Damar Hastalıkları

Damar Hastalıkları
Damar Hastalıkları

 

İnsan vücudunda 3 adet damar sistemi bulunmaktadır. Bu damar sistemlerinin ismi atar damar, lenf damarı ve toplardamar olarak biliniyor. Damarların sistemlerindeki hastalıkların tedavi şekilleri ve görüldükleri yaş gruplarında farklılıklar yer almaktadır. Günümüzde deneyimli uzman hekimleri ile teknolojinin son imkanlarıyla tedaviye ilişkin çözümler üretiliyor. Damar hastalıkları olan insanların uzman doktorlar eşliğinde tedavilerinin mümkün olduğu gözlemlenmektedir. Taşıdığınız damar hastalığına göre tedavi yönteminde de farklılıklar olabildiği görülüyor. Sizler için en uygun tedavi yöntemine sizler değil, uzman doktorunuz karar verir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Murat Dikmengil

Damar Hastalıkları Hakkında

Damar hastalıkları, günümüzde en fazla rastlanmakta olan hastalıklar içerisinde bulunuyor. Kendi içerisinde bölümlere ayrılmakta olan damar hastalıkları arasında "atar damar hastalıkları" olduğu görülmektedir. Sigara içen, yağlı beslenen, şeker hastalığı bulunan ve fazla kilolu olan insanlarda karşılaşılır. Genellikle 40'lı yaşlardan sonra ortaya çıktığı biliniyor. Kapak yetersizliği ve damar için kan pıhtılaşması ise toplardamar tıkanıklığına sebep olmaktadır. Toplardamar tıkanıklığı ile kronik toplardamar yetmezliğinin oluşabildiği gözleniyor. Bir diğer damar hastalıkları içerisinde lenf damarı hastalığı bulunmaktadır. Lenf damarı hastalıkları ise dokular arasındaki bozukluktan meydana gelir. Diğer damar hastalıklarına göre tedavisinin daha zor olduğu biliniyor. Kişinin hangi damar hastalığını taşıdığının tedavi yöntemini ve sürecini etkileyeceği unutulmamalıdır.

Damar Hastalığı Nedir?

Damar hastalığı, insan vücudundaki atardamarlarda tıkanma, daralma veya balonlaşmaya sebep olan bir hastalık grubu olarak bilinmektedir. Damar hastalığının tuttuğu damarlara göre 3 bölümde incelendiği gözlemleniyor. Bu bölümler ise aşağıda yer almaktadır. Beyin damar hastalığı: Beyin ve beyinciği besleyen damarlarda bulunmaktadır. Bu damarlarda meydana gelen tıkanma veya daralma sebebi ile beyin felci de olabilirsiniz. Koroner damar hastalığı: Atardamarlarda tutulmakta olan koroner damar hastalığının görevi ise kalbi beslemektir. Damarlardaki tıkanma veya daralması ise kalp ağrısına neden olur. Bu sebep ile kalp krizi geçirebilirsiniz. Periferik damar hastalığı: Bu hastalıkta birçok organı beslemekte olan atardamarlarda oluşan problemlerle ortaya çıkmaktadır. Bacak damarları, en sık tutulan bölge olarak bilinir. Periferik damar hastalığı da, genellikle bacak bölgesinde gözüküyor. Bu damarlarda meydana gelen daralma veya tıkanma ile bacakta yara ve ağrının oluştuğu bilinmektedir.

Damar Hastalığı Türleri

En ciddi hastalık gruplarından birisi olarak gösterilen damar hastalığı, insan vücudunda daralma, tıkanma veya balonlaşmaya sebep olmaktadır. Vücudumuzdaki atardamarlarda meydana gelen bu olaylar sonucunda damar hastalığı görülür. Damar hastalığının 3 türünün olduğu bilinmektedir. Bu türler içerisinde ise koroner, serebrovasküler ve periferik damar hastalıkları yer alıyor.

Koroner Damar Hastalığı

Kalp, vücudumuzun görevlerini sürdürebilmesi için gerekli olan maddeleri taşıyan kanı pompalamakla görevlidir. Bir insanın ömrü boyunca kalbin yaklaşık 3 milyar kez kasıldığı biliniyor. Bu kasılmalar dakikada 60 ila 75 kez gerçekleştiği hesaplanmaktadır. Bu kasılmaların asıl nedeni atardamarlara kan pompalamaktadır. Atardamarlara pompalanan kan da diğer organlara taşınarak vücutta dolaşım görevini sürdürmektedirler. Bu damarlara ise "koroner damar" denilir. Koroner damarlarda meydana gelebilen hastalıklar sebebi ile kalbin çalışmasında ve veriminde bozukluklar ortaya çıkar. Kalbin çalışma sisteminde ve verimindeki bozukluklar ise hayati öneme taşımaktadır. Damar sertliği, koroner damarların en çok görülen hastalıkları arasında yer alıyor. Damarlarda bir çok sebepten dolayı tıkanıklıklar ve darlıklar oluşmaktadır. Bu tıkanıkların oluşmasındaki en büyük nedenlerden bir tanesi de kolesterol olarak görülmektedir. Bu darlıkların tıp literatüründeki ismi koroner arter hastalığı yani halk arasında damar sertliğidir. Çok vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gereken bir hastalık olmakla beraber günümüzde en çok karşılaşılan hastalıklar arasında yerini almaktadır. Bunun içinde öncelikle koroner damarların durumunun teşhis edilmelidir. Hastalığa ilişkin tanı yöntemleri ile koroner damar hastalığının tanısı koyulabiliyor. En sık kullanılan tanı yöntemi ise koroner anjiyografi olarak bilinir. Kalp damarlarının gözle görünür hale getirilmesi ile çekilen film sonucunda tanı konulur. Konulan tanının ardından ise tedaviye ilişkin adımlar atılmaya başlanmaktadır.

Serebrovasküler Hastalık

Felç inmesi hastalığı olarak bilinmekte olan serebrovasküler hastalığı, beyin damarlarının aniden kanaması veya tıkanması sonucunda gerçekleşmektedir. Damarların tıkanması veya kanaması ile sinir sisteminde bozukluklar ortaya çıkıyor. Bu bozukluklar sonucunda kısmi felç ya da tam felç yaşanabilir. Halk arasında "inme hastalığı" olarak lanse edilmektedir. Dünyada birçok ülkede sıklıkla görülen hastalıklardan birisi olarak biliniyor. Hastalığın yüksek oranda kalıcı hasarlara da yol açabileceği gözlemlenmektedir. Serebrovasküler hastalığını taşıyan insanlar, hastalık sebebi ile daha farklı hastalıklara da yakalanabilirler. Diyabet, tansiyon ve anthe-roskleroz gibi hastalıkların görülen hastalıklar arasında olduğunu söyleyebiliriz. Beyin damarlarındaki bozukluklardan meydana gelen bir hastalıktır. Hastalığın çeşitli şikayetler ve belirtiler sonucunda ortaya çıktığı gözlemleniyor. Her hastalığın görülme belirtilerinde farklılıklar görülmektedir. Serebrovasküler hastalığının belirtileri ise çeşitlilik gösteriyor. Öncelikle vücudun bir bölümünde kuvvet kaybının gerçekleştiği bilinir. Ortaya çıkan bu uyuşukluk sebebi ile konuşma bozuklukların meydana geldiği gözlemleniyor. Serebrovasküler hastalığına ilişkin belirtiler arasında görme bozuklukları da bulunmaktadır. Görme sorununun yanında, duyu kaybı ve baş ağrısı da sıklıkla yaşanır. Hafıza problemleri ise hastalığın olmazsa olmaz belirtilerindendir. Serebrovasküler hastalığının nedenleri ise farklılık göstermektedir. Hastalığın %80 oranında damar tıkanması sebebi ile yaşandığı bilinir. Ancak %20 oranında hipertansiyon ihtimali de bulunur. Serebrovasküler hastalık risk faktörleri ise;

  • Transient İskemik Atak
  • Yaş
  • Hipertansiyon
  • Obezite
  • Diabetes Mellitus
  • Sedanter Yaşam
  • Kardiyak Anomaliler
  • Hiperlipidemi
  • Ateroskleroz
  • Sigara Kullanımı
  • Östrojen içeren ilaçlar
  • Kafeinli içecekler
  • Herediter faktörler

Olarak bilinmektedir. Hastalığın risk faktörlerini taşıdığınızı düşünüyorsanız, acil olarak uzman doktora başvurmalısınız. Uzman doktor eşliğinde tedaviye başlanır.

Periferik Damar Hastalığı

Atardamar ile ilgili hastalıkları ifade etmekte olan periferik damar hastalıkları, atardamarların tamamen veya kısmen tıkanması sebebi ile oluşmaktadır. Bu tıkanma ise kollar, bacaklar veya iç organlarda gerçekleşir. Periferik damar hastalığının risk faktörleri bulunmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre daha fazla görüldüğü gözlemleniyor. Damar sertliğini oluşturan risk faktörleri ile aynı faktörlerin bulunduğu görülür. Bu faktörler içerisinde;

  • HDL kolesterol düzeylerinin kanda düşük olması
  • LDL kolesterol ve trigliserit düzeylerinin kanda yüksek olması
  • Sigara kullanımı
  • Diabetes mellitus
  • Yüksek kan basıncı veya ailede hipertansiyon öyküsü
  • Kronik böbrek yetersizliği
  • Ailede damar sertliğine bağlı hastalık öyküsü
  • Aşırı kilo veya obezite
  • Bulunmaktadır. Bahsi geçen risk faktörlerini taşıyan kişilerin uzman doktora başvurmaları gerekir.

Damar hastalıkları arasında bulunmakta olan periferik damar hastalığı, belirtilerinin görülmemesi sebebi ile oldukça tehlikelidir. Yürüme sonrasında bacak ağrısı ve istirahat esnasında hissedilen bacak ağrısının ufak belirtilerinden birisi olduğu biliniyor. Bacaklarda meydana gelen uyuşukluk, soğukluk ve üşüme hissi gibi belirtilerde bulunur. Periferik damar hastası olan kişilerin ayak tırnaklarının kalınlaşmaya başladığı da gözlemlenmektedir. Hastalığın belirtilerinin günlük hayatta görülebilecek olan rahatsızlıklar veya şikayetler olabileceği bilinir. Bu kapsamda periferik damar hastalığının erken teşhisinin oldukça zor olduğunu söyleyebiliriz. Başta bacaklarda olmak üzere vücudunun belli kesimlerinde sıklıkla ağrılar yaşayan insanların uzman doktora başvurmalıdır. Hastalığın erken teşhisinin tedavide öneminin büyük olduğunu unutmamalısınız.

Tedavi Yöntemleri

Damar hastalıklarının kendi içerisinde 3'e ayrıldığı bilinmektedir. Bu kapsamda 3 hastalık içinde farklı tedavi yöntemlerinin uygulandığını belirtmek gerekiyor. Periferik, serebrovasküler ve koroner damar hastalıkları olarak bilinmektedir. Hangi tedavi yönteminin uygulanacağına ilişkin karar ise uzman doktor tarafından verilir.

Koroner Damar Hastalığı Tedavisi

Koroner damar hastalığı tedavisi, farklı tip yöntemler ile yapılabilmektedir. Hastanın durumuna göre tedavi yönteminde farklılıklar görülüyor. Bu yöntemler içerisinde ilaç tedavisi, stent yerleştirme, anjiyografi ve koroner bypass cerrahisi yer almaktadır. Koroner damar hastalığı tedavisinde hangi yöntemin seçileceğine uzman doktorunuz karar verir.

İlaç Tedavisi

Günümüzde neredeyse her hastalığın ilaç tedavisi yöntemiyle tedavi edilebileceği görülüyor. Sağlık alanında teknolojinin gelişiminin etkisi ise büyüktür. Koroner damar hastası olan kişiler içinde ilaç tedavisinin mümkün olduğunu belirtebiliriz. Kullanılan başlıca ilaçlar arasında;

  • Aspirin
  • Klopidogrel
  • Beta blokerleri
  • ACE inhibitörleri
  • Nitratlar
  • Kalsiyum kanal blokerleri

Yer almaktadır. Hangi ilaçların birlikte kullanılacağı ise hastaya göre farklılık gösteriyor. Kombinasyona sizler değil, uzman doktorunuz karar vermelidir.

Stent Yerleştirme

90’lı yılların ortalarından itibaren balon ile yeterlli açıklık sağlanamayan tıkalı damaları açmak amacı ile stentler kullanılmaya başlanmıştır. Bu stentler tıp literatüründe koroner stentler olarak geçmekte olup, damarlardaki kan akışını sağlayabilmek amacıyla kullanılır. Stent yerleştirme, damar iç duvarına monte edilerek yapılır. Daralmış bölgenin uzunluğuna göre daha fazla stent ihtiyacı da olabiliyor. İyi kalitede stentlerin oluşturulması ile bypass ameliyatına ilişkin gereksinimde de azalma bulunmaktadır. Stent yerleştirme uygulamasında başarı oranının %65-99 arasında olduğu gözlemleniyor. Ancak altı aylık süreç içerisinde %25 oranında olasılıkla tekrardan daralma olabilir. Yeni kullanıma girmekte olan ilaç kaplı stentler, bu oranın daha da azalmasını sağlamaktadır. Stent yerleştirmenin ardından hastanın koroner yoğun bakım ünitesine alınabileceğini belirtmek gerekiyor. Böyle bir durumda ise hastanede 1-2 gün kalabilir. İşlemin ardından ilk 6-12 saat boyunca işlem yapılan bacağınızı düz tutmalısınız.

Anjiyografi

Koroner hastalığı taşıyan kişilerin tedavisinde erken tanının önemi büyüktür. Kişinin olası kalp krizinin sonuçlarından korunması sağlanmalıdır. Bir tanı yöntemi olan anjiyografi, koroner hastaları için büyük önem taşır. Koroner anjiyografi, kalp damarları için özel bir ilaç verilmesi ve görüntülerin alınmasına ilişkin bir işlemdir. Anjiyografinin kardiyoloji uzmanlı ile sağlık personelinin bulunduğu gelişmiş laboratuvarlarda yapılması gerekiyor. Hastanın işlem sürecinde uyutulması gerekmez. Damar hastalıkları arasında bulunan koroner damar hastalığına ilişkin tedavi yöntemleri içerisinde anjiyografinin yer aldığı belirtilir. Peki, anjiyografinin kimler için yapılması gerekir?

  • Göğüs ağrısına sahip olan kişilerde,
  • Kalp krizi geçirmiş olanlarda,
  • Önceden koroner arter ameliyatı olup göğüs ağrısında tekrarlama bulunanlarda,
  • Ani ölüm sonucu yaşayan ve hayatta kalanlarda,
  • Kalp ameliyatı olacak kişilerde,
  • Kalp dışı damar ameliyatı olacak kişilerde,
  • Ciddi derecede ritim bozukluğu yaşayanlarda,
  • Koroner anjiyografisinin yapılması gereklidir.
Koroner Bypass Cerrahisi

Koroner bypass cerrahisi, balon anjiyoplasti veya stent yerleştirilmesi ile açılamayan daralmalar sonucunda tercih edilmektedir. Dünyada ve ülkemizde en sık uygulanmakta olan açık kalp ameliyatı olarak biliniyor. İlaç tedavi yöntemiyle kontrol altına alınamayan şikayetlere sebep olunuyor ve hastanın hayati durumunda tehlikenin oluşması durumunda önerilmektedir. Koroner bypass cerrahisinin kalbin daha iyi kanlanmasını ve kalp kası hücrelerinin daha iyi oksijen almasını sağladığı biliniyor. Ameliyatın ardından hastanın ilaca olan bağımlılığında azalma, yaşam kalitesinde yükselme ve yaşam süresinde artış olduğu gözlemlenir. Koroner bypass cerrahisi nasıl yapılır? Genel anestezi altında yapılmakta olan ameliyatın 3-4 saat sürdüğü bilinmektedir. Ameliyat sırasında kalbiniz ve solunumuz tamamen durduruluyor. Vücudunuzun solunum fonksiyonları ve kan dolaşımı ise kalp akciğer makinesi tarafından sağlanır. Makinenin görevi ise ameliyat sırasında kalbinizin ve akciğerlerinizin görevini yapmaktır. Böylece yaşamsal organlara yeteri kadar kan gönderim sağlanır ve hücrelerinizde oksijenlenirler. Gelişen teknoloji ile ameliyatın hastanın kalbi ve akciğerleri çalışırken de yapılabildiği gözlemleniyor. Bu durumda ise hastanın daha kısa sürede sağlığına kavuşabildiği görülmektedir. Her ameliyattan sonra yapılması gerekenlerin önemi büyüktür. Koroner bypass cerrahisinin ardından da yapılması gerekenler vardır. Yoğun bakımda bulunan hastanın kan basıncı, kalp ritmi, solunumu ve diğer yaşamsal bulgularının çok yakından takip edilmesi gereklidir. Ameliyatın ardından 1. günde genel durumunuz tamamen düzeldiyse, servisteki yatağınıza alınabileceğinizden emin olabilirsiniz. Serviste bulunan hastada herhangi bir problem gelişmez ise ameliyatın ardından 1 hafta sonra taburcu edilir. Taburcu edilen hastaya, evindeyken nelere dikkat etmesi ve hangi ilaçları kullanması konusunda ayrıntılı olarak bilgi verilmelidir.

Serebrovasküler Hastalık Tedavisi

Serebrovasküler damar hastalığının aniden geliştiği bilinmektedir. Hastalığın beyin damarlarının tıkanması ve beyinde kanama oluşması sonucunda meydana geldiği biliniyor. Serebrovasküler hastalığına yakalanan kişinin ilk 6 saat içerisinde hastaneye naklinin mutlaka sağlanması gerekir. Hastaneye sevk edilen hastaya ilk olarak damar açıcı tedavi uygulanıyor. Hastanın 6 saat içerisinde getirilmemiş olması halinde ise damar açıcı tedavi uygulanması gereklidir. Serebrovasküler damar hastalığını taşıyan hastanın nöroloji doktoru tarafından muayenesi yapılır. Şikayetler ve bulgular üzerinden tedavi yöntemine karar verilmektedir. Her hasta için farklı tedavi yönteminin uygulanacağını bilmelisiniz. Tedavinin amacı ise hastalığın kötüleşmesini ve ilerlemesini engellemekten geçiyor. Hastalık için herhangi bir neden bulunmazken, kişinin hastalığı yaşama nedeni için tedavi uygulanır. Serebrovasküler damar hastalığının tedavisinde uygulanan tedavi yöntemleri içerisinde cerrahi yöntem, anjiyografi ve balon şişirme yöntemlerinin olduğu görülüyor.

Balon Şişirme Yöntemi

Damar açılması için kullanılan yöntemler arasında balon şişirme yöntemi bulunmaktadır. Serebrovasküler damar hastası olan kişilere ilk etapta uygulanmakta olan tedavi yöntemleri içerisinde yer alır. Kesin olarak olumlu sonuç vereceği belirtilmezken, günümüzde genellikle tercih edilmez.

Anjiyografi

Anjiyografi yani halk arasında anjiyo olarak bilinen bu işlem esnasında, damaların içerisine bir madde verilmesi ile bu damarların fotoğraflarının yani grafilerinin çekilmesine verilen addır. Anjiyografiler ile damarlar ile ilgili birçok bilgiye sahip olunabiliyor. Damar hastalıkları olan kişilerde tanı koyabilmek için büyük önem taşımaktadır. Serebrovasküler damar hastaları içinde anjiyografinin yapılabildiği biliniyor. Serebral anjiyografi ile beyin ve boyun damarlarının anjiyografisinin çekilebildiği gözlemlenmektedir. Çekilen anjiyografilerin tedavideki rolü ise tartışılamaz.

Cerrahi Yöntem

Damar hastalıkları içerisinde serebrovasküler damar hastalığı da bulunmaktadır. Bu hastalığın tedavi yöntemleri içerisinde ise cerrahi yöntemde yer alıyor. Beyinde damar tıkanıklığı hastalığı olarak bilinmekte olan serebrovasküler hastalığı, risk içeren cerrahi tedavi yöntemiyle karşımıza çıkmaktadır. Semptomların şiddetinin kanama şiddetine bağlı olarak geliştiği hastalığa yakalanan kişinin yere yıkılabildiği görülür. Kısa veya uzun süreli bir bilinç yitimi veya epileptik nöbette peşinden gerçekleşebilmektedir. Bulantı ve kusmanın da mutlaka görüldüğü gözlemlenir. Serebrovasküler damar hastalığını en üst düzeyde yaşayan hastanın cerrahi tedavi yöntemiyle tedavi edilmesi gereklidir. Serebrovasküler cerrahi tedavisinin iyi bir uzman doktor eşliğinde yapılmasının önemi büyüktür. Tedavi öncesinde ve sonrasında, hastanın doktorun tavsiyelerine mutlaka uyması gereklidir. Tedavinin başarılı olabilmesinde istenilenlerin yerine getirilmesinin etkisi bulunuyor.

Periferik Damar Hastalığı Tedavisi

Periferik damar hastalığı, damar hastalıkları arasında yerini almaktadır. Kollar, bacaklar ve iç organlarda kan akışını sağlayan atardamarların kısmen veya tamamen tıkanması ile oluşur. Periferik damar hastalığının tedavisi mümkündür. Hastalığın tedavisi için farklı seçenekler bulunurken, hangi tedavi yönteminin belirleneceğine ise uzman doktorun karar verdiği gözlemlenir.

İlaç Tedavisi

Periferik damar hastalığının tedavisine ilişkin yöntemler içerisinde ilaç tedavisi bulunmaktadır. Bazı insanlar için beslenme ve yaşam şekillerinin değiştirilmesinin hastalığın tedavisinde yeterli olduğu gözlemleniyor. Ancak kimi insanlar için ise ilaç veya cerrahi tedavinin gerektiği ortadadır. Periferik damar hastalığından kurtulmak için ilaç tedavisi yöntemini kullanacak olan kişinin belirli dönem içerisinde farklı ilaçları kullanması gereklidir. Silostazol, ilk seçilecek olan ilaçtır. Hastalarda semptomların iyileşmesi ve yürüme mesafesini yükseltmek için kullanılır. Yaşamı kısıtlayıcı bir hastalığı olan tüm hastalara önerilir. Pentoxifilin, eritrosit fleksibilitesini arttırması ile bilinmektedir. Vaso terapötik etkisi de tartışılamaz seviyede bulunuyor. Naftidrofuril, kas metabolizmasını iyileştirmekte olan ilaçtır. Eritrosit ve trombosit agregasyonunu azaltmasıyla biliniyor. Çok rutin kullanımı bulunmamakla birlikte, yan etkilerinin oldukça az olduğu belirlenmiştir.

Kan Sulandırıcı İlaçlar

Damar hastalıkları arasında bulunmakta olan periferik hastalığını taşıyan kişiye tedavi kolesterol düşürücü ve damar genişletici ilaçlardan verilmelidir. Aspirin veya benzeri kan sulandırıcı ilaçlar da, periferik hastasının damalarındaki pıhtın riskini en aza indirmektedir.

Damar Genişletici İlaçlar

Damar içine pıhtılaşmayı önleyici veya pıhtı eritici ilaçların yanında, damar genişletici ilaçlar ile periferik tedavisinin mümkün olduğu bilinir.

Balon Tedavi

Balon tedavi yöntemi, periferik hastası olan kişilere uygulanabilmektedir. Küçük ölçekli bir cerrahi işlem olarak bilinir. Periferik hastasına balon tedavi yönteminin uygulanmasında bazı istenmeyen durumların ortaya çıkabileceğini belirtmek gerekiyor. Yapılan işlemlerde komplikasyon riskinin düşük olması sebebi ile bu durumların hayati önem taşımayacağından emin olabilirsiniz. Periferik hastasına balon tedavi yöntemi uygulanırken damar bölgelerinde tıkanma ile karşılaşılabilir. Bu olayı ise "emboli" denmektedir. Eğer bu tıkanıklık ile beyinde emboli oluşur ise felç ortaya çıkabiliyor. Ortaya çıkan hasar sebebi ile acil ameliyatta gerekebilmektedir. Çok düşük bir ihtimal olsa da, kangren ve organ kesimi de olabilir.

Damar İçi Stent

Günümüzde tıkalı bacaklara stent uygulaması yapılabilinmektedir. Damar içi stent uygulaması ile öncelikle ağrının kesilmesi amaçlanıyor. Ağrının kesilmesinin ardından yaraların iyileşmesi için çeşitli tedaviler uygulanmaktadır. Hastanın diz altı küçük damarlarının açılması, yapılan işlemler arasında yer alır.

Bypass Ameliyatı

Periferik arter bypass, cerrahi tedavi yöntemleri içerisinde yer almaktadır. Atardamarlarda damar sertliğine neden olan plakların birikiminin daraltılıp, bloke edilmesi işlemi yapılır. Bacak damarlarına yaygın olan yapılan bir ameliyattır. Periferik bypass ameliyatı, yaşam kalitesini arttırır ve uzun kayıplarının önlenmesini sağlar. Bypass ameliyatı olan periferik hastanın olumlu sonuçlarla karşılaştığı görülür. Bypass ameliyatının gerçekleşebilmesi için öncelikle insan vücudundan damar alınmaktadır. En yaygın kullanılan damar ise bacaktan alınan toplardamar oluyor. Bu damarın ismi "Safen Yen" olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer yeterli uygunluğa ve uzunluğa sahip sağlıklı bir toplardamar bulunmadıysa, sentetik greft kullanılır. Yapılan incelemelerde, periferik hastalarına yapılan bypass ameliyatlarının %90 oranında başarılı olduğu gözlemleniyor. Peki, hangi durumlarda periferik bypass gereklidir? Enfeksiyon veya kangren oluşumu başladıysa, Şikayetler günlük işlere engel oluyorsa, Bacak yaralarında iyileşme bulunmuyorsa, Ağrı kesicileri işe yaramıyor ve ağrılar devam ediyorsa, Hastanın stent veya balon uygulamasına uygun olmaması durumunda, Bulunmakta olan hastalar için bypass işleminin gerekliliği söz konusudur.

Damar Hastalıkları Nedenleri

Damar hastalıkları, halk ve tıpta en çok rastlanılan hastalıkların tümüne verilen isimdir. Çok çeşitli olması sebebi ile bağlı olduğu sisteme göre ayrıştırılmıştır. Damarlarda meydana gelen tıkanıklıklar, en fazla karşılaşılan nedenleri arasında gösteriliyor. Damar kanaması ve damarda pıhtıda, hastalığın nedenleri arasında yer almaktadır.

Damar Tıkanıklığı

Damar hastalıklarının en sık karşılaşılan nedenleri arasında damar tıkanıklığı bulunmaktadır. Damar tıkanıklığının özellikle ilerleyen yaşlarda karşımıza çıktığını belirtmeliyiz. Hastalığın kalp krizine sebep olabildiği biliniyor. Yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkmakta olan tansiyon ve diyabet gibi hastalıkların tetiklediği damar tıkanıklığının günümüzde birçok yaşlı insanda görüldüğü gözlemlenmektedir. Hareketsiz hayat tarzına sahip olan ve kolesterollü beslenmemeyi ihmal eden kişilerde sıklıkla görülüyor. Damar tıkanıklığının kalp krizinin en büyük sebepleri arasında olduğunu unutmamalısınız. Damar tıkanıklığı yaşayan kişinin bypass cerrahi operasyonuna tabii tutulması gerekebilir.

Damar Kanaması

Damar hastalıkları içerisinde yer almakta olan damar kanaması, hayati tehlikelere sebep olabilmektedir. Damarın sahip olduğu bütünlüğün çeşitli sebeplere bağlı olarak bozulması nedeniyle içerisinde dolaşmakta olan kanın vücuda dışa veya içe doğru akmasıyla gerçekleşir. Damar kanamasının belirtilerinin ve nedenlerinin bilinmesinin önemi yüksektir. Damar kanamasının öneminin; Oluşan kanamanın hızına Oluşan kanamanın miktarına Kanamalı hastanın fiziksel durumuna Hastanın kaç yaşında olduğuna Vücutta kanama olan bölgeye Göre değişiklik gösterdiği gözlemlenmektedir. Damar hastalıkları arasında bulunmakta olan damar kanamalarının kendi içinde üçe ayrıldığı biliniyor. Doğal deliklerden oluşan damar kanamaları İç kanamalar Dış kanamalar

Damarda Pıhtı

Normal olmayan durumlarda kanın pıhtılaşması sebebi ile kan pıhtılaşma sorunu ortaya çıkmaktadır. Damalardaki kanın ağırlaşması, kan pıhtılaşmasına neden olabilmektedir. Kanın koyulaşmasına ise bazı hastalıklar neden olabilir. Damarlarda kanın koyu bir halde dolaşması ise oldukça zordur. Bu şekilde gerçekleşen kan pıhtılaşmasının kan akımına engel olduğu görülüyor. Damarda pıhtı sebebi ile damar sertliği, felç ve beyin kanaması gibi ölümle sonuçlanabilecek kötü sonuçların ortaya çıktığı bilinmektedir.

Damar Hastalıkları Belirtileri

Damar hastalıklarının belirtilerinin birçok işarete dayandığı gözlemleniyor. Bu belirtilerin hastaların vücudunda meydana geldiği yere ve yoğunluğa göre değişiklik gösterdiği görülmektedir. Her hastada değişiklik göstermesi ise oldukça tehlikeli bir hastalık grubu olduğunu ortaya koyuyor. Damar hastalıklarını belirtilerine ilişkin; İktidarsızlık Geceleri meydana gelen terlemeler Baş ve boyun kısmında sancılanmalar Soluk cilt rengi Nefes darlığı Nabızda meydana gelen düzensiz atım Bölgesel damar tıkanıklıkları sonucu oluşan kangren Gözlerde kararma ya da geçici körlük Beyinde meydana gelen damar tıkanıklığı sonucu ortaya çıkan beyin kanaması Damarlarda meydana gelen tıkanıklıklar Şiddetli ağrılar Tıkanıklığın oluştuğu bölgede meydana gelen şiddetli kaşıntılar Bilinç kaybı Yoğun baş ağrısı Boyun ve sırtta meydana gelen ağrılar Kalp çarpıntısı Eklem yerlerinde şiddetli ağrılar görülmesi Damarların geçtiği yerde oluşan ve kötü bir görünüme yol açan damar çıkıntıları Gibi belirtilerin örnek verilebildiği gözlemleniyor. Damar hastalıklarının belirtilerinin 4 evrede incelenebildiği belirtebiliriz.

Evre 1 Belirtileri

Her hastalıkta belirti vermeyen bir dönem bulunmaktadır. Damar hastalıklarında evre 1'de hastanın hastalığa ilişkin herhangi bir belirtide bulunmadığı gözlemleniyor. Tıp dünyasında asemptomatik olarak nitelendirilir.

Evre 2 Belirtileri

Evre 2'ye ilişkin belirtileri taşımakta olan damar hastasının egzersiz yapmasının önemi büyüktür. Gün içerisinde yapılacak olan 1-2 saatlik egzersizler, hastanın rahatlamasını sağlar. Belirtileri ise kladikasyo ile iskemik yara ve kangren olarak sınıflandırabiliriz.

Kladikasyo

Kladikasyo, kramp içerikli ağrılardan oluşan rahatsızlıklardır. Damar hastalıklarını taşıyan insanların 2. evrede sıklıkla karşılaştıkları gözlemleniyor. Uyluk çevresinde gerçekleşmekle birlikte, ağrının kalçadaki adalelere geldiği de görülmektedir.

İskemik Yara Ve Kangren

Kangren, damar hastalıklarında sıklıkla karşılaşılan sorunlar içerisindedir. Damar hastalıklarına ilişkin belirtiler içerisinde kangrende bulunmaktadır. Bir diğer belirti ise iskemik yara olarak bilinir.

Evre 3 Belirtileri

Bir hastalığın birçok evresi olabilmektedir. Damar hastalıklarının evrelerinden üçüncü aşamada ise istirahat ağrılarıyla karşılaşabilirsiniz.

İstirahat Ağrısı

Damar hastalıklarından herhangi birini taşıyan kişinin, istirahat ederken çeşitli ağrılarla karşılaşabileceği bilinmektedir. İstirahat ağrısı yaşıyorsanız, sizlerde damar hastası olabilirsiniz. Ağrılarınızın durumuna göre sizler için en uygun tedavinin uygulanması gereklidir.

Evre 4 Belirtileri

İstirahat ağrısından sonra damar hastalıklarındaki evrede ciddi bir gelişim olur. Hastalığın gelişimi ile birlikte ortaya daha ciddi sorunlar çıkmaya başlayabilmektedir. Ülserasyon ve deride gangren ise bu evredeki belirtiler arasında yer alıyor.

Ülserasyon

Tıpta sıkça kullanılan kelimelerden birisi olan ülserasyon, yaralaşma anlamını ifade etmektedir. Deri tabakasının zarar görmesi sebebi ile gelişir. Damar hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığın ülser oluşumuna neden olduğu gözlemleniyor.

Deride Gangren

Damar hastalıkları, gangren oluşumuna neden olabilmektedir. Deride gangren oluşuma da, damar hastalıklarının en büyük belirtileri arasında yer alır. Ayak parmakları, kol ve bacaklarda sıklıkla görülmektedir. Deride kangren durumunda cerrahi operasyona tabii tutulabilirsiniz.

Hastalık Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalıkların tedavi edilebilmesi için öncelikle teşhis edilmesi gerekiyor. Her hastalığın teşhis yönteminde farklılıklar olabilir. Damar hastalıklarının teşhisi ise 3 farklı yöntemle yapılmaktadır. Bu yöntemler içerisinde fizik muayene, anjiyografi ve laboratuar testleri yer alıyor.

Fizik Muayene

Fizik muayene tanı yöntemi, hastanın nasıl bir damar hastalığına sahip olduğunu tespit etmekte önemli rol oynamaktadır. Operasyonun yerini belirlemek adına önem taşırken, çeşitli bölümlerden oluşuyor. Uzman doktor tarafından fizik muayenenin ardından hastanın damar hastalığına ilişkin bilgi sahibi olunabilir.

Anjiyografi

Anjiyografi, organları besleyen damarları görüntülemektedir. Bu görüntüleme sonucunda ise damar hastalıkları ve damarlardan beslenen organlara ait tanı konulabilir. Anjiyografinin sadece tanı koymak için değil, tedavi amaçla da kullanıldığı bilinmektedir. Balonda daralmış damarların açılmasını örnek olarak gösterebiliriz. Cerrahi ve genel anestezinin riskleri olmadan tedavi olanağı sunuluyor.

Laboratuar Testleri

Damar hastalıklarının teşhis edilmesinde laboratuvar testlerinin önemi yüksektir. Laboratuar testleri ile hangi damar hastalığına yakalandığınızın kolaylıkla teşhis edileceğinden emin olabilirsiniz.

Damar Hastalıkları Risk Faktörleri

Hastalıkların belirli risk faktörleri bulunmaktadır. Damar hastalıklarının risk faktörleri ise oldukça fazladır. Bir kişinin damar hastası olabilmesi için aşağıdaki faktörlerden birkaçını taşıması gerekir. Yaş Hipertansiyon Sigara Kullanımı Kardiyak Anomaliler Bazı İlaçlar Vaskülit Burger Hastalığı

Yaş

Damar hastalıklarına yakalanabilmeniz için yaşınızın ilerlemiş olması gerekir. Yaşlı insanların kolay şekilde damar hastalıklarına yakalandıkları görülmektedir. Eğer sizinde yaşınız ilerlediyse, damar hastalıklarına yakalanmamak için üstünüze düşenleri de yapmalısınız.

Hipertansiyon

Hipertansiyon, damar hastalıklarının oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle yaşlı insanlarda sıklıkla görülür. Hipertansiyon hastalığı olan birisinin damar hastalıklarına yakalanmamak için gerekli önlemleri alması gereklidir.

Sigara Kullanımı

Sigara içmek, damarların tıkanmasına sebep olabiliyor. Sigara içen kişilerin damarlarındaki tıkanık sebebi ile damar hastalıklarına yakalandıkları görülür. Ülkemizde damar tıkanıklığı rahatsızlığının başlıca sebebinin sigara kullanımı olduğu belirlenmiştir. Yapılan bypass ameliyatlarının %80'lik kısmının sebebi olarak sigara gösteriliyor.

Kardiyak Anomaliler

Çocuklarda doğumsal bir rahatsızlık olan kardiyak anomaliler, damar hastalıklarına sebep olabilmektedir. Damar hastalıklarının risk faktörleri içerisinde yer aldığı gözlemleniyor.

Bazı İlaçlar

Kullandığınız ilaçların yan etkilerinin olabileceğinin ve çeşitli hastalıklara sebep olabileceğini unutmamalısınız. Damar hastalıklarının risk faktörleri içerisinde bazı ilaçlarda bulunmaktadır. Damar hastalığına sebep olabilecek olan ilaçların kullanımından uzak durmalısınız.

Vaskülit

Vaskülit, damar iltihabı anlamına gelmektedir. Damarda iltihaplaşma sonucunda damar hastalıklarına yakalanabilirsiniz. Hayati tehdit edici sonuçlar doğurabilmektedir. Birçok türü olmakta olan vaskülit, sık olarak görülen bir rahatsızlık değildir. Çeşitli bulguları olan vaskülit rahatsızlığı, damar hastalıklarının oluşumuna kolaylıkla sebep olur.

Burger Hastalığı

Burger hastalığı, sigara bağımlılarının yakalanmakta olduğu bir hastalıktır. Bir nevi damar hastalığı olarak belirtilmektedir. Burger hastalığına yakalanan bir kişinin damarlarında tıkanmalar gibi sorunlar oluşur. Oldukça tehlikeli belirtileri olmasıyla dikkat çekiyor.

Damar Hastalıkları Komplikasyonları

Damar hastalıklarının belirli komplikasyonları bulunmaktadır. Bu komplikasyonlar içerisinde kronik ağrı ile gangren ve ülserasyon yer alır. Hastalığın komplikasyonları sebebi ile en uygun tedavi yöntemleriyle tedavi olmanız gereklidir.

Kronik Ağrı

Damar hastalıklarının çeşitli ağrılara ve rahatsızlıklara sebep olduğu biliniyor. Kronik ağrıda, damar hastalıklarından kaynaklı olarak gerçekleşir. Hastanın sürekli olarak ağrı çekmesine sebep olur. Kronik ağrı yaşayan kişinin günlük yaşantısı da olumsuz etkilenir. Damar hastalıklarıyla mücadelede tedavinin şart olduğunu unutmamanız gerekiyor.

Gangren ve Ülserasyon

Hastalıkların belirli komplikasyonlarının olduğunu biliyorsunuz. Damar hastalıklarına ilişkin yapılan araştırmalar sonucunda ise hastalığın komplikasyonları arasında gangren ve ülserasyon olduğu belirtilmiştir.

Damar Hastalıkları Nasıl Önlenir?

Damar hastalıklarına yakalanmak istemiyorsanız, belirli unsurların yerine getirilmesi gereklidir. Bu unsurların başında ise sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigara kullanmamak yer alıyor. Hayatlarını bu unsurları yerine getirerek devam eden kişilerin damar hastalıklarına yakalanmalarının oldukça zor olduğu gözlemlenmektedir.

Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı beslenme ile sağlıklı bir damar yapınızın olmasını sağlayabilirsiniz. Birçok hastalığın oluşumunun sağlıksız ve doğru olmayan beslenme ile gerçekleştiğini bilmeniz gerekiyor. Eğer damar hastalıklarına yakalanmak istiyorsanız, sizlerde beslenmenize dikkat etmelisiniz.

Düzenli Egzersiz

Spor yapan insanların vücutlarının daha sağlıklı olduğu bilinmektedir. Ayrıca spor yapanlar hem sağlıklı olurlar aynı zamanda zinde olarak her türlü hastalığa karşı koyabilirler. Düzenli egzersizin damar hastalıklarıyla mücadelede önemi tartışılamaz.

Sigara Kullanmamak

İnsan eliyle kalbe yapılan en büyük kötülüğün sigara kullanmak olduğunu belirtmek gerekiyor. Sigara kullanan kişilerin çok kolay şekilde damar hastalıklarına yakalandığı gözlemlenmektedir. Damar tıkanıklığı da, sigara kullanan insanlarda en fazla görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Sigara kullanmamak, sizlerin damar hastalıklarından uzaklaşmanızı sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Damar hastalıklarıyla ilgili sık sorulan soruların cevaplarını bilmeniz, sizler ve yakınlarınız için önem taşımaktadır. Damar hastalığına yakalanan bir yakınınızın konu hakkında bilgi sahibi olmasını sağlayabilirsiniz.

Damar Hastalıkları Ölüme Sebep Olur Mu?

Damar hastalıklarının ölüme sebep olabilmektedir. Türkiye'de yapılan araştırmalarda ise ölümlerin büyük bir çoğunluğunun damar hastalıklarından kaynaklandığı öğrenilmiştir.

Damar Hastalıkları Tamamen İyileşebilir Mi?

Farklı seçenekler ile tedavi imkanlarının bulunduğu damar hastalıklarında hastanın hangi evrede olduğunun önemi büyüktür. Hastanın bulunduğu evrenin hastalıktan tamamen kurtulabileceğini ortaya koyar. Damar hastası olan bir kişinin doğru tedavi yöntemi, sağlıklı beslenme ve sigara kullanmaktan uzaklaşma gibi faktörler ile tamamen iyileşebileceğini belirtmek gerekiyor.

Hastalıklar Genetik Midir?

Aile fertlerinde damar hastalıkları olan kişinin kesinlikle damar hastası olacağı söylenemez. Ancak bu kişinin damar hastalıklarına yakalanmada yatkınlık gösterebileceğini belirtmek gerekiyor. Kişinin sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigara kullanmaması durumunda ise damar hastalıklarına yakalanmayacağını belirtebiliriz.

Alkol Ve Uyuşturucu Madde Kullanmak Damar Hastalıklarını Tetikler Mi?

Alkol ve uyuşturucunun vücuda verdiği zararların haddi hesabı yoktur. İnsanın kendine yaptığı en büyük kötülükler arasında yerini alır. Damar hastalıklarının oluşumunda sigara kadar etkisinin olacağı söylenemez. Ancak alkol ve uyuşturucu madde kullananların daha kolay damar hastalıklarına yakalanacaklarını bilmesi gerekiyor.

Damar Hastalıklarının Bitkisel Tedavisi Var Mı?

Günümüzde damar hastası olan hastaların şifalı bitkilerle hastalıkla mücadele edebildikleri gözlemleniyor. Damar hastalıklarının bitkisel tedavisinin olduğunu uzmanlarda onaylamıştır. Damar hastası olan kişi için en uygun olan bitkilerin hastalığın tedavisinde önemli rol oynadığını belirtebiliriz.

Damar Hastalıkları Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?

Damar hastalıkları olan kişilerin yürüyüş ve koşu yaparken sıkıntılar yaşayabilmektedir. Aynı zamanda hastanın cinsel performansında da olumsuzluklar görülür. Özellikle damar tıkanıklığı yaşayan erkeklerin erken yaşta cinsellikten uzaklaştıkları belirtilmektedir.

Damar Hastalıkları İlerler Mi?

En sinsi hastalıklar arasında damar hastalıkları görülmektedir. Damar hastalıklarının sinsice ilerlemesi sebebi ile en tehlikeli hastalıklardan birisi olduğu bilinir. Hastalığın gelişiminden hastanın haberi dahi olmaz. Ancak belirli evreye ulaştıktan sonra artık bazı şeyler için geç kalınabilir.

Damar Hastalıkları Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Muhakkak tedavi edilmesi gereken hastalıklar arasında damar hastalıklarının olduğunu unutmamalısınız. Hastanın tedaviye ilişkin adımlar atmaması ve tedavi edilmemesi durumunda ölebileceği bilinir. Özellikle kalp damarında meydana gelebilecek olan tıkanıkların büyük risk içerdiğini belirtebiliriz. Damar hastalıklarından herhangi birini taşıyan kişinin bir an önce tedavi için adım atması gereklidir.

Stres Damar Hastalıklarını Tetikler Mi?

Damar daralmasını tetikleyen durumlar arasında stresin olduğunu uzmanlar açıklamıştır. Sınav stresi yaşayan çocuklar ve gençlerde, damar hastalıklarının görülebiliyor. İş hayatındaki olumsuzluklardan kaynaklanan stresler ise yetişkinlerin damar hastalıklarına yakalanmalarına sebep olabilmektedir.

Damar Hastalıkları Cerrahisi Riskleri Nelerdir?

Damar hastalıklarından herhangi birini taşıyan hastanın, cerrahi operasyona tabii tutulabildiği bilinmektedir. Bu operasyona ise bypass ameliyatı denilmektedir. Bypass ameliyatının cerrahi risklerinin olduğu bilinir. Ancak günümüzde teknolojinin gelişimiyle birlikte ameliyattaki risk oranının en az seviyeye düştüğünden emin olabilirsiniz. Bypass ameliyatlarının çoğunluğunun sorunsuz şekilde tamamlandığı görülmektedir.

Tedavide Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Nelerdir?

Her ilacın büyük veya küçük yan etkileri bulunur. Damar hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlarında yan etkileri olabilmektedir. İlaçların yan etkileri ise kullanılan ilaca göre farklılık gösterir. Uzman doktorunuzdan kullandığınız ilacın yan etkilerini öğrenebilirsiniz.

Damar Hastalığı Teşhisi Yöntemlerinin Yan Etkileri Nelerdir?

Hastalıkların teşhisinde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Damar hastalığının teşhisinde ise fizik muayene, anjiyografi ve laboratuvar testlerinin olduğu bilinir. Hastalığın teşhisinde kullanılan cihazların hamileler için risk taşıdığını unutmamalısınız. Bunun dışında yan etkileri ise hastanın durumuna göre farklılık göstermektedir.

Damar Hastalıkları Hangi Yaş Grubunda Görülebilir?

Hastalıkların belirli yaşlarda daha fazla görülmeye başlandığı bilinir. Kimi hastaların çocuklarda, kimilerinin yetişkinlerde ve kimilerinin ise yaşlılarda daha sık görüldüğü gözlemleniyor. Damar hastalıkları ise yaşlı insanlarda daha fazla görülmektedir. Bypass ameliyatına giren kişilerin %98'inin 40 yaşından büyük olduğu tespit edilmiştir. Düzensiz beslenme, egzersiz yapmama ve sigara kullanmak gibi sebepler ile damar tıkanıklığı yaşanmaktadır. Yaşı ilerlemiş olan kişilerde damar tıkanıklığının daha fazla görüldüğü bilinir. Ancak kişinin yaşlıyken damar hastalıklarına yakalanmasının sebebi ise gençlik ve yetişkinlik döneminden kaynaklanır. Geçmişte uzun yıllar sigara kullanmış olan birisinin yaşlılık döneminde damar hastalıklarına yakalanma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu belirtilmektedir.

Damar Hastalıkları İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Damarların tamamı ve kalp dolaşım sisteminin elemanıdır. Bu bölgelerde meydana gelecek sorunların teşhisi, tedavisi ve takibi de kalp ve damar cerrahisi polikliniği tarafından yapılmaktadır. Hastalar, çeşitli belirtilerle ilk başvurularını doğrudan bu kliniğe ya da iç hastalıkları bölümüne yapabilmektedir. Eğer ciddi bir damar hastalığı var ise sevk işlemleri ilgili bölümlere gerçekleştirilmektedir.

Damar Hastalıkları Nasıl Anlaşılır?

Damar hastalığının türüne göre vücutta çeşitli belirtilerin gözlemlenmesi mümkündür. Bazı damar hastalıkları ise son ana kadar belirti vermediklerinden dolayı yalnızca klinik testler ile anlaşılabilmektedir. Hastanın kendi kendine şüphelenmesinde belirtiler önemlidir. Ortalama bir kalp – damar hastalığında şu belirtiler ortaya çıkar:

  1. Kalp bölgesine yakın noktalarda ağrı,
  2. Solunum fonksiyonunda düzensizlik,
  3. Ani bayılma ve bir anda gelen çarpıntı,
  4. Damarların vücut dışından çok net şekilde görünür hale gelmesi,
  5. Hastalanan damara göre organlarda fonksiyon kayıpları. Bu belirtilerin tespitinden sonra doktora başvurulur. Fiziki muayenenin ardından anjiyo, görüntüleme teknikleri, kan testleri ve tansiyon ölçümü ile hastalık anlaşılabilir.

    Damar Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?

    Damar hastalıkları vücudun neredeyse tamamına yayılabilme kapasitesine sahiptir. Daha lokal damar hastalıklarından da bahsetmek mümkündür. Hastalığın türüne göre de ortaya çıkan belirtiler değişmektedir. Varis gibi damar hastalıkları yürüme kabiliyetini etkilerken, kalp damarlarında meydana gelen tıkanmalar ciddi kalp krizi risklerini ortaya çıkarabilmektedir.