Kalp Yetmezliği Tedavisi

Kalp Yetmezliği Tedavisi
Kalp Yetmezliği Tedavisi

 

Kalp yetmezliği günümüzde sıklıkla görülen hastalıklar arasındadır. Almanya Kalp Vakfı’nın (Deutsche Herzstiftung) yaptığı araştırmaya göre sadece Almanya’da 1,8 milyon kişide kalp yetmezliği bulunmaktadı. Ve aynı zamanda yapılan araştırmaya göre bu sayı her seferinde artmaktadır. Kalp yetersizliği adıyla da bilinen hastalık yüksek tansiyon gibi tetikleyiciler ile zaman içerisinde oluşabilir ya da akut olarak ortaya çıkabilir. Genel olarak kalp yetmezliği 60-65 yaş arasında ve üzerinde olan kişilerde görülmektedir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Murat Dikmengil, Doç. Dr. Zekeriya Küçükdurmaz

Videolar

Kalp Yetmezliği Tedavisi Hakkında

Kalp vücut içerisinde günlük 7.000 ile 10.000 litre arasında kan pompalamaktadır. Kalbin günlük performansında bir sorun oluşması halinde vücuda kan pompalaması yavaşlar. Bunun nedeni olarak kalp yetmezliği gösterilebilir. Kalp zayıflayarak yeteri kadar kanı pompalayamaz. Dünyanın birçok ülkesinde kalp yetmezliği yüzünden ölüm oranları fazladır. Bu yüzden hastalık ne kadar erken anlaşılır ve ne kadar kısa sürede tedavi altına alınırsa o derece fayda alınır. Sorun sadece kalpte değil ayrıca vücudun başka organlarına da ulaşır. Kalp vücudun hayati bir organıdır ve burada fonksiyon bozuklukları görülmesi başka organlara da yansır. Kalp yetmezliği yaşam tarzı değişiklikleri, kalp pili ve belirli ilaçlar yardımı ile tedavi edilebilir. Tüm bunlar hastalığı sadece yavaşlatır ve hastalığın ilerlemesi devam eder. Kalp yetmezliği tedavi eden ve iyileştiren tek yöntem kalp naklidir.

Kalp Yetmezliği Nedir?

Kalbin yeteri kadar kan pomplayamamasından kaynaklı olarak konjestif kalp yetmezliği oluşmaktadır. Kalpte bulunan arterlerin hastalığı ya da yüksek tansiyon gibi başka hastalıklar kalbi etkileyerek yeterince kasılamamasına neden olur. Kalp kanla dolarak vücut için görevini yerine getiremez. Kalp yetmezliğine neden olan ve tetikleyen hastalıkların tedavi edilmesi ve hastalığın önüne geçilmesi ile kalp yetmezliğinin semptomlarını azaltabilir. Basit yaşam tarzı değişiklikleri bile bu duruma yardımcı olabilir ve ayrıca yaşam kalitesi arttırılabilir. Bu hastalığı önlemenin yolu yüksek tansiyon, diyabet, obezite, arter hastalıklarını önlemek ve kontrol etmekten geçmektedir.

Kalp yetmezliğinde kalp nakli iyileştirici olan tek yöntemdir. Türkiye’de yaklaşık olarak 9 milyon kişi bu hastalık ile karşı karşıyadır. Yüksek oranlarda görülen bir hastalık olmasına karşın dünya çapında yılda 4.000 donör bulunmaktadır ve bu sayı azalmaktadır. Belirtilerin görülmesi itibari ile hastaneye başvurmak bu durumda en önemli faktördür. Erken tedavi ile hastalığın önüne geçilebilir iken, hastalık başka nedenlere bağlandığı için önemsenmemekte ve doktora başvurmak için geç kalınmaktadır. Erken tanı ölüm oranlarını azaltır.

Akut Kalp Yetmezliği Nedir?

Sol kalp yetmezliği akut olarak adlandırılır. Akut kalp yetmezliği, ani olarak başlayan veya ilerleyerek kötüleşme halinde görülen bulgu ve semptomlar ile karakterize edilen klinik bir sendromdur. Akut kalp yetmezliği hastalığı sağ kalp yetmezliği, pulmoner ödem, kardiyojenik şok ve kronik kalp yetmezliği kapsayan geniş bir klinik tablo sergileyebilir. Kalp yetmezliğinin tedavisinde amaç semptomların kontrolünü sağlamak ve hemodinamik stabilizasyonu sağlamaktadır.

Kronik Kalp Yetmezliği Nedir?

Sağ kalp yetmezliği kronik olarak adlandırılır. Kasılıp gevşeme hareketleri ile kan pompalayan kalp, yetmezlik söz konusu olduğunda zayıflayarak yeteri kadar kasılamaz ve vücuda daha az kan pompalar. Kalp işlevinde yaşanan fonksiyon kayıpları ile kalp boşluğu oluşur ve zaman içerisinde büyür.

Kalp Yetmezliği Çeşitleri Nelerdir?

Kalbin hangi kısmının yetersizlik gösterdiğine bağlı olarak sol kalp yetmezliği ya da sağ kalp yetmezliği olarak adlandırılır. Genel olarak sol kalp yetmezliği yani akut daha fazla görülmektedir. Bu da sol kalp odacığının pompalama görevinin kısıtlanmış olduğu anlamına gelir. Sağ kalp yetmezliğinde ise durum kalbin bu kısmının düzgün çalışmadığı anlamına gelir. Bazı durumlarda ise ikisi birlikte görülür ve tam kalp yetmezliği olarak adlandırılır. Kalbin tam olarak yetersiz kaldığı ve vücut için yeterli kan pompalamaya kalbin iki tarafınında zayıf kaldığı sağlık sorunudur.

Asemptomatik Kalp Yetmezliği

New York Heart Association (NYHA) yaptığı sınıflandırmaya göre kalp yetmezliğinin ağırlık dereceleri bulunmaktadır. Dört tane ağırlık derecesi bulunan kalp yetmezliğinin, hangi durumda ve hangi şikayetler ile ortaya çıkacağı bu derecelendirme sistemine bağlıdır. İlk ağırlık derecesi asemptomatik adı verilen aşamadır. Bu durum günlük fiziksel aktivitelere engel olmayan kalp yetmezliğidir. Günlük yapılan aktivitelerde nefes darlığı ya da kalp ritim bozukluğu yaşanmaz. Fakat tanı konulması için yapılan test ve tetkiklerde düşük kalp performansına rastlanır.

Hafif Kalp Yetmezliği

Ağırlık derecesi iki olan hafif kalp yetmezliğinde günlük yapılan fiziksel aktivitelerde azda olsa kısıtlamalar yaşanabilir. Dinlenme halinde ya da ağır olmayan aktivitelerde bir şikayet yaşanmaz. Yokuş veya merdiven çıkma gibi bedeni zorlayan aktivitelerde kalp ritim bozukluğu, yorgunluk ya da nefes darlığı gibi semptomlar yaşanabilir.

Orta Ağırlıkta Kalp Yetmezliği

Ağırlık derecesi üç olan orta ağırlıkta kalp yetmezliği durumlarında gün içinde yapılan fiziksel aktivitelerde daha fazla kısıtlamalar yaşanır. Dinlenme halinde iken bir şikayet görülmez. Basit aktivitelerde yani düz yolda yürümek gibi basit durumlarda bile kalp ritim bozukluğu, yorgunluk ya da nefes darlığı görülür.

Ağır Kalp Yetmezliği

New York Heart Association sınıflandırmasının son derecesi ağır kalp yetmezliğidir. Hastanın gerçekleştirdiği tüm fiziksel aktivitelerde ya da istirahat durumunda bile şikayetler görülebilir. Ağır kalp yetmezliğinde hasta yatağa bağlıdır. Kalp yetmezliği hastalığının erken teşhisi önemlidir. Ağırlık derecesi ne kadar erken fark edilirse hastalık o denli önlenebilir ya da yavaşlatılabilir.

Kalp yetmezliğinin Nedenleri Nelerdir?

Kalp yetmezliğinin birçok nedeni bulunmaktadır. Bazı hasta gruplarında hiçbir neden yokken bilinmeyen durumlar sonucunda kalp yetmezliği görülebilmektedir. Genel nedeni ise yaşlılıktır. İnsan vücudu yaşlandıkça birden fazla hastalık görülme ihtimali de artmaktadır. Yaşlılık ile kalp kasılma ve gevşeme faaliyeti azalır ve bozulur. Bunun sonucu olarak ise kalp yetmezliği hastalığı ortaya çıkar.

Gizli kalp krizi olarakta bilinen koroner arter hastalığı kalpte bulunan dokuların ve kasların kaybına yol açar. Kalp krizi esnasında kalp damarları tıkanır ve damar kalp kasına yeterli miktarda oksijen sağlayamadığından kalp kas hücrelerinin ölümüne neden olur. Kriz sonrasında kalp dokuları azalacağı için kalp eski gücünü kaybeder. Kalp damarlarında oluşan daralmalar hücrelerin ölümüne neden olmadığı durumlarda da yetmezlik görülebilir.

Hipertansiyon yani yüksek kan basıncı da kalp yetersizliğine neden olan önemli bir etkendir. Kontrol edilemeyen kan basıncı zaman içerisinde kalbin yapısını bozar. İlk başlarda kalbin gevşeme yapısının bozulmasına, ilerleyen evrelerde ise kasılma bozukluklarına neden olur.

Kalp kapağı hastalıkları da zaman içerisinde kalp yetersizliğine neden olmaktadır. Sağlıklı bir kalp için kalp kapaklarının düzgün bir şekilde faaliyet göstermesi gerekir. Kapaklarda oluşan daralma ve tam kapanmama durumlarında kalp üzerinde basınç yükü ve hacim artar. Kapak sorunlarının tedavi edilmemesi ve uzun sürmesi halinde kalp yetersizliği hastalığına neden olur.

Miyokardit adı verilen kalp kası iltihaplanmaları durumu üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan virüsler ile gelişmektedir. Virüsler kalp kasında iltihaba neden olarak kalp yetmezliğine yol açabilir.

Kalp yetmezliğine yol açan diğer nedenler olarak; bazı ağır metal zehirlenmeleri, ilaç bağımlılığı (uyuşturucu, kokain vb.) radyoterapi gibi göğüs kısmına radyasyon alınması ve kronik alkolizm gösterilebilir. Bu durumlar daha az karşılaşılan nedenler arasındadır.

Kalp Yetmezliği Belirtileri

Kalbin yeteri kadar kanla dolmaması ve kasılıp gevşeme hareketini tam olarak yerine getirememesi sonucunda oluşan kalp yetmezliğinin belirtileri olarak ödem, hızlı kilo artışı ve nefes darlığı gibi birçok semptom gösterilebilir. Günlük hayatı olumsuz olarak etkileyen kalp yetmezliği belirtileri göz ardı edilmemelidir. Hastalığın erken dönemde kontrol altına alınması ciddi sonuçların önüne geçebilir.

Nefes Darlığı

Nefes darlığı, akciğerlere sıvı birikmesi sonucunda oluşmaktadır. Biriken sıvı ile oksijen değişimi daha zor yapılır ve nefes alış verişlerde zorluk yaşanır. Nefes verirken hastada ıslık sesi benzeri ses çıkabilir ya da öksürük krizi yaşanabilir. Nefes darlığı ciddi bir belirtidir ve bu durumun yaşanması halinde bir uzmana başvurulmalıdır. Ayrıca nefes darlığı problemini astım ve kronik bronşit hastaları da yaşamaktadır. Nefes darlığının hangi hastalığa bağlı olarak geliştiğini araştırmak gerekebilir

Çarpıntı ve Göğüs Ağrısı

Kalp hızında artış yani çarpıntı ve göğüs ağrısı kalbin yetersiz olduğu durumda ortaya çıkmaktadır. Kalp yeteri kadar kan pompalamadığı zaman durumu düzeltmek için daha hızlı atmaya başlar.

Çabuk Yorulma

Kalbin yetersiz oranda kalp pompalaması ile birlikte daha az besin ve oksijen maddesi alınmaktadır. Bu durumda ise kaslarda yorgunluk durumu ortaya çıkar. Bu hastalık sonrası hastalar günlük hayatlarında kolaylıkla yapabildikleri merdiven çıkmak vb. gibi aktiviteleri daha çok zorlanarak yapmaktadırlar. Yapılan aktiviteler sonrasında ise çabuk yorulma ve nefes darlığı yaşanır. Düzenli şekilde yapılan orta düzeyde egzersizler görülen şikayetleri azaltabilir.

Dikkat Kaybı ve Halsizlik

Dikkat kaybı ve halsizlik durumları kalp yetersizliği hastalığı için kullanılan ilaçlara bağlı olarak oluşabilmektedir. Kalbin normal düzeyinde çalışmaması durumunda yapılan aktiviteler kişide halsizlik oluşturur.

İştah Kaybı Ve Mide Bulantısı

Kalbin olması gerektiği oranda kan pompalamaması sonucunda vücutta bulunan sıvılar karın ve karaciğer bölgesine birikir. Hastalık ile karaciğer ve karında biriken sıvı iştahsızlığa ve hazımsızlığa neden olur. Mide bulantıları ve kusmalarda görülebilir. Bu şekilde şikayeti olan hastaların az ve sık yemek yemesi önerilmektedir.

Kalp Yetmezliği Tedavi Türleri

Hastalığın durumuna bağlı olarak farklı tedavi türleri uygulanabilir. Kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan yöntemler arasında; düzenli egzersiz, yaşam tarzı değişiklikleri, diyet, ilaç tedavisi, medikal cihazlar ve cerrahi bulunmaktadır.

Koroner Bypass Cerrahisi

Kalp, vücudun ihtiyaç duyduğu kanı pompalayarak koroner artere ilk olarak gönderir. Koroner arter sonrasında atardamarlar tarafından bütün vücuda kan yayılımı yapılır. Koroner arter üzerinde oluşan tıkanıklık ve daralma gibi sağlık sorunları kalp yetmezliği ile birleşerek kalp krizine neden olabilir. Kalp krizini ortadan kaldırmak ve tıkanan damarları açmak için koroner bypass cerrahisi işlemi gerçekleştirilir.

Kalp Pili

Kalp yetmezliği görülen hastalarda sadece kalpte kan pompalama sorunu görülmez ayrıca, kalbin elektriksel işlevi de belli bir miktar hasar görmektedir. Bu sebeple kalp duvarlarında görülen kasılma aynı anda ortaya çıkmaz. Kalpte görülen fonksiyon bozuklukları nedeniyle görevini tam olarak yapamayan kalp, enerjisini boş yere harcamaya başlar. Gevşeme ve kasılma hareketlerine devam eder lakin vücudun ihtiyacı olduğu kadar kanı pompalayamaz. Kalp duvarlarının aynı anda tam olarak kasılması için cerrahi işleme ihtiyaç duyulur. Ameliyat ile hastanın kalbine pil yerleştirilir. Kalp pili adı verilen özel cihaz yardımı ile kalp ritim anormalliği ya da kalbin elektriksel sorunları azalır ve yaşam süresi uzar.

Kalp Nakli

Kalp yetmezliği hastalığında ilk önce mevcut tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. İlaç tedavisi, kalp pili, bypass cerrahi işlemi ve mitral kapak onarımları gibi tedaviler öncelikli olarak uygulanmaktadır. Hastada bir düzelme görülmemesi ve durumunun daha kötüye gitmesi halinde son çözüm yolu olarak kalp nakli yöntemine başvurulur. Kalp nakli, hastalığın en iyi ve en tatminkar çözüm yoludur. Hastanın vücudunu artık idare edemeyen sorunlu kalbi alınarak yerine sağlam bir bireyden alınan kalp yerleştirme ameliyatına kalp nakli adı verilir. Bu yönteme ortotopik kalp nakli denir. Diğer bir yöntem ise hastanın kalbi alınmadan sağlıklı bireyden alınan kalp nakledilir ve kişide ikinci bir kalp göğsün sağ kısmına yerleştirilir. Paralel şekilde yerleştirilen kalplerin dikilmesine heterotopik kalp nakli adı verilir. Bu iki yöntem arasında en fazla tercih edilen ortotopik kalp naklidir.

Kalp nakli yönteminin kullanılması için vericinin aynı kan grubu olması ya da uyumlu olması gerekir. Verici olan kişiler beyin ölümü gerçekleşmiş olan, fakat kalp işleyişi yüksek olan kadavralar olmaktadır. Beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organları takip eden saat ve günlerde çalışmaz hale geleceğinden bu durum gerçekleşmeden kalp nakli yapılmaktadır. Organ naklinde önemli olan alıcı ve verici arasındaki uyumu sağlamaktır. Uyumun sağlanması halinde başarı oranı oldukça yüksek bir tedavi yöntemidir.

Kalp Yetmezliği Tedavi Öncesi

Kalp yetmezliği tedavisi öncesinde hastanın muayene olması gerekir. Hastalığın hangi evrede olduğu öğrenilir ve buna uygun olarak tedavi yöntemi seçilir. Tedavi öncesinde kilo kontrolü ve beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Tercih edilen yöntem cerrahi operasyon ise beslenme düzeni ameliyatın daha rahat geçmesini sağlar. Bu süreçte doktorun tavsiye ve önerilerini dinlemek fayda sağlar.

Muayene

Görülen temel yakınmaların ne olduğunun öğrenilmesi için iç hastalıkları uzmanına, kardiyoloji uzmanlarına ve başka klinik disiplinlere başvurulabilir. Yapılacak muayene ile hastanın yaşam öyküsü ve hastalığa dair şikayetleri dinlenir. Görülen belirtiler doğrultusunda hasta muayene edilir. Hastanın daha önce ameliyat olup olmadığı, hangi ilaçları kullandığı gibi konular not edilerek değerlendirilir. Yapılacak tetkikler ile kalp yetmezliğinin kronik ya da akut olduğu teşhis edilir.

Tetkikler

Hastalığa net bir tanı ve teşhis konulması için birçok tetkik ve test yapılmaktadır. Doğru tanı tedavi yöntemi seçilebilmesi açısından önemlidir. Tetkiklerin sonuçları doğrultusunda hastanın sağlık durumu net bir şekilde belirlenir ve tedavi yöntemi seçilir.

Kalp Ultrasonu

Ekokardiyografi (EKO) adı verilen test ile ses dalgaları yardımı ile kalbin hareketli görüntüleri elde edilir. Bu tetkike ayrıca kalp ultrasonu adı da verilir. Ultrason ile genel olarak bebek gelişim takip edildiği bilinse de ultrason dalgaları ayrıca kalbin hareketlerini ve yapısını göstermektedir.

Kan Testleri

Koldan alınan kan örnekleri ile albumin, kreatinin, sodyum ve potasyum seviyeleri öğrenilir. Laboratuvarda analiz edilen örneklerde ayrıca BNP adı verilen hormon seviyesi de değerlendirilir.

Göğüs Röntgeni

Göğüs röntgeni ile kalbin büyüyüp büyümediği öğrenilir. Ayrıca röntgen yardımı ile akciğerde sıvı birikimi olup olmadığı görülür.

Koroner Anjiyografi

Tanı yöntemleri arasında koroner anjiyografi bulunmaktadır. Koroner anjiyografi yardımı ile kalp damarları yani koroner arter içerisine özel ilaç verilir. İlaç ve röntgen ışınları kullanılarak arterin görüntüleri alınır. Kullanılan bu tetkik, bir ameliyat değildir. Uygulanacak işlem için hastanın anestezi ile uyutulmasına gerek yoktur. İşlem bitene kadar hasta konuşabilir ve uyanık kalır.

Miyokard Biyopsisi

Miyokard biyopsi testi ile kasık veya boyun kısmında bulunan damarlar içerisine sokulan küçük, esnek biyopsi kordonu ile kalp kası parçası alınır. Biyopsi testi ile kalp yetmezliğine yol açan bir kalp kası hastalığı bulunuyor ise teşhis edilir.

Elektrokardiyogram (EKG)

Elektrokardiyogram (EKG) adı verilen test ile kalbin bağlı olduğu elektrik aktiviteleri vücuda bağlı olarak bulunan elektrotlar ile kayıt edilir. EKG testi ile kalp ritim problemleri teşhis edilebilir ve kalpteki hasarın oranı öğrenilebilir.

Stres Testi

Yapılan stres testleri ile kalbin sağlığını ve efora verilen tepkileri ölçer. Hasta EKG makinesine bağlı iken koşu bandı üzerinde yürütülür ya da kalbi egzersize benzer şekilde tepki verdiren ilaçlar kullandırılır. Bazı durumlarda stres testi yapılırken kalp ve akciğer için oksijen alımı ile karbondioksit solunumu ölçen maskeler takılabilir. Egzersizlere verilen tepkileri ölçmek için kalp görüntüleri görselleştirilir ve test yapılırken görüntüleme tekniği kullanılabilir.

Kalp Yetmezliği Tedavi Sonrası

Kalp yetmezliği tedavisi sonrasında hastanın bazı durumlara dikkat etmesi ve yaşam tarzını değiştirmesi beklenir. Hastalığın ilerlememesi için kilo verilebilir, sağlıklı beslenme düzenine geçilebilir ve bazı alışkanlıkların bırakılması gerekebilir. Daha uzun bir yaşam sürebilmesi için tüm bu konular önemlidir.

Hastanın Dikkat Etmesi Gerekenler

Kalp yetmezliği yaşayan hastaların dikkat etmesi gereken konuların başında beslenme gelmektedir. Doktorun vermiş olduğu bir diyet ya da beslenme programı varsa buna uyulmalıdır. Gün içerisinde yaklaşık olarak 1,5-2 litre sıvı tüketilmesi gerekir. Alkol alan hastaların bırakması ya da doktorun sınırladığı şekilde tüketilmelidir. Çok fazla alkol tüketmek kan basıncını yükseltir. Kalp yetmezliğinin ileri evrelerinde olan hastaların ise kesinlikle alkol tüketimi yasaktır.

Kalp yetmezliğinden dolayı idrar söktürücü kullanılabilir. İdrar söktürücü kullanan hastaların potasyum kaybı yaşayacağından potasyum bakımından zengin olan besinleri tüketmesi gerekebilir. Potasyum düzeyinin yüksek olduğu hastaların ise potasyumu kısıtlayan veya dengeleyen diyetler verilir.

Uygulanan Tedavi Sonrası Komplikasyonlar

Hastanın durumuna göre uygulanan herhangi bir tedavi sonrasında komplikasyonlar görülebilir. İlaç tedavisi kullanan hastaların dikkat etmesi gereken bazı konular bulunur. Kullanılan ilaç dozlarının takibi için sürekli olarak kontrole gidilmesi gerekir. Koroner bypass cerrahisi, kalp nakli veya başka cerrahi operasyonlardan sonra hastanın bakımı önemlidir. Ameliyat sonrasında enfeksiyon riski bulunur. Kalp naklinde oluşabilecek en büyük komplikasyon alıcı ve verici uyumunun sağlanamaması halidir. Uyum sağlanamaz ise ölüm riski bulunur.

Tedavi Sonrası Beslenme

Tedavi sonrasında beslenme hastanın durumu açısından önemli bir konudur. Kalp yetmezliği hastalığı yaşayan kişilerin tuz tüketimine dikkat edilmeli ve sınırlandırılmalıdır. Yağ oranları düşük ve işlenmemiş gıdalar tüketilmelidir. Tahıl, balık, meyve ve sebze gibi besinler öğünlerinde yer almalıdır. Potasyum kaybı yaşayan hastaların muz, portakal, soya fasulyesi, kavun, balık gibi içeriğinde potasyum olan besinler tüketmesi gereklidir. Yağsız olarak pişirilen kümes hayvanları ve balık tercih edilmelidir.

Fiziksel Aktivite Ve Egzersiz

Tedavi sonrasında hastanın kendini hemen yormaması gerekir. İlk başlarda hafif egzersizler ve yürüyüşler tercih edilmelidir. Uygulanan tedavinin zorluğuna göre fiziksel aktivitelere ve egzersizlere dönüş bir o kadar geç olabilir. Kalbin zorlanmaması için ağır aktiviteler ve egzersizlerden uzak durulmalıdır. Yapılabilecek egzersizler hakkında doktor bilgi verecektir.

Sık Sorulan Sorular

Kalp Yetmezliği Hastalığında Hastalarda En Çok Hangi Tedavi Yöntemi Tercih Edilmektedir?

Kalp yetmezliği hastalığında hastaların durumuna göre tedavi yöntemi tercih edilmektedir. Sık kullanılan yöntemler arasında stent uygulaması bulunmaktadır. Kalpte tıkanan damarlara lokal anestezi altında stent yerleştirilir ve damarın genişlemesi sağlanır. Ayrıca koroner by pass cerrahisi de sıklıkla kullanılmaktadır.

Kalp Yetmezliği Görülme Sıklığı Nedir?

Kalp yetmezliği hastalığı görülme sıklığı artan yaşla beraber artmaktadır. Dünya genelinde kalp yetersizliğinin görülme oranı yüzde 1 ve 2 oranında olduğu tespit edilmiştir. Türkiye’de ise yüzde 2,9 oranında kalp yetmezliği yaşayan hasta bulunmaktadır. Bu durum ise gittikçe artıyor. Yüzde 5 civarında ise kalp yetmezliği ile karşı karşıya olan hasta bulunmaktadır.

Kalp Yetmezliği Hastalığı Doğumsal Bir Hastalık Mı?

Doğumsal olarak kalp hastalığı yaşayan kişilerde kalp yetmezliği görülme ihtimali bulunmaktadır.

Kalp Yetmezliği Hastalığı Olan Hastaların Ortalama Yaşam Süresi Nedir?

Günümüzde kalp yetersizliği hastalığının ilk adımında olan birçok kişi bulunmaktadır. Yaşlılık ile birlikte hastalığın görülme oranı %15 ve 20’lere çıkabiliyor. Türkiye’de gelişen yöntemler ve cerrahi ile ortalama yaşam süresi son 20 yıl içerisinde 10 yıl uzamıştır. Hastanın yaşam süresi hastalığın evresine ve yaşam tarzına göre değişebilmektedir.

Kalp Yetmezliği Olan Hastaların Tedavi Maliyeti Nedir?

Kalp yetmezliği olan hastaların tedavi maliyeti kullanılan yönteme göre değişebilmektedir. Özel hastanelerde kullanılan cerrahi aletlere göre de maliyet artabilir. Yapılan araştırmalara göre kalp yetmezliği tedavisi için bir yıllık tedavi ücreti en az 5 bin lira olmaktadır.

Kalp Yetmezliği Olan Hastalar Nasıl Beslenmelidir?

Kalp yetmezliği olan hastaların yemeklerini tuzsuz tercih etmesi önerilir. Yenilen yiyeceklere tuz atılmazsa bile içlerinde sodyum olduğundan vücut ihtiyacını alır. Daha fazlası zararlıdır. Tuz yerine kuru baharat, acı, sirke ya da limon kullanılabilir. Doktor söylemediği müddetçe tuzlu ürünler kullanılmamalıdır. Cips, tuzlu kraker, kavrulmuş yağlı kuruyemişler gibi tuz içeren besinlerden uzak durulmalıdır. Aynı şekilde salamura ürünlerde yüksek miktarda tuz içerir. Salam, sosis, sucuk ve pastırma gibi füme haline getirilmiş ürünler çok fazla sodyum içerir. Kalp yetmezliği olan hastaların tuz, sodyum gibi besinler tüketmeleri ciddi riskler taşıyabilir. Bir ürün alırken etiketleri okunmalıdır. Daha çok taze ürünler kullanılmalıdır. Dengeli beslenme bu süreçte hastanın ödemini kontrol altına alır ve solunum güçlüğünü azaltır. Sürekli aynı besinleri tüketmekte yanlış olacaktır. Öğünler zenginleştirilerek çeşitlendirilmelidir.

Kalp Yetmezliği Olan Hastalarının Tedavi Süresi Nedir?

Uygulanan tedavi yöntemine bağlı olarak tedavi süresi değişmektedir. Tedavi süreci uzun olmamakla birlikte tedaviden sonra kontroller uzun olmaktadır. Kontrollerin düzenli olarak yapılması hastanın sağlık durumu için önemlidir.

Kalp Nakli Zor Bir Ameliyat Mı?

Kalp nakli cerrahi olarak zor bir ameliyat değildir. Kalp nakli yönteminde zor olan uygun donör bulunmasıdır. Dünya genelinde kalp donörü bulabilme ihtimali giderek azalmaktadır. Donör bulunması halinde ise uyumluluk süreci bulunmaktadır. Uygun doku ya da kan grubunun aynı olması gerekir.

Kalp Yetmezliği Tedavisinde Ne Tür İlaçlar Kullanılıyor?

Kalp yetmezliği hastalığı sonucunda ortaya çıkan belirtilerin şiddetini azaltabilmek ve kalp yükünü hafifletmek için ilaç tedavisi kullanılmaktadır. Kullanılan ilaçlar kalp yetmezliğinin hangi evrede olduğuna ve şiddetine göre değişebilmektedir.

Kalp Yetmezliği Tedavisi Var Mı?

Kalp yetmezliği tedavisinde temel amaç hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan yakınmaların azaltılması, hastanın hayat kalitesinin yükseltilmesidir. Bu amaçla da hayat tarzı değişiklikleri, ilaçlı tedaviler ve cerrahi müdahaleler uygulanır:

  1. Hafif, kalp ve damar sağlığını koruyacak şekilde kesin bir diyete geçiş yapılır. Ayrıca hafif spor egzersizleri ile de süreç desteklenir.
  2. İlaç tedavisinde temel amaç başlangıç ve orta evredeki kalp yetmezliğinin belirtilerini ortadan kaldırmak ya da hafifletmektedir. Kalp yetmezliğinin ilaçlar ile kesin olarak tedavi edilmesi mümkün değildir.
  3. Kalp yetmezliğinin ileri seviyeli tedavileri ise cerrahidir. Damar tıkanmaları, dolaşım sistemi bozuklukları, kapak sorunları bu uygulamalar ile çözülür. Kalp yetmezliğini kesin olarak çözecek uygulama ise kalp naklidir.