Demir Eksikliği

Demir Eksikliği
Demir Eksikliği

 

Kansızlık sorununun temelinde yatan bir hastalık olan demir eksikliği, günümüzün en sık rastlanan hastalıkları arasında yer alır. Beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı, genetik faktörler ve daha birçok neden, demir eksikliğine sebebiyet verir. Demir eksikliği belirli bir noktadan sonra mutlaka tedavi edilmelidir. Bunun nedeni ise demirin kendiliğinden vücutta üretilememesi ve dışarıdan alınması gereken bir mineral olmasıdır. Kan tahlili sayesinde çok kolay bir şekilde tespit edilen demir eksikliği, gündelik hayatta kişinin genel performansının ve iş hayatındaki performansının da ciddi anlamda düşmesine neden olur.

Demir eksikliği ilk etaplarda vücutta çok yavaş ve sinsi bir şekilde ilerler. Bu nedenle kişinin ilk evrelerde hissetmesi veya herhangi bir belirtiyle karşılaşması pek mümkün olmaz. Demir eksikliği ten renginde ve yapısında değişimlere, durgunluğa, tırnak ve saç köklerinin güçsüzleşmesine sebebiyet verir. En çok da bu belirtiler sonucunda tespit edilir. Demir eksikliğine yakalanan birçok kişi ilk etapta bu şikâyetlerle hastaneye başvurur. Tedavi edilmezse daha farklı şikayetler görülebilir ve şikayetlerin şiddeti her geçen gün daha da çok artabilir.

Demir eksikliği her ne kadar vücudun kendi başına başa çıkabileceğini bir hastalık olmasa da kolayca tedavi edilebilir. Uygun ilaçların kullanımı, gerekli besinlerin tüketilmesi ve kişinin beslenme alışkanlıklarına çeki düzen vermesi, demir eksikliğiyle etkin bir mücadele verilmesine neden olur. Demir eksikliğinin giderilmesi konusunda özellikle sebze ve meyve tüketimi büyük önem taşır.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Sema Tutar Pişkinsüt

Demir Eksikliği Hakkında

Demir eksikliği dünya genelinde en çok kadınlarda görülür ancak erkeklerde görülme oranının da düşük olmadığını söylemek mümkündür. Özellikle gelişmiş ülkelerde ve bu nedenle ülkemizde sıklıkla görülen demir eksikliği, kanla ilgisinin olmasından ötürü “demir eksikliği anemisi” olarak bilinir. Demir eksikliği direkt olarak kan eksiliği olarak tanımlanmamalıdır. Kan hücrelerinde oksijen eksikliğinin olması, demir eksikliği için daha doğru bir tanımdır. Demir eksikliği nedeniyle görülen belirtilerin şiddeti kişiden kişiye göre değişim gösterir. Bazı kişilerde belirtilerin çok şiddetli bir şekilde görülmesi söz konusu olur. Bazı kişilerde ise belirtiler çok daha hafif ve az olarak görülür.

Belirtilerin şiddeti veya türü pek önem taşımaz. Belirtiler ne olursa olsun bir an önce tedavi edilmesi gerekir. Demir eksikliği belirli bir müddet sonra organların çalışma yapısına bile etki edebilir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavisi büyük önem taşır. Hamilelikte demir eksikliğine karşı mutlak suretle etkin bir mücadele başlatılır. Bunun nedeni ise düşük riskini arttırıyor olmasıdır. Gebelerin demir eksikliği yaşaması durumunda ilaç kullanımı pek önerilmez ve bu nedenle doğal besinler yardımıyla demir eksikliğiyle mücadele etmesi söz konusu olur. Kişinin demir eksikliğini belirtiler vasıtasıyla kendi kendine teşhis etmesi ve kendine bir tedavi programı belirlemesi oldukça tehlikelidir. Bu nedenle uzman doktordan mutlaka destek alınmalıdır.

Demir Eksikliği Anemisi Nedir?

Kanın oksijen taşınmasında ve rengini almasında büyük bir sorumluluğa sahip olan hemoglobinin, kanda ciddi derecede düşüş göstermesi durumuna “demir eksikliği anemisi” adı verilir. Hamilelik döneminde sıkça görülen demir eksikliği anemisi, ilk etapta tedavisi zor ve sorunlu bir hastalık olarak görülse de ilerleyen dönemlerde çok basit tedavi yöntemleriyle ortadan kaldırılabilir. Demir eksikliği anemisi için hamilelere farklı tedavi yöntemleri uygulanır ve hem anne hem de bebek sağlığının olumlu açıdan maksimum düzeyde tutulması amaçlanır. Kan tahlili sayesinde çok kolay bir şekilde teşhis edilebilen demir eksikliği anemisi, ilk etapta; baş ağrısı, tırnak ve saç dökülmeleri, soluk cilt rengi vb. birçok belirtiyle ortaya çıkar. Bu evrelerde olan bir anemi, kolaylıkla tedavi edilebilir ve belirtiler ortadan kaldırılabilir.

Tedavide geç kalınması ve tedaviden sonuç alınamaması durumunda ise demir eksikliği anemisi çok daha farklı ve şiddetli belirtilerle ortaya çıkar. Kişi sürekli olarak kalp çarpıntısıyla karşı karşıya kalabilir. Kişide sürekli olarak toprak yeme ve buz yeme gibi istekler görülebilir. Sonrasında ise tiroid fonksiyonlarında ciddi bir azalma görülebilir ve huzursuz bacak sendromu baş gösterebilir. Çocuklarda görülen demir eksikliği anemisinde ise bu belirtilerle birlikte, yürüme, koşma ve konuşma gibi becerilerin de oldukça geç yaşlarda edinildiği görülebilir.

Demir Alımının Azalması

Vücut içerisinde birçok besin değerinin kendiliğinden belirli oranda üretildiği görülebilir. Bazı besin değerleri ise dışarıya bağımlıdır ve vücut hiçbir şekilde bu besin değerlerini üretmez. Vücutta üretilmeyen besin değerlerinin başında demir gelir. Tüketilen besinler yoluyla vücuda sağlanan demir, kişinin bu besinlerden uzak durması nedeniyle demir eksikliği hastalığıyla karşılaşmasına neden olur. Hayvansal gıdaların alınmaması, C vitamini eksikliği, kurubaklagillerin tüketiminin azalması ve sebze tüketiminin tamamen azalması, demir alımının azalmasına doğrudan etki eder. Söz konusu besinlerin sürekli olarak değil de belirli periyotlarda tüketilmesi bile bu sağlık sorununun önüne geçer.

Demir İhtiyacının Artması

Vücudun yeterli miktarda demir alamaması durumunda doğal olarak demir ihtiyacı artar. Bununla birlikte kişinin yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, mesleği ve daha birçok çevresel neden demir ihtiyacının artmasına neden olabilir. Özellikle sürekli olarak kafein tüketimi, demir ihtiyacının ciddi anlamda artmasına neden olur. Vücut yeterli miktarda demiri dışarıdan alıyor olsa bile kafein tüketimi bu ihtiyacın daha da çok artmasına neden olur. Kişinin yoğun iş temposu gerektiren işlerde çalışıyor olması da demir ihtiyacının artmasına etkendir.

Demir Emiliminin Artması

Vücutta demir eksikliğinin veya diğer besin değerlerinin eksikliği olması durumunda bile, bu besin değerlerinin fazlasıyla karşılanması, vücut için pek de olumlu karşılanacak bir durum değildir. Müthiş bir denge içinde olan vücudumuzun, besin değerlerinin de yine belirli bir denge içerisinde olması gerekir. Bazı besinlerin sürekli olarak ve her seferinde aşırı derecede tüketiliyor olması, demir emiliminin ciddi anlamda artış göstermesine neden olur. Demir emiliminin artış göstermesi ise bir müddet sonra kişinin normalden fazla demir alması durumunda bile sorun yaşamasına sebep olur. Tavuk, et, kıyma, salata, maydanoz, marul ve domates gibi besinlerin bir arada tüketilmesi, demir emiliminin artması konusunda büyük bir etken olarak bilinir.

Demir Kaybının Artması

Demir kaybının artması durumu en çok hamilelik döneminde görülür. Hormonal dengenin değişim göstermesi, vücut ihtiyaçlarının artması ve daha birçok nedenden ötürü demir kaybının arttığı görülür. Demir kaybı genel olarak sürekli bir şekilde görülmez ve belirli aralıklarda ortaya çıkar. Demir kaybının artması durumunda mutlak suretle demir alımının arttırılması gerekir. Düzenli besin programları bu konuda fazlasıyla yardımcı olurken, değerlerin normale dönmesiyle birlikte demir kaybı için oluşturulan özel beslenme programı sonlanabilir.

Demir Eksikliği Nedenleri

Demir eksikliği birden fazla sebepten ötürü kaynaklanabilir. Genel olarak kötü beslenme alışkanlıkları öne çıksa da gebelik, sindirim sistemi problemleri, ilaç kullanımı ve diğer birçok durum, demir eksikliği konusunda öne çıkar. Demir eksikliği nedenlerinin giderilmesi adına mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekir. Çoğu neden düzenli beslenme alışkanlıklarıyla giderilirken, sadece birkaçının tedaviye ihtiyaç duyduğu söylenebilir.

Yanlış Beslenme

Demir eksikliği ve diğer birçok sağlık sorununun nedenleri arasında yer alan yanlış beslenme, oldukça basit bir şekilde giderilebilir. Kişinin hazır gıdalara aşırı derecede ilgi göstermesi, demir içerikli olan gıdalardan tamamen uzak durması, sigara ve alkol gibi alışkanlıklar, yanlış beslenmenin detayları olarak bilinirler. Bu tür beslenme alışkanlıkları, vücuda yeteri kadar demir sağlayamadığı gibi vücutta bulunan demirin ve diğer besin değerlerinin de zarar görmesine neden olurlar. Hastaların büyük bir çoğunluğunun demir eksikliği yaşamasının temelinde yanlış beslenme durumu yatar.

Kafein Tüketimi

Kahve ve kolayı aşırı derecede tüketen birçok kişide demir eksikliği sıklıkla görülür. Kafein tüketimi vücuttaki demirin azalmasını, parçalanmasını ve daha kolay bir şekilde vücuttan atılmasını sağlar. Kahve ve kola bu konuda en başta gelen gıdalar olarak bilinirler. Kafein tüketimini önlemek için öncelikle hastanın kafein bağımlılığını sonlandırmak gerekebilir.

Gebelik Dönemi

Gebelik döneminde demir eksikliği oldukça fazla görülür. Hamilelik döneminde ortaya çıkan demir eksikliği, gerek anne sağlığını gerekse bebeğin sağlığını ciddi anlamda tehlikeye atar. Anne adaylarının hemen hemen yarısında görülen bu durum, doğal yollarla rahatlıkla aşılabilir. Hamilelik döneminde vücut hormonal anlamda büyük değişimler yaşar. Ayrıca bebeğin beslenmesi konusunda da birçok besin değeri vücuttan karşılamak zorundadır. Bu nedenle demir, hamilelik döneminde en çok ihtiyaç duyulan besin değerli arasında yer alır.

Gebelik döneminden önce birçok anne adayının yeteri kadar demir depolamadığı ve bu nedenle de sorun yaşadığı görülür. Öte yandan doğum sırasında da yaşanan demir kaybı, tahmin edilenden çok daha fazla olur. İşte tüm bu unsurlar bir araya gelerek, anne adayının gebelik döneminde ve sonrasında çok ciddi bir demir ihtiyacı duymasına neden olur.

Adet Kanamaları

Genel olarak birçok kadın, adet kanamalarının demir eksikliğine neden olduğunu pek düşünmez. 40 yaş altında olan ve adet kanaması sırasında aşırı kan kaybeden birçok kadın, ciddi anlamda bir demir eksikliği yaşar. Demir eksikliğinin en çok kadınlarda görülmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu durumdur. Normalde insan vücudu alabildiği kadar demiri alır ve vücutta bu demiri depolar. Kadınlarda ise her ay düzenli olarak gerçekleşen adet kanamaları, vücudun yeteri kadar demir depolayamamasına neden olur. Eğer kadınlar adet kanamalarından sonra demir ağırlıklı beslenmezlerse, aşırı derecede gerçekleşen adet kanamaları sonucunda kaybedilen demir, vücutta tekrar kendiliğinden yerine konulamaz. Adet kanamalarının her kadında demir eksikliğine neden olduğunu düşünmek yanlıştır. Sadece kanamaların aşırı derecede gerçekleştiği adet kanamalarını bu konuda ölçek olarak almak daha doğru olacaktır.

Sindirim Sistemi Kaynaklı Hastalıklar

Sindirim sisteminde meydana gelen birçok hastalık, vücudun besinlerden yeteri kadar verim alamamasına ve vücuttaki besin değerlerin ciddi anlamda azalmasına neden olur. Sindirim sistemi hastalıklarının büyük bir çoğunluğu sindirim fonksiyonlarının verimliliğinin düşüş yaşamasına sebebiyet verir. Kişi her ne kadar sağlıklı ve demir ağırlık beslense de vücut kendine lazım olan besin değerlerini, sindirim sistemi hastalıkları nedeniyle tam olarak alamaz. Bu durum da demir eksikliği başta olmak üzere diğer birçok besin değerinin vücutta yeteri kadar bulunamamasına neden olur.

İç Kanamaya Neden Durumlar

Vücut organlarının travmalar başta olmak üzere diğer birçok nedenden dolayı yapısal olarak zarar görmesi ve kanaması durumuna “iç kanama” adı verilir. İç kanama genel olarak trafik kazaları, iş kazaları, çeşitli şekillerde yaralanmalar vb. durumlarda meydana gelir. İç kanama anında müdahale edilmesi gereken bir durumdur aksi halde ölümle sonuçlanabilir. İç kanama sonrasında tedavi edilen bir hastaya acilen demir takviyesi yapılması gerekir. İç kanama nedeniyle vücutta ciddi bir demir kaybı oluşur ve bu durum demir deposunun neredeyse tamamen boşalmasına neden olur. Bu nedenle de demir takviyesi aciliyet gerektirir ve hastanın iç kanama sonrasında kendini daha çabuk toplamasına yardımcı olur.

Bazı İlaçlar

Statin, depresyon, gastrit ve reflü ilaçlarının büyük bir çoğunluğu vücutta ciddi bir demir eksikliğinin görülmesine neden olurlar. Özellikle statin grubunda yer alan ilaçların, ilk etaplarda demir eksikliği yerine demir fazlalığı yarattığı görülür. Hasta ilacı kullanmayı bıraktıktan sonra ciddi bir demir eksikliği başlar. Bunun yanı sıra mide ilaçlarının büyük bir çoğunluğu da sindirim sırasında gerçekleşen emilimin ciddi anlamda zarar görmesine neden olurlar. Emilim nedeniyle en çok etkilenen besin değerlerinin başında demir minerali gelir. Kullanılan antidepresan ilaçları ise direkt olarak sindirim sisteminde etkisini göstermeye başlarlar. Bu ilaçlar doğal özlerden çok kimyasal özler içerirler ve bu nedenle sindirim sisteminin zarar görmesine neden olurlar. Sindirim sisteminin zarar görmesi ise demir eksikliğinin en temel sebepleri arasında yer alır.

Demir Eksikliği Belirtileri

Demir eksikliği belirtileri genel olarak diğer birçok hastalıkla karıştırılan veya herhangi bir şüphe uyandırmayan belirtiler olarak bilinirler. Özellikle sebepsiz yorgunluk hissi en önemli demir eksikliği belirtisidir ancak üzerinde pek durulmaz. Cilt renginin solması, nefes darlığı, tırnaklarda kırılma, baş dönmesi, cilt problemler, huzursuz bacak sendromu, ağız ve dil sorunları, bilinen ve en çok karşılaşılan demir eksikliği belirtileri olarak tanımlanırlar. Genel anlamda bu belirtiler ilk ve orta evrelerde daha çok kendilerini gösterirler. İleri evrelerde ise çok daha farklı ve şiddetli belirtilerin ortaya çıktığı net bir şekilde gözlemlenir.

Sebepsiz Yorgunluk Hissi

Kişi yorulacağı herhangi bir harekette bulunmasa dahi günlerce hissedeceği bir yorgunluk hissi üstüne çöker. Bu yorgunluk hissi hem mental açıdan hem de fiziki açıdan net bir şekilde hissedilir. Kişiler genel olarak bu durumu üşengeçlik olarak tanımlarlar ancak demir eksikliğinin en önemli belirtileri arasında yer alır. Sebepsiz yorgunluk hissiyle birlikte sürekli olarak uyuma isteği de görülür. Kişi sürekli olarak kendini yorgun hissettiği için günde 10-12 saat kadar hiç zorlanmadan uyuyabilir. Bu durum kişinin hem sosyal hayatını hem de iş hayatını olumsuz etkiler. Yapılan en ufak bir iş bile kişinin uzun süre dinlenme isteğini uyandırır.

Solgun Cilt Rengi

Demir eksikliği, kana oksijen taşıyan ve renk veren hemoglobin maddesinin eksikliği nedeniyle görülür. Kanda hemoglobin eksikliğinin olması ise direkt olarak kişinin ten rengine yansır. Yeteri kadar hemoglobin olmaması, cildin canlı bir görünümden çok solgun ve bitkin bir görünüm kazanmasına neden olur. Kişinin doğuştan sahip olduğu cilt tonu bu konuda pek bir önem taşımaz. Cilde rengi veren hemoglobinin az olması, her türlü detayın önüne geçer. Sadece cilt rengine değil, dudaklara, diş etlerine ve tırnaklara kadar renk değişimleri çok net bir şekilde görülebilir.

Nefes Darlığı ve Göğüste Ağrı

Demir eksikliği nedeniyle kandaki oksijen miktarının az olduğu bilinen bir gerçektir. Kanda oksijenin az olması ise vücudun genelinde tüm bölgelere az miktarda oksijen taşınması anlamına gelir. Akciğer bu konuda gereken eksiği tamamlamaya çalışır ancak pek başarılı olamaz ve fazlasıyla yorulur. Bu durum nefes darlığı başta olmak üzere, kalp sıkışmasına benzer göğüs ağrılarına ve diyafram ağrılarına neden olabilir. Demir eksikliği olan her hastada görülmez ve şiddeti her hastaya göre farklılaşabilir.

Baş Dönmesi ve Baş Ağrısı

Demir eksikliği vücutta birçok organın yeteri kadar oksijen almamasına neden olurken, bu durumdan en çok etkilenen organların başında beyin gelir. Vücuttaki oksijeni en çok kullanan organların başında gelen beyin, yeteri kadar oksijen alamadığı zaman bu durumu çeşitli şekillerde gösterir. Baş dönmesi ve baş ağrısı bu durumun en önemli belirtileri arasında yer alır. Beyne yeteri kadar oksijen gitmemesi durumunda kan damarlarında ciddi bir büyüme görülür. Haliyle bu durum migren ağrılarına benzer baş ağrılarının ortaya çıkmasına neden olur. Şişen damarlar bölgede birçok yapının baskı altında olmasına sebebiyet verdiği için baş ağrıları kaçınılmaz bir hal alır.

Saçta ve Ciltte Problemler

Demir eksikliği hastalarının en çok şikayette bulundukları belirtilerin başında, saç dökülmeleri, saç problemleri ve diğer cilt problemleri yer alır. Bunun nedeni ise yine oksijen eksikliği olarak bilinir. Kanda dolaşan oksijenin vücuda dağıtımı sırasında ilk payı organlar ve dokular alır. Demir eksikliğinin görülmesiyle birlikte ise ciltte ciddi bir zayıflama başlar. Saç kökleri bu durumdan doğrudan etkilenirler ve cilt kurumaya başlar. Bu durum hem saç köklerinin hem de cildin son derece savunmasız olduğunu ifade eder. Demir eksikliği nedeniyle ferritin adı verilen madde de vücutta yeteri kadar bulunmaz. Bu madde demirin vücuda yayılmasında etkin bir rol oynar. Ferritin eksikliği nedeniyle cilde ve dokulara yeteri kadar oksijen yayılmaması, birçok dermatolojik sorunu beraberinde getirir.

Tırnaklarda Kırılma

Demir eksikliğinin en önemli belirtilerinden biri olan tırnak kırılmaları, her ne kadar büyük önem taşısa da demir eksikliği belirtisi olarak bilinmezler. Kişi bu durumu mevsimsel olarak veya çevresel faktörlere dayandırarak es geçebilir. Bu durum sinsice ilerleyen demir eksikliğinin çok daha güçlenmesine ve geç tedavi edilmesine neden olur. Demir eksikliği nedeniyle tırnaklar çok hassas bir hale gelerek, en ufak bir müdahalede kırılabilirler. Bunun yanı sıra tırnak çatlamaları ve tırnak kenarlarında aşınmalar oldukça fazla görülür.

Ağızda ve Dilde Sorunlar

Vücut içerisinde çeşit çeşit protein bulunur ve her bir protein vücut içerisinde farklı ilişkilerde görev alır. Miyoglobin adı verilen proteinin vücutta az olması, dilde ve ağızda bulunan kasların, kandaki oksijenden yeteri kadar verim alamamasına yol açar. Bu nedenle dil solgun, şişkin ve iltihaplı bir görünüm kazanabilir. Öte yandan sürekli olarak yara oluşması, diş eti sorunları ve diş kayıpları da demir eksikliği nedeniyle görülebilir.

Huzursuz Bacak

Demir eksikliğinin beyin açısından büyük bir sorun olduğu bilinir ve bu durum huzursuz bacak sendromuna yol açabilir. Demir eksikliği nedeniyle dopamin seviyesinin de düştüğü görülür. Dopamin, beyin ile iskelet sisteminin koordinasyonunu sağlayan önemli maddelerden biridir. Dopamin seviyesinin düşmesiyle birlikte bacak kaslarında yoğun ağrılar, istemsiz hareketler ve sızlamalar görülebilir. Özellikle kişinin uyumaya hazırlandığı zaman dilimlerinde bu ağrılar çok sık bir şekilde görülür.

Karın Ağrısı ve İdrarda Kan Görülmesi

Demir eksikliği nedeniyle kan akışında ciddi problemler görülür ve bu durum özellikle üst sindirim sisteminin ciddi anlamda etkilenmesine neden olur. Sindirim sisteminin ihtiyaç duyduğu birçok maddenin de eksilmesine neden olan demir eksikliği, anlık şiddetli karın ağrılarına ve idrarda kan görülmesi gibi birçok belirtiye neden olabilir.

Demir Eksikliği Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Demir eksikliğinin tanı ve teşhis yöntemleri konusunda basit bir fiziki muayene ve fazla detaya girmeden yapılan tetkikler yeterli olur. Çok kolay bir şekilde tespit edilen demir eksikliği, mümkün olduğunda erken teşhis edilmelidir.

Fizik Muayene

Demir eksikliği nedeniyle yapılan fiziki muayene sırasında hastanın ne gibi belirtilerle karşılaştığı gözlemlenir. İlk ve orta evrede olan birçok hasta, saç dökülmesi, huzursuz bacak, tırnak kırılması vb. ufak çaplı sorunlarını fiziki muayene sırasında dile getirirler. İleri seviyede olan hastalarda ise özellikle toprak yeme, kül yeme ve buz yeme gibi sorunların ortaya çıktığı tespit edilebilir. Kül, toprak ve buz yeme gibi alışkanlıkları olan hastaların en kısa süre içerisinde tedavi edilmesi gerekir.

Tetkikler

Demir eksikliği nedeniyle uygulanan tek tetkik kan tahlili olarak bilinir. Koldan açılan damar yolu vasıtasıyla alınan 3-4 tüp kan, tahlil için yeterli bir miktardır. Tahlil sonuçların 6 saat içerisinde çıkabilirken, tam olarak tüm değerlerin netleşmesi için aradan 24 saatin geçmesi gerekir. Hasta 24 saat sonra dahiliye polikliniğine giderek, demir eksikliğinin seviyesini ve demir eksikliğinin yol açabileceği diğer hastalıkları öğrenebilir. Ayrıca hastanın kan değerlerinde aşırı anormal durumlar saptanırsa, farklı tetkikler de uygulanabilir.

Demir Eksikliği Risk Faktörleri

Demir eksikliği en çok kadınlarda görülür ve bunun en önemli nedenleri arasında regl dönemi ile hamilelik dönemi yer alır. Bu süreçlerde çok kan kaybı yaşayan kadınlar, önceki dönemde yeteri kadar demir depolamamışlarsa mutlaka demir eksikliği ve buna bağlı olarak birçok sorunla karşılaşırlar.

Regl Dönemindeki Kadınlar

Regl döneminde vücut belirli oranda kanı dışarıya atar ancak bazı kadınlarda regl dönemi çok daha şiddetli geçebilir. Regl döneminin şiddetli geçmesi, çok daha fazla kan kaybının yaşanmasına neden olur. Demir seviyesi sınırda olan kişiler bu durumdan fazlasıyla etkilenirler. Bu dönemde demir eksikliğine ciddi bir zemin hazırlanır. Kişinin adet döneminden önce mutlaka fazlasıyla demir depolaması veya adet döneminde sonra doğal yollarla demir takviyesi yapması gerekir.

Gebelik Dönemindeki Kadınlar

Plansız gebeliklerin büyük bir çoğunluğunda demir eksikliği görülür. Hamilelik dönemi içerisinde hem bebeğin sağlığı hem de anne sağlığı için demir en önemli maddelerin başında yer alır. Vücut anneye dahi zor yeten bir demir kapasitesine sahipse, hamilelik döneminde var olan demir kapasitesi çok kısa bir süre içerisinde biter. Gebelik dönemi ve doğum anında yaşanan kayıplar, telafisi zor olan kayıplardır. Bu nedenle gebelik dönemi, demir eksikliğinin yaşanması konusunda, anne adayının en savunmasız olduğu dönemlerin başında yer alır.

Bebekler ve Çocuklar

Bebekler ve çocuklarda, hamilelik döneminde, sonrasında ve gelişim döneminde, beslenme alışkanlıkları nedeniyle hemen hemen yarısında demir eksikliği görülür. İlk 3 ay ve 6 ay gibi bir zaman diliminde çocuğun vücudu demire tamamıyla açtır. Anne sütü, çocuğun en önemli demir kaynaklarından biridir. Anne adayında demir eksikliğinin olması veya çocuğun anne sütüyle beslenmemesi gibi durumlar nedeniyle bebeklerde ve çocuklarda demir eksikliğinin görülme riski son derece artar. Çocuğun doğmasıyla birlikte ilk aylarda yeterince demir takviyesi yapılmazsa, ilerleyen yaşlarda da demir eksikliği problemi devam eder. Çocuğun doğru besinlerle beslenmesi ve anne sütünden maksimum düzeyde faydalanması, demir eksikliği risk faktörünü büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Demir Eksikliği Komplikasyonları

Demir eksikliği komplikasyonları kişiden kişiye farklılık gösteren komplikasyonlardır. Genel olarak konsantrasyon eksikliği, epileptik durumlar ve huzursuz bacak sendromu bu konuda öne çıksa da demir eksikliğinin aşırı problem çıkardığı kişilerde çok daha şiddetli veya farklı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu komplikasyonlar kişinin iş ve eğitim hayatını derinden etkiler. Bazı durumlarda sosyal yaşantısının da zarar görmesi ihtimaller arasında yer alır.

Konsantrasyon Eksikliği

Demir eksikliği nedeniyle ilk evrelerde konsantrasyon eksikliği nadir görülür ancak orta ve ileri evrelerde konsantrasyon eksikliğinin fazlasıyla görüldüğü söylenebilir. Demir eksikliğinden en çok etkilenen organlardan birinin beyin olması, konsantrasyon eksikliğinin en önemli nedenleri arasında yer alır. Beyne kan vasıtasıyla yeterince oksijen taşınamaması, birçok beyin fonksiyonunu etkilediği için konsantrasyon sorunu kaçınılmaz bir hal alır. Demir eksikliği giderilse bile konsantrasyon eksikliğinin giderilmesi zaman alabilir. Hatta bu durum nedeniyle bazı kişilerde uzman bir psikiyatri desteğinin şart olduğu görülebilir.

Huzursuz Bacak Sendromu

Yine demir eksikliğinin beyne vermiş olduğu zarar nedeniyle kaynaklanan huzursuz bacak sendromu, direkt olarak dopamin eksikliğinden kaynaklanır. Vücutta demir eksikliğinin olması, dopamin seviyesinin de düşüşüne sebep olur. Dopamin yeteri kadar salgılanamazsa, birçok sinir zarar görür. Huzursuz bacak sendromu da tam olarak bu noktada devreye girer. Normal şartlarda geceleri, vücut zaten dopamin salgısını azaltır ancak demir eksikliği varsa bu salgı çok daha az bir şekilde vücuda beyinde salgılanır. Bu nedenle huzursuz bacak sendromu görülür ve demir eksikliğinden ötürü en çok görülen komplikasyonlardan biri olarak bilinir.

Epileptik Durumlar

Demir eksikliği sonucunda beynin etkilenmesi nedeniyle epileptik durumlar da görülebilir. Demir eksikliği beyinde ani elektriksel boşalmalara yol açar. Bu durum epileptik durumların sıkça görülmesiyle sonuçlanır. Kişinin aniden bayılması, titremesi, kasılması ve epilepsi nöbeti sırasında görülen her türlü belirtiyi vermesi oldukça doğaldır. Epileptik durumlar genel olarak ileri seviyedeki demir eksikliği nedeniyle ortaya çıkar.

Demir Eksikliği Nasıl Önlenir?

Demir eksikliğinin önlenebilmesi konusunda ilaçlar veya tıbbi tedavilerden çok beslenme alışkanlıkları büyük rol oynar. Kişinin vücudun ihtiyaç duyduğu, bol demir içeren ve doğal besinleri tüketmesi, demir eksikliğinin büyük ölçüde önüne geçer. Doğru beslenme alışkanlıkları sayesinde vücut normalde ihtiyaç duyduğu ve ilerde de ihtiyaç duyabileceği kadar demir depolar. Böylelikle demir eksikliğinin önüne geçilebilir. Demir eksikliğinin tedavisinde de yine beslenme faktörü etkin bir şekilde kullanılır.

Sağlıklı Beslenme

Kişinin hazır, işlenmiş ve kanserojen madde içeren her türlü gıdadan uzak durması, demir eksikliğinin önlenebilmesi konusunda ilk adımlardan biridir. Bununla birlikte demir içerikli gıdaların tüketilmesi büyük önem taşır. Dana ve koyun eti baştan olmak üzere, kırmızı et ağırlıklı beslenmek, vücudun yeteri kadar demir depolamasına ve demir eksikliğinden korunmasına yardımcı olur. Karaciğer, bakliyatgiller, üzüm, yumurta sarısı gibi gıdalar da yine demir eksikliğinden korunmak adına tercih edilebilir. Ebeveynlerin çocuklarına ilk 6 ay içerisinde anne sütü vermesi, sonrasında ise ekonomik durumları yeterliyse demir ağırlıklı mamalar tüketmeleri önerilir. Bu sayede demir eksikliğinin önüne etkin bir şekilde geçilebilir.

C Vitamini Almak

C vitamini bulunan birçok gıda, belirli oranda demir içerebilir ancak C vitaminin demir eksikliği konusunda daha farklı bir önemi bulunur. C vitamini, vücudun demir emiliminin arttıran en önemli maddelerin başında yer alır. C vitaminiyle birlikte demir içeren gıdaların tüketilmesi, vücudun çok daha iyi bir demir deposu olmasına imkan tanır. Portakal, mandalina, limon, kivi, maydanoz, çilek, kavun, biber, rezene, patates, lahana, soğan ve taze fasulye gibi birçok gıda, önemli oranda C vitamini içerir. Demir ağırlıklı besinler tüketildiği zaman söz konusu gıdaların tüketilmesi, vücudun daha fazla demir depolamasına yardımcı olur.

Kafein Tüketimini Sınırlandırma

Kafein, vücuttaki demir emiliminin azalması ve var olan demir deposunun da boşalması konusunda etkin rol oynayan bir maddedir. Sürekli olarak kafein ağırlıklı besinleri tüketen kişilerin büyük bir çoğunluğunda demir eksikliği gözlemlenir. Kişinin kafein tüketimini sınırlandırması, vücuttaki demir deposunun ve seviyesinin artmasına zemin hazırlar. Vücut demirden daha çok faydalanır ve demir içerikli besinlerin sindirimini çok daha etkin bir şekilde gerçekleştirir. Bu nedenle kafein tüketiminin bitirmek yerine sınırlandırmak, demir eksikliğinin önemli ölçüde önüne geçer.

Sık Sorulan Sorular

Çocuklarda Hangi Belirtiler Görülür?

Demir eksikliği yetişkinlerde farklı çocuklarda farklı belirtilerle ortaya çıkar. Ortak belirtiler de vardır ancak çocuklarda demir eksikliği daha farklı gözlemlenir. Çocuklarda en önemli demir eksikliği belirtileri arasında, çocuğun akranlarına göre yaş olarak daha küçük durması belirtisi öne çıkar. Demir eksikliği yetişkinlerde vücut yapısına pek etki etmese de çocuklarda gelişim çağında fazlasıyla etkili olur. Vücut yeteri kadar gelişemez ve bu nedenle çocuk yaş olarak küçük gözükür. Ayrıca çocuk daha çabuk yorulur, geç konuşmayı söker ve yürümeye geç başlayabilir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Demir eksikliği konusunda ilaç ve beslenme programlarıyla tedavi sağlanır. İlaç tedavisinde, hastanın vücudunda eksik olan vitaminler saptanır ve hem demir eksikliği için hem de eksik vitaminleri sağlanması için gerekli olan ilaçlar reçete olarak yazılır. B12, demir ve folik asit ağırlıklı ilaçların bu süreçte kullanıldığı görülür. Ayrıca demir eksikliğine iyi gelen ve vücutta demir emilimini arttıran besinlerin tedavi programı içerisinde yer aldığı söylenebilir.

Kansere Neden Olur Mu?

Demir eksikliği direkt olarak bir kanser belirtisi olarak kabul edilmez ancak bu hastalığa sahip olanların %4-5’i kadar bir kitlenin kansere yakalandığı tespit edilir. Demir eksikliği görülen kişilerde aynı zamanda mide ve bağırsak kanserlerinin öne çıktığı görülür. Sindirim sisteminin yaşadığı sorunlar, demir emiliminin azalmasına ve haliyle demir eksikliğine yol açabilir. Söz konusu sindirim sistemi sorunları ilerleyen dönemde kansere dönüşebilir ve kanserle birlikte demir eksikliği görülür.

Demir Eksikliği Neden Üşümeye Neden Olur?

Demir eksikliği olan hastaların en çok şikayet ettiği durumların başında aşırı üşüme durumu yer alır. Kişi normal bir havada bile üşüyebilir, el ve ayakları hep soğuk olabilir. Öte yandan kişinin geç ısındığı, aynı etkinin el ve ayaklarda da görüldüğü söylenebilir. Bu durumun nedeni, kan hücrelerinin içerisinde hemoglobin maddesinin az olmasından kaynaklanır. Kan içerisinde yeteri kadar oksijenin taşınamaması ve hemoglobinin az olması, kan dolaşımının belirli oranda aksamasına yol açar. Kan dolaşımının az veya normal seviyede olmaması, kişinin soğuğa karşı daha hassas olmasında oldukça etkilidir.

Hangi Hastalıklara Yol Açar?

Demir eksikliği en çok beyne zarar verdiği için öncelikle beyin kaynaklı hastalıkların öne çıktığı görülür. Depresyon bu konuda ilk sırada yer alırken, diğer birçok sağlık sorunu da beraberinde gelir. Bu sağlık sorunlarının büyük bir çoğunluğu da beyin cerrahisi yerine psikiyatri bölümünü ilgilendirir. Demir eksikliği beyin hastalıklarının dışında, bağışıklık sisteminin de ciddi anlamda etkilenmesine neden olur. Bağışıklık sistemi, vücutta yeteri kadar demir olmamasından ötürü yeteri kadar beslenemez ve haliyle zayıflar. Grip, nezle, farenjit, sinüzit ve daha birçok benzeri sağlık sorunu, demir eksikliğine bağlı olarak zayıflayan bağışıklık sisteminin eseri olarak görülür. Demir eksikliği nedeniyle sindirim sistemi de etkilenir ve sindirim sistemi hastalıkları ortaya çıkar. Kabızlık, gaz sıkışması, birden bire aşırı kilo verme ve daha birçok sorun beraberinde görülür. Demir eksikliğinin bu seviyelere gelmeden bir an önce tedavi edilmesi gerekir.

Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Demir eksikliği tedavi edilmezse en çok beyin kaynaklı hastalıkların ortaya çıktığı görülür. Bu durum iş ve eğitim hayatını derinden olumsuz bir şekilde etkiler. Kişinin algıları zayıflar, zihinsel fonksiyonları yavaşlar, depresyon, halsizlik ve sürekli olarak yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu nedenle tedavi edilmemesi her açıdan büyük bir risk taşır.

Cinsel Fonksiyonları Etkiler Mi?

Demir eksikliği cinsel fonksiyonların da olumsuz yönde etkilenmesine neden olan bir sağlık sorunudur. Demir eksikliği nedeniyle cinsel istek büyük oranda azalır. Özellikle sürekli olarak yorgunluk ve halsizlik, cinsel istek durumunun olumsuz yönde etkilenmesine neden olan faktörler arasında yer alır. Kadınlarda isteksizlik ön plandayken, erkeklerde ise performans konusunda ciddi sorunlar yaşanır.

Kilo Kaybına Neden Olur Mu?

Demir eksikliği nedeniyle sindirim sisteminin de etkilenmesi olası bir durumdur. Bu nedenle kişinin iştah kaybı yaşaması ve sindirimin verimli olmaması nedeniyle besinlerin emiliminin azalması, kilo kaybının görülmesine neden olur. Demir eksikliği, kişinin iştahını açan yemekleri bile yemek istememesiyle sonuçlanabilir. Özellikle sindirim sisteminde yaratmış olduğu etkiler, kilo kayıplarının yavaş yavaş değil de aniden gerçekleşmesine sebebiyet verir.Demir eksikliği nedeniyle yaşanan kilo kaybı kolay kolay telafi edilemez.

Hangi Yiyecekler Demir Eksikliği Yapar?

Yiyecekler ve diğer bazı yöntemlerle vücuda alınan demirin emilimini tamamen ya da kısmen engelleyen çeşitli yiyecekler bulunur. Bu yiyeceklerin tüketilmesi demir eksikliğinin ortaya çıkacağı sonucunu doğurmaz ancak risk yüksektir. Özellikle demirin vücuda alınmasından önce bu besinlerin tüketilmesi, vücutta sürekli olarak demir eksikliği olmasına sebep olacaktır: Çeşitli bitkisel çaylar, kahve, fındık, pirinç, bezelye, soya, bazı et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri.

Demir Eksikliği Ne Kadar Sürede Geçer?

Demir eksikliğinin ortadan kaldırılması için, eksik olan demirin bir şekilde yerine konması gerekmektedir. Bu, genel anlamda diyetler yardımıyla yapılır. Bazı durumlarda ise takviyeler söz konusudur. Demir takviyesi genelde birkaç ay kadar sürer. Diyetler ise demir oranı gereken miktara ulaşana kadar devam eder. Çok ileri seviyeli bir demir eksikliği vakasında eksikliğin yaklaşık altı – sekiz ayda tamamen geçeceğini söylemek mümkündür.

Demir Eksikliği Olan Nelere Dikkat Etmelidir?

Demir eksikliği olanlar, kansızlık problemi ile de baş başadır. Doğal olarak bazı durumlarda bilinç seviyelerinde düşük gözlenebilir. Kendilerine fiziki bir zarar gelmesini engellemek amacıyla ani hareketlerden kaçınmalıdırlar. Aniden ayağa kalkmak, hassaslık gerektiren işleri anlık olarak yapmaya çalışmak tehlikelidir. Demir eksikliği olanlar beslenme ve spor düzenlerine dikkat etmelidir. Ayrıca solunumlarını da sürekli olarak kontrol altında tutmalıdırlar.

Demir Eksikliği Neyin Belirtisidir?

Demir eksikliğini ortaya çıkaran onlarca farklı sebepten bahsetmek mümkündür. Demir eksikliğinin tanısının konmasından sonra da bu sebeplere yönelik araştırmalara girişilir. Demir eksikliği:

  1. Farkında olunmayan gebeliğin,
  2. Dengesiz beslenmenin,
  3. Adet kanamalarının şiddetli geçtiğinin,
  4. Sindirim sistemi kaynaklı kanamaların olduğunun,
  5. Demirin terleme yoluyla gereğinden fazla atıldığının,
  6. Sindirim problemlerinin varlığının belirtisidir. Bunlara ek olarak çeşitli çevresel ve genetik faktörler de demir eksikliği sebepleri arasında sayılabilir.

    Demir Eksikliği İçin Hangi Bölüme Gidilir?

    Günümüzde demir eksikliği ile oldukça sık karşılaşılmaktadır. Aile hekimlerince dahi bu tedavi sorunsuz olarak yürütülebildiğinden ötürü, akut olarak gelişen eksikliklerde aile hekimlerine başvurulması yeterlidir. Eğer daha kompleks bir sorun olarak görülüyorsa dahiliye bölümlerinde de demir eksikliğine yönelik tanı ve tedavi süreçleri başlatılabilir.

    Demir Eksikliği Tekrarlar Mı?

    Demir eksikliği, demir eksikliğini ortaya çıkaran sebep ortadan kaldırılmadığı müddetçe tekrarlar. Bunun önüne geçmek için doktorlar vücuttan eksilen demiri takviye ederken aynı zamanda da sebebine yönelik tedavi girişimlerine başlamaktadır. Hastanın beslenme düzeninin değiştirilmesi, sindirim sisteminin incelenmesi ve adet kanamalarına yönelik bazı girişimlerin yapılması tamamen demir eksikliğinin tekrarlamaması amacıyladır.

    Demir Eksikliği Kimlerde Olur?

    Demir eksikliğinin ortaya çıkmasında onlarca farklı faktörden bahsedilebilir. Bu faktörlere yönelik risk grubunda olanlar da demir eksikliğini yaşama riski ile karşı karşıyadır. Genelde kadınlar, adet düzeni bozuk olanlar, rahim veya rahim ağzında polip olanlar, mide sorunları yaşayanlar, genetik faktörlere sahip olanlar demir eksikliği ile karşılaşma ihtimali olan kişilerdir.