Migren

Migren
Migren

 

Migren özellikle şiddetli baş ağrılarıyla bilinen nörolojik bir hastalıktır. Sıradan baş ağrılarından farklı bir durumdur ve en sık görülen hastalıklardan biridir. Baş ağrısı ataklar halinde ortaya çıkıyorsa genellikle migren hastalığının var olduğu söylenebilir, fakat kesin tanı için doktor kontrolü gerekir. Atakların sıklığı hastadan hastaya değişir. Bazı kişilerde yılda birkaç defa ortaya çıkarken bazılarında ayda birkaç defa görülür. Hastalığa bağlı ağrılar genellikle şiddetli olur. Beraberinde mide bulantısı, ses, ışık ve koku duyarlılığı gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Ağrılar genellikle günlük aktiviteleri engeller, hayat kalitesini düşürür.

Migren Türkiye’de çok fazla karşılaşılan ve halkın büyük çoğunluğunun bildiği bir hastalık türüdür. Altı kişiden biri hastalığa sahiptir. Kadınlarda bu oran daha fazla olur ve dört kadından biri migren hastasıdır. Özellikle mevsim değişiklikleri sırasında belirtiler şiddetlenir. Çünkü lodos rüzgârları basınca yol açarak migren ataklarını tetikler. Genellikle tedavisi olmadığı düşünülen hastalık, önlenebilir, hafifletilebilir ve tedavi edilebilir.

Migren yalnızca şiddetli bir ağrı ile ortaya çıkmaz. Ağrıya görme bozukluğu, halsizlik, duyularda azalma, mide bulantısı, ishal gibi sorunlar da eşlik eder. Bunun dışında hastada boyun ve ense sertleşmesi, el ve ayak karıncalanmaları, dikkat eksikliği ve odaklanma güçlüğü, konuşmada zorlanma, ender durumlarda felç ve bilinç kaybı yaşanabilir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Ufuk Utku

Migren Hakkında

Migren hastalığı genellikle mükemmeliyetçi, dışında gelişen olaylardan fazla etkilenen, hassas ve alıngan insanlarda daha sık yaşanır. Bu durum erkeklere nazaran kadınlarda 2 veya 3 kat rastlanma şansı fazladır. Bunun nedeni hormonal değişimler, stres faktörü ve çevresel faktörler gibi etkenlerdir. Bunun dışında alerjik kişiler, baş dönmesi yaşayanlar ve ailesinde migren hastalığı görülenler daha fazla risk altında bulunuyor. Yapılan araştırmalar hastalığın şehir hayatı yaşayanlar, yoğun stres altında olanlar, eğitim seviyesi düşük ve geliri yüksek olanlarda hastalığın daha yaygın olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Migren hastalığının yaşanmasında çevresel etkenler ve genetik etkili olur. Birinci derece yakınlarda hastalık görülmesi diğer aile bireylerinde de yaşanma olasılığını arttır. Bebekler anne karnındayken bulunduğu ortam, annenin beslenme şekli ve yaşadığı stresler bebeklerde migren hastalığa yakalanma olasılığını arttırabilir. Yapılan araştırmalarda hastalığa sahip kişilerin aşırı gazlı bebekler (kolik bebek) olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bu bireylerde beyin ve bağırsaklarda nörojenik inflamasyon yaşandığı düşünülüyor.

Migren Nedir?

Migren, kafada bazı alanlardaki sinirlerin bölgedeki kaslar tarafından sıkıştırılmasıyla ortaya çıkan ve tekrarlayan baş ağrısıdır. Çeşitli sebeplerde beyin kimyasallarında oluşan değişimlerin ataklara neden olduğu düşünülüyor. Ataklar sırasında hastaların serotonin seviyesinde düşüş gözlenir. Bu durum beyinde bir alanın damarlarında kasılma ve daralmaya yol açabilir. Böylece ağrı, bulantı, görmede zayıflık gibi birçok belirti ortaya çıkar.

Migren hastalığı tanısı koyarken önce hastanın şikâyetleri değerlendirilir. Sonra beyinde başka bir problem olup olmadığı araştırılır. Bunun için beyin tomografisi çekilir. Eğer beyinde başka bir hastalık yoksa ve belirtiler migren ile uyuşuyorsa tanı konur. Hastanın hangi migren çeşidini yaşadığı ve şikâyetlerin ne derece şiddetli olduğuna bakılarak en uygun tedavi şekli seçilir. Bilinçsiz ilaç kullanımı hastalığı şiddetlendirebilir ve her hasta aynı migren türüne sahip olmaz. Bu yüzden hastalar bir yakınının kullandığı ilaçları kullanmamalıdır. Doktora giderek kendi tedavi planını oluşturmalıdır.

Migren Çeşitleri

Migren herkeste aynı şekilde seyretmez. Farklı migren çeşitleri bulunur. Migrenin çeşidi tedavinin belirlenmesi için önem taşır. Bilinçsiz kullanılan ağrı kesiciler hastalığı şiddetlendirebilir.

Basit

En yaygın migren türü aurasız yani basit migrendir. Ağrılı migren atağı gelmeden önce herhangi bir nörolojik belirti yaşanmaz. Migren atağı şiddetli ve genelde zonklama şeklinde ağrı ile başlar.

Auralı

Auralı migren tüm tiplerin arasında en sık görülen ikinci migren türüdür. Hastaların %10-20’lik kısmı auralı migren hastalığına sahiptir. Bu tip migrende ağrılı atak yaşanmadan önce nörolojik sorunlar yaşanır. Görme bozuklukları en sık rastlanan sorundur. Hastalar sağ veya sol tarafı göremeyebilir. Işık sapmaları, karanlık noktalar, bulanıklık, çizgiler gibi görüntüler oluşabilir. Bazı hastalarda görme tamamen kaybolabilir. Bu belirtiler 4 dakikadan bir saate kadar devam edebilir ve ardından atak başlar. Auralı migren genellikle doğuştan gelir ve 20’li yaşlardan önce ortaya çıkar.

Baziler

Migrenin az görülen türlerinden biri baziler migrendir. Belirtileri diğerlerinden farklı olarak çift görme, baş dönmesi, mide bulantısı gibi bulgular ortaya çıkarır. Bu tip migren profilaktik tedavi gerektirir. Bu tedavi önleyici bir ilaç tedavisidir.

Hemiplejik

Hemiplejik migren nadir görülen türlerden biridir. Ataktan önce bazı belirtiler ortaya çıkarır. Bunlar güçsüz hissetme, elde ve ayaklarda uyuşma, görme sorunları ve konuşma sorunları şeklinde meydana gelebilir. Bu tip, çok nadir durumlarda koma ve felce neden olabilir.

Retinal Migren

Retinal migren tipinde ağrılı ataktan önce hastanın bir gözü hiç göremez. Bu durum geçi olsa da bazen dakikalar bazen saatler sürer. Ardından atak gerçekleşir ve görme eski haline döner. Retinal migren sebebiyle meydana gelen geçici görememe durumu yanlış tedavi edilirse görmede kalıcı sorunlar oluşabilir.

Kusma ve Karın Ağrılı

Kusma ve karında ağrı ile ortaya çıkan migren abdominal migren olarak da anılır. Diğerlerinden farklı olarak baş ağrısı ortaya çıkmaz. Fakat mide bulantısı ve karın ağrısı bazı durumlarda günler sürebilir. Ağrılar karın bölgesinin orta kısmında ortaya çıkar. Hafif ya da şiddetli şekilde tekrarlayabilir.

Migren Atağı

Migren atakları çoğunlukla 20-30 yaşları arasında başlar fakat bazı durumlarda çocukluk veya ergenlik çağlarında başlayabilir. Bazı hastalarda migren atağı dört aşamalı olarak gerçekleşir.

İlk aşama prodom adıyla anılır. Ağrılar şiddetlenmeden birkaç gün önce hafif belirtiler hissedilir. Bunlar kabızlık, ruh halinde beklenmedik değişimler, pesimistlik, huzursuz hissetme, iştah artması, boyunda sertlik, su içme isteği, sık sık idrara çıkma ve esneme şeklinde ortaya çıkabilir.

Aura kısmı ikinci aşamadır. Evreleri belirgin olan atakların hepsinde görülmez. Aura evresi yaşanıyorsa ataktan önce veya sonra nörolojik bozukluklar yaşanır. Hastalar dokunma hissinde azalma yaşarlar. Bazı durumlarda konuşmada ve görmede bozukluklar yaşanır. El ve ayaklarda karıncalanma görülebilir.

Migrenin üçüncü aşaması atak kısmıdır. Atakların seyri kişiden kişiye değişir. 4 saatten 72 saate kadar sürebilir. Bazı hastalar yılda birkaç kez atak geçirirken bazı hastalar ayda bir atak geçirir. Bu sırada zonklama şeklinde ağrı, mide bulantısı, kusma, ışık-ses hassasiyeti, dokunmaya karşı hassasiyet, görmede bozukluk, baş dönmesi ve baygınlık yaşanabilir.

Son evre atak sonrasıdır. Bu evreye postdrome de denir. Hasta şiddetli geçen ataktan sonra bitkin, yorgun ve tükenmiş halde olur. Ağrı açısından biraz daha rahat hisseder. Bu evre 24 saat kadar sürer. Güçsüzlük, baş dönmesi, huzursuzluk ve ışık, ses hassasiyeti gibi sorunlar devam eder.

Bozucu Alanlar

Bozucu alan ve odak bedende geçirilmiş bir hastalık, ameliyat, darbe, mikrop girişi sonrası hasar gören bölgenin tam manasıyla iyileşmemesi sonucu meydana gelen tepkimelerdir. Nöralterapi için önemli bir olgudur. Beyni kötü etkileyen çeşitli durumlar sonucu hücrelerin elektriksel gücü azalır. Böylece rahatsızlık oluşur. Hasarlı bölgeden çıkan sinyaller tüm vücuda yayılır ve elektriksel potansiyeli zayıflar ve ritmik boşalmalar yaşar. Böylece migren atakları meydana gelebilir. Migren hastalığı beynin yapısında kalıcı hasar bırakmaz. Otonom sinir sisteminde kalıcı olmayan bozukluğa yol açar. Bu yüzden hastalık bio-elektriksel bir rahatsızlık olarak geçer ve bozucu alanlardan kaynaklanır.

Tetikleyici Faktörler

Migren hastalığı yaşayan herkesin ağrılarını aynı etkenler tetiklemez. Bu etkenler kişiden kişiye değişir. Hastaların kendi hastalıklarını tetiklediğini düşündükleri etkenlerden uzak durmaları önerilir. Fakat genel olarak neredeyse tüm hastaları kötü etkileyen bazı durumlar da mevcuttur.

Hipersensitif Yapı

Hipersensitif yapı kişinin aşırı duyarlı olması durumudur. Migren hastalarının birçoğunda böyle bir durum görülür. Bunun dışında detaycı, takıntılı kişilik özellikleri görülebilir. Işığa, sese ve kokulara karşı aşırı hassas bireyler migren hastası olabilir.

Aşırı Kilo

Yapılan araştırmalar aşırı kilonun migreni kötü etkilediğini ortaya çıkarmıştır. Vücut kitle indeksi 30’un altında olanlarda hastalığın daha az yaşandığı görülmüştür. Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan kişilerde migren görülme sıklığı %35, indeksi 40 ve üzeri olanlarda ise %80 olarak hesaplanmıştır. Migren hastalarının vücutları için sağlıklı olan kilolarda kalmaya dikkat etmeleri önerilir.

Hareketsiz Yaşam

Uzun süre hareketsiz kalınan bir günlük rutin migren hastalığını tetikleyebilir. Hareketsizlik aynı zamanda pasifliği, sosyal açıdan aktif olmamayı ve üretkenliğin yok olmasını beraberinde getirir. Bu durum insanı mutsuzluğa sürükler ve hastalığa neden olabilir. Üretkenlik insanı mutlu ederek beyni de korur. Fakat çok ekstrem düzeyde hareketlilik de migren ağrılarını tetikleyebilir. Aşırı yorgunluk atakları başlatabilir. Migrenden korunmak için aktif bir yaşam sürmek fakat aşırı yorulmamak iyi bir yol olabilir.

Düzensiz Yaşam

Migren hastaları düzensiz yaşadıklarında hastalığın şiddeti artar. Migren atakları tetiklenir. Düzenli olarak aynı saatlerde uyuyup uyanmak, çok az veya çok fazla uyumamak, gün ortasında uyumamak, öğünleri düzene sokmak, uzun süre aç kalmamak hastalar için önemlidir. Her konuda düzenli olmak ve rutin alışkanlıklar kazanmak migren ile baş etmeye yardımcı olur.

Koku

Migren hastaları genellikle oldukça duyarlı ve hassas olurlar. Kokuları diğer insanlara oranla daha fazla alırlar. Bu yüzden keskin ve çok belirgin kokularda rahatsız olurlar. Özellikle parfüm, boya ve kimyasal kokularından uzak durmak hastalar için önerilebilir.

Beslenme Alışkanlıkları

Migren ağrılarını öğünlerin düzenli olmaması, uzun süre aç kalmak gibi etkenler tetikler. Bunun dışında gün içinde yeterince su içilmemesi, çay ve kahvenin fazla tüketilmesi, alkol, çikolata gibi etkenler migreni tetikleyebilir.

Duygu Durumları

Ruh hali ve duygu durumlarındaki değişmeler migren ağrılarını tetikleyebilir. Fazla heyecanlanmak, aşırı mutlu hissetmek, stres altında kalmak gibi duygu değişimleri bazı hastalarda migren ağrılarını tetikler.

Migren Hastalığı Belirtileri

Migren hastalığının en öne çıkan belirtisi baş ağrısıdır. Fakat nadir görülen bir migren türünde baş ağrısı değil karın ağrısı yaşanır. Bunun dışında herkeste aynı olmamakla birlikte birçok belirti ortaya çıkabilir. Hastanın hangi migren türüne sahip olduğuna göre de belirtiler farklılık gösterir.

Baş Ağrısı

Baş ağrısı migreni hastalığının en çok görülen ve en şiddetli belirtilerinden biridir. Ağrı genellikle zonklama şeklinde seyreder. Dakikalar veya saatler sürebilir. Sık sık tekrarlayarak birkaç gün devam edebilir. Migren atakları sırasında ağrı çok şiddetli hale gelebilir. Günlük yaşamı aksatır. Ağrılar genellikle başın yarısını tutar ve sonra genele yayılır.

Genel Belirtiler

Migren hastalığı şiddetli ağrıya eşlik eden ense sertliği ve yüksek ateş de ortaya çıkarabilir. Mide bulantısı, kusma ve baş dönmesi yaşanabilir. Ataklar sırasında sen, koku ve ışığa hassasiyet görülür. Genellikle karanlık bir odada ağrının geçmesi beklenir. Bazı hastalarda görmede ve konuşmada bozukluk yaşanabilir. Nadiren geçici körlük de oluşabilir. Yorgunluk, sık acıkma, esneme, gaz birikmesi de ataktan önce ya da sonra yaşanabilir. Az görülen bir migren türünde ise baş ağrısı olmaksızın karın ağrısı görülür. Nadiren bayılma veya felç de yaşanabilir.

Psikolojik Belirtiler

Migren ataklarında önce veya ataklar sırasında bazı psikolojik değişimler görülebilir. Bunlar huzursuzluk, karamsarlık, kaygı bozukluğu ve depresyon şeklinde seyreder. Psikolojik belirtiler kronik migrende diğer belirtilere eşlik edebilir.

Migren Hastalığı Nedenleri

Migren hastalığının en yaygın nedeni genetik faktörlerdir. Birinci derece yakınlarda hastalığın görülmesi o aile için migren riskini arttırır. Ailesindeki bir kişide hastalık görülen kişilerin %40’ında migren vardır. Ebeveynlerin ikisinde de hastalık varsa çocukta görülme olasılığı %75’tir. Diğer nedenler de fazla duyarlı sinir liflerine sahip olmak ve hormon dengesizlikleri olarak sayılabilir.

Sinir Liflerinin Fazla Duyarlı Olması

Son yıllarda yapılan araştırmalar migren ağrıları sırasında bölgedeki atar damarların genişlemediğini göstermiştir. Beyin görüntülerinde atar damarlarda çok küçük genişlemeler yaşanmaktadır. Bu yüzden ağrının sebebi olarak da hastaların atardamarlarının çevresindeki sinir liflerinin aşırı hassas olması düşünülüyor.

Hormon Seviyelerindeki Değişimler

Hormon seviyelerindeki değişimler migrene neden olabilir. Hastalığın kadınlarda daha sık görülmesinin sebebi de adet döngüleri sırasında yaşanan hormonal dengesizliklerdir. Hormon seviyelerinde dengesizliğe neden olan ilaçlar ve tedaviler de bu yüzden migrene neden olabilir.

Migren Risk Faktörleri

Hastalığın görülme olasılığının daha yüksek olduğu bazı gruplar vardır. Bunlar migren hastalığının yaygın olduğu gruplardır. Cinsiyet, yaş ve genetik faktörler hastalığa yakalanma riskine etki eder.

Cinsiyet

Kadınlarda migren hastalığı erkeklerden iki kat daha sık görülür. Bunun nedeninin kadınların adet döngüleri sırasında yaşadıkları hormon dengesizlikleri olduğu düşünülüyor. Hormonal değişimler migren hastalığını tetikliyor.

Genetik

Kronik migren genellikle genetik olarak aktarılır. Ailesinde bir migren hastası olanların migren yaşama olasılığı daha fazla olur. Eğer ebeveynlerin ikisinde de varsa çocukta migren hastalığının çıkma olasılığı %80’dir.

Yaş

Migren hastalığı genetik olarak aktarıldıysa ilk belirtiler genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Fakat genel olarak migren hastalığı genç yaştaki insanlarda ortaya çıkar. Hastaların %80’inin 30 yaşın altında olduğu saptanmıştır. Migren hastalığı genellikler genç yaşlarda başlar.

Migren Komplikasyonları

Migren hastalığı uzun vadede vücutta farklı problemlere neden olabilir. Bunda yanlış ve bilinçsiz ilaç kullanımı da etkili olur. Başka bir migren hastasına verilen ilaçları kullanmak ağrının kronikleşmesine neden olabilir. Bu yüzden tetikleyici durumdan uzak durmaya ve doktor kontrolünde ilaç kullanmaya dikkat etmek gerekir.

Karın Problemleri

Abdominal migren türünde yoğun karın ağrısı yaşanır. Bu türde baş ağrısı yaşanmaz. Diğer yandan migren ağrılarına yönelik yüksek dozlarda ve uzun süre alınan ilaçlar karın ağrılarına neden olabilir. İlerleyen dönemde kanama, gastrit, ülser gibi mide problemlerine ve diğer bağırsak sorunlarına neden olabilir. İlaçların doktorun belirttiği süre boyunca ve önerilen dozda kullanılması önem taşır.

Rebound (Geri Gelen) Baş Ağrıları

Ağrı kesici ilaçlar bilinçsiz kullanıldıklarında ağrıların artmasına ve tekrarlamasına neden olabilir. 3 ay içinde 10 günden fazla ağrı kesici almak ağrıya neden olabilir. Aynı şekilde reçeteli veya reçetesiz ilaçları yüksek doz almak da benzer sonuçlar doğurur. Bu durumda ilaçlar ağrı kesici etkilerini kaybeder ve yeni ağrıya neden olur. Bunu dindirmek için alınan diğer ağrı kesiciler de sorunu çözmez aksine ağrıların sürekli hale gelmesine neden olur.

Serotonin Sendromu

İlaçların yanlış kullanılmasının bir diğer etkisi de serotonin sendromudur. Bu durum yaygın görülmese de yaşanabilir ve hayati sonuçlar doğurabilir. Vücut çok fazla serotonine maruz kalır.

Migrenöz İnfarkt

Migrenöz infarkt, beyindeki damarların tıkanması durumudur. Auralı migren de aura 1 saatten uzun sürüyorsa doktora görünmek gerekir. Beynin çeşitli yöntemlerle görüntülenmesi ve damarların durumuna bakılması önerilir.

Kalp Hastalıkları

Migren hastalığına sahip kişilerde kalp hastalıklarının daha yaygın olduğu saptanmıştır. Çünkü migren hastaları enfeksiyon ve pıhtılaşma sorunlarına daha eğilimli olurlar. Araştırmalar migren hastası kadınların diğerlerinden %50 daha fazla kalp riski taşıdıklarını göstermiştir. Aynı şekilde kalp sorunlarına bağlı ölümler migren hastalığına sahip kadınlarda daha fazla olur.

Felç

Migren hastalığı çok nadir durumlarda felç vakalarına neden olabilir. Burada migrenin türü de önem taşır. Fakat oldukça az görülen bir durumdur.

Migren Nasıl Önlenir?

Migren hastalığı tanısı konulduğunda tedavi doktor tarafından planlanmalıdır. Fakat migren ataklarını azaltmak veya ailede migren varsa önlemek için bazı hususlara dikkat edilebilir. Bunlar genel olarak stres kontrolü, düzenli ve hareketli yaşam, tetikleyici unsur ve besinlerden uzak durmak olarak sıralanabilir.

Stres Kontrolü

Psikolojik düzensizlikler migren ağrılarını tetikleyebilir. Yoğun stres, aşırı heyecan, üzüntü ve hatta aşırı mutluluk migren ağrılarını başlatabilir. Hastaların genel olarak huzurlu ve rahat hissetmeleri ağrıları önlemeye yardımcı olur.

Ses Işık ve Koku Kontrolü

Hastalar genellikle normalden daha hassas ve duyarlı olur. Çok parlak ışık altında durmamak, gürültülü ortamları tercih etmemek ve yoğun kokulardan uzak durmak hastayı rahatlatır.

Migren Tetikleyici Besinlerden Uzak Durma

Her hasta farklı besinlerin ağrıları tetiklediğini gözlemlemiş olabilir. Burada hasta kötü etkilendiğini düşündüğü besinlerden uzak durabilir. Fakat genellikle çikolata, alkol, olgunlaşmış peynir, fazla yağlı yemekler, muz, çiğ soğan, işlenmiş et gibi besinlerden uzak durmak faydalı olur. Çok fazla çay ve kahve tüketmek de migreni tetikleyebilir. Bazı hastalar ise kahvenin ağrıları geçirmede etkisi olduğunu söyler. Bu hastadan hastaya değişir. Diğer yandan gün içinde yeteri kadar su tüketmek, uzun süre aç kalmamak, öğün atlamamak da önem taşır.

Uyku Düzeni

Uyku düzeni migren hastaları için ayrıca önem taşır. Az veya çok uyumak, gün ortasında uykuya dalmak ağrıları tetikleyebilir. Hastaların yeteri kadar uyuması gerekir. Diğer yandan aynı saatlerde uyuyup uyanmak da gerekir. Hastalar genellikle hafta sonları ağrılarının arttığını söyler. Burada hafta sonları uyku saatlerinin değişmesinin etkisi olur.

Spor Yapmak

Hareketsiz yaşam psikolojik ve bedensel durumu kötü etkiler. Bu yüzden uzun süre aktif olmadan zaman geçirmek migreni arttırır. Üretkenlik, egzersiz ve spor düzenli yapıldığında migren ataklarını azaltır. Fakat çok fazla yorulmak, aşırı egzersiz yapmak ağrılara neden olabilir. Migren hastalarının bu dengeyi kurması gerekir.

Hava Koşullarına Dikkat Etmek

Lodos migren ağrılarını genellikle tetikler. Bu rüzgâr rutubetli hava getirir; halsizlik, yorgunluk gibi sonuçlar doğurur. Bu da ağrıları arttırır. Lodoslu havada dışarıda olmamak bunu önleyebilir.

Sık Sorulan Sorular

Her baş ağrısı migren midir?

Baş ağrısı sadece migrenden kaynaklanmaz. Beyin ve diğer organlardaki rahatsızlıklar, vitamin eksiklikleri, sinüzit gibi pek çok sorun baş ağrısına neden olabilir. Ailede migren hastalığı varsa ayrıca dikkat etmek gerekir. Fakat migrenin kesin tanısı doktor tarafından konulur. Belirtiler yaşandığında bir hastaneye başvurmak gerekir. Çünkü bilinçsiz alınan ağrı kesiciler atakları arttırabilir.

Migren ataklarında ne yapmak gerekir?

Migren atakları sırasında hassasiyet duyulan etkenlerden uzak durmak faydalı olur. Parlak ışık, ses ve keskin kokular bulunan yerlerde olmamak gerekir. Doktorun reçete ettiği ilaçlar dışında bir ilaç alınmaması önemlidir. Doktorun verdiği ilaçlar da belirtilen dozda ve ağrı başlarken alınmalıdır. Migren bantları ve nane yağı da atakların hafifletilmesinde etkili oluyor. Fakat atak sırasında sessiz, kokusuz ve ışıksız bir odada dinlenmek, başlarken ağrı kesici almak ve migren bantlarından yararlanmak yapılabilecek faydalı davranışlardır. Migren hastalığının çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Bunları doktor ile birlikte planlamak gerekir.

Göz migreni nedir?

Migren atakları sırasında ve öncesinde gözün etkilenmesi yaygın bir sorundur. Gözü çok etkileyen migren türü göz migreni olarak da anılır. Görmede bozukluk, bir gözün tamamen görmemesi, görüntünün lekeli olması, görüş açısının daralması hatta geçici körlük yaşanabilir. bu durumlarda doğru tedavi yöntemi uygulanmazsa kalıcı sorunlar yaşanabilir. Problemin çözümü için doktora gitmek gerekir.

Migren sadece ilaç tedavisi ile mi iyileşir?

Migrenin şiddeti, nedeni ve türüne göre değişik tedavi yöntemleri vardır. Kullanılan ilaçlar da bunlara göre değişir. İlaç tedavisinin yanında bazı migren türlerinde botoks, akupunktur gibi tedaviler de uygulanabilir. Migreni tetikleyen hormon dengesizlikleri gibi bir durum varsa buna yönelik tedavi uygulanır.

Doğru Beslenme ile migreni yenmek mümkün mü?

Migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmada beslenme etkilidir. Fakat tek başına düşünmemek gerekir. Doktorun planladığı tedavinin yanında tetikleyici besinlerden uzak durma, düzenli yaşama ve beslenme, aşırı kilo problemi varsa bunu çözme, su içmeye özen gösterme, stresten uzak durma ve hareketli yaşam ağrıları hafifletir.

Migren hastalığında felç olma riski var mı?

Migrenin ender görülen bazı türleri felç sorununa neden olabilir. Bu yüzden hastalık belirtileri yaşandığında doktora gitmek ve gerekli tedavileri uygulamak gerekir.

Sigara ve alkol kullanımı migreni tetikler mi?

Sigara ve alkol migreni tetikler. Vücudun düzenini bozar ve ağrıların daha sık, şiddetli yaşanmasına neden olur.

Uzun süre aç kalmak migren atağına sebep olur mu?

Öğün atlamak, yemek saatlerini kaçırmak ve uzun süre aç kalmak migren ağrılarına neden olur. Bu yüzden öğünlerin arasındaki saatlere dikkat etmek önem taşır.

Migren cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir mi?

Migren hastalığı için yapılan cerrahi işlemler vardır. Bunlar ağrıların oluştuğu bölgeye göre farklılık gösterebilir. Ense, şakak veya burun bölgesine cerrahi müdahale yapılabilir. Ameliyat 1 saat ile 3 saat arasında sürer ve hastaların %70’inde başarı sağlar.

Migren cerrahisinin maliyeti yüksek mi?

Migren cerrahisinin fiyatları birçok etkene göre değişir. Kurumun bulunduğu şehir, fiyat politikası ve doktora göre maliyet de değişir. Bunda hastanın hastanede yatış süresi de etkili olur. En net bilgi başvurulan kurumdan alınabilir.

Migren aşısı var mı?

Son yıllarda geliştirilen migren aşısına FDA onay verdi ve artık bazı kurumlardan bu aşı kullanılabiliyor. Migren aşısı atakları önleyici bir ilaç sayılabilir. Migren atağı sırasında salınan iltihabı engelleyerek atağı başlamadan yok ederek etki eder.

Migren hastalığı botoks ile çözülebilir mi?

Botoks kozmetik amaçlar dışında sağlıkta da yeri olan bir uygulama. Ağrının ortaya çıktığı bölgeye göre uygulaması değişiyor. Alın, ense, şakaklar ve boyunda başlayan ağrıların odak noktalarına botoks uygulanıyor. Etkisi kalıcı olmayan uygulamayı 4 ayda bir tekrar etmek gerekiyor.

Migren ataklarında neden karanlık oda tercih edilir?

Migren hastaları aşırı hassas duyulara sahip oldukları için parlak ışık ağrılarını tetikler. Ataklar yaşanırken de ışığa, sese ve kokuya hassasiyet artar. Bunlar ağrıları arttırır. Bu yüzden ağrı yaşanırken de karanlık, sessiz ve kokusuz odalar tercih edilir.

Hamilelikte migren atağı tutarsa ne yapmak gerekir?

Hamilelik dönemindeki kadınlarda migren ataklarının azaldığı görülür. Fakat nadir durumlarda tam tersi de yaşanabilir. Böyle durumlarda ilaç kullanımı önerilmez. Fakat nöral terapi uygulanabilir. Bu terapide uygulanan ilaçlar çok küçük dozdadır ve bebeğe zarar vermeden rahatlama sağlar.

Migren atakları ölüme sebep olur mu?

Migren nedeniyle ölüm çok nadir rastlanan bir durumdur. Migren atağı yaşandıktan sonra genellikle beyne bir zarar vermeden kaybolur. Fakat kronik migren veya yanlış ilaç tedavileri sonucu felç ve ölüm riski vardır. Diğer yandan nadir görülen bazı migren türleri hayati sorunlar doğurabilir. Bu yüzden migren ağrıları yaşayanların kendilerine uygun tedaviyi bulmaları için doktora gitmeleri gerekir.

Migren için hangi doktora gidilmelidir?

Migren, kaynağını vücudun başka bölgelerinden alan baş ağrılarından ziyade kaynağını doğrudan beyinden alan nörolojik bir hastalıktır. Detaylıca incelenmesi, takip edilmesi ve doğru yöntemlerle de tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Hastalık şakak bölgesindeki ciddi ağrılar ve ışığa hassasiyet ile karakterizedir. Bu iki belirtinin görülmesinden sonra nöroloji bölümüne başvurulmalıdır. Migren konusunda uzmanlaşan nöroloji uzmanları hastalığın takibini ve tedavisini gerçekleştirecektir.

Migren hangi yaşlarda olur?

Migrenin ortaya çıkmasında hormon hareketliliğinin etkisi oldukça büyüktür. Hormon hareketliliği azaldıkça hastalığa bağlı belirtilerde de azalma görülmektedir. Doğal olarak ergenlik döneminde ve sonrasındaki on – on beş yıl boyunca migren ile sık sık karşılaşılmaktadır. Ayrıca hormon açısından çok daha zengin bir bedene sahip olan kadınlarda erkeklere oranla iki buçuk kat fazla migren görülmektedir. Otuzlu ve kırklı yaşlardan sonra migren ile nadiren karşılaşılmaktadır.

Migren nasıl teşhis edilir?

Migrenin teşhis edilmesine yönelik olarak geliştirilen özel bir test yoktur. Toplumun yaklaşık olarak yüzde on beşinde görülüyor olması migreni sık görülen hastalıklar kategorisine sokar. Belirtilerinin de oldukça ayırt edilebilir olması laboratuvar testlerine olan ihtiyacı azaltır. Migren teşhisi genelde doktorun gözlemine, hastanın yakınmalarına ve aile öyküsüne göre yapılır. İhtiyaç duyulan durumlarda kan testlerinden ve görüntüleme tekniklerinden de yararlanılabilir.

Migren hastalık mıdır?

Migrenin ağrı karakteristiği ve tetikleyici unsurları ile diğer baş ağrılarının ilgili doneleri arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Migren, vücudun hormon dengesinden kaynağını alan ve beyin kaynaklı ciddi bir baş ağrısı durumudur. Tekrarlayıcı bir etki gösterir ve uygun uyarıcılarla sürekli hale getirilebilir. Tedavisi mümkündür ve hastalık olarak değerlendirilmektedir. Birçok ağrı türü migrenle karıştırılabilir ancak bu baş ağrıları ciddi bir sorundan ziyade başka durumların belirtileridir. Migren ise ciddi sorunları ortaya çıkarabilen bir hastalıktır.

Migren zayıflatır mı?

Migren atakları yıldan yıla azalarak devam eder ve hormon hareketlerinin azaldığı dönemlerde ataklar arası süre bir yıla kadar uzayabilir. Atakların yoğun olduğu dönemlerde iştah kesilmesine bağlı olarak sistemsiz şekilde kilo verilmesi mümkündür ancak bu her migren hastası için standart bir süreç değildir. Bazı durumlarda ise migren tedavisi için kullanılan ilaçlar iştah üzerinde ciddi etkiler oluşturabilmektedir. İlaçlara bağlı olarak da daha sistemli bir şekilde kilo verilmesi mümkündür.

Migren neyin belirtisidir?

Migrenin tam olarak neyin belirtisi olduğu ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak migren atakları sırasında beyindeki kan damarlarının anormal davranışlar sergilediği bilinmektedir. Bunun sebebinin hormon dengesi ve beyin kimyası olduğu düşünülmektedir. Genel olarak ise düzensiz ve sağlıksız bir yaşamın, stresli iş ortamının ve uygun olmayan yaşam alanının belirtisidir migren.