Koroner Damar Hastalığı

Koroner Damar Hastalığı
Koroner Damar Hastalığı

 

Koroner damarlar kalbin beslenmesini sağlayan damarlardır. Bu damarlarda meydana gelen hastalıklara ise koroner damar hastalığı adı verilir. Bu hastalıklar oldukça önemli ve hayati tehlikesi büyük olan hastalıklardır. Dünya genelinde gittikçe yaygınlaşan bu hastalık 45 yaşın üzerindeki erkeklere ve 60 yaşın üzerindeki kadınlarda sıklıkla görülmektedir. Bu hastalığın yaşam koşullarının değiştirilmesi ile önlenmesi mümkündür ancak bunun yapılabilmesi için erken teşhis edilmesi gerekir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Murat Dikmengil

Koroner Damar Hastalığı Hakkında

Koroner damar hastalığı, koroner adı verilen damarların tıkanması nedeniyle meydana gelen bir hastalıktır. Bu tıkanma yıllar içinde gerçekleşir ve kişileri kalp krizi riski ile karşı karşıya bırakır. Kalp krizinin yaşanması ise insanların ölümü ile sonuçlanabilir. Gittikçe yaygınlaşmakta olan bu hastalık sağlıksız beslenme ve düzenli uyumama gibi koşulların tetiklemesiyle ilerler. Bu nedenle kişilerin yaşam koşullarını değiştirmesi, koroner damar hastalığını büyük ölçüde önleyebilir.

Koroner Damar Nedir?

Vücudumuzdaki kan dolaşımını sağlayan kalp, kaslar ile çalışır. Bu kasların çalışabilmesi için de beslenmesi gerekir. Kalbin kaslarını oksijen ve enerji bakımından besleyen damarlara korner damar adı verilir. Kalpte sağda ve solda olmak üzere iki adet koroner damar bulunur. Bu damarlar alt dallarına ayrılarak kalbi besler. Bu damarlardan birinin tıkanması ise kalp kaslarının durmasına ve kalp krizine neden olur.

Koroner Damar Hastalığı Nedir?

Koroner damarlarda en sık görülen, hastalık damar sertliğidir. Bu hastalık, kişilerin damarlarında kolesterol, iltihaplı hücreler ve düz kas hücreleri gibi pek çok etkenin bir araya gelerek zaman içinde damarı tıkaması sonucunda oluşur. Bu tıkanma nedeniyle oluşan damar sertliği sonucunda meydana gelen hastalığa ise koroner damar hastalığı adı verilir. Koroner damar hastalığı zaman içinde meydana gelen bir hastalıktır. İlk akşamda yüksek kolesterol, sigara kullanımı ya da kan basıncının yüksek olması gibi nedenlerden dolayı, koroner damar hasar görür. Bu hasarın sonucunda damarda yağlı maddeler ve kalsiyum birikimi ile meydana gelen plaklar görülür. Bu plaklar, kanın rahat akmasını engeller. Plakların artması sonucunda koroner arter daha çok daralır ve kalbe giden kan miktarı azalır. Bunun sonucunda ise kalpte oksijen azlığı yaşanır ve göğüs ağrıları meydana gelir. Damar daralmasının bir sonraki aşaması ise tıkanmadır ve koroner arter, bir pıhtı nedeniyle tam olarak tıkanır. Tıkanmanın yaşandığı damarın beslediği kalp kası ise kalıcı hasara uğrar.

Koroner Damar Hastalığı Tedavisi

Koroner damar hastalığı için birden çok tedavi yöntemi bulunabilir. Hastalar ilaçla tedavi edilebileceği gibi cerrahi olarak da iyileştirilebilir. Bunun için öncelikle hastanın genel sağlık durumu ve şikâyetleri değerlendirilmelidir. Hastaların başka hastalıklarının olup olmadığı, damar tıkanıklığı durumu, kaç tane damarın tıkalı olduğu gibi bilgiler, tedavi yönteminin belirlenmesinde etkili olacaktır.

İlaç Tedavisi

Bu hastalığın tedavisinde, genellikle kalp krizi geçirme riski düşük olan hastalar için ilaç tedavisi uygulanır. Her kalp damar hastasının günlük 100 ile 300 mg arasında aspirin kullanması gerekir. Aspirin kan sulandırıcı bir ilaçtır ve damardan kanın rahat akmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca hastaların şeker, yüksek tansiyon ve kolesterol gibi ilaçlarını düzenli olarak kullanması önemlidir. Bunun yanında kanın pıhtılaşmasını engelleyecek ve damarların genişlemesini sağlayacak bazı ilaçların kullanımına da başlanabilir.

Girişimsel Tedavi

Koroner damar hastalıklarının cerrahi işleme gerek kalmadan tedavi edildiği yöntemdir. Girişimsel tedavide ameliyat kesiği yapılmadan hastanın damarına dışarıdan müdahale edilir. Bu sayede damar tıkanıklığının önüne geçilmeye çalışılır.

Balon Anjiyoplasti Yerleştirilmesi

Koroner damarlarda yaşanan tıkanıklıkların balon yardımıyla açılması işlemine verilen isimdir. Bu işlemde kasıklardan koroner damara girilir ve kılavuz tel aracılığı ile tıkalı olan damara ulaşılır. Dışarıdan şişirilen balon ile tıkanıklığın açılması sağlanır.

İlaç Salgılayan Stent Yerleştirilmesi

Balon anjiyoplasti işlemi ile birlikte yapılan girişimdir. Hastaların damar tıkanıklığını önlemek amacıyla kalıcı olarak stent yerleştirilir. Bu stentler, damarın tekrar tıkanmasını önlemek için ilaç salgılar.

Cerrahi Tedavi

Koroner damar hastalıklarında ilaçla ya da girişimler ile tedavisi mümkün olmayan damar tıkanıklıklarının açılması için yapılır. Ameliyat için farklı yöntemler mevcuttur.

Koroner Arter Bypass Greftleme

Bu cerrahi işleminde kalbin içinde bulunan tıkalı damar, vücudun başka bir yerinde alınan damar ile köprüleme işlemi yapılarak birleştirilir. Bu ameliyatta yapılan işlem eski damarın değiştirilmesi değildir. Eski damarın 0,5 cm açılması sağlanarak yeni damar, özel dikişler ile bu kısma dikilir ve eski damarın ileri kısmına kan akışının gerçekleşmesi sağlanır. Kısaca bypass olarak adlandırılan bu ameliyatta kullanılan damarlar sol meme atardamarı, kol atardamarı ve bacak toplardamarıdır. Bu damarlar alındığında, bulundukları bölgede işlev bozukluğu meydana gelmediği ve bu damarların yedek damar olarak kullanılması mümkün olduğu için bu işlem yapılır.

Bu ameliyat genellikle ileri yaş grubunda olan hastalar için tercih edilir. Genel anestezi altında yapılan ameliyat için hastaların bir gün önceden hastaneye yatması gerekir. Ayrıntılı olarak tüm tahliller yapıldıktan ve hastanın anestezi durumu değerlendirdikten sonra ameliyata başlanabilir.

Ameliyat sırasında hastanın göğüs kafesinden kesi yapılır ve bazen kalbin ve akciğerin durdurulması ile işlem gerçekleştirilir. Kalbin ve akciğerin başka bir makine aracılığı ile çalışması sağlanır. Bazı hastalarda kalp çalışır durumda iken de bu ameliyat yapılabilir. Ameliyat yaklaşık olarak 4-6 saat içinde tamamlanır.

Ameliyattan sonra hastalar 1 gün yoğun bakıma alınır ve solunum cihazına bağlanır. Durumu iyi olan hastalar ertesi gün normal odaya alınır ve 4-6 gün boyunca hastanede, gözetim altında tutulur.

Bu ameliyatın ardından hastalar 3-4 hafta içinde iyileşebilir. Ameliyat sonrasında özel bir diyet uygulanmaz ancak hastaların kolesterol, sigara ve kilo alımı gibi faktörler için önlem alması gerekir.

Ek Tedavi

Cerrahi işlemlerin yeterli olmadığı durumlarda ya da hiçbir şekilde damar tıkanıklığı tedavi edilemeyen hastalar için ek tedavi yöntemi geliştirilmiştir. Bazı hastalar için ilaç tedavileri, balon, stent ve diğer cerrahi işlemler yetersiz kalabilir. Bu durumda ek tedavi yöntemi ile damar tıkanıklığı önlenebilir.

Transmiyokardiyal Lazer Revaskülarizasyonu

Bu yöntem, koroner arter tıkanıklığı tedavi edilmeyen hastaların yaşam kalitelerini artırmak ve damar tıkanıklığını tedavi edebilmek amacıyla bulunmuş olan ek bir tedavi yöntemidir. Lazer ışınları ile hastanın koroner arter damarları çoğaltılır ve kan akışının bu yeni damarlardan yapılması sağlanır. Genel anestezi altında yapılan bu işlemde yüksek yoğunlukta lazer ışınları kullanılmaktadır. Dünya üzerinde oldukça yaygınlaşan bu yöntemin başarı oranı oldukça yüksektir.

Güçlendirilmiş Eksternal Kontrpulsasyon

Kısa ismi ile EECP olan bu yöntem, Amerika’da dahil olmak üzere dünya üzerinde 500’ün üzerinde merkezde uygulanmakta olan, koroner kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Gün geçtikçe artan kalp yetmezliklerinin kansız ve acısız tedavi yöntemi olan EECP ile pek çok hastanın kurtulduğu ve şikayetlerinin azaldığı belirlenmiştir. Bu yöntem ilaç tedavisi, bypass, stent, balon tedavisi gibi yöntemlerin uygulanamadığı kişiler için tercih edilen, yeni nesil bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem ile tedavi sırasında koroner damarların genişlemesi sağlanır. Ayrıca kalbi besleyen diğer damarların genişlemesi ve yeni kılcal damarların eklenmesi de gerçekleştirilir. Bu sayede kalbin kanla beslenmesi sağlanarak nefes darlığı, kalp krizi, yorgunluk, çarpıntı, göğüs ağrısı gibi şikâyetler ortadan kalkar.

EECP yöntemi uygulanırken hastalar sırt üstü yatırılır hastanın bacaklarına ve kalça bölgesine hava torbaları sarılır. Bu torbalar kalp atımı ile birlikte şişer ve iner. Bu sayede damarlardaki kanın koroner damar tarafına akması sağlanır. Zamanla biriken kan koroner damarın genişleyerek açılmasını ve yeni kılcal damarların oluşmasını sağlar. Bu da, tıkanıklığı önlendiği ve kalp krizi riskinin ortadan kalktığı anlamına gelir.

Bu tedavi günde 1 saat olmak üzere toplam 35 seans olarak uygulanır yani tedavi süresi toplamda 35 saattir. Tedavi sırasında hastalar müzik dinleyebilir, kitap okuyabilir, televizyon seyredebilir ya da sohbet edebilir. Tedaviden sonra hastaların günlük hayatına hemen dönmesi sağlanır. Oldukça kolay uygulanan bu yöntemin püf noktası, doktorların ve hemşirelerin tedavi sırasında bağlantılar ve ince ayarlar yapmasıdır.

EECP yöntemi tamamen ağrısız ve acısız bir yöntemdir ve hastalar tedavi sırasında rahatsız olmaz. Bu tedavinin bir diğer avantajı ise kalıcı olmasıdır. Ancak tedaviden sonra hastaların kendilerine ve beslenme düzenlerine dikkat etmeleri gerekir.

Koroner Damar Hastalığı Nedenleri

Bu hastalığın nedenleri arasında genetik faktörler yer alır. Birinci dereceden yakınlarınızda koroner damar tıkanması varsa, sizde de görülmesi ihtimali yüksektir. Bununla birlikte sigara, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve şeker hastalığı gibi etkenler, koroner damar tıkanıklığına neden olur.

Koroner Arterlerin Daralması

Sigara, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve hipertansiyon gibi etkenler, zamanla damarlarda yağ gibi maddelerin birikmesine ve damarların daralmasına neden olur. Koroner damarların tıkanması sonucunda kalp yeteri kadar beslenemez ve kalp kaslarında kalıcı hasar meydana gelir. Bu da kalp yetmezlikleri ve kalp krizi gibi sonuçlar doğurabilir.

Koroner Damar Hastalığı Belirtileri

Koroner damar hastalığı olanlarda çeşitli belirtiler görülür. Bazen bu hastalık belirti göstermeden de ilerleyebilir ancak kalp kaslarının zarar görmesi, nefes darlığı başta olmak üzere pek çok şikâyeti beraberinde getirir.

Anjin

Koroner damar hastalığı nedeniyle kalbe yeterli kan gitmediğinde, kalpte meydana gelen ağrıya anjin denir. Kalbin ağrıması ile birlikte göğüste de ağrı oluşur.

Göğüs Rahatsızlığı

Kalbin yeteri kadar kan almaması ve oksijensiz kalması gibi sebepler, çeşitli göğüs rahatsızlıklarını da beraberinde getirir. Baskı, uyuşma ve yanma hisleri, bu rahatsızlıklardandır.

Baskı

Kalbin yeteri kadar kan almaması sonucunda sanki göğüste biri oturuyormuş gibi bir baskı hissedilir. Bu baskı hissi soğuk havalarda, aşırı stres ve yorucu spor durumlarında ortaya çıkar. Nefes alıp vermekle bu his kaybolmaz. Bu his genellikle 10-15 dakika sürer ve dinlenmekle ya da damarları gevşeten ilaçların alınmasıyla kaybolur.

Yanma

Kalbe kan gitmemesi ile ağrı oluşur ve bu ağrı göğüs bölgesinde yanmaya neden olabilir. Mide yanmasına benzeyen bu yanma hissi kısa sürelidir ve dinlenme ile geçebilir.

Uyuşma

Koroner damar hastalıkları sonucunda göğüs bölgesinde uyuşma olur. Bu uyuşma bazen sol kol, omuz ve bacaklarda bile hissedebilir. Uyuşma hissi genel olarak fazla efor sarf etmekle, sinirlenmekle ya da soğuk havalarda ortaya çıkan bir durumdur ve damar genişleten ilaçlar alındığında ya da dinlenme ile geçebilir.

Nefes Darlığı

Kalbin yeteri kadar kan almaması, kalple birlikte akciğerlerin de etkilenmesine neden olur. Göğüste sıkışma ve nefes darlığı hissedilir. Nefes darlığı, kalp krizinin de en yaygın belirtileri arasında yer alır. Yaklaşık 5 dakika süren bu durum hastanın dinlenmesi ve rahat bir ortama geçirilmesi ile son bulur. Nefes darlığı yaşayan kişiler için dil altı hapları verilebilir.

Baş Dönmesi

Damarların yeteri kadar kan pompalayamaması baş dönmesinde de neden olabilir. Damar hastalığı olan kişilerde en sık görülen şikâyetlerden biridir. Özellikle yüksek tansiyonu olan hastalarda görülür ve hastanın dinlenmesi ile son bulunur.

Bulantı

Koroner damar hastalığı olan kişilerde yaygın görülen şikâyetlerden biri de soğuk terleme ile birlikte mide bulantısı hissidir. Tansiyonun etkilemesi ile birlikte mide bulantısı gerçekleşebilir. Mide bulantısı, damar hastalığı ve yüksek kolesterol birlikte olan kişilerde de karşılaşılan bir şikayettir.

Terleme

Damar tıkanıklığı ya da damar hastalığı olan kişilerde, özellikle baş ve ense bölgesinde soğuk terleme görülür. Yemek yeme, konuşma, yürüme gibi günlük aktiviteler sırasında bile terleme görülebilir. Baş ve boyun bölgesinin sol tarafında terleme olur.

Koroner Damar Hastalığı Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Koroner damar tıkanıklığını teşhis edilmesi için bazı testler yapılmalıdır. Aynı zamanda hastanın fiziki muayene edilmesi gerekir, şikâyetleri değerlendirilir ve hastalık öyküsü dinlenir.

EKG

Kalbin elektriksel aktivitesinin ve ritmini dinlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda kalbe kan gitmemesinden ve kalp krizinden sonra meydana gelen hasarın tespit edilmesine de yardımcı olur. Hasta, göğüs bölgesine elektrotlar yerleştirilerek bir cihaza bağlanır, sırt üstü yatar ve hastaya herhangi bir ağrılı işlem yapılmaz. İşlem 5 ile 10 dakika sürmektedir.

Talyum Miyokard Sintigrafisi

Bu test, koroner damar hastalıkları hakkında tespit yapılmasını sağlar. Kalp kasları hakkında bilgi veren ve kalbe ne kadar kan gittiğini gösteren bir cihaz yardımıyla yapılır. Test sırasında hastanın kol toplardamarından radyoaktif bir madde verilir. Bu maddenin stres altında egzersiz yapmak gibi ve istirahat halinde kalbe ne kadar kan gittiğini göstermesi için göğüs bölgesinde dönen ve görüntü alan bir cihazdan yardım alınır. Bu test ile kalbin hangi bölgesinde damar tıkanıklığı olduğu belirlenebilir.

Ekokardiyografik İnceleme

Bu test, ses ötesi dalgaların yardımıyla kalbin ve kan akımının incelenmesini sağlayan yöntemdir. Kısa ismi ile eko ya da kalp ultrasonu olarak adlandırılır. Hastanın sırt üstü yatırılması ile yapılan bu işlemde prob adı verilen tüpler kullanılır. Göğüz duvarı ve kalp arasında gezdirilen bu aletten çıkan dalgalar, görüntünün bilgisayara aktarılmasını sağlar. Bu sayede kalp ve çalışması ile ilgili tüm bilgiler anlık olarak izlenebilir. 15 ile 20 dakika arasında süre bu test, tamamen ağrısızdır ve oldukça hızlıdır.

Koroner Anjiyografi

Bu anjiyografi, uzman doktorlar eşliğinde laboratuvar ortamında yapılan ve kalp damarlarının röntgeninin alındığı bir testtir. İşlem sırasında hastanın damarlarına boyar madde verilir ve röntgen ışınları kullanılarak görüntü alınır. Bu işlem sırasında hastaya anestezi verilmez. Bu işlem ortalama olarak 15 ya da 20 dakika sürmektedir. Kasık bölgesindeki toplardamardan boyar madde verildiği için işlem sonrasında bu bölgeye 4-5 saat boyunca ağırlık konulması gerekir. Hastalar bu süre boyunca yatarlar ve sürenin sonunda ayağa kalkabilirler. Bu testten sonra hastalar doktorun uygun görmesi ile aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilirler.

Koroner Damar Hastalığı Risk Faktörleri

Bazı insanlar yaşadıkları koşullar ve beslenme alışkanlıklarına göre koroner damar hastalıklarında risk altında olurlar.

Yaş

Yaş ilerledikçe bu hastalığa yakalanma ihtimali artar. Erkeklerde 45 yaş üstünde kadınlarda ise 60 yaş üstünde koroner damar hastalıklarına daha sık rastlanılmaktadır.

Cinsiyet

Yapılan araştırmalar erkeklerin koroner damar hastalığına yakalanma riskinin daha fazla olduğunu kanıtlar. Kadınlarda ise bu hastalık, menopoz döneminden sonra ortaya çıkmaktadır.

Genetik

Ailenizde 60 yaşından önce koroner damar hastalığı geçiren birinin bulunması, bu hastalığın sizde de olma ihtimalini artırır.

Sigara

Sigara kullanımı, bu hastalığa yakalanma ihtimalini artırır. Çünkü sigara iltihaplanmayı arttırırken aynı zamanda damarda biriken kolesterolün çökmesine neden olur. Yapılan araştırmalara göre günde 20 dal sigara içen bir kadın, hiç sigara içmeyen aynı yaştaki bir kadına göre 3 kat daha fazla risk altındadır. Erkeklerde de durum aynıdır. Sigara içen erkekler, hiç sigara kullanmamış erkeklere göre 3 kat fazla risk altındadır.

Hipertansiyon

Hipertansiyonun olması, kan damarlarının kalınlaşmasına ve daralmasına neden olur. Bu da kan akış hızını azaltır. Bunun sonucunda koroner damar hastalıkları ortaya çıkar.

Hareketsizlik

Kişinin hareketsiz kalması kişide zamanla kan akımının giderek azalmasına sebep olmaktadır. Bu da damarların zaman içinde tıkanmasını ve kolesterol ihtimalini arttırır. Sürekli hareketsiz olan kişiler, koroner damar hastalıkları için risk altındadır.

Diyabet

Şeker hastalığı olan kişilerin büyük bir kısmında erken yaşta koroner damar tıkanıklığı görülmüştür.

Stres

Sürekli stres altında yaşayan bireylerin damarları sürekli olarak kasılıp gevşer. Bu da zaman içinde damarların tıkanması ile sonuçlanır. Stresli işi olan ya da çabuk sinirlenme eğilimi gösteren bireylerde, koroner damar hastalıklarına sıklıkla rastlanılmaktadır.

Koroner Damar Hastalığı Komplikasyonları

Koroner damar hastalığı olan kişiler tedavi edilmediklerinde bazı komplikasyonlar ile karşılaşabilirler. Bu komplikasyonlar oldukça ciddidir ve hayati öneme sahiptir.

Kalp Krizi

İnsanların yaşam koşullarına ve genetik faktörlere bağlı olarak damarlarında kalsiyum, yağ ve kolesterol birikimleri görülür. Bu birikimlere plak adı verilir. Bu plaklar kalbi besleyen ve kalbin çalışmasını sağlayan kan damarlarının tıkanmasına neden olur. Bu tıkanma sonucunda kalbin kanla beslenememesi, kalp krizini meydana getirir. Kalp krizi geçirmiş biri sürekli risk altındadır ve mutlaka tedavi olması gerekir. Kalp krizi geçirdikten sonra hastanın tedavi süresi daha uzun ve zorludur.

Koroner Oklüzyon

Koroner oklüzyon ise yine kalbi besleyen kan damarında kan pıhtısı birikmesi ile birlikte kalbin belirli bir kısmına kan ulaşmaması ve bu bölgenin ölmesi anlamına gelir. Kalbin bazı bölümlerine kan pıhtısı ya da plak nedeniyle kan akışı yavaş gider. Bunun sonucunda, bu bölgede bulunan kaslar ölür. Koroner oklüzyon kalp krizine de neden olabilir.

Koroner Damar Hastalığı Nasıl Önlenir?

İnsanların bilinçli davranması ve yaşama koşularını sağlıklı olarak değiştirmesi ile koroner damar hastalıklarının önüne geçilebilir. Bu hastalığın tedavi süreci zor ve uzundur. Ancak daha önceden alınan önlemler ile daha sağlıklı bir hayat geçirebilir, kalbinize iyi bakabilirsiniz.

Sağlıklı Beslenme

Düzensiz beslenmek, koroner damar hastalığı ile birlikte pek çok hastalığı daha tetikleyen en önemli unsurdur. Fast food tarzı beslenme yerine ev yemeklerini tercih etmeli, paketli gıdalar tüketmekten kaçınmalı, yemeklerinizdeki yağ ve tuz miktarını azaltmalı, yağlı gıdalar tüketmemeli ve içeriğini bilmediğiniz hiçbir ürünü tüketmemeye özen göstermelisiniz. Ayrıca ara öğünler ile birlikte günde en az 5 öğün beslenmeli ve yoğurt, süt gibi gıdalar tüketmelisiniz. Eğer kolesterol ya da şeker hastalıklarına sahipseniz, doktorunuzun verdiği özel diyet programına uymayı ihmal etmemelisiniz.

Doğru Fiziksel Aktivite

Spor yapmak, pek çok hastalığı önlediği gibi koroner damar hastalıklarını da önler. Ancak yaptığınız sporun doğru olması önemlidir. Ağır sporlar yapmak kalbinizi yorabilir. Ağır sporlar yerine doktorun verdiği egzersizleri yapabilirsiniz. Günde en az yarım saat tempolu yürüyüş yapmak, pilates, yüzme gibi egzersizler ile kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Sigara ve Alkol Kullanmamak

Sigara, sürekli kullanıldığında damarlarda biriken plakların çökmesine ve daha çok tıkanmaya neden olur. Koroner damar hastalığına yakalanmak istemiyorsanız kesinlikle sigara kullanmamanız gerektiğini bilmelisiniz. Alkol alımını ise belirli miktarlarda yapmalısınız ve her zaman alkol tüketmemelisiniz. Çünkü alkol, kan akışını hızlandırırken aynı zamanda damarların daralmasına neden olur. Alkolün içinde bulunan maddeler plaklar ile birleşerek tıkanmayı meydana getirebilir.

Stresten Uzak Durmak

Koroner damar hastalığı riski taşıyorsanız ya da kalbinizin sağlıklı olmasını istiyorsanız, stresi hayatınızdan uzak tutmanız gerekir. Stresli bir işiniz varsa bırakın ve daha mutlu olmaya çalışın. Ağır sporlar yapmaktan ve çabuk sinirlenmekten uzak durun. Çabuk sinirleniyorsanız mutlaka tedavi olun ve sizi sakinleştirecek olan yoga gibi egzersizleri deneyin.

Sık Sorulan Sorular

Koroner damar hastalıkları sık karşılaşılan ve hakkında pek çok bilgi bulunan hastalıklardır. Ayrıca insanları en çok korkutan hastalıklardan biridir. Siz de ya da sevdiklerinizde bu hastalık varsa mutlaka doktorunuza danışarak detaylı bilgi isteyin. Çünkü hastalığın ilaçlarla tedavisi kadar yaşam koşulları ile tedavi edilmesi de oldukça önemlidir.

Koroner Arter Hastalığı Ölüme Sebep Olabilir Mi?

Bu hastalık kalbi besleyen damarların tıkanmasına neden olacağı için kalbin bir kısmının ölmesine neden olabilir. Bu da kalp krizini doğurur ve ölümle sonuçlanabilir. İlerleyen koroner damar hastalıklarında ölüm ihtimali yükselir.

Hastalığın Kesin ve Kalıcı Bir Tedavisi Var Mıdır?

Hayır, ne yazık ki hastalığın bi çözüm tedavisi henüz bulunmamaktadır. İlerleyen teknoloji sayesinde gelişen Güçlendirilmiş Eksternal Kontrpulsasyon yöntemi ile tedavinin kalıcılığının uzatılması sağlanmıştır. Hastalığın tekrarlamaması ve tedavinin uzun süre kalıcı olması için hastanın kendine dikkat etmesi ve doktorun verdiği talimatlara harfiyen uyulması gerekir.

Tedavi Riskleri Nelerdir?

Koroner damar hastalıklarında tedavi sonrasında genetik faktörler, yaş ve cinsiyet gibi faktörleri değiştiremezsiniz. Ancak beslenme, stres, sigara ve alkol kullanımı gibi risk faktörlerini değiştirerek tedavinin daha uzun süreli olmasını sağlayabilirsiniz. Bu hastalığın tedavi süresinde uygulanan cerrahi yöntemlerindeki en büyük risk hastanın kalp krizi geçirmesidir. Ancak bu risk doktorlar tarafından kontrol altına alınmaktadır.

Koroner Arter Hastalığı Kimlerde Görülür?

Koroner damar hastalıkları genel olarak 40 yaş ve üstü kişilerde görülür. Bu hastalığın erkeklerde görülme oranı kadınlara göre 4 kat fazladır. Kadınlarda menopoz döneminden sonra ortaya çıkar. Bu hastalık erkeklerde 45 ile 60, kadınlarda ise 60 ile 70 yaş aralığında görülür.

Koroner Arter Hastalığı Hangi Rahatsızlıklarla Karıştırılmaktadır?

Koroner damar hastalıkları nefes darlığına neden olduğu için solunum yolu hastalıkları ile karıştırılır. Bunun dışında kendine özgü belirtileri vardır ve başka hastalıklar ile karıştırılmaz.

Hastalığın Görülme Sıklığı Nedir?

Koroner damar hastalıkları, dünya genelinde yaygın olarak görülen ikinci büyük hastalıktır ve görülme oranı %6,8’dir. Bu hastalığın en yaygın olarak görüldüğü ülkeler gelişmekte olan ve yaygın sanayisi bulunan ülkelerdir. Ülkemizde ise koroner damar hastalıklarının görülme sıklığı erkeklerde %4,1 kadınlarda ise %3,5 oranlarındadır. Uzmanlar tarafından bu hastalığın görülme sıklığının giderek arttığı ve 2020 sonunda kadar büyük rakamlara ulaşacağı düşünülmektedir.

Kişi Yalnızca Doğru Beslenmeyle Koroner Arter Hastalığından Korunabilir Mi?

Yalnızca sağlıklı beslenmek, kişiyi bu hastalıktan korumak için yeterli değildir. Diğer risk faktörlerini de ortadan kaldırmak gerekir. Genetik, cinsiyet ve yaş faktörlerinin dışında olan düzenli uyku, stressiz bir yaşam ve sigara ve alkolden uzak durmak gibi kuralların da göz ardı edilmemesi gerekir.

Hastalığın Evde Tedavisi Mümkün Müdür?

Bu hastalık ileri evrelerde değilse, tıkanma yeni başlamışsa ve hastalar beslenme düzenine dikkat ediyorsa ve sigara ve alkolden uzak duruyorsa, tedavi için ilaç kullanımı tavsiye edilebilir. Bu ilaçlar kan akışını düzenler ve damarların genişlemesini sağlar. Hastalığın ilk evrelerinde bu ilaçlar tedavi sağlayabilir ancak hastaların mutlaka doktor kontrollerini aksatmamaları gerekir.

Belirtiler Geçtikten Sonra da Hastaneye Gitmek Gerekir Mi?

Koroner damar tıkanıklığı hiçbir belirti vermeden de ilerleyebilen bir hastalıktır. Belirtilerin geçmesi, hastalığın geçtiği anlamına gelmez ve mutlaka doktor kontrolüne gitmeniz gerekir.

Tedaviden Sonra Hastanın Yapması Gerekenler Nelerdir?

  • Tedaviden sonra hastaların kan ve kolesterol düzeylerini kontrol altında tutmak için ilaçlarını düzenli olarak kullanması ve verilen diyetleri uygulaması gerekir.
  • Sigara ve alkol kullanımı kesinlikle bitirilmelidir.
  • Hastaların fiziksel aktiviteyi arttırmaları ve günde en az yarım saat yürüyüş yapmaları gerekir.
  • Hastaların yemeklerindeki tuzu ve şekeri mutlaka azaltması gerekir.

Koroner Arter Hastalığı Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Bu hastalık dikkat edilmediği zaman sürekli olarak tekrarlayabilen bir hastalıktır. Bu nedenle tedavisi ömür boyu sürebilir. Hastaların verilen diyetleri uygulaması ve dikkat etmesi gereken kurallara ömür boyu uyması gerekir.

Tedaviden Sonra Düzenli Doktor Kontrolü Şart Mıdır?

Hastalığın kontrol altında tutulması ve tekrarlanmasının önlenmesi için düzenli olarak doktor kontrolüne gidilmesi gerekir. Bu kontroller genellikle aylık ya da 2 ayda bir yapılabilir. Kesin kontrol zamanları, doktorunuz tarafından belirlenecektir.

Anjin ve Kalp Krizi Arasındaki Farklar Nelerdir?

Anjin, kalbin bir ya da birden fazla bölümüne kan akışının az olması durumunda yaşanan bir sorundur. Kalbin kan gitmeyen bölümlerindeki kaslarda ölme gerçekleşir ancak kalbin durmasına neden olmaz. Anjin kalp ağrısı anlamına gelir. Kalp krizi ise koroner damarların tıkanması sonucunda kalbin kanla beslenememesi nedeniyle meydana gelir ve kalbin durma seviyesine gelmesi, kalbin çalışamayacak durumda olması demektir.

Tedaviden Sonra Hastalık Tekrar Edebilir Mi?

Tedaviden sonra sigara ve alkol tüketimi devam ederse, hastalar düzenli beslenmeye özen göstermezse, doktor kontrolleri aksatılırsa ve fiziksel aktivite sınırlandırılırsa, bu hastalığın tekrarlama ihtimali yükselir. Yapılan araştırmalar, daha önce bu hastalığı geçirmiş olan kişilerin yüksek risk altında olduğunu kanıtlamıştır.

Koroner Arter Hastalarının Alkol Kullanımının Ne Gibi Sakıncaları Vardır?

Alkolün fazla miktarda alınması kan akışını hızlanmasına neden olur. Yüksek kan basıncı kalbi olumsuz etkiler. Ayrıca alkolün damarlarda daralma yapma eğilimi de vardır. Damarların daralması plakların damarları tıkamasına ve kalp krizi ile sonuçlanmasına neden olabilir.

Koroner Arter Hastalarında Heyecanlanmak Kalp Krizini Tetikler Mi?

Aşırı heyecanlanma, koroner damar hastalıklarına neden olmaz ancak bu hastalığı taşıyan kişilerin damarlarının tıkanmasını sağlayarak kalp krizine neden olabilir.

Koroner damar hastalığı ne kadar sürede iyileşir?

Koroner damarlarda meydana gelen daralmaların, sertleşmelerin ve tıkanmaların tedavisinde ilaçlar ve cerrahi uygulamalar sıkça kullanılır. Eğer ilgili sorunlar ameliyat gerektirmeyecek ölçüde ise ani bir sorunun ortaya çıkmaması amacıyla kanı sulandıran ilaçlar sürekli olarak kullanılır. Bu yöntemlerle daralmaya bağlı etkilerin ortadan bir miktar olsun kaldırılması ve bazen de geriletilmesi söz konusudur. Eğer sorunlar ileri boyutlara taşınmış ise tedavi ancak cerrahi olarak yapılmaktadır. Cerrahi uygulamalardan sonra iyileşme süresi bir – üç ay arasında değişir. İlaç tedavilerinde ise iyileşme süresi birkaç yıldır ancak iyileşme garantisi söz konusu değildir.

Koroner damar hastalığında ölüm riski var mı?

Kanın toplanmasından ve dağıtılmasından sorumlu olan damarlarda daralma, sertleşme ya da tıkanma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu gibi sorunlar kalbin çalışma sisteminde sıkıntılara yol açabilir. En sık karşılaşılan sorun kalp krizidir ki hastanın durumuna göre ölüm riski oldukça yüksektir. Yani doğrudan koroner damar hastalığı olmasa da bu hastalığın ortaya çıkardığı sorunlar ölüm riskini artırmaktadır.