Bel Soğukluğu (Gonore)

Bel Soğukluğu (Gonore)
Bel Soğukluğu (Gonore)

 

Bel soğukluğu (Gonore) çok eski zamanlardan itibaren bilinen bakteriyel bir enfeksiyondur. Bu rahatsızlık ilk defa M.Ö 130 yılında Galen tarafından tanımlanmış ve tohumun akması anlamında olan Gonore olarak adlandırılmıştır. Gonore etkeni ise ilk defa Neisseria tarafından 1879 yılında gösterilmiştir. Bel soğukluğu (Gonore) cinsel yolla ya da perinatal olarak bulaşan, alt genital sistem ve mukoz membranları tutan bakteriyel enfeksiyondur.

Bel soğukluğu enfeksiyonunun etkeni olan Neisseria Gonorrhoeae bakterisinin günümüzde bilinen tel doğal konakçısı ise insandır. Bakteri dış ortamda yaşama olanağı bulamaz. Yaşam alanı ise nemli yerlerdir. Kuru ortamlarda da canlılığını koruyamaz. Bel soğukluğu rahatsızlığı cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en eski olanı olmasına rağmen günümüzde dünyada hatırı sayılır insanın bel soğukluğuna yakalandığı bilinmektedir. Ancak son zamanlarda özellikle HIV virüsüne yönelik alınan koruma önlemleri sonucunda toplumda seksüel davranışlarda değişiklikler meydana geldiğinden bel soğukluğu (Gonore) hastalığının görülme sıklığında bir azalma olduğu dikkat çekmektedir. Bireylerin cinsel ilişkide prezervatif kullanımı arttığı için bel soğukluğu rahatsızlığından da korunma sağlanır.

Toplumda bel soğukluğu her yaşta görülebilir. Ancak rahatsızlığın görüldüğü vakalar genellikle 20-24 yaş aralığında yoğunlaşmaktadır. Bekâr olma, sosyo ekonomik düzeyin düşüklüğü, kırsal kesimde yaşama, partnerlerin genç yaşta olması, ilaç bağımlılığı, fahişelik, hastalığın saklanması, erken aşamada fark edilmemesi, asemptomatik seyretmesi gibi etkenler bel soğukluğu rahatsızlığının artmasında etkilidir. Ayrıca çok eşli cinsel yaşamı olanlarda ve korunmasız cinsel ilişki yaşayanlarda da hastalığın görülme olasılığı fazladır.

Bel soğukluğu etkeni olan bakteri ile enfekte olan kadından erkeğe bulaşma riskinin tek cinsel ilişkide %20, dört ya da daha fazla sayıdaki cinsel ilişkide ise %60-80 düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Enfekte erkekten kadına bulaşma riskinin ise tek cinsel ilişkide %50, üç ya da daha fazla sayıdaki cinsel ilişkide de %90 düzeyinde olduğu görülmüştür. Bu değerlendirme hastalığın erkeklerden kadınlara daha kolay bulaştığını da ortaya koymaktadır. Bireylerin cinsel partner sayısının artması enfeksiyonun yayılmasını da arttırmaktadır. Bel soğukluğu eşcinsel erkeklerde heteroseksüel olanlara göre daha fazla görülmektedir.

Bel soğukluğu rahatsızlığının etkeni olan Neisseria Gonorrhoeae 0,6-0,8 mikrometre çaplı olumsuz diplokoklar, hareketsiz ve sporsuz bakterilerdir. Vücutta etkilediği bölgelerde enfeksiyon gelişmesine neden olurlar. Bel soğukluğu ile oluşan bu enfeksiyon çoğunlukla cinsel yollarla kişiden kişiye bulaşır. Ayrıca hastalık etkeninin bulaştığı ellerden, eşyalardan ve doğum kanalından geçerken bebeğe annesinden direkt temas yoluyla da bulaşabilir.

Hastalık sürecinde ya da taşıyıcılık sürecinde bulaştırıcılık devam eder. Bel soğukluğu tedavi aşamasında da hastanın tamamen tedavi edilmesine kadar bulaşıcılığını devam ettirmektedir. Bel soğukluğu kadınlarda genellikle asemptomatik olarak seyreder. Bu süreçte kadın farkında olmadan hastalığı bulaştırmaya devam eder. Erkeklerde de gizli bir şekilde devam eden Gonore hastalıkları bulunur. Hastalık etkeninin antibiyotiklere dirençli olması nedeniyle tedavi uygulanmasına rağmen bulaştırıcılık devam edebilir. Hastalarda etken bakterilerin tamamen temizleninceye kadar bulaştırıcılığın devam ettiği kabul edilir. Erkeklerde bel soğukluğu nedeniyle üretranın iltihaplanması yani üretrit sıkça görülebilir. Cinsel ilişkiden bir hafta sonra idrar yaparken ağrı, yanma ya da akıntı görülür. Hastaların %5 kadarında herhangi bir bulgu ve belirti ortaya çıkmaz.

Bel soğukluğu (Gonore) enfeksiyonunun kuluçka süresi 2-6 gün sürer. Erkeklerde özellikle homoseksüel olanlarda farenks ve rektumda enfeksiyon görülür. Faringeal enfeksiyon gelişen hastaların çoğu asemptomatik olur. Erkeklerde enfeksiyon dışında rektal yoldan cinsel temasta oluşan travma da görülebilir. Kadınlarda servikste tutulum oranı %80-90, rektumda 5 40, üretrada %80, farenkste ise % 10-20 oranındadır. Yakınmalar arasında vajinal akıntıda artış, adet dönemlerinin anormal olması, cinsel temasın ağrılı olması, idrar yaparken ağrı ve yanma bulunur. Fakat kadınların %50 kadarında herhangi bir bulgu görülmez.

Bel soğukluğu (Gonore) rahatsızlığının en ciddi komplikasyonu sterilite yani kadın ve erkekte görülen geri dönüşü olmayan kısırlık sorunudur. Enfeksiyonun tedavi edilmemesi erkeklerde testislere, kadınlarda yumurtalık ve fallop tüplerine zarar vermesiyle kısırlık sorunu gelişebilir. Kadınlarda genellikle belirti vermeden seyreden bu durumda nadir olarak tendon, eklem ağrıları ve idrarda yanma ve ağrı görülür. Bu belirtiler ise çoğu zaman vajinal enfeksiyon ya da idrar yolu enfeksiyonları ile karıştırıldığı için bel soğukluğu tanısında geç kalınır.

Bel soğukluğu (Gonore) tedavisi için antibiyotik seçiminde bazı faktörlerin göz önünde bulundurulması gerekir. Bunlardan biri gonokoklarda sıkça olan kromozomal mutasyonlar nedeniyle tetrasiklin ve penisiline karşı direnç geliştirmesidir. Direnç çoğu zaman düşük seviyede olduğundan ilaçların dozu yükseltildiğinde sorun giderilebilir. Bunun için izole edilmiş olan bakteriler için periyodik olarak duyarlılık çalışmasının yapılması gerekir. Özellikle tedavide başarısız sonuçlar alındığında direnç bakımından bir değerlendirme yapılmalıdır. Antibiyotik tedavisine alınan sonuçlara göre devam edilmelidir.

Bel soğukluğu ile cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların da araştırılması gerekir. Herhangi bir hastalık tespit edildiğinde bunun da tedavi edilmesi gerekir. Bel soğukluğu ile görülen hastalıkların arasında en sık klamidya enfeksiyonu yer alır. Bel soğukluğu (Gonore) nedeniyle tedavi gören hastaların eşlerine diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklarda olduğu gibi tedavi uygulanmalıdır. Eşler tedavi süresince korunmasız cinsel ilişkide bulunmamalıdır.

Bel soğukluğu rahatsızlığından korunmak için diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklarda olduğu gibi kondom kullanımı en önemli korunma yöntemidir. Bu yöntem bel soğukluğundan korunmanın en etkili olanıdır. Cinsel ilişkiden önce ve sonra antibiyotik kullanımı da bel soğukluğu ve sfiliz hastalıklarından korunmayı sağlayabilir. Fakat bu uygulama sonucunda dirençli gonokokların gelişmesi ve yayılması mümkündür. Bu nedenle antibiyotik kullanımı bu şekilde rutin olarak uygulanmaz.

Bel soğukluğu için aşı uygulaması da henüz araştırma aşamasındadır. Bazı araştırmalar Menenjit B aşısının bel soğukluğundan korunmayı sağladığını göstermiştir. Ancak bunun üzerine hala çalışmalar yapılmaktadır. Risk grubunda olan kadınların, seksüel olarak aktif olanların rutin olarak taranması etkin korunmaya ve erken teşhise yardımcı olur. Kişisel korunma yollarının kişilere öğretilmesi ve çok eşli cinsel yaşamdan kaçınılması hem bel soğukluğu (Gonore) hem de cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklardan korunmada önemli bir etkendir.

İnceleyen ve onaylayan: Prof. Dr. Temuçin Şenkul

Bel Soğukluğu (Gonore) Hakkında

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biri olan bel soğukluğu (Gonore) bazı hastalarda belirti vermeden seyrederken, bazı hastalarda yakınmalara neden olabilir. Tıpta Gonore olarak tanımlanan bel soğukluğu Neisseria Gonorrhoeae adlı bakterinin cinsel yolla bulaşmasıyla kadınları ve erkekleri etkileyebilir.

Bayanlarda ise bel soğukluğu daha çok rahim ağzı iltihaplanmasına neden oluyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında bel soğukluğu (Gonore) en fazla görülenidir. Aktif bir cinsel yaşamı olan kişilerde her yaşta görülebilen bel soğukluğu daha çok genç yaştaki kadın ve erkekleri etkiler. Bu rahatsızlık erkeklerden kadınlara daha kolay bulaşır.

Korunmasız cinsel ilişkiye girmek ve çok eşli cinsel yaşamın olması bel soğukluğu bakımından risk faktörü olarak kabul edilir. Geçmişten beri bilinen bir hastalık olmasına rağmen toplumda görülme sıklığının hala yüksek olması bel soğukluğu hastalığına karşı mutlaka önlem alınmasını zorunlu hale getirmektedir. Bel soğukluğu (Gonore) hastalığının etkeni olan bakteri insandan insana temasla bulaşmaktadır. Vücut dışında dış ortamda uzun süre yaşayamayan bu bakterinin konağı insandır. Bakterinin nemli ortama ihtiyacı olduğundan kuru ortamlarda da canlı kalamaz.

Bel soğukluğu hastalığı cinsel ilişki, oral, anal ya da vajinal seks ile bulaşmaktadır. Ancak hastalığın bulaşması için cinsel ilişkide meni boşalması, sperm olmasına gerek yoktur. Öpüşmek, dokunmak yoluyla da bulaşır. Doğum sırasında da anneden bebeğe bel soğukluğu bulaşabilir. Cinsel ilişki dışında hastalığın cinsel oyuncaklarla da bulaşması mümkündür. Hastalığın etkeni olan bakteriler dış ortamda yaşayamadığı için tuvalet, kapı kolu, havlu, sarılma, hasta birine dokunma gibi durumlarda bulaşmaz. Dokunma yoluyla bulaşma sadece açık yara gibi enfeksiyonların olması halinde söz konusu olabilir. Tedavi gören hastalarda bel soğukluğunun yeniden oluşması mümkündür. Hasta olan biriyle ilişkiye girilmesi halinde hastalık tekrarlayabilir.

Erkeklerde bel soğukluğu daha kolay anlaşılacak belirtilerle gösterir. Bu yüzden Gonore tanısı erkeklerde daha kolay olur. Cinsel ilişkiye girilmesinden sonra yaklaşık 2-6 günlük kuluçka döneminden sonra belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Hafif yanma ile başlayan şiddetli yanma bulgusu, penisten sarı, yeşil, kahverengi akıntı gelmesi, akıntının ardından kızarıklık olması, idrarda yanma ve ağrı olması başlıca belirtiler arasındadır. Ayrıca hastalık etkeninin yerleştiği yere göre anal bölgede kaşıntı, makat enfeksiyonu, makattan kan gelmesi, akıntı olması, anal kaşıntı, testislerde şişme ve ağrı olması, dışkılamada zorlanma, kanama ve ağrı olması, boğazda ağrı, lenf bezlerinde şişme gibi belirtiler de görülebilir.

Korunmasız gerçekleşen oral ve anal seks sonrası kadın genital bölgesinden ve erkek cinsel organından çıkan sıvıların enfeksiyon riski yüksek olan bölgelere bulaşması ile o bölgelerde iltihap ve hastalık oluşma şansı doğurmaktadır. Konjonktivit yani göz enfeksiyonu şişlik, akıntı, ağrı ve ışığa hassasiyete neden olur. Boğaz enfeksiyonu ise ağrı, lenf düğümlerinde şişlik ve yutkunma güçlüğü çekilmesine neden olur. Anüste enfeksiyon geliştiğinde kanama, kaşıntı, ağrı ve akıntı sorunlarına yol açar. Enfeksiyon eklemlerin birini ya da birkaçını da etkileyebilir. Bu durumda eklemde şiddetli ağrı, şişlik, kızarıklık ve yanma gibi etkiler olur.

Bayanlardaki bel soğukluğu hastalığı erkeklere oranla daha hafif olabiliyor. Bu yüzden vajinal ya da mesane enfeksiyonları ile karıştırılma riski fazladır. Fakat erkeklerde ve kadınlarda belirtiler hafif olsa da herhangi bir belirti olmasa da enfeksiyon nedeniyle ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle özellikle birden çok cinsel ilişkiye giren kişilerin özellikle her yıl bel soğukluğu testini mutlaka yaptırmayı geçiştirmemesi lazım kendi sağlığı açısından.

Erkeklerde tedavi edilmeyen bel soğukluğu meni yollarında iltihaplanmaya ve geri dönüşümü olmayan kısırlık sorununa neden olabilir. Hastalarda sıkça idrara çıkma isteği olmasına rağmen idrar çıkışı oldukça az olur. Hastaların bir kısmında ise bel soğukluğu hiç belirti vermeden seyreder.

Kadınlarda ise erkeklere göre daha hafif belirtilerle seyreden bel soğukluğu bazen hiç belirti de vermeyebilir. Bu yüzden hastalığın teşhisi gecikebilir. Kadınlarda en sık görülen belirtiler arasında idrar sırasında ağrı, yanma, makattan akıntı ve kan gelmesi, anal bölgede kaşıntı, vajinada sarı, yeşil akıntı, kötü kokulu vajinal akıntı, gözlerde kızarıklık, yüksek ateş, halsizlik, adet dönemi dışında kanama olması vardır. Ayrıca vajina bölgesinde şişkinlik, kasıklarda ağrı, karın özellikle alt karın bölgesinde ağrı, vajinal alanda yanma ve kaşıntı, ağrılı cinsel ilişki, ilişkiden sonra ağrı olabilir. Bunların dışında yumurtalıklarda ve fallop tüplerinde iltihaplanma, pelvik inflamasyonu, pelvik bölgede ve kasıklarda kramp görülebilir.

Kadınlarda tedavi edilmeyen bel soğukluğu (Gonore) durumunda enfeksiyonun kanla başka alanlara yayılma riski olabilir. Bu sorun dış gebeliğe, geri dönüşümsüz kısırlığa kadar neden olabilir. Anal ve oral cinsel ilişki nedeniyle ağız ve rektumda enfeksiyon gelişebilir. Bazı hastalarda yaygın eklem ağrılarına neden olabilir. Eklemlerde ağrıya şişlik ve iltihap eşlik edebilir. Ağrı tüm vücudu etkisi altına alabilir. Hamile kadınlarda hastalığın normal doğumda kanaldan geçerken bebeğe geçmesi de söz konusu olabilir. Bebeklerde akıntı ve kızarıklık, körlük gibi sorunlar gelişebilir.

Bel soğukluğu hastalığına yakalanmamak için en önemli konu cinsel ilişkide çoklu değil tekli eşle ilişkiye girilmesi sağlıken en uygunudur. Cinsel ilişkide prezervatif kullanımı da hastalıktan korunmanın etkin bir yoludur. Tek kullanımlık olan prezervatifler bel soğukluğundan tam korunma sağlar.

Bel soğukluğu tedavisinde erken teşhisin önemi büyüktür. Tedavide iğne ya da hap olarak antibiyotikli ilaçlar kullanılır. Makrolid, tetrasiklin ve seftriakson grubu antibiyotikler bel soğukluğu tedavisinde en fazla tercih edilenlerdir. Bel soğukluğu bakterisini taşıyan hastalarda diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların olma riski fazladır. Bu nedenle hastalar detaylı bir taramadan geçirilmelidir.

Hastalarda antibiyotik kullanımı kesin tanı konulduktan sonra olabileceği gibi bel soğukluğu riskinin yüksek olduğu hastalarda ya da eşi bel soğukluğu tedavisi gören kişilerde hemen başlatılabilir. Hastalarda etkili olan pelvis ya da testislerdeki ağrı sorunu tedavinin başlamasından birkaç gün sonra etkisini kaybeder. Bir iki hafta kadar antibiyotik tedavisine devam edildikten sonra hastalarda yeniden bakteri kontrolü için tetkiklerin yapılması gerekir. Tedaviye nasıl devam edileceğine tetkiklerin sonucuna göre karar verilir. Genellikle hastalar iyileştikten sonra tedavi bir süre daha sürdürülür.

Bel Soğukluğu (Gonore) Nedir?

Bel soğukluğu (Gonore) hastalığının etkeni olan Neisseria Gonorrhoeae bulaşan erkeklerde genellikle idrar yolu iltihabına, bel soğukluğu hastalığına, kadınlarda da rahim ağzı iltihabına neden olur. Cinsel yolla bulaşan bel soğukluğu Neisseria Gonorrhoeae bakterisi nedeniyle oluşur. Bu bakteri mikroskobik boyutta kahve çekirdeği gibi gram negatif diplokok bakteridir. Bu bakteri farenjit gibi boğaz enfeksiyonlarına da neden olabilir. Özellikle oral seks yapanlarda bu sorun olabilir.

Neisseria Gonorrhoeae bakterisi makat iltihabı, gözde iltihap, üretra iltihabı, prostat iltihabı, testis iltihabı gibi sorunlara da yol açabilir. Doğum anında anneden bebeğine de geçebilir. Yeni doğanlarda gözde konjonktiva denilen beyaz kısım enfekte olabilir. Bu bebeklerde körlüğe yol açabilir. Bu nedenle yeni doğanlarda antibiyotikli göz damlaları kullanılabilir.

Bel soğukluğuna neden olan bakterinin kana karışarak vücuda yayılması halinde kalbin iç dokusunda iltihap, menenjit, dermatit - artrit gibi sorunlar gelişirse yaygın bel soğukluğu enfeksiyonu oluşur. Dermatit ciltte ağrısız döküntülerle seyreden, eklem sıvılarında bakteriye bağlı iltihapla karakterize olan bir sorundur.

Bel soğukluğu (Gonore) genellikle hastalarda asemptomatik yani belirti vermeden seyreder. Belirtilerin görüldüğü hastalarda ise kuluçka döneminden sonra yani 2-6 gün içinde yakınmalar başlar. Bu cinsel ilişkiden sonraki 2-6 günde gelişir. Erkeklerde penisten, kadınlarda vajinadan koyu kıvamlı akıntı gelmesi, pelvik iltihabı, kasık ağrıları, adet dönemi dışında kanama, idrar yaparken ağrı, acıma ve yanma, sık idrara çıkma gibi hastalığa özgü belirtilerdir. Hastalığın tanısı muayene ve kültür antibiyogram testleriyle yapılabilir.

Bel soğukluğu antibiyotik ilaçlarla tedavi edilmektedir. Ancak hastalık etkeni olan Neisseria Gonorrhoeae bakterisi özellikle penisilin grubu antibiyotiklere karşı dirençli olabilir. Bu nedenle Makrolid, seftriakson, tetrasiklin grubu antibiyotikler daha fazla kullanılır. Hastalarda başka cinsel yolla bulaşan hastalıkların olması halinde bu hastalıkların da tedavisi yapılır.

Bel soğukluğu (Gonore) hastalığı tedavi edilmediği takdirde hastalarda ciddi sorunlar gelişebilir. Özellikle geri dönüşümsüz kısırlık bel soğukluğunun en ciddi komplikasyonudur. Kadınlarda ve erkeklerde bu sorun yaşanabilir. Kadınlarda görülen kısırlığın nedeni genellikle bu hastalığın bakterisidir. Kadınlarda fallop tüpleri ve yumurtalıklar, erkeklerde de testisler bundan geri dönüşümsüz şekilde zarar görür. Bel soğukluğu bakterisini taşıyan erkeklerde farenjit rahatsızlığı da sıkça görülür.

Bel Soğukluğu Bulaşıcı mıdır?

Halk arasında bel soğukluğu olarak bilinen Gonore cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın etkeni Neisseria Gonorrhoeae adı bakteridir. Anüs, genital bölge, boğaz, idrar yolları, ağız ve gözleri etkiler. Toplumda sık görülür ve bulaşıcılık etkisi kolaydır. Bel soğukluğu cinsel yola bulaşır, etkeni dış ortamda uzun süre canlı kalamaz. Havuzdan, havludan ya da başka bir eşyadan bulaşmaz. Bulaşıcılığı sadece bel soğukluğu etkeni olan bakteri ile enfekte olan alanlara temas yoluyla olur. Anneden çocuğa geçebilir. Hastalarda genellikle hafif bulgularla seyrettiği için hastalar doktora gitmez ve hastalığı bulaştırmaya devam ederler.

Bel soğukluğu bakteri ile enfekte olan vajina, penis, anüs ve ağza dokunma ile insandan insana bulaşır. Hastalığın bulaşması için sperme gerek yoktur. Enfekte olan alana dokunma, öpüşme ve cinsel temas hastalığın bulaşmasına yeterli olur. Normal doğumda ise doğum kanalından geçerken anneden bebeğine bulaşabilir. Ayrıca bel soğukluğu tedavi edilse de tekrarlayabilir. Tedavinin ardından taşıyıcı ve hasta olan kişilerle temas edilmesi halinde hastalık yeniden bulaşabilir. Bunun dışında bel soğukluğu enfeksiyonu tamamen tedavi edilinceye kadar bulaşıcılık özelliğini devam ettirir. Bu yüzden hastalar tedavi aşamasında korunmasız cinsel ilişkiye girmekten kaçınmalıdır.

Bel Soğukluğu Nedenleri?

Cinsel yolla bulaşan bel soğukluğu Neisseria Gonorrhoeae adındaki bir bakteriden kaynaklanır. Hastalığın nedeni başka kişiye enfekte olan bu bakterinin bulaşması ve hastalık yapmasıdır. Bulaşma enfekte olan bölgeye temasla olur. Neisseria Gonorrhoeae bakterisi vücut dışında çok kısa süre yaşayabilir. Bu yüzden giysilere, havlu gibi eşyalara, klozet, kapı kolu gibi nesnelere temasla bulaşmaz.

Kadınlarda Bel Soğukluğunun Nedenleri

Bel soğukluğu kadınlarda hasta olan biriyle cinsel temasta bulunmak ile ortaya çıkar. Hastalığın etkeni olan Neisseria Gonorrhoeae bakterisi oral, anal, vajinal cinsel ilişkiyle bulaşır. Bakteri nemli alanlarda yaşamayı sevdiğinden enfekte olan ağız, genital bölge gibi alanlarla temas etmek yeterlidir. Özellikle bel soğukluğunun erkeklerden kadınlara cinsel yollarla bulaşması daha kolaydır.

Erkeklerde Bel Soğukluğu Nedenleri

Erkeklerde bel soğukluğu nedenleri hastalık etkeni bakterinin bulaşmasından kaynaklanır. Hasta olan kişiyle cinsel ilişkiye girmek, öpüşmek, bakteri ile enfekte olan yaraya temas etmek hastalığın bulaşmasını sağlar. Kadınlardan erkeklere bel soğukluğunun bulaşma riski daha düşüktür. Ancak çok eşli cinsel yaşam, korunmasız cinsel ilişkiye girmek gibi nedenler hastalığın kolay bulaşmasını sağlar.

Bel Soğukluğu Belirtileri

Tehlikeli bir hastalık olan bel soğukluğu bazı erkeklerde hiç şikâyete neden olmayabilir. Ortalama on erkekten birinde belirtiler ortaya çıkabilir. Kadınların ise ortalama yarısında bel soğukluğu belirtileri hissedilmeyebilir. Ancak enfeksiyonun belirtileri görülmese de bu kişiler hastalığın taşıyıcısı olurlar. Kadınlarda sessiz bir seyir izleme oranı daha fazladır. Erkeklerde ise aniden başlayan rahatsız edici belirtilerle kendini gösterebilir. Erkeklerde daha fazla bel soğukluğu rahatsızlığın görülmesi buna bağlanabilir. Erkekler belirtilerden rahatsızlık duyduğu için doktora gitmeyi ihmal etmezler. Kadınlar ise sessiz seyirden dolayı doktora gitmediği için hastalığın tanısı konulamaz ya da tanı gecikir. Hastalığı kapan kişilerde belirtiler genellikle 2-6 gün içinde görülmeye başlar.

Erkeklerde ise çoğu zaman belirtiler hemen etkisini göstermeye başlar. Erkeklerde genellikle penisten akıntı, idrarda yanma, testislerde kızarıklık, ağrı, şişlik gibi belirtiler görülür. Penisten gelen koyu kıvamda sarı renkli bir akıntı ilk belirti olabilir. İdrara çıkma hissi olsa da yeteri kadar idrar yapılamaz. Ayrıca idrara çıkarken yanma ve ağrı hissedilebilir.

Kadınlarda ise bel soğukluğu belirtileri daha hafif seyreder. Belirtiler genellikle idrar yolları enfeksiyonu, vajinit gibi rahatsızlıklarla karıştırılır. Bu rahatsızlık kadınlarda vajinal akıntı, idrarda yanma, yutma güçlüğü, boğaz ağrısı gibi yakınmalara neden olur. Ancak bel soğukluğu genel olarak kadınlarda rahim ağzı bölgesinde iltihap yani servisit gelişimiyle kendini gösterir. Hastalık etkeninin rektuma yerleşmesi durumunda ise makatta kaşıntı ve rektal akıntı görülebilir.

İdrar Yaparken Yanma Hissi

İdrar yaparken yanma hissi bel soğukluğunun en yaygın belirtileri arasındadır. Erkeklerde ve kadınlarda en sık görülen belirti budur. Özellikle kadınlarda bu yakınma sistit belirtileri ile karıştırılır. Bu yüzden kadınlarda bel soğukluğu teşhisini geciktirebilir. Erkeklerde idrar yaparken yanma hissi ile penis ucunda kızarıklık ta meydana gelebilir. Hastalar genellikle idrarını tam olarak yapamamaktan şikâyet eder.

Anal (Makat) Kaşınma

Anal (Makat) kaşınma da nadiren bel soğukluğu belirtileri arasında görülebilir. Bu bel soğukluğu hastalığının etkeni olan Neisseria Gonorrhoeae bakterisinin rektuma yerleşmesi halinde görülür. Hastalarda anal kaşınma yanında rektumda akıntı sorunu da yaşanabilir.

Ağrı

Bel soğukluğu kadınlarda özellikle pelvik bölgede ağrıya neden olabilir. Ağrı kronik bir hale gelebilir. Ayrıca erkek ve kadın hastalarda idrar yapma sırasında da ağrı görülebilir. Ağrının etkili olduğu alan genellikle alt karın bölgesidir. Ayrıca cinsel ilişkide ve sonrasında da ağrı hissedilebilir. Enfeksiyonun eklemleri etkilemesi halinde etkilene bölgede kızarıklık, yanma, şişlik ve rahatsız edici derece ağrı ortaya çıkabilir. Bel soğukluğu belirtileri içinde ağrı oldukça rahatsızlık verir. Hastalığın etkeninin yerleştiği bölgede diğer belirtilerle birlikte ağrı hissi gelişir.

Akıntı

Bel soğukluğu olan hastalarda erkeklerde penisten sarı, yeşil ya da kahverengi koyu kıvamda akıntı sorununa, kadınlarda ise genital bölgede sarı ya da yeşil, alışılmışın dışında vajinal akıntıya neden olabilir. Kadınlarda var olan vajinal akıntının da artmasına yol açar. Akıntı ve idrar yaparken yanma ve ağrı sorununun bir arada görülmesi halinde kişilerin bel soğukluğu taramasından geçmesi önerilir.

Ağrılı Bağırsak Hareketleri

Hastalarda görülen bel soğukluğu belirtileri arasında ağrılı bağırsak hareketleri de bulunmaktadır. İdrara çıkarken ağrı ve yanma olması, barsak hareketlerinin ağrılı olması gibi yakınmalar hastalığın etkeninin neden olduğu enfeksiyondan kaynaklanır.

Bel Soğukluğu Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Bel soğukluğu tanı ve teşhis yöntemleri hastaların fiziki olarak muayeneden geçirilmesi ve kültür yapılmasını içerir. Kadın ve erkeklerde rektum ve boğaz kültürlerinin yapılması, erkeklerde akıntı olması, üretra kültürü tanı konulmasını sağlar. Hastaların çoğunda herhangi bir belirti olmadığından riskli grupta olanların düzenli olarak taramalarını yaptırmaları önerilir.

Muayene

Hastaların bel soğukluğu için hastanelerin üroloji bölümüne başvurması gerekir. Kadınlar bir jinekoloğa da başvurabilir. Hastalar için STD taraması yani cinsel yolla bulaşan hastalıklar için tarama yapılmalıdır. Üroloji uzmanı tarafından muayene edilen hastaların öyküsü dinlenerek, yakınmaları değerlendirilir. Kadınlarda genellikle bakterinin ilk yerleştiği bölge rahim ağzıdır. Bu nedenle öncelikle rahim ağzı bölgesi muayene edilebilir. Hastaların üreme organları ve hastalık etkenin bulunabileceği boğaz, döl yolu gibi nemli bölgeler kontrol edilir. Kadın ve erkeklerde farklı belirtiler gösterebilen bel soğukluğu için kesin tanı koyabilmek için mutlaka tetkiklerin yapılması ve kültür alınması gerekir.

Tetkikler

Bel soğukluğu tanısında hastanın üreme organları muayene edilerek bakterinin enfekte olduğu idrar yolu, rahim ağzı, idrar borusu, döl yolu, ağız, boğaz ya da anüs gibi yerlerden pamuklu çubukla örnek alınır. Kadın hastalara rahim içi muayenesi de yapılır. Tetkik yapmak için idrar örneği alınır. Yapılan tetkikler hastaların canını yakmasa da rahatsız edici olabilir. Hastaların anal seks yapması durumunda makattan örnek, oral seks yapması halinde ise boğazdan, ağızdan örnek alınabilir. Bu tetkikler enfeksiyonun kontrolü için mikroskobik inceleme ile değerlendirilir. Kültür için alınan örnekler laboratuvarda incelenir. Genellikle bir hafta içinde tetkiklerin sonuçları alınır.

Kan ve İdrar Tahlilleri

Bel soğukluğu tanısı sırasında hastalık etkeni yeni bulaştığında kan idrar tahlilleri ile tespit yapılabilir. Bazı hastalarda kan ve idrar tahlilleri yapılarak hastalara kolaylıkla tanı konulabilir.

Kadınlarda Serviks (Rahim Ağzı) Kültürü

Bel soğukluğu etkeni olan bakterinin kadınlarda ilk olarak yerleştiği bölge çoğu zaman rahim ağzıdır. Bu nedenle tanı sırasında kadınlarda serviks (rahim ağzı) kültürü yapılır. Pamuklu çubuk rahim ağzına sürülerek temiz steril bir kaba alınır. Bu örnek laboratuvarda bakterilerin çoğaltılması amacıyla 24 saat etüvde bekletilir. Bakteri üremesi olmadığı takdirde sonuç negatif olarak değerlendirilir. Bakteri ürediği takdirde birkaç test yapılarak bakterinin bel soğukluğu etkeni olup olmadığına bakılarak tanı konur. Bu tetkik sayesinde bel soğukluğu tanısı konulabileceği için hastalarda uygulanacak antibiyotik tedavisi de belirlenebilir. Çünkü bel soğukluğuna neden olan bakterinin bazı antibiyotiklere karşı direnç gösterdiği bilinmektedir. Tedavide doğru antibiyotik seçilmelidir.

Erkeklerde İdrar Borusu Kültürü

Erkeklerde bel soğukluğu tanısı için idrar borusu kültürü yapılabilir. İdrar borusu (üretra) içinden pamuklu çubukla alınan örnek laboratuvarda etüvde 24 saat bekletilerek bakterilerin çoğalmasına bakılır. Eğer bakteri üremesi olursa tetkikin sonucu pozitif olacaktır. Bu durumda bakterinin Neisseria Gonorrhoeae olduğunu belirleyen bazı testler yapılarak kesin tanı konur. Bu tetkik sonucunda bel soğukluğu etkenine uygun antibiyotik seçimi de yapılır.

Boğaz ve Rektum (Anüs) Kültürü

Hastaların muayenesinden sonra bel soğukluğu enfeksiyonundan şüphe edilirse boğaz ve rektum (anüs) kültürü yapılır. Bu bölgelerden uygun koşullarda örnek alınır. Laboratuvarda özel besi yerlerine ekilen örnek uygun koşullarda, sıcaklıkta bekletilerek bel soğukluğu etkeni olan Neisseria Gonorrhoeae bakterisi üretilir. Bu işlem kültür olarak tanımlanır. Bel soğukluğunun nedeni bakteri olduğu için kesin tanı sadece kültür ile yapılmaktadır. Virüslerin neden olduğu enfeksiyonlarda kültür ile tanı koymak olanaksızdır. Özellikle oral seks yapanlarda boğaz kültürü, anal seks yapanlarda da rektum kültürü alınmalıdır. Bel soğukluğu bakterisi mukoz membranlar üzerine yerleşmeyi tercih ettiğinden yapılan tetkikler bel soğukluğu tanısı konulmasına yardımcı olur.

Bel Soğukluğu Risk Faktörleri

Bel soğukluğu toplumda yaygın görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasındadır. Bu rahatsızlığın ortaya çıkışında bazı risk faktörleri de etkili olmaktadır. Bazı hastalar taşıyıcı konumunda bazıları ise hastalığı belirgin şekilde yaşayan, yakınmaları olan grubu oluşturur. Toplumda cinsel olarak aktif olan herkes bel soğukluğu enfeksiyonu geçirmeye adaydır. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada görülen cinsel yolla bulaşan hastalıkların başında bel soğukluğu gelir. Bu yüzden risk faktörlerini ortadan kaldırılması önemlidir.

Korunmasız Cinsel İlişki

Korunmasız cinsel ilişki bütün cinsel yola bulaşan hastalıklar bakımından risk faktörüdür. Özellikle bel soğukluğu temasla ve cinsel ilişki ile bulaştığı için bireylerin mutlaka önlem alması gerekir. Korunmasız cinsel ilişkiye girenler belirli zamanlarda STD taramasından geçmelidir.

Birden Fazla Cinsel Eş

Birden fazla cinsel eş bel soğukluğu açısından risk faktörüdür. Bel soğukluğunun toplumda cinsel yaşamı aktif olan her yaşta kişiyi etkileyebilmesi ve yaygın görülmesi nedeniyle cinsel yaşamda bazı önlemler alınmalıdır. Çünkü bu hastalığın en önemli bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Cinsel partner sayısının fazla olması risk oranını da arttırmaktadır. Bu yüzden tek eşlilik tercih edilerek bel soğukluğu enfeksiyonundan korunmak için önlem alınması gerekir.

Bel Soğukluğu Komplikasyonları

Bel soğukluğu tedavi edilmesi gereken rahatsızlıktır. Tedavi edilmeyen bel soğukluğu kadın ve erkeklerde ciddi hasarlara neden olabilir. Kısa dönemde rahatsız edici belirtilere neden olan bel soğukluğu uzun dönemde başta kısırlık olmak üzere ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bel soğukluğu hastalığının etkeni kan yoluyla bütün vücuda yayılım yaparsa hastalarda ölümcül etkilere neden olabilir.

Pelvik Ağrılar ve Ateşlenme

Bel soğukluğu tedavi edilmediğinde kadınlarda ciddi pelvik ağrılara ve ateşlenmeye neden olabilir. Bölgede apse gelişimine ve kronik pelvik bölge ağrılarına yol açabilir. Pelvik inflamasyonu ile pelvik bölgede kasıkları da etkileyen ağrılar hissedilir.

Dış Gebelik

Kadınlarda tedavi edilmeyen bel soğukluğu komplikasyonları arasında dış gebelik sorunu da bulunmaktadır. Enfeksiyonun yumurtalık kanallarına hasar vermesi dış gebelik yaşanmasına yol açabilir. Dış gebelik sorunu olana kadınlarda bel soğukluğu değerlendirmesi de yapılmalıdır. Kadınlarda bel soğukluğu enfeksiyonunun genellikle asemptomatik seyretmesi nedeniyle dış gebelik gibi durumlarda detaylı bir değerlendirme yapılması faydalı olacaktır.

Kısırlık

Bel soğukluğu komplikasyonları arasında bulunan kısırlık sorununa yol açabilir. Bu rahatsızlık kadın ve erkeklerde geri dönüşümsüz kısırlığa neden olabilir. Özellikle kadınlarda görülen kısırlığın en yaygın sebebi bel soğukluğu hastalığıdır. Enfeksiyon nedeniyle kadınlarda yumurtalıkların ve fallop tüplerinin hasar görmesi, erkeklerde testislerin, sperm kanallarının hasar görmesi kısırlık gibi ciddi bir komplikasyona neden olabilir.

Testislerde ve Prostatta Ağrı

Erkeklerde bel soğukluğu komplikasyonları testislerde ve prostatta ağrı yapabilir. Bunun başlıca nedeni hastalığın testislerde ve prostatta iltihaba neden olmasıdır. İltihap nedeniyle testislerde ve prostatta oldukça rahatsızlık veren bir ağrı ortaya çıkabilir.

Bel Soğukluğu Nasıl Önlenir?

Bel soğukluğuna neden olan bakteri idrar yollarına, üreme organlarına, göz, ağız, boğaz, rahim ağzı gibi bölgelere yerleşir. Cinsel yolla bulaşan bu hastalıktan korunmak için bazı önlemler alınabilir. Hastalık etkeninin kana karışması halinde ölüme bile neden olabilecek sonuçları vardır. Bu yüzden bel soğukluğunun önlenmesi gerekir. Basit ve kolay önlemlerle bu hastalıktan korunabilirsiniz.

İlişki Esnasında Koruyucu Kullanmak

Korunmasız cinsel ilişki bel soğukluğunun bulaşması açısından oldukça risklidir. Bu yüzden cinsel ilişki esnasında koruyucu kullanmak en iyi önlemler arasındadır. Cinsel ilişkide tek kullanımlık olan prezervatif kullanımı bel soğukluğundan yüzde yüz korunma sağlayacaktır. Özellikle bel soğukluğu risk faktörlerini taşıyan kişilerin buna dikkat etmesi gerekir. AIDS HIV virüsüne karşı toplumda prezervatif kullanımının yaygın olduğu dönemde bel soğukluğunun görülme sıklığı da önemli oranda düşmüştür. Ancak bu alışkanlığın giderek azalması nedeniyle bel soğukluğunun görülme sıklığında yeniden artış olmuştur. Aktif cinsel yaşamı olan kadınların ve erkeklerin cinsel ilişkide mutlaka prezervatif kullanması gerekir. Ayrıca anal, oral, vajinal seks yapanların her yıl bel soğukluğu taramasından geçmesi de gerekir.

Tek Eşli Cinsel Hayat

Tek eşli cinsel hayat sürdürülmesi bel soğukluğunu önleminin bir yoludur. Çok sayıda cinsel partneri olan kişiler bel soğukluğu (Gonore) hastalığına daha kolay yakalanabilir. Hasta olmadığını bildiğiniz kişiyle, eşinizle tek eşli cinsel hayat sürdürmeniz cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanıza yardımcı olacaktır. Çok eşli cinsel yaşam bel soğukluğu riskini arttıracaktır.

Sık Sorulan Sorular

Bel soğukluğu (Gonore) hakkında detaylı bilgileri makalemizde bulabilirsiniz. Hastalığın belirtileri, tanı ve teşhis yöntemleri, tedavisi, komplikasyonları hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz. Bu bölümde ise bel soğukluğu hakkında merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

Bel Soğukluğu Daha Çok Kimlerde Görülür?

Bel soğukluğu toplumda her yaştaki kişiyi etkileyebilir. Cinsel yaşamı aktif olan herkes risk altındadır. Özellikle korunmasız cinsel ilişkiye giren, cinsel partner sayısı fazla olan ve başka cinsel yolla bulaşan hastalığı olan kişilerde bel soğukluğu daha fazla görülür. Ayrıca araştırmalarda toplumda en fazla aktif cinsel yaşamı olan 20-24 yaşları arasındaki kişilerde bel soğukluğu görüldüğü belirlenmiştir.

Bel Soğukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Bel soğukluğu tedavisinde antibiyotikler kullanılmaktadır. Ancak antibiyotiklere direnç gösteren ve tedavisi zor olan bel soğukluğu vakaları da vardır. Bel soğukluğu olan hastalarda aynı zamanda klamidya gibi başka cinsel yolla bulaşan hastalıklar da olabilir. Böyle bir durumda hastalıkların hepsi tedavi edilmelidir. Bel soğukluğu tanısı konulan hastalarda diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklarda mutlaka araştırılmalıdır.

Tedavi sırasında verilen ilaçların zamanında ve dozunda alınması önemlidir. Ayrıca hastaların iyileştikten sonra tedavinin hemen kesilmemesi gerekir. Tedaviden yanıt alınamadığı takdirde doktora bilgi verilmelidir. Günümüzde bel soğukluğuna neden olan Neisseria Gonorrhoeae bakterisinin antibiyotiklerin pek çoğuna direnç geliştirdiği de bilinmektedir. Özellikle penisilin grubu antibiyotiklere karşı bakterinin direnç geliştirdiği belirlenmiştir. Bu yüzden bel soğukluğu tedavisi sırasında başarısız sonuçlar da alınması mümkündür. Hastaların tedavi sırasında yakından takip edilmesi ve periyodik olarak bakterinin kontrolünün yapılması gerekir. Gerekirse antibiyotik dozunun arttırılması ile etkin bir tedavi uygulanabilir. Bel soğukluğu tedavisi hastalığın etkenini öldürse de yaptığı hasarı düzeltmeye yeterli olmaz. Bel soğukluğu nedeniyle hastalarda yumurtalık ve testis hasarı, kısırlık geliştiyse bunun tedaviyle düzelmesi mümkün değildir. Hastaların tedavi olması bel soğukluğunun tekrarlanmasına engel değildir. Hastalığın taşıyıcı olan birisiyle temas edilirse yeniden bel soğukluğu ortaya çıkabilir. Tedavi sürecinde eşler aynı zamanda ve birlikte tedavi edilmelidir. Ayrıca tedavi sürecinde eşlerin cinsel temastan kaçınması gerekir.

Gonore riskini azaltmak için ilişkide kondom kullanılabilir. Bel soğukluğu tanısı konulan hastaların bunu cinsel ilişkide bulunduğu herkese bildirmesi gerekir. Özellikle genital bölgede akıntı, yanma, şişlik, kızarıklık, döküntü, idrarda yanma cinsel yolla bulaşan hastalıkların bir belirtisidir. Bu belirtilerin olduğu kişilerin doktor kontrolünden geçmesi gerekir.

Bel Soğukluğunun Hijyenle Bir İlgisi Var Mı?

Bel soğukluğunun hijyenle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu hastalığın nedeni Neisseria Gonorrhoeae bakterisidir. Hastalığın bulaşması enfekte olan alana temas yoluyla olur. Bu genellikle cinsel ilişki, öpüşmek, dokunmak ile gerçekleşir. Ayrıca doğumda bebeğe annesinden de geçebilir.

Bel Soğukluğu AIDS HIV Gibi Hastalıklara Neden Oluyor Mu?

Cinsel yolla bulaşan bel soğukluğu enfeksiyonu AIDS HIV gibi hastalıklara neden olmaz. Ancak bu tür cinsel yolla bulaşan hastalıkların oluşmasına uygun zemin hazırlayabilir. Genellikle bel soğukluğu (Gonore) hastalarında başka bir cinsel yolla bulaşan hastalık olduğu belirlenebilir. Bu yüzden bel soğukluğu enfeksiyonunun erken aşamada teşhis edilmesi ve tedavisinin yapılması gerekir. Ayrıca hastalarda diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların da taraması yapılmalıdır.

Bel Soğukluğu Görülen Kadınlarda Hamilelik Sürecinde Sorun Yaşanabilir Mi?

Bel soğukluğu olan kadınlarda hamilelik sürecinde yaşanabilecek sorunlar arasında erken doğum riski bulunmaktadır. Ayrıca doğumda bebeğin düşük kilolu olmasına da neden olabilir. Bel soğukluğu bulunan hamile kadınlarda doğum sırasında hastalık bebeklere de bulaşabilir. Bunun sonucunda bebeklerde eklem iltihapları, göz iltihapları ya da ciddi sepsis sorunları görülebilir. Bu yüzden bebeklerin uygun antibiyotik tedavisine alınması gerekebilir. Hamilelik süresince riskli durumlarda kadınların rutin bel soğukluğu taraması yapılmalıdır. Hastalığın etkenine rastlanırsa mutlaka tedavi edilmelidir.

Bel Soğukluğunu Önlemenin Beslenme İle İlgisi Var Mı?

Bel soğukluğunu önlemenin beslenme ile ilgisi bulunmamaktadır. Bu hastalık insandan insana korunmasız cinsel ilişki ile geçmektedir. Ayrıca çok eşli cinsel yaşam sürdürülmesi de bunda etkili olur. Bel soğukluğunu önlemek için cinsel ilişkide prezervatif kullanmak ve tek eşli cinsel yaşam sürmek en etkili korunma yöntemidir.

Hamile Bayanlarda Bel Soğukluğu Enfeksiyonu Bebeğe Bulaşır Mı?

Hamile bayanlarda bel soğukluğu enfeksiyonu bebeklere doğum sırasında geçebilir. Doğum kanalından geçen bebeğe bu enfeksiyon bulaşabilir. Bu açıdan riskli durumlarda hamilelik döneminde kadınların bel soğukluğu taramasından geçmesi önerilir. Bu şekilde uygun bir tedavi ile anne adayı iyileştirilir ve bebeğe enfeksiyonun geçmesi önlenebilir.

Bel Soğukluğu İçin Aşı Var Mı?

Bel soğukluğu için aşı henüz tam olarak kullanımda değildir. Ancak bel soğukluğundan korunmak için aşı üzerindeki çalışmalar hızlı bir şekilde yapılmaktadır. Bu nedenle hastalıktan korunmak için diğer önlemlerin alınması gerekir. Bunun dışında Menenjit B için üretilmiş olan bir aşının antibiyotiklere direnç geliştirmiş olan Neisseria Gonorrhoeae bakterisi üzerinde etkili olduğu da görülmüştür. Aşının bir salgın bölgesinde Menenjit B için kullanımı bölgedeki bel soğukluğu vakalarının azalttığını göstermiştir. Bu konuda uzmanlar araştırmalarına devam etmektedir.

Gonore Hastalığı İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Cinsel yolla bulaşan bir mikrobun yol açtığı gonore yani frengi, tedavi edilmesi gereken hastalıklar arasındadır. Tedavi edilmediği takdirde ciddi sorunlar ortaya çıkarabilir. Bel soğukluğundan şüphelenen ya da korunmadan seks yapan birisi hastanelerin üroloji polikliniklerine başvurmalı ve şüphelerini doktora anlatmalıdır. Burada yapılan incelemenin ardından tedavi üroloji polikliniği ya da klinik mikrobiyoloji tarafından gerçekleştirilecektir.

Gonore Hastalığı Bulaşıcı Mıdır?

Bel soğukluğu oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Korunmadan seks yapan insanlardan bulaşma ihtimali yüzde yüze yakındır. Korunarak (prezervatifle) seks yapıldığında dahi hastalığın bulaşma ihtimali olduğundan dolayı, partnerin iyi değerlendirilmesi ve ancak güveniliyorsa seks yapılması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Ayrıca cinsel ilişkiye girilmese de klozetten ya da tuvalet kağıdından bulaşma durumu da söz konusudur.

Gonore Kaç Günde İyileşir?

Bel soğukluğunun başlangıç ve orta evrelerinde tedavisi oldukça kolaydır. Hastalığın tam olarak teşhis edilmesinden sonra bu hastalığa karşı etkili olan antibiyotikler oral yolla alınmaya başlar. Düzenli bir antibiyotik tedavisi ile dokuz – on beş gün arasında tam iyileşmenin sağlanması mümkündür. Uzun süre tedavi edilmeyen bel soğukluklarında ise tedavi bir aya kadar uzayabilmektedir.

Gonore Ne Kadar Sürede Kısırlık Yapar?

İdrar yollarında bel soğukluğuna bağlı olarak başlayan enfeksiyonun acilen tedavi edilmesi en doğru yaklaşımdır. Fark edilememiş ya da tedavisi yarım kalmış gonore de enfeksiyon yayılma eğilimindedir. Sperm üretilen tüplere bulaşan enfeksiyon, çok kısa sürede kısırlık sorununu ortaya çıkarabilir. Aynı şekilde kadınlarda da döllenme tüplerine enfeksiyon bulaşması kısırlık sebebidir. Bu süreç yaklaşık olarak üç – on iki ay arasında sürer.

Gonore Nasıl Bir Hastalıktır?

Gonore özel bir mikrobun sebep olduğu, cinsel yolla bulaşan ve bulaştıktan sonra idrar yollarını tamamen ele geçiren bir hastalıktır. Mikrobun bulaştığı noktalarda enfeksiyon hastalığı başlar. Oldukça bulaşıcı ve ilerleyici olan gonore, tedavi edilmediği takdirde kısırlık gibi ciddi komplikasyonlara sebep olur. Hastalığın belirtileri cinsel organlarda, deride ve ağız bölgesinde rahatça görülebilir.

Gonore Hastalığı Tekrarlar Mı?

Hastalık ortaya çıktıktan sonra antibiyotikler ile kolayca tedavi edilebilir. Tedavi olmak, kişinin hastalıktan tamamen korunabileceği anlamını taşımaz. Uygulanan tedavi aşı tedavisi değil, mikrobu yok etmeye yönelik bir tedavidir. Eğer tedaviden sonra korumasız cinsel ilişkiye girilirse ya da tuvalet hijyenine dikkat edilmezse hastalık tekrar bulaşıp aynı belirtileri ortaya çıkarabilir.

Bel Soğukluğu Oluşumu Nasıl Önlenir?

Bel soğukluğu oldukça bulaşıcı bir hastalıktır ve bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Bazen tuvaletteki temaslardan dolayı da bulaşabilse de bununla nadiren karşılaşılır. Bel soğukluğunu önlemek isteyenlerin yapması gereken üç şey bulunmaktadır:

  1. Doğru partnerin seçilmesi,
  2. Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılması,
  3. Umumi ortamlarda tuvalet kullanımından kaçınılması.