Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete Bozukluğu
Anksiyete Bozukluğu

 

Anksiyete bozukluğu; sürekli, aşırı ve durumla birlikte uygun olmayan endişelerin sürekli olarak oluşmasıyla ortaya çıkar. Yaşanan aşırı endişe sonrasında kişinin günlük yaşamı olumsuz yönde etkilenir ve hatta birey, günlük rutin işlerini yapamaz hale gelir.

İnceleyen ve onaylayan: Uzm. Dr. Güler Mocan

Anksiyete Bozukluğu Hakkında

Anksiyete bozukluğuna sahip bireyler, her durumda olabilecek en kötü şeyi düşünürler. Tüm bu eylemler esnasında bireyin denetimi pasif halde rol oynar. İyi bir olasılık ya da yeniden yeni bir rota çizme neredeyse imkânsız bir hal alır.

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Anskiyete hastalığı yaşanan bazı durumlar veya kişilerin fobilerinden doğan stres bozukluklarına verilen hastalık ismidir. Anksiyete bozukluğu, sık sık el yıkama, sebepsiz panik ataklar, konuşamama, sürekli kötü düşünme gibi çeşitli davranışlara sebebiyet verir.

Anksiyete Bozukluğu Türleri

Anksiyete bozukluğu, yaygın ve yelpazesi genel olan bir rahatsızlıktır. En çok görüleni adından da anlaşılacağı üzere, Yaygın anksiyete bozukluğu olurken, sık sık panik ataklar, sosyal kaybı bozukluğu, çeşitli fobiler, sağlık sorunu sebebiyle ortaya çıkan türler, konuşamam sıkıntıları ve sürekli kaygı yaşama gibi türleri vardır.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

İnsanın kaygılanması, normal yaşantısının bir parçasıdır. Her insan günlük yaşantısı içerisinde farklı konular için kaygı duyar. Yaygın anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler, sürekli olarak normal olmayan bir endişe içerisindedir. Aşırı yaşanan bu endişe sonucunda günlük yaşam olumsuz etkilenir ve olağan yaşam etkinliklerinde sıkıntı yaşanır. Yaygın anksiyete bozukluğu türüne sahip olan kişiler, her zaman en kötü sonucu düşünürler. Yaygın anksiyete bozukluğunda aşırı endişe yaşanırken yaşanan kaygı genelde sağlık ya da para gibi konularla alakalıdır. Yaygın anksiyete bozukluğunun yaşam boyunca devam etmesi her 100 insandan 5'inde görülür. Yaşanan bu endişe durumu kimi zaman sona erebilir ve bir süre sonra tekrar ortaya çıkabilir. Yaşla birlikte artan görülme sıklığı vardır. Anksiyete bozukluğu en çok görülen hastalar hiç şüphesiz ki yaşlı hastalardır.

Panik Atak

Belli zamanlarda tekrarlayan ve insanı korku içerisinde bırakan nöbetlere panik atak denir. Panik atak rahatsızlığının en büyük özelliği de hiç beklenmedik anda ortaya çıkmasıdır. Panik atak, birden başlar ve yaklaşık 10 dakika boyunca en yoğun düzeyde hissedilir. Korku, tehlikeli durumlarda kendimizi korumamız için önemli bir duygudur. Ancak panik atak öncelikle kalp atışlarını hızlandırır ve hastayı paniğe sürükler. Panik yapan hasta da kendine gereksiz düzeyde bir korku yaratarak panik atağın şiddetlenmesinde az da olsa rol oynar. Genelde göğüs ağrısı veya göğüste sıkışma sonrasında hastanın kalp krizi geçirdiğini hissetmesi sonucunda ortaya çıkar.

Sosyal Kaygı Bozukluğu

Sosyal kaygı bozukluğu, bireyin başkaları tarafından yargılanmaktan korktuğu ve bu tip durumlarda mahcup ya da rezil olacağı konusunda sürekli olarak tedirgin olduğu bir rahatsızlıktır. Sosyal kaygı bozukluğuna sahip kişiler, başkalarıyla iletişime geçmeleri gerekirken bundan mümkün olduğunca kaçınmaya ya da kısa tutmaya çalışır. Başkalarının kendine kötü sözler söyleyeceğinden ve yargılayacağından korkarlar. Toplum önünde konuşmak zorunda kaldıklarında elleri ya da sesleri titreyen sosyal kaygı bozukluğu hastaları, bir nevi mükemmeliyetçi insanlardır. Fakat kendilerini hiçbir zaman mükemmel hissetmedikleri için toplum karşısına çıkmaktan çekinirler. Toplum içinde konuşmaz ya da bir toplantıda çok merak etseler de soru sormazlar. Sosyal kaygı bozukluğu, genelde ergenlik çağında başlar.

Fobiler

Çeşitli fobiler de anksiyete bozukluğu olarak tanımlanır. Herhangi bir cisme ya da nesneye duyulan korkunun bireyin günlük yaşam faaliyetlerini etkilemesi sonrasında ortaya çıkan sorunlar kişiye olumsuz tecrübeler yaşatır. Fobi kelimesi, dilimize Yunancadan geçmiştir. Yunanca Phobos adlı kelimeden telaffuz hali olan fobiye dönen kelimenin kökeni Phobos ismindeki korku tanrısına dayanır.

Agorafobi

Her insan farklı şeylerden korkar. Olaylar neticesinde yaşanan korku da vücudumuzu uyaran önemli bir reaksiyon olarak bilinir. Ancak agorafobi gibi panik bozukluklarında kişinin korkuları sebebiyle özel hayatı, iş hayatı kötü etkilenebilir. Agorafobi, Yunanca alan korkusu anlamına gelen bir kelimedir. Agorafobi rahatsızlığına sahip kişiler, evden çıkmaktan oldukça çekinir. Bu hastalığı olan kişiler kamuya açık yerlerde dolaşmaktan veya kapalı yerlerde durmaktan korkarlar ve kolay kolay seyahat edemezler. Bu sebeple bu kişiler genelde sosyal aktivitelerden kaçınırlar. Agorafobi hastalığına her 100 kişiden 6'sı hayatı boyunca en az bir kere bu rahatsızlıkla karşı karşıya gelir. Bu rahatsızlık en çok görülen ruhsal hastalıktır.

Sağlık Sorununa Bağlı Anksiyete Bozukluğu

Sağlık sorununa bağlı olarak ortaya çıkan anksiyete bozukluğunun en bilinen özelliği, doğrudan fizyolojik etkilere bağlı olarak klinik açıdan belirgin olarak ortaya çıkan anksiyete semptomlarının olmasıdır. Anksiyete bozukluğunun ortaya çıkarabileceği ya da bu hastalıkla karıştırılan pek çok tıbbi rahatsızlık bulunur. Sağlık sorununa bağlı olarak ortaya çıkan anksiyete, tüm anksiyete bozukluklarını taklit edebilir. Sıklıkla yaygın anksiyete bozukluğu görünümünde ortaya çıkan fakat sağlık sorununa bağlı olarak ortaya çıkan anksiyete, panik ile birlikte görülür. Graves hastalarının yarısından fazlasında anksiyete bozukluğu görülür. Öte yandan kalp transplantasyonu bekleyen kişilerin hemen hepsinde anksiyete bozukluğu görülebilir.

Seçici Konuşmazlık Bozukluğu

Selektif mutizm olarak da bilinen seçici konuşmazlık, ilk olarak 1877'de tıp literatüründe tanımlanmış ve aphasia voluntaria adı verilmiştir. 1934'de ise elektif mutizm terimi kullanılmış, yapılan çalışmalar sonucunda 1983'te selektif mutizm terimi ile anılmaya başlanmıştır. Seçici konuşmazlık yaşanılan durumlarda, kişi sadece kendisini rahat hissettiği durumlarda konuşur diğer türlü konuşma gerçekleşmez. Genellikle yabancıların olduğu ortamlarda konuşamayan hastalar, telefonda rahatlıkla konuşabilir. Kişinin konuştuğu ve konuşmaktan çekindiği kişiler net olarak belli olur.

Ayrılma Kaygısı Bozukluğu

Özellikle anneler, bebeklerini kucaklarına aldıkları andan itibaren sürekli onlarla olmak ister. Bebekler de aynı şekilde hep annelerini ister. Anne ile henüz ilk günlerde oluşan ten teması sonrasında bebeğin beyin gelişimi güven içerisinde gelişir. Hayatın ilk yıllarında, bebek güvenmeyi öğrenir. Bebekle anne arasında kurulan güven duygusu, bebeğin ileride kişiler ile arasında oluşan ve oluşacak olan ilişkilerin temelini atar. Çocuğun özellikle ilk iki yılında annesiyle oluşturduğu birliktelik çok önemlidir. Çocuğun gelişiminde bu yıllarda anneyi kaybetme duygusu vardır. Bu duygunun kaybolmaması sonrasında birey annesine ya da ilerleyen yaşlarda herhangi bir kişiye zarar gelebileceğini düşünerek endişe içerisinde bulunur. Ayrılık konulu kâbuslar görülür ve aşırı rahatsızlıklar ile kendisini gösterir. Ayrılık kaygısı bozukluğu tanısı konulması için bu belirtilerin en az 2 hafta devam etmesi gerekir. Pek yaygın olmayan bir anksiyete bozukluğudur.

Anksiyete Bozukluğu Nedenleri

Anksiyete bozukluğunun gelişiminde yaşanan stresler önemli bir role sahiptir. Çocukluk dönemi ve genç yetişkinlik çağları arasında ortaya çıkan anksiyete bozuklukları, yavaş ve sinsice gelişir. Stresli yaşam olayları ile birlikte hastalık kendini iyice göstermeye bekler. Kişilik özellikleri de anksiyete bozukluğuna sebebiyet olur.

Travmatik Nedenler

Bireyin yaşadığı stresli olayların yanı sıra geçirilen travmalar sebebiyle de anksiyete bozukluğu ortaya çıkabilir.

Genetik Yatkınlık

Hastalığın oluşmasında kalıtsal etkenler ve beyin nörokimyasında ortaya çıkan değişiklikler de önemli rol oynar.

Tıbbi Nedenler

Çeşitli hastalıklar, sendromlar ya da bağımlılıklar sonrasında da anksiyete bozukluğu ortaya çıkabilir. Bunlardan en bilinenleri; tiroid bezinde ortaya çıkan problemler, solunum yolunda ortaya çıkan problemler, uyuşturucu bağımlılığı ve huzursuz bacak sendromudur.

Tiroid Problemleri

Boynun ön kısmında bulunan ve yaklaşık 20 gram ağırlığında olan tiroid bezindeki hormonların yaşamımızdaki faaliyetleri düzenlemesinde rolü büyüktür. Anne karnındaki gelişimden ölene kadar tüm faaliyetlerimize yardımcı olan hormonlar, vücudumuzda yer alan hücreler üzerinde etkili olurlar. Böylelikle dengesiz üretim sonrasında diğer tüm organlar olumsuz etkilenebiliyor. Tiroid bezinin az çalışmasına hipotiroidi, aşırı çalışmasına hipertiroidi adı verilir. Anksiyete bozukluğu genelde hipertiroidi sonrasında çarpıntı ve huzursuzluk ile birlikte görülür.

Solunum Yolu Problemleri

Astım, KOAH hastalığı, bronşit, amfizem, tüberküloz ve sinüzit gibi solunum yolu hastalıkları da hastada zaman zaman boğuluyormuş hissi yarattığından yaygın anksiyete bozukluğu ve panik atak olarak ortaya çıkabilir. Ancak bu hastalıklar sonrasında ortaya çıkan anksiyete bozuklukları, sağlık sorununa bağlı anksiyete bozukluğu olarak bilinir.

Madde Bağımlılığı

Madde bağımlılığı, vücudun doğal işlevini olumsuz biçimde etkileyen uyuşturucu türevi maddelerin kullanılması ve bağımlılık sebebiyle bu maddelerin bırakılmamasıdır. Madde bağımlılığına bağlı olan kişi madde kullanımını eğer ki bırakırsa kendinde yoksunluk fazlasıyla yaşayacaktır. Tedavi edilmediğinde ve madde kullanımı devam etmediğinde kişi çeşitli anksiyete bozuklukları yaşar.

Huzursuz Bacak Sendromu

Huzursuz bacak sendromu, bacak ağrılarının ortak bileşeni olarak bilinir. Tek bir rahatsızlık anlamına gelmeyen huzursuz bacak sendromu; bacakta oluşan ağrı, şiddetli kramplar, bacaklarda karıncalanma, kaşıntı ve yanma hissi ile kendini belli eder. Tedavi edilmediği takdirde depresyonu ve anksiyete bozukluğunu tetikleme özelliğine sahiptir.

Anksiyete Bozukluğu Belirtileri

Anksiyete bozukluğu, çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Bunlardan en bilinenleri sürekli olarak sinirli ve panik atak halinde olma, nabzın artarak nefes alışverişinin normal düzeyin üstüne çıkması, ellerde titreme oluşması, odaklanma ve kaygıyı kontrol etmede güçlük, sindirim problemleridir.

Sürekli Sinirli Gergin ve Huzursuz Hissetme

Anksiyete bozukluğunun en sık görülen belirtisi olan sürekli olarak gergin ve huzursuz hissedilmesi; çarpıntı, terleme ve tansiyon yükselmesi gibi fiziksel belirtilerle kendini gösterir.

Sürekli Panik Atak Hali

Panik atak, birden ortaya çıkar ve giderek şiddetlenir. Yaklaşık 10 dakika kadar süren panik atak nöbetleri sonrasında birey, sürekli olarak panik atak yaşayacakmış gibi hissederek etrafına da bu izlenimi verir. Psikolojik olan bu durum, sürekli panik atak hali olarak adlandırılır ve anksiyete bozukluğunun belirtileri arasında yer alır.

Nabzın Artması ve Nefes Alışverişinin Hızlanması

Anksiyete bozukluğunun yanı sıra tıbbi hastalıkların da belirtisi olan bu iki unsur, acil olarak uzman hekim kontrolünde bulunması gerektiğini göstermektedir.

Ellerde Titreme

El titremesi, bir belirti olarak görülse de sağlıklı kişilerde de görülebiliyor. Stres, yorgunluk ve kafein alımının artması ile elde titremeler ortaya çıkabilirken, anksiyete bozukluğu olarak sosyal özelliklerin çekinik olması ile bağdaştırılıyor.

Odaklanmakta Güçlük

Odaklanma sorunu veya konsantrasyon bozukluğu, birçok faktörden etkilenir. Günümüz hayat şartlarında gayet normal bir etki olarak görülse de odaklanma sorununun artarak devam etmesi, anksiyete bozukluğuna sebep olabilir. Psikolojik bir rahatsızlık olan odaklanma sorunu, çeşitli tedavi yöntemleriyle tedavi edilebilir.

Kaygıyı Kontrol Etmede Güçlük

Anksiyete belirtilerinden biri olan kaygıyı kontrol etmede yaşanan güçlük tıpkı odaklanma sorununa benzer bir şekilde ortaya çıkar. Her insan kaygı yaşar ve bazı kaygılar kontrol edilemez. Ancak hemen hemen her faaliyetin kaygı ile yapılması ya da yapılmaması psikolojik bir rahatsızlık olarak bilinir.

Hazımsızlık

Hazımsızlık, karın ağrısına, ishale, kusmaya ve halsizliğe yol açması ile bilinen bir sindirim problemidir. Genelde yağlı ve ağır gıdaların çok miktarda tüketilmesi ya da fazla alkol tüketimi sonrasında ortaya çıkar. Hazımsızlık, karında şişlik oluşturduğu gibi psikolojik olarak insana etki ederek çeşitli anksiyete bozukluklarını da ortaya çıkarır. Hazımsızlık anksiyete bozukluğu olanlarda çok az da olsa görülebilir. Bu sebeple genelde diğer hastalıklar ile bağdaştırılır.

Anksiyete Bozukluğu Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Anksiyete bozukluğunun tanısının konulmasında çeşitli faktörlerden yararlanılır.

Psikolojik Reaksiyonlar

Bireyin yaşadığı psikolojik bunalımlar ya da verdiği psikolojik tepkiler, anksiyete bozukluğunun tipine veya türüne göre minimum 2 hafta boyunca devam etmelidir. Devam etmesi sonrasında hasta incelenerek, anksiyete teşhisi konulabilir.

Düşünme Zorlukları

Bireyin kaygı sebebiyle düşünme zorluklarının baş gösterdiği anksiyete bozukluğu hastalığında, bireye psikolog tarafından farklı sorular yöneltilir. Psikolog tarafından düşünme zorluğu yaşandığı düşünülürse belirtiler incelenir ve teşhis konulabilir.

Risk Faktörleri

Anksiyete bozukluğunda da diğer hastalıklar gibi risk faktörleri bulunur.

Aile Öyküsünde Psikolojik Sorunlar Olması

Anksiyete bozukluğu, genetik yatkınlığı olan kişilerde ortaya çıkabilen psikolojik bir rahatsızlıktır. Bu sebeple aile öyküsünde psikolojik sorunlar yaşayan bireylerin olması, bireyin anksiyete bozukluğu yaşanmasına sebebiyet verebilir.

Tükürükte Kortizol Seviyesinin Artması

Stres anında böbrek üstü bezlerin salgıladığı hormona kortizol adı verilir. Kortizol, vücudun hem fiziksel hem de zihinsel olarak yaşadığı strese verdiği cevap olarak bilinir. Bu sebeple stres hormonu olarak da adlandırılan kortizol hormonu, çeşitli olumsuz etkilere sebep olabilir. Genelde tükürük testi ile ölçülen kortizol seviyesi, çok yukarılara çıkarsa anksiyete bozukluğunu meydana getirebilir.

Ekonomik Sorunlar Yaşama

Para ile ilgili yaşanan kaygılar, en çok karşılaşılan anksiyete bozukluğu sebeplerinden birisidir. Ekonomik anlamda kötü günler geçiren bir kişi çok fazla kaygı yaşar. Bu kaygıların uzun sürmesi de anksiyete bozukluğunu ortaya çıkarabilir.

Boşanmış Kişiler

Boşanan kişiler, ayrılık kaygısı veya çeşitli anksiyete türlerinin muhtemel hastaları olabilir. Bunun en büyük sebebi tutulan bir dalın aniden kopmasıdır. Bu sebeple boşanan kişiler de anksiyete bozukluğu hastalığının riskli bölümünde yer alır.

Çocukluk ve Ergenlerde Davranışlarda Tutukluk

Anksiyete bozukluğunun ortaya çıktığı yaşlar olarak bilinen çocukluk ve erken ergenlik döneminde, davranışlarda yaşanan çeşitli tutukluklar, sosyal kaygılanmalar ve konuşma zorlukları gibi problemler de anksiyete bozukluğunu ortaya çıkarabilir.

Anksiyete Bozukluğu Komplikasyonları

Anksiyete bozukluğu hastalığı esnasında veya sonrasında çeşitli komplikasyonlar görülebilir.

Depresyon

Anksiyete bozukluğuna sahip kişiler, bu problemi içselleştirdikçe depresyon ile birlikte hastalığı yaşayabilirler. Psikolojik olarak hem anksiyete bozukluğu hem de depresyon yaşayan bir bireyin toparlanması zor olacağından özellikle bu komplikasyonun önlenmesi için sürekli psikolog gözetimi altında tutulması önerilir.

Madde Kullanımı

Anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerde kaygı hat safhada olduğundan, çevreden duyulan ya da özendirici yönde olan fikirleri beyinlerine sokarak madde kullanımına başlayabilirler. Bunun önlenmesi için de tıpkı depresyonda olduğu gibi psikolog desteği şarttır.

Uyku Sorunları

Anksiyete bozukluğuna sahip kişinin, uykuya dalabilmesi için sürekli kaygı duyduğu düşüncelerden arınması gerekir. Ancak bunlardan arınmayı bir kenara bırakın, sürekli olarak düşündüğü için uykuya dalması, deliksiz uyuması zor olacağından uyku sorunları baş gösterebilir. Uyku sorunları, genelde hastalık esnasında görülür ve sonrasında yok olur.

Sosyal İzolasyon

Birey yaşadığı kaygı ve sahip olduğu hastalığın bilincinde olduğundan kendini diğer insanlardan soyutlamaya başlar. Mümkün olduğunca yalnız olmayı ve evinde olmayı tercih eder. Hastalık sonrasında da ortaya çıkabildiği gibi hastalık esnasında da sıkça görülür.

Çalışma Hayatında Performans Düşüklüğü

Anksiyete bozukluğu, bireyin beynini sürekli farklı düşüncelerle doldurduğundan ve konsantrasyon eksikliği gibi odaklanma problemleri ile karşı karşıya bıraktığından, çalışma hayatında eskisi kadar verim alamayarak performans düşüklüğüne sebep olur.

İntihar

Anksiyete bozukluğunun en ciddi komplikasyonu fakat en az görülen reaksiyonu olan intihar, bireyin düşüncelerle baş edememesi ve tek kurtuluşun ölüm olduğunu düşünmesi ile gerçekleşir. Bunun engellenmesi için bireyin, hastalığın başından itibaren psikolog ile görüşmesi ve iletişim halinde olması gerekir.

Anksiyete Bozukluğu Nasıl Önlenir

Anksiyete bozukluğu tamamen nasıl önlenebilir diye bakacak olursak kaygılarımızı azaltmalıyız çünkü kaygı Anksiyete bozukluğu için çok önemlidir

Hayat Tarzında Değişiklikler

Bireyin sahip olduğu sosyal konum, oturduğu mahalle hatta arkadaşları bile anksiyete bozukluğuna sebep verebilir. Çok para harcayan ya da hiç para harcamayan insanlar da anksiyete bozukluğu geçirebilir. Birey, psikolog yardımıyla veya kendi kararlarıyla hayat tarzını değiştirerek anksiyete bozukluğu hastalığına yakalanmaktan kurtulabilir. Hayat tarzında yapılacak değişiklikler, tedavide kullanıldığı gibi önleme aşamalarında da kullanılabilmektedir.

Hayal Gücü Kontrolü

İnsanın hayal gücü dünyasının geniş olması, onu yaratıcı ve girişken bir birey yapar. Fakat hayal gücünün sınırı olmadığından onun kontrol edilmesi çok önemlidir. Sürekli olarak kötü hayaller, felaketler ve kabuslar ile karşılaşan kişinin anksiyete bozukluğu hastalığına tam olarak yakalanmaması için hayal gücünü kontrol etmesi gerekir.

Nefes Kontrolü

Anksiyete bozukluğu, panik ataklarla da kendini gösterebilir. Uzun süre nefessiz kalmak ya da düzensiz nefes alımı sonrasında panik atak ile karşılaşılması mümkündür. Anksiyete bozukluğunun önlenmesi için nefes kontrolü oldukça önemlidir.

Olaylara Mantıksal Yaklaşımlar

Anksiyete bozukluğu hastalığı genelde olaylara yalnızca duygusal yaklaşan kişilerde görülür. Olaylara mantıklı bir pencereden bakmak, her yönden değerlendirmek ve en iyi şekilde düşünmek anksiyete bozukluğunu önleyen faktörlerden birisidir.

Sık Sorulan Sorular

Bu bölümde, anksiyete bozukluğu hakkında sık sorulan sorulara yanıt vereceğiz.

Anksiyete Hastalığı Şizofreniye Dönüşür Mü?

Hiçbir psikolojik rahatsızlık (depresyon hariç) fiziksel hastalıklar gibi birbirini tetiklemez ya da oluşturmaz. Birey kendini kaygı içerisine bırakmadığı ve mücadele ettiği durumlarda süreç sürekli olarak pozitif anlamda işler.

Anksiyete Hastalığının Tedavisi Var Mı?

Evet. Psikolog yardımıyla bireyin düşüncelerini kontrol etmesi sonucunda tedavi edilebilir.

Anksiyete Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Anksiyete hastalığı tedavi edilmezse, en korkulan komplikasyon olan intihar gibi çeşitli sonuçlara yol açabilir.

Anksiyete Hastalığı Vücuda Zarar Verir Mi?

İncelenen komplikasyonlar sonucunda madde kullanımı ve uyku sorunları gibi problemlerin vücuda zarar verdiği görülmüştür. Ancak vücuda verilecek en büyük zarar da tedavi edilmemesi durumunda intihar ile sonuçlanacak süreç olarak görülür.

Anksiyete Atağı Nedir?

Anksiyete atağı ile hiç beklenmedik anda karşı karşıya gelebilirsiniz. Panik atak olarak da bilinen bu ataklar, birdenbire başlar ve kısa sürede son bulur. Anksiyete atağı, nabzın ve nefes alışverişin hızlanması, çarpıntı gibi unsurlar ile insanı rahatsız eden nöbetler olarak bilinir.

Anksiyete Hastaları Güven Problemi Yaşar Mı?

Evet. Anksiyete hastalığı, yaşadığı kaygılar sebebiyle oldukça kuşkucudur. Bundan dolayı güven problemi yaşadıkları görülür.

Anksiyete Hastalığının Tedavisinde Hastanede Kalmak Gerekir Mi?

Hayır. Tedavi sürecine psikolog desteği ile günlük yaşamda devam edilir.

Spor Yapmak Anksiyete Hastalığına Faydalı Mı?

Evet. Elde edilen bulgular sonucunda yapılan egzersizin anksiyete tedavisinde bir alternatif yöntem olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan yapılan spor sonrasında bünye yorulacağı ve uykuya daha çabuk dalabileceği için uyku sorunları, madde kullanımının aksi olan spor uygulandığı için de madde kullanımı gibi komplikasyonlar ortadan kalkacaktır.

Anksiyete Hastaları Çalışabilir Mi?

Evet. Özellikle bireysel olarak çalışan anksiyete hastaları, anksiyete hastalığı sürecinde çalışma hayatına hastalığı yansıtmaz.

Anksiyete Hastalarının Ebeveynleri Nasıl Davranmalıdır?

Anksiyete hastalarının ebeveynleri, hastaya sürekli olarak pozitif uyarıcılar vermeli ve pozitif cümleler kurmalıdır. Böylelikle kişi, kaygıdan arındırılabilir.

Anksiyete Hastalığı Çocuklarda Görülür Mü?

Evet. Anksiyete hastalığının en yaygın olduğu grup çocuklar ve genç ergenlik çağındaki bireylerdir.

Anksiyete Krizinin Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete, toplum içerisinde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Yaşan krizde birey duygu yönünden az ya da çok etkilenir. Anksiyete atakları, kısa süre içerisinde yatışan ve insana ölüyormuş hissi yaşatan krizler olarak gerçekleşir. Anksiyete krizi, bir anda ortaya çıkar ve belirtisi yoktur.

Anksiyete Hastalığı Alternatif Tıp İle Tedavi Edilebilir Mi?

Anksiyete hastalığının bilinen en büyük sebebi fazla kafein alımıdır. Kafeinin tüketiminin minimuma indirilmesi, düzenli uyumaya çalışılması ve kan şekerinin dengelenmesi için kötü hissedildiği anlarda çikolata gibi besinlere yönelmek uygundur. Öte yandan yapılacak düzenli egzersizler de anksiyete hastalığının tedavisinde kullanılır.

Anksiyete Hastalığı Askerliğe Engel Mi?

Evet. Daha önce tedavi gördüyseniz bu raporları veya kullandığınız ilaçları belgelemeniz doğrultusunda, anksiyete hastalığınız askerliğe engel olacak düzeyde ise askerlikten muaf olma durumunuz ortaya çıkabilir.

Anksiyete Hastalığının Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Anksiyete hastalığı, psikolojik destek ve egzersiz ile kolaylıkla tedavi edilebilir.

Anksiyete Hastalığında Sigara Ve Alkol Kullanımı Atağa Neden Olur Mu?

Evet. Kafein kullanımı atakları tetikleyen bir etkendir. Alkol ve sigara kullanımı esnasında veya hemen sonrasında anksiyete atakları ile karşı karşıya kalmanız olasıdır.

Anksiyete Hastalığının Tedavi Maliyeti Nedir?

Anksiyete hastalığının tedavi maliyeti, değişken olabilmektedir. Bazı hastalar hiç para harcamadan etrafındaki insanların yardımı ve egzersizlerle hastalığı atlatabilirken, bazı hastaların psikolog ile görüşmeye ihtiyacı olmaktadır. Tercih edilen psikoloğa göre maliyet de değişmektedir.

Anksiyete Hastalığı İçin Hangi Bölümde Muayene Olmak Gerekir?

Anksiyete bozukluğu hastalığının muayenesi ve tedavisi için psikiyatri bölümüne gidilmelidir.

Anksiyete Hastalığı Nasıl Geçer?

Ansiyete bozukluğunun tedavisi doğru tanının konmasıyla başlar. Ansiyetenin sebebinin anlaşılması oldukça güçtür. Yaklaşık birkaç ay boyunca hastalığın temelinde yatan sebepler aranır. Psikoterapi olarak başlayan süreç, ilaç tedavisinin de katılmasıyla devam eder. Hastalığın şiddetine göre değişmekle birlikte yaklaşık bir – üç yıllık bir tedaviden sonra hasta da iştirak ederse anksiyete bozukluğu tamamen tedavi edilir. İlaç tedavisinin başlamasından sonra yapılan psikoterapilerin temel amacı hastanın kaygı şemasının değiştirilmesidir.

Anksiyete Hastalığı Nedir?

Ansiyete bozukluğunu yaşa göre değişen kaygı bozukluğu olarak tanımlamak doğru olacaktır. Ansiyete bozukluğunu zaman zaman ya da sürekli olarak yaşayan kişiler kendileri, aileleri, arkadaşları ve temasta olduğu insanların hayatları, başarıları ve sağlıkları hakkında sürekli olarak kaygı duyarlar. Bu kaygılar bazen somut bir sebebe sahip iken çoğu zaman başka kurguların veya gerçekleşmesi imkansız ihtimallerin sonucudur. Anksiyete hastaları özellikle gece vakitlerinde toplumu ilgilendiren felaketler başta olmak üzere birçok kişisel konuda da sürekli olarak endişelenir ve kaygı duyarlar.