Meme Kanseri

Meme Kanseri
Meme Kanseri

 

Meme kanseri bu zamana kadar tüm dünyada en sık görülen kanser çeşitlerinden birisidir. Bu konuda uzmanların yaptığı çalışmalara göre dünyada her 8 kadından 1’i yaşadıkları süre zarfında belli zamanlarda meme kanseri olabilmektedirler. Meme kanseri en çok menopoza yeni giren kadınlarda görülmektedir. Ancak özellikle erkeklerde bu kanserin ortaya çıkması çok az orandadır. Meme kanseri belirtileri sizin üzerinizde görüldüğü takdirde acilen doktora gitmenizde fayda vardır. Meme kanseri ilk evrede teşhis edildiği takdirde kanserden kurtulma oranı çok yüksektir. Kadınların memelerinde oluşan sertlik hissedilir derecede ise MR çekilmesinde gerekecektir. Birçok nedenler meme kanserine neden olabilmektedir. Sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz bir yaşam, sağlıksız beslenme, erken menopoz, erken adet görmek ve meme dokusunda sertleşme gibi nedenlerden dolayı meme kanserine yakalanılabilir. Hastalığın evrelerine göre meme kanserinin şiddeti ve etkisi vardır. Ne kadar geç teşhis edilirse tedavi de o kadar zorlu geçmektedir. Meme veya koltuk altınızda oluşan şişlik, meme başından kanlı bir şekilde gelen akıntı, meme üzerinde aniden oluşan yara ve kızarıklık, meme derisinde soyulma, memede büyüme ve şekil değişikliği gibi gözlemleriniz varsa acilen doktora gitmenizde yarar vardır. Bu sebepler zaman içerisinde kişide özellikle bayanlarda meme kanserine yol açabiliyor. Hastanelerin onkoloji bölümünde tedavi olurlar. Tedavi başlarında hasta psikolojik destek almalıdır. Zorlu ve desteğe ihtiyacı olduğu bir döneme girmektedir. Moralini her zaman yüksek tutmalıdır. Meme kanseri tedavisi için birçok farklı yöntem vardır. Kemoterapi, radyoterapi, hormon terapisi ve biyolojik terapi gibi farklı farklı tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Meme kanserinin evrelerine göre tedavi şekli değişmektedir.

Meme Kanseri Hakkında

Son yıllarda artan kanser vakalarının en fazla görüldüğü hastalık meme kanseridir. Ülkemizde de bu oran 2000’li yıllardan sonra ciddi derecede artış göstermiştir. Meme kanseri, meme dokusunda oluşan doku kaybından oluşur ve zamanla yayılır. Burada en önemli olan nokta erken teşhisin yapılmasıdır. Meme kanserinin oluşumunda genetik faktörler çok önemli yer kaplar. Kadınlarda yaş ilerledikçe risk daha da çok artmaktadır. Bu yüzden menopoza girilen dönemlerde onkoloji uzmanına görünmekte yarar vardır. Annenize daha önce meme kanseri teşhisi konulduysa sizin de meme kanseri olma olasılığını çok yüksektir. Yüksek alkol alımı da meme kanserine neden olacağından dolayı sağlığımıza da dikkat etmeliyiz.

Meme Kanseri Nedir? Nasıl Oluşur?

Meme kanseri genel olarak genetik yapılar sonucu meydana gelir. Özellikle ele gelen kitle gibi bir durum varsa bunu ciddiye almalıyız. Meme şeklinde değişiklik, memenin aniden büyümesi gibi nedenlerde dolayı meme kanseri oluşabilir. Koltuk altında çıkan yağ bezesi büyüklüğünde oluşan şişliklerde meme kanserine neden olmaktadır. Bu gibi belirtiler görüldüğü takdirde düzenli olarak kontrolleri gitmesi gerekir. Meme kanserinin iyileşmesi için en önemli etken erken teşhisin yapılmasıdır.

Fibrokist Nedir?

Fibrokist meme, kadınların genelinde görülen ve normal düzeydeki meme olarak adlandırılır. Fibrokist meme bir hastalık olarak bilinmemektedir. Sadece meme içinde dokuların görüldüğü tiptir. Bu görülen dokular zararlı ve kansere neden olan dokular değildirler. Ancak bazı durumlarda bu dokulardaki anormalleşmeler memede ağrılar yapabilir. Fibrokist meme her yaşta görülebilen bir durumdur. Herhangi bir sıkıntı olmadığı sürece fark edilmeyebilir. Ele gelen kitle olursa acilen doktora gidilmelidir. Bu oluşan kitleler tehlikeli değildirler. Meme ucunda yanma, şişme, uyuşma gibi şikayetler görülür. Görülen bu şikayetler zamanla tedavi edilmezse kol ve omuzlara doğru bu şikayetler genişler. Fibrokistler meme kanserine dönüşmez. Bu bir rahatlık olarak algılanmamalıdır. Tedavisi yapılmayan ve üzerinde pek fazla durulmayan fibrokistler ileri aşamalarda kansere dönüşebilir. Düzenli olarak muayene olmak gerekir. Fibrokist memeye sahip olan kişilerin ameliyat olmalarına gerek yoktur. Bir iğne yardımıyla meme içine enjekte edilen bir sıvı sayesinde müdahale başlar. Genel olarak fibrokist yapıda memesi olan kadınların korkuya kapılmamaları gerekir. Ailemizde daha önce bu olay ile karşılaşan varsa kendimizde de görülme olasılığı çok fazladır.

Fibroadenom Nedir?

Fibroadenom memede bulunan kitlelerin genel ismidir. Bu kitle çoğunlukla genç yaşlarda ortaya çıkar. Boyutları kişiden kişiye göre değişir. Yaş ilerledikçe bu kitle küçülmeye başlar. Özellikle kadınların adet dönemlerinde bu kitle ağrılara sebep olur. Fibroadenom kitlesine sahip olanlar bu kitlenin meme kanseri belirtisi olmadığını bilmelidir. Memede oluşan bu kitle 2 cm ile 15 cm boyutuna göre değişiklik gösterir. Kişinin hormonal seviyesine bağlı olarak büyüklüğü değişkenlik gösterir. Kadınların menopoza girdiği dönemlerde bu kitle küçülerek yok olmaktadır. Fibroadenomun ilaçla herhangi bir tedavisi yoktur. İlaç kullanımı kitle için bir önem arz etmez. Tek çare ameliyat ile alınmasıdır. Ameliyata gerek olduğu durumlar söz konusu ise ameliyat ile kolay bir işlemle kitle alınabilir. Bu kitle olduğunda kişi hamile ise gebeliğin ilk aylarında mutlaka ultrason ile kitlenin bebeğe zarar verip vermediğinin kontrol edilmesi lazımdır.

Meme Kanserinin Evreleri

Meme kanserindeki bu evreler kişiye zarar veren tümörün başka bir yere yayılıp yayılmamasını belirler. Toplamda 4 tane adet evresi bulunmaktadır. Bunlar 0’dan başlayıp 4’e kadar sürmektedir. Sıfır aslında meme kanseri tanımı içine girmez. Çünkü bu evrede oluşan herhangi bir zararlı kütle yoktur. 4’e kadar gidildikçe şiddet seviyesi de her kademede artmaktadır.

Evre 0

Meme kanserine yeni yakalanmış ve erken tedavinin başlandığı dönemdir. Bu evrede zararlı kitleler çevresindeki organlara ve dokulara sıçramamıştır. Evre 0’da kanser kitleleri süt bezlerinde veya süt kanallarında görülmektedir.

Evre 1

Evre 1’de kişinin memesinin içinde olan kitle 2 cm’ye kadar büyümektedir. Oluşan bu zararlı kitleler etraftaki organlara veya lenf bezlerine ulaşmamıştır. Bu evrede hastanın meme kanserine yakalandığı ilk zamanlardır.

Evre 2

Evre 2’de zararlı olan kitle kişinin memesinin içinde 5 cm’ye kadar büyümektedir. Bu aşamada tümör, yapılan ultrason görüntülerine bakılarak başka yerlere sıçrayıp sıçramadığına kontrol edilir. Evre 2’de yapılan tedavi evre 1 dekine benzer niteliktedir. Ancak oluşan zararlı tümör büyükse ve şiddeti fazlaysa kemoterapi ve radyasyon tedavilerine başlanır.

Evre 3

Artık bu aşamada tümör diğer organlara, dokulara ve lenf bezlerine sıçramış durumdadır. Bu evreye gelen kişiler muhakkak kemoterapi ve radyasyon tedavisi almak zorundadır. Eğer kişinin memesinde oluşan tümör çok büyük bir hal almışsa kemoterapi tedavisinden önce bu kütle küçültmeye çalışılır. Kütle yaklaşık olarak 5 cm ile 10 cm arasında değişmektedir. Kişi 3.evrede psikolojik destek almaya başlar.

Evre 4

4.evrede tümör olarak nitelendirdiğimiz kanser hücresi en şiddetli noktaya gelmiştir. Tümör diğer organlara sıçramış durumdadır. Kemoterapi ve radyasyon tedavisi kişiyi bu evrede bir hayli zorlar. Hastanın yaşam kalitesi çok düşer. Bu evrede amaç kişinin yaşam kalitesini yükseltmek, psikolojik destek almaktır. Bu dönemde kişiye yakınları tarafından destek ve moral vermek çok önemlidir.

Meme Kanseri Türleri

Kişide meydana gelen meme kanserinin yüzde 90’ı süt kanallarından kaynaklanmaktadır. Yüzde 8 civarı meme kanserinin görüldüğü noktalar ise süt keseleridir. Yani meme kanserinin yüzde 98’e yakını memenin iç kısmı ile alakalıdır. Geriye kalan yüzde 2’lik çok az görülen kısım ise meme başından başlayarak yayılan meme kanseri tipidir. Buna da paji hastalığı denmektedir. Yüzde 2’lik kısımdan daha da ender görülen meme kanseri tipi ise inflamatuar kanser tipidir. Memenin cilt altını tutarak yayılan ve cildin kalınlaşmasına ve kızarmasına neden olur. Çoğunlukla genç kadınlarda görülür. Meme kanserinin en yaygın tipi ise invaziv meme kanseri tipidir. Eğer meme kanseriniz ve oluşan kitle, keselerden oluşuyorsa buna da lobüler meme kanseri tipi denmektedir.

Noninvaziv Kanserler

Bu kanser tipi yayılma göstermeyen meme kanseri tipidir. Genellikle evre 0 ve evre 1’de karşımıza çıkmaktadır. Bu tip kanser hücreleri için kemoterapi ve radyasyon tedavileri uygulanmaz. Bu yüzden sadece ultrasonla kanser kitlesi izlenerek ilaç tedavisi uygulanır.

İnvaziv Kanserler

Meme kanseri tipleri arasında insanlarda en sık görülenidir. İnvaziv meme kanseri tipi evre 3 ve evre 4 lerde şiddetli olarak görülür. Bu yüzden bu tipte meme kanseri olan kişiler kesinlikle kemoterapi ve radyasyon tedavisi almalıdır. Bu tip meme kanseri olan kişilerin memesinin içinde sert ve ele gelen bir kitle bulunur. Memenin kenarları düzensizdir. İnvaziv meme kanseri ilerleyen dönemlerde kişinin diğer organlarına, lenf bezlerine ve dokularına sıçrayabilir. Her 100 meme kanseri olan kişinin 80’i invaziv tipteki meme kanserine yakalanır. Bu yüzden tedavilerini aksatmamaları ve düzenli olarak kemoterapi ve radyasyon almalıdırlar.

Meme Kanseri Nedenleri

Meme kanseri genellikle genetik geçişli kanserler arasındadır. Kişinin annesinde, kız kardeşinde ya da anne yakınlarında meme kanseri olan varsa sizin de risk altında olduğunuzu bilmekte yarar vardır. Bu yüzden kadınlar kesinlikle 30’lu yaşlardan itibaren her yıl aralıklı olarak ultrasona ve tomografiye girmelidirler. Mememizi ellerken meme içinde bir kitle hissediyorsak, meme başında akıntı varsa, mememiz cildimizden farklı bir renk almışsa, mememizde bir şekil değişikliği varsa muhakkak kontrole gitmelisiniz. Bir diğer önemle dikkat etmemiz gerekecek olan nokta koltuk altlarımızdır. Koltuk altında oluşan bezelerde risk faktörüdür. Bu bezelerin radyolojik cihazlarda zararlı olup olmadığına bakılması gerekir.

Genetik Yatkınlık

Meme kanseri, kanser grupları açısından akciğer kanserinden sonra ölüm riski taşıyan önemli kanser tipidir. Kalıtsal olarak mutasyona uğramamasından dolayı genetik faktörler oldukça yoğundur. Ailesinde veya anne tarafından akrabasında meme kanseri görülen kişiler meme kanseri potansiyelidir. Bu yaş grubu genel olarak 30 ve üstünde olan kişilerdir. Eğer meme kanseri değilseniz ve ailenizde daha önceden meme kanseri görülen kişiler varsa meme kanseri olmadan test yaptırmanızda ve düzenli olarak kontrollere gitmenizde yarar vardır. Buna genetik test adı verilmektedir. Ailede meme kanseri olan birinci ve ikinci dereceden akraba varsa, ailede bir erkekte meme kanseri varsa, 45 yaşından önce meme kanseri tedavisi gören kişiler varsa sizin de meme kanserine yakalanma olasılığınız çok yüksektir. Bu yüzden genetik test yaptırarak erken teşhisin ilk adımlarını atmış olursunuz.

Meme Kanseri Belirtileri

Meme kanserini en az zararla atlatmanın tek yolu erken teşhistir. Meme kanserinin en önemli belirtisi memenin içinde oluşan kütledir. Bu kitle ele gelecek bir büyüklüktedir. Meme kanserinin bir diğer önemli belirtisi de koltuk altında oluşacak kitlelerdir. Nadir olarak kişide görülen diğer bir belirti türü meme ucundan akıntı gelmesidir. Bu gibi belirtiler oluşursa doktora görünmekte yarar vardır. Bu belirtilerin yanında memenin şeklinde değişiklik, şişme, deride kızarıklık, memenin yayılması gibi durumlar söz konusu ise önlem almakta fayda vardır. Bu gibi şikayetleri her kadın kendi vücudunu tanıyarak yapabilir. Kişi kendi vücudunu adet dönemlerinden sonra kontrol etmelidir. Eğer bir bozukluk veya şikâyetiniz varsa acilen doktora görünmeniz gerekmektedir.

Erken Dönem Belirtileri

Memede ele gelebilecek kadar büyüklükte oluşan kitleler, memenin şeklinde bozukluklar, meme ucundan gelebilecek olan akıntı gibi belirtiler erken dönem belirtilerdir.

Geç Dönem Belirtileri

Koltuk altında sonradan fark edilen kitleler, kitle olmamasına rağmen meme üzerinde oluşan ağrılar ve sancılar, meme üzerinde gözle görülür bir şekilde oluşan yaralar, kızarıklıklar gibi belirtiler ise geç dönem belirtilerdir.

Meme Kanseri Tanı Ve Teşhis Yöntemleri

Meme kanserinden erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis edilen meme kanserinde başarılı sonuç almak çok yüksektir. Evre 0 veya evre 1’de meme kanseri teşhis edilirse hastalığın bir daha tekrar etmeme olasılığı %96’dır. Erken teşhis için yapılacak en önemli adım, kişinin aynaya geçerek koltuk altı ve meme bölgesini düzenli olarak kontrol etmelidir. Özellikle kadınlar bu kansere yakalanmamak adına veyahut erken teşhis yapması adına ortalama 40 yaşından itibaren her sene en azından bir kere mamografi yapmada büyük fayda vardır. Meme kanseri görülen kişiler arasında her 10 kişiden 8’inde iyi huylu kitleler görülür. Son yıllarda meme kanserine farkındalık yaratmak adına yapılan programlara katılmakta yarar vardır. Bu sayede kişiler bu hastalığa karşı daha çok bilinç kazanabilirler.

Mamografi

Mamografi, memenin röntgen filmini çekmesini sağlar. 2 tabaka arasında sıkıştırılan meme mamografi sayesinde çekilir. Uzun süreli olmasa da ağrılı bir yöntemdir. 40 yaş ve üzeri kişiler yılda 1 kez olmak şartıyla mamografi yapmalıdırlar. Bu sayede erken teşhis sağlanabilir. Mamografi ışınlarının sağlığa bir zararı yoktur. Mamografi çektirmek için gidecek kadınlar iki parça kıyafet giymeleri tavsiye edilir. Çünkü mamografi cihazında kişinin üst kısmı açık olmak zorundadır.

Ultrasonografi

Ultrasonografi, ses dalgalarının farklı farklı yansımalar üretmesi sonucu elde edilen bir görüntüleme sistemidir. Elde tutulan bir alet meme üzerinde gezdirilir. Meme üzerinde gezdirilen alet ses dalgaları sayesinde dijital ekrana görüntüleri aktarır. Meme kanseri teşhis ve tedavisinde en sık kullanılan cihazdır. Doğruluk oranı çok yüksektir.

Galaktografi

Galaktografi, süt kanalları içindeki çok küçük bir şekilde oluşan tümörlerin tespitinde kullanılır. Meme kanalına ince bir plastik boru yerleştirilir ve borunun içinde madde enjekte edilir. Bu madde kanalın röntgen filminde görülmesini sağlar. Kanalın içinde kitle varsa rahatlıkla görüntülenebilir.

İnce İğne Biyopsisi

Bu yöntem memenin içine çok ince iğneler kullanılarak yapılır. Yapılan iğne sonucu bölge uyuşur. Meme içinde alınan sıvı berrak bir renkte ise tümör iyi huyludur. Kanlı veya bulanık bir renkte sıvı geldiyse kanser riski daha yüksektir.

Kalın İğne Biyopsisi

Bu yöntemde kullanılan iğne ince iğne biyopsisinden daha kalın şekildedir. Yine meme içindeki kitleden sıvı almak için kullanılır. Lokal anestezi yoluyla bölge uyuşturulur.

Stereotaksik Biyopsi

Hastada var olan kitlenin küçültülmesi amacıyla yapılan bir yöntemdir. Lokal anestezi ile uygulanır. Kemoterapi tedavisine başlanmadan büyük bir kitle varsa stereotaksik biyopsi aletiyle küçültme yapılması hastanın tedaviye yanıt vermesini kolaylaştıracaktır.

Stereotaktik İşaretleme

Bu cihaz sayesinde hasta yüzükoyun koyun yatarken meme sarmalı dediğimiz memeyi kaplayan bir manyetik cihaz yerleştirilir. Özel iğnelerle meme üzerinde işaretlenmeler yapılır. İşaretleme işlemi yaklaşık 15 dakika sürer.

Cerrahi Biyopsi

Cerrahi biyopsi işlemi meme içinde bulunan kitlenin dışarıya çıkarılması işlemidir. Bu işlem gelişen teknolojik aletler sayesinde 1 saat içinde gerçekleşir. Bölgeye lokal anestezi uygulanmaktadır. Kişiye ayrıca sakinleştirici iğne yapılmaktadır.

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Meme kanserinin en önemli ve değiştirilemeyen risk faktörü genetik olmasıdır. Annenizde veya kız kardeşinizde daha önceden görülen meme kanseri varsa sizin de bu riski taşıdığınız anlamına gelir. Ailenizde ve yakınlarınızda meme kanserine yakalanma yaşı ne kadar erkense sizin de meme kanserine yakalanma yaşınız daha erken olacaktır. Bu yüzden genetik olarak risk taşımak en büyük faktördür. Meme kanserinde bir diğer risk arz eden faktör meme dokusunda oluşan yoğunluktur. Meme dokusunda yağ oranı az olan kişiler meme kanserine yakalanma riski taşırlar. Meme dokusunun yağ oranını ölçmek için hastanelerde olan mamografi cihazında kontrollerinizi yaptırmanız gerekmektedir. Bir diğer risk taşıyan durum erken adet dönemlerinin olmasıdır. Kızlarda 11 yaşından önce adet olayı görülüyorsa risk grubu içerisindedirler.Bu yüzden uzun zaman içerisinde menopoza giren kişiler meme kanseri olma riski ile karşı karşıyadır. Aşırı şekilde alkol tüketimi, fazla kilolu olmak, radyoaktif ışınlara maruz kalmak gibi faktörlerde meme kanseri oluşumunu tetikler. Kadınlar erkeklere göre daha çok risk altındadır. Yaşımız ilerledikçe kontrollerimizi arttırmakta yarar vardır. İlginç fakat bir o kadar da dikkatli olmamız gereken bir konu da beyaz tenli kadınların esmer tenli kadınlara göre daha fazla risk altında olmasıdır. Aşırı şekilde sigara tüketimi de meme kanserini tetikler.

Önlenebilir Riskler

Önlenebilir olaylar kişinin kendi elinde olan faktörlerdir. Bunların yapıldığı takdirde meme kanserine yakalanma riskimiz daha da azalacaktır.

Alkol Ve Sigara Tüketimi

Günde 1 paketi geçen sigara tüketimi ve aşırı şekilde alınan alkol meme kanserini tetikler. Alkol ve sigara kişinin bağışıklık sistemini zayıflattığı için meme kanseri yakalanma oranını da arttırır.

Hareketsiz Yaşam Tarzı

Bu nedenden dolayı meme kanseri olabilme olasılığınız bulunur. Gün içinde muhakkak yürüyüş yapmalıyız. Spor yaparak da vücudumuzu daha dinç bir şekilde koruyabiliriz.

Beslenme Ve Çevresel Faktörler

Meme kanserine yakalanma riskini düşürmek adına aşırı yağlı ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

Değiştirilemeyen Riskler

Meme kanserinde değiştiremediğimiz risklerin başında genetik faktörler gelmektedir. Elimizde olmayan durumlar sonucunda otomatik olarak risk taşıma olasılığı vardır. Bu riskleri minimum düzeye indirmek için gerekli tedavileri aksatmadan yapmamız şarttır.

Yaş Ve Cinsiyet

Kadınların erkeklere göre meme kanserine yakalanma ihtimalleri daha yüksektir. Özellikle geç menopoza giren kadınlar meme kanseri açısından büyük risk altındadır. Erken adet gören kadınlar da kontrolleri yapmalarında fayda vardır.

Yoğun Meme Dokusu

Kişi kendi memesine dokunurken eline bir kitle gelmesi dikkat etmesi gerektiğini gösterir. Bu yüzden ultrason ve mamografi çektirmeleri gerekecektir. Meme dokusunda yağlanmanın az olması riski daha da arttırır.

Erken Adet Görmek

Kadınlarda 11 yaşından önce adet görülmesi riski arttıran nedenlerdir. Uzman doktorlar tarafından verilen tedavi programına uyulması gerekir.

Menopoz Dönemine Geç Girmek

Geç menopoza girmek meme kanserine yakalanma oranımızı arttıracağından dolayı yılda 1 kere bile olsa mamografiye girmek gerekir. Düzenli olarak kontrollerimizi yaptırmakta yarar vardır.

Radyoterapi (Işınlanma)

Başka bir hastalıktan veya bazı nedenlerden dolayı yoğun bir şekilde radyoaktif ışınlara maruz kalan kişilerin meme kanserine yakalanma olasılığı fazladır.

Genetik Bozukluklar

Kişinin doğuştan gelen kronik bir rahatsızlığı varsa meme kanseri riski taşıyacaktır.

Meme Kanseri Komplikasyonları

Meme kanseri ciddi bir tedavi ister. Tedavi sırasında veya sonrasında bazı komplikasyonların görülme olasılığı fazladır. Kanama, enfeksiyon, yara bölgelerinde kan birikimi, kolun yeterli düzeyde hareket edememesi, gibi komplikasyonların görülmesi normaldir. Cerrahi tedavi ne kadar özenle ve titizlikle yapılırsa bu komplikasyonların görülme olasılığı da azalacaktır.

Radyoterapi Sonrası Oluşan Komplikasyonlar

Radyoterapi sonrasında gözlenen komplikasyonlar, radyoterapinin dozu ile alakalıdır. Fazla verilen radyoterapi hastada kronik rahatsızlıklara neden olabilir.

Cerrahi Sonrası Oluşan Komplikasyonlar

Meme üzerinde yapılan cerrahi işlem sonrasında koltuk altında veya meme çevresinde birtakım yaralanmalar görülebilir. Ameliyat sonrası enfeksiyon riski taşırlar. Enfeksiyon kapmamak için tedbirli olmalıdırlar. Kolun belli bölgelerinde kan birikmeleri ve kolu yeteri düzeyde hareket ettirememe gibi zorluklar yaşayabilirler.

Meme Kanseri Nasıl Önlenir?

Meme kanserini önlemek için yapılan en önemli etken düzenli olarak yapılacak olan muayenedir. Kişi meme kanseri olmasa bile 20’li yaşlarından sonra muayene olmaları mutlaka gerekir. Meme kanseri olan biri iseniz düzenli olarak kemoterapi ve radyasyon tedavisi almanızda yarar vardır. Alkol ve sigara tüketiminiz fazla ise risk altında olduğunuzdan dolayı zararlı maddelerin tüketimini yapmamanız gerekir. Düzenli olarak spor ve hareketli bir yaşam sizi meme kanserinden önleyebilir.

Fiziksel Aktivitenin Arttırılması

Kişinin günlük yaşamda hareketsiz kalması hem kilosunu arttırır hem de yağ oranını artırır. Bu gibi nedenlerde meme kanserini tetiklediği için günün en azından belli dönemlerinde yürüyüş yapmamızda fayda sağlayacaktır.

Sigara ve Alkol Tüketiminin Bırakılması

Sigara ve alkol gibi zararlı maddeler vücudumuza oldukça çok zarar verir. Direncimizi ve bağışıklık sistemimizi düşürür. Bu gibi zararlı maddelerin bırakılması meme kanserine yakalanma olasılığımızı düşürecektir.

Düzenli Göğüs Muayenesi

Özellikle genetik olarak meme kanseri riski taşıyan kişiler düzenli olarak ultrasona girmeleri gerekir. Meme kanserine yakalanmadan bu gibi önlemlerin alınması sizi kanserden korur. 50 yaş ve üzeri olan kadınlarda yılda 1 kere olsa bile mamografide kontrollerini yaptırmaları önerilir.

Sağlıklı Beslenme

Meme kanserine yakalanmamak için özellikle yağlı ve bol tuzlu yiyeceklerden uzak durmalıyız.

Sıkça Sorulan Sorular

Özellikle hasta ve hasta yakınlarının meme kanseri adına akıllarında birtakım sorular vardır. Gelin bunları beraber yanıtlayalım.

Evde meme muayenesi nasıl yapılır?

Evde meme muayenesini yapmak oldukça kolaydır. Her hafta düzenli olarak mememizi kontrol etmeliyiz. Mememize dokunurken mememizin içinde elimize gelen bir kütle varsa hemen doktora göstermeliyiz. Koltuk altlarımızda bir şişlik olup olmadığına dikkat etmeliyiz.

Meme kanseri erkeklerde görülür mü?

Kadınlara göre erkeklerde meme kanseri görülme olasılığı azdır. Fakat yine de erkekler risk altındalardır.

Meme kanseri bulaşıcı bir hastalık mı?

Meme kanseri bulaşıcı bir hastalık değildir. Sadece genetik risk özelliği vardır.

Meme kanseri ağrı yapar mı?

Meme içinde oluşan kitleler kişide ağrı yapabilir. Ağrılar kişiyi etkileyecek boyutta ise ilaç tedavisi ya da cerrahi operasyonla kitlenin alımı gerçekleşebilir.

Meme kanseri nasıl tedavi edilir?

Meme kanserinin tedavisi evresine göre değişiklik göstermektedir. Evre 0,1 veya 2’de oluşan meme kanserinde herhangi bir kemoterapi alması beklenmez. Evre 3 veya 4’te oluşan meme kanserinde kemoterapi ve radyasyon tedavisi alınarak tedavi başlanır.

Meme kanseri tedavi sonrası tekrar eder mi?

Meme kanserinin tekrar etme riski bulunur. Tekrarlanan meme kanseri aynı memede görülebilir. Koltuk altında veya lenf bezlerinde meme kanseri riski yeniden ortaya çıkabilir. Kadınların böyle bir olasılığın olduğunu bilmeleri gerekmektedir.

Meme kanseri ölüm oranı nedir?

Meme kanserine yakalanan erkeklerin ölüm oranı kadınlara göre daha yüksektir.

Evde muayene ne zaman yapılmalıdır?

Kişinin evde kendi kendini muayene etmesi haftada 1 kez yapılmalıdır.

Meme kanserinde hangi durumlarda meme alınır?

Memenin içinde birden fazla tümör varsa cerrahi müdahale yapmak kişiye zarar bile verebilir. Bu yüzden kişinin memesinin alınması bu tümörlerin başka yerlere sıçramasını önleyeceğinden dolayı alınmasında yarar vardır.

Memede ele gelen her kitle kanser midir?

Hayır, kitle var diye kesin kanser denilemez. Bunun için uzman doktora gidip ultrason çektirmeliyiz. Özellikle adet dönemlerinde meme dokusu yoğun olduğundan dolayı elimize gelecek olan kütle zararlı değildir.

Meme kanseri belirtileri nelerdir?

Meme kanserinin erken aşamada teşhis edilmesi hayat kurtarır. Doğal olarak sürekli olarak meme kanserine yönelik kişisel kontroller gerçekleştirilmelidir. Meme kanserinin en net belirtilerinden birisi olan memede ya da koltuk altında kitle oluşumu ancak bu şekilde saptanabilir. Kitle oluşumundan dolayı iki meme arasındaki simetri farkının açılması. Kitle oluşan bölgede ve yakınında çöküntü oluşması ve deri problemlerinin belirmesi. Meme başının normal görüntüsünden uzaklaşması ve düzleşmesi. Memeden akıntı gelmesi.

Meme kanseri neden olur?

Tüm kanserlerde olduğu gibi meme kanserinde de temel sebep hücrelerin kontrolsüz şekilde bölünmeye başlamasıdır. Hücre bölünmesinin bu şekilde gerçekleşmesine sebep olan faktörler ise şunlardır: Yaş başlıca meme kanseri nedenleri arasındadır. Yaş ilerledikçe hücre bozulumu artmaktadır. Ailede meme kanseri ya da kanser öyküsü, meme kanseri nedenleri arasındadır. Östrojen hormonunun erken salgılanması yani ilk regl tarihi de nedenler arasındadır. Östrojen hormonu salgısının azalma dönemi olan menopoza geç girilmesi. Çocuk doğurma yaşının geç olmasına bağlı hormon sorunları. Hormon dengesini sürekli olarak dengesiz tutan doğum kontrol haplarının ve ertesi gün haplarının kullanımı. Sigara, alkol, beslenme akışkanlıkları, yaşam tarzı ve kanser riskini artırabilecek dışsal uyaranlara maruz kalınması da meme kanseri nedenleri arasında sayılabilir.