Panik Atak

Panik Atak
Panik Atak

 

Bireyin beklemediği anda gerçekleşen duygu değişimi ve korku yaşaması durumuna panik atak rahatsızlığı adı verilir. Bu durumun sürekli olarak tekrar etmesi durumunda ise panik atak tedavisi teşhisi konulur. Bireyin endişe duyması, kalp çarpıntısı yaşaması, sürekli olarak titremesi, korkması ve nefes almakta güçlük çekmesi olaylarının tamamı panik atak rahatsızlığının sonucunda gelişir. Buna ilave olarak fobisi olan kişilerde de benzer durumları görmek mümkündür. Birey panik atak rahatsızlığı geçirdiği sırada nefes alamadığı için boğulma hissine kapılır. Bu nedenle panik atak hastasının istem dışı hareketler yaptığı görülür. Çeşitli aşamalarda görülen ilgili rahatsızlıkta ilerleyen aşamalar daha büyük riskler barındırır. Özellikle gelişim göstermeye başlayan panik atak rahatsızlığı tedavi edilmediği takdirde mide bulantıları, baş dönmeleri ve şiddetli baş ağrılarına neden olur. Bu etkiler kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bireyin ilgili rahatsızlıkla karşı karşıya kalması durumunda uzman doktordan veya psikologdan yardım alması gerekir.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Güler Mocan

Panik Atak Hakkında

Panik atak rahatsızlığı zaman içerisinde gelişim gösteren ve kişiden kişiye farklı etkiler gösterebilen rahatsızlık türlerinden birisidir. Rahatsızlığın gelişim göstermesi kişiyi psikolojik olarak yıpratır. Bununla birlikte bireyin günlük yaşantısında sıkıntı yaşadığını görmek mümkündür. Erken tanı ve teşhis aşamasının ertelenmemesi önemli bir seçenektir. Aksi takdirde rahatsızlığın hızla gelişim gösterdiğini görmek mümkün olacaktır. Panik atak rahatsızlığının ilk aşaması ile gelişim gösterdiği süreç arasında farklı etkiler gösterdiği biliniyor. Bu nedenle kişinin uzmanlardan destek alması önerilir.

Panik Atak Nedir?

Bireyin endişe duyduğu veya korktuğu bir durumun ani olarak gerçekleşmesi durumunda yaşadığı güçlük durumuna panik atak adı verilir. Bu durumda birey mantıklı olarak düşünemez ve nefes almakta güçlük çektiğinden dolayı paniklemeye başlar. İlk aşamada şiddetli etkiler görülmese bile ilerleyen süreçte mide bulantıları, baş dönmeleri, aşırı terleme ve baş ağrıları ortaya çıkar. Hem ilaç tedavisi hem de psikolojik destek ile panik atak rahatsızlığı tedavi edilebilir. Ancak bu sürecin geciktirilmemesi ve bireyin bir an önce tedaviye başlaması gerekir.

Panik Atak Türleri

Panik atak rahatsızlığının 3 farklı durumu bulunur. Bu nedenler arasında beklenmeyen, duruma bağlı ve duruma yatkınlık gösteren atakları sayabiliriz. Beklenmeyen ataklar; ortada bir sebep yok iken bir anda yaşanan nöbet durumudur. Bu birçok panik atak hastasında görülen komplikasyon türüdür. Duruma bağlı ataklar; daha önce yaşanmış bir korku duygusunun tekrar ortaya çıkması ile yaşanan nöbettir. Duruma yatkın ataklar; destek etmen bulunan atak türüdür. Bu nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan 6 farklı türde panik atak görülmüştür.

Klasik Panik

Panik atak çeşitleri arasında sıklıkla görülen klasik panik atakta çarpıntı gibi belirtilerin ortaya çıktığı teyit edilmiştir. Bu durumun yanı sıra kişi heyecanlanmaya başlar, göğsünde sıkışma yaşar, nefes almada güçlük çeker, titreme yaşar, sık sık terlemeye başlar, sol kolunda uyuşma görülür ve nefes alış verişi hızlanır. Bu belirtilerin aynısı kalp krizi rahatsızlığında da gözlemlenebilir. Panik atak hastalarının birçoğu ilgili durumları yaşadığında kalp krizi geçirdiklerini zanneder. Uzman doktorlar klasik panik atak türüne sahip hastalara bu konuda uyarı yapmakta ve destek sağlamaktadır. Kişi tedavi sürecinin ardından yaşadığı durumlarda kendi kendine yetebilecek düzeye gelir.

Kognitif Panik

Panik atak hastalığının bir diğer türü olan kognitif panik bilinç sistemini doğrudan etkiler. Birey panik atak sırasında kendisini kontrol edemez. Aynı zamanda kendisine zarar vermekten ve kontrolünü tamamen kaybetmekten endişe duyar. Bu gibi durumlarda kişinin kendi kendisine yetemediği ve sağlıklı bir şekilde düşünemediği net olarak görülür. Kognitif panik atak türü tedavi edilmediği takdirde kişinin daha önemli sağlık problemleri ile karşı karşıya kalabilme riski doğar.

Nonkognitif Panik

Kognitif panik türüne göre biraz daha hafif etkileri bulunmaktadır. Bireyde görülen en net belirti ise fenalık geçirmesidir. Bu türe ait belirtiler arasında göğüs baskısı, kalp çarpıntısı ve nefes almada güçlük görülebilir. Nonkognitif panik türüne sahip olan bireyler rahatsızlık gelişim gösterdiği takdirde önemli problemler yaşar. Nefes alma güçlüğü ilerleyen dönemde farklı rahatsızlıklara da neden olabilir. Diğer bir deyişle acil müdahale gerektiren durumlar ortaya çıkar.

Nokturnal Panik

Nokturnal panik sık görülmese de birçok panik atak hastasının yaşadığı durumları kapsar. Birey uyku halindeyken nöbet geçirir. Uyku halinde bilincin kısmen kapalı olması riskli bir durumdur. Ancak aniden geçirilen kalp çarpıntısı ve korku hissinin kişiyi uyandırdığı gözlemlenmiştir. Bu gibi durumlarda kişi boğulma hissi yaşar ve hava almak ister. Nokturnal panik türü ansızın yaşanan nöbet çeşitlerine uygun olacak bir türdür.

Gastrointestinal Panik

Panik atak rahatsızlığının bir başka türü olan Gastro İntestinal panik mide ve karın bölgesini kapsayan çeşittir. Panik atak hastasının nöbet geçirdiği sırada şiddetli mide bulantısı yaşadığı ve karnının ağrıdığı gözlemlenir. Nöbet geçirdiği andan itibaren mide ve karında başlayan ağrılar göğüs bölgesine doğru ilerler. Görülen diğer belirtiler ise şişkinlik, ishal olma ve şiddetli bulantıdır. İlgili belirtiler rahatsızlık gelişim gösterdikçe artmaya devam eder.

Korkusuz Panik

Panik atak hastalarında korkusuz panik türünü görmekte mümkündür. Birçok panik atak hastası nöbet sırasında kendisini kontrol edemeyecek düzeyde yıpranır. Korkusuz panik türüne sahip olan hastalarda ise korku ve panik durumu olmaz. Bu tip hastalar için kardiyoloji bölümü daha uygun olacaktır. Var olan belirtiler kalp ile ilgili bir sıkıntı olabileceğini işaret edebilir. Korkusuz panik türüne sahip olan ve bu yönde tanı konulan hastalar nöroloji ve kardiyoloji bölümüne sevk edilir.

Tedavisi

Panik atak rahatsızlığının 2 farklı tedavi yöntemi bulunmaktadır. Tedavi yönteminin hangisinin kullanılacağına uzman doktor karar verir. Rahatsızlık ile ilgili olarak yapılan testler, gözlemler ve bireysel görüşmeler neticesinde uygun tedavi yöntemi belirlenir. Elde edilen bulgulara göre verilen karar neticesinde ilaç tedavisi veya psikoterapi tekniği kullanılmaktadır. Hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi yöntemini kullanan hastalar görmek mümkündür. Gelişim gösteren panik atak rahatsızlıklarında her iki yöntemde kullanılır. Böylece daha etkili bir tedavi süresi geçirilmiş olunur.

İlaç Tedavisi

Panik atak tedavisi kullanılan etkili yöntemlerin başında ilaç tedavisi yer alır. İlaç tedavisi kişinin kendisini daha iyi hissetmesi açısından önemlidir. İlacın periyodik olarak kullanımı ile birlikte var olan şiddetli belirtilerin büyük bir kısmı daha hafif hissedilir. Panik atak tedavisi ilaçlarının kullanımı sadece nöbet anında olmamalıdır. İlaç takviyesi yaparken periyodik olarak ilaçları kullanmak ve belirlenen saati aksatmamak gerekir. Uzun vadede etkili sonuç sunan ilaç tedavisi hastaların iyileşmesine doğrudan katkı sağlar.

Psikoterapi

Panik atak rahatsızlığı için yapılan tedavi uygulamalarından bir diğeri de psikoterapidir. Psikoterapi uygulaması ilaç tedavisi ile birlikte alınabilir. Panik atak rahatsızlığının psikolojik etkilerini ön plana çıkaran ve olumsuz etkilere odaklanan psikoterapi tekniği, hastanın kendi kendine yetemediği durumlarda kullanılır. Panik atak tedavisinde etkili sonuçlar sunan psikoterapi uygulaması %90'ın üzerinde başarı oranına sahiptir. Uzman doktor ile hasta arasındaki iletişimin kuvvetli olduğu psikoterapi uygulaması birkaç seans uygulanabilir. Her bir seansta hasta kendisini daha kuvvetli ve dirençli hissedecektir. Seans sayısı hastalığın gelişim gösterdiği seviyeye bağlı olarak değişir.

Bilişsel-Davranışçı Terapi

Uzman doktor veya psikolog ile hasta arasında yapılan yüz yüze görüşme ile gerçekleştirilen terapi uygulamasıdır. Bilimsel verilerden faydalanarak yapılan bu uygulama net sonuçların elde edilmesine de yardımcı olur. Doktorun hasta ile sözel iletişim kurduğu bilişsel-davranışçı tedavi uygulamasında hastanın kendisini zayıf hissettiği yönler ortaya çıkarılır. Yapılan birebir görüşme ile büyük bir yol kat edilerek hastanın kendi kendisine yetecek duruma gelmesi sağlanır. Hasta terapi başlangıcında çeşitli noktalara odaklanır ve bu soruları yanıtlandırmaya çalışır. Genellikle tedavi uygulamaları sonunda nasıl olunması gerektiği ve nelerin değişmesi gerektiği belirlenir. Bilişsel-davranışçı terapi uygulamasında tüm bu süreç belirli aşamalar dahilinde işlemeye başlar. İlgili aşamalar; değerlendirme, psiko-terapi ve terapötik müdahale olarak belirlenmiştir. Bu aşamalar çerçevesinde tedavi süreci devamlılık gösterir.

Değerlendirme

Bilişsel-davranışçı terapinin giriş aşaması olarak bilinen değerlendirme aşamasında uzman doktor hastanın durumunu analiz eder. Tedavi uygulaması öncesinde uzman doktor hastaya bir test uygular. Test uygulaması ile doktorunuzun hakkınızda yeterli oranda bilgi sahibi olması sağlanır. Tedavi süresince devam edilen her seansta doktor hastanın ne kadar gelişim gösterdiğini analiz ederek var olan eksikliklere odaklanır. Değerlendirme aşaması hastanın takip ettiği her seansta yapılabilir. Bununla ilgili karar doktora aittir.

Psiko-eğitim

Panik atak rahatsızlığının tedavi uygulamaları arasında bulunan psiko-eğitim temel uygulamalardan birisidir. Uygulamanın başlangıcında hastanın davranışları incelenir. Olaylara verilen tepkiler, hastanın güncel durumu ve olaylara bakış açısı ise takip eden analiz değerleridir. Psiko-eğitim uygulamasında var olan yanlışlıkların düzenlenmesi hedeflenir. Hastanın yanlış davranışları ve düşünceleri analiz edildikten sonra bunların yerine doğru olan davranışlar kazandırılır. Genel anlamda psiko-eğitim ile hastanın kendi kendisine yetebilecek duruma gelmesi sağlanır.

Terapötik Müdahale

Uzman doktor veya terapist ile hasta arasındaki iletişime terapötik ilişki adı verilir. Burada terapistin iki önemli unsuru ön plana çıkardığı gözlemlenir. Birincisi hasta ile empati kurmak, ikincisi ise saydam olmaktır. Böylece hastanın güven kazanması ve tedavi sürecine uyum göstermesi de sağlanır. Empati kurmanın amacı hastanın durumunu anlamaktır. Bu durumu hastaya uygun şekilde ifade etmek için saydam olmak gerekir. Böylece hastaya güven duygusu da aşılanacaktır. Terapötik müdahale ile birlikte hasta ile terapist arasında iş birliği oluşur. Bu işbirliği sayesinde belirli oranda yol kat edilmesi sağlanır ve tedavi başarılı bir şekilde ilerlemeye devam eder.

Panik Atak ile Birlikte Görülebilen Rahatsızlıklar

Panik atak rahatsızlığı ile birlikte görülen birçok rahatsızlık türü bulunmaktadır. İlgili rahatsızlıklar yapılacak testler ve tanı sürecinde uygulanan yöntemler sayesinde ortaya çıkarılabilir. Bu rahatsızlıklar agorafobi, depresyon, sosyal fobi ve hipokondriazis olarak açıklanmıştır. İlgili rahatsızlık tedavi edilebilen rahatsızlık türleri arasındadır.

Agorafobi

Panik atak rahatsızlığı ile birlikte görülen agorafobi rahatsızlığının da önemli etkileri bulunmaktadır. Genel anlamda kapalı alan rahatsızlığı olarak adlandırılan bu rahatsızlık panik atak hastalarında korku duygusunu tetikler. Kapalı alanda kalan panik atak hastası kısa süre içerisinde rahatsızlığın etkilerine maruz kalır. Rahatsızlığın göğüs ağrısı, baş dönmesi, mide bulantıları, aşırı terleme ve nefes almada güçlük çekme gibi belirtileri görülmektedir. Agorafobi rahatsızlığı olan kişiler kapalı kaldıkları alanda ölebileceklerini düşünmekte olduğundan dolayı şiddetli bir şekilde endişeye kapılırlar. Genellikle sinir sisteminde meydana gelen sorunlar veya genetik faktörler nedeniyle gelişim gösteren agorafobi rahatsızlığı, travma yaratacak herhangi bir durum yaşandığında da etkisini gösterebilir. Bu rahatsızlığa sahip kişiler anksiyete ilaçları ve antidepresan ilaçları ile tedavi edilebilir. Bununla birlikte hastanın bir terapiste görünmesi gerekir.

Depresyon

Bireyi derinden etkileyen ve sürekliliği olan ruhsal bozukluk olarak tanımlanan depresyon rahatsızlığı panik atak ile birlikte görülebilir. Kişinin kendisini stres ve baskı altında hissetmesi durumudur. Depresyon rahatsızlığı bireyin sürekli olarak negatif düşünmesine neden olur. Depresyon rahatsızlığı bulunan kişiler çeşitli belirtilerle karşılaşabilir. En çok görülen belirtiler; odaklanma problemi, iştahsızlık, uyku düzeninde değişim ve fiziksel ağrılardır. Bunlara ilave olarak negatif düşüncenin ön plana çıkması ise yaşam kalitesini önemli oranda etkilemektedir. Uzman psikolog gözetiminde rahatsızlığın tedavisi uygulanabilir.

Sosyal Fobi

Bireylerin kendisini toplumdan soyutlaması ile ilişkilendirilen sosyal fobi rahatsızlığı ilerleyen aşamalarda çok daha önemli sağlık problemlerine neden olabilir. Özellikle panik atak rahatsızlığı bulunan kişilerin başına sıklıkla gelen sosyal fobi rahatsızlığı tedavi edilen bir rahatsızlıktır. Sosyal ortamlarda bulunmaktan endişe duyan, çekinen ve iletişim kurma becerisine güvenmeyen bireyler sosyal fobi rahatsızlığına maruz kalmıştır. Özellikle adolesan dönemde ortaya çıkan bu rahatsızlık erkeklerde daha sık görülmektedir. İlaç tedavisine nazaran uzman psikolog gözetiminde tedavi olmak daha makul bir seçenektir.

Hipokondriazis

Panik hastalarının bazıları düşük oranda da olsa hipokondriazis rahatsızlığı görülebilmektedir. Tıbbi anlamı ile hastalığa yakalanma korkusu olarak tanımlanabilir. Kişi sürekli olarak hastalığa yakalanacakmış endişesi duyar veya ciddi bir rahatsızlığı olduğunu düşünebilir. Belirtileri bakımından depresyon ile karıştırılan ilgili rahatsızlığın tedavisi bulunmaktadır. Tedavi seçenekleri arasında grup psikoterapi yer alır.

Panik Atak Hastalığının Nedenleri

Panik atak rahatsızlığı belirli nedenlere bağlı olarak gelişim gösterebilir. Bu nedenler arasında; stresli yaşantıya sahip olmak, genetik faktörler, ciddi bir rahatsızlık geçirilmesi ve travmatik olaylar yer almaktadır. Aynı zamanda bireyin bazı beyin hormonlarının anormal seviyede çalışması panik atak rahatsızlığını doğrudan etkiler.

Bazı Beyin Hormonlarının Anormal Çalışması

Panik atak rahatsızlığının gelişiminde etkili rol oynayan unsurlardan birisi de beyin hormonlarının çalışma düzeyidir. Beynimizde nöron adı verilen sinir hücreleri bulunur. Bireyin heyecan duyması veya duygusal değişimler yaşamasını düzenleyen nöronlar, beyin hücrelerinin anormal çalışmasına neden olabilir. Beyin hücrelerinin anormal çalışması sonucunda panik atak rahatsızlığı görülmektedir.

Panik Atak Hastalığının Belirtileri

Panik atak hastalığının belli başlı belirtileri bulunmaktadır. İlgili hastalığın belirtileri birçok rahatsızlık grubu ile karıştırılmaktadır. Ancak yapılan testler ve hastanın şikayetleri sonucunda uzman doktor tanı koyabilir. Panik atak hastalığının başlıca belirtileri; çarpıntı, terleme, titreme veya sarsılma, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bulantı, bayılacakmış gibi olma, çıldırma korkusu ve ölüm korkusudur. İlgili belirtiler görüldüğü takdirde uzman doktora görünmek gerekir.

Çarpıntı

Panik atak rahatsızlığına sahip olan kişilerde en sık görülen belirti çarpıntı hissidir. Yaşanan travmatik bir olay ile kişinin kalp çarpıntısı başlar. Kişinin bilinçli bir şekilde hareket etmesinin mümkün olduğu bu aşama rahatsızlığın gelişimi ile birlikte farklı bir tablo ortaya koyabilir. Çarpıntının şiddetlenmesi ile birlikte kişi daha ağır korkular yaşayabilir.

Terleme

Panik atak rahatsızlığın en sık görülen ikinci belirtisi terlemedir. Bireyin ani bir durumla karşı karşıya kalması sonucunda hızla terlediği gözlemlenebilir. Terleme olayının vücudun bir tepkisi olarak tanımlandığı görülür. Kişi korku duyduğu anda veya endişe duyduğu anda gözle görülür bir şekilde terler.

Titreme veya Sarsılma

Panik atak rahatsızlığı olan kişiler hastalığın gelişimi ile birlikte farklı belirtiler görebilir. İlk aşamada görülmeyen ancak yaşanan ani olaylar karşısında gelişim gösteren belirtilerden bir diğeri de titremedir. Kişi yaşadığı olay karşısında şok geçirdiğinden dolayı bir anda titremeye başlar. Eli ve ayağı titreyen kişilere yapılabilecek ilk müdahale kişiyi sakinleştirmek olacaktır.

Nefes Darlığı

Panik atak rahatsızlığına sahip olan kişiler hastalığın ilerleyen aşamalarında farklı belirtiler görmektedir. Bu belirtilerden en önemlisi nefes darlığı yaşanmasıdır. Nefes almada güçlük çekmek kişinin bilinçli bir şekilde hareket etmesini de zorlaştırır. Bu nedenle tedavi sürecinin geciktirilmemesi ve aksatılmaması gerekir.

Göğüs Ağrısı

Panik atak rahatsızlığı bulunan kişiler endişe duyduğu bir olay yaşandığında aniden göğsünü tutabilir. Bu bilinç dışı gerçekleştirilen bir reflekstir. Göğüs bölgesinde yaşanan ağrıdan dolayı kişi nefes almakta da güçlük çekebilir. Bu durumda olan kişilerin sakinleştirilmesi gerekir.

Bulantı

Panik atak rahatsızlığının gelişim göstermesiyle birlikte mide bulantılarının da sıklaştığını görmek mümkündür. Rahatsızlığa sahip olan kişilerin sıklıkla şikayet duyduğu durumlardan birisi de mide bulantısı yaşamasıdır. Yaşanan ani olayla birlikte kişinin mide bulantısı geçirdiği gözlemlenir.

Bayılacakmış Gibi Olma

Yaşanan travmatik olayların karşısında birey kendisini bayılacakmış gibi hissedebilir. Özellikle nefes almada güçlük çekilmesi ve göğüs ağrısının şiddetlenmesi ile birlikte kişi bilinç dışı eylemlerde bulunabilir. Kendisini bayılacak gibi hisseden kişiler o an için sağlıklı düşünemez.

Çıldırma Korkusu

Panik atak rahatsızlığının son evrelerinde kişi aklını kaybetme sağlıklı düşünememe ve çıldırma korkusu ile yaşar. Bu korkular çok daha büyük sağlık problemlerini beraberinde getirebilir. Kişinin bu aşamaya gelmeden önce en azından ilaç tedavisine başlamış olması gerekir. Aksi takdirde ani olaylarda kişinin kendini kaybettiği gözlemlenebilir.

Ölüm Korkusu

Panik atak rahatsızlığı ile birlikte görülen ruhsal bozukluklar arasında ölüm korkusu endişesi de yer alır. Kişi ani olaylar karşısında sağlıklı karar veremediği için sürekli olarak endişe duymaya başlar. Kişinin duyduğu endişeler arasında ölüm korkusu da yer almaktadır. Bu durum genellikle panik atak rahatsızlığının son evresinde görülür. Tedavi süreci ertelendiği müddetçe durum şiddetli bir şekilde ilerleme kaydedebilir.

Panik Atak Hastalığının Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Panik atak rahatsızlığında önemli süreçlerden birisi de tanı ve teşhis sürecidir. Bireylerin rahatsızlığın gelişimini engellemesi ve tedaviye geçmesi için tanı koyulması gerekir. Rahatsızlığın teşhis edilmesi ve tanı konulabilmesi için izlenen bazı yöntemler bulunmaktadır. Fiziksel muayene, laboratuvar testleri ve psikolojik değerlendirme yöntemleri teşhis ve tanı aşamasında kullanılan başlıca yöntemler arasındadır.

Panik Atak Tanısı

Panik atak rahatsızlığının teşhis edilebilmesi ve tanı koyulması için hastanın bazı uygulamaları eksiksiz olarak yapması gerekir. Özellikle uzman doktor tarafından verilen testlerin eksiksiz bir şekilde tamamlanması önemlidir. Bununla birlikte hastanın şikayetlerini eksiksiz bir şekilde uzman doktora iletmesi gerekir. Böylece elde edilen bulgular değerlendirilir ve en uygun tedavi seçeneği belirlenir. Tanı konulabilmesi için izlenen yöntemler fiziksel muayene, testler ve psikolojik değerlendirmedir.

Fiziksel Muayene

Panik atak rahatsızlığının tanısının konulabilmesi için yapılan ilk uygulama fiziksel muayene uygulamasıdır. Bu uygulamada net rakamlar ve veriler üzerinden işlem yapılır. Fiziksel muayeneye giriş aşamasında ilk olarak hastanın şikayetleri dinlenilir. Bu noktadan sonra hastanın bazı değerleri öğrenilir. Takip eden aşamada hastanın boy ve kilo ölçümü yapılır. Bununla birlikte kalp atış hızı, tansiyonu ve yüksek ateş gibi rahatsızlıklarının olup olmadığı belirlenir. Aynı zamanda karın bölgesinde tarama yapılarak var olan durum analiz edilir. Son aşamada ise kalp ve akciğer dinlenerek herhangi bir problem olup olmadığı tespit edilir. Fiziksel muayene aşaması ile birlikte elde edilen veriler rahatsızlığın tedavisinin belirlenmesinde doğrudan etkisi olan değerleri kapsar. Uzman doktorlar bu bölümde detaylı inceleme yapmakta ve hastanın durumunu net olarak analiz etmektedir.

Laboratuvar Testleri

Panik atak rahatsızlığının ilk aşamasında elde edilen verilerin yanı sıra tıbbi imkanlar kullanılarak destek alındığı gözlemlenir. Tıbbi imkanlar çerçevesinde hastanın bazı testleri uygulaması istenir. Bu testler arasında kan sayımı (CBC), tiroit testi, kan testi ve EKG testi bulunur. Testlerin sonucuna göre takip edilecek tedavi yöntemi belirlenir. İlgili testler hastanın var olan durumunun net olarak analiz edilmesini sağlar.

Psikolojik Değerlendirme

Uygulanan fiziksel muayene ve laboratuvar testleri ile elde edilen verilerin altını dolduracak sebepler psikolojik değerlendirme aşamasında ortaya çıkar. Bu aşamada genellikle hasta ile diyalog kurulur. Hastanın var olan şikayetlerinin ortaya çıkış sebebi araştırılır. Hastaya yöneltilen sorulara alınan yanıtlar neticesinde var olan rahatsızlıkların asıl sebebi teşhis edilir. Aynı zamanda var olan kötü alışkanlıklar da ortaya çıkartılır. Psikolojik değerlendirme aşamasının da sonlanmasıyla birlikte net olarak uygulanacak tedavi yöntemi belirlenir.

Risk Faktörleri

Panik atak rahatsızlığının risk faktörleri kişilerin rahatsızlığa ne kadar yakın olduğunu ortaya çıkaran ayrıntıları kapsar. Kişiler çeşitli nedenlere bağlı olarak rahatsızlığa yatkınlık gösterir. Bu nedenler arasında genetik faktörler dahil birçok faktör yer almaktadır. Panik atak hastalığının gelişimini etkileyen riskli durumlar arasında genetik faktörler, stres, büyük değişimler ve travmatik olaylar yer alır.

Genetik

Panik atak rahatsızlığının ortaya çıkmasında en önemli etmen gen havuzunda bulunan riskli durumlardır. Aile büyüklerinin panik atak rahatsızlığı geçirmesi sonucunda bireyler bu rahatsızlığa yakalanabilir. Farklı şekillerde ortaya çıkıyor olsa bile rahatsızlığa neden olan ana etmen genetik faktörlerdir. Özellikle baskın genlerde bu durum sıklıkla görülebilir.

Stres

Bireyin stresli bir yaşam sürdürmesi ve ani olaylar karşısında stres duyması panik atağın ortaya çıkmasına neden olabilir. Stresli yaşamdan uzak durmak ve doğal tedavi yöntemleri ile bu tür negatif durumlara karşı önlem almak önemli bir süreçtir. Kişi stresten uzak durmak için psikolojik destek alabilir.

Büyük Değişimler

Bireyin hayatında meydana gelen büyük değişimler ani duygu değişimlerine de neden olmaktadır. Bu tip olaylara birçok kişi farklı tepki verebilir. Ancak yaşanan ani değişimler kişileri panik atak rahatsızlığına itebilir. Bu durumda psikolojik destek almak önemli bir seçenektir.

Travmatik Olay Yaşamak

Kişilerin hayatları boyunca yaşadığı travmatik olaylar kalıcı hasarlara neden olabilir. Bu hasarlar arasında yer alan panik atak rahatsızlığı ise olumsuz etkilere sahip olan sonuçlardan birisidir. Yaşanan ani olaylar veya ölümler kişiyi panik atak rahatsızlığına sevk edebilir. Bu gibi durumlarda destek almak kişinin özgüvenini yerine getirir. Aynı zamanda panik atak rahatsızlığının oluşumu veya gelişimi engellenebilir.

Komplikasyonlar

Panik atak rahatsızlığının komplikasyonları bulunmaktadır. Hasta bireylerde sıklıkla görülen bu komplikasyonlar olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bilinen en yaygın komplikasyonlar; intihar düşüncesinin artması ve birtakım fobilerin gelişmesidir. Bu konuda uzman doktorlardan destek alınması gerekir.

İntihar Düşüncelerinin Artması

Panik atak hastalığının son evrelerinde kişinin negatif düşüncelere eğilimli olduğu gözlemlenir. Tedavi uygulamasına geçmeyen ve ilaç kullanımını aksatan hastalarda sıklıkla görülen durumlardan birisi de intihar düşüncesine kapılmasıdır. Bu tür hastalar yaşadıkları ani duygusal değişimler ve travmatik olaylarda intihara yatkındır. Panik atak hastalarının intihar düşüncesinin artmasındaki en büyük etken ise kendi kendine yetememe durumudur. Terapist ve uzman doktorlar bu aşamadaki hastalar için hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi uygulamasını önermektedir.

Birtakım Fobilerin Gelişmesi

Panik atak rahatsızlığının ortaya çıkış noktalarından birisi olan ani duygusal değişimler bazı fobilerin gelişmesine de olanak sağlar. Örneğin panik atak hastalığı ile birlikte görülen agorafobi rahatsızlığı kapalı alandan korkma durumudur. Bu durum panik atak hastalığının gelişmesi ile ortaya çıkabilir. Hasta kapalı alanlarda bulunmaktan korkar ve nefes darlığı çekmeye başlar. Aynı zamanda hastanın mide bulantısı yaşadığı da gözlemlenmiştir. Bu tür fobiler rahatsızlığın verdiği etki ile birlikte gelişebilir.

Sık Sorulan Sorular

Panik atak rahatsızlığı ile ilgili soruların yöneltildiği bölümdür. İlgili bölümde; panik atak rahatsızlığı, rahatsızlığın gelişim nedenleri, rahatsızlığın belirtileri, komplikasyonlar, tedavi yöntemleri, tedavi öncesi ve sonrası süreç vb. konularda sorulan sorular yer almaktadır.

Panik Atak ve Panik Bozukluk Aynı Şey Midir?

Panik atak ile panik bozukluk birbirinden farklı şekilde tanımlanan kavramlardır. Panik atak bir sonuçtur, panik bozukluk ise rahatsızlık türüdür. Her panik atak hastası insan için panik bozukluk hastalığı tanısı koymak mümkün değildir. Anksiyete bulguları görüldüğünde veya panik atak tanısı konulduğunda sıklıkla panik bozukluk tanımı akla getirilir. Ancak bu yanlış bir tanımlamadır.

Panik Atak Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Panik atak rahatsızlığının gelişim süreci çeşitli evrelerde gözlemlenebilir. İlk etapta rahatsızlığın belirtileri şiddetli değildir. Ancak kişinin rahatsızlık ile mücadelesi yetersiz kaldığı anda veya tedavi aşamasına geçilmediği anda rahatsızlık gelişim kaydeder. Bu durumda şiddetli belirtiler gözlemlenir. Aynı zamanda rahatsızlık ile birlikte gelişen bazı ruhsal hastalıklar ortaya çıkabilir. Sonuç kişiden kişiye değişkenlik gösterir.

Panik Atak Kendiliğinden Geçer Mi?

Panik atak rahatsızlığı kişiden kişiye farklı etki gösterebilir. Bazı kişiler dayanıklı yapıya sahipken yaşadığı problemleri bir uzman hekim yardımıyla basit şekilde atlatabilir. Bazı hastalarda ise bunun zıttı durum görülebilmektedir. Ancak bireyin sahip olduğu koşullar ne olursa olsun panik atak rahatsızlığı kendi kendisine geçen bir rahatsızlık türü değildir. İlgili rahatsızlıkta tedavi seçeneği önemlidir.

Panik Atak Tamamen İyileşebilir Mi?

Panik atak rahatsızlığının tedavisi farklı sonuçlar ortaya çıkarabilir. Ülkemizde başarılı bir şekilde uygulanan psikoterapi teknikleri ve ilaç tedavisi olumlu sonuçlar sunar. Ancak bazı hastalıklar ilerleyen zamanda tekrar ortaya çıkabilir. Kronik rahatsızlık türü olmasa bile panik atak rahatsızlığının da tekrar edebildiğini söylemek mümkündür. Kişi tedavi sonrasında yaşadığı ilk travmatik olayda yine benzer belirtileri gösterebilir. Buna ilave olarak rahatsızlık tamamen iyileşme gösterebilir. Birçok panik atak hastasının tedavi yöntemlerini uygun şekilde takip etmesi iyileşme sürecini etkili kılmıştır.

Tedaviden Sonra Rahatsızlık Tekrarlar Mı?

İlaç tedavisi veya psiko teknik uygulamalarında hasta belirli bir yol kat eder. Uygulamalar periyodik olarak sürdürüldüğünde yaşadığı endişe, korku ve belirli komplikasyonlar ortadan kalkar. Zaman içerisinde kişi tamamen sağlığına kavuşabilir. Ancak panik atak hastalığı bir noktadan sonra tekrar ortaya çıkabilir.

Panik Atağın Görülme Sıklığı Nedir?

Elde edilen istatistiksel veriler doğrultusunda panik atak rahatsızlığının her 4 kişiden 1'nde görüldüğü ortaya çıkmıştır. Son zamanlarda bu oran biraz daha düşmüş olsa da veriler benzer sonuçlar ortaya koymaktadır. Aynı zamanda panik atak hastalarının, rahatsızlığa neden olan etmenler ile karşılaştığında nöbet geçirdiği teyit edilmiştir. Yani panik atak belirli zaman aralıkları ile değil aniden gelişen bir durumdur. Panik atağın görülme sıklığı kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Bazı hastalar en ufak duygu değişiminde rahatsızlanırken bazıları ise travmatik olaylarda nöbet geçirmektedir.

Panik Atak Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Panik atak rahatsızlığı kişiye göre farklı oranda etki gösterebilmektedir. Doğal olarak tedavi uygulamasının süresi kişinin hastalığa karşı direncine ve tedavi sürecinde yaşadığı gelişime bağlıdır. Panik atak tedavisinin net olarak belirli bir sürede tamamlandığı söylenemez. Ancak yapılan araştırmalarda birçok panik atak hastasının ortalama 6 ile 12 seans arasında iyileşme gösterdiği kaydedilmiştir.

Psikoterapi ve İlaç Tedavisi Bir Arada Uygulanabilir Mi?

Panik atak hastalarının en çok merak ettiği konulardan birisi iki tedavi seçeneğinin de aynı anda kullanılıp kullanılmayacağıdır. Hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi uygulamaları bir arada yapılabilir. Fakat bu konu hakkındaki en doğru karar uzman doktor veya terapiste bağlıdır. Eğer hastada yeteri kadar gelişim görülmemiş ise ilaç tedavisine ilave olarak psikoterapi uygulaması önerilir.

Panik Atak Askerlik Yapmaya Engel Midir?

Bu sorunun yanıtı geniş çaplıdır. Çünkü net olarak engeldir veya engel değildir ifadesini kullanmak doğru değildir. En doğru değerlendirme askeri hastaneler tarafından yapılmaktadır. Panik atak rahatsızlığına sahip olan kişiler askere alınabilir, ancak bu kişilerin görev ve yükümlülükleri farklı olabilmektedir. Panik atak rahatsızlığı olan kişiler için; ilgili rahatsızlık bir engel olmasa bile gerekli önlemler alınmaktadır. Kişinin durumu kritik ve rahatsızlığının şiddeti ileri derecede ise askeri eğitim seviyesi de ona göre belirlenir.

Panik Atak Sırasında Kişi Kendini Kontrol Edebilir Mi?

Panik atak rahatsızlığının belirtileri kişiden kişiye göre değişebilir. Yaşanan duygu değişimi, endişe veya korku durumlarında birçok kişi nefes almakta güçlük çeker. Bu gibi durumlarda bilinçli hareket etmek mümkün değildir. Ancak bazı hastaların daha dirençli olduğu ve rahatsızlığın olumsuz etkilerini minimum düzeyde hissettiği görülebilir. Panik atak hastalarının tedavi olmasının asıl amacı kendisini kontrol edebilme yetisinin kazandırılması ve kuvvetlendirilmesidir.

Panik Atak Tedavisi Neye Yöneliktir?

Panik atak tedavisinde uzman doktorun ve terapistin amacı hastanın kendi kendine yetebilecek duruma gelmesine yardımcı olmaktır. Panik hastasına yönelik olarak yapılan tedavi uygulamaları arasında ilaç tedavisi ve psikoterapi yer almaktadır. İlgili tedavi uygulamaları periyodik olarak sürdürülür ve rahatsızlığın tamamen iyileşmesi hedeflenir.

Tedaviden Sonra Kişinin Yapması Gerekenler Nelerdir?

Panik atak tedavisinin ardından kişinin davranış biçimlerinde belirli oranda değişim gözlemlenebilir. Özellikle psikoterapi uygulamasının ardından kişi özgüven kazanır ve ani olaylarda panik atak belirtilerine karşı daha dirençli olur. Bu süreçte benzer bir tablo çizilebilmesi için uzman doktorun ifadeleri pratiğe dökülmelidir. Doktor ile birlikte kişinin bireysel çabası tedavi sürecinin olumlu sonuçlanmasını sağlar. Panik atak hastalarına tedavi sonrası için yapılan en önemli uyarı kendisini yıpratan etmenlerden uzak durması ve panik atak ilaçlarını periyodik olarak kullanmasıdır. Sadece nöbet anında ilaç kullanımı yanlış bir eylemdir. Bu gibi detaylara dikkat ederek rahatsızlıktan tamamen kurtulmak mümkündür.

Panik Atak Önlenebilir Mi?

İlgili rahatsızlık henüz başlangıç evresinde ise bir uzman yardımı ile kolay bir şekilde önlenmesi mümkündür. Ancak gelişim gösteren panik atak rahatsızlıklarında bireysel müdahaleler yetersiz kalacaktır. Bu nedenle kişinin tedavi sürecini aksatmaması gerekir. Panik atak rahatsızlığı bireysel olarak önlenmeye çalışılırsa daha önemli sağlık problemleri ortaya çıkabilir.

Panik Atak Hangi Yaş Aralığında Görülebilir?

Panik atak rahatsızlığının sıklıkla görüldüğü yaş grubu 20 ile 25 yaşlarıdır. Bu yaş grubundaki insanlarda ilgili rahatsızlık etkisini gösterebilir. Fakat daha genç veya orta yaşlı insanlarda da panik atak rahatsızlığını görmek mümkündür.

Panik Atak ve Kalp Krizi Arasındaki Farklar Nedir?

Birçok panik atak hastası ilk belirtiler ile karşılaştığında kalp krizi geçirdiğini düşünür. Ancak panik atak ile kalp krizi birbirinden farklı rahatsızlık gruplarıdır. İki rahatsızlığın belirtileri arasında zıt yönde benzerlik bulunur. Panik atak rahatsızlığında önce çarpıntı başlar, kalp krizinde ise göğüs ağrıları şiddetlendiğinde çarpıntı başlar. Panik atak rahatsızlığında ağrı dinlendikçe şiddetlenir, kalp krizinde ise ağrı hareket ettikçe şiddetlenir. Panik atak rahatsızlığında hissedilen ağrı dikkat başka yöne çekilince dağılır, ancak kalp krizinde ağrı göğüs bölgesinin ortasında ve süreklidir. Buna ilave olarak panik atak rahatsızlığında bulantı olur ancak kusma olmazken kalp krizi geçiren kişilerde hem bulantı hem de kusma gibi belirtiler sıklıkla görülür.

Sigara ve Alkol Kullanımı Panik Atağı Tetikler Mi?

Kötü alışkanlıkların bağımlılık seviyesinde olması panik atak rahatsızlığının gelişimini sürdürür. Ayrıca ilgili rahatsızlığın oluşumda da etkilidir. Sigara ve alkol kullanımına son verilmediği müddetçe rahatsızlık hızla gelişim göstermeye devam eder ve bu durum farklı sağlık sorunlarına da yol açabilir.

Panik atak hangi vitamin eksikliğinde görülür?

Panik atak her insanın münferit olarak karşılaştığı ancak nadiren olmasından dolayı çok önemsemediği ciddi bir sorundur. Panik atağın sebeplerine yönelik çalışmalar bazı vitamin türlerinin panik atak gelişiminde etkisi olduğunu göstermektedir. Bu durum her panik atak hastası için geçerli değildir. Akut olarak gelişen ve kronikleşmeyen panik ataklarda B vitamini türlerinin etkisi büyüktür. Özellikle B6 ve B12 vitaminleri nörolojik faaliyetler açısından önem arz etmektedir.

Panik atak hangi mevsimde artar?

Hiçbir uyarıcı olmamasına rağmen bir anda korku durumunun ortaya çıkması panik atak olarak adlandırılmaktadır. Panik atak dönemleri ile mevsimler arasında korelasyon oluşturulamasa da atak dönemlerinin genelde karamsar havalara denk geldiği tespit edilmiştir. Yani ilkbahar ve yaz aylarında panik atak sayısı düşük iken yalnızlıkla birleşen sonbahar ve kış aylarında yaygındır. Panik atak hastalarının odalarında canlı ışıklar bulunmasının temel sebebi de ortamdaki kasvetin alınmasıdır.

Panik atak kaç yaşında başlar?

Panik atağın sebeplerine dair çalışmalar hala devam etse de günümüz yaşam şartlarının panik atak vakalarında artışa sebep olduğu bilinmektedir. Her geçen gün panik atak görülme yaşı biraz daha düşmektedir. Özellikle akut olarak gelişen ve tekrarlamayan panik ataklar onlu yaşlardan itibaren ortaya çıkabilmektedir. Onlu yaşlarda başlayan bu akut ataklar ergenlikten sonraki dönemde kronikleşme eğilimindedir.

Panik atak nasıl olur?

Panik atak ortamda korkuya sebep olabilecek herhangi bir faktör yokken gelişmektedir. Özellikle karanlık ve kasvetli ortamlarda bir anda atağın başlaması mümkündür. Hasta, göğüs kafesindeki ciddi bir baskı ile atağa başlar. Sonrasında ise kalpte çarpıntı başlar. Kalp aşırı hızlanabilir. Tüyler dikleşir ve hafif bir titreme başlayabilir. Solunum hızlanır ve kesik kesik hale gelir. Belirtiler şiddetlendikçe göz kararır ve bayılma gerçekleşebilir. Atak sırasında göz bebekleri büyür, tehlike halindeki vücut durumu ortaya çıkar. Tüm atak yaklaşık on dakika ile yarım saat arasında sürebilir.

Panik atak olanlar nelerden korkar?

Panik atak belirli bir uyarıcıya karşı verilen tepkileri ifade etmez. Ortamda korku unsuru var iken normal kabul edilebilecek bu belirtiler, ortamda korku unsuru yok iken ortaya çıktığında hastalıktan bahsetmek mümkündür. Panik atak hastalarının spesifik olarak korktuğu şeyler belli değildir. Gelecek kaygısı, ölüm korkusu, boş vermişlik hali, duygusal bunalım anları panik atağı tetikleyebilmektedir. Karanlıktan korkulması vs. gibi sebepler de başlıca korku unsurlarıdır ancak bu unsurların hiçbirisi atak sırasında mevcut değildir.

Panik atak neyin belirtisidir?

Panik atağın ortaya çıkmasına sebep olabilecek onlarca faktör bulunur. Hala aydınlatılamamış faktörlerin bulunduğunu da söylemek gerekir. Akut olarak gelişen panik atak stresin belirtisi iken kronik hale gelen panik atak çok daha kompleks sorunların belirtisidir. Genetik yatkınlık, hormon dengesizliği, ilaçların yan etkisi, yanlış beslenme alışkanlıkları, spor yapılmaması, uyku düzeninin bozuk olması, duygusal travmalar başlıca sebepler olarak sıralanabilir.

Panik atak hastalık mıdır?

Her insan hayatının bir döneminde panik atağa maruz kalır. Hiç karşılaşılmadığı ya da tekrarlamayacağı düşünüldüğü için önemsenmez ki vakaların neredeyse yüzde doksanında tekrar panik atak oluşmaz. Panik atak sürekli hale geldiğinde ise hastalık olarak kabul edilir. Tedavisinin yapılması mecburidir. Tedaviye başlanmadığı takdirde atakların arasındaki süre git gide kapanır ve hasta hayatını yaşayamaz hale dahi gelebilir.

Panik atak tekrarlar mı?

Panik atak vakalarının yüzde doksanında tekrarlama görülmez. Ancak bazı vakalarda, panik atağı ortaya çıkaran faktörün ortadan kaldırılmaması halinde tekrar ile karşılaşılır. Birkaç kez tekrarlayan panik atağın kronikleşme eğilimi oldukça yüksektir. Tüm vakaların yaklaşık olarak yüzde onu araları bir – iki ay kadar olan panik ataklarla karşılaşmaktadır. Tedavi yapılmadığı müddetçe de iki panik atak arasındaki süre kısalmaktadır.