Kolesterol Tedavisi

Kolesterol Tedavisi
Kolesterol Tedavisi

 

Günümüzde gelişen bilim ve teknolojiyle beraber birçok hastalığın tedavisi mümkün olmakla beraber sadece çok az sayıda hastalığa çare bulunamıyor. Fakat bazı hastalıklar var ki tedavisi mümkün olmadan ölümlere veya vücutta çeşitli kalıcı hasarlara neden olmakta. Kolesterol de bunlardan biri. Özellikle ülkemizde genç yaşlara kadar inen kalp krizinin en önemli sebeplerinden biri de kolesterolümüze gerekli önemi vermememizden kaynaklanıyor. Ergenlik çağını aşmış olan 20-25 yaş aralığında ki bireylerden başlamak üzere düzenli olarak kolesterolümüzü ölçtürmemiz gerekmektedir çünkü; tedavisi mümkün olan ve çok zahmetli olmayan bir hastalık olmasına karşın çok ölümcül sonuçlara yol açabilecek bir hastalık. Dışarıdan bakıldığında hiçbir belirtisi yokken kalp krizi geçirme riski olan bu hastalık ülkemizden günden güne artmakta.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Mehmet Toprak, Prof. Dr. Murat Dikmengil

Videolar

Kolesterol Tedavisi Hakkında

Tıp biliminin ve teknolojinin bu kadar gelişmiş olmasına rağmen hala hakkında yanlış bilinenlerin çok olduğu bir hastalık olan kolesterolün tedavisi gerek ilaçlarla gerek kişisel çabalarla mümkün hale gelmiştir.

En çok bilinen ve kabul gören yöntem olan sadece ilaçlarla kolesterolü kontrol altına alınabilir görüşü yanlış bir görüştür. Fakat ülkemizde en çok kullanılan tedavi yöntemlerinden de birisidir. Özellikle ilaç şirketleri kolesterolün kontrol altına alınması için birçok ilaç geliştirmişlerdir. Fakat ilaçlarla tedavinin yanında daha sağlıklı, ekonomik ve kolay olan yöntem kişisel çabalarla tedavi olmaktır. Beslenme, spor, sigara ve alkol kolesterolün en önemli etkenlerinden birisidir. Ülkemizde son yıllarda doktorlar arasından çıkan çok büyük bir tartışmayla beraber insanların kafasında “yumurta kolesterolü yükseltir mi yoksa yükseltmez mi?” gibi bir soru oluştu. Bu tartışma ile beraber özellikle beslenmenin kolesterol tedavisindeki önemi çok tartışıldı.

Kolesterolün yanlış bilinen en önemli tedavilerinden birisi de alkol kullanımının iyi geldiği görüşü. Halk arasında yanlış bilinen bu bilgi kötü kolesterolü yükseltmekle kalmayabilir daha farklı hastalıklara hatta ölümlere yol açabilir.

Kolesterol tedavisindeki en dikkat edilmesi gereken şey hastaların halk arasında kullanılan alternatif yöntemleri değil alanında uzman bir doktorlarla ve diyetisyenle beraber kişiye özel oluşturulabilecek bir tedavi yöntemi seçmesi.

Kolesterol Nedir

Tedavisi hakkında yanlış bilinenler kadar kolesterolün kendisi hakkında da insanların birçok yanlış bildiği bilgi mevcuttur. Kolesterol tamamen kötü bir şeydir demek yanlış olur. Kolesterol tıptaki tanımına göre; hayvanların doku hücrelerinde bulunan ve damarlarla beraber vücutta dolaşan yağ ve alkol bileşimidir. Sanıldığının aksine vücudun kendisinin ürettiği bir bileşimdir. Dokular arasında damar yollarında kan ile taşınan kolesterolün damarlara yapışarak orayı tıkaması kötü sonuçlara yol açar. Kolesterol kendi içerisinde iyi kolesterol ve kötü kolesterol olmak üzere ikiye ayrılır. Kolesterolün bir hastalığa dönüşmesi tamamen vücutta bulunması gereken düzeyin altında veya üstünde olması durumlarına bağlıdır. Yine yanlış bilinen bilgilerin aksine kolesterol aslen vücuda faydalı bir maddedir. Dokulardaki hücre çeperini oluşturması dışında DNA’nın yapısına katılır ve beyin fonksiyonlarının düzgün çalışabilmesine de yardımcı olur. Ayrıca erkekteki testosteron hormonu ve kadındaki östrojen hormonunun üretimi ve salgılanmasında önemli rol oynadığı için sağlıklı bir cinsel yaşam için de elzem olan maddelerden biridir. Örneğin sağlıklı bir insan vücudunda 50 ile 70 miligram arasında bulunan şeker bulunur. Bu değerler bir insanın yaşamını devam ettirebilmesi için vücudunda bulunması gereken şeker miktarıdır. Bu değerlerin çok üstüne çıkıldığı zaman nasıl insanlarda diyabet gibi hastalıklar görülüyorsa Kolesterol de aynı şekilde vücutta insanın yaşamını devam ettirebileceği kadar bulunması zorunludur. Vücut alınan besinleri monomerlerine ayrıştırdıktan sonra kendisi enerji üretebilecek kadar kolesterol üretir. Hatta vücudumuzdaki kolesterolün % 75’ini vücudumuz kendisi üretir. Hastalık olarak tedavi edilmesi durumu ise yediğimiz yiyecekler ve sigara alkol hareketsiz bir yaşamdan dolayı vücutta belli bir oranı geçmesi ve kandaki miktarının fazla olmasından kaynaklanır. Vücuda alınan birçok madde gibi kolesterolün de fazlası zarar.

Kolesterol ölçümlerinde toplam kolesterolünüzün yüksek çıkması sizin kolesterol hastası olduğunuzu göstermez. Toplam kolesterol ölçümlerinin içinde HDL olarak adlandırılan(iyi kolesterol, çöpçü kolesterol, toparlayıcı kolesterol) olarak adlandırılan ve LDL (kötü kolesterol) olarak adlandırılan iki ayrı kolesterol çeşidinin toplamı bulunmaktadır.

HDL (İyi Kolesterol)

Yüksek yoğunluklu lipoproteinler olarak adlandırılan iyi kolesteroller yapısında; protein, fosfolipid, kolesterol ve yağ bulundurur. Dokulardan karaciğere taşınırken su bazlı kanda rahatça dolaşamadığı için bir protein kılıfı içinde paketlenerek taşınır. Yüksek yoğunluklu kolesterollerin olduğu proteinler kanda dolaşırken kandaki birikmiş olan ve damar çeperlerine yapışarak kan geçişini yavaşlatan veya durduran kolesterolü karaciğere taşıyarak kan geçişini kolaylaştırır. Kolesterol ölçümlerinde Toplam kolesterolün eğer büyük kısmını iyi proteinler oluşturuyorsa kalp krizi geçirme olasılığınız düşüyor. Kolesterol tedavisinde en çok kullanılan yöntemler kötü kolesterolü azaltmaktan daha ziyade vücuttaki iyi kolesterolü artırmak içindir. Eğer toplam kolesterol ölçümlerinde iyi kolesterol oranı yüzde 40’ın altında ise hemen tedaviye başlamanız gerekmektedir. Eğer iyi kolesterol oranı yüzde 35’in altında ise çok büyük bir kalp krizi riskiyle karşı karşıyasınız demektir. Vücutta iyi kolesterolü yükseltmek için son zamanlarda ilaç şirketleri tarafından büyük atılımlar ve yeni ilaç çeşitleri piyasaya sürülmektedir. İlaçları yükseltilmesi mümkün olan iyi kolesterolün hastanın bireysel çabalarıyla da yükseltmesi mümkündür.

LDL (Kötü Kolesterol)

Son zamanlarda özellikle gençler arasında artan kalp krizinin ve dünyadaki ölüm sebeplerinde azımsanamayacak bir rolü olan hastalıklara sebep olan şey düşük yoğunluklu lipoproteinler olarak adlandırılan kötü kolesteroldür. Kandaki miktarın 60 ile 140 miligram arasında olması doktorlar tarafından kabul edilse de bu miktardan daha yüksek olması tedavi gerektirebilir. Bu değerler üstüne çıkıldıkça kişide kalp krizi riski de beraberinde yükselir. Dokulardan karaciğere kan yoluyla taşınması sırasında iyi kolesterole nazaran daha düşük yoğunluklu olduğu için damar çeperlerine yapışarak damarı sertleştiren ve kan akış hızını yavaşlatan ve kanın damarda geçişini zorlaştıran kolesteroldür. Yine iyi kolesterol gibi kandan karaciğere taşınırken bir taşıyıcı protein kılıf içerisinde taşınır. Kalp ve damar hastalıklarına yol açan kolesterol türüdür. Toplam kolesterol ölçümlerinde yüksek çıkması durumunda acil tedavi gerektiren aksi takdirde ölümlere sebep olabilecek kalp ve damar hastalıklarına yol açabilecek derecede tehlikeli bir kolesterol türüdür. Kandaki artışındaki en önemli sebepler yine hastanın yediği içtiği besinlerden ve hayat tarzından kaynaklanmaktadır.

Yüksek Kolesterol Belirtileri

Kolesterolün vücudumuz için olmazsa olmaz bir maddedir. Yaşamımızı sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmemiz için gerekli olan kolesterolün vücutta çok fazla olmasından kaynaklı yüksek kolesterol oluşur. Özellikle boyuna ve vücut kitle endeksine göre belli bir kilo değerinin üstünde olan kişilerde görülme ihtimali daha fazladır. Kandaki kötü kolesterolün yüksek olmasının en kötü yanlarından bir tanesi de hayatın olağan akışını çok önemli derecede etkileyecek kadar belli olmamasıdır. Bunun için düzenli olarak vücuttaki kolesterol ölçümü önemlidir. Fakat yine de dışarıdan dikkatli bir şekilde bakıldığında görülebilen yüksek kolesterol belirtisi mevcuttur. Göz çevresinde oluşan yağ bezeleri ve renk değişimleri yüksek kolesterolün en önemli ve görünür belirtilerinden bir tanesidir. Bunun yanı sıra sürekli olarak yorgun olmak; el ve ayaklarda durduk yere yanma hissinin oluşması; el ve ayak parmak uçlarında sebepsiz yere morarmalar olması, nefes darlığı, baş dönmesi gibi birçok belirtisi mevcuttur. Vücutta yüksek kolesterol olması durumunda kötü kolesteroller damar çeperlerine yapışarak damardaki kanın kaslara ve dokulara gitmesini engelleyeceği için kaslarda kramplar oluşur. Kaslarda krampların oluşması da yüksek kolesterolün en önemli belirtilerinden birisidir.

Yüksek Kolesterolün Nedenleri

Ergenlik çağının sonlarında veya bittikten sonra düzenli kolesterol ölçümü hayat kurtarabilir çünkü; yüksek kolesterole neden olabilecek birçok sebep vardır. Ve biz istemesek bile bazen yüksek kolesterolü tetikleyecek şeylere maruz kalırız. Bunun en önemli örneklerinden birisi sokakta, evde, işyerinde veya herhangi bir kamusal alanda sigara dumanına maruz kalmak. Sigara dumanı kandaki yoğunluğu azaltarak madde geçişlerini yavaşlatır ve kötü kolesterollerin daha fazla damar çeperlerine yapışmasını sağlar. Sigara dumanındaki toksinler kandaki yüksek kötü kolesterolle (LDL) ile birleştiğinde ölümcül hastalıklara ve ani kalp krizlerine yol açabilir.

Bir diğeri dışarıda nasıl yapıldığını hangi malzemelerin kullanıldığını bilmediğimiz yiyecekleri tüketmek. Özellikle maliyeti az olduğu için içerisinde trans yağ barındıran yağların kullanılması yüksek kolesterolü tetikleyen en önemli faktörlerden birisidir.

Bunların yanı sıra dış etkenlerden bağımsız olarak genetik etkenler ve yaşın ilerlemesi de yüksek tansiyona neden olan diğer önemli faktörlerdendir. Vücuttaki kolesterol düzenlenmesi genlerle taşındığı için ailenizde herhangi birisi kolesterol hastası ise siz de dışarıdan belli olmasa bile kolesterol hastası olabilirsiniz.

Bazen sağlıklı beslenme ve genetik etkilerin dışında yaşın ilerlemesinden dolayı da vücutta yüksek kolesterol oluşabilir. Yaşlanmaya bağlı olarak vücut direncinin düşmesi ve daha hareketsiz bir yaşam yaş ilerledikçe yüksek kolesterol görülme ihtimali de artar.

Yüksek kolesterolü tetikleyen belki de en önemli sebeplerden birisi de aşırı kilolu olmak.

Hayatımızın birçok fonksiyonunu etkilediği için doğal olarak yüksek kolesterol oluşumunda da etkili bir faktör. Aşırı kilo ile beraber düşen vücut direnci, hareketsiz yaşam ve aşırı yağlı yiyeceklerin bilinçsizce tüketilmesi vücutta kötü kolesterolün artmasına yani yüksek kolesterol hastası olmanıza sebep olur.

HDL (İyi Kolesterol) Düzeyinin Yükseltilmesi

Yüksek yoğunluklu lipoproteinler olarak adlandırılan iyi kolesterolün vücutta fazla bulunması sağlıklı bir yaşam açısından önemli bir faktördür. Ölçümlerde iyi kolesterolün düşük çıkması kötü kolesterolün ise yüksek çıkması ölüme kadar varabilen sonuçlar doğurabilir. Vücutta iyi kolesterolün düşük çıkması durumunda doktor kontrolünde bir tedavi süreci geçirilmesi gerekiyor. İlaçlarla mümkün olduğu kadar hasta kandaki iyi kolesterol düzeyini kendi bireysel çabalarıyla da yükseltebilir. Bunun birçok yöntemi vardır:

  • Vücut kitle endeksinize göre en sağlıklı olduğunuz kilo aralığını belirlemek ve bu düzeyin altına veya üstüne çıkmamak önemli bir etkendir.
  • Her gün düzenli olarak yapılan egzersizler iyi kolesterol miktarınızı arttırır. Özellikle aerobik eğer mümkün değilse yürüyüş yapmak bu konuda etkili olabilir. Vücuttaki özellikle karın boşluğu etrafında bulunan büyük kasların çalıştırılması iyi kolesterolü arttırmada çok önemli bir etkendir. Spor yapmak iyi kolesterolü yükseltmekte yardımcı olsa da kötü kolesterolü düşürme de doğrudan etkili olmaz. Fakat vücuttaki toplam kolesterol miktarında iyi kolesterolün fazla olması kötü kolesterolleri de dokular arası taşıma da temizleyeceği için dolaylı olarak kötü kolesterolü de azaltır.
  • Sigara kullanımını bırakmak vücudunuzda gözle görülür değişimlere sebep olmanızın yanında iyi kolesterolün artmasında da çok önemli bir etken olacaktır. Sigara içinde bulunan toksik maddeler damar çeperlerine yapışmış kötü kolesterollerle tepkimeye girdiğinde kalp ve damar hastalıklarını tetiklemede çok büyük rol oynar.
  • Bunların yanı sıra belki de en önemli faktör beslenme faktörüdür. Fakat yanlış bilinenin aksine yüksek kolesterole sebep olanlar sadece yanlış yiyecekler değil. Vücudumuzun ürettiği kolesterol yüzde 75 civarındayken sadece 200-250 miligramını dışarıdan besinler yoluyla alırız. Fakat vücudumuz kendiliğinden kurduğu kolesterol dengesini dışarıdan aldığımız yiyeceklerin bozabiliriz. Özellikle içerisinde doymuş ve trans yağ bulunan yiyecekler, kırmızı et, aşırı yumurta tüketimi vb. gibi yiyecekler vücuttaki iyi kolesterol oranını düşürür.

LDL (Kötü Kolesterol) Düzeyinin Azaltılması

Toplam kolesterol ölçümlerinde düşük yoğunluklu lipoproteinler olarak adlandırılan kötü kolesterol oranı ne kadar düşükse o kadar iyidir. Kötü kolesterol düzeyinin yüksek çıkması yüksek tansiyona sebep olur. Kolesterol hastalarının aldığı tedavilerin büyük çoğunluğu kandaki yüksek kötü kolesterol oranının düşürülmesine yöneliktir. Kötü kolesterolü düşürmek için ilaç kullanımının yanında yaşam tarzındaki değişiklikler de önemli bir etkendir. Vücuttaki kötü kolesterol oranı 1 desilitrede 70 veya 80 miligramı geçmemelidir. Bu değerlerin üstü yüksek risk taşır.

Yaşam tarzı ile uygulanan tıbbi tedavi birbiriyle beraber yürütülebilir. Bir doktor ve diyetisyen danışmanlığında hayatınızda yaptığınız değişiklikler vücuttaki kötü kolesterol oranını düşürmekle kalmayıp iyi kolesterol oranını da yükseltebilir. kötü kolesterolü düşürmenin en önemli faktörlerinden birisi yediğimiz ve içtiğimiz besinlere bağlıdır.

  • Sigara kullanımı vücuttaki kötü kolesterol oranını arttırmakla kalmayıp farklı birçok hastalığa da sebep olur. Sigaranın içindeki zehirli maddelerin kandaki kötü kolesterol maddeler ile yaptığı tepkimeler kalp krizini tetikler.
  • Trans ve doymuş yağ içeren yiyeceklerden uzak durmak. Hem karaciğeri tahrip eder hem de kan yoğunluğunu arttırır. Dolayısıyla kanla taşınan kötü kolesteroller daha fazla damar çeperlerine yapışır. Hayvansal yağ ve gıda içeren ürünleri daha az kullanmak bunun yerine bitkisel gıdalarla beslenmeye daha fazla önem vermek kötü kolesterolü düşürmede etkili olacaktır.
  • Stresten uzak durmak da kötü kolesterolü düşürmede etkilidir. Tek başına yeterli olunmayan durumlarda profesyonel birisinden yardım alınabilir.
  • Vücudun en sağlıklı şekilde çalışabileceği kilo düzeyinin belirledikten sonra fazla kilolardan kurtulmak. Kilo verirken bir diyetisyen eşliğinde yavaş ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek önemlidir.

Kişisel çabanın yanında tıbbi tedavide doktor eşliğinde alınan kolesterol ilaçlarının da kullanımında dikkatli olmak gerekir. İlaç alındıktan sonra vücut dengeli kolesterol üretimine döner. İlaçlar alındıktan sonra bitmeden ilaç tedavisini bırakmak hastayı eski haline geri döndürebilir. Bundan dolayı doktor tavsiyesiyle alınan ilaçların tamamen iyileşene kadar alınması büyük önem arz etmektedir.

Yüksek Kolesterolün Yarattığı Riskler

Farklı risk faktörlerini içinde barındıran yüksek kolesterol hastalığı kısaca toplam kolesterol ölümlerinde iyi kolesterol oranının kötü kolesterol oranından daha düşük olma durumu diye nitelendirilebilir. Kötü kolesterol oranının yüksek olması insan hayatını tamamen veya kısmen devam ettiremeyecek kadar kötü etkileyebilecek bir hastalıktır. Yüksek kolesterolün birçok farklı risk faktörü ve bunlara bağlı olarak yarattığı hastalıklar mevcuttur.

Cinsiyet, yaş, genetik, yaşam tarzı, beslenme ve psikolojik birçok risk faktörü yüksek kolesterolün oluşturabileceği hastalıkları tetikleyen risk faktörleridir. Bazen dışarıdan belirtilerin çok az olması ve düzenli kontrol yaptırmamak kalp krizi, damar tıkanıklığı, felç ve böbrek yetmezliği gibi birçok hastalığa sebep olur.

Kalbe giden damarlarda kolesterol birikimi o damarın çeperlerine yapışarak damarı daraltır kan akışını yavaşlatır ve buna bağlı olarak kalp krizi, göğüs ağrısı, nefes problemleri ve kalp krizi gibi sonuçlara neden olur.

Kolesterolün beyni besleyen damarlarda birikimi sonucu beyne kan gitmesine engel olmasından dolayı bilinç kaybı, baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, konuşma bozuklukları, hareket koordinasyonunda bozukluklara yol açar.

Vücudun diğer damarlarında biriken kolesterol yine yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği gibi birçok farklı hastalığa da neden olur.

Yüksek Kolesterol Nasıl Kontrol Altına Alınır?

Vücuttaki kötü kolesterolün yüksek iyi kolesterolün düşük olma durumunda ortaya çıkan yüksek kolesterol durumu genel olarak iki yolla kontrol altına alınabilir. Alanında yetkin bir doktor ile beraber tıbbi müdahale ve ilaçlarla; ve kişinin kendi yaşam tarzındaki değişiklerle.

Yüksek kolesterol kontrolü için düzenli olarak yapılan kolesterol ölçümlerinde kötü kolesterol iyi kolesterolden fazla çıktıysa hasta bu iki tedavi yöntemiyle yüksek kolesterolü kontrol altına alabilir. Yüksek kolesterolün kontrol altına alınmasıyla beraber insanların yaşam standartlarının arttığı, yaşam sürelerinin uzadığı ve kalıcı sakatlıkların önemli ölçüde azaldığı gözlemlenmiştir.

Kolesterol Tedavi Türleri

Kolesterol tedavisinde hastanın sağlığına kavuşabilmesinde için birçok farklı etken rol oynamakta. İlaçlarla ve cerrahi yöntemlerle tedavinin yapılmasının yanı sıra beslenme, spor, yaşam tarzı gibi etkenler de tedavide önemli faktörlerden birisidir. Hastanın tedavi olmadan önce mutlaka alanında yetkin bir doktor ile beraber çalışması ve kişiye özgü bir tedavi türü seçmesi gerekir. halk arasında yanlış bilinen birçok kolesterol tedavi yöntemi kişiyi iyileştirmediği gibi hastalığı ilerletebilir, kalıcı hasarlara neden olabilir hatta ölüme kadar varabilen sonuçlar doğmasına sebep olabilir. İlaç veya cerrahi tedavinin tek başına yeterli olmayacağı durumlarda hastanın ilaç dışı yöntemleri de kesinlikle aksatmaması gerekir ve yine bunlarda alanında yetkin bir doktor veya diyetisyen eşliğinde olmalıdır. Tedavide en dikkat edilmesi ve öncelik verilmesi gereken konu ölçümlerde kanda çıkan kötü kolesterol düzeyinin olabildiğince azaltılması olmalıdır.

Lipit Oranını Düşürücü İlaçlar

Yüksek kolesterol tedavisinde kötü kolesterolü düşürmek için kullanılan ilaçların kesinlikle doktor eşliğinde alınması gerekir. bu ilaçlar damarlara yapışmış olan kötü kolesterol topluluklarını azaltarak damar çeperlerinin yumuşatır damarları genişletir ve kan akışının daha rahat olmasını sağlar. En çok yapılan yanlışlardan biri olan ilacın yarıda bırakılması hastalığın tekrardan nüksetmesine sebep olabilir. Doktor eşliğinde ve tamamen iyileşene kadar alınması gereken bu ilaçların yanında kişisel olarak da ilaç dışı tedaviler uygulanabilir.

Vücuttaki yağ yapım ve yıkım bozukluklarının düzeltilmesi için geliştirilen birçok ilaç türü bulunur.

  • statinler
  • safra asidi bağlayıcı reçineler
  • nikotinik asit
  • fibratlar.

İlaçların kullanım sıklığı ve hangi dozajlarda alınacağı kesinlikle doktor gözetimi altında olması gerekir. yine ilaç kullanımının sonlandırılacağı zaman doktor tavsiyesiyle sonlandırılması büyük önem taşımaktadır.

Kolesterol Düzenleyici Diyetler

Profesyonel bir diyetisyenin yardımıyla uygulanan ilaç dışı tedavilerin en önemli etkenlerinden birisi de kilo kontrolü ve beslenme yöntemi. Bilindiği üzere vücut kolesterolün büyük bir bölümünü kendisi üretir fakat dörtte birlik kısmını dışarıdan aldığımız yiyeceklerle sağlarız. Kötü kolesterolün vücutta fazla olması durumunda ilaç tedavisinin yanında aldığımız besinlerin de tedavideki önemi çok büyüktür. Tedavi sırasında vücuda alınan besinleri oluşturan diyet listesinde vücudun kolayca sindirebileceği bitkisel gıdalara ağırlık verilmesi gerekir.

Sarımsak, ceviz, elma, tam tahıllar, soya fasulyesi sebze meyvelerin yer aldığı bir beslenme türü vücutta kolayca kötü kolesterol oranını düşürebilir.

Bunun yanı sıra yapısındaki fosfatlar ve omega 3'ten dolayı balık, kolesterol düzenleyici besinler arasındaki en önemli besinlerden birisidir. Beslenme listesinde olması gerekenler kadar olmaması gerekenler de var. Sakatat, tereyağı, doymuş yağ içeren yiyecekler, trans yağ içeren yiyecekler, margarin, sığır eti, tam yağlı süt gibi besinleri tüketmemek kolesterol düzenleme açısından önemlidir.

Kilo Kontrolü

Vücuttaki trans ve doymuş yağ oranının yüksek olması durumunda kan akışı yavaş ve kan yoğun olacağı için kandaki kötü kolesterolün düşürülmesi zorlaşır hatta giderek artar. Vücut kitle endeksinizi belirleyerek yaşamınızı en sağlıklı şekilde sürdürebileceğiniz kiloya kavuşmanız gerekir. Tedavi gören kişi alanında uzman bir diyetisyen, doktor veya spor antrenöründen yardım alarak düzenli ve hastayı stres altına sokmayacak sağlığınızı bozmayacak bir şekilde fazla kilolardan kurtulmalıdır.

Düzenli Egzersiz

Yaşın ilerlemesiyle beraber artan kolesterol düzeyinin dengede tutulabilmesi için olabildiğinde hareketli bir yaşam düzeni oluşturmalıyız kendimize. Gün içerisinde sürekli oturmak, hareket etmemek, çok fazla uyumak ve bilgisayar başında fazla vakit geçirmek kilo artışına; vücuttaki yağın artmasına dolayısıyla kolesterol oluşumuna sebep olur. Düzenli olarak spor yapmak ve hareketli bir yaşam tarzı sürmek vücuttaki iyi kolesterol oranını artırıp dolayısıyla kötü kolesterol oranını da azaltır. Su bazlı bir sıvı olan kanın akışının hızlı olabilmesi için dolayısıyla kanın içerisindeki protein ve lipid (yağ) bazlı maddelerin rahatça geçişi için yoğunluğunun normalin çok üstünde olmaması gerekir. kan akışının düzgün olduğu zaman kaslara, kalbe, beyne ve vücudun diğer organlarına kan rahatlıkla ulaşır. Ayrıca damar çeperlerine yapışma eğiliminde olan kötü kolesterolün işini zorlaştırır.

Vücuttaki iyi kolesterolün artması için özellikle karın boşluğu etrafında bulunan büyük kasların çalıştırılması büyük önem arz etmektedir. Birçok spor çeşidiyle bunu sağlamak mümkünken en önemlisi aerobik yapmaktır. Vücuttaki en büyük kasların yanında bir çok kası da çalıştırdığı için aerobik iyi kolesterolü artıran bir spor çeşididir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda her gün düzenli olarak dakikada yaklaşık 100 ila 120 adım arası atılan kısa mesafeli yürüyüşler de vücuttaki iyi kolesterolü arttırır.

Sonuç olarak ilaç tedavisiyle beraber yürütülen ilaç dışı tedaviler arasında spor, günlük düzenli egzersizler de büyük önem arz etmektedir.

Alkol Ve Sigaranın Bırakılması

İlaç tedavisinin yanında ilaçsız olarak yürütülen tedavilerdeki önemli unsurlardan birisi de sigara ve alkol kullanımıdır. Cinsiyete ve kolesterol düzeyine bağlı olarak değişen günlük alınması gereken alkol miktarı vardır fakat sigaranın kesinlikle kullanılmaması gerekir. Alkol her ne kadar iyi kolesterolü belli bir düzeye kadar artırsa da o düzeyin üstünde kesinlikle kullanılmaması gerekir. Erkeklerde günde en fazla 30 ila 35, kadınlarda ise 15 ila 20 mililitrenin üstündeki tüketim tedaviyi olumsuz yönde etkiler. Bundan dolayı tedavi sürecinde alkol kesinlikle sınırlandırılmalıdır.

Alkolün yanı sıra sigara da kesinlikle bırakılması gerekir. Sigara kandaki yoğunluğu azaltır ve kan akış hızını yavaşlatır ve buna bağlı olarak nefes darlığı, baş ağrısı gibi birçok rahatsızlık doğurmasının yanı sıra kötü kolesterollerin de kanda birikmesine sebep olur. Ayrıca sigara kolesterolün yanı sıra birçok farklı kanserin ve farklı hastalıkların en önemli tetikleyicilerinden birisidir.

Kolesterol Tedavisi Öncesi

Dışarıdan gözle görülür bir şekilde hayatını olumsuz etkilemese dahi herkesin kolesterolünü ölçtürmesi hayati önem taşımaktadır. Erken tanı ve tedavinin başarı oranı çok yüksek olmasının yanı sıra tedavi süreci de olabildiğince kısalır.

Yüksek kolesterol tanısı konulmuş bir kişinin tedaviden önce uzman bir doktor eşliğinde kolesterol değerlerinin yanı sıra açlık şeker sınırını ve serum transaminaz değerlerinin de takip edilmesi gerekir. Tedavi öncesi iyi kolesterol ve kötü kolesterol değerlerinin ölçülüp nasıl bir tedavi izlenilmesi gerektiğinin saptanması gerekir.

Muayene

Kolesterol tedavisi öncesi en önemli kısım muayene kısmıdır. Çünkü muayenede tedavinin ne ölçüde olacağının belirlendiği safhadır. Alanında uzman bir doktor tarafından muayene edilmelidir. Muayene sırasında hastanın olabildiğince sorulan sorulara doğru ve net cevap vermesi gerekir ve doktorun talimatlarını harfiyen uygulamalıdır. Kolesterol hastalığı tanısı konulan hastanın kanındaki iyi ve kötü kolesterol değerlerinin belirlenmesi gerekir.

Kandaki Lipit Düzeyinin Ölçülmesi

Muayene sonrasında verilen kan örneğindeki toplam kolesterolün ölçülmesi gerekmektedir. Toplam kolesterolün içerisindeki iyi ve kötü kolesterol miktarları tedavinin yöntemini, cerrahi bir müdahalede bulunulup bulunulmayacağını ve hangi ilaçların kullanılacağını tespit etmede önemli bir gösterge olacak. Hastadan alınacak kan örnekleri kandaki kolesterolün belirlenmesi için laboratuvar incelemesi için gönderilir.

EKG ve Laboratuvar İncelemesi

Laboratuvar incelemesinde çıkan değerler doktorlar tarafından analiz edilir ve hastaya uygun tedavi yöntemi belirlenir. Laboratuvar incelemesinin yanında kalp rahatsızlıklarının olup olmadığının kontrol edilebilmesi için hastanın EKG testine sokulması da gerekir. genetik olarak veya sonradan oluşan bir nedenden dolayı cerrahi müdahale gerektirebilecek durumlar söz konusu olabilir. EKG testi ve laboratuvar incelemeleri sonucunda çıkan değerlere göre hastanın kalbine giden damarlarda herhangi bir kötü kolesterolden dolayı tıkanma olup olmadığı da belirlenerek gerekli tedavi yapılabilir.

Aile Öyküsünün Değerlendirilmesi

Kolesterol hastalığının tedavi edilmesi esnasında veya tedavi şeklinin belirlenmesi esnasında genetik faktörün de göz önünde bulundurulması gereklidir. Kolesterol hastalığı dış etkenlere bağlı olduğu gibi genetik sebeplere de bağlıdır. Aile de daha önce aynı hastalığı geçirmiş bir bireyin bulunması tedavinin seyri açısından hem hastaya örnek oluşturması açısından hem de tedavi şeklinin belirlenebilmesi için önemli bir faktördür.

Diyete Cevap Vermeyen Kolesterol Değeri

Gerekli görülen tedavinin yapılması aşamasında ilaçla beraber götürülen ilaç dışı tedavilerden olan diyetin kötü kolesterol değerlerini düşürmemesi veya iyi kolesterol değerini yükseltmemesi gibi bir sorun ile karşılaşılabilir. Bu durum çoğunlukla vücuttaki bazı enzimlerin düzgün çalışmaması ve karaciğerin aşırı yağ depolaması ile alakalı olabilir ya da genetik faktörlerden dolayı vücuttaki yağ sentezinde bir anormallikten kaynaklanabilir. Bu durumda doktor tavsiyesine göre farklı bir ilaç yöntemi veya cerrahi müdahale de gerekebilir. Çok az rastlanan bir durum karşı olmasına rağmen tedavi sürecinin biraz uzamasına sebep olabilir.

Kolesterol Tedavisi Sonrası

Kolesterol tedavisi tamamlanan hastanın eski yaşam standartlarına kavuşabilmesi mümkün olmakla beraber hastalığın tekrar nüksetmesi de söz konusudur. En sık yapılan yanlışlardan birisi tedavi sürecinde veya sonrasında kolesterol değeri normal seviyelerde seyrederken ilaç ve ilaç dışı tedavilerin kesilmesidir. Kolesterol her zaman nüksedebilir bir hastalıktır. Tedavi sonrası kişinin düzenli olarak kolesterol değerlerini ölçtürmesi gerekir. Bunun yanında tedavi sırasında doktor veya diyetisyen tarafından önerilen beslenme şeklini devam ettirmesi gerekir. tedavi sonrası tüketilen hayvansal gıdalar veya emilimi ve sindirimi zor olan yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi hastalığı tekrar ettirebilir.

Tedavi sonrası sağlıklı bir yaşam ve kolesterol hastalığının tekrar etmemesi için tedavi sırasında ilaç dışı yöntemlerden olan egzersiz veya spora da devam edilmelidir. Genetik hastalıklara bağlı olarak kolesterol hastalığına yakalanan birisi için bunlar daha fazla önem arz etmektedir. Sürekli olarak kolesterol değerlerinin dengede tutulması için spor, egzersizler ve beslenme şekli önemlidir.

Sağlıklı Beslenme Eğitimi

Kolesterolün büyük bir çoğunluğunun kendi vücudumuz tarafından üretilmesi ve küçük bir kısmının dışarıdan alınan besinler yoluyla oluşması tedavi sonrası dengede devam eden kolesterol değerlerinin bozulmaması için beslenme yöntemimiz büyük önem taşımaktadır. Tedavi süresince doktor kontrolünde yapılan beslenme şekli doktor tavsiyesine göre değiştirilmeli ya da devam ettirilmelidir.

Kanda taşınması zor olduğu için ve vücut tarafından parçalanması zor olan hayvansal gıdalardan uzak durulması gerekir. sindirim açısından daha kolay parçalanan ve kanda taşınması daha kolay olan besinlerin tüketilmesi tedavi sonrası en az spor kadar önemli bir konudur. Uzman bir doktor veya diyetisyenin vereceği bir diyet listesine göre beslenme şekli devam ettirilmelidir.

Doktor Kontrolleri Ve Takip

Kolesterolün ölümlere yol açmasının en büyük sebebi düzenli olarak kontrol edilmemesidir. Tedavi olup iyileşen, kolesterol değerleri normal seyreden ve dengede olan, bir kişinin tekrar hastalanmayacağının garantisi yoktur. Tedavi sonrasında devam ettirilmesi gereken beslenme ve spor aktivitelerinin yanında doktor kontrolleri ve takip de vardır. En çok yapılan hatalardan birisi olan tedavi sonrası düzenli doktor kontrolleri ve takibinin yapılmaması tedavi sürecine varmadan ölümcül kalp krizlerine, felçlere ve birçok vücut fonksiyon bozukluğuna sebep olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Kolesterolün halk arasında çok yaygın olarak görülmesi ve ölümle sonuçlanan hastalıklarda önemli bir payı olmasından dolayı hakkında yanlış bilinen birçok bilgi vardır. Herhangi bir tedaviye başlamadan önce kulaktan dolma bilgilerle değil kafalardaki soru işaretlerinin alanında uzman bir hekim tarafından cevaplandırılması gerekir. Halk arasında birbirilerine danışarak veya bir sohbet ortamında bahsi geçildiğinde verilen tavsiyelerin ve ilaçların ölümlere yol açması işten bile değildir.

Kolesterol Hangi Seviyelere Kadar Düşürülmelidir?

Tedavi öncesinde ve sonrasında hastanın bütün bulguları ve bilgileri ortaya döktükten sonra en doğru tedavi yöntemi seçildikten sonra kötü kolesterol seviyesinin ne kadar yüksek olduğu belirlenmeli ve hangi seviyeye kadar düşürülmesi gerektiği saptanmalıdır. Toplam kolesterol ölçümlerinde kötü kolesterolün iyi kolesterolden yüksek çıkması tedavi gerektiren bir durumdur. Tedavi sırasında kötü kolesterol değerleri olabildiğince düşürülmeli ve iyi kolesterol seviyesi olabildiğince yükseltilmelidir. Toplam kolesterol ölçümlerinde iyi kolesterol oranı kötü kolesterol oranından fazla ise ve EKG testleri sonucu herhangi bir damarda tıkanıklık veya bir fonksiyon bozukluğu yoksa kolesterol seviyesi o düzeyde tutulabilir.

Tedavi sonrası hastanın devam ettirdiği beslenme, diyet ve egzersizlerle kötü kolesterol oranını daha da düşürebilir iyi kolesterol oranını daha da yükseltebilir. Ayrıca düzenli olarak doktor kontrollerinden geçmeleri de gerekir çünkü; seviyelerdeki herhangi olumsuz bir artışta veya azalışta tekrar tedavi gerekebilir.

Kolesterol Seviyesini Düşüren Gıdalar Nelerdir?

Kandaki kötü kolesterol olarak adlandırılan maddelerin damar çeperlerine yapışmaması ve dokulardan karaciğere kolayca taşınabilmesi için öncelikle oranının düşük olması gerekir ve kan akış hızının yavaş olmaması gerekir. Kan akışının hızlı olabilmesi için bol su içilmesi gerekmektedir. Ayrıca spor ve egzersizler damar çeperlerini genişletip kan basıncını düzenleyeceği için kan damarda daha rahat akar dolayısıyla maddeleri daha rahat taşır.

Kanda taşınan maddelerin vücutta kolayca emilimi kolay olması gerekmektedir. Hayvansal yağ ve gıdalardan uzak durulması gerekmektedir. Olabildiğince sebze ağırlı beslenilmesi gerekmektedir. Aşırı yumurta, hayvansal gıda, yağlı sütlerden uzak durulması gerekmektedir. Ayrıca ceviz, sarımsak, tam tahıllar, sarımsak, elma, nar gibi meyve ve sebzeler kötü kolesterolü vücuttan atmaya ve kan akışını hızlandırmaya neden olur. En çok yapılan hatalardan birisi olan sık alkol tüketimi bilinenin aksine iyi kolesterol oranını yükseltmez hatta belli bir yerden sonra kötü kolesterolü artırır. Alkolün iyi kolesterolü artırması için ve vücuda zarar vermemesi için erkeklerde günde 30 ile 35 mililitre kadınlarda 15 ile 20 mililitreyi geçmemesi gerekir.

Yüksek Kolesterole Neden Olan Faktörler Nelerdir?

Yüksek kolesterol olarak bilinen kandaki kötü kolesterolün (LDL) miktarının artmasının başlıca sebebi kişinin yaşam tarzı. Dışa bağlı bir etken olan yaşam tarzının yanında çeşitli vücut fonksiyon bozuklukları ve genetik etkenler de yüksek kolesterol sebeplerinden biridir.

Günlük yaşamda hareketsiz kalan, beslenmesine dikkat etmeyen, sigara ve alkol kullanan bireylerde yüksek tansiyon görülme olasılığı fazladır. Kolesterol vücudun kendi ürettiği bir madde olmasının yanında dışarıdan da alındığı için beslenme şekli ve alınan besinlerin yıkımı kandaki kolesterol düzeyinin belirlenmesinde en etkin rolü oynar. Bunların yanı sıra yaşlanmaya bağlı olarak da vücut fonksiyonlarındaki yavaşlamanın getirdiği bir kolesterol yükselmesi de vardır. Fakat bu kolesterolün sadece yaşlılarda görüldüğü anlamına gelmez. Beslenmesine dikkat etmeyen bitkisel gıdalar yerine hayvansal gıdalar tüketen ve günlük düzenli spor aktiviteleri, egzersizleri yapmayan genç bireylerin ani kalp krizi geçirmesi olası bir durumdur ve acil müdahale yapılmadığı zamanlarda ölümlere yol açabilir.

Beslenme, spor, genetik etkiler, yaşın ilerlemesi, alkol ve sigara gibi etmenlerin yanı sıra yanlış veya bilinçsiz ilaç tüketimi de damarlardaki kötü kolesterol miktarını arttırıp kalp ve göğüs rahatsızlıklarına neden olan bir başka etmendir. Sadece kolesterol tedavisinde değil bütün ilaçlı tedavilerde doktorların tavsiyesi üzerine ilaç içilmeli ve bırakıldığı durumlarda da doktor tavsiyesiyle bırakılmalıdır. Aksi takdirde kolesterol gibi birçok farklı hastalığa da sebep olabilir.

Kolesterol İlaçlarının Yan Etkileri Var Mı?

Her ilaçta olduğu gibi kolesterol tedavisinde kullanılan ilaçlarda da yanlış tüketimde veya normal tüketiminde yan etkiler görülebilir. Piyasada ilaç şirketleri tarafından geliştirilen birçok farklı ilaç çeşidi vardır ve bunlardan en çok kullanılan statin isimli ilaç grubudur.

Bu ilacın yan etkileri günlük yaşamı çok olumsuz bir şekilde etkileyecek düzeyde değildir. Karaciğerde daha nadir görülmek üzere karaciğer ve kaslarda yan etkileri görülmektedir.

Karaciğerde görülen yan etkilerin çoğunluğu ilacın dozu ile ilgilidir. Yan etkileri görüldüğü takdirde ilaçların alınmasına mutlaka devam ettirilmeli ve bir doktora danışılmalıdır. Kas üzerinde görülen en önemli yan etki ise “rabdomiyoliz” denilen kas bozunmalarıdır. Yani kas hücrelerinin ilaç etkisiyle parçalanarak kana karışması olayıdır. Karaciğere nazaran daha sık görülen bir yan etkidir. Sonucunda kas ağrıları, ödem, kızarıklıklar ve kusma görülebilir. Fakat yine günlük yaşamı devam ettirmeyecek düzeyde değildir ve yine görüldüğü takdirde kesinlikle ilaç kullanımı doktora danışılmadan bırakılmamalıdır. Bu durum genellikle ilacın dozunun fazla alınması veya başka kolesterol ilaçları ile beraber alınması sonucu en çok yaşlı kişilerde görülür. Fakat hiçbiri kalıcı bir hastalığa veya etkiye neden olmaz. Tedavi sürecinde yine doktor yardımıyla ilaç dozunun düzenlenmesiyle veya ilacın değiştirilmesiyle tedavi edilebilir etkilerdir.

Yüksek Kolesterol Kalp Krizine Neden Olur Mu?

Kandaki kötü kolesterolün artışıyla aynı anlama gelen Yüksek kolesterol durumunun doğurduğu en büyük sonuçlardan birisi de kalp damar hastalıkları. Kalbi besleyen veya kalpten çıkan damarlarda çeşitli nedenlerle birikmiş olan ve damarların çeperine yapışarak kan akışını kesen kötü kolesterol kalp krizi, göğüs hastalıkları, nefes darlığı gibi şeylere sebep olur.

Kalp damarının tamamen tıkanması durumunda erken teşhis yapılarak cerrahi müdahalelerle tıkanan damar açılabilir aksi takdirde kan akışı sağlanamayacağı için kişi kalp krizi geçirerek hayatını kaybedebilir.

Kolesterolün Normal Kabul Edilebilir Değerleri Hangi Aralıkta Olmalıdır?

Kolesterol vücudumuzda yaşamsal fonksiyonel olayların gerçekleşebilmesi için elzem maddelerden birisidir. Vücudumuz kolesterolün yaklaşık dörtte üçünü kendisi sentezler ve dörtte birini kendimiz besinler yoluyla dışarıdan alırız. Yediğimiz ve içtiğimiz besinler kandaki kolesterol değerlerinde önemli bir değişiklik meydana getirebilir. Vücudumuzda sentezlenen ve dışarıdan aldığımız kolesteroller dokular arasında kan yolu ile taşınır. Kişinin verdiği kan örneklerinin laboratuvar incelemeleri sonucunda toplam kolesterolün çoğunluğunun iyi kolesterolden oluşması gerekir aksi takdirde yüksek kolesterol hastası olarak tedavi görülmesi gerekmektedir. Toplam kolesterolün büyük kısmının iyi kolesterol küçük bir oranının da kötü kolesterol olması hatta kötü kolesterolün olabildiğince vücutta az olması istenmektedir. Vücutta bulunması gereken azami iyi kolesterol ve kötü kolesterol miktarı yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişir.

Örneğin iyi kolesterol miktarı erkeklerde bir 40 ile 60 mg/dl ve üstündeyse normal olarak Kabul edilir ve bu değerin artması kişinin sağlığı açısından olumlu bir şeydir.

Kadınlarda iyi kolesterol oranı ise 50 ile 60 mg/dl ve üstündeyse normal olarak Kabul edilir ve yine erkeklerde olduğu gibi bu değerin artması kadınlar için de olumlu bir durumdur.

Kötü kolesterol değerleri de iyi kolesterolde olduğu gibi cinsiyete ve yaşa bağlı olarak değişir fakat kanda ne kadar az görülürse kişi için o kadar sağlıklı bir durum demektir.

Kandaki LDL miktarı 200 ile 240 mg/dl olan kişiler tehlikeli kolesterol grubunda yer almaktadır. 240 mg/dl ve üstündekiler yüksek kolesterol hastası grubuna dahil olmaktadırlar. Hem kadında hem erkekte kandaki kötü kolesterol oranı 100 mg/dl den küçükse sağlıklı ve kalp krizi riski çok düşük olan bireyler olarak adlandırılır.

Yaş Ve Cinsiyet Kolesterol Değerleri Açısından Nasıl Değerlendirilir?

Kadınlarda ve erkeklerde biyolojik ve anatomik yapıların farklılığından dolayı vücuttaki bazı eser değerlerde değişiklik olabilmekte. Aynı durum kolesterol için de geçerlidir. Hem tedavi sürecinde hem de sonrasında cinsiyete göre farklı bir kolesterol denge değeri ve tedavi yöntemi seçilir. Aynı şekilde yaşın ilerlemesiyle beraber vücuttaki bazı fonksiyonların değişmesi veya bozunmasına bağlı olarak kolesterol değerleri artmaktadır. Ayrıca yaşlanmaya bağlı olarak vücut içerisinde ölen hücrelerin parçalanması sırasında yapısındaki kolesterollerin kana karışması kandaki kolesterol miktarını arttırır. Yine cinsiyette olduğu gibi tedavi sırasında tedavi yöntemi ve değerler belirlenirken yaş kriteri de göz önünde bulundurulmalıdır.

Aşırı Alkol Tüketimi Yüksek Kolesterole Neden Olur Mu?

Sigara, hayvansal gıda ve hareketsizlik gibi kriterlerin yanında alkol de kolesterolün belirlenmesinde önemli bir etkendir. Fakat diğerlerinden ayrı olarak alkolün özel bir yeri vardır kolesterolde. Çünkü alkolün belli bir miktara kadar alınması kandaki hem akışkanlığı sağlayacağı hem de iyi kolesterolü arttıracağı için yüksek kolesterole neden olmaz. Fakat alkol vücuda alındıktan sonra vücuttaki suyla tepkimeye girdiği için belli bir düzeyden sonra kandaki su miktarını azalttığı için kan akışında yavaşlama ve kötü kolesterolün artmasına neden olur. Bu sebepten dolayı tedavi sırasında alkol alımı kesinlikle kontrol altına alınması gerekir. Halk arasında yanlış bilinen bir tedavi yöntemi olan kolesterole karşı alkol tüketimi kandaki kötü kolesterolün artmasına neden olup kalp krizi ve çeşitli felçlere neden olabilir. Erkekler için günlük dozaj en fazla 30 ile 35 desilitre kadınlar için 20 ile 25 desilitre olmalıdır.

Kolesterolü Yükselten Gıdalar Nelerdir?

Kandaki kolesterol miktarının yüzde 75 ini vücut kendisi sentezler geriye kalan yüzde 25’lik kısmı dışarıdan aldığımız besinlerle sağlarız. Dolayısıyla bilinçsiz bir beslenme ile dışarıdan alınan besinlerdeki yağların kandaki kötü kolesterolü artırmada önemli bir rolü vardır. Bu besinlerin en başında doymuş yağ içeren gıdalar, trans yağ içeren gıdalar, margarinler, tam yağlı sütler, sığır eti, hayvansal gıdalar, vücutta sindirmesi ve emilimi zor olan gıdalar kolesterolü yükselten gıdalardan bazılarıdır.

Hipertansiyon Kolesterolün Yükselmesine Neden Olur Mu?

Hipertansiyon ve Kolesterol arasında direkt olarak bir bağlantı olduğu söylenemez. Fakat hipertansiyonun damarlardaki aşınmaya sebep olması kanın içerisindeki kötü kolesterol damar çeperlerine rahatlıkla yapışarak damar tıkanıklığına sebebiyet verebilmektedir. Dolayısıyla dolaylı bir şekilde hipertansiyon kolesterolün yükselmesine neden olur.

Kolesterol Tedavisi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Kolesterol damar içi sağlığını bozan oldukça tehlikeli bir metabolizma hastalığıdır. Kalp ve damar sağlığını ciddi derecede etkileyen bu hastalığın kontrol altında tutulması, izlenmesi ve tedavi edilmesi için kardiyoloji uzmanlarına başvurulur. İlk aşamada yüksek kolesterolün belirtilerine yönelik emareler görüldüğünde iç hastalıklarına da başvurulabilir. Gerekli tetkiklerden sonra kardiyolojiye sevk işlemleri gerçekleştirilecektir.

Kolesterol Tedavisi Nasıl Oluyor?

Tek başına yüksek kolesterolün olduğu durumlarda temel tedavi yöntemi diyettir. Diyete eşlik eden hayat tarzı değişiklikleri ise destekleyici konumdadır. Bu şekilde ilaçsız yöntem yaklaşık üç – altı ay boyunca denenir. Kolesterol seviyesi makul aralıklarda tutulabiliyorsa ilaca hiç başlanmaz, eğer tutulamıyorsa ilaç tedavisine geçilir. Yüksek kolesterole kalp veya damar hastalıkları da eşlik ediyorsa doğrudan ilaç tedavilerine başlanır. Kolesterolün hastalığı daha da şiddetlendirmesinin önüne ancak doğrudan ilaç tedavisine başlayarak geçmek mümkündür.