirli oranlara göre hazırlanan şekerli bir sıvı (içimini kolay hale getirmek için içerisine limon da eklenebilir) ya da limonata hastaya içirilir. Bu tarif, beş dakika içerisinde içilmelidir. Zaman burada önemli bir yere sahiptir. İçeceğin tamamı tüketildikten iki saat sonra hastadan yine kan alınır. Ancak beklenen bu iki saat sürede hastadan yürümemesi, bir şeyler yememesi ve sigara kullanmaması istenmektedir. Hasta oturup kan vermeyi beklemelidir. Daha sonra bu kan örneği de alındıktan sonra her ikisi de laboratuvara gönderilerek incelenmesi sağlanır.

C-peptid Testi

C-peptid, kişinin vücudunda üretilen sağlıklı insülin miktarı hakkındaki değerdir. C-peptid testi ile de kişinin vücudunda üretilen insülin miktarının oranı hakkında bilgi edinmek amaçlanmaktadır. İnsülin değeri artar ya da azalır ise c-peptid değeri de bununla doğru orantıda artar ya da azalır. Testin amacı insülin değerlerini ölçmektir.

Tip 1 Diyabet Hastalığı Risk Faktörleri

Tip 1 diyabet hastalığının ortaya çıkış nedenleri ve tetikleyicileri çok fazla değildir, sınırlıdır. Tip 1 diyabet için risk faktörlerinden biri ve en önemlisi olan genetik aşağıda açıklanmıştır.

Genetik Yatkınlık

Tip 1 diyabet hastalığı 20 yaş altı kişilerde daha sık görülmektedir. Bunun en büyük sebebi genetik yatkınlıktır. Kişinin aile, akraba geçmişinde ya da mevcut ailesinde şeker hastalığı hikayesi var ise bu kişinin bu genlere sahip olabileceğinin bir göstergesidir. Yani tip 1 diyabet hastalığına yatkın bir genetik yapıya sahip olur. Tetikleyici faktörler ile de bu yatkınlık çok kolay bir şekilde hastalığa dönüşebilir. Bu nedenle bu kişilerin çok daha dikkatli olması icap eder. Genetik yatkınlık birçok hastalık gibi tip 1 diyabet için de önemli bir risk faktörüdür. Hatta en etkili risk faktörüdür demek de yanlış olmaz.

Tip 1 Diyabet Hastalığı Komplikasyonları

Tip 1 diyabet hastalığı türünün, akut ve kronik olmak üzere iki ayrı gruba ayırabileceğimiz komplikasyonları mevcuttur. Bu akut ve kronik komplikasyonlardan da aşağıda iki ayrı başlık altında bahsedilmiştir.

Akut Komplikasyonlar

Akut komplikasyonlar yalnızca iki tanedir. Bunlardan biri hipoglisemi diğeri ise hiperglisemi olarak adlandırılır. Bunların ne olduğu aşağıda daha detaylı açıklanmıştır.

Hipoglisemi

Hipoglisemi, kan şekerinin normalde olması gereken değerlerin altına düşmesi durumu olarak adlandırılmaktadır. Bu da bu değerin 50 mg’ın altında olması demektir. Bir istisna söz konusudur: Şeker hastalığı olan ve tedavi için ilaç kullanan kişilerde bu değerin 70’in altına inmesi halinde de hipoglisemiden söz etmek mümkündür.

  • Yorgunluk
  • Solgunluk
  • Terleme
  • Ruhsal değişiklikler
  • Açlık
  • Titreme
  • Bulanık görme
  • Sürekli uyku halinde olma gibi birçok belirtisi mevcuttur.

Hiperglisemi

Açlık kan şekerinin normal değerleri üzerinde seyretmesi durumlarına da hiperglisemi adı verilir. Adından da bu durum anlaşılabilmektedir. Açlık kan şekeri 70-110 mg/dl’nin üzerine çıktığında bu komplikasyondan bahsedilebilir. Tip 1 diyabet hastalarında görülebilen patolojik bir konu. Ancak aynı zamanda tip2 diyabet hastalarında da hiperglisemi görülme olasılığı var.

Kronik Komplikasyonlar

Kronik komplikasyonlar akut komplikasyonlara oranla daha fazladır. Birbirinden farklı birkaç komplikasyon bir anda ya da tek tek görülebilir. Bunlar akut komplikasyonlara oranla daha fazla olsa da kronik komplikasyonlar kan şekerinde kronik artış görüldüğü zamanlarda meydana gelir.

Ateroskleroz

Ateroskleroz, diğer bir adı ile damar sertliği, genel olarak damar tıkanıklığının en yaygın sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkar. Yağ, kolesterol ve şeker gibi nedenlerle damarın içerisinde, damar duvarında birikmeler meydana gelerek tıkanıklığa yol açmaktadır. Tip 1 diyabetin meydana getirebildiği durumlardan biri de bu damar sertliğidir.

Hipertansiyon

Hipertansiyon, halk arasındaki adı ile yüksek tansiyon hastalığıdır. Bazen yıllarca herhangi bir belirti vermeyebilir. Hipertansiyon damar sertliğine bağlı olarak da görülebilir. Arterde bulunan kan basıncında değişim olduğunda hipertansiyon ortaya çıkar. Çoğunlukla bu durum atardamarın belli sebepler nedeniyle tıkanması durumunda meydana gelmektedir. Tip 1 diyabet de buna sebep olabilecek etkenler arasında sayılmaktadır. Bu nedenle komplikasyonlar arasında hipertansiyon da bulunmaktadır.

İskemik Kalp Hastalığı

İskemik kalp hastalığı denilen hastalığın esas sebebi koroner arter damarlarda meydana gelen şekil bozukluklarıdır. Bu da vücuttaki dokuların gereken oksijeni alamamasına neden olmaktadır. Damar tıkanıklığı nedeniyle kalp kasının sıkışması ve kalp atışlarının azalıp yavaşlaması olarak da tarif edilebilir. Bu da tip 1 diyabetin dolaylı yollardan da olsa neden olabileceği bir diğer komplikasyondur.

Atak

Tip 1 diyabet hastalarında otoantikor ismiyle bilinen bazı ataklar meydana geldiği bilinmektedir. Otoantikor, vücudun kendi içerisindeki dokusunu yabancı ve zararlı bir şeymiş gibi kodlayarak sentezlediği antikora verilen addır. Bu otoantikorlar, otoimmün hastalıklara yol açan bir durumdur. Tip1 diyabette görülebilen komplikasyonlardan biridir.

Diyabetik Ayak

Diyabetik ayak, tip 1 diyabet hastalığında görülebilecek bir diğer komplikasyondur. Oldukça ciddi olan bu durum, şeker hastalığı nedeni ile bağışıklık ve dolaşım sisteminde bozulmalar yaşanması sonucunda ayaklarda yaralar meydana gelmesine ve bu yaralarında zaman içerisinde enfekte olarak kangren olmasına neden olur.

Bunun önlenebilmesi için ayak bakımı oldukça önemlidir. Ayaklar hiçbir zaman ıslak veya nemli bırakılmamalı, kurulanmalı ve cilt tipine uygun nemlendiriciler sürülmelidir. Ayakkabılar mümkünse özel ölçümler ile numaraları belirlenmeli ve dikilmelidir. Vurmayan, rahat ve sıkı olmayan ayakkabılar tercih edilmelidir. Tırnakları düz kesmek gerekmekte ve ayaklar aşırı sıcak ve aşırı soğuktan korunmalıdır. Yalınayak yürünmemelidir. Ayakta çıkan nasır olur ise yakı ile müdahale edilmeden derhal bir hekime başvurulmalıdır. Tedavisi bir hekim tarafından gerçekleştirilmelidir. Yeni ayakkabılar iki ya da üç saatten uzun giyilmemelidir.

Bunlar gibi birçok konuya dikkat çekmek mümkün. Önemli olan bu konuda dikkatli olunması, hastanın bu durumda iken ayak bakımının nasıl yapılması gerektiği hakkında bilgilendirilmesi ve hastanın da doktor tavsiyelerine harfiyen uymasıdır. Aksi takdirde önüne geçmek epey zor olacaktır. Bu nedenle ayağın kesildiği birçok hastada görülmüştür.

Tip 1 Diyabet Hastalığı Nasıl Önlenir?

Tip 1 diyabet hastalığını tetikleyen en büyük risk faktörü genetiktir. Yani bu risk faktörü oldukça güçlü bir etkiye sahiptir. Bu nedenle önüne geçebilmek için de oldukça iradeli ve özverili olmak gerekmektedir. Tip1 diyabet hastalığını önlemeyi sağlayacak, dikkat edildikçe meydana gelmesine engel olabilecek bazı hususlardan aşağıda daha detaylı bahsedilmiştir.

Sağlıklı Beslenme

Diyabetin her türlü çeşidi için önemli olan bu konu yani sağlıklı beslenme tip 1 diyabet için ekstra bir önem arz eder. Tip 1 diyabet genetik ile tetiklenen bir tür olduğundan önüne geçilmesi daha zordur. Bu nedenle beslenme alışkanlıklarını düzenlemek önlemek için atılan adımların başında gelenlerden biri olmalıdır. Sağlıksız ve özellikle şeker hastalığında yasak olarak görülen besinlerin tüketimi bırakılmalı, yerine daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları getirilmelidir. Gerekirse doktorunuz size uygun bir diyet listesi hazırlayacaktır. Bu listeye saatleri ve öğünleri dahil olmak üzere her şekilde uyum sağlayabilirseniz zamanla alışkanlık haline geldiğini zaten gözlemlersiniz.

Düzenli Fiziksel Aktivite

Şeker hastalığını yenebilmek için en önemli unsurlardan biri de spor ve düzenli aktivite. Vücudun direnebilmesi açısından sağlıklı ve zinde olması şart. Bunu da sağlıklı beslenmeye ek olarak yapılan aktiviteler sağlayacaktır. Her gün en az yarım saat düzenli ve tempolu yürüyüş yapmak bile oldukça etkili bir aktivitedir. Bunu alışkanlık haline getirdikten sonra sizler de daha zinde olduğunuzu hissedeceksiniz.

BCG Aşısı

BCG aşısı aslen tüberküloz yani verem hastalığı için zaten seksen yılı aşkın süredir kullanılan bir aşı. Ancak günümüzde BCG aşısı artık şeker hastalığından korunmak için de etkili bir yöntem olarak kullanılmakta.

Nikotinamid

Nikotinamid, bir çeşit vitamindir. Sindirim için kullanıldığı bilinmektedir. Tip 1 diyabet hastalığının önlenmesi durumunda da bu vitamin kullanılabilir. Suda kolayca çözünen, toz yapıya sahip bir vitamindir.

Sıkça Sorulan Sorular

Diyabet hastalığı, ülkemizde her on kişiden birinde görülebilen sonuçları oldukça tehlikeli olabilen bir hastalık. Ancak bunun türlerini birçok hasta hala karıştırabiliyor. Bu başlıkta da tip 1 diyabet ile ilgili hastaların ya da hasta yakınlarının sıkça sorulan sorulardan bazılarını cevapladık.

Tip 1 diyabetin sebep olduğu hastalıklar nelerdir?

Tip 1 diyabet tedavi edilmediği takdirde başka hastalıklarında oluşumuna neden olacaktır. Bu hastalıklardan bazıları şu şekildedir; Kan Dolaşımının Zayıflaması ve Sinir Hasarları Retinopati: Tip 1 diyabet hastalarının %80’inde bu göz hastalığının görüldüğü gözlemlenmiştir. Böbrek Hasarı: Tıp dilinde adı nefropati olan bu hastalık, tip1 diyabet hastalarının %20 ya da %30’unda gözlemlenmiştir.

Tip 1 diyabet hastaları oruç tutabilir mi?

Sağlık açısından bakıldığında hastanın şeker hastası olduğu ya da tip 1 diyabet hastası olduğu kesin teşhis ile belirlenmişse doktoru oruç tutamayacağını söyler. Ancak bu durum biraz da hastanın isteğine bağlı. Doğru olan tutmaması ve sağlıklı, düzenli beslenmesidir. Ancak hastaların birçoğu bu öneriye uymamaktadır.

Tip 1 diyabet hastalığında sigara ve alkol neye yol açar?

Tip 1 ya da tip2 diyabet hastası olup da hala sigara ve alkol kullanılmaya devam edilmesi halinde iç sistemlere çok büyük zararlar vereceği doğrulanmıştır. Tip 1 diyabet hastalarının sigara ve alkol alışkanlıklarını bir an önce terk etmesi istenir. Ayrıca sigara kan akışını da etkilemektedir. Bu da şeker hastalığını tetikleyen bir durum.

Tip 1 diyabet hastalığında mevsimlere göre dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Diyabet hastalarının özellikle kışın dikkat etmesi gereken bazı hususlar olacaktır. Bunlardan bazıları şu şekildedir;

  • Gündüzler kısalsa da öğünleri düzenli tutun.
  • Kışın kan şekerinizi iyi ayarlayın.
  • Kış meyvelerini size uygun olanı seçerek yeyin.
  • Ayak sağlığını ve bakımını ihmal etmeyin.
  • Fazla soğuktan kendinizi koruyun.
  • Tatil seçiminizi sağlık durumunuza uygun şekilde yapın. Hastalığınızı göz ardı etmeyin.

Tip 1 diyabet hastaları hangi besinleri tüketmemelidir?

Tip 1 diyabet hastalarının maalesef her şeyi tüketmesi için sağlıkları elverişli değildir. Bazı gıdalardan uzak durması mümkünse hiç yememesi gerekmektedir. Bunlardan bazıları şu şekildedir;

  • Şekerli gıdalar
  • Beyaz un ile yapılmış yiyecekler
  • Pirinç
  • Kızartma türleri
  • Hamur işi yiyecekler
  • Meyve porsiyonları küçük olmalı
  • Kaymak, krema ve mayonez gibi gıdalar
  • Kavrulmuş yiyecekler
  • Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi işlenmiş etler
  • Meşrubatlar ya da hazır meyve suları
  • Kavrulmuş kuruyemiş ve çekirdek
  • Hazır gıdalar vb.

Tip 1 diyabette enfeksiyon riski nedir?

Tip 1 diyabette enfeksiyon ilerleyen aşamalarda yaraların iyileşmesinde zorlanma ya da yeni yaraların açılması gibi süreçlerde ortaya çıkmaktadır. Bu da şeker hastalığının en ileri dönemidir. Önemli olan bu sürece kadar hastanın kendine dikkat etmesi ve bu süreci önlemesidir.

Stres tip 1 diyabet için tetikleyici bir etken mi?

Stres, birçok hastalık için tetikleyici bir husus olarak kabul edilmektedir. Tip 1 diyabet için de bu durum geçerlidir. Özellikle bazı hastalar stresli dönemlerinde çok fazla yemeye başlamakta ve çok fazla abur cubur tüketmektedir. Bu da tip 1 diyabeti tetikleyen bir diğer etken.

Tip 1 diyabet hastalığının tedavisi var mı?

Hastalığın kesin tedavisi mümkün olmasa da hastanın yaşam tarzında değişiklikler yapması, beslenme alışkanlıklarını düzenlemesi, doktorunun önerilerini dikkate alması ve verilen ilaçları düzenli bir şekilde kullanması hastalığı büyük ölçüde önler ve en aza indirir. Bu da bir çeşit tedavidir aslında.

Tip 1 diyabet hastalığı tedavi edilmezse ne olur?

Daha önce yukarıda da bahsettiğimiz gibi tedavi edilmediği takdirde tip 1 diyabet hastalığı, nöropati, nefropati, kan akışında bozulmalar ve sinir hasarı, diyabet ayak gibi tehlikeli birçok hastalığı da beraberinde getirebilir. Aynı zamanda kişide daha fazla solgunluk, titreme, terleme, halsizlik ve odak problemi oluşmaya başlayacaktır. Özellikle göz ve böbrek şeker hastalığından oldukça kötü etkilenen bölgelerimizdir. Bu da bunlarda da sıkıntılar gözlemleneceği manasına gelir.

Tip 1 diyabet hastaları seyahat ederken nelere dikkat etmelidir?

Seyahat de yaşamımızın ana unsurlarından biri. Sık sık seyahat etmek durumunda kalan diyabet hastaları da var. Böyle durumlarda doğru planlama ve hazırlanma ile sorunsuz bir seyahat yapılabilir. Öncelikle nerede ve ne kadar süreyle kalınacağı kesin olarak belirlenmeli. Bütün olumsuzluklar düşünülmeli ve ona göre bir hazırlık yapılmalıdır. Ardından doktoruna görünüp rutin kontrollerini gerçekleştirmesi önerilir. Doktorun reçete tarzında bir not yazması istenir. Gerekli ilaçlar ve şırıngalar bu notta yazmalı. Yedek bir reçete ile yola çıkılmalı. Bu ve bunun gibi, hastalığa göre gerekli planlar yapılmalı ve seyahat öncesinde bunlar uygulanmalı.

Tip 1 diyabet hastaları araç kullanabilir mi?

Hastalar araç kullanabilmektedir. Ama önemli olan hastalığın ne aşamada olduğudur. Eğer hastalığın gözlere zarar vermeye başladığı biliniyorsa araç kullanma konusunda temkinli olmak önerilmektedir.

Tip 1 diyabet hastalığı hamilelik döneminde risk oluşturur mu?

Bundan yıllar önce tip 1 diyabet ve hamilelik birbirine çok uzak kavramları. Ancak günümüzde artık bu durum değişti. Gerekli hazırlıklar yapıldığında ve dikkat edilmesi gereken hususlarda özverili davrandıktan sonra tip 1 diyabet hastası da olsa kadınların hamile kalmasında hiçbir sorun olmaz. Öncelikle kadın hastanın kendini hastalık ile birlikte gebeliğe nasıl hazırlaması gerektiğini bilmesi gerekmektedir. Bunlar halledilirse hiçbir sorun kalmayacaktır. Yani hastanın hamilelikten korkmasına veya kaçınmasına gerek yoktur.

Tip 1 diyabet hastaları neden kilo verir?

Tip 2 diyabet hastalarının kilo almasındaki sebep her ne kadar insülin hormonu yetersiz kalsa da bir aşamada kan şekerini mutlaka baskılıyor oluşudur. Tip 1 diyabet hastalarında ise açlık – tokluk hisleri arasında denge vardır. Hasta besin tüketiminden sonra kan şekerini kontrol etmek için insülin iğnesi olmaktadır. Doğal olarak öğün sayısını ve kalori miktarını kendi belirleyebilmektedir.

Tip 1 diyabet hastaları malulen emekli olabilir mi?

Tip 1 diyabet çocukluktan itibaren belirti vermeye başladığından dolayı yirmili yaşlardan itibaren ciddi belirtiler ortaya çıkarabilir. Görme problemler, doku hasarları ve organ kayıpları ile sıkça karşılaşılır. 1800 günlük primi olan hastalar gerekli raporu aldıkları takdirde malulen emekli olabilmektedir.

Tip 1 diyabet doğuştan mıdır?

Tip 1 diyabetin ortaya çıkmasındaki sebep pankreas yetersizliğidir. Pankreas içerisindeki beta hücreler yeteri kadar insülin üretemez ve hastalık ortaya çıkar. Bağışıklık sisteminin bölgeyi tahrip etmesi de diğer bir sebeptir. Pankreas yetmezliği doğuştan kaynaklanmaktadır. Yani tip 1 diyabet genetiktir.

Tip 1 diyabet sonradan tekrarlar mı?

Tip 1 diyabetin en etkili tedavi yöntemi insülin takviyesidir. Bu tedavinin amacı da hastalığı ortadan kaldırmak değil gelişimini yavaşlatmak ve hastayı rahatlatmaktır. Yani tedavi edilemeyen bir hastalık olmasından dolayı tip 1 diyabetin tekrarlaması gibi bir durum da söz konusu değildir. Çok nadiren yapılan pankreas nakillerinden sonra ise eğer vücut pankreası reddetmezse tekrar tip 1 diyabet gelişmesi söz konusu değildir.

Tip 1 diyabet hastalarının çocuğu olur mu?

Tip 1 diyabet hastaları yaş olarak ilerledikçe vücutlarındaki doku hasarları artar. İdeal bir yaş olmasına rağmen genelde bu yaşın tutturulması zordur. Belirli bir süre sonra gebe kalınması doğumun çok riskli hale gelmesine sebep olmasının yanı sıra bebekte de tip 1 diyabet ihtimali bulunur. Kısacası evet hamile kalabilirler ancak bunu bir doktor tavsiyesiyle yapmaları gerekmektedir.