Özgüven Sorunu

Özgüven Sorunu
Özgüven Sorunu

 

Özgüven sorununu iyi bir şekilde kavramak için öncelikle özgüvenin ne olduğunu bilmek gerekir. Özgüven, yeterlilik hissinsin kişiye hissettirdiği kendinden rahat ve emin olma durumuna özgüvenli olma denir. Özgüven ile birlikte insanlarda tevazu, umut, cesaret ve güven duyguları da gelişir. Bu kavramlar için özgüvenin bileşenleridir diyebiliriz. Eğer sıraladığımız kavramların bir tanesinde herhangi bir eksiklik söz konusu ise özgüven eksikliğinden artık söz edebiliriz. Özgüvenli kişilerde gözlemlenebilecek davranışlardan bazıları şunlardır;

  • Kapasitesini doğru bir şekilde değerlendirir
  • Duygusal açıdan olgun davranışlar sergiler
  • Yapılan eleştirilere karşı açıktır, eleştiriyi kendisini geliştiren bir durum olarak algılar ve değerlendirir
  • Güven duygusu yüksektir
  • Bağımsız ve özgür olmak
  • Gururlu olmak
  • İnsanları ve hayvanları sevmek
  • Bir işte, çalışmada son derece istekli olmak
  • İyimser olmak
  • Düşüncelerini karşısındakilere kabul ettirebilmek
İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Güler Mocan

Özgüven Sorunu Hakkında

Özgüven sorunu dönem dönem insanların yaşadığı önemli bir sorundur. Özgüven eksikliği olan kişilerin bu durumu atlatabilmeleri için hemen adım atmaları gerekmektedir. Özgüven sorunu kimi psikolojik rahatsızlıkları da tetiklemektedir. Bu nedenle özgüven kaybı yaşamak ciddi manada sıkıntılara yol açabilir. Bu durumun önüne geçebilmek için uygulanması gereken bazı yöntemler vardır. İnsanların çocukluk dönemi özgüven sorunun oluşup oluşmamasında çok etkili olan bir dönemdir. Bu dönemin sorunsuz atlatılması ileride yaşanabilecek olan özgüven kaybının da önüne geçer.

Özgüven Sorunu Nedir?

Özgüvenin bir insanın harekete geçmesini destekleyen ve tetikleyen bir his olduğunu belirtmiştik. Özgüven sorununu ise şu şekilde tanımlayabiliriz; kişinin yaşadığı problemler ile ilgili olarak kendisine negatif atıflar yaparak içe kapanık bir hale gelmesi, gelişimin sekteye uğraması ve bu durumun ilerleyerek psikolojik sorunlara varıncaya değin ilerlemesidir. Böyle bir durum meydana gelmişse buna özgüven sorunu adı verilir. Özgüven sorunu yaşayan kişilerde gözlemlenen davranışlar ise şunlardır;

  • Sürekli olarak olumsuz düşünürler
  • Başaramadığı işlerin gerekçesini yakın çevresinde ararlar
  • Çok çabuk bir şekilde depresif ve mutsuz olurlar
  • Karar almakta çok zorlanırlar
  • Devamlı yalnız kalmak isterler
  • İnsanların karşısında çekingen davranışlar sergilerler
  • Hayır ya da evet demekte aşırı derecede zorlanırlar
  • Eleştiriye katlanamazlar
  • Fiziksel görüntülerini beğenmezler

Özgüven Kaç Yaşlarından İtibaren Gelişir

Özgüven için kişinin kendine biçtiği değerde diyebiliriz. Bu değer biçme süreci 0-1 yaşında iken başlar ve sonraki süreçlerde de devam eder. Bir çocuk kendini değerli hissetmeye daha dünyaya geldiği ilk andan itibaren başlar. Bu yaşta çocukla kurulan duygusal bağ ve iletişim güven ya da güvensizlik duygusunun ortaya çıkmasında çok önemlidir. Bu yüzden anne ve babalara bu anlamda çok büyük bir iş düşmektedir. Özgüven kaç yaşından itibaren gelişir sorusunun yanıtı, doğduğumuz andan itibaren gelişirdir. Her yaş özgüven için kritiktir. Her dönemde çocuklar özgüven sorunu yaşayabilir.

Çocuklarda Özgüven Eksikliği Nasıl Fark Edilir

Çocukların gelişiminde, bebeklik evresinde ebeveynleri ile kurduğu ilişki son derece mühim bir rol oynamaktadır. Bu dönemde bebeğin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarının nasıl karşılandığı oldukça önemlidir. Bu dönemde ebeveynler davranışlarında çok hassas ve dikkatli olmalıdır. Yapılacak herhangi bir olumsuz tavır çocuğun gelişiminde onarılamayacak bir hasar bırakabilir. Ve o kişinin bütün özgüvenini yok edebilir. Çocuklarda özgüven eksikliğini anlamak için davranışları çok iyi bir şekilde gözlemlenmelidir. Özgüven eksikliği yaşayan çocuklar şu tarz davranışlar sergileyebilir;

  • Devamlı olarak sevilmeme, suçluluk ve utanma duygusu varsa
  • Sosyal ortamlarda yer almaktan kaçınıyorsa
  • Karar almakta zorlanıyorsa
  • Yeni bir ortama girdiğinde, kendisini rahat hissedemiyorsa, yanında yetişkin birisini istiyorsa ve aşırı derecede kaygılanıyorsa
  • Kendisini güvende hissettiği bir kişinin yanından ayılmak istemiyorsa
  • Sorumluluk ve görev almaktan kaçınıyorsa
  • Düşüncelerini, duygularını ifade etmekte güçlük çekiyorsa
  • Bu tarz davranışlar sergileyen çocuklarda özgüven eksikliği vardır diyebiliriz.

Özgüven Sorunu Nedenleri

Özgüven sorunun bir çocukta oluşmasının en temel nedeni ailesinin yanlış bir tutum içinde olmasıdır. Bu davranışlar düzeltilmediği takdirde ise çocuklar özgüveni eksik bir şekilde büyüyecektir. Özgüven sorunun nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Evin içerisinde çocuğun kendisine ait bir odanın bulunmaması
  • Yeterli düzeyde özgür hareket edememesi
  • Ceza odaklı tutum sergilenmesi
  • Başarısızlık veya başarı durumunda çocuğun yanında olunmaması, yalnızca başarı odaklı ilgi ve sevgi gösterilmesi
  • Çocuğun hedefsiz bırakılması
  • Başarı duygusunun yaşayacağı ortamların oluşturulmaması
  • Çocuğa mesuliyet ve görev verilmemesi
  • Yeteneklerini ortaya çıkaracak ortamın sağlanmaması ve var olan yeteneklerinin ailesi tarafından desteklenmemesi
  • Güven duygusunun yeterince verilmemesi
  • Ne olursa olsun değerli olduğu ve sevileceği hissinin çocuğa verilmemesi
  • Özgüven sorunun yaşanmasına yol açan bir diğer önemli etken ise hatalı öğretmen davranışlarıdır. Herkes bilir ki çocuklar için öğretmeni çok önemli bir figürdür ve okula başladığı andan itibaren anne ve babasından ziyade öğretmenini görür. Bu nedenle öğretmenin yapacağı herhangi bir olumsuz davranış çocuğun özgüven sorunu yaşamasına neden olacaktır. Bu konuda öğretmenlere çok büyük bir sorumluluk düşmektedir.
  • Özgüveni yüksek nesillerin yetiştirilmesinde öğretmenlerin çok büyük bir sorumluluğu vardır ve öğretmenler bu sorumluluğa uygun bir şekilde davranmalıdır.

Bireye Yeterince Güvenilmemesi

Bir kişiye yeterince güvenilmemesi o kişide özgüven sorunu yaşamasına neden olacaktır. Örneğin bir çocuğa o işi sen yapamazsın dendiğinde o çocuk yeteneksiz ve beceriksiz olduğunu düşünecektir. Bu durumdan sonra da görev ve sorumluluk almaktan kaçınacaktır. Zira devamlı olarak beceriksiz olduğunu düşünecektir. Kişi kendisine güvenilmediğini hissediyorsa büyük bir özgüven problemi yaşayabilir. Özelliklede bireye anne babası, öğretmeni, eşi, yakın çevresi vb. ile bir güven sorunu ortaya çıkarsa bu durum telafisi olmayan bir özgüven problemine dönüşebilir.

Başarının Ödüllendirilmemesi

Başarı ve özgüven kavramları aslında iç içe geçmiş iki kavramdır. Özgüven olmadan başarı, başarı olmadan ise özgüven olmaz. Bir birey bir başarı elde ettikten sonra hak ettiği değeri, ilgiyi, ödülü vb. göremiyorsa başarısının hiçbir anlamı yok demektir. Örnek vermek gerekirse başarılı bir karne getiren çocuğa herhangi bir ödül verilmiyorsa (sadece para karşılığında alınan bir hediyeyi kastetmiyoruz) bu başarı çocuk için anlamsız hale gelecektir ve değersizleşecektir. Bu durum çocuğun derslerine gerekli önemi göstermemesi ile noktalanabilir. Böyle bir durumun ortaya çıkmasını hiçbir anne baba istemez. O yüzden çocuğun başarısı mutlaka ödüllenmelidir. Bu ödül illa büyük paralar harcanarak bir hediye olmayabilir. Güzel bir söz, içten bir sarılma, çocuğun en sevdiği yemeğin yapılması vb. ödüllendirmeler bireyin özgüveni için oldukça önemlidir.

Ceza Odaklı Davranışlar

Ceza odaklı davranışlar birey kaç yaşında olursa olsun hayattan soğutabilecek bir etkiye sahip olduğunu unutmamak gerekir. Çocuklarının yaptığı davranışlar karşısında sindirme, korkutma veya dayak atma gibi yollara başvuran ailelerin çocuklarında mutlaka ve mutlaka özgüven eksikliği gözlemlenir. Bu durumda o çocuk yapabileceği işleri bile yapamaz hale gelir. Kendisine olan inancını kaybeder. Her zaman kafasında “yanlış mı yapıyorum acaba” tedirginliği olur. Bu nedenle ebeveynler, öğretmenler çocuklara ceza odaklı davranışlarda bulunmamalıdır.

Özgürlüğün Kısıtlanması

Bir bireyin eğer davranışları kısıtlanırsa özgüven eksikliğine yol açabilir. Eğer özgüveni yüksek, hayatta başarılı bireyler yetiştirmek isteniyorsa özgürlükler kısıtlanmamalıdır. Örneğin bir çocuk istenmeyen davranışlar sergiliyorsa onun özgürlüğünü kısıtlamak, ceza vermek vb. yöntemler son derece hatalıdır. Bu yöntemler özgüven eksikliğine sebep olabilecek metotlarıdır. Çocuğun istenmeyen davranışını değiştirmek için izlenecek yöntem özgürlüğün kısıtlanması değil ikna ve telkin olmalıdır.

Yalnız Bırakılma

Okul öncesi dönemde çocuğun yalnız kaldığını hissetmesi ileride özgüven problemi yaşamasına neden olabilir. Çocuğun davranışları karşısında anne ve babanın kayıtsız kalması, görmezden gelmesi çocuğun kendini yalnızlık hissetmesine yol açabilir. Bu durumun ortaya çıkmaması için ebeveynler çocuklarının davranışlarına olumlu ya da olumsuz bir tepki vermelidir. Bu noktada olumsuz tepkiden kastımız ceza değil, uyarı mahiyetinde olan davranışlardır. Okul öncesi dönemde çocuklar kendilerini kesinlikle yalnız, bir başına hissetmemelidir.

Özgüven Sorunu Belirtileri

Özgüven sorunu yaşayan bireyler irili ufaklı pek çok yalan söyleyebilirler. Çok sık pişmanlık duygusu yaşarlar. Kendi söyledikleri yalanları gerçekmiş gibi inanabilirler. Bu yalanları bazen itiraf edebilirler fakat hiç itiraf etmeye de bilirler. Özgüven sorunu yaşayan bir birey kendi düşüncelerini açık ve net bir biçimde ifade edemez. Sıklıkla başkalarının fikirlerine katılır bir pozisyon takılırlar. Genelde bir başka kişinin düşüncelerini onaylamayı tercih ederler. Çünkü eleştirilmekten ve yadırganmaktan çok korkarlar. İnsan tabiatı gereği güvenli bir konuma sahip olmak, onaylanmak ve bir yere ait olmak ihtiyaçlarını hisseder. Özgüven sorunu yaşayan kişiler ise karşısına çıkan ilk kabın şeklini almaya çalışırlar diyebiliriz.

Özgüven sorunu yaşayan bir kişi çok ani bir şekilde radikal bir karar alabilir. Bunu yapmasının nedeni ise çevresinde ilgi çekmek istediği içindir. Özgüven sorunun bir diğer belirtisi de içe kapanmaktır. Kişi sürekli yalnız kalmak ister ve gerek kalmadıkça kimse ile konuşmak istemez. Özgüven sorunu kişinin giyinişini dahi etkilemektedir. Bu kişiler ya çok bakımsız olurlar ya da çok abartılı kıyafetler tercih ederler. Özgüven eksikliği olan kişiler genelde çok hızlı yürürler ve kambur bir şekilde dururlar. Belirtiler arasında sayabileceğimiz bir durum diğer ise tırnak veya dudaklarını yemektir. Özgüven problemi yaşayan bireyler devamlı olarak kendilerini başka kişilerle kıyaslarlar. Bu kıyaslamayı yaparken de kendilerine karşı son derece acımasız olurlar.

Duyguları aşırı derecede karmaşıktır. Dengesiz ve abartılı tepkiler verirler. Hevesleri çok küçük bir olumsuzlukta bile hemen kırılıverir. Kendilerini sevmezler ve çevresindeki insanların başarıları da aşırı derecede büyütürler. Özgüven sorunu yaşayan kişilerin aşk yaşantısı da sıkıntılı olur. Partnerini aşırı bir biçimde kıskanır. Özgüveni az olan kişiler kendilerini düzgün bir şekilde ifade edemezler ve iletişim problemi yaşarlar. Sosyal hayattan giderek uzaklaşırlar ve melankoli dolu bir yaşam sürmeye başlarlar.

İletişim Ve İfade Sorunları

Özgüven sorunu yaşayan bireyler çevresindeki kişilerle, ailesiyle, varsa eşiyle sağlıklı bir diyalog sürdüremezler. Kendilerini düzgün bir şekilde ifade edemedikleri gibi karşı taraftan gelen her söylemi de yanlış anlarlar, yanlış değerlendirilirler. Eleştiriyi asla tahammülleri yoktur ve onlara yapılan her eleştiri özgüven problemini derinleştirir. Özgüveni eksikliği olan kişiler iletişim sorunu yaşadıkları için sağlıklı bir yaşam sürdüremezler ve kendilerini sürekli olarak diken üstünde hissederler. Konuştuğu kişiyi çoğunlukla yanlış anlar.

Sosyallikten Uzaklaşma

Özgüven sorunu bilhassa bireyin sosyal hayatını etkiler. Sosyal yaşantısında sağlıklı arkadaşlık ilişkisi kuramaz. Karşı cinsle olan ilişkilerde sürekli bir sorun yaşar. Bu kişiler arkadaşlık başlatmada büyük sorunlar yaşar, kolaylıkla arkadaş edinmezler. Ayrıca çok kolayca alınganlık ve kırılganlık gösterirler. Özgüven sorunu yaşayan bir birey kendisini hiçbir ortama, hiçbir kişiye kendisini layık görmez. Çoğunlukla hoşuna giden, beğendiği özellikleri hiçbir zaman kendisinin edinemeyeceğini düşünür. Özgüven sorunu yaşayan kişiler öte yandan çok kolay ödün verir ve çok kolay bir şekilde içinde bulunduğu durumu kabullenir ve razı olur. Bu ödün vermeler, razı gelmeler kişinin özgüveni daha da yok eder. Sosyal hayatta varlık göstermesi çok zor bir hale gelir. Okulunda, iş yerinde, arkadaş ortamında gösterdiği performans düşüktür. Bu performans düşüklüğü hayal kırıklıklarını da tetikler. Özgüven problemi adeta bir kısır döngü gibidir.

Düzelmedikçe sürekli kendini tekrar eder. Özgüven sorunu yaşayan kişiler sosyal hayatta geri çekilme ve içe kapanma yaşarlar. Sessizliği, sakinliği ve yalnızlığı tercih edebilirler. Sosyal yaşamdan uzak kalmak psikolojik sorunlara da yol açar. Bu ruhsal bunalımların neticesinde özgüven sorunu yaşayan kişi depresyona girebilir. Bu kişiler de takıntılı durumlara ve kaygı bozukluğunu bir yatkın olma durumu gözlemlenir. Kırılganlık ve alınganlık sosyal yaşamdan uzaklaşmayla daha da artar.

Özgüven Sorunu Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Özgüven sorununu teşhis edebilmek için kişiler iyi bir şekilde gözlemlenmelidir. Özgüven sorununu bireyin davranışları açığa çıkartır. Bu davranışları anlayabilmek için bazı emareler vardır. İlk olarak özgüven problemi yaşayan bir kişi kendisine yapılan eleştirilere karşı son derece hassastır. Bu kişiye bir eleştiri yapıldığında ani tepkiler, ters davranışlar ve öfkeli tavırlar sergileyebilir. Böyle bir durumun oluşmasının temel nedeni kendisini eksik ve yetersiz hissediyor olmasından kaynaklıdır Yani bir özgüven sorunu vardır. Bunun dışında bu sorunu yaşayan kişiler devamlı olarak negatif düşünürler. Karşılaştıkları durumları yorumlarken her zaman en kötüsünü düşünürler.

Mantıklı düşünmekten ve sorunu çözecek hamleler yapmaktan uzaktırlar. Öte yandan özgüven sorunu ile karşı karşıya olan bireyler ya kendilerini suçlama ya da devamlı olarak kendilerini suçlama eğilimindedirler. Kendilerinin başarısızlıklarını başka insanlara yıkmanın kendilerini rahatlatacağını düşünürler. Ayrıca bu kişilerde reddedilme korkusu, başarısızlık korkusu ve iyi değilim, kötüyüm, yetersizim, değersizim duyguları egemendir.

Psikolojik Muayene

Özgüven eksikliğinden kaynaklı olarak ortaya çıkan bir ruhsal rahatsızlık söz konusu varsa profesyonel yardım almak son derece önemlidir. Ruhsal rahatsızlık olmaksızın eğer bir kişi özgüven eksikliğinden ötürü yaşamında bir sorun yaşıyorsa psikolojik muayene oldukça önem kazanmaktadır. Özgüven sorunu neden ortaya çıkıyor, özgüven artırıcı faktörleri kişi neden uygulamıyor psikolojik muayene bu sorulara cevap olabilir. Özgüven eksikliği her zaman sorun yaratmayabilir.

Kişi eğer hayatında yeterli düzeyde bir performans sergiliyorsa özgüven sorunu yaşasa da büyük problemlere yol açmaz. Ancak bu özgüven eksikliği hayatında olumsuz derecede yansıyor ve performans düşüklüğüne neden oluyorsa psikolojik destek almak hayati önem taşır. Herkes farkındadır ki günümüz toplumu son derece rekabetçi bir toplumdur ve bu durumda başarıyı yalnızca iddia sahibi olan kişiler elde edebilmektedir. Özgüven sorunu olan kişilerin iddia sahibi olması oldukça zordur. Bu nedenle hayatlarında bir başarı elde etmek istiyorlarsa özgüven sorununu ortadan kaldırmak gerekmektedir. Bu nedenle de profesyonel yardım almak yerinde olacaktır. İş yaşantısında başarılı olmak isteyen kişilerin özgüvenleri güçlü olmak zorundadır. İş yaşımı ezik, çaresiz, beceriksiz vb. kişilerin elendiği bir ortamdır. Bu durumdan kaynaklı olarak özgüven sorunu yaşamakta olan kişiler yine psikolojik olarak destek almaları gerekir.

Özgüven Sorunu Risk Faktörleri

Çocukluk döneminde yaşanan kimi problemler, ailenin yanlış davranışları özgüven sorunun ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Yalnızca bu durumda değil, bir çocuk özgüvenli bir biçimde büyümüşte olsa dönem dönem meydana gelebilecek olan başarısızlıklarda, hayal kırıklarında, yaşadığı travmalarda ve bazı ruhsal rahatsızlıklarda özgüven sorunu ortaya çıkabilir. Çocuklarda özgüven eksikliği olmaması için cezalandırılmadan daha çok ödüllendirilme ile eğitilmesi gerekmektedir. Çocukların yapmış olduğu olumlu davranışlar desteklenmeli, kötü davranışlarda ise güzel bir dille uyarılmalıdır. Bazı olumsuz hareketleri görmezden gelinebilir. Bu şekilde çocuk o davranışı yapmaktan vazgeçecektir. Her bebek özgüveni ile birlikte dünyaya gelir. Özelliklede 1-2 yaşındaki bebekler özgüvenle doludurlar. Özgüvenin temelleri ilk 6 yılda atıldığı için bu evrede anne ve babalar davranışlarında aşırı derecede dikkatli olmalıdır.

Okul dönemi kişilerin özgüveni etkilediği önemli dönemler arasındadır. Bu dönemde çocuklar birbirlerine aşırı dozda şakalar yapabilmekte, birbirlerinin fiziksel ve kişisel özellikleriyle kolay bir şekilde dalga geçebiliyorlar. Bu evrede çocuklara destek olmakta büyük yarar vardır. Çocukların kendi kusurları ve zaafları ile barışık yaşamasının sağlanması gereklidir. Çocukluk döneminde aşırı kilolu olabilir, kekemelik sorunu yaşayabilir, olayları geç algılayabilir bu durumların son derece normal olduğu çocuğa mutlaka anlatılmalıdır. Bu konularda bir özgüven kaybı yaşamasının önüne geçilmelidir. Özgüvenin kırıldığı zedelendiği dönemlerden bir tanesi de ergenlik dönemidir. Bu dönem çocukların özellikle beğenilmek istedikleri bir evredir. Karşı cins tarafından beğenilmek istenildiği ve fiziksel özelliklerinin ön plana çıktığı bir dönemdir. Bu dönemde çocukların yeteneklerinin desteklenmesi ve ön plana bunların çıkartılması son derece mühimdir. Burada hem aileye hem de öğretmenlere büyük sorumluluklar düşmektedir.

Yetiştirilme Tarzı

Yetiştirilme tarzının özgüvende etkisi oldukça fazladır. Aile yapısı, ebeveyn davranışları bu hususta son derece önemlidir. Özgüvenli bireyler yetiştirmek için aileye büyük sorumluluklar düşmektedir. Eğer bir aile çocuğuna değer vermezse, ona sevgisini belli etmezse çocukta özgüven eksikliği yaşaması sürpriz olmayacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır. Bu hususlar ise şunlardır;

  • Çocuğunuza cesaret aşılayın, hata yaptığında tekrar yapması için motive edin
  • Olumlu yönlerini ve yeteneklerini ön plana çıkarın
  • Duygularınızı çocuğunuza gösterin
  • Çocuğunuzun seçici olmasını sağlayın
  • Onu kimseye kıyaslamayın
  • Risk almasını sağlayın
  • Ona güvenin
  • Dikkatli bir şekilde dinleyin ve fikirlerini önemseyin
  • Bu şekilde bir yetiştirilme ortamı sağlandığında çocuğunuzun özgüven kaybı yaşamasını engellemiş olacaksınız.

Özgüven Sorunu Komplikasyonları

Özgüven sorunun pek çok komplikasyonundan söz etmek mümkündür. Özgüven problemi yaşayan bir kişi ne evde, ne işte ne okulunda ne de sosyal çevresinde rahat hareket edebilir. Her zaman bir çekingen, alıngan ve korkar davranışlar sergilerler. Kendilerini rahat bir biçimde ifade edemezler. Fikirlerini açıkça beyan edemezler. Yanlış bir şey söylemekten çekinirler. Devamlı tedirgin bir halde olurlar ve sürekli kendileri üzerinde büyük bir kontrol mekanizması işletirler. Kesinlikle risk alamazlar, sürekli olarak garantici davranışlar sergilerler. Özgüven sorunu ruhsal problemleri de beraberinde getirir. Çevrede rahat hareket edememe, düşüncelerini açık bir biçimde dile getirememe, karar almakta zorlanma, görev ve sorumluluk almaktan kaçınma özgüven sorunu ile beraber gelişmektedir.

Sürekli Temkinlik Hali

Özgüven sorunu yaşayan kişiler devamlı olarak temkinli bir şekilde hareket ederler. Kendilerini güvende hissettikleri ortamların dışına çıkmakta zorlanırlar. Kendisini rahat bir şekilde ifade ettiğini düşündüğü insanların sürekli yanında bulunmasını isterler. Bu insanların dışında başka kişilerle buluşmak, görüşmek istemeyebilirler. Önüne konan görevlerden ve mesuliyetlerden sürekli olarak kaçınma eğilimindedirler. Davranışlarını kısıtlarlar. Özgür hareket edemezler. Çevresinden eleştiri ya da tepki almalarından aşırı derecede çekinirler. Bu durumda onları sürekli olarak temkinli hareket etmeye zorlarlar.

Risk Almamak

Özgüven problemi yaşayan insanlar risk almaktan çekinirler. Kendileri için riskli olduğunu düşündükleri hiçbir işe girişmezler. Bütün davranışlarında son derece temkinli olurlar. Doğal çevrelerinde bile kendilerini rahat bir şekilde ifade edemezler. Yanlış bir şey söylememek için hiçbir şey söylememeyi tercih ederler. Aynı şekilde hatalı bir davranışta bulunmamak için hiçbir davranışta bulunmayabilirler. Risk almamak özgüven sorunu yaşayan insanların en temel özelliklerinden bir tanesidir. Bu kişiler okulda, işte her zaman çekimser olurlar. Yeni vazifelerden devamlı olarak kaçınırlar. Becerebileceklerini düşündükleri görevlerin dışında hiçbir sorumluluğu kabul etmezler.

Ruhsal Sorunlar

Özgüven sorunu yaşayan kişilerde ruhsal bunalımlar ve sıkıntılarda baş göstermeye başlar. Zira sürekli olarak kendini yetersiz, beceriksiz, yeteneksiz hissetme ruhsal sorunların oluşması için yeterlidir. Bütün bunlar ruhsal problemleri tetikler. Özgüven eksikliği ve psikolojik olarak kendini iyi hissetmeme birbirini etkileyen iki unsurdur. Bir kişinin özgüveni ne kadar kötüyse içinde bulunduğu ruhsal sıkıntıda o derece büyüktür. Bu durumu aşmak için profesyonel bir yardım almaya ihtiyaç vardır. Bu yardımın neticesinde kişinin özgüven arttırıcı etkinliklerde bulunmasının önü açılır ve ruhsal bunalımları, sıkıntıları da en aza indirilir.

Özgüven Sorunu Nasıl Önlenir?

Özgüven sorunu çözümsüz değildir. Yeter ki bu sorundan kurtulmak isteyin. Yapacağınız birkaç hamle ile özgüven sorunun üstesinden gelebilirsiniz. Özgüven problemini önlemek için yapılması gereken bazı davranışlar şunlardır;

  • İnsanları ruhsal sıkıntılardan kurtaracak olan en önemli davranışlardan bir tanesi spor ve egzersiz yapmaktır. İnsanlar spor yaptıklarında kendilerini mutlu ve güçlü hissederler. Bu nedenle spor yapmaya başlayabilirsiniz
  • Amaç edinmek ve belirlenen hedeflerin peşinden gitme
  • İş yerinde, okulda, evde yaşamın her alanında daha fazla görev ve sorumluluk alma
  • Karşınızdaki insanlara düşüncelerinizi anlatmaktan çekinmeyin. Okuduğunuz bir kitabı, izlediğiniz bir filmi arkadaşlarınıza önerin
  • Günlük tutmaya başlayabilir, gün içerisinde yaşadığınız ve sizi mutlu eden olayları günlüğünüze yazın
  • Dış görünüşünüze önem vermeye başlayın, dışarıya çıkmadan önce mutlaka hazırlık yapın, şık kıyafetler tercih edin
  • Çevrenizde bulunan kişilerin problemleri ile ilgilenmeye başlayın, onlara iyilikler yapın
  • Başarısızlıkların üstesinden gelebileceğinize inanın, önünüze yapabileceğiniz küçük fakat etkili hedefler koyun
  • Kafanızın içindeki olumsuz düşünceleri terk edin. Olanaksızlar içerisinde büyük başarılar kaydetmiş olan kişilerin hayatlarını okuyun, oradan ilham alın
  • Zevklerinizi keşfedin, güçlü olduğunuz yönlerinizi ön plana çıkarın, eksik yönlerinizi geri plana itin
  • Bu sıraladığımız adımları atmaya başlarsanız emin olun özgüven probleminizi yeneceksiniz. Kısa bir süre içerisinde hayattan tekrar zevk almaya başlayacak, hem kendinizi hem de çevreniz için daha faydalı olacaksınız.

Negatif Düşüncelerden Kurtulmak

Özgüven sorununu tetikleyen tutumların başında devamlı olarak her şeyin olumsuzunu düşünmek vardır. Bu pesimist yaklaşım kişiyi içeriden çürüten bir yara gibidir. Her durum ve olay karşısında baş gösteren olumsuz düşünceler hem kişiyi mutsuz ve huzursuz etmekte hem de özgüveni büyük bir ölçüde yaralamaktadır. Bu nedenle öncelikli olarak negatif düşüncelerden kurtulmak gereklidir. Bunu yapmak için pek çok farklı alternatif yöntem mevcuttur. Kafanızı dağıtacak etkinlikler yapılabilinir. Örneğin spor yapmak, film izlemek, kitap okumak, sanatsal aktivitelerin içinde yer almak vb. öte yandan yeni edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşmakta özgüven sorunu yaşayan bireye iyi gelecektir. Bardağın dolu tarafını görmeye başlamak bu sorunun ortadan kaldırılması için atılacak en güzel adımlardan bir tanesidir.

Beden Dili Ve Dış Görünüşte Farklılıklar

Özgüven sorunu ile karşı karşıya olan bir kişi bu sorunu atlatmak için yapabilecekleri bir diğer yöntem ise dış görünüşlerine önem vermek olacaktır. Özgüven eksikliği yaşayan kişilerin ezici çoğunluğu zira dış görünüşlerine önem vermezler. Çok sıradan kıyafetler tercih ederler. Bakımlı olmak ve şık kombinler yapmak özgüven sorunu yaşayan kişilere iyi gelecektir, kendilerini iyi hissettirecektir. Dış görünümde farklılık yaratmak ve beden dilini iyi kullanmak özgüven sorununu aşmada etkili yöntemlerden bir tanesidir.

Başarısızlığı Reddetmek

Özgüven problemini aşmak için başarısızlığı kabullenme duygusundan bir an evvel vazgeçilmelidir. Bu duygu yüzünden özgüven sorunu yaşayan en kolay görevleri bile yerine getiremeyebilir. Bu duygudan uzaklaşmak özgüven sorununu büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır.

Güçlü Ve Zayıf Yönlerin Tanınması

Bireyler eğer özgüven sorunu yaşamak istemiyorlarsa kendilerini öncelikli olarak iyi tanımalıdır. Kişiler şu sorulara cevap verir durumda olmalıdır; Sayısal zekâm mı daha güçlü yoksa sözel zekâm mı? , hangi spor alanında daha başarılı olabilirim? , bana en uygun meslek hangisi? , Kendimi en güzel şekilde nasıl ifade edebilirim? Vb. soruların cevaplarını verebilen kişiler özgüven sorunu rahatlıkla aşabilirler. Her kişi kendisinde bulunan zayıf ve güçlü yönlerin neler olduğunu bilmeli ve ona göre hareket etmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Konu ile ilgili olarak kişilerin çok sıklıkla sorduğu sorular mevcuttur. Şimdi bu soruları ve yanıtlarını inceleyelim.

Çocuklarda Özgüven Nasıl Artırılır?

Öncelikle şunu bilmekte yarar vardır, özgüven genetik bir özellik değildir. İnsanların özgüveni ilk doğduğu andan itibaren gelişmeye ya da yıkılmaya başlar. Özgüvenin gelişiminde bebeğin anne ile teması son derece önemlidir. Yeterince sevilen, benimsenen, yeterince istenilerek doğrulan, anne tarafından emzirilen, anne sıcaklığını hissedebilen bebeklerde özgüven daha yüksektir. Özgüven ilk gelişmesinde birinci yıl oldukça mühimdir.

Annenin bebeğin hislerini anlayabilmesi, sezebilmesi ve isteklerine cevap verebilmesi özgüvenin gelişimi açısından son derece önemlidir. İlk bir sene içerisinde anne ve bebek arasındaki ilişki sağlam temeller üzerine oturursa, diğer yıllarda çocuğun özgüven sorunu yaşama riski de azalmış olur. Çocuklar emeklemeye, yürümeye, konuşmaya ve oyun oynamaya başladığında ebeveynlerin çocuklarını desteklemesi gereklidir. Bu başarılarına destek göremeyen çocuklar için bir özgüven eksikliği söz konusu olacaktır.

Özgüven Eksikliği Yaşayanlar İş Hayatında Hangi Sorunlarla Karşılaşır?

Özgüven eksikliği bireyin iş yaşantısına daha çok performans düşüklüğü olarak yansımaktadır. Kişinin sahip olduğu yetenekleri ve potansiyeli yeterince ortaya koyamamasına sebep olmaktadır. Veyahut yapma yeterliliği olduğu işleri bile yapmaktan kaçınmasına neden oluyor. Bu nedenle de iş yaşantısında gelebileceği önemli mevkilere gelmekten geri kalmasına neden oluyor. Özgüveni eksik olan kişilere iş yerlerinde daha fazla mobbing uygulanmaktadır. İş hayatında uygulanan bu zorbalık yüzünden özgüveni zaten az olan kişiler tamamen özgüvensiz hale gelebiliyorlar.

Aşırı Özgüvenlilik De Bir Sorun Mudur?

Evet, aşırı özgüven hissi de bir sorundur. Zira özgüveni son derece yüksek olan kişiler yaşadıkları herhangi bir başarısızlıkta ya da olumsuzlukta en dibe vurmaya oldukça müsaittirler. Bu nedenle yüksek özgüven sakıncalıdır.

Özgüven Eksikliğinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Özgüven eksikliğinin tedavisi için öncelikle bu sorunu yaşayan kişinin bu probleminin farkında olması ve aşmak için adım atması gereklidir. Burada atılabilecek ilk adımlardan bir tanesi amaçlar ve hedefler belirlemek olabilir. Bu amaçlar gerçekleştirilebilecek ve gerçekleştiğinde de kişiyi mutlu edecek amaçlar olmalıdır. Kişi hedefine ulaştığında başardığını hissedecek ve yeni hedefler koymaya hazırlanacaktır. Bu durumda özgüveni arttırıcı bir rol oynayacaktır. Kişisel bakım yapmak, dışarıya çıkarken dış görünüme özen göstermekte özgüven eksikliğini gidermek için tercih edilebilecek olan metotlardır. Eğer özgüven eksikliği sorunu çok ilerlemişse ve ruhsal bunalımlar yaşanmaya başlamışsa bireyin bir psikologdan profesyonel bir yardım alması yerinde olacaktır.

Özgüven Eksikliği Sorununda Ebeveynlerin Tutumu Nasıl Olmalıdır?

Özgüven problemi yaşayan kişilerin anne ve babalarının tutumları oldukça önemlidir. Bu tarz sorunlar yaşayan bir kişinin ebeveynleri çocuğunun bu sorunu aşabilmesi için ona destek olmalıdır. Almış olduğu kararların arkasında durmalı ve onu desteklemelidir. Anne ve babalar çocuklarına asla ve asla küçük düşürücü, önemsiz hissettirecek sözler söylememelidir. Ebeveynlere bu noktada çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Anne ve babalar çocuklarının yeteneklerini keşfetmede onlara yardımcı olmalıdır.

Özgüven Eksikliği Görülen Çocukların Okulda Yaşadıkları Sorunlar Nelerdir?

Bu çocuklar öncelikli olarak kendilerini diğer çocuklar karşısında yetersiz ve başarısız hissedecektir. Özgüven eksikliği yaşayan bir öğrenci arkadaşları ile sağlıklı vakit geçiremez. Hatta arkadaşları ile vakit geçirmek bile istemeyebilir. Zira sürekli olarak onların kendisi ile dalga geçtiğini düşünebilir. Bu özgüven eksikliği aynı zamanda çocuğun derslerine de yansıyacaktır. Derslerinde de başarısız olan çocuk için ağır bir travma dönemi yaşayabilir. Okula gitmek onun için bir eziyete dönüşebilir. Burada anne ve babalara düşen sorumluluğun yanı sıra öğretmenlere de çok büyük bir sorumluluk düşmektedir.

Özgüven Eksikliğinde Bilinçaltı İnanışlarının Etkisi Nedir

Özgüven sorunun ortaya çıkmasında bilinçaltına yanlış kodlanan inanışlarında etkisi çok fazladır. Çoğu kişi bilinçaltına yanlış mesajlar gönderebilir. Bu durumda karşımıza çıkan sorunları aşmakta kendisini yetersiz hissetmeye yol açabilir. Örneğin matematik dersini yapamıyorum mesajını bilinçaltına gönderen bir kişinin bir daha matematik dersine odaklanması ve bu dersi başarması oldukça zor olacaktır. Bu nedenle herhangi bir konu ile ilgili kesin yargılara varmaktan kaçınmaya özen gösterilmelidir.

Mükemmeliyetçilik Takıntısı Özgüven Eksikliğine Neden Olur Mu?

Çok fazla derecede mükemmeliyetçi olmak özgüven üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Bu duygu aynı zamanda başarısızlık duygusunu da kamçılar. Uç noktalarda yaşayan bir kişi ya hiç ya hepsi diye düşünür. Eğer bir işi ya hep ya hiç diye odaklanıldığında sonuç olumsuz olursa özgüven kaybına neden olacaktır. Sınırlar kesin olarak çizildiği takdirde olması gereken esneklikte ortadan kalkar. Mecburiyetlere mecbur kalan kişilerde büyük bir özgüven sorunu ortaya çıkar. Böyle durumlarla karşılaşmamak için her zaman bir esneklik payı bırakılmasında büyük yarar vardır. Mecburiyet hissi bilinçaltının da hoşlanmadığı bir duygudur. Kendimizi mecbur hissettiğimiz zorunluluklar özgüveni zedelemektedir.

Sürekli Özeleştiri Yapmak Özgüven Eksikliği Göstergesi Midir?

Özeleştiri yapabilmek aslında çok olumlu bir davranıştır. Kişinin kendi hatalarından dersler çıkarmasını sağlar. Ayı hataya tekrar düşmemek için özeleştiri yapılması gayet yerinde bir davranıştır. Ancak bu özeleştirisel tutum her başarısızlığın ardından tekrar edip, hatalardan ders çıkarılmamaya giderse hiçbir yararı olmayan bir tutuma dönüşecektir. Örnek vermek gerekirse; derslere çalışılmadı ve sınavlardan kötü not alan bir öğrenci, özeleştiri yaparak planlı ve disiplinli bir şekilde ders çalışma kararı aldı. Ancak bu karara uymadı ve bahaneler öne sürmeye başladı. İşte bu nokta oldukça tehlikelidir. Özeleştiri yapmak bahane üretmek değildir. Her durumda özeleştiri yerine bahanelerin sıralanması özgüveni azaltan bir etkendir.

Özgüven sorunu nasıl anlaşılır?

Özgüven eksikliği içerisinde bulunulan gelişim dönemiyle ilintili belirtiler ortaya çıkarır. Kişi zihni olarak bazı durumlara olan motivasyonunu kaybeder. İşte bu motivasyon kaybı da özgüven eksikliğine dair belirtileri ortaya çıkarır. Belirtiler üzerinden de özgüven eksikliğinin anlaşılması oldukça basittir: Ana karar verici olmaktan kaçınmaya çalışmak. Yalnız yaşamaktan korkmak ve başka insanlara ihtiyaç duymak. İlişkilerde kişisel alanın başladığı ve bittiği yerler konusunda sıkıntı çekme. Hayır diyememe, insanlar tarafından sosyal manada kullanılma. Topluluk önünde fikir beyanatından kaçınma, nefes kontrolünü kaybetme. Yapılan eleştirilere, eleştirilerin boyutundan bağımsız olarak çok önem verme. Fiziksel görünüş açısından psikolojik sıkıntılar çekme. Sosyal ortamlardan olabildiğince uzak durma.

Özgüven sorunu nasıl çözülür?

Özgüven eksikliğinin profesyonel yardım ya da ciddi bir travma olmadan, özgüveni yerine koyabilecek bir olay ya da olaylar silsilesi yaşanmadan ortadan kaldırılması mümkün değildir. Günümüzde, özgüven eksikliğinin yaygın olmasından dolayı bu alanda kendini geliştirmiş psikologlar bulunmaktadır. Tedavi süreçleri profesyonel psikologlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Tedavinin temel niteliklerinin tamamı kişinin kendisini yeniden keşfetmesini sağlayan unsurları tetiklemektedir.

Özgüven sorunu için hangi bölüme gidilir?

Özgüven eksikliğinin ortaya çıkmasındaki en büyük sebep çocukluk döneminde yaşanan travmalardır. Bu travmaların tespit edilebilmesi ve uzun bir süreç sonunda da tedavi edilebilmesi ancak profesyonel yardım ile mümkündür. Özgüven eksikliğinin ilaçlarla kısa vadeli çözümü mümkün olsa da bu kalıcı değildir. Bu sebepten ötürü psikiyatri kliniğine başvurulması yeterli olsa da esas tedavi psikologlar tarafından yürütülmektedir.