Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından daha fazla bilgi için Kişisel Verilerin Korunması Kanunu sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.

Tiroid Kanseri

Tiroid Kanseri Hakkında
Tiroid Kanserinin Nedenleri
Tiroid Kanserinin Belirtileri
Tiroid Kanseri Tanı Ve Teşhis Yöntemleri
Tiroid Kanseri Risk Faktörleri
Tiroid Kanseri Komplikasyonları
Tiroid Kanseri Nasıl Önlenir?
Sık Sorulan Sorular

Tiroid kanseri genel itibari ile çoğu zaman için ölümcül olan kanser türlerinden ayrı bir yerdedir diyebiliriz. Tiroid kanserleri erken teşhis ile mükemmel sonuçlar verir. Hastaların büyük çoğunluğu tiroid kanserini yüzde yüz olarak yenebilir ve sağlıklı günlerine kavuşabilirler. Çoğu zaman tiroid kanseri ile oluşan tümörler iyi huyludur. Hastaların büyük çoğunluğu ölümcül bir kansere yakalanmadıkları için mutludur. Kemoterapi tiroid kanseri için tercih edilecek tedavi yöntemleri arasında son noktadadır. Bunun yerine genel cerrahi ile hastalığın vücuttan tamamen atılması amaçlanır.

Tiroid Kanseri Hakkında

Tiroid kanseri pek çok insan için günümüzde üzücü bir olay olmaktan çıkmıştır demek dahi mümkün. Çünkü tiroid kanseri artık kolaylıkla tedavi edilebilen hastalıklardan bir tanesi. Öncelikle şunu söylemek gerekiyor ki tiroid kanseri olan bir kişinin hangi evrede olduğu tedavi için oldukça önemli. Kişi eğer son evrede değilse tiroid bezinden tamamen kurtulmaması için hiçbir sebep yok diyebiliriz. Son evreye ulaşmış olan kişiler için ise kurtuluş umudu diğer kanser türlerine göre çok daha büyüktür. En kötü hali dahi diğer kanser türlerinin en iyi halinden daha iyidir olarak bir benzetme yapabiliriz. Tiroid kanserinde önemli olan kişiye teşhis yapıldıktan sonra doktorun verdiği tüm tavsiyelere uymaktır. Özellikle tiroid kanserinin büyük çoğunluğu kadınlar üzerinde olduğu için kemoterapi uygulanmak istenmez. Saçların dökülmesini sağlayan bu yöntem sona bırakılır. Ayrıca çoğu zaman için kanser o boyuta ulaşmış değildir. Kolaylıkla teşhisi yapılabilir ve bazı durumlarda ameliyata dahi gerek olmadan hastanın tedavi süreci tamamlanabilir. Bu durumlarda hastanın kanserin hangi evresinde olduğuna bakılarak tedavi yöntemine ilişkin fikir dahi alınabilir. Hastanın vereceği kararlar ile tedaviye devam edilebilir. Gençlerde görülmesi oldukça uzak ihtimaller arasındadır. Çoğu zaman için kırk beş veya altmış yaş üstü insanlarda görülür. Bunun sebebi ise tiroid kanserinin uzun yıllar boyunca kendisini saklamasıdır. Herhangi bir ağrı veya sancı tiroid kanseri hastalarında görülmez. Ancak hastalığın çok ilerlemesi ve tiroid bezi üzerinde büyük bir tümör parçasının oluşmasından sonra kişiler bu durumun farkına vararak doktora başvurabilir. Bu da yaklaşık olarak on beş yirmi yıl arasında sürebilir. Gençlerde görüldüğü durumlar ancak aileden kalıtsal yollarla geçen tiroid bezi kanserleridir. Bunlar ise erken teşhis ile anlaşıldığı için tedavi edilmesi çok kolaydır. Çoğu zaman için yapılan birkaç iğne ile bir aylık süreçte tedavi edilebilir. Toplumun büyük kesiminin tiroid bezi kanserinden korkmamasının temel sebepleri olarak şunları sayabiliriz. Şimdi ise tiroid kanserine sebep olan tiroid bezini inceleyelim.

Tiroid Bezi Nedir?

Tiroid bezi insan bedeninde boğaz kısmında bulunan bir organdır. Bez ve süngerimsi bir görüntüsü olduğu için bez ismi verilmiştir. Tiroid bezi denilmesinin sebebi ise tiroid adı verilen hücreleri üretilmesidir. Tiroid bezi yemek ve soluk borusu arasında bulunan bir organdır. Burada bulunarak sürekli tiroid üretimi yapar. Bu tiroid hücreleri kanda sürekli dolaşması gereken hücrelerdir. Tiroid bezlerinde herhangi bir sorun olması kişide büyük sorunlara yol açabilir. Bu nedenle tiroid bezinde herhangi bir sorunun olmaması kişinin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Tiroid bezi salgılarının az olması da büyük sorunlara yol açarken aşırı derecede tiroid bezi salgısı olması da sorunları beraberinde getirmektedir.

Tiroid Kanserine Dair İstatiksel Veriler

Kanserlerin tamamı dünya üzerinde uzun yıllardır yaygın şekilde görülmeye başlanmıştır. Pek çok kanser türü Türkiye üzerinde de büyük yaygınlık sağlamıştır. Fakat Türkiye üzerinde tiroid kanseri sanıldığı kadar yaygın değildir. Tiroid kanseri dünya üzerinde en çok Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygınlık göstermektedir. Yapılan istatistik araştırmalarına göre Amerika Birleşik Devletleri’nde kadınların en çok yakalandığı kanser hastalığından dördüncüsü tiroid kanseridir. Türkiye üzerinde ise yapılan araştırmalarda farklı sonuçlar görülmüştür. Türkiye’de yapılan araştırma sonucu tiroid kanseri olan insanların %94’lük diliminde papiller tip tiroid kanserine rastlanmıştır. Farklı türlerde olan tiroid kanserleri ise yalnızca Türkiye içerisinde %6 oranla görülmektedir. Genel itibari ile tiroid kanserleri ele alındığı zaman dünya çapında kadınlarda görülen ikinci tip kanser türüdür demek mümkün. Erkeklerde genç yaşlarda testis kanseri gibi kanser türleri görülmekte iken kadınlarda daha sıklıkla tiroid kanserine rastlanılmaktadır. AB ülkeleri de aynı şekilde kadınların en yoğun olarak tiroid bezi kanserine yakalandıkları bölgelerden bir tanesidir diyebiliriz.

Tiroid Kanseri Nedir?

Tiroid kanseri ülkemizde kadınlarda genel itibariyle görülen meme kanserinden sonra en yaygın ikinci tür kanserlerden. Fakat bilinmesi gereken en önemli şey tiroid kanserinin erken teşhis durumunda oldukça hızlı şekilde tedavi edilebiliyor olmasıdır. Tiroid kanserlerinin çok özetle anlatımı tiroid bezinin üretim yaptığı tiroid hücrelerinin yavaş yavaş tümörlü hücrelere dönüşmesidir. Zaman içerisinde hastalanan ve kansere dönüşen tiroid bezinde üretilen hücrelerde kanserli olurlar. Kana karışan bu hücreler vücudun içerisinde gezeceklerinden dolayı oldukça tehlikelidirler. İnsanların tiroid kanserinden şüphelenip doktora başvurmaları için öncelikle boyunlarında yani çene altlarında ağrılar ve sancılar hissetmeleri gerekir. Bu ağrılar sancılar zaman içerisinde yerini küçük kitlelere, gereksiz yerlerde kıl çıkması vesaire gibi durumlara bırakırsa kişi tiroid kanseri şüphesini taşımaya başlamalıdır. Zamansız gelen boğaz ağrıları, seste gereksiz ve anlamsız değişmelerde tiroid bezinin kansere dönüştüğüne dair sinyaller veren belirtiler arasında sayılabilir. Tiroid bezinin kansere dönüşmesi sonucu tümörlü hale gelmesi doktorlar tarafından oldukça kolay şekilde anlaşılabilir. Geçtiğimiz yıllar içerisinde oldukça zor olan tiroid kanseri araştırmaları ve anlaşılması günümüzde çok kolay şekilde gerçekleştirilebilir. Sadece boyundan alınan oldukça küçük bir parça patoloji testinden sonra hastanın sağlığı ile ilgili gerekli bilgileri veriyor.

Tiroid Nodülü Türleri

Tiroid nodülü insanların yarısında bulunurken bazı insanlarda bulunmayabilir. Bu nodüller çoğu zaman tiroid bezlerinin düzensiz çalışmasıyla ortaya çıkarlar. Tiroid bezinin orantısız çalışması sonucu ortaya çıkan nodüller insanların genelinde acaba kanser miyim algısını oluşturur. Fakat bilinmesi gereken temel kural tiroid nodüllerinin asla bir kanserin habercisi olmayacağıdır. Tiroid nodülleri yalnızca tiroid bezlerinin orantısız çalışması sonucu ortaya çıkar ve her orantısız çalışma tiroid bezlerinde bir kanser belirtisi değildir. Doktorların pek çoğu bunu sıklıkla dile getiriyor olsalar da hastaların büyük çoğunluğu bu sorunu kanser ile bağlaştırmaktadır. Bu durum ise insanlar üzerinde büyük bir korku oluşturur. Tiroid nodülleri ise kişinin tiroid kanseri olması durumunda inceleme için oldukça yararlı bir araç ve organ haline gelir. İncelemeler, patolojik araştırmalar tiroid nodülü üzerinden yapılır. Tiroid nodülleri ise oluşumlarında iki farklı şekilde meydana gelebilirler. Bunlar ise aşağıda sıralandığı şekilde ifade edilebilir. Şimdi birlikte bu iki farklı tiroid nodülünü inceleyelim ve sebepleri ile sonuçlarını anlayalım.

Sıcak Nodül

Nodüller genel itibariyle kanserler hakkında bilgi verici olmaktadırlar. Nodüller üzerinden yapılacak inceleme ve araştırmalar sayesinde hastanın tiroid kanseri olup olmadığı hakkında genel bir bilgi ortaya çıkarılabilir. Bundan dolayı nodüller oldukça önemlidir. Bu nodüller arasında olan sıcak nodül korku duyulmaması gerekilen bir nodül türüdür. Sıcak nodül bulunan kişilerde tiroid bezi kanseri olma ihtimali çok düşüktür. Sıcak nodülden alınan patolojik parçalar ile incelemeler yapılır ve hasta hakkında toplanan bu bilgiler ışığında kişinin tiroid bezi kanseri ile herhangi bir ilişkisi olup olmadığı ortaya çıkarılır. Bunun için eğer uzman hekim dilerse ultrasonografi cihazını da kullanabilir. Bu sayede çoğu zaman patolojik incelemeye gerek kalmadan kişinin kanser olup olmadığı ortaya çıkarılabilir.

Soğuk Nodül

Nodüllerin kanser hücrelerini anlamak ve kişinin kanser olup olmadığı hakkında bilgi almak için ne kadar önemli olduğunu artık biliyorsunuz. Bundan dolayı eğer uzman hekiminiz size nodül teşhisi koyduysa kendinizi direkt olarak kanser görmeniz tamamıyla yanlıştır. Eğer sıcak nodül tiroid beziniz üzerinde bulunuyorsa bu durumda endişe duymanız oldukça yersizdir. Fakat soğuk nodüllerin tiroid bezi kanserinin belirtisi olma ihtimali sıcak nodüllere göre bir nebze daha yüksektir diyebiliriz. Sıcak nodüller ultrason ile incelenebilir iken soğuk nodüller üzerinde böyle bir uygulamaya gidilmez. Hekimler tiroid bezi üzerinde soğuk nodül bulunan kişileri özel bir incelemeye alırlar. Soğuk nodül üzerinden alınacak bir parça ile kişinin kanser olup olmadığının teşhisi yapılmaya çalışılır. Farklı teşhis ve tanı yöntemleri de uygulanabilir. Bu tamamen sizinle ilgilenen uzman hekimin vereceği kararlar ile ilgili bir meseledir. Fakat yine üstüne basarak söylemek gerekiyor ki soğuk nodüller direkt olarak kişinin tiroid bezi kanseri olduğunu ifade etmez. Yalnızca soğuk nodül bulunan kişilerde sıcak nodül bulunan kişilere göre bir parça daha fazla tiroid bezi kanseri ihtimali görülür. Bundan dolayı soğuk nodül bulunan kişilerde incelemeler çok daha sıkı şekilde yapılır ve herhangi bir durum göz ardı edilmeksizin tedavi uygulanır. Daha hassas çalışılması ve sık incelemeler yapılması bu yüzdendir. Zaten tiroid bezi kanseri olsanız dahi erken teşhis ile tiroid kanseri tamamen tedavi edilebilen ender kanser türlerinden bir tanesidir. Bundan dolayı büyük bir endişeye kapılmanıza kesinlikle gerek yoktur. Soğuk nodüllerde sıcak nodüller gibi çoğu zaman tamamen zararsız olabilirler. Soğuk nodül teşhisi konulup yapılan araştırmalar sonucu tiroid bezi kanseri ile hiçbir bağlantısı olmayan insanların sayısı büyük oranda mevcuttur.

Tiroid Bezindeki Kanser Tipleri

Tiroid bezlerinde oluşan kanserler tamamen aynı değildir. Tiroid bezinde oluşan kanserlerin ve tümörlü hücrelerin en büyük sebepleri arasında papiller tip bulunur. Türkiye ve dünya üzerinde en yaygın tiroid bezi kanseri türü papiller tip kanserlerdir. Bundan dolayı diğer kanser türleri Türkiye üzerinde yaygın olarak görülmemektedir. Fakat tiroid bezlerinin toplam kanser tipi dört sınıfa ayrılmaktadır. Şimdi sırası ile bu kanser tiplerini inceliyor ve haklarında bilgileri sizlere aktarıyoruz.

Papiller Tip

Tiroid bezleri genel itibari ile vücudumuzun boyun bölgesinde yer almaktadır. Köprücük kemiği olarak tarif edilen kemiklerin tam olarak altında boynumuzun alt kısmında bulunmaktadır. Oldukça önemli görevleri olan tiroid bezinin kansere yakalanma ihtimali düşüktür. Fakat kansere yakalanmış olan tiroid bezlerinin büyük çoğunluğunda papiller tip kanseri çeşidi görülür. Özellikle bu tip kanserin görülme nedeni yalnızca tek bir lob üzerinde olmasıdır. Papiller tip kanser ismi bu tek lob üzerinde gelişen ve yavaş yavaş ilerleyen kanser çeşidi için söylenir. Bu kanser türü oldukça yavaş ilerler ve zaman içerisinde tamamen tiroid bezinin tek bir bölgesini tümörlü hale getirir. Sinsi ve sessiz olduğu için hasta kişiler tarafından anlaşılması çok zordur. Genellikle 45 yaşından sonra hasta tiroid bezi kanserinin farkına yaşadığı sorunlar nedeniyle varabilir. Bu süreç boyunca papiller tip tiroid bezi kanseri kişinin vücudunda büyümeye ve yayılmaya devam eder. Etkileri ancak bu yaştan sonra ortaya çıkar ve seste değişimler başlar. Boğaz ağrıları artar. Papiller tip tiroid bezi kanserini neyin tetiklediği tam olarak bilim adamları tarafından ortaya çıkarılamamıştır. Fakat bilim dünyasının genel olarak üzerinde durduğu fikir çocukluk yaşlarında insanların yoğun olarak radyasyona maruz kalmasıdır. Bulunduğu ortam ve çevre yüzünden çok büyük şekilde radyasyona maruz kalan insanlarda papiller tip tiroid bezi kanserinin görülme ihtimali daha yüksektir. Yapılan bazı araştırmalarda tiroid bezi papiller tip kanser olan kişilerin çocukluklarının büyük kısmını hastane içerisinde geçirdiği veya baz istasyonlarının çevresinde ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenden ötürü papiller tip tiroid bezi kanseri için böyle bir yaklaşımda bulunmak mantıklı olabilir. Papiller tip tiroid bezi kanserinin teşhisi için boğazın alt kısmında oluşan herhangi bir şişlikten ağrı kesiciler desteği ile küçük bir parça alınarak patolojik incelemeye gönderilebilir. Kan testleri uygulanarak kan içerisinde tiroid hücrelerinin değerleri öğrenilebilir. Eğer düşüklük varsa bu da papiller tip tiroid bezi kanseri için belirti olabilecek durumlardan bir tanesidir. Aynı zaman uzman hekiminiz eğer kendisi isterse ultrason cihazı ile de boyun ve çene bölgenizi inceleyerek tiroid bezinin görüntülerine bakabilir. Papiller tip tiroid bezlerinde yalnızca tek bir lob kansere yakalanmış olacağı için ekranda görüntüler arasında daha net bir tablo ortaya çıkabilir. Fakat doktorunuz yaptığı incelemeler yeterli gelmezse bu noktaya değinebilir ve kendi isteği olursa ultrason ile inceleme isteyebilir.

Folliküler Tip

Tiroid bezi kanserleri arasında en yaygın olarak görülen tip papiller tip kanser olmasına rağmen geri kalan yüzdelik kısım içerisinde en büyük başrolü folliküler tip tiroid bezi kanserleri taşır. Bu tip tiroid bezi kanserlerinde genellikle hastaların büyük çoğunluğu kadındır. Türkiye içerisinde yapılan araştırmalarda folliküler tip tiroid bezi kanseri olan insanların %72’si kadın olarak belirlenmiştir. Bu kadınların ise genellikle yaş ortalaması 50 üzerinde olarak saptanmıştır. Folliküler tip tiroid bezi kanserlerinin en büyük sebebi vücuttaki iyot eksikliği olarak görülebilir. Genel itibari ile kolaylıkla tedavi edilebilen iki tiroid bezi kanseri türünden bir tanesi olarak kabul edilmektedir. Anlaşılması yavaş ve sessiz ilerlemesinden dolayı zordur. Genellikle genç yaşta folliküler tip tiroid bezi kanserine yakalanan insanlar bunun farkına yıllarca varmayabilirler. Özel bir tiroid bezi taraması geçirmedikleri sürede hastaneye gidip testler yaptırmış olsalar dahi bunun farkına varmamış olmaları mümkündür. Sinsi ve sessiz ilerleyişi sebebiyle ancak tiroid bezinin büyük kısmına yayıldıktan sonra ve hastanın sancı ağrı çekmeye başlaması sonrası ortaya çıkarlar. Doktorların inceleme yapması için kan testi gibi birçok test gerekebilir. Fakat en net olarak görülecek teşhis yöntemlerinden ikisi ultrason ve patolojik muayene denebilir. Ultrason ile kolaylıkla tiroid bezi üzerinde bulunan kanser hücreleri görülebilir. Fakat uzman hekimlerin pek çoğu ultrason incelemesini yeterli olarak görmezler. Bundan dolayı çoğu zaman için doktorlar patolojik inceleme isterler. Boyun ve çene bölgesinde ortaya çıkmış olan herhangi bir kist veya şişlikten hastanın rızası ile lokal anestezi yapılarak küçük bir parça kesilir. Bu parça patoloji bölümüne gönderilir ve parça üzerinde incelemeler yapılır. Bu parça üzerinde herhangi bir tiroid bezi kanser hücresine rastlanırsa bu durumda hekim hasta ile görüşerek tiroid bezi kanseri olduğunu ve bu kanser türünün folliküler tip bir kanser olduğunu açıklar. Papiller tip tiroid bezi kanseri ile folliküler tip tiroid bezi kanserleri büyük sorunlar ortaya çıkarmadan tamamen tedavi edebildikleri için endişe etmeye gerek yoktur.

Modüler Tip

Tiroid bezi kanser tipleri arasında çok yaygın olmayan bir tip olan modüler tip tiroid bezi kanseri Türkiye’de %2 veya %3 oranında görülen bir kanser tipi olarak biliniyor. Bazı durumlarda ailevi nedenlerden dolayı kalıtsal olarak geçiş yaparken bazı durumlarda kendiliğinden daha sonradan ortaya çıkabiliyor. Aile İçi kalıtsal yollarda geçiş yapan tiroid bezi kanseri türlerinden biri olan modüler tip genellikle 20’li yaşlara kadar kendisini ortaya çıkarıyor. Erken teşhisi durumunda daha kolay şekilde tedavi altına alınabiliyor. Yine aynı şekilde tiroid bezi nodülleri sayesinde kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Ailevi nedenlerden dolayı ortaya çıkmayan modüler tip tiroid bezi kanser ise 40’lı yaşlarda genellikle ortaya çıkıyor ve büyük çoğunluğu kadınlarda görülüyor. Kadınlarda bu kadar yüksek olmasının sebebi kadınlarda tiroid bezlerinin çok daha büyük olması ve çok daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyması sebebiyle dememiz mümkün. Aynı zamanda modüler tip tiroid bezi kanserlerinde tedavi sürecine başlamadan önce tam teşhis ve tanı yapılabilmesi için nodüller çok fazla şekilde işe yarıyor. Diğer tiplerde olduğu gibi modüler tip kanser türünde ultrason ve patolojik muayene etkili oluyor. Eğer uzman hekiminiz boynunuzda oluşmuş olan herhangi bir kist veya kitle varsa buradan lokal anestezi ile parça alarak bunu incelemeye gönderiyor. Bu gönderilen parça üzerinde herhangi bir kanserli hücreye rastlanırsa bu durumda doktorunuz ultrason cihazı ile sizi incelemeye alıyor. Kesin olarak bünyenizde tiroid bezi kanser türlerinden modüler tip saptanırsa uzman hekiminizin hazırlayacağı bir tedavi yolunu seçmeniz gerekiyor. Diğer tiroid bezi kanser türlerinden farklı olarak modüler tip tiroid bezlerinde tedavi için zorlu bir süreç sizi bekliyor. Fakat modüler tip kanserlerde tedavi süreci biraz daha zorlu gibi gözüküyor olsa da çoğu zaman için tedaviden yanıt alarak bölgede oluşan tümörü yok etmek mümkün oluyor. Bitkisel bir çözüm yolu modüler tip tiroid bezi kanserleri için de henüz işe yaramıyor. Bu yüzden tiroid bezi kanserinden şüphe duyuyorsanız mutlaka uzman bir hekime başvurarak gerekli olan incelemeleri yapmasını kendisinden isteyebilirsiniz. Bu oldukça faydalı olacaktır.

Anaplastik Tip

Anaplastik tip olarak ele alınan ve değerlendirilen tiroid bezi kanser türlerinde tüm kanser türlerinden farklı olan bir durum mevcut. Anaplastik kanser türlerinden bir tanesi olmasına rağmen kendi kendine oluşan bir tür değil. Anaplastik kanser tipleri geçmiş yıllarda folliküler tip veya papiller tip kanser türlerinden bir tanesi olarak vücutta bulunuyor. Fakat geçen zaman içerisinde eğer hasta bu kanserin farkına varmıyorsa veya farkına varıp teşhis konulduğu halde tedavi olmak istemiyorsa bu kanser tipleri zaman içerisinde değişime uğruyor. Dönüşen bu kanser türleri zaman içerisinde anaplastik olarak adlandırılan kanser türlerine dönüşüyor. Bu tipe geldikten sonra ise kanser hızlı bir şekilde tiroid bezinin yalnızca bir lobunda dururken diğer loba da sıçrıyor. Oldukça hızlı bir ilerleme kaydetmeye başlıyor. Çok hızlı gelişen anaplastik tiroid bezi kanser türleri bu nedenden dolayı çok tehlikeli olarak görülüyor. Kişide anaplastik kanser türünün teşhis edilmesi genellikle 60’lı yaşları buluyor. Eğer hasta 60 yaşının üstünde ise kendisini rahatlatmak ve ağrılarını dindirmek amaçlı olarak tedavi süresi boyunca radyoterapi görmek zorunda kalıyor. Ayrıca anaplastik tip olarak bulunan tiroid bezi kanserlerinde ilaçlı tedavi yöntemi hiçbir şekilde mümkün olmuyor. Ancak cerrahi müdahale ile hastaya yapılacak olan ameliyat sonrasında kişinin eski hayatına kavuşması mümkün oluyor. Diğer kanser türlerine göre biraz daha zorlu bir mücadelesi ve yolu olduğu için hekimler tarafından hastaların psikolojik destek alması isteniyor. Teşhis yapılması için diğer kanser türlerinde olduğu gibi kist oluşan bölgelerden patolojik inceleme için parça alınıyor. Ayrıca hastaya ultrason uygulanarak kanserin diğer lobda ne kadar ilerleyip ilerlemediği keşfedilmeye çalışılıyor. Anaplastik tip tiroid bezi kanserleri diğer kanser türlerinden zorlu olmasına rağmen tedavi imkanı tamamen bulunan bir tip. Bundan dolayı hastaların endişe etmesi veya üzgünlük duyması yersiz. Uzman hekiminizin belirlediği tedavi yollarını kabul ederek dediği tüm kurallara uyarsanız bu tiroid bezi kanser türünde kurtulma şansınız oldukça yüksek.

Tiroid Kanseri Evreleri

Her hastalıkta belirli evreler ve süreçler mevcuttur. Bu durum kanser hastalığı içinde aynı şekilde devam etmektedir. Fakat pek çok kanser hastalığı için evreler tamamıyla aynı şekilde ele alınırken tiroid kanseri için evreler farklıdır. Sadece beş evreden oluşan tiroid bezi kanserlerinin bu evrelere göre sınıflanmasının sebepleri vardır. Öncelikle kişinin hastaneye başvuru sürecinde hangi aşamada olduğu, kanserin ne kadar yayılmış olduğu incelenir. Bu durum evre sınıflandırması için oldukça önemlidir. Daha sonra kişinin günlük yaşamsal fonksiyonlarını hastalığın ne kadar etkilediğine bakılır. Bu noktadan sonra kişinin hastaneye geldiğinde kaç yaşında olduğu, cinsiyeti ve pek çok durum evrelendirme için gereklidir. Bunlar ve daha pek çok özelliğinize göre tiroid kanseri iseniz hastaneye geldiğinizde bir evre grubuna ait olursunuz. Tedavi süreciniz ancak evre sınıflandırmanız yapıldıktan sonra başlayabilir.

Evre 0

Henüz sıfırıncı evrede olan kişiler tiroid bezi kanserinin başlangıç aşamasında olan kişilerdir. Farklı bir nedenle hastaneye giderek gerekli incelemeleri yaptıkları sırada tiroid bezi kanseri başlangıcı olduğunu öğrenirler. Tedavileri diğer evrelere göre oldukça kolaydır. Henüz kanser hücreleri tiroid bezi üzerinde yayılmaya başlamamıştır. Sadece belirli bir bölge üzerinde yeni yeni yapılanmaya başlamışlardır. Sıfırıncı evrede olan kişilerin tiroid bezi kanserinden kurtulmamaları için herhangi bir sebep yoktur. Sıfırıncı evrede olan pek çok insan tiroid kanserini yüzde yüz olarak yenmeyi başarmıştır. Tedavi süreçleri kolaydır. Doktorlar tedavi süreci için tercih yöntemlerini hastaya bırakırlar. Hasta dilerse kendi istediği tedavi yöntemini seçilme hakkına sahiptir. Günlük yaşantısını etkileyecek şekilde bir sorunu bulunmamaktadır.

Evre I

Birinci evrede tiroid kanseri tam olarak tiroid bezi üzerine yayılmamıştır. Örnek vermek gerekirse papiller tip tiroid kanserlerinde hastanın tiroid bezi üzerinde bulunan kanser tek bir lobun tamamını sarmış olarak bulunmaktadır. Birinci evrede ise tiroid bezi üzerinde bulunan ilk lob dahi kanser hücreleri tarafından tamamen sayılmamıştır. Bundan kaynaklı olarak erken teşhis edilmiş olan tiroid bezi kanserleri birinci evre olarak ele alınabilir. Tedavileri diğer evrelere göre çok daha kolaydır. 45 yaş ve yakın yaş grupları genellikle birinci evre sınıfı içerisinde yer alırlar. Tedavi için hekimin tavsiyesi üzerine dilenirse ilaçlı tedavi dilenirse cerrahi tedavi tercih edilebilir. Bu karar için hastanın oy kullanma haklı mevcuttur. Doktorlar birinci evrede tedavi için hastanın isteğini değerlendirebilirler. Kanser yalnızca birinci evrede iki cm civarında bulunur.

Evre II

İkinci evrede tiroid bezi kanserleri için farklı değerlendirmeler bulunabilir. Örneğin ikinci evre için 45 yaş altında olan ve 45 yaş üstünde olan hastalar için farklı değerlendirmeler yapılabilir. Öncelikle 45 yaş altında bulunan hastalar için gerekli değerlendirmeleri yapalım. Eğer hasta 45 yaş altında ise tiroid bezinde bulunan kanser akciğer veya kemik gibi dokulara sıçramış olabilir. Bundan dolayı tedavi yöntemi olarak genellikle hem ilaçlı tedavi hem de cerrahi operasyon tercih edilir. Bu noktada doktorlar tedavi yöntemi seçimi için hastaya herhangi bir tercih sunmazlar. Tümör yüksek seviyelerde gelişme göstermiş olmaktadır. Fakat 45 yaş üstü hastalar ikinci evre içinde değerlendiriliyor varsa bu durum aksine gelişebilir. Bu durum hastanın avantajına olan bir durum olarak değerlendirilir. Örneğin 45 yaş üstünde olan tiroid bezi kanseri hastalarında ikinci evrede genellikle kanserli bölge tiroid bezi dışına çıkmamıştır. Hala kanser yalnızca bir lob üzerindedir ve yalnızca iki santimden büyük fakat dört santimetreden küçüktür. Bu durumda doktorlar değerlendirme yaptıktan sonra eğer imkan var ise hastaya tedavi süreci ile ilgili tercih hakkı sunabilirler. Fakat bazı durumlarda kanser hücreleri kritik noktada bulunuyorsa hastaya tercih hakkı sunulmadan direkt olarak cerrahi operasyon tercih edilebilir. Bu nedenle ikinci evre hem kritik olabilir hem de olmayabilir.

Evre III

Üçüncü evreye ulaşan tiroid bezi kanser hastaları için diğer evrelerden farklı bir durum söz konusudur. Üçüncü evre yalnızca 45 yaş üstü hastalarda bulunmaktadır ve işler daha karmaşık bir hal almaktadır. Üçüncü evre kendi içerisinde iki ana bölüme ayrılır ve değerlendirmeler bu duruma göre yapılmaktadır. Üçüncü evrede bulunan bir kişi eğer A bölümü içerisinde değerlendiriliyor bu durumda hastanın tiroid bezinde bulunan kanser dört santim üzerindedir. Fakat yine dört santim üzerinde olmasına rağmen tek lob üzerinde etkili iken diğer organlara yayılmamıştır. Lenf bezleri tiroid kanserinden henüz etkilenmemiştir. Bundan dolayı tedavisi diğer evreye göre biraz daha kolay olarak değerlendirilebilir. Eğer hastanın durumu üçüncü evrede ise ve B bölümüne ulaşmışsa bu durumda tedavi biraz daha zorlu olacaktır diyebiliriz. Üçüncü evreye ulaşan ve B bölümüne gelmiş olan kişilerde tiroid bezi üzerinde bulunan kanser dört santim boyunu aşmıştır. Ayrıca çevrede bulunan dokulara ve organlara yayılma başlamış, lenf bezleri kanser hücrelerinden etkilenmiştir. Bundan dolayı mutlaka cerrahi operasyon gerekmektedir. Böyle durumlarda hekimler kendi aralarında bir toplantı yaparak hastanın tedavi süreci hakkında karar almaya çalışırlar. Belirlenen karar ile hastanın dördünce evreye geçmesinin önü kapatılmaya çalışılır. Çünkü dördüncü evreler çoğu zaman için hastaların açısından çok daha zorlu olarak değerlendirilir. Şimdi ise dördüncü evreyi inceleyerek tiroid bezi kanser evreleri hakkında bilgilerin sonuna geliyoruz.

Evre IV

Dördüncü evreye ulaşmış olan tiroid kanseri hastaları için süreç çok daha zorlu olarak işleyecektir. Hiçbir şekilde ilaçlı tedavi dördüncü evreye ulaşmış olan hastalar için geçerli olamaz. Dördüncü evre üçüncü evreye göre çok daha karmaşıktır. Üçüncü evre kendi içerisinde iki ana bölüme ayrılırken dördüncü evre kendi içerisinde dahi üç bölüme ayrılmaktadır. Bu bölümler kendi içerisinde isimlendirilmiştir. Dördüncü evreye dair ilk sınıf IVA olarak değerlendirilir. İVA evresine kadar gelmiş olan tiroid bezi kanser hastalarında kanser tiroid bezinin tek bir lobunu tamamen sarmış ve diğer organlara yayılmaya başlamıştır. Çevrede bulunan lenf bezlerine kanser hücreleri yayılırken aynı zamanda kemik dokularına ve farklı dokulara da yayılmıştır. Bundan kaynaklı olarak zorluk derecesi üçüncü evreye göre çok daha yüksektir. Bir diğer bölümün ve sınıfın adı ise IVB olarak değerlendirilir. IVB seviyesine gelmiş olan tiroid bezi kanser hastaları ise evrelerde bir zorluk seviyesini daha çıkmıştır. Bu kişilerde tiroid bezinde bulunan kanser hücreleri kan damarlarına girmiş ve bölgede gezmeye başlamıştır. Akciğerler bundan olumsuz etkilenmiştir ve akciğer üzerinde kanserli hücreler dolaşmaya başlamıştır. Aynı zamanda lenf bezleri de kanserli hücreler ile tanışmış durumdadır. Bir diğer bölüm olan IVC ise daha farklı semptomlar bulundurur. IVC evresine gelmiş olan kişilerde kanser tiroid bezinin tamamına yayılmış olarak görülür. İki lob üzerinde de kanser hücreleri mevcuttur. Bölgede bulunan bütün iç organlara zaman içerisinde kanserli hücreler yayılmıştır. Akciğer, lenf bezleri, kemik dokusu ve bazı yakın organlar durumdan etkilenmiştir. Mutlaka acil şekilde cerrahi operasyon ile müdahale edilmesi gerekmektedir. Hekimler hastalara kesinlikle tedavi süreci ile ilgili fikir sormazlar. Yalnızca tek seçenek olarak ameliyat konusu masaya yatırılır ve hasta bu durumu kabul ederse hızlı bir şekilde ameliyat gerçekleştirilir. Hastanın süreci göz önüne alınarak ikinci bir ameliyat yapılabilir veya yapılmayabilir. Bu durum hastanın tedavi sürecinde gösterdiği çaba ile yakından alakalıdır. Bölgede bulunan diğer organların tiroid bezi üzerinde bulunan kanser hücrelerinden etkilenmemesi için doktorlar her şeyi yaparlar.

Tiroid Kanseri Tedavisi

Tiroid bezi kanserinde tedavi için çok farklı yöntemler kullanılabilir. Tedavi için öncelikle hastanın hangi tip kansere yakalandığı çok önemlidir. Tiroid bezi kanseri için uygulanacak olan ilk önemli mesele hastanın yakalandığı kanser tipidir. Daha sonra hasta için uygulanacak olan tedavi şekline karar verilebilir. En çok kullanılan yöntemler tüm tipler içerisinde geçerli iken bazı tedavi türleri yalnızca kanserin tipine göre farklılık gösterebilir. Kısacası papiller tip tedavilerde kullanılan bazı yöntemler folliküler tip tedavide kullanılırken folliküler tip kanser için kullanılan bazı tedaviler anaplastik tip tiroid bezi kanseri için tedavide kullanılmayabilir. Buna karar verecek olan organ ancak uzman hekimliğini yapan kişidir.

Papiller Tip Tedavisi

Papiller tip tiroid bezi kanser tedavilerinde genellikle kemoterapi gibi unsurlar bulunmaz Bunun yerine farklı farklı olarak ayrılmış olan tedavi yöntemlerinden bir tanesi hastanın henüz içerisinde bulunduğu evreye göre uygulanabilir. Hastanın durumuna göre bu tedavi yöntemlerinden bir tanesini doktorun kendisi seçebilir veya hastaya danışılabilir. Fakat eğer hastanın durumu ve evresi ileri noktalarda ise bu durumda hastaya danışmak gerekmeyebilir.

Total Tiroidektomi

Hastanın durumu ileri noktalarda ise ve gerekli olan tek şey eğer cerrahi müdahale ise bu durumda total tiroidektomi işlemi hastanın isteğine sunulmadan uygulanabilir. Hastanın tercih seçeneği olmayan bu durumlar ameliyatın şart olduğu durumlardır. Ameliyat için boyunda bir kese açılır. Bu ameliyatın yapılması için öncelikle hastaya genel anestezi verilir. Oldukça fazla sayıda hayati fonksiyonun bulunduğu bir bölgede işlem gerçekleştiği için hastanın lokal anestezi ile ameliyata alınması sakıncalı ve imkansızdır. Yalnızca genel anestezi ile bu işlemler yapılabilir. Ameliyat başladıktan sonra kişinin tiroid bezlerinin kanserleri olan tüm bölümler kesilerek alınır. Bazı durumlarda eğer hastalığın evresi son noktada ise bu durumda hastanın tiroid bezlerinin tamamı kesilerek çıkarılır. Eğer böyle bir işlem gerekirse ameliyat sonrasında hasta hayatının geri kalan büyük çoğunluğunda gündelik olarak ilaç kullanmak zorunda kalacaktır. Bu ilaçlar tiroid bezlerinin ürettiği hücrelerin farklı şekilde oluşturulması için gerekli olan ilaçlardır ve alınmadıklarında hastanın hayati fonksiyonları etkilenebilir. Çok zor olmayan fakat basit olarak da düşünülmemesi gereken ameliyat türlerinden bir tanesidir.

Radyoaktif İyot Tedavisi

Eğer kişinin cerrahi müdahaleyi gerektirmeyecek noktada olan bir tiroid bezi kanseri durumu varsa bu durumda doktorlar ve cerrahlar hastalarına ilaçlı tedavi yöntemini uygulamaya karar verirler. Fakat bu yöntemden önce hastaya danışılır. Eğer hasta cerrahi operasyon istemiyorsa ve hastanın durumu izin veriyorsa bu ilaçlı tedavi yöntemi tercih edilebilir. Radyoaktif iyot tedavisinde hasta uzun süre boyunca diyet yapmaya mecbur olabilir. Ve belirli dönemlerde hasta doktora giderek radyoaktif iyotlu içeren iğneler olur. Bu iğnelerin büyük çoğunluğu ayak bölümünden yapılır. Bu yapılan iğneler sayesinde hastanın vücudunda bulunan kanserli hücreler ölmeye başlar. Kısa sürede hücrelerin tamamı öldükten sonra tekrar oluşmasını engelleyici ilaçlar ile tedaviye devam edilir. Bu noktadan sonra hastanın tamamen iyileşmesi ve günlük yaşantısına dönmesi gerçekleşir demek mümkündür.

Fonksiyonel Boyun Lenf Diseksiyonu Ameliyatı

Hastaların eğer boyun bölgelerinde şiddetli ağrıları varsa ve büyük sorunlarla bu nedenden yüz yüze geliyorlarsa fonksiyonel boyun lenf diseksiyonu ameliyatı gerçekleştirilir. Bu ağrıların oluşmasında tiroid bezi üzerinde gelişen kanser hücreleri etkilidir. Bu hücreler lenf bezleri üzerine geçtiklerinde ve yayılmaya başladıklarında büyük ağrılara sebep olabilirler. Böyle bir durum gözlenirse doktorlar tiroid bezi kanseri olan bölgeyi ameliyat etmeden önce lenf bezlerini ameliyat ederek öncelikle bu bölgeyi kurtarmaya çalışırlar. Ancak bu ameliyattan sonra direkt olarak gerçek kanser hücrelerinin ana merkezi olan tiroid bezleri üzerinde işlem uygulanabilir.

Folliküler Tip Tedavisi

Folliküler tip olarak bilinen tiroid bezi kanserleri diğer kanser türlerine göre çok daha farklılıklar içerebilir. Fakat genel manada papiller tip kanser ile benzer özellikler taşımaktadır. Bundan dolayı tedavi olarak da benzerlikler mümkündür. Sadece folliküler tip tiroid bezi kanserlerinde özellikle ilaçlı tedaviye pek sıcak bakılmamaktadır. Eğer ikinci evre içerisinde bulunan hastanın durumu biraz daha iyiyse bu noktada belki ilaçlı tedaviye yönelik olabilir. Fakat ikinci evrenin üçüncü evreye yaklaşmakta olan noktalarında ise hastaya direkt olarak cerrahi müdahale yöntemi olan total tiroidektomi önerilir. Hastanın kabul etmesinden sonra ise cerrahi müdahale gerçekleştirilerek kesin çözüm alınmaya çalışılır. Folliküler tip kanser tedavilerinde hastanın morali oldukça önemlidir.

Total Tiroidektomi

Eğer hastanın tiroid bezlerinde bulunan kanseri ileri noktalara ulaşmışsa ve evreleri yüksek noktalara gelmişse bu durumda hastaya cerrahi müdahale önerilir. Özellikle bu cerrahi müdahalelerin kesin sonuç vermeye çok yakın olması hekimleri bu tedavi şekline yönlendirir. Hastanın ameliyat izni verilmesinden sonra operasyona geçilir. Genellikle folliküler tip tiroid bezi kanserlerinin cerrahi yöntem ile müdahale altına alınması daha sağlıklı sonuçlar vermektedir. Bundan dolayı hastaların tercihi de bu yönde olmaktadır. Genel cerrahi ile müdahale altına alınan hastalara genel anestezi verilir. Boyun bölgesinde işlem yapılacak olduğundan dolayı lokal anestezi verilmesi mümkün değildir. Hayati fonksiyonların neredeyse tamamı bu bölgede olduğu için hastanın tamamıyla uyuması gerekir. Boyun bölgesinde açılan kesikten kanserli olan tüm tiroid bezi kesilerek çıkarılır. Bazı durumlarda kanserli olmayan bölgeler bırakılabilir. Fakat eğer tüm tiroid bezine kanser yayılmışsa ve kanserin son evresine ulaşmış genellikle tamamı çıkarılır. Bu durumda ise hasta hayatı boyunca ilaçlara bağımlı kalır. Bunun nedeni ise tiroid bezi olmadığı için tiroid bezinin üretmesi gereken hücrelerin eksik olmasıdır. Bu hücreler vücuda çok gerekli olduğu için ancak hasta bunları farklı yollardan elde edebilir. Bunun ise tek yolu sürekli ilaç kullanımıdır.

Radyoaktif İyot Tedavisi

Eğer hastanın durumu diğer durumlara göre biraz daha iyiyse bu noktada hastaya ilaçlı tedavi yöntemlerinden biri olan radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilir. Bu tedavi yönteminde hastaya düzenli olarak ayak bölgesinden iğne yapılır. Bu yapılan iğnelerde kanserli hücreleri öldürecek olan radyoaktif içeriklerle donatılmış iyonlar bulunur. Bu iyotlar kanserli hücreleri bularak tek tek imha ederler. Oldukça mantıklı bir yöntem olarak görülebilir fakat kanserin ileri evrelerinde kullanılamaz. Birkaç hafta sürecek olan bu tedavi yönteminde hastalar diyet yapmak zorunda kalabilir. İyonların ölmemesi ve vücut içerisinde uzun süre yaşayarak kanserli hücrelere karşı ayakta durmaları için gıdalar yolu ile de gerekli destekler verilir. Kanserli olan hücrelerin tamamı öldürüldükten sonra ve bunlar hekim kontrolünde ortaya çıktıktan sonra iyonların vücuttan temizlenmesi için farklı gıdalar ve iğneler yapılabilir. Oldukça basit olarak görülen bir yöntemdir ve faydalıdır. Pek çok sefer uygulanan bu yöntemden olumlu sonuçlar alınmıştır. Hastalarda yüzde yüz iyileşme gözlenmiştir.

Modüller Tip

Modüller tip tiroid bezi kanser hastaları için durum biraz daha farklıdır. Diğer tip tiroid bezi kanserlerine göre modüller tip içerisinde radyoaktif iyot tedavisi kullanılamaz. Kanserin evreleri üst seviyelerde olduğu için yalnızca iki adet tedavi çeşidi uygulanabilir. Bunlardan bir tanesi her tiroid bezi kanser tipinde olduğu gibi cerrahi müdahaledir.

Total Tiroidektomi

Modüller tip tiroid bezi kanserlerinde genellikle total tiroidektomi denilen cerrahi yönteme başvurulur. Bunun için öncelikle hastanın onayının alınması gerekir ve belli imzalar atılır. Cerrahi yöntemde kesinlikle genel anestezi kullanılır. İşlem yapılacak olan boyun bölgesi hayati pek çok bölgeyi etkilediğinden dolayı lokal anestezi kullanılamaz. Ortalama olarak iki veya dört saat arasında süren ameliyatlardır. Komplikasyonlar ele alınırsa bu süre beş saate kadar çıkabilir. Zor operasyonlar olarak görülmezler. Fakat modüller tip tiroid bezi ameliyatları çok kolay ameliyat da değildir. Bundan dolayı ameliyat sonrası süreçte hastayı zorlu zamanlar bekleyebilir. Genel anestezi altında uyuyan hastanın boyun bölgesinden bir kesik açılarak içeride bulunan tiroid bezinin kanserli kısımları dışarı alınır. Genellikle henüz tek lob kanserli hücreler ile kuşatılmış şekildedir. Bu kısım üzerinden diğer loba kanserli hücreler geçiş yapmamış ise tiroid bezinin kalan kısmı içeride bırakılabilir. Fakat tiroid bezinin karşı lobuna kanser hücreleri geçmişse ve bunlar operasyon sırasında fark edilmişse tamamı dışarı alınır. Bu durumda ise hastaların büyük çoğunluğu hayatı boyunca tiroid bezi eksikliğinden dolayı ilaç kullanmak durumunda kalacaktır. Bunun sebebi ise tiroid bezinin üretmesi gereken hücrelerin eksik olmasıdır. Tiroid bezinin üretmesi gereken salgılar ancak haplar ve ilaçlar yoluyla temin edilebilir. Fakat pek çok hasta bu ilaçlı yöntemi kabul ederek tiroid bezinin tamamında kanser hücrelerinin görülmesi durumunda bu bezin tamamının alınmasına izin verirler. Operasyon sonrasında ilaçlı tedavi bir süre devam ettikten sonra hastalar taburcu edilir.

Lenf Diseksiyonu

Lenf diseksiyonu başlı başına kendisi bir ameliyat ve tedavi yöntemidir. Lenf diseksiyonu ameliyatında boyun bölgesinde bulunan lenf bezleri dışarı çıkarılır. Bu lenf bezlerinin dışarı çıkarılmasında ki temel sebep ise tiroid bezlerinden lenf bezlerine kanser hücrelerinin geçmesidir. Yapılan araştırmalar ve incelemelerden sonra eğer lenf bezlerinde kanserli hücrelere rastlanırsa bu durumda mutlaka lenf bezlerinin alınması gerekir. İşte modüller tip tiroid bezi kanserlerinde genellikle çoğu zaman lenf bezleri kanser olmaya başlamakta olduğu için lenf diseksiyonu mutlaka yapılmaktadır. Lenf diseksiyonu yapılırken lenf bezlerinin tamamının çıkarılması da mümkün değildir. Bunun nedeni ise boyun bölgemizde ortalama olarak altı yüz adet lenf bezi olmasıdır. Operasyon öncesinde ve operasyon sırasında kansere yakalanmış olan lenf bezleri tespit edilir. Tespit edilen lenf bezleri operasyon ile dışarı çıkarılırken diğer sağlıklı lenf bezleri alınmaz. Tiroid bezinin uzak noktasında kalan lenf bezleri genellikle sağlıklı kalmayı başarırken yakın çevrede bulunan lenf bezlerinin büyük çoğunluğu modüller tip tiroid bezi kanserinden ne yazık ki etkilenir. Operasyon sonrası hastanın vücudu belli miktarda lenf bezi hala mevcut olduğu için sorun olmaz. Bazı durumlarda total tiroidektomi ile birlikte bu ameliyat yapılabilir. Fakat bunun için zorlu bir süreç gerekir. Ayrıca lenf diseksiyonu hayati bölgelerin büyük çoğunluğunun ortasında gerçekleşeceği için genel anesteziye ihtiyaç duyulur. Kesinlikle lokal anestezi ile gerçekleştirilemez. Hastanın onayından sonra lenf diseksiyonları hızlı bir şekilde gerçekleştirilir. Ameliyat çok zorlu bir süreç değildir fakat kolay olarak algılanması yanlıştır. Ortalama olarak iki saat ile dört saat arasında sürebilen operasyonlardır. Farklı komplikasyonlarında yaşanması göz önüne alınırsa ortalama dört beş saat arasında sürecektir.

Anaplastik Tip

Anaplastik tip olarak bilinen tiroid bezi kanser türlerinde önemli olan mesele kanserin hangi evrede olduğudur. Fakat anaplastik tip kanser türünde ağırlamış olan tiroid bezi tümörleri bulunur. Genellikle folliküler ve papiller tip tiroid bezi kanser türlerinin zaman içerisinde dönüşmesiyle ortaya çıkarlar. Eğer bu kanser türleri hekime gösterilerek tedavi edilmezse ve kontrol altına alınmazsa bu gibi durumlarda mutlaka zaman içerisinde anaplastik tip tiroid bezi kanserleri ortaya çıkar. Radyoaktif iyot tedavisi ile çözüme gidilmesi imkansızdır. Bundan dolayı bu yöntem yoktur. Aynı zamanda anaplastik tip tiroid bezi kanserinin tedavi yöntemleri arasında lenf diseksiyonu da bulunmamaktadır.

Radyoterapi Tedavisi

Anaplastik tip tiroid bezi kanser hastalarında hastalık ileri seviyelere ulaştığı için genellikle radyoterapi kullanılır. Bunun nedeni ise radyoaktif iyotlu tedavinin kişinin vücudunda gerekli etkiyi sağlamamasıdır. Anaplastik ile ileri seviyelere ulaşmış olan hastalıklı kanser hücrelerine iyotlu tedavi yeterli gelmez. Bundan dolayı direkt olarak dıştan müdahale ile radyoterapi uygulamak daha mantıklıdır. Bu tedavi yöntemi ile kişinin vücuduna verilen radyoaktif ışınlar sayesinde kanserli hücrelerin ölmesi amaçlanır. Uzun süreli olan bir tedavi yöntemidir. Genellikle kişilerin tiroid bezleri üzerinde bulunan kanserli hücrelerin büyük çoğunluğu yok edilmeden durulmaz. Ancak doktorların incelemelerinden sonra eğer onay verilirse bu durumda tedavi sonlandırılır ve farklı tedaviler ile yola devam edilir.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi çoğu zaman için tiroid bezi kanseri hastalarına uygun görülmemektedir. Bunun nedeni oldukça ağır bir tedavi yöntemi olmasıdır. Halk arasında ilaç tedavisi olarak bilinse de tıp dünyası içerisinde kemoterapi olarak bilinir. Uygulanma metodu ikiye ayrılır. Ağız yoluyla veya damardan verilecek olan iğneler ile ilaç vücuda yayılır. Bu ilaç vücudun tamamını kan damarları yolu ile dolaşır ve kansere yakalanmış olan tüm hücreleri bularak imha eder. Fakat bazı durumlarda sağlıklı hücrelerin öldürülmesi de yaşanabilir. Fakat bu ender görülür. Çoğu zaman için tiroid bezi kanserlerinde kullanılmaz. Çünkü tiroid bezi kanserleri öncelikle kolay temizlenen ve çok tedavi çeşidi olan bir hastalıktır. Fakat anaplastik olarak bildiğimiz ileri boyutlu evrelerde tiroid bezi kanseri içinde kullanılabilir. Çoğu zaman dışarıdan uygulanan radyoaktif ışın tedavisi ile beraber uygulanır. Bu sayede hem dışarıdan hem içeriden yapılacak olan müdahaleler ile kanser hücrelerinin hızlı bir şekilde yok edilmesi amaçlanır. Büyük oranda başarı vermektedir. Fakat yüzde yüz olarak kesin bir şekilde tiroid bezi kanserini yok edecektir diye bir konuşma yapmak zordur. Anaplastik tiroid bezi kanserlerinde hastalık çok ileri safhalara geldiği için nadiren olsa da geri dönüş olmayabilir. Bu noktada mutlaka hekimin tüm tavsiyelerine dikkatle uymak gerekir. Aksi durumlar hastanın aleyhine işleyecek zamandan ibarettir.

Sorafenib

Sorafenib isimli ilaçlar kemoterapi olarak bilinen ilaçlı tedavi yöntemlerinde kullanılır. Vücuda yoğun olarak verilen bu ilaç vücut içerisinde bulunan bütün kanser hücrelerinin mukavemet gücünü kırmakla görevlidir. Anaplastik tip tiroid bezi kanserlerinde yaygın olarak kullanılır.

Lenvatinib

Lenvatinib olarak bilinen ilaçlı tedavi için kullanılan bu ilaç vücut içerisinde bulunan kanser hücreleriyle savaşması amaçlıdır. Bu amaçla hastaya verilen lenvatinib bütün vücut içerisinde gezerek değişime uğramış olduğunu fark ettiği tüm hücreleri yok eder. Kuvvetlidir ve saldırı gücü yüksektir. Fakat bazı durumlarda hasta sandığı temiz hücreleri de yakabilir. Bundan dolayı kullanım dozlarını küçük tutmak ve ayarlı bir şekilde hastaya vermek oldukça önemlidir. Hekimleriniz bu konuda hassas davrananlardır.

Tiroid Kanserinin Nedenleri

Tiroid kanseri henüz dünya üzerinde asıl sebebi keşfedilmemiş nadir hastalıklardan bir tanesidir. Bilim adamları yaptıkları araştırmalar sonucunda tiroid kanserini tam olarak neyin tetiklediğini bulamamıştır. Ancak yapılan araştırmalar sonrasında tiroid bezinin özellikle radyoaktif ışınlardan büyük çaplı bir darbe yediğini gözler önüne sermiştir. Henüz bilim adamlarının bildiği kısım bundan ibarettir. Eğer boyun bölgesinde herhangi bir radyoaktif tedavi uygulaması olduysa bu uygulama sırasında tiroid bezi üzerinde bulunan hücrelerinizin büyük kısmı hastalanmış olabilir. Bu hücrelerin hastalanması ise onların değişim geçirmesi demektir. Değişim geçiren her hücre ise tümöre sebep olur. Kısacası tiroid bezinizin hücreleri radyoaktif sebeplerde kansere dönüşmüştür. Bunun sebepleri ise şu şekilde açıklanabilir.

Tiroid Bezindeki Hücrelerin Kansere Dönüşmesi

Tiroid bezinde bulunan hücrelerin kansere dönüşmesi zaman içerisinde gerçekleşir. Örnek vermek gerekirse eğer boynunuzda veya göğüs bölgenizde bulunan herhangi bir hastalık için radyoaktif ışın tedavisi aldığınızı düşünelim. Bu radyoaktif dalgalar genellikle boyun bölgenize yansıyacaktır. Tiroid bezleri ise genel itibariyle boyun bölgesinde bulunduğu için büyük hasar görmüş olabilirler. Hasar görmüş olan bu tiroid bezi hücreleri zaman içerisinde değişime ve dönüşmeye başlar. Değişen ve dönüşen bu hücreler önce kanser hücrelerini oluştururlar daha sonra ise birbirleri ile birleşerek tek bir tümör haline gelirler. Tümör haline geldikten sonra ise onları oradan almak ve yok etmek için cerrahi tedavi yöntemleri gerekmektedir. Hastanın durumunun iyi olmasında ise bu durum farklı olarak ilaçlı tedaviye veya iyotlu tedavi gibi yöntemlere dönebilir. Bunun kararını bazı durumlarda hasta verirken bazı durumlarda hastanın kararı konu hakkında alınmayabilir. Bu durum hastanın tiroid bezi kanseri içerisinde hangi evrede olduğu ile doğrusal olarak bağlantılıdır.

Tiroid Kanserinin Belirtileri

Tiroid bezi kanserinde hastalığın belirtileri çoğu zaman için kendisini net şekilde ortaya koymaz. Hastalığın belirtileri daha çok diğer küçük çaplı hastalıklar ile benzer şekilde ortaya çıkar. Bundan dolayı pek çok insan tiroid kanseri belirtilerini hızlı şekilde kavrayamaz. Bu ise erken teşhisin çoğu zaman için önünü kapatır. Fakat tiroid kanserinin kendisini belli ettiği bazı belirtileri sizler için anlatıyoruz ve bunlardan yola çıkarak böyle belirtileriniz varsa doktora gözükmemiz konusunda sizi uyarıyoruz. Oldukça fazla olan tiroid bezi kanserinin kendisini belli etme şekilleri ise şu şekilde sıralanıyor.

Cinsel Yaşantı ve İstek

Tiroid bezinin genel olarak salgıladığı hücreler ve hormonlar insan vücudu için büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı tiroid bezinin hastalanması oldukça tehlikelidir. Çünkü pek çok hastalığın ve ekstrem olarak kabul edecek durumun habercisi tiroid bezinin hastalanması ile ortaya çıkar. Bunlardan bir tanesi tiroid bezinin salgıladığı hormonlardan bir tanesi olan cinsel istek hormonudur. Tiroid bezinin değişime uğramış kanser hücreleri tarafından işgal edilmesinden sonra tiroid bezi cinsel istek uyandırıcı hormonları algılamakta güçlük çekecektir. Eskisine nazaran daha düşük seviyelerde cinsel istek uyandırıcı hormon salgıladığı için kişide çoğu zaman cinsel yaşantı için isteksizlik olacaktır. Hiçbir neden yokken aniden gelişen bu cinsel yaşantıdan soğuma duygusunu yaşayan insanların mutlaka doktora başvurması gerekir. Fakat cinsel isteksizliğin sebepleri çok farklı durumlarda olabilir. Bu yüzden eğer sıralayacağımız diğer belirtilerden birkaç tanesi ile birlikte cinsel isteksizlik yaşıyorsanız hızlı bir biçimde tiroid kanseri şüphesiyle doktora başvurmalısınız diyebiliriz.

Osteoporoz Gelişimi

Tiroid bezinin yaşantımız boyunca salgıladığı hormonlar oldukça önemlidir. İnsan hayatının pek çok noktasında tiroid bezinin büyük önemi vardır. Çoğu zaman lenf bezleri ile ortak çalışan tiroid bezleri osteoporoz gelişimi içinde büyük katkılar sağlarlar. Öyle ki kemik yapısında gelişme ve sağlamlaşma mutlaka tiroid bezlerinin düzgün çalışmasına bağlıdır. Tiroid bezlerinin sağlıklı bir şekilde çalışması sonucunda kemikleri geliştirici hormonlar üretilir. Fakat kansere yakalanmış olan hücreler tiroid bezi üzerinde belli noktaları kontrol altına alındıktan sonra cinsel isteksizlik başlayacağı gibi aynı şekilde kemiklerde gelişim yavaşlaması da görülebilir. Bunun en büyük nedenlerden bir tanesi tiroid bezinin artık osteoporoz gelişimini destekleyici hormonları üretememesi veya eskisine göre çok daha az üretilmesidir. Böyle bir şikayetiniz cinsel isteksizlik ile birlikte yakın dönem içerisinde başladıysa mutlaka bir doktora gözükmeniz gerekmektedir. Uzman hekimle yapılacak olan kontrolden sonra tanı ve teşhis sunulabilmektedir.

Kan Kolesterol Seviyesi

Tiroid bezinin genel görevleri arasında hormon üretimi ve salgıları vücuda yaymak vardır. Bunu yapmak için ise üretilen hormonlar kan damarlarını kullanırlar. Tiroid bezinin ise kansere yakalanmış olması ve kişinin bunu fark etmiyor olması nedeniyle çoğu zaman kan değerlerinde ve kolesterol değerlerinde düşüklükler yaşanır. Eğer böyle bir durum ile karşı karşıyasınız özel bir tarama yaptırmak için mutlaka ilgili bölüme başvuru yapınız.

Boyunda Şişlik

Tiroid bezleri çene ile köprücük kemiklerinin göğüs bölgesinde birleştiği noktada bulunmaktadır. Bundan dolayı tiroid bezlerinin kansere yakalanma sürecinden sonra etkileşim çıkardıkları bölge genellikle boyun bölgesi olmaktadır. Bundan dolayı kişi tiroid bezi kanseri olduğunun farkında olmasa dahi boynunda oluşan şişliklere bakarak şüphelenilir. Eğer kişide böyle şişlikler mevcutsa mutlaka hekim kontrolüne giderek boynunda oluşan şişlikleri göstermesi ve herhangi bir muayene yöntemi ile kendisine teşhis koydurması gerekmektedir.

Nefes Almada Zorluk

Tiroid bezlerinin konum itibariyle boyun ve göğüs bölgesinde bulunduğunu artık biliyoruz. Bundan dolayı tiroid bezlerinin nefes almada zorluk oluşturması imkansız değil. Çoğu zaman için tiroid bezi kanseri olan insanlar hasta olduklarını bilmedikleri için nefes sorunlarını sigaraya bağlarlar. Oysa tiroid bezi kanseri kişilerin nefes almalarında ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Diğer belirtilerden birkaç tanesini bünyenizde taşıyorsanız ve nefes sorunları yaşıyorsanız mutlaka doktora gözükmelisiniz.

Sinirlilik

Tiroid bezinin hormonları etkilediğini ve bundan dolayı pek çok yaşamsal faaliyet ile birlikte kişinin hayatına etkileri olduğunu biliyoruz. Böylesine önemli bir organın kişinin yaşamsal fonksiyonlarını tehdit ederken psikolojik olarak yıpratması da mümkün. Örneğin hormon dengesi bozulan tiroid bezi kanseri hastalarının vücutlarında çoğu zaman dengeler bozulmaktadır. Bundan dolayı insanların büyük çoğunluğu sinirlilik duygusuna kaplamaktadır. Sinirli olan kişiler eğer bu duyguya yoğun olarak son zamanlarda sahip oluyorlar ise mutlaka uzman bir hekime gözükmelidirler.

Yorgunluk

Tiroid bezleri günlük yaşantıda güç sağlayan eklemlere, kaslara ve kemiklere sürekli olarak takviye güç gönderdiği için tiroid bezi sağlıkla olan insanlarda devamlı olarak yorgunluk görülmez. Fakat tiroid bezi kanserine yakalanmış olan kişiler çoğu zaman gün içerisinde yorgunluk yaşamakta ve kendini halsiz hissetmektedirler. Eğer böyle bir durumla karşı karşıya iseniz ve genel olarak yorgunluk hissini üzerinde taşıyor iseniz mutlaka uzman bir hekime giderek tiroid bezi kontrolü yaptırmalısınız. Fakat bu yorgunluğun sebebi çok farklı durumlarda olabilir. Bunun kararını ise verecek olan yetkili kişi sadece uzman hekimlerdir.

Kilo Artışı

Tiroid bezlerinin hormon dengesini bozduğunu artık çok iyi şekilde biliyoruz. Tiroid bezinin vücudun bütün fonksiyonlarını etkilediğini de öğrenmiş bulunuyoruz. Bütün bu hormon dengelerinin bozulması ve kişinin günlük yaşantısında aşırı sinirli ve yorgun şekilde davranmasının getireceği şey ise aşırı kilo artışlarıdır. Kişi normalde yemediği kadar yemeği tek bir öğünde yemek isteyecektir. Metabolizması ise bu duruma alışık olmadığı için kişi çok kısa sürede hızlı kilo alımları ile karşı karşıya gelecektir. Bu da daha çok sinir ve yorgunluk getirecektir. Bu zincirleme reaksiyondan kurtulmak için acilen kişinin tiroid bezleri ile ilgili olarak muayene olması gerekir. Muayene sonrası konulacak teşhis ile kişi eğer tiroid kanserine yakalanmış ise gerekli tedavi yöntemleri uygulanmaya başlayabilir. Bunun kararını verecek olan kişi mutlaka doktorunuz olacaktır.

Tiroid Kanseri Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Tiroid kanserini tespit etmek aslında çoğu zaman için çok kolaydır diyebiliriz. Tiroid kanserleri belli başlı birkaç teknik ile anlaşılabilir. Bunun için hastaneye gitmeniz ve ilgili bölüme muayene için kayıt olmanız yeterlidir. Doktorlar yapacakları muayene yöntemlerinde eğer kesin ve net bir sonuca ulaşamazlarsa bir sonraki aşamada bulunan katmanlara geçerek farklı yöntemler uygulayacaklardır. Her zaman için ilk teşhis yöntemi pek çok hastalıkta olduğu gibi elle muayene olacaktır.

Elle Muayene

Tiroid bezi kanserleri için hastaneye şüphe ile başvuru yaptığınızda sizi karşılayacak olan uzman hekiminiz öncelikle şikayetinizin sebeplerini sizlere soracaktır. Sorulan sorulara verdiğiniz yanıtlara göre gerçekten sizde tiroid bezi kanseri şüphesi olabilir mi diye düşünecektir ve bu duruma göre bir yargıya varacaktır.

Tiroid Sintigrafisi Testleri

Tiroidlerin zaman içerisinde nodül oluşturabileceğini ve oluşturulan bu nodüllerin zaman içerisinde sıcak veya soğuk olarak değişebildiğini söylemiştik. Bu nedenden dolayı çoğu zaman tiroid kanseri şüphesi bulunan kişiler el ile muayene edildikten sonra tiroid sintigrafisine alınırlar. Burada boyun bölgesinde şişliklere sebep olan nodüllerin sıcak veya soğuk olup olmadıkları anlaşılmaya çalışılır. Fakat çoğu zaman için sıcak nodül ya da soğuk nodül olduğunun anlaşılması kolay olmamaktadır. Eğer tespiti yapılan nodül soğuk nodül ise bu durumda da hastanın tiroid bezi kanseri olduğu tanısı ortaya çıkmaz. Soğuk nodüller içerisinde de kanser harici olarak ortaya çıkma durumları vardır. Böylesi durumlar göz önüne alınarak tiroid sintigrafisi testleri sonrasında çoğu zaman durum kontrol edilir ve gerekli teşhis tam olarak konulamazsa bu durumda iğne biyopsisi için hasta bir üst servise gönderilir.

İğne Biyopsisi

İğne biyopsisi çoğu zaman için halkın kullandığı bir terim olmasına rağmen tıp dilinde patoloji olarak değerlendirilir. Fakat bu patoloji büyük bir parça olarak değil iğne ile alınan parça üzerinden yapılır. Bunun için hasta lokal anestezi ile küçük bir operasyonla alınır. Boyun bölgesinde bulunan tiroid bezine bağlı olarak oluşmuş olan nodüllerden küçük bir parça ile iğne ile koparılır. Koparılan bu parça patolojik değerlendirme için patoloji bölümüne gönderilir. Değerlendirmelerin sonuçları çoğu zaman için yüzde yüz olarak sonuç vermeye yakındır. Bu noktada yapılacak teşhis ile hastanın tiroid bezi kanseri olması veya olmaması ortaya çıkmaktadır. Eğer kişi tiroid bezi kanserine gerçekten yakalanmış ise ve hasta ise ancak bu kesinleştikten sonra tedavi sürecine başlangıç yapılabilir. Aksi durumda şüpheler ile yola çıkılması ve tedaviye başlanması kesinlikle yanlış olacaktır.

Tiroid Kanseri Risk Faktörleri

Tiroid kanserinin henüz dünyada tam olarak neden oluştuğunu çözebilen kimse yoktur. Bilim insanlarının bu konu üzerinde yaptığı çalışmalar kesin ve net olarak sonuçlar vermemektedir. Sadece belli başlı konularda tiroid bezini tetikleyen risk faktörleri bilinmektedir. Bunların haricinde neden tümörün tiroid bezi üzerinde oluştuğu kesinleşmemiştir. İşte tiroid kanserinin tetikleyen risk faktörlerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir.

Radyasyon

Tiroid kanserini tetikleyen ve oluşmasında en büyük rolü oynayan faktörlerden bir tanesi pek çok bilim insanın açıklamaları üzerine ortaya çıkmıştır. Bu risk faktörü bugün tiroid kanseri ile ilgilenen herkesin bildiği gibi radyasyondur. Radyasyon her zaman için kanserin tetikleyicisi olarak görülmüştür. Hücrelerin DNA yapılarını bozduğu için çoğu zaman radyasyon tehlikeli olarak görülür. Eğer geçmişte boyun bölgesinde herhangi bir sorun yaşadıysanız ve radyoaktif tedavi boyun göğüs bölgenize aldıysanız böyle durumlarda mutlaka tiroid beziniz etkilenmiş olacaktır. Tiroid bezinin üzerinde bulunan hücreler değişime uğrayacaklar ve tümör başlangıcı yapacaklardır. Mutlaka radyasyonlu bölgelerden uzak durmak tiroid bezinizin kansere yakalanma ihtimalini düşürecektir.

Boyunda Tüberküloz

Boyunda oluşacak olan tüberküloz hastalığı aynı zamanda tiroid kanserini tetikleyici olan tedavi yöntemlerini içerir. Bu durumda çoğu zaman için radyasyon tedavilerini gerektirir. Radyasyon tedavisi ise bir üst kısımda anlattığımız üzere çoğu zaman için tiroid kanserini tetikler. Boyun ve göğüs bölgesine yoğun şekilde radyasyon tedavisi uygulanacağı için büyük oranda zayıf olan tiroid bezi hücreleri değişime uğrarlar. Bu değişime uğrayan hücreler ise kısa zaman içerisinde kansere ve tümöre sebep olur. Bu açıdan boyunda oluşacak olan tüberküloz hem kendi içerisinde sorunlu olduğu kadar hem de tiroid bezi kanseri için bir tetikleyici unsur olarak görülebilir. Oldukça sıkıntılı bir sürecin başlangıcı olmaması için tedavi yöntemlerinin iyi belirlenmesi gerekir.

Kafa Derisinin Mantar Enfeksiyonları

Kafa derisinde oluşacak olan mantar enfeksiyonları çoğu zaman için tiroid beziyle alakası olduğu düşüncesiyle önemsenmez. Fakat kafa derisinde oluşan bu mantar enfeksiyonları tedavi sürecinde muhakkak tiroid bezini etkileyecektir. Alınan ilaçlar tedavi sürecinde deride oluşan mantarları yok ederken aynı zamanda tiroid bezinde bulunan önemli hücreleri de değişime uğratır. Değişime uğrayan hücreler zaman içerisinde kanser hücrelerine dönüşebilir. Dönüşen bu hücreler kısa sürede lob üzerinde tümörlü bir bölge oluşumuna sebebiyet verebilirler. Bu durum oldukça riskli olduğundan dolayı deride mantar sorunu yaşayan kişilerin mutlaka bir doktor kontrolüne giderek tedavi olmalarını gerektirir. Fakat tedavi yöntemleri arasında kişinin deri üzerindeki mantarını yok ederken tiroid kanserini tetikleyici unsurların bulunmaması dikkat edilmesi gereken bir nokta olarak bilinmelidir.

Tonsilit

Halk arasında bademcik iltihabı olarak bilinen tonsilit mutlaka tedavi edilmesi gereken, eğer tedavi edilmezse kısa süre içerisinde farklı hastalıklara sebebiyet verebilecek bir rahatsızlıktır. Fakat bu noktada önemli olan şey tonsillit tedavi edilme sürecinde tiroid bezi kanserini tetikleyici unsurların tedaviye dahil edilmemelidir. Alınacak olan kuvvetli antibiyotikler tonsilit üzerinde bulunan iltihabı yok ederken aynı zamanda yakın bölgede bulunan tiroid bezi hücrelerini olumsuz yönde etkileyebilir. Olumsuz olarak etkilenen bu hücreler kısa zaman içerisinde kansere sebebiyet vererek bölgede tümör oluşumu başlangıcını yapabilir. Bundan dolayı oldukça hassas bir tedavi gerektiren rahatsızlıktır. Tiroid kanseri için önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Baş ve Boyunda Kanser

Baş ve boyun bölgelerinde oluşacak kanserler bölge nedeniyle tiroid bezlerine yoğun şekilde zarar verebilir. Hem tedavi sürecinde uygulanacak olan yöntemler tiroid bezine zarar verirken hem de bölgede oluşan kanser hücreleri tiroid bezine sıçrama yapabilir. Tiroid bezine sıçrayan bu hücreler kanseri hızlı bir şekilde tetikleyebilir. Böyle bir durum yaşanmasa dahi tedavi sürecinde alınacak olan radyasyon seviyesi mutlaka tiroid bezini olumsuz yönde etkileyerek kanser başlangıcını oluşturabilir. Oldukça dikkatli şekilde tedavi edilmesi gereken baş ve boyun kanserleri tiroid kanseri için büyük ölçüde risk oluştururlar.

Yaş

Tiroid kanseri için yaş çok önemlidir. Tiroid kanserine yakalanmış olan kişilerin istatistikleri değerlendirildiğinde karşımıza çıkan manzarada kırk beş yaş görülmektedir. Bu yaştan küçük olan insanlarda genellikle tiroid kanseri görülmez. Görülse dahi tiroid kanserine yakalanmış olan kırk beş yaş altı kişilerde mutlaka ikinci evreye kadar ilerleme görülür. Bu evreler kolaylıkla yüzde yüz tedavinin yapılabileceği evreler olarak değerlendirilir. Artı olarak tiroid kanserinin ileri evrelerinin görüldüğü yaş grubu kırk beş yaşın üstüdür. Yoğun olarak altmış yaşına gelmiş olan kişilerde görüldüğü rakamsal değerler ile ortaya çıkmıştır. Bundan dolayı kırk beş yaşına gelmiş olan kişilerin mutlaka tiroid bezlerini kontrol ettirmeleri gerekmektedir. Kontrol gerçekleşmez ise tiroid bezlerinin sinsi ilerleyişi hiçbir zaman hastalık ortaya çıkıncaya dek öğrenilmeyebilir. Üzerinde hassas şekilde durulması gereken konulardan bir tanesi olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Cinsiyet

Tiroid kanserlerinde cinsiyet oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalarda tiroid kanserine yoğun olarak yakalanan cinsiyetin kadınlar olduğu ortaya çıkmıştır. Dünyada yapılan araştırmalar sonucunda %74 oranında kadınların tiroid kanserine yakalandığı saptanmıştır. Kırk beş yaş üstü kadınların mutlaka tiroid bezlerini inceleme altına alması ve kontrol etmesi gerekmektedir. Erkeklerin ise bu kadar yoğun şekilde konu üzerinde durması gerekmez. Kadınların genetik yapıları bu konuda belirleyici etken olarak değerlendirilebilir.

Genetik

Genetik olarak tiroid kanserine yakalanan insanların büyük çoğunluğu güçsüz olan kişilerdir. Gençlik dönemlerinde büyük radyasyonlara maruz kalmış kişilerde görülür. Fakat bu genetik değerlendirme içerisinde vücut yapıları nedeniyle kadınlar yoğun olarak ön plana çıkmaktadır. Mutlaka kadınların belli bir yaş üstündekilere doktora gözükmeleri ve kontrol altına alınmaları gerekmektedir. Bunun sebebi ise tiroid kanserinin çok yavaş ve sinsi şekilde ilerlemesidir.

Tiroid Kanseri Komplikasyonları

Tiroid kanserine yakalanmış olan insanlarda hem de hastalık hem de tedavi süreçlerinde farklı komplikasyonlar görülebilir. Bunlardan bazıları normal olarak değerlendirilirken bazıları tiroid kanserinin çok ileri seviyelere doğru gittiği hakkında bizlere bilgi vermektedir. O yüzden komplikasyonların hastalar ve doktorlar tarafından çok iyi değerlendirilmesi ve bu komplikasyonlara göre tedavi sürecine devam edilmesi gerekmektedir.

Ses Kısıklığı

Ses kısıklığı tiroid kanserine yakalanmış olan insanların büyük çoğunluğunda görülür ve normal olarak değerlendirilen komplikasyonlardan bir tanesidir. Mutlaka kişilerde ses kısıklığı yaşanmaktadır. Bunun nedeni boyun bölgesinde bulunan tiroid bezinin ses tellerine tümör nedeniyle baskı yapmasıdır. Tedavi sürecinde bu ses kısıklığı yavaş yavaş ortadan kalkacaktır. Bunun sebebi ise ses kısıklığı yapan tümörün zaman içerisinde ortadan kaybolmasıdır.

Kalsiyum Düşüklüğü

Kalsiyum düşüklüğü çoğu zaman için tiroid kanserlerinde görülen komplikasyonlardan bir tanesi değildir. Hastalığın ilk evrelerinde kalsiyum düşüklüğü kimlerde görülmez. Henüz düşük seviyede tek bir lob kanserli hücreler tarafından işgal edildiği için tek lob hala vücudun ihtiyaç duyduğu kalsiyum miktarını karşılamaktadır. Eğer kişilerin kalsiyum düşüklüğü testler sonrası ortaya çıkmış ise mutlaka uzman hekimlerin hastayı tekrar inceleme altına alması gerekir. Kalsiyum düşüklüğü normal olarak değerlendirilmeyen komplikasyonlardan bir tanesidir.

Tiroid Kanseri Nasıl Önlenir?

Tiroid kanserini önlemek için bazı belli başlı önlemler alınabilmektedir. Bunlardan birkaç tanesi günlük yaşantımızda uygulayabileceğimiz önlemlerdir. Diğerleri ise doktorların kontrol altına alması gereken durumlardır.

İyot Seviyesini Düşük Tutmamak

Vücutta bulunan iyot seviyesini düşük tutmamak oldukça tehlikelidir. İyot oldukça ihtiyaç duyulan vücudun yapısını düzenleyen bir unsurdur. Eğer dikkatli şekilde yazımızı okuduysanız tiroid kanserinin tedavi yöntemleri arasında radyasyon ile beslenmiş iyonların iğne yapılarak kanserin temizlemeye çalıştığını okumuş olmalısınız. Buradan yola çıkarak vücutta bulunan iyot seviyesinin yüksek tutulması gerektiğini anlamışsınızdır. İyot doğal olarak tuz gibi ürünlerde bulunduğu için vücuda gerekli miktarda alınır. Fakat tuz sevmeyen insanlarda iyot eksikliği görülür. İyot değişime uğrayan ve kansere dönüşmeye başlayan hücrelere karşı savaştığı için önemli bir mineraldir. Mutlaka tiroid bezi kanserine yakalanma riski olan kişilerin yüksek miktarda iyot alması gerekir.

Radyasyondan Uzak Durmak

Radyasyon insan sağlığı için oldukça tehlikeli olarak görülen bir nesnedir. Kişilerin radyasyondan uzak durması mutlaka gereklidir. Her kanserin tetikleyicisi olarak görülen radyasyon tiroid kanserinde de başrol olarak bulunuyor. Eğer yaşınız kırk beş üstü ise ve kadınsanız mutlaka radyasyon içeren bölgelerden uzaklaşmanız gerekir. Radyasyon ile iç içe hayatınızı sürdürüyorsanız tiroid kanserine yakalanma ihtimalinizde büyük ölçüde artacaktır.

Gen Mutasyon Kontrolü İçin Kan Testi

İnsan vücudunda bulunan genler sürekli olarak değişim gösterirler. Fakat bu değişimler belli bir ölçü içerisinde gerçekleşir. İnsan vücudunda bulunan genlerin farklı şekilde değişim göstermesine mutasyon denir. Bu mutasyon geçiren hücreler diğer hücrelere karşı isyan çıkararak savaş ilan ederler. Kısa bir deyimle bölgede hakim güç olmak isterler. Bu hücreler zaman içerisinde kansere sebebiyet verir. Acil şekilde yok edilmeleri çok önemlidir. Gen mutasyonuna uğrayan hücrelerin tespit edilmesi ancak kan testi ile mümkün olur. Bundan dolayı belli aralıklar ile mutlaka gen mutasyon kan testi yaptırmak çok önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Tiroid kanseri ile ilgili olarak pek çok insan merak içerisinde. Herkesin merak ettiği sorular mevcut. Bizde sizler için bu merak edilen sorular arasından en çok insanların merak ettiği soruları topladık. Konunun uzmanları ile görüşerek bu sorulara cevaplar aldık. Sizler için bu cevapları derledik. İşte sıkça sorulan sorular ve cevapları.

Tiroid kanseri ölümcül müdür?

Tiroid kanseri kanser türleri arasında en yumuşak olarak görülen kanserdir diyebiliriz. Tiroid kanserine ölümcül demek büyük ölçüde yanlış olsa da bazı durumlarda tiroid kanseri ölümcül olabilir. Erken teşhis durumunda yüzde yüz tedavi ve kişiler tamamen kanserden kurtulurlar. Fakat anaplastik veya modüller olarak değerlendirdiğimiz kanser türleri çoğu zaman için son evreye ulaşmış kişilerde görülür. Bu kişilerde de kurtulma ihtimali yüksek olmasına rağmen bazı durumlarda ölüm görülmektedir.

Tiroid kanserinin kalıcı tedavisi var mı?

Tiroid kanserinin kalıcı tedavisi mümkündür. Yapılacak olan cerrahi operasyonlar sonrası hastaların kanser hücreleri tarafından ele geçirilmiş olan tiroid bezleri dışarı çıkarılır. Dışarı çıkarılan parçanın haricinde sağlıklı olan tiroid bezi vücut içinde bırakılır. Bir süre ilaçlı tedavi yapıldıktan sonra kişi tamamen tiroid kanserinden kurtulmuş olacaktır. Üstelik kalıcı bir şekilde.

Tiroid kanseri tedavisinden sonra ne sıklıkla kontrole gidilmeli?

Tiroid kanseri tedavisinden sonra doktor kontrolü mutlaka gereklidir. Fakat bu kontroller için doktorların kendi belirledikleri takvimler vardır. Hem tedavi yöntemi hem de hastanın hangi evrede olduğu kontrol için önemli ölçülerdir. Bundan dolayı kontrol sıklığını ancak hekiminizle konuştuktan sonra net bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Tiroid kanseri olanlar nasıl beslenmeli?

Tiroid kanseri olanların beslenmelerinde büyük farklılıklara gerek yoktur. Fakat kişilerin yemeklerini tuzlu şekilde yemeleri önemlidir. Tuzdan daha önemli olan ise iyottur. İyot kanser hücrelerine karşı büyük bir savaş başlattığı için tiroid kanserine yakalanmış olan kişilerin iyot içeren yemekler yemesi tedavi sürecinde kişinin kendisine büyük yardımcı olacaktır.

Tiroid kanseri yayılır mı?

Tiroid kanseri yayılması mümkün değildir. Tiroid kanserinin kişilerde ortaya çıkması yalnızca belirli risk faktörlerini göz göre göre ihmal ediyorsa oluşur. Risk faktörlerini okuduktan sonra eğer bu faktörleri yaşamaya devam ediyorsanız sonlandırmalısınız. Ancak bu durumda tiroid kanserinin yaygınlaşması önlenebilir.

Tiroid kanseri şüphesiyle hangi kliniğe gitmeliyim?

Tiroid kanseri boyun bölgesinde bulunan bir bezin hücrelerinde mutasyon oluşması sebebiyle ortaya çıkar. Eğer tiroid kanserine yakalandığınızı düşünüyorsanız mutlaka genel cerrahi bölümüne gitmelisiniz. Boyun bölgesinde açılacak olan bir kesik ile ameliyat gerçekleştirileceği için bu tür hastalıklara genel cerrahi bölümü bakmaktadır. Ayrıca bir araştırma hastanesine gitmeniz tedavi süreci açısından çok daha sağlıklı olacaktır diyebiliriz.

Tiroid kanseri olanların alkol ve sigara kullanmalarının bir sakıncası var mı?

Alkol ve sigara kişilerin normal yaşantılarında dahi büyük zararlara sebep olmaktadır. Fakat çoğu zaman için kanser hastası olan kişilerin alkol ve sigarayı kullanması daha büyük sorunları ortaya çıkarır. Öncelikle sigarayı ele almamız gerekirse sigara içerisinde barındırdığı maddeler nedeniyle en çok kanser hastalığını tetikleyici unsur barındıran bir keyif aracıdır. Kanser olmayan kişilerde dahi boyun ve boğaz bölgesinden aşırı duman geçtiği için kanseri tetikleyici özelliği vardır. Kanser hastası olanların kesinlikle tüketmemesi gereken ürünlerin başında gelir ve doktorların tavsiyesi ile tamamıyla yasaklanır. Kişilerin sigara kullanımını direkt olarak bırakması gerekir. Özellikle tiroid kanserinin en büyük düşmanlarından bir tanesidir. Solunum borusundan geçerken çevresinde bulunan tiroid bezi üzerinde olan kanser hücrelerine büyük olumlu yardımlar yapar. Bundan dolayı sigara net olarak yasaktır. Alkol ise kişinin kanına karışırsa vücudunda büyük yıkımlar yapar. Tiroid bezi ise ürettiği salgıları vücudun içine ancak kan damarları sayesinde gönderebilir. Kansere yakalanmış olan bir kişinin zaten tek bir lobu aktif haldedir. Tiroid kanseri olan kişinin tek bir lobu aktif olduğundan dolayı üretilen hormonların ve salgıların vücut içine yayılması çok daha yavaştır. Eğer kişi alkol kullanımına devam ederse böyle bir durumda mutlaka kanseri olumlu yönde etkileyecektir. Eğer kişi kanser olduğunu öğrenmeden önce alkol kullanıyorsa doktorun verdiği tavsiyeler üzerine direkt olarak bırakmak zorundadır. Alkol tiroid kanserinin en büyük düşmanlarından bir tanesi olarak nitelendirilebilir.

Tiroid kanseri bulaşıcı mıdır?

Tiroid kanseri bulaşıcı mıdır konusu uzun zamandır insanların aklını karıştıran bir soru. Pek çok insan her kanserin temas ile bulaşabileceğini düşünüyor. Fakat tiroid kanseri herhangi bir temas ile bulaşabilecek bir hastalık değildir. Ancak kişinin yediği yemeklerden yenirse ve bardağından su içilirse küçük bir ihtimal olarak bulaşabilir. Bu nedenden dolayı bulaşıcı riski az olsa da tiroid kanserine yakalanmış olan bir kişiyle büyük ölçüde temas kurmaması gerekir. Doktorlar tiroid kanserine yakalanmış bir yakınınız var ise size hastanede ne şekilde yaklaşmanız gerektiğini anlatacaktır. Doktordan aldığınız tavsiyeler oldukça önemlidir. Ayrıca hastanın hastalığın hangi evresinde olduğu tiroid kanserinin bulaşıcı olup olmadığı noktasında daha kesin yargıları çoğu zaman için ortaya koyacaktır diyebiliriz.

Tiroid kanseri olan ne kadar yaşar?

Tiroid kanserinin erken evrede teşhis edilmesi sayesinde bezlerin tamamının alınması sayesinde hasta normal ömrünü yaşayabilmektedir. Ancak tekrar riski her zaman boyun bölgesi için mümkündür. Ayrıca metastaz yapmış tiroid kanserleri oldukça tehlikeli ve ömrü kısaltan cinstendir. Beş yıllık yaşam istatistikleri tiroid kanserinde yaşama oranının yüzde doksan sekiz ve üzeri olduğunu göstermektedir.

Tiroid kanseri kaç yaşlarında görülür?

Tiroid kanserini orta yaşlarda görülen nadir bir kanser türü olarak değerlendirmek mümkündür. Özellikle ülkemizde, Ukrayna’daki nükleer felaket sonrasında çok daha fazla görülmeye başlanmıştır. Ortalama olarak yirmi yaş ile ellili yaşlar arasında görülme birlikte daha küçük ve daha büyük yaşlarda görülmesi de mümkündür.

Tiroid kanseri nelere dikkat edilir?

Tiroid kanseri süresince ve sonrasında beslenme alışkanlıklarına, su tüketimine, hareketli bir yaşam sürülmesine, tuz kullanımına ve vitamin kullanımına dikkat edilmelidir. Günde en az iki litre su tüketilmelidir. Paketlenmiş hazır gıdaların tüketiminden uzak durulmalı, yağlı gıdalar da olabildiğince az tüketilmelidir. İyotlu tuz tüketilmeli ve D vitamini takviyesi alınmalıdır.

Tiroid kanseri tekrarlar mı?

Tiroid kanserleri oldukça nadir görülür ve görüldüklerinde tedavi edilmeleri kolaydır. Tiroid kanserinin tekrarlamaması ve metastaz yapmaması için bazı durumlarda tiroid tamamen alır. Tiroidin tamamen alındığı durumlar da dahil olmak üzere tekrar riski her zaman bulunmaktadır. Kanser ikinci kez olmayan bezlerde değil, boyunda ortaya çıkmaktadır. Ancak tekrar ihtimali beş yıllık sürede yüzde iki kadardır.

Tiroid kanseri riskli midir?

Her kanser gibi tiroid kanseri de erken evrede teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Ancak metastaz yapmış tiroid kanserleri oldukça büyük bir tehlikedir ve bu tür tiroid kanserlerinde yaşam oranı oldukça düşüktür.

Troid kanseri kan tahlillerinden belli olur mu?

Troid kanserlerinin tanısında fizik muayene yöntemleri, hormon testleri ve tam kan sayımları kullanılır. Tiroid bezi hormon dengesi açısından oldukça özel bir bez olduğundan dolayı kanserli hücre barındırdığında hormon düzeylerinde fark edilebilir değişmeler oluşur. Bu değişmeler de T3 ve T4 değerleri üzerinden kolayca saptanabilir.

Tiroid kanseri sonrası ses kısıklığı olur mu?

Tiroid kanserlerinin nodül şeklinde oluşması, bezin boyun içerisine baskı uygulamasına sebep olmaktadır. Oldukça hassas olan boğaz ve ses telleri de bu baskıdan dolayı ses kısıklığına sebep olmaktadır. Tiroid kanseri vakalarının büyük bir kısmında az ya da çok ses kısıklığı ile karşılaşılır.