Skolyoz Tedavisi

Skolyoz Tedavisi
Skolyoz Tedavisi

 

Halk arasında omurga eğriliği olarak karşılık bulan Skolyoz, erken teşhis ile gözlemlenebilen ve sonrasında gerektirdiği durumda tedavi edilebilen bir hastalıktır. 9-14 yaş dönemindeki çocuklarda bir gözlem süresi mevcuttur ve ilerleme söz konusu ise tedaviye ihtiyaç duyulacaktır. Daha küçük yaştaki çocuklarda da görülür ve gözlem sonrası korse tedavisi ile de hastalığın yok edilmesi mümkündür. Basit seviyedeki eğrilikler için herhangi bir müdahaleye gerek yoktur çünkü bu eğrilikler zamanla kendiliğinden geçebiliyor ancak gözlem neticesinde ilerleme ve artış kaydedilmişse uygun tedavi yöntemi ile birlikte bu hastalık tedavi edilebiliyor. Skolyoz tedavisinde korse tedavisi büyük bir öneme sahip ve elde edilen sonuçlara bakıldığında gayet başarılı sonuçlar olduğunu da görebiliyoruz.

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Aşkın Şeker

Skolyoz Tedavisi Türleri

Gözlem, korseleme ve cerrahi müdahale olmak üzere skolyoz hastalığının çok sayıda alternatif yöntemi olduğunu belirtmek gerekiyor. Erken teşhis, birçok hastalık için önem arz ediyor olabilir ancak skolyoz tedavisinde gerçekten can kurtarıcı bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Çok küçük yaştaki çocuklarda da görülebilen bu hastalığın doğru gözlemlenmesinde fayda vardır ve herhangi bir ilerleme söz konusu değilse zaten hastalık kısa sürede kendiliğinden geçecektir. İlerleme mevcut ise ilgili tetkikler neticesinde hasta için en uygun tedavi yöntemi belirleniyor ve süreç başlatılıyor. Özellikle 9-14 yaş arası dönem çok önemli ve bu dönemde omurga eğriliği daha bariz bir şekilde kendini gösteriyor.

Gözlem

Skolyoz tedavisi öncesinde hastanın durumu profesyonel bir şekilde gözlem altına alınıyor. Tedaviyi gerektirecek durumun belirlenmesi de yine gözlem süreci tamamlandıktan sonra gerçekleştiriliyor. Küçük yaştaki çocuklarda meydana gelen rahatsızlık, kısa süre sonra kendiliğinden ortadan kalkabiliyor ancak ilerleme mevcut ise müdahale şart hale geliyor. Gözlem tedavisinin de kendi içerisinde farklı yöntemleri mevcut ve az sonra bu yöntemleri siz değerli hastalarımız ile paylaşacağız. Erkeklerde ve kadınlarda aynı oranda görülme riskine sahip olan bu hastalık, kadınlarda çok daha hızlı bir şekilde ilerleme kaydediyor. Erkeklerde ise daha yavaş bir ilerlemeye sahip olduğunu söylemek mümkündür.

Korseleme

İki tip korseleme modeli var ve bu modellerden, hasta için en uygun olanı tercih edilmelidir. Yapılacak tetkikler neticesinde korseleme türü daha net ve daha sağlıklı bir şekilde belirleniyor. Skolyoz tedavisinin en başarılı yöntemlerinden bir tanesi olduğunu söyleyebiliriz ancak bu durum erken teşhis için geçerlidir. İlerlemiş eğrilik açılarında ne yazık ki korse tedavisi çok da etkili olmuyor. Erken teşhis ile birlikte gözlem ve korseleme neticesinde başarılı sonuçlar elde etmek çok daha mümkündür bu yüzden düzenli doktor kontrollerine de büyük önem verilmeli ve aksatılmamalıdır. Hangi tip skolyoz korsesi kullanılmalıdır sorusu da hastalar tarafından çok merak edilen sorulardan bir tanesidir. Dilerseniz bu hastalığın tedavisinde kullanılan korseleme türlerine de başlıklar halinde göz atalım.

Boston Korsesi

Skolyoz hastalığının konservatif tedavisinde en çok tercih edilen korseleme türlerinden bir tanesidir. Başarı oranı bir hayli yüksek ve doğru uygulama neticesinde iyileşme süreci de çok daha hızlı bir hal alıyor. 3 ila 4 nokta düzeltici bir sistem prensibi ile çalışan bu özel korse sayesinde eğrilikler kısa sürede ortadan kaldırılabiliyor. Çift eğrili durumlarda 4 nokta üzerinden düzeltme yaptığını da söyleyebiliriz. 7 ya da 8 torasik vertebranın üzerindeki durumlarda ne yazık ki fayda sağlamayacaktır ve zaten uygunluk durumu da söz konusu değildir. Doktorunuz, ilgili tetkikler neticesinde hangi korseleme yönteminin daha uygun olduğunu sizinle paylaşıyor ve ilgili korseleme yöntemi için süreç başlatılıyor. Eğer hastalık bu tedavi yöntemine yanıt verecek seviyede ise zaten farklı bir yöntemin tercih edilmesi de söz konusu olamaz.

Milwaukee Korsesi

Erken dönem tedavisinde kullanılan özle bir korse modelidir. Hastanın alçı ölçüsüne göre uygun hale getirilen ve kullanımı da gayet kolay olan özel bir yapı olarak da tanımlamak mümkündür. Güçlü vertikal barlar ve mandibular parçalardan meydana gelmektedir. Gündelik yaşam konforunu düşürmez ve az önce de söylediğimiz gibi kullanım konusunda Boston korsesine nazaran daha kullanışlı ve verimlidir. Erken teşhis ile birlikte etkin tedavi yöntemi olarak tercih ediliyor ve doktorunuzun tetkikleri neticesinde uygun korse seçimi de daha sağlıklı bir şekilde yapılacaktır.

Konservatif Tedavi

Skolyoz tedavisinde hedeflenen şey, var olan şekil bozukluğunu doğru tedavi yöntemi ile ortadan kaldırmak ve ilerlemeyi durdurmaktır. 30 derece altı eğrilik durumunda cerrahi müdahaleye gerek duyulmaz ve konservatif tedavi yani korse ve gözlem tedavisi ile birlikte sorunun çözülmesi sağlanır. Skolyoz tedavisinde başarı oranı gerçekten yüksek ve hem kliniklerin hem de doktorlarımızın bu konuda yeterlilik gösterdiğini de belirtmek gerekiyor. Komplike bir tedavi ile 30 derece altı eğriliklerde konservatif tedavi kesinlikle başarılı bir uygulama olacaktır. Yukarıda da yer verdiğimiz bahis geçen korse modellemeleri de hastalığın tedavi edilmesinde etkin bir rol oynuyor ve başarı oranı da bir hayli yüksek.

Spinal Navigasyon

Spinal navigasyon cihazı, skolyoz tedavisinde hayat kurtarıyor ve hem hekimin hem de hastanın güvenliğini sağlamayı büyük ölçüde başarıyor. Omurganın 3 boyutlu bir şekilde görüntülenmesi için kullanılan cihaz, hastalık hakkında çok daha doğru ve sağlıklı bilgi veriyor. Sağlam vida koyma ve ekleme işlemi yapılırken bu cihazdan yardım alınıyor çünkü bu cihaz sayesinde görüntüleme sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriliyor. Birçok klinik bu cihaza sahip değil, bu yüzden skolyoz tedavisi için tercih edeceğiniz klinikleri araştırırken bu detayı da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ediyoruz. Spinal navigasyon ile birlikte dijital ortama bilgi aktarımı da yine daha doğru ve daha hızlı bir şekilde yapılabiliyor.

Nöromonitorizasyon

Omurilikte meydana gelen sinir sinyal geçişi durumunu ameliyat esnasında anlık olarak takip etmemize yardımcı olan özel bir cihazdır. Ameliyat boyunca omuriliğin durumu takip edilmelidir ve ne yazık ki eski yıllarda bu pek de mümkün olmuyordu. Şimdilerde ise bu cihaz sayesinde ameliyat çok daha sağlıklı ve profesyonel bir hal almış durumda. İletimde herhangi bir aksilik ya da kesilme durumu olduğu takdirde cihaz anlık sinyal vermeye başlıyor ve bu bir uyarı biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Bu sayede ekstra bir denetleme mekanizmasına gerek kalmadan daha kısa sürede ve hızlı bir şekilde müdahale etme şansı doğuyor. Bu cihazın skolyozun tedavi edilmesindeki payı büyüktür.

3 Boyutlu Omurga Baskısı

Skolyoz hastaları ile birlikte kifoz hastaları için de umut kaynağı olan etkili bir uygulama yöntemidir. Bu uygulama ile birlikte omurganın birebir kopyasını yaratmak mümkündür ve bu da tedaviyi çok daha kolay hale getiriyor. Gerçek sonuçlar hakkında bilgi edinmek özellikle eski zamanlarda neredeyse imkansız iken şimdilerde ameliyat sonucunda nasıl bir oluşumun meydana geleceğini tespit edebiliyorlar. Cerrahın işini kolaylaştıran özel bir yöntem olduğunu belirtmek gerekiyor. Cerrahi müdahaleyi daha sağlıklı hale getirmek ve daha da önemlisi güvenli kılmak adına gerçekleştirilen uygulamalardan bir tanesidir. Birçok klinik bu konuda yeterlilik gösteriyor ve araştırmalarınızı yaparken bu uygulamanın var olup olmadığını da incelemenizde fayda vardır.

Skolyoza Özel Schroth Egzersizleri

Skolyoz hastalığının tedavisinde uygulanan özel bir egzersiz programıdır. Katharina Schroth tarafından 1920’li yıllarda uygulanmaya başlanan ve başarı oranı her geçen gün biraz daha artan bu tedavi yöntemi, günümüz tıp dünyasında da uygulanmaya devam ediliyor. Bozulmuş vücut dengesini yeniden sağlamayı hedefleyen ve 3 farklı şekilde uygulanabilen bu yöntem, hastaya uygun bir şekilde hazırlanıyor. Yapılacak tetkikler neticesinde hastanın vereceği reaksiyon da tahmin edilebiliyor ve buna uygun bir egzersiz programı hazırlanıyor. Basit ya da sıradan bir egzersiz programı değildir ve hastaya uygun şekilde uygulandığı takdirde başarı oranı da bir hayli yüksektir. Özellikle son dönemde en popüler tedavi yöntemlerinden bir tanesi haline gelmiştir.

Cerrahi Tedavi

Eğrilik derecesi 30’un altında olan hastalar için cerrahi girişime gerek duyulmuyor. Yazımızın bir kısmında da yer verdiğimiz gibi gözlem ve korse tedavisi ile birlikte bu sorunun yok edilmesi mümkündür ve bazı eğrilikler de kendiliğinden geçebiliyor. Daha yüksek dereceli eğrilik durumunda ve kişinin hareket özgürlüğünün kısıtlanması ile birlikte cerrahi müdahale gerekecektir. Yapılacak tetkikler hastanın bu müdahaleye olan ihtiyacını ortaya koyuyorsa eğer farklı bir tedavi yöntemine gerek yoktur. Cerrahi müdahale, zor bir girişim olarak karşımıza çıkıyor ancak anestezi destekli bir uygulama olduğu için operasyon esnasında hasta herhangi bir şekilde acı ya da ağrı durumu ile karşı karşıya gelmiyor.

Kaynatma(Füzyon) Ameliyatı

Skolyoz tedavisinde en çok kullanılan cerrahi girişim yöntemlerinden bir tanesi olan kaynatma ameliyatı, an itibariyle ülkemizde birçok doktor tarafından sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriliyor. Başarı oranı gayet yüksek ve ameliyat sonrası dönemde hastanın yaşam konforu da belli oranda artıyor. Bu ameliyat ile birlikte omurgada meydana gelen anormal büyümenin tamamen durdurulması hedefleniyor ve skolyoz eğriliğinin artması da bu sayede engelleniyor. Zor bir operasyon ancak bu konuda deneyim sahibi hekimler tarafından başarılı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Kaynatma sonrası karşı karşıya gelebileceğiniz birtakım sorunlar da mevcut ancak gerekli önlemler alındığı takdirde bu sorunları en aza indirgemek de mümkün hale gelecektir.

Ameliyatta Yerleştirilen Metal ve Vida Çubuklar Ne İşe Yarar?

Kaynama eylemini daha kolay ve daha sağlıklı hale getirmek adına bu özel çubuklardan yardım alınıyor. Bu özle çubukların asli görevi ise düzeltme işlemi için gerekli desteği tam manasıyla sağlayabilmektir ve bu konuda gerçekten işe yarar olduklarını da söyleyebiliyoruz. Her omurgada iki tane olacak şekilde profesyonel bir şekilde yerleştiriliyorlar ve vidalar içerisinde yer alan boşluklar da çubukları bu bölüme entegre etmek adına kullanılıyor. Paslanmaz çelik ya da titanyum olarak üretilen bu özel çubuklar, hastanın yaşam konforunu da arttıracaktır ve hareket özgürlüğüne de belli oranda katkıda bulunacaktır.

Skolyoz Cerrahisi Sonrasında Eğrilik Ne Kadar Düzelir?

Bu konuda net bir bilgi vermek pek de mümkün değildir. Uygulanacak tedavi yöntemine bağlı olarak ve hastanın vereceği reaksiyona bağlı olarak bu oranlama değişiklik gösterebiliyor. Cerrahi müdahaledeki asıl amaç eğriliğin artış göstermesinin önüne geçmek ve var olan eğriliği düzeltmektir. Genel bir değerlendirme yapıldığında başarı oranı bir hayli yüksek ancak şu kadar bir düzelme elde edilir ya da şu denli bir ilerleme kaydedilir gibi cümleler kurmak ne yazık ki bizler tarafından yapılamaz. Bu konuda doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz ve yapılacak tetkiklerin yanı sıra uygulanacak tedavi belirlendikten sonra bu konuda bilgi almak çok daha doğru ve sağlıklı olacaktır.

Kemik Grefti Nedir?

Kemik kaynamasını daha hızlı ve daha sağlıklı hale getirmek için kullanılan yöntemlerden bir tanesidir. Omur eklemleri arasında var olacak olan kemik oluşumu güçlendirmek adına bu yönteme başvurulur. Kemik greftinin üç farklı türü mevcuttur. Uygun greft seçimi de eğrilik durumuna ve yönteme bağlı olarak farklılık gösterebiliyor. Skolyoz tedavisi, komplike bir tedaviyi de beraberinde getiriyor. Eğer erken teşhis yapılırsa korse ve gözlem ile birlikte bu hastalığın kısa sürede tedavi edilmesi mümkündür ancak cerrahi girişim kararı alındığı takdirde zorlu bir süreç sizleri bekliyor olacaktır. Başarı oranı çok yüksek çünkü cerrahi müdahaleyi destekleyen çok sayıda uygulama mevcut ve görüldüğü üzre her geçen yıl bu uygulamaların üzerine yenilikler de eklenmeye devam ediliyor.

Skolyoz Tedavisi Öncesi

Skolyoz tedavisi için cerrahi müdahale kararı alındığı takdirde hasta için uygun bir beslenme ve egzersiz programı da hazırlanacaktır. Bu konuda doktoruz sizlere profesyonel destek sağlıyor ve yine size özel bir program hazırlıyor. Beslenme ve egzersiz programının yanı sıra psikolojik destek de büyük bir öneme sahiptir. Skolyoz, zor bir hastalık ve tedavisi de zorlu bir süreci beraberinde getiriyor. Bu dönemde hem hastaya hem doktora hem de hasta yakınlarına büyük görevler düşüyor. Fiziksel hazırlık ile birlikte zihinsel hazırlığın da tam manasıyla tamamlanabilmesi için psikolojik destek almakta fayda var. Dilerseniz bunu profesyonel isimler aracılığı ile daha doğru ve daha sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

Ameliyat Öncesi Egzersizler

Hareketsizlik, insan vücudu için en zararlı şeylerden bir tanesidir. Skolyoz hastalığının ilerlemesi adına uygun egzersiz programları mevcut ve bir uzman tarafından hazırlanan egzersiz programlarını düzenli bir şekilde takip ettiğiniz takdirde iyileşmeye katkıda bulunacaksınız. Ameliyat öncesi dönemde sizin için hazırlanan egzersiz programı olacaktır ve bu egzersiz programını uygulamanız istenecektir. İlgili tetkikler neticesinde hasta için en ideal düzenleme yapılıyor ve bu düzenlemeye bağlı olarak bi program geliştiriliyor. Amatörce bir hamle yapmak ya da adım atmak yerine sizler de verilen bu programa riayet edebilir ve iyileşmeye katkıda bulunabilirsiniz.

Ameliyat Öncesi Psikolojik Destek

Fiziksel hazırlık elbette önemli ancak her cerrahi girişim öncesinde hastaların zihinsel olarak da hazırlıklı olmaları gerekiyor. Hasta yakınlarının desteği bu yüzden büyük bir öneme sahiptir. Hastayı iyi hissettirmek ve bununla birlikte iyi olacağına inandırmak da hasta yakınlarının görevlerinden bir tanesidir. Eğer kendinizi çok kötü hissediyor ve zihinsel olarak yorgun ya da bitkin olduğunuzu düşünüyorsanız eğer psikolojik destek alabilirsiniz. bu konuda doktorunuz birtakım önerilerde bulunacak ve sizinle iletişimde olacaktır ancak terapi her zaman bir adım önde olmalıdır. Profesyonel isimler ile irtibata geçebilir ve ameliyattan bir süre önce terapi görerek sizler de zihinsel hazırlığınızı daha kusursuz bir şekilde yapabilirsiniz.

Skolyoz Tedavisi Sonrası

Skolyoz tedavisi için cerrahi müdahale tercih edildiği takdirde ameliyat öncesi dönemde olduğu gibi ameliyat sonrası dönemde de hem hastaya hem doktora hem de hasta yakınlarına büyük görevler düşüyor. Bu görevleri sağlıklı ve doğru bir biçimde yerine getirdiğiniz takdirde endişelerinizden kurtulacak ve hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama yaşayacaksınız. Yürümek ve hareket özgürlüğünüzü kazanmak için biraz sabırlı davranmanız gerekiyor ve ilgili süre bilgisini de doktorunuz sizinle paylaşıyor. İstirahat süresi önemli ve bu süreye de riayet etmeye özen göstermeniz gerekecektir. Dilerseniz tedavi sonrası dönemdeki detaylara da alt başlıklar halinde göz atalım ve aklınızdaki soru işaretlerini gidermeye çalışalım.

Ameliyat Sonrası Yapılmaması Gerekenler

Ameliyattan sonraki dönemde dikkat etmeniz gereken hususları eksiksiz bir şekilde yerine getirmeniz gerekiyor. Özellikle 3 aylık süre zarfında eğilme ya da ağır kaldırma gibi eylemlerden olabildiğince uzak durmanızda fayda vardır. Henüz vücudunuz tam manasıyla oturmamış olacak ve ani bir hareket vücudunuza zarar verecektir. Doktor kontrollerini aksatmamanız tavsiye ediliyor ve bu sayede iyileşmenin takibi de daha mümkün hale geliyor. Sportif faaliyetlerden olabildiğince uzak durmalısınız ancak hafif yürüyüşler, iyileşme sürecine katkıda bulunabilir. Bunun dışında ağır sporlar kesinlikle sizlere hiçbir fayda sağlamayacak ve tam aksine aleyhinize bir durum olacaktır. Ameliyat sonrası dönemde beslenme, spora dönüş, yatış pozisyonu gibi detaylar da büyük bir öneme sahip ve bu konuda doktorunuz da bilgi aktarımında bulunuyor.

Ameliyat Sonrası Taburculuk Dönemi

Skolyoz tedavisi cerrahi girişim ile birlikte tamamlandığı takdirde 5 gün içerisinde taburcu edilirsiniz. Elbette bu süre bazı hastalarda değişiklik gösterebiliyor ve eğer doktorunuz gerek görürse bu süre uzayabilir. Erken çıkmanız da mümkündür, bu yüzden tedaviyi gerçekleştiren doktordan bilgi almanız daha doğru olacaktır. 3 ila 4h süre içerisinde okul hayatına geri dönebilirsiniz ancak sırt çantası taşımak için biraz daha istirahate ihtiyacınız olacaktır. Doktor kontrollerini aksatmamakta fayda var ve ameliyat sonrası dönemde karşı karşıya geleceğiniz en küçük sorunu dahi doktorunuz ile paylaşmanızı tavsiye ediyoruz. Ağrı kesici ilaçların kullanımı da düzenli bir şekilde gerçekleştirilmeli ve ilaçlar bittiği takdirde bu konuda da doktorunuza bilgi vermelisiniz.

Ameliyat Sonrası Yürüme ve Aktivite Başlangıcı

Ameliyattan sonraki ikinci günde hasta ayağa kaldırılarak yavaş yavaş yürütülmeye başlanır ancak bu eskisi kadar normal bir yürüme eylemi değildir ve bir egzersize programına karşılık gelir. Hareket özgürlüğünüz eskiye kıyasla daha kısıtlı olacaktır ancak endişe etmenize gerek yok 3 ila 4 haftalık süre zarfında normal yürüme eylemini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Ameliyattan sonra istirahat büyük bir öneme sahip ve özellikle eğilme ve ağrı kaldırma gibi eylemler de en büyük düşmanlarınızdan bazıları olacaktır. Dikkat etmeniz gereken hususlara özne gösterdiğiniz takdirde yürüme eylemini gerçekleştirebilmek adına zaman kazanmış olursunuz ve bu eylem daha kısa sürede mümkün hale gelebilir.

Ameliyat Sonrası Spor Kısıtlılığı

Ameliyat tamamlandıktan sonra sportif faaliyetler konusunda hastanın biraz sabırlı olması isteniyor ve bekleniyor. İkinci ayınızı tamamladıktan sonra yüzme eylemini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Bununla birlikte ağır olmadığı takdirde hafif tempo koşular mümkün olacaktır. Bisiklet sürme eylemi için de hazır hale geliyorsunuz fakat yine de doktorunuzdan onay almanızda fayda var. Ağırlık çalışmak ve profesyonel sporlara dönmek için ise 6 aylık bir dinlenme süresine ihtiyacınız olacaktır. Sabırlı olmanız gerekiyor çünkü ameliyat sonrası dönemde atacağınız adım bile size olumsuz yansıyabilir ve vücudunuza zarar verebilir.

Sık Sorulan Sorular

Skolyoz tedavisi birçok kaynakta yalnızca cerrahi müdahale olarak yer alıyor ancak yazımızın başında yer verdiğimiz gibi tedavinin çok farklı alternatifleri olduğunu sizinle de paylaştık. Sık sorulan sorular başlığı altında hastalık ve tedavisi hakkında bilinen yanlışlara yer vermek ve sizleri de bu yanlış bilgilerden uzaklaştırmak istiyoruz. Merak edilen çok fazla soru var fakat yine birçok kaynakta bu sorulara doğru bir şekilde ya da yeterli bir şekilde yer verilmiyor. Yanıtını bulamadığınız sorular için ise kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek yerine bir uzmana başvurmanız çok daha sağlıklı ve çok daha doğru olacaktır diye düşünüyoruz. Klinik ziyareti ile birlikte bu bilgileri de sorunsuz bir şekilde alabilirsiniz.

Skolyoz Ameliyatı Sonrasında Sırt ve Bel Ağrısı Oluşur mu?

Skolyoz ameliyatı sonrası hastaların en şikayetçi olduğu konulardan bir tanesi de sırt ve bel ağrılarıdır. Bu ağrıların kontrol altına alınması ilaç tedavisi ve desteği ile mümkün olacaktır. Doktorunuzun size vereceği reçeteyi dikkatlice inceledikten sonra ilaçlarınızı o doğrultuda almanızı öneriyoruz. Skolyoz ameliyatı komplike bir ameliyattır ve doğru uygulama ile birlikte başarı elde etmek de mümkündür. Tedavi öncesi dönem gibi tedavi sonrasında da dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar var ve ağrıları dindirmek, en aza indirgemek için de ilaçlarınızı düzenli bir şekilde kullanmanız gerekiyor.

Skolyoz Ameliyatı Sonrasında Oluşan Komplikasyonlar Nelerdir?

Korse tedavisinde herhangi bir yan etki ya da komplikasyon karşımıza çıkmıyor ancak söz konusu tedavi yöntemi cerrahi girişim ise bu bağlamda birtakım yan etkiler söz konusu hale gelebiliyor. Bu komplikasyonlarda bir tanesi ne yazık ki felç durumudur. Sakatlık riski çok fazla ancak doğru tedavi yöntemi ve uygulama gerçekleştirildiği takdirde bu riski ortadan kaldırmak da mümkün hale geliyor. Skolyoz ameliyatının son dönemde çok daha başarılı bir şekilde uygulandığını da belirtmek gerekiyor. Doğru doktor ve klinik seçimi işte bu yüzden çok daha büyük bir öneme sahiptir. Ölüm riskinden bahsediliyor ancak bu riskin neredeyse sıfır oranında olduğunu söyleyebiliriz ve zaten detaylı bir araştırma yaparsanız bunu sizler de göreceksiniz.

Skolyoz Ameliyatı Dışında Farklı Yöntemler Kullanılabilir mi?

Hastalık eğer erken teşhis edilirse ameliyata gerek kalmadan da müdahale yapılabiliyor. Bu müdahale yöntemlerinden bir tanesi korse tedavisidir. Tedavide kullanılan korselerin sıradan ürünler olmadığını da belirtmek gerekiyor. Hastaya uygun bir şekilde tasarlanabilen bu korseler sayesinde sizler de tedavi olabilirsiniz. Hastalığın kontrol altında tutulması büyük bir öneme sahip ve erken teşhis de bu bağlamda bir adım öne çıkıyor. Özelikle çocuk yaştaki hastaların gözlem altında tutulmasında fayda vardır ve hastalıkta en küçük bir ilerleme tespit edildiği takdirde uygun müdahale yöntemi belirlenerek hiç vakit kaybetmeden harekete geçmek gerekiyor.

Çocuklarda Skolyoz, Erken Teşhis ile Çözülebilir mi?

Skolyoz, hemen hemen her yaşta görünecek tehlikededir. Yalnızca yetişkinlerde değil, küçük yaştaki çocuklarda da bu hastalık görülebiliyor. Hastalıkta erken teşhis büyük bir öneme sahiptir ve özellikle çocuklarda bu sorun tespit edildiği takdirde hiç vakit kaybetmeden gözlem süreci başlatılmalıdır. Gözlem sürecindeki asıl hedef, hastalığın nasıl ilerlediği ya da hangi seviyeye ulaşacağını kontrol altında tutmak ve tespit etmektir. Hastalık ilerleme kaydediyorsa uygun tedavi yöntemi için harekete geçilir ancak ilerleme durumu söz konusu değildir gözlem süreci ile birlikte zaten bu sorun kendiliğinden ortadan kaybolacaktır. Erken teşhis ile sorunun çözülmesinden bahsedilebilir ve bu mümkündür.

Skolyoz Ameliyatlarında Sakat Kalma Riski Var mı?

Cerrahi girişimlerin büyük bir kısmı ne yazık ki bur riski barındırıyor. Ameliyat öncesinde hasta ile mutabakat bu yüzden şarttır ve hastanın da ameliyata onay vermesi gerekmektedir. Sakat kalma riski maalesef var ancak başarılı bir operasyon ile bu riski en aza indirgemek mümkündür. Doktorunuza güvenmelisiniz ve doktor tercihi yaparken bu ameliyatı daha önce çok kez gerçekleştirmiş olan bir isimden yardım almalısınız. Sakat kalma riskini ortadan kaldıracak çok sayıda detay var ve bu detaylar da doktorunuz tarafından sizinle paylaşılıyor. Cerrahi müdahale sırasındaki sorumluluk da doktorda ve personeldedir. Onlar da aldıkları sorumlulukları en iyi şekilde yerine getireceklerdir.

Skolyoz Ameliyatı Olan Kişi Spor Yapabilir mi?

Skolyoz ameliyatı olan kişi belli bir istirahat süresi sonrasında elbette spor yapabilir. Hafif sporlara adım atması çok daha kısa bir süre içerisinde gerçekleştirirken ağır sporlar için 6 aylık bir dinlenme süresine ihtiyacı vardır. Ameliyat sonrası dönemde eğilme ve ağır kaldırma eylemlerinden uzak durmanız tavsiye ediliyor ve ağır sporlar için de sabırlı olmanızda fayda vardır. Hafif tempo yürüyüş ve koşular vücudunuza zarar vermeyecek ve tama skine iyileşme sürecine de belli oranda katkıda bulunacaktır. Doktorunuzdan onay almadan ağır sporlar için harekete geçmemeniz öneriliyor ve bu konuda dikkatli davrandığınız takdirde riskleri de en aza indirgemiş olacaksınız.

Skolyoz Ameliyatı Olan Hastaların Ne Kadar Süre Hastanede Kalmaları Gerekiyor?

Skolyoz ameliyatı tamamlandıktan sonra 5 günlük bir yatış programı karşınıza çıkıyor. Bu süre hastanın vereceği reaksiyona bağlı olarak değişiklik gösterebilir ve sağlık ile ilgili bir sorun tespit edilirse bu süre uzayabilir. 5 günlük istirahat elbette yeterli olmayacaktır ve hastane sonrası dönemde de istirahat alacaksınız. Rapor konusunda doktorunuz sizlere yardımcı olacaktır ve ağır bir işte çalışıyorsanız eğer rapor süresi de isteğe bağlı olarak uzatılabilir. Ameliyattan sonraki ikinci günde hafif yürümelere başlayacaksınız ve hastane personeli de egzersiz programı dahilinde bu eylemi gerçekleştirirken sizlere yardımcı olacaktır. Ani hareketlerden kaçınmakta fayda var ve bu konuda da dikkatli olmanız isteniyor.

Skolyoz Ameliyatlarında Ölüm Riski Var mı?

Bu risk neredeyse yok denecek kadar azdır ancak ama yinede riskinin olduğunu söylemekte fayda var. Cerrahi müdahale esnasında yaşanabilecek büyük bir sorun ne yazık ki bu riski de doğuruyor. Bu yüzden doktor seçimi yaparken teoride olduğu gibi pratik konusunda da uzman ve bilgi sahibi doktorlardan yardım almanızda fayda vardır. Skolyoz ameliyatlarındaki başarı oranı her geçen gün biraz daha artıyor ve iyi doktor tercihi ile birlikte sizler de sorunsuz bir operasyona adım atabilirsiniz. Erken teşhisin önem taşıdığı hastalıklardan bir tanesidir ve özellikle çocuklarda bu detay çok daha büyük bir öneme sahiptir.

Skolyoz Ameliyatları Kaç Saat Sürer?

Ameliyatın süresi hakkında net bir rakam vermek pek de doğru olmayacaktır. Cerrahi müdahaleyi gerçekleştirecek olan hekimin yanı sıra ameliyat esnasında meydana gelebilecek sorunlar da göz önünde bulundurulduğu takdirde bu süre değişiklik gösterebiliyor. Operasyon, 4 ila 6 saat gibi bir süreye karşılık geliyor ancak bu ortalama bir süredir. Doktorunuzdan bu konuda daha net bilgi alabilirsiniz ve en azından ortalama bir süreyi sizinle paylaşacaktır. Zor bir ameliyat ancak başarı oranı oldukça yüksek ve ameliyattan sonra yaşam kaliteniz de belli oranda artacaktır.

Skolyoz Cerrahisinde Eğriliğin Ne Kadar Düzeleceği Hesaplanabilir mi?

Yeni dönem teknolojisi ve tıbbi cihazlar ile birlikte bunu hesaplamak artık mümkün. Birçok klinik bu konuda yeterlilik gösteriyor ve hastanelerimiz de donanımsal açıdan gelişmiş durumda. Eğrilik hesaplaması yapılabiliyor ve buna yakın sonuçlar elde etmek de mümkündür. Tıp dünyası her geçen gün bir adım daha ileriye gidiyor ve bu ilerleyiş skolyoz tedavisine de yansımış durumdadır. Skolyoz tedavisi yalnızca cerrahi müdahale ile tedavi edilebilen bir hastalık değildir, bunun yanında gözlem ve korse tedavisi de yine bu hastalığın ortadan kaldırılmasında başarılı yöntemler olarak biliniyor. Özellikle son dönemde başarı oranı biraz daha yükselmiş durumda ve hastalar da ön yargılarından kurtuluyor.

Skolyoz Hastaları Ameliyat Olmazsa Ne Gibi Sonuçlar Ortaya Çıkabilir?

Eğriliğin artması ile birlikte kişi sosyal hayattan her geçen gün biraz daha uzaklaşacaktır çünkü görsel olarak rahatsız edici bir görüntü söz konusu ve bu durum kişinin sahip olduğu özgüveni de belli oranda zedeliyor. Psikolojik sıkıntılar baş gösterebilir ancak daha da önemlisi hareket özgürlüğünüzü de günden güne kaybediyorsunuz. Bununla birlikte şiddetli sırt ve omuz ağrıları da gündelik hayatlarınızı sekteye uğratabilir ve yaşam konforunuzu azaltabilir. Erken teşhis ile birlikte çok kısa sürede ve çok kolay bir şekilde tedavi edilebilir ancak ilerlemiş hastalıklarda cerrahi müdahale süreci bir hayli zahmetli ve sıkıntılı bir süreci de beraberinde getiriyor. Bu nedenlerden dolayı tedaviyi aksatmamak gerekir hatta hiç zaman kaybetmeden mümkün olan en kısa sürede tedavi olmanızı öneririz.

Skolyoz Hastalığı Ameliyat Yapılmadan Tedavi Edilebilir mi?

Skolyoz hastalığı, erken teşhis ile birlikte ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebiliyor. Gözlem süresi sonrası korse tedavisi ile birlikte bu mümkündür ve özellikle çocuk yaştaki hastalarda bu durum çok daha mümkün hale geliyor. Hasta için özel olarak hazırlanan korseler de tedavide büyük bir öneme sahiptir. Hangi model korsenin tercih edileceği de ilgili tetkikler neticesinde daha sağlıklı bir şekilde belirleniyor. Cerrahi müdahale ise ilerlemiş hastalıklarda ön plana çıkıyor. Korse ve gözlem tedavisinden sonuç elde edilemediği takdirde hastanın uygunluk durumuna bağlı olarak cerrahi müdahaleye başvuruluyor. Erken teşhis her hastalıkta büyük bir öneme sahip ancak skolyoz hastalığında bu detay bir adım daha öne çıkıyor diyebiliriz.

Erken teşhis sayesinde cerrahi müdahaleye gerek kalmıyor ve 9-14 yaş arası çocuklarda belli bir süre gözlem tedavisi yapılıyor. Bu kontrollerde ilerleme kaydediliyorsa eğer cerrahi müdahaleye başvurulabilir ancak hastalık henüz ilerleme seviyesinde değilse korse tedavisi ile de sorunun çözülmesi ve ortadan kaldırılması mümkündür. İlerlemiş hastalıklarda ne yazık ki bu iki tedavi yönteminden sonuç elde edilemiyor ve cerrahi müdahale kaçınılmaz hale geliyor. Her zaman söylediğimiz gibi doktor kontrolleri büyük bir öneme sahip ve bu sayede genel sağlık durumu hakkında bilgi edinmek de mümkün hale geliyor.

Skolyoz Cerrahisinin Amacı Nedir?

Eğilmiş olan omurları daha düzgün bir yapıya kavuşturabilmek, ameliyatın esas amacı olarak karşımıza çıkıyor. Kaynatma yöntemi ile birlikte bu hedefe ulaşmak çok da zor değil ve son dönemde daha başarılı operasyonların karşımıza çıktığını söyleyebiliriz. Kaynama işlemi sonrasında ilgili bölge tek bir omura dönüşüyor ve yine tek bir omur gibi hareketlilik kazanıyor. Şekil bozukluğu sorunsuz bir şekilde gideriliyor ve her ne karda riskli bir ameliyat olduğu söylense de bu işi başarılı bir şekilde yapan çok sayıda hekim olduğunu da söyleyebiliyoruz. Doktor seçiminde nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyorsunuz ve uygulama konusunda aktif bir hekim sayesinde sizler de ameliyattan sorunsuz bir şekilde çıkabilirsiniz.

Skolyoz Cerrahisinde Kullanılan Yöntemler Nelerdir?

Skolyoz cerrahisinde iki farklı yöntem uygulanıyor. Skolyozun düzeltilerek omurganın dondurulması eylemi metal implant desteği ile birlikte sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriliyor. Küçük yaştaki skolyoz hastalarında ise açık ya da kapalı girişimler ile birlikte uzatılabilen implant kullanımı çok daha doğru bir tercih olacaktır ve uygunluk durumu doktor tarafından belirleniyor. İmplant uygulamaları son dönemde daha başarılı bir şekilde gerçekleştiriliyor ve hastanın yaşam konforuna da önemli katkılar sunuyor. Büyümesini tamamlamış kızlarda ise ilk seçenek tercih ediliyor ve çok daha başarılı bir yöntem olduğunu da söyleyebiliriz. Az önce de ifade ettiğimiz gibi uygun cerrahi yönteme karar verecek olan kişi kesinlikle doktorunuzdur ve bu da hastalığın seviyesine bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor.

Skolyoz Tedavisini Hangi Doktor Yapar?

Teknolojik aletlerin yaygınlaşması ve oturuş pozisyonundaki kitlesel yanlışların çoğalmasından sonra skolyoz hastalığına yakalanan insan sayısında da muazzam artışlar görülmüştür. Günümüzde ortopedi polikliniğinin altında skolyoz üzerine özel uzmanlıklar kurulmaktadır. Omurga eğriliğinden şüphelenenlerin teşhisi, takibi ve tedavisi bu bölümlerde yapılmaktadır. Hastalar skolyoz konusunda uzmanlaşmış ortopedi uzmanlarına tedavi olmalıdır.

Skolyoz Tedavisinde Korse Kullanımı Nedir?

Tüm skolyoz hastalarının yaklaşık olarak yüzde yetmişi cerrahi olmayan; yüzde otuzu ise cerrahi yöntemlerle tedavi edilmektedir. Cerrahi olmayan yöntemler içerisinde korse kullanımı en başarı olanlardandır. Amaç yirmi derece ve üzerindeki eğrilikleri daha çocukluk çağından itibaren ortadan kaldırmaktır. Korse, eğriliğin merkez noktasını baskı altına alarak yanal destek sağlamakta ve eğri oturmayı engellemektedir. Kararlı bir kullanım ile omurganın tamamen dikleştirilmesi dahi mümkündür. İleri yaştaki hastalarda ise süreci desteklemek amacıyla korse kullanımı yapılmaktadır.