Retina Yırtılması

Retina Yırtılması
Retina Yırtılması

 

Işığa duyarlı lif, sinir ve hücrelerden oluşan retina, kaliteli görüş için temel unsurdur. Retina yırtılması her yaşta görülebilen, ancak en fazla orta yaş ve üzeri kişileri etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu müdahale edilmediğinde tıpta retina dekolmanı denilen hastalığa neden olur. Bu sorun ailesinde retina yırtılması öyküsü olanlarda ve miyoplarda daha fazla görülür. Toplumda görülme sıklığı on bin kişide bir olarak belirlenmiştir. Göze direkt gelen darbeler sonucunda da retina yırtılması olabilir. Tedavi edilmediği takdirde hızla körlüğe kadar giden bir süreç yaşanır.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Sezgin Ceylan

Retina Yırtılması Hakkında

Retina gözün arkasında bulunan ve ışığa duyarlı bir dokudur. Net bir şekilde görmenin temel unsuru sağlıklı bir retinaya sahip olmaktır. Işık demeti halinde gelen sinyaller kornea, göz bebeği ve lensten geçerek retinaya ulaşır. Retina ise ışık demetlerini optik sinirden beyne geçen, beyinde görüntüler olarak yorumlanacak uyarımlara dönüştürür.

Gözün ortasında vitreus denilen, retinaya bağlı saydam bir jel ile kaplıdır. Bazı hallerde vitreus içindeki hücreler ya da küçük jel kümecikleri retinada gölgelenmeye neden olur. Bu durum görme alanında küçük beneklere, şeritlere, noktalara, bulutlara yol açar. Uçuşan cisimler olarak tanımlanan bu oluşumlar daha çok açık renkli arka plana, boş duvara ya da masmavi gökyüzü gibi düz bir fona bakarken görülür. Yaşın ilerlemesiyle birlikte vitreus denilen jelde büzüşme olur ve retinayı çeker. Bu durum oluştuğunda şimşek, ışık çakması, yıldız görme gibi hisler oluşur.

Sinir sisteminin parçası olan retina, görme bilgisini toplar ve beynin oksipital kısmındaki işlem merkezine ulaştıran ışık alıcıları ve sinir hücrelerinden meydana gelen bir ağdır. Bu mekanizmanın tamamı net görüntünün kalitesini ve hatırlanabilir olmasını etkiler.

Retina yırtılması retinadaki ışık alıcılarının pigment dokudan ayrılarak, camsı cisimdeki sıvının retinanın altında birikmesiyle oluşur. Pigment doku metabolik ve koruyucu bir öneme sahiptir. Bu yüzden retina yırtılması meydana geldiğinde, ışık alıcıları ölür ve görme kaybı oluşur. Akut bir durum olan retina yırtılması oluştuğunda acil cerrahi müdahale yapılması gerekir.

Retinada yırtık, devamında retina dekolmanı oluştuğunda, lazer uygulamaları faydalı olmaz. Retinanın yeniden bağlanması, görme netliğinin korunması için, mutlaka ameliyat yapılmalıdır. Retina yırtılması oluştuğunda, bazen kişinin görme alanında farklı büyüklükte perde ya da gölge meydana gelebilir. Bunun nedeni retina yırtılmasının ters resim olarak tasarlanmış üst retinada olmasındandır.

Hastaların bazısı retina yırtılmasının ilk belirtilerine diğer gözlerinde görme sorunu olmadığı için kayıtsız kalır. Hasta diğer gözde de retina yırtılması oluştuğunda, sorunu ciddiye almaya başlar. Gözdeki noktalar kaybolmadığı zaman yırtılma giderek ilerlemeye başlar. Cerrahi girişim yapılmadan kişinin görme kaybı ışık tanımadan öteye gitmez. Sarı benekler diye tanımlanan noktalar çok küçük olsalar da ışık alıcılarının görme işlevi açısından önemli bir rol üstlenirler. Noktaların yırtılması beslenmeye engel olur ve hücrelerin ölümü gerçekleşir.

Kişinin görme keskinliğinin korunabilmesi için, sarı nokta yırtılması olmaması gerekir. Bu yüzden retina yırtılmasında ilk belirtiler arasında ortaya çıkan perdeler oluştuğunda, acilen 24 saat içinde cerrahi müdahale yapılmalıdır.

Cerrahi girişim öncesinde hastada maküler yırtılmasını ertelemek ya da önlemek için, sırt üstü yatması gerekir. Sarı nokta yırtılmış ise, cerrahi girişim 4-7 gün içinde yapılabilir. Müdahalenin gecikmesi halinde retinada geri dönüşü olmayan değişimlerin düzeltilmesi mümkün olmayacaktır.

Retina Nedir?

Retina gözdeki ışığı algılayan bir tabakadır. Gözün iç duvarını kaplayan retina, beyinden gelen sinirlerden ve damarlardan oluşur. Retina hastalıkları görme duyusunu doğrudan etkiler. Retina muayenesi için önce kişinin görme derecesi ölçülür. Mikroskobik muayene sonrasında göz bebeğini genişleten damla kullanılır. Bu aşamadan sonra retina aletler yardımıyla incelenebilir.

Yırtıklı Retina Dekolmanı Nasıl Oluşur?

Retina yırtılmasının türleri arasında en çok görüleni yırtıklı retina türüdür. Bunun oluşmasında arka vitreus ayrışması, vitreus jelinin sıvılaşması, retina yırtılmasına neden olabilen gelişimsel ya da edinsel retina, vitreoretinal dejeneresanlar ile sıvılaşmış vitreusun retina altında birikmesine neden olan retina yırtıkları rol oynar.

Hacmi ortalama 4 ml, ağırlığı 4 kg olan jöle şeklindeki vitreus, göz hacminin 4/5 kadarını kaplar. İçeriği % 98 oranında sudan, gerisi bağ dokusundan oluşur. Çevresindeki yapılara yaslanan vitreus, tabanda sıkıca, optik sinir etrafında, parafoveal ve foveal denilen alanda yani sarı noktada, retina damarlarına, arka lens yüzeyine ise zayıf yapışır.

Vitreus jeli yaş ilerledikçe sıvılaşmaya başlar, kolajen liflerde çökelme ve büzüşme olur. Bunun sonucunda küçük gölcükler meydana gelir.

Vitreus yoğunlaşması gözün yuvarlak hareketlerinde ve retinadaki yapışıklık alanlarında çekintiye yol açar. Bu çekinti retina yırtıklarının oluşmasına neden olabilir. Uçuşan cisimler ve ışık çakması olan hastalardaki retina dekolmanlarının yaklaşık % 15 kadarında retina yırtığı bulunur. Bu yakınmaları olan retina yırtıklarının % 33-55 oranında retina dekolmanına yol açma riski vardır.

Yırtıklı retina dekolmanı olan hastaların % 60 kadarında dekolman öncesinde vitreus çekintisi yüzünden ışık çakmaları, kolajen liflerin görünümünden kaynaklı örümcek ağı şekilleri ve optik sinir önünden ayrılan vitreus korteksine bağlantılı yuvarlak oval opaziteler, retina yırtılmasından dökülen RPE hücreleri, damar yırtığından kaynaklı kan hücreleri yüzünden siyah ya da kırmızı noktalar görülebilir.

Hastalarda ayrılmış retina alanı kadar görme kaybı olur. Hastaların % 40 kadarında herhangi bir belirti olmadan dekolman nedeniyle görme alanı kaybı oluşur. Hastanın retina muayenesi sırasında dekolte retina yüzeyinin kırışık ve dışbükey görünümü belirlenir. Hastaların % 97 kadarında da retina yırtılması tespit edilir. Yerçekiminin etkisiyle retina altı sıvısında fazla yer değişimi olmaz. Sıvının kısmi direne olması yüzünden göz içi basıncı 5 mm/Hg kadar düşer.

Yırtıklı retina dekolmanı oluşumunda etkili olan çevresel retina dejeneresansları arasında, Lattice dejeneresans, kistik retina püskülleri, retinoskizis, bastırmaksızın beyaz dejeneresans sayılabilir. Bunlar arasından en sık görülenlerinden olan, Lattice dejeneresans yırtıklı retina dekolmanı olgularının yaklaşık % 30 kadarından sorumludur. Toplumda % 8 oranında görülme sıklığı vardır. Kistik retina püskülleri ise, vakaların % 10 undan sorumlu olur. Genellikle belirti vermeden tek taraflı gelişirler.

Retina Dekolmanı Oluşumu Fark Edilir mi?

Körlüğe kadar gidebilen retina dekolmanı, retinanın yapıştığı tabakadan yırtılması nedeniyle ayrılması, devamında beslenmenin bozulması sonucunda hücrelerin ölmesiyle sonuçlanır. Makulaya kadar ilerleyen retina dekolmanı merkezi görme kaybına neden olur. Tedavide zaman kaybı olursa, retina başarıyla yerinde yapıştırılsa bile, hücrelerin geriye dönüşümü olanaksız hale gelir. Başarılı bir operasyon yapılsa da kişinin görme yeteneği eskiye dönmez. Bu yüzden retina dekolmanı oluşumunun erken aşamadan teşhis edilmesi ve tedavisi önemlidir.

Retina dekolmanı oluştuğunda ağrıya neden olmadan ilerler. Ancak bazı belirtiler verebilir. Bu belirtilerin önemsenmesi görme kaybına engel olabilir. Gözün açık ya da kapalı halinde oluşan ışık çakmaları, uçuşan cisimlerin aniden ortaya çıkması, görme bulanıklığının ya da kaybının göz kırpma ile geçmemesi, görme alanında gelişen gri siyah perde retina dekolmanı oluşumunu fark etmenize yardımcı olacaktır. Bu belirtilerin biri ya da birkaçı bulunuyorsa, kişinin retina muayenesi olması gerekir.

Eğer retina dekolmanı oluşmadan yırtık tespit edilirse, lazer tedavisi ile tedavi uygulanabilir. Bu hastaların önemli bir kısmında retina yırtığı ameliyatına gerek kalmadan tedaviyi sağlayabilir. Tedavisi geciktirilen retina yırtığı ise, kişinin görme yeteneğinin kaybına neden olur. Bu süreç oldukça hızlı ilerlediğinden, belirtilerin iyi takip edilmesi ve göz muayenelerinin ihmal edilmemesi gerekir.

Retina Yırtılması Tekrar Eder mi?

Retinada oluşabilecek dekolman tedavi edilse dahi tekrardan oluşma ihtimali vardır. Cerrahi müdahale sonrasından gözün içinde temizlenmiş olan zarlar bazı hastalarda yeniden oluşabilir. Bazen de retinada yeni yırtıklar olabilir ve retina yırtılması nüks edebilir. Tekrar eden retina yırtılması için yeniden vitrektomi operasyonu yapılır. Retina yırtılmasında tedavi, oluşan zarların temizlenmesinin ardından deliklerin tedavi edilmesini kapsamaktadır. Bazı hastalarda retina yırtılması birden fazla sayıda tekrar edebilir. Her defasında ameliyatın yeniden yapılması gerekir. Retina yırtılması nedeniyle yapılan ameliyatlarda genellikle % 90 oranında başarı elde edilir. Bu göz hastalığının cerrahi girişim dışında tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Bu yüzden tedavisi ihmal edilmemeli, ameliyat olan hastalarda takip altında olmalıdır.

Retina Yırtılması Hastalığı Nedenleri

Retina yırtılması hastalığı göz küresini dolduran vitreus jelin şekil değiştirerek retinayı çekmeye başlarsa oluşur. Meydana gelen yırtıktan vitreus sıvısı sızarak, retinanın gözün arka duvarından ayrılmasına neden olur. Yaşlandıkça vitreus sıvısının büzüşmesi normal kabul edilir. Bu etken genellikle retina hasarına yol açmaz.

Fakat bazı etkenler retina yırtılması hastalığı riskini arttırır. Uzağı iyi görememe sorunu yüksek miyopi, daha önceden glokom, katarakt ya da başka bir göz cerrahisi geçirilmesi, ağır göz yaralanması, göze alınan darbeler, öteki gözde daha önceden retina dekolmanı olması, ailede retina yırtılması öyküsü olması, göz muayenesinde fark edilebilecek derecede retinada zayıflıklar olması, enflamasyon retina yırtılması hastalığı riskini artırabilir. Bu riskleri taşıyan kişiler, retina yırtılması belirtilerini mutlaka önemsemelidir. En doğrusu düzenli olarak takip altında olmalarıdır. Ciddi göz yaralanmalarında ise, retina muayenesi yapılması ihmal edilmemelidir.

Arka Vitreus Dekolmanı

Vitreus yapı itibarıyla biçimlendirici ve şok emici işlevi olan kıvamdadır. Komşu olduğu yapılara yaslanır. Retinada yer alan yapışıklıklar kimi zaman gevşek olmakla beraber kimi zaman oldukça sıkı olabilmektedir. Retina dekolmanı meydana gelmesi için retinada yırtılma olması gerekir. Vitreus jelinin yaşlanma nedeniyle sıvılaşması ve vitreusun arka kısmına geçmesi nedeniyle arka vitreus dekolmanı oluşur. Bunun meydana geldiği hastaların pek çoğunda retina yırtılması olmaz. Ancak hekimler sıkı yapışıklıkların bulunmasından dolayı, retinada yırtılmalarla karşılaşabilmektedirler. Sağlam retinalarda arka vitreus dekolmanı ve retina dekolmanı riski % 10-15 oranındadır. Daha önceden göz ameliyatı geçirenlerde, ailesinde dekolman öyküsü olanlarda ve yüksek oranda miyopi sorunu bulunan kişilerde bu risk fazladır. Yırtılan retinadan sıvı girdiği takdirde retina dekolmanı oluşur.

Yırtığın Oluşması

Gözün içini kaplayan yumurta akı kıvamında jölemsi vitreus denilen yapıyla doludur. Yaş ilerledikçe vitreusun sulanması yapısının bozulmasına neden olur. Jelde oluşan küçük kümeler ve lifler ise, gözün önünde uçuşan saç telleri gibi ya da sinek gibi algılanır. Vitreusun yapısı bozulmaya başladığında, retinadan da ayrılmaya başlar. Bu bozulmanın en önemli nedeni yaşın ilerlemesi ve kişinin risk faktörlerini taşımasıdır. Retinanın ayrılmaya başlayan bölgesinden vitreus sıvısı sızmaya başlar. Retinanın arka kısmına inen sıvı nedeniyle gözde uçuşan sinekler, ışık çakmaları, kurum yağması gibi belirtilerde oluşabilir. Yırtığın oluşması arka vitreus dekolmanı yani ayrışması sırasında meydana gelebilir.

Retina Yırtılması Hastalığı Belirtileri

Retina yırtılması hastalığının belirtileri fark edildiğinde, zaman kaybetmeden bir göz doktoruna muayene olunması gerekir. Çünkü retina yırtılması kısa sürede retina dekolmanına neden olabilir. Makula yani görme merkezinin tutulmadığı retina dekolmanında, hastanın görme duyusu azalmaz. Hasta görme alanında oluşan defekti anlamayabilir. Bu yüzden belirtiler önemsenmeli ve göz muayenesi olunmalıdır. Retina yırtılması hastalığının belirtileri ise aşağıdaki gibidir;

  • Gözde uçuşan cisimlerin sayısında ve boyutunda aniden artma olması
  • Retina yırtılmasının ilk aşamasında gözde ani ışık çakmalarının olması
  • Görme alanının tamamında hareketli gri perdenin olması
  • Görme alanın perifer kısmında gölge oluşması
  • Görme duyusunun aniden azalması

Retina yırtılması hastalığında ışık çakmasının ardından ya da ışık çakması olmadan sadece gözde siyah noktaların uçuşması yırtılmanın en önemli belirtisi olarak kabul edilir. Kişinin yaşı ilerledikçe vitreusta büzüşme meydana gelir. Vitreus bu nedenle yaslandığı retina tabakasından ayrılır. Bu duruma arka vitreus’ta oluşan dekolman adı verilir. Bu aşamada hastaların bir kısmında ışık çakmaları olabilir. Bunların oluşma nedeni retina üzerinde meydana gelen çekintilerdir. Çekintilerin retina yırtığına yol açması halinde, kurum yağışı gibi gözde fazla sayıda uçuşan siyah nokta oluşabilir. Retina yırtığı teşhis edildiğinde, ilk aşamada lazer tedavisi uygulanırsa retina dekolmanının oluşmasına engel olunabilir. Bu yüzden siyah nokta uçuşmaları ve ışık çakması olan kişilerin zaman kaybetmeden göz doktoruna giderek detaylı bir retina muayenesi olmalıdır. Bu belirtileri önemsemek ve önlemini almak kişiyi körlük riskinden koruyacaktır.

Görme Alanında Uçuşan Noktalar Görmek

Görme alanında uçuşan noktalar görmek, retina yırtılması gibi ciddi bir göz hastalığının belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Erken dönemde retina yırtılmasının teşhis edilmesi halinde lazer tedavisiyle sorun giderilebilir. Tedavide geç kalınırsa, retina ayrılması (retina dekolmanı) denilen daha zor tedavi edilebilen, körlüğe kadar giden bir hastalık oluşabilir. Bu nedenle görme alanında uçuşan noktalar görülmesi halinde göz doktoruna gidilmeli ve muayene olunması gerekir.

Gözde Işık Çakmaları Hissetmek

Gözün arka duvarında retinaya birkaç yerden yapışık halde olan vitreus büzüştüğü zaman retinayı çekiştirir ve yırtıklara yol açar. Vitreusta sıvılaşan jel yırtıktan geçtiği zaman retina da göz duvarından ayrılır. Retina ayrılması yani retina dekolmanı gözde ışık çakmaları hissetmek, siyah noktacıklar görmek gibi önemli belirtilere neden olur. Bu aşama retina yırtılmasının erken dönemde teşhis edilmesine yardımcı olabilir. Retina dekolmanının ilerlemesi halinde merkezi görme kaybolur. Bu aşamada herhangi bir şeyi okuma ya da görme mümkün olmaz.

Ani Görme Kaybı

Ani görme kaybı göz hastalıkları içinde önemsenmesi gereken bir durumdur. Bunun pek çok nedeni olabilir. Bunlardan retina dekolmanı oluştuğunda aslında ani gelişmeyen, hastanın bunu fark etmesi belirli bir süre alan bu sorun yaşanabilir. Hastalığın görme merkezine kadar ilerlemesi halinde ani görme kaybı hissedilebilir. Retina tabakalarının farklı sebeplerle yırtılması ve birbirinden ayrılmasıyla görme sorunu başlar. Hastaların retina yırtılmasını görme merkezine kadar ilerlemesini fark edememesinden dolayı ani görme kaybı oluşur. Belirtileri önemseyen hastalarda ise, sorun görme merkezine kadar ilerlemeden fark edilebilir ve cerrahi müdahale ile düzeltilebilir.

Retina Yırtılması Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Retina yırtılması gözün dışından bakıldığında belli olmaz. Bu nedenle retina yırtılmasını işaret eden belirtiler varsa bir göz doktoruna gidilmesi önerilir. Retina yırtılmasının teşhis edilebilmesi için detaylı bir göz muayenesi yapılmalıdır. Bazı vakalarda rutin göz muayenesi sırasında da retina yırtılması fark edilebilir. Tüm bunlar dikkate alındığında kişilerin rutin göz muayenelerine gitmeleri oldukça değerlidir.

Muayene sırasında önce hastanın görme keskinliği değerlendirmesi, biyomikroskopta ön segment muayenesi ve göz tansiyonu ölçümü yapılır. Ardından göz bebeğinin geçici bir süre büyümesini sağlayan bir damla damlatılır. Bir süre beklendikten sonra oftalmoskop denilen aletle retina muayenesi yapılır. Ayrıntılı bilgi almak için, bazı hastalarda göz ultrasonografisi de yapılabilir.

Görme Keskinliğinin Değerlendirilmesi

Göz muayenesinde öncelikli olarak, en sık görme keskinliğinin değerlendirilmesi yapılır. Bu refraksiyon kusurlarının düzeltilmesinde, tedavinin belirlenmesinde ve hastanın takibinde önemlidir. Hastanın görme derecesinin doğru belirlenmesi oldukça önemlidir. Görme keskinliğinin ölçülmesinde oküler muayene önemli bir aşamadır. Görme keskinliğinin değerlendirilmesi sırasında eşeller kullanılır. Bu değerlendirmede Snellen ve ETDRS eşeli daha fazla kullanılır.

Ayrıca hasta doktor açısından öznel değerlendirmelerin yapılabilmesi ve standardizasyonunun olmamasından dolayı log-MAR tabanlı eşellerin de görme keskinliğinin değerlendirilmesi sırasında kullanımı yaygındır. Hastanın yaklaşık 5-6 mt uzaklıktan görebildiği en küçük sıra tespit edilir. İşlem esnasında asıl amaç görme keskinliğinin ölçülmesidir. Bu ölçüm iki göz içinde camlı ve camsız olarak yapılır.

Biyomikroskopta Ön Segment Muayenesi

Retina muayenesi sırasında bazı değerlendirmeler yapılır. Bunlardan biri biyomikroskopta ön segment muayenesi yapılmasıdır. Bu işlemler herhangi bir göz muayenesinde dahi gerçekleştirilmektedir. Göz muayenesinin daha kolay yapılabilmesi amacıyla gözün ön kısmının biyomikroskop adı verilen medikal cihaz yardımı ile yapılması gerekmektedir. Aydınlatma sisteminde yarıklı lamba bulunduğundan, kesitsel muayene olanağı elde edilir. Özel mercekler sayesinde arka segmentin binoküler muayenesi de bu esnada yapılabilir.

Göz Tansiyonu

Retina yırtılması şüphesi olan hastalarda yapılan retina muayenesi sırasında göz tansiyonu ölçümü de yapılır. Bu ölçüm sırasında kontakt ve non-kontakt denilen iki farklı yöntem kullanılabilir. Bu yöntemde biyomikrosoba monte edilmiş bir ataçman kullanılmaktadır. Rutin göz taramalarında 40 yaş ve üzeri hastaların göz tansiyonu mutlaka ölçülmelidir.

Damla Uygulanarak Göz Bebeğinin Büyümesi

Retina yırtılması için yapılan retina muayenesinde detaylı incelemeyi kolaylaştıran damla uygulanarak göz bebeğinin büyümesi sağlanır. Muayenede oftalmoskop denilen cihazlar, oftalmoskopi denilen retina, görme merkezi ve optik sinir başı muayenesinde kullanılır. Muayene direkt ve indirekt şekilde yapılabilir. Bu muayenede pupiller dilatasyon sağlayan damlaların kullanımı muayenenin kolay yapılmasını sağlar. Günümüzde neredeyse bütün hastanelerde ve göz dal merkezlerinde yer alan tonometri adlı tıbbi cihazlar yardımıyla hastaya herhangi bir şekilde müdahale etmeden ve dokunmadan göz tansiyonu ölçülebilmektedir.

Bu şekilde göz dibinin düz ve büyük görünümü elde edilir. İndirekt oftalmoskopi sırasında da özel mercekler kullanılarak, hastanın gözüne ışık verilir. Bu şekilde göz dibinin küçük ve ters görünümü değerlendirilir.

Retina Muayenesi

Retina muayenesi detaylı bir muayenedir. Özellikle retina yırtılması, retina dekolmanı şüphesi olan hasta grubunda bu muayenenin yapılması gerekir. Muayene sırasında belirli aşamalar izlenir. Hastanın görme keskinliğinin değerlendirilmesinden sonra biyomikroskopta ön segmente bakılır ve göz tansiyonu ölçümü yapılır. Ardından muayeneyi kolaylaştıran özel damlalar kullanılarak, göz bebeğinin geçici bir süre büyümesi sağlanır. Daha sonra oftalmoskop cihazlarıyla retina detaylı olarak incelenir.

Retina Yırtılması Risk Faktörleri

Retina yırtılması riski bazı kişilerde daha yüksektir. Daha önceden katarakta ameliyatı geçirmek, yüksek miyopi sorununun bulunması, YAG laser kapsülotomi uygulanması, diğer gözde retina dekolmanı oluşması retina yırtılması risk faktörleri arasındadır. Ayrıca ailesinde retina yırtılması olanlar, hastanın travma geçirmesi, yaşı, gözbebeğinin daraltan miyotik damla kullanımı, serum kortizol düzeyinde düşme görülen yaz ve bahar dönemi de risk faktörleri arasındadır.

Yüksek Miyopi

Genetik bir rahatsızlık olan yüksek miyopi, retina yırtılması açısından risk faktörü olarak kabul edilir. Göz içindeki lenste lekelerin olması, retinanın bozulması, yüksek astigmat, göz tansiyonu gibi etkenler yüksek miyopi hastalarında görmenin bozulmasında etkilidir. Buna engel olmak için, retina, vitreus ve kornea gibi ortamların saydamlığı korunmalı, koroid ve retinanın, göz bütünlüğünün bozulmaması, astigmata yol açan yamulma önlenmelidir. Retinadaki bozulmalar nedeniyle ışık çakması, gözde uçuşmalar, siyah leke gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Yüksek miyopi hastaları retina yırtılması bakımından riskli görüldükleri için, düzenli olarak göz muayenesi olmalıdır.

Gözüne Darbe Almış Kişiler

Retina yırtılması açısından bazı risk faktörleri vardır. Ancak bazı durumlarda gözüne darbe almış kişilerde de retina yırtılması, retina dekolmanı oluşabilir. Göze gelen darbelerde retinaya zarar verebilir. Böyle bir durumda retina muayenesi için, zaman kaybetmeden bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Olası retina yırtılmasına acilen cerrahi müdahale yapılması gerekebilir.

Daha Önce Göz Ameliyatı Geçirmiş Kişiler

Daha önce göz ameliyatı geçirmiş kişiler retina yırtılması bakımından yüksek riskli kabul edilir. Özellikle arka vitreus dekolmanı ve vitreus sıvılaşmasına neden olabilen katarakt ameliyatı geçirenlerde retina yırtılması, retina dekolmanı riski daha fazla olur. Bu kişilerin tedbir amaçlı düzenli olarak, normal göz muayenesi dışında rutin retina muayenesinden de geçmesi gerekir.

Retina Yırtılması Komplikasyonlar

Retina yırtılması görmeyi sağlayan, retina pigment epitel tabakası ve sinir lifi tabakasından oluşan göz içi duvarını dolduran saydam dokuda meydana gelir. Bu göz hastalığının tedavisi geciktirilirse ciddi göre kayıpları yaşanabilir. Retinadaki sinir lifi tabakasıyla retina pigment epitel tabakalarının ayrılması retina dekolmanının oluşmasını sağlar. Bunun nedeni retinadaki yırtık yüzünden tabakalar arasında sıvı sızmasıdır. Bu rahatsızlığın acilen cerrahi girişimle tedavi edilmesi gerekir. Çünkü kısa sürede kişinin görme yeteneğinin kaybolmasına neden olabilir. Retina yırtılması komplikasyonlar bakımından hastalarda farklı şekillerde etkili olabilir.

Ağrı

Retina yırtılması genellikle ağrı sorununa neden olmaz. Bu yüzden erken aşamada teşhisi de zordur. Gerek retina yırtılmasının olduğu süreçte, gerekse ameliyat sonrasında hastalar için ağrısız bir süreç olur.

Fonksiyon Bozuklukları

Retina yırtılması sorununda retinanın fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememesi söz konusudur. Retina gözde net görüş sağlanması için en önemli dokudur. Retinada yırtık olması nedeniyle gözde uçuşan sinekler, şimşek çakmaları, siyah noktacıklar en belirgin bulgular arasındadır. Retina yırtılması sonucunda retina dekolmanı oluşursa, görme fonksiyonunun kaybedilmesi gibi ciddi bir komplikasyon gelişir. Sarı noktanın tutulduğu vakalarda görme fonksiyonu oldukça azalır. Bu sorun en fazla yüksek miyopi hastalarında görülmektedir.

Gözlük Derecelerinin Artması

Göze alınan darbe nedeniyle retinanın hasar görmesi ya da retina yırtılması açısından risk faktörlerini taşıyan kişilerde retina yırtılması sorunu görülebilir. Yırtığın derecesine göre kişinin gözlük derecelerinin artması gibi komplikasyon yaşanabilir.

Özellikle retina yırtılması bakımında risk faktörü olarak görülen yüksek miyopi hastalarının bu konuda dikkatli olması gerekir. Bu göz hastalığı fazla belirti vermese de, kısa sürede gözlük derecelerinin artması gibi bir durumla karşılaşılırsa, kişinin retina muayenesinden geçmesi önerilir.

Retina Yırtılması Nasıl Önlenir?

Retina yırtılmasını önlemek için risk faktörlerini taşıyan kişilerin göz ve retina muayenelerini düzenli olarak yaptırmalıdır. Ayrıca gözün darbelere karşı korunması gerekir. Retina yırtılması fazla belirti vermez. Özellikle ağrı gibi bulguları olmaz. Fakat gözde ışık çakmaları, görmede bulanıklık, grimsi perde, küçük siyah noktacıklar gibi bulgular olursa hemen önlem alınmalıdır. Yapılacak retina muayenesi sayesinde retina yırtılması başlangıç aşamasında teşhis edilebilir. Sadece cerrahi müdahale ile tedavi edilebilen retina yırtılması bu şekilde lazer tedavisiyle önlenebilir.

Risk Faktörleri Doğrultusunda Koruyucu Tedaviler Uygulanması

Kişilerde risk retina yırtılması risk faktörleri ve arka vitreus dekolmanı belirtileri varsa retina muayenesinde bazı değerlendirmeler yapılmalıdır. Retina dekolmanına hazırlayıcı bulgular, retina diyalizleri, at nalı yırtıklar, çekintili periferik pigment kümeleri, bastırmaksızın beyaz dejeneresanslar, yuvarlak atrofik delikler gibi değerlendirmeler ihmal edilmemelidir. Gerekli görülürse risk faktörleri doğrultusunda koruyucu tedaviler uygulanması, retina yırtılması ve retina dekolmanını önlemeye yardımcı olabilir.

Retina yırtığı teşhis edilmiş ya da retinada zayıf alanlar tespit edilmiş kişilerin koruyucu tedavilere yönlendirilmesi gerekir. Koruyucu tedavilerde retinada olan delikler ya da yırtılma riski fazla olan bölgeler argon lazer yardımıyla retina arkasında bulunan pigment epiteline yapıştırılır. Bu şekilde hastalar cerrahi girişime gerek kalmadan tedavi edilebilir. Ancak bu yöntemin başarılı olmadığı hasta grupları da vardır. Lazer tedavisi sonrası hastaların yakın takipte olması, olası sorunda acilen ameliyata alınması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Bu bölümde retina yırtılması hakkında merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. Retina yırtılması çok ciddi bir göz hastalığı olarak kabul edilir. Yırtığın retina dekolmanına kadar gitmesi, kişinin görme uyucunu kaybetmesine neden olur.

Retina yırtığı nasıl tedavi edilir?

Retina yırtığı meydana geldiğinde retina dekolmanı oluşmadan erken teşhis yapılırsa, argon laser yardımıyla yırtık alanlar arkadaki pigment epitel tabakasına yapıştırılabilir. Bu şekilde takibe alınır. Hastaların büyük çoğunluğunda retina yırtığı bu şekilde tedavi edilebilir. Tedavide başarısızlık olursa, mutlaka cerrahi girişim yapılmalıdır. Ancak yırtıklı retina dekolmanları oluştuğunda, mutlaka cerrahi müdahale yapılması gerekir. Tedavi yöntemleri arasında laser ya da kriyoterapi ile yırtığın kapatılması, dıştan geçici ya da kalıcı materyal kullanılarak skleraya bası sörklaj, pnömatik retinopeksi yani göz içi tampond ve vitrektomi ameliyatları bulunmaktadır.

Retina yırtığı ameliyatları başarı oranı nedir?

Yırtıklı retina dekolmanları için uygulanan ameliyatların başarı oranı % 90 seviyesindedir. Bu ameliyatları deneyimli cerrahların yapması başarı oranını yükseltir. Ameliyattan sonra retina yırtığının tekrarlama riski vardır. Bu durumda ikinci bir ameliyat yapılabilir. Görme sonucunu olumsuz şekilde etkileyebilecek unsur merkezi görme alanındaki sarı nokta bölgesinde dekole oluşmasıdır. Çekintili dekolmanda ameliyatın başarı oranı daha düşüktür. Bu tür riskler hastanın retina muayenesi sırasında belirlenebilir. Buna rağmen retina yırtığı ameliyatı mutlaka yapılmalıdır.

Retina yırtığı tedavi edilmezse körlüğe sebep olur mu?

Retinadaki yırtığın mutlaka tedavi edilmesi gerekmekte olup, daha büyük göz problemleri doğurmadan önüne geçmek gerekmektedir. Çünkü retinadaki görme hücrelerinde kalıcı hasar oluşur. Yırtıktan sızan sıvının makula bölgesine yani merkezi görme alanına ulaşması halinde hastada hızlı bir şekilde görme kaybı meydana gelir. Sarı nokta bölgesinin sızıntıdan etkilenmesi görme fonksiyonuna daha fazla etki yapar. Bu hastalarda körlük riski yüksektir.

Retina yırtığının yaş ile ilgisi var mı?

Retina yırtığının yaş ile ilgisi bulunmamaktadır. Ancak en fazla orta yaş üzeri kişileri ve risk faktörü yüksek olan kişileri etkiler. İlerleyen yaşla birlikte vitreus jelindeki sıvılaşma olması ve risk faktörleri retina yırtığı riskinin artmasına neden olur. Sağlıklı kişilerin dahi göz ve retina muayenelerini ihmal etmemeleri gerekir. Retina yırtığı ne kadar erken aşamada teşhis edilirse, tedavisi daha başarılı bir şekilde yapılabilir. Gözü görme fonksiyonu korunabilir.

Retina yırtığı ameliyatı SGK tarafından karşılanıyor mu?

Retina yırtığı ameliyatı SGK tarafından karşılanmaktadır. Bu ameliyatlar devlet ve kamu hastanelerinde ve SGK anlaşmalı özel hastanelerde yapılabilir. Retina yırtığı ameliyatı ihmal edilemeyecek kadar önemlidir. Körlük riskine karşı acilen yapılmaları gerekir.

Retina yırtığında erken teşhisin önemi nedir?

Retina yırtığında ve arka vitreus dekolmanı oluşumunda hastaların en az yarısında gözde sinek ya da örümcek uçuşması, ışık çakması gibi aniden başlayan belirtiler meydana gelir. Bu belirtilerin oluşması halinde hemen göz dibi muayenesinin yapılması gerekir. Retina yırtığında erken teşhiste yani yırtığın oluşması sırasında lazer tedavisi yapılırsa, retina dekolmanı oluşumu önlenebilir. Fakat bazı hastalarda buna rağmen retina dekolmanı gelişebilir.

Retina yırtığı ameliyatları riskli mi?

Retina yırtığı ameliyatlarının sonuçları kıyaslandığında risk oranı önemsiz hale gelmektedir. Çünkü retina yırtığı kendi kendine iyileşmez ve tedavi edilmediğinde körlüğe kadar gider. Eğer sadece retina yırtığı varsa lazer tedavisi retina dekolmanı oluşmasına engel olabilir. Ancak lazer tedavileri sonrası ikinci bir ameliyata gerek kalabilir. Ameliyatların göz sağlığına fazla olumsuz etkisi olmaz. Gözün iç tabakasını kaplayan vitreus yerine başka sıvılar kullanılır.

Operasyonda vitreus yerine konulan madde silikon yağı olursa, birkaç ay sonra yeni bir ameliyat yapılarak silikon yağının çıkarılması gerekebilir. Çoğu zaman gözün kendi sıvıları ilerleyen süreçte ameliyatta kullanılan sıvıların yerine geçer.

Ameliyatın ardından göz etrafından kızarıklık ve morarma, göz kapağında şişlik gibi geçici etkiler oluşabilir. Bazı hastalarda göze bir şey kaçmış gibi his oluşabilir. Ağrı nadiren görülen bir durumdur. Gözün hızla iyileşmesinde ilaçlı göz damlaları çok etkili olur. Göz ameliyattan önceki gibi sağlıklı hale gelir.

Retina yırtığı önlenebilir mi?

Retina yırtığı oluşması maalesef önlenemez. Çünkü bunun oluşmasında bazı risk faktörleri etkili olabilir. Kişinin daha önceden katarakt, glokom gibi göz ameliyatları geçirmiş olması, yüksek miyopi hastası olması, ailede retina yırtığı görülmesi, göz travmaları gibi etkenler risk faktörü olarak kabul edilir. Ancak rutin göz ve retina kontrollerinin ihmal edilmemesi sayesinde erken aşamada retina yırtığının teşhis edilmesine ve önlem alınmasına yardımcı olur. Bu işlemler ile birlikte retinada oluşabilecek herhangi bir yırtık retinada bulunan dekolmanı etkilemeyecektir.

Retina yırtıklarının beslenme ile ilgisi bulunuyor mu?

Retina yırtıklarının beslenme ile ilgisi bulunmaz. Kişinin yüksek miyopi gibi risk faktörlerini taşıması, göze şiddetli darbelerin alınması gibi etkenler retina yırtıklarına yol açabilir. Ancak retina sağlığı açısından karotenden zengin sebze ve meyvelerin tüketilmesi, balık çeşitleri, zeytinyağı, pekmez, yer fıstığı gibi besinlerin tüketilmesi de önerilir.

Retina yırtıkları tedavi edilmezse ne olur?

Retina yırtıkları maalesef kendiliğinden iyileşmez. Tedavi edilmediği zaman hızlı bir şekilde ilerleyerek, kişide kalıcı körlüğe neden olur. Merkezi görme alanını etkileyen yırtıklarda körlük riski yüksektir. Özellikle sarı nokta alanının etkilediği vakalarda körlük riski yüksek olur. Retina yırtıkları oluştuktan sonra körlüğe giden süreç oldukça hızlı gelişir. Bu nedenle retina yırtıklarına ait belirtiler oluştuğunda acilen bir göz doktoruna gidilmelidir. Retina yırtığına erken aşamada müdahale edilir, lazer tedavisi uygulanırsa retina dekolmanı oluşmasına engel olunabilir. Tedavi edilmeyen retina yırtıklarının körlükle sonuçlanacağı unutulmamalıdır.

Retina yırtığı edinsel midir? Doğuştan mıdır?

Retina yırtığı genellikle dış etkenlerin varlığıyla gelişir. Yani retinadaki yırtıkların nedeni edinseldir. Ancak kişinin doğuştan gelen özelliklerine bağlı olarak retina yırtığı risk oranı yükselebilir. Örneğin genetik bir hastalık olan yüksek miyopi hastalarında retina yırtığı oluşma riski fazladır. Bu kişilerde retina yırtığına yatkınlık olduğundan, yakın takibe alınmaları gerekir. Aynı şekilde genetik olarak retinanın bazı alanlarında zayıflık olan kişilerde retina yırtığına yatkın olabilir. Ailesinde daha önce retina yırtılması öyküsü bulunan kişilerde de risk oranı yüksektir. Bu nedenle retina yırtığının doğuştan gelen özelliklerden gelişebileceği belirtilebilir.

Retina yırtılması genetik mi?

Retina yırtılması, retinanın incelmesiyle doğrudan alakalıdır. Retinası doğuştan ince olanlarda yani genetik olarak bunu taşıyanlarda retina yırtılmasının gelişme ihtimali daha fazladır. Tek başına genetik faktörler ise retina yırtılmasının gelişmesi için yeterli değildir. Altı derece ve üzerindeki miyoplarda dereceyle doğru orantılı olarak retina yırtılması ihtimali artmaktadır. Göze yapılan cerrahi müdahaleler ileri yaşlarda retina yırtılması riskini artırmaktadır. Kataraktın kendisi ve katarakt ameliyatı retina yırtılması riskini artırmaktadır. Göz küresinin hareket etmesini sağlayan sıvının azalması retina yırtılması ihtimalini artırmaktadır.