Bilinç Kaybı Tedavisi

Bilinç Kaybı Tedavisi
Bilinç Kaybı Tedavisi

 

İnsanın kendisini, bilgilerini, duygularını kavrayıp yönlendirebilme yetisine bilinç denir. Bilinç kişiyi kişi yapan, diğer insanlardan farklılıklarını ortaya koymasını sağlayan şeydir. Bilim dünyası yıllardır beyindeki hangi bölümün bilincin oluşmasına katkı sağladığını anlamak için çalışmalar yapmaktadır. Örneğin beyinciği ele alalım. Beyincik sayesinde beden duruşu, yürüme şekli ve motor hareketleri yapılabilirken piyano çalmak, paten yapmak gibi yeteneklerde kazanım sağlanabilmektedir. Bir insan kaza veya felç sonucu bu bölgede sorun yaşadığında yeteneklerini eskisi kadar iyi gerçekleştiremese de bilincinde bir eksiklik meydana gelmez. Eskisi gibi hissetmeye, görmeye ve düşünmeye devam edebilir. Beyinciği olmadan ya da omurilik rahatsızlığı olarak doğmak dahi bilinçte dikkate değer ölçüde bir eksiklik yaratmaz. Bilinç üzerine birçok çalışma yapılmasına rağmen hastaların bilincini net bir şekilde ölçen alet henüz mevcut değildir. Ağır ameliyatlar öncesi hastaların bilincini kapatmak için uygulanan anestezilerde dahi bazı hastaların farkındalık düzeyinin yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Bilinç Kaybı Tedavisi Hakkında

Acil servise gelen hastaların çoğunluğunda bilinç kaybı gözlemlenmektedir. Hastalığın neden ve ne zaman ortaya çıktığı önemlidir. Öncelikle o an yakınında bulunanlardan süreç ile ilgili bilgi alınır. Hastanın bilinçli bir şekilde davranış sergilediği son zaman öğrenilir. Bilinç kaybı öncesi ateş, baş ağrısı durumları ve düzenli ya da o an kullandığı bir ilaç olup olmadığı sorulur. Tedavi için hastanın hikayesinin tüm detaylarıyla öğrenilmesi büyük önem taşır. Hastanın ateş ölçümü ve vital bulguları değerlendirilip, yapılacak yardımcı testlere karar verilir. Testler sonucunda izlenecek tedavi yoluna karar verilir. Hastanın bilinci normale döndükten hemen sonra taburcu edilmez. Bir süre gözlem altında tutulur durum ve davranışlarını incelenir. Bu konuda istisna uygulamalar yapılan hastalar da vardır. Alkol ve depresan ilaçları ile bilinç kaybı yaşayan hastalar ayıldıkları zaman ayrıca bir tedavi uygulanmadan taburcu edilir. Diğer bütün hastalar için gözlem ve tedavi süreci aynı şekilde uygulanır.

Bilinç Kaybı Nedir?

Beynin normal faaliyetlerini yerine getirememesi haline bilinç kaybı denir. Bilincin oluşmasını sağlayan faaliyetlerin aksaması sonrasında çeşitli evrelerde meydana gelir. Bilinç kaybı yaşanmasında birçok faktör etki gösterebilir. Kişilerde kalbe bağlı hastalıklar nedeniyle bir bilinç kaybı ortaya çıkabilir. Epilepsi, beyinde geçici dolaşım bozukluğu, kafa travması gibi beyin hastalıklarına bağlı bilinç kaybı gerçekleşmektedir. Refleks senkopu olarak gruplandırabileceğimiz öksürük senkopu, yutma senkopu, miktürisyon senkopu (idrar yaparken oluşan baygınlık), defekasyon senkopu (büyük abdest yaparken oluşan baygınlık) bilinç kaybı oluşmasına yol açar. Kandaki azalan oksijen oksijen seviyesi sonucu ortaya çıkan anoksi – hipoksi ve anemi de aynı sonucu doğurabilir. Hastaların kullandığı bazı ilaçlar da bilinç kaybına neden olabilmektedir. Bu nedenle hastanın hikayesi sorulduğunda bunların atlanmadan anlatılması gerekir. Uygulanacak tedavi bilinç kaybının oluşum nedenine göre farklılık gösterir. Bu durumda bilinç kaybının kısa ya da uzun süreli ortaya çıkması en büyük etkendir.

Bayılma

Kısa süreli bir bilinç kaybı oluşmasına neden olur. Bayılma esnasında geçici süreliğine duruş kaybı ile bilinçte de kaybolma görülür. Bayılma bazı zamanlar çok önemli olmayan nedenler ile gerçekleşir. Bazen ise çok ciddi hastalıkların habercisi olarak meydana gelir. Hastalar başka belirtiler oluşana kadar bir uzmana başvurmayı erteleyebiliyor. Kimi hastalar ise hangi bölüme başvuracağını bilmediğinden ya da işlemlerin uzun süreceği düşüncesiyle bayılmayı dikkate almıyor. Bayılmanın altında yatan sebepleri kardiyoloji uzmanına başvurarak öğrenebilirsiniz. Bayılma nedeni tilt testi ile kısa sürede tespit edilebilmektedir. Tilt testinin halk arasındaki adı ise eğik masadır. Tıp dilinde senkop olarak geçen bayılma stres, ağrı, aşırı sıcağa maruz kalma, öksürük, yutma, miktürisyon gibi durumlar sonucunda ortaya çıkıyor. Beyindeki kan akımının kısa süreliğine yeterli düzeyde olmamasından ortaya çıkar. Yaş faktörü de hastalığın tespitinde izlenecek yol için önemlidir. Çocuk ve genç bireylerde kalp rahatsızlığına bağlı bayılmalar pek olmadığı için ayrıntılı testlere pek ihtiyaç duyulmaz. Daha ileri yaştaki hastalar için ise EKG ve diğer testler isteyebilmektedir.

Koma

Uzun süreli bir bilinç kaybıdır. Kişi komadayken kendisinden ve çevresinde olup bitenden haberdar değildir. Koma hafif, orta dereceli ve derin olarak üçe ayrılır. Hafif ve orta dereceli komada hastalar çevrelerine tepki ya da refleks olarak yüzlerini buruşturmak gibi eylemler gerçekleştirebilirler. Ancak bu derin komada mümkün değildir. Derin komada hastalar kendinde ve çevresinde oluşan değişikliklere karşı basit düzeyde dahi refleks veremezler. Komadaki bir hasta için acil durum uygulanır. Hasta ve doktoru için zaman çok değerlidir. Zaman iyi değerlendirilmezse aslında tedavisi mümkün olan hasta ağır beyin hasarı yaşar ya da hastanın ölümüne neden olur. Bu nedenle süreçte yapılacaklara hızla karar verilir ve uygulamaya geçilir. Komadaki hastaya öncelikle nörolojik anlayışla yaklaşılır. Hastanın yakınlarından diyabet, kalp hastalığı, böbrek nakli, epilepsi gibi rahatsızlıkları olup olmadığı bilgisinin alınabilmesi de önemlidir. Hastanın bulunduğu andaki pozisyonu ve başını bir yere vurmuş olabileceği ihtimalleri de detaylı bir şekilde aktarılmadır.

Bilinç Kaybı Nedenleri Nelerdir?

Bilinç kaybını oluşturan nedenlerin bir kısmı günlük hayatta dikkat edilmeyen durumlardır. Ancak ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğinin farkında olmak gerekir. Aniden yaşanan büyük korku ya da heyecan bayılmaya ve geçici bilinç kaybına neden olur. Kapalı ve havasız ortamlar, yüksek sıcaklık, kirli hava ve direnci düşmüş vücut bayılmanın oluşmasına hazır bir ortamdır. Kan şekerinin düşmesi, aniden ayağa kalkma gibi durumlar da bayılma ve bilinç kaybı ile sonuçlanabilir. Hastaların ameliyat sonrası şiddetli enfeksiyon yaşaması bilinç kaybına yol açabilmektedir. Bu durumlar geçici, yüzeysel olabilir. Ancak müdahale gereklidir. Hastadaki ciddi bir hastalığın belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Hastaların bu durumlar ile ne sıklıkla karşılaştığı ve bayılmanın yanı sıra başka işaretler de olup olmadığı önemlidir. Göz ardı edilen, doktora belirtilmeyen durumlar sonrasında hastanın daha büyük sıkıntılar yaşamasına yol açabilir.

Bilinç Kaybı Belirtileri Nelerdir?

Bilinç kaybı yaşayan hastalarda baş dönmesi, duruş kaybı ve bayılma meydana gelir. Bu evreden önce bireyler bacaklarında uyuşukluk, ani üşüme ya da terleme, hızlı ya da zayıf nabız atışı yaşayabilir. Hastaların yüzünde solgunluk ve durgunluk belirtileri oluşur. Bazı hastalarda yüksek ateş ortaya çıkabilir. Bilinç kaybı düşme, şiddetli darbe, kaza gibi olaylar sonrasında meydana geldiyse hastayı sağlık ekiplerine ulaştıran kişilerin bu durumu sağlık personeline bildirmesi gerekir. Bu durumlar da bilinç kaybına hatta komaya yol açabilir. Hastaların uzun süredir tedavi gördüğü hastalıklar nedeniyle de bilinç kaybı oluşmuş olabilir. Hastanın şeker hastalığı, karaciğer hastalığı ya da kalp hastalığı varsa mutlaka doktora bildirilmelidir. Aşırı alkol tüketimi ya da madde kullanımı sonrası kişide meydana gelen nabız değişiklikleri, yüksek ateş, soluk beniz bilinç kaybının belirtisi olabilir.

Bilinç Kaybı Tedavi Türleri

Öncelikle hızlı stabilizasyon sonrasında ise ateş ölçümü yapılır. Hastanın ateşi otuz beş dereceden küçük ise özel promlara başvurulur. Travma olabileceği ihtimali göz önünde tutulur. Hasta tamamen soyulup muayene edilmelidir. Sonrasında nörolojik inceleme yapılır. Nörolojik muayene sonrasında duyu, motor ve göz muayenesi yapılır. İlk geliş bulguları incelenir. Bütün bu değerlendirmelerden sonra gerekli olan tetkiklere karar verilir. Hastaya yapılacak tetkikler ve verilecek ilaçlar için tekrar muayene ya da test gerekebilir. Komaya giren hastalar için kan şekeri ölçümü gereklidir. Ancak bilinç kaybı yaşayan hastaların durumuna göre o an testlerin gerekliliğine karar verilir. İdrar, EEG ve MR testlerinin yapılıp yapılmayacağına hastanın durumuna göre bir karar verilir.

İlk Yardım Uygulaması

Kişide bacaklarda uyuşma, baş dönmesi, hafif ya da hızlı nabız şikayeti yaşıyorsa sırt üstü yatırılır. Ayakları otuz santimetre yukarıya kaldırılarak kan akışı sağlanır. Hastayı rahatsız edecek, bunaltacak kıyafetler varsa gevşetilir. Kendini toparlayana kadar bu pozisyonda yatmaya devam etmesi sağlanır. Eğer kişi bayıldıysa yine sırt üstü yatırılıp ayakları otuz santimetre yukarıya kaldırılır. Nefes alıp verirken zorlanıp zorlanmadığına bakılır ve üzerindeki giysiler gevşetilir. Hastanın rahat nefes alması sağlanır. Kusmaya başladıysa yan pozisyona getirilir ve sonrasında tekrar solunum yolları kontrol edilir. Bilinç kaybı yaşandığı düşünülüyor ise yaşam bulguları kontrol edilir ve acil tıbbi yardım çağrılır. Nabız hızı bu süreçte sürekli kontrol edilir. Solunum sıkıntısı yaşayıp yaşamadığına bakılır. Tıbbi yardım gelene kadar hastanın yanında kalınır ve sağlık görevlilerine süreç tüm ayrıntısı ile anlatılır.

Hastanın Sağlık Kuruluşuna Ulaştırılması

Sağlık ekibi bilinç kaybı yaşayan hastanın yanına geldikten sonra ilk müdahaleyi yaparken, hastanın hikayesi hakkında da bilgi alırlar. Bu tedavi sürecinin doğru ilerlemesi ve hızlandırılması için gereklidir. Acil tıbbi müdahalede zaman çok önemli olduğu için hastanın bir sağlık kuruluşuna gecikmeksizin götürülmesi insani bir görev olarak kabul edilmiş ve hukuken koruma altına alınmıştır. Yayınlanan genelge ile üniversite hastaneleri, kamu ve özel hastaneler hiçbir şart aramadan acil vakaları kabul eder. Bu nedenle ilk müdahale yapıldıktan sonra genellikle hasta en yakın hastaneye ulaştırılır. Ulaştırılan hastanın sağlık güvencesine bakılmaksızın gerekli olan tüm müdahaleler yapılır. Bu kurumun insiyatifinde değildir. Kanunlarla güvence altına alınan tüm vatandaşların kullanabileceği bir haktır. Bu nedenle 112 Acil Servis hastayı en yakın kamu ya da özel hastaneye ulaştırabilir.

Bilinç Kaybı Nedenine Bağlı Tedavi

Bilinç kaybı geçici ve yüzeysel nedenlerle oluşabilmektedir. Özellikle genç yaştaki bireylerde meydan geldiğinde fizik muayene yeterli görülür ve testlere başvurulmaz. Ancak ileriki yaş hastalarda ve farklı ciddi rahatsızlığı bulunanlarda farklı bir yol izlemek gerekebilmektedir. Tedavide izlenecek yolda hastalığın meydana gelme nedeni de önemlidir. Düşme, kaza gibi olaylarda çeşitli hastalıkların habercisi olarak meydana gelebileceği göz önünde bulundurulur. Epilepsi hastalarında da bayılma ve bilinç kaybı yaşanabilmektir. Doktora başvurulduğunda hastalığı ve kullandığı ilaçlar mutlaka belirtilmelidir. Hastada uzun süreli bilinç kaybı var ise komada olduğuna karar verilir ve müdahale süreci hızlandırılır. Komadaki hastaların durumu hızla incelenir ve tetkikler yapılır. Hızla müdahale edilmez ise beyinde ağır hasar oluşabilir ya da ölümle sonuçlanabilir.

Bilinç Kaybı Tedavi Öncesi

Bilinç kaybı tedavisi öncesinde hasta yakınının ya da o an yanında bulunanların durumun ciddiyetini fark etmeleri, her anı gözlemlemeleri ve doktora bunu eksiksiz bir şekilde iletmesi gerekir. Tıbbi müdahalede bulunacak sağlık ekipleri yanlarına gelmeden önce hastayı sırt üstü yatırıp rahat nefes almasını sağlamalı, kusma gerçekleşecek olursa hastayı yan yatırmalıdırlar. Ancak bu süreçte kulaktan duyma bilgilerle yanlış müdahalede bulunulmamalıdır. Kişiyi sıkan giysileri varsa gevşetilmeli ve rahat nefes alması sağlanmalıdır. Tıbbi müdahaleyi yapacak olan ekibe gerekli bilgileri verilmelidir.

Muayene ve Tetkikler

Hastanın durumu ağır değil ve geçici bir bilinç kaybı yaşadı ise fizik muayene yapılıp taburcu edilir. Ancak hastada farklı belirtiler de görülüyorsa; bilinç kaybı travma, darbe sonrasında ortaya çıkmış ise daha detaylı bir yol izlenir. Öncelikle hastanın durumu stabil hale getirilir. Ateşi ölçülür. Ateşi otuz beş derecenin altında ise özel problardan yardım alınır. Travma belirtileri olup olmadığı kesinleştirilir. Sonrasında hasta tamamen soyulup muayene edilir. Hasta bütün bu muayenelerden sonra nörolojik incelemeye alınır. Duyu ve motor kabiliyeti ayrıntılı bir şekilde incelenir. Metabolik ya da yapısal bir sorundan şüphelenilirse yardımcı testler yapılır. Bütün hastalar için kan şekeri testi yapılır. Hastaya gerekli görülürse idrar testi yapılır. MR ve EEG yapılması için engel bir durum yoksa ve hasta için gerekli görüldüyse bu testlere başvurulur. Ancak hasta komada ise nadiren EEG ye başvurulur. Kullanılacak yöntemler belirlenirken bilinç kaybının oluşma nedeni, hastanın durumu ve yaşadığı diğer hastalıklar mutlaka göz önünde bulundurulur.

Bilinç Kaybı Tedavi Sonrası

Hastada ortaya çıkan bilinç kaybı kısa süreli oldu ve farklı belirtiler de göstermiyorsa muayene sonrası taburcu edilebilir. Derin koma yaşayan hastalarda ve başka hastalıklardan şüphelenilen hastalarda durum farklı gelişir. Bu hastaların diğer hastalara göre daha uzun süre hastanede yatması gerekli görülür. Hastanede yattıkları süre zarfı boyunca durumları kontrol edilir. Gerekli hissedilirse yeni yardımcı testlere ve ilaçlara başvurulur. Etkisi uzun süren zehirlenme durumlarında da hastanın taburcu edilme işlemi ertelenir. Alkol ve madde kullanımı sonrasında bilinç kaybı yaşandı ise hasta tedavi edildikten sonra taburcu edilir. Hastanede yatmasını gerektirecek bir durum yoktur. Bahsettiğimiz birkaç durum dışında bütün hastalar durum takibi yapmak ve tedaviye devam edebilmek için bir süre daha hastanede tutulur.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hastaların tedavi sonrası stresten uzak durmaları önemlidir. Meydana gelen bayılmalar stres ve kaygının sonucu ortaya çıkabilir. Ani korku, terleme ve hızlı nabız atışına neden olacak ortamlardan uzak durulmalıdır. Yoğun yorgunluk, uyuşukluk ve bulantı gibi şeyler hissedildiği zaman istirahat pozisyonuna geçilmelidir. Kan şekerinin düştüğünü hissettiği an müdahale etmeli ya da yakınında bulunan kişilerden rica istemelidir. Zaman zaman görme bozukluğu, konuşmada zorluk oluyorsa mutlaka tekrar doktoruna başvurmalı ve durumu geçiştirmemelidir. Havasız ortamlarda bulunmamaya çabalamalıdır. Havasız ortamlar bayılmanın tekrar meydana gelmesini tetikleyebilir. Eğer idrar yollarında yaşanan bir rahatsızlık sonrasında bayılma ve bilinç kaybı gerçekleşti ise yeme alışkanlıklarını değiştirmesi istenebilir. Doktorun uyarılarına uymamak hastalığın tekrarlamasına yol açabilir.

Sık Sorulan Sorular

Bilinç kaybı tedavisi ile ilgili bütün bilgileri başlıklar halinde inceledik. Bilinç kaybının ne nedenlerle ortaya çıkabileceği, tedavisi ve oluşturduğu riskler üzerinde durduk. Acil durumlarda uygulanması gereken yöntemlere değindik. Bu konuda sıkça merak edilen soruları derledik.

Bilinç kaybı çeşitleri nelerdir?

İki çeşidi mevcuttur. Geçici, yüzeysel ve kısa süreli olan bilinç kaybı bayılma (senkop) olarak adlandırılır. İkincisi ise bilinç kaybının uzun sürdüğü komadır. Koma, yutkunma ve öksürük reflekslerinin artması, çevreden gelen uyarılara karşı tepkisiz hale gelmesidir.

Bilinç kaybının başlıca nedenleri nelerdir?

Bilinç kaybının nedeni genellikle aniden gerçekleşen olaylardır. Kişide aşırı korkma ve heyecan, kapalı ortam, yüksek sıcaklık, havasızlık, kan şekerinin düşmesi, kirli hava ve enfeksiyon, travma gibi durumlar bilinç kaybı oluşmasının başlıca nedenleridir.

Bilinç kaybı ve şok aynı şeyler midir?

Şok, bazı nedenlerden sonra vücutta yeterli kan akışının sağlanamaması sonucu vücudun görevlerini yerine tam olarak getirememesi durumudur. Nabzın çok hızlı ya da yavaş atması gibi bilinç kaybı ile benzer bezer belirtileri vardır. Ancak her şok anında bilinç kaybı yaşandığı söylenemez. Bilinç kaybı yaşayan kişilerde kendisinde ve çevresinde olan değişikliklere karşı tepki veremez hale gelmesidir.

Bilinç kaybı ne kadar sürer?

Bilinç kaybı atağı hastalarda birkaç saniye ile otuz dakika arasında sürebilir. Ataklar bazı hastalarda birkaç defa art arda gerçekleşebilir. Geçici bilinç kaybı müdahale gerektirmeden istirahatle geçebilmektedir. Ancak bu durum da istisnalar vardır. Derin bilinç kaybında ise tıbbi müdahale şarttır.

Uykuda bilinç kaybı yaşanır mı?

Uykuya geçmek için kullanılan uyku hapları geçici bilinç kaybına neden olabilmektedir. Uyku bozuklukları ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Ani uyuma ile kompleks durumlar ortaya çıkabilmektedir. Kişi bu anlarda agresif ve saldırgan olabilir. Karşısındakine ölümcül zararlar verebilir. Yaptıklarını sonradan hatırlamaz.

Durup dururken bilinç kaybı gerçekleşir mi?

Yoğun stres, uyku bozukluğu, kan şekerinin düşmesi, yüksek ateş, nabız atışı değişikliği yaşandığı zamanlarda ani, geçici ve yüzeysel bilinç kaybı yaşanabilir. Kişi kan şekeri düştüğünde ağzına bir kesme şeker alabilir. Yorgunluk, halsizlik hissettiğinde sırt üstü uzanarak dinlenip ani hareketlerden kaçınmalıdır.

Bilinç kaybı tehlikeli bir durum mudur?

Geçici bilinç kaybı özellikle çocuk ve gençlerde yaşandığında ciddi bir durum olarak değerlendirilmez. Farklı rahatsızlık belirtileri de var ise detaylı bir tedavi yolu izlenebilir. Ancak ileri yaş hastalarda başka hastalıkların habercisi olabileceği için yardımcı tetkiklerden de faydalanıp durumu netleştirmek isteyebilir. Hasta ataklarının süresi ve ortaya çıkma sıklığı da hastalığın ciddiyetinde belirleyici rol oynar.

Bilinç kaybı inme belirtisi midir?

İnme belirtileri kollarda ve bacaklarda uyuşma, konuşma bozukluğu, görme kaybı, bulantı, kusma ve çift görme gibi durumlardır. Bilinç kaybı bir inme belirtisi değildir. Ancak inme olan hastalarda hareket etme, konuşma, hissetme, görme, algılama gibi işlevlerde kısmı ya da tamamen kayıp yaşanabilir.

Kısa süreli bilinç kaybının nedeni nelerdir?

Kısa süreli bilinç kaybı nedenleri; düşme, şiddetli darbe, kafa travması, zehirlenmeler, alkol ve uyuşturucu kullanımı, yüksek ateş, kan şekerinin düşmesi, ani ruh hali değişimi, nabızdaki değişimlerden kaynaklanabilmektedir. Kısa süreli bilinç kayıpları çok sık tekrar ettiğinde bir uzmana başvurmak gerekir.

Bilinç kaybı dereceleri nelerdir?

Bilinç kaybı hafif ve orta düzeyde gerçekleşiyorsa kısa süreli, geçici bir bilinç kaybı yaşanıyordur. Derin bilinç kaybı durumu ise koma adı verilen durumdur. Komada hasta hiçbir şekilde vücudunda ve çevresinde olanların bilincinde değildir.

Bilinç kaybı yaşayan kişiye ilk müdahale nasıl yapılır?

Bilinç kaybı yaşayan kişi rahat nefes alabileceği bir pozisyona getirilir. Nefes almasını zorlaştıran bir kıyafet varsa gevşetilir. Sırt üstü yatırılır ve ayağının altına otuz derecelik bir açı oluşturacak yükseklik konulur. Eğer nefes almakta güçlük çekiyorsa oturur vaziyete getirilir ve yaslanabileceği bir cisim yerleştirilir. Hasta kusmaya başlarsa koma pozisyonuna getirilir. Yani yan yatırılır ve nefes olmaya devam ettiğinden emin olunur.

Tilt testi bilinç kaybı nedenini belirlemek için yeterli midir?

Titl testi bayılmanın nedenini ortaya çıkaran bir testtir. Sonuçları kısa sürede doktorun eline ulaşır. Çoğu kişi testlerin uzun süreli ve zor olduğunu düşündüğü için bunlara başvurmuyor. Bu nedenle sürekli ertelenebiliyor. Ancak ertelenen durumlar hastalığın ilerlemesine ve daha ciddi bir hal almasına neden olabilir. Bu konuda doktorunuza başvurarak kısa süren tilt testi ile şüpheleri ortadan kaldırabilirsiniz.

Bilinç kaybı sırasında hasta dilini ısırırsa ne yapılmalıdır?

Hasta atak anında dilini ısırır ise dilini ısırması engellenmeye çalışılır. Bunu yaparken ağıza tahta kaşık, mendil, peçete gibi cisimler konulabilir. El ile ağzı açmaya çalışmak tehlikeli bir durum yaratabilir. Hastanın nefes alırken zorlanmadığından emin olmaya çalışılır. Nefes almasına engel olacak kıyafetler gevşetilmelidir. Etrafında bir insan kalabalığı oluşmuş ise dağıtılır ve hastanın rahat nefes alması sağlanır. Kişiler hastanın midesi bulansa dahi zorla kusturmaya çalışmamalıdır. Yanlış bir uygulamadan kaçınılmalıdır. Hasta en yakın acil servise ulaştırılmalıdır.