Uyuşturucu Bağımlılığı

Uyuşturucu Bağımlılığı
Uyuşturucu Bağımlılığı

 

Keyif verici madde olarak nitelendirilen uyuşturucunun, kullanım yaşı her geçen gün biraz daha düşüyor ve yapılan araştırmalar bunu daha net bir şekilde ortaya koyuyor. Uyuşturucu bağımlılığının birçok nedeni var ve tedavi öncesinde ilk olarak bu neden üzerinde durulmalı ve buna göre bir tedavi yöntemi sağlanmalıdır. Günümüzde uyuşturucu yani keyif verici maddelerin sayısı da artmış durumda ve Bonzai gibi maddelerin fiyatlarının çok daha uygun olması da erişilebilirliği daha kolay hale getiriyor.

Kişinin fizyolojik yapısını olduğu gibi beynini de uyuşturan bu zararlı maddeler, insan ömrünü kısaltan etken maddelerden bir tanesidir. Kişi, bu tür maddeleri kullanmaya başladığı takdirde hal ve hareketlerindeki değişim net bir şekilde gözlemlenebilir ve yavaş yavaş kendini toplumdan soyutlamaya başlar.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Güler Mocan

Uyuşturucu Bağımlılığı Hakkında

Birçok insan uyuşturucu maddeyi keyif verdiği için kullanıyor ve yine birçokları, bu maddeyi kullandıkları anda sıkıntılarından uzaklaştığını ifade ediyor. Sigara ve alkolden çok daha tehlikeli olan uyuşturucu, yeni nesili çok daha kısa sürede etkisi altına almış durumda. Ülkemizde bu konudaki mücadele hali hazırda devam ediyor ancak az önce de ifade ettiğimiz gibi kullanım yaşı her geçen gün biraz daha düşüyor. Uyuşturucu kullanan kişiler genellikle bağımlılıklarını itiraf etmekte zorlanıyor ve bunu aileleri ile paylaşmaktan çekindikleri için tedavi durumu da her geçen gün biraz daha gecikiyor.

Uyuşturucu Madde Nedir?

İnsanın fizyolojik yapısını ve beynini uyuşturan maddelerin tümüne uyuşturucu madde adı verilmektedir. Bu maddelerin en büyük sıkıntısı insan vücudunu bağımlı hale getiriyor olmasıdır. Bu maddeyi kullanan kişi bir süre sonra düşünme yetisini kaybeder ve madde bulamadığı takdirde çevresine zarar vermekten çekinmeyecektir. Özenme, arkadaş çevresi, aile ve kişinin yaşadığı çevre, uyuşturucu madde kullanımına neden olabilecek detaylardan bazılarıdır. Birçok kişi genç yaşta başladığını söylüyor ve bağımlı hale geldikten sonra bırakması da neredeyse imkansız bir hal oluyor. Kişi tedavi bile olsa bir süre sonra yeniden bu maddeleri kullanmaya başlayabiliyor.

Bonzai

Sentetik uyuşturucu grubunda yer alan Bonzai, sokaklarda çok rahat bir şekilde satılmaya başlanmış durumda ve ne yazık ki mücadele etme konusunda yeterlilik durumu söz konusu değil. İnsan vücudunda ve beyninde uyuşmanın yanı sıra zaman kavramının yok olması da bonzainin en önemli etkilerinden bir tanesidir. Henüz hangi ülkeden giriş yaptığı bilinmeyen Bonzai, fiyat olarak diğer uyuşturucu maddelere nazaran daha uygun rakamlara sahip olduğu için birçok madde bağımlısına daha kısa sürede ve kolay bir şekilde ulaşabiliyor. Sentetik madde grubunda yer alması onu en tehlikeli hale getiren özelliklerinden bir tanesidir. Bonzai, diğer uyuşturucu maddelere kıyasla daha fazla zararlı içeriğe sahip ve insan vücuduna etkisi de çok daha büyüktür.

Eroin

Afyon bitkisinden elde edilen eroin, eski çağlarda en etkili ilaçlardan bir tanesi olarak kullanılırken sonrasında uyuşturucu etkisi farklı alanlarda kullanılmış ve bir zehir olarak günümüze ulaşmıştır. Doğal yapıda olan maddeler afyon bitkisinden elde ediliyor ancak doğal ürünler farklı işlemlerden geçerek işlendiği takdirde ortaya sentetik ya da kimyasal ürünler çıkıyor. Bilinen en eski uyuşturuculardan bir tanesi olan eroin, yüksek fiyatı nedeniyle ulaşılması çok daha zor olan maddelerden bir tanesidir. Bu maddenin bağımlılığı ile birlikte kişi düşünme yetisini zamanla kaybeder ve fiziksel olarak da büyük bir değişim ortaya çıkar. Göz altlarında meydana gelen morluklar, uykusuz ve şişmiş gözler ve zayıf bir beden de eroinin ortaya çıkardığı sorunlardan bir tanesidir.

Ekstazi

Ex, kanat, Ferrari gibi ilginç isimler ile adlandırılan uyuşturucu maddelerden bir tanesidir. Meskaline ile birlikte amfetaminlere benzer bir kimyasal yapı karşımıza çıkıyor ve oldukça etkili maddeler arasında gösteriliyor. Hücre içi seratoninin yüksek ve hızlı bir şekilde sağlanmasına sebebiyet veren bu madde, aynı zamanda dopaminerjik etkisi ile de insan vücuduna zarar verebiliyor. Extacy kullanımı sonrası 6 saatlik süre içerisinde alınacak fluoksetin, maddenin bazı etkilerini vücuttan atıyor ve kişinin bilinçli bir şekilde hareket edebilmesini sağlıyor. En tehlikeli uyuşturucu maddelerden bir tanesidir ve bu maddeye erişimin kolay olması da kullanım yaşını düşüren detaylardan bir tanesidir.

Esrar

Çok eski çağlardan bu yana kullanımı devam eden ve bağımlılık yapan maddelerden bir tanesi olan esrar, günümüz gençliğinin de en büyük düşmanı olarak karşımıza çıkıyor. Hint keneviri bitkisinden elde edilen ve bağımlılık yapan bu madde, kalıplar halinde bulunabildiği gibi toz yani kubar halinde de bulunabiliyor. Yapılan araştırmalar, en çok kullanılan maddelerden bir tanesi olduğunu gösteriyor. Esrarın kötüye kullanım oranı, alkol ve sigaradan hemen sonra geliyor. THC adı verilen maddenin en yoğun olduğu uyuşturuculardan bir tanesidir ve ülkemizde de hali hazırda bu madde ile mücadele devam etmektedir. Kullanım yaşının her geçen gün biraz daha düştüğünü de belirtmek gerekiyor ve ebeveynlerin bu konuda biraz daha dikkatli davranmaları gerekiyor.

Kokain

Alkaloid grubunda yer alan kokain, güney Amerika’da yetişen Eritroksilon Koka bitkisinin yapraklarında bulunuyor ve üretimi de genellikle bu ülkede yapılıyor. Kokain, kullanımını gerçekleştiren insanlar arasında kok ya da beyaz ismi ile de adlandırılıyor. Bazı kaynaklarda buz olarak da yer alan kokain, bağımlılık yapan maddeler sıralamasında en üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Farklı kullanım şekilleri mevcut ve ağızdan alınabildiği gibi burundan ya da solunum yolu ile de alınabilmektedir. İnsan vücudunu ve beynini kısa süre içerisinde ele geçiren madde ile savaş hala sürüyor. Yine ebeveynlerin bu konuda büyük bir sorumluluk alması gerektiğini ve çocuklarını yakından takip etmeleri gerektiğini de hatırlatmak gerekiyor.

Alkol

Birçok maddeye göre daha masum duran alkol, düzenli tüketim ile birlikte kısa sürede bağımlılık yaratıyor. Piyasada legal olarak satışı devam eden çok sayıda alkol türü var ve genç kesimin en büyük sorunlarından bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Alkol, kana karıştığı andan itibaren kişiyi fiziksel olarak uyuşturuyor ve beyne ulaşması da çok uzun sürmüyor. Alkol alan kişi, dünya ile bağını koparmasa da bu bağı güçlü kılamıyor ve yaptıklarının farkında olmayabiliyor. Aldığı kararlar çok daha cesur fakat çok daha mantıksız bir hal alabiliyor. Sosyal içicilik adı altında belli günlerde tüketilmesinde herhangi bir zarar yoktur ancak sık kullanım söz konusu hale geldiği takdirde bağımlılık yapacak içeceklerden bir tanesidir.

Bağımlılık Sendromu

Bağımlılık sendromu, kişinin, sahip olduğu bağımlılıktan herhangi bir destek almadan kurtulamayacağına inanmasıdır. Kişi her geçen gün bu düşünceye daha bağımlı hale gelir ve bir süre sonra kendini güçsüz hissederek maddeye olan düşkünlüğünü de zihinsel olarak arttırır. Madde bağımlısı kişilerin yaşadığı en büyük sorunlardan bir tanesidir ve sürekli olarak desteğe ihtiyaç duydukları için madde bağımlılığından uzaklaşmaları da kolay olmayacaktır. Madde bağımlısı kişiler bunu bir bahane olarak kabul eder ve onlar için güçlü bir desteğe dönüşür. Bağımlılıklarından kurtulmak yerine bu düşünce ile hareket ederek kurtulmayı reddederler.

Bağımlılık Tanısı

Madde bağımlısı kimseler tedavi edilmeden önce birebir görüşmeler neticesinde şikayetler ele alınır ve klinik testler ile desteklenerek bağımlılık tanısı konulur. Bu tanıdan hemen sonra tedaviye başlanmalıdır çünkü her geçen gün kişinin kendine olan inancı biraz daha zayıflıyor ve bu inançsızlık durumu maddeyi bırakma güdüsünü de ortadan kaldırabiliyor. Madde bağımlılığının tedavisinde psikolojik destek de büyük önem taşıyor ve tedaviler ile birlikte yürütüldüğü takdirde başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Madde bağımlısı kimse, bu bağımlılıktan kurtulduktan sonra da risk altındadır ve bir kez daha kullanmaya başladığı andan itibaren bağımlılık tekrar edecektir.

Tolerans Gelişmesi

Kullanım süresi baz alınarak yapılacak olan değerlendirmede, bağımlılık yapan maddelere göre bir tolerans gelişimi söz konusudur. Bir önceki dozda görülen etki, diğer bir dozda aynı şekilde karşımıza çıkmayacaktır. Tolerans gelişiminin derecesi de morfin ve benzeri ilaçlarda 125 misline kadar çıkartılabiliyor. Aynı grupta yer alan maddelerden birine karşı tolerans gelişimi mümkün ise grubun diğer üyelerine karşı da bir gelişim söz konusu olabiliyor.

Fiziksel ve Ruhsal Yorgunluk

Madde bağımlısı kimselerde görülen en önemli belirtilerden bir tanesi de fiziksel ve ruhsal yorgunluktur. Kişinin göz çevresinde morarma ve şişliklerin yanı sıra vücut yapısında da zayıflık mevcuttur. Sürekli olarak devam eden yorgunluk ve halsizlik durumu da rahatsız edici unsurlardan bir tanesidir.

Madde Bağımlılığını Bırakmada Çabaların Boşa Çıkması

Bağımlılık tanısının konmasında en önemli etkenlerden bir tanesi de uzun süre devam eden çabaların boşa çıkmış olmasıdır. Madde bağımlısı kimsenin geçmişte aldığı tedaviler detaylı bir şekilde incelenmeli ve buna göre bir teşhiste bulunulmalıdır. Madde bağımlısı olan kimselerin büyük bir kısmı tedavi olmayı reddediyor bir kısmı ise birçok tedavi neticesinde sonuç alamadığını dile getiriyor. Az önce de bahsettiğimiz gibi eğer tedavi gören ve tedavisi tamamlanan hasta, bir kez daha maddeye başladığı andan itibaren bağımlılık tekrar edecek ve zor bir süreç karşısına çıkacaktır. Bu yüzden tedavi sonrası hastanın takibi de büyük bir önem taşıyor.

Madde Temini için Para ve Zamandan Feragat Etme

Madde bağımlısı birçok kişi, bağımlı olduğunu itiraf etmekte güçlük çeker ve bunun için utanır ancak tanı için hastanın geçmişi araştırılmalı ve şikayetleri de detaylı bir şekilde ele alınmalıdır. Bağımlılığı ortaya çıkarma konusunda en önemli etkenlerden bir tanesi kişinin zamandan ve paradan feragat edip etmediğidir. Madde bağımlısı kimse, para bulabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır ve bunun için ailesine zarar veren birçok somut örnek de mevcut. Elindeki mal varlığının yanı sıra borca girmekten de çekinmez ve bu da bağımlılığın en önemli belirtilerinden bir tanesidir.

Madde Kullanımı için Sosyal Yaşantıdan Uzaklaşma

Uyuşturucu maddeler, kişiye fiziksel olduğu gibi maddi anlamda da büyük zararlar veriyor. Bununla birlikte sosyal hayat da her geçen gün biraz daha zayıflıyor ve kişi sırf madde kullanmak için kendini sosyal hayattan uzak tutuyor. Tanı konulabilmesi için en önemli belirtilerden bir tanesi de budur. Sağlıklı devam eden hayatında daha sosyal olan ve arkadaş çevresi bulunan kişinin madde kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra sosyal hayattan uzaklaştığı ve içine kapandığı gözlemlenmiştir. Hastanın şikayetleri ele alınırken bu detay da göz önünde bulundurulmalı ve buna göre hareket edilmelidir. Kişi yavaş yavaş arkadaş çevresini kaybedecek ve akabinde yalnızlaşacaktır.

Ruhsal ve Fiziksel Sorunlara Rağmen Kullanım Direnci

Madde bağımlısı kimseler, ruhsal ve fiziksel sorunlarını kabul etmelerine rağmen uyuşturucu madde kullanımına devam ederler ve bu da bağımlılığın en önemli belirtilerinden bir tanesidir. Kişinin vücudu her geçen gün daha dirençsiz bir hal alır ve fiziksel görüntüsü de bunu destekler niteliktedir. Madde bağımlılığının teşhis edilmesinde bu detay büyük bir önem taşıyor ve kişinin bağımlılık derecesi de buna göre belirleniyor. Ruhsal ve fiziksel yorgunluk her geçen gün biraz daha artacaktır ancak buna rağmen vücudun istekleri ne yazık ki bitmiyor ve doz artırımı gerçekleşiyor. Kişi sosyal hayattan uzaklaşarak para bulabilmek için farklı yollara da başvuruyor ve ailesine zarar verecek seviyeye ulaşıyor.

Uyuşturucu Bağımlılığının Nedenleri

Uyuşturucu gibi bağımlılık yapan maddeler genellikle ergenlik dönemindeki çocukların ilgi alanına giriyor ve özenme ile başlayan kullanım, bir süre sonra bağımlılığa dönüşüyor. Uyuşturucu bağımlılığının en önemli nedenlerinden bir tanesi arkadaş çevresidir. Aile ve ebeveynlerin etkisi de çok fazladır ve kötü bir aile ortamında yaşayan kişi, sorumluluklarından kurtulmak ya da sahip olduğu baskıdan uzaklaşmak için kendini uyuşturucuya verebiliyor. Sosyal çevre de bu maddelerin kullanımında büyük bir etkiye sahiptir. Ebeveynlere bu bağlamda büyük sorumluluklar düşüyor ve özellikle ergenlik dönemindeki çocukların daha sıkı bir şekilde takip edilmeleri gerekiyor ancak bu takibi gerçekleştirirken baskı konusunda da dikkatli davranmakta fayda vardır.

Madde Kullanımında Arkadaş Etkileri

Birey olmak ailede başlıyor ve sonrasında okul ve arkadaş çevresi ile birlikte gelişim kaydediyor. Kişi, arkadaş çevresini her zaman iyi seçemiyor ve kötü alışkanlıkların en büyük nedenlerinden bir tanesi olarak da arkadaş çevresi gösteriliyor. Eğer bir kişinin yakın arkadaşları uyuşturucu madde kullanıyorsa kişi de bir süre sonra bu maddelere daha yakın hale geliyor ve bir kereden bir şey olmaz düşüncesi ile denemeye başlıyor. Uyuşturucu maddeler ne yazık ki bir kere kullanıp vazgeçebileceğiniz türden maddeler değildir. Eğer arkadaş çevrenizde bu maddeleri kullanan kişiler varsa bir an önce kendinizi o çevreden soyutlamalı ve önlemlerinizi de almalısınız. Bu konudaki takibi ebeveynler de doğru bir şekilde yapabilirler.

Madde Kullanımında Aile ve Ebeveynler

Aile baskısı, katı bir tutum ya da kötü aile şartları da uyuşturucu bağımlılığında önemli bir rol oynuyor. Çocuğun eğitimi öncelikli olarak ailede başlıyor ve birçok çocuk ailesinden gördüklerini uygulamaya başlıyor. Eğer ailede uyuşturucu kullanan birisi var çocuk bu durumdan olumsuz etkilenecek ve uyuşturucuya olan yakınlığı ve ilgisi de artacaktır. Madde bağımlılığı tedavisinde tüm detaylar göz önünde bulundurulmalı ve ailede bu tür bir durum söz konusu ise ebeveynler ile de birebir görüşmeler yapılmalıdır. Araştırmalar neticesinde madde kullanan birçok kişinin ailesinde de madde kullanan insanların olduğu gözlemlenmiştir.

Madde Kullanımında Bireysel Etkenler

Özgüven eksikliği ve irade zayıflığı, madde bağımlılığındaki en önemli bireysel etkenlerden bazılarıdır. Madde kullanan kimseler arasında yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu tür kişiler kendini toplumdan soyutlamış ve birtakım sorunları olan kişilerdir. Etrafındaki sorunlardan uzaklaşmanın yolunu kendini bu sorunlardan soyutlamak olarak gören kişiler ne yazık ki soluğu uyuşturucu maddelerde alıyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki birçok bağımlı, uyuşturucuya genç yaşlarda başlıyor ve sonrasında bırakmaları da bir hayli zor oluyor. Günümüzde yaş aralığı da değişmiş durumda ve artık daha küçük yaştaki kimseler de bu maddelerin esiri olmuş durumda.

Madde Kullanımında Sosyal ve Çevresel Etkenler

Sosyal ve çevresel etkenler de madde kullanımını tetikleyen unsurlardan bazılarıdır. Kişi sosyal çevresinde mutsuz ise ya da bu çevrede madde kullanan arkadaşları varsa onlara özenip madde kullanmaya başlayabiliyor. Az önce bahsettiğimiz irade zayıflığı da bu bağlamda bir adım daha öne çıkıyor. Ebeveynlerin kontrolü ne yazık ki yeterli olmuyor çünkü sosyal çevre aile eğitiminden bir adım daha önde ve bu maddeleri kullanmaya başlayan kişi bir süre sonra bağımlı hale geliyor. Tespit edildiği takdirde hiç vakit kaybetmeden bir uzmana danışılmalı ve tedavi için harekete geçilmelidir çünkü gün geçtikçe bağımlılık derecesi artacak ve kurtulmak çok daha zor bir hal alacaktır.

Uyuşturucu Bağımlılığının Belirtileri

Madde bağımlısı kişiler, sağlıklı insanlara göre zihinsel ve fiziksel olarak çok daha farklı bir tutum sergiliyor. Dışarıdan bakıldığında bir kişinin madde bağımlısı olduğunu anlamak kimi zaman mümkündür ancak klinik testler neticesinde bu daha net bir şekilde ortaya çıkartılacaktır. Göz altlarında meydana gelen morluk ve şişmelerin yanı sıra her geçen gün zayıflana beden de bu hastalığın belirtileri arasında yer alıyor. Bir diğer belirti ise maddeye duyulan istektir ve kişi madde kullanmadığı zaman ya da maddeye ihtiyacı olduğu zaman daha sinirli ve daha gergin bir tavra sahip olacaktır. Aynı kişi, çevreye zarar vermekten çekinmez ve herhangi bir şekilde sorumluluk almaz. Bu kişilerin sosyal hayatta var olmaları ya da iş dünyasında yer almaları da çok daha zordur.

Madde Kullanımı Nasıl Anlaşılır?

Kişinin gündelik hayatı ile birlikte ve hal ve hareketleri takip edildiği takdirde madde kullanımının tespit etmek az da olsa mümkün olacaktır. Doğrulamak adına tetkiklere başvurulabilir ve bununla birlikte davranış bozuklukları da madde kullanımının belirtilerinden bir tanesidir.

Laboratuvar Tetkikleri

Kan ve idrar testleri ile birlikte kişinin kanındaki ya da idrarındaki madde miktarı tespit edilebiliyor ve madde bağımlılığının sağlıklı bir şekilde tespit edilebilmesi için de bu testlere ihtiyaç duyulacaktır. Testlerin yanı sıra hastanın şikayetleri de bu kullanımı doğrulayacak olan detaylardan bir tanesidir.

Davranış Bozuklukları

Madde bağımlısı kişi, sağlıklı insanlara nazaran olaylara çok daha sert ve keskin tepkiler verecektir. Duygu değişimleri çok daha fazladır. Bu hastalar kimi zaman çok sakin bir tavır sergilerken kimi zaman da tepkilerini daha sert bir şekilde gösterebiliyor.

Madde Etkisine Bağlı Değişiklikler

Madde kullanımı öncesi aşırı gergin olan bünye, madde kullanımından hemen sonra daha sakin bir görüntü sergileyecektir. Madde etkisine bağlı değişiklikler, hastalığın teşhis edilmesinde büyük bir önem taşıyor. Kişinin geçmişi ele alınarak detaylı bir inceleme yapıldığında bu değişim daha net bir şekilde ortaya çıkacak ve fark edilecektir.

Uyuşturucu Bağımlılığının Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Uyuşturucu madde bağımlılığını tespit etmek adına uygulanan çok sayıda yöntem var ve bu yöntemler ile birlikte kişinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı daha net ve sağlıklı bir şekilde ortaya çıkartılıyor. Kan, idrar ve saç tahlili ile birlikte bu mümkündür.

Kan Tahlili

Madde kullanımından kısa bir süre sonra gerçekleştirildiği takdirde uyuşturucu kullanımını çok net bir şekilde tespit etmeye yarayan en etkili tahlillerden bir tanesidir. İdrar tahlili ile bir kıyas yapıldığı takdirde yanılma payının da çok az olduğunu görebiliyoruz. İdrar tahlili ile birlikte değerlendirilmesi de daha doğru olacaktır.

İdrar Tahlili

Maddelerin, idrardaki oranı her zaman için daha fazladır ve 3 ila 4 günlük süre zarfında alınan maddelerin tespit edilmesi de idrar tahlili ile birlikte mümkün hale geliyor. Kan tahliline göre en büyük avantajı, sürenin daha uzun olmasıdır ve kişi 3 gün önce dahi madde kullanmış olsa bu sonuca ulaşmak mümkündür.

Saç Tahlili(Saç Teli Analizi)

Saç tahlili analizi en etkili yöntemlerden bir tanesidir ve bu tahlil ile birlikte kişinin ne kadar süredir madde kullandığı da net bir şekilde ortaya çıkartılıyor. Yukarıda bahsi geçen tahliller birlikte değerlendirildiği takdirde kişinin madde bağımlılığı geçmişi de tespit edilecektir.

Uyuşturucu Bağımlılığının Risk Faktörleri

Madde bağımlılığı genç yaştaki bireylerde daha sık gözlemleniyor bu yüzden ailelere de büyük sorumluluklar düşüyor. Çocuklarınızı daha sıkı takip etmeli ve özellikle arkadaş çevresi hakkında da bilgi edinmelisiniz. Risk faktörlerinin sayısı çok fazla ve günümüzde bu tür maddelere erişim daha kolay bir hal aldığı için birçok kişi risk grubunda yer alıyor.

Ergenlik Dönemindeki Gençler

Ergenlik dönemindeki gençler, madde bağımlılığı konusunda en büyük risk gruplarından bir tanesini oluşturuyor. Bu dönemde ne yazık ki doğru kararlar alınamıyor ve hayata daha soyut bir pencereden bakıldığı için uyuşturucuya olan ilgi de artış gösteriyor. Özellikle arkadaş çevresinde bu tür maddeleri kullanan kişilerin uyuşturucuya başlama ihtimali çok daha yüksek ve bu konuda ebeveynlerin de dikkatli olmalarında fayda vardır.

Ailede Yaşanan Kriz Dönemleri

Aile, bir çocuğun yetişmesinde ve gelişmesinde en önemli kurumlardan bir tanesidir. Ailede alınan eğitim çocuğun geleceğine de yön veriyor ve onu hem okul hayatına hem de arkadaş çevresine çok daha kusursuz bir şekilde hazırlıyor. Ailede yaşanan krizler ve baskıcı yönetim ne yazık ki çocuğu da doğrudan etkisi altına alıyor ve çocuk bu sorunlardan biraz olsun uzaklaşabilmek için kendini farklı bir çevreye yönlendiriyor ya da uyuşturucu gibi zararlı maddeler ile tanışması daha kolay bir hal alıyor. Çocuk aileden uzaklaşmaya başladığı takdirde bu tür maddelere erişimi de daha kolay bir hal alacaktır.

Travma Sonrası Dönemler

Kişinin hayatında yaşadığı travmalar onun geleceğini de etkileyebiliyor ve psikolojik olarak kişiyi büyük ölçüde yıpratıyor. Bu yıpranmayı ortadan kaldırabilmek ya da biraz olsun rahatlamak adına maddeye yönelim gerçekleşiyor. Eğer irade zayıflığı da söz konusu ise kişinin maddeye ulaşması daha kolay olacaktır. Yaşanan travmalarda ailenin desteği de büyük bir önem taşıyor ve hiç vakit kaybetmeden psikolojik destek alınarak bu tür travmaların daha kolay bir şekilde atlatılmasında fayda vardır. Kişinin tek başına mücadele edemediği durumlarda ebeveynler devreye girmeli ve çocuklarının yanında yer almalıdır. Birçok ailenin tutumu genellikle tepki şeklinde oluyor ve bu sert tepkiler çocuğu aileden uzaklaştırarak maddeye daha yakın hale getiriyor.

Anksiyete Depresyon ve Yalnızlık

Madde bağımlıları arasında yapılan araştırmalar gösteriyor ki birçok bağımlı, uyuşturucu maddeleri kendine yakın bir arkadaş olarak görüyor ve bu yakınlık her geçen gün biraz daha artarak kişinin hayatında önemli bir rol sahibi oluyor. Madde bağımlısı kimse yalnız kaldığını düşündüğü an maddeye sarılıyor ve onu kendine arkadaş edinmeye başlıyor. Bununla birlikte sosyal hayatında hiç arkadaşı olmayan ve kendini ifade edemeyen ve özgüven sorunu yaşayan kimselerin de maddeye olan ilgisi çok daha yüksek ve bu kişilerin bağımlı olma ihtimalleri de daha fazladır.

Uyuşturucu Bağımlılığının Komplikasyonları

Uyuşturucu bağımlılığı, tedavi edilmediği takdirde birçok riski beraberinde getiriyor ve bağımlılığın artması ile birlikte ani ölümler de meydana gelebiliyor. Ne yazık ki son dönemde bu ölümlerin sayısı biraz daha artmış durumda ve hastalık teşhis edildiği andan itibaren hiç vakit kaybetmeden tedavi sürecinin başlatılması gerekiyor. Madde bağımlısı kimselerde bağışıklık sistemi her geçen gün biraz daha zayıflıyor ve bu zayıflık bir süre sonra farklı hastalıklara da davetiye çıkartıyor. Fiziksel sorunların yanı sıra manevi ve maddi sorunlar da komplikasyonlar arasında yer alıyor ve kişi hem gündelik hayattan hem de sosyal hayattan her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor.

Sağlık Sorunları

Madde bağımlısı kimselerde bağışıklık sistemi sağlıklı insanlara nazaran çok daha zayıftır ve bu durum birçok farklı hastalığa da davetiye çıkartan unsurlardan bir tanesidir. Bünye her geçen gün daha zayıf bir hal alacak ve direncini de kaybedecektir.

Bilinçsiz Koma ve Ani Ölüm

Madde bağımlılığı tedavi edilmediği takdirde doz artırımı ile birlikte vücudun iyiden iyiye dirençsiz bir hal almasına sebebiyet veriyor ve birçok madde bağımlısı da uyuşturucu kullanırken ani ölüm ile karşı karşıya geliyor. Bağımlılığın en büyük risklerinden bir tanesi budur ve ne yazık ki ölümlerin sayısı da her geçen gün biraz daha artıyor.

İntihar

Madde bağımlısı kişi kendini gerçeklerden uzaklaştırarak zihinsel anlamda da büyük bir yıpranma yaşıyor ve bir süre sonra olaylara mantıklı bir çerçeveden bakamadığı için intihar eğilimi daha normal bir hal alıyor. Maddi anlamda güçsüzleşme, sosyal hayatın ortadan kalkması ve kişinin her geçen gün biraz daha yalnızlaşması da intiharı kolaylaştıran etkenlerden bazılarıdır.

Finansal Sorunlar

Uyuşturucu maddeler, rakamsal olarak da bağımlı kişiyi yıpratacağı için bir süre sonra finansal sorunlar baş gösterecektir. Kişi, yakın çevresine olduğu gibi farklı kimselere de borçlanacak ve hatta başını belaya sokacaktır. Finansal sorunlar, birçok hastayı intiharın eşiğine sürüklerken birçok hastayı da farklı eylemlere yöneltiyor.

Uyuşturucu Bağımlılığı Nasıl Önlenir?

Madde bağımlılığından şüphe duyulduğunda ya da kişi bu durumu kendine itiraf edebildiğinde bir uzmandan yardım almak gerekiyor. Bu konuda ebeveynlerin de bilinçli bir şekilde hareket etmelerinde fayda vardır. Psikolojik destek ve ilaç tedavisi ile birlikte madde bağımlılığından kurtulmak mümkündür.

Psikolojik Destek

Madde bağımlısı kimselerin en büyük ihtiyacı olan şeylerden bir tanesi de psikolojik destektir ancak hiçbir zaman tek başına yeterli değildir. Psikolojik desteğin yanı sıra ilaç tedavisi ve ek tedavilere de ihtiyaç duyulacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Madde bağımlılığı ile ilgili bilinen yanlışlar nedeniyle birçok bağımlı bu durumu itiraf etmekten korkar hale gelmiş durumda. Bağımlı kişiler ile birlikte ebeveynlerin ya da bu kişilerin yakın çevrelerinin ne yapmaları gerektiği de uzmanlar tarafından detaylı bir şekilde aktarılıyor.

Uyuşturucu bağımlılığı tedavi edilebilir mi?

Uyuşturucu bağımlılığı, tedavi edilebilen bir hastalıktır ancak tedavi sonrasında hastanın takibi kontrollü ve disiplinli bir şekilde yapılmalıdır. Tedavi edilen kişinin bir kez daha madde kullanması ne yazık ki başa dönmesine sebebiyet verecek ve madde bağımlılığını yeniden tetikleyecektir. Bu yüzden hem kişinin hem de yakın çevresinin bu konuda büyük bir hassasiyet göstermeleri gerekiyor.

Gençlerde madde bağımlılığı sorunu nasıl çözülebilir?

Madde bağımlılığı, psikolojik tedavi ve ilaç desteği ile birlikte çözümlenebilen sorunlardan bir tanesidir. Gençlere, uyuşturucu maddelerin ne denli zararlı olduğunun bilgisi sık sık aktarılmalı ve ülke genelinde bununla ilgili konferanslar düzenlenmelidir. Ne yazık ki birçok genç bu maddelere bağımlı hale gelmiş durumda ve birçokları da bilinçsiz bir şekilde hareket etmeye devam ediyor.

Uyuşturucu madde satışı yasak mı?

Ülkemizde uyuşturucu madde satışı an itibarıyla yasak fakat sokakların büyük bir kısmında bu işe çanak tutan kimselerin sayısı ilginç bir şekilde her geçen gün biraz daha artıyor. Uyuşturucu ile mücadele ekiplerinin çalışmaları hali hazırda devam ediyor fakat yurt dışından kaçak olarak getirilen miktarlar göz önünde bulundurulduğunda ne yazık ki bu çalışmaların yeterli olmadığını görebiliyoruz.

Uyuşturucu madde nasıl temin edilir?

Uyuşturucu madde, bu işin satışını yapan kimselerden çok kolay bir şekilde temin edilebiliyor ve yine bu kimseler, bonzai tarzı ucuz maddelerin satışına da devam ediyor. Fiyatları daha uygun olan bu tür maddelere erişim daha kolay bir hale gelmiş durumda ve uyuşturucu kullanım yaşı da her geçen gün biraz daha düşüyor.

Uyuşturucu madde kullanan kadınlar hamile kalabilir mi?

Uyuşturucu ve benzeri ürünler, gebelik durumunu olumsuz etkiliyor ve hamileliği zorlaştıran detaylardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Hamilelik döneminde bu tür maddeler kullandığınız takdirde doğacak çocuğunuza da zarar vermiş oluyorsunuz. Dünyaya gelecek olan çocuk da annenin uyuşturucu kullanımı nedeniyle sağlıksız olarak doğacaktır.

Uyuşturucu maddelerin satışı nasıl yapılmaktadır?

Yurt dışından ülkemize giren uyuşturucu maddeler genellikle sokakta ya da belli başlı adreslerde elden dağıtılıyor ve satışı da bu şekilde yapılıyor. Madde kullananların deyimi ile ‘’Torbacılar’’ bu işi illegal olarak yapan kimselerdir.

Uyuşturucu bağımlıların tedavileri ne kadar sürer?

Uyuşturucu bağımlılarının tedavileri bir ömür boyu devam edecek bir tedaviyi kapsıyor. Bağımlılık derecesine göre hastanede yatış süreci de değişiklik gösterecektir ancak tedavi sonrasında da hasta takibi devam edeceği için bu tedavinin ömür boyu süreceğini belirtmek hatalı bir söylem olmayacaktır.

Tedavi olan bağımlılar tekrar madde kullanmaya başlayabilirler mi?

Uyuşturucu maddelerin ne yazık ki bu tür bir risk taşıdığını söyleyebiliyoruz. Tedavi olduktan kısa bir süre sonra yeniden bu zararlı maddeleri kullanmaya başlayan çok sayıda hasta var ve bir kez kullanıldığında madde bağımlılığı tekrar ediyor.

Uyuşturucu bağımlılığında ölüm riski var mı?

Doz arttırıldıkça ve bağışıklık sistemi zayıfladıkça uyuşturucu madde de etkisini daha güçlü bir şekilde gösteriyor. Ölüm riski elbette var ve her yıl binlerce insan bağımlılık nedeniyle ölüyor.

Duygusal ilişkiler uyuşturucu bağımlılığına yol açar mı?

Duygusal ilişkilerin bitmesi ve ayrılık gibi durumlar ne yazık ki iradesi zayıf olan kimseleri uyuşturucu maddelere daha yakın hale getiriyor. Yaşanan travmaları bastırmak adına birçok kişinin bu maddelere başvurduğunu söyleyebiliriz.

Uyuşturucu bağımlılarının sürekli intihar etmelerinin sebebi nedir?

Uyuşturucu maddeler, kişinin fiziksel yapısına olduğu gibi zihinsel yapısına da direkt olarak etki ediyor ve kişiyi bu bağlamda da güçsüz hale getiriyor. Bununla birlikte yaşanan finansal sorunlar da kişiyi intihara sürükleyen en önemli nedenlerden bir tanesidir. Kendisini gerçek hayattan ve somut şeylerden uzaklaştıran kişi artık sağlıklı düşünmemeye başlıyor ve bu sağlıksız sürecin sonunda intiharı seçiyor.

Uyuşturucu maddelerin sebep olduğu hastalıklar nelerdir?

Uyuşturucu maddelerin sebep olduğu hastalıklardan bir tanesi zehirlenme durumları olarak karşımıza çıkıyor. Had ve müzmin zehirlenme olarak iki farklı grupta ele alabileceğimiz bu sorun, madde bağımlılarının en çok karşı karşıya geldikleri durumlardan bir tanesidir.

Uyuşturucu madde kullanan kimselerin böbrekleri, sağlıklı insanlara nazaran daha zayıf ve güçsüzdür. İdrar tutumu kimi zaman mümkün değildir ve böbreklerdeki yıpranma her geçen gün biraz daha artış gösterecektir.

Uyuşturucu madde bağımlılarının karaciğeri bir süre sonra infilak etmeye mahkumdur ve bu sorunun en önemli belirtilerinden bir tanesi de vücutta meydana gelen şiddetli kaşıntı durumudur.

Şaşılık ve ışığa karşı aşırı duyarlılık durumu da uyuşturucu maddelerin göze verdiği zararlar arasında yer alıyor. Uyuşturucu madde kullanan kimseler, sağlıklı kişilere kıyasla daha fazla nefes güçlüğü çeker ve özellikle gündelik hayatlarında bitkin olmalarının en önemli nedenlerinden bir tanesi de budur. Solunum yolları sık sık tıkanır ve nefes problemi tekrarlanır.

Uyuşturucu madde kullanan kimselerin deri yapısı da yine sağlıklı insanlara nazaran daha sert ve daha çirkin bir görüntüye sahiptir. Cilt üzerinde çok sayıda leke ve sivilce meydana gelir ve bu lekelerin sayısı da her geçen gün artacaktır.

Erken bunama ile birlikte şuur kaybı da yine uyuşturucu maddelerin insana verdiği zararlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Madde kullanan kişiler hafıza kaybı da yaşayabilir ve özellikle ilerleyen yaşlarda bunun etkisini daha net bir şekilde göreceklerdir. Erken yaşta bunama durumu da çok sık görülür ve kişi yaptığı birçok şeyi hatırlamayacak duruma gelebiliyor. Bu durum bazı kişilerde erken yaşlarda gözlemlenirken bazı kullanıcılarda ise ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabiliyor. Beyin yavaş yavaş işlevini yitiriyor ve bir süre sonra fonksiyonlarını büyük ölçüde yitirmiş oluyor.

Uyuşturucu neden bağımlılık yapar?

Uyuşturucu kullanıldıktan sonra normal koşullar altında seks sırasında ya da heyecanlı bir faaliyet sırasında salgılanması gereken hormonlar salgılanmaya başlar. Normal salgı değerinin on kat daha fazlasına çıkan bu hormonlar sinir uçlarını ciddi manada uyarmaya başlar. Kişi bu uyarımın getirdiği hislere bağımlı hale gelir. Her uyuşturucu kullanımı sinir uçlarının bir miktar tahribine sebep olduğu için bir süre sonra normal zamanlardaki salgılar kişiyi tatmin etmez ve uyuşturucu bağımlısı haline gelir. Uyuşturucu bağımlısı da hormon salgılarını belli bir seviyede tutabilmek için sürekli doz artırmak zorundadır.