Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından daha fazla bilgi için Kişisel Verilerin Korunması Kanunu sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.

Kulak Akıntısı

Kulak Akıntısı Hakkında
Kulak Akıntısı Nedenleri
Kulak Akıntısı Belirtileri
Kulak Akıntısı Tanı Ve Teşhis Yöntemleri
Kulak Akıntısı Risk Faktörleri
Kulak Akıntısı Komplikasyonları
Kulak Akıntısı Nasıl Önlenir?
Sık Sorulan Sorular

Kulaktan gelen herhangi bir sıvı kulak akıntısı olarak tanımlanır. Kulak kiri de halk arasında kulak akıntısı olarak kabul edilir. Bu doğal olarak vücutta üretilen yağın boşalması şeklinde etkisini gösterir. Kulak akıntısı ile burun akıntısı birbirinin benzeri bir tepkidir. Zira kulak akıntısı içeriğinde de burun akıntısındaki gibi bakteri, toz gibi etkenler bulunur.

Genellikle vücudun doğal işleyişinden kaynaklanan kulak akıntısı kulaktan gelen kulak kiri, iltihap ya da kan ile gerçekleşir. Akıntının nedeni kulağın tahriş olması ya da enfeksiyonlar da olabilir. Bunun yanı sıra kulak zarının yırtılması da sarı renkte, hafif kanlı ya da beyaz akıntılara neden olabilir. Daha çok sabah kalktığınızda yastığa akan kurumuş, kabuk tutmuş lekeler görüyorsanız bu kulak zarının yırtılmasından oluşan akıntı olabilir.

Kulak akıntısının pek çok nedeni olabilir. Egzama gibi cilt sorunları, herhangi enfeksiyon kulakta akıntıya yol açabilir. Kulağın içine kaçan yabancı cisimler, derine giren kulak çubuğu, yüksek ses etkisi, ani basınç değişimleri de neden olarak gösterilebilir. Kulak zarı yırtılması, kafa travması, kulak travması, enfeksiyonlar, yüzücü kulağı gibi pek çok neden sayılabilir. Kulağın uzun süre suda kalması ya da kulağın uzun süre nemli kalması gibi etkenler de kulak kanalına zarar verebilir ve akıntıya yol açabilir. Kulak zarındaki hasar yüzünden kulağın içine mantar ve bakteri girişi daha kolay olur.

Bu nedenlerin dışında kulak akıntısının nadir görülen nedenleri arasında kafatası kırıkları, yüzücü kulağı nedeniyle oluşan malign otitis denilen enfeksiyon ve kulağın arkasındaki kemikte gelişen mastoidit denilen enfeksiyon sayılabilir.

Kulak akıntısının kanlı ya da sarı renkte olması halinde zaman kaybetmeden bir kulak burun boğaz uzmanına gidilmelidir. Özellikle kulağa alınan bir darbe sonrası gelişen, beş altı günden uzun süren, işitme kaybı ile görülen, ateş ve baş ağrısı yapan kulak akıntısı ihmal edilmemelidir.

Kulak akıntısı tedavisi için öncelikle buna neden olan etken belirlenmelidir. Bunun için bekle ve gör uygulaması yapılır. Kulak akıntısı nedenleri değerlendirilerek, elde edilen sonuçlara göre tedavi planlaması yapılır.

Enfeksiyonlardan kaynaklanan bir akıntı söz konusu ise bu çoğu zaman 1-2 haftada kendiliğinden düzelme gösterir. Hastalarda akıntı sırasında oluşan ağrıyı kesmek için ağrı kesici ilaçlar ve antibiyotikli kulak damlaları kullanılabilir. Yüzücü kulağı durumunda enfeksiyonun tedavisinde yine antibiyotikli damlalar tercih edilir.

Kulağa başa alınan travmalardan gelişen kulak akıntısı için genellikle bir tedavi uygulanmasına gerek kalmaz. Fakat travma nedeniyle kulak zarında yırtılma, delinme oluşmuş ise kulak zarına yama yapılması gerekebilir. Kulak zarındaki yırtık, delinme yama ile kapatılır. Yamanın yetersiz kaldığı durumlarda ise cerrahi girişim ile hastadan vücudundan alınan deri ile kulak tamiri yapılabilir.

İnceleyen ve Onaylayan : Op. Dr. Eda Aydın

Kulak Akıntısı Hakkında

Kulak akıntısı sorunu kulaktan gelen bir sıvının tanımlaması için kullanılır. Vücutta doğal olarak üretilen yağın boşalması ile oluşan kulak kiri de kulak akıntısına yol açabilir. Bunun dışında dış kulak yolu iltihabı, kronik orta kulak iltihabı sonucunda gelişen akıntılar vardır. Ayrıca kulağa yabancı bir cisim sokulması, kulağa gelen darbe, kulak zarının delinmesi gibi etkenler de akıntıya neden olabilir.

Kulak kiri pek çok kişiyi etkileyen bir sorundur. Normalde kulak kiri vücutta üretilen bir salgıdır. Bu vücut tarafından üretilir ve temizlenir. Ancak fazla miktarda kulak kiri birikimi olursa kişide işitme sorununa yol açabilir. Kulak kirinin fazla birikmesi kişide doğuştan temizleme mekanizmasındaki bozukluktan kaynaklanabilir. Bu etken kulak kirinin dış kulak yolunda birikmesine neden olabilir.

Bunun yanında kulak temizlemeye yarayan çubukların kişilerin kullanması ile birlikte kulaktaki kirler tekrardan içeriye doğru itilir bunun yanında yeni salgılar üretilmektedir. Bu ilerledikçe kulakta tıkanıklık oluşur. Ardından kulak akıntısı sorunu yaşanıyor. Çocukluk çağında daha çok görülen kulağa yabancı cisim sokulması da kulak kiri sorununun gelişmesine neden olabiliyor. Eğer kulakta kulak kiri birikmesi oluyorsa kulak burun boğaz uzmanına başvurularak kulağın temizlenmesi gerekir. Ayrıca kulak muayenesinde kulağın içi de kontrol edilmelidir. Halk arasında kulak temizletmenin alışkanlık yaptığına dair doğru olmayan bir inanış vardır.

Dış kulak yolu iltihabının gelişmesi bölgedeki ciltte ortaya çıkan pullanma, kepeklenme ya da egzama gibi cilt sorunlarından, dış kulak yolunun yabancı cisim ile kurcalaması ya da orta kulakta oluşan akıntı nedeniyle olabilir. Ancak iltihabın genellikle bu etkenlerin hepsinin bir arada olduğunda geliştiği de söylenebilir. İltihabın gelişiminde kulağın uzun süre suyla temas etmesi ve nem de etkilidir. Bu yüzden kulak tıkaçları ya da vazeline batırılmış pamuk gibi etkenlerle suyun dış kulak yoluna kaçmasına engel olunmalıdır.

Kulağı kurcalamak akıntının oluşmasına neden olabilir. Orta kulak enfeksiyonu gibi kulak enfeksiyonlarının geliştiği hastalar genellikle enfeksiyon nedeniyle oluşan kaşıntıya dışarıdan müdahale ederler. Kulak kanallarına yapılan bu müdahale dış kulak cildine zarar verir ve ciltte çeşitli lezyonların oluşmasına neden olur. Bu yüzden kulak zarına yakın alanlarda, kulak kepçesinde ağrı, içi su dolu kabarcıklar, şişlik, ödem, kızarıklık ile kıkırdak tarafından daralmış dış kulak yolu görülebilir. Bunun dışında temas ile oluşan ya da atopik alerjiye yatkınlığı olan kişilerde oluşan alerjik kökenli dış kulak yolu iltihabı da akıntıya neden olabilir.

Dış kulak yolu iltihabı sonucunda gelişen kulak akıntısı tedavisinde kulağın sudan korunması oldukça önemlidir. Bu sebepten dolayı özellikle kulak için temizleme çubuklarının kullanılmaması önerilmektedir. Dış kulak yolunda oluşan ödemin giderilmesi için kulak damlası kullanılmalı ve tedavide belirlenen mikroorganizmalar için antibiyotik kullanılmalıdır. Ayrıca ağrının giderilmesi için uygun ağrı kesici ilaçlar alınmalıdır. Dış kulak yolunun temizlenmesi de faydalı olur.

Akut orta kulak iltihabı sorunu yaşayan hastalarda orta kulakta birikim yapan iltihaplı sıvı kulak zarına basınç yaparak zarın delinmesine de yol açabilir. Kulak akıntısının başlaması ile beraber hastada yer alan ağrı zayıflayacaktır. Daha çok çocuklukta görülen bu hastalıkta, kısa zamanlı işitme kayıpları da oluşabilmektedir. İlaç tedavisi ile kulak iltihabı kontrol altına alındığı takdirde kulak zarı kendini tamir edebilir. Ancak hastanın tedavi süresince kulağına su kaçırmaması, kulağını nemli tutmaması, kulak temizleme çubuğu kullanmaması gerekir.

Kulak zarında kalıcı delik sorunu yaşandığında hastalarda kronik orta kulak iltihabı gelişebilir. Kulağa su kaçması ya da üst solunum enfeksiyonu gibi durumlarda kulak zarı delik olduğunda mikroorganizmalar orta kulak boşluğa rahatlıkla geçebilir ve akıntılı orta kulak iltihabı oluşabilir. Kulaktaki iltihabın ilaç tedavisi, koruyucu önlemlerle ortadan kaldırılması ve sadece kulak zarında delik olması durumunda hastalık kontrol altına alınabilir. Fakat kulağın tam olarak iyileşmesi için kulak zarının onarımı tamamlanmalı, yırtık ve delik kapanmalıdır. Uzun süre kulak zarı delik olan hastalarda her atak sorunun ilerlemesine neden olabilir. Eğer bu kontrol altına alınamaz ise kulaktan kötü akıntı, kanlı akıntı, baş dönmesi, işitme kaybı, beyin apsesi, yüz felci, menenjit gibi oldukça ciddi sorunlar yaşanabilir. Lokal olarak dış kulak yolunun temizliği yapılmalı ve ilaç tedavisi ile iltihap kontrol edildikten sonra gerekirse kulak zarı cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

Ani basınç değişimleri de kulak akıntısına neden olabilir. Bu yüzden kulağın bu tür basınç değişimlerinden korunması gerekir. Özellikle kulağa alınan darbe ile kişide kulak zarının delinebilme olasılığının yüksek olmasına sebep olabilir. Kulağa alınan darbe, kulağı bir yere çarpma, şiddetli ve ani basınç değişimleri, kulağa sokulan yabancı cisimler, kulak çubukları zarın delinmesine yol açabilir. Kulak zarındaki bu tür delikler genellikle bir ayda kendiliğinden kapanabilir. Ancak 3-6 içinde zardaki delik kapanmadığı takdirde ameliyat yapılarak zarın tamir edilmesi gerekir. Aksi halde hastalarda işitme kaybı gibi ciddi bir sonuç gelişebilir.

Kafa travmaları neticesinde kafatasındaki kemiklerde oluşan kırıklar da kulaktan beyin omurilik sıvısı (BOS) gelmesine neden olabilir. Bu sorun nadiren ortaya çıksa da menenjit gibi oldukça ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Bu yüzden acilen uygun şekilde kulak akıntısı tedavisi yapılmalıdır. Kulak akıntısı olan kişilerin bir kulak burun boğaz uzmanına gitmesi halinde öncelikle fiziki muayeneleri yapılır. Muayenede akıntının başlama zamanı, ne zamandır devam ettiği ve akıntıya eşlik eden diğer bulgular sorgulanır. Akıntıya neden olan bir etken, rahatsızlık tespit edildiği takdirde tedavi buna uygun şekilde planlanır. Tedavinin başlangıcında akıntının önlenmesi için kulak damlası, kulak zarında delik belirlendi ise antibiyotik ilaç uygulaması yapılır.

Kulak Akıntısı Nedir?

Kulak akıntısı herhangi bir sebepten dolayı kulaktan kan, iltihaplı sıvı, kulak kiri gibi şekillerde gelen sıvıyı ifade eder. Kulak zarının yırtılması, çeşitli enfeksiyonlar, kulağa alınan darbeler, tahrişler, kulağın içine kaçan yabancı cisimler, kafatası kemiklerindeki kırıklar gibi çeşitli etkenler kulak akıntısı yapabilir. Çoğu zaman kendiliğinden iyileşen akıntının bazen altında yatan nedenin tedavi edilmesi gerekir. Yırtık kulak zarı nedeniyle sarı renkte, hafif kanlı ya da beyaz bir akıntı olabilir. Daha çok çocuklarda görülen yattıkları yastıkta kuru kabuklanmış gibi akıntılar kulak zarının yırtık olduğunu gösterebilir.

Kulakta kanama tarzı akıntılar ise kanser ya da dış kulak yoluna giren yabancı cisimler yüzünden olabilir. Akıntı önemsenmediği takdirde hastalarda ciddi işitme kayıplarının oluşmasına neden olabilir. Kulak akıntısı alerjik kökenli, cilt irritasyonu, bakteriyel enfeksiyonlar, kulak zarının ve kemiklerin erimesine neden kolesteatom rahatsızlığından, mantar enfeksiyonundan, poliplerden bile kaynaklanabilir.

Kulak akıntısı ve buna neden olan rahatsızlıkların tedavisi ihmal edilirse kulak zarının erimesi ya da delinmesi gibi riskler oluşabilir. Akıntının koyu renkte olması, kötü kokulu olması ise kemiklerin ve kulak zarının erimesine yol açan, iç kulak iltihabı, menenjit, beyin apsesine neden olan ve tam işitme kaybına yol açabilen kolesteatom hastalığına işaret edebilir. Kulak akıntısı tedavi ile düzeldiğinde yeniden tekrarlama eğilimi gösterdiğinde ise kulak zarında yırtık, delik olduğunun göstergesi olabilir. Bu yüzden akıntı için bir kulak burun boğaz uzmanına gidilmeli ve tedavi ihmal edilmemelidir.

Özellikle kulak akıntısının kanlı ya da sarımtırak renkte olması, bir darbe sonucunda gelişmesi, akıntının beş gündür devam ediyor olması, beraberinde ateş ve baş ağrısı olması, ayrıca akıntıyla birlikte işitme kaybının olması durumunda mutlaka doktor tarafından muayene edilmesi gerekir.

Kulak Akıntısı Hangi Hastalıkların Belirtisidir?

Kulak akıntısı çoğu zaman kulak kiri gibi doğal nedenlerden olsa da bazı hastalıkların belirtisi olarak ta ortaya çıkabilir. Kulak akıntısı mantar enfeksiyonu, alerjik kökenli hastalıklar, bakteriyel enfeksiyonlar, kolesteatom gibi kemiklerin ve kulak zarının erimesine neden olan hastalardan kaynaklanabilir. Özellikle orta kulak enfeksiyonlarından kaynaklanan kulak akıntısı ihmal edilirse kulak zarında delinme ya da erime meydana gelir. Koyu ve kötü kokulu akıntı ise zarı ve kemikleri eriterek, iç kulak iltihabı, beyin apsesi, menenjit gibi hastalıklara neden olan, tam işitme kaybına yol açan kolesteatom hastalığından kaynaklanabilir. Bu nedenle kulak akıntıları ihmal edilmemelidir.

Bebeklerde Kulak Akıntısı Nedenleri Nelerdir

Kulak akıntısı genel olarak dış kulak yolu iltihaplarından, akut ya da orta kulak iltihaplarından kaynaklanabilir. Yaşça büyük çocuklarda, yetişkinlerde işitme kaybı, tekrar eden kulak akıntıları ve kulak zarındaki büyük delikler kronik orta kulak iltihabının işaretidir. Bebeklerde kulak akıntısının nedenleri ve gidişatı ise daha farklıdır. Bebeklerde ne çok kulak kirini dışarıya akması şeklinde kulak akıntısı görülebilir. Bebeklerdeki kulak kiri akışkan sıvı özellikte olduğundan kulak akıntısı daha sık oluşabilir.

Bebeklerde kulak akıntısı nedenleri arasında kulak temizleme çubuğu ile kulağın temizlenmesi de bulunmaktadır. Uzmanlar bebeklerin kulaklarının kulak temizleme çubukları yerine yumuşak bir peçete ya da bezle sadece kulak deliğinin çevresinin temizlenmesini önermektedir.

Kulak enfeksiyonları da bebeklerde kulak akıntısı nedenleri arasında yer almaktadır. Enfeksiyon nedeniyle kulağın içinde iltihap oluşmakta ve kulaktan iltihap nedeniyle sarımsı bir akıntı gelmektedir. Bazı bebeklerde kulak iltihabının ilerlemesi anlaşılmaz. Bu nedenle akıntı gibi kulakta anormal belirtiler varsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Bebeklerde kanamalı kulak akıntısı oluyor ise bunun başlıca nedeni uçak yolculuğu gibi basınca maruz kalma ya da kulak temizleme çubuğunu ile kulağın derinliklerine hasar verme olabilir. Ani basınç farklılıkları kulak içindeki dengeleri bozduğundan akıntı oluşabilir.

Kulak kanalında, kulak cildinde gelişen egzama gibi cilt sorunları da akıntıya neden olabilir. Kulağın ya da kulak kanalının herhangi bir sebeple tahriş olması bebeklerde önemli bir kulak akıntısı nedenidir. Bebeklerde kulak akıntısı oluyorsa öncelikle akıntının zamanı, miktarı, devamlılığı gibi takipler yapılmalı ve bebekler mutlaka bir doktora götürülmelidir. Bu sorun ihmal edilirse kulak zarı yırtılması, delinmesi gibi sonuçlarda bebeklerde işitme kaybı gibi ciddi sorunlar gelişebilir.

Kulak Akıntısı Nedenleri

Kulak akıntısının nedenleri genellikle vücudun doğal işleyişine dayanır. Bu herkesin bildiği kulak kiri nedeniyle oluşabilir. Ancak akıntının daha ciddi nedenleri de olabilir. Bazen hastalıklar, enfeksiyonlar, yaralanma gibi nedenler de akıntıya yol açabilir. Bu açıdan akıntının nedeninin belirlenmesi gerekir.

Yüzücü Kulağı

Yüzücü kulağı tıbbi adıyla otitis eksterna kulak kanalının mantar ya da bakteri ile enfekte olmasını ifade eder. Bu durum çoğu zaman kulağın uzun süre suda kalması, aşırı nemli kalması nedeniyle kulak kanalı çeperlerinin hasar almasından kaynaklanır. Kulak kanalının hasar alması kulağa mantarların ya da bakterilerin girmesine uygun ortam hazırlar. Yüzücü kulağı bu isimle anılsa da sadece yüzücülerde ortaya çıkan bir rahatsızlık değildir. Kulak kanalı cildinde hasar ya da açılma herkeste olabilir. Cildin egzama gibi bir sebeple tahriş olması ya da kulağın içine yabancı bir cisim girmesi gibi durumlar da kulakta enfeksiyon gelişebilir. Kulak kanalının hasar görmesi kulağın enfeksiyonlara yatkınlığını arttırır.

Orta Kulak Enfeksiyonu

Kulak akıntısının en fazla rastlanan nedeni orta kulak enfeksiyonudur. Orta kulak içine virüslerin ya da bakterilerin girmesi enfeksiyonun oluşmasına neden olur. Kulak zarının hemen arkasındaki bölge orta kulaktır. Bu bölgede işitme için önemli olan üç kemik yer alır. Bu alanın virüs veya bakteriler ile enfekte olması iltihabın oluşmasında etkilidir. Enfeksiyon bölgede sıvı birikimine neden olarak kulak akıntısının oluşmasına neden olur. Tedaviye zamanında başlanmadığı takdirde sıvı birikimi ve iltihaplanma nedeniyle hastada işitme kaybı başta olmak üzere çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir.

Kolesteatom

Kulağın orta kısmını kulak zarının arkasını etkileyen anormal şekilde cilt büyümesi kolesteatom olarak tanımlanır. Bu cilt büyümesi kanser değildir. Bunun doğum kusur olması muhtemeldir. Fakat genellikle sıkça tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları buna neden olabilir. Kolesteatom çoğu zaman eski cilt katmanlarını etkileyen kist ya da kese olarak gelişim gösterir. Ölü cilt hücrelerinin birikmesi ile büyüyen kolesteatom orta kulakta bulunan ve işitme için önemli olan kemiklerin tahrip olmasına yol açabilir. Bu durum işitme başta olmak üzere yüz ve denge kaslarını olumsuz etkileyebilir.

Kolesteatom sıkça tekrarlayan enfeksiyonların dışında burnun arkasından kulağın ortasına uzanan östaki borusunun doğru çalışmaması nedeniyle de gelişebilir. Östaki borusunun temel işlevi kulağa havanın akmasını, kulak basıncının eşitlenmesini sağlamaktır. Ancak bazı etkenler bu işlevini yerine getirmesine engel olabilir. Alerjiler, sinüs enfeksiyonları, kronik kulak enfeksiyonları ile soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklar bunlar arasındadır.

Östaki borusu doğru çalışmadığı takdirde orta kulakta kısmı vakum meydana gelebilir. Bu durumda kulak zarının bir kısmı orta kulağa çekilebilir ve burada kolesteatom oluşmasına neden olan kiste dönebilir. Kist zamanla eski cilt hücreleri, atık maddeler ve sıvılar ile dolarak daha fazla büyümeye başlayabilir.

Kolesteatom hastalarda hafif bulgularla kendini gösterir. Kistin büyümesi semptomların şiddetlenmesine neden olur. İlk aşamada kulaktan kötü kokulu bir akıntı olabilir. Büyüme devam ettikçe kulakta basınç hissi oluşur ve bazı hastalıklar da gelişebilir. Kulağın içinde ya da arka tarafında da ağrı hissedilebilir. Kistin yaptığı basınç hastalarda işitme kaybına da yol açabilir. Bu tür belirtiler hastaların doktora gitmesi için yeterlidir. Kontrolsüz şekilde büyüyen kist önlem alınmadığı takdirde vertigo, yüz felci, kalıcı işitme kaybı gibi rahatsızlıklara neden olabilir.

Travmalar

Kulak kanalını etkileyen herhangi bir travma akıntıya yol açabilir. Kulağın temizleme çubuğu ile karıştırılması halinde ya da yabancı bir cismin kulağa girmesi nedeniyle bölgede enfeksiyon gelişebilir. Tüple dalış yapmak ya da uzun uçak yolculukları gibi durumlar da kulaklara binen basıncın artmasına dolayısıyla travmaya neden olabilir. Bunun neticesinde kulak zarında yırtılma ya da kopma gibi etiler gelişebilir. Kulak için en tehlikeli akıntılar şiddetli darbelerin ardından oluşan akıntılardır. Bu durumda kulakta beyin omurilik sıvısı olan BOS kaçağı oluşabilir. Bu sıvı ince bir kıvama sahip olup berrak ve yapışkan özelliktedir.

Kafatasına alınan bir darbe sonucunda da boşalabilir. Darbe ile akıntı kanlı olabilir. Bu tür kulak akıntısı olan hastaların hareket ettirilmeden bekletilmesi gerekir. Acilen 112 çağırılmalı ve tıbbi yardım alınmalıdır. Ayrıca yüksek ses ya da akustik travma nedeniyle kulak zarı hasar gördüğünde de akıntı oluşabilir. Bu tür akıntıların gelişmesi sesin aşırı yüksek tonda olmasına bağlıdır.

Mantar Enfeksiyonu

Kulağın nemli kalması, suyla uzun süre temas etmesi mantar enfeksiyonlarının gelişmesine uygun zemin hazırlamaktadır. Bu tür enfeksiyonlar tedaviye de direnç gösterir. Sürekli tekrarlama eğilimi gösterir. Bu nedenle oluşan kulak akıntısı kötü kokulu olabilir. Tedavide ilaçların kullanımı sırasında kulağın suyla teması önlenmeli, sürekli kuru tutulmalıdır.

Polipler

Kulak içini etkileyen polipler kulak sıvısının yani cochlear denilen sıvının orta kulağa boşalmasına neden olabilir. Özellikle kulak zarı hasarlı olan ya da delik olanlarda kulaktan akan sıvı akıntı yapabilir. Akıntının kanlı olması da muhtemeldir.

Kulak Akıntısı Belirtileri

Kulak akıntısı belirtileri altta yatan nedene bağlı olarak farklı semptomlar şeklinde görülebilir. Kulak akıntısının en fazla rastlanan nedeni kulak kiri olsa da daha ciddi hastalıklardan ya da durumlardan dolayı da oluştuğu göz önüne alınmalıdır. Bu yüzden akıntının olması bile doktora gidilmesi için yeterli sebeplerdir.

Kulaktan İltihap Gelmesi

Kulak enfeksiyonları nedeniyle oluşan akıntılarda kulaktan iltihaplı sıvılar gelebilir. Bu tür akıntılar sarımtırak, kanlı sıvılardan oluşabilir. Beraberinde hastalarda ateş ve baş ağrısı gibi bulgular da görülebilir.

Kulaktan Kan Gelmesi

Kulaktan kan gelmesi çeşitli travmalar, darbeler nedeniyle oluşan kulak akıntısında görülebilir. Kanlı akıntıların kesinlikle ihmal edilmemesi tavsiye edilir.

Kulak Akıntısı Tanı Ve Teşhis Yöntemleri

Kulak akıntısı olan hastaların kulak burun boğaz uzmanına gitmesi gerekir. Hastaların KBB muayenesi sonucunda akıntının nedeni tespit edilebilir.

KBB Muayenesi

KBB muayenesi diğer muayene lere göre daha farklıdır. Bu muayenede mutlaka özel aletlerin kullanılması gerekir. Çünkü kulak içi ve diğer bölgeler dışarıdan bakılarak görülemez. Muayenede hastalardan anamnez alınması tanı için önemlidir. Bunu yapmak için hastalara bazı sorular sorulur ve öyküsüne göre muayene yönlendirilir.

KBB muayenesinde hasta doktorun karşısına dik olarak oturtulur. Doktor ise maske ve eldiven kullanarak ayakta ya da oturarak muayeneyi yapar. Muayenenin önemli bir aşaması karanlık, dar ve ulaşılması zor alanlarda yapılır. Bu alanların aydınlatılması için farklı yöntemler, ışık kaynağı, alın aynası, otoskop, Clar aynası, endoskop ya da mikroskop gibi cihazlar kullanılır.

Muayenede alın aynası kullanıldığın da konkav aynalar da kullanılır. Hastanın sol tarafında yer alan ışık kaynağından reflektör ayna yardımı ile kulağa yansıtılır. Bu şekilde çift gözle görüş elde edilir. Clar aynası kullanılırsa reflektör önüne yerleştirilen ampulden ışık sağlanır. Hastanın iki gözünün ortasına gelecek şekilde Clar aynası yerleştirilir. KBB muayenesinde endoskop ve mikroskop kullanırsa bunların kendi ışık kaynakları olur. Otoskop ise kulak muayenesinde kullanılan kendine ait mercek sistemi ve ışık kaynağı olan bir alettir. KBB muayenesinde en fazla tercih edilen alettir.

KBB muayenesinde spekulum yerleştirilmeden önce değerlendirme yapılacak bölgeye iyi bir aydınlatmanın sağlanması gerekir. Aydınlatma olmadan muayeneye başlanılmaması gerekir. Ayrıca ışıklandırmanın dışında kulak içi boşlukların muayene edilmesi için de özel aletler kullanılmalıdır. Muayenenin nasıl yapılacağı, hangi aletlerin kullanılacağı hakkında doktor en doğru kararı verecektir.

Kulak Akıntısı Risk Faktörleri

Kulak akıntısına neden olabilen enfeksiyonlar için uygun zemin hazırlayan bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörleri akıntının gelişmesinde etkili olur.

Yaş

Özellikle 2-6 yaş arasındaki çocuklarda kulak akıntısına daha fazla rastlanır. Bu yaşlardaki çocuklarda östaki borusunun şekli, büyüklüğü itibarıyla bağışıklık sistemleri henüz gelişmemiş olduğundan kulak enfeksiyonu gelişimine daha yatkındırlar. Bu çocuklarda kulak enfeksiyonu dışında soğuk algınlığı riski de fazladır. Ayrıca daha biberon ile beslenen bebeklerde de kulak enfeksiyonu riski yüksektir. Dolayısıyla kulak akıntısı bu yaşlarda daha fazla görülür.

Mevsimsel Faktörler

Kulak enfeksiyonları riskini arttıran grip, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklar daha çok kış ve sonbahar aylarında görülür. Mevsimsel alerjileri bulunan kişilerde de polen artışından kaynaklı enfeksiyon riski de artar. Bu enfeksiyonlar nedeniyle hastalarda kulak akıntısı riski de yükselir.

İşitme Bozuklukları

Hastalarda aralıklı olarak işitme bozuklukları görülüyorsa, bunun başlıca nedeni kulak enfeksiyonlarıdır. Genellikle enfeksiyonların iyileşmesi ile işitme bozukluğu da düzelme gösterir. Ancak orta kulakta devamlı enfeksiyonlar olması, sıvı birikimlerin olması hastalarda ciddi işitme kaybına neden olabilir. Kulak zarı ya da orta kulaktaki yapılarda hasar olduğunda ise kalıcı işitme kaybı meydana gelebilir.

Kulak Akıntısı Komplikasyonları

Kulak akıntısı komplikasyonları tedavinin ihmal edildiği durumlarda daha fazla görülebilir. Çeşitli sebeplerden oluşan akıntı orta kulak, dış kulak, iç kulak hastalıkları ve kulak zarından kaynaklanabilir.

Kötü Koku Oluşumu

Kulak akıntısı ilerleyen zamanlarda kötü kokulu olduğunda kronikleşmiş orta kulak iltihaplarının tehlikeli kabul edilen formuna işaret edebilir. Bu durumda hastaların ameliyat edilerek kontrol altına alınmalıdır. Kulak akıntısına zamanında önlem alınır, tedavisi yapılırsa bu tür istenmeyen durumlarla karşılaşılmaz.

İşitme Kaybı

Kulak akıntılarının en önemli komplikasyonu işitme kaybına neden olmasıdır. Özellikle kulak zarını etkileyen akıntılar zarda delinmeye ve yırtılmaya yol açtığında hastalarda kısmi ya da tam işitme kaybına neden olabilir. Kulak zarı kendini tamir edebilir. Ancak kulak akıntısının zamanında tedavi edilmemesi zardaki hasarı arttırabilir ve işitme kaybı ortaya çıkabilir.

Kulak Akıntısı Nasıl Önlenir?

Kulak akıntısını önlemek için bazı hususlara dikkat edilmelidir. Bunun için akıntıya neden olabilecek enfeksiyonlardan ve diğer etkenlerden korunmak gerekir.

Mevsim Koşullarına Karşı Korunma

Mevsim koşullarına karşı korunma özellikle kulak enfeksiyonlarına karşı alınabilecek en iyi önlemdir. Çünkü kulak enfeksiyonları genellikle kış ve sonbahar aylarında daha fazla görülür. Orta kulağı, dış kulağı etkileyen enfeksiyonlar yüzünden kulak akıntısı oluşabilir.

Üst Solunum Enfeksiyonlarından Korunmak

Üst solunum enfeksiyonları yüzünden kulak enfeksiyonları oluşma riski artmaktadır. Bu nedenle Başta çocuklar olmak üzere herkesin üst solunum enfeksiyonlarından korunması gerekir.

Kulak Hijyeni Ve Bakım

Kulak hijyeni ve bakım kulak akıntılarını önlemek için alınması gereken bir önlemdir. Kulak temizleme hassas bir şekilde yapıldığında genellikle kulak akıntısı da geçebilir. Ancak kulak bakımında kulak çöpü kullanılmaması gerekir. Bu şekilde kulak zarı tahrişi, zarın delinmesi, kulak zarının kulak kanalına ilerlemesi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Kulak kiri kanalın içine doğru itildiğinde kulakta tıkanıklık oluşabilir.

Kulak hijyeninin sağlanması için öncelikle kulak zarında delik, orta ve dış kulak iltihabı gibi sorunların olmaması gerekir. Eğer kişinin kulağında küçük bir akıntı varsa kesinlikle kulağın temizlenmemesi gerekir. Bu tür durumlar mutlaka tıbbi tedavi gerektirir. Kulak bakımı için evde tuzlu su ile kulak temizliği yapılabilir. Hazırladığınız tuzlu suyun içine bir pamuk batırıp kulağınıza 1-2 damla damla damlata bilirsiniz. Daha sonra kulağınızı nazikçe temiz bir bezle temizleyin. Tuzlu suyun yerine oksijenli su, bebek yağı, eczaneden alınan alkol ve sirke karışımı, mineral yağı gibi ürünlerde kullanılabilir.

Sık Sorulan Sorular

Kulak akıntısı gibi önemli bir sağlık sorununun nedenleri, tedavisi, belirtileri, önlenmesi gibi konularda makalemizde geniş bir bilgiye ulaşabilirsiniz. Bu bölümde ise kulak akıntısı hakkında merak ettiğiniz sorunların yanıtlarına ulaşabilirsiniz.

Kulak akıntısı nasıl tedavi edilir?

Kulak akıntısı tedavisi nedeni uygun şekilde yapılır. Bazı hastalar herhangi bir tedavi uygulanmadan iyileşebilir. Kulak akıntısı tedavisi bekle gör yaklaşımı ile tedavi edilebilir. Hastalarda kulak enfeksiyonu nedeniyle oluşan akıntılar genellikle 1-2 haftada etkisini kaybeder. Kulak damlası ve ağrı kesiciler rahatsızlıkla başa çıkmak için yeterli olabilir. Eğer hastada 39 derecenin üzerinde ateş varsa ya da hasta altı aydan küçük ise tedavide antibiyotik kullanılabilir.

Kulakta travma oluşmuş ise genellikle tedaviye gerek duymadan iyileşir. Ancak hastada kulak zarının yırtılması meydana geldiyse kendiliğinden iyileşme olmaz. Bu durumda kulak zarına operasyon ile yama yapılması gerekebilir. Yamanın işe yaramadığı durumlarda hastanın kendi derisinden parça ile zar tamir edilebilir. Yüzücü kulağı denilen enfeksiyonun kontrol altına alınması için hastalara antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Antibiyotik tedavisinde kulak damlası ya da oral antibiyotikler kullanılabilir.

Kulak akıntısı nasıl temizlenir?

Kulak akıntısı temizlenirken dikkatli olmak gerekir. Akıntıyı daha kolay temizlemek için kulağa sıcak havlu konulabilir. Bu şekilde akıntının temizliği daha kolay olabilir. Ayrıca akıntıyı temizlemek amacıyla kulak temizleme çubuğu kullanılmamalıdır. Temiz bir bez ya da yumuşak bir kâğıt havlu ile nazikçe kulak deliğinin çevresi temizlenmelidir.

Kulak akıntısı için evde uygulanabilecek yöntemler var mı?

Kulak akıntısı için evde yapılabilecek yöntemler de vardır. Bunun için özellikle sıcak uygulama faydalı olabilir. Bu şekilde kulak kanalı temizlenebilir. Sıcağın etkisiyle hızlanan akıntı boşaltılabilir ve tamamen temizlenebilir. Bunu yapabilmek için havluyu ısıtarak kulağınızda beş dakika kadar tutabilirsiniz.

Buhar uygulaması da östaki borusunu açmak ve var olan iltihabın akıtılması için tavsiye edilebilir. Bunun için bir tencerede su kaynatarak buharın üzerine eğilerek buhar banyosu yapılabilir. Ayrıca doğal antibiyotik olan sarımsaktan faydalanılabilir. Bunu yapabilmek için birkaç tane sarımsağı ezerek suyunu kulak damlası gibi kullanabilirsiniz. Bu damlayı birkaç gün süreyle günde iki defa kulağınıza damlata bilirsiniz.

Kulak akıntısı baş ağrısına neden olur mu?

Kulak akıntısı genellikle kendiliğinden iyileşebilir. Ancak bazı hastalarda akıntı ile ateş ve baş ağrısı gibi semptomlar da görülebilir. Bu durumda hastaların gecikmeden bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekir.

Kulak akıntısı çok sık tekrarlıyorsa ne yapmak gerekir?

Kulak akıntısı çok sık tekrarlıyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir. Bu hastalarda kronik kulak enfeksiyonu sorun yaşanabilir. Öncelikle enfeksiyonun tedavi edilmesi gerekir. Çünkü enfeksiyon kulak zarında hasara neden olabilir. Bu durum hastalarda işitme kayıplarına gidecek sorunlara yol açabilir. Sıkça tekrarlayan kulak akıntıları önemli bir sorunun olduğunun göstergesi olabilir. Özellikle akıntının kötü kokulu olması, sarı renkte olması, kanlı olması gibi durumlar varsa ihmal edilmemelidir.

Kulak akıntısı kulak zarının yırtılmasına neden olur mu?

Kulak akıntısı nedenine bağlı olarak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir. Tedavi edilmeyen sıkça tekrarlayan orta ve dış kulak enfeksiyonları kulak zarına zarar verebilir. Enfeksiyonlar nedeniyle oluşan kulak akıntısı mutlaka tedavi edilmelidir. Ayrıca kolesteatom denilen rahatsızlık ta kulak zarının yırtılmasına, akıntıya yol açabilir. Bazı hastalarda kulak kiri nedeniyle oluşan ve kendiliğinden iyileşebilen kulak akıntısı, bazı hastalar da ise ciddi rahatsızlıklardan kaynaklanabilir. Kulak zarının hasar görmemesi ve buna bağlı olarak işitme sorunları yaşanmaması için her kulak akıntısının önemsenmesi gerekir.

Kulak kiri kulak akıntısına neden olur mu?

Her sağlıklı kişide günde az miktarda kulak kiri oluşmaktadır. Buşon denilen kulak kiri vücutta doğal kulak salgılarının dış etkenlerden kaynaklanan kirlerle ve tozla oluşmaktadır. Normalde kulak kanalı kendini temizleyerek oluşan kulak kirini dışarıya atabilir. Fakat kulak salgılarının artması halinde kulak akıntısı oluşacak şekilde kulak kiri meydana gelebilir. Buna sebep olan başlıca etkenler arasında kulak alerjileri, kulak tahrişi, kulakların uzun süre tıkanması, aşırı tozlu ve kirli ortamlarda bulunma, kulak şişmesi gibi nedenler bulunmaktadır. Anatomik olarak kulak kanalının dar olması, kanalın kıllı olması, ileri yaş, kulağın kulak çubuğu ile karıştırılması gibi etkenler de bunda etkili olabilir. Kulak fazla salgı ürettiğinde kulak kiri kanalı tıkar. Bunu temizlemeye uğraşmak kulak kirinin akıntıya neden olmasına yol açabilir.

Kulak çubuğu kulak akıntısına neden olur mu?

Kulak çubuğu ile kulağın temizlenmesi kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Kulak çubuğu kulak kirini kanalın derinliklerine doğru iterek kanalda birikime neden olmaktadır. Bu durum kulak enfeksiyonlarının oluşma riskini arttırmaktadır. Dolayısıyla kulak çubuğu kulak akıntısına neden olabilir.

Kulağı yıkatmak kulak akıntısını önler mi?

Kulağı yıkatmak aşırı miktarda kulak kiri olan kişilerde bu nedenle meydana gelen akıntılara engel olabilir. Ancak kulak akıntısı sadece kulak kiri nedeniyle oluşmaz. Kulak enfeksiyonları, travmalar, hastalıklar, kulağın tahriş olması, şişmesi, kulak cildinde irritasyon gibi nedenler de kulak akıntısı yapabilir. Bu durumlarda kulağı yıkatmak akıntıyı önlemez.

Kulaktan gelen sıvı beyin sıvısı olabilir mi?

Kulaktan gelen sıvıların en tehlikeli olanı beyin omurilik sıvısı (BOS) olarak kabul edilmektedir. Bu kafatası kemiklerindeki kırıklar gibi ciddi darbelerin sonucunda oluşabilir. Eğer kulak akıntısı şeffaf, ince ve yapışkan özellikte olursa acilen bir doktora gidilmelidir.

Bebeklerde kulak akıntısı için ne gibi önlemler alınabilir?

Bebeklerde kulak akıntısı oluşmaması için bazı önlemler alınabilir. Bebeklerin kulaklarını nemli bırakmamak, kulak çubuğu ile kulaklarını temizlememek gerekir. Kişi kendi sağlığı açısından kulağını yumuşak aynı zamanda hijyenik bir bez ile temizlenmesi önemlidir. Ayrıca bebeklerin biberonla beslenmesi sırasında dik durması da gerekir. Yatar pozisyonda bebeğin beslenmemesi gerekir. Bu kulak enfeksiyonların gelişmesine uygun zemin hazırlar. Küçük yaşlarda sıkça tekrarlayan kulak enfeksiyonları akıntıya, kulak zarının zarar görmesine neden olabilir. Bu yüzden bebeklerde işitme sorunları yaşanabilir.

Kulak akıntısı hangi hastalığın belirtisidir?

Kulak akıntılarının yüzde seksen kadarı oldukça basit, geçici ve tedavi edilebilir durumlardan dolayı ortaya çıkar. Başlıca sebep kulak hijyeninin bozulmasından dolayı kulak kirinin vücudun dışına atılmasıdır. Orta kulak iltihabı, basınç değişimleri ve travmalar da diğer sebeplerdir. Kulak içerisinde oluşan polipler, tümör yapıları, sedef hastalığı ve mantar enfeksiyonları da kulak akıntısına sebep olabilen hastalıklardır.

Kulak akıntısı ne kadar sürer?

Kulak akıntıları eğer bir hastalığa bağlı değil de duruma bağlı olarak gelişmiş iseler birkaç saat ile birkaç gün arasına sıkışılırlar. Oldukça şiddetli başlayan akıntı zaman içerisinde azalarak kaybolur. Ancak belirli bir hastalığa bağlı olarak akıntı oluşuyor ise ilgili hastalık tedavi edilene kadar akıntı devam eder. Eğer üç günü aşan ve şiddetinde azalma olmayan kulak akıntıları söz konusu ise mutlaka KBB bölümüne başvurulmalıdır.

Kulak akıntısı kokar mı?

Kulak akıntısının içeriğini kulak kiri ve eğer var ise iltihaplı bir yapı oluşturmaktadır. Her iki maddenin de kendine has ve rahatsız edici bir kokusu vardır. İltihabın türüne göre koku şiddetinde artma ya da azalma da görülebilir. İçeriğin ağırlığı iltihap lehine değiştiği sürece kokunun şiddeti artar ve dayanılmaz hale gelir. Kulak akıntısının genel olarak küflü peynir benzeri bir kokuya sahip olduğunu söylemek mümkündür.

Kulak akıntısı abdesti bozar mı?

Kulak akıntısının hangi koşullar altında ortaya çıktığı abdesti bozup bozmayacağı konusunda belirtidir. Eğer kulak içerisindeki bir yaralanmadan dolayı ağrı ile beraber gelişiyorsa bu tip kulak akıntısı abdesti bozmaktadır. Ancak ortada hiçbir belirti yok iken bir anda, sebepsiz yere kulak akıntısı ortaya çıkıyorsa bu tip akıntı abdesti bozmamaktadır. Yine de bu konuda dini konularda uzman bir devlet kurumuna danışılması en faydalısı olacaktır.

Kulak akıntısı orucu bozar mı?

Kulak akıntısı vücuda giren bir maddeden değil, vücudun kendi dinamiklerinden kaynaklanan bir durumdur. Kulak akıntısı sırasında vücuda herhangi bir şey girmesi gibi bir durum da söz konusu değildir. Doğal olarak kulak akıntısı için damla ya da ilaç benzeri bir şey kullanılmıyorsa tutulan orucun kulak akıntısına rağmen geçerli olduğunu söylemek mümkündür. Yine de kişiye özel bir durum olması ihtimaline karşı bu konuda uzman bir devlet kurumuna danışılması faydalı olacaktır.

Kulak akıntısı için hangi doktora gidilir?

Kulak akıntılarına sebep olan faktörlerin tespit edilebilmesi ve eğer gerekiyorsa da tedaviye başlanabilmesi için hastanın kulak, burun ve boğaz bölümünde görev yapan uzman doktorlara başvurması gerekmektedir. Eğer üç günü aşan ve şiddetinde değişme olmayan bir kulak akıntısı söz konusu ise daha fazla zaman geçirmeden mutlaka KBB uzmanına başvuru yapılmalı ve şikayetler detaylıca anlatılmalıdır.

İlgili Bölümler
İlgili Ameliyatlar
İlgili Tedaviler