Lazerle Cilt Gençleştirme

Lazerle Cilt Gençleştirme
Lazerle Cilt Gençleştirme

 

Dokular, çevresel faktörlere oldukça duyarlı yapılardır. Dokuların oluşmasını, gelişmesini, bölünmesini ve yaşlanmasını belirleyen genetik faktörler, çevresel faktörlerin de etkisiyle vücudun yapısını belirler. Cilt, vücudun görünümü noktasında en önemli estetik yapıdır. Yer çekimi, güneşin zararlı ışınları, kullanılan kozmetik ürünler ve travmalar cildin yapısını ciddi oranda etkiler. Cildin çok hassas bir yapı olması da hem dışarıdan hem de içerden gelen travmalara karşı korumasız olmasına sebep olur. Cilt sağlığının korunması ve cilde estetik müdahalelerin yapılması ayrı bir estetik kolu olmakla beraber, tüm estetik operasyonlar içerisinde belki de görünümü en çok etkileyen cilt estetiği amacıyla yapılan uygulamalardır.

Cildin estetik hale getirilmesi amacıyla kesi içeren cerrahi müdahaleler son çare olarak görülür. Ameliyatsız yöntemlerin işe yaramamaya başladığı dönemlerde tek alternatif olan bu cerrahi uygulamalar birçok kişinin gözünü de korkutur. Cerrahi müdahaleye gerek kalmamasını sağlamak ya da olabildiğince geciktirmek için ise ameliyatsız uygulamalar tercih edilir. Kozmetik ürünlerin kullanımı ve hayat tarzı değişiklikleri başlıca ameliyatsız yöntemler olmakla beraber iğneli uygulamalar, dolgu ve yağ enjeksiyonları ise ikincil yöntemlerdir. Bu yöntemlerin biraz daha etkilisi ancak ameliyatsız olanları ise lazerli uygulamalar ve radyofrekans uygulamalarıdır. Lazer uygulamalarının oldukça esnek bir yapıda olması da günümüzde cilt gençleştirme amacıyla uygulanan yöntemlerin büyük bir kısmının lazer ile icra edilmesini sağlamaktadır.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Serkan Sabancıoğullarından, Prof. Dr. Binnur Üstün

Lazerle Cilt Gençleştirme Hakkında

Cildin gergin ve genç durmasını sağlayan iki temel yapı bulunur. Bunlardan birincisi bağ dokuları iken ikinci kolajen dokudur. Bağ dokularının esnekliği cildin kullanım miktarına, mimik hareketlerine ve genetik faktörlere göre belirlenir. Bazı insanların bağ dokuları çok daha kuvvetlidir ve ellili yaşların sonuna kadar oldukça gergin şekilde durabilirler. Bazı insanlarda ise bağ dokuları çok daha önce kendilerini salabilirler. Bağ dokulardan bağımsız ve daha etkili olan ise kolajen dokudur.

Vücudun tüm dokuları zaman içerisinde yıpranır. Travmalar, yaşlanma ve buna benzer diğer etkilerin ortaya çıkardıkları yıpranma sorunun ortadan kaldırılmasında özel proteinler kullanılır. Kolajen olarak adlandırılan bu proteinler travmaya maruz kalan bölgeye yönlendirilir ve bölgenin tamir edilmesi sağlanır. Hücre ve doku tamiratının başlıca sorumlusu olan kolajen dokular zaman içerisinde azalır. Cilt çatlasa ve sarksa dahi yeteri kadar kolajen gönderilemediği için sonuçları yıkıcı olur. Vücudun doğalında bulunan ve besinlerden alınan bu proteinin iş göremez hale gelmesiyle beraber, yaşlanma dediğimiz etki gelişir ve yayılır. Bir süre sonra, yani yaşlılık gelişim gösterdikten sonra yeteri kadar kolajen alınsa dahi yıpranan bölgeye tamire gönderilemez. Bu olumsuz durumun ortadan kaldırılmasının yegane yolu ise yaşlanma olan bölgelerin çevresinde mikro travmalar oluşturmaktadır.

Vücut üzerinde, hem cilt üstünde hem de altında yapay travmalar oluşturmak oldukça zor ve profesyonellik isteyen bir iştir. Tüm iğneli ve iğnesiz gençleştirme yöntemlerinin temelinde de bu mikro travmalar yatmaktadır. Lazer yöntemlerinin tamamı cilt üstüne veya altına, belirli bir frekanstaki enerjiyi gönderir. İlgili frekans sadece arzu edilen dokuları, arzu edilen miktarda travmaya uğratır. Dokuların travmaya uğraması ve yıpranması sonrasında vücudun ilgili sistemi devreye girer ve kolajen proteinlerini bölgeye gönderir. Normalde yıpranmış ve yaşlanmış olan bölgeye kolajen proteinlerinin tekrar gelmesiyle beraber gençleşme etkisi ortaya çıkar. Lazerle cilt gençleştirme vücudun hangi bölgesine uygulanırsa uygulansın metodun temel ilkelerinde değişiklik olmaz. Uygulama yapılan makineye, uygulama metoduna ve etkilere göre isim değişiklikleri olsa da tüm lazerle cilt gençleştirme tedavilerinin temelinde aynı mantık yatmaktadır. Başarıyı artırmak için geliştirilen alt yöntemler iyice incelenmeli ve özelliklerine göre tedaviye karar verilmelidir.

Cilt Neden Deforme Olur

Vücudun tüm dokularında olduğu gibi cilt üzerinde de deformasyon oluşur. Hatta, vücudun en dışındaki katman olmasından dolayı çok daha etkili gelişen bu deformasyon, müdahale edilmediği takdirde oldukça olumsuz görüntüleri ortaya çıkarır. Ciltte oluşan deformasyona en iyi müdahale, deformenin kaynağını bilindiği müddetçe yapılabilir. Cildin yaşlanmasına, sarkmasına, renk değiştirmesine ve gözenekli hale gelmesine sebep olan faktörler şunlardır:

  • Her insanın genetik yapısı bazı cilt özelliklerini de beraberinde getirir. Bağ dokuların konumu, dayanım seviyesi, oluşum şekilleri ve buna benzer özellikler DNA yapıları sayesinde belirlenir. Çevresel faktörlerin cilt üzerinde ne kadar etki göstereceğinin başlıca müsebbibi olan genetik faktörler, cilt sarkmasının ve deforme olmasının başlıca sebepleri arasında gösterilebilir.
  • Şehir yaşamı, iş yaşamı ve sosyal yaşam cilt üzerinde oldukça etkilidir. Bu üç kulvarda stres unsurlarının artmasıyla beraber hormonların cilt dokusuna olan olumsuz etkisi artar veya cildi destekleme kapasiteleri azalır.
  • Güneş yaşamın devamı açısından oldukça önemli olsa da cildin sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere sahiptir. Korumasız şekilde güneşe çıkmak cildi deforme eden faktörlerin başında gelir.
  • Sağlıklı bir cildin anahtarı iyi bir uykudan geçmektedir. Düzensiz ve az uykunun bir sonucu olarak ciltte deformeler ortaya çıkmaktadır.
  • Vücudun tamamında olduğu gibi, cildin sağlığı üzerinde de beslenme alışkanlıkları büyük öneme sahiptir. Et ağırlıklı, paketli ve sağlıksız beslenen insanların ciltleri çok kolay deforme olmaktadır.
  • Düzenli olarak spor yapmayan insanların ciltlerindeki deforme olma hızının çok daha yüksek olduğu bilinmektedir. Ayrıca aşırı sıcak duş alanlar da normalden çok daha hızlı yaşlanırlar.

Tüm bu faktörler bildiğimiz anlamdaki yaşlanma etkisinin ortaya çıkmasında etkilidir. Ayrıca maruz kalma oranıyla bağlantılı olarak cilt çok daha erken yaşlarda deforme olmaya başlayabilir. Bu faktörlere karşı cilt dokuları ne kadar mücadele ederse etsin bir noktada mutlaka kaybeder. Cildi gençleştirmek için ise geriye yalnızca estetik uygulamalar kalır.

Lazerle Cilt Gençleştirme Nasıl Yapılır

Lazerle cilt gençleştirme uygulamaları kozmetik uygulamaların ve cerrahi uygulamaların en iyi alternatifi konumundadır. Uygulama aşamasında birbirinden farklı metotlar izlense de tamamının temelinde kolajen üretimini tetiklemek yatar. Bilindiği üzere lazer teknolojisi, belirli bir enerji seviyesindeki ışınların etrafa yayılmasını temel alan bir teknolojidir. Her enerji seviyesi de farklı dokular üzerinde tahrip edici etkiye sahiptir. Kişinin vücuduna ve sorununa, yaşlanmasının altında yatan sebebe göre farklı dokulara müdahale gerekebilir. Doğal olarak doğru lazer uygulamasının seçilmesi bu açıdan oldukça önemlidir.

Araştırmalar ve muayeneler sonrasında doğru lazer yönteminin seçilmesinden sonra uygulama aşamasına geçilir. Lazer enerjisi ya cildin üst katmanını ya da alt katmanını tahrip eder. Bu tahribattan sonra bölgeye protein takviyesi artar ve tahrip olan noktalar çok daha kuvvetli bir şekilde yeniden inşa edilir. Eğer bağ dokular zayıflamış ise lazerle cilt gençleştirmeden sonra bu dokular kuvvetlenir; izler oluşmuş ise bu izler tamamen temizler. Hastanın problemine ve isteklerine göre seans süresi ve sayısı değişir. Yöntemden yönteme göre değişmekle birlikte ortalama bir lazer tedavisi şu şekilde uygulanır:

  • Operasyondan önce uygulama yapılacak bölgeler analiz edilir.
  • Bu analizin sonucuna göre kanüllü ya da dışarıdan, kanülsüz lazer cihazları tercih edilir.
  • Eğer cihaz kanüllü ise lokal anestezi uygulaması gerçekleştirilir.
  • Eğer kanül yok ise dışarıdan, hastanın gözleri kapatılarak uygulama yapılır.

Oldukça basit olan prosedürler kullanılan cihazlara göre kompleks hale gelebilir. Tüm cihazların temel amacı kolajen yapıyı harekete geçirmektir.

Lazerle Cilt Gençleştirme Hangi Durumlara – Bölgelere Uygulanır

Lazerle cilt gençleştirme ve yenileme uygulamalarının temelinde yatan felsefe vücudun kendi kendini yenilemesine olanak tanıyacak durumların yaratılması olduğu için, vücudun neredeyse tamamına lazer uygulamaları yapılabilmektedir. Ancak, her nokta estetik açıdan elverişli ya da önemli olmadığından dolayı günümüzdeki lazer uygulamaları belirli bölgelerde kümelenmiş durumdadır. Bu noktaların ve amaçların dışında da uygulamalar ile karşılaşmak mümkündür. Eğer hasta bilindik bir nokta dışına lazer uygulaması yaptırmak amacında ise mutlaka bir doktora başvurmalı ve muayene olmalıdır.

Dudak Altı ve Göz Çevresi

Yüz bölgesi estetik açıdan değerlendirildiğinde ilk izlenimi oluşturan noktadır. Vücudun tüm estetik durumu bir tarafa, yüz bölgesi bir tarafa gibi bir durum söz konusudur. Hal böyle olunca, yüz bölgesine yapılacak müdahaleler çok büyük önem kazanmaktadır. Kozmetik ürün ve mimik kullanımının en fazla olduğu bu alan, çevresel faktörlere karşı da oldukça korumasız durumdadır. Genetik etkiler ve çevresel etkiler birleştiğinde yüz bölgesi estetik görünümünü çok kolay kaybedebilmektedir. Bir kaybedişin ilk izleri dudak altı, çene, dudak kenarları ve göz çevresinde olur. Temel sebep ise bu noktalardaki bağ dokularının gevşemeye müsait yapılarıdır. Lazerle cilt gençleştirme ve yenileme tedavilerinin ortaya çıkmasında da bu bölgelerin etkisi oldukça büyüktür. Kozmetik ürünlerin bu noktalarda oluşan deformeleri ortadan kaldırmada yetersiz kalması; cerrahi yöntemlerin ise fazla gelmesi durumu, lazerli uygulamaları bir anda bu bölgelerin estetik hale getirilmesi için popüler hale getirmiştir. Günümüzde lazerli cilt gençleştirme ve yenileme operasyonları da uygun cihazlarla en çok bu bölgelere uygulanmaktadır.

Gıdı ve Boyun Bölgesi

Yaşlanmanın etkilerinin en çok ortaya çıktığı, orta yaştan itibaren insanların en büyük problemi olarak görülen temel nokta gıdı ve boyun bölgesidir. Bu bölgenin boyun hareketleri tarafından sürekli olarak olumsuz etkiye maruz bırakılıyor olması, hem şekilsizlik hem de sarkma gibi oldukça ciddi bir sorunun ortaya çıkmasına sebep olur. İleri seviyeye gelmiş gıdı ve boyun sarkması için lazer uygulamalarının etkisi az olsa da özellikle kırklı yaşlar civarında etkili olmaktadır.

Boyun bölgesinin ergonomik yapısına uygun olarak geliştirilen ve farklı isimlerle anılan lazerli uygulamalar sayesinde özellikle boynun üst kısmında gerginliği sağlayan dokular tahrip edilmektedir. Tahrip edilen dokulara gönderilen kolajenler sayesinde de boyun ve gıdı estetiği garanti altına alınmaktadır.

Akne İzleri ve Leke Tedavisi

Akneler, gözeneklerin mikrop kapmasından dolayı oluşan ve oldukça geniş alanları etkileri altına alabilen sorunlardır. İltihaplı yapıları ortadan kalktığında dahi derinin orta ve üst katmanında iz bırakma ihtimalleri vardır. Akne oluşumundan bir süre sonra ortaya çıkan ve kişinin hem görünümünde hem de psikolojisinde derin izler bırakan bu yapıların tedavi edilmesi için öncelikle farmakolojik yöntemler kullanılır. Farmakolojik yöntemlerin işe yaramadığı ya da izleri tam olarak ortadan kaldıramadığı durumlarda ise lazerli uygulamalara geçilir. Lazerle akne tedavisinde iki farkı yöntem bulunur:

  • İlk metot derinin üst yüzeyini ilgilendiren akne izleri içindir. Daha doğrusu daha düşük seviyeli ve az alanı kaplayan akne izleri için uygulanmaktadır. Bu yöntemde lazer enerjisi oldukça düşük tutulur. Derinin üst katmanına etki eden lazer ışını, izin yoğun olarak geliştiği üst katmanı tamamen soyar. Deri tekrar iyileşene kadar bir süre kızarık ve soyulmuş deri görünümü olsa da sonrasında izler azalmakta; çoğu zaman da kaybolmaktadır. Bu uygulamanın, deri altındaki kolajen oluşumunu tetiklediği de bilinmektedir.
  • İkinci metot derinin alt katmanını tahrip etmek üzerine kuruludur. Bu yöntem cilt gençleştirme uygulamaları için kullanılan metodun benzeridir. Akne olan bölgenin alt katmanına yüksek enerjili lazer ışınları gönderilir. Kolajen proteininin üretimini tetikleyen dokuların uyarılmasıyla beraber bölgedeki dokular iyileştirilir. Bu uygulamalardan sonra da bir miktar soyulma ve kızarıklık olur.

Ciltte Sarkma

Vücudun genelinde, bölge fark etmeksizin en çok ortaya çıkan yaşlanma belirtisi sarkmadır. Ciltte meydana gelen bu sarkmanın önüne geçebilmek için (vücudun tamamına uygulanabilen) çok az yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerin başında da lazer uygulamaları gelir. Vücudun farklı bölgeleri için geliştirilmiş cihaz ya da yöntemler bir arada kullanılarak orta seviyeli cilt sarkmaları tamamen ortadan kaldırılabilir. Lazer uygulamalarının etkisi dolayısı ile ileri seviyeli deri sarkmalarının (özellikle hızlı kilo verme sonrası) bu yöntemler ile ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Basit ve orta seviyeli cilt sarkmalarının tedavisinde oldukça etkili olan cerrahi yöntemler aynı zamanda cerrahi sonrası düzeltme operasyonları için de biçilmiş kaftandır. Özellikle obezite tedavisi sonrasında karşılaşılan deri sarkmalarının ortadan kaldırılmasında cerrahi uygumalar ile kombin şekilde uygulanmaktadır.

Genişlemiş Gözenek Problemi

Birçok faktörün ortak bir sonucu olarak ortaya çıkan; hem kadınlar da hem de erkeklerde sıkça görülen ancak kadınların daha çok dert ettiği cilt problemlerinin başında genişlemiş gözenek problemi gelir. Vücudun tamamında görülebilse de özellikle yüz bölgesinde görülmesi can sıkıcıdır. Kozmetik ürünler bu sorunu ortadan kaldırmaktan ziyade ötelemek için uygulandığı için, genişlemiş gözenek problemi için tek tedavi yöntemi olarak lazerli uygulamalar kalmaktadır.

Lazer uygulamaları sayesinde hem bu problemi ortaya çıkaran faktörler yok edilir hem de gözenekleri kapatacak, tamir edecek olan dokular uyarılır. Bir ya da iki seans uygulama ile bu sorunun tamamen ve kalıcı olarak ortadan kaldırılması mümkündür. İnsanlar lazerli uygulamalara başvurmadan önce gül suyu gibi alternatifleri denemekte, çoğu zaman da başarısız olmaktadır.

Lazerli Cilt Gençleştirme Tedavi Türleri

Lazer uygulamalarının birçoğu birbiri ile oldukça benzerdir. Teknoloji geliştikçe ve yapılan uygulamalardan geri dönüşler alındıkça çok daha etkili cihazlar ve teknikler geliştirilmektedir. Günümüzde yaklaşık otuz farklı lazer uygulamasından bahsetmek mümkündür ancak bunlardan etkili ve sık olarak kullanılan yedi – sekiz tane bulunur. Bu yöntemler vücudun tamamına uygulanabileceği gibi bazı bölgeler için özelleşmiş de olabilirler.

Yöntemin seçimi aşamasında öncelikle ciddi araştırmalar yapılmalı sonrasında ise mutlaka bir uzman görüşüne başvurulmalıdır. Yöntemler her ne kadar birbiri ile benzer olsa da uygulama farklılıklarından ve etki farklılıklarından dolayı yanlış seçim yapmanın sonuçları yıkıcı olabilmektedir.

Pulsed Dye Laser (PDL)

Yöntem cilt yüzeyinden ziyade, cildin altındaki damar dokularının tedavi edilmesini amaçlayan oldukça gelişmiş bir tekniktir. Damar sorunlarını çözüyor olmasının bir diğer avantajı ise aynı zamanda deri hastalıklarını da büyük oranda ortadan kaldırıyor oluşudur. İleri seviye cilt sorunlarının çözümünde PDL tekniğinden yararlanılmaktadır. Uygulama alanının oldukça spesifik olması dolayısıyla uzman sayısı da sınırlıdır.

PDL uygulaması ile beraber damarların içerisindeki dokular, çevredeki dokulara zarar gelmeyecek ve kanamaya sebep olmayacak şekilde tahrip edilir. Tahrip işleminden sonra vücudun ilgili sistemleri devreye girer ve zaten daha önceden hasar almış, hastalıklara sebep olan damarları onarmaya başlar. Birkaç seans sonrasında ise oldukça sağlam ve sağlıklı damarlar elde edilir. PDL uygulaması şu sorunların tedavi edilmesi amacıyla uygulanır:

  • Doğum sırasında oluşan damar komplikasyonları sonrasında ortaya çıkan doğum lekelerinin etkili şekilde tedavi edilmesi amacıyla uygulanmaktadır.
  • Damarları da etkileyen yanıkların tedavisinde PDL uygulamasından yararlanılabilir. Ayrıca diğer yanık tedavilerini tamamlayacak şekilde de uygulanabiliyor olması PDL yönteminin avantajıdır.
  • Hafif ve orta seviyeli damar genişlemelerinin tedavi edilmesinde etkili bir yöntemdir. Özellikle varis tedavisinde etkin olarak kullanılmaktadır.

Genel uygulama alanları bunlar olsa da oldukça esnek bir yöntem olmasından dolayı akne ve siğil gibi yapıların tedavisinde de (iz tedavisinden ziyade aktif tedavi) PDL yönteminden yararlanılmaktadır. Hangi amaçla uygulanırsa uygulansın, vücudun ciddi bir problemini ortadan kaldırdığı için gençleştirme etkisi sağlamaktadır.

ND:YAG Laser

Kadınlar cilt güzellikleri üzerine düşünürken en çok kafaya taktıkları şey tüylerdir. Bazı tüylerin oldukça hızlı olması; kalınlık ve en olarak oldukça kötü bir görüntü oluşturması söz konusudur. Bu şekilde kıllar olmasa dahi, genel olarak kıl probleminin mevcut olması vücudun genel estetiğini bozan ve kişiyi çok daha yaşlı gösteren unsurlardandır. Bu gibi bir probleme müdahale etmenin en etkili yolu ise lazer uygulamalarıdır.

ND:YAG lazer uygulaması sayesinde kıl kökleri ortadan kaldırılır. Ayrıca gerektiği durumlarda iz tedavisi de yapılabilmektedir. Hem beyaz tenli insanlarda hem de koyu tenli insanlarda etkin olarak kıl köklerini yok edebiliyor olması büyük bir avantajdır.

Intense Pulsed Light (IPL)

Dermatolojik hastalıkların tedavi edilmesinde, cildin gençleştirilmesinde ve kıl köklerinin alınmasında etkin olarak kullanılan bir yöntemdir. Yöntemin en önemli farklılığı, doğrusal değil de dalga şeklinde enerji veriyor olmasıdır. Ayrıca enerjiyi sürekli olarak değil, atımlar şeklinde vermektedir. Bu atımlar sayesinde çok daha kontrollü uygulamalar gerçekleştirilebilmektedir. Cihazdan cihaza değişmekle birlikte çok farklı dalga boylarında enerji verebiliyor olması da bir diğer avantajıdır. Bu sayede tek cihaz ile oldukça fazla alana müdahale gerçekleştirilebilir.

Tedavi esasen lazer tedavisinden ziyade ışık tedavisi olarak adlandırılabilir. Bu sayede lazer uygulamaların bazı dezavantajlarını ortadan kaldırmaktadır.

Fraksiyonel Lazerler

Birçok lazer ile cilt gençleştirme tekniğinin atası olarak fraksiyonel lazerler adlandırılır. Uygulamanın temel prosedürleri bu cihazlar sayesinde belirlenmiştir. Uygulama kapsamında derinin üzerinden enerji gönderilir. Dalga boyuna göre de bu enerji ya dış katmanı ya da iç katmanı etkisi altına alır. İç katmana, temas noktalarından derine doğru olmak kaydıyla mikro tüneller açar. Açılan tünellerin geçtiği bölgeler kolajen dokularının oluşumunu tetikler. Lazer ile beraber tüneller açıldıktan belirli bir süre sonra bu tüneller çok daha kuvvetli olacak şekilde doldurulur. Böylece tedavinin etkileri ortaya çıkar.

Fraksiyonel lazerler ve bu lazerlerden ilham alınarak geliştirilen diğer cilt gençleştirme lazerleri birçok amaçla kullanılabilir. Sarkmaların engellenmesi, bağ dokularının kuvvetlenmesi, izlerin yok edilmesi başlıca amaçlardır.

Lazerle Cilt Gençleştirme Tedavi Öncesi

Lazerle cilt gençleştirme ve lazerle cilt yenileme gibi operasyonlar farklı cihazlarla icra edilebilmektedir. Kullanılan cihaz türüne göre de tedavi öncesi süreç değişebilir. Lazerli uygulamalar oldukça konforlu süreçler olduğundan dolayı, operasyondan önce ciddi bir hazırlık gerekmez. Yine de doğru yöntemin seçilebilmesi ve hastanın cilt dokusunun anlaşılabilmesi; sorunların ve sorunlara dair çözümlerin efektif şekilde saptanabilmesi için fiziki muayene ve tetkikler uygulanır. Tüm bunlardan hareketle operasyon planlaması yapılır ve hazırlık sürecine geçilir.

Sorunun büyüklüğüne göre tek veya birden fazla seans uygulanabileceği için, tedaviden önceki süreç bazen beş – altı kere tekrarlanabilir. Yani buradaki hususların iyi bilinmesi, seansların salahiyeti açısından oldukça önemlidir.

Fiziki Muayene ve Tetkikler

Hastanın cilt problemleri ile doktora başvurmasından sonra yapılacak ilk şey fiziki muayenedir. Bu aşamada hem cildin görünümü incelenir hem de görünümü bozan unsurlar tespit edilir. Hastanın yaşı, cinsiyeti ve beklentileri birleştirilerek sonuca varılır. Fiziki muayene aşamasında ciltteki olumsuz görüntüyü ortaya çıkaran faktörlerin tıbbi geçmişleri de araştırılır. Tıbbi öykü ve aile geçmişi duruma göre araştırılabilir.

Fiziki muayenenin tamamlanmasından ve ilk izlenimin edinilmesinden sonra ise laboratuvar testlerine geçilir. Temel amaç hastanın vücudunu anlamak, metabolizmasını yorumlamaktır. Kan ve idrar testleri standart olarak uygulanır. Sonrasında ise duruma göre hormon testleri de dahil olmak üzere birçok test yapılabilir. Hasta lokal anestezi altında olacağı için anesteziye dair araştırmalar yapılmasına gerek yoktur.

Yöntemin ve Seans Sayısının Belirlenmesi

Lazerle cilt gençleştirme ve cilt yenileme operasyonlarının icrasında kullanılabilecek lazer cihazı sayısı oldukça fazladır. Her cihaz belirli bir alanda oldukça yetkin olduğundan dolayı doğru cihazın tercih edilmesi oldukça önemlidir. Bu amaçla da hastanın sorunu, beklentileri ve tetkik sonuçları çapraz olarak karşılaştırılır. Sonrasında ise doğru cihaz seçimi yapılarak hazırlık aşamasına geçilir. Tüm lazer uygulaması sürecinin en kritik aşaması cihazın seçimidir. Çünkü bazı cihazlar her ne kadar etkili özelliklere sahip olsa da hastanın sorununu çözebilecek kalibrasyonda olmaz. Yani uzman bir uygulayıcının yapması gereken şey hasta – cihaz bağlantısını doğru şekilde kurabilmesidir.

Hazırlıklar

Lazer uygulamalarının hedefi cilt üstü doku veya cilt altı dokudur. Hastanın problemine göre değişen bu hedef aynı zamanda uygulamadan önceki hazırlık sürecini de belirler. Genel olarak konforlu uygulamalar olsalar da hazırlık sürecinin doğru şekilde geçirilmesi sayesinde iyileşme konforu daha da artar. Bununla birlikte sonuçların kalitesinde de iyileşme olur. Herhangi bir cihazla yapılan uygulama öncesinde yapılması gerekenler genel olarak şunlardır:

  • Cildin üst katmanını travmaya uğratacak uygulamalardan uzak durulmalıdır. Krem sürmeden güneşte aşırı kalınması, solaryuma girilmesi, bronzlaştırıcı kremlerin sürülmesi bu travmalara örnek olarak verilebilir. Operasyondan önce genel olarak cilt yüzeyi stabil tutulmalıdır.
  • Lazerli uygulamalar sırasında kolajen yapının harekete geçmesi için mikro tüneller oluşturulur. Bu tüneller cilt yüzeyinde ve altında yaralanma anlamına gelmektedir ki bu da doğrudan mikro kanamalar demektir. Mikro kanamaların ciddi bir sorun oluşturmaması için kanı sulandıran ilaçların ve besinler tüketimi yapılmamalıdır. Aspirin ve türevleri bu ilaçlara örnek olarak verilebilir.
  • Eğer lazer uygulaması akne sorununun ortadan kaldırılması amacıyla icra ediliyorsa, akne sorununu çözmeyi amaçlayan farmakolojik yöntemler kesilmelidir. Yani akne ilaçlarının kullanılması yasaktır. Bu konuda mutlaka doktora bilgi verilmelidir.
  • Uygulama bölgesinde, uygulamadan önceki iki yıl içerisinde uçuk çıkmış ise bu konuda doktora bilgi verilmeli, virüse yönelik uygulama gerçekleştirilmelidir.
  • Cildin üst katmanını soyan uygulamalar son altı ay içinde icra edilmişse doktora bilgi verilmelidir. Bu uygulamalara kimyasal peeling örnek olarak verilebilir.
  • Operasyondan önce sigara ve alkol bırakılmalıdır. Sigara iyileşme hızını düşürdüğü için, alkol ise damarları genişlettiği için tehlikelidir.
  • Beslenme alışkanlıklarının stabil ve sağlıklı hale getirilmesi çok önemlidir. Uygulamadan önce hafif bir diyete geçilmesi tavsiye edilmektedir.
  • Operasyondan önce hafif spor egzersizleri ve nefes alma egzersizleri yapılarak kan akışı düzenlenebilir.

Genel tavsiyeler bunlar olmakla beraber yapılacak uygulamada kullanılacak cihaza ve metoda bağlı olarak çok çeşitli öneriler de bulunabilir. Bu konuda en iyi bilgi uygulamayı yapacak uzman tarafından verilecektir.

Lazerle Cilt Gençleştirme Tedavi Sonrası

Lazer uygulamaları genel olarak iki ya da üç seans şeklinde icra edilirler. Eğer yaşlanmanın veya cildi olumsuz bir görüntüye sokan faktörün çok etkili olması söz konusu ise seans sayısı yediye kadar çıkabilir. Her seans belirli bir bölgeyi, belirli bir derecede travmaya uğratır. Yani, lazerle cilt gençleştirme seanslarından sonra belirli derecede gençleşme etkisi sağlanır. Seanslar tamamlandıkça da kümülatif bir etki oluşur. Son seansın tamamlanmasından sonra lazerle cilt gençleştirme uygulamasının kesin sonuçlarına ulaşılır.

Gençleşme etkisi sağlanana kadar belirli bir iyileşme süreci bulunur. Seanslar ve iyileşme süreci boyunca da riskler, yan etkiler ve komplikasyonlar; iyileşmeyi hızlandırmak ve riskleri azaltmak için de dikkat edilmesi gerekenler bulunur. Tüm bu süreçlere dair en iyi bilgi uygulamayı gerçekleştiren uzman tarafından verilecektir.

İyileşme Süreci

Lazerle cilt gençleştirme uygulamaları birden fazla cihazla, birden fazla duruma yönelik icra edilebilir. Hastanın durumu, uygulayan kişi, metodoloji, etki mekanizması gibi unsurlara göre iyileşme sürecinde ciddi değişiklikler gözlenebilir. Her hasta beraberinde özel koşullar da getirir. Tüm bunlara rağmen ortalama bir iyileşme süreci şu şekilde gerçekleşir:

  • Uygulama yaklaşık otuz – kırk dakikalık bir seans şeklinde icra edilir.
  • Lokal anestezi ile uygulama yapıldığı için uygulamadan sonra herhangi bir bekleme süresi yoktur. Hasta uygulamadan hemen sonra taburcu edilir.
  • Seanslardan sonra bir gün istirahat faydalı olacaktır ancak şart değildir. Hasta arzu ediyorsa işine ve sosyal yaşamına anında dönebilir.
  • Uygulamaya bağlı olarak oluşan kızarıklıklar ve deri soyulmaları iki haftalık bir süre sonunda tamamen ortadan kalkar.
  • Tüm seanslar tamamlandıktan sonra iki hafta ile dört hafta içerisinde tam etkiler gözlenir.
  • Lazer uygulamaları yaşlanmayı tamamen ortadan kaldırmaz, tersine çevirmez. Kişinin cildi uygulamanın kesin sonuçları alındıktan sonra da mevcut durumuyla yaşlanmaya devam eder.

İyileşme sürecinin genel olarak oldukça konforlu geçtiğini söylemek mümkündür. Hasta dikkat etmesi gereken hususlara dikkat ettiği müddetçe, oldukça başarılı sonuçlar elde edilir.

Riskler, Yan Etkiler ve Komplikasyonlar

Lazer uygulamaları her ne kadar düşük riski vaat etse de uygulamaların metodolojisinden kaynaklanan riskler, komplikasyonlar ve yan etkiler bulunmaktadır. Cihazdan cihaza ve uygulayıcıdan uygulayıcıya değişen bu riskleri azaltmak, tedaviden önceki hazırlık sürecinin verimliliği ile alakalıdır. Ne kadar hazırlık yapılsa da tüm riskler sıfırlanamaz. Kişinin özel durumlarına, cildinin yapısına göre değişen oranlarda risk her zaman mevcuttur. Bu riskler ya uygulamadan hemen sonra ya da iki – üç hafta sonra ortaya çıkabilir. Uygulama sırasında ve sonrasında şu yan etkilerle karşılaşılabilir:

  • Cilt yüzeyinin ve altının tahrip edilmesi sürecinde, deriyi dış etkilere karşı aktif şekilde koruyan bariyer devre dışı kalabilir. Bu bariyerin devre dışı kaldığını anlamak mümkün olmadığı için, uygulamadan sonra uygulama bölgesine yabancı madde teması olursa egzama sorunu ortaya çıkmaktadır. Kızarma, yanma, kaşıntı, döküntü gibi etkilerle ortaya çıkan durum oldukça ciddidir. Eğer lazerli uygulamalardan sonra böyle bir sorun ile karşılaşılırsa, bölgeye temas ettirilen her türlü ürün kesilmelidir.
  • Uygulamalardan sonra cilt yüzeyinde oluşan mikro çatlaklardan ve kanama noktalarından başlayan ciddi bir enfeksiyon ile karşılaşılabilir. Bu enfeksiyon iki – on gün içerisinde başlayabilir. Özellikle pansuman dönemlerinde travmalı bölgenin hava almasına dikkat edilmelidir. Pansuman işlemleri steril şekilde gerçekleştirilmeli; başta pansuman bölgesi olmak üzere vücudun tamamı hijyenik tutulmalıdır. Eğer tüm bunlara rağmen enfeksiyon gelişimi söz konusu ise antibiyotiklere başlanmalıdır.
  • Uygulamadan sonraki onuncu haftaya kadar gelişebilen milia ise az karşılaşılan risklerdendir. Kist olarak adlandırabileceğimiz bu ufak yapılar uygulama bölgesinde beyaz kabarıklıklar şeklinde kendilerini belli ederler.
  • Eğer lazerle cilt gençleştirme yaptıran kişinin akne sorunu var ise, uygulamadan sonra bu sorun şiddetlenebilmektedir. Bu sebepten ötürü önce akne tedavisi yapılmalı sonrasında lazerli uygulamaya geçilmelidir.
  • Uygulama sonrasında en çok görülen durum ise kızarıklıktır. Bu olağan bir yan etki olsa da uzun sürmesi ciddi bir sorundur. Kızarıklığın normalden uzun sürmesi kılcal damar problemine işaret etmektedir. Birinci haftadan sonra hala ciddi bir kızarıklık söz konusu ise mutlaka doktora başvurulmalıdır.
  • Derinin pigment yapısına da zarar verilmesinden dolayı, normalden çok daha farklı bir cilt rengi ile karşılaşılabilir.

Genel riskler bunlardır ancak çok daha farklı ve olumsuz durumlar da gelişebilir. Ülkemizde lazer uygulamaları çok sık yapıldığından dolayı hekim tecrübesi oldukça yüksektir. Yani yan etki ihtimali de bununla doğru orantılı olacak şekilde düşüktür.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Lazer ile cilt gençleştirme operasyonlarından sonra cildin katmanı fark etmeksizin üst bölgede hassasiyet gelişir. Bu oldukça doğal ve yenilemeye yardımcı bir süreç olmakla beraber, dikkat edilmediği takdirde operasyonların sonuçlarını tersine döndüren cinsten bir durumdur. Bu sebepten ötürü de hem cilde hasar vermemek hem de operasyonları başarısız kılmamak için bazı hususlara azami özen gösterilmelidir. Dikkat edilmesi gereken hususların büyük kısmı, operasyondan önce dikkat edilmesi gerekenlerle aynı minvaldedir.

  • Uygulamadan sonra en az bir ay boyunca yoğun güneş ışınlarına maruz kalınmamalıdır. Egzama ihtimalini tetikleyebileceği için güneş kremi kullanımı da sınırlı tutulmalıdır. Aynı şekilde solaryuma girilmesi de kesinlikle tavsiye edilmez.
  • Uygulamadan sonra enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla vücudun hijyenine dikkat edilmelidir. Bu noktada kimyasal ürün kullanımından kaçınılmalı, doğal ve yağlı sabunlar kullanılmalıdır. Duş alırken aşırı sıcak veya aşırı soğuk su tahriş edebilir. Suyun ılık olması tercih edilmelidir. Duş alırken kullanılan liflerin tahriş edici olmamasına özen gösterilmelidir.
  • Yine enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla umumi ortamlardan bir ay kadar uzak kalınmalıdır. Uygulama bölgesinden bağımsız olarak hamam, sauna, deniz ve havuz kullanılmamalıdır.
  • Beslenme alışkanlıklarının hafif bir diyet ile kontrol edilmesi gerekir. Aşırı yağlı ya da aşırı karbonhidrat ağırlıklı bir beslenme düzeni kurulmamalıdır. Hatta ilk bir ay boyunca protein ağırlıklı bir diyet daha faydalı olacaktır.
  • Su tüketimi artırılmalıdır. Bu sayede metabolizma düzenlenebilir.
  • İlk iki hafta boyunca hafif sonrasında ise orta seviyeli spor egzersizleri icra edilmelidir.
  • İlk bir ay boyunca kozmetik ürün kullanımı tamamen kesilmelidir.
  • Doktor kontrollerine gidilmeli, doktorun tavsiyelerine ise harfi harfine uyulmalıdır. Kapalı pansuman olabildiğince erken sürede bitirilmelidir.

Ortalama özelliklere sahip bir lazer ile cilt gençleştirme operasyonundan sonra dikkat edilmesi gereken hususlar genel olarak bunlardır. Bunlara ek olarak kullanılan cihazın ve uygulanan metodun özelliklerine göre farklı öneriler de olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Yaşlanma gibi oldukça yaygın ve her insanın yaşayacağı bir sürecin ortaya çıkardığı sorunların ortadan kaldırılması amacıyla uygulanan lazer yöntemleri hakkında birçok soru ve sorun bulunur. Bu soru ve sorunların spesifik başlıklar altında cevaplandırılması herkesin yararına olacaktır. Günden güne artan uygulama sayısından dolayı birçok kişinin ilgisini çeken yöntemler her insanda arzu edilen etkileri ortaya çıkarmaz. Doğru yöntem ve doğru hasta ilişkisinin kurulması süreci de dahil olmak üzere ortaya çıkan soru ve sorunlar şunlardır:

Lazerle cilt gençleştirme işlemi ağrılı ve acılı bir işlem mi?

Lazer uygulamaları sırasında özel bir cihazdan belirli bir frekanstaki yani enerji seviyesindeki ışınlar belirli bir bölgeye odaklanır. Enerji seviyesine göre de ilgili bölgedeki bazı dokularda tahribat yaratılır. Yaratılan tahribat her ne kadar mikro boyutlarda olsa da belirli bir acı hissinin oluşması normaldir. Bu hissin baskılanması ve tamamen ortadan kaldırılması için lokal anestezi yöntemleri kullanılmaktadır. Operasyondan hemen önce lazer teması sağlanacak bölge tamamen uyuşturulur. Sonrasında ise kontrol gerçekleştirilerek operasyon yapılır. Operasyondan sonraki ağrı ve acı hissinin bastırılması için de ağrı kesiciler kullanılır.

Cildin yaşlanması önlenebilir mi?

Cildin yaşlanması önlenemez ancak geciktirilebilir. Dokuların yaşamsal döngüsü standarttır. Genetik faktörlere göre ufak değişiklikler olsa da kaçınılmaz sona bir noktada mutlaka ulaşılır. Bu sonu yani sarkmayı ya da kırışmayı geciktirmek için ise şunlar yapılabilir:

  • Kozmetik ve kimyasal ürünlerin kullanımı kesilmelidir.
  • Paketlenmiş ve hazır gıdalar değil; olabildiğince doğal ve taze gıdalar tüketilmelidir.
  • Günlük olarak spor egzersizleri yapılmalıdır.
  • Soğuk veya soğuğa yakın su ile duş alınmalıdır.
  • Tüm stres unsurları hayattan çıkarılmalıdır.
  • Hastalıklara yönelik önleyici tedaviler uygulanmalıdır.
  • Uyku düzeni tam olarak kurulmalı, gece uykusu en az yedi saat olacak şekilde uyunmalıdır.
  • Güneş ışınlarından olabildiğince uzak durulmalıdır. Otuz faktörü aşmamak koşuluyla güneş kremi kullanılmalıdır.

Kısacası hayatın olabildiğince sağlıklı yaşanması sayesinde ciltteki yaşlanma etkisinin azaltılması mümkündür.

Cilt gençleştirme tedavileri ortalama kaç seans uygulanıyor?

Cilt gençleştirme operasyonlarının seans sayısı ve süresi kullanılan cihaza ve amaca göre değişir. Ufak lekelerin tedavisi söz konusu ise bir ya da iki seans; deride sarkma problemi söz konusu ise de dört – altı seans arasında sürebilmektedir. Müdahale edilecek alan büyüdükçe seans sayısı da artmaktadır. Seans sayısının artırılmasındaki temel amaç geniş doku travmalarının önüne geçmektedir. Yani seans sayısı artırılarak risk azaltılmaktadır. En fazla yedi – sekiz seans ile lazer tedavileri tamamlanmaktadır.

Lazerle cilt gençleştirme tedavilerinin fiyatları ne kadar?

Lazerle cilt gençleştirme ve cilt yenileme operasyonlarının fiyatları hakkında kesin bir bilgi vermek ne yazık ki söz konusu değildir. Kullanılan cihaz, metot, doktor, klinik ve döviz kuru gibi unsurlar fiyatın belirlenmesine katkı sunmaktadır. Müdahale edilecek alan miktarı arttıkça fiyatlar da doğal olarak artmaktadır. Kesin bir fiyat almak için mutlaka muayene olunmalıdır.

Lazerle cilt gençleştirme tedavisi nerede ve kimler tarafından yapılır?

Lazerle cilt gençleştirme operasyonları ya özel kliniklerde ya da hastanelerde uygulanmaktadır. Nerede uygulanırsa uygulansın teçhizatın tüm komplikasyonları da ön görecek şekilde bulundurulması gerekmektedir. Uygulama plastik cerrahlar tarafından ya sertifika almış dermatologlar tarafından yapılır.

Lazerle cilt gençleştirme için yaş sınırı var mı?

Eğer yaşlanma etkisini tersine çevirmek için uygulanıyorsa, yaş sınırı kendiliğinden oluşmaktadır. Yaşlanma etkisi otuzlu yaşlardan itibaren ortaya çıktığı için, lazerli müdahaleler otuz ve üstündeki yaşı kapsamaktadır. Eğer leke tedavisi söz konusu ise herhangi bir yaş sınırı bulunmaz. On sekiz yaş ve altı için ebeveyn onayı mecburidir.

Lazerle cilt gençleştirme tedavisi kalıcı mı?

Yaşlanma etkisi cerrahi uygulamalar dahi durduramaz. Cilt gençleştirilir ve yaşlanma etkisi kaldığı yerden, cildin yeni konumundan devam eder. Lazerli uygulamalar için de aynısı geçerlidir. Uygulama ile elde edilen sonuçlar yaklaşık iki – beş yıl arasında kalıcılık gösterir. Sonrasında ise yavaş yavaş bozulmalar ortaya çıkar.

Cilt hastalığı olanlar lazerle cilt gençleştirme tedavisi olabilir mi?

Lazerle cilt gençleştirme için önce dermatolojik yeterlilik gerekir. Yani önce cilt hastalığına dair girişimler yapılmalı, hastalık ortadan kalktıktan sonra cilt gençleştirme uygulanmalıdır.

Lazerle cilt gençleştirme sonrası kozmetik ürünler kullanılabilir mi?

Egzama ihtimalini ortadan kaldırmak için en azından bir aylık süre boyunca kozmetik ürün kullanılmamalıdır.