Sara (Epilepsi)

Sara (Epilepsi)
Sara (Epilepsi)

 

Sara (epilepsi), beynin olağan şekildeki aktivitesinin, sinir hücrelerine çok fazla yük boşalması sonucunda bozulduğu hastalık olmaktadır. Sara hastalığında kişi nöbet ve ataklar geçirmektedir. Nöbet geçiren hastanın beyninde fonksiyonlar geçici bir süre için durur ya da karışma görülür. Her hastada görülen semptomlar ve epilepsi türleri farklılık göstermektedir. Kas sertleşmesi ya da gevşemesi, boş bakışlar, bilinç kaybı, hafıza kaybı ve göz seğirmeleri hastalığın semptomları arasında bulunmaktadır.

Kişinin bu semptomlardan birini yaşaması sara hastası olduğu anlamına gelmemektedir. Epilepsi hastalığı genetik olarak aileden geçebilir ya da çevresel faktörlerin tetiklemesi sonucunda oluşur. Kişide görülen belirtilerin sara hastalığına ait olup olmadığının teşhisi için öncelikle detaylı bir muayene olunması gerekir.

İnceleyen ve onaylayan: Doç. Dr. Aşkın Şeker

Sara (Epilepsi) Hastalığı Hakkında

Halk arasında sara hastalığı olarak bilinen hastalığın bir diğer adı epilepsi olmaktadır. Beyinde bulunan nöronların normal aktiviteleri sırasında vücudu yönetmek adına elektrik devresine benzer şekilde çalışmaktadır. Beyin hücreleri (nöronlar) aktiviteleri esnasında yaşanan sinir hücrelerine boşalan aşırı yük ile görülen hastalığa sara (epilepsi) adı verilir ve sıklıkla görülen nörolojik bir hastalıktır.

Sara Hastalığı Nedir?

Sara hastalığı, beyin hücreleri olan nöronların çalışma sisteminde görülen bozukluk sonucu ortaya çıkmaktadır. Sara hastalığının türleri bulunmaktadır. Bunlar kalıtımsal olarak aileden geçebilir ya da doğuştan olabilmektedir. Doğuştan ya da genetik olan türlerin dışında beyni etkileyen başka etkenlerde bulunmaktadır. Travma, tümör, damar hastalıkları ve beyin ameliyatları da sara hastalığına neden olabilir. Sara (epilepsi) beynin farklı bölümlerinde görülebilir. Beyinde görülme yerine bağlı olarak da farklı epilepsi nöbetleri yaşanır. En sık karşılaşılan epilepsi türü olarak temporal lop gösterilebilir.

Türkiye’de görülen sara hastası sayısı yaklaşık 700 bini bulmaktadır. Sara hastalığı her kişide farklı şekilde görülebilmektedir. Bunu etkileyen beyinde görülme yeridir. Buna bağlı olarak çeşitli nöbetler ile kendini gösterir. Sara hastalığı kişinin yaşamını zorlaştırabilir ve hayat kalitesini düşürür. Erken tedavi yöntemleri ile tüm bunların önüne geçilebilir. Öncelikli olarak ilaç ile tedavi yöntemine gidilmektedir. Hastalığın ilaca direnci olması halinde ise diğer bir çözüm yolu olan cerrahi işleme başvurulabilir.

Sara Hastalığının Türleri

Beyin faaliyetlerinin çalışma sisteminde görülen bozukluk ile görülen sara hastalığının beyinde görülme yerine bağlı olarak çeşitlilik gösterebilir. Hastalığın bazı türleri bebeklik çağında görülebiliyorken ilerleyen yaşlarda da hastalık kendini gösterebilir.

İyi Huylu Rolandik Epilepsi

Sara türleri arasında en sık görülen ve genellikle çocukluk çağında ortaya çıkan bir epilepsi türüdür. Çocuk epilepsisi olarak da bilinmektedir. İyi huylu rolandik epilepside yaş aralığı 3-13 olmaktadır. Erken tedavi yapılmadığı takdirde kişi için sonuçları ciddi boyutlara ulaşabilmektedir. İyi huylu olan rolandik epilepsi türü genel olarak ilkokul çağında olan çocuklarda görülür ve ergenlik döneminde hastalık anlatılmaktadır. İyi huylu rolandik epilepsi belirtileri arasında; ağızdan köpük gelmesi, salya oluşumu, şuur kaybı, dudağın bir tarafa kayması, geceleri sıçrama, konuşamama, uykudan uyanma, tüm vücuda etki eden titreme, hafif nöbetler ve büyük dereceli etkiler bulunmaktadır. Görülen etkiler bütün kişilerde aynı olmamaktadır. Şuur kaybı ve vücudu saran değişiklikler nadir görülmektedir.

İyi huylu rolandik epilepsi türünün diğer epilepsi türlerinden farklı olarak hastalık tedavi edilsin ya da edilmesin ergenlik dönemine girildiğinde kaybolmaktadır. Tedavi edilmesinde ki önem ise hastalığın daha hafif geçmesini sağlamaktadır. Tedavi ile nöbetlerin önüne geçilebilir. Hastalık tedavi edilmediğinde nöbetler kişiyi çok fazla etkiler ve daha zorlu bir dönem yaşanır. Epilepsi hastalığı görülen çocuklarda kısa süreli oluşan beyin fonksiyon bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Fonksiyon bozukluğu sırasında ise sara krizi adı verilen nöbetler yaşanır. Yapılan araştırmalar doğrultusunda iyi huylu rolandik epilepsi türü erkek çocuklarda daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Bu durum kız çocuklarına oranla üçte bir daha fazladır. Epilepsi görülen çocukların yaş aralığı 7 ile 10 arasında olduğunda ise belirtiler daha fazla artmaktadır.

Hastalığın tedavisi için öncelikle tanı konulması gereklidir. Çocuklarda görülen rolandik epilepsi tanısı için hastalığın hikayesi çocuktan ve aileden dinlenir. Gerekli bilgiler alındıktan sonra ise yapılacak olan tetkikler ve testler ile hastalık netleşmektedir. Rolandik epilepsi tedavisi olarak psikolojik ve ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Doktor tarafından verilen ilaçların düzenli kullanımı bu süreç için oldukça önemlidir. İlaçların kullanılmaması halinde nöbetler ve hastalık belirtileri artarak hastanın durumunu kötüleştirir.

İyi Huylu Oksipital Lob Epilepsi

İyi huylu oksipital lob epilepsi türü iyi huylu rolandik epilepsi gibi çocukluk çağında görülen bir hastalık olmaktadır. Geç ve erken olarak iki tipi bulunur. İyi huylu oksipital lob epilepsi belirtileri arasında; mide bulantısı, kusma, bakışların sabit bir yere uzun süre odaklanması, baş ağrısı ve görme bozuklukları bulunmaktadır. Rolandik epilepsi ile bir diğer ortak özelliği ise ergenlik sonrasında hastalığın atlatılmasıdır.

Temporal Lob Epilepsisi

Temporal lob epilepsisi, adını nöbetlerin başlangıç yeri olan beyin şakak bölgesinde (temporal lob) oluşması sonucu almıştır. Daha çok yetişkin hastalarda görülen bir nöbet türü olmaktadır. Nöbet sırasında kompleks parsiyel adı verilen bilinç kaybı ile beraber görülebilir ya da basit parsiyel adı verilen auralı ve aurasız görülebilir. Kompleks parsiyel oluştuğunda hastanın yaşadığı nöbet iki temporal lobu kapsar ve bilinç kaybı yaşanır. Temporal lob epilepsisi, epilepsi türleri arasında kompleks parsiyel ve basit parsiyel ile görülen en yaygın tür olmaktadır.

Temporal lob epilepsi belirtileri arasında; şuur kayıpları (şuur bulanıklığı), tuhaf davranışlar sergileme, tuhaf durumların anımsanması ve hatırlanması gibi kişinin davranışlarına etki edip büyük nöbetlere dönüşebilen davranışlar bulunmaktadır. Kişiden kişiye göre değişebilen nöbetler görülür. Diğer türlere göre nispeten daha hafif nöbetlerdir.

Çocukluk Çağı Absans Epilepsisi

Çocukluk çağı absans epilepsisi türü ilkokul döneminde olan çocuklarda görülmektedir. İlkokul döneminde başlayan nöbetler yine ergenlik ile beraber atlatılmaktadır. Bazı hastalarda ergenlik sonrasında da görülebilmektedir. Bu durum nadir olarak görülür ve kişiden kişiye göre değişebilir. Genel olarak çocukların %40’ı absans epilepsisini kolay bir şekilde atlatmaktadır.

Çocukluk çağı absans epilepsisinin en önemli belirtisi dalgınlıklar yaşanmasıdır. Bu tip dalmalar 5 saniye ile 1 dakika arasında yaşanabilir. Gün içerisinde dalmalar yüzlerce kez yaşanır. Bu gibi dalgınlıklar sırasında hasta yaptığı eylemden kopar, gözlerde kayma yaşanabilir. Bazı durumlarda da dudak hareketleri ve konuşmalar görülür. Gerçekleştirilecek olan tedavi ile olumlu yanıtlar alınmaktadır ve ergenlik ile hastalık da atlatılır.

Juvenil Myoklonik Epilepsi

Juvenil myoklonik epilepsi türü genellikle ergenlik çağında olan kişilerde görülür. Bu epilepsi türünün belirtileri arasında en sık görüleni hastaların sabah saatlerinde irkilmeler yaşamasıdır. İrkilme anında elinde bir şey bulunduran çocuklar elindekileri düşürebilir. Bazen daha büyük nöbetlerde görülebilir. Juvenil miyoklonik epilepsinin uzun bir tedaviye ihtiyacı vardır ve tedavi sonrasında olumlu sonuçlar alınmaktadır. Hastalığın iyileşebilmesi için tedavinin yarıda kesilmemesi hasta açısından önemlidir.

Frontal Lob Epilepsisi

Frontal lob epilepsisi, adını nöbetlerin başlangıç bölgesi olan beynin ön kısmında (frontal lob) oluşması sonucu almıştır. Frontal lop epilepsi nöbetleri farklı şekilde ve aniden oluşabilmektedir. Nöbetlerin farklı şekilde olmasının sebebi olarak nöbet başlangıç yerinin frontal lobun farklı yerlerinde oluşması gösterilebilir. Nöbetler hastada halsizliğe neden olur ve kişinin belirli kaslarını etkiler. Etkilenen kaslar arasında konuşma kasları da bulunmaktadır. Uyku esnasında nöbet geçirilirken hasta kavga eder gibi hareketler sergileyebilir.

İyi Huylu Ailesel Bebeklik Çağı Epilepsisi

İyi huylu epilepsi türleri arasından bir diğeri ailesel bebeklik çağı epilepsisi olmaktadır. Aileden genetik olarak geçen bebeklik çağı epilepsisi, çabuk fark edilebilir ve tedavi süreci de erken başlamış olur. Ailesel bebeklik çağı epilepsisinin yenidoğan çağında ya da bebeklik döneminde nöbetleri başlamaktadır. Nöbetler, bebeğin şuurunu etkileyebilir aynı zamanda kol ve bacaklarda ritmik şekilde atmalar şeklinde yaşanır. Yapılacak olan bu tedavi çok kısa bir sürede yapılmaktadır ve ardından nöbetler atlattırılabilir.

Fotokonvulsif Epilepsi

Fotokonvulsif epilepsi türünde nadir olarak görülen bir durum olan ışığa duyarlılık bulunmaktadır. Bu tür hastalarda nöbetler nadir görülmektedir. Bunun yerine hasta ışıklı ortamlarda (bilgisayar ekranı, güneş ışığı, TV ekranı vb.) duyarlılık göstermektedir. Fotokonvulsif epilepsisi nöbetlere sebep olmuyor ise gerekli olan ışıklı ortamlarda tedbir alınmasıdır. Hastaların bu durumu geç ergenlik dönemlerine kadar sürebilmektedir.

İnfantil Spazm

İnfantil spazm diye adlandırılan bu epilepsi türü genelde 1 yaşını doldurmamış bebeklerde meydana gelen nadir görülen bir nöbettir. Bebeklerde en erken görülme 3. ay olmaktadır. Genel olarak 3 ve 12. ay arasında görülür. Bu epilepsi türünde, nöbet geçiren hastalarda tüm vücudunda oluşan ön veya arka kısma doğru kasılmalar ortaya çıkmaktadır. Bu kasılmaların genel özelliği ise art arda yaşanmasıdır. İnfantil spazmda nöbetler, beyinde oluşan hasar sonucunda ya da metabolik sorunlar sebebi ile ortaya çıkmaktadır. Hastaya yapılan değerlendirmeler sonucunda nöbetlerin sebebi bulunamamış ise ortaya çıkan duruma “West Sendromu” adı verilir. Erken tedavi her hastalıkta olduğu gibi epilepsinin bu türünde de oldukça önemlidir. Bebeklerde görülen belirtiler bazen aileler ya da doktorlar tarafından gaz sancısıyla karıştırılmaktadır. Bu durum ise tedavinin gecikmesine sebebiyet verebilir.

İnfantil spazm epilepsi türünün tedavisi olarak ACTH adı verilen iğne tedavi yolu ya da antiepileptik tedavi tercih edilebilir. Nöbetlerin erken kontrolü sağlanması ile beyinde oluşabilecek sorunların önüne geçilir. Tedaviye geç başlanması ya da ilaçlara direnç gösterilmesi ile zihinsel sorunlar uzun vadede hastayı etkiler. İnfantil spazmın diğer belirtileri arasında; gözlerde anormal hareketler, yüz kızarması, sırıtma, ağlama, göz kayması ya da göz bebeğinin genişlemesi bulunmaktadır. Yaşanan nöbetler kısa süreli olup gün içerisinde yüzlerce kez görülebilir. Görülen belirtiler ve nöbetler genel olarak 3 yaşına kadar görülür ve hastalık atlatılır. Bir diğer ihtimal ise yerini başka bir tip nöbetlere bırakmasıdır.

Sara Hastalığının Tedavisi

Sara (epilepsi) hastalığı erken teşhis ile tedavi edilebilen bir hastalık olmaktadır. Kullanılacak olan yönteme göre tedavi süreci uzayabilir. Tedavi sürecinin uzun olduğu kadar sürekli takip altında tutulması gereken bir hastalık olmaktadır. Sara hastalığının tedavisi sonrasında yüzde yüz olarak iyileşen hastalar bulunmaktadır. Çeşitli türleri olan sara hastalığının farklı nedenlerden dolayı oluşması sonucunda tedavi süreçleri ve tedavi edilebilirlik dereceleri de farklılık gösterebilmektedir. Sara hastalığının oluşum nedeni tedavinin sonuçları açısından oldukça önemli bir belirleyici faktördür. Bazı durumlarda ise tedaviden olumlu yanıtlar alınamaz ve başarısız sonuçlar ortaya çıkabilir. Tedavi başarısının düşük olduğu oran yaklaşık %25-30 olmaktadır.

Sara hastalığının tedavi yöntemleri olarak ilaç ile tedavi, cerrahi yöntemler ve pil uygulaması bulunmaktadır.

İlaç Tedavisi

Sara hastalığında tedavinin ilk adımı ilaçlar olmaktadır. Kullanılacak olan ilaçlar diğer hastalıklar için kullanılanlardan farklı olarak iyileştirici değil, sara hastalığının belirtilerini bastırmak amacı ile kullanılmaktadır. Hastaya uygulanan ilaç tedavisi sonrasında hastalık %45 ile %65 oranında kontrol altına alınabilmektedir. Nöroloji uzmanın kontrolü ile hastanın nöbet tipine uygun olarak ilaç tedavisini başlatır. Uygun ilaç ve gerekli doz ile tedaviye olumlu yanıtlar alınabilir.

Hastanın nöbetleri 1 yıl içerisinde iki kez gerçekleşiyor ise antiepileptik tedavisi uygulanmaya başlanır. Uygulanacak olan tedavi yönteminde asıl istenilen nöbetlerin durdurulmasıdır. Kullanılacak olan ilaçlar beyne fazla uyarılma durumuna müdahale eder ve nöbetlerin oluşumu da engellenmiş olur. Sara hastalığının tedavisi için kullanılan diğer ilaçlar fenitoin, valproik asit, karbamazepin, fenobarbital ve ethosüksimid olmaktadır. Düzenli ilaç kullanımı büyük oranda nöbetleri engellemektedir; fakat düzenli ilaç tedavisi olması halinde de nöbetler devam edebilmektedir. Bazı sara türlerinde ise bir yaştan sonra nöbetler kendiliğinden kaybolur ve bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz.

Cerrahi İşlem

Epilepsi tedavisinin ilk adımı ilaç kullanımıdır. İlaç kullanımının yetersiz kaldığı durumlarda ise cerrahi işleme geçilmektedir. Cerrahi işlem için uygun olan hastalar bu yöntem ile başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Ama herkes için cerrahi işlem yapılamaz. Bunun için öncelikle nöroloji uzmanına başvurmalı daha sonra detaylı ve uzun süren incelemeler yapılmalıdır. Cerrahi tedavi öncesi uzun süreli bir süreç olmaktadır. Hastanın cerrahi işlem uygulaması öncesinde en az 2 yıl ilaç kullanması gerekir. Bunun sebebi ise hastada görülen nöbetlerin ilaç tedavisine dirençli olduğunun gösterilmesinin gerekliliğidir. Hastaya uygun olan 2-3 antiepileptik ilaç beraber ya da tek tek yeterli dozda kullanılır. Hastada görülen nöbet nedeni damarsal anormallik tarzı yapısal bozukluğa neden olan hastalıklar ya da beyinde tümör olması ise cerrahi tedaviye daha erken karar verilebilir.

Epilepsi tedavisi yöntemleri başlıca iki tipte görülmektedir. İlk tedavi yöntemi olan ve sıklıkla tercih edileni epileptik odağı ortadan kaldırmaya yarayan rezektif cerrahisidir. Diğer bir cerrahi yöntem ise nöbetin yayılma yollarının kesilmesi ve bu şekilde nöbetin şiddetini ve sıklığı azaltılır. Fonksiyonel cerrahi ve palyatif cerrahi bu yöntem ile yapılmaktadır. Rezektif cerrahi yöntemi, nöbetleri belirli bir odak noktasından başlayan hastalarda uygulanmaktadır. Bunun için öncelikle hastaya yeterli şekilde doz ve belirli bir süre ilaç kullanımı sağlanır. Nöbetlerin ilaca dirençli olduğu ortaya çıkar ise cerrahi tedavi yöntemine geçilir. Cerrahi işleme geçilmeden önce beyin cerrahisi uzmanı, radyoloji uzmanı, nöropsikoloji uzmanı, psikiyatri uzmanı ve nöroloji uzmanından oluşan kurul tarafından gerekli görülen testler ve değerlendirmeler yapılır. Bunun sonucunda hastanın uygulanacak olan cerrahiye uygun olup olmadığına karar verilir.

Rezektif epilepsi cerrahisi, ailesel olarak gösterilen epilepsilere, beyinde odak mevcut olmaması halinde ve çocukluk yaş grubuna ait iyi huylu parsiyel başlangıçlı nöbetlerde kesinlikle uygulanmamaktadır. Hastanın başka bir ilerleyici hastalığı bulunması da cerrahi sonucunu olumsuz olarak etkilemektedir. Ciddi bir hastalığı olan kişilerde cerrahi işlemin yarar ve zararları değerlendirilerek karar verilir.

Yapılacak olan rezektiv cerrahinin başarısını etkileyen faktörler bulunmaktadır. Bunlar; epilepsi tipine, epilepsi odağının bulunduğu yere, hasta seçimine ve ameliyat öncesinde yapılan araştırmalar olmaktadır. Ameliyat sonrasında da hastanın durumuna bağlı olarak 1-2 yıl daha ilaç kullanılabilir. Hastanın nöbetleri azaldığı zaman ilaçlar yavaş yavaş azaltılır ve son olarak tamamen kesilir.

Sara Hastalığına Dair İstatistikler ve Görülme Sıklığı

Sara (epilepsi) hastalığı bebek ve çocuklarda sıklıkla görülen, yetişkin bireylerde ise beyin damarlarında oluşan hastalıklar sonucunda ortaya çıkan ikinci sırada görülen hastalık olmaktadır. Sara hastalığının görülme sıklığı, 100.000 kişi içerisinde 25 ila 50 kişide görülür. Sara hastalığı çocukluk döneminde ve yetişkinlik döneminde olmak üzere iki ayrı bölümde incelenmektedir. Çocukluk döneminde görülen epilepsi türü yetişkin bireylerde görülmemektedir.

Dirençli Epilepsi

Epilepsi hastalığının bilinen 40 çeşit türü bulunmaktadır. Hastalarda bulunan epilepsi türü uzman doktorlar tarafından belirlenir ve epilepsi türüne uygun olarak tedavi uygulanır. Dirençli epilepsi de bu türler arasında bulunmaktadır. Bir çok kişide görülen ve beyin hastalığı olarak adlandırılan dirençli epilepsi bütün yaş gruplarında görülebilmektedir. Bütün yaş gruplarında görülebilen dirençli epilepsi tedavisi olarak ilaç kullanılmaktadır. Hastalık teşhisinin konulması ardından hastanın nöbetlerinin ve belirtilerini azaltılması için ilaç kullanımı önemli bir husus olmaktadır. İlaç tedavisinin yanında düzenli olarak muayene ve kontrollerinde yapılması gereklidir. Hastaların takibi bu süreç boyunca düzenli şekilde yapılır. Sara hastalığı olan kişilerin yarısında ilaç ile tedavi yeterli olmaktadır. Sara hastalığının ileri düzeyleri olan yani çok ağır sara hastalığı olan kişiler için ilaç tedavisi yeterli gelmemektedir. Bunun için lazer ameliyatları ya da nöbet dirençli epilepsi için cerrahi işlem yapılmalıdır.

Dirençli epilepsi hastası olan kişiler gün içerisinde 15 ile 20 kez arasında nöbet geçirebilir. Bu durum için ilaçlar artık bir etki göstermemektedir. Epilepsi hastalığı için bir diğer tedavi yöntem olan cerrahi işlem uygulanır. Cerrahi operasyon sonrasında dirençli epilepsi görülen kişilerde nöbet ve ataklar ortadan kalkmaktadır. Gelişen tıbbi yöntemler ve teknoloji ile oldukça başarılı operasyonlar gerçekleştirilmektedir.

Dirençli epilepsi hastası olan kişilerin dikkat etmesi hususlar bulunmaktadır. Uyku, stres, iş hayatı, beslenme şekli ve düzeni de oldukça önemli olmaktadır. Bu hususlara dikkat edilmesi ve düzenli bir yaşam içerisinde olunması halinde hastalarda nöbet ve ataklar daha az gerçekleşmektedir. Hastaların düzenli olarak 6 ayda bir kez nöroloji kontrolleri yapılmalıdır.

Epilepsi Nöbetlerinde İlk Yardım

Epilepsi hastası olan kişiler ve ailesinin daima temkinli davranması gereklidir. Hastanın ne zaman nöbet ve atak geçireceği belli olmadığı için bazı durumlar hasta için tehlikeli olabilir. Epilepsi hastası olan kişinin nöbet geçirdiğini gören kişiler içinde ilk yardım uygulaması gerçekleştirmesi hayati önem taşımaktadır. Bilinçli bir şekilde ilk yardım gerçekleştirildiğinde tehlike ortadan kalkabilir.

Nöbet geçiren biri görüldüğünde yapılması gereken ilk şey kişinin sakin olmasıdır. Telaşa kapılmak bu durumda hasta için yardımı geciktirir. Hastanın yanından ayrılmamalı ve hareketlerine müdahale edilmemelidir. Hasta güvenli bir yerde değilse hemen güvenli bir bölgeye yatırılmalıdır. Çevresinde hastaya zarar verebilecek herhangi bir ucu sivri eşya ya da sivri köşeli bir cisim bulunuyor ise o kısımdan hasta uzaklaştırılmalıdır. Kişinin üzerinde onu sıkan kıyafeti (kravat, kemer vb.) bulunması halinde gevşetilmeli ve gözlük takıyor ise çıkarılmalıdır. Tükürüğünün dışarı çıkabilmesi için hastayı sabit ve rahat olacak biçimde bir tarafına yatırılır, solunum yolu açık tutulur. Hastanın dişlerini açmaya çalışmak ya da su verilmesi o durumda daha fazla zarar verebilir. Hastanın durumunda bir düzelme yok ise ambulans çağrılmalıdır ve gelen sağlık ekibine hastanın durumu hakkında bilgi verilmelidir.

Hastaların Dikkat Etmesi Gerekenler

Epilepsi hastası olan kişilerin bazı hususlara dikkat ettiği takdirde normal bir hayat yaşamasına engel olan bir konu bulunmamaktadır. Bu konulardan birisi meslek seçimidir. Bu meslekler arasında cerrah, pilot, dalgıçlık, ve toplu taşıma sürücülüğü örnek verilebilir. Aynı zamanda hastanın nöbetlerini tetikleyebilecek gece vardiyasında da çalışmaları uygun değildir. Epilepsi hastaları için açlık ve uykusuzluk nöbet ve ataklar için tetikleyici unsur olabilmektedir. Kişi ateşli bir hastalık geçirir ise doktordan yardım alınmalıdır. İlaç kullanımı yine doktor gözetimi altında olmalıdır. Doktora danışılmadan farklı bir ilaç kullanmak nöbeti etkileyebilir. Alkol, uyuşturucu (bağımlılık yapan maddeler), parlak ve titrer ışıklar gibi epilepsi hastalığını olumsuz etkileyen faktörler arasındadır.

Ketojenik Diyet ve Epilepsi İlişkisi

Ketojenik diyet ile epilepsi ilişkisi uzun yıllar önceye dayanmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda ketojenik adını verdikleri diyet prensibi epilepsi hastalarının bir bölümünde işe yaramaktadır. Temel kaynağı yağdan oluşan bu diyette, vücut enerji ihtiyacının büyük bir bölümünü buradan sağlar. Alınan yağ oranının yakılması esnasında ortaya çıkan ketonlar ile diyet ketojenik adını almıştır. Ketojenik diyetinin diğer prensibini düşük karbonhidrat oluşturmaktadır. Bu diyetler günümüzde çok fazla bilinen bir duruma gelmiştir. Dukan Diyeti, Karatay Diyeti ve Atkins Diyeti düşük karbonhidratlı diyetler arasında sık yapılanlarıdır. Bu diyet ile düşük karbonhidrat alınarak insülin salgısı azaltılır. Ketojenik diyetinin yaklaşık %80’i yağlardan oluşmaktadır ve sağlıklı bir diyet değildir. Hastanın dengeli beslenebilmesi için vitamin ve mineral desteğine ihtiyacı bulunur. Herkes için bu diyet önerilmemektedir; fakat ilaçlara yanıt vermeyen (dirençli epilepsi) hastalar için uygulanmaktadır. Ketojenik diyet uygulanan hastalarda beyin metabolizmasının dengelendiği, karbonhidrat kaynaklı nöbetlerin engellendiği ve uyarısı nörotransmitterleri azalttığı düşünülmektedir. Diyet ile sara hastalarının %10’unun nöbetleri engellenebilir ve yaklaşık %10-15’inde nöbetler azaltılabilir. Hastaların düzenli kontrollerinin sağlanması ile oluşabilecek yan etkiler engellenebilir.

Sara Hastalığın Tehlikeleri

Sara hastalığı bulunan kişiler için hastalık sonucunda oluşabilecek bazı tehlikeler bulunmaktadır. Bunlar nöbetler ve atakların dışında olarak spontan ölüm, depresyon ve anksiyete olmaktadır.

Spontan Ölüm

Epilepsi hastalığında görülen nöbet ve ataklar hastanın hayatını tehdit etmez, bunun aksine yarattığı sonuçlar kişinin hayatını tehdit etmektedir. Hastalık sonucundaki ölüm oranı, normal ölüm oranı ile karşılaştırıldığında daha yüksek olmaktadır. Görülen nöbet sonucunda kişinin bilinci kapanabilir ve bu süre zarfında kişi birçok riske maruz kalabilir. Sara hastalığında özellikle spontan ölüm oranı bir hayli yüksek seviyelerdedir. Buna örnek olarak hasta uyku esnasında nöbet geçirebilir ve boğulma riski ile karşı karşıya kalabilir. Bu da kişinin ölümüne neden olabilir.

Depresyon

Epilepsi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç duyan ve kişiyi birçok bakıma sınırlandıran bir hastalık olmaktadır. Bu süreç ile kişi psikolojik olarak yıpranabilir. İş alanında ve sosyal hayatta dikkat edilmesi gereken konular kişiyi depresyona sürükleyebilir. Bazen kişiler depresyonun sonucunda intiharı dahi düşünebilir. Hastalık süresi boyunca sabırlı olunmalı ve gerek aileden gerekse uzman kişilerden yardım alınmalıdır. Hastanın her şeyden kendini soyutlaması ve depresyona girmesi hem tedavi sürecini hem de kendine zarar verebilir.

Anksiyete

Sara hastalığı olan kişilerde başka kronik hastalığı olan kişilere ve genel topluma oranla daha fazla psikolojik bozukluklar görülebilmektedir. Bu psikolojik bozukluklar sara hastalığının getirisi olabileceği gibi sara hastalığına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Sara hastalığının getirisi olan psikolojik bozukluklar arasında; anksiyete bozukluğu, psikotik bozukluklar ve kişilik değişiklikleri olabilmektedir. Saraya bağlı olarak görülebilen anksiyete bozukluğu bazı şekillerde görülebilir. Bunlar; panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu, fobik bozukluk ve obsesif kompulsif bozukluğu şeklindedir. Epilepsi sonucu olarak ortaya çıkan depresyonun nöbet sıklığı ile bir ilişkisi bulunmazken, anksiyete bozukluğu nöbet sıklığı ve kadın hastalar ile ilişkili bulunmaktadır. Temporal lob odaklı epilepsilerde anksiyete bozukluğu daha sık görülmektedir. Aynı zamanda frontal lob ve jeneralize epilepsilerinde de anksiyete bozukluklarına rastlanmaktadır.

Sara (Epilepsi) Hastalığı Nedenleri

Epilepsi hastalığının nedenleri aileden gelen yani genetik olabileceği gibi başka hastalıklar sonucu da ortaya çıkabilmektedir. Birçok epilepsi türü çocukluk çağında ortaya çıkmakta ve ergenlik ile beraber atlatılmaktadır. Erken tedavi ve hastaya uygun yöntemler ile hastalıktan tamamen kurtulabilir ya da nöbet ve ataklar azaltılabilmektedir.

Felç

Bazı epilepsi türleri doğuştan ya da genetik olurken bazıları ise sonradan başka bir hastalığın sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Primer adı verilen ve bebeklik ya da çocukluk çağında görülen epilepsi türünün nedeni tam olarak belli değilken sekonder adı verilen epilepsi türünün nedenleri belli olmaktadır. Bu nedenlerden arasında felç bulunmaktadır. Kişide felç sonrasında epilepsi ortaya çıkabilir.

Beyinde Enfeksiyon

Beyinde oluşabilecek menenjit ya da ensefalit gibi bir enfeksiyon epilepsiye neden olabilmektedir. Bebeklerin doğum öncesinde oksijen eksikliğine, kötü beslenmeye veya enfeksiyona maruz kalması sonradan beyin hasarına yol açabilmektedir. Bunun sonucu olarak da epilepsi hastalığı görülür.

Travma

Kişinin araba kazası ya da başka bir travmatik yaralanmalara maruz kalması sonrasında beyin dokusu zedelenmeleri oluşabilir ve sonucunda epilepsi hastalığı ortaya çıkabilir. Yeni doğan bebeklerin kafasının üzerine düşmesi ve kafasına darbe alması beyinde kalıcı hasara yol açabilir ve epilepsiye neden olabilir.

Doğum Esnasında Havasız Kalmak

Doğum esnasında bebeğin havasız kalması beyin fonksiyonlarının zarar görmesine neden olabilmektedir. Beyinde oluşabilecek bir hasar ise epilepsiye neden olabilir.

Tümör

Bilinen epilepsi nedenlerinden bir diğeri arasında tümör bulunmaktadır. Epilepsinin birincil tedavisi olarak ilaç bulunmasına rağmen tümör nedeni ile epilepsi nöbeti geçiren hastalara öncelikle ameliyat yapılmaktadır. Ameliyat ile bulunan tümör alınır ve ilaç tedavisine bu şekilde geçilir. Bazı durumlarda ise tümör bulunmasına rağmen nöbet görülmezken tümörün alınması ile nöbetler görülebilir.

Genetik

Genetik etmen, epilepsi hastalığını büyük oranda etkileyen bir faktör olduğu yapılan araştırmalar sonucunda görülmüştür. Bazı epilepsi türleri kalıtsal etmenler (genetik) sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Hastalık ailenin bir veya birkaç üyesinde bulunuyor ise kalıtımsal olarak çocukta da görülür ve erken dönemde epilepsi görülebilir. Yaklaşık olarak 500 farklı gen yapısı ile epilepsi türleri arasında bağ olduğu görülmüştür. Buna karşıt olarak bu gen yapılarından birine sahip olan her kişide epilepsi hastalığı bulunmamaktadır. Bazı hastalarda genler, epilepsi hastalığının nedenlerinden sadece bir tanesi olur. Çevresel faktörler kişide bulunan genleri tetikleyebilir ve epilepsi hastalığının ortaya çıkma ihtimalini yükseltebilir.

Beyin Ameliyatları

Beynin etkilenmesine sebep olan olaylar genel olarak epilepsiye sebebiyet vermektedir. Tümör ve travmalar gibi beyin ameliyatları da epilepsiye yol açabilir.

Damar Hastalıkları

Beyni besleyen kan damarı ile ilgili sorunlar yani beyin-damar hastalığı epilepsiyi tetikleyebilir. Damar hastalıklarından kaçınmak için sigara ve alkolden uzak durulmalı, sağlıklı bir şekilde beslenilmeli ve egzersiz ihmal edilmemelidir. Bu şekilde hastalığın riskleri azaltılabilir.

Enzim Eksikliği

Doğuştan gelen faktör olan enzim eksikliği epilepsi hastalığını tetikleyen faktörler arasında bulunmaktadır.

Gebelikte Ortaya Çıkan Sorunlar

Gebelik döneminde ortaya çıkan sorunlar bebeği ve aynı zamanda anneyi de etkileyebilmektedir. Bebeğin gelişimini engelleyen bazı hastalıklar, annenin kullandığı zararlı ürünler (sigara, alkol vb. madde kullanımı) hamilelik süresince sorun çıkarabilir. Hamilelikte bir sorunla karşılaşılmaması için annenin gerekli testleri düzenli bir şekilde yaptırması ve enfeksiyondan korunması önemlidir.

Ateşli Havale Geçirme

Epilepsi hastalığı genetik olabileceği gibi çevresel faktörler sonucunda da oluşabilmektedir. Bebeklik ya da çocukluk döneminde %3 oranında görülen ateşli havale, uzun süreli görülmesi halinde mesial temporal lob sendromu ortaya çıkabilir. Hastalarda görülen sık tekrarlayan ilk ve uzun süreli havalelere neden olabilecek beyin iltihabı ya da beyin zarı kanaması gibi sebepler bulunabilmektedir. Havale görülen bebek veya çocukların detaylı bir incelenmeye alınması ile havale nedeni ortaya çıkmaktadır. Basit tipli ateşli havaleler için tedavi gerekmemektedir ancak uzun süren havaleler için ilaç tedavisi uygulanır.

Sara (Epilepsi) Hastalığı Belirtileri

Epilepsi hastalığının farklı nöbet şekilleri olduğu gibi her kişide de farklı belirtiler göstermektedir. Belirtilerin bir ya da birkaçının görülmesi halinde gecikmeden uzman bir doktora başvurulmalıdır.

Yokluk Nöbetleri

Yokluk nöbeti adı verilen bu belirtiler kısa sürmektedir. Bu nöbetler genel olarak 15 saniyeden daha uzun sürmez. Yokluk nöbetlerinde belirgin düzeyde farkındalık semptomlar bulunur. Kısa süren yokluk nöbetlerinde görülebilecek bilinç kaybı tehlikeli olabilmektedir. Bu tip nöbet genellikle 5-9 yaş arası çocuklarda ve yetişkin bireylerde görülür.

Sabit Bakış

Yokluk nöbetinin en belirgin semptomu sabit bakışlardır. Kişi çevresinden soyutlaşır hiçbir şey algılayamaz.

Hafif Vücut Hareketleri

Yokluk nöbetinde görülebilen bir diğer belirti ise kişinin hafif vücut hareketleri olmaktadır. Hasta ileri ve geriye doğru hareketler yapar.

Tonik Nöbetler

Tonik nöbet geçiren hastalarda görülen en önemli belirti kasların sertleşmesidir.

Çeşitli Kasların Sertleşmesi

Tonik nöbetlerde çeşitli kaslar sertleşmektedir. Tonik nöbette etkilenen kaslar genel olarak sırt, kol ve bacak olmaktadır.

Klonik Nöbetler

Klonik nöbetlerde kas hareketleri görülmektedir. Kişinin kaslarının kasılmasına ve gevşemesine sebep olmaktadır.

Ritmik Kas Seğirmeleri

Klonik nöbet geçiren hastaların vücutlarının iki tarafında da tekrarlayan ritmik kas seğirmeleri görülmektedir. Klonik nöbet genel olarak yüz, kollar ve boynu etkilemektedir.

Miyoklonik Nöbetler

Miyoklonik nöbetler hastanın bilincini etkilememektedir. Belirtileri arasında kısa kas seğirmeleri ve tikleri bulunmaktadır.

İstemsiz Hareketler

Hasta nöbet esnasında istemsiz olarak ani hareketler yapmaktadır. Genel olarak kısa ya da ani kol ve bacak çekilmesi görülür.

Atonik Nöbetler

Düşme atağı olarak da bilinen atonik nöbetler de hasta kas kontrolünü aniden yitirebilir ve ayakta olması halinde yere düşebilir.

Aniden Düşme

Hastanın kas kontrolü çökebilir ya da kas kaybına uğrayabilir. Hastanın ayakta olması halinde kas kontrolünü yitirdiği için aniden düşebilir.

Basit Fokal Nöbetler

Parsiyel nöbet olarak da bilinen fokal nöbetler beynin bir kısmında görülür ve beynin sadece bir kısmını etkiler. Basit fokal nöbetlerinde kişide bilinç kaybı yaşanmaz ve hasta etrafında olan herşeyin farkında olur. Nöbetlerin kaynağı temporal lob (şakak tarafı) ise hastada dejavu hissi, hafıza bozuklukları, seyirme, uyuşukluk ve terleme görülebilir.

Karıncalanma

Fokal nöbetlerin kaynağı parietal lob adı verilen (beynin yan taraflarındaki alanlardan) bölgeden kaynaklanıyor ise hastada karıncalanma hissi görülebilir.

Işık Patlamaları

Nöbet kaynağı oksipital lob adı verilen (kafanın arka tarafı) bölgeden kaynaklanması halinde hastanın görme duyusu etkilenir. Kişi değişik parlak renkler ve ışık patlamaları görebilir veya hiç göremeyebilir.

Baş Dönmesi

Hastalarda görülen bir diğer belirti ise baş dönmeleridir. Baş dönmeleri sonucunda hastada mide bulantısı da görülebilir.

Dyscognitive Nöbetleri

Bilişsel bozulma olarak da bilinen dyscognitive nöbetleri hastanın farkındalığını etkileyerek bilinç kaybına neden olabilir. Nöbet esnasında hastada amaçsız hareketler sıklıkla görülür.

Bilinç Kaybı

Dyscognitive nöbetleri hastanın bilincini etkiler ve bir süreliğine bilinç kaybına sebep olur. Bilinç kaybı sıklıkla görülür.

Dairesel Olarak Yürüme

Hasta nöbet sırasında amaçsız bir şekilde dairesel olarak yürümeye başlayabilir.

Elleri Ovuşturma

Dyscognitive nöbetlerinin bir diğer belirtisi ise nöbet sırasında hastanın ellerini ovuşturmasıdır. Aynı zamanda hastada çiğneme ve yutkunma gibi hareketlerde görülebilir.

Status Epileptikus

Status epileptikus adı verilen nöbette hasta uzun süre bilincini kaybeder ve bir ya da birden fazla nöbetin bir araya gelmesi ile oluşabilir.

Titreme

Status epileptikus nöbeti geçiren hastada ilk olarak görülen belirti hastanın birden titremeye başlamasıdır.

Bayılma

Hastada görülen ikinci belirti ise bilincini kaybederek bayılmasıdır. Hastanın bilinç kaybı genel olarak 30 dakikadan uzun sürer. Epilepsi nöbeti 5 dakikadan fazla olması halinde acilen hastaneye götürülmelidir.

Sara (Epilepsi) Hastalığı Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Epilepsi hastalığının kesin teşhisinin konulması için yapılması gereken tanı yöntemleri bulunmaktadır. EEG, MRG, bilgisayarlı beyin tomografisi ve kan tetkikleri yapılmaktadır. Gerek görülmesi halinde başka test ve tetkiklerde yapılabilir.

EEG

Epilepsi hastalığının en kolay ve en iyi teşhisi hastada nöbetin görülmesi ile yapılmaktadır. İkinci olarak yapılan başlıca tanı yöntemi beyin elektrosu adı verilen EEG olmaktadır. En kesin yöntem olan EEG ile hastanın görüntüsü bantlara kayıt edilir. Epilepsi hastası olan kişilerde anormal beyin dalgaları görülmektedir.

MRG

MRG yani manyetik rezonans görüntüleme ile beynin ayrıntılı olarak görüntüleri elde edilmektedir. Nöbet ve ataklar geçiren hastalarda MRG normal çıkabilir, ancak bazı anormallikler sayesinde nöbetlerin nedeni bulunabilir.

Bilgisayarlı Beyin Tomografisi

Tanı yöntemlerinden bir diğeride bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) olmaktadır. Epilepsi hastalığının nedenini ve nöbetlerin kaynağını bulmak için kullanılmaktadır.

Kan Tetkikleri

Hastaya kan tetkikleri de yapılarak sorunun varlığı bulunmaya çalışılmaktadır. Gerekli tetkiklerin yapılması halinde değerlendirmeler yapılır ve epilepsinin nedenine bağlı olarak tedavi aşamasına geçilir.

Sara (Epilepsi) Hastalığı Risk Faktörleri

Sara hastalığını tetikleyen bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bunlar genetik olarak aileden geçebileceği gibi beyin de oluşabilecek fonksiyon bozuklukları da olabilmektedir.

Ailede Epilepsi Hikayesi

Ailede bir ya da birkaç kişide epilepsi hastalığı görünmesi halinde hastalık genetik yollar ile doğacak olan çocuklara da geçebilmektedir. Kalıtımsal yolla geçen hastalık sonucunda erken yaşlarda nöbetler görülebilir. Bu durum kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Ailede epilepsi hastalığı olmasına karşın bebekte hastalık görünmeyebilir.

Cinsiyet

Yapılan değerlendirmeler ve araştırmalar sonucunda bazı epilepsi türleri kadınlara oranla erkeklerde daha fazla görülmektedir. Rolandik epilepsi bunlardan bir tanesidir. Çocuklarda görülen rolandik epilepsi türü erkeklerde kız çocuklarına oranla üçte bir daha fazla görülmektedir.

Yaş

Sara hastalığının görülme yaş oranı değişiklik gösterebilmektedir. En sık görülen yaş grubu ise çocuk ve yaşlı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Sara görülme sıklığı 20 yaş kişilerde ve daha küçüklerde %1 olurken, 70 yaş ve üzerinde %3 olmaktadır.

Prematür Doğum

Prematür doğum veya düşük doğum ağırlığı epilepsi riskini artırmaktadır.

Beyin Kanaması

Az rastlanan durumlar olan kafa travması ve beyin kanaması sonrasında hastada epilepsi görülebilmektedir. Beyin hasarı oluşması sonrasında 1 yıl içerisinde sara belirtileri görülmeye başlanır.

Beyinde Anormal Damarların Varlığı

Beyinde görülen anormal damarların varlığı epilepsiyi tetikleyen faktörler arasında bulunmaktadır.

Serebral Palsi

Travmatik ve hipoksik beyin hasarı olarak adlandırılan serebral palsi, halk arasında doğuştan beyin felci olarak adlandırılmaktadır. Çocukluk döneminde sık karşılaşılan nörolojik bir hastalıktır. Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı olan bebeklerde görülme oranı daha sık olur. Serebral palsi görülen hastalarda epilepsi riski de bulunmalıdır.

Alkol ve Uyuşturucu Kullanımı

Epilepsiyi etkileyebilecek durumlar arasında alkol ve uyuşturucu kullanımı da bulunmaktadır. Yoğun alkol ve uyuşturucu kullanımı kişiyi etkileyerek sara nöbetlerinin görülme riskini yükseltmektedir.

Sara (Epilepsi) Hastalığı Nasıl Önlenir?

Epilepsi hastalığından kişinin hem kendisini hem de hamilelik sürecinde bebeğini koruması için dikkat edilmesi gereken adımlar bulunmaktadır. Epilepsi hastası olan kişilerin hamilelik süreci büyük bir titizlik ve incelemeler gerektirmektedir. Planlı ve düzenli şekilde bu sürecin işlenmesi bebeği risklerden korumaktadır.

Hamilelikte Dikkat

Hamilelik planı yapan epilepsi hastalarının 6 ay öncesinden doktoru ile iletişime geçerek durumu paylaşmaları yapmaları gereken ilk adımdır. Bu süreç içerisinde ilaçları kullanmaya devam edilmelidir. İlaç kullanımının aniden bırakılması anne adayının kötü bir şekilde etkilenmesine sebep olabilir. Hamilelik süreci detaylı bir şekilde planlanmalı ve kontroller ihmal edilmemelidir. Doktor gerek gördüğü yerde ilaçları değiştirebilir ya da dozunu düşürebilir.

Beyni Darbelerden Koruma

Kişi hem kendisini hem de çocuğu bulunuyor ise çocuğunu olası darbelerden korumalıdır. Kafaya alınan herhangi bir darbe travmaya neden olabilir ve beyinde kanamalar görülebilir. Tüm bu sebepler epilepsi hastalığı riskleri arasında bulunmaktadır.

Sara (Epilepsi) Hastalığı Komplikasyonları

Düzenli aralıklarda nöbet geçirme hem hasta hem de çevresindeki insanlar açısından tehlikeli koşullara neden olabilir. Bu yüzden bu komplikasyonları minimum seviyeye düşürmek için hem kendimizin düzenli olarak ilaçlarımızı almamız hem de çevremizdeki insanların nöbet sırasında neler yapması gerektiğini iyi bilmesi çok önemlidir.

Atak Anlarında Geçirilen Hafıza Kayıpları

Nöbetlerin derecelerine ve etkilerine göre kişide bazen hafıza kayıpları yaşanabilir. Kompleks nöbetler de hafıza kaybı görülür. Kişi kendisini rüyadaymış gibi hisseder. Duygusal yoğunluk, göz kırpmasının anormal derecede olması, tikler ve tekrar eden davranışlarda görülür.

Zekâ Geriliği

Genelde ailelerin çocuklarında nöbet geçirdikleri sırada endişelendiği en önemli konulardan birisi zekâ geriliğidir. Çocuklarda görülen epilepsi hastalığına neden olan etmenin öğrenilmesi hastalığın çocuklar açısından ileride daha büyük problemler doğurmaması açısından önemlidir. Epilepsi hastalarının ilaçla kontrol altına alınabilir olması bu durumun daha ileri gitmemesi adına direkt olarak doktor gözetiminde kontrol edilebilmesi mümkündür. Ancak genetik bir epilepsiniz varsa aynı zaman da epilepsi ile birlikte bir başka hastalığınız da varsa zekâ geriliği tetkikler sonucu ortaya çıkabilecektir.

Öğrenim Güçlüğü

Bütün epilepsi hastalarında öğrenim güçlüğü görülmez. Nöbet kontrollerini sağlayamayan, sıklıkla tekrar eden nöbetleri olan, çoklu ilaç tedavisi uygulanan, epilepsi dışında başka bir nörolojik rahatsızlığı olan kişilerde öğrenim güçlüğü daha sık oluşmaktadır. Öğrenme güçlüğü erken tanı sayesinde tedavi edilebilir. Anti epileptik tedavi yöntemi uygulanarak kişinin öğrenmesi güçlüğü azaltılabilir.

Atak Anlarında Çene Sıkmasından Kaynaklanan Yaralanmalar

Epilepsi nöbeti geçiren hastaya müdahale edilmemeli sadece nöbet geçirenin ağzını açık tutmak ve dişlerinin arasına parmak koymak gerekir. Eğer bunu yapmazsak hasta dilini koparabilir veya dişlerine kalıcı hasarlar verebilir.

Sık Sorulan Sorular

Epilepsi Akıl Hastalığı mıdır?

Epilepsi akıl hastalığı değildir. Epilepsi hastalığı da tansiyon ya da şeker hastalığı kadar normal bir hastalıktır.

Hastalar Araba Kullanabilir mi?

Epilepsi hastalarının araba kullanmaları hem kendi hem de başka insanların can güvenliği için tehlike yaratabilir. Hastaların ne zaman nöbet geçireceği belli olmadığı için araba kullanamazlar. Türkiye’de olan trafik yönetmeliğine göre hasta tedavi altında olsun ya da olmasın epilepsi hastası iken araba kullanması kesinlikle yasaktır.

Hastalık Tümüyle İyileşebilir mi?

Gelişen teknoloji ve yöntemler ile hastalığın iyileşmesi mümkündür. Çocuk veya bebeklik döneminde görülen epilepsi türleri ergenlik ile birlikte atlatılmaktadır. Diğer epilepsi türleri için ise ilaçla tedavi uygulanır. İlaç tedavisinin yeterli gelmemesi halinde cerrahi operasyon yapılmaktadır.

Epilepsi Hamileliğe Engel Olur mu?

Epilepsi hastalığı hamileliğe engel olmamaktadır. Epilepsi hastası olup sağlıklı çocuk doğuran kişi oranı yaklaşık %90’dır. Hamilelik planlayan anne adaylarının öncelikle doktora görünmesi ve bunun üzerine gerekli düzenlemeler yapılması gerekir. Bu süreçte ise ilaç kullanımının bırakılmaması önemlidir. Yapılan planlamalar doğrultusunda hamileliğe engel olan sorun kalmayacaktır. Hamilelik döneminde kontrollerin aksatılmaması hem anne hem de bebek için gereklidir.

İlaç Kullanımı İlk Nöbetten İtibaren Başlar mı?

Her nöbet geçiren kişi epilepsi hastası olmamaktadır. İlaç kullanımının başlaması için öncelikle gerekli test ve tetkikler yapılmalıdır. Yapılan değerlendirmeler sonrasında epilepsi sonucuna varılır ise ilaç kullanımı başlayabilir. Bazı hastalarda ilaç kullanımı hemen başlamamaktadır.

Epilepsi Hastaları Askerlik Yapar mı?

Epilepsi hastası olan kişiler askerlikten muaf olmaktadır. Kişinin epilepsi hastası olduğuna dair kesin tanının konulması muaf tutulması için gereklidir. Epilepsi şüphesi olan ama kesin tanı konulmayan kişiler askerlik yapmak zorundadır.

Epilepsi Hastaları Çalışabilir mi?

Epilepsi hastalarının çalışamayacağı birkaç iş kolu bulunmaktadır. Onların haricinde çalışmalarında bir sorun bulunmamaktadır. Epilepsi hastaları çatı işçiliği, pilotluk, dalgıçlık, inşaat işi ya da gece vardiyası olan işlerde çalışamazlar. Can güvenliği açısından güvenli işler seçilmelidir. Hastaların uykusuz kalmamaları gerektiği için gece işlerinde de çalışamazlar.

Geçirilen Her Nöbet Epilepsi midir?

Geçirilen her nöbet epilepsi ile bağdaştırılamaz. Bazı durumlarda geçirilen nöbet başka bir hastalığın habercisi olabilmektedir. Bunun kesin tanısının konulması için kişinin gerekli test ve tetkikleri yaptırması gerekir.

Hastalar Nöbet Sırasında Dillerini Yutabilir mi?

Hastaların nöbet sırasında dillerini yutması mümkün değildir. Nöbet geçiren bir hastanın görülmesi halinde hastanın ağzını açmak için zorlamaya çalışılmamalıdır. Böyle bir durumla karşı karşıya kalınması halinde hastanın yan tarafa çevrilmesi gerekir, böylelikle ağızda biriken sıvının solunum yoluna kaçması önlenir.

Hastaya Soğan Koklatmak Nöbeti Geçirir mi?

Nöbet geçiren bir hastaya soğan koklatmak bir çözüm yolu değildir ve kesinlikle yapılmamalıdır. Yararlı olarak görülen bu yöntem hastanın solunum yolunu tıkayabilir ve en kötü sonuç olarak hasta hayatını kaybedebilir.

Epilepsi Hastalığı Ne Sıklıkta Kimlerde Görülür?

Epilepsi hastalığı kadın, erkek, çocuk fark etmeksizin herkeste her yaş grubunda görülebilir. Kişinin çocukluk yaşlarında sinir sisteminin zarar görmesi, menenjit gibi hastalık geçirmiş olması ya da bir kaza sonucu beyninin hasar alması gibi nedenlerden dolayı herkeste görülebilir.

Epilepsi (Sara) Nöbetleri Hastaya Ne Gibi Zararlar Verebilir?

Epilepsi hastalarının yaşantısı sosyal hayatları normal insanlara göre zordur. Nöbet zamanlarında kişinin baygınlık geçirmesi, gözlerinin kayması, çenesinin kitlenmesi hastaya birtakım zararlar verir. En zor etkilendiği durum ise sosyal yaşantısıdır. Nöbet esnasında yaralanmalar, dilinin içeri kaçması ve nöbetten dolayı kafalarının yere vurması hastaya zarar verir.

Epilepsi (Sara) Nöbetleri Ne Kadar Sürer?

Normal şartlarda nöbet 1-2 dakika kadar sürer.

Epilepsi Hastalığında Cerrahi Operasyon Gerekli Midir?

Nöbet geçiren hastaların ilaçları kendilerine iyi gelmiyorsa ve tedaviye karşılık olumlu bir tepki göstermiyorsa hasta cerrahi operasyon geçirebilir.

Epilepsi (Sara) için Hangi Bölüme Muayene Olur?

Epilepsi, hastanelerin Nöroloji biriminde muayene olurlar.

Epilepsi (Sara) Atakları Ne Sıklıkta Olur?

Epilepsi her ülkede 0,5 oranında görülmektedir.

Atak Geçiren Hastaların Yakınları Ne Yapmalıdır?

Epilepsi hastalarının yakınlarının üzerinde çok büyük bir yük vardır. Hasta yakınları kişi nöbet geçirince en başta sakin davranmalıdır. Nefes almasını sağlamak için nöbet geçiren kişinin dilini kontrol etmeyi unutmamalıdır. Çenesini sıkmaması içinde parmaklarını ağzına sokmalıdır. Sıkı giysileri varsa gevşetin. Hastaya yakın olan ve ona zarar verebilecek eşyaları etraflarından uzaklaştırabilirsiniz.

Atak Geçirirken Epilepsi Hastalarının Çene Kilitlenmesi Nasıl Açılabilir?

Kişinin soğukkanlı olması bir hayli önemlidir. Hasta önce yan yatırılmalıdır. Kişi çene kapanması sırasında muhakkak yan yatırılmalıdır. Böylece nefes alışverişi düzene girecektir. Çenesi kilitlenen hastaya kesinlikle katı veya sıvı bir madde verilmemelidir. Hastanın elini ağzına sokmamalıdır. Çünkü ısırmadan dolayı kişiye zarar verebilir. Bir tahta kaşık yardımıyla olur.

Çene Kilitlenmesinde Kaşık Yöntemi Nedir?

Nöbet geçiren kişi kendisini çok sıkıp kasacaktır. Dişlerini de sıkarlar. Yanlarında olan kişinin elini hastanın ağzına sokmamalıdır. Çünkü elinde hasar bırakabilir bu yüzden kaşık yöntemi en sağlıklı yöntemdir.

Epilepsi (Sara) Anneden Çocuğa Geçer Mi?

Epilepsinin küçük bir kısmında kalıtımla alakalı olarak genetik olarak görülür. Hamilelik sırasında nöbet geçirenler bebeğe bir zararı olmaz.

Epilepsi (Sara) Hastaları Araç Kullanabilir Mi?

Epilepsi hastaları araç kullanamaz.

Epilepsi (Sara) Bulaşıcı Mıdır?

Epilepsi bulaşıcı değildir. Epilepsiler daha çok genetik geçişlidir. Genellikle beyin hasarı veya nedeni bilinemeyen bir şekilde görülür.

Epilepsi (Sara) Cinsel Yaşamı Etkiler Mi?

Epilepsi de kullanılan ilaçlar istenmeyen yan etkilere sahiptir. Hastaların ömür boyu kullanacakları ilaçlar cinsel yaşamını etkiler.

Epilepsi Hastaları Engelli Raporu Alabilir Mi?

Engelli raporu alınabilmesi için epilepsinin ne şiddette olduğu belirlenmelidir. Nöbeti olmayan veya nöbet geçirme riski olan kişilerde %5 oranında, günlük aktivitelerini engelleyen nöbet geçirenlerde %15, günlük yaşamlarını zorlayan ve başkalarının yardımıyla gerçekleşen nöbetlerde %65, ve tamamen günlük yaşamını etkileyip sosyal yaşamını tamamen etkileyen hastalarda %90 oranında engelli raporu alabilirler.

Epilepsi (Sara) Hamile Kalmaya Engel Midir?

Kadınlar da belirli riskler çerçevesinde de olsa anne kalmaları mümkündür.

Epilepsi (Sara)Hastalığında Nöbetleri Tetikleyen Durumlar Nelerdir?

Uykusuzluk, ateşli hastalıklar, kadınlarda regl dönemi, fazla alkol kullanımı ve stres epilepsi hastalığını tetikleyen durumlardır.

Epilepsi (Sara) Hastalığında El Titremesi Kalıcı Mıdır?

El titremesi epilepsinin belirtileri arasındadır. Kalıcı olarak hastaların üzerinde kalmaz.

Epilepsi (Sara) Hastaları Nasıl Beslenmelidir?

Epilepsi hastalarının özel bir beslenme programı yoktur ancak hastalar aç kalmamalıdır. Kan şekerinin düşmesi epilepsiyi tetiklediğinden dolayı hasta düzenli olarak beslenmelidir. Bir yiyeceğin çok fazla tüketilmesi zararlıdır. Özellikle çok fazla kafein alımı kişiye olumsuz bir şekilde yansır.

Epilepsi (Sara) hangi yaşlarda görülür?

Epilepsi hastalığının asıl risk grubunu çocuklar oluşturur çünkü hem genetik özelliklerden dolayı ortaya çıkan epilepsiler hem de çevresel faktörlerden dolayı ortaya çıkan epilepsiler söz konusudur. Çocukluk süresince görülen epilepsilerin yüzde altmış kadarı ergenlik döneminde ortadan kalktığı için yetişkin epilepsisi ile daha az karşılaşılır ancak bu ergenlik sonrası dönemde epilepsilerin ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Özellikle altmışlı yaşlardan sonra epilepsi riski tekrar artmaya başlar.

Bebeklerde epilepsi neden olur?

Bebeklerde görülen epilepsi hastalığının sebebi yüzde altmış ihtimalle genetik faktörler, yüzde otuz ihtimalle de gebelik sırasında yaşanan problemlerdir. Gebelik sırasında problem yaşanmasına sebep olan şeyler ise annenin karnına darbe alması, sigara ve alkol kullanması ile kalp – damar hastalıkları yaşamasıdır. Ayrıca yüzde onluk bir kısmın da sebepleri belirsizdir. Çocuklar hem genetik faktörlerden hem de çevresel faktörlerden etkilendikleri için bebeklik ve çocukluk çağında epilepsi nöbetleri ile daha sık karşılaşılmaktadır.

Sara (Epilepsi) doğuştan mı olur?

Epilepsi hastalığına sebep olan faktörler arasında yüzdesel anlamda en büyük aktör genetik yatkınlıktır. Anne ve babada epilepsi hastalığı öyküsü olmasa dahi çocukta epilepsi gelişebilir. Bu, sebebi açıklanamayan oldukça ciddi bir durumdur. Doğuştan gelen epilepsi vakalarının yaklaşık olarak yüzde altmışı ergenlik döneminden sonra nöbet geçirmez.

Sara (Epilepsi) sonradan olunur mu?

Epilepsi hastalığının en büyük sebebi genetik faktörler olsa da çevresel faktörler de hastalığın ortaya çıkmasında etkilidir. Nörolojik hastalıklar, beyindeki kan damarlarına ilişkin hastalıklar ve travmalar bir anda epilepsi krizlerinin ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Ayrıca genetik yatkınlık olmasa dahi anne karnında yaşanan problemlerden dolayı, bebeklikte olmasa bile ergenliğe gelmeden önce epilepsi nöbetleri başlayabilmektedir.