Balgam Tedavisi

Balgam Tedavisi
Balgam Tedavisi

 

Balgam, Türk Dil Kurumu güncel Türkçe sözlüğünde, solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde olarak tanımlanıyor. Balgam kimi zaman mukus olarak da ifade edilmektedir. Balgam denildiğinde, rahatsız edici bir algıya neden olsa da vücut için oldukça faydalıdır. Ağız, burun, boğaz, sinüsler, akciğerleri kapsayan solunum sistemi ile sindirim sistemi hatları üzerindeki yüzeylerin bir nevi yağlanmasını sağlar. Aynı zamanda istenmeyen maddelerin vücuda girmeden uzaklaştırılabilmesi için filtre işlevi görür.

Balgam ya da mukus, vücudun bakteri veya virüsleri tanımasına, onları yok etmesine yardımcı olan antikor (vücuda mikrop, virüs, bakteri gibi antijen denilen yabancı maddeler girdiğinde, onları bertaraf edebilmek ya da yok etmek için bağışıklık sistemince imâl edilen proteinler) ve enzimler içerir. Genelde sudan oluşur ve saydamdır.

Bazen, çevresel faktörler, soğuk algınlığı, grip, alerji, solunum ve sinüs enfeksiyonları vücudun balgam üretimini artırır. Vücudun kendini korumak amacıyla aldığı bu tedbir, aşırı balgam üretilmesine ve sonucunda, burun ve göğüs tıkanıklıklarına, şiddetli öksürüğe neden olabilir.

Balgam her insanda bulunur ve doğal bir durumdur. Tek başına balgamı her ne kadar bir hastalık şeklinde ifade etmek doğru değilse de, balgamın yoğunluğu ve yapısı bazı hastalıkların emaresi sayılmakta. Bu durumda da esas sorunu bulmak ve tedavi etmek için tıbbi kontrol ve müdahale gerekir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Eda Aydın

Balgam Tedavisi Hakkında

Vücudun kendisini korumak amacıyla kullandığı araçlardan birisidir balgam. Doğal seyirde balgam üretimi ve atımı normaldir. Balgam çıkarma oranında artış gözlemleniyorsa orada bir sorun olabileceği dikkate alınmalıdır. Vücudun attığı balgam miktarı arttıysa, süreklilik gösteriyorsa, bunun yanı sıra rengi değiştiyse, solunum zorluğu ve halsizlik çekiliyorsa, gece terlemesi varsa, böylesi bir durumun bir hastalığa işaret edebileceği bilinmelidir. Vücutta enfeksiyon gelişmiş olabilir. Özellikle balgam kanlı ise ivedilikle bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Balgam, yapışkan doğası nedeniyle toz, virüs ve alerjenleri yakalayarak vücudun sağlıklı kalmasına yardımcı olmaktadır. Sağlıklı bir kişinin balgamı incedir ve kolay fark edilmez. Ancak kişi hasta olduğunda, balgamın yapısı değişir. Kalınlaşır, daha fazla yabancı madde tuttuğu için daha da belirginleşir. Sağlıklı solunum sisteminin bir parçası olan balgam, çeşitli nedenlerle vücutta daha fazla üretilmeye başlandı ise bazı rahatsızlıklara sebebiyet verir. Göğüs ve burnun tıkanmasına, şiddetli öksürüğe neden olur. Bu semptomları hafifletmek için balgamın tekrar inceltilmesi ya da vücuttan atılmasını sağlamak gerekir.

Balgam tedavisi yapılmadan önce, balgam artışındaki ve doğasındaki değişim dikkate alınarak neden kaynaklandığında bakılması gerekir. Balgamın koruyucu fonksiyonu nedeniyle, soğuk algınlığı, grip, sinüzit, besin alerjisi, bakteriyel ya da viral enfeksiyonlar, solunum yollarının tıkanması, akciğerde ödem oluşması, gebelik, reflü, akut bronşit gibi faktörler sonucu balgamın yapısında farklılaşma meydana gelir. Bu seyre eşlik eden rahatsızlıkların tedavisi ile birlikte, balgamın da olağan yapısına döndürülmesi için tedavi edilmesi sağlık açısından önemlidir.

Vücutta balgam kalınlaşması ve artması, genellikle bir rahatsızlığa işaret eder. İyileşme sürecinde fazla balgamın vücuttan atılması, önceki ince haline dönmesinin sağlanması gerekir. Bunun için balgamı hafifletici doğal yöntemlerden, reçetesiz temin edilebilen ilaçlara varıncaya değin çeşitli yöntemler mevcut. Ancak uygulama ve kullanım esnasında vücudun alerjik reaksiyona girmemesine dikkat etmeli.

Yaşanılan ortamdaki havayı nemli tutma, balgamın seyreltilmesine yardımcı olabilen bir uygulamadır. Evde buhar oluşturulabilir ya da ev nemlendirici cihazlar kullanılabilir. Elbette fazla nemin de akciğerlerin sağlığı açısından riskli olabileceği dikkate alınarak, dengeli bir nemlendirme sağlanmalıdır.

Bir diğer geleneksel yöntem de gargara yapılması. Ilık su ve tuzla hazırlanan gargara, boğazdaki balgamın atılmasını sağlayabildiği gibi boğaz ağrılarının dinmesine de yardımcı olmaktadır.

Bolca farklı türde bitki çayı, su, meyve suları içmek, limon, zencefil, sarımsak içerir gıdalar tüketmek de balgamın tedavisinde yardımcı olan unsurlardır. Okaliptüs gibi uçucu yağla yapılan buhar terapisi de yine balgamın atılmasında ve seyreltilmesine yardımcı olabilen bir başka yöntemdir.

Balgam söktürücü veya balgamı hafifletici reçetesiz ilaçlar şurup, toz ya da tablet formunda bulunabilmektedir. Bunları kullanmadan önce uzman bir hekime danışılmasında yarar vardır. Bunların yanı sıra, hastalık gibi farklı nedenler sebebiyle oluşan balgam artışı ve kalınlaşması, tedaviyi sürdüren doktor tarafından reçete edilecek ilaçlar yardımıyla tedavi edilebilir.

Boğazda biriken balgam ya da mukus, ateş, öksürük, baş ağrısı, nefes darlığı, burun akıntısı, tıkanıklık ile kendini gösterebilir. Balgam artışı ve kalınlaşmasının altında yatan nedeni bulmak ve tedavisini sağlamak için iç hastalıkları uzmanı ya da aile hekimine başvurulabilir.

Balgam Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Balgam vücudun kendisini koruması için kullandığı araçlardan biridir. Vücuda giren toz, alerjen, bakteri gibi yabancı maddelerin filtre gibi tutulmasına ve dışarıya atılmasına yardımcı olan bir salgıdır. Mukus da denilmektedir.

Zaman zaman geniz akıntısı ile karıştırılsa da balgamın özellikleri farklıdır. Genel ve doğal hali renksiz, berrak, akışkan kıvamlı oluşudur. Balgamda meydana gelen kıvam ve renk değişimleri bazı hastalıkların teşhisinde önemli bir belirti olabilir.

Genellikle su, protein, bazı tuzlar ve antikorlardan oluşmuş olan balgam, vücut tarafından her gün belli miktarda üretilir. Böylece öncelikle solunum yollarının ince ve hassas dokuları korunmaya alınır. Akciğerlerde herhangi bir enfeksiyon ya da hasar görüldüğünde ise balgam üretimi artar ve vücut öksürük yoluyla bunu atmaya çalışır.

Balgam çeşitleri kıvamına ve rengine göre ifade edilmektedir. Doğal hali berrak ve renksiz olan balgamdaki renk ve kıvam değişiklikleri, altta yatan farklı bir hastalığın belirtisi olabilir.

Kıvamına Göre Balgam Çeşitleri

Balgam, öncelikle solunum yolların dışarıdan gelen yabancı maddeleri tutmak için filtre görevi görür. Tuttuğu maddelere göre, balgamın genellikle akışkan olan salgı yapısında değişiklikler meydana gelebilir. Balgam kalınlaşabilir, incelebilir, kanlı ya da iltihaplı olabilir. Kimi zaman da yapışkan veya sümüksü bir kıvam alabilir.

Köpüklü Balgam

Köpüklü balgam, genellikle jölemsi, berrak ve köpüklü bir görünüme sahiptir. Pek çok kişide görülme olasılığı yüksektir ve nadiren görüldüğünde bir sorun teşkil ettiği düşünülmez. Ancak süreklilik kazanmaya başladı ise mutlaka uzman bir hekime başvurmalıdır.

Sigara kullanımı, çevresel kirlilik, enfeksiyon ya da bakteriler köpüklü balgam oluşmasına neden olabilir. Kimi zaman bademciklerde oluşan iltihaplanma da köpüklü balgama sebebiyet verebilir. Üst solunum yolları enfeksiyonu da köpüklü balgam oluşumunun bir diğer nedenidir.

Kış aylarında daha sık görülen köpüklü balgama, kan ya da iltihap karıştıysa veya rengi koyu ise vakit geçirmeden bir hastaneye gitmelidir. Balgamdan alınacak örnekle yapılacak test, diğer tetkiklerle birlikte köpüklü balgam oluşumunun kaynağının tespit edilmesini sağlayacaktır.

Köpüklü balgam birkaç günden fazla sürüyor, yanı sıra nefes darlığı, öksürük, hırıltı gibi belirtiler eşlik ediyorsa, bu, astım ya da zatürrenin belirtisi olabilir. Grip ya da nezle gibi durumlarda da köpüklü balgam görülmesi olağandır. Uygulanan bitkisel ya da ilaç tedavisi sonucu balgamın kıvamında değişiklik görülmüyorsa mutlaka bir hekime başvurmalı veya hâlihazırda tedaviyi yürüten doktorla durumu paylaşmalıdır.

İltihaplı Balgam

İltihaplı balgam, jölemsi kıvamda ve bulanıktır. Genellikle koyu yeşil, sarımsı rengi vardır. Birçok zaman farklı hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. İltihaplı balgam durumlarında, çoğunlukla, hafif öksürüklerde bile ağız içerisinde koku oluşur. Bu koku, diğer insanları rahatsız etmese bile, kişinin kendisini rahatsız hissetmesine neden olan iltihaplı balgamın kokusudur.

Vücutta solunum sistemini nemlendirme işlevi gören ve solunum yollarında filtre görevi yapan balgam, akışkan, berrak ve saydamdır. Dolayısıyla balgamın iltihaplı bir kıvamda vücuttan atılıyor oluşunun, bir sorunun varlığına işaret ettiği belirgin bir gerçektir.

İltihaplı balgamın süreklilik arz etmesi, astımın bir belirtisi olarak düşünülmektedir. Bunun yanı sıra bronşit, grip, akciğer apseleri, zatürre gibi akciğerde oluşan hastalıkların belirtisi olarak da dikkate alınmaktadır. Balgamın iltihaplı kıvama geldiği ve süreklilik göstermeye meylettiği durumlarda, çoğunlukla, hekime başvurmadan antibiyotik türevi ilaçlarla bunu tedavi etmeye çalışmaktadırlar. Ancak kullanılan antibiyotiklerin faydadan ziyade daha fazla soruna yol açabileceği göz önünde tutularak, bir doktora başvurmakta yarar vardır.

İltihaplı balgam sorunu yaşandığında, balgamı yutmak yerine çıkarmak daha faydalıdır. Çünkü iltihaplı balgam, sindirim sisteminde küçük de olsa soruna neden olabilir. İltihaplı balgam tedavisinde kullanılabilecek pek çok yöntem mevcuttur. Elbette verimli bir tedavi uygulanabilmesi için bu soruna neden olan faktörün net olarak saptanması önemlidir. Hekim tedavi sürecinde, balgam söktürücü ilaçlar ile düşük dozda antibiyotikler kullanabilir. Kişi bunların yanında bitkisel yöntemler de kullanabilir.

Yapışkan Balgam

Balgam, yaklaşık %95 (yüzde doksan beş) su, %3 (yüzde üç) protein, %2 (yüzde iki) oranında tuz ve diğer maddelerden oluşur. Vücuda solunum yoluyla giren yabancı maddelerin de tutulabilmesini sağlar. Bu salgı bazı etkenler yüzünden jelimsi ya da yapışkan bir hal alabilir.

Balgamın yapışkan kıvama gelmesinin nedenleri arasında radyoterapi tedavisi de sayılmakta. Baş ve boyun bölgesinden alınan radyoterapi tedavisi, yapışkan mukusun meydana gelmesine neden olabilir. Tedavi sürecinin tamamlanmasından sonra, 2 - 6 (iki ila altı) ay arasında balgam normalleşme göstermektedir. Bu süreç yaş, radyasyon dozu ve tedavi süresi ile de ilintilidir.

Sigara kullanan kişilerde, üst solunum borusunun iç astarında tahriş meydana gelir ve bunun sonucunda boğazda yapışkan balgam üretimi artar. Sigara tüketimi arttığında yapışkan balgam miktarı da artar ve bu, giderek ses tellerine zarar vermeye başlar.

Ağız bölgesinde oluşan mantar enfeksiyonu sonucunda, boğazda yapışkan balgam oluşur. Ağız içinden beyaz lekeler tükürülür ve hatta köpüklü balgam da ortaya çıkabilir. Bu sürecin tedavisinin bir uzman hekimce yürütülmesi gerekir.

Bunların dışında gün boyunca yeterli miktarda su içmemek, öksürük ve soğuk, grip, otoimmün bozukluklar ya da hastalıklar, mevsimsel alerjiler, yüksek kan şekeri ve diyabet, kistik fibroz nedeniyle ve kimi ilaçların yan etkisi olarak yapışkan kıvamlı balgam görülmesi söz konusudur. Kimi durumlarda yapışkan balgamın yanı sıra, kalın balgam da görülmektedir.

Yapışkan balgam tedavisi için ev reçetesi olarak nitelendirilebilecek bazı yöntemler kullanılabilir. Bunların başında elbette sigarayı bırakmak ve günlük su içme miktarını artırmak geliyor. Bunun dışında beslenmede dikkat edilmesi önerilen bazı hususlar var. Beslenirken küçük ısırıklar alarak yemek, yiyecekleri iyice çiğnemek, ağzın çatısına yapışan gıdalardan uzak durmak, sulu yemekleri tercih etmek, yemeklerin oda sıcaklığında, yumuşak, nemli olmasına özen göstermek gibi. Ayrıca diş bakımını itinayla yapmak, kafein ve alkolü sınırlamak, alerjik durumlara dikkat etmek gerekir. Yapışkan balgamı boğaz, akciğerler ve tükürük bezlerinden atmaya çalışmalıdır. Soğuk algınlığı ve gribe yakalanmamaya özen gösterilmeli. Bitki çayları, süt ürünleri, doğal şeker ile tükürük salgılanmasını artırmaya çalışmak da yapışkan balgamın olağan haline dönmesine katkıda bulunacaktır.

Kuru et, kümes hayvanları, yağlı balıklar, kuru ekmek, makarna, simit, kuru meyve, sos içerir sebze, muz, çerez, sütte ıslanmamış pasta yapışkan balgam sorunu yaşanan dönemlerde tüketilmemelidir. Kalın balgam sıkıntısı yaşayan kişiler de bunlara dikkat etmelidir.

Kişi içerisinde bulunduğu durum ve yaşadığı yapışkan balgam sorununun seyrine göre, uzman bir hekime başvurmayı ihmal etmemelidir. Doktor, sorunun kaynağına göre bir tedavi planlayıp uygulayarak kişinin en kısa zamanda bu sorundan kurtulmasına yardımcı olacaktır.

İnce Balgam

İnce ve açık renk balgam kıvamı, genellikle alerjik reaksiyon ya da soğuk algınlığı sırasında veya sonrasında görülür. Kimi zaman da kullanılan ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkmaktadır. Bunların yanı sıra yenilen bir yiyeceğin ardından da görülebilmektedir.

İnce balgam zararsız olarak nitelendirilirken, elbette seyri ve süresine dikkat edilerek uzman bir hekime danışmakta yarar var.

Kalın Balgam

Vücutta oluşmuş olan enfeksiyon ilerledikçe, balgam kıvamının kalınlaşması görülebilir. Bunun yanı sıra kalorifer ve benzeri sistemlerle ısıtılan evlerde yaşayan kişilerde de bu soruna rastlanabilir. Ayrıca gece boyu susuz kalmak, sabah balgamın kalınlaşmasına neden olabilir.

Zaman zaman yaşanan alerjik reaksiyon sonrası, otoimmün rahatsızlıkları, diyabet, grip gibi rahatsızlıklarla beraber balgam, yapışkan bir kıvam almasının yanı sıra kalınlaşabilir de. Ardında ciddi bir rahatsızlık barındırabileceği gerçeği dikkate alınarak, kalın balgam sorunu yaşandığında bir uzmana başvurmakta yarar var.

Rengine Göre Balgam Çeşitleri

Vücudun kendisini korumak için ürettiği bir salgı olan balgamın, kendine özgü bir yapısı ve rengi vardır. Bu özelliklerinde yaşanan değişiklikler, vücutta bir enfeksiyon olabileceğine ya da başka bir hastalığın yaşanmakta olduğuna işaret eder.

Tıpkı kıvamı gibi, balgamın renginde gözlemlenen değişikliklere de dikkat edilmeli. Farklı renkler farklı derecelerde sorunlara işaret edebileceği için uzman bir hekime başvurmak gerekir.

Yeşil - Sarı Renkte Balgam

Balgam rengi yeşil - sarı bir renge döndüyse, vücutta enfeksiyon olduğu ve vücudun bununla mücadele ettiği sonucuna varılır. Sarıdan yeşile dönüşebilir. Renk dönüşümü yaşanan hastalığın şiddeti ve uzunluğuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Genellikle kalın ve yapışkandır da.

Bu çeşit balgam genellikle akciğer apsesi, kronik bronşit, astım, zatürre, bronşiektazi, tüberküloz hastalıklarında görülmekte. Solunum yollarında iltihaba neden olan bakteriler, balgamın sarı renk almasına neden olabilir. Öte yandan, balgam, bakterilerde bulunan verdoperoksidaz pigmenti nedeniyle yeşile dönebilir. Vücutta enfeksiyon olmadığı durumlarda, balgam, içeriğindeki eozinofil adı verilen hücreler nedeniyle de yeşil rengi alabilir.

Rengi itibariyle insanlarda rahatsız edici bir his uyandırır. Yeşil balgam çoğunlukla öksürük yoluyla dışarı atılır. Renginin tiksindirici olması nedeniyle insanlar, topluluk içerisindeyken balgamı geri yutmaya meyilli olurlar. Bu da balgamın içerisinde vücuttan atılmaya çalışılan bakterilerin geri yutulmasına neden olur. Evde uygulanacak tedaviler balgamın sökülmesinde yarar sağlasa da, üşütme ya da soğuk algınlığı dışında altta yatan farklı bir hastalık olma ihtimali çok yüksektir. Bu nedenle bir doktora başvurmak gerekir. Kişinin tıbbi hikâyesi ile birlikte, muayenede balgamın rengi ve dokusuna bakılarak, ardında yatan esas faktörün saptanması için gerekli tetkikler yapılır. Uzman hekim, bunların neticelerine göre bir tedavi planı belirleyip uygulanmasını sağlar.

Kırmızı - Pembe (Kanlı) Balgam

Kırmızı ya da pembe balgam görüldüğünde, genellikle içerisinde kan olduğu sonucuna varılır. Balgamda belli belirsiz pembe renkte kan görülmesine değin farklı şekillerde olabilir bu durum.

Pembe balgam görüldüğünde, akciğerlerde ödem olması durumundan şüphelenilir. Kimi zaman pembelik, lekelenme ya da çizgi halinde gözlemleniyorsa, kanama olabileceği düşünülür. Kırmızı balgam gözlemlendiğindeyse, tüberküloz, akciğer ambolisi, bronşiektazi gibi rahatsızlıkların olup olmadığı tetkik edilir.

Kanlı balgam sorunu yaşayan kişilerde bu durum, basit bir soğuk algınlığı ya da solunum yollarında yaşanan ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Balgama taze kan karıştı ise parlak kırmızı, eski kan karıştıysa koyu kırmızı renk gözlemlenebilir.

Aşırı sıcak, baharatlı, acılı besinler boğazdaki tahribatı arttırabileceği için, özellikle kanlı balgam sorunu yaşayan kişilerin bunları tüketirken dikkat etmesi önerilir.

Kanlı balgam boğmaca, bronşit, verem (tüberküloz) gibi nedenlerden oluşabileceği gibi, altta yatan farklı ve süregelen bir rahatsızlık neticesinde olabilir. Sorunun kaynağının net olarak saptanabilmesi için ayrıntılı muayene ve tetkik gereklidir.

Birincil verem, lenf bezi veremi ve bunlara bağlı olarak gelişen bronş daralmaları neticesinde kanlı balgam gözlenebilir. Özellikle sabahları, öksürük eşliğinde sıkça kanlı balgam atımı görülme olasılığı yüksektir. Bronşların iltihaplanması sonucu da kanlı balgam sorunu ile karşılaşmak mümkündür. Bir diğer durum ise akciğerlerde tümör oluşmasıdır. Bu da kanlı balgama neden olabilecek bir başka unsurdur.

Enfeksiyona bağlı akciğer rahatsızlıklarında, kanlı balgama kusma eşlik edebilir. Akciğer apsesi ya da bakteriler bunun başlıca nedenidir. Ayrıca kaza ya da yaralanma sonucu oluşan kaburga kırıkları neticesinde akciğerlerin yaralanması da kanlı balgama neden olabilir.

Kahverengi Balgam

Balgam, vücudun kendisini korumak için kullandığı araçlardan biridir. Balgam çıkartmak nahoş bir durum gibi görünse de aslında, vücuda zarar verebilecek birtakım maddeler balgam yoluyla dışarı atılmaktadır. Balgamın normalde saydam ve akışkan olan kıvamı, farklı rahatsızlıklar neticesinde değişebilmektedir. Balgam kıvam veya rengine göre çeşitlendirilmekte ve kimi hastalıklar için ipucu belirti vazifesi görmektedir.

Kahverengi balgam, eski kan olabilir ve kırmızı - pembe balgam sorunu sonrasında görülebilir. Bunun dışında kahverengi balgamın başlıca sebepleri akciğer rahatsızlıklarıdır. Solunum yollarında iltihaplanma ya da kronik bronşit, amfizem (kronik obstrüktif akciğer hastalığı - KOAH), akciğer embolisi veya akciğer kanserinin belirtisi olarak kahverengi balgam sorunu yaşanabilir.

Sigara tiryakilerinde de sıklıkla rastlanabilen bir olgudur balgam. Sigaranın içinde bulunan nikotin, reçine, katran gibi zararlı maddelerin bileşkesi, zaman içerisinde kahverengi balgama dönüşerek vücuttan atılmaya çalışılır.

Bunların dışında, bir mide rahatsızlığı olan asit reflü, havanın aşırı kirliliği, bazı alkol çeşitleri ile burun polipleri de kahverengi balgama neden olabilecek faktörler arasında sıralanmaktadır.

Siyah Balgam

Balgamın solunum sistemi kanalıyla vücuda giren toz ve kiri tutup bunu dışarıya atmak şeklinde bir işlevi vardır. Sürekli kirli veya tozlu bir ortamda çalışan kişilerde, kömür madeni örneğin, siyah balgam görülme olasılığı yüksektir.

Sigaranın içeriğinde katran ve benzeri maddelerin yanı sıra, bazı kimyasal maddeler de bulunmaktadır. Sigara bağımlısı kişilerde bu maddeler zaman içerisinde siyah balgam atımına neden olabilir.

Siyah balgam sorunu yaşanmasının bir diğer nedeni de mantar hastalığıdır. Farklı türdeki mantarlar, ki maya mantarı en bilineni, sinüzit ve akciğer enfeksiyonlarına neden olur. Bu da kişinin vücudunun siyah balgam üretmesine kaynaklık eder. Özellikle diyabet (şeker) hastalarında görülme olasılığı yüksektir. Pnömoni adı verilen akciğer hastalığı, bakteri ya da virüsler nedeniyle oluşan akciğer iltihaplanmasına verilen isimdir. Akciğer, mide ve boğazda sorunlara neden olabileceği gibi, vücutta siyah kokulu balgama da neden olabilir.

Balgamın tedavisinde, kıvamının yanı sıra rengine de bakılarak bir yöntem saptanır. Altta yatan herhangi bir rahatsızlık olup olmadığı da bu aşamada tespit edilerek tedavi süreci takip edilir.

Beyaz Balgam

Balgam, vücuda solunum sistemi kanalıyla giren havada bulunan kimi yabancı madde ve patojenleri (hastalığa neden olan organizma veya madde) tutmak, dışarıya atmak amacıyla vücudun ürettiği salgıdır. Akışkan ve saydam olan bu salgı, rengi ve kıvamına göre çeşitlendirilmekte, bu çeşitlilik de kimi rahatsızlıkların belirtisi olarak ifade edilmektedir.

Beyaz renkli balgam, balgamın doğal yapısını çağrıştırdığından bir sorun olduğu düşünülmeyebilir. Beyaz balgamda dikkat edilmesi gereken iki temel konu vardır. Bunlardan birincisi, aslında balgamın renginin gri oluşu ve beyaz olarak algılanmasıdır. İkincisi ise beyaz balgamın ne kadar sürdüğü ve vücuttan atılırken ne kadar zorlanıldığı hususudur. Bu nedenle balgamın titizlikle gözlenmesi önemlidir.

Beyaz balgam atımı bir süredir devam ediyor ve balgam atımından sonra vücut rahatlıyor ise bu, astımın belirtisi olabilir. Beyaz balgamın boğaz ya da solunum yolları enfeksiyonlarından kaynaklandığı görüşü hâkimdir. Ancak burada balgamın kıvam ve renk değişikliği gösterip göstermediğine dikkat edilmelidir. Bunun yanı sıra, kimi zaman aşırı tüketilen şekerli yiyeceklerin de beyaz balgama neden olabileceği de not düşülmüştür.

Zatürre ya da bronşit hastalığının da belirtisi olabileceği dikkate alınarak, beyaz balgamın seyrine göre mutlaka bir uzman hekime başvurmalıdır.

Balgam Nedenleri Nelerdir?

Balgam, insan vücudunun solunum yollarını korumak amacıyla ürettiği, yapısında su, antikorlar, protein ve tuzlar içeren sıvıdır. Her insanda bulunan balgam doğal bir durumdur. Temel işlevi solunum yollarındaki ince mukoza yapıyı korumak, nemlendirmek olan balgam, genellikle saydam ve berraktır.

Vücutta üretilen ve atılan balgamın yapısında gözlemlenen değişiklikler, bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Balgamda meydana gelen renk ya da kıvam değişimleri, pek çok farklı hastalığın belirtisi olarak tanımlanmaktadır. Elbette renk ve kıvamın yanında süresi de dikkate alınmaktadır.

Farklı kıvam ya da renkteki balgamın kaynağına bakıldığında, öncelikle üst solunum yolu enfeksiyonları akla gelir. Bunların dışında bademcik iltihabı, akciğerlerde meydana gelen kimi iltihaplanmalar, bronşit, zatürre, larenjit gibi hastalıklar da balgamın üretimini artırabilir. Gebelik döneminde balgamda farklılıkların görülebileceği de kayıtlarda yer almıştır.

Çevresel faktörler olarak ifade edilen durumlarda da hava kirliliği, tozlu ve isli ortamlarda solunum yollarının korunmasını sağlamak amacıyla vücutta balgam üretimi artabilir. Sigara içen kişilerde, sigaranın içeriğinde bulunan kimyasallar da balgama neden olan diğer unsurlardır. Kimi kimyasal ilaçların kuru balgama neden olabileceği de belirtilmiştir.

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları

Üst solunum yolu denildiğinde, vücutta ağız, burun, boğaz ve yutak kısmı anlaşılmaktadır. Sağlık camiasında kısaca ÜSYE olarak da adlandırılan üst solunum yolu enfeksiyonlarına, 200 (iki yüz)’den fazla virüsün neden olabileceği belirtilmiştir. Kimi zaman ise bakteri ya da mantar kaynaklı olarak da yaşanabilmektedir.

Üst solunum yolları enfeksiyonları, bulaşıcı olup genellikle hafif seyreden hastalıklardır. Kişinin gündelik yaşamını sürdürebilmesine engel olan, bitkin ve halsiz hissetmesine neden olan rahatsızlıklardır. Burunda tıkanma, burun akıntısı, boğazda ağrı, iltihaplanma, boğaz şişmesi, gözlerde sulanma, hafif ateş, yutkunma zorluğu, hapşırma, öksürme gibi belirtiler görülebilir. Soğuk algınlığı olarak da ifade edilen üst solunum yolları enfeksiyonlarında, yaşanan enfeksiyonun kaynağı ve seyrine bağlı olarak farklı kıvam ya da renkte balgam görülebilir.

Semptomların seyrine ve şiddetine bağlı olarak, evde uygulanabilecek kimi tedavi yöntemleri ya da uzman bir hekimin gözetiminde sürdürülecek tıbbi tedavi ile üst solunum yolları enfeksiyonları tedavi edilebilmektedir.

Bademcik İltihabı

Bademcikler, ağız boşluğunda, dil kökünün sağ ve sol yanında bulunan, badem biçimli organlarımızdır. Lenf bezlerinden oluşan bademcikler, vücudun savunma mekanizmalarından birisidir ve akyuvarlar ihtiva eder. Vücuda burundan ya da ağızdan girebilecek mikropları toparlamak temel işlevidir.

Savunma işlevini yerine getirirken, kimi zaman bademcikler aşırı duyarlı hale gelir ve solunuma engel olacak kadar şişebilir. Bu durum kronik hale gelirse, ameliyatla bademcikler alınabilir.

Bademcik iltihabı, vücuda giren mikropları toplayan bademciklerde oluşan iltihaplanma ya da apse oluşumuna verilen addır. Bademcikler vücuda giren mikropları tutmakla görevlidir. Vücut direnci düştüğünde, bademcikler bu mikropları yok edemez ve organ hasta olur. Yüksek ateş, boyun ve boğaz kısmında şişlik, yutkunurken zorlanma, halsizlik, boğazda yanma ve ağrı en temel belirtileridir.

Tonisillit olarak da ifade edilen, enfeksiyona bağlı olarak gelişen bademcik iltihaplanmalarında, belirtilen semptomların yanı sıra balgam da oluşabilir. Bademcik iltihabının seyrine göre sürdürülen tedavi sonrasında, diğer belirtilerin geçmesiyle birlikte balgam da normal seyrine dönecektir.

Larenjit

Gırtlak vücudumuzda boğazımızda yer alan geçiş alanıdır. Yediğimiz besinlerin yemek borusuna gitmesi için gırtlağımızdan yararlanırız. Ses kutusu olarak da ifade edilen gırtlağın iltihaplanmasına larenjit adı verilir.

Larenjit gırtlağın tahriş olması ya da mikrop kapması sonucu oluşabilir. Akut (şiddetli) ya da kronik (müzmin) larenjit şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Boğaz kuruluğu, kuru öksürük ve boğaz acıması, ses kısıklığı şeklinde belirtileri vardır. Kimi durumlarda, solunum yollarını koruma görevi olan balgam devreye girer ve bu belirtilerin yanı sıra sarı balgam atımı görülebilir. Böyle durumlarda larenjit tedavisine balgam söktürücü eklenebilir.

Mononükloz

Epstein-Barr Virüsü (EPV) olarak adlandırılan ve herpes virüs sınıfından sayılan bu virüs, tükürük yoluyla bulaşır. Yaş sınırı yoktur ve enfeksiyöz mononükloz dışında vücutta meydana gelen bazı komplikasyonlarla da ilişkilendirilmektedir. Mononüklozun belirtileri arasında ateş, boğaz ağrısı ve şişmiş lenf düğümleri sayılmaktadır. Boğaz yoluyla vücudun üst solunum yollarına virüs saldırısı olduğundan, vücut savunma sistemlerini devreye sokacaktır. Bu aşamada balgam üretimi ve atımı artabilir. Tedavi sürecinde, bu durum da tedavi planına dâhil edilir.

Krup Hastalığı

Pek fazla bilinmeyen krup hastalığı, genellikle küçük yaşlardaki çocuklarda görülür. Gırtlak çevresini tutan viral hastalık olarak tanımlanmaktadır. Üst solunum yolu enfeksiyonu ya da grip benzeri belirtiler göstermektedir. Ses tellerinde şişme ile kendini belli eden krup hastalığına, soğuk havalarda sıkça rastlanır. Bu hastalıkta ifade edilen en temel belirti kuru öksürük ki, neredeyse havlama sesini andırdığı belirtilmiştir. Bununla beraber seste çatallaşma, ses kısıklığı, nefes almada zorluk görülür. Geceleri bu belirtiler şiddetlenir. Burun akması, boğaz iltihabı, yüksek ateş, hırıltılı nefes alışı görülebilmektedir.

Krup hastalığı, hastalığı taşıyan kişiler hapşırdığı ya da öksürdüğü zaman bulaşabilir ve genellikle kısa zamanda geçer. Eğer nefes darlığı tıkanmaya yol açıyorsa ya da hastalığın seyri ağırlaştı veya süreci uzadı ise mutlaka tıbbi tedavi için uzman bir hekime başvurmalıdır.

Solunum yollarını etkileyen hemen her viral rahatsızlıkta olduğu gibi, krup hastalığında da vücudun savunma sistemlerinden birisi olan balgam devreye girebilir. Tedavi süreci sonrasında da doğal seyrine döner.

Sigara İçmek ve Hava Kirliliği

Sigaranın başlangıcı, 18’inci (on sekizinci) yüzyılda kâğıda tütün sarılmasıyla tarihlendirilmektedir. İspanya’dan Amerika’ya geçtiği söylenen bu alışkanlığın, önce kâğıt yerine tütün yaprağı kullanılması ve sonrasında ise fabrika açılması ile devam ettiği belirtiliyor.

Sigara içmek günümüzde oldukça yaygın olan ve bağımlılık olarak nitelendirilebilecek alışkanlıkların başında geliyor. Sigara içmenin hem fizyolojik hem de psikolojik boyutları var. Sigaranın içeriğinde nikotinin yanı sıra, metanol, amonyak, kimi hidrokarbonlar, bazı asitler de dâhil olmak üzere zehirli olduğu belirtilen 4.000 (dört bin) civarı kimyasal madde bulunmakta. Ayrıca yapılan bazı araştırmalarla, bunlara ilaveten bağımlılık yapıcı maddelerin sigaranın içeriğinde bulunduğu da ortaya konmuştur.

Solunum yolu aracılığıyla bu kadar zararlı madde vücuda alındığı zaman, vücut otomatik olarak savunma mekanizmalarını devreye sokacak ve öncelikle balgam üretmeye başlayacaktır. Zira balgam, doğası gereği dışarıdan vücuda girmeye çalışan yabancı maddeleri tutmak üzere üretilmektedir. Sigara içen kişilerin kahverengi hatta siyah renge yakın ve kıvamlı balgamı olduğu gözlemlenmektedir.

Öte yandan hava kirliliği ifadesi, soluduğumuz havadaki yabancı maddelerin, diğer bir deyişle canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek maddelerin normalin üzerinde miktarda ve yoğunlukta olmasını tanımlar.

Hava kirliliğinin başlıca nedeni insanların üretim ve tüketim alışkanlıklarıdır. Bu nedenleri, ısınma, sanayileşme, ulaşım gibi alanlarda kullanılan enerji üretici yakıtların doğru seçilmemesi, çıkan atıkların filtrelenmeden doğaya salınması, filtreleme için kullanılan ekipmanların bakımının gereğince ve zamanında yapılmaması şeklinde alt başlıklar halinde sıralamak mümkündür.

Hava kirliliğinde karbon monoksit (CO), kükürt dioksit (SO2), kurşun gibi maddelerin miktarı ve yoğunluğu artar. Solunan havada bulunan yabancı ve zararlı maddeler, solunum yolu organlarının öncül koruyucusu olarak üretilen balgam tarafından tutulmaya çalışılır. Dolayısıyla, hava kirliliğinin söz konusu olduğu yer ya da zamanlarda balgam artışı görülebilir. Balgamın rengi ve kıvamında da farklılaşmalar bariz şekilde gözlenebilir.

Kimyasal Maddeler

Mukus olarak da bilinen balgam, ağız, burun, sinüsler, akciğerler ve boğaz için hem bir nevi yağlayıcı hem de koruyucu bir maddedir. Bakteri, virüs ya da vücuda girmeye çalışan yabancı maddeleri tutacak, dışarı atacak veya vücuda zarar gelmesini önleyecek filtre görevi görmektedir. İçeriğinde antikorlar ve enzimler de barındırır.

Kimyasal madde ise, sıvı, katı ya da gaz halinde bulunabilen, kimyasal bağlar bozulmadan bileşenlerine ayrılamayan sabit bir kimyasal bileşimi ve karakteristik özellikleri olan madde olarak tanımlanmaktadır.

Kimyasal maddeler vücuda solunum, deri veya gözler yoluyla emilme, yeme ya da yutma, damar içi veya deri altı enjeksiyonu aracılığıyla girebilir. İş yerlerinde ya da temizlik yapılırken kullanılan kimyasal maddelerin çoğu havada toz, duman, buhar veya gaz şeklinde yayılır ve solunum esnasında havayla birlikte vücuda girer. Kimyasal maddelerin çoğu vücutta zehirleyici etkiye neden olur. Alerjik bazı tepkiler de görülebilir.

Balgamın esas görevi vücuda solunum yolu ile giren yabancı maddeleri, bakteri ve virüsleri tutmak, bunların vücuda zarar vermesine engel olmaya çalışmaktır. Kimyasal maddelere maruz kalan kişilerde de, özellikle solunum yoluyla vücuda alındığında, balgam üretimi artar.

Gebelik

Alt ve üst solunum yollarında meydana gelen hemen her rahatsızlıkta, öksürük ve balgam görülebilir. Bu durum gebelik dönemi içerisinde de yaşanabilir. Hassas bir dönem olduğu için dikkatli takip etmekte yarar vardır.

Bunun yanı sıra gebelik döneminde, kadında oluşan nörolojik ve fiziksel özellikle de hormonlarda oluşan değişimler, vücutta balgam üretiminin artışına neden olabilir. Gebelik dönemi öncesinde anne adayı sigara kullanıyor ise, sigarayı bıraktığı dönemde balgam artışı olabilir. Hava kirliliği, mevsimsel değişiklikler de balgama etken olabilecek diğer nedenlerden.

Kaynağının saptanarak balgamın tedavi edilmesi, hem anne hem de bebeğin sağlığı için çok önemlidir.

Balgam Tedavi Türleri

Balgam, solunum yollarından atılan sümüksü bir vücut salgısıdır. Temel görevi solunum yolları kanalıyla vücuda giren yabancı maddeleri, bakteri ve virüsleri tutmak olan bu sıvının, dönem dönem hem renk hem kıvamında farklılıklar gözlemlenebilir. Vücuttaki pek çok salgı gibi, balgamın yapısında meydan gelen değişiklikler de farklı hastalıkların tanısında belirti olarak dikkate alınır.

Balgamın süreklilik arz etmesi nefes tıkanıklığına neden olabilir. Ayrıca sosyal hayatta kişiyi rahatsız edici durumlara sokabilir. Balgamın kıvamının ve renginin değişmesi farklı hastalıkların göstergesi olabileceğinden, altta yatan rahatsızlığın tespit edilerek tedavi edilmesi önem arz eder.

Balgam sorun teşkil etmeye başladığında, akla ilk gelen tedavi balgamın sökülmesidir. Bunun için evde uygulanabilecek kimi kürler yeterli olurken, bazı ısrarcı ve süreklilik arz eden durumlarda balgam söktürücü ilaçlar gerekebilir.

Balgamın evde tedavisinde, havayı nemli tutma, bol sıvı (su, bitki çayı, sebze çorbası ya da tavuk suyuna çorba, sıkma meyve suyu gibi) tüketimi, solunum yollarını rahatlatan gıdaların (limon, zencefil, meyan kökü, ekinezya, nar, ginseng gibi) alımı, gargara yapma, uçucu yağları (okaliptüs gibi) buhar terapisi şeklinde kullanma yöntemleri de tedavi sürecinin bir parçası olarak uygulanmalıdır.

Balgamın rengi ve kıvamında meydana gelen değişiklerin işaret edebileceği hastalık saptandıysa, bu hastalığın tedavisi sürecinde balgam da, ya semptomlar azaldığından ya da bizzat balgam için kullanılan ilaçlar eklendiğinden tedavi edilmiş olacaktır.

Balgam tedavisinde antibiyotik ilaçlar, balgam söktürücü şuruplar reçete edilebilir. Kimi durumlarda alerjik enfeksiyonu giderecek ilaçlar da tedaviye ilave edilebilir ya da doğrudan kullanılabilir.

İlaç Tedavisi

Balgam vücudun savunma sistemi olarak kullandığı bir sıvıdır. Genellikle yapısı saydam ve ince olup ağırlıklı olarak sudan oluşmaktadır. Balgamın rengi ve kıvamında gözlemlenen değişiklikler, alt ve üst solunum yollarında oluşan soğuk algınlığı benzeri bir rahatsızlık nedeniyle olabileceği gibi, akciğerlerde yaşanan örneğin tüberküloz hastalığına da işaret ediyor olabilir.

Sigara kullanımı, hava kirliliği, kimyasal maddelere maruz kalınması gibi nedenler de vücutta balgam üretiminin artışına kaynaklık edebilir. Balgamın vücuttan atılması, sistemin sağlıklı çalışması bakımından oldukça önemlidir. Bu yüzden balgam tedavisinde öncelik balgamın sökülmesidir.

Balgamın kaynağına bağlı olarak, neden olan hastalığın tedavi sürecinde balgam da tedavi edilebilir. Bununla birlikte, balgam tedavisinde ayrı ilaçlar da reçete edilebilir. Antibiyotik ilaçlar, balgam söktürücü şuruplar gibi ilaçlar tedavinin bir parçası olarak kullanılabilir.

Antibiyotik İlaçlar

Balgam genellikle öksürükle birlikte gözlemlenir. Öksürüğün kaynağı müzmin (kronik) bronşit ya da sinüzit olabilir. Tüberküloz veya akciğerde yaşanan iltihaplanma gibi durumlarda da antibiyotik ilaç tedavisi uygulanabilir.

Balgam vücudun ürettiği doğal bir salgıdır. Öncelikli işlevi solunum yollarını korumak olan balgamın yapısında antikorlar ve enzimler bulunur. Solunum yoluyla giren yabancı madde, virüs ve bakterileri tutar. Balgam oluşumunun ardında enfeksiyona dayalı bir hastalık yatıyor ise, hem söz konusu enfeksiyonu hem de balgamı tedavi etmek için antibiyotik ilaçları içerir bir tedavi süreci izlenebilir.

Alerjik Enfeksiyon İçin İlaçlar

Gün içerisinde yaklaşık 1 (bir) litre mukus üretilir. Burunda üretilen bu mukus, çoğunlukla genze akar ve yutulur. Burnu nemlendiren bu jelimsi salgı, soluk alırken havanın içerisinde bulunan polen, toz ve yabancı maddelere karşı solunum sitemini refleks olarak korur.

Özellikle polenlerin yoğun olduğu kimi dönemlerde geniz akıntısı artabilir ve alerjik enfeksiyon ile birlikte alerjik balgama neden olabilir. Geniz akıntısının artması, boğazda sık sık öksürme isteği, balgam hissi, balgamlı veya balgamsız öksürük, burun tıkanıklığı, bademcik ağrısı gibi bazı belirtiler alerjik balgam ve alerjik enfeksiyona eşlik edebilir.

Alerjik enfeksiyonun ve balgamın seyrine göre mutlaka uzman bir hekime başvurmak gereklidir. Tedavi sürecinde, balgam söktürücü ile birlikte alerjik enfeksiyon için reçete edilen ilaçlar da kullanılabilir.

Balgam Söktürücü Şuruplar

Balgam, vücut tarafından solunum yollarını korumak için salgılanan bir sıvıdır. Alt ve üst solunum yollarında görülen enfeksiyon, soğuk algınlığı, mevsim geçişi, hava kirliliği, fizyolojik ve hormonsal değişiklikler gibi etkenler sonucu vücudun balgam salgılaması artabilir. Balgamın rengi ve dokusunda farklılıklar gözlemlenebilir.

Balgamın vücuttan atılması, bedenin sağlıklı işleyişi açısından önemlidir. Balgam atılmadığında nefes darlığı, sürekli öksürme isteği gibi kimi sorunlara neden olabilir. Balgamın sökülebilmesi için evde uygulanabilecek kimi kürlerin yanı sıra, reçetesi olarak eczaneden temin edilecek kimi ilaçlar da kullanılabilir. Bu ilaçlar toz, tablet ya da şurup formunda olabilir.

Balgamın kaynağı olarak akciğerlerde ya da vücudun farklı bir bölgesinde teşhis edilen kimi rahatsızlıklar tespit edildiyse, tedavi süreci öncelikle kaynak hastalığa yönelik planlanacaktır. Bu süreçte balgamın atılması ve kişinin yaşam kalitesinin rahatlatılması için balgam söktürücü şuruplar da reçete edilebilir

Balgam Tedavisi Öncesi

Balgam sinüsler ve akciğerler dâhil olmak üzere solunum yolları ve sindirim sistemi ana hatları üzerinde bir nevi yağlanmayı sağlayan bir salgıdır. Esas işlevlerinden birisi de bu sistemlere dışarıdan gelen bakteri, virüs veya yabancı maddeleri tutmak, filtrelemektir.

Genellikle mevsim geçişlerinde yaşanan soğuk algınlığı, hava kirliliği, sigara bağımlılığı gibi etkenler nedeniyle doğal olarak belirli miktarda üretilen balgamda değişiklikler olur. Üretim artar, balgamın rengi ve kıvamında değişiklikler meydana gelebilir. Doğal halinde ağırlıklı olarak su ile eser miktarda tuzlar, proteinler içeren ve saydam, ince yapısı olan balgamda gözlemlenen değişiklikler vücutta oluşmuş bir hastalığın tanısının konulmasında yardımcı olabilir.

Balgam artışı nefes darlığına, nefes alış verişinin tıkanmasına neden olabilir. Balgam artışının sonuçlarından birisi de öksürüktür. Balgam artışının kaynağına göre kuru öksürük, sürekli öksürme hissi, balgamlı öksürük yaşanabilir.

Balgam tedavisine başlanmadan önce, balgamda yaşanan değişikliklerin neden olduğunu dikkatlice gözlemlemek yerinde olur. Evde uygulanabilecek kimi kürler ile herhangi bir iyileşme sağlanamıyor ise uzman bir hekime başvurmakta yarar vardır.

Balgam Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Balgam dediğimiz zaman, öksürük yoluyla dışarıya atılan sümüksü salgı algılanır. Kimi zaman rahatsızlık verici bir durum olarak görülse de, vücudun savunma mekanizmalarından biridir ve herkeste bulunur. Doğal halinde berrak ve ince yapısı olan balgamda gözlenen değişiklikler, öncelikle solunum yollarında oluşan hastalıkların tanısının konmasında yardımcıdır.

Balgamın solunum yollarında bulunan bakteri, virüs ve kimi yabancı maddeleri dışarı atma işlevi vardır. Bu nedenle balgamın yapısında, kıvamında ve renginde meydana gelen değişiklikler, altta yatan nedenler konusunda bilgi verecektir.

Balgamın arttığı, kıvamında ve renginde değişiklikler görüldüğü, balgam atımının süresinin uzadığı dönemlerde mutlaka uzman hekime başvurmalıdır. Fiziksel muayenenin yanı sıra balgamın içeriğindeki maddelerin analizi için de bir takım tetkikler yapılabilir.

Muayene

Uzman hekime başvuru yapıldığında, uzman hekim, standart olarak hastalığın sürecini içerir halde kişinin rahatsızlık öyküsünü dinleyecektir. Sonrasında doktor, fiziksel muayene yapacak ve doğru tanı koyabilmek için ilave test ya da tanı yöntemlerini kullanacaktır.

Kan ve idrar tahlili, akciğer röntgeni, balgam kültürü alınması, balgamın boyanması, ultrasonik görüntülemeler, doku kültürü alınması gibi farklı teşhis ve tanı yöntemleri uygun tedavi yöntemi ve sürecinin belirlenmesi için talep edilebilir.

Balgam Kültürü Alınması

Balgam, solunum yollarında üretilen ve temel işlevi savunma olan bir sıvıdır. Saydam ve akışkan olan balgamın yapısı, başta solunum yollarındaki enfeksiyonlar olmak üzere, farklı etkenler nedeniyle değişebilir. Balgamın renk ve kıvamındaki değişiklikler, pek çok farklı hastalık için tanı belirtisi olarak kabul edilmektedir. Yine de doğru teşhis konulması ve gerekli tedavinin belirlenip uygulanabilmesi için balgamın yapısının da araştırılması gerekir.

Balgam kültürü alınması, kişiye balgam kültürü testi yapılması olarak ifade edilmektedir. Bu testin yapılabilmesi için balgam örneği toplanması gerekir. Balgam örneği toplamak için en uygun vakit sabahın erken saatleridir ve mutlaka herhangi bir şey yemeden ya da içmeden önce yapılmalıdır.

Balgam, balgam kültürü toplanması için verilen kabın içerisine toplanmalıdır. Derin bir nefes alındıktan sonra kuvvetlice öksürerek çıkan balgam kabın içerisine tükürülür. Balgamın çıkabilmesi için sırta veya göğse vurmak gerekebilir. Hekimin talebine göre bu işlem, birkaç gün arka arkaya yapılabilir. Bir başka yöntem olarak bazı kişilere bronkoskopi yapılabilir. Bu yöntemde ağızdan sokulan esnek bir borunun ucunda yer alan kamera ile solunum yolları incelenebilir. Bu esnada balgam örneği toplamak da mümkündür.

Balgam kültürü toplandıktan sonra balgam örneği, mikropların üreyip çoğalmasını sağlayan ortam hazırlanmış olan bir kabın içerisine yerleştirilir. Birkaç gün sonrasında balgam örneğinde herhangi bir bakteri veya mikrop ürememişse balgam testi sonucu negatif olarak işaretlenir. Balgam kültür testi pozitif çıktıysa, balgamda hastalık yapıcı bir organizma tespit edilmiş demektir.

Balgam kültürü alınması esnasında bazı hususlar dikkate alınmalıdır. Yakın zamanda antibiyotik kullanıldı ise, balgam kültür testi için yeterli örnek toplanmadıysa, balgam yerine tükürük toplandıysa, balgam örneği toplanmadan önce ağız çalkalama suyu kullanıldıysa balgam kültür testi sonucu etkilenebilir. Elbette balgam örneğine mikrop bulaştırmamaya ve toplama kabını zamanında laboratuvara ulaştırmaya da dikkat etmeli.

Balgam Tedavi Sonrası

Tüm diğer hastalıklarda olduğu gibi, balgam için de teşhis, tanı ve tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından dikkat edilmesi gereken hususlar olacaktır. Elbette öncelikle, mümkün olduğunca hastalanmamaya gayret göstermek gereklidir.

Balgam artışı ve balgamda görülen değişiklikler, genellikle solunum yollarında meydana gelen enfeksiyonlardan kaynaklanır. Bu süreç kimi zaman evde uygulanacak kürlerle tedavi edilebilir durumda iken, kimi zaman da bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekebilir.

Solunum yolları rahatsızlıklarında, solunum yollarının nemli tutulmasını sağlamak, bol sıvı tüketmek, buhar terapisi uygulamak gibi kimi yöntemler, hem önleyici hem de tedavi edici teknikler olarak kullanılabilir.

Ortamı Nemli Tutmak

Balgam tedavisi gerektiren durumlarda, genellikle balgamın koyu bir hal almıştır ve vücuttan atılması gerekir. Balgamın doğal hali saydam ve incedir. Tüm solunum sistemlerini yağlamak olarak tabir edilecek şekilde nemlendirmek, solunum yoluyla vücuda girebilecek yabancı madde, virüs ve mikropları tutmak balgamın başlıca işlevleridir.

Balgam tedavisi süreci sonrasında balgam doğal seyrine kavuşur. Gerek tedavi sürecinde gerekse tedavi sonrasında, balgamın doğal haline kavuşması ya da o şekilde kalması için yaşam ortamlarının nemli olması önemli bir etkendir. Bunun için evde buhar oluşturulabilir ya da ev nemlendirici cihazlar kullanılabilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, fazla nemlendirmenin akciğerlere zarar verebileceği konusudur. Bu nedenle nemlendirme oranına dikkat edilmesi gerekir.

Bol Bol Su İçmek

Bol su içmek günlük hayatta sağlıklı yaşamı sürdürebilmek için elzemdir. İnsan vücudunun yaklaşık %75’i (yetmiş beş) sudur. Su, yaşamı destekleyici bir ögedir. Vücudun fonksiyonlarını verimli olarak sürdürebilmesi için suya ihtiyacı vardır.

Balgam tedavisi sürecinde bol bol su içmek, balgamın kolayca atılmasına yardımcı olabildiği gibi, balgamın doğal seyrine dönmesine de yardımcı olur. Tedavi sonrasında da bol bol su içmek, balgamın nemlendirme ve koruyucu özelliklerini kolaylıkla yerine getirmesine yardımcı olacaktır.

Buhar Solumak

Buhar solumak ya da buhar terapisi, geleneksel olarak uygulanan ev tedavi yöntemlerinden birisidir. Kaynayan suya okaliptüs ya da nane gibi uçucu yağlar damlatılarak uygulanabilir. Yaşam alanlarını nemlendirmek amacıyla kullanılabileceği gibi, doğrudan solumak şeklinde de uygulanabilir. Ancak su buharının derecesi, yağlarla ilgili alerjik bir durum olup olmadığı hususlarına dikkat edilmelidir.

Hastalıklara Karşı Önlem Almak

Genellikle solunum yollarında meydana gelen rahatsızlıklar, balgam tedavisi gerektirecek sonuçlara varabilir. Balgam ve altta yatan etken tedavi edildikten sonra, özellikle solunum yollarını etkileyen hastalıklara karşı önlem almak yerinde olur.

Öncelikle vücut direncini yüksek tutmak, bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekir. Bunun için dengeli beslenme, bol su içme, yürüyüş yapma önerilmekte. Kişisel bakım ve temizliğe özen gösterilmesi, hasta kişilerle yakın temasta bulunulmaması da hastalıklara karşı alınabilecek önlemler arasında sayılmakta.

Sık Sorulan Sorular

Hangi gıdaların tüketimi balgam oluşmasına neden olur?

Kimi gıdaların, özellikle de hastalık dönemlerinde balgamın artmasına ya da birikimine neden olduğu belirlenmiştir. Bunlar süt, yoğurt, peynir tarzında süt ürünleri, çok yağlı ya da işlenmiş etler, glutenli ürünler, kafein, patates, muz, lahana gibi sebze ve meyveler olarak sayılmaktadır.

Balgam tedavisi nasıl yapılır?

Balgam tedavisi, balgamın kıvamı, rengi, seyri dikkate alınarak yapılmalıdır. Balgam tedavisi gerektiren durum soğuk algınlığı gibi hafif seyreden bir rahatsızlık olabileceği gibi, akciğer iltihaplanması gibi ağır seyreden bir hastalık olabilir. Balgam artışı ya da birikiminin kaynağı dikkate alınarak bir tedavi yapılması yerinde olur.

Balgamın rengi ve kıvamına bakılarak evde uygulanabilecek kimi kürlerle balgam tedavisi yapılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, uygulanan yöntemlere rağmen balgamda bir değişiklik olup olmadığıdır. Eğer herhangi bir iyileşme emaresi görülmüyorsa bir an önce uzman bir hekime gitmek gerekir. Daha ağır seyreden durumlarda da yine bir doktora gitmelidir. Hekim, yapacağı muayenenin ardından antibiyotik, balgam söktürücü gibi ilaçlar da içeren bir tedavi süreci belirleyebilir.

Balgam için evde uygulanan tedavi yöntemleri var mı?

Balgam için evde uygulanabilecek kimi tedavi yöntemleri mevcuttur. Bunlar genellikle balgamın sökülmesi amacıyla kullanılır. Soğuk algınlığı için geleneksel olarak kullanılan ıhlamur gibi bitki çayı bazlı tedavilerin yanı sıra, limon ve bal kullanılarak hazırlanan kürler de yaygındır. Bu süreçte balgamın doğal haline dönüp dönmediğine, kıvam veya renginde gözlemlenebilecek değişikliklere dikkat etmek gerekir.

Hangi besinler balgam oluşumunu önler?

Kimi besinlerin balgam birikimi ya da artışını önlediği bilinmektedir. Tavuk çorbası, zeytinyağı, soğan, sarımsak, maydanoz, limon, bal başlıca bilinenleridir.

Balgamı yutmak tehlikeli midir?

Gündelik yaşamda balgam yutmak doğal bir süreçtir. Olağan haldeki balgamı yutmak zararsızdır. Ancak balgamda enfeksiyon varsa ve renginde değişiklik varsa, bu balgamı yutmak tehlikeli olabilir. Mide asidi balgamda olabilecek muhtelif bakteri veya mikrobu yok edebilir ancak, tam tersi bir durum da söz konusu olabilir. Dolayısı ile özellikle balgamın rengi ve kıvamı koyulaştıysa dışarı atılmasında yarar vardır.

Balgamı söktürmek için ne yapmak gerekir?

Balgamı söktürmek için evde hazırlanabilecek kimi kürler kullanılabilir. Bunlar genellikle bal, limon, zencefil, acı biber, pekmez gibi besinler içermekte. Eczaneden temin edilebilecek, reçetesiz satılan şurup ya da toz formda balgam söktürücü ilaç kullanılabilir. Hekime başvuruldu ise doktor kişinin durumuna göre bir ilaç reçete edecektir.

Kanlı balgam tehlikeli midir?

Kanlı balgamın kaynağı önemlidir. Akciğerde yaşanan iltihaplı bir durum, soğuk algınlığı ya da kanser gibi hastalıklar nedeniyle kanlı balgam oluşabilir. Sık öksürük nedeniyle boğazda oluşabilecek tahriş nedeniyle de balgama kan karışabilir. Burada balgamdaki kanın rengine dikkat etmek ve mutlaka uzman bir hekime başvurmak gerekir.

Balgam oluşumunda hijyen konusunda nelere dikkat edilmelidir?

Hemen her hastalıkta olduğu gibi, sıklıkla elleri su ve sabun ile yıkamak kişisel hijyenin en temel unsurudur. Balgamda artış olduysa, renk ve kıvamında farklılık gözleniyorsa, o balgamı yutmadan, herhangi bir şekilde el ve yüze bulaştırmadan atmakta yarar vardır.

Balgam Tedavisi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Balgam sanıldığının aksine tükürük bezleri tarafından değil, akciğer tarafından üretilir. Balgam sorunlarının başlıca kaynağı da akciğer olduğundan dolayı balgam hastalıkları için mutlaka göğüs hastalıkları uzmanına gidilmelidir. Duruma göre doğrudan bu bölüm tarafından, gerektiğinde de endokrin uzmanları tarafından tedavi gerçekleştirilecektir.