Kusma

Kusma
Kusma

 

Kusma, midede bulunan yiyecek ve içeceklerin dışarı atılması durumuna verilen isimdir. Bebeklikten itibaren her yaş grubunda ve herkeste görülme ihtimali olan kusma, tek başına bir sorun ya da bir hastalık değildir. Kusmanın altında yatan neden hastalık ya da sağlık sorunu olabilir. Kusma genellikle mide bulantısı ile birlikte görülür ve kontrol edilemez. Kusma sorunun tedavisi, altında yatan nedene göre değişiklik gösterir.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Sema Tutar Pişkinsüt

Kusma Hakkında

Kusma, midede bulunan içeriklerin ağız yoluyla dışarı atılması durumudur. Mide bulantısı ile birlikte kendini gösteren kusma, istemsiz olarak gelişir ve kontrol edilemez. Her mide bulantısı kusma ile sonuçlanmaz. Hayatı boyunca herkesin bir kez de olsa yaşadığı kusma durumunun altında yatan pek çok neden vardır. Kusma sorunu, pek çok hastalığın habercisi ya da belirtisi olabilir.

Kendi başına tıbbi olarak sorun olmayan kusmanın altında mide hastalıkları, gıda zehirlenmesi, gastrit gibi önemli hastalıklar yatabilir. Kusma problemine neden olan nadir durumlar ise beyin hastalıkları ve kafaya alınan darbelerdir. Kusma, çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler, altında yatan hastalığa göre değişmektedir. Kusmanın tedavi edilebilmesi için altında yatan nedenin araştırılması ve nedene yönelik tedavi yapılması gerekir.

Kusma Nedir?

Kusma, karın etrafında bulunan kasların aniden kasılması sonucunda kuvvetli bir refleks ile mide içeriğinin yemek borusu ve ağız yolu ile dışarı atılmasına verilen isimdir. Kusma, halk arasında istifra olarak da adlandırılır. Bebeklik çağından itibaren görülen kusma, pek çok hastalığa bağlı olarak gelişebilir ve her yaş grubunda görülebilir.

Kusma, beynin arka kısmında buluna ve kusma merkezi adı verilen bölüm tarafından yönetilir. Beynin arka kısmında bulunan bu merkez, beyne gelen uyarıları alır. Bu uyarılar ise sindirim sistemden, iç kulaktan, beynin duygusal, görsel ve işitsel bölgelerinden alınır. Kusma, görülme sıklığına ve görüldüğü bölgeye göre farklı çeşitlerde sınıflandırılmaktadır.

Fizyolojik Kusma

Fizyolojik kusma genellikle midenin boşlamasının geciktiği durumlarda görülebilen kusma türüdür. Bu kusma türü, beynin kusma merkezini etkileyen faktörlere bağlı olarak gelişir.

Psikojenik Kusma

Bu tür kusmalar genellikle psikolojik sorunları olan hastalarda görülür. Hastanın kendisi tarafından başlatılan kusmalardır. Bu tür kusmalar anksiyete gibi sağlığı tehdit eden hastalıkların varlığında ortaya çıkar.

Akut Kusma

Akut kusma, bir haftadan daha kısa süren kusma türüne verilen isimdir. Akut kusmalar gıda zehirlenmeleri, enfeksiyonlar ve sindirim sistemi tıkanıklıkları nedeniyle meydana gelir. Bu tür kusmalar görüldüğünde hemen bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Enfeksiyona bağlı olarak meydana gelen akut kusma sonucunda, hastalarda yüksek ateş ve ishal gibi belirtiler de görülebilir. Bu tür kusma sorunu, besinlerin alınmasından 6-8 saat sonra görülmektedir.

Kronik Kusma

Bir haftadan daha uzun süren kusma türüne verilen isimdir. Kronik kusmaların altında yatan nedenler daha ciddidir. Kronik kusma görüldüğünde mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Santral Kusma

Santral tip kusma, görsel ve işitsel sinyaller ile ortaya çıkan kusma türüne verilen isimdir. Genellikle bir yemeğin görülmesi ya da düşünülmesi ile ortaya çıkan, ani olarak başlayıp ani olarak sonlanan kusma türüdür.

Periferik Kusma

Sindirim sistemi ve diğer organlar nedeniyle meydana gelen kusma türüdür.

Kusma Nedenleri

Kusma, midenin alt üst olmasına ve hastaların kendini yorgun hissetmesine neden olan bir sorundur. Kusmanın nedenleri, altında yatan hastalığa ya da görülme sıklığına göre değişiklik gösterir.

Mideyi Üşütmek

Mide üşütmesi halk arasında mide virüsü olarak da bilinir. Mide üşütmesi geçirip geçirmediğinizi anlamak adına bazı durumlar vardır bunlar bulantı kusma ve ishaldir. Yüksek ateş, titreme ve vücut ağrıları da mide üşütmesi sonucunda görülen belirtiler arasında yer alır. Mide üşütmesine neden olan, bir enfeksiyondur. Mide üşütmesi nedeniyle meydana gelen kusmanın tedavisi için midenin fazla yorulmaması ve hafif besinler tüketilmesi gerekir.

Enfeksiyonlar

Enfeksiyonlar mide yanması ile birlikte bulantı ve kusmaya neden olur. Bu belirtilere ateş ve üşüme de eşlik edebilir. Enfeksiyonlar nedeniyle üst karın ağrıları meydana gelir. Bu ağrılar kramp şeklinde görülür ve sonucunda kusma meydana gelir. Kusmaya neden olan enfeksiyonlar ise rota virüsleri, norovirüsler ve helikobakter pylori adı verilen bakterilerdir.

Diyabet (Şeker Hastalığı)

Kusma, şeker hastalığı olan insanlarda, midenin düzgün çalışmaması nedeniyle meydana gelir. Şeker hastalığının komplikasyonlarından biri de gastroparezidir ve bu hastalık, vücuttaki bulunan sinirlerin beyinle sinyal alışverişinin zayıf olması nedeniyle meydana gelen mide hastalığıdır. Şeker hastalarında, vücutta bulunan insülinin düşük ya da yüksek olması da mide bulantısına ve kusmaya neden olabilir.

Bazı Hastalıklar

Karın içinde bulunan bazı organlarda meydana gelen hastalıklar da kusmaya neden olabilir. Bu hastalıklar böbrek yetmezliği, böbrek taşı ya da böbrek iltihabı gibi böbrek hastalıkları, pankreas iltihabı, Hepatit hastalığı, safra kesesi iltihabı, Crohn hastalığı ya da sindirim sistemi hastalıkları olabilir. Bütün bu hastalıkların yan etkilerinde ya da komplikasyonlarında mide bulantısına eşlik eden kusma görülür.

Gıda Zehirlenmesi

Gıda zehirlenmesi, yenilen gıdalarda bulunan bakteri toksinleri nedeniyle meydana gelir. Bu toksinler hazır gıdalardan ya da son kullanma tarihi geçmiş ürünlerden alınır. Bu tür ürünler tüketildiğinde vücuda giren toksinler mide bulantısı ve kusmaya neden olur. Bu belirtiler gıdaların alınmasından birkaç saat sonra başlar ve birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Ancak bazı gıda zehirlenmeleri kendiliğinden geçmez ve daha ciddi problemler doğurabilir. Gıda zehirlenmelerinin ölüme bile neden olduğu bilinmektedir.

Gebelik

Gebelik döneminde meydana gelen mide bulantıları ve kusma, genellikle ilk aylarda görülür. Bu kusmanın nedeni vücudun gebeliğe uyum sağlamaya çalışmasıdır. Gebelik döneminde yaşanan kusmalar genellikle sabah saatlerinde görülür ve kötü bir etki bırakır. Gebelik dönemindeki kusma, hamilelik ilerledikçe azalır ve kendiliğinden geçer. Ancak bazı hamilelerde gebelik dönemi boyunca kusma yaşanabilir.

Yeme Bozuklukları

Bazı yeme bozuklukları, mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir. Yemem bozuklukları genellikle psikolojik bir rahatsızlık olarak ortaya çıkar. Çok fazla miktarda yemek yeme ve bu yemekleri kendi isteği ile dışarı çıkarma, yeme rahatsızlıklarındandır. Bu rahatsızlığın adına tıbben Bulimia denilmektedir. Bulimia hastaları, psikolojik açıdan rahatsız oldukları için kendi istekleri ile yediklerini kusarlar.

Kafa Travması

Beynin arka kısmında bulunan kusma merkezi, kafa travmaları nedeniyle etkilenebilir. Kafaya alınan sert bir darbe ya da yaralanma sonucunda kafa içinde basınç artışı olur ve bu basınç sonucunda beynin kusma merkezi etkilenerek, kusma olayı meydana gelebilir.

Stres ve Anksiyete

Stres ve anksiyete sorunu olan insanlar, kusma eğilimi gösterebilirler. Bu tür sorunlar psikolojik kökenli rahatsızlıklardır ve bu hastalarda istemsiz olarak mide kasılmaları ile birlikte kusma yaşanması ihtimali yüksektir.

Kusma Belirtileri

Kusma, mide gribi ya da enfeskiyonel hastalıklarla birlikte görülmektedir. Bu hastalıklar yaşandığında, kusma atakları sırasında birkaç belirti daha görülebilir.

Karın Ağrısı ve İshal

Halk arasında mide gribi ya da mide üşütmesi olarak bilinen hastalığın en yaygın belirtisi olarak kusma ile birlikte karın ağrısı ve ishal de görülür. Mide üşütmesi nedeniyle sıvı tutulamaz duruma gelir ve ishal yaşanır. Çocuklarda rota virüs nedeniyle gelişen bu hastalık yetişkinlerde norovirüs kaynaklı olarak meydana gelir. Gıda zehirlenmesi görüldüğünde de mide bulantısı ile birlikte karın ağrısı ve ishal belirtileri yaşanır.

Ateş ve Baş Dönmesi

Mide rahatsızlıkları nedeniyle görülen kusma, enfeksiyonel hastalıkların varlığında ateş ve baş dönmesi ile birlikte yaşanabilir. Özellikle mide üşütmesi ve gıda zehirlenmesi yaşanıyorsa, kusma ile birlikte yüksek ateş ve baş dönmesi gelişir. Midede meyana gelen enfeksiyonlar iç kulak iltihabı da yapabilir ve bu iltihaplanma nedeniyle baş dönmesi yaşanır.

Nabzın Artması ve Aşırı Terleme

Stres ve anksiyeteye bağlı olarak bulantı ve kusma görülür. Bulantı, kusmadan daha yaygın görülen bir belirtidir. Ancak hastaların çok endişeli ya da stresli olması durumunda bulantı ve kusma birlikte görülür. Kusma öncesinde ya da sonrasında aşırı terleme ve nabzın artması gibi belirtiler de ortaya çıkar. Mide üşütmesi nedeniyle görülen kusma öncesinde de aşırı terleme ve yüksek nabız şikayetleri ortaya çıkabilir. Periyodik kusma sendromu olan hastalarda genellikle sabahları olmak üzere belirli aralıklarla kusma atakları görülür. Bu ataklar öncesinde ya da sonrasında hastalarda aşırı terleme ve buna bağlı olarak nabız yükselmesi görülebilir.

Ağızda Kuruluk

Kusma öncesinde ya da sonrasında görülen bir diğer önemli belirti ise ağız kuruluğudur. Stres ve anksiyeteye bağlı olarak görülen kusma problemlerinde ağız kuruluğu ortaya çıkabilir.

Kusma Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Kusma sorunu yaşayan hastalarda, altında yatan nedenin belirlenmesi için detaylı bir muayene ve bazı testlerin yapılması gerekir. Bulantı ve kusmalar için tanı konulması oldukça zordur. Hastaların ayrıntılı geçmişi ve detaylı fiziksel muayene ile tanı konulabilir.

Fiziksel Muayene

Fiziksel muayene sırasında hastanın geçmiş öyküsü çok iyi araştırılmalıdır. Kusmaya eşlik eden belirtiler detaylı olarak incelenir. Karın ağrısının varlığı ya da yokluğu araştırılır. Ağrının olması durumunda, hangi bölgede geliştiği saptanır. Kusmanın gıda kaynaklı olup olmadığının belirlenmesi için yeme alışkanlıkları ile ilgili sorular sorulur. Geçmişte yaşanan kilo kaybı ya da psikolojik bileşenler incelenir. Geçmiş dönemdeki hastalıklar ve geçirilen ameliyatlar araştırılır. Hastaların ilaç listesi gözden geçirilir, çünkü bazı ilaçların yan etkileri nedeniyle de kusma problemi yaşanabilir. Fiziksel muayene sırasında tansiyon ve kalp atışları da ölçülür. Bağırsaklarda sorun olup olmadığın anlaşılması için elle muayene yapılabilir. Hastalarda sarılık olması ihtimaline karşılık cilt rengine ve diğer değişkenlere de bakılır.

Tetkikler

Fiziksel muayene tamamlandıktan sonra kusma sorununa neden olan hastalığın belirlenmesi için bazı testlerin yapılması istenir. Bu testler, iç organların kontrolü için tomografi ya da film çekilmesi, tam kan sayımı, elektrolit testi, akciğer fonksiyon testi, gebelik testi, tiroit bezlerinin kontrol edilmesi için hormon testi ve idrar testi şeklindedir. Bu testler sonucunda hamilelik, enfeksiyonlar, diğer organlarda gelişen hastalıklar, virüs kaynaklı hastalıklar, vücutta olması gereken önemli vitamin ve minerallerin eksikliği ya da fazlalığı gibi durumlar tespit edilebilir. Yapılan bu testler sonucunda kusma nedeni tam olarak belirlenebilir ve altında yatan nedene yönelik tedavi seçenekleri değerlendirilir.

Kusma Risk Faktörleri

Kusma, çocuklarda ve 30 yaşın üzerindeki kişilerde görülme ihtimali fazla olan bir sorundur. Yapılan araştırmaya göre kusma sorunu yaşanmasında kadınlar, erkeklere oranla daha fazla risk altındadır. Geçmiş dönemde menier hastalığı olanlar ya da taşıt tutması yaşayan kişilerde kusma sorunu görülme ihtimali daha fazladır. Çok fazla alkol tüketen, kemoterapi alan ve bazı ilaçları kullanan kişilerde de kusma sorununun görülme ihtimali artar.

İrritabl Bağırsak Sendromu

İrritabl bağırsak sendromu hastalığı 15 ile 50 yaşları arasında görülen, bağırsaklarda ya da diğer organlarda herhangi bir sorunun olmadığı ancak gaz çıkarma ile rahatlama, dışkılama sonrası karın şişkinliğinin gitmesi, kabızlık ya da ishal şeklinde belirtileri olan bir hastalıktır. Karında anormal derecede şişkinlik olması, hastaların yemeklerden sonra rahatsız olmasına neden olur. Bu şişkinlik mide bulantısı ve kusmayı da beraberinde getirir. Bu hastalığı taşıyan kişilerde kusma sorunu görülme ihtimali artar.

Çölyak Hastalığı

Çölyak hastalığı genetik olan ve bağırsaklarda sindirim ve emilimin bozulmasına neden olan bir hastalıktır. Ömür boyu süren tek gıda alerjisi olarak da adlandırılan Çölyak hastalığı, çocuklardan itibaren her yaş grubuna görülebilir. Bu hastalığı taşıyan kişiler arpa, buğday, yulaf, çavdar gibi besinlerde bulunan gluten maddesine karşı hassasiyet gösterirler ve ince bağırsaklarda iltihap ve hasar oluşur. Çölyak hastalığının en yaygın belirtileri hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülen bulantı ve kusmadır. Sindirim problemlerine neden olan bu hastalığı taşıyan kişilerde, kusma problemi görülme ihtimali yüksektir.

Kusma Komplikasyonları

Kusma nedeniyle meydana gelen komplikasyonlar yemek borusu ve midede meydana gelir. Kusmaya bağlı olarak göğüs arkasında ağrı ve yanma gibi şikayetler de meydana gelir. Uzun süreli kusma yaşanıyorsa kanama, mineral kaybı gibi komplikasyonlar gelişebilir. Metabolizma bozulabilir.

Menenjit

Menenjit, beyni saran zarın iltihaplanması sonucunda meydana gelen, genellikle 2 yaş üstü çocuklarda görülen bir çocukluk çağı hastalığıdır. İşitme kaybı başta olmak üzere beyin hasarı hatta ölüme bile neden olabilen bu hastalığın en yaygın belirtileri, yüksek ateş ve fışkırır şekilde kusmadır. Kusma sorunu olan hastalardaki bakteriler, beyin zarlarına ulaşabilir ve menenjit hastalığı gibi komplikasyonlar geliştirebilir.

Apandisit

Kusma, bakteri ya da enfeksiyon nedeniyle meydana geliyorsa, vücudun farklı yerlerine bu bakteriler yayılabilir. Bu yerlerden biri de apandistir. Apandis içinde meydana gelen basınç, buradaki duvarın yıpranmasına ve çürümesine neden olur. Burada biriken bakteriler, duvarın çürümeye başlamasını sağlar ve kan sızıntısı meydana gelir. Bu kan sızıntısı ile birlikte bakteriler ya da enfeksiyonlar diğer organlara yayılabilir. Kusma problemi olan hastalarda apandisit meydana gelebileceği gibi apandisit hastalığının en yaygın belirtisi, kusma olarak ifade edilmektedir.

Migren

Migren, zonklayıcı ataklar halinde görülen şiddetli baş ağrısına verilen isimdir. Hormonal dalgalanmalardan dolayı kadınlarda görülme oranı erkeklerde daha fazla olan bu hastalık bulantı, ışığa duyarlılık gibi belirtilerle ortaya çıkar. Migren nedeniyle kusma görülmez ancak kusma sorunu yaşayan hastalarda, migren atakları meydana gelebilir. Kusma nedeniyle beyinde yer alan kusma merkezi etkilenir ve bunun sonucunda şiddetli baş ağrıları meydana gelebilir.

Kusma Nasıl Önlenir?

Kusma, mide bulantıları ile başlar. Mideniz bulanmaya başladığında birtakım tedbirler alarak kusmayı önleyebilirsiniz. Yeme alışkanlıklarınızı düzenleyerek, nefesiniz kontrol altına alarak, temiz hava alarak ya da tükettiğiniz besinlere dikkat ederek, kusmayı önleyebilirsiniz.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Mide bulantısı olduğu anda kusmayı önleyebilmek için açık havaya çıkmalısınız. Açık havada yürümek beyne giden oksijen miktarını artırır. Açık havada derin nefes alıp verirseniz kusmayı önleyebilirsiniz. Bulantı ve baş dönmesi varsa kusmayı önlemek için uzanabilir, 30 dakika kadar uyuyabilirsiniz. Bulunduğunuz ortamda aşırı koku varsa ve bu kokular kusmanıza neden olacaksa hemen bu ortamdan uzak kalmalı ya da odayı havalandırmalısınız. Gıda alerjisinden dolayı kusma yaşıyorsanız, tekrar kusmamak için son 12 saat içinde yediklerinizi gözden geçirebilir ve bu gıdaları tekrar tüketmemeye özen gösterebilirsiniz. Aşırı alkol alan kişilerde de mide bulantısı ve kusma görülebilir. Eğer sık sık kusma yaşıyorsanız ve alkol alıyorsanız, yaşam tarzınızı değiştirerek alkol almaktan vazgeçebilir ve kusmayı önemli ölçüde engelleyebilirsiniz.

Öğünlerde Az ve Yavaş Yemek

Sık sık kusma problemi yaşıyorsanız, bunun önüne geçebilmek için öğünlerinizi az az ve yavaş yemeye özen göstermelisiniz. Bu şekilde midenizi yormamış olursunuz. Ayrıca mide bulantısı yaşadığınız anda az miktarda, yani yudumlar halinde su içebilirsiniz. Yine midenizi rahatlatmak için çorba gibi sıcak içecekler de tüketebilirsiniz.

Sindirimi Kolay Besinler Tüketmek

Mide bulantılarınız arttığı anda kusmayı önlemek için makarna, ekmek, pirinç, elma püresi, tost ve muz gibi besinler tüketebilirsiniz. Bu besinlerin sindirimi kolay olduğu için mideniz yorulmayacaktır. Aynı zamanda çay ve kahve gibi içeceklerden uzak durmalısınız. Mideniz bulandığı anda bir bardak suyu yudumlar halinde içebilirsiniz. Yağlı gıdalardan uzak durarak midenizin yorulmasını engelleyebilir ve kusmayı önleyebilirsiniz. Kusmayı önleyebilmek için yemek yedikten sonra 30 dakika kadar yatmamalısınız. Yatarak hem kusmayı hem de reflüyü tetikleyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kusma problemi, pek çok hastalık nedeniyle gelişebilir. Sık sık bu problemi yaşıyorsanız, mutlaka doktora başvurmanız gerekir. Kusma hakkında detaylı bilgi edinerek de bu problemi önleyebilir ve tedavi sürecinin hızlanmasına katkı sağlayabilirsiniz.

Kusma tedavisi nasıl yapılır?

Kusma tedavisi, altında yatan nedene göre yapılmaktadır. Mide bulantısını rahatlatmak ve bağırsakların rahat boşaltılmasına yardımcı olmak amacıyla tedavi sürecinde antiemetik ilaçlar kullanılabilir. Kemoterapi ilaçlarına bağlı olarak gelişen kusmayı azaltmak için ya da hamilelik sırasında meydana gelen kusmayı rahatlatmak için doktorlar tarafından bazı ilaçların kullanılması önerilebilir.

Kusma tedavisinde en önemli aşama, kusma ile birlikte kaybedilen minerallerin alınmasıdır. Bebeklere ve yetişkinlere kusmadan sonra mutlaka su verilmelidir. Su ile birlikte sporcu içecekleri ya da maden suları da tüketilebilir. Kusma nedeniyle vücut yorulacağı için dinlenmek de bir tedavi seçeneğidir. Aşırı yorulacağınız işlerde çalışmak ya da yeteri kadar dinlenmemiş olmanız kusmayı tetikler. Bu nedenle bol bol dinlenerek kusma problemi tedavi edilebilir.

Kusmayı tedavi etmek için verilen bulantı engelleyici ilaçlar 2 yaşın altındaki çocuklar için kullanılmaz. Bu ilaçlar dil altında ya da dil üzerinde çözünen haplar, şuruplar, tabletler, enjeksiyon ya da fitiller şeklinde kullanılabilir. Kusmayı kontrol eden ilaçlar ondansetron, droperidol, prometazin, metoklopramid, proklorperazin şeklindedir. Kusma, kafa içinde basıncı tetikliyorsa ya da bazı tıkanmalardan dolayı meydana geliyorsa, kusmanın tedavisi için ameliyat yöntemi de tercih edilebilir.

Yolculukta veya denizde bulantı ve kusmanın nedeni nedir?

Yolculuk sırasında ya da denizde bulantı ve kusma olmasına, araç tutması adı verilir. Araç tutması, beyin, göz ve iç kulak tarafından algılanan dış dünyanın araçla hareket halindeyken karmaşık olarak algılanması nedeniyle meydana gelir. İç kulakta bulunan salyangoz organı, kişilerin iç dengelerini sağlamakla görevlidir. Salyangoz organında üç farklı açıda duran halkalar ve yarı halkalar bulunur. Yarı halkaların içinde sıvı vardır ve bu sıvıların yanında algılayıcılar bulunur. Kişiler hareket halindeyken bu algılayıcılar, hareketleri algılar ve beyne sinyal gönderir. İnsanların ani pozisyon değişiklikleri yani düşecek gibi olmaları ya da kaymaları durumunda bu algılayıcılar devreye girerek düşmeyi engeller ve dengeyi sağlamaya yardımcı olur.

Araç içinde bulunan kişiler, kendileri hareket etmedikleri için beyin, göz ve kulak tarafından karmaşık olarak algılanır. Bu algılama, araç kullanan kişilerde de meydana gelebilir. Araç ya da deniz seyahati sırasında kitap okuma, telefona bakma gibi eylemler kafanın aşağıya eğilmesine neden olur. Bu eğilme sonucunda iç kulakta bulunan sıvı da oynar ve bulantı hissinin oluşmasına neden olur. Bulantı ile birlikte baş dönmesi, aşırı terleme ya da kusma görülebilir. Araç tutması, aracın gidiş şeklinde ya da araçta oturuş şeklinize bağlı olarak koordinasyon bozukluklarından meydana gelir.

Anoreksiya Nervoza kusmaya neden olur mu?

Anoreksiya nervoza, açlık hastalığı olarak da bilinmektedir. Bu hastalığı taşıyan kişiler zayıf olsalar bile kilo alacakları endişesi duyarlar ve yemek yemeyi reddederler. Bu hastalık kilo almaya, besinlere ve zayıflığa karşı takıntı yaratır. Genellikle 17 yaşın üzerinde görülen bu hastalık, nadiren 40 yaşın üzerinde de görülmektedir. Bu hastalık genellikle düzgün görünüme sahip olmayı hedefleyen mankenler, şarkıcılar gibi meslek gruplarında görülmektedir. Anoreksiyalı olan bir kişi aç olduğu halde yemek yemek istemez. Diğer insanlara göre çok az besin tüketir ve normal porsiyon yediği zaman karnında şişlik ve ağrı hisseder. Bu kişilerde yemeklerden bilinçli olarak tiksinme, bilinçli olarak kusma ve mide bulantısı görülür.

Kan kusmak tehlikeli midir?

Kan kusma bir rahatsızlıktır ve tıp dilinde hematemez olarak adlandırılır. Mide, yemek borusu, ince bağırsağın üst kısmı, boğaz ve ağız içinde meydana gelen kanamalar nedeniyle kan kusma görülür. Mide sorunları, karaciğer yetmezliği, Hepatit gibi hastalıklar nedeniyle de kan kusma görülebilir. Kan kusma rahatsızlığı iç kanama ya da iç organ hastalıkları nedeniyle meydana geldiği için vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Doktorlar tarafından bir ya da en fazla iki defa kan kusma meydana geldiğinde, hemen iç hastalıkları uzmanına görünmeniz gerektiği tavsiye edilmektedir.

Kusma için ne zaman doktora başvurmak gerekir?

Kusma ile birlikte görülen diğer belirtilerin 24 saatten fazla devam etmesi durumunda, kusma nedeni belirlenemiyorsa, hasta kusma nedeniyle aşırı sıvı kaybetmişse, kusma ile birlikte hastaların daha hassas hale gelmesine neden olan başka hastalıklar söz konusuysa, hemen bir doktora başvurmak gerekir. Bunlarla birlikte kusma sonrasında ateş, ağızdan kan gelmesi, dışkıda kan olması, şiddetli mide ağrısı, şiddetli baş ağrısı, son 24 saat için önemli bir kafa travması geçirilmiş olması, şeker hastalığı, ishal yada kabızlık, cilt ve göz renginin sarıya dönmesi, dışkının renginin gri, beyaz ya da yağlı olması gibi durumlar da görülüyorsa, yine vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Kusmaya iyi gelen bitkisel tedavi yöntemleri nelerdir?

Kusma ve mide bulantısı problemine, evde yapılabilecek bazı bitkisel reçeteler iyi gelebilir. Bitkilerin içinde bulunan bazı maddeler midenin rahatlamasını sağlayarak kusmayı önleyebilir.

Zencefil ve fesleğen çayı; midenizin rahatlamasını sağlayarak kusmayı önleyecektir. Bu çayı yapabilmek için 3 su bardağı suyun içine ezilmiş bir avuç zencefil ile birlikte birkaç adet fesleğen yaprağı koyun. Bu suyu düşük ateşte 5 dakika kaynatın ve altını kapattıktan sonra 5 dakika demlenmesini bekleyin. Süzdükten sonra içine bir tatlı kaşığı bal ekleyerek bu çayı içebilirsiniz. Bu çayı yarım bardak olacak şekilde gün boyunca tüketebilirsiniz.

Limonlu su; mide bulantılarınızın azalmasını sağlayarak kusmayı önler. Bunuda 1 bardak sıcak suya içebileceğiniz miktarda belli oranlarda limon sıkarak içebilirsiniz. Özellikle sabahları bu suyu tüketmeniz, kusmayı önemli ölçüde önleyecektir. Araç ya da deniz tutması yaşıyorsanız, bir dilim limonu koklayabilirsiniz. Portakal dilimleri; tuzla birlikte yenildiğinde mide bulantılarının azalmasını sağlar ve kusmayı önler. Gün içinde birkaç dilim limonu, tuzla birlikte tüketebilirsiniz.

Karanfil ve tarçın çayı; 3 su bardağı suyla yapıldığında ve tüketildiğinde, kusmaya iyi gelen başka bir yöntemdir. Bu çayı yapabilmek için suyun içine birkaç adet karanfil ve bir adet çubuk tarçın ekleyin. Düşük ateşte 5 dakika kaynattıktan sonra ocaktan alarak 10 dakika demlenmesini bekleyin. Süzdükten sonra yudumlayarak bu çayı tüketin.

Kimyon ve Türk kahvesi karışımı; kusmaya iyi gelen başka bir reçetedir. Bir çorba kaşığı bal ile bir tutam Türk kahvesini ve bir tutam kimyonu karıştırın ve bu karışımı yavaş yavaş yiyin. Ayrıca bir çay kaşığı Türk kahvesi ve bir çay kaşığı kimyonu sıcak süte karıştırarak da tüketebilir ve kusmayı önleyebilirsiniz.

Kişniş çayı; midenin rahatlamasını sağlar ve mide asidinin fazla salgılanmasını önler. Bu sayede kusmayı da önleyebilir. Kişniş çayı için bir su bardağı suyun içine birkaç adet kişniş tohumu ya da kişniş yaprağı ekleyin. Bu sıvı çok az bir sıcaklıkta ortalama 5 dakika gibi bir sürede kaynatın. Kaynadıktan sonra ocaktan alın ve 5 dakika demlendikten sonra yavaş yavaş tüketin.

Elma suyu ve zencefil tozu; buzla karıştırıldığında kusmayı önemli ölçüde engeller. Çeyrek su bardağı elma suyu ile bir çay kaşığı zencefil tozunu karıştırın, bir miktar buzla blender yardımıyla karıştırın. Bu karışımı tüketin. Bu karşımı daha önceden hazırlayıp buzluğa koyarak da tüketebilirsiniz. Nane suyu; kusma için en iyi doğal çözümlerden biridir. Birkaç adet nane yaprağını bir su bardağı suda kaynatarak çay şeklinde tüketebilirsiniz. Bu çaya bir miktar limon ve bunun yanında zencefilde eklemenizde fayda var.

Kekik çayı; sıklıkla mide bulantısı ve kusma yaşayan kemoterapi ve radyoterapi almış kişilerin tedavisinde faydalı olacaktır. Kekik çayı için ağzı kapalı olan ve aromasını kaybetmemiş taze kekik kullanmanız tavsiye edilmektedir. Bir su bardağı suyun içinde bir tatlı kaşığı kekik ekleyin ve 10 dakika demlenmeye bırakın. İçine bir miktar limon da ekleyerek bu çayı tükettiğinizde mide bulantısı ve kusma probleminden kurtulabilirsiniz. Ihlamur çayı; midenin rahatlamasını sağlayan ve kusmayı önleyen bir diğer yöntemdir. Ihlamur çayını yapabilmek için bir tatlı kaşığı kuru ıhlamuru bir su bardağı sıcak suya koyarak ağzını kapatın ve 10 dakika demlenmesini ağlayın. Bu çayın içinde birkaç damla limon suyu ekleyerek de tüketebilirsiniz.

Papatya çayı; vücudun dinlenmesini ve rahatlamasını sağlayan bir etkiye sahiptir. Yatıştırıcı etkiye sahip olan bu çay, aynı zamanda uyku problemleri içinde tavsiye edilmektedir. Bir tatlı kaşığı papatya tohumunu bir su bardağı sıcak suya ekleyin ve 10 dakika boyunca demlenmesini sağlayın. Ardından süzerek tüketin. Bu çayı günde iki defa tüketerek kusmayı önleyebilirsiniz.

Pirinç suyu; gastrite bağlı olarak gelişen mide bulantısı ve kusmayı önler. 1 su bardağı beyaz pirinci yarım su bardağı suyun içinde 5 dakika kaynatın ve süzerek suyunu için. Beyaz pirinç, sindirimi kolay olduğu için tercih edilmektedir.

Lavanta yağı; mide bulantısını ve kusmayı önemli ölçüde önler. Bir adet kesme şekere 5 damla lavanta yağı ekleyerek yiyebilirsiniz.

Kusmaya iyi gelen yiyecekler nelerdir?

Sık tekrarlanan kusmanın önlenebilmesi için bazı yiyeceklerin tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Özellikle sindirimi kolay besinlerin tüketilmesi, kusma problemini önemli ölçüde azaltır.

Haşlanmış patates; nişastalı yapısı sayesinde mide suyunu çekerek mide bulantısını ve kusmayı önler. Aynı zamanda mideyi bastırma özelliğine de sahiptir.

Maydanoz; yemeklerden sonra çiğnendiğinde kusmayı önler.

Tavuk suyu; mide bulantısını ve kusmayı önleyen bir başka besindir. 2 parça tavuğu haşladıktan sonra suyunu bir miktar tüketmeniz halinde kusmayı önleyebilirsiniz.

Sarı leblebi; mide bulantısını dengeleyen besinlerden biridir. Kuru ve sert yapısı olması ve midede az yer kaplaması nedeniyle kusmayı önemli ölçüde önler.

Kuruyemişler; protein eksikliğine bağlı olarak gelişen bulantı ve kusmayı önler. 1 avuç fındık, fıstık ve badem tüketerek, kusmayı önleyebilirsiniz. Elma; lifli yapısı nedeniyle mide bulantısına ve kusmaya neden olan toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. 1 elmayı gün içinde dilimler halinde tüketebilirsiniz.

Su; kusma sonucunda kaybedilen minerallerin alınmasını sağlar ve kusmayı önleyici etkiye sahiptir. Gün içerisinde bol bol su tüketmeye özen gösterin. Ayrıca maden suyu da kusmayı önleyici etkiye sahiptir.

Limon; ekşi tadı ve kokusu sayesinde bulantıları azaltır ve kusmayı önler. İçinde bulunan asitli yapı, midenin dengelenmesine faydalı olur. Gün içinde çaylarınıza ekleyebilir ya da limon suyunu tek başına tüketebilirsiniz.

Tuzlu kraker; tadı ve kokusu güçlü olmadığı için mideyi bastırma özelliğine sahiptir. Bulantı ve kusmayı önlemek için yağı ve proteinli olan ağır gıdalar yerine tuzlu kraker tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

Çorba; kusmaya iyi geldiği kanıtlanmış olan bir besindir. Hazır çorbalar yerine evde hazırlanmış sağlıklı olan çorbaları tüketerek, kusmayı ya da kusma sonrası gelişen mide ağrılarını yok edebilirsiniz. Kusma öncesinde ya da sonrasında içeriğinde ağır besinler olmayan ev yapımı çorbalardan bir kâse tüketerek midenizi bastırabilirsiniz. Çorba, sindirimi kolay olduğu için kusmayı önler.

Taze sıkılmış meyve suları; kusmaya karşı çok önemli besinlerden biridir. Kusma öncesinde alındığında önemli ölçüde kusmanızı engeller. Kusma sonrasında alındığında ise kusmanın bıraktığı olumsuz etkileri yok eder. Marketlerden alınan hazır meyve suları değil, evde hazırlanan taze meyveler tercih edilmelidir. Meyve suları kolay sindirildiği için mideyi hafifletir ve kusmayı önler.

Yoğurt; kusma hissi oluştuğunda iyi gelen en etkili besinlerden biridir. Kusma öncesinde ya da sonrasında mutlaka 2 kaşık kadar yoğurt tüketilmelidir. Mideyi rahatlatarak kusmayı önleyen yoğurt, aynı zamanda kusma sonrası oluşan rahatsızlıkları da önler. Süt ve süt ürünlerine alerjisi olmayan kişilerin yoğurt tüketmesi tavsiye edilmelidir. Yoğurdun kusmayı önleyebilmesi için taze ve ev yapımı olması, aynı zamanda çok soğuk olmaması gerekir.

Muz; potasyum ve lif açısından zengin olduğu için mideyi bastırarak kusmayı önler. Ayrıca mide bulantısı nedeniyle hiçbir şey tüketemeyenler için vitamin eksikliğini de önler. Salatalık; mide bulantılarını ve kusmayı önler ve midenin rahatlamasını sağlar. Hafif tuzlu şekilde tüketildiğinde, kusmayı önemli ölçüde azaltır.

Kusmayı tetikleyen besinler nelerdir?

Kusmayı tetikleyen besinler, mideyi rahatsız edebilecek özellikte olan besinlerdir. Özellikle sindirimi zor olan besinler ve alkol, mide bulantısını ve kusmayı artırır. Kızartılmış besinler ya da fazla yağlı olan yiyecekler, kusmayı artırır. Pasta, çörek ve börek gibi yüksek oranda şeker ve yağ içeren besinler de kusmayı tetikler. Yapılan araştırmalar, kafeinin de mide bulantısı ve kusma üzerinde etkili olduğunu kanıtlamıştır. Özellikle gün içinde alınan bol miktarda çay ve kahve tüketimi, kusmayı tetikler. Aşırı tuzlu ve baharatlı olan besinler de mideyi rahatsız eder ve kusmaya neden olur. Asit içeriği yüksek olan besinler ve içecekler de mideyi rahatsız eder, mide asidinin azalmasına ve tahriş olmasına neden olur. Bu nedenle mide bulantısı ve kusma problemleri artar.

Alkol tüketimi kusmaya neden olur mu?

Alkol, midenin PH dengesini değiştirir ve mide duvarının iltihaplanmasına neden olur. Bunun sonucunda çeşitli mide hastalıkları meydana gelir. Bazı insanlar ne kadar az olursa olsun alkol kullanımlarının kendilerine dokunmasından dolayı kişide mide bulantısına sebep olmaktadır. Alkol alındıktan sonra mide bulantısı ve kusma yaşanması en sık görülen problemlerdendir. Özellikle çok alkol alan kişilerin midedeki asidik yapısı bozulduğu için kusma problemi yaşaması kaçınılmazdır.

Sürekli kusma farklı bir sağlık sorunun belirtisi olabilir mi?

Sürekli kusma, pek çok sağlık sorunun habercisi olabilir. Mide problemleri, bağırsak problemleri, psikolojik sorunlar, çocukluk çağı hastalıkları ve hamilelik gibi durumların hepsinde sürekli tekrarlayan kusma yaşanır. Ayrıca beyinde meydana gelen basınç ya da kafaya alınan darbeler nedeniyle de kusma görülebilir. Kusma, altında çok fazla nedenin yatabileceği önemli bir sorundur ve sürekli görülen kusmalarda, vakit kaybetmeden doktor kontrolüne başvurulmalıdır.

Kusmak orucu bozar mı?

Kusarken çıkarılan sıvılar geri yutulmadığı müddetçe oruç bozulmamaktadır. Ancak herhangi bir sebepten ötürü kusma faaliyeti isteyerek yapılırsa orucun kaza edilmesi mecburidir. İstemeyerek gerçekleşen kusma ise orucu hiçbir şekilde bozmamaktadır. Bu, Hanefi mezhebi için büyük oranda kabul görmüş olsa da yine de dini konularda uzman bir devlet kurumuna danışılması faydalı olacaktır.

Bebeklerin kusması ne kadar sürer?

Bebeklerin bir yaşına kadar değişen şiddetlerde kusması normal olarak kabul edilir. Kusmanın temel sebebi midenin tamamen dolması ve yemek borusu kaslarının normalden daha az çalışmasıdır. Kusma beslenmeden hemen ortaya çıkar ve oldukça kısa bir süre devam eder. Mide dolmasına bağlı kusma ise ağız kenarından sızma şeklindedir. Şiddetli kusmalar ile nadiren karşılaşılır ve bu şiddetli kusmalar birkaç gün, beslenme sürecinden bağımsız olarak devam ederse doktora başvurulmalıdır.

Hamilelikte kusmalar ne zaman başlar?

Embriyonun rahme yerleşmesinden itibaren hormon dengesinde değişmeler başlar. Değişmelerin başlamasıyla beraber de kadınların yüzde otuzunda mide bulantıları baş gösterir. Genelde sabah saatlerinde, kan şekerinin düşük olduğu vakitlerde bu bulantı hissi ortaya çıkar. Gebeliğin beşinci haftasından itibaren ise gebelerin yüzde sekseninde kusma ile karşılaşılır. Beşinci haftadan sonra kusma sadece sabah saatleri ile sınırlı kalmayarak günün tamamına yayılır. Sekizinci hafta ile onuncu haftalar arasında sabah bulantıları maksimize olmaktadır. Sonrasında ise kademeli olarak azalmaktadır. Tüm gebelerin yaklaşık olarak yüzde onu ile on beşi hiçbir şekilde kusma yaşamazlar.

Kusma için hangi bölüme gidilir?

Mide bulantısı ve kusma birçok durumun, sendromun ve hastalığın ortak belirtisidir. Doğal olarak hangi sebepten kaynaklandığının bulunması amacıyla daha genel bir bölüme başvurulması gerekmektedir. Aile hekimleri ya da dahiliye bölümü uzmanları ilk başvuru yapılması gereken yerlerdir. Bu bölümlerde yapılan incelemelerin ardından kusmanın sebebine göre gerekli bölümlere sevk işlemleri gerçekleştirilecek ve tedavi süreci ilgili bölümdeki uzmanlar tarafından yürütülecektir.

Kusma bulaşıcı mıdır?

Kusma, kusulduğunun görülmesinden sonra gören kişide de bir miktar istek uyandırsa da kusmayı ortaya çıkaran faktörlerin yüzde doksan beş kadarı bulaşıcı değildir. Herhangi bir bakteriden, kokudan ya da alerjik reaksiyondan kaynaklanan kusmalarda ise kişilerin aynı ortamda bulunmasından dolayı eşzamanlı kusma ile karşılaşılabilmektedir. Bakteri ve virüs kaynaklı, midenin bozulması gibi durumlardan kaynaklanan kusmalarda ise bulantı kaynağı bulaşmasına rağmen daha sonra etki göstereceğinden ötürü eşzamanlı kusmadan bahsetmek söz konusu değildir.