Disleksi Hastalığı

Disleksi Hastalığı
Disleksi Hastalığı

 

Disleksi, en sık karşılaşılan öğrenme bozukluklarının başında gelir. Ortaya çıkan sorunlar genelde hafıza ve dil ile alakalı olur. Disleksi hastalığına sahip kişiler her şeyi unutur ve dil ile alakalı derslerde sıkıntı çekerler.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Güler Mocan

Disleksi Hastalığı Hakkında

Disleksi, zekâ düzeyinde bir gerilik olmaksızın yazma, okuma gibi dil becerilerinde sorun yaşanmasına sebep olan öğrenme bozukluğunun alt başlıklarından biri olan okuma güçlüğüdür. Nörolojik bir farklılık durumudur. Disleksi hastalığı bulunan kişiler harfleri ters görebilir, harflerin yerlerini karıştırabilir. Bunun nedeni kişinin algısının tamamen normal bireylerden farklı oluşudur. Çoğunlukla “dâhilerin hastalığı” ismiyle bilinir. Bunun sebebi tanınan ve tanınmayan bazı bilim insanlarının, kaşiflerin, mucitlerin ve sanatçıların disleksi hastası olmasıdır. Doktor W.P Morgen disleksiyi “doğuştan kelime körlüğü” olarak tanımlar. Disleksi rahatsızlığına sahip olan kişilere “disleksik” denir. Disleksi genelde çocukların okuma güçlüğü çekmesiyle fark edilir. Dünyada yaklaşık 10 çocuktan 1’i disleksiktir. Bu da demek oluyor ki her sınıfta en az 1 disleksik çocuk var. Disleksik çocuklar farklı öğrenme metodlarıyla bu sorunu geride bırakabilir.

Disleksi Hastalığı (Öğrenme Bozukluğu) Nedir?

Aslında disleksinin tanımı için öğrenme bozukluğudur demek yanlıştır. Disleksi öğrenme bozukluklarının alt başlıklarından sadece biridir. Disleksiyi okuma güçlüğü olarak tanımlayabiliriz. 6 yaşına gelen çocuklar eğitim alabilmek için gerekli zihinsel düzeye ulaşırlar. Bazı çocuklar nörolojik olarak diğer çocuklardan farklı bir algıya sahiptir. Bu farklı algı durumu çocuklarda okuma, yazma, konuşma, matematik gibi temel yetenekler kazanılırken birtakım güçlüklere sebep olur. Bu gibi öğrenme bozukluklarının genel adı disleksidir. Çocuk harfleri ve sayıları ters görebilir, harfleri birbirleriyle karıştırıyor olabilir. Bunun nedeni zekâ ile ilişkili değildir. Kendisinin okumakta güçlük çektiği kelime veya cümleler kendine okunduğu takdirde anlamada güçlük çekmez. Disleksik her çocuğun öğrenme bozukluğu farklı olabilir. Örneğin; kimi çocuk harfleri ve sayıları birbiriyle karıştırır. Bu her dislektik çocukta görülmez. Bazı çocuklar birbirine benzer harfleri karıştırırken bazı çocuklar kelime içindeki bütün harflerin sırasını karıştırabilir. Disleksi kalıtımsal olabildiği gibi birtakım travmalar neticesinde de ortaya çıkabilmektedir. Ebeveynleri disleksik olan bireylerin çoğunda disleksi görülür.

Disleksi Türleri

Disleksi hastalığındaki öğrenme zorluklarını beş temel ögede inceleyebiliriz. Bunlardan ilki gelişimsel konuşma ve dil bozukluklarıdır. Bu bozukluğu yaşayan çocuklar kelimeleri telaffuzda zorlanırlar. Mecazi anlamları algılamada güçlük çekebilirler. Diğer bir bozukluk gelişimsel okuma bozukluğudur. Gelişimsel okuma bozukluğunda çocuklar bir sayfayı okurken harfleri ve kelimeleri sabit görmeyebilir, harfleri karıştırabilir. Başka bir öğrenme bozukluğu gelişimsel yazma bozukluğudur. Bu türde çocuklar sözcükleri oluşturmada büyük sıkıntı çekerler. Hangi harfin hangi harfler yan yana gelmesi gerektiğini çözemez. Harfleri ve hecelerin yerlerini karıştırır. Diğer bir bozukluk gelişimsel aritmetik bozukluktur. Gelişimsel aritmetik bozuklukta ise çocukların okuma ve yazması akıcı olmasına karşın yön, zaman gibi kavramları algılamada güçlük çekerler. Matematiksel işlemleri yapmakta oldukça zorlanırlar. Diğer bir tür ise sözel olmayan öğrenme zorluğudur. Sözel olmayan öğrenme zorluğu çeken çocuklarda mekânsal ve görsel organizasyonda sıkıntılar ve sosyal becerilerde güçlükler görülür. Beden dilini algılamakta zorlanırlar. Ayrıca disleksi türlerinin ortaya çıkış biçimine bağlı olarak ikiye ayırabiliriz. Bunlar doğuştan gelen gelişimsel disleksi ve travmaya bağlı disleksidir.

Doğuştan Gelen Gelişimsel Disleksi

Doğuştan gelen disleksinin sebepleri kesin olmamakla birlikte doğum öncesi yetersiz beslenme, hamilelikte geçirilen enfeksiyonlar, ilaç kullanımı ve kalıtsal etmenlerdir. Plasenta anomalileri de disleksiye neden olabilir. Doğumda yaşanan zorluklar bebekte kalıcı beyin hasarlarına yol açabilir. Ayrıca bebekken geçirilen ateşli hastalıklar sonucu da gelişmesi mümkündür.

Travmaya Bağlı Disleksi

Beyinde gerçekleşen travmaya bağlı olarak birey kognitif/bilişsel, fiziksel, davranışsal bozukluklar meydana gelebilir. Disleksi de bu bozukluklar arasında sayılabilir. Sonradan edinilmiş disleksiyi bilişsel terapiler yardımıyla uygun şartlara getirmek mümkündür. Ayrıca beyin travmasına bağlı olarak sonradan edinilen disleksi sadece beyne gelen hasarlar sebebiyle ortaya çıkmaz. Bebeklikte yaşanan havaleler sebebiyle de meydana geldiği görülmüştür.

Dislekside Ebeveynlerin Yapması Gerekenler

Dislekside erken tanı çok önemlidir. Ebeveynler çocuklarında olan okuma güçlüklerini olabildiğince erken fark etmeli ve çocuk duygusal zarar görmeden hemen bir uzman danışmana götürülmelidir. Gerekli olan tıbbi testler yapılmalı ve psikolojik destek alınmalıdır. Çocuğa asla geri zekalı muamelesi yapılmamalıdır. Çünkü disleksi çok yüksek ihtimalle zekâ düzeyiyle alakalı değildir. Aksine çocuğun çok farklı yetenekleri çıkabilmesi mümkündür. Disleksik çocuklar dünyayı hepimizden farklı algılarlar. Çocuğa bu farklılığı uygun bir dille anlatılmalıdır. Çocuk disleksisinin farkına varmalıdır. Çocuğa sorunları hep beraber aşabilecekleri kavratılmalıdır. Anne babalar çocuğa karşı daima anlayışlı ve hoşgörülü olmalıdır. Ona asla farklılığından ötürü bir suçlama ve aşağılamada bulunmamalıdır. Çocuğa davranışlar stabil olmalıdır. Bir gün sabırlı bir gün sabırsız olunursa çocuk duygusal olarak çöküş yaşayacaktır. Unutulmaması gereken her çocuğun özel olduğudur. Her çocuğun ilgi alanları ve yetenekleri farklıdır. Ebeveynlere düşen bu yetenekleri ortaya çıkarmada yardımcı olmak ve çocuğu ilgi duyduğu alanlara yönlendirmektir. Çocukları yapamadıkları üzerinden değil yaptıkları üzerinden motive etmek gerekir. Anne ve babalar çocuklarından asla utanmamalı ve çocuklarını toplumdan sakınmamalıdır.

Kıyaslama Yapılmaması

Dislektik çocukların ebeveynleri asla kendi çocukları ve diğer çocuklar arasında kıyaslama yapmamalıdır. Yapılacak olası bir kıyaslama çocuğu depresyona sürükleyebilir. Çocuk farklılığı bir kusur olarak algılayabilir. Bundan utanabilir. Kendini kapatır ve toplumdan soyutlayabilir. Disleksik çocukların özel durumlarında utanılacak herhangi bir unsur bulunmamaktadır. Diğer çocuklardan daha zor okuyabilirler, yazmakta ve bazı öğrenme aktivitelerinde geri kalabilirler. Bu durum diğer çocuklardan daha zeki veya daha düşük zekalı oldukları anlamına gelmez. Sonuç olarak her çocuk farklı ve özeldir. Kıyaslama yapılması psikolojik olarak çok sakıncalıdır.

Çocuğun Okul İdaresi İle İş birliği

Disleksi çoğu zaman eğitim alınan kurumda fark edilir. Çocukta okuma-yazma öğrenirken çeşitli problemler görülür. Harfleri ters veya yarım göre, harfleri karıştırma gibi belirtiler öğretmenler tarafından fark edilir. Fark edildiği andan itibaren eğitimcilerin üzerine düşen görevleri disleksik çocuğu diğerlerinden ayırmadan ona biraz daha hoşgörü ve sabır göstermektir. Disleksik çocuğa karşı öğretmenler, okul idaresi ve ebeveynler işbirliği içinde olmalıdır. Çocuğun öğrenme metodu uzmanlarca testler yapılacak tespit edilmektedir. Bu öğrenme metotlarından mutlaka çocuğun öğretmeninin haberdar olması gerekir.

Çocuğun Özel Yeteneklerini Keşfetme

Disleksik çocukların dünyayı algılayışı çoğu bireye göre farklıdır. Bu farklılık onlarda empati gücünü geliştirir. Ayrıca hayal güçleri de oldukça yüksektir, sanata eğilimlilerdir. Disleksi fark edildiği andan itibaren psikolog-öğretmen-veli işbirliği ile çocuk gözlenmeli, ilgi alanları ve yetenekleri ortaya çıkarılmalıdır. Bunun için çocukla çok fazla vakit geçirilmelidir. Her alanda kendini göstermesi için fırsat tanınmalı ve desteklenmelidir. Çocukla vakit geçirip doğru iletişim kurulduğunda özel yeteneklerinin keşfi daha kolay olacaktır. Disleksik çocuklar sanata eğilimli olduklarından müzik, resim, heykel gibi alanlarda başarılı olabilirler. Disleksik olarak bilinen birçok bilim adamı vardır. Çocuğun özel yeteneklerinin ve ilgi alanlarının keşfi yaşamına yön vermekte ve yaşamını tümden etkilemektedir. Bu sebeple doğru yönlendirme çok önemlidir.

Motivasyon ve Takdir

Özgül öğrenme güçlüğü çeken çocuklar akademik alanda güçlük yaşarlar. Bu sebepten dolayı kendilerine tembel ve geri zekalı olarak damgalanabilirler. Bu oldukça yanlış bir davranıştır. Disleksinin farkında olmak ve disleksik çocuğa her zaman destek vermek, motive etmek çok önemlidir. Disleksik çocuklar okuma güçlüğü çektikleri için zaman zaman başarısızlıklar yaşayabilir. Bu çok doğal bir durumdur. Ebeveynlere ve çocuğun çevresine düşen görev onu başarısızlıklarıyla yargılamamaktır. Disleksinin getirmiş olduğu zorlukları normal bireylerin anlaması çok güçtür. Disleksik çocuklar başarısızlıklarında, arkadaşlarından farklı olduklarını fark ettikleri zamanlarda hayal kırıklığına uğrayabilirler. Olabildiğince empati kurarak disleksik çocuğun dünyasını tanımalı ve öğrenmeliyiz. Hayatı onun için kolaylaştırmaya çalışmalıyız. Okuma zorluğu çeken çocuklar asla başarısızlıkla, tembellikle itham edilmemelidir. Yapılan bu yargılamalar çocuklarda derin duygusal yaralar açar. İleriki yaşlarda özgüven eksikliği yaşayabilirler. Disleksik çocuk aldığı özel eğitimle birlikte mutlaka psikolojik destek de almalıdır. Ebeveynleri, öğretmenleri çocuğun başarılarını mutlaka takdir etmeli ve desteklemelidir. Motivasyonu oldukça yüksek tutmalılardır ki çocuğun özgüveni gelişsin ve denemekten, hata yapmaktan korkmasın.

Disleksik Bireylerin Yaşadıkları Genel Sorunlar

Disleksik bireylerin yaşadığı birçok sorun vardır. Normal bireylerin bu sorunları anlaması çok güç olabilir. Sakarlık disleksik bireylerde sık karşılaşılan bir durumdur. Motor becerileri geç gelişir. Merdiven çıkma-inme, çizgi çizmek, düğme ilikleme, bağcık bağlamak onlar için bir kabusa dönüşebilir. Disleksik bireyler yönleri karıştırabilir. Uzunluk ve büyüklük kavramlarını tam kavrayamayabilir ve açıklamaya bilirler. Harfleri, özellikle “p”, “d”, “b” harflerini birbiriyle karıştırabilirler. Birbirine benzeyen harf ve rakamları ayırma bilirler. İmla kurallarını unutabilirler. Rakam ve sayıları okumada güçlük çekerler. Akranlarına göre okumayı zor ve geç sökerler. Harfleri atlayarak yazabilirler ve okuyabilirler. Tutuk konuşabilirler. Okunaksız yazabilir ve yavaş okuyabilirler. Kelimeyi hecelere ayırmak onlar için çok zor olabilir. Cümleye büyük harfle başlamayı unutmak sık düştükleri bir durumdur. Bu durumlar disleksik çocuğun arkadaşları tarafından dışlanmasına, alay edilmesine yol açar. Kendini yalnız hisseder ve kendini geri çeker. Kendini yeterli görmez ve başarısızlıkları onu hayal kırıklığına uğratır. “Hiçbir şeyi doğru yapamıyorum” gibi düşüncelere kapılabilirler. Tüm bunların sonucunda okula gitmeye istekleri oldukça azalır. Okuma-yazma eylemlerine nefret oluşturabilirler.

Ders Çalışma Becerileri Ve Disleksi

Özel öğrenme güçlüğü çeken bireyler diğer bireylerden farklı metotlarla öğrenirler. Disleksik çocuklar çalışmaya başlamadan evvel çocuğun aritmetik, sözel, uzamsal ve sıralama gerektiren becerileri nasıl öğrendiği tespit edilmelidir. Belirlenen öğrenme metotları ışığında çocuğa eğitime destek seansları verilmeye başlanması gerekir. Disleksi çocukların dikkatleri çok çabuk dağılır. Dikkat süresini uzatan kartlarla öğrenme kolaylaştırabilir. Disleksik çocuklara verilen eğitimde öne çıkan bir unsur da her çocuğun birbirinden farklı olmasıdır. Her çocuk birbirinden farklı öğrenme metodlarıyla öğrenir. Öyle ki bazı çocuklar birden fazla yöntem kullanılarak eğitim almalıdır. Çocuğa konular anlatılırken fazlaca sabır göstermek şarttır. Asla yargılayıcı davranmadan konular gerekirse baştan tekrar tekrar anlatılmalı ve çocuk sürekli motive edilmelidir. Disleksik çocuklar genelde görsel materyaller yardımıyla öğrenirler. Bu sebepten dolayı renkli kağıtlar, renkli kalemler dikkatini çekecektir ve derse ilgisini arttıracaktır. Tüm bu yöntemler yanında çocuğun görsel ve uzamsal zekalarını geliştirecek aktiviteler öğrenme becerisini oldukça geliştirecektir. Bazı çocuklar işitsel bazı çocuklar kinestetik bazı çocuklar da görsel yöntemlerle öğrenir. Önemli olan çocuğun hangi öğrenme metoduna yatkın olduğunu uzmanlarca tespit etmektir. Disleksik çocuklar soyut kavramları algılamada zorlanırlar. Bunun için soyut kavramları olabildiğince somutlaştırarak anlatmak gerekir. Genellikle disleksik çocukların görsel hafızaları çok kuvvetlidir. Bu sebeple çocuğa anlatılacak konu çok çizimli, resimli içeriklerle desteklendiği takdirde daha çok verim alınacaktır. Okul öncesi yıllarında çocuğa resimli kitaplar okumak çok faydalıdır. Çocuğun soyut düşünme becerilerini arttırır. Boyama kitaplarıyla vakit geçirmek çocuk için son derece yararlı olacaktır. İlkokul dönemlerinde içinde macera olan hikayelere eğilim başladığı için özellikle çocukta hayal gücünü geliştiren Jules Verne’in öyküleri onlar için doğru seçenek olacaktır.

Disleksi Çocuklara Verilen Eğitim Desteği

Disleksik çocuklar akranlarıyla birlikte aldığı eğitimin yanında mutlaka dışarıdan özel eğitim desteği almalıdır. Bu özel eğitimler onların dünyayı kendine has algılayışlarına göre şekillenmiş öğrenme metotları içerir. Her çocuğun öğrenme hızı ve öğrenme yöntemi birbirinden farklıdır. Bu sebeple her bir disleksik çocuğa ayrı eğitim vermek gereklidir. Alacağı özel eğitimlerle birlikte disleksik çocuk akranlarıyla aynı düzeye gelebilir. Disleksik çocukların bu nedenle özel eğitimle birlikte okulundaki öğretmeninin desteğine de ihtiyacı vardır.

Disleksi Hastalığının Yaygınlığı ve Genetik Boyutu

Disleksinin yaygınlığı konusunda yapılan çalışmalar birbirinden oldukça ayrıdır. Bazı kaynaklara göre okul çağı çocuklarında %5 disleksi görülürken bazı kaynaklara göre %1-33 arasında değişkenlik göstermektedir. Yapılan araştırmalarda disleksinin erkek çocuklarında daha sık görüldüğü saptanmıştır. Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan son araştırmalara göre kız çocuklarının 13-17 yaş arasında daha çok öğrenme güçlüğü çektiği belirlenmiştir. Çalışmalar halen sürmektedir. Genetik alanına yapılan çalışmalar gösteriyor ki okuma zorluğuna sahip olan ebeveynlerin çocuklarının disleksi olma ihtimali diğer çocuklara göre daha fazladır. Kalıtım kesinlikle okuma güçlüğü gibi öğrenme bozukluklarında etkili bir unsurdur.

Okuma Güçlüğü Çeken Çocuklarda Sözcük Okuma

Disleksik çocuklar birbirinden farklı birçok okuma güçlüğü yaşarlar. Kelimelerdeki harflerin yerlerini karışık olarak görebilirler. Harfleri rakamlar ile karıştırabilirler, harfleri birbiri ile de karıştırabilirler. Bunlar gibi birçok zorluk yaşayan disleksik çocuk aldığı özel eğitimlerle kelimeleri olabildiğince düzgün şekilde okumayı öğrenir.

Disleksi Hastalığı Belirtileri

Disleksinin birden fazla belirtisi vardır. Genelde okul öncesi dönemde fark edilebilen disleksi çocuklarda okuma güçlüğünün yanında bazı sıkıntılara da yol açmaktadır.

Okul Öncesi

Disleksik çocuk kendini ifade etmekte zorlanır. Renkleri, yönleri karıştırabilir. Sağ ve solu ayırt edemez. Ayakkabı bağcığı bağlama gibi motor becerilerini yerine getiremez.

Sürekli Hareketlilik

Disleksik çocukta sürekli hareket isteği görülmesi ender bir durum değildir. Çoğu disleksi hastası çocuk aşırı hareketlidir. Kendini böyle ifade eder. Disleksi hastalığı sıklıkla hiperaktivite bozukluğuyla birlikte görülür.

Gelişimsel Gecikme

Disleksi hastaları birçok gelişimsel gecikme yaşayabilir. Bu olağan bir durumdur. Günlük hayatta yapılan birçok basit aktiviteyi yaparken güçlük yaşayabilirler bu gelişimsel gecikmelerden kaynaklı sorunlardır. Örneğin; 5 yaşındaki bir çocuk kolaylıkla merdivenden inip çıkarken disleksik çocuk bu eylemi gerçekleştirirken zorlanabilir.

Anlama Zorluğu

Disleksik çocuklarda anlama zorluğu görülmesi normaldir. Bu durum zekasında bir gerilik olduğu anlamına gelmez. Sadece dünyayı bizim gördüğümüzden çok farklı görür ve algıları buna göre şekillenmiştir. Bu sebepten dolayı bazı şeyleri özellikle soyut kavramları anlamakta güçlük çeker.

Tepkisizlik

Disleksik çocuklar anlama güçlüğü çektiği gibi anladıkları şeylere de tepkisiz kalma davranışına eğilimlidirler. Çocuk herhangi bir olayı, durumu ya da konuyu anlar veya anlamaz. Her iki durumda da tepkisiz kalabilir. Çocuğunuzda tepkisizlik belirtisi varsa bunu onu korkutmadan bir uzmana götürerek meseleyi açıklığa kavuşturmak gerekir.

Yön Duygusunun Gelişmemesi

Okuma güçlüğüne sahip olan çocuklarda yön duygusu yeterince gelişmez. Bunun nedeni disleksik çocuğun soyut kavramları kavrayamayışıdır. Çocuk sağı ve solu, önü ve arkayı karıştırabilir.

Sabırsızlık

Dislektik çocuklarda dikkat eksikliği şikâyeti de bulunduğundan, bu çocuklar bazı şeylerden çok çabuk sıkılmaya eğilimlidir. Beklemeye tahammülleri yoktur. Olaylar karşısında çok sabırsızlık gösterirler.

Konsantrasyon Güçlüğü

Disleksi hastalığı bulunan çocuklar konsantrasyonunu sağlamakta çok güçlük çeker. Dikkat eksikliği ile birleşince konsantrasyon bozukluğu çocukları çok huzursuz eder ve her şeyden çabuk sıkılmalarına yol açar. Dikkatini toplayamaz, sürekli ilgisini daha fazla çeken şeylere yönelir. Konsantrasyon güçlüğünü aşmak için eğitim renkli materyaller ve ilgi çekici görsellerle desteklenmelidir.

Disleksi Hastalığı Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Hemen her hastalıkta olduğu gibi disleksinin de erken tanısı hastalık tedavisi için çok büyük bir önem teşkil etmektedir. Disleksi belirtileri gösteren çocuğu hemen bir uzmanla görüştürmek uygun olacaktır. Uzman aile öyküsünü ve belirtileri dinleyecek kendisi de birçok test yaparak hastalığı teşhis edecektir. Disleksi bir nöroloji hastalığıdır. Aileler çocuklarında disleksi belirtileri görüyorsa çocuğu psikoloğa götürmelidir. Psikolog da disleksiden şüphelenince çocuğu nöropsikoloji üzerine uzmanlık yapmış bir psikoloğa yönlendirir. Nöropsikolog çocuğun disleksi olup olmadığını anlamak için birtakım testler uygular.

Yapılan Testler

Nöropsikologlar genelde disleksi tanısı için Wechsler Intelligence Scale of Children (WISC) testini uygularlar. Bu test tüm dünyada kabul görmüş ve her dile çevrilmiş bir testtir. Bu testin içinde beynin farklı fonksiyonlarını ölçen çeşitli testler bulunmaktadır. Bir tanesinde aritmetik sorular sorulur. Bir tanesinde çocuğun bilgiyi nasıl kodladığına dair beceriler ölçülür. Bir testte kısa süreli bellek ölçer. Bu testin yanı sıra gerek görürse nöropsikolog çocuğa farklı testler de uygulayabilir. Örneğin; dikkat testi için Stroop Testi kullanılır.

Disleksi Hastalığı Nedenleri

Hastalık birden fazla kaynaklı olabilir. Genetik etmenler mutlaka kendini gösterebilir. Bunun dışında beynin çeşitli merkezlerinde meydana gelen hasarlar da disleksiye neden olabilir.

Genetik Nedenler

Disleksi, aile bireyleri arasında disleksik kişilerin olduğu çocuklarda daha sık rastlanan bir durumdur. Anne babası disleksik bireyler yüksek ihtimalle disleksik olacaktır. Travmaya bağlı disleksi hariç disleksiler çoğunlukla genetik kaynaklıdır.

Prenatal Hasar

Prenatal kelimesinin anlamı doğum öncesidir. Doğum öncesi yaşanan bazı hasarlar uzun vadede kendini disleksi olarak gösterebilir. Gebenin yetersiz beslenmesi, gereksiz ilaç kullanımı, doğumda meydana gelen olumsuzluklar disleksiye yol açabilir.

Beynin Bazı Bölgelerin Bilgi İşleme Sürecinde Zarar

Beynimizin binlerce fonksiyonu ve bu fonksiyonların yapıldığı çeşitli özgül bölgeler vardır. Birçok nedenden ötürü beynin birtakım bölgeleri hasara uğrayabilir. Bu hasarlardan biri de beynin bilgiyi işleme bölgelerinde oluşan hasardır. Bilgiyi işleme bölgelerinde gerçekleşen hasarlar disleksiye yol açabilir. Bu da disleksik bireylerin dünyayı algılayışı, bilgiyi işleyişi konusunda farklılıklara neden olur.

Disleksi Hastalığı Nasıl Önlenir

Disleksinin tam anlamıyla önlendiğini söylemek mümkün değildir ancak fark edilmesiyle birlikte hem alınacak eğitimle hem de takviye gıdalar ile beyin gelişimi desteklenebilir.

Vitamin ve Mineral Destekli Beslenme

Beyin gelişimini destekleyici birçok vitamin ve mineral bulunur. Bu vitamin ve minerallerce zengin gıdalarla beslenme çocuğun beyin gelişimine oldukça yardımcı olur.

Psikolojik Destek

Disleksi her anlamda çocuğun hayatını zorlaştıran bir durumdur. Bu durum çocuk için çoğu zaman yıpratıcıdır. Bu sebeple disleksinin fark edilmesiyle çocuğa hemen psikolojik destek sağlanmalıdır. Yaşadığı başarısızlık hissi, farklılıklarıyla alay edilmesi gibi olumsuz durumlara karşı çocuk hastalığının farkında olmalı ve bunları uzman yardımıyla aşmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Bu bölümde disleksi hastalığı ile ilgili sık sorulan sorulara yanıt vereceğiz.

Disleksi Hastası Çocuklar Neden Çok Sabırsızdır?

Disleksi hastası çocuklarda dikkat eksikliği ve konsantrasyon güçlüğü gibi birçok şikâyet te mevcuttur. Disleksik çocuk her şeyden çok çabuk sıkılır ve bu durum onda sabırsızlığa neden olur.

Çocuğunuz Okurken Kelime Atlıyorsa Ne Yapmak Gerekir?

Dislektik çocukların çoğunda kelime atlama belirtisi yaygındır. Eğer çocuğunuz kelime atlayarak okuyorsa onu zaman kaybetmeden bir uzmana götürmelisiniz.

Disleksi Hastalığı Kaç Yaşında Meydana Gelir?

Çoğu disleksi vakaları doğuştandır. O yüzden genellikle çocuk bir şeyleri öğrenmeye başladığı zamanlarda fark edilir. Bazen doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrası yaşanan travmalar disleksiye sebep olabilir. Genel olarak okul öncesi çağda fark edilen bir hastalıktır.

Disleksi Hastalığı Bir Zekâ Sorunu Mu?

Disleksi bir zekâ geriliği görülmeksizin bireylerde karşılaşılan okuma güçlüğü durumudur. Hastaların tamamına yakınının zekâ düzeyleri normal veya üstündür.

Disleksi Hastası Ünlüler Kimlerdir?

Disleksi ender görülen bir hastalık değildir. Bu sebeple pek çok bilim adamı, sanatçı, mucit, kâşif disleksi hastaları vardır. Disleksi hastaları dünyayı bizden çok farklı gördüğü için sanata yatkın bireylerdir. Leonardo Da Vinci, Pablo Picasso, Walt Disney, Albert Einstein, Wolfgang Amadeus Mozart, Tom Cruise, Stephen Hawking, Winston Churchill, John Lennon, Thomas Edison, Wright Kardeşler, Sylvester Stallone, Agatha Christie, Alexander Graham Bell, Robin Williams, Aslı Enver, Dwight D. Eisenhower, Henry Ford, Ingvar Kamprad, Muhammed Ali, Ebru Cündübeyoğlu gibi tanınan isimlerin disleksi hastası olduğu bilinmektedir.

Disleksi Hastası Çocuklar Deha Mıdır?

Dislektik çocukların bazılarının üstün zekalı olduğu bilgisi doğrudur. Ancak bütün disleksiklerin deha olduğu konusunda kesin bir veri bulunmamaktadır. Her disleksi hastası dahi değildir. Dahi olarak bilinen birçok bilim adamı ve sanatçının da disleksik olduğu gerçeği unutulmamalıdır.

Disleksi Hastası Çocuklar Matematiksel İşlemleri Yapabilir Mi?

Disleksinin türüne bağlı olarak bazı disleksik çocuklar matematik işlemlerinde zorlanabilir. Ancak disleksi olan birçok hastanın aritmetik alanında problem yaşamamaktadır.

Disleksi Hastaları Özel Eğitim Almalı Mıdır?

Disleksi hastaları akranlarıyla aldığı eğitimden hariç mutlaka destek özel bir eğitim almalıdır. Bu onların akranlarına yetişebilmelerinde çok fayda sağlayacaktır. Ayrıca disleksik çocuklar normal çocuklardan farklı şekillerle öğrenebilirler. Bu metotların tespiti ile alacakları özel eğitim kesinlikle gerekli bir uygulama olacaktır.

Disleksi Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Disleksinin bilinen bir tedavisi yoktur. Disleksik bireyler aldıkları özel eğitimlerle akranlarına yetişebilirler. Hayat onlar için bizlerden biraz daha farklı ve zor olsa da doğru eğitimle hayatları kolaylaştırılabilir.

Disleksi Hastalığının İlaç Tedavisi Var Mı?

Uzmanlar disleksi tedavisinin ilaçla değil bireyselleşmiş eğitimlerle sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Disleksinin ilaç tedavisi bulunmamaktadır.

Disleksi Hastaları Diğer İnsanlardan Farkı Nedir?

Disleksik bireyler dünyayı normal insanlardan çok daha farklı algıladığı için farklıdırlar. Bu farklılık beyindeki bazı fonksiyon bölgelerinin farklı çalışmasından kaynaklanır.

Disleksi Hastalarının Sabırsız Olmaları Hızlı Düşünmekten Mi Kaynaklanır?

Disleksi hastalarının normal bireylerden daha hızlı düşündüğüne dair elimizde net kanıtlar yoktur. Sabırsızlıklarının kaynağı dikkat eksikliği gibi pek çok neden olabilir. Disleksi hastaları çok çabuk sıkılırlar ve bu durum onlarda sabırsızlığı doğurur.

Disleksi Hastaları Neden Öğrenme Güçlüğü Çeker?

Disleksi, öğrenme bozukluklarının alt başlığı olan okuma güçlüğünü temsil etmektedir. Öğrenme zorluğu pek çok kaynaklı olabilir. Bunun nedenlerinden biri disleksi olabilir. Bu nedenle uzman teşhisi olmadan bunu söylemek mümkün değildir.

Disleksi Hastaları Bir İşte Çalışabilir Mi?

Disleksi hastaları aldıkları doğru eğitim sayesinde oldukça başarılı bireyler olabilir. Elbette bir işte çalışabilir, bir sanat alanında ilerleyebilir ve bilime yönelebilirler.

Disleksi Testi Nedir?

Disleksi şüphesiyle bir uzmana başvurulduğunda çocukta disleksinin varlığı birtakım testler ile kanıtlanır. Nöropsikologlar disleksiyi teşhis edebilmek için Wechsler Intelligence Scale of Children (WISC) testini uygularlar. Bu test kendi içinde alanlara ayrılır.

Disleksi Hastalığı İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Disleksi oldukça özel bir hastalıktır. Belirtilerin keşfedilmesinden hemen sonra mutlaka bu konuda uzman olan pedagoglara başvurulmalıdır. Disleksinin tedavi süreci konusunda uzmanlaşan çocuk psikiyatrisi uzmanları bulunmaktadır. Bu uzmanlar her hastanede bulunmasa da ilgili sevk işlemleri başvurulan hastanenin psikiyatri bölümü tarafından gerçekleştirilecektir.

Disleksi Hastalığı Neden Olur?

Disleksi hastalığına tam olarak neyin sebep olduğu bilinmese de ilgili sebebin beynin çalışma sistemine etki ettiği bilinmektedir. Okuma ve anlama sistemi, disleksi olmayan kişilere göre daha farklı bir yoldan gerçekleşmektedir. Bu da hastalığa dair belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. Disleksi hastalığı sonradan değil doğuştan gerçekleştiği için, genetik bazı faktörlerin işin içinde olduğu tahmin edilmektedir.

Disleksi Tedavi Edilmez İse Ne Olur?

Disleksinin, disleksiyi tamamen ortadan kaldıracak bir tedavisi olduğu söylenemez. Tedavilerin tamamı belirtileri azaltmaya yöneliktir. Tedavi gerçekleştirilmediği takdirde belirtiler çok daha şiddetli olacağından dolayı hastanın sosyal, akademik ve iş yaşamı sekteye uğrayacaktır. Gelişimsel bazı problemler de kümülatif bir etki oluşturarak psikolojik baskı ortamının oluşmasına sebebiyet verecektir.

Disleksi Hastalığı Sonradan Olur Mu?

Disleksi hastalığının sonradan ortaya çıktığı vakalarla karşılaşılsa da bunlar genelde ihmal sonucu doktora geç başvurulmasından kaynaklanmaktadır. Disleksi doğuştan itibaren ortaya çıkan ve genelde yedi – on yaş arasında büyük oranda ortadan kalkan bir hastalıktır. Hastalık on yaşından sonra şiddetli şekilde nadiren kendini gösterir.