Hidronefroz (Böbrek Büyümesi)

Hidronefroz (Böbrek Büyümesi)
Hidronefroz (Böbrek Büyümesi)

 

Hidronefroz, halk arasında böbrek büyümesi olarak tanımlanan hastalığın tıptaki adıdır. Her hastalıkta olduğu gibi tedbir alınmadığında ilerleyerek böbreğe geri dönüşü olmayan kalıcı hasarlar verebilmektedir. Bu sebeple erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Hastalığı gelişimindeki ana etkin böbrekteki idrarı toplayan sistemdir. Hidronefroz hastalarında, farklı nedenlerle bu idrar toplayan sistem büyümekte ve genişlemektedir. İdrar yolunda yaşanabilecek daralmalar da böbrek büyümesine neden olabiliyor. Hastaların, börek şişkinliği hissetmeleri durumunda gecikmeden uzman hekime başvurarak hidronefroz hastalığı konusunda gerekli adımların atılması için gecikmemeleri gerekmektedir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Temuçin Şenkul

Hidronefroz Hastalığı Hakkında

İnsan vücudunun sindirim sistemi için böbrekler, çok önemli görevleri olan organların başında sayılabilir. Temel görevleri arasında; sindirim sistemini kolaylaştırması ve idrara çıkılmasını sağlaması büyük önem taşımaktadır. Böbreklerde ortaya çıkabilecek rahatsızlık ile vücut sindirim sistemi sekteye uğrayabilir. Vücuda besin ya da içecek olanlara bağlı olarak vücuttaki temiz olmayan kanın süzerek zararlılardan arındırılması ve idrar yoluyla vücuttan atılması görevi böbrektedir.

Görevi bu zararlıları vücuttan atmak olarak gösterilebilir. Süzülen zararlı öğeler idrar yolu ile atılır ve bu kararı böbrek verir. Bu derece önem arz eden böbreklerde oluşabilecek ve hastanın ilk olarak şişkinlik olarak ifade edebileceği rahatsızlık hidronefroz hastalığına işaret olabilir. Aslında ortaya çıkan durumun tıp alanında karşılığı; böbrekte idrarı toplamakla görevli olan sistemlerin değişik sebeplere bağlı olarak büyüme ve genişlemesidir. Bu genişleme ve büyümeye bağlı olarak böbrekte idrar birikmektedir. Fazla idrar toplanması ile böbrek şişmekte ve böbrek dokusuna basınç yapmaktadır. Böbreğin düzgün çalışmasını önleyen bu durum, hidronefroz hastalığı teşhisi konması için bir sebeptir ve tehlike oranı düşük olarak görülmektedir. Ancak erken teşhis ve tedaviye geçilmez ise böbrekte ciddi sorunlar yaşanmasının önünü açabilir.

Hidronefroz Nedir?

Hidronefroz bir böbrek hastalığıdır. İdrar atma görevi olan böbreğin normal görevlerini yerine getiremeyecek derecede şişmesi ya da genişlemesi ile hastalara hidronefroz teşhisi konulur. Tıbbi terimlerle ifade edilirse, idrar akışında tıkanma nedeniyle hem idrar yolunda hem de böbrek bölümlerinde şişme ve genişleme meydana gelmesidir. Hidronefroz düşük risk taşıyan hastalık olarak görülse bile tedbirler alınmaya başlanmazsa böbrekte kalıcı hasarlar oluşmasına da neden olabilir.

Grade 1 Hidronefroz

Grade ifadesine kelime olarak derece olarak görebilirsiniz. Grade 1 Hidronefroz ise, hastalık için daha başlangıç seviyesi olarak ifade edilebilir. Bu aşamada böbrek, normal boyutlarına oranla bir miktar daha büyüktür. Her ne kadar başlangıç seviyesi olsa bile böbreğin büyümesi altında yatan sebebi araştırmak şarttır. Bu durumu sadece hidronefroz açısından değil; böbrek taşları, idrar kanalı darlıkları ve buna benzer birçok sebep açısından değerlendirerek tedavi yoluna gidilmesinde yarar vardır.

Grade 2 Hidronefroz

Grade 2 Hidronefroz aşamasını, orta derece olarak görebilirsiniz. Bu derecede; böbreğin normal boyutları yanında büyük bir oranda büyüdüğünden söz edebiliriz. Bu aşama hastalarının tetkik kağıtları üzerinde de genellikle böbrek boyutları yazar ve bu büyümeyi kendileri de görebilir. Tedbir alma gerekliliğine hasta kendisi bile bu boyutlara bakıp fikir edindiği gibi tedavi için karar verme sürecini hızlandırabilir.

Grade 3 Hidronefroz

Grade 3 Hidronefroz, hastalığın en ileri derecesidir. Hidronefroz her ne kadar düşük tehlike riski taşısa bile bu derecedeki hastalarda böbreğin çalışmasına etki edebilecek bir düzeye gelinmiştir. Büyüme zaten bu duruma en iyi göstergedir. Bu duruma gelmenin en önemli etkileri ise; ihmal edilen, tedavisi aksatılan ya da fark edilemeyen böbrek sorunlarıdır. Bu dereceye ulaşıldığında doktor tarafından önerilen tedavi kesinlikle aksatılmamalı ve bu oluşumun altında yatan neden bulunmalıdır.

Doğuştan Hidronefroz

Oluşma yapısına göre ikiye ayrılan hidronefrozun ilki doğuştan hidronefrozdur. Bu hidronefroz çeşidi, henüz doğuş sırasında oluşmuştur. Sebep olarak ise anne karnında böbrek ve pelvis sırasında yaşanan aksaklıklar gösterilir.

Edinsel Hidronefroz

Sonradan ortaya çıkarak gelişen hidronefroz türü olarak Edinsel Hidronefroz bilinmektedir. Bu hidronefroz türünün oluşmasında ise böbreklerde ve idrar yollarında meydana gelen hasarlar etken olarak gösterilmektedir.

Hidronefroz Ameliyatı

Hemen her ameliyatta olduğu gibi hidronefroz ameliyatı için de önceden hastanın hem psikolojik hem de fiziksel olarak hazırlığını tamamlaması gerekmektedir. Ameliyat süreci, hasta muayenesi ile hidronefroz şüphesi görülerek teşhis konulmasıyla başlamaktadır. Hidronefroz derecesi, genel olarak yapılan görüntüleme yöntemleri ve idrar/kan testleri ile tespit edilir. Eğer hidronefroz derecesi yüksek ve boyut olarak ameliyat gerekli görülürse hasta hazırlanmalıdır. Ameliyat ile hidronefroza yol açan tıkanıklığı açarak idrar yolunun tekrar normal fonksiyonlarını yerine getirmesi hedeflenmektedir. Ameliyat öncesi günde yemek yenmemesi ve su içilmemesi gerektiği gibi alkol ve sigara kullanımı için de dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Alkol kullanımının mutlaka bırakılması gerekiyor. Sigara kullanımında ameliyat öncesi yaklaşık üç hafta önce bırakılmak şart. Periyodik ilaç kullanımı zorunlu olan hastalar varsa bunu doktor kontrolünde gerçekleştirebiliyor. Tüm hazırlıklar sonrası cerrahi müdahale yani ameliyat başlar. Ameliyat için uygulanacak teknik için hasta özelinde belirlenen koşullar etkili olabilir. Şu ya da bu yöntemi başarılı göstermek doğru değildir. Yapılacak olan hidronefroz ameliyatları için açık ameliyat ve kapalı ameliyat tekniklerinden biri seçilir. Kapalı ameliyatın mümkün olmayacağı durumlarda açık ameliyata gidilir ve bu teknikle yapılan ameliyatlarda, iyileşme süreci ve iyileşme konforu açısından sorunlar çıkabilmektedir. Hidronefroz ameliyatları için uzman doktorların en çok tercih ettiği yöntem kapalı yani laparoskopik ameliyat tekniğidir.

Hidronefroz Hastalığı Nedenleri

Böbrek büyümesinin ana sebepleri arasında polikistik böbrek hastalığı gelmektedir. Bu hastalık asıl olarak böbrek içinde yer alan kistlerin suyla dolmasıyla oluşmaktadır. Bu durum; böbreklerde işlev bozukluğuna, böbrek yetmezliğine, böbreklerin büyümesine neden olabilir. Hidronefroz için ana sorun, idrar yolu kanallarının bloke olarak böbreklerin şişmesidir. Eğer sindirim yolu ile çıkarılması gereken idrar böbreklerden mesaneye aktarılamaz ise böbrekte birikerek böbreğin büyümesine sebep olmaktadır. İlerlemiş olan hidronefroz piyonefroz adı ile bilinmektedir ve ultrason ile tespit edildiğinde böbrek içinde iltihap oluşumu gözlemlenir. Hidronefroz nedenlerin biri olarak amiloidoz hastalığı gösterilebilir. Vücut tarafından üretilmekte olan proteinlerin dokularda birikerek amiloidoz hastalığı oluşur. Bu proteinlerde oluşan birikme de böbrek problemleri yaratmaya yol açabilir. Böbrek dokuları üzerinde kist oluşumuna neden olan böbrek displazisi de hidronefroza zemin hazırlamaktadır. İdrar yollarında tümör, üreter kıvrılmaları, gebelik, prostat hipertrofisi, taş hastalık nedeni olarak gösterilir.

İdrar Yollarında Tümör

İyi ya da kötü huylu her tümör vücudun işleyiş yapısını olumsuz etkilemektedir. Bunlardan biri olan idrar yolları üzerine yerleşmiş olan tümör de böbrek işlevlerini de engelleyebilir. Bu tümör ya da kistler, böbrek vasıtası ile idrarın atılmasını engelleyerek böbreğin büyümesine bir başka ifade ile de hidronefroz hastalığına sebebiyet verebilir. İdrar yollarının kapanması hidronefroz hastalığının oluşmasındaki temel neden olarak gösterilebilir.

Üreter Kıvrılmaları

Böbrek ve idrar torbası arasında mesaneye kadar uzanmakta olan 25-30 cm uzunluğunda, kas ve liflerden oluşan boru şeklinde kanallar bulunur ve buna üreter adı verilir. Böbreğin her iki tarafında da bulunmaktadır. Bu üreterlerin temel görevi, böbrekte oluşan idrarın üretip, idrar kesesine (Mesane) taşıma olarak ifade edilebilir. İşte bu üreterlerde yaşanacak olan kıvrılmalar nedeniyle idrar yolları kapanır ve hidronefroza neden olabilir.

Prostat Hipertrofisi

Erkeklerin korkulu rüyası olan prostat dendiğinde hemen kötü huylu olması ve kanser tehdidi gelebilir. Bunun yanında prostat büyümeleri de meydana gelir. İşte bu iyi huylu prostat büyümesine prostat hipertrofisi denmektedir. Prostat yaş ilerlemesi ile ortaya çıkar ve prostat bezi hücreleri erkeklik hormonu azalmasına bağlı olarak büyüyerek prostat büyümesine sebep olmaktadır. İşte bu noktada hidronefroza olan etkisi başlıyor. İdrar yolu büyümesi, prostat bezi torbasının ağzındaki idrar yolunu sarması dolayısı ile yaşanabiliyor. Bu büyüme ile idrar yolunda daralmalar yaşanıyor ve böbrek için sorun yaratabilecek hidronefroza neden olabiliyor.

Taş

Böbrek rahatsızlıkları arasında en korkulanı, müthiş ağrıları sebebi ile böbrek taşlarıdır. Oluşan böbrek taşlarının büyümesi ile hidronefroz hastalığı için sorun teşkil edebilecek durumlar ortaya çıkabilmektedir. Büyüyen böbrek taşları, böbreğin idrar yolu ile olan bağlantısını keserek düzgün biçimde görevini yerine getirmesini engelleyecektir. Elbette bu durum konumuz olan hastalık olan hidronefroz için davetiye çıkaracaktır.

Hidronefroz Hastalığı Belirtileri

Hidronefroz hastalığının en önemli belirtisi, böbrek boşluğu alanında oluşan şiddetli bel ağrılarıdır. Enfeksiyonlara bağlı olarak artan bu ağrılar dışında ateş, bulantı ve kusma gibi sorunlar da kendini gösterir. Özellikle idrara yaparken duyulan ağrı ve sızılar, karın bölgesi şişlikleri ve bele vuran ağrılar, iki böbreğe de sıçraması durumunda susuzluk hissetme, yaşanabilecek kilo kayıpları diğer belirtiler olarak sayılabilir.

Böbrek Enfeksiyonları

Vücudumuzda enfeksiyon riski taşıyan maddeler arasında yapısı gereği idrar başı çekenlerden biridir. Bu sebeple idrarın doğal bir süre zarfında vücuttan atılması sindirim sistemi için oldukça önemlidir. İdrar yollarında yaşanacak olan bir tıkanma, idrarı durağan hale getirecek ve enfeksiyon riski başlayacaktır. Özellikle böbreklerde yaşanacak olan tam tıkanmanın ortaya çıkması ile idrarın enfeksiyon bulaştırma riski çok daha katlanarak artacaktır. Yaşanan bu enfeksiyon ile birlikte pek çok ekstra sorunlar da baş göstermeye başlayacaktır.

Bulantı ve Kusma

Hidronefroz hastalığının fark edilmesi için en sık görülen belirtilerin başında mide bulantısı ve kusma gösterilebilir. Hidronefroz için herhangi bir belirti olmadığı anda dahi sebepsiz ortaya çıkan midenin bulanması ve kusmanın oluşması yeterli gerekçe görülebilir. Bu durumlar hidronefroz hastalığı için şüphelenmeniz için yeterli olabilir.

Karında Şişlik ve Bel Ağrıları

Hidronefroz ya da halk dili ile böbrek büyümesi, özünde idrar yollarında meydana gelen tıkanıklıkla ortaya çıkıyor. Bu böbrekteki tüm idrar yolunun uyarılması ile oluşan rahatsızlık, çıkış yolu bulmakta zorlanan idrara bağlı olarak karında şişlik oluşacaktır. Ayrıca biriken ve atılamayan idrar ile beraber özellikle bel bölgesinde şiddetli ağrılar oluşabilir. Böbrek bölgemizdeki oluşan ağrılar direk bel bölgemizi etkiler. Bu nedenle bel – böbrek ağrıları birlikte gözlemlenerek değerlendirilmektedir.

İdrar Sırasında Ağrı

İdrar yolu tıkanması hidronefrozun başlıca sebebi ve sindirim sistemini direk olarak farklı çalışmaya yönlendirecektir. Yaşanan idrar yolu tıkanması sonrasında böbrekten süzülen idrarın dışarı atılması sırasında daha basınçlı idrar çıkışı meydana gelecektir. Özellikle bu aşırı basınç ile her tuvalete çıkış bir eziyete dönüşebilir. Çünkü, idrar yolları üzerindeki noktalarda yanma ve ağrı basınca bağlı olarak var olacak ve şiddetlenecektir.

Kilo Kaybı

Sindirim sistemi üzerinde yaşanabilecek her sorun vücudun hormonal dengesini bozar. Özellikle idrar yolunun tıkanması ve idrar yapmanın zorlaşması ile bozulan sindirim sistemine bağlı olarak kilo kayıpları ortaya çıkar. Bazen nedensiz kilo kayıpları yaşandığında gözden geçirilmesi gereken nedenlerin başında hidronefroz gelebilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında hidronefroz teşhisi konulmamış olsa dahi bir kontrol yaptırmanızda yarar vardır.

Hidronefroz Hastalığı Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Hidronefroz hastalığı teşhisi sırasında, özellikle bel bölgesi ağrılarının farklı hastalıklarla karıştırılması sebebi ile kesinlikle fiziki tedavi başa konulmalıdır. Bu yol sonrasında emin olma amaçlı sayısal değerlere bağlı yorumlanacak olan kan, idrar testlerine bakılmalıdır. Yapılabilecek testler arasında; tam idrar testi, ürografi, MRI, ultrason ve sistoskopi testleri bulunabilir. Son yıllarda henüz anne karnında dahi tanı için imkan veren yöntemler gelişmiştir. Prenatal adı verilen bu yolla hidronefroz tanısı da konulabilmektedir.

Fiziki Muayene

Böbrek nedeni ortaya çıkan ağrıları çok farklı rahatsızlıklar ile karıştırmak mümkündür. Bu sebeple eğer hidronefroz tanısı konulacaksa fiziki muayene ile ağrının nereden kaynaklandığı kesin olarak başlangıçta belirlenmelidir. Yapılacak olan fiziki muayene sırasında; sağ ve sol böbrekler, sağ ve sol üreterler, mesane, prostat, üretra, penis, testisler gibi noktalara gerek görülürse sırası ile bakılmasında yarar vardır. Fiziki muayene için ilk olarak hasta oturur durumda iken sırt kısmı tamamen açılarak gözle bakarak inceleme yapılmaktadır. Bu ağrı için farklı bir fiziki anomali tespiti için gereklidir. Omurgada eğrilik, kamburluk, sırtta su toplaması şeklinde ortaya çıkan zone zoster gibi durumlar hastalar tarafından böbrek ağrısı ile sıkça karıştırılmaktadır. Bu muayenenin temel hedefi bu karışıklığı ortadan kaldırmaktır. Sonrasında elle muayene anlamına gelen palpasyon sırasında hasta oturur durumda iken sırttan böbrek üstlerine dokunularak hassasiyet durumu test edilir. Böbrek bu sırada hafif vuruşlar ile sarılır. Böbrek enfeksiyonu ya da böbrekte hidronefroz (böbreğin şişmesi) olan hastalar için bu vuruşlar belirleyicidir. Çünkü bu hastalarda böbreğin sarsılması ileri derecede hassasiyet oluşturur. Sonraki aşamada yine el ile; hasta sırt üstü yatırılıp karın bölgesi göğüs kafesine kadar tamamen açıkta bırakılarak göz ile inceleme sonrasında parmakla hafif vuruşlar yapılarak vücut içi organlarda sıvı toplanması olup olmadığının kontrolü yapılır. Elle yapılan böbrek muayenesinde normal boyuttaki büyüme pek hissedilmese bile hem var olan kitleler hem de büyümeler rahatça fark edilebilmektedir. Bu yöntemler tanı için yeterli değil ise mesane, prostat, üretra, penis, testisler için fiziki kontrol yapılabilir.

Kan Testleri

Her ne kadar hidronefroz rahatsızlığı idrar yolu ile ilgili olsa dahi, kan testi ile birçok sayısal veri ortaya çıkarılarak değerlendirmeler yapılabilmektedir. Kan değerlerinde ortaya çıkabilecek aşırı uç değerler, tanı koymak için destekler veriler olabilmektedir. Özellikle tanı konulup tedavi için ameliyat çözümü uygulanacak ise, herhangi bir komplikasyon çıkmaması için kan testleri şarttır.

İdrar Testleri

Hidronefroz rahatsızlığı olan bir kişinin vereceği idrar testi, birçok sayısal veriye ulaşmayı sağlarken en önemlisi enfeksiyon riskini ortaya çıkarmasıdır. İdrar yollarında yaşanan tıkanma ile birikmiş olan sıvı için enfeksiyon riskini bu test ortaya koyacaktır. Bu test şu an ilk yapılan testlerden biridir.

İntravenöz Ürografi

İntravenöz ürografi ile X ışınları kullanılarak böbrek ve böbrek kanallarının tam bir görüntüsünü almak mümkün hale gelmiştir. Bu X ışını araştırması ile böbrek sorunları için tam bir tanı koymak noktasında önemli başarılar yakalanmıştır. Bu yöntemle X ışınlarını geçirmeyen özel bir sıvı, böbrek kanallarına ve mesaneye enjekte edilmektedir. Böbrek kanallarındaki tıkanıklık bu sıvının böbrek kanallarından geçerken renkli ya da renksiz görüntüsü ile ortaya çıkarılır. Sıvı X ışınlarını tuttuğundan tıkalı olan alanlar renklenme olmadan görülecektir.

Bilgisayarlı Tomografi

Hidronefroz tanısında belki de en fazla başvurulan yöntemler arasında bilgisayarlı tomografi de gelmektedir. Bilgisayarlı tomografi taraması ile MR ile gözlemlenmesi mümkün olmayacak idrar yolu tıkanmaları ortaya konulabilir. Buradan çıkan sonuçlara bağlı olarak hareket edilip tanı koymak kolaylaşmaktadır. Ayrıca yapılacak olan bilgisayarlı tomografi sayesinde idrar yolu tıkanmasının hangi boyutlarda olduğu verilen sıvı ile kolayca belirlenebilmektedir.

Hidronefroz Hastalığı Risk Faktörleri

Böbrek büyümesinin en önemli risk faktörü idrar yolu ile ilgilidir. İdrar yolunun daralması, böbrekte taş veya kist oluşumları idrarı sıkıştırmaktadır. Düzgün biçimde çalışmayan idrar yapısından dolayı böbrek büyümesi yaşanmaktadır. Kadınlarda doğal olarak gebelikte görülen böbrek büyümeleri de risk olarak görülebilir.

Gebelik Dönemi

Hidronefroz nedenleri arasında gebeliğin de gösterildiği olur. Gebelik aşamasında, böbreğin kabul edilebilir ölçülerde büyümesi gayet doğaldır. Bu durum nerede ise gebe kalan tüm kadınlarda görülmektedir. Gebelik aşamasında salgılanan hormonlar, bu hidronefroz çeşidinin oluşturur. Hidronefroz oluşumu yani böbrek büyümesinin bir diğer nedeni; gebelik süresi boyunca böbreklere olan kan akışındaki olağan dışı artış göstermesidir. Bu böbrek büyümesi gebeliğin sonlanma ile birlikte normal durumuna döner. Bu büyümenin normal durumuna gelmesi bazen bir ya da iki ayı bulabilir. Bu dönem içinde anne, normale dönme sürecini herhangi bir şikayet ya da belirti olmadan atlatır. Üroloji uzmanları tarafından böbrek büyümesi aşamasında gerekli görürse stent uygulamaları yapılabilmektedir. Büyüyen hidronefroz sebebi ile anne karnındaki bebek herhangi bir zarar görmez.

Hidronefroz Hastalığı Komplikasyonları

Böbrek büyümesine bağlı olarak şikayette bulunan hastalardaki en belirgin komplikasyonlardan biri yorgunluktur. Bu yorgunluk kaynağı ise böbrek büyümesine bağlı olarak gelişen anemi olarak gösterilir. Bir diğer komplikasyon ise böbrek büyümesi ile yükselen tansiyon olup düşürülmezse ciddi sorunlar yaratabilir. İdrara çıkıldığında renk değişimi, gece idrara çıkma sayısında artış, idrarda köpüklenme görülmesi yaşanabilecek durumlardır. Böbrek büyüme şikayetlerinde; bulantı ve kusma, kas krampları, kaşınma ve sırt ağrısı gibi durumlar da hastalar tarafından ifade edilen komplikasyonlardır.

Ameliyat Sonrası Komplikasyonlar

Yapılan tüm ameliyatlarda olduğu gibi hidronefroz ameliyatı sonrasında da bazı komplikasyonlar yaşanması gayet doğaldır. Üstelik idrar yolu bulunduğu yer nedeni ile yapılacak olan ameliyat riskli ameliyatlar grubu içerisinde olduğu düşünüldüğünde bu durum gayet normaldir. Önemli noktalardan biri, yaşanabilecek komplikasyonların hastaya en doğru biçimde anlatılması ve gerekli bilinç oluşturarak psikolojik rahatlığını sağlamaktır. Yaşayacağı süreçleri bilerek kendini psikolojik olarak hazırlamış olan hastaların iyileşme süreci daha iyi yaşanabilmektedir.

Şişlik ve Kanama

Kanama, tüm cerrahi ameliyatlarda olduğu gibi hidronefroz ameliyatlarında da görülebilir. Cerrahi müdahale, kesiler yardımıyla yapıldığından ve dikiş vasıtası ile kapatıldığından dolayı kanamalar yaşanabilir. Bunun önüne geçmek için hastanın, doktor tarafından verilen fiziksel bazı tavsiyelere tam anlamı ile uyması gerekir. Bu tavsiyeler yerine getirilmezse her zaman dikişlerin patlaması ve kanama olması gibi bir ihtimal bulunur. Kanama yanında enfeksiyon kapılması ile bölgesel olarak şişlik görülebilir. Yaşanan bu bölgesel şişlik, enfeksiyonun ortadan kaldırılması ile normale dönecektir. Bu nedenle yapılacak tek şey enfeksiyon kapılmasına karşı dikkatli olunması olacaktır.

Bel Ağrısı

Hastalar çoğu kez bel ağrısını, hidronefroz ameliyatı öncesinde de karıştırarak doktora başvurmaktadır. Böbreğin bulunduğu bölge sebebi ile bu durum gayet doğaldır. Yapılan operasyon sonrasında da hidronefrozun neden olduğu bu böbrek ve bel ağrısını kaldırmak hedeflenir. Ancak operasyon ile bu sorun ortadan kaldırılmamışsa ve bu ağrılar hala devam ediyor ise kesinlikle uzman doktora başvurarak şikayet ifade edilmelidir.

Hidronefroz Hastalığı Nasıl Önlenir?

Böbrek büyümesi olarak da ifade edilmekte olan hidronefroz rahatsızlığı şikayetleri ortaya çıktığı anda doktor kontrolüne girmek tedavi için en önemli adımdır. Bazen doğuştan bazen de sonradan gelişen bu rahatsızlık tanısı uygulanacak olan tam idrar testi, ürografi, MRI, ultrason ve sistoskopi testleri ile bulunacaktır. Erken tanı ile tespit edilen çoğu hidronefroz rahatsızlıkları, tedavi edilebilir ve hasta sağlığına kavuşur. Ancak teşhis ve tedavide geç kalınması sonucunda böbreklerde kalıcı hasarlar oluşabildiği gibi ameliyat kaçınılmaz hal alır. Hastanın normal hayatına dönmesi için ameliyat yapılmalıdır.

Anne Karnında Teşhis

Gelişmekte olan tıp teknolojileri sayesinde henüz anne karnında dahi doğacak bebeğin hidronefroz tanısı konmak mümkün olmuştur. Yeni görüntüleme teknikleri birçok hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da bunu sağlıyor ve her anne – baba adayının bu teknikle doğacak bebeği için bu tetkiki yaptırmasında yarar vardır. Ancak hidronefroz büyüme görülmesi halinde ebeveynlerin sakin kalması ve paniğe kapılmaması da gerekir. Henüz anne karnında iken bebekte görülen bu hidronefroz yani böbrek büyümesi durumlarının çoğunun doğum anına kadar düzeldiği görülmektedir. Gebelik aşamasında annelerin böbrek büyümesi normal görülürken yenidoğanlarda bu durumdan etkilenmeyenlerin oranının %85-90 aralığında olduğu fiziksel muayeneler ile de görülmüştür. Erkek olan bebeklerde daha çok görülen böbrek büyümesinin normal gebeliklerde görülme oranı ise %1-4 seviyelerindedir. Erken tanı ve sürekli kontroller ile yaşanabilecek sorunlar için tedbir oluşturulabilir. Düzelmeyen sorunlar varsa bebekte karın ağrısı, kanlı idrar ve enfeksiyon gibi durumlar görülebilir. Ultrason ile doğum gerçekleştikten bir haftalık dönem sonunda kesin tanı konulur. Bu tanı aşamasında tek taraflı mı yoksa çift taraflı hidronefroz olduğu, büyüme derecesi, böbrekte hasar olup olmadığı konularında detaylı tespit yapılır.

Sık Sorulan Sorular

Hidronefrozun Ameliyatsız Tedavi Yöntemi Var mı?

Hidronefroz rahatsızlığının giderilmesi için idrar yolu tıkanıklığı, kist, taş, prostat gibi onu tetikleyen sebeplerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunları tedavi etmeniz ya da onlar ile ilgili şikayetleri ortadan kaldırmanız halinde ameliyat olmanıza gerek kalmaz. Bunun yanı sıra hidronefrozun kendisini ortaya çıkaran sebebe bağlı olarak büyüme eğiliminde olduğundan önemli bir takip süreci gerektirmektedir. Bu kontroller sırasında çoğu kez stent, kateter gibi yöntemler kullanılarak ameliyat olmadan tedavi yöntemine gidilebilir. Hidronefroz rahatsızlığına çözüm için ilaç tedavisi mümkün olmamaktadır. Bir başka ifade ile; böbrek kaybı tehlikesini ortaya çıkaran ve vücudun temel fonksiyonlarını dahi yerine getirememe riski taşıyan durumlar için ameliyat şarttır.

Hidronefrozu Her İki Böbrekte de Aynı Anda Görülebilir mi?

Bu soruya verilmesi gereken doğru yanıt evettir. Ancak tek böbreğe nazaran iki böbrekte hidronefroz rahatsızlığı görülme oranı daha düşüktür. Tek böbrek büyümesi 300 kişide bir görülen bir ihtimal iken, çift böbrek büyümesi 600’de bir görüldüğü tespit edilmiştir. Bu durum henüz doğmayan anne karnındaki bebekte bile görülebilmektedir.

Hidronefroz İyileşme Süreci Nasıldır?

Hidronefroz hastalığında hastayı iyileşme sürecine sokacak olan en önemli nokta erken teşhis ve sorunun sürekli takip edilerek gerektiğinde cerrahi müdahale yöntemidir. Her ameliyat sonrasında olduğu gibi hidronefroz sorununu ortadan kaldırmak amacı ile yapılan ameliyatta da yan etki ve komplikasyonlar görülebilir. Hidronefroz ameliyatı bulunduğu bölge nedeni ile risk grubu yüksek olarak görülen bir ameliyattır. Ameliyat sonrasında yaşanabilecek komplikasyonları şişlik ve kanama, bel ağrısı gibi başlıklarda detaylı olarak açıkladık. Bunların yanında iyileşme sürecine giderken böbrekte ağrı hissi, idrara çıkarken zorlanma, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık gibi sorunlar beklenebilir. Ameliyat sonrasında hastalardan bol su tüketmesi istenmektedir. İyileşme sürecinin hızlanması için verilen ilaçların düzenli kullanımına özen gösterilmelidir. Eğer yapılan hidronefroz ameliyatı açık yapıldıysa ameliyat sonrasında pansuman aksatılmamalıdır. İyileşme sürecinde de düzenli doktor kontrolleri son derece önem taşıyor. Ameliyat sonrasında sağlıklı beslenmeye, yeterli derecede dinlenmeye, alkol ve sigara kullanımını kesmeye de önem vermelisiniz. Ameliyat sonrasında bir – iki hafta cinsel ilişkiye girilmemesi ve sonrasında da doktor onayı ile ilişkiye girilmesi gerekmektedir. İdrar yoluna bağlı olarak yapılan bir ameliyat olduğundan ameliyat sonrası idrar yapmak için zorlama yapılmaması gerekir.

Hidronefrozun Bebeklerde Gelişme Sebebi Nedir?

Hidronefroz türleri arasında doğuştan hidronefroz bulunması birçok çocuk sahibini de çocuk sahibi olanı da endişeye sürükleyebilir. Özellikle çocuk yaştakilerin hidronefroz hastalığına yakalanmasında ana neden olarak idrar taşıyan kanallarda meydana gelen daralmalar ve böbrek reflüsü gösterilmektedir. Ancak henüz anne karnında iken dahi tanı koymak için yeni teknolojiler olduğunu unutmamalısınız. Prenatal adı verilen ve henüz anne karnında dahi tanıya imkan veren olanaklar bulunuyor.

Hidronefroz Hastalığı Ölüm Riski Taşır mı?

Günümüz şartlarında böbrek rahatsızlığı ile var olan ölüm oranlarında ciddi düşüşler yaşanıyor. Toplum düzeyindeki böbrek hastalıkları konusundaki bilinçlenmenin bunda oldukça önemli etkisi bulunuyor. Daha çok böbrek hastalıkları için artık, yaşam kalitesini bozan bir rahatsızlık olarak görülüyor. Özellikle erken teşhis ile böbrek hastalıkları ile oluşan risk en aza indiriliyor. Böbrek hastalıkları arasında böbrek yetmezliği, böbrek taşları, böbrek iltihabı, böbrek hastalıkları ve hidronefroz sayılabilir ve bu rahatsızlıkların oranı şu an her on kişiden biri düzeyinde kalmaktadır. Ölüm oranlarında ise bu oran yüzde bir düzeyinde kalıyor. Var olan iki böbrekten biri ile de yaşam sürdürülüyor ve böbrek nakillerinde de ciddi başarılar yapılan cerrahi müdahalelerde yaşanıyor. Bir böbrek ile yaşam kalitesi düşmüş olsa da oluşan rahatsızlığa bağlı ortaya çıkabilecek ölüm riski ortadan kaldırılabiliyor.

Hidronefroz Tedavi Edilmezse Böbrek İşlevini Yitirebilir mi?

Hidronefroz böbreklerin idrar yolu tıkanmaları dolayısıyla içerisindeki sıvıyı tahliye edememesi ve şişmeye başlaması sonucuyla oluşur. Böbreklerdeki büyüme beraberinde böbreklerde fonksiyon kayıplarına neden olur. Tedavi edilmeyen hidronefroz sonucu olması muhtemel sonuçlardan en tehlikelisi böbrek kaybıdır.

Hidronefroz Tanısından Sonra İlk Müdahale Ne Zaman Yapılır?

Eğer hidronefroz hastalığını çağrıştıracak rahatsızlıklar duyuyorsanız, en kısa zamanda doktor kontrolüne girmenizde yarar vardır. Yapılan erken teşhis belki de tedavi olmanızı bir hayli kolaylaştıracaktır. Doktor kontrolü ile çoğu kez stent, kateter gibi yöntemler kullanılarak tedavi süreci başlatılacaktır. Sonrasında eğer hidronefroz derecesi yüksek ve boyut olarak ameliyat gerekli görülürse bu kaçınılmazdır. Gerekli tetkikler sonrasında geç kalınmadan cerrahi müdahale yapılması gerekmektedir.

Hidronefroz Tedavilerinde Başarı Oranı Nedir?

Hafif olarak nitelenen derecesi düşük hidronefrozların çoğunun kendiliğinden düzeldiği ifade edilmektedir. Sadece çok az oranında bazılarında genişlemenin arttığı görülebiliyor. Bu tarz hidronefrozlar, ameliyat yoluna gitmeden farklı tedavilerle düzelebilmektedir. Özellikle ağır olarak nitelenen hidronefrozlar ve bir yaşa kadar düzelmeyen hidronefrozlar için ameliyat kaçınılmazdır. Hidronefrozlarda ameliyat ile yakalanan başarı oranı; anomalinin tipi ve derecesine göre, kapalı ve açık cerrahi müdahale olmasına göre % 60-99 oranında olmaktadır. İster ameliyatlı ister ameliyatsız hidronefroz sorunu tamamen ortadan kaldırılsa dahi ultrasonla yakın takip yapılması önem taşımaktadır.

Hidronefroz Tedavi Sonrası Tekrar Edebilir mi?

Hidronefroz hastalığı ile oluşan rahatsızlıkları ortadan kaldırmanın en etkili yolu ameliyat olmaktır. Hidronefroz ameliyatı olmuş kişiler arasında yapılan araştırma ile çıkan istatistiksel sonuçlar tekrarlama riskinin olmadığını göstermektedir. Ameliyat ile hidronefroza sebep olan etmen ortadan kaldırılmaktadır. Eğer hidronefroz hastasında tümör gibi yayılmacı etmenlerin varlığının olması durumunda bu istatistiksel verilerin dışında değerlendirme yapılması gerekliliği bulunmaktadır.

Bebeklerde Hidronefroz Nasıl Anlaşılır?

Günümüzde gelişen tıp tetkikleri ile bebeklerde ortaya çıkabilecek olan hidronefroz rahatsızlıkları henüz doğum gerçekleşmeden yapılabiliyor. Bebekte hidronefroz tanısı doğduktan sonra değil, görüntüleme tekniklerinin yardımı ile doğmadan konulabiliyor. Ancak doğum öncesi tanı konulsa bile herhangi bir müdahale yapılması mümkün değildir. Doğum gerçekleştikten ve bebek bir haftalık olduktan sonra tam olarak teşhis, tek taraflı mı yoksa çift taraflı hidronefroz olduğu, büyüme derecesi, böbrekte hasar olup olmadığı detaylı bir ultrason ile hastalığın tam tespit edilmesi gerekiyor. Eğer bebekte hidronefroz için kritik seviye tespiti yapılırsa ve böbrek kaybı gibi risk varsa çocuk ürolojisi alanında uzman bir doktor tarafından tedavi başlatılır.

Hidronefroz Tedavisinde ilaç Kullanılır mı?

Yapısı ve hidronefrozun oluşmasına neden olan sebeplerden dolayı bu hastalık için ilaç tedavisi yoluna gitmek mümkün olmamaktadır. Çözüm yolu olarak uzmanlar, ciddi bir takip sürecini önereceklerdir. Bunun akabinde de hafif ya da ağır cerrahi yöntemler uygulanması önerilecektir. Tedavi için ameliyat, yüzde yüze yakın başarı oranı yakalamanız anlamına da gelmektedir.

Hidronefroz Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hidronefroz tedavisi için en etkili yol elbette ameliyat olarak görülmektedir. İlaç tedavisi bulunmayan hidronefroz rahatsızlığı için; kontrol altında tutmak amacı ile sıkı bir takip gerekir. Hastalığın ilerlemesinin önüne geçip oluşan rahatsızlıkları ortadan kaldırmak için çoğu kez stent, kateter gibi yöntemler kullanılmaya başlanmıştır. Tedavisi yapılmayan, ameliyat ile giderilmeyen sorunlar için böreği kaybetme riski kaçınılmazdır.

Hidronefroz Tedavisi İçin Hangi Bölüme Muayene Olmak Gerekir?

Böbrek rahatsızlıkları ile ilgili olarak gidebileceğiniz bölümler hidronefroz rahatsızlığında da gidebileceğiniz bölümlerdir. Bu bölümlerin başında; böbrek yetmezliği ve diğer tüm böbrek hastalıklarına bakmakta olan nefroloji ile özellikle mesane, böbrek taşı, prostat gibi sorunlara da bakmakta olan üroloji gelmektedir. Aile hekimine de gitseniz şikayetlerinizi belirttiğinizde sizi ilgili bölüme yönlendirip tedavi olmanız için ilk adımınızı atmanızı sağlayacaktır. İlgili bölümlere gittiğinizde de doktor yönlendirmesi ile kan ve idrar örneğinden, kreatinin değerine ve glomerüler filtrasyon hızına bakılmak için, laboratuvar testleri yapılacaktır.

Gebelikte hidronefroz nasıl tespit edilir?

Gebelik süresi boyunca en sık karşılaşılan sorunlardan bir tanesi hidronefroz yani böbrek büyümesidir. Gebelik süresi boyunca gerçekleşen böbrek büyümesi annenin kan ve tansiyon değerleri üzerinden; görüntüleme teknikleri ile tespit edilen böbrek büyüklüğü de dikkate alınarak tespit edilir. Tansiyon yükselir, idrarın rengi değişir ve gebelik durumundan bağımsız olarak sürekli yorgunluk durumu oluşur.

Hidronefroz polisliğe engel mi?

Hidronefrozun temel sebebi böbrek içerisinde idrarın birikmesidir. Tedavi edilebilen bir hastalık olması, böbrek içerisinde herhangi bir yapı oluşturmuyor olması polisliğe engel teşkil etmemektedir. Yine de bu noktada POMEM gibi kurumların güncel yönetmelikleri mutlaka takip edilmeli; gerekiyorsa da aranarak bilgi alınmalıdır.

Hidronefroz genetik midir?

Böbrek büyümesini yani hidronefrozu ortaya çıkaran sebeplerden birçoğu genetik durumdan bağımsızdır. Özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan hidronefroz için genetik sebeplerden bahsetmek mümkün değildir. İdrarın toplandığı bölgenin aşırı büyümesi ya da idrarın aktığı kanalın daralması – tıkanması durumu başlıca sebeplerdir. Bu sebepler de daha çok çevresel faktörlerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Nadiren de olsa genetik özelliklerden kaynaklanan böbrek büyümesi ile karşılaşılması söz konusudur.