Selülit

Selülit
Selülit

 

Selülit ilk çağlardan beri kadınların rahatsız olduğu ve istemediği bir durumdur. Selülit kadınların kendilerine olan güvenlerinin azalmasına ve kadınların kendilerini kötü hissetmelerine neden olmaktadır. Cildin altında aşırı yağ birikmesi sonucunda oluştuğu için ciltte portakal kabuğu görünümüne neden olur. Ciltte oluşan girinti ve çıkıntılar cildin yanmış ve iz kalmış gibi bir görünümünün olmasına neden olur. Cildin görüntüsü ve şekli bozulur. Kadınları estetik olarak rahatsız etse de ileri boyutlara ulaştığı zaman ağrı ve yanmalara neden olabilir.

Selülit oluşumunun nedenleri birden çoktur. İlerleyen teknoloji ve gelişen bilim nedeni ile insanlar hareket etmemeye ve uzun süre aynı pozisyonlarda kalmaya başladıkları için milenyum çağı diye anılan yaşamış olduğumuz bu çağda kadınların şikayetleri de artış göstermiştir. Selülit problemi her 100 kadından 80 tanesinde görülmektedir. Selülitin yaygınlaşması tedavi yöntemlerinin de yaygınlaşmasında rol oynamaktadır. İlerleyen teknoloji sayesinde selülit tedavisinde yeni yöntemler geliştirilmektedir. Geliştirilen yöntemler de kullanılan ileri teknolojiye sahip cihazlar vardır. Geliştirilen farklı tedavilerinin yanı sıra dengeli ve düzenli beslenme ile birlikte yapılan egzersiz çalışmaları selülit oluşumunu önlemektedir. İlerleyen dönemde enfeksiyonlara ve apselere neden olabilir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Binnur Üstün

Selülit Hakkında

Selülit sorunu uzun yıllardır kadınların ortak ve çözüme kavuşamayan bir sorunudur. Ciltte meydana geldikten sonra giderilmesi cildin eski sağlıklı görünümüne kavuşması çok zordur. Kadınların en büyük sorunu olan selülit yenilenen teknoloji ile çözüme kavuşturulabilir. Genel anlamda kadınların korktuğu ve kurtulmanın yollarını aradığı bir durumdur. Tüm dünyadaki kadınların en büyük ortak sorunudur. Selülit sorunu kadınların geneline bakıldığında dolaşım problemlerinden kaynaklanmaktadır. Dolaşım bozukluğu nedeni ile yeterince kanlanma olmayan cilt dokularında zamanla yağ birikimi gözlenebiliyor.

Kadınların ortak problemi olmakla birlikte farklı türleri ve derecelere sahiptir. Selülit konusunda bilinen en büyük yanlış bilgi asla tedavi edilemeyeceğidir. Doğru ve gerekli uygulamalar düzenli olarak yapıldığı sürece sorununa çare bulabilirsiniz. Soruna çare bulabilmek için tek yapmanız gereken şey selülit tedavisi için zaman ayırmak ve sabır göstermektir. Tedavisi için ayırmış olduğunuz zaman ve harcamış olduğunuz emeğinizin karşılığını mutlaka olumlu bir şekilde alırsınız. Tedavisi için talepte bulunan kadınların sayısı her geçen gün artış göstermektedir. Buna bağlı olarak özellikle özel klinikler ve özel hastanelerde tedavi için poliklinikler oluşturulmaktadır.

Selülit Nedir?

Selülit, cildin bağ dokusunda farklı nedenlere bağlı olarak yağ birikimi sonucunda kalça, basen ve kolun arka kısımlarında portakal kabuğu görünümü ile tanımlanan bir çeşit dolaşım bozukluğu rahatsızlığıdır. Selülit oluşan bölgelerde cildin girinti ve çıkıntıları oluşur. Oluşan bu girinti ve çıkıntılar cildin şeklinin bozulmasına neden olur. Selülit birçok adının ortak sorunudur. Uzun vadede meydana gelen bir rahatsızlıktır. Dolaşım sisteminin bozulması ile damarların içerisinde dolaşan su damar duvarlarından cilt dokusuna geçer. Cilt dokusuna geçen su birikerek ödem oluşmasına neden olur. Ödem oluşması ile cilt dokusunda yağ ve mineral birikimi gözlenir. Dolaşım bozukluğu nedeni ile biriken yağ, mineraller ve su vücut tarafından sindirilemez ve selülit oluşumuna neden olur. Selülit oluşumuna bakıldığı zaman yavaş ve aşamalı olarak ilerleyen bir oluşumdur. Genel anlamda kalça, kolların arka kısmı ve fazla kilosu olan kadınların diz kenarlarında oluşur. Özellikle kalça kısmında oluşan selülitler kadınların en çok rahatsızlık duydukları bölgelerdir. Havuza ve denize giden kadınlar selülit oluşumu nedeni ile tatilin tadını çıkaramayabilirler.

Selülitin Tarihçesi

Eski dönemler de daha az rastlanan bir rahatsızlıktır. Teknolojinin ilerlemesi insanların çalışma sisteminin ve hareket sisteminin değişmesine neden olduğu için selülit rahatsızlığı teknolojinin ilerlemesi ile artış gösteren bir durumdur. Eski dönemlerde kadınlar daha fazla hareket yaptıkları ve daha organik besinler ile beslendikleri için selülit problemini çok nadir kişilerde görülüyordu. Tüketilen besinlerde bulunan kimyasallar, masa başı işinde çalışmak, hareketsizlik gibi nedenlerden dolayı selülit oluşumu seri bir şekilde yayılım göstermiştir. Artması ile selülit tedavisinde yaşanan olumlu gelişmelerde mevcuttur. Teknolojini sağlamış olduğu imkanlar sayesinde insanlar selülitlerinden kesin olarak kurtulabilme imkanı kazanmışlardır.

Selülit Enfeksiyonu / Selülit Ayrımı

Cilt alt dokusunda meydana gelen ve ilerlemediği sürece ağrı gibi şikayetlere neden olmayan bir dolaşım bozukluğu hastalığıdır. Erken dönemde belirti vermeyen sadece estetik açıdan rahatsızlık veren bir sorun iken selülit enfeksiyonu ciddi bir hastalıktır. Selülit enfeksiyonu ise cilt altındaki yumuşak dokularda meydana gelen ve bakterilerin neden olduğu ağrı ve şişlik ile kendini gösteren ve kızarıklık oluşturan bir enfeksiyondur. Tedavisi lokal olarak uygulanırken selülit enfeksiyonunun tedavisinde hastaya antibiyotik desteği başlanır. Selülit enfeksiyonu müdahale edilmediği sürece hayati tehlikelere neden olabilir. Tedavisi iki hafta sürer.

Selülit Evreleri

Selülit oluşumunu etkileyen faktörler yaş, cinsiyet, düzensiz yaşam şekli, metabolizmayı bozan hastalıklar, az su tüketimi, vücutta oluşan kalıcı ödemler, yanlış yapılan diyetler, sindirim sistemi bozuklukları, hareketsiz yaşam şekli, hormonal hastalıkların geçirilmesi, sigara ve alkol gibi zararlı maddelerin kullanımı, genetik yatkınlık, vücuda uygun olmayan kıyafetlerin giyilmesi ve obezite gibi hastalıklardır. Selülit oluşum nedenlerinin farklı olması selülit türlerinin oluşmasına neden olmaktadır. Zamanla oluşan bir rahatsızlık olduğu için erken evrelerde müdahale edilemez ise ciddi boyutlara ulaşabilir.

Müdahale edilmeyen selülitler ilerleyen dönemlerde ağrı, enfeksiyon ve apse oluşumu gibi klinik vakaların oluşması ile karşımıza çıkar. Selülit dereceleri görünümlerindeki farklılık ile belirlenir. Selülit evreleri birinci derece selülit, ikinci derece selülit ve üçüncü derece selülit olmak üzere toplam üç evreden oluşmaktadır. Selülit tedavi yöntemi seçilirken selülitin derecesine uygun olan bir tedavi yöntemi seçilmelidir. Aksi takdirde tedavi başarısız olur ve hiçbir yol alınamaz. Selülite kesin olarak çare bulabilmek için selülitin derecesini hangi evrede olduğunu iyi bilmek gerekir. Selülitin derecesine uygun olan tedavi yöntemi uygulanmaz ise ciddi sonuçlara neden olabilir.

l.Derece Selülit

I. derece selülitler dışarıdan bakıldığında göz ile görülemeyen görülmesi için cilt dokusunun sıkıştırılması ile görünebilen selülitlerdir. İlk derecede fark edilen ve tedavi edilen selülitler ikinci dereceye gelmez ve kesin olarak yok edilebilir. I. derece selülitleri su tüketimini artırarak ve vücuttaki toksik madde birikimini önleyerek tedavi edilmesi mümkündür. Egzersiz yapmak, su içmek ve dengeli beslenmek birinci derece selülitlerin kesin tedavisi olabilir. I. Derece fark edilen selülitlerin mutlaka tedavi edilerek önlenmesi gerekir. Aksi halde derecesi ilerleyen selülitlerin tedavi edilmesi daha zor ve zahmetli olur.

II.Derece Selülitler

II. derece selülitler dışarıdan bakıldığı zaman hafif bir cilt problemi gibi görünürler. II. derece selülitler dışarıdan bakıldığı zaman estetik açıdan çok fazla rahatsızlık vermese de müdahale edilmediği sürece ilerleyebilirler. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi önerilir. II. Derece selülitler genellikle su birikimi ve ödem fazlalığından kaynaklanır. Yağ birikimi ileri dereceye ulaşmamıştır. Tedavi edilmesi mümkündür. II. derece selülitler müdahale edilmediği sürece üçüncü dereceye kısa sürede ulaşma potansiyeline sahiptirler.

III.Derece Selülitler

III. derece selülitler dışarıdan bakıldığı zaman gözle görülebilen cilt yapısını bozan ve zaman zaman ciltte ağrıya neden olan selülitlerdir. Üçüncü derece selülitlerde su birikimi yerini aşırı yağ birikimine bırakır ve ciltte portakal kabuğu görünümü oluşmuştur. Üçüncü derece selülitlerin tedavisi zor ve uzun zaman alan bir tedavidir. Ciltte meydana gelen hasarlar cilt bütünlüğünü bozmaya başlar. Ciltte aşırı derece yağ birikimi söz konusudur.

Selülit Tedavisi

Selülit tedavisi önceki yıllarda çok zor uygulanan ve çok başarılı sonuçlar alınamayan bir tedavi yöntemiydi. İlerleyen teknoloji sayesinde selülit tedavisinde kısa sürede çok başarılı sonuçlar alınabilir. Selülit tedavisine başlanmadan önce selülitin derecesi belirlenmeli ve selülite uygun bir tedavi yöntemi seçilmelidir. İleri derecede olan selülitlere diyet ve kozmetik tedaviler etki etmemektedir. Diyet ve kozmetik tedavisi birinci derecede müdahale edilen selülitler için kullanılabilen bir yöntemdir. Selülit tedavileri, diyet, mezoterapi, akupunktur, ozon terapisi, lazer tedavisi, ultrason, lipoelektro, liposuction, masaj ve selülit kremleri olmak üzere toplam 10 farklı şekilde uygulanmaktadır. Selülit tedavisinde hangi yöntemin uygulanacağı selülitin derecesine bakılarak belirlenir. Doğru tedavi yöntemi ve doğru beslenme ile kesin olarak tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Tedavisi için hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın düzenli spor yapmak ve dengeli beslenmek selülit tedavisinin olumlu sonuçlanmasını destekleyecektir.

Diyet

Selülit tedavisinde kullanılan diyet yönteminde diyet su yönünden fazla tuz yönünden az olmalıdır. Vücudun tutmuş olduğu tuz oranının azaltılması gerekir. Su ve protein tüketimi artırılır. Suyun çok içilmesinin nedeni dokularda birikmiş olan toksik maddelerin atılmasını sağlamaktır. Selülit tedavisinde diyet yapmanın amacı yağ hücrelerini harekete geçirerek tekrar eski seviyelerine ulaşmalarını sağlamaktır. Selülit tedavisinde diyet genellikle birinci derece selülitlerde uygulanan bir yöntemdir. Ancak diğer derecelerde olan selülitlerin tedavisini desteklemek amacı ile diyet önerilebilir.

Mezoterapi

Mezoterapi yöntemi ile selülit tedavisinde insülin enjektörünün ucuna sahip olan iğneler ile cilt dokusuna birikmiş olan yağları eritecek olan madde enjekte edilir. Enjekte edilen madde selülitler ile direkt olarak temasa geçer ve cilt dokusunda birikmiş olan yağların eritilmesini sağlar. Mezoterapi yönteminin amacı bozulmuş olan dolaşım ve lipoliz mekanizmasının tekrardan çalışmasını sağlamaktır. Lipoliz mekanizmasının çalışması ile birlikte lenf ve kan dolaşımı üzerinde bulunan basınç azalır ve tekrar eskisi gibi çalışmaya devam ederler. Cilt altında oluşan yağ ve su birikimi parçalanmış olur.

Akupunktur

Akupunktur vücudun hormon noktalarının toplanmış olduğu bölgelerin iğneler yardımı ile uyarılarak durmuş ve bozulmuş olan metabolizmaların tekrar harekete geçmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. Selülit tedavisi için akupunktur yönteminin kullanılma amacı bozulmuş olan hormon ve metabolizma sisteminin tekrar çalışmasını sağlamaktır. Metabolizma sistemini çalışması sağlanarak vücutta birikmiş olan yağ ve su parçalanarak tekrardan vücut tarafından kullanılabilir. Akupunktur tedavisi sürekli ve uzun vadede cevap veren bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle akupunktur ile selülit tedavisi yaptıran kişilerin sabırlı ve düzenli bir şekilde tedaviye devam etmeleri gerekir.

Ozon Terapi

Ozon terapisi, zamanla oksijenlenmesi azalan dokuların ozon tedavisi ile oksijenlenmesini sağlayarak dokuların tekrar aktive olmasını sağlamaktır. Selülit oluşumuna neden olan yağ birikiminde yağ hücrelerinin arasında kalan boşluklara ozon verilerek hücrelerin tekrardan aktifleşmesi sağlanır. Tekrar aktif hale gelen hücreler çalışır ve vücut tarafından yakılır. Bu sayede selülit sorunu ortadan kaldırılmış olur. Ozon tedavisi bozulmuş olan lenf ve kan dolaşımını tekrar eski haline çevirir. Selülit tedavisi için ozon buharı uygulanır ve ozon buharının cilt altı dokusuna geçmesi sağlanır.

Lazer Tedavi

Lazer tedavisi iki çeşit uygulanan bir tedavi yöntemidir. Lazer tedavisinde soğuk lazer tedavisi ve sıcak lazer tedavisi yöntemleri kullanılır. Selülit tedavisinde lazer yönteminin kullanılma amacı lazer ışınları yarımı ile bozulan kan dolaşımı tekrar çalıştırılır. Bu sayede birikmiş olan yağ hücreleri tekrar kullanılarak eritilir ve selülit görünümü ortadan kaldırılır.

Ultrason

Cilt dokusunun altına işleyerek oluşan yağ birikiminin ses dalgaları ile dağıtılması işlemine denir. Ultrason tedavisi selülitlerin iyileştirilmesinde başarılı bir yöntemdir. Selülit görünümüne neden olan yağ birikimini parçalayarak yağ depolarını boşaltır. Ses dalgaları ile uygulanan bu yöntem zayıflama yöntemi olarak da çok tercih edilen bir yöntemdir.

Lipoelektro

Lipo elektro yöntemi ince uçlu ve uzun iğnelerden yardım alınarak uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemde uzun iğneler selülitli bölgede bulunan yağları ileri geri hareketler ile parçalar. Parçalanan yağ hücreleri yine aynı iğneler ile temizlenir. Bu sayede selülit görüntüsüne neden olan yağ birikimi dağıtılmış olur. Lipoelektro yöntemini yavaş bir şekilde uygulanması gereklidir.

Liposuction

Liposuction cerrahi bir tedavi olduğu için mutlaka ameliyathane koşullarında ve anestezi altında uygulanmalıdır. Aksi halde çok ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Liposuction tedavisi mutlaka uzman plastik cerrah tarafından doktor uygun görürse yapılmalıdır. Selülit olan ve belirlenen bölgeler lokal anestezi yapıldıktan sonra iğne ve vakum cihazları kullanılarak temizlenir. Liposuction bölgesel zayıflama yöntemi olarak da çok sık tercih edilen yöntemler arasındadır.

Masaj

Selülit tedavisinde en sık kullanılan tedavi yöntemlerinden bir tanesi masaj tedavisidir. Masaj hareketleri sayesinde dolaşımı artan dokuların oksijen seviyeleri arttığı için dolaşım harekete geçer ve biriken yağlar tekrar metabolizma tarafından kullanılır. Masaj tedavisinin amacı lenf ve kan dolaşımının tekrar çalışmasını sağlamaktır. Kan dolaşımının tekrar eskisi gibi çalışması vücutta birikmiş olan toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Toksik maddelerin uzaklaşması ile cilt dokuları oksijenlenir.

Selülit Kremleri

Selülit kremlerinin içeriğinde etken madde olarak kafein bulunur. Selülit kremleri cilde sürüldüğünde direkt olarak cilt altına geçiş yapan özelliktedirler. İçeriğinde bulunan etken madde olan kafein yağ moleküllerini parçalar ve tekrar vücut tarafından yakılmasını sağlar. Bu sayede oluşan selülit görünümü ortadan kaldırılmış olur.

Selülit Sorunu Nedenleri

Selülit oluşumunun nedenine bakıldığı zaman birçok faktör karşımıza çıkmaktadır. Selülit oluşumunun en çok karşımıza çıkan nedenleri, hormon bozuklukları, düzensiz ve dengesiz beslenme, ani kilo kaybı, metabolizma rahatsızlıkları, günlük su ihtiyacının karşılanmaması, egzersiz ve hareketsiz yaşamak, yoğun stres, vücut yapısını bozacak kadar dar kıyafetler giymek, zararlı madde kullanımı ve düzensiz bir yaşam tarzı en çok gördüğümüz selülit nedenlerindendir. Bu nedenlerin yanında ailesel faktörde oluşum nedenleri arasında sayılabilir. Oluşumu zamanla olan bir durumdur. Aniden selülit oluşumu görülmez.

Deri Altında Aşırı Ve Düzensiz Yağ Birikimi

Metabolizma rahatsızlıkları ve hormon hastalıkları gibi nedenlerden dolayı vücudun yağ yakma sisteminde sıkıntılar yaşanabilir. Yağ sindirim problemleri nedeni ile cilt altında vücut tarafından sindirilemeyen yağlar birikmeye başlar. Bu yağlara erken dönemde müdahale edilmez ise yağ birikimi aşırı derecelere ulaşabilir. Kişinin vücudunda yağ oranının fazla olması deri altında yağ birikiminin fazlalaşmasına da neden olan bir durumdur. Deri altında fazla yağ birikiminin olmaması için mutlaka düzenli spor ve egzersiz yaparak birikmiş olan yağlar parçalanmalı ve vücut sistemine karıştırılmalıdır. Vücudun fazla yağ içermesi obezite anlamına gelmez. Zayıf bir görünümü olan kişinin yağ hücrelerinin oranı fazla olabilir. Bu nedenle vücudunuzda yağ ölçümü yaptırarak yağ oranınızı kontrol altına alabilirsiniz. Deri altında aşırı yağ birikimi istenmeyen selülit sorununun birinci nedenidir.

Bazı Bölgelerde Kan Dolaşımının Yavaşlaması

Düzensiz yaşam şekli, alkol ve sigara gibi zararlı maddelerin kullanımı vücutta kan dolaşımının bozularak yavaşlamasına neden olabilir. Kan dolaşımı yavaşladığı zaman dokular yeterince oksijenlenemez ve metabolizma yavaşlar. Metabolizmanın yavaşlaması ile cilt altında sıvı ve yağ birikimi oluşur. Sıvı ve yağ birikiminin sonucunda ciltte istenmeyen selülit sorunu ortaya çıkar. Kan dolaşımının normale dönmesi ve sağlıklı bir şekilde çalışması için kötü alışkanlıklardan uzak durmak ve düzenli bir yaşam tarzını seçmelisiniz.

Selülit Sorunu Belirtileri

Selülit uzun vadede belirti veren bir dolaşım bozukluğu sorunu olduğu için ilk evrede dışarıdan gözle görülmeyebilir. Selülit belirtileri genellikle ikinci derece selülitlerde meydana gelir. Selülit sorununun başlıca belirtileri dışarıdan bakıldığında vücudun belirli bölgelerinde göze çarpan portakal kabuğu görüntüsü ve üçüncü dereceye geldiği zaman kendini belli eden ağrılardır. İlk evrede görüntü bozukluğuna ve ağrıya neden olmadığı için herhangi bir belirti vermez.

Vücudun Belirli Bölgelerinde Portakal Görünümü

Kan dolaşımının azalmasına ve yağ yakımının yapılmamasıyla cilt altında su toplanmaya başlar. Toplanan su harcanamadığı için zamanla ödem oluşturur. Ödem oluşması yağ enzimlerinin düzenli çalışmasını engeller ve cilt altındaki yağların sindirimi gerçekleştirilmez. Sindirimi gerçekleşmeyen yağlar deri altında birikerek zamanla ciltte portakal kabuğu görüntüsünün oluşmasına neden olur. Portakal kabuğu görüntüsü dizlerde, kollarda, basen ve kalçada meydana gelir. Vücudunda fazla kilosu ve yağ hücresi bulunan kişilerde karın bölgesinde de portakal kabuğu görünümü oluşabilir. Portakal kabuğu görünümü özellikle kadınları estetik olarak çok rahatsız eden bir durumdur. Bu nedenle vücudunda portakal kabuğu görünümü olan kişiler farklı tedavi yöntemlerini deneyerek bu rahatsızlıktan kurtulmaya çalışırlar.

Ağrı

Selülit sorununda ağrı genellikle üçüncü derece selülitlerde görülen bir komplikasyondur. Üçüncü derece de selülitlerde cilt dokusu tamamen sertleşmiş ve kalınlaşmıştır. Cilt dokusunun sertleşmesinden dolayı kan dolaşımı yetersiz hale gelir ve cilt dokusunda oksijenlenme minimum düzeye iner. Bu nedenle ağrı oluşmaya başlar. Üçüncü derece selülitler estetik kaygının ötesine geçerek kişinin sağlığını olumsuz şekilde etkileyen selülitlerdir. Tedavisi önemsenmeli ve mutlaka zamanında yapılmalıdır.

Selülit Sorunu Tanı Ve Teşhis Yöntemleri

Selülit tanısı koymak için tahlil ve tetkik uygulamaya gerek yoktur. Selülit sorunu dışarıdan bakıldığında gözle görülebilen bir sorun olduğu için tanısını koymak kolaydır. Plastik cerrahlar selülit tanısını koymak için fiziki muayene uygular.

Fiziki Muayene

Selülit tanısını koymak için plastik cerrah tarafından poliklinikte uygulanan fiziki muayene yeterli olur. Basen, kol ve kalça kısmında olabileceği düşünülen selülitin tanısını koymak için o bölgelerdeki cilt iki parmak arasına bastırmadan sıkıştırılır. Ortaya portakal kabuğu görünümü çıkarsa ciltte selülit sorunu var demektir. Fiziki muayene birinci dereceden selülitlerin tanısını koymak için kullanılan bir yöntemdir.

Selülit Sorunu Risk Faktörleri

Selülit sorununun farklı çeşitleri ve dereceleri vardır. Selülit sorununun nedenleri kesin olarak bilinmemekle birlikte bazı risk faktörlerinin neden olacağı düşünülür. Özellikle kadınlarda sık görülen selülit sorununun risk faktörleri yaş, cinsiyet, düzensiz yaşam, sağlıksız beslenme, dar kıyafetlerin giyilmesi, hamilelik, sağlığı tehdit eden diyet uygulamaları ve stres gibi birçok risk faktör mevcuttur.

Yaş

Yaş ilerledikçe vücudumuzun diri ve canlı kalmasını sağlayan kollajen üretiminde azalma ve tükenme görülür. Kolajen maddesinin azalması nedeniyle cilt esnekliğini kaybeder ve zamanla kırışmaya başlar. Esnekliğini kaybeden cilt altı dokularını destekleyemediği için cilt altında bulunan yağ ve su depoları yüzeye doğru çıkar. Yağ depolarının yüzeyde toplanması ile selülit oluşumu gözlenebilir. Bu nedenle yaş faktörü selülit sorunun en önemli risk faktörlerinden bir tanesidir.

Cinsiyet

Dünya geneline bakıldığında selülit sorunu kadınların ortak sorun olarak görülür. Erkeklerde selülit sorunu nadir ve bazı durumlarda görülürken kadınların en büyük ortak sorunudur. Kadınların mens ve menopoz dönemlerinde hormon dengelerinin değişmesi nedeni ile vücut oluşan bu hormon dengesizliklerine karşı savunmasız kalabilir. Hormon dengelerinin bozulmasından etkilenen en önemli dokulardan bir tanesi cilt dokusudur. Mens ve menopoz gibi olayların dışında kadınların yaşamış oldukları hamilelik selülit rahatsızlığını tetikleyen bir durumdur. Hamilelik döneminde de hormon dengesinde ciddi değişiklikler yaşanır. Kadınlarda bulunan östrojen hormonu yağ metabolizmasının çalışmasında etkili bir rol oynadığı için östrojen hormonunun dengesinin değişmesi selülit rahatsızlığına neden oluyor. Östrojen hormonu, prolaktin hormonu selülit sorunu da çok önemli rol oynar. Bu hormonlardan kadınların vücutlarında daha fazla olduğu için selülit sorunun risk faktörlerinden bir tanesi de kadın olmaktır.

Düzensiz Yaşam

Uyku saatinin düzensizliği, hazır gıda tüketimi, alkol ve sigara gibi zararlı maddelerin kullanılması, sürekli olarak yaşanan gece hayatı, düzenli spor yapmamak ve hareketten uzak olan bir yaşam tarzı, sürekli yoğun stres altında olmak, yeterli ve kaliteli bir uykunun olmaması gibi durumlar insan vücudunda kan dolaşımının ve hormon dengesinin bozulmasına neden olan durumlardır. Sağlığı tehdit eden bu durumlar vücut metabolizmasının da düzenli çalışmasını engeller. Vücut metabolizması düzensiz çalıştığı için vücutta yağ yakımı yapılamaz ve tuz tutulumu artar. Yağ yakımının azalması selülit sorununun yaşanmasına neden olur. Bu nedenle düzensiz bir yaşam biçimi selülit sorununun risk faktörleri arasında yer almaktadır. Selülit sorununun yaşanmaması ve sağlıklı bir hayat sürebilmek için mutlaka düzenli yaşama geçilmelidir.

Giyilen Kıyafetler

Son yıllarda giderek artan slim fit kıyafet modası sağlığımızı olumsuz yönde etkileyen kıyafet modellerini içermektedir. Özellikle kadınların çok sık tercih etmiş olduğu bu kıyafetler dar ve vücudu tam olarak sarmaktadır. Vücuda tam oturan ve dar olan kıyafetler kan dolaşımının azalmasına ve dokuların yeterince oksijen alamamasına neden olur. Oksijenlenmeyen dokuda su birikimi meydana gelir. Su birikiminin olması yağ yakımını azaltan bir durumdur. Yağ yakımı azaldığı için cilt altı dokusunda yağ birikimi olur ve zamanla selülit oluşumu gözlenir. Selülit gibi cilt problemini yaşamamak için ve sağlığınızın bozulmaması için dar kıyafetler giymekten kaçınmalısınız.

Kötü Beslenme

Sağlıklı olmayan hazır gıdalar ile beslenmek vücudun sindirim sisteminin bozulmasına neden olabilir. İçeriğinde doymuş yağ oranının fazla olduğu gıdaları tüketmek, çok tuzlu besinler yemek ve meyve sebzeden uzak kalmak vücutta yağ ve su birikimine neden olur. Vücutta yağ ve su birikimini olması selülit oluşumunun göstergesidir.

Yavaş Metabolizma

Yaş ilerledikçe insanlarda metabolizma hızı yavaşlar. Özellikle kadınlarda menopoz ve doğum sonrası metabolizma hızında ciddi bir yavaşlama görülür. Metabolizmanın yavaşlaması alınan besinlerin sindirilerek vücutta kullanılmasını engeller. Metabolizmanın yavaş çalışması ile vücut almış olduğu yağları sindiremez ve bu yağlar vücudun belli bölgelerinde birikir. Biriken yağlar zamanla cilt altı dokusunda sertlikler ve girintiler oluşturur. Oluşan bu görüntü selülit sorununun kendisidir. Metabolizmanın yavaşlamasını önlemek ve selülit sorununu yaşamamak için dengeli ve sağlıklı beslenmeliyiz. Metabolizmanın normal çalışması sadece cilt sağlığımız değil genel sağlık durumumuz içinde oldukça önemli bir durumdur.

Bazı Diyetler

Kadınların genellikle internet ortamından ya da çevrelerinden öğrenerek evde kendi kendilerine uygulamış oldukları detoks ve kilo verme diyetleri çok yanlış diyetlerdir. Uzman diyetisyenlerin önermediği diyetler vücutta farklı tepkilere yol açarak sağlığın bozulmasına neden olabilir. Diyet yaparken vücudun alması gereken yağ, protein ve karbonhidrat oranında bir denge olması önemlidir. Kilo verirken sağlığı bozan diyetleri uygulamak son derece tehlikelidir. Yanlış uygulanan diyetlerin komplikasyonları arasında en sık bilinen komplikasyonlar selülit ve cilt çatlaklarıdır. Aniden ve aşırı bir şekilde kilo vermek cilt bütünlüğünün birden bozulmasına neden olur ve cilt altında bulunan yağlar cilde baskı yapar. Cilt altında biriken bu yağlar selülit sorununu oluşturur. Bu nedenle uzmanlara danışmadan kesinlikle kendi başınıza diyetler uygulamamalısınız.

Yetersiz Su Tüketimi

Genel sağlığımızın korunması için vücut kütlemize oranla günde en az iki litre kadar su tüketmeliyiz. Yeterli su tüketimi kan dolaşımının düzgün çalışmasını ve vücut metabolizmasının düzenli çalışmasını destekleyen bir durumdur. Gün içerisinde yetersiz su tüketimi dolaşım bozukluğu, metabolizmanın bozulması, depresyon ve organların çalışma sistemlerinin bozulmasına neden olur. Su tüketiminin yetersiz olması yağ yakımını azalttığı için cilt altı dokularında yakılamayan yağlar zamanla birikir ve selülit sorunu olarak karşımıza çıkar. Sağlığımızın bozulmaması ve selülit gibi bir sorun yaşamamak için mutlaka günlük tüketmemiz gereken su miktarını almalıyız.

Ödem

Vücudumuzda biriken su ve artan tuz miktarı ödem oluşmasına neden olur. Ödem oluşumu vücudun su tutmasına denir. Ödem ile biriken su dokular da zamanla hassasiyet oluşumuna neden olur. Hassasiyet oluşan dokularda zamanla yağ birikimi gözlemlenir ve biriken yağlarda selülit oluşturur. Selülit oluşumunu ve ödem oluşumunu önlemek için vücudumuz için yeteri miktarda tuz almalıyız ve bol su içmeliyiz.

Obezite

Selülit rahatsızlığını tanımlarken yağ birikmesi olarak açıklarız. Obezite vücutta istenmeyen ve aşırı yağ oluşumu demektir. Vücutta oluşan yağ miktarının artması yağın dokularda harcanamayacak kadar çok birikmesi demektir. Biriken yağlar zamanla selülit oluşturacağı için obezite selülit risk faktörleri içerisinde yer alır.

Selülit Sorunu Komplikasyonları

Selülit dereceli ve farklı türleri içeren bir rahatsızlıktır. Selülit sorununa erken dönemlerde müdahale edilmediği sürece kişinin sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşabilen bir rahatsızlıktır. Özellikle üçüncü derece selülitler zamanla ağrılı apse oluşumuna neden olabilir. Ağrılı apse oluşumu sonrasında cilt bütünlüğünü kaybetme tehlikesi de yaşanabilir. Selülitin en ağır yaşanabilecek komplikasyonu apse oluşumudur.

Apse Oluşumu

Selülit sorunun en ağır komplikasyonu olan apse yumuşak dokuda meydana gelen selülitin enfeksiyona dönüşmesi sonucunda meydana gelir. Bakterilerin neden olduğu bir durumdur. Selülit olan bölgede kızarıklık ve şişlik ile kendini belli edebilir. Bu aşamada selülit tedavisinden önce apseyi oluşturan bakterilerin yok edilmesine yönelik bir tedavi uygulanır. Selülitte apse oluşumunu damar yetersizliği tetikleyebilir. Bu gibi durumlarda doktorlar ağızdan ya da damar yolu ile antibiyotik tedavisine başlar. Tedavi genellikle iki hafta boyunca sürmektedir. Antibiyotiğin yanında hastanın rahatlaması için antienflamatuar ilaç tedavisi ile ağrısı giderilebilir.

Selülit Sorunu Nasıl Önlenir?

Selülit sorunu tüm dünyada kadınların ortak sorunu olduğu için selülitten korunmak ve selüliti önlemek amacı ile birçok bilimsel çalışma gerçekleştirilmiştir. Selülit zamanında müdahale edildiği sürece erken dönemde önlenebilen bir durumdur. Hormon dengesinin korunması, bol su tüketimi selülit sorununu önlemek için;

  • Günde en az iki litre su tüketilmeli
  • Hareket etmeye özen göstermeli, düzenli spor ve egzersizler yapılmalı
  • Dengeli ve düzenli beslenmeye özen göstererek çok yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınılmalı
  • Erken dönemde selülit oluşumu fark edilirse düzenli aralıklar ile cilt bakımı ve masajlar uygulanmalı
  • Stresten uzak durulmalı ve kaliteli uyku uyumaya özen gösterilmeli
  • Sürekli kilo alıp ve kilo verme gibi durumlardan kaçınılmalı
  • Alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulmalı
  • Vücut için gerekli olan vitamin ve minerallerin düzenli olarak alınmasını sağlamalıdır.
  • Saymış olduğumuz kriterler selülitten korunmak ve selülitin ilerlemesi önlemek için yeterli olan kriterlerdir. Sizlerde selülit sorunu yaşamak istemiyorsanız bu kriterleri uygulamaya özen gösterebilirsiniz.

Hormon Dengesinin Korunması

Vücudumuzda bulunan hormonlar bir denge ve düzen içinde çalışır. Hormon dengesinin bozulmasına neden olan yiyecek ve içecekler, düzensiz yaşam şekli ve yoğun stres hormon dengesinin bozulmasına neden olur. Dengeli beslenme, düzenli uyku ve spor yapmak hormon dengesinin düzenli çalışmasına ve hormon dengesinin korunmasını sağlar.

Bol Su Tüketimi

Sağlığın korunması ve vücut sisteminin düzenli çalışabilmesi için bol su tüketimi gereklidir. Çünkü çok fazla su içmenin vücuda tahmin edilenden çok faydası olduğunu bilmek gerekir. Su tüketiminin yeterli düzeyde olması sindirim sisteminin, sinir sisteminin düzgün çalışmasını sağlar. Metabolizma hızını artırır. Bu da kişinin hem kendini daha zinde hissetmesi hemde daha çok sağlıklı olmasına neden olacaktır. Bol su tüketimi cildin beslenmesini ve cilt sağlığının korunmasını sağlar. Su tüketimi cilt sağlığını ve metabolizmanın çalışmasını sağladığı için selülit oluşumunu büyük ölçüde önler. Su içmek metabolizmanın hızlı çalışmasını sağlar ve vücutta depolanan fazla yağlar kullanılır. Su içilmediği sürece vücut yağ yakımını gerçekleştiremez. Vücutta yağ birikimi olur ve yağ birikimi de selülit oluşumuna neden olur.

Beslenme Alışkanlığı

İnsanlar sağlıklı yaşayabilmek ve hastalıklardan korunabilmek için düzenli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmalıdır. Günlük almamız gereken kalori miktarı vücudumuzun ihtiyacı kadar olmalıdır. Vücudumuzun ihtiyacından fazla olan kaloriler vücudumuzun çeşitli yerlerinde yağ olarak depolanır. Vücutta biriken yağ obezite, diyabet hastalığı, hipertansiyon, kalp yetmezliği ve metabolizma hastalıklarının oluşmasına neden olur. Günlük alınan kalori miktarı arttıkça biriken yağ oranı da artar. Yağ oranı arttığı için vücut ihtiyacından fazla olan yağı kullanamaz ve vücudun farklı bölgelerinde depolar. Bu nedenle selülit oluşumu gözlenir. Selülit oluşumunu önlemek için beslenme alışkanlığı edinmeli ve vücudumuzun ihtiyacından fazla olan kalori miktarını almamalıyız. Beslenme tek yönlü beslenme olmamalı. Gerekli olan vitamin, mineral, protein ve karbonhidratların hepsinden ihtiyacımız kadarını azami ölçülerde almalıyız.

Sık Sorulan Sorular

Selülit sorunu ile ilgili en sık sorulan soruların cevaplarını verelim.

Selülite karşı kalıcı bir çözüm var mı?

Selülit düzenli spor, dengeli beslenme ve düzenli bir yaşam tarzı ile kalıcı olarak çözüm bulunulabilen bir rahatsızlıktır. Selülit tedavilerinden olan mezoterapi lazer yöntemi sayesinde kalıcı olarak selülite çözüm bulunabilir. Kalıcı olarak çözülmesi düzenli hayat tarzına bağlıdır.

Selülit bir hastalık mıdır?

Selülit rahatsızlığı kan dolaşım bozukluğunun sonucu oluşan bir hastalıktır. Kan dolaşımın bozulması vücut çalışma sisteminin bozulması demektir. Dolaşım bozukluğunun ilerlemesi ile selülit sorunu da ilerler. Selülit erken dönemde müdahale edilmediği durumlarda enfeksiyona neden olabilen bakteriyel bir hastalık olabilir. Selülit enfeksiyona dönüştüğü zaman tedavi için oral ve parenteral yollar ile verilen antibiyotikler ile sağlanır. Kişinin günlük yaşantısında aksaklıklar görülebilir.

Spor yapmak selülit oluşumunu önler mi?

Spor yapmak sindirim sistemi, kas ve kemik sistemlerinin tamamının çalışmasını sağlayan bir aktivitedir. Spor yaparken kaslar ısınır ve çalışır. Spor yapmak vücuda efor sarf ettiren ve tüm sistemin çalışmasını sağlayan bir olaydır. Spor yapıldığı sürece vücutta yağ yakımı, sindirim sistemi üst düzeylerde çalışır. Bu sayede vücutta depolanmış olan yağların yakımına başlanmış olur. Cilt altında bulunan yağlar parçalanarak vücut sistemine karışır. Yağ yakıldığı için yağ birikimi olmaz ve selülit oluşumu önlenmiş olur. Selülit oluşumunu önlemek için düzenli olarak spor yapılması gerekir. Ağır sporların yapılması ve aniden ara verilmesi vücutta yağ depolarının yanlış birikmesine neden olabilir.

Selülit oluşumunun kişinin ten rengi ile bir ilgisi var mıdır?

Selülit oluşumu yağ birikimi sonucunda olan kan dolaşım bozukluğudur. Kan dolaşım bozukluğu vücut sisteminin çalışmasını yavaşlatır. Vücut metabolizmasının yavaş çalışması sonucunda oluşan selülit rahatsızlığının ten rengi ile bir bağlantısı yoktur. Ten renginin farklı olması selülit oluşumunu etkileyen bir durum değildir.

Selülit kremleri zararlı mıdır?

Selülit kremlerinin içeriğinde kafein etken madde olarak bulunur. Kremleri deriye girerek deri altında bulunan yağların kafein sayesinde parçalanmasını sağlar. Selülit kremleri sağlığı tehdit eden zararlı kremler değildirler. Kremler doktorun önermiş olduğu dozda kullanılmalıdır.

Selülit yalnızca kadınlarda mı bulunur?

Kadınların hormon dengeleri doğum yapmak, menopoz öncesi ve menopoz sonrası, regl dönemi gibi durumlarda sürekli olarak değişir. Bu nedenle kadınların vücut dengesi ve metabolizmaları erkeklere oranla daha hızlı ve sürekli olarak değiştiği için selülit rahatsızlığı kadınlarda daha sık görülür. Bununla birlikte aşırı kilolu, aniden kilo kaybı ve vücut yağ oranı fazla olan erkeklerde de selülit rahatsızlığı görülebilir. Erkeklerde selülit kesinlikle görülmez diye bir durum söz konusu değildir. Ancak erkekler kadınlara göre daha az selülit sorunu yaşarlar.

Zayıf kişilerde selülit görülebilir mi?

Selülit sorunu vücudun yağ metabolizmasına bağlı olarak yaşanan bir durumdur. Selülit yağ oranı fazla olan kişilerde daha sık görülür. Dışarıdan bakıldığında aşırı kilosu olmayan zayıf kişilerin vücut yağ oranları fazla olabilir. Bu nedenle zayıf kişilerde de selülit sorunu yaşanabilir. Zayıf olan kişilerde selülit sorunu genellikle daha erken dönemlerde fark edilir. Erken dönemde fark edilen selülitin tedavisi çok daha kolay yapılır.

Selülit hangi yaş aralığında görülür?

Hormonlar ve metabolizmanın çalışması genellikle 18 yaşından sonra değişmeye başlar. Bu nedenle 18 yaş ve üzeri kişilerde selülit rahatsızlığı görülebilir. Kadınlarda doğum ve menopoz gibi durumlar selülit oluşumunu artırdığı için görülme olasılığı 25- 50 yaş arasında daha yüksektir. Hormon dengelerinin değiştiği dönemler vücudun en savunmasız kaldığı dönemlerdir.

Selülit tedavi edilmez ise ne olur?

Selülit erken dönemde müdahale edildiği sürece kesin olarak tedavi edilebilen bir durumdur. Erken dönemde müdahale edilmeyen selülit ilerler ağrı, apse ve enfeksiyon gibi hastalıklara neden olur. İlerleyen selülitin tedavi edilmesi zorlaşır ve uzun zaman alır. Enfeksiyon haline dönen bir selülitin tedavisi için antibiyotik desteği ve hastane yatışı gerekebilir.

Selülit genetik midir?

Selülit vücut yapısına göre görülme sıklığı artan bir sorundur. Selülitin oluştuğu bölgeler genellikle basen ve kalça bölgeleridir. Kalça ve basen şekli özellikle anneden kıza miras olarak geçen bir genetik özelliktir. Bu nedenle annesinde selülit sorunu olan bir kadının sorunu yaşama riski fazladır. Vücudun hormon düzeni genetiğe bağlı bir olgudur. Bu nedenle hormonal bozukluklar anneden kıza geçtiği için yine selülit oluşumunda etkilidir.

Selülit oluşumu stresle bağlantılı mıdır?

Stres vücutta organların ve sistemlerin çalışmasını olumsuz olarak etkileyen bir olgudur. Yoğun stres altında kalan bir kişinin dolaşım ve sindirim metabolizmasında aksaklıklar gözlenir ve kişi ani kilo alma, ani kilo verme gibi durumlar yaşayabilir. Buna bağlı olarak yağ yakımı azalır kilo alımı ve selülit oluşumu gözlenir. Strese bağlı olarak ani kilo verme sorunları da yaşanabilir. Ani kilo kaybı durumlarında da selülit sorunu yaşanır. Stres tüm vücudun çalışmasını olumsuz etkileyen bir sorun olduğu için sağlıklı yaşam için stresten uzak kalmak en iyisidir.

Sigara içmek selülit oluşumunu etkiler mi?

Sigara ve alkol gibi zararlı maddeler vücut sisteminin düzenli çalışmasını engeller. Sistemler düzenli çalışmadığı sürece vücutta aksaklıklar yaşanır. Sigara insan sağlığını bir çok olumsuz yönde etkilerken bir yandan da metabolizmanın düzgün çalışmasını etkilemektedir. Bu nedenlede kan dolaşımında da sigara kullanımına bağlı olarak oluşan problemler, selülitlerin artmasına neden olur.

Selülit tedavi yöntemleri pahalı mı?

Selülit sorununun artmasına bağlı olarak selülit tedavi için açılan kliniklerin sayısı da her geçen gün artmaktadır. Buna bağlı olarak gelişen bir rekabet durumu söz konusudur. Estetik amaçla uygulanan her türlü tedavi sigorta tarafından karşılanmaz. Buna bağlı olarak selülit tedavileri genellikle maliyetli tedavilerdir.

Selülit Tedavisi yanlış uygulanırsa ne olur?

Selülit tedavisi selülitin derecesi belirlenerek uygulanması gereken bir tedavidir. Selülit tedavisi için kullanılan 10 adet tedavi yöntemi vardır. Selülit tedavisi yanlış uygulandığında ciltte lekelenmeler, cilt dokusunun kaybı, zaman ve para kaybı gibi sonuçlar doğurabilir. Selülitin kesin olarak tedavi edilebilmesi için uygun yöntemlerin kullanılması gerekir.

Selülit tedavi edildikten sonra vücutta kalıcı iz bırakır mı?

Selülit ileri derecelere ulaştığı zaman tedavi edilirse tedavi sonrasında selülitin olduğu bazı bölgelerde hafif izler kalabilir. Ancak selülit tedavisine erken dönemde başlanıldıysa tedaviden sonra iz kalması söz konusu değildir.

Selülit yağı selüliti gidermede işe yarar mı?

Selülit yağı cilt altı dokusuna geçerek biriken yağların eritilmesini ve vücuda kazandırılmasını sağlar. Buna bağlı olarak da selülit sorununun ortadan kaldırılır. Selülit yağı erken dönemde müdahale edilen selülitlerin tedavisinde kullanılabilir. Selülit yağı kullanılırken spor ve egzersizler ile desteklenmelidir. Spor ve egzersiz ile desteklenen selülit yağı daha kısa sürede kesin sonuçlar verecektir.

Selülit pilates ile giderilebilir mi?

Pilates esneme ve germe hareketleri ile tüm vücudun hareket kazanmasını sağlayan bir egzersizdir. Pilates vücudun sıkılaşmasını sağlar. Vücut sıkılaştığı için cilt altında biriken ve serbest kalan yağ molekülleri pilates sayesinde kullanılır ve parçalanır. Bu sayede selülit sorunu ortadan kaldırılmış olur. Pilates tüm vücudu aynı anda çalıştıran bir spor çeşidi olduğu için vücudun farklı yerlerinde olan selülit sorununu aynı anda çözebilir.

Selülit fırçası kullanmanın bir sakıncası var mı?

Selülit fırçası ile selülitli olan bölgeler fırçalanır ve fırçalanan alanlarda kan dolaşımı hızlanır. Kan dolaşımı hızlandığı için selülitli olan bölgede ki yağ molekülleri parçalanır ve dağılır. Böylece sorunu çözülebilir. Selülit fırçası kullanırken fırçayı bastırmadan ve cilde zarar vermeden kullanmak gerekir. Fırça fazla kuvvet uygulanmadığı sürece cilt için tehlikeli değildir. Selülit fırçasını kullanırken cildinize zarar verecek kadar uzun süre kullanmamalısınız.

Selülit hangi sporla geçer?

Selülitin sebeplerinden bir tanesi de hareketsizlik ve beslenme alışkanlıklarıdır. Doğrudan doğruya bu sebebi ortadan kaldırmak ve diğer sebepleri de olabildiğince engellemek için ise düzenli olarak spor yapılması tavsiye edilir. Selülite etkisi olan sporlar genelde pilates, cross çalışmaları ve zumba gibi danslardır. Eğer doğrudan doğruya yalnızca selülitin iyileşmesi için çabalanıyorsa kalça, üst bacak ve alt bacak bölgelerini çalıştıracak egzersiz programları uygulanmalıdır.

Selülit çoğalır mı?

Selülitin oluşmasında etkisi olan faktörler ilerleyicidir. Tedavi prosedürleri başlamaz ve hayat tarzı değiştirilmezse selülit ilerleme eğilimindedir. En sık görülen bölge bacakların arkasıdır. Burada başlayan portakal görünümü bel, sırt ve göğüs altına doğru ilerler. Bazen de dizlerin altındaki bölgeye doğru indiği gözlenir. Alfa reseptörlerinin sayısı artıp beta reseptörlerinin sayısı azaldıkça da ciddi cilt sorunları ortaya çıkmaya devam eder.

Selülite hangi vitaminler iyi gelir?

Selülit, bağ dokularına doğru yağ dokularının itilmesinden kaynaklanan ve cilt altında oluşan; cilt altındaki düzensiz yapının da cilt üzerine belirti vermesiyle karakterize olan ciddi bir sorundur. Yağ yakımını artıran ve hücre yenilenmesine katkı sunan vitaminler selülit tedavisinde kullanılmaktadır. A vitamini takviyesi alınarak ya da A vitamini olan besinler tüketilerek selülit oluşan bölgedeki dokuların yenilenmesi sağlanabilir. E vitamini ve B vitamini de yağ hücrelerinin yakılmasını kolaylaştırdıkları ve düzenli bir yapıya oturmalarını sağladıkları için selülit tedavisinde kullanılmaktadırlar.

Selülit ne kadar sürede geçer?

Hayat tarzının değiştirilmesiyle beraber en azından selülitin ilerlemesi durur. Ancak sadece bu yöntemle selülitin tamamen ortadan kalkması oldukça güçtür. Çok küçük alanların iyileşmesi dahi yılları bulabilir. Lazer, cerrahi ya da krem tedavisiyle selülitin iyileşme süresi oldukça kısaltılabilir. En etkili yöntemler germe ve lazer operasyonlarıdır. İyileşme süresi yaklaşık olarak iki – üç aydır. Sonrasında ise krem tedavileri gelmektedir ki kremler ufak alanlara uygulanabilmelerinden ötürü selüliti çok daha uzun sürelerde ortadan kaldırmaktadır.

Selülit hamilelikte neden olur?

Hamileliğin başlamasıyla beraber hormon dengesi değişmeye başlar. Vücut hızla yağ depolar ve depolanan yağlar genelde bel ve bacak bölgesinde birikir. Yağ birikiminin fazla olması özellikle baldırda büyük boyutlu selülitleri tetikler. Ayrıca embriyonun vitamin ve mineral ihtiyaçlarının artması da hamile kadınlardaki selülit sebeplerindendir.

Selülit ne kadar sürede oluşur?

Hayat tarzı, beslenme alışkanlıkları ve genetik faktörlere bağlı olarak selülitlerin gelişim süresi uzar veya kısalır. Genelde ergenlik sonrasında ortaya çıkan selülit ilk ortaya çıktığı alandan yayılmaya başlar. Üst bacağı etkisi altına alması birkaç yılı bulabilir. Eğer hayat tarzı değiştirilmezse bel, sırt ve göğüs bölgesine sıçraması da olasıdır. Bu sıçrama yaklaşık olarak dört – beş yılı alır. Kilo verilip alındıkça ya da sağlıklı bir yaşam sürülmedikçe süreler iyiden iyiye kısalır.

Selülit kremleri spordan önce mi sürülür?

Selülitin tedavi edilmesi amacıyla kullanılan kremler yağ dokularının uygun formlarda parçalanması amacını gütmektedir. Bir dermatoloğun yazması gereken kremler hastanın durumuna göre kullanım sürecine sahiptir. Genelde sürüldükten sonra otuz dakika beklenmesi ve sonra spora başlanması gerekir. Ancak bazı krem türleri spor yapılmasının hemen ardından da kullanılabilmektedir. Önemli olan duş almadan önce kremi vücudun emmesidir.