Sarı Nokta Tedavisi

Sarı Nokta Tedavisi
Sarı Nokta Tedavisi

 

Makula dejenerasyonu, bilinen diğer adı ile sarı nokta hastalığı, 55 yaş üstü kimselerde daha sık görülen bir retina hastalığı olarak karşımıza çıkıyor. Tedavi edilmediği takdirde hem göz bölgesinde hem de çevresinde farklı sorunlara da yol açabiliyor ve son olarak kişinin görme yetisini kaybetmesine de neden oluyor. İğne tedavisi ve fotodinamik tedavi ile birlikte ortadan kaldırılabilen bir sorundur. Yaşı ilerlemiş kimselerin yanı sıra göz sağlığı konusunda dikkatsiz davranan kişilerin de risk altında olduğunu ifade etmekte fayda var. Aşırı sigara tüketimi de yine sarı nokta hastalığının en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Tedavi edilerek hasta eski sağlığına kısa sürede kavuşturuluyor ve görme yetisinde de herhangi bir sorun meydana gelmiyor.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Sezgin Ceylan

Sarı Nokta Tedavisi Türleri

Hafif çapta yaşanacak görme kayıpları ve cisimleri eğri ya da kırık görme durumu, hastalığın en önemli belirtileri arasında yer alıyor. İlerlemiş yaştaki kimselerin yanı sıra genç insanlarda da gözlemlenebilen bir göz sorunudur. Tedavisi için çok farklı alternatifler mevcut ancak tetkikler ile birlikte hastalığın türünün tam manasıyla belirlenebilmesi gerekiyor ve bu belirleme neticesinde uygun tedavi yöntemine karar vermek daha kolay olacaktır. Tedavilerin başarı oranlarına bakıldığında gayet güzel sonuçlar elde edildiğini görebiliyoruz bu yüzden endişe etmenize de gerek yoktur. Uygun tedavi ile birlikte göz sağlığınıza kavuşmanız mümkündür.

Koruyucu Tedavi

Sarı nokta hastalığının farklı türleri mevcut ve bu türlere bağlı olarak tedavi yöntemleri de değişiklik gösterebiliyor. Kuru sarı nokta hastalığında genellikle en doğru yöntem olarak koruyucu tedavi tercih ediliyor. Yaş sarı nokta türünde ise fotodinamik tedavisi uygulanacaktır. Koruyucu tedavi, yoğun bir süreci de beraberinde getiriyor ve bu süre zarfında A, C ve E vitaminlerinin yanı sıra çinko desteğine de ihtiyaç duyuluyor. Başarı oranı gayet yüksek bir tedavi yöntemidir ve uygulama işlemi de oldukça basittir. Tetkikler neticesinde hastalığın türü daha sağlıklı bir şekilde belirlenecek ve en doğru tedavi yöntemi de bu sayede ortaya çıkacaktır. Süreç hakkında doktorunuzdan da bilgi alabilirsiniz.

Fotodinamik Tedavi

Toplardamar üzerinden özel bileşimli verteporfin adlı ilaç enjekte ediliyor ve bununla birlikte düşük şiddetli olmak kaydı ile bir lazer müdahalesi de mümkündür. Tedavi boyunca herhangi bir ağrı ya da acı hissi duymayacaksınız. Bu bağlamda endişe etmenize ya da paniklemenize gerek yoktur. Fotodinamik tedavi, yaş sarı nokta hastalığı türü için uygulanan bir yöntemdir ve başarı oranı da bir hayli yüksek. Bu tedavinin klinik ortamda ve daha da önemlisi sterilizasyonun eksiksiz bir şekilde yapıldığı hijyenik bir ortamda uygulanması gerekiyor. Bu şartları sağlayan çok sayıda klinik mevcut ve hekim yeterliliğine bakıldığında gerçekten başarılı isimlerin olduğunu da görebiliyoruz.

İğne Tedavisi

Göz içerisine iğne tedavisi şeklinde bahsedildiğinde hastalar tedirgin olabiliyor ancak endişe etmenize gerek yok çünkü tedavi öncesinde ilgili bölge uyuşturuluyor ve herhangi bir şekilde ağrı hissi ile karşı karşıya gelmiyorsunuz. İğne tedavisinde protein olarak anti-vegf antikoru tercih ediliyor. Bu ilaçların FDA tarafından onaylı ilaçlar olduğunu da belirtmek gerekiyor. Başarı oranı gayet yüksek bir tedavi yöntemidir. Sarı nokta hastalığı, farklı şekillerde karşımıza çıkabiliyor ve her iki türün belirtileri de değişiklik gösterebiliyor. Kişinin bu sorunu tek başına tespit edebilmesi elbette mümkün değil ve klinik ortamda yapılacak testler neticesinde hem hastalığın altında yatan nedenler ortaya çıkartılıyor hem de hastalığın türü daha kısa sürede belirlenerek ilgili tedavi yöntemine karar veriliyor.

Sarı Nokta Tedavisi Öncesi

Basit bir muayene ile ortaya çıkartılabilecek bir hastalık değildir ve klinik ortamda yapılacak testlere ihtiyaç vardır. Tedavi öncesi dönemde hastanın şikayetleri dinlenecek ve ilgili belirtiler incelendikten sonra tetkik süreci başlayacaktır. Göz arkası muayenesi ile birlikte göz anjiografisi de bu tetkiklerden bazılarıdır. Şikayetler, hastalığı tespit etmek için kimi zaman tek başına yeterli olmayabiliyor çünkü hastalığın ortaya koyduğu sıkıntılar, birçok göz hastalığı ile benzer olabiliyor. Klinik ortamında yapılacak tetkikler bu yüzden büyük bir öneme sahip ve doğru tetkikler neticesinde hastalığın teşhisi de daha kolay bir hal alıyor. 3 farklı uygulama ile birlikte sarı nokta hastalığının türünü tespit etmek de mümkündür ve bu sayede tedavi yöntemi de doğru bir şekilde belirlenecektir.

Hastanın Durumunun Analiz Edilmesi

Tedavi öncesi dönemde hastanın durumunun analizi hekim tarafından yapılacaktır. Hastanın şikayetleri ile birlikte göz sorunları için kullandığı ilaçların da detaylı bir şekilde incelenmesi gerekiyor. Bunun dışında farklı sağlık sorunları mevcut ise ve göz tedavisini olumsuz etkileyecek bir durum söz konusu ise bu konuda da bir çalışma başlatmak gerekebiliyor. Şikayetlerinizi detaylı bir şekilde doktorunuz ile paylaşmalı ve ilaç kullanımı hakkında da gerekli bilgiyi vermelisiniz. Genel durum analizi sonrasında tedavi süreci başlatılacaktır ve bu konudaki soru işaretleri de doktorunuz tarafından giderilecek.

Göz Arkası Muayenesi

Hastalığın teşhis edilebilmesi ve doğru tedavi yönteminin belirlenmesi için gerekli olan tetkiklerden bir tanesi de göz arkası muayenesi olarak karşımıza çıkıyor. Göz kusurlarının ele alınması ve hastalığın teşhisi için bu muayeneye ihtiyaç duyuluyor. Göz arkasının incelenmesi damlalı muayene ile birlikte çok daha sağlıklı bir şekilde gerçekleştiriliyor ancak tek başına bu muayene türünün yeterli olmadığını da belirtmekte fayda var. Tomografi ile desteklendiği takdirde sarı nokta hastalığına ulaşmak daha kolay olacaktır. Bazı hekimler bunu tercih etmiyor ancak genel kanı, her iki muayenenin birlikte yürütülmesi ve değerlendirilmesi yönündedir.

Optik Koherens Tomografi

Görme siniri ile birlikte retina tabakasının kesitler halinde ve yüksek çözünürlük ile incelenmesi eylemine optik koherens tomografi adı veriliyor. Sarı nokta türü hastalıkların tanısında çok sık kullanılan bu yöntemin doğru bilgi konusunda başarı oranı da bir hayli yüksektir. Bu tanı yönteminin hastaya hiçbir zararı olmadığını da belirtmek gerekiyor ve radyasyon yaymayan bir uygulamadır. Hastanın gözüne herhangi bir şekilde temas gerektirmez ve çok kısa sürede sorunsuz bir şekilde uygulanabilir. Sunduğu avantajlar bu bağlamda çok daha fazla ve uygulanışı da gayet kolaydır. Damardan ilaç verme ya da benzeri yöntemlere gerek duyulmadan gerçekleştirilebiliyor. Hastalığı teşhis etmenin yanı sıra takip etme konusunda da hekime büyük oranda yardımcı oluyor ve süreci de çok daha kolay bir hale getirdiğini söylemek mümkün.

Göz Anjiografisi

Sarı nokta hastalığını teşhis etmenin yanı sıra anjiyografik olarak göz bölgesinin detaylı bir şekilde görüntülenmesini sağlayan özel bir uygulamadır. Aynı zamanda şeker hastalığı, göz tümörü ve gece körlüğü gibi hastalıkların tespit edilmesinde de çok sık uygulanıyor. Gözün arka kısmında yer alan retinanın ve koroid adı verilen sinir tabakasının incelenmesi bu uygulama ile birlikte daha kolay ve daha güvenilir bir hal alıyor. Birçok klinikte sorunsuz bir şekilde uygulanan yöntem ile birlikte süreç daha hızlı bir şekilde işliyor ve tedavi yöntemine karar vermek de mümkün oluyor. Sarı nokta şüphesi tespit edilen hastaların büyük bir kısmında uygulanan başarılı bir yöntemdir ve çok daha doğru sonuçlar vermektedir.

Hastaya Uygun Tedavi Yönteminin Seçilmesi

En doğru tedavi yöntemi, hastalık türü belirlendikten sonra hastaya uygun olarak seçilecek tedavi türüdür. Yaş sarı nokta tedavisinde uygulanan bir yöntemin kuru sarı nokta tedavisinde başarılı sonuç vermemesi gayet normal bir durum bu yüzden en doğru tedavi yönteminin belirlenmesi de hastalığın türü belirlendikten sonra daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Sarı nokta hastalığı çok sayıda farklı tedavi yöntemi ile birlikte tedavi edilebiliyor. Endişe etmenize gerek yok ancak tedaviyi ertelediğiniz takdirde karşı karşıya geleceğiniz sorunları da biliyor olmanız lazım. Sarı nokta basit bir hastalık değildir ve tedavi edilmediği takdirde görme kaybına sebebiyet verebiliyor. Bu yüzdendir ki erken teşhis ile birlikte hiç vakit kaybetmeden tedavi edilmesinde fayda vardır.

Sarı Nokta Tedavisi Sonrası

Sarı nokta hastalığı, tedavi öncesi dönemde olduğu gibi tedavi sonrası dönemde de büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Hastaların dikkat etmeleri gereken hususlar da hekim tarafından aktarılacaktır. Eğer ilaç tedavisi mevcut ise reçetelerinize uygun hareket etmeleriniz ve ilaçlarınızı düzenli bir şekilde kullanmanız sizlerin lehine olacaktır. Bununla birlikte doktor tarafından belirlenen kontrol tarihlerine de ayak uydurmanızı tavsiye ediyoruz. Kontroller neticesinde herhangi bir aksama ya da olumsuz bir durum tespit edildiği takdirde müdahalede bulunmak da daha kolay ve hızlı bir hal alıyor.

Kontrol Süreci

İyileşme sürecinin ne şekilde seyrettiği ve hastanın genel durumunun incelenmesi bakımından doktor kontrollerini aksatmamak gerekiyor. Kontroller neticesinde herhangi bir müdahaleye ihtiyaç duyulduğu takdirde daha hızlı davranmak mümkün hale gelecektir. Az önce de belirttiğimiz gibi ilaç tedavisi bir süre daha devam edebilir ve ilaçların kullanımına bağlı olarak iyileşmede gelinen seviye de yine bu kontroller neticesinde ortaya çıkıyor. Hasta ile birlikte hasta yakınları da bu konuda büyük bir hassasiyet göstermeli ve kontrol tarihlerini not almalıdır. Özellikle yaşlı hastalar için bu durum daha fazla önem taşıyor. İyileşme sürecinin takibi desteklendiği takdirde daha hızlı ilerlemek de mümkün olacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Sarı nokta hastalığı ile ilgili bilinen yanlışların ortadan kaldırılması gerekiyor. Ne yazık ki birçok hasta, hatalı bilgilendirme nedeniyle tedavi olmaktan kaçınıyor. Sarı nokta hastalığının tedavisinde tedirgin olacak ya da endişeye kapılacak herhangi bir durum karşınıza çıkmıyor. Tedavi yöntemleri gayet basit ve hastalığı kontrol altına almak da mümkündür. Kulaktan dolma bilgiler ile hareket etmek yerine bir uzmana danışmanız kesinlikle sizlerin lehine olacaktır ve korkularınızdan kurtulmanızı sağlayacaktır. Sık sorulan sorular başlığı altında hastalık ile ilgili en çok merak edilen sorular ve yanıtları yer alıyor. Yanıt bulamadığınız sorular için ise bir uzmandan yardım alabilir ve tetkikler için de ilk adımı atabilirsiniz.

Sarı Nokta Hastalığı Kendiliğinden Geçer mi?

Sarı nokta hastalığı ciddi bir hastalıktır ve 55 yaş üstü kişilerde çok daha sık rastlanan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Tedavi edilmediği takdirde görme kaybına kadar ilerliyor ve göz bölgesinde yarattığı sorunlar her geçen gün biraz daha artış gösteriyor. Bu hastalık kendiliğinden geçecek ya da evde kendi başınıza tedavi edebileceğiniz bir hastalık kesinlikle değildir. Uzman kontrolleri neticesinde hastalığın hangi seviyede olduğu ve hangi türe ait olduğu tespit edilerek en doğru tedavi yöntemi belirlenmelidir. Kısa süreli bir tedavi sonrasında eski sağlığınıza kavuşmanız mümkündür ve az önce de ifade ettiğimiz gibi tedavi süreci ile ilgili sizleri endişelendirecek bir durum söz konusu değildir.

Sarı Nokta Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Bazı hastalıklar, tedavi edilmese de çok fazla sorun teşkil etmiyor ve zamanla kendiliğinden geçebiliyor ancak sarı nokta hastalığı için aynı şeyleri söylemek ne yazık ki mümkün değil. Hastalığın bir an önce tedavi edilmesi gerekiyor ve tedavi edilmediği takdirde gözünüz işlevini yitirmeye başlıyor. İlerleyen dönemlerde ise göz organı anormal bir şekilde çalışmaya başlıyor ve görme kaybına yol açabiliyor. Erken teşhis ile birlikte hastalığın tedavisi daha kolay bir hal alacaktır bu yüzden hastalığın belirtileri ile karşı karşıya geldiğiniz anda vakit kaybetmeden bir uzmanın kapısını çalmanız tavsiye ediliyor.

Sarı Nokta Hastalığı Tedaviden Sonra Tamamen İyileşir mi?

Gelişen tıp ve teknoloji dünyası ile birlikte çok sayıda alternatif tedavi yöntemi söz konusu hale geldi. Sarı nokta hastalığının tedavisinde de bu gelişmelerin örneklerini daha net bir şekilde görebiliyoruz. Başarı oranları bir hayli yüksek ve tedavi sonrası döneme bakıldığında tekrar riskinin de çok az olduğu gözlemleniyor. Bununla birlikte tedavi sonrasında hastalık tamamen iyileşiyor ve sağlıklı bir yaşantı sizleri bekliyor olacaktır.

Tedavinin Riskleri Yan Etkileri Nelerdir?

Göz içi basıncının yükselmesi ile birlikte tedavi sonrası dönemde katarakt riski de sarı nokta hastalığı tedavisinin yan etkileri arasında yer alıyor. Her ne kadar başarılı bir operasyon süreci geçirseniz de tedavinin bu riskleri barındırdığını bilmenizde fayda vardır. Retina dekolmanı da yine hastalığın komplikasyonları arasında yerini almaktadır. Doktorunuz bu konuda gerekli uyarıları yapacak ve tedavi sonrası dikkat etmeniz gereken hususları da sizinle paylaşacaktır. Bu uyarıları göz önünde bulundurarak hareket ettiğiniz takdirde riskleri en aza indirgemek de daha mümkün hale geliyor.

Tedavi Ne Kadar Sürer?

Tedavi süresi, uygulanacak tedavi yöntemine bağlı olarak değişiklik gösteriyor ve bu yüzden net bir süre vermek de pek mümkün değil! Bu konuda doktorunuzdan bilgi alabilir ve sorularınıza yanıt bulabilirsiniz.

Sarı Nokta Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sarı nokta hastalığının tedavi sürecini belirleyen temel unsur kuru mu yoksa yaş mı olduğu ile alakalıdır. Son yıllardaki gelişmeler yaş sarı noktaların tedavisini kolaylaştırmıştır. Bu hastalara çeşitli ilaç enjeksiyonları uygulanarak görüş kabiliyetinin korunduğu, sarı noktanın ise geriletildiği görülmektedir. Enjekte edilen ilacın niteliği ve miktarı hastanın durumuna göre belirlenmektedir. Kuru tipteki sarı noktalarda ise tedavi oldukça güçtür. Bu hastalar hayat tarzlarını değiştirerek hastalığın gelişimini yavaşlatmaya, belirtilerini ise azaltmaya çalışırlar. Gözün kendini yenileme kapasitesinin artırılması amacıyla çeşitli takviyelerin verilmesi de mümkündür.