Gençlik Aşısı (Somon DNA)

Gençlik Aşısı (Somon DNA)
Gençlik Aşısı (Somon DNA)

 

Bilimsel araştırmalara göre, somon balığı DNA'sının, ciltteki azalan proteinleri tamamlamak için en iyi kaynak olduğu kanıtlanmıştır. Aynı zamanda, somon balığının DNA'sı, insan DNA'sına en çok benzeyen şeydir. Bu nedenle, somon balığı cilt gençleştirme, canlanma ve yaşlanma karşıtı etkilerde kullanılır. Derideki hücre yenilenmesi, hyaluronik asit ve somon balığı sperminden toplanan DNA molekülleri ile sağlanır. Aynı zamanda hızlı bir yenileme ve gençleştirme etkisi yaratır.

Somon DNA tedavisi özellikle yüz, göğüs ve boyun üzerinde etkilidir, tüm kırışıklıkları giderir ve herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan sarkmayı giderir. Somon DNA tedavisi, gençlik aşısı olarak adlandırılabilir. Bu işlem son yılların en büyük buluşu kabul ediliyor ve cildi Botoks olmadan gençleştiriyor. Yaş uygulama için bir sorun değildir, 20 yaşındaki bir kişi bile bu tedaviyi alabilir. İşlemin uygulanabilmesi için 3 boyutlu deri altı analiz cihazı ile analiz yapılması gerekmektedir. Tedavinin süresi ve yöntemi ile bireyin bu tedaviye ihtiyaç duyup duymadığı analizden toplanan veriler incelenerek belirlenir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Serkan Sabancıoğullarından, Prof. Dr. Binnur Üstün

Gençlik Aşısı (Somon DNA) Hakkında

Uzun yıllar boyunca ve çevresel faktörlerin etkisi ile kaçınılmaz olarak cildimiz üzerindeki bazı deformasyonlar gelişir. Cildimiz için düzenli ve yeterli uyku, yeterli su alımı, dengeli beslenme, güneş etkisinden ve sigaradan kaçınma, yeteri kadar nemlendirme vazgeçilmez ihtiyaçlarımızdır. Dahası, gerekli malzemeler yoluyla deri altı enjeksiyonlar ek bakım sunar.

30 yaşından sonra her yıl % 1 oranında kolajen kaybı yaşanır. Cilt daha soluk ve kuru görünür ve elastikiyetini kaybeder. Somon DNA terapisi, soluk tenli cildinizin daha canlı görünümü için en verimli tedavilerden biridir. Yüz görüntüsünün daha pürüzsüz olmasını sağlar. Güvenilir ve verimli bir yöntemdir.

Günümüzde cilt dokusunun yaşlanmasını durdurmak veya daha genç görünmek için Somon DNA Tedavisi vb. önleyici tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Somon DNA, cildin kolajen yapısını yeniden oluşturmasını, cilt dokusunu gençleştirmesini, elastin üretimini artırmasını, kan akışını düzenlemesini ve bu etkiye karşı büyüme faktörleri üretmesini sağlar. Ancak, bu mekanizma zamanla yavaşlar. Somon DNA'sının amacı yaşlanma sürecine karşı koymak ve yenilenme mekanizmalarını hızlandırmaktır. Somon DNA uygulaması bir çeşit meso lift uygulamasıdır. Aynı zamanda hızlı bir gençleştirme etkisi yaratır. Nem, ajanların cildi parlamasını sağlar. İnsan DNA'sı somon DNA'sına çok yakındır ve dermisteki kan akışında bulunur, büyüme faktörlerini ve metabolik aktiviteyi arttırır.

Somon DNA terapisi sadece kadınlar için değil, aynı zamanda erkekler için de en yeni uygulama. Somon DNA aktivitesini iki (2) yıl sürdürür ve etkisi yıl sonunda bir seansla uzatılabilir. Bu süreç ile aynı zamanda cilt dokusunu gençleştirme ve canlandırma resüsitasyon tedavisi olarak da daha genç ve enerjik bir görünüm kazanıyor.

Somon DNA Nedir?

Proteinler, hücresel ana yapı taşlarıdır. Yeni hücre oluşumlarının yapımında kullanılan ana bileşenlerdir. Vücudumuz kendiliğinden protein üretmekte başarısız oluyor ve kesinlikle dışarıdan absorbe etmemiz gerekiyor. Cildimizde yeni üretilmiş hücreler için protein bakımından zengin somon balığı gerekli proteinleri içerir.

Kutanöz segmentte absorbe edilen proteinlerin içine hücresel olarak ihtiyaç duyulan yapı bloklarını sağlar. Böylece, dayanıklılık ile ilgili kutanöz nemlendirme, sıkılaşma, esneklik ve parlaklık oluşumları sağlanır ve güçlendirilir.

Somon DNA terapisi, soluk tenli cildinizin daha hayati görünümü için en verimli tedavidir. Cildi ihtiyaçlarından yoksun bırakmadan cilt görünümünün daha pürüzsüz olması için en güvenilir ve verimli bir işlemdir.

Somon DNA, somon sütünden elde edilir. Bu süt, insan DNA'sı ile aynı kimyasal yapıya sahiptir. Bu analojinin avantajıyla, serum halinde uygulandığında proteinleri yeniler ve oluşturur. Somon DNA'sı, ciltteki eksikliklerin yenilenmesinde oldukça etkilidir, çünkü kendi hacminin bin katı nem tutabilme kabiliyeti vardır.

Somon DNA aşısı, cilt dokusunun kaybolan besin maddelerinin yenilenmesine yardımcı olur ve yaşlanma etkilerine karşı savunma mekanizması görevi görür. Somon sütünden elde edilen serum hipodermik enjeksiyon yöntemi ile uygulanır. Somon DNA aşısı yaşlanmanın etkilerini tersine çevirir ve cildi doğal takviyelerle değiştirir.

Nasıl Uygulanır?

Uygulamadan 30-45 dakika önce ilgili bölge uyuşturulur. Bundan sonra, çok küçük iğneler yoluyla neredeyse acısız biçimde deri altına enjekte edilir. Somon DNA aşılama terapisinde 1 seans hyaluronik asit, 1 seans Somon DNA'sı yapılır.

Mezoterapi yöntemiyle cilde enjekte edilen Somon DNA'sı tamamen doğal olduğu için alerjik reaksiyon olmaz. Uygulama sırasında bireyler enjeksiyonun sadece hafif acısını hissedeceklerdir, ancak bu çok hafif bir acıdır. Bu şekilde Salmon’un DNA tedavisi en ağrısız cilt gençleştirme yöntemidir. Uygulamadan sonra sadece enjeksiyon yapılan bölgede hafif kızarıklık olabilir. Bu kırmızılık çok kısa sürede kaybolur ve cilt hiç bir uygulama yapılmamış gibi gözükür.

Cildin kalitesine göre yapılan analizlerden sonra Somon DNA tedavisinin süresi belli olur. Genellikle, 15 gün aralıklarla 4 seans sürer. Amaçlanan sonuçlar yaklaşık 2 aylık tedavi süresinden sonra ortaya çıkacak. Gerekli durumlarda yapılan şok tedavilerinde 15 günlük aralıklarla 6 seans uygulanır. Bu tedavinin kalıcı olarak etkili olması için yaklaşık 3 ay süren bu uygulamanın 3 ila 6 ay arasında yapılması gerekir. Tedaviden sonra, 1 ila 2 yıl boyunca rutin kontroller ve gerektiğinde tedavinin tekrarı, cilt desenine ve uygulamanın yoğunluğuna göre yapılmalıdır.

Somon DNA Hangi Bölgelere Uygulanır?

Somon DNA genel olarak deri altına etki ederek derinin üst katmanlarını da iyileştirir. Enjeksiyonun yapılabildiği her alana uygulanabilir. En sık yüz bölgesinde tercih edilir. Yüzün geneli ve göz çevresi uygulanabilecek alanlardır. Bunların dışında boyun bölgesindeki deformelerin giderilmesine de yardımcı olur. Dekolte bölgesine ve ellere uygulanabilir. Eller yaşlanma belirtilerinin ilk görüldüğü alanlardır. Bu bölgenin tedavi ile beslenmesi oldukça iyi sonuçlar verir.

Somon DNA Hangi Amaçlarla Kullanılır?

Somon DNA cildin kendi yenileme mekanizmasını hayata geçiren ve hızlandıran bir işlemdir. Cilt problemleri ve yaşlanma karşıtı uygulamalar kapsamında kullanılır. Faydaları şöyle sıralanabilir:

  • Yüz, alın, dudak ve göz bölgesi, boyun ve dekolte bölgesi gibi bölgelerin gençleşmesi, ellerde kırışıklıkların giderilmesi, el dokusunun tedavisi ve gençleşmesi
  • Göz torbalarının azalması
  • Yaşlanma ve güneş ışınlarından kaynaklanan lekelerin giderilmesi
  • Hamilelik sırasında oluşan ve kilo alımının bir sonucu olarak oluşan çatlakların tedavisi
  • Hormonal saç dökülmesi tedavisi
  • Sivilce izlerinin tedavisi
  • İç kol ve dizde görülen sarkma ve çatlak tedavisi

Somon DNA işleminin birçok avantajı vardır. UVB ışınlarının zararlı etkilerine karşı cilt daha parlak ve canlı görünür. Cilt dokusunun hidrasyon derinliği ve kalıcı nem kapasitesi artar. Cilt dokusunu gelişir ve güçlendirir.

Gençlik Aşısı (Somon DNA) Tedavi Türleri

Cildimiz genetik özellikler, yaş, beslenme alışkanlıkları, uyku düzenleri ve çevresel etkiler nedeniyle zamanla canlılığını kaybeder. Cilt bakımı ve cilt yenilenmesinde en yenilikçi yaklaşımlardan biri olan somon DNA, saf hyaluronik asit ve somon DNA kokteyli içeren bir polinükleotittir. Uygulamanın esası tek bir yönteme dayanır. Farklı amaçlar için kullanılabilir.

Hasarlı Ciltlerin Onarımı

Bu işlem Derideki kan akışını artıran somon DNA bölgesel oksijeni arttırır. Cildin yenilenme hızını artırır. Böylece sivilce izlerinin tedavisinde, yaş veya güneş lekelerini gidermede, daha pürüzsüz görünmede etkili olur.

El Rejuvenasyonu

Eller yaşı en çok ele veren bölgelerdir. Buradaki belirtileri tedavi etmede somon DNA etkili olur. Polinükleotit, yoğun miktarda su molekülü içerdiğinden, ciltteki hyaluronik asit seviyesini arttırır. Kolajen ve elastin üretimini destekleyerek cildin elastikiyetini arttırır.

Cilt Distrofisinin Geriletilmesi

Sarkma başlangıcı olan derin kırışıklıkların ilerlemesini önler ve bunları tedavi eder. Güneş ışığından kaynaklanan cilt deformasyonlarını önler ve giderir. Sigara ve alkol kullanımından kaynaklanan protein eksikliğini ortadan kaldırır ve cilde parlak, parlak, rahat ve sağlıklı bir görünüm kazandırır.

Göz Çevresinin Aydınlatılması

Göz çevresindeki morluklar, kırışıklıklar ve torbaların tedavisinde kullanılır. Fakat çok ilerlemiş sorunlar varsa göz torbalarında somon DNA’nın etkisi hafif kalabilir. Farklı yöntemlere ihtiyaç duyulabilir.

Gençlik Aşısı (Somon DNA) Öncesi

Bu işlem genellikle cildin yaşlanma ve dengesiz cilt tonu, elastikiyet kaybı ve akne izleri, güneş hasarı etkilerinden muzdarip olanlar gibi çoğu insan için uygundur. Aynı zamanda genç yetişkinler için cildin yaşlanma sürecini yavaşlatan önleyici bir tedavi yöntemi olarak da birinci tercihtir. İşlem öncesinde doktora süregelen bir sağlık sorunu yaşıyorsanız belirtmeniz gerekir.

Klinik ve Uzman Tercihi

İşlem ne kadar minimal olsa da kullanılan ürünlerin kalitesi ve uygulamayı deneyimli bir uzmanın yapması hasta için daha avantajlı olur. Bu konuda eğitimi olmayan kişilerin uygulama yapmaması gerekir. Genellikle estetik plastik cerrahlar kliniklerinde bu işlemi gerçekleştirir. Fakat klinikte de olsa uygulamayı bir doktorun yaptığın emin olmak gerekir.

Kullanılan İlaçların Hekimle Paylaşılması

Hastanın bilinen bir hastalığı varsa doktora bildirmesi gerekir. Kanser, kalp ve dolaşım sistemi ile ilgili hastalığı olanlara bu işlem önerilmez. Gebelik ve emzirme döneminde önerilmez. Eğer felç geçirme ihtimali varsa uygulanmaz. Bunun yanında sürekli kullanılan ilaçlar varsa bunu da öncesinde belirtmek faydalıdır.

Sigara ve Alkol Kullanımı,

İşlem öncesinde kesin olarak sigara ve alkol kullanımı sınırlandırılmaz. Çünkü işlem sırasında hayati yan etkiler oluşturmazlar. Fakat işlemin etkisini daha iyi görebilmek ve uzun süre kalıcı olmasını sağlamak için sigara ve alkolden uzak durmak gerekir.

İşlem Öncesi Cildin Hazırlanması

İşlemden önce cildin durumunu tam anlamıyla öğrenebilmek için cilt analizi yapılabilir. Bu sayede kaç seansa ihtiyaç olduğu anlaşılabilir. Bu işlem her zaman tercih edilmez. Uygulamanın yapılacağı bölge temizlenir ve bölge hafifçe uyuşturulur. Ardından enjeksiyona geçilir.

Gençlik Aşısı (Somon DNA) Sonrası

Uygulama protokolüne uyan kişiler derilerindeki farklılığı ve gençleşmeyi tanıyacaktır. Hastalar her uygulamadan sonra cildinin gençleştiğini görecek ve her sabah genç bir cilt ile uyanacaklardır. Bu tedavi ile birey 10 yıla kadar daha genç görünebilir.

Seans Aralıkları ve Sayısı

Haftada bir veya 15 günde bir aralıklarla 4 seans somon DNA aşısı uygulanır. Uygulamanın kalıcılığı da botox uygulamalarında benzer şekilde 4 ile 6 ay arasında değişmektedir. Çok hasarlı ciltlerde daha fazla seans uygulanabilir ve kalıcılığı artırmak için yıl sonunda tekrar edilebilir.

Kullanılan Serumların İçeriği

Somon DNA işleminde bir seans hyalüronik asit, bir seans somon DNA uygulanır. Somon DNA somon balıklarından elde edilen süt veya spermden oluşur. Bunlar somon proteini bakımından zengindir. Bu proteinler cildin yenilenmesini sağlar. Hyalüronik asit ise ciltte doğal olarak bulunan bir maddedir. Kendi ağırlığının bin katı nem taşır ve cildin genç kalmasını sağlar. Fakat yaş ile birlikte yoğunluğu azalır. Bu nedenle enjeksiyon ile tekrar cilde verilmesi faydalı sonuçlar doğurur.

Komplikasyonlar

Somon DNA minimal girişimsel bir işlemdir. Enjekte edilen madde insan vücuduyla oldukça uyumludur. Cildin kendi iyileşme mekanizmalarını hızlandırır. Bu nedenle alerjik reaksiyon ihtimali çok düşüktür. Büyük bir komplikasyon ortaya çıkarmaz. Bazı yan etkiler ortaya çıksa da bunlar kısa süre içinde geçer.

Ciltte Kızarıklık ve Morarma

Enjeksiyon bölgesinde, iğne girişi noktalarında çok küçük kızarıklıklar meydana gelir. Bu alanlarda minimal morluklar oluşabilir. Bunlar cildin hassasiyetine bağlıdır. İşlemden kısa süre sonra geçerler. Bu nedenle işlemden sonra uygulama yapıldığı dışarıdan anlaşılmaz.

Ödem Oluşumu

İğne girişi olan bölgelerde çok küçük kabarcıklar oluşabilir. Bunlar da kızarıklıklar gibi kısa sürede geçer. Bir sonraki gün herhangi bir iz, ödem kalmaz. Kullanılan iğneler oldukça ince olduğu için yan etki ihtimali de azalır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Uygulamadan sonra hasta günlük yaşamına kaldığı yerden devam edebilir. Klinikte kalmasına gerek yoktur. Bir öğlen arasında yapılıp tekrar işe dönülebilir. Fakat yine de iğne girişi bölgelerini tahriş etmemek önem taşır.

Kese ve Peeling Uygulaması

Uygulamadan sonra 1-2 gün bölgeye peeling ve kese yapılmaması önerilir. Çünkü iğne girişi olan yerlerde küçük kızarıklıklar oluşur. Bu alanları tahriş etmek önerilmez. Daha sonraki süreçte ise cilt bakımı rutinine kalınan yerden devam edilebilir.

Duş Almak

İşlemden sonra bölgeye su değdirmekte bir sakınca yoktur. Hastalar diledikleri gibi duş alıp ciltlerini temizleyebilir. Yine de ilk günlerde bölgeyi tahriş etmeden, nazikçe temizlemek gerekir.

Güneşten Koruma

İğne girişlerinde oluşan kızarıklıkları güneşten korumamak leke oluşumuna neden olabilir. Bu yüzden güneş kremi kullanmak faydalı bir uygulamadır. İşlemden hemen sonra güneşlenmek önerilemez.

Krem Kullanımı

Sonrasında uygulanması gereken belirli bir merhem veya krem yoktur. Hastalar kendi cilt bakım rutinlerine kaldıkları yerden devam edebilirler. Günde iki kez cildi nemlendirmek önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

Uygulamanın Yapılmasına Engel Oluşturan Bir Durum Var mı?

Somon DNA tedavisi uygulanacak bölge boyunca eğer cilt enfeksiyonu varsa işlem bu kişiler için uygun olmaz. Enfeksiyon geçtikten sonra tekrar başvurulabilir. Bazı sağlık koşulları tedavi için bir engeldir. Bu işlemi özellikle hamilelik ve emzirme döneminde yapmanız önerilmez. Ayrıca; damar tıkanıklığı, inme öyküsü olan hastalar veya inme riski olan hastalar, diyabet hastaları, kan pıhtılaşma sorunları olan hastalar, kalp hastalığı olan hastalar ve kanser olan hastalar bu tedavi için uygun adaylar değildir.

Gençlik Aşısı Kalıcı Sonuçlar Verir mi?

Gençlik aşısının etkisi kalıcı değildir. Enjekte edilen maddeler cildin iyileştirme mekanizmalarını tetikler ve cilde ihtiyacı olan maddeleri verir. Bu etkilerin devam etmesi için 5-6 ay ara ile tekrar etmek gerekir. Etkisini artırmak için ek uygulamalar yapılabilir. Fakat bu aşı sonucu giderilen cilt lekeleri ya da çatlaklar tekrar geri gelmez. Tekrar etmesi için tekrardan leke veya çatlak yapan etkenlerin devreye girmesi gerekir.

Hamilelik Döneminde Gençlik Aşısı (Somon DNA) Uygulanabilir mi?

Hamilelik ve emzirme dönemleri hem anne hem çocuk için hassas bir dönemdir. Bu evrede bu tip kozmetik uygulamalar önerilmez. Sonrasında veya öncesinde tercih edilmesi önerilir.

Uygulamada Bir Yaş Sınırı Var mı?

Uygulamada alt veya üst yaş sınırı yoktur. 20’li yaşlardaki kişiler de önleyici olarak tedaviyi uygulatabilirler. Daha ileri yaşlarda da cilt sorunlarını tedavi etmek için kullanılır.

Gençlik Aşısı Başarı Oranı Nedir?

Gençlik aşısı doğru içerikler ve doğru bir uygulama ile yapıldığında her zaman başarılı sonuçlar verir. Klinik ve doktorun güvenilir ve deneyimli olması önemlidir. Bu tip uygulamaları işin ehli olmayan kişiler uygulamamalıdır.

Farklı Bir Hastalığı Olan Kişiler Gençlik Aşısı (Somon DNA)Yaptırabilir mi?

Bazı hastalıklar bu uygulamanın yapılmasına engel olabilir. Kalp ve damar hastalığı, şeker hastalığı, inme öyküsü veya riski, kanser hastalığı bu tip hastalıklar arasında yer alır. Bunlara ek olarak gebelik ve emzirme dönemindeki kadınlara da önerilmez.

Gençlik Aşısı (Somon DNA) Uygulamasının Tekrarlanması Gerekir mi?

Bu uygulama botox gibi 6 ayda bir tekrar edilebilir. Etkisini uzatmak için ek işlemler yapılabilir. Genellikle tekrar edilmesi cildi korumak için önerilir.

Kanser Hastaları Gençlik Aşısı Yaptırabilir mi?

Kanser hastalığı ve tedavileri devam eden kişiler hassas bir dönemden geçerler. Bu nedenle somon DNA uygulamasını yaptırmaları önerilmez. Tedavilerinden sonra başvurabilirler.

Gençlik Aşısı (Somon DNA) Uygulamasını SGK Karşılıyor mu?

Bu işlem kozmetik kaygılarla yapılan bir uygulamadır. O yüzden SGK tarafından ücreti karşılanmaz. Genellikle özel estetik kliniklerinde gerçekleştirilir.