Bağırsak Gazı

Bağırsak Gazı
Bağırsak Gazı

 

Tüketilen gıdalardan, yutulan havadan ve sistemi sorunlarının büyük bir kısmında oluşan bağırsak gazı, sancı ve şişkinlik gibi ana belirtilerle kendini gösterir. Kişinin yemek yeme alışkanlıkları bağırsak gazı probleminin sürekli bir hal almasına neden olurken, bu gazın oluşumundan çok dışarı tahliye edilememesi daha büyük sorunlara neden olur. Bağırsak gazı aşılamayacak bir problem değildir ve çeşitli kısa süreli tedavilerle ortadan kaldırılabilir. Özellikle kişinin beslenme alışkanlıklarına göstermiş olduğu özen, sorunun uzun süreli olarak görülmemesi anlamına gelir.

İnceleyen ve onaylayan: Op. Dr. Mehmet Toprak

Bağırsak Gazı Hakkında

Bağırsak gazı, herhangi bir hastalık sınıfında yer almaz. Bu durum daha çok bir sağlık problemi olarak görülür ve en kötü ihtimalle çeşitli hastalıkların bağırsak gazına neden olduğu söylenebilir. Sorun her ne kadar küçük olarak görülse de kişinin sosyal hayatını ve iş hayatını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle destek alınması gereken ve sebepleri araştırılması gereken bir hastalık olarak tarif edilebilir. Bağırsak gazı bazı durumlarda sadece şişkinlik şeklinde görülürken, bazı durumlarda ise şiddetli kramplar şeklinde ortaya çıkar.

Bağırsakta aşırı miktara gaz birikiminin olması, hastanın rahat hissedememesine ve hatta ayakta durmakta dahi zorlanmasına neden olabilir. Bağırsak gazı önemli sindirim sistemi problemlerinden biri olarak bilinirken, sorunun çözümü için kısa veya uzun vadede tıbbı destek almak şarttır. Öte yandan bağırsak gazı kişinin gergin ve huzursuz olmasına, özgüven düşüklüğü yaşamasına da sebebiyet verebilir.

Bağırsak Gazı Nedir?

Sindirim başlamadan önce, sindirim esnasında veya sonrasında, tüketilen besinler, hastalıklar veya çeşitli çevresel faktörler sonucunda açığa çıkan gazın bağırsakta birikmesi durumuna bağırsak gazı adı verilir. Bağırsak gazının görülmesinin en büyük sebebi tüketilen besinlerdir. Tüketilen besinler bazı durumlarda tam olarak sindirilemeyebilir. Kısmi sindirim veya herhangi bir sindirime tabi tutulamayan maddelerin vücuttan rahatlıkla atılabilmesi için parçalanması gerekir. Parçalama işlemi esnasında ise bakteriler sayesinde bu maddeler gaz olarak ortaya çıkabilir. Bağırsaklarda sindirime yardımcı olan bakteriler, probiyotik olarak adlandırılırlar. Bu bakteriler sindirim esnasında ise fermantasyon gazı adı verilen gazları açığa çıkarırlar ve bu nedenle de bağırsak gazı ortaya çıkar.

Bağırsaklarda biriken gazın vücutta tutulması hem sindirim sistemi için çok zararlıdır hem de birtakım tehlikeli durumlara yol açabilir. Bu nedenle gün içerisinde kişinin 10-20 defa gaz çıkarma işlemi yapması gerekir. Bağırsaklardaki gazın dışarı atılamaması durumu, en basit şekliyle şişkinlik ve karın ağrısıyla sonuçlanabilir. Eğer bu gaz içeride tutulur veya dışarı çeşitli sebeplerden ötürü atılamazsa, şiddetli bağırsak problemleri ortaya çıkabilir. Bu nedenle bağırsak gazlarının uygun bir ortamda ve en kısa sürede vücuttan atılmaları gerekir.

Bağırsak Gazı Hangi Rahatsızlıklarla Karıştırılıyor?

Bağırsak gazı normalde basit problemler olarak algılanır ve pek önemsenmez. Bu durum son derece yanlıştır ve bağırsak gazının birtakım hastalıklarla ilişkilendirilmesi gerekir. Aşırı miktarda gaz çıkarılması, aç karnına gaz çıkarılması ve yemeklerden hemen sonra gaz çıkarılması gibi durumlar, sindirim sistemi problemlerine işaret ederler. Bağırsak gazı sonucunda birtakım hastalıklardan şüphe edilmesi gerekir ancak bu hastalıkların belirli bir yelpazesinin olması gerekir. Bağırsak gazının her hastalığa yormak yanlıştır fakat günümüzde birçok hastalıkla ilişkilendirilir. Huzursuz bağırsak sendromu, pelvik taban sorunları, anoreksi, sindirim sistemi tümörleri ve kronik kabızlık, bağırsak gazı durumunda şüphelenilmemesi gereken hastalıklardır. Birçok hasta bağırsak gazını bu hastalıklarla veya bu hastalıkların belirtileriyle karıştırır.

Kronik Kabızlık

Kronik kabızlık, ülkemizdeki yeme alışkanlıkları nedeniyle sıklıkla karşılaşılan bir hastalıktır. Kronik kabızlık durumunda hastalar, ilk etaplarda oluşan belirtileri bağırsak gazıyla karıştırırlar. Bu nedenle kabızlık daha etkin ve çözülmesi zor bir hal alır. Kronik kabızlık ve bağırsak gazı, farklı iki sağlık problemidir. Tüketilen besinlerin kolay sindirilememesi, su tüketiminin az olması ve aşırı yağsız beslenme alışkanlıkları gibi durumlar kronik kabızlık oluşuma neden olur. Kronik kabızlık hastalığında bağırsak gazı çok az görülür. Bu nedenle karıştırılması ve bağırsak gazına çözüm aranarak müdahale edilmeye çalışılması, farklı sindirim sistemi problemlerine neden olabilir.

Anoreksi

Anoreksi, çağımızın en önemli hastalıklarından biri olarak bilinirken, anoreksi hastalarının %95’inin kadın olduğu görülür. Hastalar yemeklere karşı büyük bir fobi beslerler ve yemeklerin aşırı kiloya neden olduğunu düşünürler. Hastaların iştahları olmaz ve sürekli bir şişkinlik hissi içerisinde oldukları görülür. Hasta yemek yeme alışkanlığını aşırı miktarda kısar ve bu durumu çoğunlukla şişkinlik hissiyle ilişkilendirir. Şişkinlik hissinin de temelinde bağırsak gazı olduğunu düşünen hasta, bağırsak gazı nedeniyle günlük tüketmesi gereken besin miktarının önemli bir kısmını tüketmez. Anoreksi nedeniyle hastanın vücudunda ciddi bir zayıflama görülür ve hasta bu zayıflaya rağmen halen kendini kilolu bulur.

Anoreksinin bağırsak gazıyla karıştırılması, hastanın son derece geç tıbbi destek almasına neden olur. Hasta ne kadar geç destek alırsa, o kadar çok vücut olarak zarar görür. Mide, sindirim sistemi ve diğer organlar fonksiyonlarını yavaş yavaş kaybeder. Hasta bu şişkinlik ve tokluk hissini bağırsak gazına bağlayarak kendin başına çözüm üretmeye çalışırsa, kendine daha çok zarar verebilir. Bu nedenle hasta veya durumu fark eden hasta yakınlarının acilen bir sağlık kurumuna başvurmaları önerilir.

Sindirim Sistemi Tümörleri

Sindirim sistemi tümörleri, sindirim sistemi içerisinde küçük çaplı belirtilerle ilerlerler ve bu belirtiler tümörlerin çok hızlı bir şekilde gelişim göstermesine neden olurlar. Anormal bir şekilde ortaya çıkan bağırsaklar ise ara ara görülen ve pek önemsenmeyen belirtilerdir. Hastanın yeme alışkanlıklarının normal olması ve diğer bağırsak gazı etkenlerinin hastanın hayatında pek yer edinememesi ancak hastanın yoğun bir bağırsak gazıyla karşı karşıya kalması, bu tümörlerin en önemli bulguları olarak nitelendirilebilir. Öte yandan bağırsak gazları çok şiddetli ağrılara veya şişkinliklere neden olmadığı için çoğunlukla hasta tarafından önemsenmeyebilir. Haliyle hasta bu durum karşısında destek almaz ve bağırsak gazıyla karıştırılan hastalık aslında çok tehlikeli sindirim sistemi tümörlerine işaret olabilir.

Çölyak Hastalığı

Çölyak hastalığı, bağırsak gazı problemiyle en çok karıştırılan ve bu nedenle hızlı bir şekilde gelişim gösteren hastalıkların başında yer alır. Bunun nedeni ise çölyak hastalığının en önemli iki belirtisinin bağırsak gazıyla benzer olmasıdır. Çölyak hastalığı genel olarak karın ağrısı ve şişkinlik gibi belirtiler sonucunda kendini gösterir. Bu hastalık, bir gıda alerjisi hastalığı olarak bilinirken, kişinin birçok besinden uzak kalmasına neden olabilir. Alerjik reaksiyon gösterilen besinlerin büyük bir çoğunluğu, sindirim sırasında tam olarak öğütülemez ve emilimi gerçekleşemez. Bu durum bağırsak gazına direkt olarak neden olur ancak çölyak hastalığıyla pek ilişkilendirilmez. Bu süreçte çölyak hastalığı evre olarak ilerler ve tedavisi daha zor bir hal alır. Çölyak hastalığı hemen kontrol altına alınması gereken, aksi halde büyük sindirim sistemi hastalıklarıyla sonuçlanan bir sağlık problemidir.

Pelvik Taban Sorunları

Pelvik taban sorunları, pelvis kaslarından meydana gelen sorunlar olarak tanımlanır. İki farklı pelvik taban sorunu bulunur. Gevşek pelvik taban kasları ve gergin pelvik taban kasları, bilinen önemli pelvik taban sorunları olarak bilinir.

Pelvis kasları, anüs, rahim, idrar torbası, kalın bağırsağın belirli kısımları ve vajina gibi önemli bölgeleri çevreler. Bu bölgelerde gerçekleştirilecek ve kas gücüne ihtiyaç duyulacak işlemlerin büyük bir çoğunluğu pelvis kasları sayesinde gerçekleşir. Pelvik taban sorunları ise genel olarak karın ağrıları veya söz konusu bölgelerde meydana gelen ağrılarla ortaya çıkar. Pelvik taban sorunlarının bağırsak gazıyla karıştırılmasının en önemli sebebi ise ağrıların görüldüğü bölgelerdir. Hastalar bu bölgelerde meydana gelen ağrıları dikkate almayarak veya basit bağırsak gazı sancısı olarak görerek, pelvik taban sorunlarının ilerlemesine zemin hazırlarlar.

Huzursuz Bağırsak Sendromu

Huzursuz bağırsak sendromu, şişkinlik, kabız ve bağırsak gazı gibi bulgularla ortaya çıkar. Hasta bu bulguları geçici ve herhangi bir hastalıkla ilgisi olmayan bulgular olarak görür. Huzursuz bağırsak sendromu, sindirim sisteminin çalışmasını büyük ölçüde engelleyen ve sindirim sistemi içerisinde bulunan birçok yapının bozulmasına neden olan bir hastalıktır. Gaz ve şişkinlik gibi belirtilerle ortaya çıkması, hastalığın teşhisini zorlaştırır. Hasta bu belirtileri önemsemediği için ve bağırsak gazıyla karıştırdığı için hastalığın ilerlemesine zemin hazırlar. Hastalık sindirim sisteminde birçok bozukluğa neden olduğu zaman net bir şekilde belirti gösterir ve tedavisi başlar. Tedavi ne kadar geç başlarsa, tedavinin başarı oranı da o kadar düşük olur. Bu nedenle bağırsak gazıyla karıştırılması çok tehlikelidir.

Bağırsak Gazı Nedenleri

Gün içerisinde tüketilen katı veya sıvı yiyecekler, yemek yerken veya öksürük sırasında yutulan hava, uygulanan yanlış diyetler ve daha birçok neden bağırsak gazına sebebiyet verebilir. Hasta bu tür durumların bağırsak gazına yol açtığının bilincinde olsa da sürekli olarak söz konusu durumları devam ettirir. Bir müddet sonra ise mide rahatsızlıkları veya bağırsak hastalıkları ortaya çıkar. Bu hastalıklar da bağırsak gazının daha fazla görülmesine neden olacağı için kişinin günlük hayatında gaz nedeniyle birtakım sorunlar yaşaması kuvvetle muhtemeldir. Bağırsak gazının nedenlerinin bilinmesi ve edinilen bilinçle soruna yaklaşılması, sorunların çözümü konusunda hastaya büyük fayda sağlar.

Gün İçerisinde Yutulan Hava

Gün içerisinde yutulan hava ve buna bağlı olarak oluşan bağırsak gazından birçok kişi habersizdir. Kişinin yaptığı birçok hareket ve aktivite fazla hava yutulmasına neden olabilir. Yemek yeme alışkanlıkları yutulan havanın en temel sebebi olarak bilinirken, öksürük, yanlış nefes alışverişi ve grip gibi durumlar, hava yutulmasının diğer nedenleridir. Kişinin gün içerisinde hava yutmaması adına öncelikle nasıl yemek yediğini analiz etmesi gerekir. Bir birey normalde 10 dakikada tüketilmesi gereken besinleri 3-5 dakika içerisinde tüketirse, gereksiz hava yutulması durumu kaçınılmaz bir hal alır. Öte yandan öksürük, hızlı yemek yeme durumundan sonra en önemli hava yutma sebepleri arasında yer alır. Öksürüklerin art arda olması ve sürekli olarak devam etmesi, yine gün içerisinde fazla hava yutulmasına zemin hazırlar. Kişi öksürük sırasında hava yutma durumunun önüne geçemez ancak öksürüğün önüne geçerek, bu sayede hava yutma durumunu da sonlandırabilir.

Burun yapısı veya çeşitli solunum yolları nedeniyle hatalı nefes alışverişleri gerçekleşebilir. Bu durum her ne kadar nadir görülse de hava yutulmasına neden olan durumlar arasında yer alır. Solunum yollarında yer alan sorunların giderilmesi ve nefes egzersizi eğitimleri, düzgün bir nefes alışverişi imkânı tanır. Bu sayede yutulan havanın en aza indirilmesi mümkün olur.

Bazı Besinler

Bağırsak gazının en temel nedenleri arasında, tüketilen besinler ilk sırada yer alır. Baz besinler sindirim sistemi tarafından zor sindirilir. Bazı besinler ise yapı gereği sindirim esnasında yoğun bir gaz oluşumuna neden olurlar. Bağırsak gazı nedeniyle aşırı sorun yaşayan kişiler, tükettikleri besinlere dikkat etmeleri durumunda bu sorunu büyük ölçüde aşabilirler. Gazlı içecekler ve meyve suları, nohut, fasulye ve mercimek, en çok gaz yapan besinler olarak bilinirler. Besinler her ne kadar doğal veya organik olursa olsun, bu tür detaylar gaz oluşumuna engel değildir.

Kereviz, bezelye, karnabahar, lahana, enginar, soğan, patates, kuşkonmaz, brokoli, muz elma, turp, havuç, armut, mandalina, kavun, kayısı, kuru üzüm, buğday, süt ve süt ürünleri, çoğunlukla doğal olan, fazla işleme tabi tutulmayan besinlerdir. Söz konusu besinler vücut için son derece faydalı ve besin değeri olarak zengin olsalar da bağırsak gazına neden olurlar. Bu tür besinlerin aşırıya kaçmadan tüketilmesi, bağırsak gazının azalması anlamına gelir.

Ağır Diyetler

Bilinçsiz olarak yapılan, ağır şartlar içeren ve bireylerin vücuduna uygun olmayan her türlü diyet, şiddetli bağırsak gazının ortaya çıkmasına katkı sağlar. Hastanın diyet uygulayabilmesi için öncelikle vücudunu tanıması gerekir. Sindirim sisteminin hangi besinleri daha çabuk kabul ettiğini ve hangi besinlerin vücuduna katkı sağladığını analiz etmesi, daha verimli bir diyet süreci geçirmesine yardımcı olur. Hasta vücuduna tanımadan diyet uygularsa, bazı besinlerin vücudunda zor öğütülmesi ve sindirilmesi nedeniyle şiddetli bağırsak gazıyla karşı karşıya kalabilir.

Bazı diyetlerin ise son derece az besin içerdiği görülür. Diyetin az besin içermesi, sağlıklı bir diyet programı olduğu anlamına gelmez. Önemli olan diyet içerisinde bulunan besinlerin, sindirim sisteminde kabul görüp görmediğidir. Hastanın ağır diyet programları nedeniyle tüketmiş olduğu besinler, zor sindirilen ve şiddetli gaz oluşumuna neden olan besinler olabilir. Bu besinlerin kolayca sindirilebilmesi için birtakım gıdalarla birlikte tüketilmesi gerekir. Diyet programının ağır olması nedeniyle sindirimi kolaylaştıran birçok yiyecek program içerisinde yer almaz. Haliyle sindirimi zorlaştıran besinlerle, sindirimi kolaylaştıran besinlerin sentezi yapılamaz. Bu durum ise hastanın kramplarla dolu bir bağırsak gazı durumuyla karşılaşmasına neden olur.

Aşırı Alkol Tüketimi

Her ne kadar az bilinse de alkol ürünlerinin içerisinde yoğun alkolün yanı sıra asitlerin d e yer aldığı görülür. Asitli içeceklerin tüketimi doğrudan gaz oluşumuna neden olur. Alkolle birlikte asit tüketilmesi ise direkt olarak hem gaz oluşumuna hem de bu gazların vücuttan atılmasına engel bir duruma zemin hazırlar. Aşırı alkol tüketimi sonucunda birçok kişinin ertesi gün veya gün içerisinde yoğun gaz sancılarıyla karşı karşıya kaldığı görülür.

Aşırı Tuz Tüketimi

Aşırı tuz tüketimi veya tuzlu gıdaların tüketimi, sindirim zorlaşmasına neden olan bir durumdur. Tuz gereğinden fazla tüketilirse vücutta şişkinlikler meydana gelir. Şişkinlikle birlikte gaz oluşumu da görülür ve hasta karın ağrılarıyla bu gaz oluşumunu rahatsız edici bir şekilde hisseder. Tuzun ve tuzlu gıdaların vücutta sindirimi, vücut dışına çıkarılması son derece zor olduğu için hastanın yoğun bağırsak gazıyla karşılaşması kaçınılmazdır.

Laktoz İntoleransı

Laktoz, gün içerisinde tükettiğimiz birçok içerisinde yer alır. Özellikle süt ürünlerinde laktozun bolca bulunduğu görülür. Laktoz, sindirim için ince bağırsağa gönderilir ve bu ince bağırsağa ulaşana kadar en ufak bir sindirim işleminden geçmez. İnce bağırsakta ise laktaz adı verilen bir enzim sayesinde parçalanmaya başlar. Bazı kişilerin ince bağırsağında laktozun parçalanması için salgılanan laktoz miktarının az olduğu görülür. Bu laktozun parçalanması sırasında ise laktaz seviyesinin az olmasından ötürü sindirime yardımcı olan diğer maddelerden faydalanılır. Bu maddeler ise sindirim esnasında yüksek bir gaz oluşumuna neden olur. Bu duruma laktoz intoleransı adı verilirken, laktoz intoleransı nedeniyle şiddetli bağırsak gazıyla karşılaşılması söz konusu olur.

Mide Hastalıkları

Tıp literatüründe yer alan mide hastalıkları, çok geniş bir yelpaze içerisinde incelenebilir ancak bu mide hastalıklarının bazıları yüksek bağırsak gazına neden olabilir. Ülser, fonksiyonel dispepsi, gastrit, mide kanseri vb. mide hastalıkları, bağırsak gazına mahal veren hastalıklardır. Söz konusu hastalıklar nedeniyle belirli aralıklarla şiddetli gaz oluşumları görülür. Bu gazlar hastanın aşırı derecede huzursuz hissetmesine ve aynı zamanda gazı istediği gibi çıkaramamasına neden olur. Uzun süre vücutta kalan gaz ise sindirim sisteminin birçok yapısını rahatsız eder. Bu durum şiddetli ağrılar ve şişkinlikle kendini daha etkili bir şekilde gösterir.

Bağırsak Hastalıkları

İrritabl bağırsak sendromu, kabızlık, ishal, kolon kanseri, bağırsaklarda meydana gelen iltihaplanmalar ve enfeksiyonlar, bağırsak gazı probleminin temelinde bulunan bağırsak hastalıkları olarak bilinirler. Bağırsak hastalığının türü fark etmeksizin hemen hemen hepsinde yoğun bir gaz oluşumu görülür. Bu gaz oluşumunun, hastalıkların tedavisi gerçekleşmeden kesilmesi pek mümkün olmaz. Söz konusu hastalıkların üstüne hastanın sağlıksız beslenme hastalıklarına sahip olması, bağırsak gazının aşırı derecede artmasına davetiye çıkarır. Üstelik kötü beslenme hastalıkları ve bağırsak hastalıkları birleşirse, bağırsakta biriken gazın kolay kolay dışarıya atılması söz konusu olmaz.

Bağırsak Gazı Belirtileri

Bağırsak gazı belirtileri, çok net bir şekilde kendini gösteren ve direkt olarak hastaya rahatsızlık veren belirtilerdir. Öncelikle karında kesin ağrılarla ortaya çıkan bu belirtiler, yüksek ateş, midede aşırı asit üretimi, dışkıda kan ve hızlı kilo kaybı gibi diğer durumlarla da fark edilebilir. Tüm bu belirtiler yaşam kalitesini düşürür ve aynı zamanda sindirim sistemi dışında diğer sağlık sorunlarının görülmesine de katkı sağlayabilir. Bağırsak gazı belirtilerinin görülmesiyle birlikte acil bir tıbbi müdahale ve ardından etkili bir tedavi programının oluşturulması gerekir.

Karında Keskin Ağrılar

Bağırsak gazının oluşumuyla birlikte karın bölgesinde görülen ağrılar, kendini etkili bir şekilde gösterir. Hastanın ağrı olup olmadığı konusunda tereddütte kalması gibi bir durum söz konusu olmaz. Karın bölgesinde görülen ağrı, bağırsakların yırtılacağı veya patlayacağı yönünde bir his verir. Ağrılar gün içerisinde sürekli olarak görülür ve şiddeti gaz birikimi çoğaldıkça artar. Eğer hasta gazı dışarı atamıyorsa, birtakım müdahaleler sonucunda gazı atabilir ve vücudunu rahatlatabilir.

Yüksek Ateş

Yüksek ateş de en sık görülen bağırsak gazı belirtileri arasında yer alır. Vücutta dolaşan yoğun gaz oluşumu, vücut dengesinin de zarar görmesine sebebiyet verir. Ayrıca vücutta görülen yoğun gaz oluşumu, aynı zamanda bakterilerin de fazla olduğu anlamına gelir. Bakteriler ve gazın vücuda vermiş olduğu nedeniyle yüksek ateş görülme ihtimali bulunur.

Midede Aşırı Asit Üretimi

Bağırsak gazı nedeniyle midede ve diğer sindirim sistemi organlarında birtakım işlerin yanlış gittiği yargısına varılabilir. Midede asit üretimi de bu durumu en iyi şekilde özetleyen belirtilerden biridir. Asit üretiminin artması sonucunda hastanın midesinde yanma, ekşime ve ağrı görülebilir. Ayrıca mideden gelen sıvı boğaza kadar gelebilir. Bu durum midenin aşırı asit üretmesinden ziyade, gaz oluşumunun da aşırı miktarda olduğu anlamına gelir.

Hızlı Kilo Kaybı

Hızlı kilo kaybı, özellikle ishal ve beraberinde görülen yoğun bağırsak gazı sonucunda ortaya çıkar. Hasta ishal ve yoğun gazla karşılaşırsa, mümkün olduğunda yemek yemekten kaçınır. Böyle bir durumda iştah tamamen kesilir ve vücut besinleri kabul etmeyebilir. İshalin yanı sıra yoğun gaz oluşumunun midede yapmış olduğu baskı, hastanın iştahının kapanmasına neden olan bir başka unsurdur. Haliyle bu durumda da hastanın yemek yeme alışkanlıkları bozulur ve aşırı bir kilo kaybıyla karşı karşıya kalınır. Bu tür durumlarda ve özellikle ishalle birlikte görülen yoğun gaz durumunda hastaya acil müdahale edilmesi gerekir.

Dışkıda Kan ve Vajinal Kanama

Bağırsakta gaz durumunun artık ileri seviyelere ulaşması sonucunda hem dışkıda hem de vajinal bölgede kanamalara neden olabilir. Yoğun gaz oluşumu alt karın bölgesinde bulunan organları etkiler ve bu organlarda kanama gerçekleşir. Kanamalar sonucunda hem dışkıda hem de vajinal bölgede farklı zamanlarda kanamalar görülebilir. Bu bölgelerde görülen kanamaların yüksek tehlike arz etmesi nedeniyle hastaların acilen bir doktora görünmeleri gerekir.

Bağırsak Gazı Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Bağırsak gazı sorununun tedavisinin ne şekilde gerçekleşeceği konusunda tanı ve teşhis yöntemleri en önemli belirleyicilerdir. Öncelikle hastanın muayenesi gerçekleşir ve ardından hastanın şikayetlerine göre hasta birtakım tetkikler uygulanmak üzere ilgili bölümlere gönderilir. Tetkiklerin sonucu, teşhisin konulabilmesi açısından kilit nokta olarak tanımlanabilir.

Muayene

Bağırsak gazı muayenesinde öncelik, hastanın şikayetlerinin dinlenmesidir. Hasta şikayetleri sonucunda durumun sıradan bir bağırsak gazı sorunu mu olduğu yoksa ciddi bir sindirim sistemi hastalığı mı olduğu belirlenmeye çalışılır. Şikayetler sonucunda ise hangi tetkiklerin uygulanacağına karar verilir. Öte yandan muayene esnasında hastanın karın bölgesindeki şişliğin gözle görülür düzeyde olup olmadığı da kontrol edilir.

Tetkikler

Her ne kadar muayene esnasında hastanın şikayetleri doğrultusunda uygulanacak olan tetkiklerin kararı verilse de bağırsak gazı nedeniyle dört adet tetkik mutlaka gerçekleştirilir. Emilim testleri, gastroskopi, ultrasonografi ve direkt karın grafisi hastaya uygulanır. Alınan sonuçlar bağırsak gazının nedenini net bir şekilde ortaya koyar.

Direkt Karın Grafisi

Bağırsak tıkanmaları, yumuşak dokudaki anormal yapıların tespit edilmesi, karın bölgesinde biriken gaz miktarı ve travmatik nedenlerde bölgede oluşan hava sıvı seviyesinin incelenmesi gibi durumlarda direkt karın grafisine başvurulur. Karın grafisi genel olarak ayakta uygulanır ve en fazla 10 dakika sürer. Direkt karın grafisi uygulanmadan önce hastanın hamile olup olmadığı hakkında bilgi alınması gerekir. Ayrıca karın bölgesinin çıplak olması, bölgedeki gaz oluşumunun miktarının anlaşılması için daha net sonuç verir.

Gastroskopi

Sindirim sisteminin kamera sistemleriyle detaylı bir şekilde incelenmesi durumunda gastroskopi adı verilir. Oniki parmak bağırsağının derinlikleri, yemek borusu ve mide, bu işlem sırasında incelenir. Öte yandan ihtiyaç duyulması durumunda diğer sindirim sistemi organları da inceleme altına alınır. Gastroskoi işlemi, kurşun kalem kalınlığında olan gastroskoplar vasıtasıyla gerçekleştirilir. Bu cihazlar yüksek çözünürlüklü kamera ve ışıklardan oluşurlar.

İşlemin uygulanması için hastanın boğazından hedeflenen noktaya girilir. Boğazdan girilmeden önce ise hastaya lokal anestezi uygulanır. Bir yandan da hastaya oksijen verilerek, işlem sırasında değişim gösterebilme ihtimali olan değerlerin normal seviyelerde kalmaları sağlanır.

Gastroskopi genel olarak 10-20 dakika kadar süren bir işlemdir. Hastanın işlem sırasında nefes alması konusunda herhangi bir sorun yaşamaz. Bağırsak gazının ne durumda olduğu ve bağırsak gazına neden olan hastalıkların veya durumların incelenmesinde söz konusu işlemin önemi fazladır. Öte yandan sindirim sistemindeki bakteri ve mikropların incelenmesi için örnekler alınabilir. Sindirim sisteminde oluşan ufak çaplı bir sorunun giderilmesi konusunda da yine gastroskopiye başvurulabilir.

Ultrasonografi

Vücuda ses dalgalarının gönderilmesi ve bu dalgaların vücuttaki geri tepmesini ölçerek, yapılardaki değişiklikleri ortaya koyan ultrasonografi, bağırsak gazı hastalığının teşhisinde kullanılır. Karın bölgesi incelenerek, ne tür değişimlerin meydana geldiği anlaşılmaya çalışılır. Ayrıca bölgede oluşan hastalıkların durumları hakkında da ayrıntılı bilgi verir. Bağırsaklarda biriken gaz miktarının ne boyutta olduğu da yine net bir şekilde bu yöntem sayesinde incelenir.

Emilim Testleri

Tüketilen besinlerin sindirimi konusunda net bilgiler veren emilim testleri, sindirim sisteminin ne kadar verimli çalıştığını da inceler. Mide salgısının incelenmesi, schilling testi, d-ksiloz emilim testi, gaitada yağ aranması, serum gastrin düzeyi, sekretin- kolesistokinin- pankreozimin testi, gaitada tripsin ve kimotripsin tayini, laktoz tolerans testi ve PABA emilimi, uygulanan emilim testleri olarak bilinirler. Her test farklı şekillerde uygulanırken, damar yolu ve ağız yoluyla çeşitli maddelerin vücuda verilmesi söz konusu olur. Vücudun verilen maddeler sonucunda göstermiş olduğu tepkiler ve birtakım değerlerin incelenmesiyle emilim testleri gerçekleşir. Bağırsaktaki gazın sebebinin net bir şekilde öğrenilememesi ve bağırsak hastalıklarının tespiti için sıklıkla kullanılır.

Bağırsak Gazı Risk Faktörleri

Vücudun yapısı, her dönemde farklılık gösterir ve sürekli olarak değişim halindedir. Yaş bu değişimin en önemli faktörlerinden biri olarak bilinir. Ayrıca hastanın yaşı fark etmeksizin birtakım besinlere karşı hassasiyet de görülebilir. Besinlerin sindirim sisteminde neden olduğu etki, bu durumun en önemli sebebidir. Öte yandan bağırsak polipleri de mutlaka dikkate alınması gereken bağırsak gazı risk faktörlerinden biridir. Söz konusu faktörlerin her biri farklı sebeplerden veya aynı nedenlerden gelişebilir. Bu faktörlerin gelişimiyle birlikte de bağırsakta yoğun gaz oluşumu rahatlıkla gözlemlenir.

Yaş

Yaş, sindirim sistemi yapısının iyi veya kötü olmasındaki en önemli etkenlerden biridir. Vücutla birlikte sindirim sistemi de yaşlanır. Sindirim sisteminin yaşlanması ise eski fonksiyonelliğini kaybetmesi anlamına gelir. Bu durum besinlerin yeteri kadar sindirilememesi ve sindirim esnasında kullanılan enzim değerlerinin değişmesi gibi olumsuzluklara sebep olabilir. Değişimler sonucunda gerçekleşen verimsiz sindirim, direkt olarak gaz oluşumuna neden yol açar. Öte yandan hastanın hayatı boyunca sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmemiş olması da ilerleyen yaşlarda bağırsak gazı sorununa yol açar.

Besinlere Karşı Hassasiyet

Her bireyin vücut yapısı bir olmadığı gibi herkesin de sindirim sistemi ve bu sistemin besinlere vermiş olduğu tepkiler aynı olmayabilir. Bazı sindirim sistemleri çok hassas, bazıları ise çok dayanıklı olabilir. Hassas olan sindirim sistemlerinde ise belirli besinlerin tüketilmesi sonucunda yüksek gaz oluşumu ve diğer bağırsak sorunları oluşabilir. Soruna neden olan besinlerin türleri de yine kişiden kişiye değişim gösterirken, kişinin hassas olduğu besinleri neredeyse hiç tüketmemesi önerilir. Eğer bu besinler tüketilmek zorunda ise doktor tavsiyesiyle ve belirlenen dozda tüketilmesi, bağırsak gazı oluşumunun hafifletilmesine yardımcı olabilir.

Bağırsak Polipleri

Bağırsak polipleri, kolon veya rektum kanserlerinin erken teşhisi ya da teşhisinde büyük önem taşırlar. Polipler normal şartlarda iyi huyludurlar ancak zamanla malignleşme nedeniyle poliplerin sayıca artması ve kanserli hücrelere dönüşmesi söz konusu olur.

Poliplerin olumsuz yönde değişimi sırasında kalın bağırsakta gaz oluşumu açığa çıkar. Hastanın bağırsak gazı nedeniyle hastaneye başvurması, rektum ve kolon kanserinin önüne geçebilir. Kolonoskopi yöntemi sayesinde bağırsak polipleri detaylı bir incelemeden geçirilir. Eğer polipler sayı olarak artmış ve boyut olarak büyümüşlerse, hastanın acilen tedaviye alınması gerekir. 50 yaş üstü hastalarda sıklıkla görülen bu durum, 50 yaşına yakın hastaların kendi istekleriyle kolonoskopiye başvurmaları sonucunda fark edilebilir. Özellikle anormal bir şekilde gelişen bağırsak gazı, bu durumun en önemli habercilerindendir.

Bağırsak Gazı Komplikasyonları

Bağırsak gazının uzun süre dışarı atılamaması ve vücutta hareket halinde olması durumunda tehlikeli komplikasyonlar görülebilir. Bağırsak delinmesi bu tehlikeli komplikasyonlardan biri olarak bilinirken, bir diğer komplikasyon ise crohn hastalığı olarak bilinir. Crohn, tehlikeli bağırsak sindirim sistemi hastalıklarından biri olarak tanımlanabilirken, bağırsak delinmesi de ölümcül sonuçlara neden olabilir.

Bağırsak Delinmesi

Bağırsak gazı, her ne kadar az bilinse de ölümle sonuçlanabilen bir sağlık sorunudur. Normal şartlarda küçük bir sorun olarak görülse de sorunun büyüme ihtimalini her zaman göz önünde bulundurmak gerekir. Bağırsakta biriken gaz, ne kadar uzun kalırsa tehlikenin boyutu da o kadar artar. Gazın doğal yollarla veya çeşitli şekillerde dışarı atılamaması, içerdeki gaz basıncının giderek kuvvetlenmesine neden olur. Bu durum bağırsak delinmesiyle sonuçlanabilirken, diğer sindirim sistemi sorunlarını da beraberinde getirir. Bağırsak delinmesi en kısa süre içerisinde müdahale edilmesi gereken bir hastalıktır. Aksi halde hasta hayatını kaybedebilir veya önemli sindirim sistemi hastalıklarıyla mücadele etmek zorunda kalabilir.

Crohn Hastalığı

Sindirim sisteminin ilk başlangıcından son çıkışına kadar herhangi bir noktada iltihap oluşması durumuna crohn hastalığı adı verilir. Crohn hastalığı nedeniyle bağırsak delinmesi, ince ve kalın bağırsak deformasyonu ve aşırı gaz oluşumu gözlemlenebilir. Hastalık şiddetli karın ağrısı ve ishalle ortaya çıkarken, tedavisine erken başlanması durumunda tedavinin hem başarılı olma ihtimali artar hem de tedavi süresi büyük oranda kısalır.

Bağırsak Gazı Nasıl Önlenir?

Günlük hayatta son derece rahatsız edici bir durum olan bağırsakta gaz oluşumu, aslında basit yöntemler sayesinde önlenebilir. Hastanın belli gaz oluşumuna neden olan unsurları göz önünde bulundurması ve bu unsurlardan doğru bir şekilde kurtulması, bağırsak gazı oluşumunu büyük ölçüde önler. Üstelik önlemler herhangi bir ağrı ya da ilaç kullanımı gerektirmez.

Yutulan Havanın Azaltılması

Yutulan havanın azaltılması için hastanın öncelikle nasıl hava yuttuğunu tespit etmesi gerekir. Hızlı yemek yeme, öksürük ve solunum yollarında meydana gelen sorunlar nedeniyle yanlış nefes alışverişi, en önemli hava yutma nedenleridir. Hastanın yemek yerken daha yavaş davranması ve besinleri ağzında iyice öğütmesi, hava yutma durumunun önüne geçebilir. Ayrıca ağza alınan lokmaların tane tane alınması da hava yutma durumunu engeller. Öksürük sırasında hava yutulması neredeyse kaçınılmazdır. Bu nedenle öksürüğü vücuttan atmak, mantıklı bir önlem olacaktır. Bununla birlikte solunum yollarında herhangi bir sorun varsa, en kısa süre içerisinde bu soruna müdahale edilmesi, yutulan havanın azaltılmasına büyük ölçüde katkı sağlar.

Gazlı Yiyeceklerden ve İçeceklerden Uzak Durulmalı

Gazlı besinler, midenin ve bağırsakların gaz konusunda en büyük düşmanıdır. Gazlı yiyecekler vücutta tam olarak sindirilemediği için sindirim işlemi sırasında da yüksek bir gaz oluşumu açığa çıkar. Besinlerden gelen gaz da bu oluşuma eklenerek, hastanın ciddi bir sorunla karşı karşıya kalmasına neden olur. Bu yüzden tüketilen besinler konusunda dikkatli olunmalı ve hatta aşırı bağırsak gazı yaşayan hastaların uzman desteği almaları tavsiye edilir.

Neden Olan Hastalıklar Tedavi Edilmeli

Bağırsak gazı sadece dış etkenlerden değil, sindirim sisteminde tedavi edilmeyen veya tedavi edilmeyi bekleyen hastalıklardan da kaynaklanabilir. Çoğu sindirim sistemi hastalığı direkt olarak bağırsakta gaz açığa çıkmasına neden olur. Hasta her ne kadar beslenme alışkanlıklarına dikkat etse bile bu gaz oluşumunun önüne geçilemez. Bu nedenle hastalıkların en kısa sürede tedavi edilmesi gerekir. Hastalıklar sadece bağırsak gazı nedeniyle değil, ilerleyen süreçlerde ölümcül sonuçlara neden olmaması adına da erkenden tedavi edilmelidir. Bağırsak hastalıklarının erken tedavisi, yaşam kalitesinin artmasına da büyük oranda katkı sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Bağırsakta Gaz Çıkışı Neden Engellenir?

Bağırsak gazının dışarı atılması konusunda hasta birtakım sorunlarla karşı karşıya gelebilir. Yemek borusundan anüse kadar herhangi bir noktada meydana gelen tıkanıklık, bağırsak gazının vücut dışına atılmasına engel olur. Özellikle sindirim sisteminde aşırı sıvı ve gaz birikimi, gaz çıkışının engellenmesinin en önemli sebepleri arasında yer alır. Öte yandan tüketilen gıdalar da gaz çıkışında sorun yaşatabilir.

Aşırı yağlı ve işlenmiş gıdaların tüketilmesi, sindirimi zor olan gıdaların tüketilmesi ve alkol tüketimi, bağırsak gazının vücuttan atılamamasına neden olur. Fekal impaksiyon, şeker hastalığı, kabızlık ve huzursuz bağırsak sendromu gibi hastalıklar da gaz çıkışının önündeki en büyük engeller olarak bilinir.

Rahatsızlığın Oluşumu Durumunda Hangi Bölüme Gitmek Gerekir?

Bağırsak gazı nedeniyle sorun yaşayan hastalar, tıbbi destek almak için dahiliye (iç hastalıklar) bölümüne gitmelidirler. Yapılan incelemelerin ardından sorunun çözümü için dahiliye yeterli olabilecekken, hasta bazı durumlarda genel cerrahi bölümüne de sevk edilebilir. Hastanın bağırsak gazı nedeniyle direkt olarak genel cerrahiden yardım alması önerilmez. Bu tür durumlarla ilk olarak dahiliye bölümü ilgilenir.

Mide Bulantısı Ve Geğirmeye Neden Olur Mu?

Bağırsak gazı, gereken zaman dilimi içerisinde vücuttan atılmazsa, gaz vücut içerisinde hızlı bir şekilde dolaşmaya başlar. Sindirim sisteminin içinde büyük bir rahatsızlığa neden olan bağırsak gazı, bir müddet sonra mide bulantısı ve geğirme gibi belirtilerle daha etkili olmaya başlar. Kalın bağırsaktan dışarı atılamayan gaz, farklı yöntemlerle kendine bir çıkış yolu arar. Bu nedenle de yoğun bağırsak gazı sonucunda geğirme durumu görülür. Bağırsak gazı nedeniyle oluşan geğirme, gazın dışarı atılamaması durumunda midenin gazı dışarı atma eğilimi olarak kabul edilir. Eğer gaz geğirme yoluyla dışarı atılıyorsa, gaz miktarının son derece fazla olduğu ve sindirim sisteminin artık bu gazı daha fazla barındıramayacağı anlamına gelir. Hastanın bu nedenle en kısa süre içerisinde gazı dışarı atması önerilir.

Bağırsak Gazına İyi Gelen Besinler Nelerdir?

Bağırsak gazı en kısa süre içerisinde dışarı atılmalıdır ancak bazı durumlarda hasta atmak istese dahi gazın dışarı çıkmaması söz konusu olabilir. Bu duruma tüketilen bazı besinlerle yardımcı olunabilir ve sindirim sisteminin gaz nedeniyle almış olduğu sorumluluk hafifletilebilir. Salatalık, ananas, maydanoz, biberiye, rezene, zencefil ve nane, bağırsak gazının atılması, vücudunda da rahatlaması için faydalı olan besinler olarak bilinirler.

Bağırsak Gazı İçin Şifalı Bitkiler Var Mı?

Sindirim sistemine birçok konuda yardımcı olan besinlerin yanı sıra bitkilerin de olduğu söylenebilir. Özellikle bu bitkilerden elde edilen çaylar veya karışımlar, kısa süre içerisinde sindirim sisteminin ciddi anlamda rahatlamasına neden olurlar. Sindirim sisteminin rahatlamasının yanı sıra direkt olarak bağırsak gazına da etki edebilecek olan birtakım bitkiler bulunur. Melek otu, papatya, kekik, kişniş, boldo ve meyan gibi bitkiler, doğrudan gaz oluşumunu ortadan kaldıracak olan bitkilerdir. Bu bitkilerin su ile karıştırılmaları ve 5 dakika pişirilmesiyle elde edilen karışımlar, bağırsak gazının ortadan kaldırılması konusunda büyük fayda sağlarlar.

Bebeklerde De Görülür Mü?

Bağırsak gazının aslında yetişkinlerden çok bebeklerde daha sık görüldüğü söylenebilir. Bebeklerin büyük bir çoğunluğu bu gaz nedeniyle huzursuzluk ve sancı çekerlerken, bebeklerde oluşan bağırsak gazının yetişkin bireylere göre çok daha kısa sürede vücuttan atılması gerekir. Bebeklerin sindirim sistemi her ne kadar yaşlarına göre tüketmiş oldukları besinlerin sindirilmesi konusunda yeterli olsa da bazı durumlarda bu besinlerin zor sindirilmesi ve beraberinde gelen bağırsak gazı ortaya çıkabilir.

Bebeklerdeki bağırsak gazının doğal yöntemlerle dışarı atılması söz konusu olabilir. Eğer gaz oluşumu uzun süre devam ederse ve bebek bu gazı çıkaramıyorsa, en kısa süre içerisinde tıbbi destek alınması gerekebilir. Aksi halde bebeğin sindirim sisteminde yer alan birçok yapı zarar görebilir. Sindirim sisteminin zarar görmesi sonucunda bebeğin gelişim dönemi sekteye uğrayabilir ve hatta durum ölümle sonuçlanabilir. Bebeklerde bağırsak gazı nedeniyle görülen ölümler her ne kadar az olsa da yine de tedbiri elden bırakmamak gerekir.

Hamilelikte Görülür Mü?

Hamilelik sırasında birçok sindirim sistemi sorunuyla karşılaşılabilir ancak gaz oluşumu sıklıkla görülür. Hamilelikte gaz oluşumunun temel nedeni hormonlardır. Gebelik döneminde salgılanması gereken hormonların büyük bir çoğunluğu, sindirim sisteminin giderek yavaşlamasına neden olurlar. Hasta her ne kadar beslenme alışkanlıklarına dikkat etse de besinlerin sindirimi zorlaşır ve sindirim işlemi uzun sürer. Bu durum nedeniyle yoğun bir gaz oluşumu ortaya çıkar. Hastanın böyle bir durum karşısında sindirim sistemini rahatlatıcı besinler veya bitki çayları tüketmesi, sorunun giderilmesine yardımcı olur.

Hamilelikte gaz oluşumunun yanı sıra kabızlık, hareketsiz yaşam, yanlış beslenme vb. durumlar bağırsak gazına davetiye çıkarırlar. Anne adayları bağırsak gazı nedeniyle hem şiddetli hem de sürekli sancılarla karşılaşırlarsa, bu konuda tıbbi destek almaları önerilir. Bu sayede gaz sorununun belirli ölçüde önüne geçilebilir.

Psikolojik Nedenler Rahatsızlığın Oluşumda Etkili Midir?

Hastalar genel olarak psikoloji ve bağırsak gazı arasında herhangi bir bağ kuramazlar. Nadir olarak bilinse de bağırsak gazının oluşumunda psikolojik etkenlerin de önemli bir yeri bulunur. Hastanın sürekli olarak stres altında olması, sindirim sistemini ve özellikle mideyi baskı altına alır. Kişi fark etmese bile stres altındayken vücudunun çok fazla gerilmesine ve kasılmasına neden olur. Haliyle bu durum sindirim sisteminin de etkilenerek, sindirimi yeterince gerçekleştirememesine yol açar. Sindirim gerekli düzeyde gerçekleşmezse bağırsaklarda direkt olarak gaz oluşumu meydana gelir. Bu nedenle psikolojik nedenlerin gaz oluşumunda etkili olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Bağırsak Gazı Sürekli Tekrarlar Mı?

Bağırsakta gaz oluşumu sürekli olarak tekrar etme ihtimali yüksek olan bir durumdur. Bunun nedeni ise bağırsak gazının altında yatan bir hastalık veya bağırsak gazına neden herhangi bir başka durumdur. Hastalığın tedavi edilmemesi veya diğer etkenlerin ortadan kaldırılmaması durumunda kişi sürekli olarak bağırsak gazı nedeniyle problemler yaşar. Özellikle açken ve yemekten hemen sonra bağırsakta gaz oluşması, sindirim sisteminin belirli kısımlarında sorun olabileceği anlamına gelir. Bu nedenle hastaların mutlaka bir kontrolden geçmeleri önerilir.

Bağırsak Tembelliği Gaz Oluşumuna Neden Olur Mu?

Bağırsak tembelliği, gaz oluşumuna direkt olarak neden olur. Bağırsakların sindirim sırasında en verimli şekilde çalışması ve sindirimi tamamıyla bitirmesi gerekir. Eğer sindirim gerçekleşmez, yavaş gerçekleşir ve tam olarak bitmezse, bu durum direkt olarak gaz oluşumuna neden olur.

Bağırsak tembelliği ilk etaplarda anlaşılmayabilir. Sürekli olarak ortaya çıkan yoğun gaz oluşumu, sindirim sisteminin ne denli tembel olduğunun en önemli göstergelerinden biridir. Bu nedenle hastanın çok kısa süre içerisinde bir sağlık kontrolünde geçmesi, bağırsak veya sindirim sistemi hastalığının tespit edilmesi, ardından da gerekli tedavi prosedürünün uygulanması gerekir. Aksi halde hastalık ilerleyebilir ve tedavisi zor olan, daha şiddetli bulgularla ortaya çıkan bir hastalığa dönüşebilir.

Bağırsak Gazı Ne Kadar (Kaç Gün) Sürer?

Bağırsak sisteminin sindirim sırasında ürettiği gazların normal koşullar altında birkaç saat içerisinde atılması gerekir. Günlük iki – dört litre hacimde üretilen gazların büyük bölümü dışkılama sırasında; bir kısmı da gaz çıkarma şeklinde atılır. Sistemin içinde sürekli olarak fazladan gaz kalması ve bunun şişkinlik yaratması ağrıya sebep olur. Bağırsak gazının iki günden fazla varlığını sürdürdüğü durumlar tehlikelidir ve müdahale edilmelidir.

Bağırsak Gazı Zararlı Mı?

Üretilen bağırsak gazı sorunsuz olarak dışarı atılabilirse zararsızdır ve hatta sağlıklı bir sindirim sisteminin göstergesidir. Ne zaman ki üretilen gaz sistemden dışarı çıkarılamaz işte o zaman bağırsak gazı zararlı olmaya başlar. İlk önce kişinin konforu üzerinde sonra da sistemin işleyişi üzerinde etki oluşturur. Normalin çok üzerinde gaz birikmesi bağırsağa ciddi zararlar verebilir.

Bağırsak Gazı Ağrısı Neden Olur?

Bağırsak gazı tahliye edilemediği takdirde bağırsağın iç bölgesini tamamen kaplar. Havayla dolu olan bağırsak içyapısı şişerek gerginleşir. Bu gerginleşme sinirlere ağrı olarak dönüş yapar. Eğer çok fazla gaz birikirse bağırsağın içerisindeki yapısal alanlarda da bozulma görülür. Bu bozulmalar da şiddetli ağrı olarak belirti verir.

Bağırsak Gazı Hangi Hastalığın Belirtisidir?

Bağırsak gazı birden fazla sebebe bağlı olarak oluşur ve bu sebeplerin hepsi hastalık değildir. Eğer hastalık olarak değerlendirilemeyecek sebepler elenmişse şu hastalıkların belirtisi olarak bağırsak gazı ortaya çıkmaktadır:

  1. Ülser, gastrit ve reflü.
  2. Karın fıtıkları.
  3. Safra kesesi taşı ve safra kesesi iltihabı.
  4. Bağırsak florasını bozan hastalıklar.

    Bağırsak Gazından Nasıl Kurtulabilirim?

    Bağırsak gazının başlıca sebepleri ortadan kaldırılırsa bağırsak gazının oluşumu engellenebilir. Bu amaçla da:

  5. Sürekli ağızdan hava alınmamalıdır.
  6. Gaz yapan yiyeceklerin tüketimi azaltılmalıdır.
  7. Asitli içecekler ve mide hastalıklarını tetikleyen asitli gıdalar tüketilmemelidir.
  8. Stres unsuru azaltılarak bağırsaklar rahatlatılmalıdır.
  9. Lifli gıdaların tüketimi artırılmalıdır.