Göz Kaşıntısı

Göz Kaşıntısı
Göz Kaşıntısı

 

Göz, görme işleminin başladığı, şekli küreye benzeyen organdır. Orbita denilen kafatası için bulunan çukurda yer alır. Dışarıdan gelene ışığı içeriye yansıtır. Sonrasında, yansıtılan ışığı görme sinirlerine gönderir. Göz 2,5 mm çapında bir organ olmasına rağmen sahip olduğu karmaşık yapıyla tıpta ayrı bir bölüm olarak incelenmektedir. Küre şeklinde olan gözün orbitada durmasını sağlayan altı adet kas mevcuttur. Gözler dışarıdan gelebilecek bir tehlikeye karşı göz kapakları tarafından korunur. Gözün en dışında beyaz renkli sklera, onun devamında kornea yer alır. Korneanın altında ise göze rengini veren iris yer alır. İrisin ortasında gözbebeği bulunur. Gözbebeğinin genişliği ışık miktarına göre değişiklik gösterir.

İrisin hemen ardında saydam ve disk şeklinde olan göz merceği (lens) yer alır. Gözün damarsal tabakası yani uvea skleranın altında bulunur. Görmeyi sağlayan ağ tabaka (retina) ise hemen uveanın altında yer alır. Optik sinir sayesinde görsel uyarılar retinadan beyne iletilir. Görme işleminin asıl gerçekleştiği yer beyindir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Sezgin Ceylan

Göz Kaşıntısı Hakkında

Göz karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu nedenle ortaya çıkan hastalıklar da çok çeşitlilik barındırmaktadır. Göz hastalıkları gözün farklı bölümlerinde meydana gelir. Hastalığın oluştuğu bölüme göre başvurması gereken göz uzmanı farklılık gösterir. Kornea hastalıkları uzmanlığı, retina hastalıkları uzmanlığı, çocuk göz ve şaşılık uzmanlığı göz hastalıkları bölümünün kendi içinde ayrıldığı uzmanlık alanlarından birkaçıdır. Hastalar hangi uzmanlık alanına başvuracağını genel göz muayenesi yapan doktorlarından öğrenebilirler. Rutin olarak yaptırılan göz muayenelerinde göz hastalıkları dışında diyabet ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların tespiti de yapılabilmektedir.

Göz Kaşıntısı Nedir?

Göz kaşıntısının diğer adı oküler prutistir. Göz kaşıntısı, göz çevresindeki dokularda histamin adı verilen bileşiklerin salınması ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Histaminin salınımına polen, toz, hayvan kepeği gibi alerjen maddeler neden olmaktadır. Bu alerjenler vücudun hiçbir noktasında belirti göstermezken gözde hissedilebilir. Bu his tatlı tatlı bir kaşıntı olarak başlayıp sert bir hal alabilir. Gözdeki kaşıntı hissi ne kadar yüksek olursa olsun kaşımamak gerekir. Gözün yumuşak bir şekilde kaşındığı düşünülebilir. Ancak bu kaşıma sırasında gözü oluşturan on iki tabakadan biri zarar görebilmektedir. Çünkü on iki tabakayı birbirine bağlayan lifler çok ince bir yapıdadır. Farkında olmadan verilen hasar için ameliyatlar geçirmeniz gerekebilir.

Göz Kaşıntısı Nedenleri

Kişilerde göz kaşıntısı başlamasının nedeni kalıtsal veya alerjik rahatsızlıklar olabilir. Alerjik reaksiyon, aslında vücut için zararsız olan organik maddelerin vücut tarafından yabancı bir madde olarak algılanıp savunmaya geçmesidir. Alerjenler genellikle havada bulunur. Polen, küf, toz, tüy havada bulunan, göz ve solunum yollarını etkileyen alerjen maddelerdir. Alerjik reaksiyonlar tedavi edilmediğinde ciddi hastalıklara dönüşebilir. Alerjik reaksiyonların görülme oranı Türkiye’de yüzde yirmiye ulaştı. Bu alerjik reaksiyonların yüzde yetmişi gözde meydana gelmektedir.

Vernal Keratokonjonktivit (VKK)

Vernal keratokonjonktivit, diğer adıyla bahar keratokonjonktiviti genellikle çocuk ve genç erişkinlerde ortaya çıkar. Vernal keratokonjonktivit, ılık ve kuru iklimlerde sık ve şiddetli bir şekilde görülen alerjik konjonktivit tipidir. Hastalığın görülme oranı beş yaşını geçen çocuklarda yüksektir. Hastalık genellikle ergenlik dönemine gelindiğinde son bulur. Hastalığın görülme süresi nadire beş ile on yıl aralığını aşar.

Erkeklerde görülme oranı kadınlarda görülme oranına göre daha yüksektir. Mevsimsel bir hastalıktır. Genellikle ilkbaharda başlayan hastalık, yaz sonuna kadar devam eder.

Alerjik Konjonktivit

Özellikle bahar aylarında görülür. İlkbaharda ortaya çıkan ağaç polenleri ve yazın çim polenleri hastalığın görülme nedenleridir. Sonbaharda ise ot polenleri hastalığa neden olmaktadır. Hastalığın belirtileri gözde meydana gelen yanma, batma, kaşıntı hissidir. Işığa karşı hassasiyeti arttıran bir hastalıktır. Artan hassasiyet ile gözde kızarıklık, sulanma ve göz kapaklarında şişlik görülebilir. Fakat kişinin görme yetisini etkilemez. Aynı zamanda solunum yollarında ve deride alerjik rinit belirtileri oluşabilir.

Atopik Keratokonjonktivit

Kalıtsal ve yapısal özelliğe sahip olan hastalık kişilerde körlük riski oluşturur. Hastalık nadiren genç yaştaki bireylerde ortaya çıkar. Hastalığın belirtisi yirmili yaşlarda başladığında uzun yıllar sürer. Atopik keratokonjonktivitin, atopik dermatit görülen hastalarda ortaya çıkma oranı yüksektir. Astım, rinit, besin alerjisi sorunu yaşayan hastalar da risk grubunda yer alır. Atopik bulgularının kişilerde görülmeye başlamasının ardından gözde etkileri başlar. Göz kapakları kızarmış, kalınlaşmış, pul pul haldedir ve genellikle kirpik dibinde iltihap oluşur. Hastalarda katarakt da meydana gelebilir.

Göz Kuruluğu

Göz kuruluğu, gözün ıslanarak kurumasını engelleyen gözyaşının yetersiz olması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Gözyaşı üç tabakadan meydana gelmektedir. Bu tabakalardan göze en yakın olanı mukus tabakadır. Orta kısımda sıvı (aköz) tabaka yer alır. Tabakanın en dış kısmında ise yağ (lipit) tabaka bulunur.

Yağ (lipit) tabaka buharlaşmayı engelleyen bir yapıya sahiptir. Gözyaşı içerisinde bu maddelerden birinin eksik olması halinde göz kuruluğu belirtileri başlar. Göz kapağının dış kısmında yer alan gözyaşı bezleri sayesinde salgılanan gözyaşı, göz kırpıldığı an gözün yüzeyine yayılarak işlevini yerine getirir. Gözdeki yanma, batma, kızarıklık, yabancı cisim hissi kuruluk oluştuğunun en önemli belirtisidir. Göz kuruluğu hastalığının en ciddi seyredeni beraberinde ağız kuruluğunun da görüldüğü sjogren sendromudur. Tedavide genellikle damla ve jel kullanılır.

Korneanın Çizilmesi

Kornea içerisinde birçok farklı yapıyı barındırdığı için hastalığın ayrımı muayene sırasında doktorunuz tarafından yapılacaktır. Bu hastalığın belirtilerini; görmede bulanıklık, sulanma, gözde batma, göz ağrısı, gözde kızarıklık, ışık hassasiyeti, gözde kaşıntı, çapaklanma, göz kapağında düşme, gözü açamama, sık göz kırpma olarak sıralayabiliriz. Bu belirtilerden bir veya birkaçı görüldüğünde mutlaka genel göz muayenesine gidilmelidir. Tedavi edilmeyen ve sıklıkla kaşınan gözde kornea zarar görebilir. Korneaya verilen zarar kalıcı görme bozukluğuna neden olabilmektedir. Çünkü korneanın içindeki yüzde doksan beşlik kısım kendi kendini yenileyebilecek yapıya sahip değildir. Bu tür durumlarda görme bozukluğunun giderilmesi için kornea nakli gerekebilmektedir. Yapılan ameliyat ile korneanın şeffaf kısmı yeni bir doku ile değiştirilir. Ameliyatın başarı oranı yüzde altmış beş ile yüzde doksan beş arasında değişiklik göstermektedir.

Dev Papiller Konjonktivit

Hastalığın görülme nedenleri kontakt lensler, kontakt lens temizlik veya bakım ürünleri kaynaklı olabilir. Kişiler kontakt lens takarken rahatsızlık duyabilirler. Üst kapağın altını kaplayan konjonktivada papilla adı verilen kabarıklıklar bulunabilir. Bazı durumlarda da göz protezleri ve göze konulan dikişler kişilerin duyduğu rahatsızlığın nedeni olabilir. Tedavi sürecinde hasta bu belirtileri doktoruyla paylaşmalı ve bu rahatsızlığa yol açan etmenler ortadan kaldırılmalıdır. Oluşan rahatsızlık için alerjiyi önleyici ilaçlar ile yeni bir tedaviye başlanabilir.

Göz Kaşıntısı Belirtileri

Alerjik reaksiyonların oluşmasına aslında vücut için zararsız olan ama vücudun yabancı madde olarak algıladığı maddelere verdiği tepkiler neden olur. Göz kaşıntısının nedeni kalıtsal veya alerjenler olabilir. Maruz kalınan zararlara göre hastalığın belirtileri değişebilir. Kişilerde oluşan göz kaşıntısı belirtileri genellikle kızarıklık, gözde şişme, kaşıntı, burun akması, hapşırma ve öksürüktür. Bunların yanı sıra burunda, ağızda, boğazda kuruluk ve kaşıntı hissi de oluşabilmektedir. Göz kaşıntısından şüphelenen kişilerin mevsimsel olarak bu sorunu yaşayıp yaşamadığını, tüylü hayvanlarla aynı ortamda bulunduğunda veya temas ettiğinde belirtilerin ortaya çıkıp çıkmadığını kendilerine sorması gerekir. Alerji kalıtsal olabileceği için aile bireylerinden herhangi bir duruma karşı alerjileri olup olmadığını öğrenmelidir.

Düzenli olarak hapşırma, öksürme veya burun tıkanıklığı için ilaç kullanmak da göz alerjisinin belirtileri arasındadır. Bunlardan bir veya birkaçına sık sık maruz kaldığını düşünen kişilerin doktoruna başvurması gerekir.

Göze Bir Şey Kaçmış Hissi

Gözyaşı da böbrekler, pankreas kanalı, tükürük bezi gibi taş üreten bir organdır. Gözyaşı, gözyaşı yollarında ya da kesesinde meydana gelen kalsifiye taşlara denir. Konjonktiva taşları ise göz kapaklarının içindeki dokuda ortaya çıkan bir ya da birden fazla sarı veya beyaz taneciklerdir. Gözde yakınmalara neden olan gözyaşı taşlarının oluşma nedeni altta yatan kronik inflamasyon ya da enfeksiyondur. Konjonktiva taşlarının oluşma nedeni tam olarak bilinmemektedir. Yaşlı insanlarda altta yatan bir neden olmamasına rağmen oluşabilmektedir. Gözyaşı taşı görülen bazı hastalarda bir şikayet görülmezken, bazı hastalarda ise gözde yaşarma, tek taraflı ve sık tekrar eden konjonktivit, lokal ağrıya neden olabilmektedir.

Göz Ağrısı

Kişilerde sıklıkla görülen göz ağrısı bazen ciddi bir durumun belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir. Tedavi edilmeden veya ilaç kullanılmadan geçebildiği durumlar dışında göz ağrıları ağır sorunun belirtisi olabilir.

Göz ağrısının belirtisi olarak yanma, sızlama, puslu görme, pütürlü his, ağrı, basınç, zonklama, göze bir şey kaçmış hissi yaşanabilir. Bazen göz ağrıları ile beraber farklı semptomlar da ortaya çıkabilir. Bunlar; baş ağrısı, sinüs ağrısı, diş ağrısı, migrenden bir veya birkaçı olabilir. Ağrıların gözde hissedildiği noktalar kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Bazılarında gözün içinde hissedilirken bazılarında ise gözün arkasında hissedilir. Ağrıların asıl noktası kontroller sırasında doktorunuz tarafından tespit edilip, gerekli tedavi uygulanacaktır.

Bulanık ve Azalan Görüş

Göz kaşıntısının beraberinde getirdiği rahatsızlıklarından biri de bulanık ve azalan görüştür. Göz bulanıklığı kalıtsal olabileceği gibi sonradan da oluşabilir. Göz kaşıntısı ve bulanıklığı diyabet hastalığı belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin diyabeti işaret edip etmediğini anlamak için diğer diyabet belirtilerine bakılır. Aşırı susama hissi, ağız kuruluğu, hızlı kilo kaybı, halsizlik, konsantrasyon azlığı ve sık sık idrara çıkma diyabetin diğer belirtileridir. Bulanık görme ve azalan ve görüşün meydana gelmesinde yaşlanmanın da etkisi olabilir.

Göz Kaşıntısı Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Göz, vücudun en önemli duyu organlarından biridir. Bu nedenle ortaya çıkan bir problem hızla fark edilir.

Düzenli olarak hissedilen ve soğuk su ile yıkandığı an geçmeyen göz kaşıntısı muayeneye gidilmesi gerektiğinin işaretidir. Hastalığın doğru teşhisi için hastanın sorunlarını iyi gözlemlemiş olması önemlidir.

Hastada göz kaşıntısı teşhisi için uygulanacak olan yöntemler; görme kaybı testi, tronometre ile göz dibi muayenesi, damla ile gözün genişlemesini sağlayan gözün ışığı kırma değerini, görme zarı ve görme siniri muayenesidir.

Göz Muayenesi

Göz hastalıkları tedavisinde başarı sağlanabilmesi için en önemli aşama muayenedir. Muayenede doğru teşhis konulması ve hasta ile birlikte tedavi yöntemine karar verilmesi hastalığın atlatılması için gereklidir. Muayenelerin en az 30 dakika sürmesi gerekir. Muayenede ilk olarak hastanın şikayetleri dinlenir ve gözüne bir damla damlatılarak göz dibine bakılır. Muayene esnasında giderek küçülen rakamlardan oluşan tablolarla ince detayları görebilme yeteneğine bakılır. Sonrasında gözlük muayenesi ile gözlüğe ihtiyacı olup olmadığı incelenir. Göz kapakları, göz kasları, göz dibi muayeneleri yapılır. Göz tansiyonu ölçülür. Biomikroskobik muayene ile kornea, iris, lens, retina tabakası detaylı bir şekilde kontrol edilir. Yapılan tüm testler sonrasında hastalık teşhis edilir ve tedavi aşamasına geçilir.

Göz Kaşıntısı Risk Faktörleri

Göz kaşıntısı hastalığı tedavi edilmez ve göz ovalanmaya devam edilirse korneanın incelmesine ve sivrileşmesine sebep olabilir. Korneada oluşan zarar ileri seviyelere ulaştığında cerrahi müdahale gerektirir. Yapılan cerrahi müdahale ile hastaya kornea nakli sağlanır. Hastalık genetik yatkınlıktan da kaynaklanıyor olabilir. Bu nedenle özellikle ailede böyle bir hastalık yaşayan varsa genel muayeneler aksatılmamalıdır. Hastalığın görülme riski Türkiye gibi sıcak ve tozlu ülkelerde oldukça yüksektir. Ancak başlangıç seviyesinde kaldığı sürece kişiler için bir risk oluşturmaz. Ancak ilerlediği zaman kişilerde her rengi aynı canlılıkta görme, gece görmede sorun yaşama gibi hayatı olumsuz etkileyen sonuçlar doğurur.

Polen ve Toz

Alerjik reaksiyonların en yoğun görüldüğü zamanlar bahar aylarıdır. İlkbahardaki ağaç polenleri, sonbahardaki ot polenleri alerjisi olan kişilerde hem göz hem solunum rahatsızlıklarına neden olabilmektedir. Alerjik konjonktiviti olan hastalar yapılan muayene ile nelere alerjileri olduğu hakkında bilgilendirilirler. Bu kişilerin yapılan bilgilendirmeden sonra alerjen maddelerden uzak durması beklenir.

Çevredeki insanların da bu konuda duyarlı davranması beklenir. Çimlerin rüzgarlı günlerde biçilmesi alerjisi olan insanlar için tehlike oluşturabilir. Hastaların dışarı çıkmadan önce polenlerden korunmak için gözlük takması önerilir.

Evcil Hayvan Beslemek

Günümüzde alerjik hastalıkların artmasındaki bir diğer neden evcil hayvan besleme oranının yükselmesidir. Yaşanan alerjik sorunlardan biri de göz kaşıntısıdır. Kişi, alerjinin yarattığı sorunlardan korunabilmek için öncelikle evcil hayvan beslemekten vazgeçmeli ve evi, evdeki tüm eşyaları tüyden, tozdan arındırmalıdır. Ancak bu o kadar kolay bir işlem değildir. Bir kedinin yaşadığı evin kedi alerjenlerinden arındırılması için yaklaşık yirmi hafta gibi bir süreye ihtiyaç vardır. Kedilerin sık sık yıkanmasının alerjen madde oranını düşürdüğü görüşü yaygın olsa da alerjisi olan insanlar için bu azalış yeterli oranda olmayabilir.

Makyaj Ürünleri

Göz ve göz çevresinin hassasiyet oranının yüksek olmasının nedeni gözün yapısını sayıca oldukça fazla damar ve sinir dokuları oluşturmasıdır. Makyaj ürünlerinin içindeki maddelere veya yanlış kullanıma bağlı olarak gözde alerji oluşabilmektedir. Gözde alerjiye neden olan şeylerin başında makyaj malzemesinin temizlemeden uyumak geliyor. Makyaj ürünlerinin içindeki ürünlerin uzun süre gözde kalması halinde ciddi sorunlara yol açabileceğini unutmamak gerekir. Aynı makyaj ürünü bir kişide alerjiye neden olmazken diğer kişide kaşıntıya, ağrıya, kızarıklığa neden olabilir. Alerji problemini sık sık yaşayan kişilerin su ile çıkabilen ürünler kullanması ve düzenli olarak genel muayene yaptırılması önerilir. Yağ içeren ürünler yerine su bazlı ürünler kullanılması göz sağlığı için önemlidir. Korneayı besleyen gözyaşının oluşması yağlı ürünler nedeniyle gerçekleşemez. Göz sağlığı için ciddi tehdit taşıyan bu ürünlerden uzak durulmalıdır.

Kontakt Lens Kullanımı

Kontakt lens kullanan kişiler, özellikle bahar mevsiminde, alerjen maddelerin doğrudan lense yapışması ile sulanma, batma, kızarıklık, yanma gibi sorunları sık sık yaşarlar. Etraftaki alerjen maddelerin artmasıyla gözyaşı ve yapışkan gözyaşı salgısında da artış oluşabilir. Normalden fazla salgılanan yapışkan gözyaşı salgısı kontakt lenslerinizin üzerinde kalarak göz kaşıntısına neden olabilir. Bunların önüne geçebilmek için lenslerinizin yapısını bozmayacak damlalar kullanabilirsiniz. Diğer bir yöntem ise alerjen maddelerin arttığı dönemlerde günlük olan lenslerden kullanmaktır. Bu sayede lensleriniz üzerinde size rahatsızlık verecek maddelerin oluşma ihtimali ortadan kalkar.

Göz Kaşıntısı Komplikasyonları

Göz kaşıntısı belirtileri genellikle tek gözde başlar ancak kısa bir süre sonra diğer gözde de başlar. Şiş ve kırmızı göz kapakları genellikle bakteriyel ve alerjik konjonktivitte nedeniyle ortaya çıkan belirtilerdir.

Gözyaşı üretiminin ve gözde sulanmanın normalden daha çok olmasının nedeni ise viral ve alerjik konjonktivittir. Bakteriyel konjonktivitin neden olduğu diğer bir belirti ise yeşil veya sarı renkte olan çapaklardır. Göz kaşıntısı yaşayan kişilerde ışığa karşı bir hassasiyet oluşabilir. Bu hassasiyet zamanla ilerleyebilir. İleriki düzeylerde ışık hassasiyeti hastanın şiddetli ağrılar hissetmesine yol açabilir. Bu kornea tabakasında oluşan enfeksiyonun işareti olabilir. Göz hastalıklarının diğer belirtileri ise kulak bölgesinde şişlik, boğaz ağrısı ve burun akıntısıdır.

Göz Kapağı İltihabı

Hastalık yaş grubu ve cinsiyet fark etmeksizin herkeste görülebilmektedir. Hastalığın belirtileri kolayca tespit edilebildiği için erken teşhis konulabilmektedir. Göz kapağı iltihabının belirtisi, bazen sadece kişinin hissettiği bazen de dışarıdan bakıldığında fark edilebilen göz kapağındaki şişliktir. Hastalığın diğer belirtileri ise kirpik diplerinde kızarıklık, ışığa olan yüksek hassasiyet gibi yine kişinin hayatını etkileyen sorunlardır. Yapılan muayene ile hemen teşhisi konulabilir. Muayene el veya göz yardımı ile yapılmaktadır.

Yapılacak ilaç tedavisi ile hastalık bir haftada iyileşir.

Göz Kaşıntısı Nasıl Önlenir?

Göz kaşıntısı genellikle kalıtsal ve diğer alerjik faktörlere dayanan nedenler ile oluşur. Hastalığın nedeni kalıtsal ise evde toz, tüy gibi alerjik reaksiyonu tetikleyecek faktörlere yer verilmemelidir. İlkbaharda ve sonbaharda dışarı çıkarken gözleri polenden ve tozdan korumak için mutlaka gözlük takılmalıdır. Çim biçilirken oluşacak tozlar kişide kaşıntıya ve ağrıya neden olacağı için böyle ortamlardan uzak durmalıdır.

Kontakt lens kullanılıyorsa temizliğine dikkat edilmelidir. Beraberinde kullanılması önerilen damlalar var ise kullanımı ihmal edilmemelidir. Çünkü bu damlalar lens üzerinde oluşan tozu temizler. Eğer gün içerisinde yoğun bir toza maruz kalıyorsa lens kullanan kişi, günlük lensleri tercih edebilir. Böylece gün içinde lense yapışan tozlardan gözleri zarar görmeden kurtulabilir.

Göz Hijyenini Sağlamak

Göz hijyenini sağlamak için öncelikle yapılması gereken bulunulan ortamı dezenfekte etmektir. Ortamda kişide alerji oluşmasına neden olacak alerjen maddenin bulunmaması gerekir. Bazen evcil hayvanlar da kişilerde alerjik reaksiyonun başlamasına neden olabilir. Böyle durumlarda hayvanınızı en azından yattığınız odaya almamanız önerilir. Göz hijyenini sağlamak adına yapılacak bir diğer adım ise makyaj ürünlerini mutlaka uyumadan önce çıkarmaktır. Uzun süre bu maddelerin göz kapağına, kirpik diplerine veya göz içine temas etmesi ciddi sorunlar oluşturur. Ayrıca kullanılan ürünlerin son kullanım tarihine ve içeriğinin su bazlı olmasına dikkat edilmelidir. Eller, gün içerisinde birçok mikroba maruz kaldığı için göze temas etmekten kaçınmalıyız.

Alerjenlerden Uzak Durmak

Alerjen maddeler, gözde yaşanan kaşıntının başlıca nedenlerinden biridir. Alerjen maddelere örnek olarak toz, polen, tüy, halı, küfler ve bazı damlalar sayılabilir. Evde alerjisi olan bir birey var ise evi ona göre düzenlemek hastalığın sık sık ortaya çıkmasını önleyecektir. Mevsimsel alerji görülen hastaların bahar aylarında kapalı mekanları tercih etmesi önerilir. Eğer imkanları varsa bulundukları ortamı hava temizleyici cihazlarla arındırmaları istenir. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde araba kullanırken camı açmamaları ve filtreli klima kullanmaları önerilir. Dışarı çıktıklarında mutlaka gözlük kullanmalıdırlar.

Soğuk Uygulama

Göz kaşıntısı sizde gözünüzü ovalama isteği uyandıracaktır. Bu bazen hafif olurken bazen gözünüze zarar verebilecek kadar şiddetli bir ağrı olabilir. Göz kuruluğu ile alerjinin birlikte oluşması ciddi sorunlar oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle öncelikle alerjik faktörler kontrol edilmelidir. Evde yapılacak en önemli şey ise kaşınma hissi oluştuğunda gözü kapatarak göz çevresini soğuk su yıkamaktır. Böylece göz çevresine bulaşan alerjik maddelerin ovalama ile göze taşınmasının önüne geçilir. Gün içerisinde göz kapağı çevresini soğuk su ile temizlemek alerjik maddelerin göze zarar vermesini önlemek için yapılacak en iyi yöntemlerden biridir.

Küf Oluşumunu Önleme

Göz kaşıntısına neden olan diğer bir faktör evde oluşan küflerdir. Evin içinde küf oluşumunu engellemek için evdeki nem oranına dikkat edilmelidir. Evdeki nem oranının yüksek olması küflenmeye neden olmaktadır. Alerjen maddelere karşı hassasiyeti olan kişiler için evde küf oluşumu ciddi sorunlara yol açacaktır. Küf oluşumunun önüne geçmek için anti nemlendirici kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Göz kaşıntısı oluşmasına neden olan faktörleri ve tedavisini başlıklar halinde inceledik. Hastalığın taşıdığı risklere ve komplikasyonlara detaylı bir şekilde yer verdik. Kişilerin tedavisi bitse dahi hayatı boyunca dikkat etmesi gereken önemli noktaların üzerinde durduk. Son bölümde ise göz kaşıntısı ile ilgili sık sorulan soruları derledik.

Göz kaşıntısı için ne zaman doktora başvurmak gerekir?

Göz kaşıntısı yaşayan kişilerde görülen belirtiler yanma, batma, kaşıntı, kızarıklık ve şişliktir. Bu belirtilerin sık sık görülmesi ve evde uygulanan soğuk preslere rağmen geçmemesi durumunda doktorunuza başvurmalısınız. Doktor muayenesine kadar olan zaman aralığında gözünüzü ovalamaktan kaçınmalısınız. Gözü ovalamak gözdeki hafif bir rahatsızlığı ciddi bir rahatsızlığa dönüştürebilir.

Göz kaşıntısı kaç günde geçer?

Göz kaşıntısının iyileşme süresi hastalığın derecesine bağlı olarak değişmektedir. Bazı kişilerde oluşan göz kaşıntısı çok yoğun bir şekilde görülmez ve soğuk su ile yıkama ile geçer. Bazı kişilerde ise damla tedavisi ile bir hafta içerisinde iyileşme sağlanabilmektedir. Ancak hastalık ciddi bir hal aldı ve cerrahi bir müdahale gerekiyor ise süreç daha uzun bir hal alabilir. Cerrahi müdahale genellikle göz kaşıntısının ileriki düzeylerinde, korneanın zarar görmesi üzerine yapılır.

Göz kaşıntısı nasıl tedavi edilir?

Öncelikle göz kaşıntısının sebebini ortaya çıkarmak için genel muayene yapılır. Şüphelenilen bir hastalık varsa ona yönelik testler uygulanır. Kaşıntının nedeni alerjen maddeler ise hastadan bu alerjen maddeleri hayatından çıkarması istenir. Mevsimsel nedenlerden kaynaklanıyor ise bahar mevsimlerinde kapalı mekanları tercih etmesi, dışarı çıkarken mutlaka gözlük takması tavsiye edilir. Ayrıca verilen damlaları ve diğer ilaçları düzenli olarak kullanması tedavinin kısa sürede sonuç vermesini sağlayacaktır.

Göz kaşıntısı için doğal tedavi yöntemi nelerdir?

Göz kaşıntısı için evde uygulanacak en ideal yöntem soğuk su ile göz kapağını ve çevresini yıkamaktır.

Böylece göz çevresine yapışan alerjen maddeler göz içine temas etmeden uzaklaştırılmış olunacaktır.

Diğer bir yöntem ise kontakt lens kullananların uzun süreli lensler yerine günlük lensleri tercih etmesidir.

Bu şekilde lens üzerine yapışıp gözde enfeksiyona neden olacak tozlardan kaçınılmış olunur.

Göz kaşıntısı tehlikeli bir durum mu?

Göz kaşıntısı çoğu zaman tehlikeli değildir. Ancak tedavi edilmez ve ısrarla göz ovalanmaya devam edilirse hassas bir yapıya sahip olan gözde yeni hasarlara yol açılabilir. Verilen zararların etkisi genellikle kornea ve retinada ortaya çıkar. Korneanın iç yapısı kendi kendisini onarabilecek bir yapıya sahip olmadığı için cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulur. Bu ameliyat ile kişiye kornea nakli yapılır.

Göz kaşıntısı için hangi ilaçlar kullanılır?

Göz kaşıntısına neden olan unsurlardan biri göz kuruluğudur. Göz kuruluğunu önlemek için yalancı gözyaşı damlaları verilir. Kullanılan bu damla sayesinde göze biriken tozdan göz arındırılır. Alerjik reaksiyonları tümüyle tedavi etmek mümkün değilken, ilaçlar ile bu alerjileri kontrol altına almak mümkündür. Gözde hissedilen rahatsızlığın önlenebilmesi için damla ve ilaç tedavisinin mutlaka alerjen maddelere karşı alınacak önlemlerle desteklenmesi gerekir.