Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından daha fazla bilgi için Kişisel Verilerin Korunması Kanunu sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.

Depresyon

Depresyon Hakkında
Depresyon Nedenleri
Depresyon Belirtileri
Depresyon Tanı Ve Teşhis Yöntemleri
Depresyon Risk Faktörleri
Depresyon Komplikasyonları
Depresyon Nasıl Önlenir?
Sık Sorulan Sorular

Olaylara ve tüm uyaranlara karşı verilen tepkilerin zayıflaması, endişe ve kaygı durumunun yoğun bir şekilde hissedilmesi ve karamsarlığın artması durumu, ruhsal bozukluk olarak nitelendiriliyor ve tüm bu sorunlar depresyonu da beraberinde getiriyor. Son dönemde çok daha yoğun bir şekilde gözlemlenen bu sorun, ciddi hastalıklardan bir tanesidir ve tedavi edilmediği takdirde farklı ruhsal sıkıntılara da sebebiyet verebiliyor.

Depresyon günümüzde tedavisi yapılabilen bir hastalıktır bu hastalıkta en önemli konu hastaya erken teşhis konulmasıdır bu sayede hastanın tedavisi daha rahat olacaktır. Depresyon, keskin belirtiler ile kendini ortaya koyan ve teşhisi gayet kolay olan bir hastalık türüdür ve ruhsal bozukluk olarak tanımlamak da mümkündür.

İnceleyen ve Onaylayan : Uzman Dr. Güler Mocan

Depresyon Hakkında

Her karamsarlık durumu ya da endişe ve kaygı durumu depresyon olarak karşılık bulmuyor. Kısa süreli endişe ve kaygı durumu geçici ya da dönemsel bir sorun olarak da karşımıza çıkabilir. Depresyon, çok daha ciddi bir ruhsal sorunlar bütünüdür ve tedavi edilmediği takdirde intihara teşebbüs düşüncesi de her geçen gün daha yoğun ve güçlü bir hal alacaktır.

Hastaların büyük bir kısmı depresyonda olduğunu kabul ederken büyük bir kısmı da bu durumu kabul etmekten kaçıyor. Hobi edinmek, farklı uğraşlara yönelmek ve sosyal hayat ile bütünleşmek, depresyon hastalığının tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Terapiler ve ilaç tedavisi de bu dönemde destekleyici bir rol oynayacaktır.

Depresyon Nedir?

Uyaranlara kayıtsız kalma ve olaylar karşısında negatif düşünceler ile birlikte fiziksel yorgunluğu daha güçlü hale getirme durumuna depresyon adı veriliyor. Depresyon, ruhsal bir sorundur ve tedavi edilmediği takdirde kişinin gündelik hayatını da olumsuz anlamda etkileyecektir. Depresyon hastalığına sahip kimseler, insanlar ile iletişim kurmaktan kaçınır ve yalnız kaldıklarında daha mutlu olduklarını düşünmeye başlar.

Depresyon hastalığı, ilaç tedavisi ve psikoterapi uygulamaları ile birlikte tedavi edilebilecek bir hastalıktır. Ayrıca hastalığın altında yatan sebebe bağlı olarak hasta için en ideal tedavi yöntemi belirlenir ardından zaman kaybetmeden tedaviye başlanmalıdır. Psikolojik destek alarak da depresyon hastalığından kısa süre içerisinde kurtulmak mümkündür.

Günümüzde Depresyon Görülme Sıklığı

Ülke nüfusuna bakıldığında %3’lük bir oran karşımıza çıkıyor ve bu oranın son dönemde artış gösterdiğini de belirtmek gerekiyor. Erkekler, kadınlara nazaran daha az depresyona giriyor ve kadınlarda bu oran çok daha yüksek. Kadınların duygusal anlamda daha yoğun yaşadıkları biliniyor ve bu da depresyon riskini biraz daha arttırıyor.

Yoğun ve stresli iş hayatının yanı sıra ikili ilişkilerde yaşanan sorunlar da depresyonu tetikleyen unsurlardan bazılarıdır. Depresyon hastalığının tedavisinde zihinsel rahatlık büyük bir önem taşıyor ve hastaların stresli ortamdan ya da bu tür ilişkilerden olabildiğince uzak kalmaları gerekiyor. Aksi takdirde hastalık her geçen gün biraz daha ilerleyecek ve farklı sorunları da beraberinde getirecektir.

Depresyon Türleri

Depresyon hastalığı, 6 farklı grupta ele alınarak değerlendiriliyor. Hastalığın tedavi yöntemi bu belirlemelere bağlı olarak daha sağlıklı bir şekilde tespit edilecek ve uygulanacaktır. Depresyon, basit bir sorun gibi lanse ediliyor ve yapılan en büyük hatalardan bir tanesi de ne yazık ki budur. Tedavi edilmediği takdirde intihar düşüncesi her geçen gün daha güçlü bir hal alıyor ve hasta bir süre sonra yaşamaktan keyif almadığını düşünmeye başlıyor.

İkili ilişkilerin zayıflaması ve kişinin toplumdan uzaklaşması ile birlikte sosyal hayat da belli oranda zedelenecektir. Vakit kaybetmeden bir uzman yardımı almanız sizler için en doğru tercih olacaktır ve bu sayede hastalığın tedavisi de daha kolay bir sürece karşılık geliyor.

Majör Depresyon

Kendiliğinden düzelmesi mümkün olmayan en inatçı ve sıkıntılı vakalardan bir tanesidir. Kişi kendini değersiz hissetmeye başlar ve bununla birlikte üzüntü hali de çok daha yoğun bir şekilde hissedilir. Ümitsizliğin yanı sıra olaylara sürekli olarak negatif açıdan bakma durumu da bu depresyon türünün en önemli belirtilerinden bir tanesidir.

Hastalık tedavi edilmediği takdirde üzüntü ve umutsuzluk durumu her geçen gün daha şiddetli bir hal alacak ve kişiyi farklı zihinsel problemlere de sürükleyecektir. Majör depresyon, en tehlikeli tür olarak lanse ediliyor ve vakit kaybetmeden tedavi edilmesinde fayda vardır.

Melankolik Depresyon

Kişi, sağlıklı döneminde keyif aldığı herhangi bir aktiviteden keyif almamaya başlar ve olumsuz düşünceler bu türde de yoğun bir şekilde gözlemlenir. Yalnız başına kalmak kişiye büyük keyif verir ve insanlardan nefret etmeye başlar. Her geçen gün daha değersiz olduğunu ve toplumda yerinin olmadığını düşünecektir. En az majör depresyon kadar tehlikeli türlerden bir tanesidir ve intihar riski de söz konusudur.

Hastalığın tedavisinde genellikle psikoterapi uygulamalarına başvuruluyor ve bununla birlikte güçlü antidepresanlar da destekleyici nitelik taşımaktadır. Hastanın şikayetleri ele alındığı takdirde hastalığın teşhisi de mümkün olacaktır. Belirtileri ile birlikte kendini net bir şekilde ifade edebilen depresyon hastalığı türüdür.

Post Partum Depresyon

Kadınlarda görülen ve özellikle doğumdan sonraki dönemde meydana gelen depresyon türü, yalnız hissetme duygusunun yanı sıra endişeli ve kaygılı bir ruh halini de beraberinde getiriyor. Kişi kendini her geçen gün daha çaresiz ve daha güçsüz hissedecektir ve hastalık tedavi edilmediği takdirde bu duygu değişimleri daha yoğun bir şekilde hissediliyor. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise hasta hem kendine hem de bebeğe zarar vermek isteyebiliyor. Bu düşüncenin yoğun bir şekilde yer aldığı hastalarda intihar düşüncesi de mevcuttur. Doğumdan sonraki 1 yıllık süreçte dikkatli olmak gerekiyor ve dilerseniz psikolojik yardım da alabilirsiniz. Bu sayede kaygılarınızdan ve endişelerinizden kurtulmanız da daha kolay bir hal alacaktır.

Atipik Depresyon

Majör depresif bozukluklar grubunda değerlendirilecek olan depresyon türüdür. Uyaranlara ve çevresindeki gelişmelere karşı verdiği tepkiler anlaşılma olabilir. Mutlu bir anında abartılı bir sevinç gösterisi gerçekleştiren hasta, üzüntü duyacağı bir olayda da abartılı bir üzüntü içerisine girebiliyor. Tavırları ve tepkileri, sağlıklı bir insana nazaran daha keskin ve serttir.

Atipik depresyon sahibi kişilerin ikili ilişkilerde de başarısız olduğu gözlemlenmiştir. Düşünceler genellikle olumsuz yöndedir ve umutsuzluğa kapılma durumu da çok daha fazladır. Tedavi edilmediği takdirde farklı zihinsel sorunları da beraberinde getirebilir ve intihar düşüncesi de zamanla yerleşecektir.

Distimi Depresyon

Hastalığın belirtileri iki yıllık süre zarfında kendini daha net bir şekilde ortaya koyuyor ve teşhisi pek de kolay olmayan depresyon türlerinden bir tanesidir. Rutin olarak gerçekleştirilen aktivitelere duyulan ilgi zamanla zayıflar ve kişi kendini sürekli olarak yorgun hisseder. Ümitsizlik, bu depresyon türünde çok daha fazladır ve olaylara bakış açısı da diğer depresyon türlerinde olduğu gibi negatif yöndedir.

Distimi depresyon sahibi hastaların özgüven problemi de vardır ve sahip olunan özgüven zamanla yitirilecektir. İnsanlarla konuşurken sürekli olarak kendini eksik hisseder ve verdiği tepkiler de abartılıdır. Tedavi edilmediği takdirde intihar düşüncesini de güçlü hale getiren bir depresyon türüdür. Psikoterapi yöntemleri ve ilaç tedavisi ile birlikte bu hastalıktan kurtulmak mümkündür ve yaşam kalitesini arttırmak da söz konusu olacaktır.

Mevsimsel Depresyon

Gün ışığının azaldığı anlarda ve akşam saatlerinde çok daha yoğun bir şekilde gözlemlenen depresyon türüdür. Diğer depresyon türlerine nazaran daha zayıf bir hastalık olduğunu da belirtmek gerekiyor. Kadınlarda daha yoğun bir şekilde görülen bu tür, genç yaştaki erkekleri de etkisi altına almış durumda. Endişe ve kaygı çok yoğun bir şekilde hissedilmez ancak bir üzüntü durumu mevcuttur.

Kış aylarında ve yağmurlu günlerde daha yoğun bir şekilde gözlemlenen hastalık, psikoterapi uygulamaları ile birlikte kısa süre içerisinde tedavi edilebiliyor. Sıkıntılı sonuçlar doğuran bir tür değildir ve tedavi edilmesi de diğer türlere nazaran daha kolaydır.

Depresyon Tedavisi

Depresyon hastalığı tedavi edilmeden önce hastalığın türü belirlenmeli ve buna bağlı olarak en uygun tedavi yöntemi tercih edilmelidir. İlaç tedavisi, başarılı sonuçlar doğuran tedavi yöntemlerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor ancak bir hastaya iyi gelen ilaç grubunun diğer hastada aynı etkiyi göstermeyeceğini de bilmeniz gerekiyor. Bu yüzden kulaktan dolma bilgiler ve öneriler ile ilaç kullanmak kesinlikle tavsiye edilen bir şey değildir.

Depresyon tedavisinde psikoterapi uygulamalarına da çok fazla yer veriliyor ve özellikle grup terapileri ile birlikte bu sorundan kurtulmak mümkündür. Depresyon hastası kimseler, sorunlarını paylaşmaktan çekindikleri için psikoterapi uygulamaları daha rahatlatıcı bir hal alıyor.

Psikoterapi

Zihinsel rahatlamayı sağlayacak konuşma terapilerinin tümüne psikoterapi adı veriliyor. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilecek olan bu tedavi yöntemi ile birlikte sorunlarınızdan kısa süre içerisinde kurtulmanız mümkün hale geliyor. Psikoterapi kimi zaman tek başına yeterli olmayabilir ve bu tür durumlarda ilaç tedavisine de başvurulacaktır. Depresyon hastalığının tedavisinde iki yöntem bir arada yürütülebiliyor ve daha etkili sonuçlar almak da mümkündür.

Depresyon hastaları hayatlarının belli dönemlerinde psikolojik destek almaya ihtiyaç duyuyor ve bu sayede kendilerini daha iyi hissediyorlar. Bu bağlamda tedavi bir ömür boyu devam edebilir ve rahatlamak istediğinizde psikolojik desteğe başvurabilirsiniz. İlaç tedavisi ile birlikte yürütüldüğünde süreç daha hızlı ve daha sağlıklı bir hal alacaktır.

İlaç Tedavisi

Depresyon hastalığının tedavisinde psikoterapi uygulamalarının yanı sıra ilaç tedavisine de başvurulabilir. Reçetelerde genellikle ağır antidepresanlar yer alıyor ve kullanım konusunda da dikkatli davranmak gerekiyor. Bu ilaç grubunun çok fazla yan etkisi var ve bazıları intihar düşüncesini tetikleyen ilaçlardır. Bu yüzden hasta olabildiğince bu ilaçları doğru ve dikkatli kullanmalı hasta bunları yaptığı zaman kendi sağlığı açısından başarılı sonuçlar elde edecektir. Ancak hastanın sağlığı açısından bu ilaçları gittiği doktor kontrolünde kullanırsa daha faydalı sonuçlar elde edecektir. Tam iyileşme gerçekleştikten sonra ilaç kullanımına son verilecektir. İlaçlar bağımlılık yapmıyor ancak az önce de dile getirdiğimiz gibi ağır ilaçlar oldukları için temkinli davranmak gerekiyor ve doktor kontrolünde kullanım bu yüzden çok daha büyük bir önem taşıyor.

Antidepresanlar

Sakinleştirici özelliği ile depresyon tedavisinde en etkili ilaç gruplarından bir tanesi olan antidepresanlar, doktor denetiminde kullanılmalı ve tam iyileşme gerçekleşene kadar düzenli bir kullanım tercih edilmelidir. Antidepresan ilaç grubunda yer alan ilaçların yan etkileri de bir hayli fazla ve meydana gelebilecek komplikasyonlar hakkında hastaların da bilgilendirilmeleri gerekiyor. İlaçlar, bağımlılık yapacak ilaçlar değildir ancak doktor denetiminde kullanılmalı ve herhangi bir şikayet durumunda yine doktora başvurulmalıdır. Aksi takdirde büyük sorunlar doğurabilir ve farklı şikayetlere de sebebiyet verebilir. Doktorunuz gerekli uyarıları yapacak ve yan etkiler konusunda da bilgi verecektir.

Anksiyolitik

Anksiyete bozuklukların giderilmesinde etkin rol oynayan ilaç gruplarından bir tanesi de anksiyolitik ilaçlardır. Antidepresanlar gibi doktor kontrolünde kullanılmalı ve tam iyileşme neticesinde bırakılmalıdır. Bu ilaç grubunda yer alan ilaçların endişe ve kaygı giderici özelliğe sahip olduğunu belirtmek gerekiyor ve depresyon tedavisinde de önemli bir yere sahip olduklarını görebiliyoruz. Depresyon hastalarının en büyük sorunu, sahip oldukları endişe ve kaygı durumu ile baş edemiyor oluşlarıdır. Anksiyolitik ilaç grubunda yer alan ilaçlar da bu konuda önemli bir yere sahip ve kısa süre içerisinde etkisini daha net bir şekilde ortaya koyuyor.

Depresyon tedavisinde ilaç tedavisinin önemli bir yere sahip olduğunu belirtmek gerekiyor ve psikoterapi uygulamaları ile birlikte çok daha başarılı sonuçlar verecektir.

Antipsikotik

Zihinsel rahatsızlıkların ve özellikle şizofreni hastalarının tedavisinde daha önemli bir yere sahip olan bu ilaç grubu, depresyon hastalarının tedavisinde de tercih edilmektedir. Ruhsal hastalıkların giderilmesinde ve yine bu hastalıkların ortaya koyduğu komplikasyonların giderilmesinde etkin rol oynayan ilaçlar, doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Yan etkileri bir hayli fazla ve bu ilaçları düzenli olarak kullanan hastaların gün içerisinde daha uyuşuk ve daha halsiz bir vücut yapısına sahip olduklarını görebiliyoruz. Depresyon tedavisinde yer verilen ilaçlar, psikoterapi uygulamaları ile birlikte daha etkili sonuçlar doğuruyor. Reçete dışına çıkmamakta fayda var, aksi takdirde fayda sağlamak yerine zarar elde edebilirsiniz ve birçok hastanın yaptığı hatalardan bir tanesi de tavsiyelere göre ilaç kullanmak oluyor.

Tiroid Hormonu

Tiroid hormonunun yeteri kadar salgılanamaması ve normale oranla daha az salgılanıyor olması da üzüntü ve kaygı durumunu beraberinde getiriyor. Hormon yetersizliği durumunda kişi gündelik hayatta daha mutsuz ve enerjisi düşük bir ruh haline sahip oluyor. Depresyon hastalığının birçok farklı nedeni olabilir ve hormonal denge de bu sorunlardan bir tanesidir. Tespit edildiği takdirde hormon tedavisine başvurulacaktır ve ilaç desteği ile birlikte bunu sağlamak kimi zaman mümkündür.

Depresyon hastalığının tedavisinde en önemli detay, hastalığın altında yatan nedene bağlı olarak uygun tedavi yönteminin belirlenmesi olacaktır. Var olan sorun ortadan kaldırıldıktan kısa bir süre sonra hastalığın komplikasyonları da yok edilecektir.

Depresyon Nedenleri

Depresyon hastalığının birçok farklı nedeni mevcut ve bu nedenlerden bir tanesi de stres ve baskı durumudur. Özellikle son dönemde bu hastalığa yakalanan insanların sayısında büyük ve belirgin bir artış söz konusudur. Yoğun iş hayatı stres durumunu da beraberinde getiriyor ve zihinsel olarak bu strese dayanamayan kişiler, kendini her geçen gün daha güçsüz ve daha yalnız hissediyor. Hastalık tedavi edilmediği takdirde gündelik hayata olduğu gibi iş hayatına da sirayet ediyor.

Umutsuzluk her geçen gün artacak ve kişi kendini daha güçsüz hissedecektir. Stres ve baskı ortamından mümkün olduğunca uzak kalmak gerekiyor ve sosyal hayata yakınlık da en önemli tedavi yöntemlerinden bir tanesidir.

Umutsuzluğun Güçlenmesi

Olumsuz düşüncelerin zihni her geçen gün biraz daha fazla meşgul etmesi, kişiyi daha umutsuz bir karaktere dönüştürüyor. Özsaygı kaybediliyor ve toplumda yeri olmadığını düşünmeye başlayan hastalar, her geçen gün biraz daha yalnızlaşıyor. Herhangi bir belirti durumu söz konusu olduğu takdirde vakit kaybetmeden uzman yardımı almanız kesinlikle lehinize olacaktır. Depresyon hastalığının evde tedavisi ya da kendiliğinden geçmesi gibi bir durum pek de mümkün değildir.

İnsanlardan uzaklaşarak tedavi olamazsınız ya da yalnız başınıza kalarak olumsuz düşünceler ile baş etmeniz de ne yazık ki mümkün değildir. Profesyonel yardım alarak süreci daha sağlıklı hale getirmek ise mümkündür.

Depresyon Belirtileri

Depresyon hastalığı, hastanın şikayetleri doğrultusunda kolayca teşhis edilebiliyor. Kesin belirtiler ile kendini ortaya koyan hastalık, ciddi bir ruhsal sorun olarak karşımıza çıkıyor. Hasta kişi her geçen gün toplumdan biraz daha uzaklaşıyor ve yalnız kalmak onu daha fazla mutlu ediyor. Bu mutluluk bir süre sonra alışkanlık haline geliyor ve kişi yakın çevresinden uzaklaşıyor. Yalnızca ikili ilişkileri değil, gündelik hayatı ve sosyal hayatı da olumsuz etkileyen hastalıklardan bir tanesidir ve tedavi edilmediği takdirde intihar düşüncesi de her geçen gün biraz daha güçlü bir hal alacaktır. Bu gibi belirtiler ile karşılandığı andan itibaren mümkün olan en kısa sürede doktorunuzdan yardım almanız gerekiyor bu sağlığınız açısından size en faydalı olandır.

Günlük Aktivitelerde Yavaşlama

Depresyon hastası kimseler, gündelik hayattan her geçen gün biraz daha uzaklaşır ve rutin işlerde belli oranda yavaşlama meydana gelir. Kişi yataktan çıkmak istemez ya da yapması gereken herhangi bir işi sürekli olarak ertelemeyi tercih eder. Gündelik hayatı sekteye uğratan sıkıntılı bir hastalık olarak karşımıza çıkan depresyon hastalığı, iş hayatını ve sosyal hayatı da olumsuz etkiliyor.

Depresyon hastalığına sahip insanlar endişe ve kaygıyı çok daha yoğun bir şekilde barındırıyor ve zihinsel yorgunluk bir süre sonra fiziksel yorgunluğu da beraberinde getirecektir.

Aşırı Halsizlik

Vücuttaki uyuşmalar ve aşırı halsizlik durumu da depresyon hastalığının en önemli belirtileri arasında yer alıyor. gündelik hayatta yapılması gereken sıradan bir iş bile depresyon hastalarına zor gelmektedir ve bu işi ertelemek onlar için daha kabul edilebilir bir durumdur. Aşırı halsizlik, uyku ihtiyacını da artırıyor ve depresyon hastası kişiler günün büyük bir kısmını uyuyarak ya da evde dinlenerek geçirmeyi tercih ediyorlar. Hastalık, tedavi edilebilen bir hastalıktır ve psikoterapi yöntemlerinin yanı sıra ilaç tedavisi de bu hastalığın tedavisinde önemli bir rol oynuyor. Bu yüzden belirtilerini anlar anlamaz en kısa sürede uzman bir doktora başvurmalısınız. Bu sayede tedavi süreci daha sağlıklı bir hal alacaktır. Şikayetlerinizi ve endişelerinizi doktorunuz ile paylaşarak yardım alabilirsiniz.

Cinsel İstekte Azalma

Depresyon hastalarında görülen en önemli sıkıntılardan bir tanesi de cinsel istekte meydana gelen azalmadır. Kişi, kısa bir süre sonra cinselliğe ihtiyaç duymayacak ve karşı cinse duyarsız bir hale gelecektir. İkili ilişkilerdeki zayıflama da gözle görülür belirtilerden bir tanesidir. Uzun süreli devam eden depresyon durumunda cinsel isteksizlik hali daha yoğun bir şekilde hissedilecektir ancak kişi bunun eksikliğini hissetmez ve bu şekilde mutlu olduğunu dile getirir.

Depresyon, insan vücudunu bütünüyle etkiliyor ve yalnızca zihinsel yorgunluk değil, fiziksel yorgunluk da ortaya çıkıyor. Depresyon, tedavi edilebilen bir hastalıktır ve profesyonel yardım alındığı takdirde bu süreç daha hızlı ve sağlıklı bir seviyeye ulaşacaktır.

Hiçbir şeyden Keyif Alamama

Depresyon hastası kişiler, daha önce keyif alarak gerçekleştirdikleri aktivitelerden de keyif almamaya başlıyor. Sohbet etmeyi sevdikleri kişiler artık onlara mutluluk vermiyor ve yalnızlık, sığındıkları en güçlü arkadaş haline geliyor. Gündelik hayat daha sıkıcı ve daha depresif bir hal alırken kişi yalnızca zihinsel olarak değil, fiziksel olarak da bitkin bir karaktere sahip oluyor.

Hiçbir şeyden keyif alamama durumu uzun süreli hale geldiği takdirde psikolojik destek almanız gerekecektir. Şikayetlerinizi paylaşabileceğiniz birileri olduğu takdirde endişe ve korku durumu da kısa sürede ortadan kalkacak ve yeniden hayattan keyif almaya başlayacaksınız.

Aşırı İlgi Kaybı

Odaklanma sorunu, depresyon hastalarının yaşadığı sıkıntılardan bir tanesidir ve hastalığın en önemli belirtisi olarak da karşımıza çıkıyor… Aşırı ilgi kaybı, odaklanma sorunu ile birlikte motivasyon kaybını da beraberinde getiriyor. Gündelik hayatın yanı sıra iş hayatını ve ikili ilişkileri de etkileyen sıkıntılardan bir tanesidir. Aşırı ilgi kaybı, gündelik hayattaki sıradan işlerin yerine getirilmesini de daha zor ve sıkıntılı hale getirecektir. Depresyon hastası kişiler, rutin işleri yapmaktan kaçınıyor ve bu işler bir süre sonra onlar için işkenceye dönüşüyor.

İç Sıkıntısı

Endişe ve kaygı durumu, zihinsel meşguliyet durumunu da olumsuz etkiliyor. İç sıkıntısı da depresyon hastalığının en önemli belirtilerinden bir tanesidir ve hastalık tedavi edilmediği takdirde sıkıntı durumu her geçen gün biraz daha artış gösterecektir. İç sıkıntısı, kişinin düşüncelerini de etkisi altına alıyor ve mutlu bir olaya bile olumsuz yorum yapabiliyor ya da kötü olanı düşünmeyi tercih ediyor. Depresyon hastalığı, kişiyi zihinsel olduğu gibi fiziksel olarak da yoruyor ve hayattan bezmiş bir insan yaratıyor. Hastalığın tedavisi mümkündür ve özellikle psikoterapi uygulamaları ile birlikte kişi hem zihinsel hem de fiziksel anlamda büyük bir rahatlama yaşayacaktır. Tedaviyi ertelemek yerine bir an önce uzman yardımı almak gerekiyor ve erken teşhis ile birlikte hastalığın tedavisi çok daha kolay bir hal alacaktır. Depresyon, kendiliğinden geçen ya da evde tedavi edilebilen bir hastalık değildir.

Huzursuzluk

Olumsuz düşüncelerin zihni her geçen gün daha yoğun bir şekilde meşgul etmesi ile birlikte huzursuzluk durumu da artış gösteriyor. Kişi en mutlu anlarında bile olumsuz düşünceler ile baş etmek durumunda kalıyor ve bu detay zihinsel yorgunluğu da beraberinde getiriyor. Huzursuzluk, endişe ve kaygı ile birleştiği takdirde depresyon hastası kişi, kendini sosyal hayattan da uzaklaştırıyor ve tek başına bir yaşam biçimini benimsiyor. Gündelik hayat, sosyal hayat ve iş hayatını da olumsuz etkileyen bir hastalıktan bahsetmek mümkün ve tedavi edilmediği takdirde intihar düşüncesi de daha güçlü bir hal alıyor.

Mutsuzluk

Depresyon hastalığının en önemli belirtilerinden bir diğer ise devam eden mutsuzluk durumudur. Endişe ve kaygı durumu bir süre sonra bedeni de ele geçiriyor ve kişi en keyifli anlarda bile mutsuz olacak bir sorun bulabiliyor. Olumlu düşünce yavaş yavaş uzaklaşıyor ve depresyon hastası kişinin durum değerlendirmeleri daha çok olumsuza yönelik bir hal alıyor.

Psikoterapi uygulamaları, mutsuzluk durumunun giderilmesi için uygulanan en önemli tedavi yöntemlerinden bir tanesidir.

Psikolojik destek alarak da bu uygulamalar katkıda bulunabilir ve tedavi sürecini daha hızlı hale getirebilirsiniz. Mutsuzluk, bazı hastalarda intihar düşüncesini de tetikliyor ve kişi bir süre sonra hayat ile bağının kalmadığını düşünerek tercihini intihardan yana yapıyor.

İştah Kaybı

Depresyon hastalığı ile birlikte beslenme düzeninde de aksamalar meydana geliyor. İştah kaybı, hastalığın belirtileri arasında yer alıyor ve bununla birlikte kilo kaybı da söz konusu hale geliyor. İştah kaybı, aynı zamanda bağışıklık sistemini de zayıflatacaktır ve farklı hastalıklara da davetiye çıkartabiliyor. Depresyon hastalığının çok sayıda belirtisi var ve bu belirtiler birlikte değerlendirildiği takdirde hastalığı teşhis etmek de çok daha kolay bir hal alıyor.

Depresyona giren kişi gündelik hayattaki birçok aktiviteden uzaklaşıyor ve beslenme eylemi de bunlardan bir tanesidir. Bu durum sürekli hale geldiği takdirde aşırı kilo kaybı da daha belirgin bir hal alacak ve bağışıklık sistemi de günden güne zayıflayacaktır.

Uyku Bozuklukları

Depresyon hastalarının uyku düzeni genellikle bozuktur ve özellikle gece yarıları daha sıkıntılı bir hal almaktadır. Zihinsel meşguliyet çok fazla olduğu için uyku problemi de daha belirgin bir hal alır. Teşhis esnasında bu şikayetinizi de dile getirdiğiniz takdirde sakinleştirici ilaçlar yazılacak ve uyku problemi kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulacaktır. Uyku ilaçları da yine bu dönemde sizlere yardımcı olacak ilaç gruplarından bir tanesidir. Depresyon hastalığının çok sayıda belirtisi mevcut ve bu belirtiler gündelik hayatı da sekteye uğratacak seviyeye ulaşabiliyor. Uyku bozuklukları ile birlikte yalnızca gündelik hayat değil, iş hayatı da olumsuz etkilenecek ve motivasyon her geçen gün biraz daha düşecektir.

Dikkat Dağınıklığı

Depresyon hastalığı, sosyal hayatı olduğu gibi iş hayatını da olumsuz yönde etkiliyor. Odaklanma sorunu, dikkat dağınıklığı ve motivasyon düşüklüğü gibi sıkıntılar da depresyon hastalığı ile birlikte ortaya çıkan sorunlardan bazılarıdır. Dikkat dağınıklığı ile birlikte herhangi bir işe odaklanmak da zor bir hal alıyor ve bu da iş hayatını sekteye uğratıyor. Uyku bozuklukları da bu sorunu tetikleyen faktörlerden bir tanesidir ve uykusunu alamayan kişinin herhangi bir şeye odaklanması da daha zor olacaktır. Depresyon belirtileri ile karşı karşıya geldiğiniz takdirde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurabilir ve yardım alabilirsiniz.

Vücudun Çeşitli Bölgelerinde Ağrılar

Çok sık görülen bir belirti durumu değildir ancak bazı hastalar bu durumdan şikayetçi olduğu için bilgilendirmekte fayda var. Vücudun belli bölgelerinde oluşan ağrı durumu da depresyon hastalığının habercisi olabiliyor. Hastalar, gün içerisinde kendilerini daha zayıf ve uyuşuk hissetmektedir ve uyku bozuklukları da bunun en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Bu tür belirti durumu farklı hastalıkların da habercisi olabilir ve ertelenecek bir sorun değildir.

Depresyon, çok sayıda belirti ile birlikte kendini net bir şekilde ortaya koyabiliyor. Bu hastalıkta önemli olan yapılan teşhis ile beraber tedavisinin biran önce yapılması hastaya sağlığı açısından fayda sağlayacaktır. Vakit kaybetmeden bir uzmana başvurabilir ve sorunlarınızı paylaşabilirsiniz. İlaç tedavisi ve psikoterapi uygulamaları ile birlikte başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.

Ölüm ya da İntiharı Sık Sık Düşünmek

Şizofreni hastaları gibi depresyon hastaları da sık sık intiharı ve ölümü düşünebiliyor… Umutsuzluğa kapılma, kendini yalnız hissetme ve ilgi azlığı nedeniyle birçok depresyon hastası intihar düşüncesine sarılıyor. Hastalık tedavi edilmediği takdirde bu düşünce her geçen gün daha yoğun bir hal alıyor ve cesaret eden hastalar da intihar ederek hayatlarına son veriyor. Bu düşünceden uzaklaşmak için psikoterapi uygulamalarına ihtiyaç duyuluyor. İlaç tedavisi de etkin rol oynayacaktır ancak ağır depresanların da intihar düşüncesini güçlü kıldığını belirtmekte fayda var. İlaç tedavisinde doktor denetimi bu yüzden büyük bir önem taşıyor ve doz ayarlaması da en doğru şekilde yapılmalıdır.

Kendini Suçlu, Çaresiz ve Değersiz Hissetme

Depresyon hastası kişilerde en sık rastlanan belirtilerden bir tanesi de yaşanan her olayda kendini suçlu hissetme ve mahcup bir tavır sergileme durumudur. Bununla birlikte olaylara karşı çaresizlik durumu da yine hastalığın belirtilerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Gösterilen ilgiye rağmen depresyon hastası kişiler kendilerini değersiz ve yalnız hissetme konusunda da abartılı davranabiliyor ve bu düşünceyi yoğun bir şekilde hissediyorlar.

İkili ilişkilerde bu durum daha net bir şekilde gözlemleniyor ve herhangi bir tartışma durumunda az önce de dile getirdiğimiz gibi suçlu tarafın kendileri olduğunu düşünerek daha mahcup bir karaktere bürünüyorlar.

Depresyon Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Depresyon hastalığını teşhis edebilmek için hastanın şikayetlerinin değerlendirilmesi yeterli olacaktır. Bunun için herhangi bir tetkik ya da teste ihtiyaç duyulmuyor. Depresyon hastalığı, belirtileri neticesinde kendini keskin bir şekilde ortaya koyabilen bir hastalıktır ancak taklit edebileceği hastalıklar da mevcut ve bu konuda doktorlara da büyük sorumluluklar düşüyor. Sıkıntı ve şikayetlerinizi tüm detayları ile birlikte doktorunuzla paylaşmak durumundasınız ve teşhis konusunda sizler de yardımcı olacaksınız.

Depresyon günümüzde tedavisi yapılabilen bir hastalıktır bu hastalıkta en önemli konu hastaya erken teşhis konulmasıdır bu sayede hastanın tedavisi daha rahat olacaktır. Psikoterapi uygulamaları, grup terapileri ve son olarak ilaç tedavisi de depresyon hastalığının tedavisinde önemli bir yere sahiptir.

Hastalığın Teşhisi

Depresyon hastalığının teşhisinde, şikayetlerinizi en açık şekilde paylaşmanız gerekiyor çünkü hastalık hakkında en büyük fikri bu şikayetler verecektir. Bu şikayetler ile birlikte hastalığa neden olan sebepleri bulmak gerekiyor. Var olan bu nedenleri ortadan kaldırdıktan sonra depresyon hastalığı ile birlikte komplikasyonlar da kısa süre içerisinde ortadan kalkacaktır. Depresyon hastalığı tedavi edilmediği takdirde kişi kendini her geçen gün daha mutsuz ve ümitsiz hissedecektir.

Hastalık teşhis edildikten hemen sonra tedavi süreci başlatılmalı ve ilaç tedavisi de doktor kontrolünde gerçekleştirilmelidir. Hafife alınacak bir hastalık olmadığını da belirtmek gerekiyor ve intihar düşüncesini tetikleyen riskli hastalıklardan bir tanesidir.

Depresyon Belirtileriyle Benzer Belirtileri Olan Hastalıklar

Belirtileri ile farklı hastalıkları da taklit edebilen depresyon hastalığı, teşhis konusunda çok da büyük sıkıntılar yaşatmayacaktır. Şikayetleriniz detaylı bir şekilde doktorunuz ile paylaştığınız takdirde diğer hastalıklardan ayırt etmek de mümkün hale geliyor. Her hastalık, belirtileri ile bir diğer hastalığı ya da farklı hastalıkları taklit edebilir ancak teşhis konusunda muhakkak bir ayrım vardır ve bu durum depresyon hastalığında daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Hastalık teşhis edildikten sonra uygun tedavi yöntemi belirlenerek ilgili süreç hızlı bir şekilde başlatılmalı ve harekete geçilmelidir. Tedavisi ertelenecek bir hastalık değildir ve risk taşıdığını da ifade etmek gerekiyor. Bu riski ortadan kaldırmak ve daha sağlıklı bir yaşantıya adım atmak için vakit kaybetmemek gerekiyor.

Aids

Zayıf bağışıklık sistemi, halsiz vücut yapısı ve ümitsizlik durumu da aids hastalığının belirtileri arasında gösteriliyor ancak depresyon hastalığı ile aids hastalığını yan yana getirdiğimizde aradaki ayrımı yapmak kesinlikle çok daha kolay olacaktır. Her ne kadar belirtileri ile taklit ediyor gibi görünse de depresyon teşhisi koymak zor olmayacaktır.

Anksiyete Bozukluğu

Zihinsel rahatsızlıklar grubunda ele alabileceğimiz anksiyete bozukluğu da belirtileri ile birlikte depresyon hastalığına yakın görülen hastalıklardan bir tanesidir ancak bu iki hastalığı ayırt etmek çok da zor olmayacaktır ve yapılacak klinik testler neticesinde hastalık hakkında fikir yürütmek mümkündür.

Bipolar Bozukluk

Ruhsal sorunlardan bir tanesi olan bipolar bozukluk da yine depresyon hastalığı ile karşı karşıya getirilen ve belirtileri ile birlikte bu hastalığa yakın tutulan sorunlardan bir tanesidir ancak detaylı bir değerlendirme yapıldığında aradaki farkları tespit etmek de çok kolay olacaktır.

Şizofreni

Ortaya koyduğu belirtiler ile birlikte depresyon hastalığına da yakın duran şizofreni, taklit edilebilecek hastalıklar grubunda yer alıyor ancak depresyon ve şizofreni hastalığını ayıran bazı detayların olduğunu da görebiliyoruz.

Depresyon Risk Faktörleri

Depresyon hastalığının altında yatan çok sayıda neden var ve bu nedenler belirlenebildiği takdirde hastalığın tedavisi de daha mümkün ve kolay bir hal alıyor. Genetik ve fiziksel olmak üzere iki grupta ele alabileceğimiz risk faktörleri de hastalığı tetikleyen unsurların tamamını kapsamaktadır.

Genetik Faktörler

Ailenizde depresyon hastalığını yaşayan birileri varsa eğer bu detay sizin de mutlaka bu hastalık ile karşı karşıya geleceğiniz anlamına gelmiyor ancak risk altında olduğunuzu bilmenizde fayda var ve buna bağlı olarak önlemlerinizi de almalısınız. Genetik faktörler, birçok hastalıkta olduğu gibi depresyon hastalığında da bir adım öne taşınıyor. Ailede görülen bu hastalık gelecek nesillere de aktarılabiliyor ve risk ölçütü olarak karşımıza çıkıyor. Depresyon günümüzde tedavisi yapılabilen bir hastalıktır bu hastalıkta en önemli konu hastaya erken teşhis konulmasıdır bu sayede hastanın tedavisi daha rahat olacaktır.

Fiziksel Faktörler

Genetik faktörlerin yanı sıra fiziksel faktörler de depresyon hastalığında etkin rol oynuyor. Depresyon hastalığının çok sayıda nedeni olabilir ve hastalığın tedavisinde de öncelikli olarak bu nedenlerin belirlenmesi gerekecektir. Sahip olduğunuz farklı hastalıklar, depresyon sorununu da meydana getirebilir ve öncelikli olarak bu soruna yönelik bir tedavi yönteminin belirlenmesi kesinlikle daha doğru olacaktır. Doktorunuz bu konuda gerekli bilgilendirmeleri yapacak ve tedavi süreci hakkında da bilgi verecektir. Depresyon hastalığının tedavisinde genellikle psikolojik destek ve ilaç tedavisi gibi yöntemlere başvuruluyor ve başarı oranına bakıldığında gayet yüksek oranların karşınıza çıktığını sizler de fark edeceksiniz.

Beyin Yapısı ve Fonksiyonundaki Bozukluklar

İnsan vücudunun yönetim merkezi olan beyinde yaşanacak herhangi bir sorun, vücudu bütünüyle etkisi altına alıyor ve zihinsel sorunların da başını çekebiliyor. Depresyon hastalığı da beyin fonksiyonlarındaki bozukluklara bağlı olarak meydana gelen hastalıklardan bir tanesidir ve tedavi edilmediği takdirde insan yaşamını büyük ölçüde olumsuz etkileyecektir.

Depresyon, kısa süreli ruhsal sıkıntılar olarak tanımlanamaz ve çok daha ciddi bir hastalık olduğunu da ifade etmek gerekiyor. Evde tedavi edilebilen ya da kendiliğinden geçen bir hastalık değildir, bu yüzden hastalığın tedavisi için hiç vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almanız daha doğru ve daha sağlıklı bir hamle olacaktır.

Tiroid Fonksiyonundaki Bozukluklar

Tiroid hormonunun yeteri kadar salgılanamaması durumu ya da normale oranla daha az salgılanması durumu da zihinsel rahatsızlıkları beraberinde getiriyor. Bu hormonun az salgılanması, mutsuz ve huzursuz bir ruh haline sebebiyet veriyor ve depresyon hastalığının da en önemli belirtileri arasında gösteriliyor. Eğer depresyon hastalığının gerçek nedeni hormonal yetersizlik ise hormon tedavisine başvurulmalı ve bu doğrultuda ilerlenmelidir. Anlaşıldığı üzere depresyon hastalığının sebepleri farklılık gösterebiliyor. O yüzden en kısa sürede neden belirlenmeli ve belirlendikten sonra da en ideal tedavi uygulanacaktır.

Depresyon, ertelenecek ya da önemsenmeyecek bir hastalık değildir. Tedavi edilmediği takdirde intihar düşüncesini daha da güçlü kılan zihinsel bir sorun olduğunu bir kez daha hatırlatmak gerekiyor. Uzman yardımı alarak sizler de bu sorundan kısa süre içerisinde kurtulabilirsiniz.

Alkol ve Madde Kullanımı

Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı da depresyon hastalığını tetikleyen faktörler arasında yer alıyor. Bu maddelerin yoğun bir şekilde kullanılması yalnızca depresyon hastalığına değil, farklı birçok zihinsel hastalığa da sebebiyet verecektir. Mutsuzluk, karamsarlık ve olumsuz düşünce bu insanlarda çok daha yoğun bir şekilde hissedilir ve olaylara verilen tepkiler de daha serttir.

Depresyonu tetikleyen bu zararlı içeceklerden olabildiğince uzak durmak gerekiyor. Özellikle uyuşturucu madde kullanımı, alkole kıyasla daha güçlü bir etki yaratıyor. Bu zararlı içecekler, depresyonun yanı sıra farklı zihinsel problemlerin oluşmasında da başrol oynuyor.

Bazı İlaçların Kullanımı

Hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkilerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor ve kullanmadan önce bu konuda bilgi sahibi olmanız da önem arz ediyor. Bazı ilaçlar, depresyon hastalığını tetikleyici unsur olarak karşımıza çıkıyor ve bu ilaçların sürekli kullanımı tavsiye edilmiyor. Depresyon hastalığını tetikleyen birçok farklı unsur var ve bu unsurlar göz önünde bulundurularak hareket edildiği takdirde hastalık riskini en aza indirgemek ve en azından hastalıktan korunmak da mümkün hale gelecektir. İlaç tedavisi her ne kadar etkili bir tedavi yöntemi gibi görünse de bazı ilaçların yan etkilerine bakıldığında riskli sonuçlar doğurduklarını da görebiliyoruz. Bu sonuçlardan bir tanesi de depresyon hastalığı olarak karşımıza çıkıyor.

Kanserler

Doğrudan olmasa da dolaylı yoldan depresyon riskini arttıran hastalıklardan bir tanesi de kanser hastalığıdır. Bu hastalığa yakalanan kişilerin sağlıklı bir psikolojiye sahip olması gerçekten çok zordur. Yaşanan sorunlar kişiyi her geçen gün biraz daha yıpratıyor ve yalnızca fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da zayıflatıyor. Bu durum bir süre sonra depresyon riskini de artırıyor ve yapılan araştırmalar, bu tür büyük hastalıklar ile karşı karşıya kalan kimselerin depresyon hastalığına daha sık yakalandığını ortaya koyuyor. Bu tür durumlarda psikolojik destek almak her zaman için daha sağlıklı olacaktır. Uzman yardımı ile birlikte depresyon riskini en aza indirgemek ve bu hastalıktan korunmak çok daha kolay bir hal alıyor.

Kalp Hastalıkları

Kanser hastalıklarında olduğu gibi doğrudan olmasa da dolaylı yoldan depresyon riskini arttıran sorunlardan bir tanesi de kalp hastalıklarıdır. Bu tür büyük hastalıklar ile mücadele etmek gerçekten zor ve bu hastalığı yaşayan kişilerin psikolojik olarak da destek almaları gerekiyor. Bu sıkıntılı dönemde uzman yardımı ile birlikte zihinsel anlamda kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.

Depresyon hastalığı, her ne kadar basit bir hastalık gibi lanse edilse de intihar düşüncesini tetikleyen riskli bir hastalık olduğu gerçeğini unutmamak gerekiyor. Hastalık tedavi edilmediği takdirde birçok farklı zihinsel sorunu da beraberinde getirecek ve yaşam kalitesini iyiden iyiye düşürecektir.

Parkinson Hastalığı

Tiroid hormonu, Parkinson hastalarında çok daha zayıf bir çalışma düzenine sahip ve yeteri kadar salgılanamadığını da belirtmek gerekiyor. Bu hormonun normale oranla daha az salgılanıyor olması, ümitsizlik ve huzursuzluk gibi durumları da beraberinde getiriyor. Depresyon hastalığının en önemli belirtileri arasında yer alan hormonal dengesizlik, tedavi edilmediği takdirde zihinsel sorunların da habercisi olabiliyor. Bu tür bir sorun tespit edildiği takdirde hormon tedavisine başvurulacaktır.

Depresyon hastalığının nedeni belirleniyor buna bağlı olarak tedavi yöntemi belirlenerek mümkün olan en kısa sürede de tedaviye başlanıyor.

Çevresel Faktörler

Ailevi sorunlar, işsizlik, borç, ikili ilişkilerde yaşanan sıkıntılar ve daha birçok neden, depresyon hastalığını tetikleyen faktörler arasında yer alıyor. Çevresel faktörler de depresyon hastalığının oluşumunda önemli bir role sahiptir. Geçmişte yaşanan büyük bir tartışma, stres ortamı ya da ayrılık gibi durumlar da bu hastalığı tetikleyen birtakım unsurlardır. Depresyon hastalığının tedavisinde öncelikli olarak bu nedenler belirlenmeli ve nedenlere yönelik bir tedavi süreci yürütülmelidir. Doğru tedavi yöntemi ile birlikte hastalığın yanı sıra komplikasyonlar da kısa süre içerisinde ortadan kaldırılacak ve yaşam kalitesi de belli oranda arttırılacaktır. Depresyon, tehlikeli bir hastalıktır ve bu tehlikeli hastalığın bir an önce tedavi edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde farklı ruhsal bozukluklar ve intihar eğilimi de rahatsız edici bir boyuta ulaşacaktır.

Fiziksel ya da Cinsel Suistimal

Fiziksel ve cinsel istismar, büyük travmalara yol açacaktır ve depresyon hastalığının da en önemli tetikleyicisidir. Küçük yaşta yaşanan bu travmalar, yetişkin dönemde de söz konusu hale gelebiliyor. Kimi zaman psikolojik destek almak ya da terapilere başvurmak da fayda etmeyebiliyor. İnsan hayatında karşı karşıya gelinecek en sıkıntılı ve en üzücü durumlardan bir tanesidir ve ne yazık ki son dönemde bu tür iğrenç olayların daha da arttığını görebiliyoruz. Kişinin tek başına bu tür bir sorun ile baş etmesi mümkün değildir ve zihinsel yorgunluk her geçen gün biraz daha artacaktır. Bu tür bir olay ile karşı karşıya geldiğiniz takdirde saklamak ya da çekinmek yerine bir uzmandan yardım almalısınız.

İşsizlik

Çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi olan işsizlik, depresyonun en önemli tetikleyicileri arasında yer alıyor. Ekonomik problemler ve borç durumu ile birlikte kişi her geçen gün daha büyük sıkıntılar ile karşı karşıya geliyor ve psikolojik bunalım da depresyonu meydana getiriyor. Manevi kaygıların yanı sıra maddi kaygılar da kişiyi derinden etkiliyor ve bu durum kısa bir süre sonra depresyona girmesine neden oluyor.

Zihinsel problemlerin her geçen gün artması, depresyonun yanı sıra farklı sorunları da beraberinde getiriyor ve bunalım neticesinde intihar düşüncesi de ne yazık ki daha güçlü ve yoğun bir hal alıyor.

Ekonomik Problemler

İşsizliğin yanı sıra maddi problemler ve geçim sıkıntısı da depresyonun en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Bu sorunlar çözüme kavuşturulmadığı takdirde kişi bir çıkış yolu bulamıyor ve her geçen gün biraz daha umutsuzluğa kapılıyor. Umutsuzluk, bazı hastalarda intihar eğilimini daha güçlü hale getirirken bazı hastalarda ise fiziksel olarak zarar verme boyutunu arttırıyor. Kişi, ailesine karşı daha sert ve daha keskin bir tutum sergiliyor. İkili ilişkiler her geçen gün biraz daha zayıflıyor ve sosyal hayattan git gide uzaklaşıyor. Depresyon hastalığı, zihinsel bir sorun olmasının yanı sıra kişiyi fiziksel olarak da etkisi altına alıyor ve olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.

Doğum Yapmak

Gebelik dönemi, kadınların en hassas ve en duygusal olduğu dönemlerden bir tanesidir. Doğum sonrası dönemde de bu duygusallık devam ediyor. Yapılan araştırmalar, doğum sonrası dönemde kadınların çok daha sık depresyona girdiğini gösteriyor. Sık doğum yapan kadınların da bu bağlamda risk grubunda yer aldıklarını belirtmek gerekiyor. Gebelik döneminde olduğu gibi gebelik sonrası dönemde de kendinizi daha iyi hissetmek adına psikolojik yardım alabilir ve terapiler ile birlikte kendinizi zihinsel anlamda daha iyi hissedebilirsiniz. Doğum sonrası dönemde yalnızca kadınlara değil, erkeklere de büyük görev düşüyor. Psikolojik destek konusunda eşlerinize yardımcı olmalı ve onun yanında yer almalısınız. Aksi takdirde sıkıntılı ve sancılı bir dönem ile karşı karşıya kalacaksınız.

Başarısızlık

İnsan, başarıya aç bir varlıktır ve hayatının her döneminde yaptığı iş ne olursa olsun başarılı olmak için mücadele verir. Hedeflerine ulaşamayan kişi bir süre sonra kendini yetersiz görmeye başlıyor ve sahip olduğu özgüveni de yitiriyor. Bu durum depresyon hastalığını tetikleyen unsurlardan bir tanesidir ve sık sık meydana gelen başarısızlık durumu kişiyi yalnızca zihinsel olarak değil, fiziksel olarak da etkisi altına alıyor.

Psikolojik destek almak bu dönemde çok daha iyi gelecek ve kendinize olan güveninizi yeniden kazanmanıza yardımcı olacaktır. Uzman yardımı ile birlikte bu süreci atlatmak daha kolay bir hal alıyor ve daha sağlıklı bir süreç sizleri bekliyor.

Aile ve Arkadaş Problemleri

Aile içerisinde yaşanacak yüksek sesli tartışmalar ve kavgalar da depresyonu tetikleyen faktörlerden bir tanesidir. İkili ilişkilerde ve sosyal çevrede yaşanan problemler de yine bu hastalığın meydana gelmesinde önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. aile ve arkadaş problemlerinde çözümcül bir tutum sergilemeniz, psikolojik anlamda kendinizi daha iyi hissetmenize de yardımcı olacaktır. Sorunların büyütülmesi ya da üzerine çok fazla süre düşünülmesi, psikolojinizi kısa bir süre sonra bozacak ve kendinizi kötü hissetmenize neden olacaktır. Depresyonu tetikleyen bu faktörlerden uzak kalabildiğiniz takdirde çok daha sağlıklı bir psikolojiye sahip olacaksınız.

Depresyon Komplikasyonları

Depresyon hastalığı ile birlikte meydana gelecek birtakım komplikasyonlar da mevcut. Hastalığın tedavisi ile birlikte bu komplikasyonların ortadan kaldırılması da mümkün hale geliyor. Kalp krizi ve diyabet gibi ciddi hastalıkların da depresyon hastalığının komplikasyonları arasında yer aldığını belirtmek gerekiyor. Depresyon, her ne kadar basit bir hastalık gibi görünse de fazlasıyla riski ve tehlikeli bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde her geçen gün yaşam kalitesi biraz daha düşüyor ve farklı sorunlar meydana geliyor.

Kişi, sosyal hayattan uzaklaşarak kendi başına kalmayı tercih ediyor ve bu durumun kendisini mutlu ettiğini dile getiriyor. Bu dönemde psikolojik destek almak büyük bir öneme sahip çünkü kişinin kendi başına bu dönemden kurtulması ya da çıkması pek mümkün değildir.

Komplikasyonlara bakıldığında da ne kadar riskli bir hastalık olduğunu daha net bir şekilde görebiliyoruz.

İnme

Depresyon hastalığının komplikasyonlarından bir tanesi de inme durumudur. Yapılan araştırmalar, ilerleyen yaşlarda bu sorunun daha sık bir şekilde meydana geldiğini ortaya koyuyor. Depresyon hastaları da risk altında ve hastalık tedavi edilmediği takdirde ani gelen inme durumları kalp krizi riskini de arttırabiliyor. Tedavi olmakta fayda var çünkü yaşam kalitesini büyük ölçüde düşüren bir hastalık ve komplikasyonları ile birlikte hayati tehlikeyi de belli oranda arttırıyor.

Kalp Krizi

Depresyon hastası kimseler, birçok farklı hastalık ile de baş etmek durumunda kalıyor. Komplikasyonlara bakıldığında kalp krizi riskinin de var olduğunu görebiliyoruz. Bu risk her geçen gün biraz daha artıyor ve hastalık tedavi edilmediği takdirde daha da tehlikeli bir hal alıyor. Ruhsal bir sorun olarak lanse edilen depresyon hastalığı, kişiye fiziksel anlamda da büyük zararlar veriyor ve kalp krizi de bunlardan bir tanesidir.

Psikolojik destek almanın yanı sıra psikoterapi uygulamaları ve ilaç tedavisi de depresyon hastalığının tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Doğru tedavi yöntemi ile birlikte bu hastalıktan kısa süre içerisinde kurtulabilir ve yaşam kalitenizi de arttırabilirsiniz.

Depresyon hastalığı kendi kendine geçen veya evde tedavi yapılabilecek bir hastalık değildir. Ama bu hastalık tedavi edilmediğinde her an azar azar ilerler ve bu sırada yaşam kalitesini yavaş yavaş düşürür.

Diyabet

Her hastalık gibi depresyon hastalığının da birtakım komplikasyonları beraberinde getirdiğini görebiliyoruz. Hastaların şikayetçi olduğu konulardan bir tanesi de diyabet hastalığıdır. Yapılan araştırmalar, depresyon hastası kişilerin diyabet ile daha sık karşı karşıya geldiğini gösteriyor. Bu konuda da dikkatli olmanızda fayda var ve düzenli doktor kontrolleri ile birlikte risk durumunu da daha sağlıklı bir şekilde takip edebilirsiniz.

Depresyon, zihinsel anlamda sorunlar yaratabileceği gibi fiziksel anlamda da kişiyi büyük ölçüde rahatsız ediyor ve komplikasyonları ile birlikte yaşam kalitesini de düşürüyor.

Depresyon Nasıl Önlenir?

Sağlıklı ve düzenli beslenme, spor yapma, sosyal aktivitelere katılma ve ikili iletişimi daha güçlü hale getirme gibi eylemler ile birlikte sizler de depresyon riskini en aza indirgeyebilirsiniz. Uzun süre yalnız kalmak ve evde vakit geçirmek, olaylar üzerinde fazla düşünmek ve strese maruz kalmak depresyon riskini arttıran en önemli unsurlardır.

Hobi edinerek evden uzaklaşabilir ve insanlar ile iletişim halinde olabilirsiniz. Konuşmak, anlatmak ve sosyal aktiviteler ile birlikte hareketlilik kazanmak, depresyon hastalığından korunmanızı sağlayacaktır. İş hayatınız ile ilgili sorunları da kendi içinizde çözmek yerine konuşarak çözmeyi tercih edin çünkü uzun süre kendi başınıza düşünmek de çok sağlıklı bir eylem olmayacaktır.

Doğru Beslenme

Doğru ve düzenli beslenme, bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra insanın kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olan eylemlerden bir tanesidir. Bu sayede hem daha sağlıklı bir beden yaratabilir hem de zihinsel olarak kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Doğru ve düzenli beslenme için doktorunuzdan yardım alabilir ve profesyonel bir program ile birlikte bu eylemi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz.

Düzenli Spor

Aşırı hareketsizlik durumu da depresyonun en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Spor yaparak sizler de bu sorunu geride bırakabilir ve depresyon riskini belli oranda azaltabilirsiniz.

Sosyal Aktiviteler

İnsanların arasına karışmak ve onlarla sohbet etmek ve sosyal aktivitelere daha fazla yer vermek gibi eylemler, kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olacak ve depresyon riskini de ortadan kaldıracaktır.

Sık Sorulan Sorular

Depresyon hakkında bilinen çok fazla yanlış var ve özellikle internet ortamındaki kaynaklar bunu tetikliyor… İnsanlar, depresyon hastalığını kısa süreli bir zihinsel problem olarak tanımlıyor ancak yapılabilecek en hatalı tanımlama kesinlikle bu olacaktır. Depresyon, ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde yalnızca zihinsel değil, fiziksel problemleri de beraberinde getirecek ve kişiyi her anlamda yıpratacaktır. Depresyon riskini ortadan kaldırmak adına alabileceğiniz çok sayıda önlem var ancak bu detayları doktorunuzdan öğrenmeniz kesinlikle daha sağlıklı olacaktır. Bu sayede bu soruları doktorunuza sorduğunuzda kafanızdaki tüm soruların da cevaplarını almış olacaksınız.

Depresyon Hangi Yaş Aralığında Görülür?

Ergenlik sonrası dönemde çok daha sık görülen depresyon, yetişkin hastalığıdır ancak nadir de olsa çocuklarda da görülmektedir. Tedavisi olan bir hastalıktır ve psikoterapi yöntemlerinin yanı sıra ilaç tedavisi de bu hastalığın tedavisinde önemli bir yer ediniyor.

Kişide Depresyon Tedavi Edildikten Sonra Tekrar Görülür Mü?

Evet, tekrardan görülür. Yani kısaca sizin teşhisiniz konulsa ve tedavi olsanız dahi yinede bu durum ile karşılaşma riskiniz var.

Kişinin Kendi Kendine Depresyon Tanısı Koyması Mümkün Müdür?

Depresyon, belirtileri ile birlikte kendini net bir şekilde ortaya koyabilen bir hastalıktır ancak uzman yardımı olmadan bu tanıyı koymak pek de mümkün değildir.

Antidepresanlar Bağımlılık Yapar Mı?

Sık kullanım söz konusu olmadığı takdirde bağımlılık yapmayacaktır ve bu yüzden doktor kontrolünde kullanılmaları da büyük önem taşıyor.

Antidepresanları Birden Bırakmanın Sakıncaları Nelerdir?

Tam iyileşme gerçekleşmeden bırakılan ilaçlar, birtakım sorunları da beraberinde getiriyor. Tekrar eden ruhsal sorunlar da bunlardan bir tanesidir ve aşırı gergin ruh hali de ilaçların bırakılması neticesinde ortaya çıkacak olan bir sorundur.

Çok Mutsuz Ve Çaresiz Hissediyorum, Depresyonda Mıyım?

Çaresizlik ve mutsuzluk durumu depresyon belirtisi olabilir ancak direkt olarak depresyon tanısı koymak pek de doğru olmayacaktır. Bir uzman yardımı alarak muayene olmalı ve kesin sonuçlara da bu şekilde ulaşmalısınız.

Ara Sıra Ölümü Düşünüyorum, Depresyonda Mıyım?

Depresyon hastalığını işaret eden bir durum olsa da uzman yardımı almadan bu sonuca ulaşmak çok da sağlıklı olmayacaktır.

İnternetteki Depresyon Testleri Gerçeği Yansıtır Mı?

İnternet ortamında yer alan testlerin büyük bir kısmı gerçeği yansıtmıyor. Bu testlere bağlı kalmak yerine doktorunuz ile iletişime geçmeniz çok daha doğru ve sağlıklı olacaktır.

Antidepresanın Yan Etkileri Nelerdir?

  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Gergin ruh hali
  • Uyku bozuklukları
  • Baş dönmesi
  • Halsizlik

Depresyon Şüphesiyle Psikoloğa Mı Psikiyatriste Mi Başvurmalıyım?

Öncelikli olarak bir psikoloğa başvurmanız tavsiye ediliyor. Eğer ilaç tedavisi gerekiyorsa zaten gerekli yönlendirmeler en kısa sürede yapılacaktır.

Depresyon Bir Hastalık Mıdır?

Depresyon, tehlikeli bir hastalıktır ve tedavi edilmediği takdirde kişiyi intihara bile sürükleyebilir.

Depresyon İş Hayatını Ve Sosyal Hayatı Nasıl Etkiler?

İkili ilişkilerde zayıf olan ve kendini her geçen gün toplumdan biraz daha soyutlayan kişinin gündelik hayatı elbette sekteye uğrayacaktır. Motivasyon azalacak ve odaklanma sorunu meydana gelecektir, bu da iş hayatını olumsuz etkileyen faktörlerden bazılarıdır. Depresyon hastası kişiler, günlük rutin işleri yapmaktan bile acizdir ve sürekli olarak ertelemeyi tercih ederler. İş hayatında da net bir şekilde gözlemlenebilecek bu sorun, işlerin gecikmesine neden olarak olumsuz bir etki yaratacaktır. Hastalık tedavi edilmediği takdirde bu sorunlar her geçen gün büyüyerek artacaktır.

Depresyona Hangi Yiyecekler İyi Gelir?

Depresyonun klinik tanımını ortaya çıkaran onlarca farkı sebep bulunur. Bu sebeplere yönelik olarak tedavi sürecinin bir parçası da beslenme düzeninin değiştirilmesidir. Tüketilen besinler ile depresyon arasında pozitif bir korelasyon tespit edilmiştir. Deniz ürünleri, çikolata, yeşil çay ve ada çayı, limon ve brokoli tüketimi artırılmalıdır. Özellikle çikolata tüketimi sayesinde mutluluk hormonu salgısı artırılabilmektedir.

Depresyona Hangi Bölüm Bakar?

Şehir yaşamı, iş yaşamındaki stres, gelecek kaygısı ve onlarca farklı sebepten dolayı insanların birçoğu sürekli ya da aralıklı olarak depresyondan şikayetçidir. Birçoğu doktora gitmekten imtina etse de depresyonun en etkili tedavisi psikiyatri bölümünde doktorlar tarafından yapılanıdır. Depresyonda olduğunu düşünenler psikiyatri kliniğine başvurmalı ya da profesyonel bir psikologdan psikoterapi hizmeti almalıdır.

Depresyon Kaç Günde Geçer?

Birkaç çeşit depresyondan bahsetmek mümkündür. Anlık olarak gelen ve genelde birkaç gün içerisinde geçen depresyonlar tedaviye ihtiyaç duymaz. Çeşitli kompleks sebeplerin birleşmesiyle ortaya çıkan depresyonlar ise tedavi ile birkaç ay içerisinde tamamen tedavi edilebilir. Bazı psikolojik rahatsızlıklardan dolayı ortaya çıkan, tedavi edilse dahi yeniden gelişen depresyonlarda ise hastalık birkaç yılda ortadan kalkabilir.

Depresyon Nasıl Anlaşılır?

Depresyonun anlaşılması oldukça güçtür. Birçok hastalığın, sendromun ve durumun sonucu olarak depresyonla benzer belirtiler ortaya çıkmaktadır. Depresyonu anlayabilmek için iyi bir gözlemci olunmalıdır. Onlarca farklı depresyon belirtisinden bahsedilebilir. Bu belirtilerin birkaçı veya birkaç on tanesi aynı anda görülebilir. Şiddetleri de hastadan hastaya göre değişmektedir.

  1. Duygu durumunun devamlı negatif olması,
  2. İlgi duyulan her şeyden vazgeçilmesi,
  3. Beslenme düzeninde bozulma,
  4. Sürekli halsizlik,
  5. Uyku düzeninde bozulma,
  6. Fiziki dengesizlik hali,
  7. Fiziksel ve zihinsel yavaşlama.

    Depresyona Neden Olan Vitamin Eksikliği Nedir?

    Depresyonun gelişmesinde çeşitli vitaminlerin anlık veya sürekli olarak eksik olması etkili olabilmektedir. Genelde hormon dengesi üzerinde etkili olan bu vitaminler şunlardır: B vitamini ve alt türleri, D vitamini, E vitamini. Bu vitaminlere dair ölçümlerin yapılması ve gerekiyorsa takviye edilmesi depresyonun şiddetinde azalmayı sağlayacaktır.

    Depresyon Bulaşır Mı?

    Depresyonun bir insandan başka bir insana bulaşması söz konusu değildir. En azından bilindik yollarla bu bulaşmanın gerçekleşmesi imkansızdır. Ancak depresyon hastası ile aynı ortamda bulunan insanlar üzerinde uzun süreli olarak yapılan gözlemler, depresyon hastası olmasalar dahi bu insanların da duygusal durumlarında negatifleşme olduğunu göstermektedir. Yani kesin olmasa da uzun süreli olarak beraber vakit geçirilmesi halinde depresyon bulaşıcıdır.

    Depresyon Ne Kadar Sürede İyileşir?

    Depresyonun tedavisi de en az hastalık kadar komplekstir. Hastanın gelecek kaygısı, iş durumu, eş durumu, sosyal yaşamı ve daha onlarca faktör depresyonun gelişmesinde etkilidir. Tedavi, tüm bu faktörlerin ortaya çıkarılması ile başlar. Sonrasında ise sorunlu kısımların düzeltilmesi, hastanın hayat tarzının değiştirilmesi, ilaç tedavilerinin uygulanması, takip edilmesi ve tedavinin sonlandırılması olarak devam eder. Ortalama bir depresyon hastasında (eğer hastalık akut olarak gelişip geliştiği hızla da ortadan kaybolmamışsa) tedavi yaklaşık olarak üç – altı ay sürmektedir.

    Hamilelikte Depresyon Olur Mu?

    Depresyonun sebeplerinden birisi strestir. Hamilelik dönemi hem hormon hareketlerinin temelden değiştiği hem de gelecek kaygısından dolayı stresin maksimum seviyede olduğu bir dönemdir. Hamilelik döneminde bu iki faktöre bağlı olarak depresyon gelişmesi oldukça olasıdır. Özellikle doğum yaklaştıkça depresyonun ortaya çıkma ihtimali de artmaktadır. Kendini bu açıdan riskli gören gebelerin mutlaka psikolojik destek alması gerekmektedir.

İlgili Bölümler
İlgili Tedaviler