Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından daha fazla bilgi için Kişisel Verilerin Korunması Kanunu sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.

Tiroid Bezi Hastalıkları

Türkiye’de ve dünyada yaygın olarak rastlanan tiroid bezi toplumsal olarak mücadele verilen bir hastalık grubudur. Ülkemizde tiroid hastalıklarının görülme oranı oldukça yüksektir. Tiroid bezi boynun orta kısmında yer alarak vücudun metabolizmasını yöneten önemli hormonlar üreten bir organdır. Vücuttaki işleyişin merkez noktalarından biri olan tiroid bezi yaşamsal fonksiyonları elinde tutar. Anne karnından başlayarak yaşam boyu hormon salgılayarak vücudun dengede kalmasını sağlar. Hormon salınımında oluşan dengesizlikler çeşitli hastalıkların oluşmasına yol açar. Özellikle kadınlarda etkilerini gösteren tiroid hormonları tedavi edilmediğinde hayati riskler oluşturmaktadır. Bölgesel olarak ülkemizdeki iyot tüketiminin yetersizliğinden kaynaklanan tiroid hastalıkları yaygındır. Tiroid hastalıklarının nedenleri bünyesel ve genetik olarak da değişebiliyor. Genetik etkenlerin yüksek olduğu hastalıklar arasında görülmekte. Tiroid hastalıklarında genetik yatkınlık çok önemlidir. Ailede tiroid kaynaklı rahatsızlıkları bulunan hastalar ilk risk grubu içinde yer alıyor. Ardından beslenme kaynaklı iyot yetersizliği geliyor. Tiroid hastalıklarının semptomlarını taşıyan bireylerin bu konuda önlem alması gerekiyor. Tiroid bezi kaynaklı hastalıkların ülkemizde tedavisi yapılmakta ancak tiroid hastalıklarına neden olan durumların çözümü için tedavi yöntemleri geliştirilmektedir.

İnceleyen ve Onaylayan : Op. Dr. Mehmet Toprak

Tiroid bezi Hastalıkları Hakkında

Tiroid hastalıkları tiroid bezinin çalışma temposunda oluşan aksaklıklar ve bozukluklardan kaynaklanmaktadır. Yaşam fonksiyonlarında önemli rol oynayan tiroid bezinin hormon salınımında oluşan bozukluklar çeşitli hastalıklara yol açıyor. Tiroid bezi aşırı hormon salgılaması ve normal seviyesinden daha az hormon salgılaması hastalıkların temel sebebi. Aşırı hormon salgılamasından kaynaklanan hipertiroidi yetersiz çalışmasından ise hipotiroidi oluşuyor. Tiroid bezinin hormon salgılamasına bağlı olarak oluşan hastalıklardan bir diğeri ise guatr hastalığıdır. Guatr hastalığı tiroid bezinin çeşitli nedenlerle büyümesidir. Guatr hastalığının da kendi içinde çeşitleri bulunur. Kolloid Guatr hastalığı iyot eksikliğinden kaynaklanır. İyot eksikliği nedeniyle hormon üretimi azalır. Guatr hastalıklarının diğer çeşidi ise zehirsiz guatr hastalığıdır.

Genel olarak iyi huylu olan hastalık tiroid hormonlarının çalışmasını etkilemez. Riskli olan guatr hastalıklarından biri de nodüler guatr hastalığıdır. Nodüler guatr hastalığında tiroid bezi bir veya birden fazla nodül oluşturur. Oluşan nodüller zamanla kendi tiroid hormonlarını üretir. Bu nedenle hipertiroid oluşumuna zemin hazırlayarak hayati riskler oluşturur. Tiroid bezi hastalıklarından biri de tiroid iltihabıdır. Tiroid bezinin iltihaplanarak şişmesine neden olur. Tiroid bezi hastalıklarında en riskli olanı tiroid kanseridir. Tiroid bezi içinde yer alan şişlikle belirti gösteren tiroid kanseri ilaç, radyoaktif iyot tedavisi ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilmektedir.

Tiroid Bezi Nedir?

Tiroid bezi boynun orta kısmında yer alır. Erkeklerde adem elması denilen bölgenin alt kısmında yer alan iç salgı fonksiyonu sağlayarak vücudun enerji harcaması ve depolaması ile ilgili hormonlar üreten salgı bezidir. Ağırlığı ortalama 20 gram olan bezin ismi Latince kökenli kalkan bezi anlamına geliyor. Soluk borusunun her iki tarafında bir kelebek şeklinde yerleşmiş konumlanır. Kelebeğin sağ kanadı; sağ tiroid, sol kanadı Sol tiroid olarak adlandırılır. Tiroid bezi aslında çok önemli 2 tane hormon salgılamaktadır. Hormonlar Triiodotironin (T3) ve Tiroksin (T4) vücut hormonları vücudun enerji dengesini yöneterek metabolizmayı oluşturur.

Tiroid Bezi Hastalıkları Nelerdir?

Tiroid bezinden salgılanan hormonlar enerji kullanımını ve üretimini kontrol etmenin yanında dolaşım sistemi sinir sistemi gibi tüm sistemleri yöneterek vücudun işleyişini yönlendirir. Tiroid bezi aşırı hormon salgılaması veya yetersiz hormon salgılaması zaman zaman da nodül oluşturması nedeniyle çeşitli hastalıklara yol açabilir. Hastalıkların tedavisi mümkün ancak kansere dönüşme riski mevcut. Bu nedenle doğru tanı ve teşhis konularak hastalığın ilerlemesini önler.

Hipotiroid

Hipotiroidi tiroid bezi yetersizliği olarak tanımlanır. Tiroid bezinin az çalışarak yetersiz hormon üretmesini durumunda ortaya çıkar. Halsizlik, yorgunluk, adaptasyon problemleri, sık üşüme, cilt kuruluğu ciltte renk değişimleri kadınlarda adet düzensizliği gibi belirtilerle gelişim gösterir. Hipotiroidin az çalışmasının nedeni ise beyin içerisinde bulunan hipofiz beziyle ilgilidir. Çalışma prensibi ise genel olarak hipofiz bezinin hormonların salgılanması amacı ile salgı bezlerini harekete geçirir. Ardından tiroid bezi ise TSH hormonunu uyararak, hormonların üretilmesini sağlatmaya çalışır. Tiroid bezi olması gerekenden daha az çalıştığında hipofizden salgılanan TSH hormonu daha çok salgılanır ve kana karışması da artar. Bu döngüde oluşan tutarsızlık hipotiroidiye sebep olur. Hipotiroidi ise metabolizmayı yavaşlatır. Doğal olarak kişilerin hormon dengesinin bozulması yaşam kalitesini etkiler. Erişkin hastalarda tedavi hormon takviyesi ile çözülebilir iken gelişim döneminde olan çocuk hastalarda gelişim geriliği ve zeka geriliğine yol açabilir. Çocuklarda gelişim hormon takviyesine başvurulsa bile tiroidden kaynaklanan zeka gerilikleri tedaviye cevap vermeyebilir. Hipotiroidi nedenlerine bağlı olarak kendi içinde çeşitlere ayrılır;

  • Primer Hipotiroidi; tiroid bezinin yetersiz çalışmasından kaynaklanan tiroit yetmezliğidir.
  • Sekonder Hipotiroidi; TSH hormonun yetersiz uyarı sağlamasına bağlı oluşan tiroit yetmezliğidir.
  • Tersiyer Hipotiroidi; TRH Hormonuna bağlı gelişir.

Hipertiroidi

Hipertiroidi, tiroit hormonlarının aşırı çalışarak kana normalinden daha fazla hormon salgılanması ve kandaki tiroit hormonunun yüksek olması anlamına gelir. Hipertiroidi başlıca belirtileri sıcağa tahammülsüzlük, çarpıntı, terleme, iştah ve kilo kaybıdır. Bunun yanında sinir sistemi bulguları olarak reflekslerin zayıflaması, vücutta kontrolsüz hareketler ve ellerde titreme görülebilir. Hipotiroidi kemik erimesine ve erkeklerde iktidarsızlığa kadınlarda göğüslerde büyüme ve cinsel isteksizliğe de neden olur. Tiroid bezinin aşırı çalışması ciltte de değişimlere neden olur. Ciltte renk değişikliği saç dökülmesi, tırnakların kırılması gibi durumlar ortaya çıkabilir. Hipertiroid hormonun fazla çalışması tüm vücudun etkilenmesine sebep olur. En önemli etkenlerden biri de gözlerde oluşur. Hipertiroid hormonlarının aşırı çalışması ile göz arkasında bir madde birikir. Biriken madde gözün dışa çıkıntı oluşturmasına sebep olur. Dolayısıyla göz kapakları kapanmaz duruma gelir ve gözlerde kuruluk ve yanma hissi başlar. Aynı zamanda görsel olarak hastayı olumsuz etkiler. Göz bebeklerinin dışa doğru çıkık olması ifade bozukluğuna neden olarak hastayı kötü etkiler. Tiroid bezi sürekli hormon salgılaması bazı hastalıklara yol açar. Bu hastalıklardan en çok görülen hastalık Graves hastalığıdır. Hipertiroid tanısı endokrinoloji bölümü tarafından laboratuvar testleri ile konulur. Kandaki T3 ve T4 hormonun seviyesi ölçülür. Yüksek hormon seviyesi hipertiroidi habercisidir.

Hipotiroidi hastalıklarının tedavisi uzun bir süre sürebilir. Hasta tedavi süresinde oldukça sabırlı olması gerekir. Öncelikli tedavi yöntemi hormon seviyesini dengeleyici ilaçlarla yapılır.Hastalık ilaçlarla kontrol altına alınır. Tedavi sonrası belli bir süre ilaçları kullanmaya devam etmek gerekebilir. Kontrol altına alınamayan olgularda cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Cerrahi yöntemle tiroid bezinin bir bölümü alınır. Vücut fonksiyonlarının devam edebilmesi için tiroid dokusunun tamamı alınmaz.Hipertiroid belirtilerini taşıyan hastalar acilen doktora başvurmalıdır. Hipertiroit tanısı konulan hastalar tedaviyi geciktirmeden müdahale edilmelidir. Tedavi yapılmadığı durumlarda ciddi komplikasyonlar oluşarak ölümle sonuçlanabilir.

Guatr

Hormon salgılayarak vücudun metabolizmasını düzenleyen tiroid bezi çeşitli sebeplerle tahrip olarak büyüme gösterebilir. Tiroit bezinin büyümesine guatr denir. Büyüme tiroid bezinin tamamında veya kısmı olarak gelişebilir. Tiroid bezindeki bu genişleme bir veya birden fazla nodül oluşması şeklinde de görülmektedir. Guatr hastalığının birçok sebebi var. Sebeplerin en başında ve asıl neden olarak iyot eksikliği gelmektedir. Vücutta bulunan iyot, tiroid hormonunun salgılanması ve üretiminde değerli bir yere sahiptir. Yetersiz iyot alımı tiroid fonksiyonları bozulmasına neden olur. İyot dışarıdan alınan besinler sayesinde sağlanır. Özellikle iyotlu tuzlu kullanmak gerekiyor. 5 yaşına kadar olan bebekler günlük 90 mikrogram iyot almalıdır. 6 ile 12 yaş arasındaki çocuklar günde 120 mikrogram iyot alması önerilir. Yetişkinlerde ise bu miktar 150 mikrograma yükselir. Guatr hastalığının görülen en belirgin durum boyunda oluşan şişlikler olarak görülüyor. Boyunda oluşan şişlik boğazda baskı hissi uyandırır ve yutkunma güçlüğü yaşanmasına neden olur. Bu belirtilerin yanında öksürük ses kısıklığı nefes darlığı gibi belirtilerin görülmesi durumda bir doktora başvurmak gerekir. Ailede tiroid kanseri hipotiroidi hipertiroidi hastalığı görülen kişiler risk grubu içinde yer alır. Aynı zamanda hastalığın görülme oranı kadınlarda daha fazladır. Guatr hastalığının farklı tedavi yöntemleri bulunur. Tedavi yöntemi hastanın genel sağlık durumuna, yaşına göre ve guatr biyopsi örneklerine göre belirlenir. Tedavi Yöntemleri;

  • İlaç tedavisi
  • Cerrahi tedavi
  • Radyoaktif iyot tedavisi olarak sıralanır.

İlk etapta fazla salgılanan hormonların baskılanması veya az salgılanan hormonların uyarılması amacıyla ilaç tedavisi uygulanır. Cerrahi yöntem guatr hastalığının nodül oluşturduğu durumlarda uygulanır. Nodüller ameliyatla alınarak ilaç tedavisine devam edilir. Guatr ameliyatlarında dikkat edilmesi gereken nokta çevre dokuların zarar görmeden nodüllerin alınmasıdır. Radyoaktif iyot tedavisi ise cerrahi tedavi sonra hormon seviyesinin düzene girmesi için uygulanır. Hormon seviyesinin normale çekilmesi cerrahi gerektirmeyen durumlarda da iyot tedavisiyle tamamlanabilir.

Kalıcı Tiroid Bezi Yetmezliği Nedir?

Tiroid bezi yetmezliği hipotiroidi hastalığıdır. Hipotiroidi tiroit bezinin az çalışmasından kaynaklanır. Hipotiroidi ilaç ve hormon takviyesi ile normal düzeye getirilebilir. Tiroid bezi yetmezliğinin en önemli nedeni tiroid bezi iltihabıdır. Tiroid bezi iltihabı haşimato hastalığına neden olur. Hashimoto hastalığı tüm vücut fonksiyonları etkileyen bir hastalıktır. Hastalığın sebebi ise bağışıklık sisteminin tiroid bezine karşı verdiği mücadeleden kaynaklanır. Amaç tiroid bezini yok etmektir. Tiroid bezi bu mücadele sırasında antikor üretir ve bu antikorlar tiroid hücrelerini tahrip eder. Tahrip olan hücreler tiroid bezinde iltihap hücresi oluşturur.İltihap hücreleri tiroid bezinin giderek küçülmesine neden olur. Haliyle tiroid bezi işlevini kaybetmeye başlar.Tiroid yetmezliği oluşur.Hashimoto hastalarında hipotiroidi ömür boyu kalıcıdır ve kalıcı tiroid yetmezliğine neden olur. Kalıcı tiroid bezi yetmezliğinde belirtiler Soğuğa karşı hassasiyet,çabuk yorulma, düzensiz adet, cinsel isteksizlik, ciltteki değişimler, uyku apnesi,kolesterol seviyesinde artış, kabızlık şeklinde sıralanır. Hastalığın tedavisi ilaçlarla hormon seviyesini normal seviyeye çekilerek başlar. Ancak hormonlar normal seviyeye çekilse bile hasta takibi devam eder. Takip sürecinde hastanın beslenmesi, kilo kontrolü hastanın günlük faaliyetleri değerlendirilerek ilaç dozajı ayarlanır. İlaç kullanımı sürekli olacağından kontroller sürekli yapılarak ilaç dozajında değişimler yapılabilir.

Tiroid Bezi Hastalıklarının Görülme Sıklığı Nedir?

Tiroid hastalıkların görülme sıklığı hastalığına çeşidine göre değişkenlik gösterebilir. Hipertiroit kaynaklı hastalıklar genelde daha çok kadınlarda görülür. Her yaşta insanı tehdit altında tutan tiroid bezi hastalıkları daha çok ortalama 35-45 yaş arası kadınları tercih etmektedir.Hipotiroidi hastalığı ağırlıklı olarak 60 yaş ve üzeri kadınlarda görülüyor. Hipertiroidi ise kadınlarda erkeklere oranla 10 kat fazla görülmekte. Tiroid bezi hastalıkları uzmanlar tarafından yakın takip edilmesi gereken hastalıklar. Ancak genel olarak değerlendirildiğinde insanlar tiroid hastalıkları semptomlarını günlük yaşamlarına bağlayarak erteliyor. Dolayısıyla hastalıklar bünyede var olmaya devam ediyor. Etkileri ise ilerleyen yaşa bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Gebelik ve Tiroid

Hipotiroid, Hipertiroid guatr hashimoto gibi tiroid hastalıklarında temel prensip hastanın hormon seviyesinin normal düzeye ulaştırılmasıdır. Hastalıkların genelinde ilaç kullanımı süreklilik arz eder. Dolayısıyla gebelikte ilaç kullanımı gebeliği riskli hale getirebilir. Gebelikte kullanılan hormon ilaçların en büyük tehlikesi anne karnında bebeğinin gelişimini etkilemesidir. Bebeklerde zeka geriliğine sebeb olabilir ve fiziksel gelişimini yavaşlatır. Hormon tedavisi gören anne adaylarının doktor kontrolünde ilaç dozları ayarlanarak hamile kalmaları önerilir. Hamilelik döneminde hastalığın belirtilerini taşıyan kişiler ise yine doktor yardımı almaları gerekir. Hamilelik döneminde belirtilerle karşılaşma ihtimali daha yüksektir. Çünkü hamileliğin 12. Haftaya kadar plasentadan salınan hormonlar nedeniyle TSH hormonlarında artış gözlenir. İlk 12 haftada bebeğin tiroid bezi oluşmaz. Bu süre içerisinde T4 hormonu anneden bebeğe geçer. Dolayısıyla bu süreçte oldukça önemlidir. Hormon takviyesi devam edilir. Bebeğin gelişimi ve annenin hormon değerleri belirleyici olur. Tiroid hormonlarında görülen sorunlar hamileliğine engel değildir. TSH hormonları ölçümü yapılarak gebe kalmak mümkün. Gebelik süresince hormon seviyesinin takibi iyi bir şekilde yapılmalı. Hormon seviyesindeki ani iniş ve çıkışlar erken doğum, bebekte gelişim ve zeka geriliği gibi sorunlarla karşılaşmaya neden olabilir.

Cinsel Yaşam ve Tiroid

Tiroid bezi sağlıklı bir cinsel hayatın gerekliliği için hormon salgılar. Hipotiroidi ve hipertiroidi bireylerin cinsel hayatının olumsuz yönde etkiler. Kadınlarda da erkeklerde üreme fonksiyonlarının gerçekleşmesi için tiroid hormonlarının dengede olması gerekir.Aksi takdirde her iki cinste de cinsel isteksizlik oluşmaktadır. Hormon salınımının az ya da fazla olması erkeklerde cinsel sorunları tetikler. Tiroid hormonlarının fazla salınımı göğüslerde büyümeye neden olur. Erkeklerde hipertiroidi sperm üretimini azaltır. Hipotiroidi ise sperm kalitesinin düşmesine neden olur. Bunların yanında ereksiyon problemlerinin oluşmasına ve erken boşalma sorunlarına da yol açar. Cinsel sorunların tedavisi hormon desteği ile yapılmaktadır. Hipotiroidi ve hipertiroidi kadınlarda adet düzensizliklerine yol açar. Hipertiroidi adetin tamamen kesilerek kısırlığa neden olabilir. Hipotiroidi adet kanama günlerinde düzensiz akıntılara neden olur. Hipotiroidi olan hastalar da kanda pıhtılaşma sorunu nedeniyle kanamalar günlerce sürebilir.

İlgili Bölümler
İlgili Tedaviler