Lyme Hastalığı

Lyme Hastalığı
Lyme Hastalığı

 

Lyme hastalığı kenelerin vücuda tutunmasıyla bulaşan borrelia burgdorferi adlı bakterinin meydana getirdiği bir hastalık türüdür. Adını Amerika'nın Connecticut kentine bağlı lyme kasabasından almaktadır. Lyme hastalığı ilk görülmeye başladığı dönemlerde bu kasabada çok yoğun olarak görüldüğü için bu isim verilmiştir. Lyme hastalığı vücudun birçok sistemini tutmaktadır. Bakterinin yayılması ile sinir sistemi, kalp, eklemler, omurilik, beyin etkilenmekte ve farklı belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Hastalığın ilk belirtileri arasında kenenin tutunduğu bölgede kızarıklık ve döküntü şeklinde olabilmektedir. Bazı vakalarda bu belirti olmayabilir. Derideki kızarıklık kırmızı, yuvarlak bir görüntü ile başlayıp daha sonra ortası açık renk olarak halka şeklini alması ile diğer deri döküntülerinden ayırt edilebilir. Erken dönemde teşhis edilmesi halinde hastalık tamamen tedavi edilebilmektedir. Bazı vakalarda hastalık uzun süre belirti vermeyebilir. Hastalığın kronikleşmesi tedaviyi zorlaştırabilmekte ve tedavi süresini uzatabilmektedir. Bakterinin vücudun diğer sistemlerine yayılması ile birlikte eklem, kalp ve sinir sistemine ait belirtiler, menenjit, yüz felci, depresyon, yorgunluk, hafıza sorunları, uyku problemleri gibi nörolojik belirtiler ve kronik artrit gelişebilmektedir. Lyme hastalığı ülkemizde çok fazla görülmemesi ve tuttuğu sisteme bağlı belirtiler vermesi nedeni ile bazen teşhis edilememektedir. Hastalığın teşhisi western blot adı verilen laboratuvar testi ile konulmaktadır. Bu hastalık kan nakli, organ nakli ve cinsel yolla bulaşabilen bir hastalıktır.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Mehmet Karahan

Lyme Hastalığı Hakkında

Lyme hastalığı vücudun birçok bölgesini etkileyebilen bir hastalıktır; ancak gerek Türkiye’de Lyme hastalığı konusunda farkındalığın az olması gerek de yeterli sayıda konuda uzman doktor olmaması nedeni ile hastalığın teşhisi zor olmaktadır. Lyme hastalığı çok fazla sayıda hastalığı taklit etmesi nedeni ile de başka hastalıklarla karıştırılmakta bu da teşhisi zorlaştırmaktadır. Epilepsi, MS, hiperaktivite, alzheimer, kalp hastalıkları ve gribal enfeksiyon (hastalığın erken dönemlerinde) teşhis aşamasında karıştırılan hastalıklardan bazılarıdır. ELISA ve western blot testleri ile teşhis edilmektedir. Hastalık teşhis edildiği evreye bağlı olarak çeşitli antibiyotiklerle tedavi edilmektedir. İnsanların bu hastalıktan korunmak için hayvanlarını aşılamaları, kan emen kene sivrisinek gibi canlılara karşı dikkatli olmaları gerekmektedir.

Lyme Hastalığı Nedir?

Lyme hastalığı borrelia burgdorferi adlı bakterinin kene yolu ile bulaşması sonucu oluşan bir enfeksiyondur. Zor teşhis edilen bir hastalıktır. Bakteri bulaştıktan bir süre sonra deride enfeksiyon, ateş, baş ağrısı, eklem ağrısı ve halsizlik gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Erken teşhis edilemeyen hastalarda ileriki dönemlerde kalpte ritim problemleri, kalp tutulumları, merkezi sinir sistemi tutulumları ve eklem enfeksiyonları görülebilmektedir. Tedavi edilmediğinde kalıcı sorunlara yol açabilen bir hastalıktır.

Nasıl Bulaşır?

Hastalık temel olarak keneler aracılığı ile insanlara bulaşmaktadır. Ancak sivrisinekler ve kene gibi kan emen canlılar, kan nakli, doku ve organ nakli ve cinsel yolla da bulaşma meydana gelebilmektedir. Cinsel yolla bulaştığına dair farklı uzman görüşleri olmakla beraber net bir veri elde edilmiş değildir. Hamilelikte kan yolu ile bebeğe bulaşma da olabilmektedir.

Tedavi

Lyme hastalığı tedavi edilebilen bir hastalıktır ve hastalığın tedavisinde antibiyotikler kullanılmaktadır. Hastalığın erken teşhisi tedavi sürecini önemli ölçüde etkilemektedir. Erken dönemde teşhis edilen olgularda oral antibiyotik tedavisi ile tamamen iyileşme sağlanmaktadır ve iyileşme süreci daha kısa olmaktadır. İleri evrede teşhis edilen lyme hastalığı diğer sistemlerde enfeksiyon ve sorunlara neden olabileceği için belirtilere göre ilave tedavilerde uygulanmaktadır.

İlaç Tedavisi

Lyme hastalığının tedavisi antibiyotikler ile yapılmaktadır. Antibiyotik tedavisi hastalığın hangi evrede olduğuna bağlı olarak farklılıklar gösterebilmektedir. Erken evrede teşhis edilen vakalarda oral antibiyotik tedavisi yeterli olabilmektedir. İleri dönemde oral tedavi yanında intravenöz (damar içi) antibiyotik tedavisi de uygulanmaktadır.

Antibiyotik

Tedavide hangi antibiyotiğin hangi dozda kullanılacağı hastalığın belirtilerine ve hangi evrede olduğuna bağlı olarak belirlenmektedir. Lyme hastalığında oral ve intravenöz (damar içi) antibiyotikler kullanılmaktadır. Oral antibiyotik olarak; Amoksisilin + probenesid, Cefuroxime, Klaritromisin, Telitromisin, Rifampisin ve benzer ilaçlar kullanılabilmektedir. İntravenöz uygulamada ise Doksisiklin, Seftriakson ve benzer ilaçlar kullanılmaktadır.

Doksisiklin

Doksisiklin bakteri nedenli hastalıkların tedavisinde kullanılan bir antibiyotik çeşididir. Doksisiklin idrar yolu enfeksiyonu, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, genital enfeksiyonlar, yumuşak doku enfeksiyonları, zatürre, bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonlarında, bit ve kenelerden bulaşan hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Karaciğer yetmezliği olan hastalara, emziren annelere, gebelere, sekiz yaşın altındaki çocuklara ve doksisiklin duyarlı kişilere önerilmemektedir. Hamileliğin ikinci üç aylık döneminde, bebeklik döneminde ve sekiz yaşından küçük çocuklarda diş minesinde sararma ve gelişme problemlerine (mine hipoplazisi) neden olabilmektedir. Her ilaçta olduğu gibi doksisiklinin de yan etkileri olabilmektedir. Doksisiklin kullanan hastaların bazılarına güneşe karşı aşırı hassasiyet oluşması ve buna bağlı ciddi güneş yanıklarına sebep olabilmektedir. Bunlar dışında bulantı, kusma, baş ağrısı, ishal, dişlerde sararma gibi hafif yan etkiler oluşması halinde doktora bilgi verilmelidir. Uzun süren kanlı, mukuslu ishal, nefes almada zorlanma, yutma zorluğu, göğüs ağrısı, yüzde, dilde şişme gibi ciddi yan etkiler olabilmekte ve bu durumda mutlaka hemen acil servise veya doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Seftriakson

Seftriakson bakterilerin neden olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılan bir antibiyotik türüdür. Seftriakson yumuşak doku enfeksiyonları, genital enfeksiyonlar, menenjit (beyin zarı iltihabı), keneden bulaşan lyme hastalığının erken ve geç dönem tedavisi, solunum yolu enfeksiyonları, kemik ve eklem enfeksiyonları gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Karaciğer yetmezliği, seftriaksona karşı duyarlılığı olanlarda, penisilin alerjisi olan kişilerde çapraz alerjik reaksiyon nedeniyle, gebelikte, emziren annelerde ve prematüre bebeklerde kullanımı önerilmemektedir. Her ilaçta olduğu gibi seftriakson kullanımında da dikkat edilmesi gereken yan etkiler ortaya çıkmaktadır. İshal, baş ağrısı, baş dönmesi, deride döküntü gibi yan etkiler ortaya çıktığında doktora mutlaka bilgi verilmelidir. Bunların dışında el ve ayaklarda şişme, deri döküntüsünün fazla olması, ağız, yüz ve boğazda şişlik olması halinde hemen acil servise veya doktorunuza başvurmalısınız.

Lyme Hastalığının Nedenleri

Lyme hastalığının nedeni borrelia burgdorferi adlı bakteridir. Borrelia burgdorferi bakterisi hayvanlarda bulunmaktadır. Bu bakteri keneler aracılığı ile üzerine yerleşilen hayvandan insanlara bulaşmaktadır. Bakterinin vücuda girmesi ile lyme hastalığı ortaya çıkmaktadır.

Borrelia Burgdorferi

Borrelia burgdorferi lyme hastalığının etkeni olan bir bakteri türüdür. Bu bakteri kedi, köpek, at, fare, kuş ve geyik gibi hayvanlarda bulunmaktadır. Bu hayvanlarla temas etmiş keneler daha sonra insanlara tutunarak bu virüsü bulaştırmaktadır. Bu bakterinin keneden insana geçme süresi on iki saati bulabilmektedir.

Lyme Hastalığının Belirtileri

Lyme hastalığının ilk belirtisi kenenin tutunduğu deride kırmızı döküntülerdir. Bu kırmızı döküntü daha sonra ortası pembe kenarları kırmızı halka şeklini (erythema migrans) alabilmektedir. Erken dönemde lenf bezlerinde ödem, halsizlik, baş ve eklem ağrısı şeklinde ortaya çıkan belirtiler bazen gribal enfeksiyonlarla karıştırılabilmektedir. Hastalığın yayılmaya başlaması ile baş ağrısı, yorgunluk, lenf bezi büyümesi şikayetlerinde şiddetli artış, eklemlerde tutulma, yüz felci, ateş, menenjit, gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Hastalığın uzun süre teşhis ve tedavisi yapılamadı ise ilerleyen dönemde hastalarda daha ciddi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Bunlar arasında yüz felci, artrit, kısmi felç, algılama güçlüğü, uyku ve duyu bozuklukları, depresyon, aşırı yorgunluk olarak ortaya çıkabilmektedir.

Erythema Migrans

Erythema migrans lyme hastalığının bir belirtisi olarak bilinen döküntü şeklidir. Kenenin tutunduğu bölgede iki buçuk santim civarında kırmızı renkte olur, daha sonra genişleyerek ortası pembe kenarları kırmızı halka şeklini alabilmektedir. Kızarıklık olan bölgede bazen ısı artışı, kaşıntı ve ağrı olabilmektedir. Bu belirti kene vücuda tutunduktan sonraki bir iki haftada ortaya çıkmaktadır. Lyme hastalığının teşhisinde önemli yer tutmaktadır.

Döküntü

Lyme hastalığında döküntü kene ısırmasından sonra bir iki hafta içinde ortaya çıkabilmekte ve yaklaşık bir ay devam edebilmektedir. Bu döküntüler sadece kenenin tutunduğu bölge ile sınırlı olabilmekte bazı hastalarda birbirine yakın olarak yayılabilmektedir, bazı hastalarda ise bu döküntüler hiç olmamaktadır. Döküntünün olduğu bölgede kaşıntı, ağrı, ısı artışı olabilmektedir.

Ateş

Ateş vücut ısısının normal düzeyden yukarı çıkması durumudur. Lyme hastalığında ateş, hastalığın erken dönemde ortaya çıkan belirtilerinden biridir. Ancak ateş tek başına hastalığın teşhisi için yeterli olmamaktadır. Çoğu hasta yüksek ateşi başka herhangi bir hastalığın belirtisi olarak düşünülmektedir.

Yorgunluk

Lyme hastalığının belirtilerinden biri de yorgunluktur. Ancak ateş ve baş ağrısı gibi semptomlarla beraber görüldüğünde gribal enfeksiyon gibi başka hastalıkların belirtisi sanılabilmektedir. Hastalık teşhis ve tedavi edilmez ise ilerleyen zamanlarda kronik yorgunluk oluşabilmekte ve hastanın günlük yaşam kalitesini düşürmektedir.

Baş Ağrısı

Hasta kene tarafından ısırıldıktan yirmi dört saat sonra bakteri kana karışmaktadır. Belirtiler de hastadan hastaya farklılık göstermekle beraber bu süreden sonra ortaya çıkmaktadır. Hastada görülen belirtilerden biri de baş ağrısıdır. Baş ağrısı da erken dönemden itibaren ortaya çıkan belirtilerdendir.

Eklem ve Kas Ağrıları

Lyme hastalığına yakalanan kişide eklem ve kas ağrıları da görülmektedir. Hastalık tedavi edilmediğinde hastada eklem iltihabı olan kronik artrit rahatsızlığı görülebilmektedir. Hastanın daha çok büyük eklemlerinde ve sıklıkla da dizinde şişme ve ağrı görülmektedir. Eklemlerden birinde artrit oluşup bir süre sonra geçmektedir; ancak daha sonra aynı eklemde artrit tekrar oluşmaktadır. Hastaların bir kısmında kronikleşen artrit daha sonra antibiyotik ile tedavi edilmeye çalışılsa da olumlu sonuç alınamamaktadır.

Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Lyme hastalığı konusunda bilinirliğin az olması ve hastalığın başka hastalıklara benzetilmesi nedeni ile teşhis zor olabilmektedir. Hasta kene tarafından ısırıldığını fark etmeyebilir veya kene ısırığı bu hastalığa sebep olmamış olabilir, bu durumda klinik bulgulardan faydalanmakta yarar vardır. Hastalığın erken teşhisi tedavinin başarıya ulaşabilmesi açısından oldukça önem taşımaktadır. Erken teşhis edilen hastalarda antibiyotik tedavisi ile hastanın tamamen iyileşmesi sağlanabilmektedir. Hastalığın geç teşhis edildiği durumlarda kalıcı eklem rahatsızlıkları, nörolojik bozukluklar ve kalp rahatsızlıkları gibi ciddi sorunlar görülebilmekte ve tedavi süreci uzun olmaktadır.

Hastalığın en bilinen belirtisi erythema migrans adı verilen döküntülerdir. Kenenin enfekte ettiği bölgede yuvarlak, kırmızı döküntüler oluşmaktadır. Bunun dışında ateş, baş ağrısı, eklem ve kas ağrıları, yorgunluk ve titreme gibi başka erken dönem belirtileri de mevcuttur. Erken teşhis edilemeyen hastalarda ise tekrarlayan artrit, konsantrasyon problemleri, ellerde ve ayaklarda uyuşmalar, menenjit ve kalp sorunları görülebilmektedir.

Hastalığın teşhisinde klinik bulgular büyük önem taşımaktadır. Bunun yanında hastalara ELISA testi ve western blot testi gibi laboratuvar testleri uygulanmaktadır.

ELİSA Testi

ELISA testi (enzyme linked immunosorbent assay) ile hormon, protein, antikor ve enfeksiyon varlığı saptanmakta ve miktarlarına bakılmaktadır. Çoğunlukla HIV testi ile ilgili düşünülen ELISA testi lyme hastalığı da dahil birçok farklı hastalığın (hepatit, kızamıkçık, kızıl, frengi, rota virüs vb.) teşhisinde kullanılmaktadır. ELİSA testi için hastadan kan örneği alınmakta ve incelenmek üzere laboratuvara gönderilmektedir. Hasta test için kan vermeye giderken herhangi bir ön hazırlık yapmasına gerek yoktur. Test hızlı sonuç vermesi ve düşük maliyetli olması nedeni ile avantajlıdır. Ancak test sonuçlarında yanlış negatif çıkma olasılığına karşı klinik bulgular ile beraber değerlendirme yapılmalıdır.

Western Blot Testi

Western blot testi lyme hastalığının kesin teşhisi için önemli bir test durumundadır. ELİSA testinden alınan sonuçtan sonra bu sonucu doğrulamak amacı ile western blot testi uygulanmaktadır. Hastalığın ilk evrelerinde alınabilecek olan yanlış negatif sonuç gibi durumların da kesinliğe kavuşması açısından önemli ve tercih edilen bir testtir. Western blot testi maliyeti yüksek, özel ekipmanlar gerektiren bir test olmasından kaynaklı her laboratuvarda yapılmamaktadır. Diğer testlere göre güvenilirliği daha yüksektir.

Lyme Hatalığının Risk Faktörleri

Lyme hastalığı insandan insana bulaşmamaktadır. Hastalığın risk faktörleri kene gibi kan emen canlıların bulunabileceği ortamlarda olmak şeklinde ifade edilebilir. Mesleki gereklilik olarak tarım alanları ve hayvanlarla iç içe olmak, dağcılık, avcılık ve kamp gibi aktivitelerde bulunmak, çalılıklara temas etmek, piknik gibi sebeplerle ormanlık alanlara gitmek herhangi bir kene tarafından ısırılma ihtimalini artırmaktadır.

Kan Emen Canlıların Isırması

Lyme hastalığının sebebi borrelia burgdorferi adlı bakterinin kene gibi kan emen bir canlı tarafından ısırılarak insana bulaştırılmasıdır. Bu tür canlılar daha çok çalılık ve ormanlık alanlarda, bazı hayvanların üzerinde, şehir merkezinden uzak kırsal bölgelerde bulunmaktadır. Kene, sivrisinek gibi kan emen canlılar borrelia burgdorferi bakterisine sahip bir hayvana yerleştikten sonra insanı ısırarak bakterinin taşınmasına sebep olmaktadır. Bakteri kişi kan emen canlı tarafından ısırıldıktan sonra yirmi dört saat içerisinde kana karışmaktadır. Hastalar çoğu zaman kene tarafından ısırıldıklarını hissetmemektedirler. Bu nedenle bu tür canlılara karşı önlem alınmalıdır.

Lyme Hastalığı Komplikasyonları

Lyme hastalığının komplikasyonları hastalığın hangi evrede olduğuna bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Erken dönemde teşhis edilen vakalarda görülen komplikasyonlar daha hafifken ileriki dönemde görülen komplikasyonlar daha büyük sıkıntılara yol açabilmektedir. Bu komplikasyonlar menenjit, hepatit, nefes darlığı ve kalp hastalıklarıdır.

Menenjit

Menenjit hastalığı kısaca beyin zarı iltihabı olarak tanımlanmaktadır. Menenjit genel olarak özellikle çocukluk döneminde çok korkulan bir hastalıktır. Ancak erken teşhis ve tedavi ile tamamen iyileşebilmektedir. Geç teşhis edilmesi ve yanlış tedavi ile kalıcı nörolojik sorunlara ve ölüme neden olabilmektedir. Menenjite virüsler, bakteriler ve tüberküloz mikrobu neden olabilmektedir. Menenjitin belirtileri, bulantı, kusma, ense sertliği, yüksek ateş ve konfüzyon olarak ortaya çıkmaktadır. Menenjit tanısı hastanın bel omurları arasından beyin omurilik sıvısı alınarak incelenmesi ile konmaktadır. Menenjit hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık öksürük, hapşırma, öpüşme gibi solunum ve tükürük salgıları ile hastayla yakın temasta olan kişilere bulaşabilmektedir. Günümüzde menenjit hastalığından korunmak için menenjit aşısı bulunmaktadır.

Hepatit

Hepatit hastalığı genel anlamı ile karaciğer iltihabı olarak tanımlanmaktadır. Hepatit hastalığı virüslerin neden olduğu viral bir hastalık olarak ortaya çıkmaktadır. Hepatit hastalığına bazen alkol alımı, ilaçlar ve çeşitli kimyasal ajanların neden olduğu da bilinmektedir. Viral hepatit farklı virüslerin sebep olduğu toplumda sık görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Birbirinden farklı virüslerin neden olduğu yedi farklı hepatit hastalığı olduğu bilinmektedir. Bunlar hepatit A, B, C, D, E, F, G’dir. Hepatit virüsü arasında en sık görülenler A, B, C, D ve E virüsüdür. Hepatit A ve B virüsüne karşı aşılar bulunmakta ve bu şekilde koruyuculuk sağlanabilmektedir. Hepatit C virüsüne karşı koyabilecek ne yazık ki herhangi bir aşı yoktur. Hepatit A virüsü yiyecekler ve sudan ağız yoluyla bulaşmakta ve çocuklarda hafif, yetişkin bireylerde daha ağır seyredebilmektedir. Hepatit B, C ve D virüsü kan ve vücut sıvıları ile bulaşmakta ayrıca doğum eylemi sırasında anneden bebeğe geçebilmektedir. Hepatit E virüsü sulardan ve oral yolla bulaşan bir virüstür. Hepatit B, C ve D virüsü vücuda girdikten sonra altı aydan uzun süre kalmasıyla kronikleşebilmekte ve kişi taşıyıcı olmaktadır.

Nefes Darlığı

Nefes darlığı hastanın nefes alamaması veya nefes almada zorluk olarak tanımlanan bir solunum problemidir. Nefes darlığının başlıca nedeni akciğer ve kalp hastalıkları olmakla beraber birçok sebeple ortaya çıkabilmektedir. Nefes darlığı bazen hafif seyrederken, bazen de ani ve ölüme sebebiyet verecek ciddi boyutlarda olabilmektedir. Nefes darlığının en sık görülen nedenleri arasında astım, zatürre, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) ve kalp krizi sayılabilir. Ani ortaya çıkan nefes darlığı nedenleri arasında ise kalp hastalıkları kaynaklı kalp krizi, çarpıntı, akciğer ödemi, psikolojik nedenler ve travmaya bağlı gelişen diyafram paralizi sayılabilmektedir.

Kalp Sorunları

Kalp vücudumuzun bütün organlarına damar yapıları vasıtasıyla kan pompalayan bir organdır. Bazı nedenlere bağlı olarak bu görevini yerine getiremeyen kalp kendinde ve diğer organlarda sağlık sorunları meydana getirir. Bu hastalıkların belirtileri çarpıntı, nefes darlığı, ağrı, yorgunluk, halsizlik, öksürük, bacaklarda ödem, bayılma, morarma şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

Lyme Hastalığı Nasıl Önlenir?

Lyme hastalığını önlemenin yolları arasında kenelerin bol bulunduğu ormanlık alanlardan uzak durmak, eğer ormanlık alana gidilecekse koruyucu sprey kullanmak, mümkün olduğunca kol ve bacakları kapatacak, açık renk giysiler giymek gösterilebilir. Ormanlık alandan geldikten sonra ve hayvanlarla temas edildiğinde mutlaka vücutta kene olup olmadığı kontrol edilmeli, evcil hayvan besleniyorsa aşılanmalı ve kenelere karşı kontrol edilmelidir.

Hayvanların Aşılanması

İnsanlarda olduğu gibi hayvanlarda da aşılama hem hayvanların sağlığı hem de insan sağlığı açısından önemlidir. Aşı yapılmayan hayvanlar sık hastalanır ve çevre sağlığını da tehdit eder. Hayvanların aşılanması viral ve bakteriyel hastalıkların önlenmesi açısından önem taşımaktadır. Aşılamaya hayvanlar bir buçuk aylık olduktan sonra başlanabilmektedir.

Kenelere Karşı Dikkatli Olmak

Lyme hastalığını önlemenin en temel yolu hastalığa sebep olan kenelerden uzak durmaktır. Kenelerin bulunduğu çalılıklardan, ormanlık alanlardan uzak durmak veya buralara giderken koruyucu önlemler almak hastalığın risk faktörlerini azaltacaktır. Üzerine kene yerleşebilecek olan evcil hayvan var ise düzenli bir şekilde aşılarının yapılması da hastalığa yakalanma riskini azaltmaktadır. Bu tür yerlerde bulunduktan ve hayvanlarla temas edildikten sonra vücutta kene olup olmadığının kontrol edilmesi de önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Lyme hastalığı toplumda bilinirliği çok olmayan bir hastalıktır; ancak teşhis edilemeyen birçok hastalığın altında yatan sebep olarak gösterilmektedir. Bu nedenle insanlar tarafından bilinirliğinin artırılması büyük önem taşımaktadır. Lyme hastalığının nedenleri, belirtileri, teşhisi ve tedavisi gibi birçok konuda bilgi edinilmesi hastalık hakkında farkındalığın artmasına katkı sağlayacaktır. Bu nedenle aşağıda lyme hastalığı hakkında sık sorulan sorular ve cevaplarına yer verilmiştir.

Lyme Hastalığı Ölüme Sebep Olur mu?

Lyme hastalığı tek başına ölüme sebep olan bir hastalık değildir. Bazı vakalarda yıllarca belirti bile vermeyebilir. Ancak lyme hastalığı ile birlikte ortaya çıkan ve tedavi edilmeyen enfeksiyonlar ölüme neden olabilmektedir. Bu nedenle hastalığın teşhis edilmesi önem taşımaktadır.

Lyme Hastalığı Hayvanlarda da Görülür mü?

Lyme hastalığı hayvanlardan keneler aracılığı ile insanlara bulaşan bir hastalıktır. Borrelia burgdorferi adlı bakteri birçok memeli, kuş ve fare gibi sürüngen hayvanlarda bulunmaktadır. Kenelerin bu hayvanlara yerleşmesi ile bakteri kanına geçer. Bu bakteriyi taşıyan kenelerin başka hayvanlara tutunması sonucu hastalık bulaşmakta ve tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilmektedir. Ancak evcil hayvanların bu hastalığa karşı aşılanması ve kenelere karşı korunması hastalıktan korunmak için yeterli olabilmektedir.

Lyme Hastalığı Hangi Hastalıklarla Karıştırılır?

Lyme hastalığı verdiği belirtiler nedeni ile birçok hastalıkla karıştırılabilmektedir. Taklitçi hastalık olarak adlandırılan lyme hastalığı en çok epilepsi, alzheimer, otizm, lupus, hiperaktivite, dikkat eksikliği, multiple skleroz, kalp hastalıkları, beyin tümörü, intrauterin bebek ölümü, düşük gibi hastalıklarla karıştırılabilmektedir. Bu durum da tedavinin gecikmesine neden olmaktadır.

Lyme Hastalığı Tamamen Tedavi Edilebilir mi?

Lyme hastalığı tedavisi olan bir hastalıktır. Erken evrede tespit edilen hastalık oral antibiyotik tedavisi ile tamamen iyileşmektedir. İleri evrede tespit edilen lyme hastalığı ise yavaş ve uzun tedaviler sonucu tamamen iyileşmekte veya kronikleşme olabilmektedir. Örneğin kronik artrit olan hastalarda tedaviye rağmen tam iyileşme sağlanamayabilir veya hastalık sebebi ile kalıcı nörolojik sorunlar görülebilir.

Türkiye’de Lyme Kliniği Var mı?

Yıllardır üzerine araştırmalar yapılan bir hastalık olan lyme hastalığı için Türkiye’de ilk klinik İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde Şubat iki bin on sekizde açılmıştır. Kliniğin olmaması ve bu alanda çalışmaların yetersiz kalması tanı ve tedavi açısından büyük bir eksiklik olarak görülmekte idi. Bunun üzerine gerekli başvuru ve çalışmalar sonucunda klinik resmi olarak açılmış ve faaliyete geçmiştir.

Lyme Hastalığı Şüphesiyle Hangi Kliniğe Başvurmalıyım?

Lyme hastalığının taklitçi bir hastalık olması sebebi ile hastalar farklı kliniklere başvurabilmektedir. Eğer lyme hastalığı belirtileri var ise ve kene gibi kan emen canlılar tarafından ısırılmışlar ise hastaların Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanına başvurmaları gerekmektedir.

Hastalık Yalnızca Kene Isırmasıyla mı Bulaşır?

Lyme hastalığının temel nedeni olarak kene ısırması gösterilmektedir. Ancak bit, sinek gibi kan emen asalaklar tarafından da lyme hastalığı bulaşma ihtimali vardır. Kan nakli, doku ve organ nakli, anneden kan yoluyla fetüse geçiş de olabilmektedir.

Hastalık Bitkisel Yöntemlerle Tedavi Edilebilir mi?

Lyme hastalığının tedavisi antibiyotik ilaçlarla olmaktadır. Ancak bazı bitkilerle vücudu güçlendirerek hastalığa karşı antikor oluşmasını sağlamak da bir tedavi şekli olarak düşünülmektedir. Bitkisel tedavi yöntemlerinin hastalığı tamamen ortadan kaldırmadığı ama hastalığın belirtilerini ve ilerleme ihtimalini zayıflatmakta olduğu söylenmektedir. Bu tür bir tedavi yöntemi denenmeden önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Hastalığın Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Lyme hastalığı erken dönemde tespit edilmişse bir buçuk iki aylık antibiyotik tedavisi ile hastalık tamamen iyileşmektedir. Erken evrede oral antibiyotik tedavisi yeterli olabilmektedir. Hastalığın erken yayılma evresinde oral antibiyotik tedavisi kullanılmakta, ancak yeterli olmadığı durumlarda intravenöz antibiyotik tedavisi daha etkili bir tedavi şekli olarak düşünülmektedir. İleri evre lyme hastalığında ise intravenöz antibiyotik tedavisi uygulanmakta, semptomlarda gerileme olması durumunda oral antibiyotik tedavisi ile devam edilebilmektedir. Bu tedavi ise sekiz ila on altı ay arasında değişen bir süre devam etmektedir.

Lyme Hastalarının Alkol ve Sigara Kullanmalarının Bir Sakıncası Var mı?

Lyme hastalarının alkol ve sigara kullanmaları tavsiye edilmemektedir. Bunun birkaç farklı sebebi vardır. Lyme hastalığı hastanın bağışıklık sisteminde bozulmalara neden olmaktadır, alkol de vücudun savunma sistemini baskıladığı için hasta üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Ayrıca bu süreçte kullanılan ilaçlar nedeniyle kötü etkilenen karaciğerin bir de alkole maruz bırakılması doğru bulunmamaktadır. Bu süreçte sigara kullanımı da pek önerilmemektedir.

Lyme Hastalığı Teşhisi Zor mudur?

Lyme hastalığının teşhisi başka hastalıklarla karıştırılması nedeniyle zorlaşmaktadır. Hastaların bir kısmının kene tarafından ısırıldığını fark etmemeleri, bir kısmının da kene ısırma öyküsünü doktora söylememeleri veya unutmaları ve Türkiye’de hastalığın çok fazla görülmemiş olması hastalığın düşünülmemesine sebep olmaktadır. Lyme hastalığı düşünülen vakalarda ELİSA, western blot ve PCR testleri ile tanı koyulabilmektedir. Ancak bu testlerde de yalancı pozitiflik ve yalancı negatiflik olabilmektedir. Yapılan testlerle birlikte belirtilerin göz önünde bulundurulması ile tanı koyulabilmektedir.

Doktora Danışmadan Antibiyotik Kullanmanın Sakıncaları Nelerdir?

Herhangi bir hastalık için ilaç kullanımında mutlaka doktora danışmak gerekmektedir. Antibiyotik kullanımı sırasında doktor kontrolünde olması ayrıca önem taşımaktadır. Antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımı vücutta sistemik sorunlara neden olabilmektedir. Gereksiz ve bilinçsiz antibiyotik kullanımı hastalığı iyileştirmemesinin yanında vücutta bulunan bakterilerin direnç kazanmasına ve tedavinin uzayıp zorlaşmasına neden olmaktadır. Ayrıca ciddi karaciğer, böbrek fonksiyonu bozukluklarına, sindirim sistemi sorunlarına (kanlı ishal), mantar enfeksiyonu oluşmasına neden olabilmektedir.

Hastalık İnsandan İnsana Bulaşır mı?

Lyme hastalığının insandan insana bulaştığına dair net bir bulgu bulunmamaktadır. Uzmanlar öpüşme veya sarılma ile lyme hastalığının bulaşmadığını belirtmektedir. Bunların yanında hamilelik döneminde anneden bebeğe geçtiği, nadir olarak da kan nakli, doku ve organ nakilleri ile insandan insana geçebileceği belirtilmektedir. Cinsel yolla bulaştığına dair de net bir veri bulunmamaktadır.

Tedavinin Yan Etkileri Nelerdir?

Lyme hastalığının erken dönemde teşhis edilemediği durumlarda tedavi uzun sürmektedir. Hastalık antibiyotik ilaçlar ile tedavi edilmektedir. Uzun süre antibiyotik kullanımına bağlı olarak hastalarda tedavi sonrası bazı yan etkiler görülebilmektedir. Bunlar hastanın bağırsak florasının bozulması, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi etkilerdir. Bağışıklık sistemi zayıflayan hastalar birçok hastalığa karşı savunmasız duruma düşmektedir. Yine uzun süre antibiyotik kullanımına bağlı olarak dirençli enfeksiyonlar gibi başka sorunlar da görülebilmektedir.

Lyme hastalığı hangi testlerle anlaşılır?

Lyme kene kaynaklı bir hastalıktır ve kenenin yapışmasından sonra vücuda geçen bakterinin laboratuvar testlerinde sonuç vermesi uzun bir süre gerektirebilir. Bu yüzden de tanı aşamasında genelde laboratuvar testleri değil, fiziki muayene kullanılır. Bakterinin varlığı için iki aşamalı kan testleri, omurilik sıvısından örnek alınması gibi testler söz konusudur. Ancak ilk ve tedaviye başlangıç tanısı doktor muayenesi ile yapılır.

Lyme hastalığı ne kadar sürede iyileşir?

Lyme hastalığının iyileşme süresini tedaviye başlangıç aşaması belirler. Kene yapışmasının hemen ardından başlanan tedavide basit antibiyotikler ile hastalığın üç – dört hafta içerisinde ortadan kaldırılması mümkündür. Daha geç aşamada teşhis edilen lyme hastalığında ise iyileşme süresi iki ay ile dört ay arasında değişebilir. Geç aşama lyme hastalığında farmakolojik yöntemin tam olarak saptanması zaman alabilir.