Ateşli Havale Tedavisi

Ateşli Havale Tedavisi
Ateşli Havale Tedavisi

 

Tıpta Konvülsiyon adı verilen, beyin hücrelerinde oluşan elektriklenmeyle birlikte, vücutta oluşan bir dizi kasılmalardır. Halk dilinde havale olarak bilinen bu kasılmalar, bilinç kaybı kontrolsüz kas hareketleri biçiminde kendini gösterir. Havale genellikle çocuklarda daha sık görülmektedir. Çocukların beyinlerinin daha küçük olması, kasılmalara karşı koyamamaları sebebiyle daha çok olumsuz etkilenirler. Bu sebeple çocuklarda havale çok daha sık görülmektedir. Büyüklerde oluşan havale nöbetleri epilepsi olarak adlandırılır ve bunlara da soğuk nöbet adı verilir. Havaleyi tetikleyen en önemli etken yüksek ateştir. Her yüksek ateş havale ile sonuçlanmaz ancak, düşmeyen, aniden yükselen ateşlerde her zaman havale riski bulunmaktadır. Ateş dışında, ailenin genetik hikayesi, düşme ve çarpmalar sonrası oluşan travmalar da havale riskini arttıran sebeplerdir.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Murat Dereli, Uzm. Dr. Sema Tutar Pişkinsüt

Ateşli Havale Tedavisi Hakkında

Havale nöbetleri uzun süren nöbetler değildir. 2-3 dakika sürer ve geçer. Ancak, dakika süren havale 10-15 dakika ve üzerinde görülen nöbetler tehlike sınırında olan nöbetlerdir ve acil müdahale edilmeyi gerektirirler. Tedaviye, yüksek ateşe sebep olan etkilerin, tetkiklerle teşhis edilmesi sonucunda başlanır. Çocuklarda görülen havale nöbetleri genellikle bir enfeksiyonun yol açtığı nöbetlerdir. Hekimin önerisi doğrultusunda tedaviye hastanede yatarak devam edilebilir. Daha çok 6 yaş altındaki çocuklarda havale görülme sıklığı oldukça fazladır. Çocukların genetik yapılarına da bağlı olarak havale nöbeti bir kez veya sıklıkla tekrarlayabilir. Yüksek ateşle birlikte başlayan havale nöbetleri, çocukta bilinç kaybı ve sık kasılmalarla oluşur.

Bu nöbet genellikle 1-2 dakika gibi kısa süren nöbetlerdir. Ateşe bağlı havalelerde ateş 38 derece ve üzerinde seyreder. Bu havaleler sonucunda beyinde hasarlar oluşmaz. Yapılması gereken en önemli şey çocuğu en kısa sürede bir çocuk doktoruna götürmek ve tedaviye başlanmasıdır. Çocuklarda yüksek ateş sonrasında oluşan havalelerde doktora gitmeden önce aile tarafından yapılması gerekenler; paniğe kapılmadan sakin bir biçimde çocuğu düz bir zemine yan yatırmaktır. Yavaşça ağzını açıp araya kalınca bir bez sıkıştırarak çocuğun dilini ısırmamasını sağlamaktır. Havale, yüksek ateşten oluştuğu için çocuğun soyundurulması gerekir. Bu aşamada, vücuda soğuk kompresler ile ateş düşürücüler verilerek ateşin belli oranda kontrolünün sağlanması gerekmektedir. Soğuk kompres uygulaması, vücudun soğuk suyla ıslatılmış bir bezle silinmesi, koltuk altı, alın ve kasık bölgelerine soğuk kompres yapılması gerekmektedir.

Havale Nedir?

Beyin insan vücudunun tüm duygu düşünce ve hareketlerinin kontrol edildiği bir merkezdir. Beyin elektrik sistemi ile çalışır. Dolayısıyla hücreler arası iş birliği elektriksel mantığa dayanır. Konvülsiyon yani havale, beyin hücrelerinin dışarıdan aldığı yüksek ateş gibi uyarılarla aşırı elektrik yüklenmesi açığa çıkar ve bu fonksiyonel olarak bilinç dışı hareketleri ve kasılmaları beraberinde getirir. Havale beynin hangi bölgesinde gelişmişse ve şiddetine bağlı olarak birden çok havale geçirilir. Birden çok geçirilen havaleye de epilepsi denir.

Havale Çeşitleri Nelerdir?

Havale 2 çeşittir. Yüksek ateşe bağlı havaleler Soğuk havaleler. Sara (epilepsi) ye bağlı havaleler. Yüksek ateşe bağlı havaleler genellikle bir enfeksiyon sonucu oluşan havalelerdir. Çocuklarda en sık görülme yaşı, 0-6 aylık çocuklardan 5-6 yaşına kadar görülebilmektedir. Çocuklarda çok sık karşılaşılan üst solunum yolu enfeksiyonları, Tonsillit denilen boğaz enfeksiyonları, halk arasında zatürre denilen Pnömoni gibi yüksek ateşin görüldüğü enfeksiyon hastalıklarına bağlı olarak gelişir. Enfeksiyon hastalıklarının tetiklemesiyle, vücut ısısı 38 derecenin üzerine çıkarak havale oluşur.

Basit Ateşli Havale

Basit ateşli havale, genellikle 6 yaş ve altındaki çocuklarda, genellikle bir enfeksiyona bağlı olarak gelişir. 38 derecenin üzerine çıkan ateşlerde havale geçirme riski çok yüksektir. Çocukta ateşin yükselmesi durumunda, ateş düşürücülerle müdahale edilerek vücut ısısının normale dönmesi sağlanmalıdır. Basit ateşli havalelerde nöbet süresi maksimum 10 dakikadır. Bu süre içinde çocuk normale döner.

Komplike Ateşli Havale

Çocuklarda yüksek ateşe bağlı havalelerin 38 derece ve altında da görülerek tekrar etmesi durumu ve nöbetlerin tekrarlanması haline komplike ateşli havale denir. Komplike ateşli havalelerde ateşin düşük olduğu da görülmektedir. Bunun yanı sıra, komplike ateşli havale de havale nöbetleri sık aralıklarla tekrarlanır ve bu durum beyinde nörolojik hasarlara yol açarlar.

Havale Nedenleri

Konvülsiyon denilen ateşli havalenin birçok nedeni bulunmaktadır. Özellikle 6 yaşın altındaki çocuklarda görülen 38 derecenin üzerine çıkan ateşler en belirgin nedenlerden biridir. Epilepsi denilen sara hastalığı, aşırı alkol kullanımı ve alkolizm, kafatasının şiddetli çarpma ve kazalara maruz kalması ile oluşan kafa travmaları, beyin tümörleri, boğulma, uyuşturucu kullanma ve uyuşturucu bağımlılığı, elektrik şokları havale nedenleridir. Soğuk havale denilen epilepsi ataklarının nedenleri ise; halsizlik ve yorgunluk, mor ve beyaz ışık altında çalışma ve aşırı beyaz ışığa maruz kalma da havaleye neden olmaktadır. Kan şekerinin ani düşmesi, vücutta tuz oranının azalması, mide ve metabolik hastalıklar da havale nedeni olmaktadır.

Kafa Travmasına Bağlı Beyin Yaralanmaları

Kafa travmasına bağlı beyin yaralanmalarında kafatasının kaza sonucu yaralanması, düşme ve kafayı hızla çarpma sonucu oluşan hasarlardır. Kafa travmasına bağlı yaralanmalarda, bazı durumlarda kafatası kırıkları oluşmaktadır. Kapalı kafa travmalarında ise kırık oluşmaz. Ortaya çıkan belirtiler 3 derecedir. Bunlar, hafif, orta ve şiddetli beyin hasarları olarak ayrılırlar. Hafif beyin hasarlarında görülen belirtiler; Kısa süreli bilinç kaybı Baş ağrısı Bitkinlik Uyku hali veya uyuyamama durumu Davranışsal bozukluklar Konsantre olamama durumu Hafif şiddetteki beyin hasarlarında, kısa süre sonra kişi normale döner ve iyileşir. Orta ve şiddetli görülen beyin hasarları, hafif şiddetteki bulguların yanı sıra şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma, havale nöbetleri, koordinasyon kaybı, huzursuzluk, endişe gibi durumlar gözlenir.

Beyin Enfeksiyonları

Tıp dilinde Ensefalit olarak adlandırılan beyin enfeksiyonların da araknoid denilen beyin zarının tutulumu da denilmektedir. Bu tür beyin enfeksiyonlarına genel olarak meningoensefalit denilmektedir. Beyin iltihabının birçok sebepleri bulunmaktadır. Bu enfeksiyonların oluşumunu sağlayan en büyük etken virüslerdir. En sık görülen ansefalitler, viral ansefalitlerdir ve bunlar akut belirtiler gösterir. Baş ağrısı, ateş ve kusma ve bilincin bulanmasıdır. Daha ileri safhalarda ise, nörolojik bulgular da ortaya çıkar. Bunlar halüsinasyon, paranoya ve konvülsiyonlar şeklinde olmaktadır. Yeni doğan bebeklerde ise durum biraz daha farklıdır. Daha çok, ateş, havale nöbeti, meme emmeme veya memeyi kavrayamama, zayıf emme hali, bulantı ve kusmalardır.

Yüksek Ateş

Vücut sıcaklığı herhangi bir komplikasyon dışında 36, 36,5, 37 derece olur. Bu durum normal değerin üzerine çıkmasıyla 38 derece ve üstü yüksek ateş olarak adlandırılır. Yüksek ateş birçok sebebe bağlı olarak gelişebilir. Bu sebeplerden en bilinen olanı enfeksiyonlardır. Bunlar; gribal enfeksiyonlar, üst solunum yolu enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları ve birtakım bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonlardır. Bunun dışında zehirlenmeler, tüberküloz gibi akciğer enfeksiyonları da yüksek ateşi tetikleyen hastalıklardır. Ateş, yani vücut ısısının yükselmesi titremeyle kendini gösterir. Böyle durumlarda doktora gitmek tek doğru çözümdür. Ateş düşürücü ve antibiyotik tedavisiyle hasta kısa sürede sağlığına kavuşur.

Bazı Hastalıklar

Hastalıkların ortaya çıkış biçimleri bazı belirtiler göstermektedir. Vücutta görülen birtakım semptomlar birçok hastalık konusunda uyarı ve işaret vericidir. Örneğin, gribal enfeksiyonlarda kırgınlık yüksek ateş, öksürük. Akciğer enfeksiyonlarında öksürük ve sırt ağrıları bronşit, pnömoni ve tüberküloz hastalığının habercisi olabilir.

Havale Belirtileri

Havale belirtileri bir anda ortaya çıkabilir. 6 yaş ve altındaki çocuklar hastalıklarının ayırdına varamazlar. Hafif gribal enfeksiyonlarda bile ebeveynler sık sık çocukların ateşlerini ateş ölçerle kontrol etmelidirler. Havale geçiren çocuklarda aşağıdaki belirtiler görülmektedir.

  • Bilincin ani olarak kaybı
  • Vücutta kasılmaların olması
  • Kasılmalar ardından görülen gevşemeler
  • Ağızdan köpük gelmesi
  • Davranışlarda gelişen tuhaflıklar
  • Normal olmayan garip sesler çıkarmak
  • Dişlerin sıkılması
  • Etraftaki sicimlere saldırma ve çarpma
  • Normal olmayan gülmeler
  • Havale atağı sırasında dışkı yapma ve idrar kaçırma
  • Vücudun birden sararması
  • Gözlerde kayma ve gözlerin dönmesi
  • Vücudun kaskatı kesilmesi

Bu belirtiler önceden anlaşılması güç hatta mümkün olmayan belirtilerdir. Bu tür davranışsal belirtiler görüldüğü anda önlem alınması mutlaka gerekmektedir.

Yüksek Ateş

Yüksek ateş, vücut normal ısısının, bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkar. Basit üşütme ve soğuk algınlığına bağlı olarak yüksek ateş oluşması mümkündür. Bunun sebebini bir hastalığa bağlamamak gerekir. Bu durum, yorgunluk, uykusuzluk gibi sebeplerden de oluşabilmektedir.

Vücudun Aniden Sararması

Vücudun aniden sararması, birçok hastalığın belirtisi olabilir. Bunlar;

  • Karaciğer enfeksiyonları
  • Safra kesesi enfeksiyonları ve safra kanallarının tıkanması
  • Anemi
  • Siroz
  • Sarılık

Gibi hastalıkların belirtisinde vücutta ani sararmalar görülmektedir.

Gözlerin Dönmesi

Gözlerin dönmesi bazı durumlarda çok ciddi hastalık belirtisi olmaktadır. Yüksek ateşe bağlı havalelerde, epilepsi ataklarında ve beyin kanaması belirtileri olarak gözlerin dönmesi görülmektedir. Bu durum bilinç kaybı durumunda, kriz ve şok durumlarında da görülmektedir. Genellikle nörolojik rahatsızlıkların belirtisi olarak oluşan gözlerin dönmesi gibi durumlarda en kısa sürede mümkünse ambulans ile en yakın hastaneye gidilmesi gerekmektedir.

İdrar Kaçırma

İstenmeyen ve kontrol edilemeyen durumlarda idrar kaçırma daha çok kadınlarda görülen hastalıklardan biridir. Tedavi edilebilir bir durumdur. Ancak ilerlemiş durumlarda cerrahi müdahaleyle idrar kesesi yukarı kaldırılarak cerrahi operasyonla sorun tamamen ortadan kaldırılmaktadır. İdrar kaçırmanın nedenleri;

  • Hormonal etkiler
  • İdrar torbası tabanındaki kasların zayıflaması
  • Beyinle ilgili hastalıklara bağlı olarak idrar kaçırılması
  • İdrar yolu enfeksiyonları
  • Prostat kanseri ve prostat büyümesi
  • Doğumlar
  • Menopoz

Kontrolsüz Hareketler

Yapmak İnsanda kontrolsüz hareketler olarak ortaya çıkan durumlar çok karmaşık ve birçok rahatsızlığın belirtisi olabilirler. Bunlar, sinir sistemi hastalıkları, Nörolojik hastalıklar, Amnezi, Alzheimer, Parkinson hastalığı, uzun süreli nöroleptik ilaç kullanımı, psikolojik ve psikolojik sebeplere bağlı da oluşabilen kontrolsüz hareketler vardır.

Görme Kaybı

Görme duyusunun belli bir sebebe bağlı veya sebepsiz olarak kaybolmasının birçok nedenleri vardır. Bunların en önemlilerinden biri beyin damarlarında oluşan tıkanmalardır. Gözlerdeki göz damarlarının tıkanması sonucu kalıcı görme kayıpları oluşur. Damar tıkanıklığının en önemli belirtilerinden biri görme kaybıdır. Ani tansiyon yüksekliği, ilerlemiş şeker hastalığı da ani görme kaybına sebep olan belirtilerdir.

Bilinç Kaybı

Bilinç kaybı biçiminde görülen durumların önemli ve büyük bir kısmı beyin sinir ve hücrelerinde oluşan birtakım rahatsızlıkların belirtisidir. Bilinç kaybı nedenlerinin başlıca nedenleri;

  • Bayılma
  • Koma hali
  • Aşırı korku
  • Kapalı kalma
  • Otururken birden ayağa kalkma
  • Hipoglisemi denilen kan şekerinin aniden düşmesi
  • Ağır enfeksiyonlar
  • Düşme ve kafaya alınan darbeler
  • Beyin travmaları
  • Zehirlenme
  • Alkolizm
  • Diabetes Mellitus denilen şeker hastalığı
  • Karaciğer enfeksiyonları
  • Havale ve ağır ateşli hastalıklar

geçici veya kalıcı bilinç kaybına sebep olmaktadırlar.

Vücudun Katılaşması

Vücudun katılaşması ölümün yaklaştığı ve ölme durumunda görülen bir belirtidir. Bu belirti donma vakalarında da kendini göstermektedir.

Havale Tedavisi Türleri

Havale geçiren çocuğu gördüğünüzde olabildiğince en kısa sürede bir çocuk doktoruna çocuğun sağlığı açısından götürülerek tedavi edilmesi gerekmektedir. Ancak doktora gitmeden önce, ailenin acil olarak uygulaması gereken basit tedaviler vardır. Bunları uygulaması çocuğun ilk havale atağının geçmesinde son derece önemlidir. Çocuğunuzun havale geçirdiğini anladığınız anda acilen yapılması gerekenler;

  • Çocuğu düz bir yere yatırarak dilinin geriye gitmesini engellemiş ve olası bir kusma refleksi gelişmesi durumunda çocuğun boğulması engellenmiş olur.
  • Üzerindeki kıyafetleri çıkarın.
  • Bağırmadan sakin sakin konuşarak çocuğun dalmasını engelleyen ve dikkatini kendinizde toplayın.
  • Çocuğun ne kadar süre nöbet halinde kaldığını takip edin.
  • Etrafında kırılabilecek, sert ve kesici aletleri uzaklaştırın.
  • Çocuğu kesinlikle kucağınıza alıp sıkıştırmayın.
  • Havale süresi 10 dakikanın üzerine çıkarsa mutlaka bir ambulans çağırarak en yakın hastaneye ulaşın.

Tıpta Konvülsiyon olarak bilinen havale tedavisinde, havalenin başlangıç ve bitiş süresi içinde, beyinde hasar oluşup oluşmadığı kontrol edilerek, antiepileptik ve anti konvülsif ilaçlarla nöbetlerin tekrarlama olasılığına karşı önlem alırlar. Havalenin beyinde bıraktığı hasarın durumuna göre ameliyat tedavisi de hekimler tarafından ön görülebilmektedir.

İlaç Tedavisi

Havalenin kısa sürmesi durumu vücuda zarar vermez. Havaleden önce çocuklar bazen bunu hissedebilir, korku hissiyle birlikte uykuya dalma görülebilir. Bu durum maksimum 10 dakika sürer ve kendiliğinden kaybolur. Ancak 10 dakikanın üzerine çıkması gibi, yarım saat süren ataklarda beyne yeterli oksijen gidemediğinden beyinde hasar gelişebilir. Havale sırasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, çocuğun ağzında yiyecek olması durumudur. Atak sırasında yiyecek nefes borusuna kaçarsa solunum yolları tıkanır ve bu durum da son derece tehlikelidir. Uzun süren havalelerde çocuk, nöroloji uzmanına götürülerek havale sonrası bir hasarın oluşup oluşmadığı kontrol ettirilmelidir. Nöroloji uzmanları Elektroensefalografi denilen EEG tetkiki ile epilepsinin nedenleri saptanır. Nöroloji uzmanı, EEG tetkiki ile birlikte fiziksel muayene yaparak durumu saptamaya çalışır. Ancak kesin teşhis, bebeklerde Ultrasonografi (USG) ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) görüntüleri ile teşhis somutlaştırılır.

Epilepside ilaç tedavisi antikonvülsan içeren ilaçlarla yapılmaktadır. Nöroloji uzmanı, ilaç doz ayarlamalarını havalenin şiddetine, çocuğun vücut gelişimi, kilosu, başka ilaçlar kullanıp kullanmadığı ve başka kronik bir hastalığının olup olmamasına bakarak yapmaktadır. İlaç tedavisinde, hastalığın tam olarak kontrol altına alınması her zaman mümkün olmayabiliyor. Bunun sebepleri ise, epilepsinin şiddeti ve nedenleri oluyor. Epilepsi tedavilerinde genel olarak tek bir ilaç kullanımı öngörülmektedir. Ancak şiddetine göre ve tel ilacın cevap vermemesi durumuna bağlı olarak 2. Ve 3. İlaç kullanımına da geçilebilmektedir. Epilepside ilaç tedavisi konusunda doktorun reçetesi dışına çıkılmaması son derece önemlidir. İlacın düzenli alınması ve alınıp alınmaması mutlaka ebeveynler tarafından kontrol edilmelidir. Epilepsi ilaç tedavilerinde, diğer başka ilaçlarla etkileşim olabilmektedir. Ayrıca bir ilaç kullanımının gerekli olduğu durumlarda bunun mutlaka hekime bildirilmesi gerekmektedir.

Epilepsi ilaçlarında diğer ilaçlarda da olduğu gibi belli oranda yan etkiler bulunmaktadır. Bu durumlar göz önünde bulundurularak, hekim kontrolünde belli aralıklarla kan değerleri ve karaciğer enzim tetkiklerinin de yapılması gerekmektedir. Havale yani epilepsi ilaçlarının kullanılma süresi ortalama yıldır. Hekim havale ataklarına bakarak, 2 yıl hiç havale atağı geçirmemiş olmak ilaç tedavisinin kesilmesinde etkilidir. İlaç, son 6 ay yavaş yavaş azaltılarak kesilmektedir.

Beyin Ameliyatları

Son yıllarda havale ve epilepsi hastalığının iyileşmesinde son derece başarılı ameliyatlar yapılmaktadır. Ameliyat sonucunda epilepsi atakları tamamen geçebiliyor. Türkiye’de yaklaşık 700 in üzerinde epilepsi Hastası bulunmaktadır. Her geçen gün binlerce epilepsi hastası da bu rakamlara eklenmektedir. Epilepsi ameliyatları, kullanılan ilaçlar sonucunda ataklar geçmemiş artmışsa, nöbetlerin tekrarı ve nöbet araları sıklaşmışsa, bu hastalarda cerrahi müdahale düşünülmektedir. Cerrahi müdahale hastalar da %90 oranında başarılı olmaktadır. Beyin ve sinir cerrahisi operatörleri, ilaca direnç göstermiş hastalarda cerrahi müdahalenin başarılı sonuçlar verdiğini söylemektedirler.

Vagus Sinir Uyarımı

Valgus, Vagus Nervus olarak da bilinen kafatasının içinde. Sinir olarak bilinen bir sinirdir. Kafatasından çıkıp Mide, bağırsak, kalp ve akciğerlere kadar vücudun büyük kısmına yayılır. Vagus’un sözlük anlamı gezgindir. Vagus sinirinin vücudun büyük kısmına ulaşmasından dolayı bu isimle bilinmektedir. Vagus sinirinin iyi çalışmaması vücutta birçok hastalığa sebebiyet verir. Vagus uyarımının eksik olduğu ya da olmadığı durumlarda başta bağırsaklar olmak üzere, pankreas, safra kesesi, dalak, üreme organları, kulaklar ve özafagus gibi organlar fonksiyonlarını tam yapamazlar. Beyinden çıkıp bütün vücuda yayılan vagus siniri psikolojik etkili olup anksiyete ve depresyonu etkilemektedir. B12 vitamininin absorbe edilmesinde de etkili olan vagus sinirinin aktivasyonu son derece önemlidir. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarının, reflü, sindirim sistemi gibi hastalıkların oluşmasının en önemli sebebi vagus aktivasyon sorunundan kaynaklanmaktadır.

Kalp krizi riski de vagus aktivasyon eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Vagus sinir uyarımı, karaciğer ve pankreası etkileyerek kan şekeri dengesini kontrol etmektedir. Safra kesesinde bulunan zararlı maddelerin atılmasını ve yağların parçalanmasına yardımcı olur. Böbrek fonksiyonlarının etkisinde de vagus sinir uyarısının etkisi bulunmaktadır. Vagus sinir uyarısının düşük olması vücudun sinir sistemi dahil bütün organlarını etkilemektedir. Vagus sinirinin uyarılması sonucunda depresyon, endişe, iştahsızlık ağrı ve dikkat eksikliği ve performans eksikliği görülmez. Kişi vagus sinir sisteminin uyarılması sonucunda kendini iyi hisseder. Vagus sinir uyarımınının düşük olduğu durumlarda oluşan rahatsızlıklar;

  • Obezite
  • Beyin sorunları
  • Depresyon
  • Kaygı endişe
  • Yorgunluk
  • Ritim bozuklukları ve taşikardi
  • Yutkunma zorluğu
  • Reflü
  • Baygınlık
  • B12 vitamini eksikliği
  • Kronik enfeksiyon
  • Epilepsi
  • Alzheimer
  • Migren
  • Fibromiyalji
  • Kulak çınlaması
  • Alkolizm
  • Otizm
  • Mültipleksleriz
  • Kronik kalp yetmezliği
  • Unutkanlık
  • Sinir sistemi hastalıkları
  • Majör depresyon
  • Vagus

sinir uyarımı düşüklüğü hormonlar üzerinde de etkili olmaktadır. Düşük aktivasyon, kortizol seviyesini, testosteron hormon seviyesini, açlık tokluk hissini, tiroid hormonunu da etkilemektedir.

Nörostimülasyon

Nörostimülasyon, gerek hastalıklar sonucunda, gerek herhangi kaza sonrasında sinirlerin işlevselliğinin geri kazandırılması işlemidir. Bu geri kazandırma işlemi, vücuda verilen elektrik sinyalleriyle vücudun uyarılmasıdır. Bu işlem, vücudun belli bölgelerine bağlanan elektrotlar vasıtasıyla vücuda elektrik akımı verilmektedir. Tıbbi olarak tanımı, nöromuskuler sistemin ayarlanabilir elektrik akımı ile uyarılması işlemidir. Eklemlerdeki kas aktivasyonunu arttırmak, kas gücünün yerine gelmesi, metabolizmanın aktive edilmesi gibi birçok durumda uygulanmaktadır.

Beyin Uyarımı

Beyin elektriksel bir mekanizmayla çalışmaktadır. Beynin elektriksel uyarılmasıyla birçok hastalık tedavi edilmektedir. Bu beyin uyarıları, üç farklı biçimde yapılmaktadır. Elektriksel uyarım Manyetik uyarım Derin beyin uyarımı Beyin uyarımı depresyon veya majör depresyon hastalıklarında gerek elektrik akımıyla gerekse doğrudan yapılmaktadır. Ancak bu beyin uyarımında önceden yüzeye yakın bölgeler uyarılmakta beynin iç kesimlerine uyarı gitmemekteydi. Teknolojinin gelişmesiyle bu alanda da birçok geliştirilmiş cihazlarla beynin derin yüzeylerine de elektrik akımı verilerek beyin uyarımı yapılmaktadır. Bu uyarım son yıllarda kullanılmaya başlanan Transkraniyal manyetik uyarım olarak tıp literatürüne geçmiştir.

Ateşli Havale Tedavisi Öncesi

Öncesi Öncelikle yüksek ateşli çocuklarda ailenin çocuğu, havale geçirebileceği olasılığını göz önüne alarak sürekli ateş kontrolü yapmalıdır. 38 derecenin üzerine çıkan ateşlerde mutlaka evde bulunan ateş düşürücülerle ateş kontrol altına alınmalıdır. Çocuklarda ateş kontrolünü kesinlikle elle tespit etmeye çalışmamak gerekmektedir. Sık sık beden termometresi ile ölçülüp ateşin seyrini kontrolü şarttır.

Muayene

Yüksek ateş seyreden çocuklarda veya havale geçiren çocuklarda hekim tarafından fiziksel muayene yapılarak çocuğun havaleden etkilenip etkilenmediği veya ne kadar etkilendiğinin tespiti yapılmaktadır. Fiziksel muayene de hekim tarafından şunlara bakılmaktadır;

  • Genel muayene
  • Enfeksiyon olup olmadığının tespiti
  • Görünümün normal veya anormal tespiti
  • Bilincin açık olup olmadığının tespiti
  • Toksik görünümün olup olmadığı
  • Cilt renginin soluk veya mor olup olmadığı
  • Uyku hali baygınlık
  • Ağlama
  • Aşırı halsizlik
  • Solunumun nasıl olduğu
  • Ateşin ölçülmesi
  • Vital bulgular

Gibi hekim tarafından havale sonrasında bıraktığı patolojik bulgu olup olmadığına bakılır. Fiziksel muayene devamında ateşin kontrol altında tutulması, solunum ve kalp ritminin kontrol edilmesi ile devam edilmektedir.

Tetkikler

Havale geçiren çocuklarda, havalenin ne kadar sürdüğü son derece önemlidir. Maksimum 10 dakika süren havaleler çocuklarda hasar bırakmamaktadır. Ancak havalenin yarım saat ve üzerinde sürmesi durumunda epilepsi gelişmekte ve havale epilepsiyi oluşturmaktadır. Bu durumun en doğru değerlendirilmesi, çocuk nörologları tarafından yapılmaktadır. İlk fiziksel ve nörolojik muayene de hekim gördüğü bulgular üzerine tam bir teşhis konulması açısından bir takım tetkikler ister. Bu tetkikler; Elektroensefalografi (EEG) Beyin Ultrasonografisi (USG) Manyetik Rezonans (MR) Metabolik ve genetik testler Bütün bu bulguların sonucunda havale sırasında çocuğun olumsuz etkilenip etkilenmediği etkilenmişse ne tür bir tedavi yönteminin uygulanacağı hakkında çocuk nörologu karar verir.

EEG

Beyin elektrik sistemi ile çalışan bir organdır. Beyindeki elektriksek hareketliliği tespit etmek için yapılan tetkike Elektroansefalografi yani EEG denir. Beyin faaliyetlerinin izlenmesi için kafaya takılan elektrotlar ve uçlarına takılan kablolar yardımıyla beynin dijital haritasının çıkarılma işlemidir. Beyin ile ilgili hastalıkların teşhisinde kullanılan önemli bir radyolojik tetkiktir.

MRI Ve BT Görüntüleme Yöntemleri

MR Manyetik Rezonans kısaca MR ve Bilgisayarlı Tomografi kısaca BT olarak bilinen tetkik yöntemleridir. Birçok hastalığın teşhisinde kesin sonuç ve bulguların anlaşılmasını sağlayan radyolojik tetkiklerdir.En kolay ve öncesinde hiçbir hazırlık gerektirmeyen bir tetkiktir. Radyasyon gibi zararlı ışınların olmadığı en güvenilir yöntemlerden biridir. Cihazın özelliği radyo frekanslar kullanılarak hidrojen ve nötron atomlarının hareketlerini kaydetmektir. Bu hareketleri bilgisayar ortamına aktararak görüntü oluşmaktadır. Bu görüntüler son derece ayrıntılı görüntüler olduğundan vücutta herhangi bir patolojik bulgu olup olmadığının saptanmasına yardımcı olur BT Bilgisayarlı tomografi kısaca BT, vücudun ayrıntılı kesitlerini x ışınları kullanarak incelenmesini sağlayan radyolojik görüntüleme tetkikidir. X ışınlarının görüntülerinin bilgisayara düşmesidir. Röntgenden çok daha fazla ayrıntılı bilgi vermektedir. BT tetkiki birçok önemli hastalıkların ortaya çıkarılmasını sağlayan önemli tetkiklerden biridir.

Ateşli Havale Tedavisi Sonrası

Havale geçiren çocuklarda havalenin süresi ne kadar uzun olursa bırakacağı hasar da o oranda fazla olmaktadır. Havale sırasında çocuğa acil ilkyardım müdahalesinin ardından en kısa sürede, mümkünse ambulansla en yakın hastaneye gidilmesi gerekmektedir. Havaleye neden olan yüksek ateşin kaynağının tespiti ve tedavisi doktor tarafından kısa sürede yapılır. Ancak, uzun süren havale ataklarında beyinde epilepsi gelişebileceğinden, çocukta kalıcı hasarlar bırakabilir. Böyle durumlarda, çocuk doktorunun r-tedavisinin yanı sıra, beyin cerrahi, nöroloji veya nöroşirurji uzmanlarına baş vurularak hasarın olup olmadığı varsa tedavinin bir an önce başlaması gerekmektedir.

İyileşme Süreci ve Hasta Takibi

Epilepsinin beyinde oluşturduğu hasar ölçüsünde, nörolog bir tedavi başlatır. Antiepileptik ve antikonvulsif ilaçlarla tedavi edilen epilepsi, doktor kontrolünde devam eder. Tedavi süreci minimum 2 yıldır. Bu süre içinde belli aralıklarla kan değerleri ve karaciğer enzimleri tetkiklerle kontrol altında tutulur. Tedavinin kesilmesi durumunun ölçüsü, 2 yıl boyunca hiç nöbet geçirmemiş olmak ve art arda sık nöbetlerin olmaması ölçüsüdür. Tedavinin kesilmesi 2 yıl ilaç kullanımından sonra 6 ay azaltılarak ilaçlar alınmaya devam eder ve nörolog uygun görürse tedaviyi son 6 ayda kesebilir.

Hastanın Bakımı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Havale geçiren veya epilepsi hastalarında hastalığın etkisi birbirlerinden farklı olsa da ortalama bir hasta bakımı dikkatli olunması gereken durumlar vardır. Kontrol altına alınmış havale geçirmiş çocuklarda herhangi bir sıkıntı ve nörolojik olarak anormal durumlar görülmez. Ancak havale sonrasında ateşin tekrar yükselebileceği göz önünde bulundurularak sık sık ateş kontrolü yapılması gerekmektedir. Çocuk okula gidiyorsa öğretmenin bu durum hakkında bildirilmeli ve ilaç kullanılıyorsa bu öğretmene söylenmelidir. Epilepsi olan çocuklarda öğrenme güçlüğü algılama sorunları olabildiği için en doğru yöntem çocuğun durumuna da bağlı olarak özel eğitim alması sağlanmalıdır. Spor yapması teşvik edilmeli, yüzme hariç diğer sporları yapabilirler.

Sık Sorulan Sorular

Bu kısımda havale ile ilgili en çok sorulan soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Havaleye ilk müdahale nasıl olmalıdır?

Öncelikle havale geçiren çocuğa veya epilepsi geçiren hastaya yapılması gereken ilk müdahale de panik yapmadan sakin ve soğukkanlı olunmalıdır. Vücutta kasılma titremeler oluyor ve bilinç kapalıysa kesinlikle suni solunum ve kalp masajı yapılmamalıdır. Düz bir biçimde yere yan yatırılmalı ve kıyafetleri gevşetilmeli veya çıkarılmalıdır. Soğuk havale durumlarında yapılması gerekenler; Hastanın nefes almasını sağlamak varsa engelleri kaldırmak gerekmektedir. Oksijensiz kalmaması için hasta yan yatırılıp ağzı açık duruma getirilmelidir. Nefes borusunun tıkanmaması için ağız açılarak dişlerin arasına sert bir cisim koyulmalı. Hasta nöbet sırasında bilinç dışı el kol hareketleri yapacağından etrafa vurup çarpmaması için etraf boşaltılmalıdır. Havale nöbeti sırasında hastanın soğuk duşa sokulması kesinlikle yapılmamalıdır. Kasıklara, alna ve koltukaltlarına soğuk kompres uygulamak faydalı olur.

Havale kaç dakika sürer?

Çocuklarda 0-6 yaş aralığında en fazla görülen havale maksimum dakika sürer. 10 dakikanın üzerinde süren havaleler çocuklarda hasar bırakabilir. Beynin 10 dakikadan fazla oksijensiz kalması durumunda, epilepsi gelişir ve bu ataklar farklı zamanlarda tekrarlayabilir.

Havale hangi sorunlara yol açar?

Yüksek ateşin bir komplikasyonu olan havale, kısa sürelerle gerçekleştiğinde hasta normale döner ve beyinde herhangi bir hasar oluşmaz. Ancak havalelerin 10 dakikanın üzerine çıkması durumunda beynin uzun süre oksijensiz kalması ile epilepsi denilen beyin hücrelerini etkileyen elektrik akımı oluşur. Bu durum, art arda epilepsi nöbetleriyle devam edebilir. Epilepsi uzun yıllar süren kronik bir hastalıktır. Tam olarak tedavi edildiği söylenemez. Ancak ilaca cevap veren hastalarda epilepsi tedavisinde iyi sonuçlar alındığı bulgular arasındadır.

Havale için uygulanan evde tedavi yöntemleri nelerdir?

Havale yüksek ateş sonucunda oluşan 0-6 yaş çocuklarda sıklıkla görülen bir komplikasyondur. Çocuğun ateşi 38 derecenin üzerine çıkmasıyla oluşur. Gözler kayar, istemsiz hareketler gelişir, ani gevşeme ve kasılmalar olur. Havale geçiren çocuğa ilk müdahale evde aile tarafından uygulanır. Kıyafetler çıkarılarak çocuğun rahatlaması sağlanır. Soğuk suya batırılmış bezlerle alnaç koltuk altlarına ve kasıklara soğuk kompres uygulanır. Hasta yan yatırılarak kusma vs. olmasına karşı boğulma tehlikesi ortadan kaldırılır. Dişler aralanır ve arasına nefes alması için kalın bir mendil yerleştirilir. Maksimum 10 dakika süren havalelerde nöbet geçince ambulans veya normal koşullarda hastaneye götürülmelidir.

Havale için bitkisel tedavi yöntemleri var mı?

Çocuklarda rastlanan ateşli havalelerde bitkilerle tedavi yöntemleri henüz kanıtlanmamıştır. Ancak beyin damarlarını besleyen vitamin takviyeleriyle ve stresi azaltmaya yardımcı olan bitkilerin veya bitkisel çayların hastalığı geçirmese de yardımcı olabilmektedir.

Havale geçiren kişilerde ilerde ne gibi sorunlarla karşılaşırlar?

Ateşli havalelerde, havale nöbetinin uzun olması sonucunda beyinde uzun süreli oksijensiz kalma durumu epilepsi hastalığını oluşturur. Ateşli havalelerin dönüştüğü Epilepsi hastalığı kronik bir hastalık olmakla birlikte nörolojik bir hastalıktır. Uzun süren tedaviler gerektirir.

Havale sırasında beyin zarar görür mü?

Havale sırasında beynin zarar görmesi, ateşli havalenin uzun sürmesiyle zarar görür. Beyindeki elektrik akımının oluşması basit havalenin epilepsi denilen kronik bir hastalığa dönüşür.

Havale geçiren bebeklerde gelişim problemleri görülebilir mi?

Havale geçiren çocuklarda gelişim problemleri yaşanmaz. Normal okula gidebilir, yaşıtlarıyla birlikte her türlü aktiviteleri yerine getirebilir. Özel bir durumu varmış gibi koruma altına alınmamaları gerekmektedir. Yüzme sporu kontrollü olarak yapılsa da diğer tüm sportif faaliyetlere katılabilirler.

Uykuda geçirilen havale anlaşılır mı?

Uykuda havale nöbeti uyanık durumunda farklı değildir. Ancak uykuda havaleyi fark edip hemen müdahale edilememesi durumu olumsuz sonuçlara yok açabilir. Çocuk uykuda havale geçirmesi durumunda yine yan yatırılmalı, soğuk ıslak bezle koltuk altı alın ve kasık bölgelerine pansumanlar yapılarak ateşin düşürülmesi sağlanmalıdır. Havale nöbeti geçtikten sonra tekrarlamaması için derece ile ateş sürekli kontrol edilmeli ve ateş düşürücüler yardımıyla ateşin düşmesi sağlanmalıdır.