Kuru Öksürük

Kuru Öksürük
Kuru Öksürük

 

Kuru öksürük toplumda sıkça karşılaşılan önemli bir sağlık sorunudur. Astım, üst hava yolu öksürük sendromu, reflü hastalıkları erişkinlerde görülen öksürüğün en fazla rastlanan nedenleridir. Bunların dışında geniz akıntısı, zatürre, tüberküloz gibi hastalıklar hatta psikolojik nedenler de kuru öksürüğe yol açabilir. Öksürük normalde bir hastalık olarak ele alınmaz. Öksürük aynı zamanda solunum yollarını temizler boğaz içindeki mikroplara karşı da en iyi savunma olarak bilinmektedir. Akut ve kronik öksürük gibi balgamlı ve balgamsız öksürük ayrımı da yapılmaktadır. Kuru öksürük ise balgamsız olan ve boğazda gıcığa neden olan öksürük türüdür.

Öksürüğün kontrol altına alınması kuru öksürüğün nedeninin tespit edilmesi ve tedavisinin yapılmasıyla sağlanabilir. Fakat kuru öksürük tedavisi pratikte genellikle nedene dayalı tedavi yöntemi ile ampirik tedavi yaklaşımı ile yapılmaktadır. Ampirik tedavi yaklaşımı bir rahatsızlığın nedeni, seyri, etkileri tam olarak bilinmeden hastaya çeşitli ilaçlar, bitkisel karışımlar, otlar gibi ürünlerin verilmesiyle uygulanır. Ancak öksürük için uygulanacak ampirik tedavi süresi çok uzun olmamalıdır. Bu öksürüğün altında yatan nedenin yani hastalığın ilerlemesine yol açabilir.

Kuru öksürük tedavisinde de bu şekilde öksürüğe iyi gelecek ampirik tedavi yaklaşımından çok faydalanılır. Hastanın semptomlarına, bulgularına dayanarak, olası hastalık sıklıkları dikkate alınarak bu tedavi yöntemleri uygulanabilir. Ampirik tedavi yaklaşımı ile kontrol altına alınamayan kuru öksürük için ileri tanı yöntemlerine başvurulmalıdır. Öksürüğün nedeni belirlenerek spesifik tedavi uygulanmalıdır. Bu şekilde uygulanan tedavi yöntemlerine rağmen kuru öksürük kontrol altına alınamadığı takdirde öksürüğün sadece bir semptom değil bir hastalık olarak ele alınması gerekir.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Sevinç Bilgin

Kuru Öksürük Hakkında

Öksürük normalde hava yollarının koruyucu mekanizmasıdır. Ayrıca tüm kronik solunum sistemi hastalıkları ile bazı solunum sistemi dışındaki patolojilerin semptomu olarak ortaya çıkar. İnsanların en sık doktora gitme nedenlerinin başında gelir. Kuru öksürük göğüste ağrıya, boğazda ağrıya da neden olabilir. Bu yüzden hastaları çok rahatsız eder. Kuru öksürükte hastalar balgamı çıkarmakta zorlanır ya da balgamı hiç çıkaramaz. Çoğu zaman nöbetler halinde gelen kuru öksürük hastayı oldukça yorar. Soğuk algınlığı, grip gibi bir rahatsızlık olmadan ortaya çıkan kuru öksürük sorunu ciddi bir sağlık sorununun işareti olabilir. Bu nedenle öksürük tedavisi ihmal edilmemelidir.

Öksürük çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir.Kuru öksürük hastalığının belirtileri başka hastalıkların da belirtisi yerine geçebilmektedir. Ancak aşağıda belirteceğimiz rahatsızlıklar kuru öksürük hastalığının belirtileri arasında olabilmektedir.

  • Geniz akıntısı
  • Nezle ve grip
  • Reflü
  • Astım
  • Tüberküloz
  • Kalp Yetmezliği
  • Akciğerde sıvı toplanması

Sigara alışkanlığı, sinüzit, bronşit gibi nedenler ise genellikle balgamlı öksürüğe yol açar. Ancak bazı hastalarda sigara alışkanlığı nedeniyle kuru öksürük oluşabilir. Bazı hallerde ise psikolojik nedenlerle kuru öksürük gelişebilir.

Öksürüğün şekli ve süresi neden kaynaklandığının tespit edilmesi açısından önemlidir. Hastalarda geceleri görülen balgamsız kuru öksürük çoğu zaman alerji ya da viral üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle gelişir.

Sinüzit, gastroözofageal reflü, geniz akıntısı nedeniyle gelişen öksürük genellikle uykuya daldıktan sonra başlar. Gülme, hareket, egzersiz, ağlama gibi etkenlerle artan öksürük ise astımın göstergesi olabilir. Tüberküloz ve zatürre hastalarında görülen öksürük türü de kuru öksürüktür.

Reflü belirtileri genellikle ağıza gelen asit, göğüste yanma, ağızda acı tat hissi olması şeklinde görülür. Ancak bazen sadece kuru öksürük reflü belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Yağlı gıdaların, baharatlı yiyeceklerin, kahve ve çikolatanın tüketilmesiyle birlikte öksürük şiddetlenebilir. Hastalar yattığında geceleri öksürük şiddetini arttırabilir.

Geniz akıntısı olan kişiler devamlı şekilde boğazını temizleme ihtiyacı duyarlar. Bunun sebebi geniz akıntısı içerisinde yer alan birtakım maddelerdir bu durumda boğazda tahrişlere neden olmaktadır. Bu durum özellikle geceleri öksürüğün artmasında etkili olur. Uzun süren kuru öksürüğün en fazla rastlanan nedeni geniz akıntısı olarak gösterilebilir.

Kuru öksürük bazen basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle bazen de akciğer kanseri gibi ciddi bir nedenden dolayı gelişebilir. Özellikle uzun süren öksürük şikâyeti olanların bir doktora görünmesinde yarar vardır. Öksürüğün üç haftadan uzun sürmesi halinde alt solunum yollarını ilgilendiren astım ve KOAH gibi ciddi hastalıklardan kaynaklanması olasıdır. Ayrıca öksürük eşliğinde ateş, kilo kaybı, terleme gibi yakınmaların olması halinde verem hastalığı da değerlendirilmelidir.

Bazı ilaçların kullanılması da kuru öksürük nedeni olabilir. Özellikle bazı tansiyon ilaçlarının öksürüğe neden olduğu bilinmektedir. Bu ilaç grubunu kullanan hastaların yaklaşık %10-20 kadarında kuru öksürük ortaya çıkmaktadır. Hastalarda ilaç kullanımından haftalar sonra ya da bir yıl sonra da öksürük gelişebilir.

Tiroit bezi iltihabı da nadiren öksürük nedenidir. Bu çoğu zaman astım ataklarında görülen kuru öksürüğe benzer. Genellikle hırıltılı bir öksürük görülür. Tedavi uygulandığında etkisini yitirir. Bazı hastalarda ise psikolojik nedenlerden kaynaklanan kuru öksürük gözlenir. Psikojenik öksürük tik öksürüğü ya da alışkanlık öksürüğü olarak da tanımlanır. Ergenlerde ve çocuk hastalarda daha fazla gözlenir. Bazı hastalarda kendiliğinden bazılarında ise isteyerek yapılan bir eylemdir. Öksürüğün uyku sırasında ya da keyif alınan bir aktivite anında kendiliğinden kaybolduğu gözlenir.

Kuru öksürük tedavisinde öncelikle hastaların ilk değerlendirmesi yapılmalıdır. Bu aşamada hastalarda ileri tetkik ihtiyacını azaltan önemli bilgiler elde edilebilir. Özellikle hastaların sigara alışkanlığı değerlendirmeye alınmalıdır. Yapılan araştırmalar toplumda aktif ve pasif sigara içiciliğinin kuru öksürüğün ortaya çıkışında etkili olduğu görülmüştür. Sigara bırakıldığı takdirde kısa süreli öksürük artışı olabilir. Ancak sigara bırakıldıktan bir süre sonra kuru öksürük yakınması büyük oranda düzelmektedir.

Kuru öksürük yakınması olan hastaların ACE inhibitörü denilen ilaç grubunu kullanıp kullanmadığı da sorgulanmalıdır. Bu ilaçlar genellikle konjestif kalp yetmezliği ve yüksek tansiyon tedavisi sırasında kullanılır. Kan damarlarının genişlemesini ve kan hacminin azaltılmasını sağlarlar. ACE inhibitörü kullanan hastaların yaklaşık %15 kadarında tedavinin başlamasıyla birlikte kuru öksürük gelişebilir. Bu hastalarda ilaçların kesilmesi gerekir. Kuru öksürük ilacın kesilmesinden sonra düzelmeye başlar. Ancak bazı hastalarda düzelme aylar alabilir.

Kuru öksürüğü olan hastaların değerlendirmesi sırasında meslek ve hobi sorgulamasının da yapılması gerekebilir. Bu tür maruziyetler bazen öksürüğün gelişiminde etkili olabilir. Hastanın öyküsünün dinlenmesi ve fiziki muayenesinin yapılması sırasında spesifik hastalıklara ait bulgulara dikkat edilmelidir. Nefes darlığı, hırıltı gibi bulgular hastalarda astım varlığına işaret edebilir. Ancak çoğu zaman astımda öksürük bulgusu olmayabilir. Soğuk hava ve egzersiz ile tetiklenen kuru öksürük astım öyküsü olmayanlarda da görülebilir.

Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, sıkça boğaz temizleme, nazal akıntı gibi kuru öksürüğe eşlik eden bulgular üst solunum yolu patolojilerini akla getirir. Muayenede öksürüğün yemekten sonra, yemekte, konuşurken, gülerken artması, gastrointestinal sistem semptomlarının olması durumunda reflü akla gelmelidir.

Sinüzit, astım ya da gastroözofageal reflüyü düşündüren bulgular kuru öksürük nedeniyle doktora giden hastaların sadece %50 kadarında bulunmaktadır. Hastalarda görülen tek bulgu kuru öksürük olabilir. Daha önceden kuru öksürük nedeniyle tedavisine başlanan hastalarda öksürüğün kesilmemesi halinde tedavi kesilerek öksürük izlemeye alınabilir. Bu aşamada semptomların artmaması tanının şüpheli hale gelmesine, semptomların artması ise yetersiz tedavi uygulandığına işaret edebilir.

Kuru öksürüğü olan hastalarda tanı sırasında akciğer grafisi de çekilmelidir. Filmde herhangi bir bulgu tespit edilirse tedavi yaklaşımı da değişecektir. Ayrıca hastalara solunum fonksiyon testi, bronş provokasyon testi, reversibilite testi, balgam sitolojisi, akciğer ve paranazal tomografi, 24 saatlik özofagus Ph monitorizasyonu, bronoskopi gibi öksürüğün altında yatan nedenin tespit edilmesine yardımcı olacak tetkikleri yapılarak tanı doğrulanmalı ya da dışlanmalıdır.

Kuru öksürük tedavisinde önce kısa süreli ampirik tedaviler uygulanabilir. Öksürükte düzelme olursa tedavilere devam edilebilir. Ancak tedavilere yeterli yanıt alınamazsa nedene dayalı tedaviye geçilmelidir. Kuru öksürüğe neden olan rahatsızlıklar tedavi edilerek öksürüğün kontrol altına alınması sağlanmalıdır.

Öksürük Nedir?

Öksürük insanları akciğer enfeksiyonlarından koruyucu, mukusun ve zararlı maddelerin atılmasını sağlayan oldukça önemli doğal savunma mekanizması olarak kabul edilmektedir. Öksürük bir anlamda hava yollarında bulunan yabancı maddeleri temizlemek için aniden gösterilen patlayıcı bir manevradır. Öksürük anında ortalama 800 km/saat hıza kadar ulaşan kısa süreli bir hava akımı meydana gelir. Solunum hava yolları dışında öksürük reseptörleri plevra, diyafram, perikard, dış kulak yolu, yemek borusu, timpanik membran ve midede yer alır.

Sağlıklı kişilerde öksürük pek görülmez. Fakat öksürük ortaya çıktığında ve kalıcı olduğunda klinik açıdan oldukça önemli hale gelir. Öksürük vücudun önemli bir savunma mekanizması olsa da enfeksiyonların yayılımında etkili olur ve bazı hastalıkların belirtisi de olabilir. İstemsiz öksürük vücut mekanizması tarafından başlatılmakta ve ilgili bölgelerdeki irritasyon öksürüğe neden olmaktadır. İstemli öksürükte ise bu farklı şekilde gelişmektedir. Öksürük refleksinin başlatılmasında en duyarlı bölgeler temel olarak larenks ve nefes yollarıdır. Bunun dışında akciğer zarı, kulak zarı, diyafram, mide de öksürüğün başladığı alanlardır. Öksürük uyaranları da oldukça çeşitlidir. Soğuk algınlığı, bronşit, sinüzit, bronşiolit, aşırı sigara içme, ev tozları, polenler en sık öksürük yapan etkenler ve hastalıklardır. Öksürüğün şekli, gelişimi ve sıklığı dikkatli bir şekilde takip edilmelidir.

Öksürük sırasında ortaya çıkan güçlü kas aktivitesi ile göğüs boşluğuna yaklaşık 300 mmHg basınç olmakta, hava akımı ise 500 mil/saate kadar yükselebilir. Bu nedenle öksürük yüzünden hastalarda bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Hastalarda en sık görülen komplikasyonlar uykusuzluk, bayılma, yorgunluk, öksürükten sonra yaşam tarzında değişme, ses kısıklığı, iskelet sisteminde yaygın ağrı ve aşırı terleme sorunudur.

Öksürük hastalıklar nedeniyle ortaya çıktığında bunu akciğer hastalıkları ve akciğer dışı nedenler olarak sınıflandırabiliriz. Öksürüğün ortalama üç hafta süreyle geçmediği takdirde kronik öksürük olarak değerlendirilmesi gerekir. Üç haftadan az süren öksürük ise akut öksürük olarak tanımlanır. Öksürük ayrıca balgamlı ve balgamsız olarak sınıflandırılabilir. Balgamsız olan öksürük ise genellikle kuru öksürük olarak tanımlanır. Ayrıca reflü öksürüğü, astım öksürüğü, sigara öksürüğü, yemek borusu hastalıklarından gelişen öksürük gibi tanımlamalar da yapılmaktadır. Bu rahatsızlıklardan oluşan öksürüğün kendine has özellikleri bulunmaktadır.

Akut öksürük hafif ve geçici olabileceği gibi potansiyel olarak yaşamı tehdit edebilen kalıcı kronik bir sorun haline de gelebilir. Akut ya da geçici öksürüğün en fazla rastlanan nedeni viral ya da bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonları olarak belirlenmiştir. Herkes yaşamında bir defa da olsa bu türde bir öksürük sorunu yaşamıştır. Özellikle öksürük ve soğuk algınlığına sık rastlanır. Tedavisi yapılamayan soğuk algınlığı rahatsızlığında öksürük görülme oranı ilk 48 saat içinde %83, ilk 14 gün içinde %26 seviyesindedir.

Kronik öksürük nedenleri arasında postnazal akıntı ilk sırada yer almaktadır. Bunu astım, reflü, kronik bronşit, bronşektazi gibi nedenler izler. Sigara içmeyen, akciğer grafisi normal olan, ACE inhibitörü ilaç grubunu kullanmayan hastalarda kronik öksürük nedeni genellikle postnazal akıntı, reflü ve astım olarak belirlenmiştir. Kronik öksürük nedenleri değerlendirmesinde öksürüğün en sık rastlanan nedenlerinden başlayarak hepsinin göz önüne alınması gerekir.

Hastaların öncelikle sigara alışkanlığı ilk aşamada mutlaka sorgulanmalıdır. Sigara kronik öksürüğün önemli bir nedeni olarak kabul edilir. Akciğer hastalıklarından kaynaklanan öksürük için akciğer grafisi çekilmelidir. Sinüzit kaynaklı öksürüğü belirlemek için çoğu zaman bilgisayarlı tomografi tetkiki yapılsa da dört yönlü sinüs grafisi yapılması da tanı için yeterli olabilir. Hastaların anamnez ve fiziki muayenesi ile astım kaynaklı öksürük şüphesi olursa rutin tanısal testler arasında olan solunum fonksiyon testi, provokasyon testi gibi testler yapılmalıdır.

Kronik öksürük nedenleri belirlenirken tanısal tetkikler çok yardımcı olur. Ancak kesin tanı uygulanan spesifik tedavi sonucunda öksürüğün geçmesinden sonra konabilir. Öksürük için birden fazla neden olduğu düşünüldüğünde ise eş zamanlı tedaviler uygulanabilir.

Öksürük tedavisi sırasında öksürüğü kontrol altına almak, ortadan kaldırmak ya da önlemek için antitussif tedavi ile öksürüğün sökmesini sağlamak için uygulanan protüssif tedavi seçenekleri uygulanabilir. Spesifik antitussif tedavide neden yönelik ya da hastalığın mekanizmalarını düzenlemeye yönelik tedaviler uygulanır. Öksürüğün spesifik nedeni büyük oranda belirlendiği için öksürük spesifik tedavi ile başarılı bir şekilde kontrol altına alınabilir.

Öksürük büyük oranda yakınmaya yönelik ilaçlarla tedavi edilebilir. Bazen öksürük derinleşebilir ve dolu bir hal alabilir. Bu durumda antibiyotik tedavisi uygulanması gerekebilir. Ancak astım nedeniyle gelişen öksürük antibiyotik ile tedavi edilemez. Hastalarda alerji ilaçları ve fısfıs kullanılması gerekir. Alerjik yapısı olan kişilerin yaklaşık dörtte birinde reflü rahatsızlığı da vardır. Bu hasta grubuna endoskopi yapılarak antiasit tedavisi uygulanması gerekir. Reflü tedavisi yapılmasına rağmen gece artan öksürük sorunu olan kişiler ise geceleri erken saatte az yemek yemelidir. Kalp yetmezliği rahatsızlığı olan hastalar gece öksürüğünden yakınıyorsa mutlaka doktoruna bilgi vermelidir. Bu uygulanan tedavinin yetersiz olduğunu ya da kalp yetmezliği hastalığının ilerlediğini göstermektedir.

Kuru Öksürük Nedir?

Kuru öksürük balgam bulunmayan öksürüktür. Ayrıca boğazda gıcık hissine neden olan öksürük türüdür. Bu öksürük türü halsizlik ve mide bulantısı gibi belirtilerle birlikte görünmüyorsa çoğu zaman ciddi bir hastalık belirtisi olarak görülmez. Ancak kuru öksürük faranjit, nezle, grip, geniz akıntısı, astım, tüberküloz, kalp yetmezliği, akciğerde sıvı toplanması gibi rahatsızlıklar ve durumlarla ortaya çıkabilir.

Kuru öksürüğün uzun süre devam etmesi durumunda akciğerlerde ağrı ve boğazda tahriş gibi olumsuz etkileri olabilir. Şiddetli öksürük krizi özellikle kuru öksürük olduğunda kişileri oldukça rahatsız eder. Kuru öksürük atakları nedeniyle hastalarda baş dönmesi, baş ağrısı, bayılma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Şiddetli derecede öksürük hastalarda kasların olumsuz etkilenmesine neden olur ve idrar kaçırma, göğüs kafesinde ağrı yapan fıtıkların oluşması gibi sonuçlara yol açabilir.

Kuru Öksürük Nedenleri

Kuru öksürük hastalığına neden olan birçok etken bulunmaktadır. Öksürüğün altında yatan nedenin belirlenmesi için diğer bulguların da değerlendirilmesi gerekir. Kuru öksürüğün bir semptom olarak ortaya çıktığı düşünülürse nedeninin belirlenmesinin önemi daha iyi anlaşılabilir.

Reflü

Reflü en fazla görülen kuru öksürük nedenleri arasındadır. Özellikle yatma sırasında mide asidinin ve içeriğinin yemek borusuna geçişi kolaylaşır. Bu yemek borusunda tahrişe ve kuru öksürüğe neden olabilir. Bu yüzden reflü hastaları yatakta uzanırken, yatarken vücudunun üst kısmını biraz yukarıda tutmalıdır. Bu sayede göğüs yanması ve kuru öksürük etkisini azaltacaktır. Ayrıca yatmadan önce ballı zencefil çayı içilmesi mide asidi üretiminin azalmasına neden olur. Bu şekilde hastalar gece boyu rahat bir uyku uyuyabilirler.

Akciğer Hastalıkları

Kuru öksürük nedenleri arasında akciğer hastalıkları da bulunmaktadır. Sarkoidoz, pnömoni, amfizem, tüberküloz, bronşit, eozinofilik gibi interstisyel akciğer hastalıkları habercisi olarak kuru öksürük oluşabilir. Ancak tek başına kuru öksürük olması bu hastalıkların varlığını göstermez. Öksürük eşliğinde nefes darlığı, ateş, aşırı terleme, nefes alışverişi sırasında ağrı, ani kilo kaybı, sürekli yorgunluk gibi belirtilerde ortaya çıkar. Kuru öksürük astım hastalarında da görülebilir. Bu hasta grubunda nefes darlığı, göğüste sıkışma, göğüste hırıltı gibi belirtilerle görülen kuru öksürük geceleri etkisini arttırır ve kronikleşir. Alerjik astım hastalarında da kuru öksürük gelişebilir.

Sinüzit

Sinüslerin iltihaplanması nedeniyle gelişen sinüzit kuru öksürüğe neden olabilir. Sinüzit çoğu zaman geniz akıntısı ve kuru öksürük eşliğinde ortaya çıkar. Sinüzit rahatsızlığının tedavi edilmesi sayesinde öksürük kontrol altına alınabilir.

Alerjiler

Kuru öksürük nedenleri arasında en fazla görülen alerjiler olarak gösterilebilir. Bu hasta grubunda kuru öksürük eşliğinde burun tıkanıklığı, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi bulgularda görülebilir. Öksürüğün kontrol altına alınması için alerjen maddelerin belirlenmesi ve uzak durulması gerekir. Bunu alerji testi yaptırarak öğrenebilirsiniz. Alerjiniz olan madde bu şekilde belirlenebilir.

Tiroit Bezi İltihabı

Tiroit bezi iltihabı olan hastalarda da nadiren kuru öksürük yakınması gelişebilir. Hastalarda çoğu zaman hırıltılı bir kuru öksürük görülür. Genellikle astım hastalarında olan öksürüğe benzer semptomlarda ortaya çıkabilir. Tiroit bezi iltihabı tedavi edilirse hastalardaki öksürük yakınması da düzelme gösterir.

Gırtlak Kanseri

Kuru öksürük nedenleri arasında kanser hastalıkları da olabilir. Aşırı sigara kullanan kişilerde yeni başlayan öksürük ya da öksürüğe balgam eşlik etmesi halinde akciğer kanserinden şüphe edilmelidir. Hastalarda uzun süren öksürüğe ses kısıklığı eşlik ediyorsa özellikle sigara kullanan kişilerde gırtlak kanseri değerlendirilmelidir.

Hipertansiyon İlaçları

Hipertansiyon ilaçları da kuru öksürük şikâyetine neden olabilir. Kan damarlarının genişlemesine ve kan akımının azalmasına neden olan bu ilaç grubu kuru öksürük yapabilir. Bu durumda hastanın ilacının doktor tarafından değiştirilmesi sorunu çözebilir.

Psikolojik Nedenler

Psikolojik nedenler bazı kişilerde kuru öksürüğe neden olabilir. Hastalarda herhangi bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi öksürüğe neden olan bir rahatsızlık olmadığı takdirde psikolojik nedenlerden dolayı öksürük oluştuğu düşünülebilir. Bu hasta grubunda genellikle gece ve gündüz uykusunda ya da kişinin keyifle yaptığı aktiviteler sırasında öksürüğün kesildiği izlenir. Hastalar çoğu zaman kendi istekleri ile öksürür, bazen bir refleks olarak öksürük ortaya çıkabilir.

Kuru Öksürük Belirtileri

Kuru öksürük balgamlı olmayan öksürüğü ifade etmek için kullanılır. Uzun süre kuru öksürüğe maruz kalan hastalarda bazı belirtiler ortaya çıkabilir.

Göğüste Ağrı

Kuru öksürük belirtileri arasında olan göğüste ağrı hastalarda uzun süren öksürük atakları sonrasında gelişebilir. Öncelikle boğazda tahrişe neden olan öksürük ilerleyen aşamada göğüste ağrılı fıtıkların gelişmesine yol açabilir. Bu belirtilerin gözlendiği hastaların mutlaka bir doktora görünmesi önerilir.

Kuru Öksürük Tanı Ve Teşhis Yöntemleri

Kuru öksürük tanı ve teşhis yöntemleri öksürüğün nedenleri hakkında önemli bilgilere ulaşmaya yardımcı olur. Kuru öksürük eşliğinde görülen semptomlara göre hastalara fiziki muayene dışında bazı tetkikler yapılarak tanı kesinleştirilebilir.

Fizik Muayene

Kuru öksürük şikâyeti ile doktora başvuran hastaların öyküsü dinlenerek fizik muayeneden geçirilir. Muayene sırasında kuru öksürük ile ortaya çıkan diğer bulgular değerlendirilir. Ateş, bulantı, nefes alma sorunları, boğaz tahrişi, göğüs ağrısı gibi kuru öksürüğe neden olabilecek hastalık bulgularına göre ileri tetkikler yapılmasına karar verilir.

Tetkikler

Kuru öksürük tanısında altında yatan nedenin belirlenmesi için bazı tetkikler yapılabilir. Bu tetkikler kuru öksürüğe eşlik eden diğer semptomlara göre belirlenir. Kuru öksürük eşliğinde ateş, kilo kaybı, göğüs ağrısı, akciğer kanseri şüphesi, yabancı cisim aspirasyonu bulunuyorsa mutlaka akciğer grafisi çekilmelidir. Hastalarda üç hafta boyunca geçmeyen kuru öksürük olması halinde de akciğer grafisi çekilmelidir. Gerek duyulursa hastalara bilgisayarlı tomografi tetkiki de yapılabilir.

Kuru Öksürük Risk Faktörleri

Kuru öksürük risk faktörleri arasında alerjik bronşiyal astım hastalığı ön plandadır. Risk faktörlerinden korunmak amacıyla gereken önlemler alınmalıdır. Kapalı ortamlardan kaçınmak, sigaradan uzak durmak, kirli havalara dikkat etmek gerekir.

Alerjik Bronşiyal Astım

Nefes darlığı, kuru öksürük, hırıltılı solunum gibi belirtilerle seyreden alerjik bronşiyal astım hastalarında bazen sadece kuru öksürük semptomu görülebilir. Bu hastalarda kuru öksürük görülme sıklığı daha fazladır. Astım ataklarını tetikleyecek etkenlerden uzak durulmalıdır. Hastalık kontrol altına alınır tedavi edilirse kuru öksürük etkisini azaltacaktır.

Kuru Öksürük Komplikasyonları

Kuru öksürük kontrol altına alınmaz ve altta yatan nedeni tedavi edilmezse bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bunların oldukça rahatsız edici olduğunu ve hastaların yaşam kalitesini bozduğunu da belirtebiliriz.

Uykusuzluk

Kuru öksürük özellikle geceleri etkisini artırabilir. Hastalarda geceleri şiddetini artan kuru öksürük görülüyorsa uykusuzluk sorunu da çekilebilir. Öksürük nedeniyle hastalar uykularını yeterince alamazlar.

Baş Dönmesi

Hastalarda şiddetli kuru öksürük atakları görüldüğü zaman baş dönmesi sorunu da ortaya çıkabilir. Özellikle uzun süren öksürük yakınması bu tür semptomlara neden olabilir.

Kusma Ve İdrar Kaçırma

Sürekli olarak kuru öksürük atakları geçiren kişilerde kaslarda yorgunluk etkisi ortaya çıkabilir. Bu nedenle hastalarda kusma ve idrar kaçırma sorunu yaşanabilir.

Öksürük Krizi

Kuru öksürük nedenine bağlı olarak hastalarda öksürük krizine neden olabilir. Bu durum boğaz tahrişini ve göğüsteki ağrıyı da arttırabilir.

Kuru Öksürük Nasıl Önlenir?

Kuru öksürük bazen ciddi bir hastalıktan bazen de basit bir üst solunum enfeksiyonu gibi bir nedenden kaynaklanabilir. Eğer öksürüğün altında önemli bir rahatsızlık bulunmuyorsa alınacak bazı önlemlerle kuru öksürük önlenebilir. Bu önlemlerle kuru öksürük kontrol altına alınabilir ise başka bir tedaviye gerek kalmayabilir. Ancak kuru öksürüğün azaldığına dair bir ilerleme olmuyorsa mutlaka bir doktora başvurmakta yarar vardır.

Ortamın Havalandırılması

Kapalı ortamlar, sigara içilen ortamlar, kirli ortamlar kuru öksürüğü tetikleyen etkenlerdir. Özellikle astım hastalarında öksürük nöbetlerinin artmasına neden olur. Bu yüzden ortamın havalandırılması kuru öksürüğü önlemek için doğru bir yaklaşımdır.

Soğuk Buhar Uygulaması

Soğuk buhar uygulaması hastalardaki burun tıkanıklığı, burun akıntısı gibi sorunların giderilmesine yardımcı olur. Bulunulan ortamda havanın kuru olması yakınmaları dolayısıyla kuru öksürüğü tetikler. Bu nedenle soğuk buhar veren cihazları kullanarak ortamı nemlendirmek oldukça faydalı olur.

Bol Sıvı Tüketimi

Kuru öksürüğü önlemek için en iyi yöntemlerden biri bol sıvı tüketmektir. Bol sıvı tüketimi boğazı rahatlattığı gibi boğazdaki balgamın kolaylıkla dışarıya atılmasına yardımcı olur. Öksürük nedeniyle boğazın tahrişini dolayısıyla göğüste ağrı olmasına da engel olur.

Sigaranın Bırakılması

Sigaranın bırakılması ilk aşamada öksürüğün bir süre artmasına neden olsa da ilerleyen aşamada kuru öksürüğün kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Sigara içen kişilerde hem balgamlı öksürük hem de kuru öksürük yakınması görülebilir. Öksürüğün kontrol altına alınabilmesi için hastaların sigarayı bırakması en önemli etkendir.

Sık Sorulan Sorular

Kuru öksürük hakkında genel bilgileri makalemizde bulabilirsiniz. Kuru öksürük nedenleri, komplikasyonları, tanı ve tedavisi hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz. Bu bölümde de kuru öksürük hakkında merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

Kuru öksürük nasıl tedavi edilir?

Kuru öksürük tedavisi nedenine göre yapılır. Öncelikle tedavi başlangıcında ampirik tedavi yaklaşımları uygulanabilir. Yani nedenine bağlı kalmadan öksürüğün azaltılmasına yardımcı olacak doğal yöntemler uygulanabilir. Belli bir sürede öksürükte azalma meydana gelmiyorsa nedene dayalı tıbbi tedavilere başlanmalıdır. Kuru öksürük nedeni tespit edilerek buna yönelik tedaviler uygulanır. Kuru öksürük nedeni olabilecek reflü, astım, tüberküloz gibi hastalıkların tedavisi yapılırsa öksürük kontrol altına alınabilir.

Kuru öksürük için ne zaman doktora başvurmak gerekiyor?

Kuru öksürük pek çok nedenden kaynaklanabilir. En fazla rastlanan nedenleri arasında reflü, ortamdaki nemin azalması, üst solunum yolu enfeksiyonları, astım gibi etkenler vardır. Kuru öksürük için doktora gitmek için önünüzde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ancak basit nedenlerden oluşan öksürük için evde doğal yöntemlerle bir tedavi uygulanabilir. Bunlara rağmen 2-3 hafta içinde geçmeyen kuru öksürük için mutlaka doktora başvurulması gerekir.

Kuru öksürük tedavisi için iyi gelen doğal yöntemler nelerdir?

Kuru öksürük için ilk etapta evde uygulayabileceğiniz doğal yöntemlere başvurabilirsiniz. Bu yöntemler arasında kolaylıkla uygulayabileceğiniz bal ve turp suyunu karıştırarak hazırlayacağınız öksürüğü kesen oldukça etkili bir yöntem vardır. Bunun dışında sütün içine doğranmış sarımsak koyarak beş dakika kadar kaynatarak bal ile karıştırılmış bir karışım hazırlayabilirsiniz. Aynı şekilde sütün içine kuru incir doğrayarak kaynatabilirsiniz. Yine bal ile karıştırdığınız ve biraz kaynattığını şalgam suyu da kuru öksürüğe iyi gelir.

Kuru öksürüğü olan hastalar nasıl beslenmelidir?

Kuru öksürüğü olan hastaların iştahında da azalma olur. Bu yüzden ağır olmamak kaydıyla besin değeri yüksek besinlerle beslenmeleri önerilir. Ancak beslenmede iyi gelecek diye aşırıya kaçılmaması gerekir. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanan öksürük sırasında fazla miktarda C vitamini almaya gerek yoktur. C vitaminin fazlası zaten idrarla dışarıya atılır. Bu yüzden vücudunuzun ihtiyacı olan günlük 60 mg üzerine çıkmamanız gerekir. Günde 2-3 porsiyon meyve yiyebilirsiniz. Bunun dışında mercimek çorbası, ezogelin, tavuk çorbası, erişte çorbası gibi besleyici çorbaları tüketebilirsiniz. Ayrıca yoğurt ve süt gibi besleyici gıdaları da yemelisiniz. Bitki çayları içmek isterseniz limon, zencefil, ekinezya çayını tercih edebilirsiniz.

Kuru öksürük için hangi bölüme muayene olmak gerekiyor?

Kuru öksürük şikâyeti olan hastalar bunu evde aldıkları önlemlerle geçiremedikleri takdirde hastanelerin dâhiliye ya da göğüs hastalıkları bölümüne muayene olarak çözümleyebilir. Göğüs hastalıkları uzmanı hastayı muayene ederek öksürüğün nedenini belirleyerek, buna uygun tedaviyi önerecektir.

Kuru öksürük kanser belirtisi midir?

Kuru öksürük tek başına her zaman kanser belirtisi olarak kabul edilmez. Kuru öksürük eşliğinde diğer belirtiler de değerlendirilir. Öksürüğe eşlik eden ses kısıklığı olması halinde gırtlak kanserinden, sigara kullanan kişilerde öksürük eşliğinde balgam gelmesi ya da öksürük oluşması gibi durumlarda akciğer kanseri değerlendirmesi yapılmalıdır. Ancak bu bulgular da detaylı bir değerlendirme olmadan kanser teşhisi yapmaya yeterli değildir.

Hangi gıdalar kuru öksürüğe iyi gelir?

Kuru öksürüğe iyi gelebilecek gıdalar boğazın yumuşamasını ve rahatlamasını sağlayacak olanlardır. Ayrıca üst solunum yolu enfeksiyonu gibi nedenlerden kaynaklanan kuru öksürüğe zencefil, limon gibi gıdalar iyi gelebilir. Kuru incirle birlikte kaynatılmış süt balla birlikte günde 1-2 fincan içilebilir. Ayrıca besleyici çorbalar da tüketilebilir.

Kuru öksürüğün tedavi süresi nedir?

Kuru öksürüğün tedavi süresi tamamen nedenine bağlı olarak değişir. Ayrıca hastaların bazı önlemleri almasına da bağlıdır. Tedavisine uyan kişiler kuru öksürüğü kolay geçirebilir. Bunun yanında sigara içen hastaların da sigarayı bırakması gerekir. Sigara içilmediği takdirde öksürüğü kontrol altına almak kolaylaşır.

Doktor kontrolsüz öksürük şurubu kullanmak zararlı mıdır?

Öksürük solunum yollarına girmiş olan mikropların, bazı maddelerin, hastalıklar nedeniyle oluşan salgıların vücuttan atılmasını sağlayan doğal bir reflekstir. Aslında vücudumuzun savunma mekanizmasıdır. Bir enfeksiyondan dolayı gelişen öksürük ise çevreye virüsler ve bakteri saçar. Bu durumda öksürüğün nedeninin bilinmesi gerekir. Enfeksiyonun antibiyotikli ilaçlarla tedavi edilmesi uygun olacaktır.

Öksürüğü doktor kontrolsüz öksürük şurubu ile kesmek zararlıdır. Bu durumda öksürük yerine buna neden olan patoloji tedavi edilmelidir. Öksürük şuruplarının günümüzde bile ne kadar etkili olduğu bilinmemektedir. Öksürük şurupları toplumda bir alışkanlık gibi kullanılır. Şurupların içine ilave edilen aromalar ve renk gibi özellikler de çocuklara cazip gelmektedir. Ancak doktor reçete etmediği takdirde öksürük şurubu kesinlikle kullanılmamalıdır.

Kuru öksürük nefes darlığına neden olur mu?

Kuru öksürük normalde nefes darlığına neden olmaz. Ancak nefes darlığı kuru öksürüğe neden olan bazı hastalıkların belirtileri arasında olabilir. Özellikle astım, tüberküloz, bronşit gibi akciğer hastalıkları nedeniyle gelişen kuru öksürük eşliğinde nefes darlığı yakınması görülebilir.

Kuru öksürük hangi hastalığın belirtisidir?

Kuru öksürük her ne kadar daha tehlikeli gibi görünse de sürekli devam eden ıslak öksürüğe (balgamlı) göre çok daha masum sebeplerin belirtisidir. Kuru öksürüğün oluşmasına sebep olan tükürük ve balgam yoksunluğu: Solunum yolu enfeksiyonlarının ileri seviyelerinde balgam üretimi azaldığından ötürü kuru öksürük ile sık sık karşılaşılır. Alerjik reaksiyonlar balgam üretimini azaltırken aynı zamanda boğazın iç dokusunu tahriş edebilir. Bu iki durumun birleşmesiyle beraber kuru öksürük ortaya çıkar. Astım hastalığının bazı dönemlerinde kuru öksürük ortaya çıkabilir. Mide ve yemek borusunda mide özsuyunun yükselmesinden kaynaklı sorunlar da balgam üretimini olumsuz etkileyerek kuru öksürüğün ortaya çıkmasına sebep olur. Tiroid bezi sorunları balgam üretimini azaltabilir. Bu soruna herhangi bir solunum yolu sorununun eşlik etmesiyle kuru öksürük ortaya çıkabilir.

Kuru öksürük kaç gün sürer?

Kuru öksürük normal koşullar altında bir gün ile üç gün arasında devam edebilir. Bu süreler normal olarak kabul edilmesine rağmen her öksürük krizi beraberinde ciddi tahrişleri de getireceğinden ötürü hızlıca müdahale edilmelidir. Kuru öksürüğün başlamasından hemen sonra boğazın nemlendirilmesi ve tükürük salgısının artırılması için girişimler yapılmalıdır. Bir haftadan daha uzun süren ve krizler şeklinde gelen kuru öksürüğe ise tıbbi yöntemlerle müdahale edilmelidir.

Kuru öksürük ne zaman tehlikelidir?

Kuru öksürüğü ortaya çıkaran sebepler o kadar fazla ve yaygındır ki her insan hayatının bir döneminde (ve genelde birden fazla defa) kuru öksürük ile mücadele eder. Sık görülüyor olması kuru öksürüğün önemsenmesi noktasında hatalar yapılmasına sebep olur. Kuru öksürük üç günden fazla sürdüğünde ve öksürük krizinin bir noktasında boğazın aşırı tahriş olduğu hissedildiğinde tehlikeli hale gelir. Eğer öksürükle beraber kanama da görülüyorsa acilen doktora başvurulmalıdır.

Bebeklerde kuru öksürük neden olur?

Kuru öksürüğün başlıca sebebi boğazın nemsiz kalması ve balgam üretiminin azalmasıdır. Bebeklerin bu iki durumu ortaya çıkaran faktörlere maruz kalmaları kuru öksürük sorunu yaşamalarına sebep olur. Solunum yolu enfeksiyonları, akciğer hastalıkları, nemsiz ortamlarda bulunmak, sigara dumanına maruz kalması ya da alerjik reaksiyon gelişmesi bebeklerdeki başlıca kuru öksürük sebepleridir.

Hamilelikte kuru öksürük neden olur?

Hamilelik döneminin başlangıcı itibariyle oluşmaya başlayan hormon dengesi balgam üretimini de etkiler. Bazı gebelerde balgam normalden çok daha üretilirken bazı gebelerde de tam tersi bir durum ortaya çıkmaktadır. Balgam üretiminin azalmasıyla beraber kuru öksürük ile karşılaşılabilir. Ayrıca solunum yolu enfeksiyonlarına olan yatkınlık da hamilelikteki başlıca kuru öksürük sebepleri arasında yer almaktadır.

Kuru öksürük neyin belirtisidir?

Kuru öksürük soluk yolunun bir şekilde nemden mahrum kaldığının belirtisidir. Bu mahrumiyet hali bazen içerisinde bulunulan iklim koşullarından kaynaklanabileceği gibi bazen de tamamen hastalıklar ile alakalıdır. Kuru öksürüğün işaret ettiği sorunu bulmanın yolu ise öksürüğün ne kadar süre ile ve ne kadar şiddette devam ettiğinin ölçülmesidir. Toz kaynaklı bir kuru öksürük temiz havaya geçildiğinde ortadan kalkarken hastalık kaynaklı olanlar hastalık devam ettiği sürece varlığını devam ettirmektedir.

Kuru öksürük bulaşıcı mı?

Kuru öksürüğün başlıca sebepleri arasında solunum yolu enfeksiyonları gelmektedir. Bilindiği üzere solunum yolu enfeksiyonları da oldukça bulaşıcıdır. Ayrıca alerjik reaksiyonlar da bulaşma eğilimindedir. Kişiden kişiye bulaşma söz konusu olmasa dahi kaynaktan bulaşma olabileceğinden ötürü oldukça dikkatli olunmalıdır.

Kusmak orucu bozar mı?

Kusarken çıkarılan sıvılar geri yutulmadığı müddetçe oruç bozulmamaktadır. Ancak herhangi bir sebepten ötürü kusma faaliyeti isteyerek yapılırsa orucun kaza edilmesi mecburidir. İstemeyerek gerçekleşen kusma ise orucu hiçbir şekilde bozmamaktadır. Bu, Hanefi mezhebi için büyük oranda kabul görmüş olsa da yine de dini konularda uzman bir devlet kurumuna danışılması faydalı olacaktır.

Bebeklerin kusması ne kadar sürer?

Bebeklerin bir yaşına kadar değişen şiddetlerde kusması normal olarak kabul edilir. Kusmanın temel sebebi midenin tamamen dolması ve yemek borusu kaslarının normalden daha az çalışmasıdır. Kusma beslenmeden hemen ortaya çıkar ve oldukça kısa bir süre devam eder. Mide dolmasına bağlı kusma ise ağız kenarından sızma şeklindedir. Şiddetli kusmalar ile nadiren karşılaşılır ve bu şiddetli kusmalar birkaç gün, beslenme sürecinden bağımsız olarak devam ederse doktora başvurulmalıdır.

Hamilelikte kusmalar ne zaman başlar?

Embriyonun rahme yerleşmesinden itibaren hormon dengesinde değişmeler başlar. Değişmelerin başlamasıyla beraber de kadınların yüzde otuzunda mide bulantıları baş gösterir. Genelde sabah saatlerinde, kan şekerinin düşük olduğu vakitlerde bu bulantı hissi ortaya çıkar. Gebeliğin beşinci haftasından itibaren ise gebelerin yüzde sekseninde kusma ile karşılaşılır. Beşinci haftadan sonra kusma sadece sabah saatleri ile sınırlı kalmayarak günün tamamına yayılır. Sekizinci hafta ile onuncu haftalar arasında sabah bulantıları maksimize olmaktadır. Sonrasında ise kademeli olarak azalmaktadır. Tüm gebelerin yaklaşık olarak yüzde onu ile on beşi hiçbir şekilde kusma yaşamazlar.

Kusma için hangi bölüme gidilir?

Mide bulantısı ve kusma birçok durumun, sendromun ve hastalığın ortak belirtisidir. Doğal olarak hangi sebepten kaynaklandığının bulunması amacıyla daha genel bir bölüme başvurulması gerekmektedir. Aile hekimleri ya da dahiliye bölümü uzmanları ilk başvuru yapılması gereken yerlerdir. Bu bölümlerde yapılan incelemelerin ardından kusmanın sebebine göre gerekli bölümlere sevk işlemleri gerçekleştirilecek ve tedavi süreci ilgili bölümdeki uzmanlar tarafından yürütülecektir.

Kusma bulaşıcı mıdır?

Kusma, kusulduğunun görülmesinden sonra gören kişide de bir miktar istek uyandırsa da kusmayı ortaya çıkaran faktörlerin yüzde doksan beş kadarı bulaşıcı değildir. Herhangi bir bakteriden, kokudan ya da alerjik reaksiyondan kaynaklanan kusmalarda ise kişilerin aynı ortamda bulunmasından dolayı eşzamanlı kusma ile karşılaşılabilmektedir. Bakteri ve virüs kaynaklı, midenin bozulması gibi durumlardan kaynaklanan kusmalarda ise bulantı kaynağı bulaşmasına rağmen daha sonra etki göstereceğinden ötürü eşzamanlı kusmadan bahsetmek söz konusu değildir.