Çarpık Ayak

Çarpık Ayak Hakkında

Latince adı pes equinovarus olan ve sık karşılaşmadığımız sağlık sorunları arasında görülen çarpık ayak sendromuna yakalanma oranı her bin canlı doğumda bir olarak hesaplanmıştır. Bu sendrom her iki ayakta görülebilmekle birlikte tek ayakta da olabilir. Tek taraflı ise çarpık olan ayak diğer bacağa dönük pozisyonda durur, eğer iki taraflı ise ayaklar birbirine dönük şekilde duruyor. Tanılanmış bebeklerin arasında cinsiyete göre gruplama yapıldığında erkek bebeklerde kız bebeklere göre karşılaşma oranının iki kat daha fazla olduğu saptanmış. Bunun nedeni ise henüz açıklanabilmiş değil.

Çarpık Ayak Nedir?

Çarpık ayak sorunu, genetik faktörlere bağlı ortaya çıktığı düşünülen, teşhisi gebe iken konulabilen ve doğumdan hemen sonra tedaviye başlanması ile birlikte tamamen ortadan kalkması mümkün olan bir hastalıktır.

Çarpık Ayak Nedenleri

Çarpık ayak, kalıtımla geçen hastalıklar grubunda yer almaktadır tetiklediği düşünülen genetik faktörler arasında akraba evliliği, aile bireylerinden birinin daha önce aynı hastalığı geçirmiş olması sayılabilir.

Bununla birlikte çevresel faktörlerin de bu hastalığın görülmesinde etkili olduğu düşünülmektedir. Şimdi biraz bu faktörlere değinelim.

Gebelik Döneminde Röntgen Işınlarına Maruz Kalma

Gebelikte röntgen ışınlarına maruz kalmak birçok hastalığa temel oluşturduğu gibi çarpık ayak sorununun da altında yatan faktörler arasında sıralanmıştır. DNA da yapısal ve geri dönüşümü mümkün olmayan hasarlara yol açan bu ışınlardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır, gebelikte ise çok daha da titiz davranılmalı ve kadın doğum hekiminizin onamı olmadan röntgen çektirmemelisiniz.

Gebelik Döneminde İlaç Kullanımı

Yine üzerinde önemle durulması gereken nedenlerden birisi de gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımıdır. İlaç kullanımından kaynaklı bebeklerde meydana gelebilecek hastalıkların önüne geçmek için gebe kalmayı düşünen adayların ve gebelerin kesinlikle bu dönemden sonra hekimlerine danışmadan ilaç kullanmamaları gerekir. Özellikle en sık başvurulan, neredeyse her evin ecza dolabında bulunan soğuk algınlığı ilaçlarını ve ağrı kesicileri gebelik şüphesi olanlar ve gebeler kesinlikle danışmadan kullanmamalıdır.

Bebeğin Anne Karnında Sıkışması

Bebeğin anne karnında sıkışması, bebeğin hareketlerini kısıtlayacağı için kasların kasılıp gevşeme kabiliyetini de etkileyecektir. Zamanla kullanılamayan kaslarda deformeler zayıflamalar görülecektir ve ayağın bükülme aşaması kasların ve bağ dokusunun zamanla kullanılamaması sonucunda başlayacaktır.

Bebeğin anne karnında sıkışmasının nedenleri arasında ise iri bebek sendromu, hamilelik boyunca bebeğin içerisinde rahatça hareket etmesini sağlayan amniyotik sıvının azalması olarak sayılabilir.

Doğum Sonrası Tanı

Doğum sonrasında çocuk hastalıkları hekiminin klinik muayenesi ile tanı konulur. Anne karnında teşhis edilen çarpık ayak sendromu için tanıyı kuvvetlendirme ve kesinleştirme adına bu muayene fazlasıyla önemlidir. Ancak asıl önemli olan grup ise gebelikte teşhis edilmemiş olup tedavinin başarı oranının, bu muayeneyle birlikte erken teşhis edilmesine bağlı olan bebeklerdir. Yani tam da bu kritik noktada iken yüzeysel yapılan bir muayene belki de bir bebeğin, çocuğun yürüme şansını elinden alacaktır. Klinik muayenenin ilk basamağı önce gözle muayenedir, talus kemiğinde yapısal bozukluk, ayaklarda şekil bozukluğu olup olmadığı gözlemlenir. Bundan sonraki adım gözle teşhis edilmiş olsa da ayağın veya ayakların ön arka grafilerinin çekilmesidir. Bu yöntem hem tanıyı kesinleştirmede hem de ayaklardaki açısal bozukluğa ve bükülmeye bağlı olarak deformitenin şiddetini tespit etmekte ve de tedavi sürecinin planlanması açısından önemlidir.

Çarpık Ayak Risk Faktörleri

Çarpık ayak sendromu çağımızın birçok sebep gösterilen ancak tek bir kaynağı olmayan hastalıklarında biridir. Bu sebepler arasında genetik yatkınlık, gebelikte geçirilmiş önemli bir hastalık, gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı, aileden herhangi birinde veya önceki çocuklardan birinde geçirilmiş olma durumu da risk faktörleri arasında sayılmaktadır. Her ne kadar maddeler arasında çok rastlanmasa da gebelikte alkol ve sigara kullanılması da birçok hastalığın altında yatan gizli nedenlerdendir. Diğer bir risk faktörü de çoğul gebeliklerdir. Çoğul gebeliklerde bebeklerden birinin diğerini veya üçüz gebeliklerde iki bebeğin üçüncüyü hareket alanını kısıtlama yönünden sıkıştırma ihtimali de dolaşımsal bozukluğa sebep olabilir ve yine beslenemeyen ayağın görülme ihtimali risk faktörleri arasındadır.

Genetik Yatkınlık

Çarpık ayak sendromunda genetik yatkınlık kuvvetli risk faktörleri arasındadır. Genetik yatkınlık oluşturabilecek durumların doğru saptanması için gebeden detaylı anamnez alınmalıdır. Bu anamnezlerde sorular yüzeysel değil derinlemesine olmalı gözden kaçan herhangi bir şey olmaması için sorularla yönlendirme yapılmalıdır. Bunlardan bazıları eşi ile akrabalık durumu, aile öyküsü, kendilerinin veya aileden birinin geçirdiği önemli bir hastalık olup olmadığı gibi sorularla genetik yatkınlık açısından değerlendirilmelidir. Gebeliğin ilk haftalarında yapılan ikili üçlü tarama testleri ile bebekteki down sendromu olma ihtimali de değerlendirilmelidir. Down sendromunun da çarpık ayak sendromuna sebep olabilecek genetik sebepler arasında olduğu düşünülmektedir. Günümüzdeki tanı ve teşhis yöntemlerindeki ilerleme göz önünde bulundurulduğunda tedavisi mümkün olan hastalıklar için bu tetkiklerin zamanında yaptırılması son derece önemlidir.

Çarpık Ayak Komplikasyonları

Çarpık ayak sendromunun en önemli komplikasyonu yürüme yetisinin kaybedilmesidir. Bunun yanında tedavi edilmeyen ihmal edilmiş çarpık ayak sendromlarında görülen bir diğer komplikasyonda ağrı oluşumudur. Hem aile tarafından ihmal edilen tedavi süreci hem de doğum sonrası klinik ve radyolojik tanı yöntemlerini atlayan hekim ihmali ile birlikte komplikasyonlar da kendini göstermeye başlayacaktır.

Tek taraflı çarpık ayak sendromunda kalça ultrasonunun atlanmış olması bu ayağın bacaklardaki tutulumunu da etkiler ve kalçada da açısal bozukluklar ortaya çıkar, bu ihmal diğer bacağın da yürüme aktivitesinin bozulmasına neden olabilir. Ayrıca erken teşhis edilmemiş çarpık ayak sendromlarında tedavide geç kalmaktan dolayı cerrahi yönteme başvurulma zorunluluğu getirebilir ki bu da cerrahi operasyon sonrası görülebilecek olası komplikasyonları da önümüze sermektedir. Enfeksiyon riski bunlar arasında en sık görülebilecek komplikasyondur.

Tüm bunların önüne geçmek için ailenin ve tedaviyi takip eden hekimin sorumluluklarını yerine getirmesi çok önemlidir. Aile bebeğinin veya çocuğunun tedavi sürecini tüm sorumlulukların önünde tutup belirlenen takvime uygun olarak kontrollere götürmeli, hekim de bu süreçteki olası bir gerileme ya da tersine ilerlemeyi yakından takip etmelidir.

Yürüme ve Ayakta Durma Problemi

Çarpık ayak sendromunun en gözle görülür komplikasyonunun yürüme yetisinin kaybı olduğundan daha önce bahsetmiştik. Şimdi bunu biraz daha derinlemesine ele alacak olursak çarpık ayak sendromunun tedavi edilebilirliğinin yanında böyle bir kayıpla ya da bozuklukla çocuğunuzun yürüme kabiliyetini kaybedecek olması ya da geç kalınmadan dolayı tam yakalanmaması en üzücü sonuçlardan biridir. Peki bu komplikasyonla neden karşılaşırız? Eşlik eden başka bir genetik hastalık varsa ve bu hastalığın ileri evrelerinde kişinin kazandığı yetilerini tekrar kaybetmesi aşaması varsa bu durumda bu sonuçtan kaçınılmazdır. Fakat konunun asıl önemli kısmı ihmalden, gözden kaçırmadan, ilgisizlikten ve tedavi sürecine riayet edilmemesinden kaynaklanan yürüme bozukluğu veya yürüme yeteneğinin büyük oranda kaybedilmesidir.

Diğer komplikasyon ise, ayakta durma güçlüğü çekilmesidir. Ayaklardaki yapısal bozukluk, talus kemiğindeki kayma, kas dokusu ve bağ dokusu liflerinin işlevini yerine getirememesinden dolayı ayakta düz basmayı engelleyecek bir anomali söz konusudur. Ancak bu erken dönem komplikasyonu olmakla birlikte tedavi sürecindeki başarıya oranla zamanla tamamen ortadan kalkabilmektedir.

Çarpık Ayak Nasıl Önlenir?

Çarpık ayak sendromunun önlenmesi için öncelikle gebelikte düzenli doktor kontrolüne giderek başlanabilir. Detaylı ultrason ile konulan tanılama sizin doğum sonrasında tedavi planına adapte olmanızı kolaylaştıracaktır. Çünkü doğuma kadar hastalık ve tedavisi ile ilgili yöntemler konusunda bilgilenip çarpık ayak sendromunun tedavisine ilişkin yöntemlere hemen başvurabilirsiniz. Genetik faktörler, akraba evliliği, çoğul gebelik gibi etkenlerden dolayı bebeğinize çarpık ayak sendromu tanısı konmuşsa eğer bu konuda daha dikkatli ve hassas davranmanızı tavsiye ediyoruz.

Gebelik Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çarpık ayak sendromunda, gebelikte dikkat edilmesi gerekenler adı altında birkaç madde sıralayabiliriz.

Bunlardan ilki doktor istemi dışında gebeliğin erken dönemlerinde, bebeğin ektremite gelişiminin tamamlandığı özellikle ilk üç ayda röntgen çekiminde kaçınılmasıdır. Röntgenle yayılan radyasyon ışınları yüksek enerji taşır ve bu ışınlar maruz kalınan tüm canlılar üzerinde olumsuz etkilere sebep olur.

Gebelikte radyasyon ışınlarına maruz kalmak ise bebekte gelişim geriliğine, anne karnında bazı anomalilere ve nörolojik bozukluklara sebep olabilir. Böylesine ciddi etkilere sahip iken röntgen çekiminden uzak durmak yapılabilecek en önemli unsurdur.

İkinci madde ise gebelikte bilinçsiz ve gereksiz ilaç kullanımı. Bilinçsiz başvurulan bu davranışınızın anne karnındaki bebeğin gelişimi üzerinde çok ciddi olumsuz etkileri vardır. Kronik bir hastalığınız mevcutken veya herhangi bir hastalıktan dolayı tedavi sürecindeyken gebe kaldıysanız, ilaç kullanımına ara vermeniz ve en kısa sürede bir kadın doğum hekimi ile görüşerek bu tedavi sürecinizi yeniden planlamanız gerekmektedir. Bunun dışında kısa süreli semptomlar ve hastalıklar için kendiniz medikal tedaviye başlamak yerine bunu doktorunuza danışarak yapmak bebeğinizde meydana gelebilecek bir gelişimsel bozukluğun önüne geçmekte küçük ama etkili bir adım olacaktır. Gebelik planladığınız süreçte ya da gebeliğinizin tespit edildiği erken dönemlerde gebelikte ilaç kullanımı ile ilgili hekiminizden detaylı bilgi almanız sizi ve bebeğinizi ilaçların kontraendikasyonlarına bağlı olası tehlikelere karşı koruyacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Çarpık ayak ile ilgili bilinen yanlışları ortadan kaldırmak ve soru işaretlerini yok etmek adına merak edilen konuları sık sorulan sorular başlığı altında toplamaya çalışacağız…

Çarpık ayak nasıl tedavi edilir?

Çarpık ayağın sendromunun tedavisi mümkündür. Erken teşhis ve hemen arkasından tedaviye erken başlanması burada önemle üzerinde durulması gereken noktadır. Çarpık ayak sendromunun tedavisinde öncelikli amaç ayaktaki deformiteyi geriletmek ve daha sonra kademeli olarak ayağın şekli normale döndükten sonra bu şeklini korumasını sağlayarak tekrarlanan vakaların önüne geçmektir. Burada hekim ile birlikte ailenin de ekip çalışması yapması gerekmektedir.

Ponseti yöntemi: Bu yöntem çarpık ayak sendromunda cerrahi işleme gerek bırakmadan olguların erken teşhisi ile birlikte çarpık ayağı neredeyse tamamen ortadan kaldıran tedavi yöntemidir. Yöntemin dayandığı prensip, çarpık ayağı kademeli olarak alçıya almakla gerçekleşir. Şöyle ki; neredeyse haftalık olarak değişen bu alçılama yönteminde ayağın yavaş yavaş düz bir zemine tam olarak basacak şekilde kazandığı her manevradan sonra bir sonraki kabiliyet için alçılanmasıdır. Her seansta alçı tekrar açılır alçıdayken geçen bu süre içerisinde ayağın istenilen pozisyonu alıp almadığına bakılır ve bir sonraki manevra için dizlerin üzerine kadar tekrar alçıya alınır. Bu alçılamalar belirli bir sırayla yapılır, önce ayağın boşluğu alçıya alınır ve ayak boşluğu normal haline döndürülür, sonra sırayla ayağın pozisyonu ve kemikteki deformiteye geçilir.

Çarpık ayak sendromunun hafif görüldüğü vakalarda fizyoterapi ile de sorunun giderilebileceği yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Buradaki kilit nokta fizyoterapist ile yürütülen bu tedavi sürecinde ailenin de evde yapılması gereken egzersizleri titizlikle zamanında ve doğru şekilde yapmasıdır.

Sadece egzersizlerle değil çarpık ayaktaki deformiteye göre bantlama veya atelleme yöntemi de kullanılabilir. Yine bu aşamalarda da ailenin katkısı önemlidir.

Son olarak bir yöntem daha vardır bu da cerrahi yöntemdir. Çarpık ayak sendromundaki deformitenin ağırlığına bağlı olarak öncelikli tercih edilecek yöntem olarak tercih edilebileceği gibi, fizyoterapi ve ponseti yöntemlerinden de beklenen sonuç alınmadığı takdirde cerrahi tedavi aşamasına geçilebilir.

Cerrahi tedavinin de önemli noktası zamanında yapılması gerektiğidir. Bebek yürüme aşamasına geçmeden önce cerrahi operasyonun yapılması gerekmektedir. Bu işlem için önerilen zaman aralığı 6-9 ay arasıdır. Cerrahi operasyondan sonra da yine belirli bir süre kalıplı ayakkabılar kullanılmalı ve hekimin önerdiği egzersizler düzenli olarak yapılmalıdır. Egzersizlerin iyileşme sürecini hızlandırdığı düşünülmektedir. Eğer tek bir operasyonla istenilen başarı tam olarak sağlanmazsa tekrarlayan operasyonlar da görülebilir. Ailelere operasyonun başarısızlığa uğraması karşısında tedavi sürecinin bittiği algısına kapılmaması gerekir, durumun ciddiyetine bağlı olarak operasyonlar tekrarlanabilir.

Çarpık ayak anne karnında önlenebilir mi?

Çarpık ayak sendromunun teşhisi anne karnında iken detaylı ultrason ile gebeliğin 16 ve 20. haftaları arasında konulabilir. Perinatolog tarafından konulan tanı ile birlikte aile ve hekim tedavi planı için doğum sonrası dönemi beklemelidir. Anne karnındaki bebeğe müdahale ile tedavi edilmesi mümkün olmayan bir sendrom olan çarpık ayak, doğumdan hemen sonra deformitenin ağırlığına bağlı olarak uygun tedavi yöntemi ile tedavi edilebilir. Tedavi şekilleri fizyoterapi, çarpık ayağı veya ayakları alçıya alarak anatomisine uygun hale geri getirmek (ponseti yöntemi) ve cerrahi yöntem olarak sınıflandırılabilir. Bu işlemlerin anne karnındaki bebeğe uygulanma ihtimali olmadığı için tedavi anne karnında iken değil doğumdan sonraki süreçte sürdürülebilir. Gebelikte çevresel faktörleri en aza indirerek çarpık ayak sendromunun önüne geçmek yapılabilecek etkili bir yöntemdir.

Çarpık ayak sendromunun kalça çıkığı ile ilişkisi nedir?

Çarpık ayak sendromu ve kalça çıkıklığı birbiriyle ilişkili iki durumdur. Çarpık ayak sendromundaki şekil bozukluğu ile benzer yanları bulunmaktadır. Çarpık olan ayakta baldırlarda incelme gözlemlenir, kalça çıkığında da şekil bozukluğunun sebebi baldır kaslarının kısa ve daha gergin olmasıdır ve bu kaslar ayağı içe döndürür ve ayağın kemikle eklemlerindeki ilişkiyi bozar. Çarpık ayak sendromu olan bebeklerde çocuk ortopedisti tarafında gelişimsel kalça çıkıklığı açısından da bebeğin durumu değerlendirilmeli ve kalça ultrasonu çekilmelidir. Çarpık ayak sendromunda tedavi aşamasında iken bu duruma eşlik eden kalça çıkığı olup olmadığının da tespit edilmesi önemlidir. Tedavi yöntemlerinin ayırt edilmesi açısal bozukluk varsa bunun tamamen giderilmesi için bebeğinizi doğumdan hemen bir iki gün sonra çocuk ortopedisi kliniğinde detaylı muayene ettirmelisiniz.

Çarpık ayak sendromunun görülme oranı nedir?

Çarpık ayak sendromu, genetik ve çevresel etmenlerle ortaya çıkan bir hastalıktır. Araştırmalara göre her bin canlı doğumda 1-2 bebekte görülmektedir. Erkek bebeklerde görülme oranı kız bebeklere oranla iki kat daha fazla olarak tespit edilmiş fakat sebebi belirlenememiştir. Çarpık ayak sendromunu etkileyen faktörlerin %25 i genetik faktörlerdir. Bu da daha önce bu sendromu geçirmiş anne-baba veya taşıyıcı olarak genlerde bulunmasıyla ilgilidir.

Çarpık ayak sendromu, anne karnında iken belirlenmişse down sendromu ile de ilişkilendirilir. Anne karnında down sendromu tanısı konulan bebek detaylı ultrasonda gelişimsel bozukluklar yönünden tedaviye doğumdan hemen sonra başlayabilmek veya eşlik eden sendromları tespit edebilmek adına daha ayrıntılı incelenir. Benzer şekilde anne karnında çarpık ayak sendromu tespit edilen bebek de down sendromu teşhisi olup olmaması veya down sendromunu tanılayan tarama testleri açısından sorgulanır.

Çarpık ayak tedavisi ne zaman yapılır?

Çarpık ayak sendromunun tedavisine doğumdan hemen sonra başlanmalıdır. Anne karnında veya doğumdan hemen sonra teşhis edilen bebekler pediatrik ortodontist tarafından tekrar detaylı bir şekilde muayene edilmeli, tedavinin planlanması sürecine geçilmelidir. Eşlik eden başka bir sendrom olup olmadığının da tespit edilmesi için yine takip eden zaman içerisinde nörolojik ve genel durum değerlendirilmesinin de yapılması gerekmektedir.

Çarpık ayak sendromunun erken teşhis edilmesi durumunda cerrahi müdahaleye gerek kalmadan ponseti ve fizik tedavi yöntemi ile %95 oranında iyileşme mümkündür. Bu yöntemlerde amaç, ayaktaki şekil bozukluğu ilerlemeden ve yerleşmeden önce ayaklardaki deformiteyi gidermek ve ayağı normal postürüne uygun hale getirmektir. Ponseti tekniğinde 5-7 gün ara ile yapılan seanslarda, her defasında küçük küçük açılarla ayağı normal duruşuna getirene kadar geniş açı ile alçılanır. Hafif olan vakalarda fizik tedavi yeterli görülmektedir ancak doğru sonuç almak için çarpık ayak sendromunun doğumdan hemen sonra teşhis edilmiş ve tedavi planının yapılmış olması gerekmektedir.

Tanılamada geç kalınmış vakalarda ya da diğer tedavi yöntemlerinden beklenen sonucun alınamadığı durumlarda cerrahi yöntemle tedaviye geçilir. Cerrahi yöntem 0-12 ay arasında bebek yürümeye başlamadan önce yapılmalıdır. Yapılan araştırmalarda bu zamanlama planlanırken nüksetme oranını azaltmak, doku zedelenmesini en aza indirmek, dokulara tam hakim olmak ve de dokuların doğru pozisyonda istenen düzeyde sabit edilebilmesi için ideal zamanın 8-10. aylar arasında olması gerektiğinde hemfikir olunmuştur.

Tedavi yöntemlerinin üçü de uzun bir takip sürecini içermektedir. Cerrahi yöntemde de ponseti yöntemindeki seri alçılama sürecinden sonrada çarpık ayağın normal duruşuna dönebilmesi ve iyileşmenin sağlanabilmesi için tedaviden sonra uzun bir süre ortez kullanılması gerekmektedir. Bu süreç 4 yıl sürebilmekte ve 12 yaşına kadar da düzenli takip ve kontrollere gidilmesi gerekmektedir.

Çarpık ayak hastalığı ile hangi bölüm ilgilenir?

Kas ve iskelet sistemindeki tüm sorunları inceleyip tanı koyan ve tedavi sürecinin planlandığı bölüm ortopedidir. Çocukların doğumda veya sonrasında oluşan şekil bozuklukları gelişimsel kalça çıkığı, çarpık ayak sendromu veya doğuştan sonra oluşan tüm hastalıklar ile de çocuk ortopedi (pediatrik ortopedi) bölümü ilgilenir.

Anne karnında ya doğumdan sonraki klinik muayene esnasında teşhis edilen ya da kesin teşhis edilmemiş ama şüphe edilen vakalarda ileri tetkik ve tanı için hastaneden taburcu olmadan önce ortodontiste sevk edilip ailenin konuyla ilgili bilgilendirilmesi ve tedavi sürecinin planlanması aşamasına geçilir.

Çarpık ayak tedavi edilmezse ne olur?

Çarpık ayak sendromu, nedeni kesin olarak bilinmeyen hastalıklar grubuna girmektedir ancak bu belirsizlik erken teşhis ve tedavi sürecine hemen başlanması ile ortadan kalkmakta ve %95 oranında başarılı sonuçlar alınmaktadır. Anne karnında teşhis edilmesi oldukça önemli olan çarpık ayak sendromlarında doğumdan sonraki klinik muayenede de ihmal ve gözden kaçırma ile teşhis edilemediğinde tedavi süreci daha uzun sürebilir, başarılı sonuç alınamama ihtimali ortaya çıkar ve direkt cerrahi tedaviye geçilebilir.

Hafif olgularda öncelikli başvurulan fizik tedavi için geç kalınmış olabilir. Ponseti yöntemindeki seri alçılama için dokular tamamlanmış olduğundan istenilen pozisyona getirme, kıvırıp bükme hareketleri ilk esnekliğindeki kadar rahat yapılamayacak ve tedaviyi daha uzun bir sürece yaymayı gerektirecektir bu geç kalınmış tedavi süreci bu tedaviden alınacak olan başarı oranının da düşmesine neden olacaktır.

Tedavi edilmeyen vakalarda vücudun iskelet sistemini ayakta tutan mekanizmada deformasyonun oluşması zamanla yürüme yetisini de etkileyecektir bununla birlikte ilerleyen süreçte topallamalar da görülebilir. Çarpık ayak tedavi edilmediği için zamanla daha da şekil bozukluğu yaşanacaktır. Ayağında şekil bozukluğu olan ve yürüme yetisi gerileyen çocuklarda başlangıçta sadece ayakkabı bulmak sorun olacakken bunun etkisi zamanla daha artarak psikolojik travmaya kadar uzanacaktır.

Buraya kadar anlatılanlar sadece erken teşhis edilememiş tedaviye çok geç kalınmış ya da hiç başlanmamış vakaları kapsar. Bebekte veya çocukta çarpık ayak sendromu dışında herhangi bir kas iskelet sistemi hastalığı varsa, konjenital bir anomalisi ya da doğuştan nörolojik bir hastalık varsa erken teşhis edilip tedaviye hemen başlanmış da olsa bu tedaviden beklenilen sonuç alınamayabilir.