Göz Kuruluğu

Göz Kuruluğu
Göz Kuruluğu

 

Göz kuruluğu, her yaştan bireyde görülebilen ve günümüzde de sıkça karşılaştığımız bir göz rahatsızlığıdır. Göz kuruluğu kişide kronik olabileceği gibi farklı sebeplerden kısa süreli şekilde de meydana gelebilmektedir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Sezgin Ceylan

Göz Kuruluğu Hakkında

Göz kuruluğunun sebebi, gözyaşlarında meydana gelen problemlerdir desek doğru olur. Gözyaşları yeterli derecede üretilmediğinde ya da çok çabuk yok olduğunda kişide göz kuruluğu meydana gelir. Kuruluk meydana geldiğinde gözde ve damarlarda kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtiler meydana gelir. İlerlediği takdirde görme kaybına kadar birçok farklı soruna yol açabilmektedir. Göz kuruluğu, kişinin sosyal hayatındaki çeşitli aktiviteleri de engelleyebiliyor. Örneğin, kitap okuma veya bilgisayar kullanma gibi aktivitelerde gözlerde daha fazla ağrı ve kaşıntı olur.

Gözyaşı Ne İşe Yarar?

Daha önce de bahsedildiği gibi, göz kuruluğunun asıl sebebi gözyaşında meydana gelen sorunlardır. Gözümüz, korunmak, göz yüzeyini temizlemek ve kendisini beslemek için gözyaşına ihtiyaç duyar. Gözyaşı, gözyaşı bezleri tarafından üretilmekte olup, gözlerinizin daha sağlıklı ve daha net görmesi konusunda büyük önemi olan bir olgudur. Ayrıca bakteri ve mikroplara karşı gözün savunması da gözyaşı ile sağlanır.

Gözyaşı Tabakası Nedir?

Gözyaşı tabakası birkaç ayrı katmandan oluşan ve gözü koruyan bir tabakadır. Bu tabakayı oluşturan üç ayrı katmandan da aşağıda daha detaylı bahsedilmiştir.

Yağ Katmanı

Yağ katmanı, gözyaşı tabakasının en üstünde bulunan katmandır. Görevi, gözyaşının buharlaşıp kaybolmasını önlemektir. Ayrıca yağ katmanı, gözyaşını da göz üzerinde tutmayı sağlar.

Su Katmanı

Yağ katmanından sonra gözyaşı tabakasında bulunan diğer katman su katmanıdır. Su katmanının görevi ise, göz yüzeyini temizleyerek gözün mikrop kapmasını engellemek ve kurumamasını sağlamaktır. Su katmanı zarar gördüğü takdirde gözde enfeksiyon meydana gelebilir.

Mukus Katmanı

Mukus katmanı, gözyaşı tabakasının diğer ve en son katmanıdır. Kornea yüzeyinde bulunan boşlukları doldurarak gözyaşı tabakası için tam ve düz bir taban oluşumunu sağlar. Bunun dışında, mukus katmanı suyun da göz yüzeyine tutunmasına yardımcı olup yayılmasını sağlayarak gözü nemli tutar.

Göz Kuruluğu Nedir?

Gözün sağlığı ve rahat hareket etmesi açısından oldukça önemli olan gözyaşının miktarının veya kalitesinin azalması durumunda göz kuruluğu dediğimiz rahatsızlık meydana gelir. Bu durum bazı durumlarda kronik bazı durumlarda ise geçicidir.

Göz Kuruluğu Tedavisi

Kişide meydana gelen göz kuruluğunun seviyesine göre tedavi şekilleri mevcuttur. Bu tedavi şekillerinin en sık kullanılanları aşağıdaki gibidir.

İlaç Tedavisi

Göz kuruluğu için kullanılan en popüler tedavi yöntemlerinin geneli ilaç tedavileridir. Bunlardan aşağıda bahsedilmiştir.

Antibiyotikler

Göz kuruluğunun tedavisi için en sık kullanılan yöntemlerin ilki antibiyotik kullanımıdır. Antibiyotik, ileri derece göz kurulukları için belirli bir süre kullanıldıktan sonra bırakılır. Bu tedavinin detayları hastaya göre değişebilmektedir. Antibiyotik ilaçlar, doktorun reçete ettiği şekilde ve belirlenen süre boyunca düzenli olarak kullanılmazsa faydası olmaz.

Göz Damlası

Kullanılan bir diğer tedavi yöntemi ise göz damlası kullanımıdır. Bazı ciddi kuruluk vakalarında, kısa süreli şekilde kullanılması şartı ile kortikosteroid damlalar tercih edilmektedir. Bu damla, varsa iltihabı azaltabilir.

Göz Dolguları

Göz kuruluğu tedavisinde kullanılan bir başka yöntem de göz dolgusudur. Gözyaşı fonksiyonları düzgün olmadığında bunun için yapay gözyaşı yerine geçen göz dolguları kullanılır. Hidroksipropil selüloz içeren bu dolgular pirinç tanesi kadardır ve günde bir kez kullanılması genellikle yeterlidir. Dolgu, göz içerisinde erir ve gözyaşının içerisinde bulunan ve gözü nemlendirmeye yarayan maddeyi göze yayar.

Gözyaşı Kanallarını Tıkamak

Gözyaşının acele bir şekilde buharlaşmasını önlemek amacıyla gözdeki gözyaşı kanallarının ya tamamı ya da bir kısmının tıkanması tedavisi uygulanabilir. Bunun gerekli olup olmadığı doktor tarafından belirlenecektir.

Göz Kuruluğu Nedenleri

Hastalığın başlıca nedeni gözyaşında meydana gelen sorunlardır. Bu sorunlardan ikisi de aşağıda bahsedildiği gibidir.

Gözyaşı Üretiminin Azalması

Göz kuruluğuna neden olan ilk etkenler arasında gözyaşı üretiminin yani gözyaşı miktarının azalması ve gözün nemli kalmasına yetecek derecede olmaması vardır. Azalan gözyaşı üretimi gözün nemli kalmasına yetecek gözyaşının olmamasına neden olur. Bu durum da göz kuruluğunu meydana getirir.

Gözyaşı Kalitesinin Azalması

Diğer bir etken ise gözyaşı kalitesinin azalmasıdır. Gözyaşının miktarı kadar kalitesi de önemlidir. Olması gerektiği miktarda ve kalitede üretilemeyen gözyaşı gözü koruyamaz ve göz nemini kaybeder. Bu da yine göz kuruluğuna yol açan sebeplerdendir.

Göz Kuruluğu Belirtileri

Göz kuruluğu meydana geldiği zaman, gözlerde görülen bazı belirtiler olacaktır. Bu belirtilerden en sık karşımıza çıkanlardan aşağıda bahsedilmiştir.

Gözlerde Yanma ve Kaşıntı

Göz kuruluğu durumlarında, gözde meydana gelen ilk belirti kızarıklıklarla birlikte seyreden yanma ve kaşıntı hissidir. Bu belirtiler gözün kuruluk durumuna ve derecesine göre oldukça zorlayıcı olabilir.

Çapak Birikimi

Göz kuruluğu durumlarında meydana gelen bir diğer belirti ise göz çevresinde biriktiği gözlemlenen çapak oluşumudur. Buda gözün, kuruluğa ve enfeksiyona karşı gösterdiği bir tür tepkidir diyebiliriz.

Kontakt Lens Kullanımında Zorluk

Kontakt lens verilmeden önce zaten göze bir kuruluk testi yapılır. Göz kuruluğu tespit edilmişse kişinin kontakt lens kullanımına uygun olmadığı anlaşılır. Bu nedenle sonradan göz kuruluğu görülen kontakt lens kullanan hastalarda da bu lensin kullanımı zorlaşacaktır.

Işığa Karşı Duyarlılık

Göz kuruluğu durumunda karşılaşılan bir diğer belirti ise ışığa karşı duyarlılıktır. Buna da genellikle kurulukla beraber gelen yanma, hassasiyet ve kaşıntı gibi etkenler de neden olmaktadır.

Gözlerde Sulanma

Göz kuruluğunda görülen bir diğer belirti de meydana gelen çeşitli etkiler karşısında görülen sulanmadır. Örneğin, ışığa karşı hassasiyet gösteren göz sulanır.

Göz Kuruluğu Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Göz kuruluğu rahatsızlığının, doktor tarafından teşhis edilebilmesi açısından yapılması gereken bazı testler ve fiziki muayene vardır. Bu tetkiklerden ve detaylarından aşağıda bahsedilmiştir.

Muayene

Göz kuruluğu teşhisi için yapılması gereken ilk işlem göz muayenesidir. Doktor, anlatılan şikayetler doğrultusunda hastanın göz muayenesini gerektiği şekilde gerçekleştirdikten sonra gerek duyarsa bazı testler de yapabilir.

Schirmer Gözyaşı Testi

Schirmer testinin amacı, üretilen gözyaşının hacmini ölçmektir. Doktor tarafından alt göz kapağına yerleştirilen şeritler sayesinde bu ölçüm gerçekleştirilir. Birkaç dakika sonra yerleştirilen bu şeritlerde ne kadar gözyaşı biriktiğine bakılır ve gözyaşı hacmi ölçülmüş olur. Göz kuruluğu teşhisi de bu sonuçlara göre yapılabilir.

Damla ile Tespit

Bu testin amacı da gözyaşının niteliğinin belirlenebilmesidir. İçerisinde bu testin yapılabilmesi için özel bir boya bulunduran damla göze damlatılarak kornea yapısında meydana gelen lekelere bakılır. Bu lekelerden yola çıkarak gözyaşının buharlaşmasının ne kadar sürdüğü hesaplanır. Bu da yine göz kuruluğu tanısı konulabilmesi için yapılan testlerden birisidir.

Göz Kuruluğu Risk Faktörleri

Göz kuruluğunun oluşmasında etkisi olduğu düşünülen bazı hususlar vardır. Bu hususlardan genel olarak risk faktörleri diye bahsedilir. Göz kuruluğu rahatsızlığının tetikleyici diyebileceğimiz risk faktörlerinden de aşağıda bahsedilmiştir.

Yaş

İlerleyen yaş, birçok farklı hastalığa ve rahatsızlığa neden olduğu gibi göz kuruluğuna da neden olabilmektedir. İlerleyen yaş ile birlikte gözde meydana gelen çeşitli sorunlar göz kuruluğuna yol açar. Bu nedenle hastanın yaşı, risk faktörleri arasında karşımıza çıkan ilk husustur.

Cinsiyet

Göz kuruluğu durumu bilhassa kadınlarda daha sık gözlemlenen bir rahatsızlıktır. Bunun en belirgin sebebi de menopozdur. Menopoz ardından meydana gelen hormon değişiklikleri göz hastalıklarına ve ayrıca göz kuruluğuna da neden olabilmektedir.

Bazı Hastalıklar ve İlaç Kullanımı

Göz kuruluğuna neden olduğu bilinen bazı hastalıklara sahip kişilerde bu durum daha sık gözlemlenir. Örneğin; diyabet, deri sertleşmesi, tiroit hastalıkları vb. hastalıklar beraberinde göz kuruluğu gibi rahatsızlıkları da getirebilir. Bu nedenle bazı hastalıklar ve bunlar için kullanılan ilaçlar da göz kuruluğu oluşumunu tetikleyen faktörler arasında yer almaktadır.

Beslenme

Düzenli ve sağlıklı beslenme tüm vücudun sağlığı açısından önemlidir. Göz sağlığı için de bu durum geçerlidir. Özellikle vücuda yeterince A vitamini ve Omega-3 yağ asidi alınamaması göz kuruluğuna yol açabilmektedir.

Göz Kuruluğu Komplikasyonları

Bizzat göz kuruluğunun yol açabileceği ya da bu rahatsızlığın tedavi edilmemesinin neden olabileceği bazı komplikasyonlar bulunmaktadır. Bunlardan bazıları aşağıda bahsedildiği gibidir.

Gözlerin İltihaplanması

Göz kuruluğunun ardından görülebilen ilk etkilerden biri iltihaplanmadır. Yeterli nemi sağlayamayan gözün savunması da zayıflayacağından bakteri ve mikroba daha açık hale gelir. Bu da gözün kolayca iltihaplanabilmesinin önünü açar. Bu nedenle kuruluk şikayetleri varsa iltihaplanma yaşanmadan bir doktora başvurulması en doğrusu olacaktır.

Korneada Hasar

Göz kuruluğu nedeni ile meydana gelen enfeksiyon ya da iltihaplanma gibi durumların yol açtığı bir komplikasyondur. Tedavisi geciktirilen kuruluk nedeniyle oluşan iltihaplanma sonucunda korneanın da hasar görmesi mümkündür.

Görme Problemleri

Bu komplikasyonlar bir nevi misillemedir. İltihaplanma korneada hasar meydana getirebilirken, korneada meydana gelen hasarlar da görme kalitesini etkiler. Bu nedenle kuruluk nedeniyle görme problemleri yaşanması da olağandır.

Göz Kuruluğu Nasıl Önlenir?

Göz kuruluğu oluşumunun önüne geçebilmek için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunlar sayesinde göz sağlığı korunur ve daha iyi hale gelir. Bu hususlardan bazıları aşağıdaki gibidir.

Gözleri Doğrudan Hava Akımından Korumak

Dikkat edilmesi gereken hususlardan biri hava akımıdır. Gözlere doğrudan temas eden hava akımı göz kuruluğu oluşumunu hızlandırır. Bu nedenle, örneğin, çok rüzgarlı havalarda gözleri direk rüzgara maruz bırakmamak gerekmektedir. Bunun dışında, vantilatörden, saç kurutma makinasından, klimalardan ve havalandırmalardan gelen direk hava akımından da gözleri korumak önemlidir.

Gözleri Dinlendirmek

Dikkat edilmesi gereken belki de en önemli husus dinlenmedir. Gözlerinizi yoran uzun süreli işlere aralıksız devam edilmemelidir. Örneğin kitap okuyor ya da bilgisayar kullanıyorsanız arada bir gözlerin dinlenmesi için bu aktivitelere ara verilmesi gerekir.

Sigara İçmemek

Sigara kullanımı, tüm vücutta olduğu gibi göz sağlığını da kötü yönde etkiler. Ayrıca hasta kendisi sigara kullanmasa da içilen ortamdan da uzak durmalıdır. Sigara dumanı gözü daha fazla tahriş etmektedir.

Dengeli Beslenmek

Dengeli ve sağlıklı beslenme, birçok hastalığın önlenebilmesi ve sağlıklı bir yaşama sahip olunabilmesi açısından önemli bir yer tutar. Göz kuruluğunda da durum bu şekildedir. Yukarıda da bahsedildiği gibi vücuda yeterince alınamayan A vitamini ve Omega-3 yağ asitleri, göz kuruluğuna yol açabilir.

Sık Sorulan Sorular

Her hastalıkta olduğu gibi göz kuruluğu hakkında da özellikle hastaların veya hasta yakınlarının merak ettiği, sıklıkla sorduğu bazı konular olabilir. Bu konulara ve bu konular hakkında sıkça sorulan sorulardan bazılarına, açıklamaları ve cevapları ile birlikte aşağıda yer verilmiştir.

Göz kuruluğu günlük yaşamı nasıl etkiler?

Göz kuruluğu, yanma, kızarıklık, hassasiyet veya iltihap gibi çeşitli etkilere yol açabilmektedir. Bu nedenle hastanın sosyal yaşantısına da bazı etkileri olacaktır. Özellikle, hasta yoğun dikkat, okuma veya bilgisayar kullanımı gerektiren bir iş yapıyor ise bu faaliyetleri etkilenecektir.

Göz muayenesi öncesinde hastanın yapması gerekenler nelerdir?

Öncelikle, randevudan önce yapılması veya yapılmaması gereken herhangi bir şey olup olmadığı doktordan ya da hastaneden öğrenilmelidir. Ayrıca randevu öncesinde tüm belirtiler ve şikayetler belirlenmeli gerekirse bir liste yapılmalıdır. Bu belirtiler ve şikayetler hastalığın tanısı ve teşhisi için önemli olacaktır.

Göz kuruluğunda tedaviye her zaman ihtiyaç duyulur mu?

Göz kuruluğunun seviyesine göre bu durum değişiklik gösterebilir. Ancak çoğunlukla kısa süreli de olsa tedavi uygulanır.

Göz kuruluğu tedavi edilmezse ne olur?

Göz kuruluğu tedavi edilmediği takdirde, enfeksiyon, iltihaplanma gibi birçok rahatsızlığa neden olabilir. Bunlarda beraberinde görme bozukluğu gibi ciddi etkiler meydana getirebilir.

Göz kuruluğu genetik midir?

Göz kuruluğu tamamen genetik faktörlerle tetiklenen bir rahatsızlık değildir. Ancak bazı durumlarda genetik faktörler de göz kuruluğu oluşumunda etkili olabilmektedir.

Ne zaman doktora görünmeli?

Bunun için özellikle belirlenmesi gereken bir zaman yoktur. Göz kuruluğu belirtilerinden veya şikayetlerinden birkaçı bile olsa görülüyorsa doktora başvurulması önemlidir. İlerleyip başka komplikasyonlar meydana getirmeden hastalığın önüne geçilmesi için erken teşhis oldukça etkili olacaktır.

Göz kuruluğunun tedavi yöntemlerinin yan etkileri / riskleri nelerdir?

Tedavilerin çok büyük yan etkileri ya da riskleri yoktur. Ancak bazı tedaviler bazı hastalarda alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu durum da kişiden kişiye değişir.

Göz kuruluğu iş hayatını etkiler mi?

Eğer bilgisayar başında uzun zaman geçirmenizi gerektiren, yoğun okuma gerektiren ya da gözünüzü fazla ve etkili biçimde kullanmanızı gerektiren bir iş yapıyorsanız göz kuruluğu iş hayatınızı da etkileyecektir.

Göz kuruluğu olan kişi araç / makine kullanabilir mi?

Göz kuruluğu, gözde hassasiyet ve duyarlılık meydana getirir. Bu nedenle araç ve makine kullanımı ileri derece göz kuruluğunda, tedavi görülmüyor ise tehlikeli olabilir.

Tedaviden sonra hastanın yapması gerekenler nelerdir?

Tedavi sonrasında hastanın gözlerini koruması gerekecektir. Özellikle direk hava akımından, toz ve kirden, uzun süre göz yoran işlerden, sigara kullanımından ve sigara dumanından uzak durulması gerekmektedir. Gözler gerektiği şekilde dinlendirilmeli ve dış etkenlere karşı korunmalıdır.

Göz kuruluğu tedavisi ne kadar sürer?

Bu göz kuruluğunun durumuna ya da çeşidine göre değişir. Kronik göz kuruluğunda hasta ömür boyunca tedavi görür. Ancak geçici durumlarda bu süre göz kuruluğunun derecesine göre ve tedavi şekline göre değişiklik gösterecektir.

Göz kuruluğunun bitkisel tedavisi var mı?

Göz, oldukça hassas ve önemli bir yapıdır. Bu nedenle var olduğunu bilseniz dahi herhangi bir bitkisel tedaviyi doktorunuza danışmadan uygulamamanız gerekmektedir. Aksi takdirde uygulanan tedavi göze zarar verebilir veya bazı alerjik reaksiyonların meydana gelmesine sebep olabilir.

Göz kuruluğu kendiliğinden geçer mi?

Bazen böyle durumlar gözlemlenebilmektedir. Ancak yine de belirtiler ve şikayetler varsa bir doktora başvurulması ve tedaviye gerek olup olmadığının doktordan öğrenilmesi daha doğru olacaktır.

Göz kuruluğu hangi yaş aralığında görülür?

Göz kuruluğu, 50 yaş ve üzeri kişilerde, özellikle de 50 yaş üstü kadınlarda çok daha sık görülse de her yaştan ve cinsiyetten bireyde görülebilme ihtimali olan bir rahatsızlıktır.

Hangi hastalıklar göz kuruluğu yapar?

Gözün fonksiyonel olarak çalışabilmesi için belirli bir nem seviyesinde ve kayganlıkta tutulması gerekmektedir. Bu kayganlık, kayganlığı sağlayan sıvının karşımı gibi faktörler metabolizma tarafından belirlenmektedir. Doğal olarak metabolizmayı etkileyen her türlü hastalık göz kuruluğuna sebep olabilmektedir. Diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kalp – damar hastalıkları başlıca göz kuruluğu sebepleridir. Ayrıca göz hastalıklarının bir kısmı da doğrudan göz kuruluğuna sebep olmaktadır.

Göz kuruluğu neyin belirtisidir?

Göz kuruluğuna sebep olan faktörlerin yüzde seksen kadarı yaşam tarzı ile alakalıdır. Sürekli rüzgarlı ortamlarda durulması, toz içeren ortamlarda gereğinden fazla bulunulması, az su tüketilmesi, hareketsiz bir yaşam sürülmesi, lensin gereğinden fazla gözde kalması ya da bir noktaya çok uzun süre dikkatli bakılması gibi. Göz kuruluğu çoğu zaman sağlıksız bir yaşama stilinin; nadiren de bazı metabolizma hastalıklarının belirtisidir. Tüm sebeplerin yüzde yirmi kadarı da göz yaşı kanalları ile alakalıdır.

Ağlamaktan göz kuruluğu olur mu?

Ağlamaya başlayan insanların gözyaşı rezervleri hızla göz yaşı kanallarından, burun içindeki kanallardan ve geniz bölgesinden dışarı akmaktadır. Kısa ve orta süreli ağlamak gözün daha da nemlenmesini sağlasa da uzun bir süre ağlanması ya da kısa kısa ancak sürekli ağlanması gözyaşı rezervinin bitmesine sebep olacaktır. Yani uzun vadede evet, ağlamak göz kuruluğuna sebep olmaktadır.

Hamilelikte göz kuruluğu olur mu?

Hamileliğin başlamasından itibaren değişen hormon salgısı metabolizmayı da derinden etkilemektedir. Bazı gebelerde, metabolizma değişimine bağlı olarak gözyaşı seviyesinde ya da gözyaşının salgılanmasında değişimler olabilmektedir. Genelde hamileliğin üçüncü – beşinci aylarından itibaren zaman zaman gözyaşı damlalarının kullanılması gerekebilmektedir.